Patlıcan kebabı…

patlıcan kebabımalzemeleri

Patlıcan kebabı tarifi

Patlıcanları pijama (çizgili) şeklinde soyalım ve enlemesine dilimleyelim. Dilimlediğimiz patlıcanları tuzlu suda bekletelim (1 yemek kaşığı tuz kullanalım). Diğer yanda, soğanları ve sarımsaklar çok küçük doğrayalım ve kıymanın üzerine ekleyelim. Kıymanın üzerine karabiber, pul biber ve tuzu da ekleyelim. Elimizle iyice yoğuralım. Domatesleri yemeklik şekilde doğrayalım.

Tuzlu suda beklettiğimiz patlıcanların suyunu iyice süzelim. Artık geriye tepsiye dizme işlemi kalıyor. Fotoğrafta da görüldüğü gibi bir patlıcan ve biraz kıyma olacak şekilde tepsimize dizelim. Tepsinin orta bölümünü domatesleri koymak için boş bırakmaya özen gösterelim. Doğradığımız domatesleri tepsinin orta bölümüne koyalım. Biber sevenler domatesin yanına yeşil biber de ekleyebilirler. Tepsimizi hazırladıktan sonra üzerine sıvı yağ (1 çay bardağı) ve tuzu yayarak ekleyelim.

175 derece fırında patlıcanlar pişene kadar (yeterince yumuşamasından anlayabilirsiniz) pişirelim. Biraz bekletip servise sunalım. Afiyet o

Taamm Taam pardon…

Kendin gibi olursan eşsiz olursun…

Kendin gibi olursan eşsiz olursun…

Bizi tüm zaaflarımızla, hatalarımızla kabul eden sevgilere ihtiyacımız var…

Seni tüm zaaflarınla, hatalarınla kabul eden,
Tüm korkularınla bilen,
Hesapsızca ve sorgusuz,
Şartsız ve koşulsuz,
Bencilce olmayan,
“Benim” den önce senin olan,
Onaylamasa da kabul eden bir yumuşaklıkta,
Kalbinin içi kadar bir uzaklıkta,
Sonuçta değil süreçte iyi gelen,
İyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın.
Düşüncesi bile gülümseten,
Omuzlarındaki tüm yüklerinden seni azad eden,
Keder değil yaşama sevinci veren,
Tüm yaralarını kendi bile fark etmeden saran,
İyileştiren, iyi gelen sevgilere ihtiyacı var insanın.
Beklentileriyle yormayan, fazla soru sormayan,
Yanında sen gibi sen olduğun,
Tüm yanlış bildiklerini unuttuğun,
Hiçbir hesap yapmadığın, yapamadığın,
İyi gelen, iyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanın.
Seni kalıplar içine sıkıştırmayan,
Tüm kayıp taraflarını bakışlarıyla bulduran,
En beceriksiz taraflarını,
Sevimli bir çocuğun yaramazlığı gibi görüp, Seni sevmeye daha da sarılan,
İyileştiren, iyi gelen sevgilere ihtiyacı var insanın
İyileştiren sevgilere ihtiyacı var insanı

Aklından bir sayı tut…

Kendimizi affedelim…

Bana yapılan haksızlıklar karşısında artık ben kendime soruyorum?:
“Ben acaba neyi yanlış yaptım ki , bu insanlar bana bunu yaptı,
“BU OLAYDAKİ DERSİM NE?”Karşımdakinin bir görevli olduğunu, beni sınadığını düşünuyorum.

Merkeze hep kendinizi koyun. Kendinizi sevin, hemde çok sevin ve size haksızlık gibi gelen durumlar karşısında başkaları yerine kendinizi sorgulayın.. yaşadığınız her şeyi sizin seçtiğinizi en derinden kabul edip kendinizi onaylayın ve kendinizi affedin..

DÖNÜP KENDİNİZE BAKIN
SUCLU ARAMAYIN
NEDEN ARAMAYIN
BİZ KENDİMİZLE YÜZLEŞTİĞİMİZDE HAYAT KOLAYLAŞIR..
VE YENİDEN AKIŞA GİRİP DENGELENİR

Suçluluk duygusu…

 

Suçluluk duygusu.. başkalarının beklentilerine ve düşüncelerine göre yaşamadığında gelir seni bulur… seni şaşırtır ve yolundan saptırır…neşeni öldürür…herşeyi akışa bırak…kendi sınırların içinde sadece ak…

Anette

Zeytinyağlı barbunya…

Zeytinyağlı Barbunya

içindekiler

 

  • 1 kg barbunya
  • 4 domates, kabuğu soyulmuş ve küp küp doğranmış
  • 2 baş kuru soğan, doğranmış
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 2 havuç
  • 2-3 adet acı sivri biber
  • 750 ml kaynamış su
  • Tuz

hazırlanışı

 

  • Soğanı ve biberi zeytinyağı ile kavurun.
  • Domatesleri ekleyip, ezilene kadar pişirin.
  • Barbunyayı ekleyip 5 dakika karıştırın.
  • Sonra suyu ve tuzu ilave edin

Balık köftesi…

Balık Köftesi

  • 500 gr mezgit balığı (kılçıkları ve derisi çıkınca 300 gr kalıyor)
  • 1 avuç dolusu incecik doğranmış maydanoz
  • 1 adet incecik doğranmış yeşil soğan
  • 1/2 çay kaşığı kimyon
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
  • Tuz ve karabiber
  • Mısır unu
  • Kızartmak için sıvı yağ

hazırlanışı

 

  • Mezgit balığının omurgasını çıkarın. Bıçak yardımıyla derisini ve etini sıyırarak birbirinden ayırın. Etini bıçakla keserek kıyma haline getirin ve bir kaseye koyun.
  • Üzerine maydanozu, yeşil soğanı, baharatları ve limon suyunu ekleyin ve karıştırın.
  • Etten, erik büyüklüğünde toplar yaparak, avuç içinizde yuvarlayın. Mısır ununa bulayıp, iyice kızmış sıvı yağda nar gibi olana kadar kızartın.
  • Kağıt havluya çıkarıp, yağını süzdürün.
  • Roka, maydanoz ve limon dilimleriyle süslenmiş bir tabakta servis yapın.

Çikolatalı dondurma…

 

Çikolatalı Dondurma – 8 Kişilik Malzemeleri
20 gr salep
1 lt süt
1 su bardağı şeker
3 çorba kaşığı kakao

Çikolatalı Dondurma – 8 Kişilik Yapılışı
1/2 su bardağı süt ayırıp, geri kalan sütü kaynatınız. Salep, şeker ve kakaoyu bir kaseye koyunuz. Karıştırarak ayrılan sütü yavaş yavaş yediriniz. Ilıklaştırarak kaynayan süte katınız. Karıştırıp 5-6 dakika pişiriniz. Kaymak tutmaması için arada bir karıştırarak soğutunuz. Buzluğa koyup dondurunuz

Mektup kimde…

Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adın…ı. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum.
Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.Can Dündar

Mercimek köfte…

 

mercimek köftesi

malzemeler:

  • 1 su bardağı kırmızı mercimek
  • 1 litre su
  • 2 su bardağı ince bulgur
  • 2 baş kuru soğan
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1,5 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • dilediğiniz miktarda pulbiber
  • 1 çay bardağı sıcak su
  • 1,5 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 demet maydanoz
  • 6-7 sap yeşil soğan
  • 1,5 tatlı kaşığı tuz
  • marul veya roka

 

hazırlanması:
1. 1 su bardağı kırmızı mercimeği yıkayıp 1 litre su ile ateşe koyun. tencerenin kapağını aralık bırakın. (yoksa taşıyor) mercimekler ezilip hafif sulu kalıncaya kadar kaynatın. (bütün suyunu çekerse köfteler kuru olur)

2. 2 su bardağı ince bulguru derin ve yayvan bir kaba alın. (bunun gibi) üzerine sulu mercimeği ekleyip karıştırın. kabın üzerini alüminyum folyoyla kapatıp mercimekler şişene kadar (30-45 dakika) bekletin.

3. bu arada 2 baş kuru soğanı yemeklik doğrayıp tavaya alın. bir çay bardağı zeytinyağı ile soğanları öldürün. 1,5 yemek kaşığı bier salçasını ve 1,5 yemek kaşığı domates salçasını ekleyin. 1 tatlı kaşığı karabiberi ve dilediğiniz kadar pulbiberi de ekleyip karıştırın. en son 1 çay bardağı sıcak suyu tavaya ilave edip 1-2 taşım kaynatın.

4. bu karışımı bulgur ve mercimek karışımına ekleyin. tüm malzemeyi karıştırıp kabın üzerini tekrar kapatın.

5. 5-6 sap yeşil soğanı yıkayıp doğrayın. bir demet maydanozu da aynı şekilde yıkayıp kıyın. bunları bir kenara koyun.

6. derin kaptaki karışımınıza 1,5 tatlı kaşığı tuz ekleyin ve 10 dakika boyunca yoğurun. yoğurduğunuz köfte harcına kenarda bekleyen yeşillikleri ekleyin. 2-3 dakika daha yoğurun. (köfte harcınız sulu gelirse bir miktar daha ince bulgur ekleyip suyu çekmesini sağlayabilirsiniz) harçtan cevizden az büyük parçalar koparıp avucunuzun içinde şekil verin. (elips veya çiğ köfte şekli olabilir)

7. servis tabağına marul veya roka dizip köfteleri üzerlerine yerleştirin.

Kalbinizi dolduran duygular… Kalbinizde kaldı…

 

 

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk , saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.

Behçet Necatigil

Posted in Şiir. 1 Comment »

Öfkeyi ne yapmalı???

Artık psikologlar hastalıkların neredeyse yüzde yetmişinin bastırılmış duygulardan kaynaklandığını söylüyor:
Çok kalp rahatsızlığı kalpte bastırılan çok fazla öfke demektir,
O kadar çok nefret var ki kalp zehirlenmiştir.

Öfkeyi ne yapmalı ??? Başka birisine ifade etmeye gerek yoktur çünkü “başka birisi” konu dışıdır.
Bir dahaki sefer öfke hissettiğinde git ve evin etrafında yedi kez koş ve bundan sonra bir ağacın altında otur ve öfkenin nereye gittiğini izle.
Onu bastırmadın, onu kontrol etmedin,
Onu hiç kimsenin üzerine kusmadın.
Çünkü eğer bunu birisinin üzerine kusarsan bir zincir oluşur
Çünkü diğerleri de en az senin kadar aptaldır, senin kadar bilinçsizdir.

O senin üzerine daha çok öfke akıtacaktır, o senin kadar bastırılmıştır.
O zaman zincir ortaya çıkar. Sen onun üzerine kusarsın
o senin üzerine kusar. Ve her ikiniz de düşman olursunuz.

ONU HİÇ KİMSENİN ÜZERİNE KUSMA.

Bu tıpkı kusma isteğinin gelmesi gibidir.
Gidip birisinin üzerine kusmazsın.
Öfkenin kusulmaya ihtiyacı vardır. Tuvalete gider kusarsın.
Bu tüm bedeni arındırır; kusmayı bastırırsan bu tehlikeli olacaktır.
Ve sen kustuğunda tazelenmiş hissedeceksin.
Yediğin yiyecekte yanlış bir şey vardı ve bedenin onu reddediyor.

ONU İÇERDE KALMAYA ZORLAMA.

Öfke sadece zihinsel bir kusmuktur.
İçine aldığın şeyde yanlış bir şey vardır.
Ve senin tüm psişik varlığın onu kusmak ister.
Fakat onu başka birisinin üzerine kusmana gerek yoktur.
Onu başkalarının üzerine kustuğun için, toplum onu kontrol etmeni söyler.

OSHO

Ekşın istiyoruz ilişkimizde…