Arşivler

Haftada Bir Yaptığım Enerjimi Arttıran Ve Dengeleyen 20 Dakikalık Renk Meditasyonu…

chakra[1]

20 dakika kadar rahatsız edilmeyeceğiniz bir odaya gidin…

  1. Yumuşak bir müzik açın, mumunuzu ve tütsünüzü yakın
  2. Yatakta yatarken burnunuzdan nefes alın ve ağzınızdan verin. Burundan alırken dörde kadar sayın ve ağızdan verirken dörde kadar sayın. Bunu on kez tekrarlayın…
  3. Her nefes verişinizde vücudunuzun iyice gevşediğini hayal edin.
  4. Nefes alışınızda yukardan kırmız rengin aktığını hayal edin ve kök çakranızı bu kırmızı enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak kök çakranızı kırmızı enerjiyle doldurun.
  5. Nefes alışınızda yukardan turuncu rengin aktığını hayal edin ve sakral çakranızı bu turuncu enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak sakral çakranızı turuncu enerjiyle doldurun.
  6. Nefes alışınızda yukardan sarı  rengin aktığını hayal edin ve solap pleksus çakranızı bu sarı enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak solar pleksus çakranızı sarı enerjiyle doldurun.
  7. Nefes alışınızda yukardan yeşil rengin aktığını hayal edin ve kalp çakranızı bu yeşil enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak kalp çakranızı yeşil enerjiyle doldurun
  8. Nefes alışınızda yukardan yeşil rengin aktığını hayal edin ve kalp çakranızı bu yeşil enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak kalp çakranızı yeşil enerjiyle doldurun
  9. Nefes alışınızda yukardan mavi rengin aktığını hayal edin ve boğaz çakranızı bu mavi enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak boğaz çakranızı mavi enerjiyle doldurun
  10. Nefes alışınızda yukardan lacivert rengin aktığını hayal edin ve altıncı çakranızı bu lacivert enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak altıncı çakranızı lacivert enerjiyle doldurun
  11. Nefes alışınızda yukardan mor rengin aktığını hayal edin ve tepe çakranızı bu mor enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak tepe çakranızı mor enerjiyle doldurun
  12. Nefes alışınızda yukardan altın rengin aktığını hayal edin ve tüm bedeninizde bu altın renginini dolaştırın… Bu şekilde beş kez nefes alarak tüm vücudunuzu altın rengiyle doldurun ve -ben sağlıklıyım – ben neşeliyim -ben hayat doluyum -ben her şeyin üstesinden gelebilirim deyin ve hazır olduğunuzda yavaş yavaş kendinize gelin bir bardak su için ve yataktan kalkın…
  13. Sağlıcakla,
  14. Anette İnselberg

 

 

 

 

Hayatınızı Değiştirecek 20 Spiritüel Kitap

spirituel-meraki-olanlarin-okumasi-gereken-12-kitap_780x439[1]

Ruhumuzun derinliklerine dokunabilecek bir çok kitap var , fakat en iyilerini seçmeye çalıştım…

1. Ben O’yum-Sri Nisargadatta Maharaj

Ben O’yum, varoluşun gerçeğiyle ilgili tüm düşünce ve inançlarımızı derinden sarsarak, bizi bütünlük, birlik ve mükemmellik içeren sınırsız bir anlayışla karşı karşıya getiriyor.

2. Tibet’in Yaşam ve Ölüm Pınarı-Sogyal Rinpoche

Bize ögretmenlerin en yücesi olan ölüm’ün ışığında nasıl yaşamamız gerektiği konusunda ruhsal rehberlik yapan ve pratik bilgiler sunan Tibet Budizmi’nin paha biçilemez bilgeliğinin Batı için özlü yorumu olan bir başyapıt.

Bir başyapıta dönüşen bu eserinde ünlü meditasyon ustası, Tibet Budizm’i yorumcusu ve uluslararası bestseller yazarı Sogyal Rinpoche, Tibet’in kadim bilgeliği ile evrenin doğası ve ölüm ile ölüm süreci konularındaki modern araştırmaları biraraya getiriyor. Yazar, Tibet geleneklerinin özünden gelen ve dini inançlarımız ya da kültürel birikimlerimiz ne olursa olsun, yaşamlarımızı iyi yönde dönüştürecek, ölüme hazırlanmamızı ve ölmekte olanlara yardım etmemizi sağlayacak son derece güçlü uygulamalar ve bilgiler sunmaktadır.

3. Simyacı-Paulo Coelho

Yazgına nasıl egemen olacaksın, mutluluğunu nasıl kuracaksın?’ sorularına yanıt arayan bir hayat ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen romanın altı yılda, yedi milyondan fazla okur bulmasının gizi, kuşkusuz, onun bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. Simyacı’yı okumak, herkes daha uykudayken, güneşin doğuşunu seyretmek için şafak vakti uyanmaya benziyor.

4. The Secret-Rhonda Byrne

Binlerce yıldır çeşitli kaynaklarda yer alan bilgileri derleyip, sadeleştirerek ve örneklendirerek anlatan ve başarısını da bu sadeliğine borçlu “hayat değiştirebilecek” bir eser. İçinde “yeni” bir bilgi barındırmıyor, fakat mevcutları öyle güzel sunuyor ki bugüne kadar “aynı” bilgileri defalarca okuduğu halde hayatında uygulayamayanlar için bir nev’i eylem kitabı niteliğine bürünüyor.

5. Atlıkarıncada Bir Tur Daha-Tiziano Terzani

Spiritüel alemin en iyi kitabı, aslında çoğunun adını ilk defa duyacakları için biraz da sürpriz bir kitap. Yazarı “Bu kitap nasılsa ulaşması gerekenlere ulaşacaktır” diyerek kitabın reklamının yapılmasını reddetmiş ve gerçekten de fısıltı gazetesiyle kitap, hiç reklam çok satanlar listesinde 1 numaraya oturmuş. Ülkemizde nerdeyse hiç bilinmeyen “Atlıkarıncada Bir Tur Daha” muhteşem bir bilgelik kitabı, ama aynı zamanda doğu öğretilerinin ve tıbbının, kapitalizm ve küreselleşmenin elinde ne hale dönüştüğünü gösteren ve spiritüel konuları meslek edinmişlere gayet oturaklı eleştiriler de yönelten bir eser. Kitap, spiritüelliğin en zorlandığı alan olan ruhu akılla birleştirmek konusunu da başarıyla gerçekleştirmiş bir insanın öz-yaşam öyküsü.
6. Martı-Richard Bach

Richard Bach’ın birçok kitabı bu listede rahatlıkla yer alabilir. Fakat tabii ki içlerinden birini seçelim dersek, en önce “Martı” gelir.Bir martının karakterinde, insanın kendini keşfetmesinin de hikayesi.
7. Dokuz Kehanet-James Redfield

Dokuz Kehanet, hayatı tanımlayan 9 anahtar ile açılan, gizemli bilgilerden oluşuyor. Peru yağmur ormanlarında bulunan elyazmalarında ortaya çıkan bu bilgilerden yola çıkarak hayatımızda hala meydana gelen olaylarla nasıl bağlantı kurabileceğimiz anlatılıyor.
8. Şimdi’nin Gücü-Eckhart Tolle

Üstat Eckhart Tolle kısa sürede bir bestseller haline gelen bilgelik dolu bu eserinde bilincimizde ve yaşamımızda mucizevi bir değişim yaratabilecek evrensel bir öğreti sunuyor. Şimdi’nin Gücü yaşamımızın her anının bir mucize olduğunu fark etmemizi sağlıyor ve büyük bir yetkinlikle Şimdi’nin gücüne nasıl erişebileceğimizi açıklıyor.
9. Düşünce Gücüyle Tedavi-Louise Hay

Louise Hay düşündüğümüz herşeyin yaşadıklarımızın bir göstergesi olduğunu anlatıyor. Hatta yaşadığımız her hastalığın sebebi de bu düşüncelerimiz. Ve güzel olan taraf şu ki düşünceler değiştirilebilir.
10. M.S. 2150-Thea Alexander

1976 yılında yazılmış ama güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyecek bir başyapıt. Bir gece yatağa girdikten sonra gözlerini 2150 yılında açan bir adamın öyküsü, makro ve mikro-felsefelerin anlatımı ve özellikle de tamamen spiritüel yaşayan bir toplumun nasıl olabileceğini resmetmesi açısından harika bir eser.
11. Küçük Prens-Antoine De Saint Exupery

Bir çocuk kitabı sayılsada aslında muhteşem bir spiritüel kitaptır.
12. Yuvaya Yolculuk-Lee Carroll

Yuvaya Yolculuk’un öyküsü Kryon tarafından ilham edilmiş ve Lee Carroll tarafından yazılmıştır.Kitapta mutsuz bir adam olan Michael Thomas’ın öyküsü anlatılıyor. Ölümden döndükten sonra melekler ona ne istediğini soruyorlar o da tek istediğinin Yuvaya dönmek olduğunu söylüyor. Yuvaya dönebilmesi için Michael’in meleklerle, şeytanlarla ve bilge kişiliklerle bir Dizi sınava tabi tutulması gerekiyor.

13-Evrenden Torpilim var
Bir Türk yazarı. Aykut Oğut. Yazar, kitapta kendi yaşadıklarından yola çıkarak , gerçekten istenildiği takdirde başarılamayacak hiçbirşeyin olmadığının altını çiziyor. Kendisinin daha önce 150 kg olduğunu, hiç dil bilmeden Amerika’ya gittiğini daha sonra 70 kg’a düştüğünü, Amerika’da seslendirme işleri yapacak kadar ingilizcesini geliştirdiğini ve her eline attığı şeyin altın bir yumurtaya dönüştürdüğünü anlatan eğlenceli ve öğretici bir kitap.

14-Hayatınızın En Güzel Yılı
Yazarı Debbie Ford. Debbie Ford , sürekli olarak isteklerimizi ertelediğimizi ve üzerinden zaman geçtiğinde de hayatımızda hiçbirşeyin değişmediğini farkettiğimizi ama aslında herzaman istediğimiz hayatın elimizi uzatarak yakalayabileceğimiz mesafede olduğunu anlatıyor.

15 -Işığı Arayanların Karanlık Yanı
Aydınlanmaya giden yolun sadece Tanrısal olanı aramakla değil karanlık yanımızı kabul etmeyle de gerçekleştiğini anlatan yine çok etkileyici bir kitap. Herkesin içinde karanlık bir yan vardır. Bu karanlık yanımızı kabul etmedikçe ona uygun kişilikleri ve olayları sürekli olarak hayatımıza çekmeye devam ederiz. Bu kitabı okuduktan sonra yargıladığınız insanların özelliklerinin aslında içinizdeki karanlık yanınızı ortaya çıkaran aynalar olduğunu göreceksiniz.
16-Dinginliğin Gücü
Listedeki 2. Eckhart Tolle kitabı. Şimdi’nin Gücünü okuyun sonra da Dinginliğin Gücünü okuyarak öğrendiklerinizi pekiştirin. Özünde anlatılmak istenen şey aynı. Yani yine Şimdi’yi yaşabilmek ve dışarıda ne olursa olsun içimizde hep dingin kalabilmek.
17-Şimdinin Gücü Uygulama Kitabı
Yazarı Eckhart Tolle. Size özellikle uygulama kitabını tavsiye ediyorum çünkü bu kitabın bir de daha kalın olan normal versiyonu var. Bu kitapta çoğumuzun nasıl sürekli geleceği ve geçmişi düşünerek gerçekte sahip olduğumuz tek anı yani şimdiyi yadsıdığımız anlatılıyor. Muhteşem bir kitap. Siz de kitabı okurken aslında nasıl anınınızın içinde olmadığınızı daha iyi farkedecek ve o ana girmenin yollarını öğreneceksiniz. Bu kitap listede 1. sırada çünkü hayattaki sorunlarımızla başa çıkabilmememizin tek yolu Şimdiyi yaşamak ve onu olduğu gibi kabul edebilmek. Tam bir başucu kitabı.

18-Beyin

Büyük ilgi gören kitabı Incognito ile nörobilimi geniş kitlelerle buluşturan David Eagleman, bizi içimizdeki kozmosa doğru hızlı ve nefes kesici bir yolculuğa çıkarıyor: Gerçek nedir? “Sen” kimsin? Nasıl karar veriyorsun? Beynin neden başkalarına ihtiyaç duyuyor? Teknoloji “insan olmak”ın anlamını değiştirebilir mi?

Durak durak ilerleyen bu büyüleyici yolculuk ekstrem sporlar dünyasından ceza hukukuna, yüz ifademizden beyin ameliyatlarına, içgüdülerden ölümsüzlük arayışına kadar uzanıyor. Yol üstünde, muazzam karmaşıklık barındıran beyin hücreleri ve onları birbirine bağlayan trilyonlarca sinirin arasında görmeyi pek de beklemediğiniz bir şey beliriyor: kendiniz.

“Nörobilimin dahice yazılmış hali. Soluksuz okunuyor.”
-Guardian-
(Tanıtım Bülteninden)

19-Tibetin Gençlik Pınarı

Bu kitap, “Gençlik Pınarı”nın kadim sırlarını bulmak için uzak ve gizemli Himalaya dağlarına giden bir adamın gerçek öyküsüdür! Binlerce yıl yasak Tibet bölgelerinin derinliklerinde gizlenen kayıp manastır, büyük bir özenle korunan gençlik sırlarına sahiptir. Bu sır, uygulaması son derece kolay ama insanın yaşamını sonsuza dek değiştirme gücüne sahip olan beş kadim ayindir. Bu kitap, bu özel manastırda yaşayan Lamalar’dan öğrenilen olağanüstü sır hakkında yazılmış tek kaynaktır. Kitapta açıklanan beş ayin, herkesin kendini çok daha genç hissetmesini ve görünmesini aynı zamanda da daha büyük bir canlılık kazanmasını sağlayacak güce sahiptir. Bu beş ayini her gün uyguladığınızda, yalnızca bir aylık çalışma sonucunda etkilerini görmeye başlayacak, on haftalık çalışma sonucunda ise insanların daha genç ve sağlıklı göründüğünüz konusundaki iltifatlarını duyacaksınız.
Zamanı tersine döndürmeye hazır mısınız?

20- Tanrı ile Sohbet
İlk yayımlandığı andan itibaren dünyada büyük ilgi çeken ve Türkiye ile birlikte onlarca ülkede yayımlanan TANRI İLE SOHBET 1 kitabı ve devamında gelen serinin diğer kitapları milyonlarca insanın hayatını değiştirdi. Her ülkede yeni baskılar yapan kitap Türkiye’de de yeni baskılarına devam ediyor ve neredeyse ilk günkü gibi okurun ilgisini çekiyor. İlk kitabı alanın serini diğer kitaplarını da aldığı TANRI İLE SOHBET kitapları sadece yayıncılık dünyasında değil spiritüel dünyada, bireysel gelişim dünyasında da olağanüstü bir fenomen oldu.
Bir insanın Tanrı tarifini bilirseniz, o insanın potansiyelini de bilirsiniz. Kişinin özlemleri, içindeki potansiyel gücü ve hayal gücü onun Tanrı anlayışını oluşturur. Tanrı insanın ulaşmak istediği her şeydir. Tanrı insanın olmak istediği yüce Ben’liğidir. Yazar Neale Donald Walsh içindeki Ben’e Tanrı adını vermiş ve onunla konuşuyor. Herkes gibi, soruları sormayı bilen ve yanıtları işitmek için sabır gösteren herkes gibi… Çoğumuzun yapamadığını, yani kendisiyle baş başa kalmayı ve bu anlamda algıladıklarını yazmayı başardığı için yazdıklarını okumak ufkumuzu genişletiyor, potansiyelimizi sonuna kadar değerlendirmemizin yollarını açıyor.

sAĞLICAKLA,

aNETTE iNSELBERG

31 Ocak Kanlı Dolunayında Yapmanız Gereken Bir Çalışma

25552196_1484613188318325_2014277912242997574_n[1]

 

31 Ocak kanlı dolunayı kendimizi irdelemek, insanlarla olan ilişkilerimizi irdelemek ve kendimizi değiştirip dönüştürmek için harika fırsat veriyor…

Aşağıdaki çalışmayla kendinizi tekrar bir ve  bütün hissedecek insanlarla olan ilişkileriniz düzelecek…

Haydi buyrun çalışmaya:

Çevrenizde sizi sinir eden insanlar mı var?

Ben bu davranışa daha fazla dayanamayacağım gidiyorum mu demek istiyorsunuz?

O zaman size bir sürprizim var aslında sinir olduğunuz, tahammül edemediğiniz davranışın sahibi aslında sizsiniz…

Ve gözlerinizi kapatın ve kendinize üç kere şu soruyu sorun: Bu kişinin canımı sıkmasına sebep olan ve içimde görmem gereken  şey ne ?

Bu kişinin canımı sıkmasına sebep olan içimde görmem gereken şey ne?

Bu kişinin canımı sıkmasına sebep olan içimde görmem gereken şey ne?

Ve pattt cevap gelir… Ve şöyle olursunuz” hımm anladım”’

Ve o zaman kendinize üç kere  şunu söyleyin… Bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum bu kişiye de bunu gösterdiği için teşekkür ediyorum…

Bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum bu kişiye de bunu gösterdiği için teşekkür ediyorum..

Bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum bu kişiye de bunu gösterdiği için teşekkür ediyorum..

İŞTE  BU KADAR BASİT…ÖNEMLİ OLAN NİYET CANCANLAR… HEPİNİZİ KOCAMAN KOCAMAN ÖPÜYORM…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

İlişkiler de Hep İstiyoruz, Hep İstiyoruz… Ne Verebileceğimizi Hiç Düşünmüyoruz…

26230919_1505110822935228_8925436315252971581_n[1]

 

 

Datça’daki çiftlikte yaşadığım günler de, doğayla iç içe geçtiğim o günler de Berrin diye İstanbul’dan bir kız gelmişti. Eğitimimiz, kafa yapımız, alışkanlıklarımız birbirine çok benziyordu. Kısa zamanda da çok iyi arkadaş olduk. Sonra ona bir iş teklifi geldi. O da anlatmaya başladı: maaşı şu kadar, yol parası bu kadar, izin süresi şöyle, yurt dışına gönderme olanakları böyle, bu iş hayatımın işi diye anlattı da anlattı. Hiç unutmam Çiftliğin sahibi Ali ona şöyle bir soru sordu. Tamam alacakların çok güzel, ama sen onlara bunların karşılığında ne vereceksin. Buna hazır mısın?
O zamanlar bu sözler aklımın bir köşesinde kalmıştı ama ne demek istediğini çok da anlamamıştım…
Yıllar sonra bu sözlerin ne anlama geldiğini anca anlayabiliyorum. Facebook’ta, twitter’da kadın olsun erkek olsun milletin cümleleri hep şöyle. Zengin adam/kadın istiyorum, beni gezdirsin istiyorum, yakışıklı/güzel olsun istiyorum, bana iyi baksın istiyorum, neşeli olsun istiyorum, sadık olsun istiyorum, işi olsun, arabası olsun, evi olsun, yazlığı olsun, şusu olsun busu olsun istiyorum. E dur bi dakka kardeşim… Sen bulunmaz hint kumaşı mısın? Yani bu kadar çok şey istediğine göre kesin öylesin de ben tekrar bir sorayım dedim…
Kafan da sadece almak, almak ve almak var. Kafanda sadece bu ilişkiden neler elde edebilirim hesabı var. Yani ticari ilişkiler de bile sözleşmeler bir tarafın alacağına göre yapılmaz. İki tarafın da bu işten yarar sağlaması gerekir ki o sözleşme yapılsın.
Üstelik bizim bahsettiğimiz ticari ilişki değil, duygusal ilişki… Duyguları zaten bir tarafa bırakmışız, bir de üstüne üstelik yüzde yüz bizim çıkarımıza bir ilişki arıyoruz. Karşı tarafta enayiydi… Ya da biz o kadar vazgeçilmeziz ki, karşı taraf bize o kadar mecbur ki, gözü kapalı her şeye evet demiş. İnanın bu durumda bile sıkıldım der gideriz biz. İnsanoğlu valla kafayı yedi. Yediklerimizden mi içtiklerimizden mi bilemiyorum ama ben artık toptan kafayı yediğimizi düşünüyorum…
Yani karşı taraftan bir şey isterken en azından, ona yakın bir şeyin sende de olması gerekmez mi?
Sen kendine bir çeki düzen versen, kendine baksan, bir erkeği/kadını ne mutlu eder diye araştırsan, sonra kendindeki eksiklikleri fark edip, bunların üzerinde çalışsan iyi olmaz mı?
Ya güzel kardeşim sen de biraz kendini geliştirsen, kurslara gitsen, vermenin ne güzel bir şey olduğunu keşfetsen iyi olmaz mı?
İlişkiye biraz emek versen iyi olmaz mı? Bence süper olur… O zaman o ilişki gözünüz de belki bir anlam kazanır da en ufak sıkıntıda gitmek yerine kalmayı düşünürsünüz…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Ocak 2015

Müthiş Bir Test…Seçtiğiniz Meyveye Göre Hangi Çakranız Da Sorun Var Anlayın,

 

Şimdi size yedi tane sebze/meyve yada çay çeşidi yazacağım. Onlardan birini seçin. Ona göre hangi çakranızda tıkanıklık olduğunu anlayacağız.
Kiraz
Mandalina
Kavun
Ispanak
Adaçayı
Nane
Yaban mersini
Seçtiğiniz meyveye göre aşağıdaki tabloya bakın ve hangi çakranız da sorun var anlayın, sonra alttaki yazıyı okuyun ve sorununuzu anlayın…
1. Çakra: Kök Çakra: Kırmızı / Domates, çilek, karpuz, kiraz,
2.Çakra: Turuncu /Havuç, somon balığı, yengeç, portakal, mandalina, turunç
3.Çakra: Karın Çakrası: Altın Sarısı/ Karmaşık karbonhidratlar , tahıllar, kavun
4.Çakra: Kalp Çakrası: Yeşil – Pembe/ Yeşil sebzeler ve yeşil yapraklı bitkiler,ıspanak
5. Çakra: Boğaz Çakrası: Mavi/ Meyveler, adaçayı
6. Çakra: Alın Çakrası: Çivit Mavi/ Nane, yasemin aromalı yiyecekler
7. Çakra: Taç Çakra: Menekşe Moru- Viyolet/ Meyvesuları , yaban mersini
Çakraların nasıl açılacağı konusu belki de spritüal alemin en popüler konularından biridir. Ben, çakraların açılabilmesi için kişinin yaşamına çeki düzen vermesi gerektiğine inananlardanım. Mesela, bir takım korkularınız varsa kalp çakranızdaki enerji akışı dengede olmayabilir. Hatta korkular gittikçe çeşitlenip arttığında, sadece kalp çakrası değil diğer çakraların da dengesi bozulabilir. İsterseniz çakraların üzerinden tek tek geçerek ne demek istediğimi açıklayabilirim.
Kişi bir şeyleri kabul etmekte zorlanıyor, sürekli bir gücenme halini deneyimliyor ve çevresindekilere karşı sert davranışlarda bulunuyorsa kök çakradaki enerji akışı dengede olmayabilir. Kişi, insanları yargılamaya, eleştirmeye devam ettiği sürece kök çakranın açılması zaman alacaktır.
İkinci çakra yani cinsel çakranın temsil ettiği konular arzu, ihtiras, kutupsallık, hareket, alma/verme dengesi, değişim ve yaratıcılıktır. Bu çakradaki enerji akışının dengesiz olması, öfkeyi de beraberinde getirecektir. İkinci çakradaki enerji akışının dengelenmesi ile kişi kendisini en çok nelerin mutlu edeceğini bilmeye başlar, suçlama hali yok olur, sevgiyi daha çok vermeye başlar.
Üçüncü çakranın temsil ettiği konu kararlılıktır. Buradaki enerji akışında dengesizlik, kişinin yaşamında öfke, açgözlülük, hırs temasını kuvvetlendirebilir.
Dördüncü çakra; kalp çakrası, burası herkesin bildiği gibi şefkat, sevgi ile ilgilidir. Bu çakrada dengesizlik olduğunda, kaybetme korkusu, aşırı korumacılık, bağımlılıklar, başkalarının ihtiyaçlarının daha önemli olması gibi temalar da söz konusu olabilir. Kalp çakradaki enerji dengelendiğinde şükran duyma, takdir etme temaları var olmaya başlayacaktır.
Beşinci boğaz çakrası, dürüstlük, iletişim ve ifade ile ilişkilidir. Buradaki enerji akışı dengesizleştiğinde, kişi ilişkiye girmekten ve öne çıkmaktan kaçınacaktır. Yaşamında beğenilmeme korkusu, rekabet ve gurur hakim olacaktır. Bu çakra, aynı zamanda kişinin harekete geçmesine engel olan başarısızlık korkusu ile de ilgilidir. Arzu ve istekleriniz gerçekleşmeye, ilişkileriniz düzelmeye başlandığında beşinci çakra açılıyor demektir.
Altıncı çakra, kendi kendinin farkında olma, mutluluk, neşe ve zihin gücü ile ilgilidir. Bu çakradaki enerji dengesizliği zihinsel karmaşa, bunalıma sebep olabilir. Kişinin yaratıcı fikirleri engellenir. Kişi yaratıcı fikirlerini ortaya dökse de bunları uygulamaya koyamaz. Suçu dış dünyaya yükleme halinde olabilir.
Yedinci çakra, zihin ve bedenle bağlantılıdır. Bu çakradaki enerji akışında dengesizlik acı ve üzüntüye sebep olabilir. İyi haber! Yedinci çakradaki enerji akışı dengelendiğinde diğer altı çakradaki enerji akışı da dengelenecektir.
Anette İnselberg

Bu fotoğraftaki yüz, sizce yan mı düz mü?

26112414_1567167083401002_3248571697216792509_n[1]

Bu fotoğraftaki yüz size düz bakıyorsa: Sizin son derece dürüst, içi dışı bir, savaşçı, mücadeleci bir yapınız var. Sorumluluğunuzu aldığınız işi sonuna kadar götürürsünüz. Son derece güvenilirsiniz. Girişkensiniz. Sizin arkadaşınız olan insanlar son derece şanslı. Size tavsiyem; Bu sene hayatınıza kıymetinizi bilen insanları alın…

Bu fotoğraftaki yüz size yan bakıyorsa: İnsanları kırmamak, üzmemek için o kadar emek veriyorsunuz ki, kendinizi kırdığınızı unutuyorsunuz. Her şeyi içine atan, çekingen, kırılgan bir yapınız var. Sevecen ve şefkatlisiniz. Tüm canlılara karşı duyarlı ve hassassınız.  Çok iyi kalplisiniz. Size tavsiyem: Bu sene kendinizi daha çok ifade etmeye başlayın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

2018 ‘in ilk dolunayında negatif enerjilerden korunma ve temizleme yöntemleri nelerdir?

11902528_10206310414351425_3934249635696022526_n11[1]

 

Çevremizde sürekli bizi eleştiren yargılayan kişiler varsa, sürekli endişeli gözle hayatı kendine zehir edenler varsa mutlaka enerjinizi korumalısınız…
Negatif enerjilerden korunma yöntemleri:
-Mümkünse çıplak ayakla toprağa basın
-Sirkeli suyla veya vücudunuza tuz sürerek duş alın
-Tuzlu suyla hazırlayacağınız bir suya ayaklarınızı koyup 10 dakika bekleyin
-Evde salona, yatak odasının görünmez bir köşesine tuzlu su koyup iki üç günde bir değiştirin
-Negatif Enerjiden Korunma Meditasyonu Yapın: Sessiz bir yere geçin ve gözlerinizi kapatarak uzanın. Burnunuzdan nefes alıp ağzınızdan bir kaç kere verin. Arkasından gökyüzünden altın rengi bir ışığın önce kafanızdan başlayarak tüm vücudunuza yayıldığını ve ayaklarınızdan çıkarak toprak anaya tüm sıkıntılarınızı ve negaif duygularınızı akıttığınız imgeleyin. Hazır olduğunuzda altın ışığın akmasını durdurun, burnunuzdan bir kaç kez nefes alıp verin ve yavaşça gözlerini açın.
-Koruma Balonu Yapın: Çevrenizde negatif insanlar olduğunda, kendinizi kocaman bir koruma balonu içine aldığınızı ve gökyüzünden gelen yeşil ışıkla içine sevgi ve koruma enerjisi aktığını imgeleyin. Ve üç kez ben sevgiyle korunuyorum deyin…Ve kişi yanınızdan ayrılana kadar koruma balonunun içinde kalın.
Evden çıkmadan da bu koruma balonunu imgeleyip akşam eve gelinceye kadar da için de kaldığınız imgeleyebilirsiniz….
-Eviniz de adaçayı tütsüsü yapın. Aşağıdaki linkte nasıl yapacağınız detaylarını bulabilirisiniz.

-Salonunuz da durması için ametist taşı alabilirsiniz.
-Kolye, küpe, yüzük şeklinde ametist taşı takabilirsiniz…
Rahatsız olduğunuz bir ortamda sağ elinizle göbek deliğiniz üzerindeki bölgeyi yani solar pleksus bölgesini kapayın
-Salonunuzda ”negatif enerjilerden korunmayı seçtim” diyerek kırmızı mumu, ”Negatif enerjilerin temizlenmesini seçtim” yeşil mumu ve ”evime huzurun ve bereketin gelmesini seçtim” diyerek mavi mumu yakabilirsiniz. Bu üçleme ve mumların aynı anda söylenip yakılması gerekiyor…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Not: Ametist taşlarının nasıl temizlenmesi gerektiğini başka bir yazımda detaylı anlatacağım…

İçimizdeki Zehirli Mantarları Artık Yemeyelim…

1
Bu nasıl başlık demeyin metafor yaptık herhalde. Buradaki zehirli mantarlardan kastım içimizde biriktirdiğimiz kin, nefret, öfke, kıskançlık, pişmanlık gibi negatif duygular ve bu duyguların sağlığımıza verdiği zararlar. Bu tip duyguları senelerce içimizde biriktiriyoruz, biriktiriyoruz, biriktiriyoruz ve gün geliyor nur topu gibi bir sağlık problemiyle karşı karşıya kalıyoruz. O zaman da “ayıkla pirincin taşını” durumu ortaya çıkıyor.
İşin komik tarafı bu tip duyguları bizde yaratan insanlar kendi dünyalarında mutlu mesut yaşarlarken ve bizde yarattıkları bu duyguların hiç farkında değillerken ya da aldırmıyorlarken, biz “keskin sirke küpüne zarar” lafındaki gibi yerimizde köpürüp köpürüp duruyoruz. Üstelik bu duyguları yaratan insanları da zihnimizin başköşesine oturtuyoruz. Nereye gitsek onları da götürüyoruz, ne seyretsek ne okusak mutlaka bir ilişki kuruyoruz. Arkasından gelsin uykusuz geceler, sebepsiz ağlamalar, hırs içinde “facebook” sayfalarını incelemeler…
Bize yazık değil mi arkadaşlar? Bizimki de can değil mi? En iyisi affediverin gitsin gari… Sonra ohh bugüne gelin rahatınızla, huzurunuzla yaşayın gidin. İnsanlara konuştuğumda herkesin aslında bir affetme çabası içinde olduğunu, “tamam affedeyim de nasıl yapayım” dediğini çok duydum. İşte zurnanın deliğinin zırtladığı yerlerden biri de burası zaten.
Nasıl affedeceğiz? Bunun için bir kaç örnek versem de kötü haber maalesef herkesin kendi yöntemini bulmak zorunda olduğu. Bağ koparma çalışmaları, meditasyon, chi kong, tai chi çalışmaları, bio enerji seansları sayabileceğim yöntemlerden bazıları. Bağ koparma çalışmasına kısa bir örnek vermeye çalışayım: Ilık bir duş alıp rahatlayın sessiz sakin bir köşeye geçin ve kendi kendinize şu sözleri tekrarlayın “herkes kendi tekamülü sırasında elinden geleni yaptı ve her şey olması gerektiği gibi oldu, onu bana öğrettikleri için teşekkür ediyor ve sevgiyle uğurluyorum”. Aslında karşınızdakini bağışlayıp serbest bıraktığınızda esas kendi ruhunuzu özgürleştirdiğinizi, sağlığınızı geri kazandığınızı unutmayın.
Tabi yapılması gereken bir çalışma daha var o da kendinizi affetme çalışması. Çünkü bütün yaptığınız ya da yapmadığınız, söylediğiniz ya da söylemediğiniz şeyler için mutlaka kendinize kızgınlığınız da içinizde giderek büyümüştür. Tabi bu da ruhunuzu bir yangın yerine çevirmiştir. Affedin gidin gari kendinizi. Sonuçta bu dünyaya hepimiz öğrenmeye gelmedik mi? Hata yapmaya gelmedik mi? A keşki tüm bunları yaşamasaydık, keşki ruhumuzu yangın yerine çevirecek deneyimlerden geçirmeseydik diyoruz değil mi? Ya her şey olması gerektiği gibi olmuşsa. Ya bütün bunları deneyimlememiz gerekiyorduysa ne olacak. Artık ah vah etme zamanı değil, öğrenip, ders alıp yola devam etme zamanı.
Ne olur artık kendimizi sevelim, affedelim, çevremize ışığımızı yayalım, el ele tutuşup önce yakın çevremizi, sonra halka halka büyüyerek dünyayı daha iyi bir yere getirmeye çalışalım. Ama nasıl merdivenler teker teker çıkılırsa, biz de önce kendimizden ve içimizdeki duyguları temizlemekle başlamalıyız. Yoksa ne kendimize ne de çevremize bir faydamız olur.
Eee o zaman neymiş bugün önce kendimizi sonra herkesi affediyoruz ve uzun zamandır olmadığımız kadar rahat ve huzurlu bir şekilde arkamıza yaslanıp yemeğimizi afiyetle yiyoruz. Bunu yaptıktan sonra hala kendimize ve başkalarına kızmaya devam mı ediyoruz, ne olur vazgeçin, inanın kimseye bir faydası yok özellikle de size. Gidin reiki seanslarına, gidin Hindistana, gidin yogaya, gidin bio enerji seanslarına, konuşun, dertleşin, enerjinizi dengeletin, bilmiyorum belki aklınıza başka bir şey gelmiştir, gidin onu yapın. Ne yaparsanız yapın ama lütfen bu yolda çalışın. Haaa geçmişi de temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp aklınıza getirmeyin, eski yemek nasıl mideyi bozarsa, kötü anılarda ruhu bozar unutmayın.
Önce kendiniz, sonra çevreniz sonra da dünya için yapın bunu. Hadi ne duruyorsunuz. Doğru çalışmaya…
Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Bu hayatta ne öğrendin diye soranlara şunları söylemek isterim;

IMG_4391
Her zaman kalbimin sesini dinlemem gerektiğini öğrendim…
Özgür iradeye saygı duymak gerektiğini öğrendim…
Yumuşaklığın dayanıklılığını, yanıma almayı öğrendim…
Dostluğun; bizlere bahsedilmiş en kıymetli armağan olduğunu öğrendim…
”Bu da gelir bu da geçer” demeyi öğrendim…
Yaşam boyu öğrenci olmanın önemini öğrendim…
İnsanın bu hayatta bir duruşu olması gerektiğini öğrendim…
Seçimlerimin sonuçlarına razı gelmeyi öğrendim…
Kimseyle yüzgöz olmamak gerektiğini öğrendim…
Kızgınken susup oturmak gerektiğin öğrendim…
Boşa konuşmayı değil, yapmanın esas olduğunu öğrendim…
Hatır, gönül için hiç bir şey yapmamayı öğrendim…
Sağlıklı olmanın nimetini, Şükür kelimesinin sihrini öğrendim…
Önce ”Allah” sonra ”Ben” demesini öğrendim…
Hayatımın merkezini kendim yapmayı öğrendim…
Ömer Hayyam’dan ” Ben varsam bu dünya var, ben yok o da yok” demesini öğrendim…
İşte bu kadar basit :))..
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Mutlaka Anahtarını Seç Ve 2018’de Hangi Kapıyı Açacağını Öğren…

rBVaEFcOO1GAZPmLAAEK5ix4aqg390[1]

Yeşil Anahtarı Seçtiysen: 2018 sana muhteşem bir aşk hayatı sunacak. Bulutların üstünde yürüyeceksin, hayat arkadaşın seni el üstünde tutacak… 2018 de MUTLULUĞUN TADINI ÇIKAR…

Beyaz Anahtarı Seçtiysen: 2018 sana muhteşem bir gezme yılı sunacak. Görmediğin, gezmediğin yer kalmayacak. Yeni insanlarla tanışacak, doyurucu sohbetler yapacaksın. 2018 ‘de ÖZGÜRLÜĞÜN TADINI ÇIKAR…

Mor Anahtarı Seçtiysen: 2018 sana kariyer alanında muhteşem fırsatlar sunacak. İş hayatında yükseleceksin, sevileceksin, değer göreceksin. Tanınan bir insan olacaksın… 2018 ‘de ÜNLÜ OLMANIN TADINI ÇIKAR…

Pembe Anahtarı Seçtiysen: 2018 sana şans sunacak. Çaldığın tüm kapılar ardına kadar açılacak, ne istersen ona kavuşacaksın… 2018’de BOLLUK VE BEREKETİN TADINI ÇIKAR…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

 

Bugün (22 aralık günü- güneş bayramıdır) nar yerseniz, yıl boyu sağlıklı olursunuz…Eve bolluk bereket, ışık gelir…

NAR[1]

Bugün (22 aralık günü- güneş bayramıdır) nar yerseniz, yıl boyu sağlıklı olursunuz. Bugün nar kırarsanız (kapınızın önünde poşete sarıp kırın) yıl boyunca nar gibi bereketiniz olur…
Bugün nar evinize girerse, yıl boyunca tam da bugünkü gibi, eve aydınlık girmeye başlar, aydınlık büyür büyür ve tüm hayatınız ışıldamaya başlar…
Bugün Aralık’ın 22. günü .. Bugün gündüz uzamaya başlıyor, gece kısalıyor, bugün bizim de karanlığımızın azaldığı artık ışığımızın arttığı bir gün. Umutlarımızın, dileklerimizin yeşerdiği ve olmaya başladığı gün…

Yemek sofranızdaki bir tabağa iki üç adet nar koyarsanız sofranızın bereketi  bütün sene artarak  devam eder…
Bugün, size nar alan, ayıklayan, bu bilgiyi paylaşan kişi var olsun. Ömrü sağlıkla uzasın…Siz de onun varlığına şükredin ve kendi varlığınıza da şükredin…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Aşağıdaki Üç Şekilden Birini Seç… Kendin Hakkında Gerçekleri Keşfet…

dgdf[1]

Yukardaki şekilde erkeği seçtiysen: Sen farketmeden eril kimliğini çok ön plana çıkarmışsın. Süslenmeyi, giyinmeyi, makyaj yapmayı rafa kaldırıp geçim derdine düşmüş evin tüm sorumluluğunu yüklenmişsin. Eril tarafını dengelemenin zamanı geldi… Biraz işve, biraz cilve, biraz kadın olmanın farkına varma zamanı geldi artık…Hadi koş yeni ciciler almaya, kadınlığına onurlandırmaya…

Yukardaki şekilde kadını seçtiysen: 

Bazen kendini otomotik pilota bağlanmış gibi hissediyorsun. Her kesin istediğini yapan, söyleyen, evi çekip çeviren, toplayan, temizleyen, yemek yapan birine dönüşmüşsün. Halbuki bu hayat sana da sunulmuş bir hediye. Kendine vakit ayırmanın, yaratıcılığını keşfetmenin, bir hobi kursuna yazılmanın tam zamanı… Böylece yaşam enerjinin tekrar yükseleceğini farkedeceksin…

Yukardaki şekilde kafatasını seçtiysen: Biraz karamsar mı olduk… Her şeyin olumsuz tarafına mı bakar olduk. Bi uyuma hali, bi yalnız kalma ihtiyacı, bi aldırmazlık mı var üstümüzde… Hemen aynaya bakıp olumlama yapmaya başlıyoruz. Kendimi seviyorum, ve bu hayatta da beni seviyor diyoruz 21 gün boyunca… Telefonu elimize alıyor sevdiğimiz arkadaşlarla hemen bir organizasyon yapıyoruz. Hadi hadi hadi…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Soğukalgınlığı İçin Sürekli Kullandığım Mucizevi Yöntem… Şifa Olsun…

487

Boğazınızda yanma veya ağrı varsa, hasta olacağınızı hissediyorsanız, hafif hafif öksürmeye başladıysanız size benim kullandığım bir tarifi vermek isterim:

Bir bardak sıcak suya;

2 yemek kaşığı bal

1 yemek kaşığı elma sirkesi

Yarım çubuk tarçın

Yarım limon suyu

2 adet karanfil

Bir çay kaşığı karabiber ekleyin ve bunu içtikten  sonra kendinizi daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz.

Günde iki ya da üç tane içebilirsiniz.

Not: Zercefili de eklemeyi düşünüyorum daha denemedim. Deneyen olursa yazsın lütfen…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Hangi Psişik Yeteneğe Sahipsin

drprc9027[1]

Yukardaki kelebeklerden birini seç ve sonra yorumu oku…

KIRMIZI KELEBEĞİ SEÇTİYSEN SENİN  RÜYALARLA GELECEĞİ GÖRME YETENEĞİN VAR.

Haberci rüyalar görme yeteneğine sahipsin. Bazen bundan korktuğun ya da ne yapacağını bilemediğin oluyor. Gördüğün rüya seni hazırlamak için var. Kötü rüya gördüysen sadaka ver, bol dua oku belki olayı daha hafif atlatırsın…

MAVİ KELEBEĞİ SEÇTİYSEN SEN DOĞAL ŞİFACISIN

Bu dünyaya hizmet için gelmiş kişilerdensin. İnsanlara şifa dağıtmak seni de çok mutlu edecek. Bu yeteneğinin peşinden gidersen bir çok insana ışık olacaksın. Aman kendini korumayı ihmal etme

SARI KELEBEĞİ SEÇTİYSEN TELAPİTİK ANLAŞMA YETENEĞİN VAR

Tam düşünüyordum aradı, tam istediğim hediyeyi aldı, onu görmek istiyordum kahveye davet etti diyorsan telepat olduğunun farkına var. Konuşmadan düşüncelerini duyurabiliyorsun hep güzel şeyler düşün ki, insanlar etrafını sarsınlar. Sana doğru çekilsinler…

Sağlıcakla

Anette İnselberg

Ne Gördüğünü Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim…

bilim-insani-1[1]

Kemer Görenler: Sakin, dingin bir hayatı tercih ediyorsunuz. Evcimensiniz. Evinize misafir gelsin, onları en iyi şekilde ağırlayayım kafasındasınız. Yakın çevrenize hizmet etmeye bayılıyorsunuz…

Size tavsiyem: Kendinize biraz daha fazla zaman ayırın. Takı tasarımı, tahta boyama kursları tam size göre.

Gemi Görenler: Maceracı ve açık fikirlisin. Yeniliklere bayılırsın. Gezmek, tozmak, yeni insanlarla tanışmak, yeni yerler görmek, değişik yemekler tatmak tam sana göre…

Size tavsiyem: Kendinizi sevmeye vakit ayırın. Yoga, meditasyon kurslarına katılın…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

BU TEST TARAFIMCA EĞLENCE AMAÇLI HAZIRLANMIŞTIR. KAYNAK GÖSTEREREK KULLANILABİİLİR…