Özgüveni Yüksek İnsanların Yapmadığı 15 Şey…

ÖMÜR DEDİĞİN…

537043_542932065749734_59636287_n[1]
CAN YÜCEL
Farkında olmalı insan…
Kendisinin,hayatın,olayların,gidişatın farkında olmalı.
Farkı fark etmeli,fark ettiğini de fark ettirmemeli bazen.
Bir damlacık sudan nasıl yaratıldığını fark etmeli…Anne karnına sığarken dünyaya neden sığmadığını,Ve en sonunda bir metre karelik yere nasıl sığmak zorunda kalacağını fark etmeli…
Şu çok geniş görünen dünyanın,ahirete nispetle anne karnı gibi olduğunu fark etmeli…

Henüz bebekken ‘dünya benim dercesine avuçlarının sımsıkı kapalı olduğunu, ölürken de aynı avuçların ‘her şeyi bırakıp gidiyorum işte ‘dercesine apaçık kaldığını fark etmeli…
Ve kefenin cebinin bulunmadığını fark etmeli…Baskın yeteneğini fark etmeli sonra.
Azrail’in her an sürpriz yapabileceğini, nasıl yaşarsa öyle öleceğini fark etmeli…
Ve ölmeden evvel ölebilmeli…
Hayvanların yolda, kaldırımda, çöplükte ama kendisinin güzel hazırlanmış mükellef bir sofrada yemek yediğini fark etmeli… Eşref_i mahlukat(yaratılmışların en güzeli)olduğunu fark etmeli…
Ve ona göre yaşamalı…
Gülün hemen dibindeki dikeni, dikenin hemen yanı başındaki gülü fark etmeli…
Eşine ‘seni çok seviyorum’ demenin mutluluk yolundaki müthiş gücünü farketmeli …
Dolabında asılı yirmi beş gömleğinin sadece üçünü giydiğini ,ama arka sokaktaki komşusunun o beğenilmeyen gömleklere muhtaç olduğunu fark etmeli…
Zenginliğin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kırıntılarını yemekte gizlendiğini fark etmeli…Fark etmeli…
Ömür dediğin üç gündür.
Dün geldi geçti, yarın meçhuldür.
O halde ömür dediğin bir gündür o da bugündür…

RESİM: Dianne Dengel

Bazen gezegenimiz acaba evrenin tımarhanesi mi diye düşünmeden edemiyorum:)

İskenderiye Dörtlüsü…

iskenderiye-dortlusu-1-justine-lawrence-durrell

 

Justine, ünlü İngiliz yazarı Lawrence Durrell’in dört ayrı romandan oluşan İskenderiye Dörtlüsü’nün ilki. Justine (1957), Balthazar (1958), Mountolive (1958) ve Clea (1960) adlı bu büyük dörtlü, 1960’lı yıllarda İngiliz romancılığında büyük yankılar uyandırmıştı. Önce yadırganan, ama büyük bir ilgiyle karşılanan, dünyanın dört bir yanında okunup tartışılan bu ünlü dörtlünün amacı, Lawrence Durrell, “çağdaş sevginin irdelenmesi” olarak açıklar. Yazar, sevgi ilişkilerini yalnızca erkek-dişi ilişkisi olarak almaz. Dörtlünün ilki olan Justine’de, Sade’ın, sevişmenin hiçbir türlüsünü suç saymayan görünüşünü de benimser. Çağdaş İngiliz romanına yepyeni bir soluk getiren Lawrence Durrell, Justine’de, yaşam dolu, tutkularıyla kabına sığmayan, İskenderiye’li bir Yahudi güzelini anlatır. Sevmeye de sevilmeye de doymayan, kocasıyla olan ilişkileri oldukça karışık, evlilik dışı kaçamakları hiç eksik olmayan Justine, sevgi yoluyla gerçek benliğini ararken, cinselliğin değişik olanaklarını da yansıtır. İskenderiye Dörtlüsü’nün dört kitabını da Can Yayınları arasında bulabilirsiniz.

PROPOLİS’İN 100 KAT ANTİBİYOTİK ETKİSİ!

Propolis’in İçeriği:
Propolis, reçineli ve mum kıvamında olan, arılar tarafından ağaçların tomurcuk ve kabuklarından toplanan bir maddedir. Rengi ve fiziksel özellikleri kaynağına göre değişmekte ve kovanda arılar tarafından çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Propolis insan sağlığı için de son derece önem taşımakta ve normal bir antibiyotiğin 100 katı kadar etkilidir.
Anti-bakteriyel, anti-fungal (mantar), anti-viral, ateş düşürücü, antiseptik ve kolesterol düşürücüdür. Gözün yüksek basıncını azaltır. Soğuk algınlığına iyi gelir. Ağız içi sağlığı ve sindirim sorunlarının giderilmesi için kullanılır. İçeriğindeki flavonoid oranı yüksektir. Flavonoidler bilindiği gibi en güçlü antikoksidanlardandır. Propolisin araştırmalar sonucu belirlenmiş bazı faydaları aşağıda sıralanmıştır.
PROPOLİS’İN FAYDALARI:
• Yaraların iyileşmesini 4 kata kadar hızlandırır.
• 100 kata kadar antibiyotik etki içerdiği tesbit edilmiştir.
• Çok güçlü bir antioksidandır.
• Kronik bronşit ve bronşiyal astıma karşı etkin çözümdür.
• Diş eti iltihabı ve ağız içi ve gırtlak enfeksiyonlarını giderir.
• Diş abselerine, çürüklere, ağız kokusuna karşı kullanılır.
• Diş beyazlatılmasına yardımcı olur.
• Sedef hastalığına iyi gelir.
• Deri enfeksiyonlarını giderir.
• Mantar ve zor öldürülen bakteri çeşitlerini engeller.
• Soğuk algınlığına iyi gelmektedir.
• Solunum enfeksiyonlarında; faranjit, kronik bronşit, nezle, burun iltihabı hastalıklarında etkin çözümdür.
• Şampuana katıldığında saç sağlığına ve kepeğe karşı faydalıdır.
• Sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir. (Bağırsak Paraziti, ülser, mide iltihabı..vs)
• Kulak enfeksiyonlarına devadır.(İç kulak- dış kulak iltihapları, akut kulak rahatsızlıkları)
• Bağışıklık sistemi bozukluklarını düzeltir.
• İltihaplanmaların her türüne faydalarıdır.(Vajina-uterus, aseptik necrosis, iltihaplanmış yaralar.. vs.)
• Tüberküloza denenmiş devadır.
• Ülser ve gastrite karşı arı sütü ile birlikte kullanılır.
• Akut ve kronik kolite çözümdür.
• Her gün bir kaç kez Propolis ekstarktı ile gargara yapıldığında, plak oluşumunu önler.
DİĞER ETKİLERİ:

Anti-Kanser Etkiler:
Propolis’in etanol ekstraktının karaciğer ve mesanedeki kanserli hücreleri dönüşüme uğrattığı ve gelişmelerini önlediği bulunmuştur. Bu hücre öldürücü etkiyi sağlayan maddeler, propolis’ten izole edilen quercetin, kafeik asit ve clerodane diterpenoiddir. Clerodane diterpenoid, tümör hücrelerine karşı seçici bir öldürücü etki gösterir.Propolisin, ayrıca, yumurtalık kanseri hücrelerini ve hücre bölünmesini durdurucu etkileri olduğu bulunmuştur. Ayrıca, göğüs, cilt, kolon ve böbrek kanseri hücreleri gibi insan tümör hücre kültürleri üzerinde öldürücü etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu etkileri oluşturan bileşenin kafeik asit fenetil ester olduğu belirlenmiştir. Propolis’ten izole edilen Artepillin C, insan mide kanseri hücreleri, insan gırtlak kanseri hücreleri kolon kanseri hücreleri üzerinde hücre öldürücü etki göstermiştir. Kafeik asit esterlerinin tümör oluşumunu kimyasal olarak engellediği görülmüştür. Bu etki, kanserli hücrelerin gelişimini sağlayan genler üzerindeki seçici toksik etki ile gerçekleşmektedir.

Antioksidan Etkiler :
Propolis içerisinde yoğun olarak bulunan flavanoidler, çok güçlü antioksidanlardır. Antioksidanlar, serbest radikalleri sönümleme özelliğine sahiptirler, böylece lipidleri korurlar ve C vitamini gibi diğer bileşiklerin oksitlenmesini ve yıkılmasını engellerler.

Kalp-Damar Etkileri :
Yoğunlaştırılmış propolis ekstraktının, kan basıncını düşürdüğü, sakinleştirici etki yarattığı ve serum glikoz oluşumunu sağladığı bulunmuştur. Propolisde bulunan dihidroflavanoidlerin kılcalları kuvvetlendirdiği ve antihiperlipidemik aktivite oluşturduğu belirlenmiştir. Ayrıca, propolisin, karaciğeri alkole ve tetraklorüre karşı koruduğu tespit edilmiştir.

Propolisin antikor oluşumunu tetiklediği ortaya konmuştur. Bir ABD-Polonya ortak çalışması sonucunda , antikor üreten dalak hücrelerinde, kontrol hücrelerine göre 3 kat daha fazla antikor üretildiği bulunmuştur. 24 saat sonra enjekte edilen 2. doz sonrasında etki daha da artmış, fakat daha ileriki dozlarda etki azalmıştır.

Anestezik Etkileri :
Propolis ve bazı bileşenleri anestezik etki göstermektedir. Yapılan deneyler sonucunda, propolisin, kokainden 3 kat, prokainden ise 52 kat daha güçlü anestezik etkiye sahip olduğu ortaya konmuştur. Anestezik etkinin, propolisteki, pinocembrin, pinostrobin ve kafeik asit esterleri sayesinde gerçekleştirildiği belirlenmiştir.

Cilt Hastalıklarına Etkileri:
Propolisin, mantar ve athlete’s foot gibi cilt hastalıklarından sorumlu olan maya ve mantarları etkili bir şekilde engellediği belirlenmiştir. Bu organizmalara karşı etki gösteren propolis bileşenleri, flavanoidler ve kafeik asit türevleridir.Bu anestezik etki, propolisin neden yüzyıllardır boğaz ağrısı ve ağız yaralarının tedavisi için kullanıldığını açıklamaktadır. Dişçilik alanında propolisin anestezik malzeme olarak kullanımı Avrupa’da patentlenmiştir.

Bağışıklık Sistemine Etkileri :
Yapılan deneylerde propolisin immün tepkiyi tetiklediği belirlenmiştir. Yakın zamanda Japon araştırmacılar, propolis ekstraktının, insanda, bağışıklık fonksiyonlarına bağlı olarak makrofaj aktivasyonu sağladığını göstermişlerdir. Propolis sitokinleri oluşturan bağışıklık hücrelerini aktive eder. Bu sonuçlar propolisin anti-tümör etkisini açıklamaya büyük ölçüde yardımcı olur.
Propolis Üzerinde Yapılan Önemli Bazı Deneyler:
Kulak Enfeksiyonları:
İç kulak iltihabı, dış kulak iltihabı ve benzer kulak rahatsızlığı olan 126 hasta üzerinde % 5- 10 propolis çözeltileri denenmiştir. Bütün rahatsızlıklar için propolisin iyileştirici etkisi olduğu belirtilmiştir (Matel ve ark. 1973). Propolis ayrıca kulaktaki akut rahatsızlıklara karşı da pozitif etki göstermiştir.
Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları:
Bağırsak paraziti şikayeti olan 138 hastaya % 10-20’lik propolis ekstraktı uygulanmıştır. Çocuklarda düşük dozun tedavi edici etkisi olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde ise % 20 lik propolis ekstraktının, tinidazol ve anti protozoa ilaçlarıyla aynı dozda etki gösterdiği bulunmuştur. Propolis, Danimarka’da ülser ve Crohn hastaları üzerinde denenmiştir. Propolis ekstraktının ülser üzerinde etkili olduğu fakat Crohn hastalığına etkisi olmadığı bulunmuştur.
İltihaplanmalar
Aseptik necrosis hastası olan 22 hastaya düzenli olarak propolis enjekte edilmiş, 32 hastaya ise aynı şartlarda normal tedavi uygulanmıştır. Propolis tedavisi uygulanan hastalarda diğerlerine göre belirgin gelişmeler gözlenmiştir. Vajina ve uterus iltihaplanması şikayeti olan 90 hastaya % 3’lük propolis etanol ekstraktı uygulanmış ve % 50’den fazlasında olumlu gelişmeler sağlanmıştır.
Tüberküloz
Eski Sovyetler Birliği’nden V.H. Karinova ve E.l. Rodionova farklı türlerde ve aşamalardaki 135 tüberküloz hastasıyla çalışmışlardır. Hastaların yaş aralığı 6 ile 50 arasındaydı. Hastalara, alınan tepkiye göre, günde 3 kez 4 ile 10 ay arasında propolis uygulanmıştır. Çalışma sonucunda 12 hasta haricinde bütün hastaların iyileştiği gözlenmiştir. Bu 12 hastanın ise böbrek tüberkülozu olduğu tespit edilmiştir.
Ülser
Romanya’da Dr. A. Vasilca ve Dr. Eugenia Milcu propolisin ülser üzerindeki tedavi edici özellikleri üzerinde çalışmışlardır. 34 kronik ülser hastasına 4 hafta boyunca propolis ekstraktı verilmiştir. 28 hasta tamamen iyileşirken 6 hastada önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bazı hastalara doku biyopsisi uygulanmış ve propolisin yenileyici etkisi gözlenmiştir.
Mitoz
N. Popovic ve N. Oita adındaki Romanyalı medikal araştırmacılar, propolisin hücre bölünmesi üzerindeki etkileri ile ilgili bir bildiri yayınlamışlardır. Araştırmacılar, dokunun hiçbir zaman tamamen kanserli hale gelmediğini, her zaman sağlıklı hücrelerin bulunduğunu ve normal hücrelerin aktivitelerinin kanserli hücreler tarafından etkilendiğini belirtmişlerdir. Propolisin, kanserli hücreleri durdurarak, normal hücrelerin aktivitesini arttırdığını ve dokunun normal hale gelmesini sağladığını ortaya koymuşlardır.
Kolit
Bulgaristan’dan Dr. S. Nikolov ve arkadaşları, propolisin akut ve kronik kolit üzerindeki etkisini incelemişlerdir. Çalışmaya, yaşları 20 ile 65 arasında değişen 45 hasta katılmıştır. Hastalara günde üç defa yemeklerden önce propolis ekstraktı verilmiştir. Sonuçta toplam 43 hastada olumlu sonuç elde edilmiştir. Bunlardan 26’sında çok iyi, 12’sinde iyi kalanları ise memnuniyet verici şekilde iyileşme gözlenmiştir. Sadece iki hastada herhangi bir gelişme gözlenmemiştir. Çoğu hastada yedinci günde iyileşme başlamış ve ondokuzuncu ya da yirminci günde tamamen iyileşme görülmüştür.
Bağışıklık Sistemi
Propolisin en çok araştırılan ve yaygın olarak kabul edilen özelliği bağışıklığı arttırıcı özelliğidir. Propolis, doğal, salgı bezlerini aktive eden geniş spektrumlu antibiyotiktir. Propolis sadece enfeksiyonları engelemenin yanında, onları vücuttan temizler.
Çok sayıda deneyle ortaya konduğu gibi, propolis, bakterileri, virüsleri, mantarları ve hatta penisiline dayanıklı staphlococcus’u ortadan kaldırır.
Propolis virüslere karşı çok güçlüdür. Bu etki propoliste bulunan bioflavanoidlerin koruyucu etkisi sayesinde gerçekleşmektedir. Virüsler, proteinlerin dış kısmına yerleşirler. Eğer engellenmezse, bu tehlikeli ve enfekte edici madde taşıyıcı organizmada serbest kalır. Maalesef, böyle bir durumda, enzimler sayesinde protein dış kısmını parçalarlar ve böylece zararlı madde istem içerisine yayılır. Sistemde propolisin bulunması durumunda ise bu durum gerçekleşmez. Bioflavanoidler, proteinin dış kısmını parçalayan enzimleri inhibe eder ve viral maddeyi içeriye hapseder. Aynı flavanoidler, virüsün etrafını kaplayarak aktivitesini engellerler. Bioflavanoidlerin varlığında, taşıyıcı, virüslere karşı bağışıklık kazanmış olur.
Diğer bir yol ise propolisin fagosite aktivitesini güçlendirerek bağışıklık sistemine yardımcı olur. Fagositler, mikroorganizmaların etrafını sarar, içine alır ve sindirerek ortadan kaldırırlar. Propolis sayesinde gerçekleşen bu etki, birçok Sovyet ve Avrupalı bilim adamı tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır.
PROPOLİS KALİTESİ
Propolis kovandan çıkarıldığında taş sertliğindedir. Bu durumda içeriğinde yüzde 40 oranında balmumu, yüzde 15-20 oranında ise toz ve diğer artık materyaller bulunur. Kovandan çıkışı ardından kullanıma hazırlanması iki şekilde olabilir:
1-Reçinemsi Toz Hali:
Derin dondurucuda tutularak kristalize edilip ardından kırıcı bir makinada çekilerek toz haline getirilir. Bu aşamadan sonra yüzde 10 civarında silisyum dioksit katılarak içindeki balmumu nedeniyle yapışması önlenir veya birbirine yapışan balmumu nedeniyle macun şeklini alır. Kapsüllere konarak ya da 70 derecede alkolde çözerek kullanılması mümkün olabilir. Kullanıma bu şekilde sunulan ürünün kalitesi sadece içeriğindeki aktif maddenin oranına göre belirlenir. İçeriğinin yalnızca küçük bir oranı propolisin etkin maddelerini içerir.
2-Propolis Ekstraktı:
İlk haldeki Propolis işlemden geçirilip damıtılarak içeriğindeki balmumu ve diğer başka materyallerden arındırılır. Ayrıca etkin maddeleri temel alınarak saflaştırma işlemine devam edilir. Böylece propolis ekstraktı ortaya çıkar. Uygulanan prosedüre Yüzde 70 saflıktan yüzde 96 saflığa kadar değişik saflıkta ekstraktlar elde edilebilir. Propolis ekstraktında saflık ve etkin madde oranlarının gözönüne alınmasıyla kalite kategorisi belirlenir. Saflık derecesi ve içeriğiyle (çekilmiş propolise göre) 3 kattan 7 kata kadar daha etkin olabilir.

Haydi Çiftetelliye…

Akıllanmak İçin… Günün Fotosu… 30/09/2014

Hayat bu kadar basit bir şeydi işte.

images[1]

Hayat bu kadar basit bir şeydi işte.
Yaptıklarımız,
Yapmak istediklerimiz,
Özlediklerimiz,
Pişman olduklarımız,
Onardıklarımız,
Onaramadıklarımız…
Hepsi basit, minicik şeylerdi ama ulaşamadıkça,
Çözemedikçe,
Yenemedikçe bize kocaman geliyordu.
Kitlelerin sevgisi, para,ün, güç…
Hiçbiri, hiçbiri bedel olamıyordu,
Özlemini çektiğimiz o şey her ne idiyse…
Sevildiğini bilmek,
Bir vicdan rahatlığı,
Bir tabak pilav,
Bir sağlıklı nefes…
Hayat bu işte; basit, küçük bir hadise…”

Can Dündar

Dargın olduğun zaman da ölçülü ol ki bir gün dost olursun.

1395908_10151745674164685_1154590680_n[1]

Dostunu severken ölçülü sev.
Belki bir gün düşmanın olabilir.
Dargın olduğun zaman da ölçülü ol ki bir gün dost olursun.
Sonra da yaptığına pişman olursun.

alıntı

Bond… James Bond…

Dünya’nın En Ünlü Festival ve Karnavalları

Her kültürün ve toplumun şüphesiz kendine özgü bayramları ve festivalleri vardır. Ancak bunlardan bazılarının ünü yerel sınırları aşmış, artık tüm dünyanın ilgi gösterdiği kutlamalar haline gelmiştir.

İşte dünyanın en çok turist çeken ve ilgiyle izlenen festivalleri:
Holi Festivali, HİNDİSTAN

 


Kutlanma tarihi: Şubat sonu- Mart başı arasındaki son dolunay gününde.

Renklerin Festivali olarak da bilinen bu büyük bayramda Hintliler, birbirlerine rekli boyalar ve sular fırlatarak baharın gelişini kutluyorlar. Boyalar, baharın gelişini ve doğanın uyanışını simgeliyor.

Festivalin kökleri ise antik döneme kadar gidiyor. Hint mitolojisindeki tanrıçalardan biri olan Holika‘nın yanarak ölümü, iyiliğin kötülüğe karşı olan zaferini temsil ediyor. Bu nedenle festivalin arifesindeki akşam, Holika’nın kül olduğu sahneyi canlandırmak için büyük bir şenlik ateşi yakılıyor.

Rio Karnavalı, BREZİLYA

 

source: bestourism.com
Kutlanma tarihi: Şubat ya da Mart ayında.

Birbirinden süslü karnaval arabaları ve samba dansçılarıyla Rio, Dünya’nın en kalabalık ve gösterişli karnavallarından biri olma özelliği taşıyor.

Antik Yunan’da efsanevi bir karakter olan Kral Momo, karnavaldaki her türlü aşırılığın simgesi sayılıyor. Festival bu karakterin, valinin elinden şehrin anahtarını almasıyla başlıyor.

Çin Yeni Yılı

 

source: dragonhorse.ca
Kutlanma tarihi: 21 Ocak-20 Şubat arası

Çin’in geleneksel yeni yıl kutlaması, Ay takvimine göre ilk ayın Yeni Ay gününde kutlanıyor, bu da Miladi takvime göre 21 Ocak-20 Şubat arasında bir güne denk geliyor.

Bahar bayramı olarak da bilinen bu festivalde “ejder” simgesi ve kırmızı renk, büyük bir öneme sahip. Efsaneye göre Çin Yeni Yılı, Nian isimli bir canavara karşı yapılan bir savaşla başlıyor ve özellikle kırmızı rengin bu canavarı korkuttuğuna inanılıyor.

Çin’in yanı sıra çeşitli Asya ülkelerinde ve dünyadaki tüm Çin mahallelerinde de büyük bir coşkuyla kutlanan bayram; ejder dansları, sembolik kıyafetler, havai fişekler ve renkli fenerlerle devasa bir gösteriye dönüşüyor.

Mardi Gras, ABD (New Orleans)

 


Kutlanma tarihi: Şubat sonu- Mart başı arası

Fransızca’da “Yağlı Salı” anlamına gelen Mardi Gras, 1700’lü yıllarda Fransa’daki göçmenler aracılığıyla Avrupa’dan Amerika’ya taşınmış ve şu an dünyanın en büyük Mardi Gras karnavalı, New Orleans şehri ile özdeşleşmiş durumda.

Büyük Perhiz’in arifesi olan Salı gününde gerçekleştirilen karnaval, oruca başlamadan önce yemek yenen son günü temsil ediyor. Perhiz boyunca et, balık, yumurta, tereyağı gibi ürünler tüketilmiyor.

Renkli kıyafetleri, maskeleri, müzikleri ve dev geçitleriyle Mardi Gras, dünyanın pek çok yerinden ziyaretçi çeken eğlenceli bir festival olma özelliği taşıyor.

Venedik Karnavalı, İTALYA

 


Kutlanma tarihi: Şubat-Mart arası

Dünya’nın en güzel ve en gizemli festivallerinden biri olan Venedik Karnavalı, halkın her kesiminden insanın, tarihi kostümler ve maskeler içinde meydanda boy gösterdiği bir geleneK. Böylelikle sınıflar arası tüm farkların ortadan kalktığına inanılıyor.

Oktoberfest, ALMANYA

 

source: gunaxin.com
Kutlanma tarihi: Eylül sonu-Ekim başı

200 yıldan fazla bir süredir Almanya’nın Münih kentinde kutlanan ve dünyanın en büyük bira festivali olan Oktoberfest’in her yıl dünyadan 6 milyon insana ev sahipliği yağtığı düşünülüyor.

1810 yılında Prens Ludwig’in düğününe, tüm Münih halkının davet edilmesiyle başlayan festival, Bavyera kültürünün önemli bir parçası olma özelliğini taşıyor.

Saint Patrick Günü, İRLANDA

 

source: hellovancity.com
Kutlanma tarihi: 17 Mart

5. yüzyılda İrlanda’ya gelip, burada Hristiyanlığı yayan Saint Patrick‘in ölüm günü olarak kabul edilen 17 Mart’ta kutlanan festival, günümüzde dini anlamını neredeyse kaybetmiş ve geleneksel İrlanda kültürünün bir parçası haline gelmiş durumda.

Yeşil rengin önemli olduğu bu günde, hazırlanan yiyecekler de yeşile boyanıyor. Yeşil makarnalar, yeşil pizzalar, yeşil yumurtalar, tatlılar ve kurabiyeler gibi… Binlerce insanın renkli kostümler içinde katıldığı festival; renkli geçitlere, çeşitli danslara, sokak tiyatrolarına ve sokak müziğine ev sahipliği yapıyor.

İrlanda dışında Kanada, Yeni Zelanda ve ABD’de de kutlanılan bayram için düzenlenen en büyük kutlama ise, 2 milyon izleyici ile Chicago’da gerçekleşmiştir.

San Fermin Festivali, İSPANYA

 

source: almastaurinas.com
Kutlanma tarihi: Temmuz

Meşhur Boğa Festivali olarak da bilinen bu kutlama, İspanya’nın tüm uluslararası düzeyde en çok dikkat çeken etkinliklerinden biri… Karnaval, Navarre özerk bölgesi ve onun başkenti Pamplona‘nın koruyucu meleği San Fermin onuruna düzenleniyor.

Boğaların koşması, festivalin en ünlü kısmı olmakla birlikte, devler geçidi gibi daha birçok geleneksel aktivite yer alıyor.

***

yazı ve derleme: fwmail.net

(kaynak göstermeden kullanmayınız.)

Hepimize Böyle Bir Evde Yaşamak Nasip Olsun…

Abi Sana Bir Kız Bulalım…

Mutluluğunuzu Arttıracak 12 Besin…

Hastalığa Ya da Sağlığa Giden Yol Haritası…