Öfke, Açgözlülük, Hırs ve Acıyı; Sevgiye, Barışa, Huzura ve Şifaya Dönüştürme Meditasyonu….

10423658_909169182529398_5921671797233160745_n[1]

Öfke, Açgözlülük, Hırs ve Acıyı; Sevgiye, Barışa, Huzura ve Şifaya Dönüştürme Meditasyonu…. (BARIŞ MEDİTASYONU)
Bu meditasyonu yapmaya karar verdiğiniz için teşekkür ederim. Şimdi ülkemizdeki öfke, açgözlülük, hırs ve acıları sevgiye,barışa, huzura ve şifaya dönüştürme meditasyonu yapacağız. Öncelikle bu dönüşümü yapmak için gözünüzde bir ev canlandırın. Nasıl bir evde bu dönüşümü gerçekleştireceğinizi bulduktan sonra çalışmaya geçebilirsiniz…
Çalışmayı oturarak, ya da yatarak yapabilirsiniz, mum ve tütsü yakıp yakmamak tamamen size kalmış.
Aynı şekilde sakinleştirici bir müzik açmak veya açmamak da size bağlı…
Bütün bu hazırlıkları bitirdikten sonra yatağa yatın, ya da iskemlenize oturun ve gözlerinizi kapatın.
Ve burnunuzdan nefis alıp nefes vermeye başlayın.
Nefes alın, nefes verin. Nefes alın verin. Nefes alın nefes verin bırakın düşünceler gelip geçsin. Onlara takılmayın. Nefes alıp vermeye devam edin.
Şimdi nefes alırken ülkemizdeki öfkeyi az önce yarattığınız eve doldurun, doldurun, doldurun ve onu dönüştürerek sevgi olarak dışarı verin. Bunu üç kez yapın…
Şimdi nefes alırken ülkemizdeki hırsı az önce yarattığınız eve doldurun ve onu dönüştürerek barış olarak dışarı verin. Bunu üç kez yapın…
Şimdi nefes alırken ülkemizdeki açgözlülüğü az önce yarattığınız eve doldurun ve onu dönüştürerek huzur olarak dışarı verin. Bunu üç kez yapın…
Şimdi nefes alırken ülkemizdeki tüm acıları az önce yarattığınız eve doldurun ve onu dönüştürerek şifa olarak dışarı verin. Bunu üç kez kez yapın…
Beş kez burnunuzdan nefes alın verin.
Ve şimdi bunları söyleyerek burnunuzdan nefes alıp vermeye devam edin: Allah’ım ülkemize sevgiyi, barışı, huzuru ve şifayı getirmek için bizlere yardım et. Bu çalışmamıza yardımcı ol. Bizi sevginle KUCAKLA. SENİ ÇOK SEVİYORUZ….
Şimdi nefes alırken ülkemize yaydığımız sevgiyi, barışı, huzuru, şifayı içimize alıyoruz tüm hücrelerimizde tüm organlarımızda ezdiriyoruz ve dışarıya çoğaltarak veriyoruz. Bunu 3 kez yap.
Burnundan nefes alıp vermeye devam et.
Ve son olarak üç kez şu cümleyi söyle : BİZLERİN VE BÜTÜNÜN HAYRINA OLSUN…

Ve hazır olduğunda gözlerini YAVAŞ YAVAŞ aç…

Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Not: Lütfen bunu mümkün olduğu kadar yapalım…Biz 17 mart 2016 Reiki Festivalinde toplu enerjiyle yaptık ve inanılmaz etkisinde kaldık…

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Olgunluk.

dsc8305-copy[1]
20 li yaşlara kadar iyilikle kötülüğün ülkesi, kalın sınır çizgileriyle ayrılıyor birbirinden. Sıkı dostları ve düşmanları oluyor insanın. Onları ölesiye seviyor ya da ölesiye nefret ediyor onlardan.
30 larında yalanı hakikatten ayırt etmeye başlıyor. İyi sandıklarının hıyanetiyle tanışıyor, sırtında dost işi hançer darbeleriyle; ve en kötü zannettiği şefkatle imdadına yetişiveriyor.
Zaman kanatlanıp da 40 ına yaklaştığında insan, iyiyi kötüden ayıran hudut çizgilerini birbirine karıştırıyor. İyilere nakşolmuş kötüyü ve kötülerin içindeki iyiliği de keşfediyor ademoğlu. Anlıyor ki,
iyi insan/kötü insan yok; insanın içinde iyilik ve kötülük var, kötüyle iyi panzehiri değil birbirinin; kankardeşi.
İyilerle kötüler çekiştirmiyor ipi. İyilik ve kötülükten örülmüş ibrişimin kendisi.

Bunu anlayınca şaşmıyorsun nefretin birden şehvete dönüşmesine; acı girdaplarının içinde hazzın raksetmesine. Tevazuyla gurur, haysiyetsizlikle onur el ele yürüyor. İnsan, şuuraltındaki isyankarla sahtekarı, günahkarla tövbekarı birarada farkediyor. Benim, hükmeden ve boyun eğen, zulmeden ve acı çeken. Bunca şiddet kadar onca merhamet de benim eserim. Minneti nefrete, korkuyu cesarete, zaferi hezimete bulayan benim. Kundak bezime tıpatıp benziyor kefenim,
hayatım muhteşem ve sefil, mağrur ve rezil, hayasız ve asil.
Ben, hem örs hem çekicim.
İşte bu keşif kolaylaştırıyor yaşamı.. Anlıyorsun ki toplumlar gibi insanlar dakanlı iç savaşlarına borçlu ilerlemesini..
O zaman , iyileri kötülerden ayırmak gibi nafile bir uğraşı bırakıp -başta kendin olmak üzere- insanların içindeki iyiliğin peşine düşüyorsun; kıymet bilmeyi ve -yine başta kendin olmak üzere- herkesi hoş görmeyi öğreniyorsun.
Tükendikçe pahalanıyor zaman; günler azaldıkça uzuyor. Saçların gibi, seyreldikçe değerleniyor dostların. Günahları ve zaaflarıyla da övünüyor insanlar; sevapları ve zaferleri kadar.
Önemli değil kaç kez yenildiğin; önemli olan, kaç yenilgiden sonra yeniden doğrulabildiğin.
Bu paramparça ruhlardan, çelişkili duygulardan, çatışmanın açtığı yaralardan mucizevi bir ahenk çıkıyor ortaya
ki olgunluk diyorlar adına…

Alıntı

Pazar Akşamından Beri Yaptığım Barış Meditasyonu… Bu akşam 21.00 de Hep Beraber Yapalım

IMG_0418

 

Cancanlar,

Biliyorsunuz bu akşam  (17 Mart Perşembe 2016) 1. Reiki Festivali düzenliyorum. Festivalin içinde küçük oyunlar, barış meditasyonu ve bol reiki çalışmaları olacak…

Festivale herkesin gelemeyeceği malum, ama fiziki olarak bir arada olamasak da akşam 21.00 de bizimle aynı saate barış meditasyonunu yaparsanız çok mutlu olurum… Böylece yapacağımız çalışmanın etkisi kat be kat artar.

Çalışmayı oturarak, ya da yatarak yapabilirsiniz, mum ve tütsü yakıp yakmamak tamamen size kalmış.

Aynı şekilde reiki müziği açmak veya açmamak da size bağlı…

Bütün bu hazırlıkları bitirdikten sonra yatağa yatın, ya da iskemlenize oturun ve gözlerinizi kapatın.

Ve burnunuzdan nefis alıp nefes vermeye başlayın.

Nefes alın, nefes verin. Nefes alın verin. Nefes alın nefes verin bırakın düşünceler gelip geçsin. Onlara takılmayın. Nefes alıp vermeye devam edin.

Şimdi nefes alırken ülkemizdeki öfkeyi içinize alın ve içinizde onu dönüştürerek sevgi olarak dışarı verin. Bunu beş kez yapın…

Şimdi nefes alırken ülkemizdeki hırsı içinize alın ve içinizde onu dönüştürerek barış olarak dışarı verin. Bunu beş kez yapın…

Şimdi nefes alırken ülkemizdeki açgözlülüğü içinize alın ve onu dönüştürerek huzur olarak dışarı verin. Bunu beş kez yapın…

Şimdi nefes alırken ülkemizdeki tüm acıları içinize alın ve onu dönüştürerek şifa olarak dışarı verin. Bunu beş kez yapın…

Beş kez burnunuzdan nefes alın verin.

Ve şimdi bunları söyleyerek burnunuzdan nefes alıp vermeye devam edin: Allah’ım ülkemize sevgiyi, barışı, huzuru ve şifayı getirmek için bizlere yardım et. Bu çalışmamıza yardımcı ol. Bizi sevginle KUCAKLA. SENİ ÇOK SEVİYORUZ….

Şimdi nefes alırken ülkemize yaydığımız sevgiyi, barışı, huzuru, şifayı içimize alıyoruz tüm hücrelerimizde tüm organlarımızda ezdiriyoruz ve dışarıya çoğaltarak veriyoruz. Bunu 7 kez yap.

Ve hazır olduğunda gözlerini YAVAŞ YAVAŞ aç,

BİZLERİN VE BÜTÜNÜN HAYRINA OLSUN İNŞALLAH…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Not: Lütfen bunu mümkün olduğu kadar yapalım…

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çinlilerden yüzük parmağımızla ilgili ilginç bir hikaye…

 

10606061_1112784952085795_5700786596195041858_n[1]

 

Başparmak, anne-babanızı,
İşaret parmağı, kardeşlerinizi,
Orta parmak, sizi,
Dördüncü parmak (yani yüzük parmağı), hayat arkadaşınızı,
Ve serçe parmak, çocuklarınızı temsil eder.

İlk önce avuçlarınızı birbirine bakacak şekilde açın. Orta parmakları bükün ve sırt sırta birleştirin. Daha sonra kalan dört parmağınızı da şekildeki gibi açıp, uç uca getirin.

Şimdi, anne babanızı temsil eden başparmaklarınızı ayırmaya çalışın… Açılacaktır, çünkü anne babanız sizinle birlikte ömür boyu yaşamayacaktır. Er ya da geç onlardan ayrılmak zorundasınız.

Baş parmaklarınızı önceki gibi birleştirip, kardeşlerinizi temsil eden işaret parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacaktır, çünkü kardeşleriniz kendi ailelerini kurup, ayrı bir hayat seçer.

İşaret parmaklarınızı birleştirip, çocuklarınızı temsil eden serçe parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılıcak, çünkü çocuklar da evlenir ve bir gün kendi hayatlarını kurar.

Son olarak serçe parmaklarınızı birleştirip, eşlerinizi temsil eden yüzük parmaklarınızı ayırmaya çalışın. Ayıramadığınızı görünce şaşıracaksınız. Çünkü karı-kocalar hayat boyu bir arada yaşarlar.
İyi günde ve kötü günde..

__________ALINTI__________

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÜLKEMİZ İÇİN BARIŞ MEDİTASYONU

IMG_0418

Cancanlar,

Biliyorsunuz bu akşam 1. Reiki Festivali düzenliyorum. Festivalin içinde küçük oyunlar, barış meditasyonu  ve bol reiki çalışmaları olacak…

Festivale herkesin gelemeyeceği malum, ama fiziki olarak  bir arada olamasak da akşam 21.00 de bizimle aynı saate barış meditasyonunu yaparsanız çok mutlu olurum… Böylece yapacağımız çalışmanın etkisi kat be kat artar.

Çalışmayı oturarak, ya da yatarak yapabilirsiniz, mum ve tütsü yakıp yakmamak tamamen size kalmış.

Aynı şekilde reiki müziği açmak veya açmamak da size bağlı…

Bütün bu hazırlıkları bitirdikten sonra yatağa yatın, ya da iskemlenize oturun ve gözlerinizi kapatın.

Ve burnunuzdan nefis alıp nefes vermeye başlayın.

Nefes alın, nefes verin. Nefes alın verin. Nefes alın nefes verin bırakın düşünceler gelip geçsin. Onlara takılmayın. Nefes alıp vermeye devam edin.

Şimdi nefes alırken ülkemizdeki öfkeyi içinize alın ve içinizde onu dönüştürerek sevgi olarak dışarı verin. Bunu beş kez yapın…

Şimdi nefes alırken ülkemizdeki hırsı içinize alın ve içinizde onu dönüştürerek barış olarak dışarı verin. Bunu beş kez yapın…

Şimdi nefes alırken ülkemizdeki açgözlülüğü içinize alın ve onu dönüştürerek huzur olarak  dışarı verin. Bunu beş kez yapın…

Şimdi nefes alırken ülkemizdeki tüm acıları içinize alın ve onu dönüştürerek şifa olarak dışarı verin. Bunu beş kez yapın…

Beş kez burnunuzdan nefes alın verin.

Ve şimdi bunları söyleyerek burnunuzdan nefes alıp vermeye devam edin: Allah’ım ülkemize sevgiyi, barışı, huzuru ve şifayı getirmek için bizlere yardım et. Bu çalışmamıza yardımcı ol. Bizi sevginle KUCAKLA. SENİ ÇOK SEVİYORUZ….

Şimdi nefes alırken ülkemize yaydığımız sevgiyi, barışı, huzuru, şifayı içimize alıyoruz tüm hücrelerimizde tüm organlarımızda ezdiriyoruz ve dışarıya çoğaltarak veriyoruz. Bunu 7 kez yap.

Ve hazır olduğunda gözlerini YAVAŞ YAVAŞ aç,

BİZLERİN VE BÜTÜNÜN HAYRINA OLSUN İNŞALLAH…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Not: Lütfen bunu mümkün olduğu kadar yapalım…

 

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

KENDİNİZDEN VAZGEÇTİĞİNİZDE BEDENİNİZDE NELER OLUR?

4194_degersizlikduygusu-300x152[1]
Her şey Midenizle başlar, kabullenemediğiniz sorunlar ilk başta Mide’nize vurur, Birilerine yararlı olma, onlara elinizden geleni yardım etme düşüncesiyle kendinizde vazgeçersiniz. Kendinize değil de başkalarına yararlı olma ihtiyacı, “o kişiler, ben olmadan yaşayamaz” düşüncesi sizi yiyip bitirir ise, bu düşünce ve duygu sizde değişmediği sürece mide amelyatı olsanız da iyileşemezsiniz.
Yardım etme ihtiyacını hissettiğiniz insanın, siz olmadan yaşayamaz düşüncesi size ait, ya onun sizin yardımınıza ihtiyacı var mı?
Ve sonraki adım ise….
Şekerli yiyeceklere açlık duyduğunuzda, endişeli düşünceler ürettiğinizde, kendinizi dış dünyaya kapattığınızda, kendinizi kaybolmuş hissettiğinizde, sürekli doyumsuzluk yaşadığınızda, fazla uyuyorsanız, kendinizi depresif hissettiğinizde ve unutkanlık başladıysa DİKKAT!!!
Beyniniz mutluluk hormonu üretemiyor, çünkü üretmesi için hiç bir neden göremiyor ve hayattan zevk alamaz olursunuz. Genç yaşta bunu yaşarsanız Diyabet1 neden olabilir, orta yaş üzeri ise Diyabet2 ye neden olabilir.
Artık kendinize dönmeve iyileştirme zamanı.
KAHKAHA atabileceğiniz bir durumu düşünün, sizi mutlu eden anılarınızı düşünün veya size mutluluk verecek anılar yaratın, ki beyniniz yeniden mutluluk hormonlarınızı üretsin ve Hayata yeniden katılın, katılın ki YAŞAYIN! Sizi ne mutlu ediyorsa onu yapın, bırakın “başkaları ne der” düşüncesini.
Not: Resimde gördüğünüz Dalak/Pankreas bölgenize devamlı ovma veya hafif vuruşlar yapabilirsiniz. Doğru yeri bulabilmek için ilk ovmanızda veya vuruşunuzda acı hissetmeniz gerekiyor, çünkü orada birikmiş toksinler vardır ve siz oraya her işlem yaptığınızda oradan atılacaklardır ve zamanla o acı hissiniz yok olacaktır.
Hayattan tat almayı kestiğinizde bir sonraki zarar görecek organınız ise KALP’tir

Kaynak: Bütünsel Sağlık Koçu Nermin Doğruoğlu

55kopuk_Pankreaslage[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 4 Comments »

KALP DAMAR TIKANIKLIĞINA KARŞI… “YILDA 2 DEFA MUTLAKA UYGULAYIN”

10300654_10153965037303232_1781265248262519636_n[1]

 

Kalp Damar Tıkanıklığı için Maydanoz Sarımsak Limon

Kalp Damar Tıkanıklığı için Maydanoz Sarımsak Limon
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun tarifini verdiği bu kür kalp ve damar sağlığı için çok faydalı. Bu kürü kalp damar tıkanıklığına karşı mutlaka uygulayın. İçerisinde maydanoz, sarımsak, limon ve su gibi evimizde kolaylıkla bulunan malzemelerle hazırlayacağınız bu karışım kalp ve damar sağlığınızı koruyacak.
Tarifini vereceğimiz maydanoz limon sarımsak kürü yılda 1-2 defa uygulamanız kalp ve damar sağlığınız için yeterli olacaktır. İşte maydanoz, limon ve sarımsaktan oluşan bu karışımın faydaları:

Maydanoz – Limon – Sarımsak Kürünün Faydaları:

Kalp damarlarının içten yağ bağlamasını önler.
Kalp damarlarında plak oluşumunu önler.
Kalbi besleyen damarların daralmasını ve tıkanmasını önleyicidir.
Kan dolaşımını güçlendirir.
Kalp damarlarını açar.
Kalp damar tıkanıklığını tedavi edicidir.
Malzemeler:

1 diş sarımsak
10-12 tane taze maydanoz
2 yemek kaşığı taze sıkılmış limonun suyu
Yarım su bardağı klorsuz su

Not: Sarımsakların kahverengileşmemiş olmasına dikkat etmelisiniz. Ayrıca maydanozlar yeşili ve taze olmalıdır. Sararmış maydanozu kullanmayınız.

Damar Tıkanıklığına Karşı Maydanoz – Limon – Sarımsak Kürü Nasıl Hazırlanır?

Kalp ve damar tıkanıklığını karşı kullanacağınız bu karışımı hazırlarken bir mutfak robotu veya blender’ a ihtiyacınız olacak. İlk olarak maydanozları saplarıyla birlikte bir kaç parçaya ayırarak robota atın. Üzerine limon suyunu ilave edin. Sarımsağı bıçakla doğrayarak karışımın içerisine ilave edin. Ardından yarım bardak suyu da ilave ettikten sonra robotunuzu çalıştırın. Yaklaşık olarak 1 -1 buçuk dakika robotunuzu çalıştırın. Hazırladığınız bu karışımı kahvaltıdan yaklaşık 20 dakika önce aç karnına için. Damar tıkanıklığına karşı müthiş bir tedavi edici özelliğe sahiptir.

Bu kürün uygulama şekli günden güne farklılık göstermektedir. Küre başladığınız ilk 3 gün sarımsaklı olarak, ikinci 3 gün sarımsaksız ve son 3 gün ise yine sarımsaklı olarak uygulanır. 9 gün uyguladıktan sonra 3 gün ara verin. 3 gün ara verdikten sonra tekrar 9 gün aynı şekilde uygulayın ve kürü sonlandırın.

Maydanoz Limon Sarımsak Kürünün Zararı Var Mıdır?
Eğer düşük tansiyona sahipseniz bu kür tansiyonu bir miktar düşürebilmektedir. Bu sebeple düşük tansiyonlu olanların damar tıkanıklığı kürünü uygularken dikkat etmesi gerekir.

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Cevizin kalbe faydaları nelerdir, 5 Tane Ceviz Yiyin ve 4 Saat Bekleyin: Bakın Kalbinize Ne Yapıyor?

ceviz-yiyin[1]

Yeni yapılan bir araştırma bir avuç ceviz yemenin kalp krizini hızla önlediğini gösteriyor. Düzenli olarak ceviz yemek ya da ceviz yağı içmek, riski yüksek oranda düşürüyor ve sizi kalp krizine karşı düzenli olarak koruyor. Araştırmada insanlar bir avuç ceviz yedikten 4 saat sonra, kan damarlarının esnekliğinde ve kolesterol seviyelerinde iyi kan akışına yardımcı olacak düzeyde bir gelişme kaydedildi.

Cevizin ve ceviz yağının kalbe faydalarını ortaya koyan araştırmanın sonucu; bunların düzenli tüketiminin bizi kardiyovasküler hastalıklardan koruduğu yönündeydi.

Pennsylvania’da Penn State University’nin beslenme profesörü Dr.Penny Kris Eterton, “Ve sadece bir avuç ceviz ya daceviz yağını haftada 4 gün tüketerek kalp krizi riskini anlamlı bir şekilde azaltabilirsiniz.” diyor.

Bu çalışmada özellikle; daha sağlıklı olabilmeniz için her gün ihtiyacınız olan porsiyon belirlendi. Sadece 3 yemek kaşığı (51 g) ceviz yağını içerseniz kan damarlarınızın kondisyonunu 4 saat içinde geliştirmiş oluyorsunuz.

Ceviz yağının özellikle endotelyal hücrelerin sağlamlığı için çok faydalı olduğu kanıtlandı. Bu hücreler kan damarlarını hizalıyor ve damarların esnekliğinde önemli bir rol oynuyor.

Cevizin Faydaları Nelerdir?

Cevizin faydalarına geçmeden önce ceviz içinde bulunan hangi bileşenlerin faydalı olduğu konusunda kısa bilgi vereyim. Bir omega 3 yağ asidi türü olan alfa-linolenik asit, temel E vitamini türü olan ve pek çok bitki tohumunda bulunan gama-tokoferol, son olarak kolesterol benzeri bir molekül olan ve kolesterol plakalarının damar çeperlerinden temizlenmesini sağlayan fitosteroller cevizin sağlığa bu kadar faydalı bir yemiş olmasını sağlıyor.

Kalp ve Damar Sağlığına Faydaları: Penn State, Tufts Üniversitesi ve Pennsylvania Üniversitesi’nden araştırmacıların ortak olarak yaptığı çalışmaya göre düzenli olarak ceviz yemek kolesterolü önemli miktarda düşürüyor. Cevizin bu etkisi iyi kolesterol olarak bilinen “HDL” kolesterol seviyesini yükseltmesinden kaynaklanıyor. HDL kolesterol, damarlarda birikmeye başlayan kötü kolesterol plakalarını temizleyerek vücuttan atılmasına yardımcı oluyor. Aynı araştırmaya göre 1 tatlı kaşığı ceviz yağı tüketmek kolesterolün kısa bir süre içinde düşmesine yardımcı oluyor.

Cevizin Diğer Faydaları

Kemiklere Faydaları: Ceviz, özellikle ilerleyen yaşlarda görülen kemik zayıflamasını ve kemiklerde yaşnan mineral kaybını yavaşlatan yiyecekler arasında yer alıyor.

Kilo Verme: Cevizin yüksek kalorili olduğu ve yüksek oranda yağ içerdiği düşünüldüğünde kilo vermeye yardımcı olması biraz şaşırtıcı gelebilir ancak günde 3-4 adet ceviz yemek tokluk hissini uzatarak, öğün aralarında daha fazla kalorili atıştırmalıkların önünü kesiyor.

Hafıza: Bu konuda yapılan araştırmaların sayısı henüz yetersiz olmakla birlikte mevcut araştırmalar cevizin hafızayı güçlendirdiği ve bilişsel fonksiyona katkıda bulunduğunu ortaya koyuyor.

Cevizin Besin Değeri

28 gram, yaklaşık olarak 7 adet dış kabuğu soyulmuş ceviz;
•185 kaloridir
•Kolesterol içermez
•Günlük besin lifi ihtiyacının %8’ini karşılar (2gr)
•Günlük kalsiyum ihtiyacının %3’ünü karşılar
•Günlük demir ihtiyacının %5’ini karşılar
•Günlük tiamin ihtiyacının %6’sını karşılar (0,01mg)
•Günlük folat ihtiyacının %7’sini karşılar (27,7mcg)
•Günlük magnezyum ihtiyacının %11’ini karşılar (44,6mg)
•Günlük fosfor ihtiyacının %10’unu karşılar (97,8mg)
•Günlük çinko ihtiyacının %6’sını karşılar (0,9mg)
•Günlük bakır ihtiyacının %22’sini karşılar (0,4mg)
•Günlük manganez ihtiyacının %48’ini karşılar (1mg)
•Günlük selenyum ihtiyacının %2’sini karşılar (1,4mcg)

Aynı miktarda ceviz (7 adet) yaklaşık 2500mg omega 3 ve 11000mg omega 6 yağ asidi içermektedir.

Not: Bu makale, bilgi vermek amaçlı hazırlanmıştır. Herhangi bir sağlık sorununu tedavi etmeyi garanti etmez. Bir ilaç, tedavi ya da destek için önce uzmanınıza danışmanız gerekir.

bayanlarbilir.com/cevizin-kalbe-faydalari-1508

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ayaklarımız Sağlığımız Hakkında Neler Söylüyor

2454_ayak_haritasi[1]

 

Ayaklarımız ve Sağlığımızla Bağlantıları

Sağlık sorunlarını kontrol etmenin en kolay yollarından biri de değişiklik olup olmadığına bakmak için dikkatlice ayakları incelemektir. Örneğin:

•Ayaklar ve ayak parmaklarında iyi bir dolaşım ve kan akışını işaret eden, çeşitli yoğunlukta kılcal damarlar bulunur. Bu kılcal damar sayısı azaldığı ve bazı durumlarda neredeyse yok olduğu zaman, bu durum yetersiz dolaşımın habercisi olabilir. Buna ayak kalıbımıza uymayan ayakkabılar veya dar çoraplar sebep olabilir.
•Ayak ağrısının ani ve sık yaşanması besin yetersizliği, susuz kalma veya yetersiz dolaşımı işaret edebilir. Sebeplerine bakmak ve uygun tedaviyi uygulamak önem taşır.
•Ayak krampları aktif insanlarda veya sporcularda görülüyorsa, yeteri kadar su içmemek muhtemel sebep olabilir. Bu durum en kısa süre içinde tedavi edilmeli ve aktif zamanlarda daha çok su içerek ve günlük önerilen miktarda su içmeye here zaman dikkat ederek çözülebilir. Susuz kalmak bu durumdan sorumlu değilse, o zaman muhtemel diğer sebepleri potasyum, kalsiyum veya magnezyum gibi besin maddeleri eksikliğidir.
•Bir şeylerin ters gittiğinin diğer bir işareti de hiçbir zaman geçmeyen yaralardır. Bu diyabet işareti olabilir; çünkü diyabet hastalarının uzuvlarında bulunan sinirlerinde kalıcı hasar bulunur ve bu sebeple yara ve ülserlerinin iyileşmesi daha uzun sürer.
•Sürekli üşüyen ayaklar da tiroidinizin düzgün çalışmadığının işareti olabilir ve hipertiroidizm söz konusu olabilir. Üşüyen ayakların diğer bir sebebi de yetersiz dolaşımdır. Bunun tam sebebini tespit etmek için doktorunuza danışmalısınız.
•Şiş ayaklar genelde düzgün çalışmayan böbrekler ve ödemin sonucudur. Belli ilaçlar da ikincil bir yan etki olarak şiş ayaklara sebep olabilir.

Sakın unutmayın!

Ayaklarınızdaki değişikliklere dikkat etmek ve gerektiğinde doktorunuza görünmek büyük önem taşır; çünkü bu değişiklikler potansiyel bir sağlık sorununa işaret edebilirler. Hepimizin bildiği gibi, pişman olmaktansa temkinli olmak daha iyidir. Ayaklarınıza veya vücudunuza dikkat edin; size bir şeylerin yolunda gitmediğini haber veriyor olabilirler.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatıma Hareketi Nasıl Kattığımı Paylaşmak İstiyorum… Belki Size De Faydam Olur…

IMG_0418

 

Biliyorsunuz hareket etmek çok ama çok önemli. Ben de bunu biliyorum ya gittim spor salonuna yazıldım (bu olay yedi-sekiz sene evvel oluyor) baştan da verdim paraları bi güzel. İlk derse gittim (kendimi nasıl tebrik ediyorum nasıl takdir ediyorum anlatamam). Ders çok keyifli geçti duşumu aldım eve geldim. Evde ‘’bu kadar spor yaptım çok kalori yakmışımdır’’ diyerek bi güzel çikolata ziyafeti yaptım. Neyse iki gün sonar tekrar spora gitmem gerekiyor, ben gitmemek için nasıl bin dereden bin su getiriyorum anlatam. Anlayacağınız o derse gitmedim.
Sonraki derslerde de durum şöyle oldu; ‘’hava soğuk, bacağım ağrıyor, bugün gitmek istemiyorum diğer derse giderim, zaten o son hareket hiç bana göre değildi’’ derken derken birdaha hiç gitmedim. Ve verdiğim paralar da bir güzel yandı.
Bu tecrübeye rağmen akıllanmadım ve üç sene önce evime yakın açılan bir spor salonuna bakmaya gittim; gayet güzel bir mekan, kişisel hocan var, aletler yıkılıyo, tamam dedim buraya gelinir. Yaşasın. Bir hızla ucuza gelsin diye dönemlik paket program aldım ve eve döndüm. Ve sonra oraya da bir daha ayak basmadım. Hayır yanlış okumadınız spor salonunu gittim, gördüm, hocayla tanıştım, parayı kredi kartından çektirdim eve döndüm ve bir daha oraya hiç gitmedim. Bir süre sonra üyeliğimi iptal etmek için bile oraya gitmedim telefonla aradım ve üyelikten zar zor çıktım( tabi ki cezasını ödeyerek)…
Sonra dedim ki Anette bu böyle olmuyor, sen bu maceradan vazgeç. Çünkü gitmeyeceksin. Açık ve net. Çözüme odaklan ve ne yapabileceğine bak dedim. Ve yavaş yavaş şöyle bir sitem geliştirdim. Bakkala, markete, yakın yerlere yürüyerek gidip gelmeye başladım. Bir de yürürken şöyle düşünüyorum oh ne güzel tüm vücuduma şu an sağlık geliyor. (Ayakların altı akupunktur noktaları ya , yürüdükçe onlara da doğal olarak masaj yapmış oluyorsunuz)
Ayrıca alışveriş merkezlerinde, metroda, gittiğim mekanlarda asansör yerine merdiven kullanmaya başladım. Yani hayatımın her alaninı spor salonuna çevirdim.
Böylelikle ister istemez çok hareketli bir yaşamım oldu. Çantama da her zaman su koymaya başladım böylece yürüyüş ve su içmek hayatıma girmiş oldu. Çok da faydasını gördüm.
Size de tavsiyem, hayatınızı yürüyüş odaklı yapmaya bakın. Haftada bir Belgrad’a giderim, sahile gidelim yürüyüş yaparım şeklinde de değil (onu yapıyorsun zaten helal sana da), yani yürüyüşü ayrı bir zaman dilimi olarak görme. Her yere yürüyerek git. Arkadaşlarınla buluşmaya, alışverişine, gazete almaya hep yürüyerek git. Ve merdivenleri hep yürüyerek çık. O yürüyen merdivenler ne kadar zararlı anlatamam. Diz ve bacak kaslarını inanılmaz zayıflatıyor. O yüzden hep merdivenleri yürüyerek in çık. İlk başta yorucu oluyor, kabul. Ama sonra ne kadar iyi geldiğini göreceksin ve keyfin yerine gelecek.
Günlük hayatına kattığın yürüyüşün kısa sürede faydasını görmezsen ben de ne olayım…


Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Eckhart Tolle ”Şimdinin Gücü” Kitabından Alıntılar

phpThumb_generated_thumbnail[2]

Üstat Eckhart Tolle kısa sürede bir bestseller haline gelen bilgelik dolu bu eserinde bilincimizde ve yaşamımızda mucizevi bir değişiklik yaratabilecek evrensel bir öğreti sunuyor.Tolle,tüm ıstırap,endişe ve korkularımızın dolayısıyla mutsuzluğumuzun gerçek kaynağını çarpıcı bir biçimde gösterip,onu şimdi ve burada nasıl aşabileceğimizi,huzur ve mutluluğa hemen şimdi nasıl kavuşabileceğimizi,bilincimizi hemen şimdi dönüşüme uğratıp nasıl aydınlanabileceğimizi anlatıyor.Eleştirmenler böyle bir kitabın çok nadir olarak geldiği konusunda görüş birliğine varırken,okurlar yaşamlarında olağanüstü değişimlerin meydana geldiğini bildiriyorlar.Şimdi’nin Gücü yaşamımızın her anının bir mucize olduğunu fark etmemizi sağlıyor ve büyük bir yetkinlikle Şimdinin Gücüne nasıl erişebileceğimizi açıklıyor. Kitaptan özlü sözler…

  • “Geçmiş, şimdiki zaman üzerinde en ufak bir güç sahibi değildir.”
  • “Mutsuzluğun birincil sebebi içinde bulunulan durum değil, sizin bu durum hakkındaki düşüncelerinizdir.”
  • “Kendinizi tanımlama çabalarını bırakın ve başkalarının hakkınızda ne düşündüğünü önemsemeyin. Çünkü sizi tanımladıklarında, yalnızca kendilerini sınırlarlar. Bu da onların problemi.”
  • “Sevmek, başkasında kendinizi farketmektir.”
  • “Şimdiki zamanın sahip olduğunuz tek şey olduğunu fark edin. Şimdiyi hayatınızın odağı haline getirin.”
  • “Yaşam, zihinlerimizin zannettiği kadar ciddi bir şey değildir.”
  • “Şu ânı, içerdiği her şey sizin seçiminizmiş gibi kabul edin.”
  • “Başkasında gördüğünüz ve karşı çıktığınız her şey, kendinizde de vardır.”
  • “Zaman değerli değildir çünkü bir illüzyondur. Zamana, yani geçmişe ve geleceğe ne kadar çok odaklanırsanız, şu ânı o kadar kaçırırsınız. Yani asıl değerli olan şeyi.”
  • “Sürekli hayat şartlarınızı iyileştirmeye çalışarak huzuru bulamazsınız. Onu, yalnızca gerçekte kim olduğunuzun farkına vararak bulabilirsiniz.”
  • “Bir şeyle savaşırsanız, onu daima daha güçlü kılarsınız.”
  • “Kaygı ve üzütüntü bize gerekli şeyler gibi gözükür fakat bir yarar sağladıkları hiçbir zaman görülmemiştir.”
  • “Mutluluk ve iç huzuru arasında bir fark vardır. Mutluluk, olumlu olarak nitelendirdiğimiz durumların gerçekleşmesine bağlıdır. İç huzuru ise değildir.”
  • Kendiniz için oluşturmuş olduğunuz veya başka insanların sizin için oluşturmuş olduğu bir portreyi yaşamak sahte bir yaşamdır.
    “Zevk her zaman dışardaki şeylerden elde edilir. Neşe ise içten yükselir.”
  • “İyi bir insan olmaya çalışarak iyi olunmaz. Halihazırda içinizde bulunan iyiliğin gerçekleşmesine izin vererek buna ulaşabilirsiniz.”
  • “Yaşamaya başlayacağı ânı bekleyerek hayatını geçiren insan, hiç de ender rastlanır bir şey değildir.”
Çeşitli kaynaklardan alıntı yaparak derledim.
Unutmayın ” şimdiki an”’ en değerli andır. O yüzden anı yaşarken hakkını verin , yürüyorsanız yürüyün, konuşuyorsanız konuşun, yemek yapıyorsanız yemek yapın, kavga ediyorsanız kavga edin, ama o anun hakkını verin. Böylece üç saat sonra keşke şunu da söyleseydim demezsiniz…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Fıtığımizin, hangi bel omurunda olduğunu ,ağrıyan bölgelere bakarak anlayalım mi.?

12821439_470919899770971_8043933917204556220_n[1]

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Biz Ubuntu yaptık.

10600594_1223589110992389_8220851697854390548_n[2]

Günlerden bir gün,Afrika’da çalışan bir antropolog, bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir.
Oyun basittir.
Çocukları belirli bir yerde, yan yana sıraya dizer ve açıklar…

“Herkes karşıdaki ağaca kadar tüm gücüyle koşacak ve ağaca ilk ulaşan birinciliği kapacak. Ödülü ise yine o ağacın altındaki güzel meyveleri yemek olacak!”

Çocuklar oyuna hazır olunca, antropolog oyunu başlatır.

İşte o anda,bütün çocuklar el ele tutuşur ve beraberce koşarlar. Hedef gösterilen ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.

Antropolog şaşırır ve çocuklara neden böyle yaptıklarını sorar. Aldığı cevap hayli manidardır…

“Biz Ubuntu yaptık. Yarışsaydık, aramızdan sadece bir kişi yarışı kazanacak ve birinci olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir?

Oysa biz, Ubuntu yaparak hepimiz yedik.
Ubuntu, bizim dilimizde “Ben, biz olduğumuz zaman ben‘im” demek…”

Yazarı Bilinmiyor

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Uyumak İçin, Sakinleşmek İçin Kullandığım Çok Basit Bir Nefes Alıştırması

Tan-Tien-204x300[1]

Bana inanılmaz faydası olan ve hayatımın bir parçası yaptığım nefes çalışmasını sizlerle paylaşmak istiyorum…

Öncelikle bu nefes tekniğini ne zamanlar kullanıyorum yazayım:

  • Beni üzen olaylarda sakinleşmek için
  • Öfkemi azaltmak için
  • Kararsızlık yaşadığımda
  • Uykusuzluk çektiğimde
  • Sakinleşmek için
  • Zihnimi dinginleştirmek için
  • Sabah iyi dinlenmiş kalkmak için

Yani anlayacağınız hemen hemen  bende her durumda işe yarıyor…

Önce yatağa yatıyorum bir elimi akciğerlerime bir elimi göbek çukurumun altına (tantien yani ikinci çakra)yerleştiriyorum.

Burnumdan nefes alırken dörde kadar içimden sayıyorum ve 2. çakramı (tantienimi) şişiriyorum. (O bölgeye balon koymuşuz  da şişiriyormuşum gibi düşünebiliriz)

Sonra dörde kadar o şekilde nefesimi tutuyorum.

Ve sekize kadar burnumdan nefes vererek 2. çakramı (tantieni) iyice boşaltıyorum. (O bölgede doldurduğumuz balonu boşaltıyoruz)

Bunu çalışmaya yeni başladığınız dönemlerde özellikle tam uyumadan önce yapmanızı tavsiye ederim. İnanılmaz iyi bir uyku çekmenize yardımcı olacaktır.

Bu nefes alıştırmasını  10 kez yapsanız müthiş olur… Ama önemli olan devamlılık ve disiplin. İşin sırrı her gün yapmakta…

İnşallah şifasını görürsünüz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

IMG_3156

 

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

RENKLERE GÖRE BESLENME

renklere-göre-beslenme[2]

Yeşil Toksin AtıcıSarı Güzellik
Beyaz Bağışıklık Sistemi
Mor Uzun Hayat-Kırmızı Kalp Sağlığı
Turuncu Kanserden Koruyucu Olarak kulanabilirsiniz….
Şekil olarak da sebze meyveler ve organlarımız arasında bir bağ olduğunu biliyor musunuz?

* Havuç dilimi insan gözüne benzer. Bilimsel araştırmalar havucun gözlerin kan akışını ve işlevini iyileştirdiğini göstermiştir.

* Domateste kalpte olduğu gibi dört odacık vardır ve kırmızı renklidir. Bütün araştırmalar domatesin kalp… ve k
an için faydalı olduğunu göstermiştir.

* Üzüm salkımı kalp şeklindedir, her bir üzüm tanesi kan hücresi gibi görünmektedir ve araştırmalar üzümün ciddi kalp ve kan canlandırıcı bir gıda olduğunu göstermiştir.

* Ceviz küçük bir beyin görünümündedir. Beyin fonksiyonlar için faydalıdır.

* Fasulye böbrek görünümündedir ve böbrek fonksiyonlarını iyileştirir.

* Sap kereviz, Çin lahanası ve Rhubarb kemiklere benzer. Bu gıdalar kemikler için faydalıdır, sodyum oranları eşit ve %23 dür. Gıdanızda yeterli sodyum yok ise vücut kemiklerden çeker ve kemikler zayıflar. Bu gıdalar iskeletinize faydalıdır.

* Patlıcan, avokado ve armut kadınların rahim ve serviks sağlığı ve fonksiyonlarını hedefler ve görünümleri bu organlara benzerler. Araştırmalar kadınların haftada bir avokado yemeleri halinde hormonları dengelediğini, istenmeyen doğum sonrası kilolarını azalttığını ve serviks kanserini önlediğini göstermiştir.

* İncir tohum doludur ve ağaçta ikili olarak asılarak büyür. İncir sperm sayısını ve hareketliliğini arttırır ayrıca erkek kısırlığını önler.

* Tatlı patatesin görünümü pankreasa benzer ve şeker hastalarının glisemik indeksini dengeler.

* Zeytin yumurtalıkların sağlığına ve fonksiyonuna yardımcı olur.

* Greyfurt, portakal ve diğer narenciye meyveleri kadın göğüsüne benzer ve bunların sağlığına ve lenfin hareketine yardımcı olur.

* Soğan vücut hücreleri görünümündedir. Bütün vücut hücrelerinden atık maddelerin temizlenmesine yardım eder. Hatta gözlerin epitelyal katlarının yıkayan gözyaşlarına bile sebep olur

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »