Hayat sadece insanlar için varolsaydı, nuhun gemisinde hayvanların ne işi vardı…

Bir tür tedavi şekli.. Git bi elini yüzünü yıka geçer .)

Oğlum koş ananı getir!

Dur bi yatmadan evvel son bir kez azcık FACE’e bakayım dersin ve bakarsın,bakarsın,bakarsın,bakarsın,bakarsın…

Olmuyorsa Olmuyordur, Vardır Allah’ın Bir Bildiği…

Fotoğraf

Hepinizin hayatında gıcık olduğunuz insanlar olmuştur.

Hepinizin hayatında gıcık olduğunuz insanlar olmuştur. Sinir olursunuz, keyfiniz, tadınız kaçar… İşte orada durun! Büyük bir sınavdasınız. O, boşuna, tesadüfen karşınıza çıkmadı. O, kendinizde görmeyi reddettiğiniz, bakmaya direnç gösterdiğiniz aynaya bakmanız için burada. En sert kabuklarınızı kırmaya gelmiş kişidir O…
Önünüzde 3 seçenek var:

1- KARŞI MÜCADELEYE GİRİŞİRSİNİZ. O’na karşı amansız bir savaşa girişirsiniz. Doğru, haklı olanın siz, yanlış olanın O olduğunu ispatlamak uğruna bütün enerjinizi harcarsınız. Bazen açık açık sözlerinizle -sözel- şiddet uygular bazen de ima yoluyla, (taş atarak) sözlerinizle O’nu taciz edersiniz. Böyle yaparak O’na olan nefret, kin duygularınızı besler, büyütürsünüz. Olay tam bir düşmanlığa dönüşür…

2- KAÇARSINIZ. Mücadeleye girmez, kaçmak için türlü çareler ararsınız. Onunla karşılaşmamak, aynı mekanda bir arada olmamak için çaba harcarsınız. Tüm çabanıza rağmen yine de bir araya gelirseniz O’na karşı en keskin silahınızı kullanır ve O sanki orada değilmiş gibi davranır, O’nu yoksayarsınız. Konuşmasına katılmaz, cevap vermeye bile tenezzül etmezsiniz… Bu; kendinizce O’nu cezalandırma yönteminizdir.

3-AYNADA KENDİNİZE BAKARSINIZ. Gerekli ruhsal gelişim seviyesindeyseniz, farkındalığınız açık ise evrenin (Tanrı da diyebilirsiniz) O kişi aracılığıyla size neyi söylediğini duymaya çalışırsınız. O kişi aracılığıyla yolladığı mesajı okursunuz. O insanla değil; görmeyi reddettiğiniz o aynaya bakmak için kendinizle mücadele edersiniz. Görür ve O insana sevgiyle teşekkür edersiniz. Yolunuzu tıkayan egolarınızı size gösterdiği için… Zaten O, başka hiç bir şey yapmamıştır. Bunu bilirsiniz…

../ Sibel Yener

SENİN YARIŞIN SADECE KENDİNLE OLMALI…

SENİN YARIŞIN SADECE KENDİNLE OLMALI…

aNETTE

Bazen tek bir insana karşı duyduğumuz kızgınlık ve kırgınlığın hıncını tüm insanlardan çıkarmaya çalışırız… Ne yazık…

Bazen tek bir insana karşı duyduğumuz kızgınlık ve kırgınlığın hıncını tüm insanlardan çıkarmaya çalışırız… Ne yazık !…

Anette

Bazen tek bir insana karşı duyduğumuz kızgınlık ve kırgınlığın hıncını tüm insanlardan çıkarmaya çalışırız… Ne yazık…

Fotoğraf: “Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.”	 Sabahattin Ali.“Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.”

Sabahattin Ali.

Gerçekten böyle değilmidir? Bazen tek bir insana karşı duyduğumuz kızgınlık ve kırgınlığın hıncını tüm insanlardan çıkarmaya çalışırız… Ne yazık…

Anette

İçinize ne kadar çok ışık girmesine izin verirseniz,

İçinize ne kadar çok ışık girmesine izin verirseniz,
Yaşadığınız dünya da o kadar parlak olur…!

Deepak Chopra

Sanmayın ki ben hep böyle pozitiftim. Bundan seneler önce bunalım takılmaya, kendimi üzmeye bayılırdım.

Sanmayın ki ben hep böyle pozitfitim. Bundan seneler önce  bunalım takılmaya, kendimi üzmeye bayılırdım. Nedense dipte olmaya tutkuyla bağlıydım hem de. Sonra yavaş yavaş farkındalıklarım gelişti, kendi üstümde uzun ve yorucu çalışmalar yaptım. Ve ne zannediyorsunuz hemen başardım mı? Ne yazık ki hayır. Bazen yukarı bazen aşağı maceram devam etti ve ediyor aslında…

Zaman geçtikçe kendimle arkadaş olmaya, kendimi sevmeye ve kendimle yüzleşmeye başladım. Bu ne bitmez bir yolculuk ki, hala yolun başındayım. Sadece çabalıyorum ve uğraşıyorum o kadar. Şimdi tek farkım bu yolculuğu sizlerle beraber paylaşmam, ruh durumuma göre, o günkü havama göre soru işaretlerimi ,düşüncelerimi yazmam. Bazen gülüyoruz, bazen düşünüyoruz, bazen ya ne güzel söylemiş bravo diyoruz.

Ama en önemlisi artık hepimiz Zamazingo ailesinin bir üyesiyiz. Biz artık bir aileyiz. İşte bunu bilmek bile bana kendimi iyi hissettiriyor. İyi ki varsınız. Ben sizin için varım. Sizlerle varım…

A bunları neden mi yazdım, bana özelden hep mesaj geliyor nasıl böyle pozitifsiniz diye, dilim döndüğünce ona bir cevap aslında bu satırlarım.

Bir de geçmişte nasıl bunalım olduğumu gösteren bir şiirimi koyuyorum buraya. Yazmak her zaman benimleydi ama o da benim gibi negatiften pozitife evrimleşti. Buyrun eski Anetten bir şiir…

BECEREMEDİM…

Bazı sabahlar kalktığında

Bir başka sen olarak ve bir başka hayatı yaşıyor olarak uyanmak istediğin hiç olmadı mı?

Sakın hayır deme

Buna inanmamı bekliyor olamazsın

Okulda, işte yada yolda yürürken aldığınkararlara uyarak mı yaşıyorsun hayatını yoksa

İstediğin hayatla ilgisi olmayan bir kabusu mu yaşıyorsun

Şöyle de diyebiliriz belki

İstediğin senden o kadar uzaktasın ki artık

Bir şişeye bir kağıt koyup, o kağıda da -sadece imdat- diye bile yazsan, şişe asla eski sana ulaşamıyacaktır.

Çünkü şişede aynı senin gibi yolunu kaybetmiştir.

Ne geldiği yönü ne gideceği yönü bilir.

Ne umudu kalmıştır ne isteği

NEe gücü kalmıştır ne gururu

Kala kala yalnızlığı ve belki de bir kuru inadı kalmıştır

Hayata karşı inadı

Yüzünde ve gözlerinde

Sadece hüzün mü var

Zorlukla örttüğün ya da örttüğünü sandıüın

Bir kere de itiraf et ve beceremedim de

Gözlerini kapat artık yorgunum de

Uykunun kollarına yenilginin acısıyla gir

Ve sabah uyandığında

Yeni bir başlangıç yapacağını sanarak uyan

Ve yeni gelen güne de kendini kandırarak başla…

Anette

Insanın içinde bütün dünya vardır ve eğer nasıl bakman ve öğrenmen gerektiğini bilirsen, kapı orada ve anahtar elindedir…

Insanın içinde bütün dünya vardır ve eğer nasıl bakman ve öğrenmen gerektiğini bilirsen, kapı orada ve anahtar elindedir…

Yeryüzünde senden başka hiç kimse ne sana o anahtarı verebilir ne de o kapıyı açabilir…!

~J.Krishnamurti~

Şu aypotlar çıktığından beri…

Kendinizle Barisin

Siz önemlisiniz. Siz Benim canimsiniz. Benim icin cok onemlisiniz. Benim Herseyimsiniz.Kendinizi aci veren dusuncelerden kurtarin. Dusuncelerinizi degistirin ki duygulariniz da degissin. Ictiginiz tum o vitaminler yerine bazi hos duygulari da bunyenize almak ihtiyacinda olabilirsiniz. Kendinizi iyi hislere teslim edin, bunyenize onlari alin ki esenliginizi arttirasiniz; dunyanin esenligini de boyle cogaltirsiniz zaten.

Herşeyi içine atanlara sesleniyorum; Niye içinize atıyorsunuz, orası çöplük mü?

Herşeyi içine atanlara sesleniyorum; Niye içinize atıyorsunuz, orası çöplük mü?