Arşivler

17- 19 Mayıs Arası Yılın En Şanslı Günleri…Ay Venüs Betelgeuse Kavuşumu 🙏

107.-Hoe-je-geluk-kan-hebben[1]

 

AY VENÜS BETELGEUSE kavuşumu olan bu iki gün gökyüzündeki enerji çok yüksek aynı zamanda şans ve fırsatlar yağmakta…

Bu yağan şanstan yararlanmak için yapabileceğimiz bazı ritüeller var. Yapması bizden takdir Allah’tan…

Gökyüzünden Şans Yağan Bu İki Günde  Neler Yapmalıyız?

Yardıma muhtaç öksüzlere, boşanmış kadınlara, evsizlere yardım etmek

Yemek dağıtmak

Borçlarınıza bir miktar ödeme yapmak (Kolaylıkla bitmesine yardımcı olur)

Ağzınızdan çıkan sözlere dikkat etmek ( enerji çok yüksek olduğundan anında gerçekleşir)

Dileklerinizi  bir ağaç kabuğuna yazıp toprağa gömmek.

Çiçek ekmek, ağaç ekmek ama özellikle buğday (evdeki saksıya da olur) ekmek…

Kuşları buğdayla beslemek

Sizden başka en az üç kişi için dua etmek

Hazreti Fatma Ananın Elini Ustunuz de Taşımak Ve Hediye Etmek

Başlatmak İstediğiniz Proje, Aşk, İş, Seminer , Yolculuk varsa harekete geçmek

İyiliklerin yağdığı bu güzel günde hepimizin dualarının kabul olmasını dilerim…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

 

Yeni Ayda Elementinize Göre Yapabileceğimiz Ritüeller… Güzellikler Bizimle Olsun

 

IMG_9013

Su grubu burçları; Yengeç, Akrep ve Balık’tır. Özellikleri; çok duygusal ve sezgileri kuvvetlidir. Ağlayıp rahatlama özellikleri vardır, bazıları doğuştan şifacı olabilir…

Ateş burçları, Koç, Aslan ve Yay’dır. Özellikleri; Sabırsız, gezgin, lider, düştüğünde yerden kalkmasını bilen insanlardır…

Toprak burçları Boğa, Başak ve Oğlak’tır. Özellikleri; mantıklı, anaç, doğayı seven, ve dayanıklı kişilerdir…

Hava burçları; İkizler, Terazi ve Kova’dır. Özellikleri; kafasına göre yaşayan, zeki ,entelektüel, hümanist yaratılışları vardır…

Aşağıdaki ritüelleri burcunuz ve yükselen burcunuza göre yapabileceğiniz gibi ihtiyacınız olan ritüeli de yapabilirsiniz. Sonuçta bu dört element hepimizin içinde bulunuyor…

Ritüeller:
1)Su ile Çalışma: Ellerinizi dirsekten itibaren soğuk suya tutun ve iyice yıkayın, kullandığınız uğur yüzükleri varsa onları da akan suda iyice yıkayın… Ve birisine söylemek istediğiniz bir şey varsa ve içinizde kaldıysa, pişmanlık duyuyorsanız akan suya tüm dertlerinizi anlatın, anlatın, anlatın… Arkasından ellreinizi dirsekten itibaren tekrar yıkayın ve uğur getiren takılarınızdan bir tanesini şans getirmesini dileyerek takın…
2)Ateşle Çalışma: Evinizdeki bir kapta adaçayı yakabilirsiniz ve bunu yaparken üstünüzden bütün ağırlıkların bütün olumsuzların gittiğini düşünebilirsiniz… Ayrıca karanfil ve tuz yakarak aynı çalışmayı tekrarlayabilirsiniz…

Yere kırmızı bir mum koyun ve gece 21.00-21.30 arası üstünden üç kere atlayarak geçin. Ve üzerimdeki tüm nazarlar ateşte yandı, bitti, kül oldu deyin…

3)Toprak ile çalışma: Parka gidin bir ağaca yaslanıp 10 dakika sessiz kalın ve cevreyi dinleyin. Arkasından elinize bir kağıt kalem alın ve dileklerinizi yazmaya başlayın. Yazmanız bitince ağaca yaslanıp bi 10 dakika daha oturun Ve gökyüzünden dilek kağıdınıza yeşil ışık yağdığını hayal edin. Ve elinizdeki dilekleri toprağa ekin ve ekerken dileklerim çoktan oldu, çoktan oldu, çoktan oldu deyin…

Ve eve dönüş yolunda karşınıza kuş tüyü çıkarsa bunun dileklerinizin olacağına dair işaret olarak algılayın…
4)Hava ile çalışma: Burnunuzdan nefes alın ve ağzınızdan nefes verin ve bunu üç kez tekrarlayın. Arkasından 3 kez derin nefes alın ve her nefes alışınızda  içinize, şans, bolluk, bereket, huzur, neşe, iyi haberlerin geldiğini hayal edin.

Arkasından sokağa çıkıp yarım saat yürüyüş yapın enerjinizin arttığını göreceksiniz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

Hangi Yoldan Gitmeli? Aşkta Ne Yapmalı?Kararsız Kaldığımda Uyguladığım Çok Etkili Bir Çalışma…

1.esas[1]

 

Hayatta bazen yol ayrımlarına geliriz ve ne yapmamız gerektiğini bilemeyiz?
Bu çalışmayla sorduğumuz tüm sorulara cevap bulabiliriz…
Başka şehre taşınmalı mı, o işe girmeli mi, bu seminere gitmeli mi gibi…
İlişkiye devam etmek hayırlı mı, bana geri dönecek mi, geri dönmeli miyim gibi…
Böyle durumlarda kullandığım ve çok işime yarayan basit bir çalışmayı sizinle paylaşmak istiyorum
1) Ayağa kalkın ayaklarınızı birleştirin ve burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin
2)Gökyüzünden yeşil bir ışığın kalbinize aktığını hayal edin
3)Sorunuza iyice konsantre olun ve vücudunuzu gevşek bırakın
4)Sorunuzu sesli bir şekilde sorun (İlişkiye devam etmem benim için iyi mi gibi?)
5)Soruyu sorduktan sonra vücudunuzun öne doğru gitmeye çalışıyorsa cevap olumludur
6)Soruyu sorduktan sonra vücudunuz geriye doğru gitmeye çalışıyorsa sorunuzun cevabı olumsuzdur
7)Gökyüzünden gelen yeşil ışığın kesildiğini hayal edin
8) Burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin ve çalışmayı bitirin…
9)Yeni soru sormak için en az bir saat bekleyin…
Benim çok faydasını gördüğüm bu çalışmanın size de fayda getirmesini ve güzel cevaplar almanızı dilerim…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Hangi Yoldan Gitmeli? Aşkta Ne Yapmalı?Kararsız Kaldığımda Uyguladığım Çok Etkili Bir Çalışma…

imagesZKV23PA7

Hayatta bazen yol ayrımlarına geliriz ve ne yapmamız gerektiğini bilemeyiz?

Bu çalışmayla sorduğumuz tüm sorulara cevap bulabiliriz…

Başka şehre taşınmalı mı, o işe girmeli mi, bu seminere gitmeli mi gibi…

İlişkiye devam etmek hayırlı mı, bana geri dönecek mi, geri dönmeli miyim gibi…

Böyle durumlarda kullandığım ve çok işime yarayan basit bir çalışmayı sizinle paylaşmak istiyorum

1) Ayağa kalkın ayaklarınızı birleştirin ve burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin

2)Gökyüzünden yeşil bir ışığın kalbinize aktığını hayal edin

3)Sorunuza iyice konsantre olun ve vücudunuzu gevşek bırakın

4)Sorunuzu sesli bir şekilde sorun (İlişkiye devam etmem benim için iyi mi gibi?)

5)Soruyu sorduktan sonra vücudunuzun öne doğru gitmeye çalışıyorsa cevap olumludur

6)Soruyu sorduktan sonra vücudunuz geriye doğru gitmeye çalışıyorsa sorunuzun cevabı olumsuzdur

7)Gökyüzünden gelen yeşil ışığın kesildiğini hayal edin

8) Burnunuzdan üç kez nefes alıp ağzınızdan verin ve çalışmayı bitirin…

9)Yeni soru sormak için en az bir saat bekleyin…

Benim çok faydasını gördüğüm bu çalışmanın size de fayda getirmesini ve güzel cevaplar almanızı dilerim…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Annenize Filiz Kılıçarslan’dan (0532 295 96 20) Bireysel Seans Hediye Etmek İster Misiniz?

18698074_10154347938486567_2081606988328169896_n[1]

Malum anneler günü geliyor, hepimiz annemize ne hediye alsak telaşındayız? Bu sene farklı bir şey yapmaya var mısınız?

Anneniz 1.30 saat keyfine baksın yenilensin, yaşam gücü artsın, birikmiş duygu yükünden kurtulsun ister misiniz?

Gençleşsin, güzelleşsin, kendine güveni artsın ister misiniz?

O zaman ne duruyorsunuz?

Yaşam gücü yüksek, insan sevgisi yüksek, samimi, içten, güleryüzlü Filiz Kılıçarslan’ı (0532 295 96 20) aramanın tam zamanı…

Anneniz için access biliçaltı temizliği, reiki şifa enerjisi ya da facelift enerjitik botoks paketi alabilirsiniz…

Söylemesi benden, araması sizden…

Hepinizi kocaman kocamn öpüyorum cancanlar 🙂

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Hıdırellez Coşkum Giderek Artıyor…

img_26371[1]

Her sene özene bezene hazırlandığım, dileklerimi dilediğim bu güzel günde neler yaptığımı sizlerle de paylaşmak istiyorum…

Hıdırellez bildiğiniz üzere 5 Mayıs akşamüstü başlar ve  ( bu cumartesi) ve  6 mayıs (bu pazar) günü biter…

Tabi ki hıdırellez hazırlıklarını; 3 mayıs perşembe (bugün) ve 4 mayıs cuma (yarın) evi temizleyerek ve kendi bakımımı yaparak başlarım. Evde kullanmadığım eşyaları (kıyafet, kitap, ayakkabı) gözden  geçirir ve bir kenara ayırırım. Enerjimi yükseltmek için kırmızı renkli şeyler giymeye ya da takmaya başlarım…

Vee gelelim 5 mayıs günü yaptıklarıma,

-Bol bol sadaka dağıtırım

-Evde yaptığım tel şehriyeli bademli pilavı konuya komşuya dağıtırım

-Kırmızı renkli bir şey giyerim ya da takarım

-Evde kullanmadığım kıyafet, ayakkabı, kitap aklınıza gelecek her şeyi dağıtırım

-İnsanlara gülümser ve sarılırım

-Akşam ezanı zamanı parka giderim ve gül ağacına kırmızı keseyi (kesenin içine; sitrin taşı, çörek otu, lavanta ve para koyarım) ağaca asarım. Asarken içimden şu duayı okurum… (Siz tabi ki kalbinizden geçen duayı okuyun)

”Bin bir adım bir adım /Allah bir adım adım / Kerim kerem Allah /Başımda bir duman var yardım eyle ya Allah / La ilaha illallah muhammeden resullullah yetiş imdadıma hızır ile Allah birsin sen kulla mişersin biz gibi kulların yardımcısı sensin hızır deryada erdim murada amin”…

-5 mayıs günü reiki, yoga, meditasyon gibi rahatlama çalışmamdan sonra dileklerimi yazmaya koyulurum. Onları yazarken olmuş gibi düşünüp , o mutluluk duygusunun içine girerim ve arkasından üç kez – çoktan oldu bile -derim… Ve dileklerimi gökyüzünden akan kırmızı enerjiyle yıkadığımı imgelerim…

-Akşam ezanı zamanı parkta gül ağacının altına yazdığım dilekleri ekerim ve dilekleri ekerken ”Bin bir adım bir adım /Allah bir adım adım / Kerim kerem Allah /Başımda bir duman var yardım eyle ya Allah / La ilaha illallah muhammeden resullullah yetiş imdadıma hızır ile Allah birsin sen kulla mişersin biz gibi kulların yardımcısı sensin hızır deryada erdim murada amin.”… (Siz tabi ki kalbinizden geçen duayı okuyun)

– Ateşin üstünden atlarım ki bütün sene sağlıklı olayım. Tüm hastalıkları, negatif düşünceleri, üzücü anıları ateşin üzerinden üç kere atlarken ateşe bırakırım…

-Yastığımın altına defne yaprağı koyup uyur bana mesajcı rüyaların gelmesini dilerim

-Tüm baklagillerin, şekerin kapaklarını açık bırakırım ki evde bolluk bereket olsun

-Evde cüzdanımı, çantamı açık bırakırım ki bütün sene cüzdanımda bolluk bereket olsun

6 Mayıs sabahı yaptıklarım…

-Erkenden parka gidip gül ağacının altına ektiğim dilekleri alır ve denize atarım. Ne kadar çabuk erirlerse bilirim ki dileklerim de o hızda olacaktır. Çok şükür…

-Parkta gül ağacına astığım keseyi alırım ve cüzdanımda saklarım. Böylece yıl boyu cüzdanımdan bolluk bereket taşar durur…

-Evin kapısını acarım ve içeriye mutluluk, huzur, bereket , aşk ve sağlık davet ederim…

Ben her sene bu ritüelleri yaparım ve çok şükür çok faydasını gördüm…Sizlerin de size uyanları yapmanızı tavsiye ederim…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

 

17 Nisan Yeniayında Enerjimizi Yükseltmenin Tam Zamanı… Haydi Harekete Geçelim

18195147_1262906507155662_8969347429073075782_n[1]

Bu dünyada her şey enerji…Bizler enerjiyiz, para enerji, diğer insanlar enerji…
Ve işin en önemli sırrı; bizim içimizdeki enerji seviyemiz neyse o enerji düzeyindeki deneyimleri çekeriz.
Yani enerji düzeyimiz yüksekse o frekanstaki, insanları, ilişkileri, hayatı, parayı, aşkı, sevgiyi, sağlığı, bolluğu ve bereketi çekeriz… Yüksek frekanstan hayatı deneyimleriz…
Etrafa neşe saçan insanlar haline geliriz, çekiciliğimiz artar, herkes bizimle beraber olmak ister…
Olaylara dışardan bakabilir ve doğru seçimler yapabiliriz…
Ve düşük enerji düzeyimiz varsa doğal olarak daha sıkıntılı bir hayatı deneyimleriz.
O zaman yapmamız gereken şey enerji düzeyimizi yüksek tutmaktan geçiyor…Peki bunun için neler yapmalıyız…

1)Doğada vakit geçirmeliyiz
2)Bol su içmeliyiz
3)Kendimizi sevmeliyiz
4)Bolca şükretmeliyiz
5)Bizi olduğumuz gibi kabul eden insanlarla vakit geçirmeliyiz
6)Sevdiğimiz şeyleri yapmalıyız
7)Bolca yürümeliyiz
8)Dürüst olmalıyız
9)Bol sadaka vermeliyiz
10)Olayların gelip geçici bulutlar olduğunu anlamalıyız
11)Fazla eşyalardan arınmalıyız
12)İnsanlara yiyecek ikram etmeliyiz
13)Kendimizi affetmeliyiz
14)Nefes, meditasyon, reiki, bilinçaltı temizliği gibi size uyan bir yöntemle kendimiz üstünde çalışmalıyız
15)Sirkeli suyla duş almalıyız
16)Evde ada çayı yakmalıyız
17)Kendimizle gurur duymalıyız
18)Kendimize ve insanlara güvenmeye başlamalıyız
19)Gülümsemeliyiz
20)Olumlu düşünmeyi hayatımıza sokmalıyız
21)Çözüm odaklı olmalıyız
22)Kendi hayatımızın kurtarıcısı olmalıyız
23)Sağlıklı ve yeterli beslenmek
24)Gezmeliyiz
25)Harekete Geçmeliyiz
Pekiii enerjimizi neler düşürür…
1)Dedikodu yapmak
2)Kendimizi ve başkalarını yargılamak
3)Yalan söylemek
4)Bencil olmak
5)Geçmişte yaşamak
6)Gelecekte yaşamak
7)Hep yakınmak
8)Sürekli şikayet etmek
9)Çözümü başkalarında aramak
10)İntikam duygularıyla yanıp tutuşmak
11)Nefret etmek
12)Tembellik
13)Sağlıksız beslenmek
14)Pişmanlık denizinde boğulmak
15)Kendini yetersiz görmek
16)Kıskanmak
O zaman ne yapıyoruz bugün itibariyle enerjimizi yükseltmek için harekete geçiyoruz ve mutlu, coşkulu, keyifli olan hayatımıza adım atıyoruz…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

17 Nisan Yeniayında Enerjimizi Yükseltmenin Tam Zamanı… Haydi Harekete Geçelim

18195147_1262906507155662_8969347429073075782_n[1]

 

Bu dünyada her şey enerji…Bizler enerjiyiz, para enerji, diğer insanlar enerji…

Ve işin en önemli sırrı; bizim içimizdeki enerji seviyemiz neyse o enerji düzeyindeki deneyimleri çekeriz.

Yani enerji düzeyimiz yüksekse o frekanstaki, insanları, ilişkileri, hayatı, parayı, aşkı, sevgiyi, sağlığı,  bolluğu ve bereketi çekeriz… Yüksek frekanstan hayatı deneyimleriz…

Etrafa neşe saçan insanlar haline geliriz, çekiciliğimiz artar, herkes bizimle beraber olmak ister…

Olaylara dışardan bakabilir ve doğru seçimler yapabiliriz…

Ve düşük enerji düzeyimiz varsa doğal olarak daha sıkıntılı bir hayatı deneyimleriz.

O zaman yapmamız gereken şey enerji düzeyimizi yüksek tutmaktan geçiyor…Peki bunun için neler yapmalıyız…

  1. Doğada vakit geçirmeliyiz
  2. Bol su içmeliyiz
  3. Kendimizi sevmeliyiz
  4. Bolca şükretmeliyiz
  5. Bizi olduğumuz gibi kabul eden insanlarla vakit geçirmeliyiz
  6. Sevdiğimiz şeyleri yapmalıyız
  7. Bolca yürümeliyiz
  8. Dürüst olmalıyız
  9. Bol sadaka vermeliyiz
  10. Olayların gelip geçici bulutlar olduğunu anlamalıyız
  11. Fazla eşyalardan arınmalıyız
  12. İnsanlara yiyecek ikram etmeliyiz
  13. Kendimizi affetmeliyiz
  14. Nefes, meditasyon, reiki, bilinçaltı temizliği gibi size uyan bir yöntemle kendimiz üstünde çalışmalıyız
  15. Sirkeli suyla duş almalıyız
  16. Evde ada çayı yakmalıyız
  17. Kendimizle gurur duymalıyız
  18. Kendimize ve insanlara güvenmeye başlamalıyız
  19. Gülümsemeliyiz
  20. Olumlu düşünmeyi hayatımıza sokmalıyız
  21. Çözüm odaklı olmalıyız
  22. Kendi hayatımızın kurtarıcısı olmalıyız
  23. Sağlıklı ve yeterli beslenmek
  24. Gezmek
  25. Harekete Geçmek

Pekiii enerjimizi neler düşürür…

  1. Dedikodu yapmak
  2. Kendimizi ve başkalarını yargılamak
  3. Yalan söylemek
  4. Bencil olmak
  5. Geçmişte yaşamak
  6. Gelecekte yaşamak
  7. Hep yakınmak
  8. Sürekli şikayet etmek
  9. Çözümü başkalarında aramak
  10. İntikam duygularıyla yanıp tutuşmak
  11. Nefret etmek
  12. Tembellik
  13. Sağlıksız beslenmek
  14. Pişmanlık denizinde boğulmak
  15. Kendini yetersiz görmek
  16. Kıskanmak

O zaman ne yapıyoruz bugün itibariyle enerjimizi yükseltmek için harekete geçiyoruz ve mutlu, coşkulu, keyifli olan hayatımıza adım atıyoruz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Bu Bahar Neyin Zamanı Gelmiş? Mutlaka Öğren ve Hayatına Geçir…

maxresdefault[1]

1’i Seçmişsen: Dolap temizliği zamanın gelmiş… Aç dolabını son iki senedir kullanmadığın ne var ne yok hediye et bakalım…

2’yi Seçmişsen: Detoks zamanın gelmiş… Her sabah limonlu su iç ve günde en az 7000 adım at…

3’ü Seçmişsen: Kendine vakit ayırma zamanın gelmiş… Hemen bir hobi kursuna yazıl ve günde 20 dakika tek başına kal

4’ü Seçmişsen: Kültür etkinliği zamanın gelmiş… Hemen gazeteyi karıştır ve seni çeken ilk filme yada müzeye, ya da sergiye git…

5’i Seçmişsen: Kitap okuma zamanın gelmiş… Hemen ”derle, topla, rahatla” ya da ”Başlangıç” ya da ”Yalnızca Yavaşladığınızda Görebileceğiniz Şeyler” kitabını al ve okumaya başla

6′ yı Seçmişsen: Aşık olma zamanın gelmiş… Hemen berbere git saçına yeni bir şekil ver ve tiril tiril bir elbise al

7’yi seçmişsen: Duygusal Detoks Zamanın Gelmiş… İçinde kalan, pişman olduğun, sana acı veren her şeyi yaz ve yak…

8’i Seçmişsen: Dilek dileme zamanın gelmiş… Dileklerini bir kağıda yaz sonra evdeki saksına ”çoktan oldu bile- çoktan oldu bile- çoktan oldu bile” diyerek kağıdı ek…

9’u seçmişsen: Arkadaşlarına zaman ayırma vaktin gelmiş… Hemen bir organizasyon ayarla, toplanın ve bol bol içinizi dökün, rahatlayın, gülün, eğlenin…

10’u seçmişsen: Sadaka Verme Zamanın Gelmiş: Yolda ihtiyacı olduğunu düşündüğün üç kişiye gönlünden ne koparsa ver…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

SİLKİN VE AYAĞA KALK! YARIN DEĞİL BUGÜN! SONRA DEĞİL ŞİMDİ!

23472145_1446324752147169_4902027871231947513_n[1]

Moralin mi bozuk? Canın mı sıkkın? Kendini yalnız ve çaresiz mi hissediyorsun?
Terk mi edildin? İflas mı ettin? Aldatıldın mı? Sevdiklerin uzaklara mı taşındı?
Hata mı yaptın? Yaşam enerjin mi kalmadı?
Ne olduysa olmuş… Belli ki yere düşmüşsün ama bugün artık ayağa kalkma günü…

Al bi yastık yumrukla… Bağıra bağıra ağla…
İçinde kalan tüm duyguları haykır… Haykır ki o zehir dışarı çıksın…

Al bi kağıt kalem eline yaz her şeyi baştan sona… Sonra yak o kağıdı ve küllerini lavaboya boşaltırken geçmişindeki acıların da kaybolup gittiğini düşün…

Giyin çık dışarı bedenin yoruluna, zihnin rahatlayana kadar yürü, yürü, yürü..
Gel eve duş al tüm sıkıntılarının üstünden akıp gittiğini hayal et…
Hep çözüm odaklı kal, olduğun yerde tepinip duracağına, durumun telafisi varsa telafi etmeye çalış, yoksa durumu kabullen dersini al ve bir daha tekrarlama…Kendi derdinle yanıp tutuşacağına, yardım bekleyen birine destek ol. Birini okut, aç birini besle…
Kendini affet… Ama yanlışlarını tekrarlama…
Kendini sev, inan bana kendinden başka seni ayağa kaldırabilecek hiç kimse yok bu dünyada…
İnan yoldan geçen 100 kişiye sor 100 kişinin de sorunu var. Bu dünyaya gelişmeye, öğrenmeye, başımıza gelen olayları yönetmeyi öğrenmeye geldik…

Sonra değil şimdi,

Yarın değil bugün

HAYDİ SANA SÖYLÜYORUM…BUGÜN AYAĞA KALKMA GÜNÜN…

Sağlıcakla,
Anette İnselberg

Haftada Bir Yaptığım Enerjimi Arttıran Ve Dengeleyen 20 Dakikalık Renk Meditasyonu…

chakra[1]

20 dakika kadar rahatsız edilmeyeceğiniz bir odaya gidin…

  1. Yumuşak bir müzik açın, mumunuzu ve tütsünüzü yakın
  2. Yatakta yatarken burnunuzdan nefes alın ve ağzınızdan verin. Burundan alırken dörde kadar sayın ve ağızdan verirken dörde kadar sayın. Bunu on kez tekrarlayın…
  3. Her nefes verişinizde vücudunuzun iyice gevşediğini hayal edin.
  4. Nefes alışınızda yukardan kırmız rengin aktığını hayal edin ve kök çakranızı bu kırmızı enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak kök çakranızı kırmızı enerjiyle doldurun.
  5. Nefes alışınızda yukardan turuncu rengin aktığını hayal edin ve sakral çakranızı bu turuncu enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak sakral çakranızı turuncu enerjiyle doldurun.
  6. Nefes alışınızda yukardan sarı  rengin aktığını hayal edin ve solap pleksus çakranızı bu sarı enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak solar pleksus çakranızı sarı enerjiyle doldurun.
  7. Nefes alışınızda yukardan yeşil rengin aktığını hayal edin ve kalp çakranızı bu yeşil enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak kalp çakranızı yeşil enerjiyle doldurun
  8. Nefes alışınızda yukardan yeşil rengin aktığını hayal edin ve kalp çakranızı bu yeşil enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak kalp çakranızı yeşil enerjiyle doldurun
  9. Nefes alışınızda yukardan mavi rengin aktığını hayal edin ve boğaz çakranızı bu mavi enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak boğaz çakranızı mavi enerjiyle doldurun
  10. Nefes alışınızda yukardan lacivert rengin aktığını hayal edin ve altıncı çakranızı bu lacivert enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak altıncı çakranızı lacivert enerjiyle doldurun
  11. Nefes alışınızda yukardan mor rengin aktığını hayal edin ve tepe çakranızı bu mor enerjiyle doldurun. Bu şekilde beş kez nefes alarak tepe çakranızı mor enerjiyle doldurun
  12. Nefes alışınızda yukardan altın rengin aktığını hayal edin ve tüm bedeninizde bu altın renginini dolaştırın… Bu şekilde beş kez nefes alarak tüm vücudunuzu altın rengiyle doldurun ve -ben sağlıklıyım – ben neşeliyim -ben hayat doluyum -ben her şeyin üstesinden gelebilirim deyin ve hazır olduğunuzda yavaş yavaş kendinize gelin bir bardak su için ve yataktan kalkın…
  13. Sağlıcakla,
  14. Anette İnselberg

 

 

 

 

Hayatınızı Değiştirecek 20 Spiritüel Kitap

spirituel-meraki-olanlarin-okumasi-gereken-12-kitap_780x439[1]

Ruhumuzun derinliklerine dokunabilecek bir çok kitap var , fakat en iyilerini seçmeye çalıştım…

1. Ben O’yum-Sri Nisargadatta Maharaj

Ben O’yum, varoluşun gerçeğiyle ilgili tüm düşünce ve inançlarımızı derinden sarsarak, bizi bütünlük, birlik ve mükemmellik içeren sınırsız bir anlayışla karşı karşıya getiriyor.

2. Tibet’in Yaşam ve Ölüm Pınarı-Sogyal Rinpoche

Bize ögretmenlerin en yücesi olan ölüm’ün ışığında nasıl yaşamamız gerektiği konusunda ruhsal rehberlik yapan ve pratik bilgiler sunan Tibet Budizmi’nin paha biçilemez bilgeliğinin Batı için özlü yorumu olan bir başyapıt.

Bir başyapıta dönüşen bu eserinde ünlü meditasyon ustası, Tibet Budizm’i yorumcusu ve uluslararası bestseller yazarı Sogyal Rinpoche, Tibet’in kadim bilgeliği ile evrenin doğası ve ölüm ile ölüm süreci konularındaki modern araştırmaları biraraya getiriyor. Yazar, Tibet geleneklerinin özünden gelen ve dini inançlarımız ya da kültürel birikimlerimiz ne olursa olsun, yaşamlarımızı iyi yönde dönüştürecek, ölüme hazırlanmamızı ve ölmekte olanlara yardım etmemizi sağlayacak son derece güçlü uygulamalar ve bilgiler sunmaktadır.

3. Simyacı-Paulo Coelho

Yazgına nasıl egemen olacaksın, mutluluğunu nasıl kuracaksın?’ sorularına yanıt arayan bir hayat ve ahlak kılavuzu. Mistik bir peri masalına benzeyen romanın altı yılda, yedi milyondan fazla okur bulmasının gizi, kuşkusuz, onun bu kılavuzluk niteliğinden kaynaklanıyor. Simyacı’yı okumak, herkes daha uykudayken, güneşin doğuşunu seyretmek için şafak vakti uyanmaya benziyor.

4. The Secret-Rhonda Byrne

Binlerce yıldır çeşitli kaynaklarda yer alan bilgileri derleyip, sadeleştirerek ve örneklendirerek anlatan ve başarısını da bu sadeliğine borçlu “hayat değiştirebilecek” bir eser. İçinde “yeni” bir bilgi barındırmıyor, fakat mevcutları öyle güzel sunuyor ki bugüne kadar “aynı” bilgileri defalarca okuduğu halde hayatında uygulayamayanlar için bir nev’i eylem kitabı niteliğine bürünüyor.

5. Atlıkarıncada Bir Tur Daha-Tiziano Terzani

Spiritüel alemin en iyi kitabı, aslında çoğunun adını ilk defa duyacakları için biraz da sürpriz bir kitap. Yazarı “Bu kitap nasılsa ulaşması gerekenlere ulaşacaktır” diyerek kitabın reklamının yapılmasını reddetmiş ve gerçekten de fısıltı gazetesiyle kitap, hiç reklam çok satanlar listesinde 1 numaraya oturmuş. Ülkemizde nerdeyse hiç bilinmeyen “Atlıkarıncada Bir Tur Daha” muhteşem bir bilgelik kitabı, ama aynı zamanda doğu öğretilerinin ve tıbbının, kapitalizm ve küreselleşmenin elinde ne hale dönüştüğünü gösteren ve spiritüel konuları meslek edinmişlere gayet oturaklı eleştiriler de yönelten bir eser. Kitap, spiritüelliğin en zorlandığı alan olan ruhu akılla birleştirmek konusunu da başarıyla gerçekleştirmiş bir insanın öz-yaşam öyküsü.
6. Martı-Richard Bach

Richard Bach’ın birçok kitabı bu listede rahatlıkla yer alabilir. Fakat tabii ki içlerinden birini seçelim dersek, en önce “Martı” gelir.Bir martının karakterinde, insanın kendini keşfetmesinin de hikayesi.
7. Dokuz Kehanet-James Redfield

Dokuz Kehanet, hayatı tanımlayan 9 anahtar ile açılan, gizemli bilgilerden oluşuyor. Peru yağmur ormanlarında bulunan elyazmalarında ortaya çıkan bu bilgilerden yola çıkarak hayatımızda hala meydana gelen olaylarla nasıl bağlantı kurabileceğimiz anlatılıyor.
8. Şimdi’nin Gücü-Eckhart Tolle

Üstat Eckhart Tolle kısa sürede bir bestseller haline gelen bilgelik dolu bu eserinde bilincimizde ve yaşamımızda mucizevi bir değişim yaratabilecek evrensel bir öğreti sunuyor. Şimdi’nin Gücü yaşamımızın her anının bir mucize olduğunu fark etmemizi sağlıyor ve büyük bir yetkinlikle Şimdi’nin gücüne nasıl erişebileceğimizi açıklıyor.
9. Düşünce Gücüyle Tedavi-Louise Hay

Louise Hay düşündüğümüz herşeyin yaşadıklarımızın bir göstergesi olduğunu anlatıyor. Hatta yaşadığımız her hastalığın sebebi de bu düşüncelerimiz. Ve güzel olan taraf şu ki düşünceler değiştirilebilir.
10. M.S. 2150-Thea Alexander

1976 yılında yazılmış ama güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyecek bir başyapıt. Bir gece yatağa girdikten sonra gözlerini 2150 yılında açan bir adamın öyküsü, makro ve mikro-felsefelerin anlatımı ve özellikle de tamamen spiritüel yaşayan bir toplumun nasıl olabileceğini resmetmesi açısından harika bir eser.
11. Küçük Prens-Antoine De Saint Exupery

Bir çocuk kitabı sayılsada aslında muhteşem bir spiritüel kitaptır.
12. Yuvaya Yolculuk-Lee Carroll

Yuvaya Yolculuk’un öyküsü Kryon tarafından ilham edilmiş ve Lee Carroll tarafından yazılmıştır.Kitapta mutsuz bir adam olan Michael Thomas’ın öyküsü anlatılıyor. Ölümden döndükten sonra melekler ona ne istediğini soruyorlar o da tek istediğinin Yuvaya dönmek olduğunu söylüyor. Yuvaya dönebilmesi için Michael’in meleklerle, şeytanlarla ve bilge kişiliklerle bir Dizi sınava tabi tutulması gerekiyor.

13-Evrenden Torpilim var
Bir Türk yazarı. Aykut Oğut. Yazar, kitapta kendi yaşadıklarından yola çıkarak , gerçekten istenildiği takdirde başarılamayacak hiçbirşeyin olmadığının altını çiziyor. Kendisinin daha önce 150 kg olduğunu, hiç dil bilmeden Amerika’ya gittiğini daha sonra 70 kg’a düştüğünü, Amerika’da seslendirme işleri yapacak kadar ingilizcesini geliştirdiğini ve her eline attığı şeyin altın bir yumurtaya dönüştürdüğünü anlatan eğlenceli ve öğretici bir kitap.

14-Hayatınızın En Güzel Yılı
Yazarı Debbie Ford. Debbie Ford , sürekli olarak isteklerimizi ertelediğimizi ve üzerinden zaman geçtiğinde de hayatımızda hiçbirşeyin değişmediğini farkettiğimizi ama aslında herzaman istediğimiz hayatın elimizi uzatarak yakalayabileceğimiz mesafede olduğunu anlatıyor.

15 -Işığı Arayanların Karanlık Yanı
Aydınlanmaya giden yolun sadece Tanrısal olanı aramakla değil karanlık yanımızı kabul etmeyle de gerçekleştiğini anlatan yine çok etkileyici bir kitap. Herkesin içinde karanlık bir yan vardır. Bu karanlık yanımızı kabul etmedikçe ona uygun kişilikleri ve olayları sürekli olarak hayatımıza çekmeye devam ederiz. Bu kitabı okuduktan sonra yargıladığınız insanların özelliklerinin aslında içinizdeki karanlık yanınızı ortaya çıkaran aynalar olduğunu göreceksiniz.
16-Dinginliğin Gücü
Listedeki 2. Eckhart Tolle kitabı. Şimdi’nin Gücünü okuyun sonra da Dinginliğin Gücünü okuyarak öğrendiklerinizi pekiştirin. Özünde anlatılmak istenen şey aynı. Yani yine Şimdi’yi yaşabilmek ve dışarıda ne olursa olsun içimizde hep dingin kalabilmek.
17-Şimdinin Gücü Uygulama Kitabı
Yazarı Eckhart Tolle. Size özellikle uygulama kitabını tavsiye ediyorum çünkü bu kitabın bir de daha kalın olan normal versiyonu var. Bu kitapta çoğumuzun nasıl sürekli geleceği ve geçmişi düşünerek gerçekte sahip olduğumuz tek anı yani şimdiyi yadsıdığımız anlatılıyor. Muhteşem bir kitap. Siz de kitabı okurken aslında nasıl anınınızın içinde olmadığınızı daha iyi farkedecek ve o ana girmenin yollarını öğreneceksiniz. Bu kitap listede 1. sırada çünkü hayattaki sorunlarımızla başa çıkabilmememizin tek yolu Şimdiyi yaşamak ve onu olduğu gibi kabul edebilmek. Tam bir başucu kitabı.

18-Beyin

Büyük ilgi gören kitabı Incognito ile nörobilimi geniş kitlelerle buluşturan David Eagleman, bizi içimizdeki kozmosa doğru hızlı ve nefes kesici bir yolculuğa çıkarıyor: Gerçek nedir? “Sen” kimsin? Nasıl karar veriyorsun? Beynin neden başkalarına ihtiyaç duyuyor? Teknoloji “insan olmak”ın anlamını değiştirebilir mi?

Durak durak ilerleyen bu büyüleyici yolculuk ekstrem sporlar dünyasından ceza hukukuna, yüz ifademizden beyin ameliyatlarına, içgüdülerden ölümsüzlük arayışına kadar uzanıyor. Yol üstünde, muazzam karmaşıklık barındıran beyin hücreleri ve onları birbirine bağlayan trilyonlarca sinirin arasında görmeyi pek de beklemediğiniz bir şey beliriyor: kendiniz.

“Nörobilimin dahice yazılmış hali. Soluksuz okunuyor.”
-Guardian-
(Tanıtım Bülteninden)

19-Tibetin Gençlik Pınarı

Bu kitap, “Gençlik Pınarı”nın kadim sırlarını bulmak için uzak ve gizemli Himalaya dağlarına giden bir adamın gerçek öyküsüdür! Binlerce yıl yasak Tibet bölgelerinin derinliklerinde gizlenen kayıp manastır, büyük bir özenle korunan gençlik sırlarına sahiptir. Bu sır, uygulaması son derece kolay ama insanın yaşamını sonsuza dek değiştirme gücüne sahip olan beş kadim ayindir. Bu kitap, bu özel manastırda yaşayan Lamalar’dan öğrenilen olağanüstü sır hakkında yazılmış tek kaynaktır. Kitapta açıklanan beş ayin, herkesin kendini çok daha genç hissetmesini ve görünmesini aynı zamanda da daha büyük bir canlılık kazanmasını sağlayacak güce sahiptir. Bu beş ayini her gün uyguladığınızda, yalnızca bir aylık çalışma sonucunda etkilerini görmeye başlayacak, on haftalık çalışma sonucunda ise insanların daha genç ve sağlıklı göründüğünüz konusundaki iltifatlarını duyacaksınız.
Zamanı tersine döndürmeye hazır mısınız?

20- Tanrı ile Sohbet
İlk yayımlandığı andan itibaren dünyada büyük ilgi çeken ve Türkiye ile birlikte onlarca ülkede yayımlanan TANRI İLE SOHBET 1 kitabı ve devamında gelen serinin diğer kitapları milyonlarca insanın hayatını değiştirdi. Her ülkede yeni baskılar yapan kitap Türkiye’de de yeni baskılarına devam ediyor ve neredeyse ilk günkü gibi okurun ilgisini çekiyor. İlk kitabı alanın serini diğer kitaplarını da aldığı TANRI İLE SOHBET kitapları sadece yayıncılık dünyasında değil spiritüel dünyada, bireysel gelişim dünyasında da olağanüstü bir fenomen oldu.
Bir insanın Tanrı tarifini bilirseniz, o insanın potansiyelini de bilirsiniz. Kişinin özlemleri, içindeki potansiyel gücü ve hayal gücü onun Tanrı anlayışını oluşturur. Tanrı insanın ulaşmak istediği her şeydir. Tanrı insanın olmak istediği yüce Ben’liğidir. Yazar Neale Donald Walsh içindeki Ben’e Tanrı adını vermiş ve onunla konuşuyor. Herkes gibi, soruları sormayı bilen ve yanıtları işitmek için sabır gösteren herkes gibi… Çoğumuzun yapamadığını, yani kendisiyle baş başa kalmayı ve bu anlamda algıladıklarını yazmayı başardığı için yazdıklarını okumak ufkumuzu genişletiyor, potansiyelimizi sonuna kadar değerlendirmemizin yollarını açıyor.

sAĞLICAKLA,

aNETTE iNSELBERG

31 Ocak Kanlı Dolunayında Yapmanız Gereken Bir Çalışma

25552196_1484613188318325_2014277912242997574_n[1]

 

31 Ocak kanlı dolunayı kendimizi irdelemek, insanlarla olan ilişkilerimizi irdelemek ve kendimizi değiştirip dönüştürmek için harika fırsat veriyor…

Aşağıdaki çalışmayla kendinizi tekrar bir ve  bütün hissedecek insanlarla olan ilişkileriniz düzelecek…

Haydi buyrun çalışmaya:

Çevrenizde sizi sinir eden insanlar mı var?

Ben bu davranışa daha fazla dayanamayacağım gidiyorum mu demek istiyorsunuz?

O zaman size bir sürprizim var aslında sinir olduğunuz, tahammül edemediğiniz davranışın sahibi aslında sizsiniz…

Ve gözlerinizi kapatın ve kendinize üç kere şu soruyu sorun: Bu kişinin canımı sıkmasına sebep olan ve içimde görmem gereken  şey ne ?

Bu kişinin canımı sıkmasına sebep olan içimde görmem gereken şey ne?

Bu kişinin canımı sıkmasına sebep olan içimde görmem gereken şey ne?

Ve pattt cevap gelir… Ve şöyle olursunuz” hımm anladım”’

Ve o zaman kendinize üç kere  şunu söyleyin… Bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum bu kişiye de bunu gösterdiği için teşekkür ediyorum…

Bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum bu kişiye de bunu gösterdiği için teşekkür ediyorum..

Bu yönümü sevgiyle kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum bu kişiye de bunu gösterdiği için teşekkür ediyorum..

İŞTE  BU KADAR BASİT…ÖNEMLİ OLAN NİYET CANCANLAR… HEPİNİZİ KOCAMAN KOCAMAN ÖPÜYORM…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

İlişkiler de Hep İstiyoruz, Hep İstiyoruz… Ne Verebileceğimizi Hiç Düşünmüyoruz…

26230919_1505110822935228_8925436315252971581_n[1]

 

 

Datça’daki çiftlikte yaşadığım günler de, doğayla iç içe geçtiğim o günler de Berrin diye İstanbul’dan bir kız gelmişti. Eğitimimiz, kafa yapımız, alışkanlıklarımız birbirine çok benziyordu. Kısa zamanda da çok iyi arkadaş olduk. Sonra ona bir iş teklifi geldi. O da anlatmaya başladı: maaşı şu kadar, yol parası bu kadar, izin süresi şöyle, yurt dışına gönderme olanakları böyle, bu iş hayatımın işi diye anlattı da anlattı. Hiç unutmam Çiftliğin sahibi Ali ona şöyle bir soru sordu. Tamam alacakların çok güzel, ama sen onlara bunların karşılığında ne vereceksin. Buna hazır mısın?
O zamanlar bu sözler aklımın bir köşesinde kalmıştı ama ne demek istediğini çok da anlamamıştım…
Yıllar sonra bu sözlerin ne anlama geldiğini anca anlayabiliyorum. Facebook’ta, twitter’da kadın olsun erkek olsun milletin cümleleri hep şöyle. Zengin adam/kadın istiyorum, beni gezdirsin istiyorum, yakışıklı/güzel olsun istiyorum, bana iyi baksın istiyorum, neşeli olsun istiyorum, sadık olsun istiyorum, işi olsun, arabası olsun, evi olsun, yazlığı olsun, şusu olsun busu olsun istiyorum. E dur bi dakka kardeşim… Sen bulunmaz hint kumaşı mısın? Yani bu kadar çok şey istediğine göre kesin öylesin de ben tekrar bir sorayım dedim…
Kafan da sadece almak, almak ve almak var. Kafanda sadece bu ilişkiden neler elde edebilirim hesabı var. Yani ticari ilişkiler de bile sözleşmeler bir tarafın alacağına göre yapılmaz. İki tarafın da bu işten yarar sağlaması gerekir ki o sözleşme yapılsın.
Üstelik bizim bahsettiğimiz ticari ilişki değil, duygusal ilişki… Duyguları zaten bir tarafa bırakmışız, bir de üstüne üstelik yüzde yüz bizim çıkarımıza bir ilişki arıyoruz. Karşı tarafta enayiydi… Ya da biz o kadar vazgeçilmeziz ki, karşı taraf bize o kadar mecbur ki, gözü kapalı her şeye evet demiş. İnanın bu durumda bile sıkıldım der gideriz biz. İnsanoğlu valla kafayı yedi. Yediklerimizden mi içtiklerimizden mi bilemiyorum ama ben artık toptan kafayı yediğimizi düşünüyorum…
Yani karşı taraftan bir şey isterken en azından, ona yakın bir şeyin sende de olması gerekmez mi?
Sen kendine bir çeki düzen versen, kendine baksan, bir erkeği/kadını ne mutlu eder diye araştırsan, sonra kendindeki eksiklikleri fark edip, bunların üzerinde çalışsan iyi olmaz mı?
Ya güzel kardeşim sen de biraz kendini geliştirsen, kurslara gitsen, vermenin ne güzel bir şey olduğunu keşfetsen iyi olmaz mı?
İlişkiye biraz emek versen iyi olmaz mı? Bence süper olur… O zaman o ilişki gözünüz de belki bir anlam kazanır da en ufak sıkıntıda gitmek yerine kalmayı düşünürsünüz…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Ocak 2015

Müthiş Bir Test…Seçtiğiniz Meyveye Göre Hangi Çakranız Da Sorun Var Anlayın,

 

Şimdi size yedi tane sebze/meyve yada çay çeşidi yazacağım. Onlardan birini seçin. Ona göre hangi çakranızda tıkanıklık olduğunu anlayacağız.
Kiraz
Mandalina
Kavun
Ispanak
Adaçayı
Nane
Yaban mersini
Seçtiğiniz meyveye göre aşağıdaki tabloya bakın ve hangi çakranız da sorun var anlayın, sonra alttaki yazıyı okuyun ve sorununuzu anlayın…
1. Çakra: Kök Çakra: Kırmızı / Domates, çilek, karpuz, kiraz,
2.Çakra: Turuncu /Havuç, somon balığı, yengeç, portakal, mandalina, turunç
3.Çakra: Karın Çakrası: Altın Sarısı/ Karmaşık karbonhidratlar , tahıllar, kavun
4.Çakra: Kalp Çakrası: Yeşil – Pembe/ Yeşil sebzeler ve yeşil yapraklı bitkiler,ıspanak
5. Çakra: Boğaz Çakrası: Mavi/ Meyveler, adaçayı
6. Çakra: Alın Çakrası: Çivit Mavi/ Nane, yasemin aromalı yiyecekler
7. Çakra: Taç Çakra: Menekşe Moru- Viyolet/ Meyvesuları , yaban mersini
Çakraların nasıl açılacağı konusu belki de spritüal alemin en popüler konularından biridir. Ben, çakraların açılabilmesi için kişinin yaşamına çeki düzen vermesi gerektiğine inananlardanım. Mesela, bir takım korkularınız varsa kalp çakranızdaki enerji akışı dengede olmayabilir. Hatta korkular gittikçe çeşitlenip arttığında, sadece kalp çakrası değil diğer çakraların da dengesi bozulabilir. İsterseniz çakraların üzerinden tek tek geçerek ne demek istediğimi açıklayabilirim.
Kişi bir şeyleri kabul etmekte zorlanıyor, sürekli bir gücenme halini deneyimliyor ve çevresindekilere karşı sert davranışlarda bulunuyorsa kök çakradaki enerji akışı dengede olmayabilir. Kişi, insanları yargılamaya, eleştirmeye devam ettiği sürece kök çakranın açılması zaman alacaktır.
İkinci çakra yani cinsel çakranın temsil ettiği konular arzu, ihtiras, kutupsallık, hareket, alma/verme dengesi, değişim ve yaratıcılıktır. Bu çakradaki enerji akışının dengesiz olması, öfkeyi de beraberinde getirecektir. İkinci çakradaki enerji akışının dengelenmesi ile kişi kendisini en çok nelerin mutlu edeceğini bilmeye başlar, suçlama hali yok olur, sevgiyi daha çok vermeye başlar.
Üçüncü çakranın temsil ettiği konu kararlılıktır. Buradaki enerji akışında dengesizlik, kişinin yaşamında öfke, açgözlülük, hırs temasını kuvvetlendirebilir.
Dördüncü çakra; kalp çakrası, burası herkesin bildiği gibi şefkat, sevgi ile ilgilidir. Bu çakrada dengesizlik olduğunda, kaybetme korkusu, aşırı korumacılık, bağımlılıklar, başkalarının ihtiyaçlarının daha önemli olması gibi temalar da söz konusu olabilir. Kalp çakradaki enerji dengelendiğinde şükran duyma, takdir etme temaları var olmaya başlayacaktır.
Beşinci boğaz çakrası, dürüstlük, iletişim ve ifade ile ilişkilidir. Buradaki enerji akışı dengesizleştiğinde, kişi ilişkiye girmekten ve öne çıkmaktan kaçınacaktır. Yaşamında beğenilmeme korkusu, rekabet ve gurur hakim olacaktır. Bu çakra, aynı zamanda kişinin harekete geçmesine engel olan başarısızlık korkusu ile de ilgilidir. Arzu ve istekleriniz gerçekleşmeye, ilişkileriniz düzelmeye başlandığında beşinci çakra açılıyor demektir.
Altıncı çakra, kendi kendinin farkında olma, mutluluk, neşe ve zihin gücü ile ilgilidir. Bu çakradaki enerji dengesizliği zihinsel karmaşa, bunalıma sebep olabilir. Kişinin yaratıcı fikirleri engellenir. Kişi yaratıcı fikirlerini ortaya dökse de bunları uygulamaya koyamaz. Suçu dış dünyaya yükleme halinde olabilir.
Yedinci çakra, zihin ve bedenle bağlantılıdır. Bu çakradaki enerji akışında dengesizlik acı ve üzüntüye sebep olabilir. İyi haber! Yedinci çakradaki enerji akışı dengelendiğinde diğer altı çakradaki enerji akışı da dengelenecektir.
Anette İnselberg