Arşivler

Ne Gördüğünü Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim…

bilim-insani-1[1]

Kemer Görenler: Sakin, dingin bir hayatı tercih ediyorsunuz. Evcimensiniz. Evinize misafir gelsin, onları en iyi şekilde ağırlayayım kafasındasınız. Yakın çevrenize hizmet etmeye bayılıyorsunuz…

Size tavsiyem: Kendinize biraz daha fazla zaman ayırın. Takı tasarımı, tahta boyama kursları tam size göre.

Gemi Görenler: Maceracı ve açık fikirlisin. Yeniliklere bayılırsın. Gezmek, tozmak, yeni insanlarla tanışmak, yeni yerler görmek, değişik yemekler tatmak tam sana göre…

Size tavsiyem: Kendinizi sevmeye vakit ayırın. Yoga, meditasyon kurslarına katılın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

BU TEST TARAFIMCA EĞLENCE AMAÇLI HAZIRLANMIŞTIR. KAYNAK GÖSTEREREK KULLANILABİİLİR…

 

Muhteşem Yeni Ay Olumlamaları… Sizin İçin… Mutlaka Okuyun…

18195147_1262906507155662_8969347429073075782_n[3]

19 Ekim Yeni Ayı’da diğer yeni aylar gibi hayatımızda büyütmek istediğimiz duygu ve düşünceleri hayatımıza katmamız için iyi bir zamandır.

Aşağıda hayatımızı kolaylaştıracak, güzel başlangıçları  çekecek 12 olumlama var. Bunları bu günden başlayarak önümüzdeki  hafta boyunca (19-26 ekim 2017) günde  iki defa sabah ve akşamları okuyun…

DEĞİŞİME İNANAMAYACAKSINIZ.

YAZMASI BENDEN YAPMASI SİZDEN…

1- Her Şeyin Üstesinden Gelebilirim ve Her Şeyi Halledebilirim

2- Enerji ve Neşeyle Doluyum

3- Kendimi Olduğum Gibi Kabul Ediyor ve Seviyorum

4- Sakinim, Huzurluyum ve Dinginim

5- Güçlüyüm

6- Bolluk ve Bereket Bana Akıyor

7- Şanslıyım

8- Sağlıklıyım ve Mutluyum

9- Her Türlü Hayırlı Kaynaktan Bana Para Yağıyor

10- Bütün Hayırlı Kapılar Önümde Açılıyor

11- Aşkta; Sevinci, Mutluluğu Ve Güzel Bir Beraberliği Yaratıyorum

12- Ben Her Şeyin En İyisini Hak Ediyorum…

Şifa Olsun,

Anette İnselberg

5 Ekim 2017 Dolunayında Şifalanmak İçin Kolay Bir Meditasyon… Şifa Olsun…

Full-Moon-Yoga[1]

 

Bu güzel dolunay gecesinde serbest bırakma meditasyonu yapalım… Ve yeni güzel başlangıçlara yer açalım…

Rahatça yatağınıza uzanın, güzel bir meditasyon müziği açın. Mumlarınızı ve tütsünüzü yakın ve 15 dakikayı kendinize ayırın.

Burnumuzdan nefes alıp ağzımızdan verelim yedi kere…

Kızgın olduğumuz kişiyi ya da konuyu düşünmeye başlayalım.

Ve arkasından kızdığımız kişiyi ve konuyu serbest bırakmaya niyet edelim. Ve şu sözleri tekrarlayalım… Bu konuyu-kişiyi artık serbest bırakıyorum. Ve özgürüm. Aramızdaki tüm bağları kesiyorum. Aramızdaki tüm bağları kesiyorum. Ve aramızdaki tüm bağları kesiyorum…

Arkasından kendimizi banyoda duş alırken hayal edip şunları söylüyoruz: İçimdeki tüm öfkeyi, kızgınlığı bu duşla beraber temizliyorum, temizliyorum ve temizliyorum ve hayatıma mucizelerin girmesine niyet ediyorum…

Ve tekrar burnumuzdan nefes alıp ağzımızdan nefes vermeye devam ediyoruz -en az yedi kez -ve hazır olduğumuzda gözlerimizi açıyoruz…

Şifa olsun,

Anette İnselberg

Yatmadan Önce Ayağınızı Sirkeli Suyun İçinde Bekletin…

1338482_cd22938d8e547a400999741f5d103e4f_640x640[1]

Gün boyu yorulan terleyen ayaklarınız akşam 10 dakika ılık suya dökeceğiniz elma sirkesi ile yenilenecektir.

Vücutta biriken  ödem ayaklarınızdan atılacak…

Mantar ve kötü kokulardan arınacak

Yorgunluğunuzu üzerinizden atacak

Nazar ve  negatif enerjilerden kendinizi arındıracaksınız…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

UZAK DURMANIZ GEREKEN EŞ ADAYLARI

Kirik-kalp-sendromuna-mi-yakalandiniz-7a17df37a31f4fc4912b9c1698ff2272

 

 

1) Sürekli eski sevgilisinden bahsedenler
2) Eski eşiyle-sevgilisiyle barışmak isteyenler
3) Yalnız kalmamak için ilişki isteyenler
4) Gözü dışarda olanlar
5) Boş vakitlerini değerlendirmek için sizi arayanlar
6) Yürümeyen ilişkiler için sizi suçlayanlar
7) Sürekli haklı çıkmaya çalışanlar
8) Hem ilişkiyi yönetmek isteyen hem de adım atmayanlar
9) Geçmiş ilişkilerindeki terkedilme ve öfkelerini size yansıtmaya çalışanlar
10) Anne baba ya da geçmiş ilişkilerinin hırslarını sizden çıkaranlar
11) Kendi isteklerini size dayatanlar
12) Arayınca sen aradın, aramayınca neden aramadın diyen dengesiz tipler
13) Sizi değiştirmeye çalışanlar
14) Size bağıranlar
15) Geçmişi untmayan kinciler
16) Sürekli sen bunu dedin sen bunu yaptın diyenler
17) Burnundan kıl aldırmayanlar
18) İş için bir yere gittiğinizde bozuk atanlar19) Kadın hem çalışsın, hem de yemek pişirsin, bana hizmet etsin diyenler
20) Sürekli sizi eleştirenler

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

% 1000 Doğru… Resme Baktığında İlk Ne Görüyorsun…

17156251_736267549865761_4203541179228662890_n[1]

Bu test % 1000  Doğru… Resme Baktığında İlk Ne Görüyorsun… Biliçaltı arkadaki şekilleri seçer ben de bu testi bilinçaltını okumak için hazırladım o yüzden arkadaki az görünen şekillerin yorumları var. Öndeki ağaç, kuş, vazo gibi şekillerin anlamları yok cancanlar…

ADAM GÖRENLER: Ailenin, arkadaşların, sevgilinin, çocukların tüm sorunlarını çözmeyi kendine görev edinmişsin. Hep güçlü olmak üzere kendini yetiştirmişsin. Ama bu günlerde artık biraz dinlenmeye ihtiyaç duyuyorsun. Hayatın da alma- verme dengesi çok bozulmuş. Sevgiyle alıp kabul etme, ihtiyacın olduğunda yardım talep edebilme senin başarman gereken sınavlarından biri… Kendini artık affet ve kollarınla kendine sarıl iyi ki varım de…

KADINI GÖRENLER: Dişi yanın beni ortaya çıkar diye bağırıyor, süslen püslen sokağa çık. Kendine masaj hediye et. Bedenini olduğun gibi kendini olduğun gibi kabul et. Aynaya bakıp ben çok güzelim de. Dişi enerjini ortaya çıkarmak, rahatça ifade edebilmek senin sınavlarından biri. Hep anne, hep iyi dost, hep görev insanı olmak zorunda değilsin. Biraz da hayata neşeyle bak, yüzüne kocaman bir gülümseme yerleştir…

KAPLANI GÖRENLER: İş hayatın, para durumun şu aralar çok sıkışık. Kafan da sürekli hesap-kitap yapıyorsun ve sen bunu yaptıkça enerjin daha da düşüyor.Eğlenerek, sevdiğin işi yaparak para kazanılacağını anlaman bu hayatla ilgili en büyük sınavlarından biri. Doğada bol yürüyüş yap, kendini biraz akışa bırakıp her türlü hayırlı kaynaktan bana bolluk bereket gelir tekerlemesini tekrarla…

MAYMUNU GÖRENLER: Başkalarının fikirleri, görüşleri, onaylamaları senin üzerine çok etkili olmuş. Kendi yapmak istediklerini elalem ne der diye hep ertelemişsin. Ruhun boğulmuş ve sen giderek daha mutsuz olmuşsun, içine kapanmışsın. Artık kendini onaylamanın zamanı geldi… Artık çevrene ördüğün hapishaneden çıkma zamanı geldi… Senin bu hayattaki sınavın kim ne derse desin ben kendi doğrularımla yaşayacağım diyebilmek… Unutma hayattaki en önemli şey aynaya baktığında bu hayatı iyi yaşadım aferin bana diyebilmek…

Hepimize ilham ve şifa olmasını dilediğim ufak bir test,

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

ÖNEMLİ OLAN: YERE DÜŞMEK DEĞİL, YERDEN KALKMASINI BİLMEKTİR.

15621844_1133085553471092_4225115856106872613_n1

Önemli olan; Yere düşmemek değil, yerden kalkmasını bilmektir…
Önemli olan; Hata yapmamak değil, hatalarından ders almaktır…
Önemli olan; Yaşamak değil, yaşamını anlamlı kılabilmektir…
Önemli olan; Nefsine göre değil, nefsini kontrol ederek yaşamaktır…
Önemli olan, Kavga etmek değil, kavgadan sonra barışabilmeyi bilmektir…
Önemli olan, Geçmişine kızmak değil, geçmişinle barışabilmeyi öğrenmektir
Ve Önemli Olan; Kendini Suçlamak Değil, Kendini SEVMEYİ VE AFFETMEYİ ÖĞRENMEKTİR…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Önemli olan; Yere düşmemek değil, yerden kalkmasını bilmektir…

586

 

 

Önemli olan; Yere düşmemek değil, yerden kalkmasını bilmektir…
Önemli olan; Hata yapmamak değil, hatalarından ders almaktır…
Önemli olan; Yaşamak değil, yaşamını anlamlı kılabilmektir…
Önemli olan; Nefsine göre değil, nefsini kontrol ederek yaşamaktır…
Önemli olan, Kavga etmemek değil, kavgadan sonra barışabilmeyi bilmektir…
Önemli olan, Geçmişine kızmak değil, geçmişinle barışabilmeyi öğrenmektir
Ve Önemli Olan; Kendini Suçlamak Değil, Kendini SEVMEYİ VE AFFETMEYİ ÖĞRENMEKTİR…
Anette İnselberg

Huzur Bulmak İçin Yaptığım Bir Meditasyon….

cropped-0041.jpg

 

Merhabalar,

Güne sevgi dolu, huzurlu başlamak için bu meditasyonu yapıyorum. Size de tavsiye ederim…

Oturarak ya da yatarak yapabilirsiniz… Mum yakın tütsü yakın rahatlatıcı bir müzik koyun ve uzanın.

Burnunuzdan nefes alın, nefes verin… Nefes alın, nefes verin. Nefes alın, nefes verin…

Her nefes alışınızda içinize sevgiyi, neşeyi, sağlığı ve huzuru çektiğinizi düşünün.

Ve her nefes verişinizde içinizdeki öfkeyi, kırgınlığı, üzüntüyü verin.

Her nefes alışınızda sevgiyi, neşeyi, sağlığı ve huzuru çektiğinizi düşünün.

Ve bu aldığınız duyguları -sevgiyi neşeyi sağlığı ve huzuru -içinizde çoğaltın tüm organlarınızda gezdirin ve dışarı verin.

Şimdi burnunuzdan nefes alırken sevgiyi, neşeyi, sağlığı ve huzuru içinize alın ve nefesinizi verirken kendinizi bu duygularla çevrelendiğini ve sizin bu sevgi balonunda kaldığınzı hayal edin.

Burnunuzdan nefes alın, nefes verin… Nefes alın, nefes verin… Nefes alın ve nefes verin…Ve hazır olduğunuzda yavaş yavaş gözlerinizi açın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

Yaşadığınız her anın tadını çıkarın. Kıymetini bilin. Geriye yaşadığımız güzel anlardan başka bir şey kalmıyor…

01shutterstock_1144325321

 

Üniversitede çıktığım bir çocuk vardı. Bir gün okul çıkışı Fenerbahçe parkına gittik. Karşıdan elinde bir dolu uçan balonu olan bir satıcı bize doğru yürümeye başladı. Erkek arkadaşım baloncuya yanaştı ve belki 15 tane balon aldı bana. Ve tüm harçlığı bitmiş oldu…
Ben de bütün bir hafta koca bir gülümsemeyle gezdim. Eve o balonları götürürken yolda herkesin bana şaşkınlıkla bakması ve benim gururla o balonları tutuşum hala aklımda…
Hala o mutluluk ve şaşkınlık içimde… Yaşadığınız her anın tadını çıkarın. Kıymetini bilin.

Geriye yaşadığımız güzel anlardan başka bir şey kalmıyor…
Sağlıcakla,
Anette

Vah Gidene Mi Vah Kalana Mı?

cropped-0041.jpg

Sanırım ölüm kelimesiyle ilk tanışmam 8-9 yaşlarında Büyükada’da mahallede arkadaşlarla oynarken olmuştu. Marifetmiş gibi oğlanlardan biri yanıma gelmiş ve aynı Cem Yılmaz’ın yaptığı gibi “ölüceksin çocuk” deyip koşarak yanımdan uzaklaşmıştı. Kelimenin manasını bilmememe rağmen, iyi bir şey olmadığını sezdiğimden mi ne koşarak ve ağlayarak annemin yanına gidip “ölmek ne demek?” diye sormuştum…
Annem ne diyeceğini bilmez şaşkın bir tavırla “aman böyle şeyler de nerden aklına geliyor” diye beni geçiştirmeye çalışsa da “ama anne herkes mi ölür” diye üstelemem karşısında, “evet ama 100 yaşına kadar yaşadıktan sonra” diye cevap vermişti. O yarım yamalak sayı bilir halimle 100 yaşın hayli ilerde olduğuna karar verip, içim rahatlamış bir halde oyun sahamıza geri dönmüştüm…
Maalesef 15’imde anneannemi, 18’imde de önce kardeşim dediğim erkek kuzenimi, arkasından da iki çok yakın kız arkadaşımı trafik kazasında kaybedince, insanların her an ölebileceği gerçeğini de kavramış oldum. Yıllar içinde sıralı sırasız bir çok sevdiğim insanı kaybederek de bu gerçeği defalarca tekrar yaşadım…
Arkasından acı, isyan, öfke, bunalım, özlem, keşkelerle dolu (keşke bunları söylemeseydim, keşke daha fazla vakit geçirseydim) uzun bir süreç geçirdikten sonra insanın yüreğinde hiç bitmeyecek bir özlem ve sevgiyle yaşamaya devam ettiğini öğrendim…
Arkada kalanlar olarak günlük hayatın rutinine dönmenin ve birlikte vakit geçirmenin yarattığı alışkanlıklardan kurtulmanın ne kadar zor olduğunu öğrendim…
Her ortak arkadaşı gördüğümde içimin nasıl sızladığını öğrendim…
Onlara danışmak istediğimde burada olmadıkları için kime danışacağımı bilememenin yarattığı şaşkınlıkla yaşamayı öğrendim…
Onlarsız yaşamanın insanın ağzında kekremsi bir tat bıraktığını öğrendim…
Kaç sene geçerse geçsin onlardan bahsederken gözümden bir damla yaş geldiğini öğrendim…
Kimseye fazla bağlanmamak gerektiğini öğrendim…
Kimseyi hayatımın merkezi haline getirmemeyi öğrendim…
Kimseye muhtaç olmamak gerektiğini, insanın kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini öğrendim…
Herkese bir gün ya giderse diye aramda mesafe bırakarak yaşamayı öğrendim…
Her konuşmamızı son konuşmamız gibi yapmamız gerektiğini öğrendim…
Küslükleri bitirmek gerektiğini sonra buna vaktimizin olmayabileceğini öğrendim…
Hayatta keşkelerin hiçbir işe yaramadığını öğrendim.
Ne hissediyorsak, ne düşünüyorsak, ne istiyorsak karşı taraftan ”dur uyarısı” gelene kadar onun peşinden gitmemiz gerektiğini öğrendim…
Ve hayatın çok kısa olduğunu öğrendim…
Gidenlere ise ne olduğunu bilmiyoruz…
Avuntumuz cennete gitmiş oldukları yönünde…
Ben onların iletişim kuramadığımız bir başka boyuta geçtiklerini ve her neredelerse bizi kollayıp, gözettikleri inancını taşıyorum.
Buradan da cümlemizin tüm kayıplarının ruhlarına Allah’tan rahmet diliyorum…
“Hani insanlar 100 yaşına kadar yaşıyordu anne?” Beni kandırdın galiba…
Sağlıcakla,
Anette Inselberg

Bazen Tutunmak Bırakmaktan Daha Fazla Acıtır…

1451320_863090020470648_5294228064600200694_n1

 

Bazen sevgilinle, eşinle ilişkin kötüye gider. Kötüye gitmek ne demek uçuruma gider. Evde sadece kavga ve gürültü olur. O kadar yılın emeğini bir türlü sineye çekemezsin. Bir inat, bir umut devam ettirmeye çalışırsın ve cehennem de yaşamaya devam edersin…

Bazen sevmediğin bir işte çalışıyorsundur. Çok mutsuzsundur. Sağlığın kötüye gider, sosyal ilişkilerin kötüye gider, hayatın kötüye gider, yine de çekip gidemezsin…Bir inat, bir umut devam edersin  çalışmaya başkaları ne der diye…

Bazen kendi işin açmaza girer. Piyasa kötüdür, artık kar yoktur, rekabet kızışmıştır. Ya kurtarırsam diye debelenir durursun işlerin bin beter hale geldiğini göre göre… Yine de bir inat bir umut devam edersin işe  gururun izin vermez başaramadım demeye…

Bazen ekonomik olarak zor duruma düşersin. Maliyetlerle başa çıkamaz hale gelirsin. Yine de tutunursun evine arabana. Sanki onlar sana emanet edilmemişler gibi senin zannedersin. Satmakta zorlanırsın. Bir inat bir umut başka çareler aramaya devam edersin, sanki onlarsız yaşayamazsın gibi…

Bazen bir arkadaşa sıkıca tutunursun. Kendi hayatının sorunlarını sen çözemeyeceksin gibi onun çözmesini beklersin. Arkadaşınla zaman içinde aran bozulur, yine de araya gerekli mesafeye koyamazsın. Bir inat, bir umut devam edersin arkadaşlığa sanki en yakın dostun kendin değilmişsin gibi…

Bu dünya da; eş de geçici sevgili de,

İşte geçici para da,

Mal da geçici mülk te,

Unutmayın, bunlara tutunmanın bedeli, bırakmaktan daha fazladır…

Son söz: Ustaya sormuşlar – Her şeyimi kaybettim şimdi ne yapıcam…

-Çay koy her şeye yeniden başlayacaksın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

İSMİNİZİN BAŞ HARFİNE GÖRE HANGİ HAYVANSINIZ

elephant-babies-278524_640[1]

A’yla Başlayanlar: At’sınız: Özgürsünüz. Sadıksınız. Doğada yürüyüşler, hayvan haklarını koruma sizin işiniz.

B: Balıksınız: Biraz içinize atan bir tipsiniz ne olur artık kendinizi ifade etmeye başlayın.

C-Ç: Çalı Kuşusunuz: Çok duygusal ve kırılgansınız. Sevdiğiniz kişi çok şanslı

D: Deve: Çok dayanıklısınız, zor durumda problemleri çözme yeteneğiniz var. Helal.

E: Eşek: Ne güzel ne içli bakarsınız siz. Konuşmayın bakın yeter herkes duygularınızı anlar.

F: Fil: Şans, bereket, bolluk sizinle. Hem kendinize hem çevrenize uğur getiriyorsunuz.

G: Güvercin: Evim olsun, eşim olsun, çocuklarım olsun, mutlu huzurlu sakin yaşayayım istiyorsunuz. Hadi inşallah.

H: Horoz: Aslında sakin bir yapınız vara ta ki birisi bam telinize basana kadar. Sakın basmasınlar benden söylemesi…

I-İ: İstakoz: Siz bu dünyaya hizmet için gelmiş bir meleksiniz. Hepimiz size müteşekkiriz.

J: Jaguar: Hızlısınız, atiksiniz, pratiksiniz. Siz her eve lazımsınız.

K: Kaplumbağa: Elinizde ne varsa başkalarıyla paylaşmaya hazırsınız. Ne kadar vericisiniz. Bravo

L: Lama: Sizden gerçekten çok sıkı dost olur. Size söylenen sırrı asla başkasına söylemezsiniz. Helal…

M-N: Maymun: Çok yönlüsünüz, her şeyden biraz öğrenmesini seviyorsunuz. Hayata bayılıyorsunuz.

O-Ö: Orkinos: Yemek yapmak, eve misafir çağırmak, onları eğlendirmek, ağırlamak sizin işiniz. Bir gün beni de çağırın:)

P-R: Porsuk: Araştırmacı bir kişiliğiniz var. Çok meraklısınız ve her şeyin nedenini öğrenmek istiyorsunuz. Sizden çok iyi bilim adamı olur.

S: Sincap: Siz bu dünyaya şefkat göstermeye, insanların yaralarını sarmak için gönderilmişsiniz. Göreviniz çok kutsal.

T: Tavus kuşusunuz: Siz giyinip süslenip dışarı çıkmasını, gece hayatını seviyorsunuz. Oh sefanız olsun…

U-Ü: Üveyik Kuşu: Biraz güvensiz bir yapınız var. Şöyle düşünün evrenin sistemi mükemmeldir karşınıza daima sizin yararınıza olan insanları çıkaracaktır. Sevgimdesiniz.

V: Vaşak: Aileniz için her şeyi yaparsınız, gerekirse karşınızdakini çiğ çiğ yersiniz. Karşınızdaki neye uğradığını şaşırır. Korumacılığınıza şapka çıkarıyorum

Y: Yarasa: Yaratıcılık sizde, yazarlık sizde, şairlik sizde, ünlü olmak istiyorsanız yıldızlar sizi destekliyor.

Z: Zürafa: Zerafetiniz, güzelliğiniz göz kamaştırıyor. Ama siz dışınızı olduğunuz kadar içinizi de geliştirmişsiniz. Sizle sohbete doyum olmuyor.Bir gün kahve

Eğlence için tarafımca yaratılmıştır.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Sessizliğin sesini dinliyorum… İç huzuruma kavuşuyorum…

foto

 

Bazen loş ve boş bir odada yere bağdaş kurup oturuyorum… Televizyon yok, telefon yok, whats up yok… Sadece ben varım… Gözlerimi kapatıyorum ve sessizliği dinliyorum… Orada öyle ne kadar duruyorum bilmem… Ama her seferinde rahatlayıp, gevşemiş olarak çıkıyorum odadan…

Bazen kabul etmek istemediğim bir yönümle barışıyorum, bazen kızgın olduğum bir insanın da elinden gelenin en iyisini yaptığını kendime hatırlatıyorum…

Bazen çiçeklerin üstünde , bazen dere kenarında olduğumu hayal ediyorum… Size de böyle sessiz bir mekanda , ya da daha iyisi doğada vakit geçirmenizi öneririm… Hem kendinizi yeniliyorsunuz, hem de içinizdeki yaşama gücününün kuvvetini farkediyorsunuz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Not: Parka gidip saatlerce çimenlerde yatıp ağaçları seretmek, geçen bulutları seyredip hayallere dalamak da çok keyifli…