Archive | Aralık 2015

Bazı insanlar dertlerini zincir yaparken diğerleri nasıl bu kadar eğleniyor?

AMAAAN BOŞVER!

Hayattan keyif alabilen ve zorluklarla karşılaşsalar da yaşamı iyi götürebilen bir grup var. Kendileriyle alay ediyorlar (dikkat edin, başkalarıyla değil, kendileriyle), her şeyi ve herkesi çok da ciddiye almıyorlar, zayıf yanlarıyla ve karşılaştıkları olumsuz olaylarla baş edebiliyorlar. Bunu yaparken de gülüyorlar. Bir anlamda mizahı kullanıyorlar. Siz ‘Müdürüm bugün beni haksız yere tersledi’ diye saatler, hatta günlerce karalar bağlayıp otururken, onlar aynı durumda ‘Amaaan boşver’ diyebiliyorlar. Görünen o ki, bir kısmımız kafamıza takmaz, gülüp geçerken; bazılarımız için atlatması o kadar da kolay olmuyor.

 

 

PARDON SİZ NERELİSİNİZ?

Onlar neyi farklı yapıyor? Başlarına gelen her olumsuz şeyden kendilerini sorumlu tutmuyorlar. ‘Ben çirkinim, yeteneksizim, şişmanım’ demiyorlar. Oldukları gibi iyi olduklarını, ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını biliyor, geri kalanı için de hayıflanmıyorlar ve müdürleri onları terslediğinde bunu kişiselleştirmek yerine durumun müdürünle de ilgili olabileceğini fark edip dert etmiyorlar. Bunun için çok düşünmelerine de gerek kalmıyor, otomatikleşmiş şekilde böyle davranıyorlar.

 

BOŞVEREBİLMEK CİDDİ BİR İŞ 

Boşverebilmenin bir beceri olduğunu söylüyor Uzm Psk. Zeynep Zat. “Süpervizorüm der ki, bu hayatta boş verebilmenin kendisi ciddi bir beceridir.” Ancak burada boş vermek tanımını sorumsuzlukla karıştırmamak lazım. Sorumluluğunuzda olmayan davranışları, tepkileri, iğneleyici sözleri hemen üzerinize alınmayın. Bunun yerine, “Bir dakika, bu benimle değil ve ben bunu umursamayabilirim” diyebilmek; rahatsız olmamak, etkilerinden korunmak, onları taşımamak diye de düşünebilirsiniz. Bu anlayışa gelmek biraz deneyim ve yaş mı gerektiriyor? Uzm. Psk. Zat, sadece pratik gerektirdiğini söylüyor. Bu perspektiften bakmaya başladıkça ‘boş vermek’ keyifli bir alışkanlığa dönüşüyor.

 


KABUL ET, BUL VE GÜL 

Baş etme yollarından biri de hata yapmamış gibi yapmak… Ancak bu, mizah kadar işlevsel bir yol değil. Hatta ilişkileri kopma noktasına getirebilen, karşı tarafta olumsuz duygular uyandırabilen bir yöntem. Kişi bunu niye yapıyor? Anlaşılan o ki anne-babadan hata yapmanın kabul edilemez olduğunu öğrenmiş ve hatalarını kabul edemiyor. Oysa hata yaparsanız en kötü ne olur? Bunun üzerine çalışıldığında kişi, ‘ben de insanım aslında’ demeye, kendine gülmeye, hata saklama çabalarını itiraf etmeye başlıyor. Hatasını sahipleniyor, onun yabancı değil, bir bütünün parçası olduğunu kabul ediyor. Hatta bir üst seviyeye geçebilirse kendini ti’ye alıyor. Formül şu: Kabul et, nereden geldiğini bul, onunla bütünleş ve ona gül…

 

GÜLÜYORLAR ÇÜNKÜ

Hani bazı kadınlar vardır… Sıradan bir hayatları var gibi görünür ama evin, ailenin ve hatta mahallenin neşesidirler. Nasıl bu kadar neşeli olduklarını anlamakta zorlanır insan. Bu kadınların mutluluk halini açıklayan bir araştırma var. Gallup Araştırma Şirketi’nin ‘Mutluluk Bulucu’ adını verdiği değerlendirme aracını kullanarak farklı ülkelerde yaptığı araştırmaların sonucunda, bizim bu yazıda ‘boş verebilenler, gülenler, kendileri ile barışık olanlar’ olarak adlandırdığımız grubun bunu yapamayanlardan farklı olan şu özellikleri ortaya çıkıyor:

1. Bir gün içinde, keyif aldıkları şeyleri sıklıkla yapıyorlar. Örneğin sevdiklerini gün içinde daha fazla görüyor ya da işyerindeki molaları keyif aldıkları şeyleri yaparak geçiriyorlar.

2. Her ne yapıyorlarsa o konuya yoğunlaşıyorlar. Çalışıyorlarsa sadece yaptıkları işe, dağa tırmanıyorlarsa sadece tırmanışa, ev işi yapıyorlarsa ev işine… Böylece diğer olumsuzluklar bu anlarda akıllarına gelmiyor bile.

3. Hayatlarında bir anlam buluyorlar. Örneğin yaptıkları işin başka insanların hayatına kattığı değeri önemsiyorlar. Çocuk yetiştirmeyi, besleyip giydirmekten öte dünyaya bir çocuk kazandırmak olarak yorumluyorlar.

 
GÜLDÜKÇE GÜZELLEŞİYOR HAYAT 

Kendine gülebilmenin bir tür baş etme yolu olduğunu söyleyen Uzm Psk. Zat, böylece hayatın hafifleştiğini söylüyor. 3-5 kilo fazlasına takılıp kalan bir kadın düşünün. Öyle takılmış ki içine dönmüş, ilişki kurmaktan sakınıyor, yüzü gülmüyor ve aslında kilosu yüzünden değil, kilosundan rahatsız olması yüzünden yalnız. Ve hepimiz biliyoruz ki, samimiyetle gülen insanlar çok seviliyor. Kaç kilo olurlarsa olsunlar… Bırakın yalnız kalmayı, arkadaş ve partner seçenekleri artıyor. İş yerinde ciddi bir toplantıda yaptıkları espri atmosferi değiştirmeye yetiyor, bazen onları liderlik konumuna taşıyabiliyor ve inanın bunun devamı geliyor. Neşeleri onlara yeni iş imkanları da yaratabiliyor. Neşenin ve gülmenin işe yaradığını görünce onu kullanma halleri de artıyor. Zat’ın verdiği şu bilgi bizi şaşırtıyor: Ayna karşısında gülümsemesini, ortama girmeden önce esprisini çalışan insanlar var! Bunu neden yapıyorlar? Çünkü onlar neşenin mucizevi etkilerini biliyorlar.

 


PARA MI MUTLULUKTAN, MUTLULUK MU PARADAN?

‘Para mutluluk getirir mi?’ diye sorduk yıllarca. Uzman Klinik Psikolog Emre Konuk ise soruyu tersten soruyor. Mutluluk para getirir mi? Getiriyor… Çalışanların mutlu olması verimi direkt olarak artırıyor ve şirkete para kazandırıyor. Peki bireysel hayatta? Nice insan var ki en çok para kazandığı dönemde hiç de mutlu olmuyor ve hatta mutlu olmadığı için para kazanıyor. Konuk, “Esas sorulması gereken insanın hayatta gerçek anlamda nasıl mutlu olacağını bulması. Mutlu olmak, mutlu yaşamak hayattaki en zor sanat ve onu yaşamak zaten insanlığın en kutsal amacı” diyor. Yani para araç, mutluluk ise bir amaç…

 


MUTLU İNSANLAR

• Anlamlı yaşarlar.
• Odaklanırlar.
• Yeteneklerini anlamlı işlerde kullanırlar.
• Keyif alırlar.
• Doyum hissederler.
• Eylem içindedirler.
• Zamanı unuturlar.
• Kendilerini verirler.
• Bağlanırlar.
• Kendileri olurlar.
• Kendileri gibi hissederler.

 

PEKİ MUTLU HİSSEDEN İNSANLARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ NELER?

• Arkadaşlarla, aileyle ve iş hayatındaki insanlarla güçlü ilişkiler kuruyorlar ve o ilişkilerden besleniyorlar. (Bu noktada hep sızlanan eşi dostu bir gözden geçirmekte fayda var çünkü mutsuzluk bulaşıcı…)
• Ekonomik yaşantılarını -çok para kazanmasalar da- etkin bir şekilde yönetebiliyorlar.
• Mesleki olarak çok yükselmiş olmaları, hatta çalışmaları bile gerekmiyor ama yaptıkları işe saygı duyuyorlar.
• Gündelik işlerini yapabilecek kadar fiziksel sağlığa ve enerjiye sahip oluyorlar.
AZ BEKLENTİ=ÇOK MUTLULUK

kaynak: hurriyet

Audrey Hepburn’den Her Kadının Kendinden Bir Parça Bulacağı Zarafet Dolu 16 Söz

O, sinemanın tanrıçalarından biriydi. Oyunculuğuyla, güzelliğiyle, zarafetiyle, tertemiz kalbiyle ölümünün üzerinden yıllar geçse de sevilmeye devam ediyor. Sinemanın dışında da bu güzel sözleriyle geçmişten bugüne ışık tutan, her daim örnek alınması gereken bir kadın olarak kalacaktır. ☺

1. “Nasıl yaşanacağını, kenarda durup izlemeden dünyanın nasıl hem içinde hem dışında olunacağını öğrendim. Bir daha asla ama asla hayattan kaçmayacağım. Aşktan da…”

"Nasıl yaşanacağını, kenarda durup izlemeden dünyanın nasıl hem içinde hem dışında olunacağını öğrendim. Bir daha asla ama asla hayattan kaçmayacağım. Aşktan da..."

 

2. “Yalnız olmak istemiyorum, yalnız kalmak istiyorum.”

"Yalnız olmak istemiyorum, yalnız kalmak istiyorum."

 

3. “Bir insan hakkında, başkalarının onun hakkında söylediğinden çok, onun başkaları hakkında söylediklerinden fikir sahibi olabilirsiniz.”

"Bir insan hakkında, başkalarının onun hakkında söylediğinden çok, onun başkaları hakkında söylediklerinden fikir sahibi olabilirsiniz."

 

4. “Hayatta tutunabileceğiniz en iyi şey birbirinizsiniz.”

"Hayatta tutunabileceğiniz en iyi şey birbirinizsiniz."

 

5. “Asla yok olmayan tek güzellik, zarafettir.”

"Asla yok olmayan tek güzellik, zarafettir."

 

6. “Gerçek arkadaşlar, seçebildiğiniz ailenizdir.”

"Gerçek arkadaşlar, seçebildiğiniz ailenizdir."

7. “Şu kedi gibiyim, isimsiz bir serseri. Biz kimseye ait değiliz, kimse bize ait değil. Birbirimize bile ait değiliz.”

"Şu kedi gibiyim, isimsiz bir serseri. Biz kimseye ait değiliz, kimse bize ait değil. Birbirimize bile ait değiliz."

8. “Bir kadının güzelliği gözlerinde görülür. Çünkü aşkın ikamet ettiği kalbine açılan kapı, gözlerdir.”

"Bir kadının güzelliği gözlerinde görülür. Çünkü aşkın ikamet ettiği kalbine açılan kapı, gözlerdir."

 

9. “Şıklık, asla eskimeyecek güzelliktir.”

"Şıklık, asla eskimeyecek güzelliktir."

 

10. “Hayatı hayat yapan en önemli şey ‘mutlu olmak’tır. İşte bu, tüm sorunların en gizli anahtarıdır.”

"Hayatı hayat yapan en önemli şey 'mutlu olmak'tır. İşte bu, tüm sorunların en gizli anahtarıdır."

 

11. “Yaş aldıkça iki elin olduğunu keşfedersin; bir tanesi kendine yardım eder, diğeri başkalarına…”

"Yaş aldıkça iki elin olduğunu keşfedersin; bir tanesi kendine yardım eder, diğeri başkalarına..."

 

12. “İmkansız diye bir şey yoktur! Çünkü ‘imkansız’ kelimesinin içinde bile ‘imkan’ vardır.”

"İmkansız diye bir şey yoktur! Çünkü 'imkansız' kelimesinin içinde bile 'imkan' vardır."

13. “Sık sık yalnız kalmalıyım. Cumartesi gecesinden pazartesi sabahına kadar evimde tek başıma olduğumda gayet mutlu olabilirim. Bu yalnızlık belki de benim uzun yol için en etkili yakıtım.”

"Sık sık yalnız kalmalıyım. Cumartesi gecesinden pazartesi sabahına kadar evimde tek başıma olduğumda gayet mutlu olabilirim. Bu yalnızlık belki de benim uzun yol için en etkili yakıtım."

14. “Sesini iyi ayarla! Neden değiştiresin ki? Kavga esnasında yükseltince daha mı haklı oluyorsun? Herkesin bir yaratılış sesi var, kendini tanı ve mutlu ol.”

"Sesini iyi ayarla! Neden değiştiresin ki? Kavga esnasında yükseltince daha mı haklı oluyorsun? Herkesin bir yaratılış sesi var, kendini tanı ve mutlu ol."

 

15. Yaşamak…

Yaşamak...

“Yaşamak, bir müzeyi hızlıca gezmeye benzer. Gördüklerini hazmetmen, onlar üzerinde düşünmen ve müzedekiler hakkında okuman zaman ɑlır. Her şeyi bir anda anlayamazsın. Uzun bir hayat ve güzel bir akşam yemeği arasında sadece bir fark vardır. Akşam yemeğinde en tatlı şeyler en son gelir.”

16. İnanıyorum…

İnanıyorum...

“Pembeye inanıyorum. Gülmenin en iyi kalori yakan şey olduğuna inanıyorum. Öpüşmeye, çok öpüşmeye inanıyorum. Her şey ters gider gibi görünürken güçlü olmaya inanıyorum. Mutlu kadınların en güzel kadınlar olduklarına inanıyorum. Yarının başka bir gün olduğuna inanıyorum ve mucizelere inanıyorum

EN GEREKLİ OLDUĞU ANDA BAŞARMANIN 21 SIRRI

başarı[1]

DÖNÜM NOKTASI

Brian Tracy

1.SAKİN OLUN: Derin bir nefes alın; gergin ya da sinirli olmaktan kaçının. Sorular sorarak, dikkatli dinleyerek ve sadece olası çözümlere kafa yorarak, duygusal patlama sınırınızı aşağıya çekin.

A. Kontrolünüzü hemen ele alın. Eğer zihinsel ve duygusal kontrolünüzü anında ve bilinçli olarak ele almazsanız, otomatik olarak kavga et ya da kaç tepkisine yönelirsiniz.

B. Derin bir nefes alın. Bu, zihninizin sakinleşmesine yardım eder. Olumsuz cevap verme doğal eğiliminden kaçınılmalıdır.

C. En büyük iki düşmanı tanıyın. Reddedilme ve başarısızlık korkusu asabiyete, depresyona ve kilitlenmeye yol açabilir. Krize nasıl cevap vereceğiniz, hayati öneme haizdir.

D. İçsel diyaloğunuz duygularınızı belirler. Duygularınızın yüze doksan beşi, etrafınızda olup biteni nasıl yorumladığınıza göre belirlenir.

E. Tepki göstermeden önce sorunu inceleyin. Sizin işiniz, olası çözümleri bulmaktır. Bu da olup biteni tam olarak anlamakla mümkündür. Durum her açıdan değerlendirilmelidir.

F. Değerli sonuçların peşinden koşun. Her problem kendi içinde daha büyük fayda ve avantajların tohumunu taşır. İyi olanı aramak ve değerli sonuçların peşinden koşmak, sakin, olumlu ve iyimser kalmanızı sağlar.

2.YETENEKLERİNİZE GÜVENİN: Geçmişte her türden güçlüğün başarıyla üstesinden geldiğinizi unutmayın ve mevcut problemi de çözebileceğinizi bilin. Olası en kötü sonucu belirleyin ve bunun olmamasını garantileyin.

A. Yapabilirsiniz. Negatif duygularınızı kendinize “Yapabilirim!” diyerek yok edebilirsiniz.

B. Endişe kovma formülü:

a. Durun ve olası en kötü sonucu belirleyin.

b. En kötüsü olma durumuna hazırlıklı olun.

c. En kötüsünün olması durumunda ne yapacağınızı belirleyin.

d. Olası en kötü sonuç hakkında hemen kendinizi geliştirmeye başlayın.

e. Endişenin panzehiri. Güçlüğü aşmak ve soruna müdahale edebilmek için ne şekilde olursa olsun eyleme geçmeye karar vermelisiniz. Yenilgiler ve sorunlar kişisel olarak ele alınmalıdır.

3.İLERLEMEYE CESARET EDİN: Gerileme ve yenilikler, kavga et ya da kaç tepkisini körükleyerek, genellikle sizi bir kilitlenme durumuna sürükler. Bu tür duygulara sürüklenmek yerine, sorunu düzeltmek için gerekli adımlar üzerinde düşünün.

A. Herkes korkar. Dönüm noktalarında, şirketinizin ve çalışanlarınızın iyi bir durumda hayatta kalmalarını garantilemek amacıyla yapmanız gerekenleri, tercihleri ve kararları doğru belirleyebilmek için korkunuza egemen olmalısınız.

B. Korktuğunuz şeyi yapın. Cesaretinizi geliştirmek, korkularınızla yüzleşmekle ve en çok korktuğunuz şeyleri yapmakla olur. Cesaret, cesur olanları izler.

C. Kriz moduna geçin. İşiniz başarısızlığın eşiğindeymiş gibi davranmalısınız. Çabuk eylem, hayati öneme haizdir.

D. Cesaretin iki türü:

a. Adım atın. Başarının hiçbir garantisi olmasa bile başlamak zorunludur.

b. Tahammüllü olun. Bu, hayal kırıklığı ve geçici başarısızlıklarla yüzleşme yeteneğidir.

4.GERÇEKLERİ BİLİN: Olaylar genellikle ilk göründükleri kadar kötü değildir. Bir karar almadan önce tam olarak ne olduğunu anlamak için zaman harcayın.

A. Olgular yalan söylemez. Dönüm noktalarıyla karşı karşıya kalındığında, doğru kararlar ancak durumu çevreleyen gerçek olguların doğru bir analiziyle alınabilir.

B. Doğru soruları sorun. Bu, gerçek olguları bulmanıza yardım eder. Ayrıca soru sorma sanatı sizi sakin kılar, cesaret ve güveninizi artırır, kendinizi daha güçlü hissetmenizi ve karar verirken daha güvenli olmanızı sağlar.

C. Daha fazla berraklık için daha derine inin. Olguları algılamaya, durumu anlamaya ve atabileceğiniz özgün adımları belirlemeye odaklanın. Şunları sorun:

a. Bu durumla ilgili varsayımlarımız nelerdi?

b. Ya varsayımlarımız yanlış idi ise?

c. Eğer temel varsayımlarımızdan biri yanlış isi ise, bu ne anlama gelecektir?

d. Farklı olarak ne yapmalıydık?

D. Karşılıklı ilişki ve nedensellik. İki olay aynı anda ya da ardışık olarak gerçekleşse bile, bu durum iki olayın ilişkili olduğu anlamına gelmez. Nelerin yapılacağına ya da yapılmayacağına karar vermeden önce sorular sorumalısınız.

5.KONTROLÜ ELE ALIN: Sorunla ya da krizle etkin olarak uğraşmak için yüzde yüz sorumluluk alın. Mazeret göstermeyin ya da kimseyi suçlamayın. Zaten değiştiremeyeceğiniz geçmişe takılıp kalmayın. Bunun yerine gelecekte neler yapılabileceğine odaklarının.

A. Bir seneklik uzmanı olun. Bu, bir şirketi kurtarmak üzere gönderilmiş kişidir. Örgütlenmenin tamamının kontrolünü ele alır, bütün olguları kavrar ve gerekli olanı yapmak için cesurca hatta acımasıza davranır.

B. %100 sorumluluk alın. Liderler sorumluluk ve görev üstlenir. Hiçbir şey için hiç kimseyi suçlamamalısınız.

C. Acının beş aşamasıyla yüzleşin. Bunlar inkar, öfke, suçlama, depresyon ve kabuldür. Bu doğal aşamaları anlamak kendinizi hızla toparlamanızı, kontrolü ele almanızı ve çözümler geliştirmenizi mümkün kılar.

D. Ne kadar hızlı düzeliyorsunuz? Dönüm noktalarında sizin işiniz, yeni meydan okumalar geliştirmek, hasarı minimize etmek ve şirkete geleceğe doğru liderlik etmektir. Suçlamadan daha çok eyleme odaklanın.

E. Herkes hata yapar. Eniyiler bile hata yapar. Bu durum ortaya çıktığında, hasar kontrolüne ve gelecekte ne yapılabileceğine odaklanın. Daha sonra işleri seyrine bırakın.

6.KAYIPLARINIZI AZALTIN: Dökülen süte ağlamayın. Sıfır temelli düşünme tarzını uygulayın ve şunu sorun: “Şimdi bildiklerimle tekrar başlasaydım, neleri tekrar yapmazdım?” ya da “Tekrar yapmam gerekse nasıl yapardım?” sorusunu sorgulayın. Korunamayacak bir durumdan kaçınmaya hazırlıklı olun.

A. Şu an ne bildiğinizi bilmek. Sıfır temelli düşünme tarzında, durmalı, geri çekilmeli ve işe bir yabancının bakabileceği gibi objektif bakmalısınız. Daha karlı alanlara ulaşmanızı engelleyen; kaynakları ve zamanı israf eden herhangi bir ürün ya da hizmetten vazgeçmeye hazırlıklı olun.

B. Her durumda sorulacak bir soru. Geçmişte öğrendiklerinizi unutmaksızın, karşılaşmak istemediğiniz bir durum tekrar karşınıza çıkarsa, bunu bertaraf etmeli ve durumdan hızla sıyrılabilmelisiniz. Bunu yapma konusundaki başarısızlık bütün işin çökmesine yol açabilir.

C. Caddeyi tekrar karşıya geçmek. Herhangi bir şeyin ya da birisinin küçümsenmesi, önemsenmemesi ya da elimine edilmesi gerekiyorsa, bu hiç düşünülmeden yapılmalıdır. Zor kararlar alma ya da kayıpları azaltma isteğiniz, nihai başarınızı ya da başarısızlığınızı belirleyebilir.

7.KRİZİ YÖNETİN: Bu sorumluluk konumundaki insanların, yetişkinlerin ve liderlerin hepsinin başına sürekli gelen “test zamanı”dır. Sorumluluk alın, bir plan yapın ve sorunu çözmekle uğraşın.

8.SÜREKLİ İLETİŞİM HALİNDE BULUNUN: Krizden etkilenen herkese gerçekte ne olup bittiğini anlatın. “Sürpriz yok” politikası izleyin. Şirketinizin içindeki ve dışındaki insanları bilgilendirin ve onlardan veri ve yardım isteyin.

A. Parasal sorunlarla hızlı ilgilenin. Dönüm noktalarına genellikle parasal sorunlar yol açar. Bu durumda, hızla kanamayı durdurmak ve etkilenen insanları rahatlatmak için hızlı davranmalısınız.

B. Kötü haber tez yayılır. Kötü haberleri, işinizdeki ya da mali yaşamınızdaki kritik insanların başkalarından duymasına izin vermeyin. Onlara ilk söyleyenin siz olduğunuza emin olun.

C. Bir liderlik stratejisi belirleyin. Şirketinizdeki kilit insanlarla bir arada olup sohbet etmek, başarı ve başarısızlık arasındaki fark anlamına gelebilir.

D. Mali konularda “sürpriz yok” politikasını uygulayın. Mali sorunların olduğu zamanlarda, bankanızı, tedarikçilerinizi ve alacaklılarınızı bilgilendirmek zorundasınız.

E. Dürüst ve samimi olun. Tedarikçilerinize ve satıcılarınıza karşı mali sorunlarınız konusunda samimi davranmanız oları rahatlatır ve size hareket alanı sağlar.

F. Cephede liderlik edin. Alacaklılarınızla konuşması gereken sizisiniz. Liderlik konumunuz açısından bu anahtar bir sorumluluktur. Nakit akışı,müşterinize ödemelerini zamanında yapmalarını talep etmenizle hızlanabilir.

G. Gerekiyorsa kaba olun. Eğer maili sorunlarınızın nedeni müşterilerinizin ödeme yapmamamsından kaynaklanıyorsa, tahsilatı kolaylaştırmak için onları kişisel olarak ziyaret etmelisiniz. Dava açmak son seçenek olmalıdır.

9.KENDİ KISITLAMALARINIZI BELİRLEYİN: Bu dönüm noktasından kurtulmanızı sağlayacak en önemli amacı ya da hedefi belirleyin ve bu amaca ulaşmanızda sizi yavaşlatabilecek sınırlayıcı faktörü oluşturan temel engelinizi tanımlayın.

A. Temel kısıtlamanızı tanımlayın. Kendinize “Neden hala amacıma ulaşamadım?” sorusunu sorun. Bu sorunun cevabını bilmek, sorunu yatıştırmak için gerekli adımları atmanızı sağlayacaktır.

B. Öncelikle içsel bir analiz yapın. Kısıtlamaların %80’inin şirket içinden kaynaklandığı bulunmuştur. Ana kısıtlama genellikle başarısızlık ya da reddedilme korkusudur.

C. Mazeretlerinizi sınayın. Mazeretlerinizin geçerli olup olmadığını anlamak için kendinize “Benim mazeretime sahip olduğu halde hala adım atan ve her halükarda başarılı olan başka kimse var mı?” sorusunu sorun.

D. Dışsal kısıtlamaları tanımlayın. Şirket dışındaki nedenlerden kaynaklı kısıtlamalar dahi tanımlanabilir ve bir şekilde bunlarla uğraşılabilir.

E. Ana kısıtlamayı belirledikten sonra bütün zihninizle bunu yok etmeye odaklanın.

10.YARATICINIZI ÖZGÜR BIRAKIN: Siz potansiyel bir dahisiniz; karşılaştığınız her sorunu çözebilirsiniz. Kağıt üzerinde düşünün. Sorununuzu açıkça tanımlayın, mümkün olduğu kadar çok çözüm geliştirin ve sonra eyleme geçin.

A. Sonuçları göz önüne alın. Bir eylemin değeri, onu yapmanın ya da yapmamanın sonuçları ölçülerek anlaşılabilir. Bu, sizin öncelikler koymanızı sağlar.

B. Yaratıcılığınız pratikle artar. Tıpkı bir kas gibi, yaratıcılık da kullandıkça güçlenir. Yaratıcılığın doğru tanımı ilerlemedir.

C. Düşüncenizi organize edin. Aklınızı organize bir tarzda kullanmanız potansiyel yaratıcılığınızın kilidini açacaktır. İşe, karşı karşıya bulunduğunuz gerçek sorunu anlamakla başlayın.

D. Doğru çözünü tanımlayın. Sorunu ne kadar çok farklı açıdan tanımlarsanız, o kadar daha iyi ve yaratıcı yollarla tanımlamış olursunuz. Sorunu ve çözümü doğru koymak, sorunun çözüm olasılığını kat kat artırır.

E. Sorununuzla ilgili olarak “beyin fırtınası” yapın. Ana amacınızı ya da sorununuzu ele alın, soru olarak bir kağıda yazın ve 20 farklı cevap geliştirin.

F. Hemen eyleme geçin. 20 cevabı ürettikten sonra en az birini seçin ve doğru biçimde eyleme geçin. Hızla eyleme geçmek yaratıcılığınızın akışını sağlayacaktır. Feedback ve hata düzeltme için gerekli teneffüsleri verin.

11.TEMEL SONUÇ ALANLARINA ODAKLANIN: Herhangi bir işte ya da şirkette beş ila yedi temel sonuç alanı vardır. Bunlar işinizde ya da mesleğinizde mutlaka ve pozitif bir tarzda sonuç almanız gereken konulardır. Sizin temel sonuç alanlarınız hangileridir? En zayıf yanlarınızı nasıl geliştirirsiniz?

A. Başarınız sınırlı sayıda birkaç faktöre bağlıdır. Aldığınız sonuçların %80’i yaptığınız şeylerin %20’sinden kaynaklanır. Kriz zamanlarında her alanın bu %20’lik kısmı hakkında açık bir fikre sahip olmak doğru odaklanmanızı sağlayacaktır.

B. Hangi noktalarda farklı ve daha iyisiniz. En büyük sorumluluklarınızdan biri, değişim alanınızı, rekabet üstünlüğünüzü hem belirlemek hem de geliştirmek, bundan sonra da bütün çabanızı bu alandaki satış ve pazarlama faaliyetlerine odaklamaktır. Bazen, basitçe en iyi olduğunuz alana yoğunlaşmak şirketiniz için en iyisini yapmak anlamına gelecektir.

C. Çekirdek noktanızı korumak. Tıpkı işgal altında bir şehir gibi dış surlardan iç duvarlara, oradan da kaleye, yani şehrin çekirdeğine adım adım geri çekilmek zorundasınız.

12.ÖNCELİKLERE KONSANTRE OLUN: 80/20 oranını her şeye uygulayın. Sonuçların %80’inin eylemlerin %20’sinden kaynaklandığını unutmayın. Eğer bunu – ve yalnızca siz- yapabilirseniz ve iyi yaparsanız, gerçekten bir fark doğacak mıdır? Her an, zamanınızın en değerli kullanım şeklini belirleyin ve bir seferde bir şeyi hemen ve iyi yapmaya odaklanın.

A. Kağıt üzerinde düşünün. Durumun kontrolünü ele almada, her şeyin yazılı olması mutlak bir hayati öneme sahiptir. Eyleme geçmeden önce, sorunu çözmek ve dönüm noktasını aşabilmek için yapmanız gerekenleri listeleyin. En basit ve doğrudan çözüm genellikle en iyisidir.

B. Bir liste yapın. Tamamlanması gereken işlerin günlük bir listesini yapmalısınız. En tepedeki yedi konu öncelik bakımından sıralanmalı ve örgütlenmeli ve bunları sırayla tamamlamaya odaklanmalısınız.

C. Öncelikler hiyerarşisine göre davranın. Çabalar öncelikle, hemen ilgilenildiğinde çözüme kavuşabilecek sorunlara odaklanmalıdır. Çözülmeyecek sorunlarla uğraşılmamalıdır.

13.KARŞI SALDIRI: Bir kez durumu değerlendirip, gerekli bilgileri toparlayıp, planlarınızı yaptığınızda artık saldırıya geçme zamanıdır. Sorunu çözmek için hemen hayata geçirebileceğiniz önlemler üzerinde ciddi olarak düşünün ve dönüm noktasını aşın. Komutayı ele alın.

A. Amacınız net olsun. Bu, Amaç İlkesi’dir. Amaçlarınız hakkında mükemmel düzeyde net olun. Planlar ve tasarılar net olarak tanımlanmalı ve bunları başarmak için doğru işleri yapan doğru insanlara sahip olunmalıdır.

B. Eylemde cesur olun. Bu, Saldırganlık İlkesi’dir. Karşılaştığınız güçlükleri göğüslemek ve sorunları çözmek için cesurca adım atmalısınız.

C. Kaynaklarınıza konsantre olun. Bu, Çokluk İlkesi’dir. En iyi insanlarınız, en büyük zaferin mümkün olduğu anlara yoğunlaşmalıdır.

D. Esnek olun. Bu, Manevra İlkesi’dir. Yeni bir şey denemelisiniz ve iş yaramazsa başka bir şey denemelisiniz. Esnek ve yaratıcı olun ve bütün seçeneklerinizi el altında tutun.

E. Ulaşılabilir tüm bilgileri toplayın. Bu, Zeka İlkesi’dir. Durum hakkında öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenin. Daha iyi ve daha fazla bilgiye sahip oldukça, kararlarınız da daha etkin olacaktır.

F. Herkesin sizinle birlikte çalışmasını sağlayın. Bu, Konser Tarzı Eylem İlkesi’dir. Ekibinizdeki herkes ortak amaçlar, ortak değerler ve açıkça anlaşılmış iş görevleri etrafında birlikte çalışmalıdır.

G. Patron sizsiniz. Bu, Merkezi Yönetim İlkesi’dir. Dönüm noktası zamanlarında otoriteniz mutlak ve açıkça görülebilir olmalıdır. Tamamen başarıya adanmış olmalısınız.

14.NAKİT AKIŞI YARATIN: İşle ilgili ve kişisel birçok kriz, bir şekilde parayla ilgilidir. Nakit akışı, işletmede beyne giden kan gibidir. Sizin göreviniz tam olarak nakiti korumaya ve daha fazla nakit üretmeye odaklanmaktır. Bir nakit akışı sorununda hiçbir şeyin çözüme ulaşmanızı engellemesine izin vermeyin.

15.MÜŞTERİLERİNİZE ÖZEN GÖSTERİN: Bir işin amacı, girişimin hayatta kalması ve başarını garantilemek için yeterli müşterileri yaratmak ve muhafaza etmektir. İşiniz bir dönüm noktasına geldiğinde müşterilerinizin alımlara ve ödemelere devam etmelerini garantilemek için elinizden gelen bütün çabayı göstermelisiniz.

A. Müşteri daima haklıdır. Müşteriler hareket eden bir hedef gibidir. Müşterilere sunduklarınızı ve onlara yönelik faaliyetlerinizi, onları tatmin edebilmek için sürekli ayarlamalı ve modifiye etmelisiniz, aksi takdirde sizi terk edeceklerdir.

B. Müşteriler seçme hakkına sahiptir. Müşteriler sizden, başkasından satın alabilir ya da hiç almayabilir. Sizin amacınız insanların sizden almasını sağlamak ve daima sizden almasını sağlamak ve sizi arkadaşlarınıza tavsiye etmesini sağlamaktır. Müşterileriniz sizin avukatınız haline geldiğinde başarınız garantilenmiş demektir.

C. Temel ilkelere geri dönün. Eğer satışlarınız yavaşladıysa işle ilgili dört temel sonuç alanını analiz etmelisiniz. Uzmanlık ve farklılık alanlarınız hakkında mutlak bir netliğe sahip olmalısınız.

D. En iyi olasılıklara odaklanın. İdeal müşteri profilinizi tanımlamalı ve sizden satın almaya en yatkın müşterilere odaklanmalı ve yoğunlaşmalısınız

E. Daha fazla yüz yüze satış yapın. Zamanınızın %80’ini umut veren müşterilerle yüz yüze görüşmelere ayırın. Satışlar, gelir ve karlılık, potansiyel alıcılar için harcanan zamanı ikiye ya da üçe katlayarak artırılabilir.

F. Müşteri sorularını cevaplayın. Müşterinin her zaman sorabileceği iki soruyu cevaplamak sorundasınız: “Bu ürünü ya da hizmeti neden alayım ki?” ve “neden sizden alayım ki?” Bu sorular görüşmenin ilk otuz saniyesinden daha az bir sürede ya da ilk yirmi beş sözcükle cevaplanmalıdır. Müşteriler, ürününüzü ya da hizmetinizi hangi maliyet ve faydayla alabileceklerinin yanı sıra ne kadar hızlı edinebileceklerini ve ödedikleri ürün ya da hizmet için ne tür bir sigortaya sahip olduklarını bilmek isteyecektir.

G. Temel satış sorusunu sorun. Bu, “Satılacak olan tam olarak nedir, kime satılacaktır, kim tarafından nasıl satılacak, fiyatlandırılacak ve kim nasıl ödeyecektir; ve nasıl üretilecek, teslimat yapılacak ve servis verilecektir?” Genel bir satış sunumu ve iş süreci hakkında, burada yer verilen temel soruların her birine cevap verme yeteneğiniz sizi başarıya götüren anahtardır.

16.DAHA ÇOK SATIŞ İÇİN: Müşterilerinizin cüzdanlarındaki ya da banka hesaplarındaki para sizin bir işinize yaramaz. Nakitle ilgili kriz noktasını aşabilmek için müşterilerinize karşı, ürünlerinizi ya da hizmetlerinizi satabilmek için saldırgan bir tavır takınmalısınız. Kararlı ve ısrarlı olun.

A. Başka yol yok. Tek başına maliyet düşünmek yeterli değildir. Bunu daha fazla müşteri yaratmak ve daha fazla satış sağlamakla birleştirmelisiniz. Satış anahtar kavramdır.

B. Hem sanat hem bilim. İstikrarlı satışlar için atılması gereken yedi adım şunlardır:

a. Beklenti

b. Dostça ilişki ve güven sağlamak

c. Müşteri ihtiyaçlarını tanımlamak

d. Ürün ya da servisinizi tanıtmak

e. İtirazları cevaplamak

f. Talebi yakınlaştırmak

g. Tekrar satışı ve referansı sağlamak

C. Daha da yakınlaşmak zorundasınız. Hayatta kalmak ya da serpilmek için her işin satışta mükemmel bir ya birden fazla insana ihtiyacı vardır. Bu insanların bütün işi her gün daha fazla satış üretmeye yönelik olmalıdır.

D. 100 çağrı metodunu deneyin. Mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde 100 potansiyel müşteriyle yüz yüze görüşmek üzere şirket dışına çıkmalısınız. Bu, karlılık üzerinde inanılmaz etkilere sahip olabilir.

E. Sipariş isteyin. Talebi yakınlaştırmak bakımından, müşterinin satış kararı vermesini hızlandırmak gereklidir. En iyi ve en karlı şirketler, bu işte usta olan sarıcılara sahiptir.

F. Kaynağa geri dönün. Tatmin olmuş müşterileriniz, tekrar satışın ve referansın en iyi kaynağıdır. Bir nakit kriziyle karşılaştığınızda en iyi müşterilerinizle ilişkiye geçmeli ve onları daha fazla satın almaya davet etmelisiniz. Daha seri satışlar yapmanın etkin yolları, bir aciliyet duygusu yaratmak ve satın alana ödüller vermektir.

G. Her müşteriye daha fazla satış yapın. Her bir satışta, satışın ölçeğini artırma yollarına bakın. Bunlar arasında, müşterinin ana satın alma kalemini ilgilendiren diğer ürün ya da hizmetleri de satın alması anlamına gelen çapraz satış ya yer almaktadır.

H. Her zaman öğrenecek daha fazlası vardır. Ne kadar iyi olursanız olun, her zaman daha üstün performansı edinmenizi sağlayacak bilgiyi artırma şansınız vardır.

İ. Satışlarınızı hızla artırın. Satışlarınızı artırmanın en hızlı yolu, satıcılarınızın niteliğini yükseltecek sürekli eğitimler vermektedir. Bunu yapmaktan çekinmeyin; karınızı inanılmaz ölçüde yükseltebilir.

17.HER ŞEYİ BASİT KILIN: Bir dönüm noktası ya da aciliyet durumunda, kendinizi birçok işin arasında ve çok kafası karışmış bir halde bulabilirsiniz. Ne var ki, ana resimle ilgili önemli olan yalnızca birkaç şey vardır ve kendinizi yalnızca bu eylemelere odaklanmak üzere disipline etmelisiniz. Yapmayacağınız şeylere tam olarak karar verin. Bu, basitleştirmenin anahtarıdır.

A. Büyük soruyu ele alın. Zihinsel dinginlik en büyük amacınız olmalıdır ve bu dönüm noktaları zamanlarında aşırı değerli bir özelliktir. Uzun vadede hiçbir şey sizin zihinsel ve fiziksel sağlığınızdan daha önemli değildir.

B. 10 amaç yöntemini deneyin. En önemli 10 amacınızı yazın ve bunları arasından da sizin hayatında en olumlu etkiyi yapacak olanı belirleyin. Bu sizin en temel amacınızdır ve diğer her şey bunun etrafında organize edilmelidir. Bu amacı gerçekleştirmek için kesin bir tarih belirleyin.

C. Sürekli eylem halinde olun. Temel nihai amacınızı tanımladıktan sonra, onu başarmak için eyleme geçin. Buna ulaşmak için bütün zihninizle odaklanmalısınız.

D. 20 milyon doları hayal edin. Eğer bankadan 20 milyon dolarınız olsaydı ve sadece 10 yıl ömrünüz kalsaydı, hayatınızı nasıl kolaylaştırırdınız? Sizin için ne önemli ve ne daha önemsiz olacaktı?

E. Hayatınızı değiştirmenin dört yolu vardır:

a. Belirli şeyleri daha fazla yapabilirsiniz. Hayatınız ya da işinizi geliştirmek için daha fazla yapmanız gereken şeyler nelerdir?

b. Bazı şeyleri daha hızlı yapabilirsiniz. İşinizin ve hayatınızın kontrolünü ele almak ve basitleştirmek için daha az yapabileceğiniz şeyler nelerdir?

c. Yeni bir şeyler yapmaya başlayabilirsiniz. Yeni bir amaç doğrultusunda atılabilecek basit bir adım hayatınızı önemli ölçüde basitleştirebilir.

d. Bazı şeyleri yapmayı olduğu gibi terk edebilirsiniz. Artık işe yaramayan faaliyetlere son vererek, günde ya da haftada çok fazla saat tasarrufu edebilirsiniz.

F. Hayati önemi olmayan görevleri eleyin. Öncelikler koymak, aynı zamanda belirli bir durumun sonuçlarıyla ilgili öngörülere sahip olmayı da gerektirir. Bunlar, daha büyük faaliyetler için zaman yaratabilmek bakımından önem taşır.

G. Zamanınızı farklı şekillerde harcayın. Zamanınız sınırlıdır. Faaliyetlerinizi, daha az iş ama daha fazla değer üretmek üzere yeniden kurgulamaya odaklanmalısınız.

H. Saatlik kazancınızı belirleyin. Bir saatte ne kadar kazanmak istediğinizi kararlaştırın ve bu kazancı sağlamayan işleri yapmayı reddedin. Eğer söz konusu iş hemen yapılmak zorunda değilse erteleyin ve elinizdeki işe odaklanın.

İ. Önceden plan yapın. İşleri basitleştirmek için zamanınızı ve etkinliklerinizi planlamalısınız. Belirlediğiniz amaçlara odaklanmanız üretkenliğinizi artırmanızı sağlayacaktır.

J. Takıntılı olmayın. Bu size zihninizin daha berrak ve sahip olmasını mümkün kılan bir sükunet alanı yaratır.

K. Öncelikli olanları önce ele alın. İlişkilerinizi en öne koyun. Fiziksel sağlığınıza dikkat edin. Gevşemeye ve hayatınızı basitleştirmeye vaktiniz kalmadığını hissettiğinizde, aslında bunun tam vakti olduğunu unutmayın.

18. ENERJİNİZİ KORUYUN: Fiziksel sağlığınıza mükemmel düzeyde önem gösterin. Kendinizi sürekli olarak önemli bir yarışa hazırlanan şampiyon bir atlet olarak hayal edin. Doğru gıdaları yiyin, bol bol dinlenin, bolca su için, her gün otuz dakika ya da daha fazla egzersiz yapın ve böylece en iyi fiziksel ve zihinsel performansınıza ulaşın.

A. Bol bol uyuyun. Bir dönüm noktasını aşmada hiçbir şey size dinlenmekten daha fazla yardımcı olamaz. Eğer yoğun bir yaşamınız varsa günde yedi ila sekiz saat uyku gereklidir.

B. Pillerinizi şarj edin. Ne kadar fazla duygusal sıkıntıyla karşılaşırsanız, duygusal pilleriniz de o kadar hızlı tükenir. Bu da sizi yaralar ve iyi performans göstermenizi engeller.

C. Kendinizi tamamen kapatın. Bazen zihinsel, fiziksel ve duygusal pilleriniz şarj etmenin en iyi yolu, kendinizi tamamen kapamaktır. Hafta sonu 36 saat çalışmaktan kaçınmak bunu yapmanın iyi bir yoludur.

D. Beslenmek, en temel enerji kaynağınızdır. Çalışırken beyniniz, bütün bedeninizin kullandığı enerjinin %80’ini tüketir. Yüksek kalite besinler tüketmek, beyinsel performansınızın zirve düzeylere yükselmesini sağlayacaktır.

E. Bol bol egzersiz yapın. Otuz dakikalık ya da daya büyük bölümler halinde egzersiz yapmalısınız. Egzersiz size stres zamanlarında sakin ve verimli olabilmeniz için gerekli zindeliği ve neşeyi sağlayan endorfin salgılamanıza yol açar.

F. Güne doğru başlayın. Güne nasıl başladığınız izleyen her şeyi belirler. Hiçbir şey sağlığınızdan daha önemli değildir.

19.İÇSEL BAĞLANTINIZI YAPIN: Bütün sorunları çözmenizi ve bütün amaçlara ulaşmanızı mümkün kılan evrensel bir zihin gücü vardır. Bütün büyük adamlar kaderlerini bu yüksek güve dayandırır ve bunun kendilerine, özellikle de dönüm noktalarında düzenli olarak ilham vereceğine ve rehberlik edeceğine inanırlar. Bir saatliğine ıssız bir köşeye çekilin ve “içinizdeki sakin, küçük sesi” dinleyin. Bu, ihtiyaç duyduğunuz cevabı tam olarak doğru zamanda bulmanızı sağlayacaktır.

A. Sınırsız gücü kullanın. Bir inanç, sükunet ve güven beklentisine dair, hepsi bir arada işe yarayacak bir tutum geliştirmelisiniz. Bu, yüksek bir bilinç halini aktive edecek ve hayatınızda işe yaramasını sağlayacak katalizördür.

B. Bu güce güvenin. Daha sakin davrandıkça, bu güç, dönüm noktasını aşma ve sorunlarınızı çözme konusunda daha hızlı işe yarayacaktır. Güveniniz ne kadar büyük olursa bu güç de ol kadar hızlı ve öngörülebilir şekilde işleyecektir.

C. Gözünüzü açık tutun. Alarm hallinde olmalı ve çözüm olasılıklarına karşı uyanık olmalısınız. Kendi kendinize yapacağınız pozitif konuşmalar sizi doğru bilinç halinde tutacaktır.

D. Değerli derslerin peşinde olun. Bu güç size, amaçlarınıza ulaşmak, başarılı ve mutlu olmak için gereken dersleri sağlayacaktır. Size yapılan en büyük lütuflar genellikle sorunlar, yenilgiler ve geçici başarısızlık maskesiyle gelmektedir.

E. Sükuneti öğrenin. Bir insan kendisiyle sakince vakit geçirmeyi öğrendiğinde, daha yüksek bir ruha sahip olacaktır. Daha yüksek bir güve geçiş sessizlik, dua ve sükunet içinde meditasyon yapmayı gerektirir.

F. Cazibe yasasına ulaşın. Dua ve derin düşünce, zihninizi, sorunlarınızı çözmede ve amaçlarınıza ulaşmada size yardımcı olacak fikirleri, insanları, bilgiyi ve kaynakları çeken bir mıknatıs haline dönüştürecektir. Bu güce bir kez ulaştığınızda her şeyi yapmak daha kolay hale gelecek ve daha kolay hale gelecek ve daha hızlı sonuç alınacaktır.

20.KRALLIĞINIZI KARAKTERİNİZ BELİRLER: Gerçek karakteriniz yetişkinliğin kaçınılmaz krizlerinde, işler terse gittiğinde, yenilgi anlarında yaşadığınız stres durumlarında ortaya çıkar. Kendiniz tüm meydan okumalara karşı önceden hazırlamalı ve hiçbir nedenle kişisel bütünlüğünüzü bozmamaya kararlı olmalısını. Herkes sizi izliyormuş gibi davranın, çünkü herkes sizi izliyor.

A. Herkes sizi izliyor. Bir dönüm noktasıyla karşılaştığınızda herkesin sizi izlediğini, söylediğiniz ve yaptığınız her şeye karşı duyarlı olduğunu unutmayın. Duygularınız ve davranış tarzınız diğerlerinkini de belirler.

B. En değerli varlığınızı tanıyın. İşinizde ve özel yaşamınızdaki namınız en değerli varlığınızdır. Bu, niteliklerinizin ve karakter özelliklerinizin en kıymetlisidir. Başardığınız ya da başaramadığınız her şey namınızı yükseltir ya da alçaltır.

C. Meydan okumalara karşı durun. Güçlü insanlar hayatın meydan okumalarına karşı durun. Güçlü insanlar hayatın meydan okumalarına karşı durur ve krizleri metanetle karşılarlar. Etrafınızdakilere örnek bir insan olarak daima kontrollü, uyanık, rahat ve sakin olmalısınız.

D. Krizi yayın. Bir kriz anında yapmanız gereken en önemli şeylerden birisi kendinizin ve şirketinizin değerlerini yeniden onaylamaktır. Özgüvenin kurulması, değerlere adanmışlığın bir göstergesidir.

E. Çözüm hakkında düşünün. Hızla alınabilecek özgün önlemleri hesaplayın. Artık değiştirileme olan geçmiş olaylar hakkında endişelenmeyi ya da tartışmayı reddedin. Bütün enerji çözümler bulmaya yoğunlaştırılmalıdır.

F. Sınavı geçin. Herhangi bir boyuttaki sıkıntılar bir sınav olarak ele alınmalıdır. Durum ne olursa olsun sınavı geçmeli ve hayatın daha yüksek kademelerine doğru ilerlemelisiniz.

G. Engellere karşı adım atmak. Bir krizle etkin olarak uğraşma yeteneği liderliğin en belirgin özelliğidir. Sorunları ya da güçlükleri daha güçlü ve akıllı, daha başarılı ve etkili olmak için fırsatlar olarak görmelisiniz.

21. BAŞARANA KADAR SABIRLI OLMAYI ÖĞRENİN:Asla teslim olmama konusundaki kararlılığınız nihai başarınızın garantörüdür. Yaşamınız boyunca sürekli olarak sorunlarla ve zorluklarla karşılaşacaksınız. Ancak her biriyle yüzleşip aştıkça olabileceğiniz en iyisi olacak ve yıldızlara doğru hareketinize devam edeceksiniz.

Reflü İçin Ev Yapımı Çözümler

reflü[1]

Reflü; stres, kötü yemek alışkanlıkları ve sinirlilik hali yüzünden hergün karşılaştığımız bir sorundur. Fakat bu, “herkesin reflüsü var” diye, bu konuda hiçbir şey yapmayacağımız anlamına gelmiyor. Bu yazımızda, reflü için yapabileceğiniz şeyleri ele aldık.

Reflü Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Reflü için kullanılan tıbbi terim pirozis olmasına rağmen genellikle reflü olarak bilinir. Göğüs kafesinin hemen altındaki özafagusta “yanma” ya da “ateş” hissi ile tarif edilir. Reflünün diğer belirtileri, ağızda aisidik veya acı bir tattır. Bu tıpkı kusmadan hemen önce ağzımıza gelen tada benzer. Reflü, yiyecek ve içecekleri yutmamızda zorluk yaratabilir, yemek yerken ya da bir şey içerken acı çekmemize sebep olabilir.

Reflü, mide asidinin yukarı çıkmasından kaynaklanır. Acı hissi göğüs bölgesinde başlar ve kimi durumlarda, boğaza, çeneye ya da boyna yayılır. Dünya nüfusunun üçte biri, ayda bir kez bunu yaşamaktadır. Reflüye sebebiyet verebilecek birkaç şey:

Aşırı yemek ya da alkol tüketimi

  • Midemizin uzun süre dolu olması
  • Kahvaltıyı atlamak
  • Yağlı ve baharatlı yiyeceklerin aşırı tüketimi
  • Hamilelik
  • 60 yaşını geçmiş olmak
  • Obezite

 

reflü 2

Bu problemi önlemek için yapabileceğiniz şeyler arasında; kahve, alkol, soslar, baharatlı yemekler ya da kızartma gibi rahatsızlık verici besinlerden uzak durmak vardır. Buna ek olarak, reflü ağrısının başladığını hissediyor ve diğer belirtileri de gösteriyorsanız, bu şekilde yatağa gitmemelisiniz çünkü kafanızı yastığa koymanız, özafagus asidinin boğaza doğru çıkmasına neden olacaktır. Reflüden sıklıkla şikayet ediyorsanız derhal bir doktora başvurmalısınız. Sıkça yaşanan reflü problemi ülser kaynaklı olabilir. Reflünüz yalnızca bazı durumlarda ortaya çıkıyorsa eczanelerden aldığınız asit dengeleyici ilaçları (antiasit) kullanabilir, doğal yöntemleri uygulayabilirsiniz.

Mide Asidini Azaltan Besinler

Bu rahatsız edici sağlık sorununu aşağıdaki besinleri tüketerek tedavi edebilirsiniz:

  • Sakız: Sakız çiğnemek ağız içi tükürük seviyesini arttıracak ve mide asidini dengeleyecektir.
  • Zencefil: Kaynayan suyun içine atarak içebilirsiniz. Bu etkili bir mide güçlendiricidir.
  • Hardal: Bir çay kaşığı hardal, reflü belirtilerini azaltacaktır. Hardalı ya sade ya da bir dilim ekmeğin üzerine sürerek yemelisiniz.
  • Badem: Yemeklerden sonra tüketeceğiniz 2 ya da 3 badem, reflü semptomlarının ortaya çıkmasını engelleyecektir.
  • Karbonat: Sıcak suya bir çay kaşığı ekleyin. Mide asit seviyesini dengelemek için yavaşça için.
  • Yulaf Ezmesi: Kahvaltıda, süt veya yoğurtla karıştırarak tüketin.
  • Patates: Soyun ve rendeleyin. Çıkan suyu bir kaşık yardımı ile için.
  • MuzYemeklerden önce ya da sonra tüketebilirsiniz.

reflü 3

  • Elma Sirkesi: Bir çay kaşığı elma sirkesini bir bardak su ile karıştırıp için.
  • Kavun: Bu meyve reflü ile savaşta oldukça etkilidir.
  • Rezene: Sindirim süreci ve yanma hissi açısından oldukça yararlıdır.
  • Maydanoz: Taze ya da yemeklerin içinde yiyebilirsiniz.
  • Papaya: Sindirime yardımcı olur ve midedeki yanma ve rahatsızlık hissini ortadan kaldırır.
  • Elma: Yiyeceklerin daha rahat ve iyi bir şekilde sindirilmesine yardımcı olur.
  • Ananas: Ağır ya da aşırı yemek tüketiminden sonra mideyi rahatlamada yardımcıdır.
  • TarçınYanma hissini azaltmak için içeceklerinize katıp tüketebilirsiniz.

Reflü İçin Doğal Tedaviler

Yemeklerden sonra midenizde meydana gelen yanma hissiyle savaşmak istiyorsanız aşağıdaki tamamen doğal yöntemlerden istediğinizi deneyebilirsiniz.

  • İki marul yaprağı ve soyulmuş 4 havucun suyunu çıkarın ve blender’a bir bardak su ekleyin. 5 dakika boyunca karıştırıp süzün ve sabahları açken için.
  • Kaynayan bir kap suya pelinotu ekleyin. Üzerini kapayın ve kahvaltılardan önce için.
  • Bir litre suyu kaynatın ve içine 15 gram kurutulmuş fesleğen ekleyin. Bir müddet bekleyin ve her yemekten sonra bir bardak olacak şekilde günde 3 kez için. reflü 4
  • 15 gram adaçayını 30 gram limon otuyla karıştırın. Elde ettiğiniz karışımdan bir çay kaşığı alarak bir bardak sıcak suya ekleyin ve yemeklerden sonra için.
  • Bir yumurta akını iki çay kaşığı zeytinyağıyla karıştırın. Bunu gün içinde birkaç kez içebilirsiniz.
  • Bir kaç hurmayı bir miktar suyun içinde kaynatın ve elde ettiğiniz suyu için.

kaynak: sağlıağa bir adım

Dün canım olan yarın düşmanım olmaz benim ….

tumblr_mjva15oxO31s8jeo1o4_400[1]

Dün “canım” olan yarın “düşmanım” olmaz benim
Yaşananların hatırı hep saklı kalır
Hatırları sorulur, selamları hep alınır
“Sildiklerim” vardır bir de!
Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır
Adları anılmaz hatırları sorulmaz sadece beddualarımdır..
Vicdanla birlikte “ŞEREF” ararım ben sevdiklerimde
Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim
Zaman gelir “şerefsizleri” de severim..
Her yerde gözüm kulağım vardır benim 😉
“Eksik söylemek yalan söylemek değildir!” mantığındaki
Beni değil kendini kandırır yalnızca.. 🙂
Bilmezden gelişlerim aptala yatışlarım
Kaybetme korkumdan değil
Karşımdakilerin yalan söyleme potansiyellerine olan merakımdandır..
“inkar” olmaz benim hayatımda
Yaşananı “yaşanmamış” saymam
Sayanlarıda saymam…
Kelimelere sığmaz
Sayfalar sürer beni anlatmak
Ama ne kadar anlatılırsa anlatılsın
Yaşayan bilir beni yaşamayan anlamaz..
Ağırdır sevmelerim her “yürek” taşıyamaz
Büyüktür umutlarım her “omuz” kaldıramaz…
Nazım Hikmet Ran

Gümüşün Vücuda Etkileri ,

940980_532528923580391_6875056597676455548_n[1]

 

GÜMÜŞÜN FAYDALARI NELERDİR?

Gümüşün Vücuda Etkileri ,

> Gümüş, çok etkili bir antibiyotik olarak kabul edilir. Gümüşün antibakteriyel etkisi, ondan çatal kaşık ve su kabı yapan insanoğlu tarafından yüzyıllar öncesinden keşfedilmiştir.

> Gümüşün ilk antibiyotik madde olduğu

düşünülmektedir. Tarihte gümüş metal yaprağı bir sargı bezi olarak kullanılmıştır.

> Küçük gümüş parçaları Romalılar tarafından yanıkları, kesikleri ve yaraları tedavi etmek için kullanılmıştır.

> Bugün gümüş, neredeyse enfeksiyon kontrolünün kritik olduğu her yerde, bandajlardan yanık tedavisinde kullanılan ilaçlara kadar sağlık ürünlerinde çok etkili antimikrobiyal özelliğinden dolayı kullanılmaktadır.

gümüşün vücuda etkileri
> Bunun yanında gümüş suyu da antibiyotik destek gerektiğinde ilaç etkisi gösterebilecek doğal bir karışım olarak oldukça etkilidir.

> Yapılan bazı araştırmalara göre gümüş iyonları, kemik gelişiminde etkili ve uyarıcıdır.

> Radyasyona karşı koruyucu etki gösterir.

> Yaklaşık 450 tür bakterinin DNA’sını bozarak yok edebilir etkiye sahiptir.

> Şeker, sedef, mayasıl, kaşıntı ve ayak kokusu olmak üzere birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir.

Odaya Soyulmamış Soğan Koyduğunda…

10259318_532535576913059_4552566018976872879_n[1]

Soğanın mucize etkisi…!

Soğanın bu etkisini biliyor musunuz?

Mor soğanın faydaları. Yıllarca mutfaklarımızın kilerinde yer alan Mor soğanın faydaları saymakla bitmiyor. Belki içinizden şöyle diye bilirsiniz” ne soğanmış arkadaşım” ama tam olarak öyle. İşte sizler için hazırladığımız Mor soğanın faydaları…

Bir ailenin yaşadıkları soğanın önemini gözler önüne seriyor. “1919 yılında, dünyada 40 milyon kişi ‘grip’ten öldüğünde, bir doktor birçok çiftçiyi griple mücadelede yardım amacıyla ziyaret eder. Birçok çiftçi ve ailesi grip kapmıştır ve birçoğu ölürler.Doktor ziyaretlerine devam eder ve bir sürprizle karşılaşır, ziyaret ettiği bir çiftçi ve ailesi çok sağlıklıdır. Doktor böyle olabilmesi için aileye herkesten farklı ne yaptıklarını sorar ve cevaben çiftçinin hanımı odaya, bir tabak içine ‘soyulmamış’ bir ‘soğan’ koyduklarını söyler.Doktor buna inanamaz ve bu ‘soğan’lardan birini alarak laboratuvarda mikroskop altına koyarak inceler ve ‘soğan’ın içinde ‘grip’ virüsünü görür. Soğan’ açıkça ‘grip’ bakterisini absorbe etmiş (içine çekmiş) ve bu sayede de aile sağlıklı kalmıştır.Bu öyküden alınacak ders, bir miktar ‘soğan’ almanız ve evinizin çevresinde bir yerlere yerleştirmenizdir. Ne olduğunu görmek için onu deneyin.”

Mor Soğan suyu kalbi güçlendirmektedir, Taşıdığı esterler kanın pıhtılaşmasını önler.

-Boğaz iltihabı tedavisi sesin güzelleştirilmesi sinirsel rahatsızlıkların tedavisi öksürüğe bronşit ve boğaz ağrısına karşı en iyi ilaç soğan suyunun balla karıştırılarak yenmesidir. Bu maksatla hazırlanan macundan günde üç çorba kaşığı tüketilmeli.
-Kan yapımına yardımcı olur. Kalp çarpıntısını giderir. Kan basıncını (tansiyonu) düşürücü etkiye sahiptir.

-Safra kesesi salgısını artırır ve bunun sonucu olarak taş oluşumunu önler.

-Şeker hastalığına karşı bol miktarda mor soğan yenir. El ve ayak tırnaklarının çabuk kırılmasında, tırnakları sık sık mor soğan suyu ile ovmak gerekir.

-Kesik ve yanık yaralarının mikrop almaması için mor soğan suyu sürülür.

-Ayak bacak karın göğüs ve ellerdeki şişmelere karşı günde üç defa yemeklerden önce birer çorba kaşığı soğan suyu içilir.

-Burun kanamalarını durdurmak amacıyla soğan yumrusu ikiye kesilir yarısı burnun önüne bağlanır.

-Çıbanları olgunlaştırmak için soğan yumrusunu oluşturan yapraklar haşlanarak çıban üzene konur.

-Nasırları yok etmek için sirke içerisinde kaynatılan mor soğan nasır üzerine konarak bağlanır ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.

Dizanteri veya bağırsak iltihaplarına karşı çiğ yumurta sarısı taze tereyağı iyice ezilmiş kimyon tohumu ve fazla miktarda soğan suyu karıştırılıp günde üç defa birer çorba kaşığı yenir.

İdrar yolları ağrılarında taze kesilmiş ve ısıtılmış soğan sıcak sıcak ağrıyan yerin üzerine konur ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.

-Karın sancılarına ve mide kanamalarına karşı çok ince doğranmış soğan süt içerisinde kaynatılarak içilir.

kynak: şifaevreni

On Kişiyi Yeni Yıla Götürmeyin!

017.001[1]

1. Sizi strese sokan kişiler.

Stres her zaman kötü bir şey değildir. Sizi harekete geçmeye motive ediyorsa sağlıklı bir şeydir. Ancak sizi insanlar değil, olaylar strese sokmalıdır. Hayatınızda sizi sürekli olarak strese sokan insanlar varsa, zihniniz size onları hayatınızdan çıkarmanızı söylüyor demektir.

2. Sizi kullanan kişiler.
Aadeta bir parazit gibi bizden beslenen kişileri eleyin. Bu tür insanların hayatınızda yeri olmamalıdır. Onları yeni yıla götürmeyin.

3. Size saygı duymayan kişiler.

Saygılı insanlar saygı gösterilmeyi de hak eder. Hayatınızda sizin onlara gösterdiğiniz saygıyı size göstermeyen kişiler varsa onları kendinizden uzaklaştırın.

4. Sizi daima kıran kişiler.

Bazen insanlar bizi kırdıkça biz onlara hayatımızda daha çok yer veririz. Hayatımızdaki kişiler değer verdiğimiz ve bize değer veren insanlardır-ya da öyle olmalıdır- Bu nedenle sizi sürekli olarak kıran insanları hayatınızdan çıkarın. Acı, ancak size bir ders verirse iyidir. Bu durumda ders, başkalarının sizi kum torbası olarak kullanmasına dur demenizdir.

5. Size durmadan yalan söyleyen kişiler.

Dürüst insanlarla olun..Yalancılara gereksiniminiz yok.

6. Yüzünüze gülüp arkanızdan hakaret eden kişiler.

Bu insanlara kıllarından geçenleri size söylemeye cesaret edemeyen korkaklardır. Bunlar size arkadaşınızmış gibi davranırken dünyanın geri kalanına sizin işe yaramaz biri olduğunuzu söylerler. Bu kişiler sizin prestijinizi yok ederler. Sadece aptallar hayatlarında böyle insanlarla yeni bir yıla başlarlar.

7. Sizi umursamayan, ancak umursuyormuş gibi görünen kişiler.

Bunlar sizin sahte arkadaşlarınızdır. Çok eğlencelidirler, sizin yardımınızı mutlulukla kabul ederler. Siz onlara ihtiyaç duyduğunuzda ise mucizevi şekilde yok olurlar. Bu kişiler sizde yanlış bir güvenlik hissi oluşturduğundan çok zararlı insanlardır.

8. Sizi eski hayatınıza geri çekmek isteyenler.

Hayat ancak sürekli gelişiyorsa ilginç ve heyecanlıdır. Ancak sürekli ilerliyorsanız, sürekli kendinizi ve çevrenizi geliştiriyorsanız, mutluluk ve huzuru bulabilirsiniz. Çoğu kişi kendilerini eski hayatlarına çekmeye çalışan insanları hayatlarında tutmaya devam eder. Bu kişilere dikkat edin, tespit edilmeleri zordur ve sizin çok çalışarak sağladığınız ilerlemeyi geri çevirirler.

9. Sizi engelleyen kişiler.

Zaman geçtikçe bizim de ümit ve hedeflerimiz değişir. Hayatınızdaki birçok kişi sizin oluşturmaya çalıştığınız türde bir hayatı yaşamak istemeyecek ve sizi kendi istedikleri hayat tarzına çekmeye çalışacaklardır. Çoğu zaman insanlar tamamen farklı şeyler hedefleyen kişilerle sarılı olduklarından hayallerindeki hayatı kurmayı başaramazlar.
Hedefleriniz uyuşmuyorsa hayatlarınız da uyuşmayacaktır.

Sadece ne yapacağınızı değil, kiminle yapacağınızı da dikkatli seçmelisiniz. Aynı anda ancak belirli sayıda sağlam ilişkiyi sürdürebilirsiniz. Fazlasını yürütmek için gereken zaman, enerji ya da konsantrasyon çoğu kez bulunmaz. Hayatınızı işe yaramaz insanlarla doldurursanız, işe yaramaz bir hayat kurmanız kaçınılmazdır. Eğer bir kişinin sizin hayatınıza katkısı yoksa salıverin gitsin.

Onları eski yılda bırakın ve bu yıl daha iyi bir dostluk halkası oluşturun.

Not: Paul Hudson tarafından Elite Daily adlı sitede yazılan “10 Toxic People You Shouldn’t Bring With You Into The New Year” başlıklı yazıdan özetlenerek tercüme edilmiştir

alıntı

MOTİVASYON VE BAŞARI İÇİN 20 TAKTİK…

daglar-667x347[1]

Motivasyon, mutlu ve başarılı olmak için hayati önem taşır. Aşağıdaki ipuçları, kendi kendinizi motive etmenize ve bunu sürdürebilmenize yardımcı olacaktır. Bunlar, pratik ve sonuca yönelik tavsiyelerdir. Uygulamadığınız sürece, genel kültürden öteye geçmeyeceklerdir.

1. Hikâyenizi Yazın Temiz bir kâğıda bir iki paragraf olacak şekilde arzu ettiğiniz geleceğin hikâyesini yazın. Gelecekte yapmakta olduğunuz şeyi, yaşadığınız yeri ve sahip olduklarınızı yazın. Bu sizi, hem şimdi hem de gelecekte motive edecektir.

2. Geleceği Gözünüzde Canlandırın Gözlerinizi kapatın ve kendinizi gelecekte ne yapıyor olarak görmek istiyorsanız, onu yaparken canlandırın. Sağlıklı bir şekilde koşuyorsunuz, bahçenizdeki çiçekler ile ilgileniyorsunuz ya da çalışıyorsunuz. Örneğin, hayaliniz küçük bir işyeri açmaksa, kendinizi açılış gününde, müşterileriniz ve çalışanlarınız ile selamlaşırken hayal edin. Böylece, hayallerinizi somutlaştırabilirsiniz.

3. Geçmişi Gözünüzde Canlandırın Geçmişi gözünüzde canlandırdığınızda, daha önce nerede olduğunuzu ve ne kadar yol kat ettiğinizi görürsünüz. Planlı hedeflerinize ne kadar ulaştığınızı ve nerelerde hata yaptığınızı anlarsınız. Bu sizin doğru yolda ilerlemenizi sağlayacaktır. Bir şoförü düşünün, yalnızca önüne baksa ve dikiz aynasından yararlanmasa nelere maruz kalabilir. Zaman zaman geçmişe bakmak, en az şoförün dikiz aynasına bakması kadar yararlıdır.

4. Büyük Düşünün Geleceğiniz ile ilgili büyük düşünmekten korkmayın. Bu, kısa süreli başarısızlıklarınıza katlanmanızı kolaylaştıracaktır. Engeller, sizi durduramayacaktır. Çünkü sizin gözleriniz büyük hedefe kilitlenmiş olacaktır. Uzun bir zamandan sonra sevdiğinize kavuşacağınızı düşünün, onu tren garından almaya giderken, bardaktan boşanırcasına yağan, sizi sırılsıklam eden yağmur, rahatsız eder mi?

5. Kendinizi Eğitin Hedef ya da hayaliniz ile ilgili her şeyi öğrenin, okuyun, konuşun, dinleyin ve deneyin. Eğer bir yazar olmak istiyorsanız, ders alın, kitaplar okuyun, yazın, diğer yazarlar ile konuşun, atölye çalışmalarına katılın.

6. Kendinize Bir Model Bulun Kendisinden bir şeyler öğrenebileceğiniz rol model seçin. Bu kişi, sizin saygı duyduğunuz ve kendisi gibi olmak istediğiniz birisi olmalıdır. Saygı duyduğunuz bir insanı örnek aldığınızsa, tekerleği yeniden icat etmeniz gerekmeyecektir. Eğer çevrenizde böyle bir kişi yoksa ünlü bir lideri, sanatçıyı ya da bilim adamını da rol model olarak alabilirsiniz. Kendisi ve yaptıkları hakkında tüm bilgileri edinerek, hedeflerinize ulaşmak için kullanabilirsiniz.

7. Başarı Hikâyelerini Okuyun Etrafınızdaki insanların başarı hikâyelerini okuyun. Günlük gazetelerde bile size ilham verebilecek, motive edecek ve harekete geçirecek düzinelerce küçük başarı hikâyeleri var. Kütüphaneler, sıradan insanların sıra dışı hikâyelerini anlatan biyografi ve otobiyografileri ile dolu. Hepsi, sizi başarıya ulaştırmak için raflarda heyecanla bekliyorlar.

8. Motive Edici Filmler İzleyin Sizi motive eden filmlerin listesini yapın ve küçük bir arşiv oluşturun. Örneğin; Forrest Gump filmini izlemek pek çok kişiyi motive edebilir. Biliyorsunuz bu filmde, IQ’su normal insanlardan çok daha düşük bir kişi, büyük başarılara imza atıyordu.

9. Motive Edici Alıntıları Okuyun Gerek internette, gerekse kitaplarda size ilham verecek ve motive edecek binlerce alıntı bulunuyor. İnternette dolaşın ve aranın çiçeklerden bal topladığı gibi bilgileri toplayın. Bunlar işinize çok yaracaktır, çünkü hepimizin hayatı yorumlama şeklimiz farklıdır. Hayata farklı açılardan bakmanızı sağlayacak hikâyeler bile çok işinizi görecektir.

10. Sürekli Öğrenin En önemli ders bu. Etrafınızdaki dünya hakkında sürekli öğrenmeye devam edin ve asla durmayın. Sizi ilgilendiren şeyler hakkında okuyun, dinleyin ve öğrenin. Mesela, sorulan bir soruya “bilmiyorum” demenin tadını çıkarın, sonra hemen öğrenin. Meraklı olun. Biliyorsunuz, merak ilmin hocasıdır. Hedefler olmadan, hayatınızda kalıcı değişiklikler yapmanız oldukça zordur. Aşağıdaki ipuçlarını kullanarak etkili ve verimli hedefler belirleyebilirsiniz.

11. Hedeflerle Çalışın Hedefler ile ilgili en önemli ipucu bu. Hedeflerle çalış! Hedefler, hayatınızın tüm alanlarındaki gelişiminiz için önemlidir, eğer hedefsiz çalışırsanız, gelişiminizde güçlükler ile karşılaşırsınız. İstediğinizi elde etmek için, işinizi şansa bırakmanız hiç de iyi bir yol değildir. Earl Wilson’un güzel bir sözü var. Diyor ki : “Başarı mı? Başarı tamamen şansa bağlıdır. İnanmazsanız başarısız insanlara sorun!” Hedeflerle çalışın, onlar size başarıyı ve yanında meyvesi olan mutluluğu getireceklerdir.

12. Beyin Fırtınası Yapın Temiz bir kâğıt ve kalem alın. Uygun bir ortama geçin. Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği, telefondan uzak. Sonra, düşünün, düşünün ve tekrar düşünün. Aklınıza gelen her düşünceyi yazın. Parasal hedefler, kişisel hedefler, İlişkisel hedefler, sağlığınız ile ilgili olanlar vs. Tüm fikirleri yazın. Bitirdiğinizde, üzerinde çalışmak için gereğin fazla hedefiniz olacak. Bunlar arasından sizin için önemli olanları seçin.

13. Büyük Hedefler SeçinH edeflerinizin etkili olabilmesi için, ulaşılabilir-zor olmalıdır. Eğer hedefiniz başarılması kolay ise, motivasyonunuz düşer. Hedefleriniz ulaşılabilir olmalı, ancak aynı zamanda sizin mevcut yetenek ve becerilerinizi geliştirmenizi gerektirecek kadar da zor olmalıdır.

14. Kendinizi Ödüllendirin Kendiniz için ödüller belirleyin. Hedefinize ulaştığınızda ya da küçük de olsa bir adım attığınızda kendinizi ödüllendirin ve bunu kutlayın. Çok çalıştınız ve bunu hak ettiniz. Ailenizle dışarıda yemek yiyin, kısa bir seyahate çıkın ya da sizi mutlu edecek başka şeyler yapın.

15. Doğru Kelimeleri Kullanın  Günlük konuşmalarınızda, ‘Bunu başarabilirim’ ya da ‘Bir çözüm buluruz’ gibi olumlu cümleler kullanmaya dikkat edin. Kurduğunuz, cümlelerin sizin psikolojiniz ve davranışlarınız üzerinde son derece önemli etkileri olduğunu unutmayın.

16. Ara Vermesini Bilin Şimdi dışarıya çıkın ve açık havada kısa bir yürüyüş yapın. Sıkıntı duyduğunuz durumlarda, ara vermesini bilin. Bu sizin olaylara farklı bir perspektiften bakmanızı sağlayacaktır. Mesela, eşinizle problem mi yaşadınız ya da amiriniz sizi demoralize edecek şeyler mi söyledi, ani tepkilerden kaçının, bir ara verin, etraflıca düşünün ve öyle harekete geçin.

17. Harekete Geçmeden Önce İki Kere Düşünün Harekete geçmeden önce, nedeniyle birlikte hareketiniz hakkında düşünün. Eğer bir çalışanınız, sizi de etkileyebilecek bir yanlış yaptıysa, hemen bağırıp çağırmayın. En iyi karşılık (yanıt) üzerinde düşünün. Bunu iki kere yaptıktan sonra harekete geçin.İki kez dinleyip, bir kez konuşmamız için, iki kulağımız ve bir ağzımız olduğunu unutmayın.

18. Tepki & Yanıt (React vs. Respond) Bu iki kelime, mutlu, istekli, pozitif insan ile üzgün, bitkin ve negatif insan arasındaki farktır. Hayatınızda sizi direkt ya da dolaylı olarak etkileyecek şeyler olduğunda, buna yanıt verin. Yani, üzerinde düşünün, çözüme odaklanın. Eğer tepki verirseniz, nedenleri atlamış ve o andaki duruma odaklanmış olursunuz. Sonuçta, daha fazla sıkıntı ve hayal kırıklığı dışında elinize bir şey geçmez. Tepki değil, yanıt verin.
19. Sahip Olduğunuz Şeylerin Değerini Bilin Etrafınıza bakın ve sahip olduğunuz şeylerin değerlerinin farkına varın. Arkadaşlarınız, aileniz, kariyeriniz, eviniz ya da başka herhangi bir şey. Bu bile başlı başına bir mutluluk kaynağıdır. Kötü şeylerin hayatımıza nasıl girdiğinin önemi yok, biz sahip şeyler için şükretmeliyiz.

20. Her Zaman Mutlu Olmak Zorunda Değilsiniz Bazen, kendinizi kötü hissetmenizin hiçbir kötü yanı yok. Her zaman, dışadönük, heyecanlı, enerji dolu olmak zorunda değilsiniz. Bir şeylerin yolunda gitmediği, kendinizi iyi hissetmediğiniz günler olacaktır. Dert etmeyin, problemler geçer.
——————–
****************************************** BÖLÜM 2 ***************************************

Hedefler olmadan, hayatınızda kalıcı değişiklikler yapmanız oldukça zordur. Aşağıdaki ipuçlarını kullanarak etkili ve verimli hedefler belirleyebilirsiniz.

21. HEDEFLERLE ÇALIŞIN
Hedefler ile ilgili en önemli ipucu bu. Hedeflerle çalış..!
Hedefler, hayatınızın tüm alanlarındaki gelişiminiz için önemlidir, eğer hedefsiz çalışırsanız, gelişiminizde güçlükler ile karşılaşırsınız.

İstediğinizi elde etmek için, işinizi şansa bırakmanız hiç de iyi bir yol değildir.

Earl Wilson’ un güzel bir sözü var. Diyor ki : Başarı mı? Başarı tamamen şansa bağlıdır. İnanmazsanız başarısız insanlara sorun..!

Hedeflerle çalışın, onlar size başarıyı ve yanında meyvesi olan mutluluğu getireceklerdir.

22. BEYİN FIRTINASI YAPIN
Temiz bir kağıt ve kalem alın. Uygun bir ortama geçin. Kimsenin sizi rahatsız etmeyeceği, telefondan uzak.

Sonra, düşünün, düşünün ve tekrar düşünün. Aklınıza gelen her düşünceyi yazın. Parasal hedefler, kişisel hedefler, İlişkisel hedefler, sağlığınız ile ilgili olanlar vs. Tüm fikirleri yazın.

Bitirdiğinizde, üzerinde çalışmak için gereğin fazla hedefiniz olacak. Bunlar arasından sizin için önemli olanları seçin.

23. HEDEFİNİZİ KAĞIDA YAZIN
Üzerinde çalışacağınız hedefi seçmeden önce, onu bir kağıda yazın, hedefinizin somutlaşmasını sağlayın. Böylece, sizin için gerekli olup olmadığına daha kolay karar verebilirsiniz.

24. HEDEFİ SEÇME NEDENLERİNİZİ YAZIN
Neden bu hedefi seçtiniz? Hedeflerinizin her biri için, Bunun bana ne yararı var sorusunu sorun. Hedefi seçme nedenlerinizi kolaylıkla açıklayabiliyor olmalısınız. Eğer açıklayamıyorsanız, bu hedefi listeden silin ve diğerine geçin.

25. HEDEFİNİZİN SPESİFİK OLMASINI SAĞLAYIN
Hedefinizin etkili olabilmesi için, onu spesifik olarak ele alın.
Çocuklarınız ile ilişkilerinizi geliştirmek çok önemli ve yapmaya değer olabilir, ancak hedefiniz adına çok geniş bir tanımlama olacaktır. Bunun yerine, daha spesifik bir hedef belirleyin. Mesela, Pazar günleri beraber pikniğe çıkmak, akşam yemeklerinizi saat 19:00-20:00 arasında birlikte yemek, yada gece yatmadan önce onlarla 1 saat sohbet ederek bilgi ve deneyimlerinizi aktarmak gibi.

Bu sizi hedefinize daha kolay ulaştırabilir.

26. TERMİNLER KULLANIN
Hedeflerinizin gerçekleşmesini engelleyecek en ölümcül şey, ertelemektir. Bu problemin üstesinden gelmenin en iyi yolu termin kullanmaktır.

Hedeflerinizde yaptığınız gibi, terminlerinizi de spesifikleştirin. Elimdeki projeyi 5 Ocak 2009’a kadar bitireceğim gibi…

27. BAŞLAMA TARİHİ KULLANIN
Termin önemli, ancak onun kadar önemli olan başka bir konu daha var ki, bu da başlama zamanının net olmasıdır. Hedefiniz için yola çıkarken, başlama tarihini ertelemeye yönelik pek çok nedeniniz olacaktır.

Bunun üstesinden gelmek için, başlama tarihi belirleyin ve o tarihe sadık kalın.

28. BÜYÜK HEDEFLER SEÇİN
Hedeflerinizin etkili olabilmesi için, ulaşılabilir-zor olmalıdır. Eğer hedefiniz başarılması kolay ise, motivasyonunuz düşer.

Hedefleriniz ulaşılabilir olmalı, ancak aynı zamanda sizin mevcut yetenek ve becerilerinizi geliştirmenizi gerektirecek kadar da zor olmalıdır.

29. ULAŞILABİLİR HEDEFLER BELİRLEYİN
Ulaşamayacağınız hedefler belirlemek, sununda, sizde hayal kırıklığı, kızgınlık ve özgüven sarsılması yaratır. Hedefleriniz ulaşılabilir-zor ve mantıklı olmalıdır.

30. DETAYLI AKSİYON PLANI HAZIRLAYIN
Hedeflerinizin her bölümü için, adım adım detaylı aksiyon planı hazırlayın. Pek çok hedef, ne zaman ne yapılacağı planlanmadığı için başarısızlığa uğrar. Yapacağınızı planlayın ve planladığınızı yapın.

31. ABARTMAYIN ( GEREĞİNDEN FAZLA HEDEF İLE ÇALIŞMAYIN)

Aynı anda çok fazla hedef üzerinde çalışmayın. Başlamak için bir ila üç arası hedef uygun olacaktır.

32. İLERLEMENİZİ ÖLÇÜN
Çalışmalarınızdaki ilerlemenizi ölçün. 300 sayfalık bir roman yazmak istiyor olabilirsiniz. 300 sayfayı birden hedeflemeyin. 25 ila 50 sayfalık artışlar şeklinde düşünün ve tamamladığınız sayfaların günlük çetelesini tutun. İlerlemenizi ölçmek, hedefiniz gerçekleşinceye kadar motivasyonunuz en üst seviyede tutacaktır.

33. İSTEK LİSTESİ HAZIRLAYIN
Kendinizi yapmak zorunda hissettiğiniz yada yapmayı gönülden istediğiniz 10 şeyin listesini yapın. Bir iş kurmak, maratonda koşmak, Avrupa�yı ziyaret etmek, Japonca öğrenmek vs.

Bu listeyi ofisinizde ve/veya evinizdeki panoya yapıştın.

34. HATIRLATICILAR KULLANIN
Post-it�ler günlük görevlerinizi ve hedeflerini hatırlamanız için mükemmel araçlardır. Tabii, abartmamak kaydıyla.

Birbiri üstüne geçmiş, ne olduğu okunmayan onlarca not, size hiçbir yarar sağlamayacaktır.

35. KENDİNİZİ ÖDÜLLENDİRİN
Kendiniz için ödüller belirleyin. Hedefinize ulaştığınızda yada küçük de olsa bir adım attığınızda kendinizi ödüllendirin ve bunu kutlayın. Çok çalıştınız ve bunu hak ettiniz. Ailenizle dışarıda yemek yiyin, kısa bir seyahate çıkın yada sizi mutlu edecek başka şeyler yapın.
– – –
Davranış her şeydir. Aşağıdaki ipuçları, kazanan davranışlara sahip olmanıza yardımcı olacaktır.

36. DOĞRU KELİMELERİ KULLANIN
Günlük konuşmalarınızda, �Bunu başarabilirim� yada �Bir çözüm buluruz� gibi olumlu cümleler kullanmaya dikkat edin.

Kurduğunuz, cümlelerin sizin psikolojiniz ve davranışlarınız üzerinde son derece önemli etkileri olduğunu unutmayın.

37. İYİMSER OLMAK İÇİN ÇABA HARCAYIN
İnsanların ne kadar başarılı oldukları, iyimser yada kötümser olmalarına göre değişir. Pozitif davranışlara sahip olmak, üzerinde uğraşmanız gereken bir şeydir. Önemli olan, ne olduğunuz yada olmadığınız değil, ne olabileceğinizdir.

38. ARKADAŞLARINIZI SEÇİN
Arkadaşlarınızın negatif davranışları mı var? Bu sizi etkiliyor mu?

Birlikte zaman geçirdiğimiz insanlar, çoğu zaman bizim tutumumuzu etkileyebilir. Eğer ofisinizdeki yada evinizdeki bireyler sizi negatif yönde etkiliyorsa, bu durumu değiştirecek gerekli adımları atın.

39. DEĞİŞİME İHTİYACINIZ OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAKSINIZ?
Mutsuz olduğunuzu anladığınızda, bunu kendinize itiraf edin ve kendinizi korumaya alın. Bu yapılması çok zor olan bir şey, özellikle bir şeyleri kendinize itiraf edecek durumda değilseniz. Yapılması zor, ancak değerli. Karamsarlığa düşmeye başladığınızda, farkına varın ve bu durumu değiştirin.

40. DİĞERLERİNİN NE DEDİĞİNİ DİNLEYİN
Kendimize pozitif bir insan olduğumuzu söylemekten hoşlanıyor olabiliriz, fakat bu her zaman doğru değildir. Arkadaşlarınızın ve ailenizin sizin davranışlarınız ile ilgili söylediklerine kulak verin, duymak istemeyeceğiniz şeyler söyleyebilirler. Fakat, unutmamak gerekir ki; hayattaki en iyi değişimler, yapıcı eleştirilerden gelir.

41. SİZİ NELERİN HUZURSUZ ETTİĞİNİ ÖĞRENİN
Sizi nelerin huzursuz ettiğini bildiğinizde, içinde bulunduğunuz olumsuz durumdan uzaklaşabilir ve bunun sonucu ortaya çıkan gerilim ve hayal kırıklıklarından korunabilirsiniz.

Eğer kaçamayacağınız bir durum söz konusu ise, onu daha iyi bir hale getirmek için neler yapabileceğinizi düşünün.

42. SİZİ NELER MUTLU EDER?
Bu sizin psikolojiniz ve tutumunuz için hayati önem taşır. Sizin �mutluluk� tuşunuz tutum ve davranışlarınızı tekrar ve tekrar geliştirmek için gereklidir. Mesela ben, kötü bir ruh hali içerisindeysem, sabah kahvaltı yapıp yapmadığımı kontrol ederim. Eğer yemediysem, sistemime besin aldıktan sonra 180 derecelik bir dönüş yaşarım. Ruh halim düzeliverir.

43. ARA VERMESİNİ BİLİN
Şimdi dışarıya çıkın ve açık havada kısa bir yürüyüş yapın.
Sıkıntı duyduğunuz durumlarda, ara vermesini bilin. Bu sizin olaylara farklı bir perspektiften bakmanızı sağlayacaktır. Mesela, eşinizle problem mi yaşadınız yada amiriniz sizi demoralize edecek şeyler mi söyledi, ani tepkilerden kaçının, bir ara verin, etraflıca düşünün ve öyle harekete geçin.
Bununla birlikte, sürekli çalışmayın, ara vermesini bilin. Baltanızı bilemeden yeni odunlar kesmeye kalkmayın. Aşağıdaki *hikaye size yardımcı olacaktır.

*BALTAYI BİLEMEK

“Çalışacağım ve kendimi hazırlayacağım. Ve bir gün şans kapımı çalacak.”

Abraham LINCOLN

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor, ağaç kesmeye başlıyormuş, bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. Gün boyu ne dinleniyor ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. Akşamları da arkadaşından bir kaç saat sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. Birinci adam öfkelenmiş :

· “Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. Senden daha erken işe başladım, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla ağaç kestin. Bu işin sırrı ne?” İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş :

· “Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın çalışırken ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.”

Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp,yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu zihnimizin, ruhumuzun karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.

Delfi’deki ünlü tapınakta Sokrates�in şu sözü yer alır: “İnsan Kendini Tanı” Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında açı olmaması anlamına gelir. Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız…

44. HAREKETE GEÇMEDEN ÖNCE İKİ KERE DÜŞÜNÜN
Harekete geçmeden önce, nedeniyle birlikte hareketiniz hakkında düşünün. Eğer bir çalışanınız, sizi de etkileyebilecek bir yanlış yaptıysa, hemen bağırıp çağırmayın. En iyi karşılık (yanıt) üzerinde düşünün. Bunu iki kere yaptıktan sonra harekete geçin.

İki kez dinleyip, bir kez konuşmamız için, iki kulağımız ve bir ağzımız olduğunu unutmayın.

45. TEPKİ&YANIT (REACT VS. RESPOND)
Bu iki kelime, mutlu, istekli, pozitif insan ile üzgün, bitkin ve negatif insan arasındaki farktır.
Hayatınızda sizi direk yada dolaylı olarak etkileyecek şeyler olduğunda, buna yanıt verin. Yani, üzerinde düşünün, çözüme odaklanın.

Eğer tepki verirseniz, nedenleri atlamış ve o andaki duruma odaklanmış olursunuz. Sonuçta, daha fazla sıkıntı ve hayal kırıklığı dışında elinize bir şey geçmez.

Tepki değil, yanıt verin.

46. SAHİP OLDUĞUNUZ ŞEYLERİN DEĞERİNİ BİLİN
Etrafınıza bakın ve sahip olduğunuz şeylerin değerlerinin farkına varın. Arkadaşlarınız, aileniz, kariyeriniz, eviniz yada başka herhangi bir şey. Bu bile başlı başına bir mutluluk kaynağıdır. Kötü şeylerin hayatımıza nasıl girdiğinin önemi yok, biz sahip şeyler için şükretmeliyiz.

Farklı bir bakış açısıyla bakın ve hayatınızdaki güzel şeylerin tadını çıkarın.

47. HER ZAMAN MUTLU OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ
Bazen, kendinizi kötü hissetmenizin hiçbir kötü yanı yok. Her zaman, dışadönük, heyecanlı, enerji dolu olmak zorunda değilsiniz.

Bir şeylerin yolunda gitmediği, kendinizi iyi hissetmediğiniz günler olacaktır. Dert etmeyin, problemler geçer.

48. MANTIĞINIZLA HAREKET EDİN
Sorunlara mantığınızla yaklaşın. Duygularınızla hareket ederseniz, sonuçlarına katlanmak zorunda kalırsınız.

49. DEDİKODUCULARDAN UZAK DURUN
Etrafınızdaki negatif konuşmalara katılmayın. Eğer, konuşmanın bu yönde ilerlediğini görürseniz, özür dileyerek kibarca oradan uzaklaşın.

50. GÜNE İYİ BAŞLAYIN
Güne gülümseyerek başlayın. Bugün, başarılacak ve hoşlanılacak pek çok şeye sahip olacaksınız. Hayat kısa..! Ancak, bugün geriye kalan hayatınızın ilk günü. Bunu asla unutmayın

  • Alıntı

KARAR VEREBİLMEK VE ”HAYIR” DEMEK.

560[1]

Çok fazla kişi ”Hayır” diyememekten şikayetçi.
Hangi zamanlarda ”Hayır” demeliyiz?
Bu sadece bize yapılan tekliflere ”Hayır” demek anlamına gelmiyor Bize yapılan bir haksızlığa da ”Hayır” demeliyiz
Bize yapılan haksızlıklar karşısında çoğumuz.
”Aman boş ver bir dahaki sefere söylerim
Bir kereden bir şey çıkmaz” Deriz
Ama içimiz bir kere burulmuştur İkinci ve üçüncüye de aynı davranışı uygularsak karşı tarafı bundan caydırmak zor olur
Ayrıca bir kişi olsa iyi birçok kişi aynı davranışı bize yapar
Onun için bir davranışa karşı gelmemiz gerekiyorsa ilk seferinde karşı gelmeliyiz

Bir Romanya atasözü şöyle diyor: ”Biri sizi bir kere aldatırsa suç onundur iki kez aldatırsa suç sizindir”

Amerika da New York polisi önce küçük suçların peşine düşmüş Metroya bilet almadan binenleri apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları kamu malına zarar verenleri hatta içki şişelerini yola atanları bile yakalayıp haklarında işlem yapmış. Polis bu kararlılığıyla ”Küçük müçük bizim için hiç fark etmez; bu sokağın metro istasyonunun veya mahallenin suç üreten bir bölge olmasına izin vermeyeceğiz” demiş

”Kırık Cam Teorisi” ABD’li suç psikologu Philip Zimbardo’nun 1969′da yaptığı bir deneyden ilham alarak geliştirilmiş ”Kırık Cam Teorisi” ise şöyle; Bir sokağın suç bölgesine dönüşme süreci önce tek bir pencere camının kırılmasıyla başlıyormuş Çevreden tepki gelmez ve cam hemen tamir edilmezse oradan geçenler o bölgede düzeni sağlayan bir otorite olmadığını düşünüyor diğer camları da kırıyormuş Ardından daha büyük suçlar geliyor; bir süre sonra o sokak polisin giremediği bir mahalleye dönüşüyormuş Zimbardo suç oranının yüksek olduğu yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model Oldsmobile bırakmış Araçların plakası yok kaputları aralıkmış Ve olup bitenleri gizli kamerayla izlemiş Bronx’taki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalanmış Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmamış Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi ‘sağ kalan’ otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırmış Daha ilk darbe indirilmiş ki çevredeki insanlar (zengin beyazlar) da olaya dahil olmuşlar Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelmiş

‘Demek ki’ diyor Zimbardo ‘İlk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz’

Peki hayır demenin daha doğrusu karşımızdakini incitmeden hayır diyebilmenin bir yöntemi olabilir mi?

Genelde önerilen yöntem;

1- Sizden istenenin kendi cümlelerinizle tekrar ifade edilmesi

2- Ardından neden kabul etmediğinizle birlikte gerekçenizin belirtilmesi

3- Ve son olarak hayır cevabınızın sizden birşeyler isteyen tarafından kabul edilebilmesini kolaylaştıracak ifadeler kullanılmasıdır

Yani;
”Bu sigarayı içmemi mi istiyorsun?
Hayır istemiyorum
Çünkü bana zarar verebileciğini düşünüyorum
ve canım da istemiyor zaten
Belki sonra.
pek zannetmiyorum ama…

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Sürekli olarak başkalarının istek ve beklentilerine evet diyen insanlar kendi kişiliklerini yeterince geliştirememiş özgüveni zayıf kendisiyle barışık olmayan bağımlı ve en önemlisi de mutsuz insanlardır Her zaman kendi ihtiyaç istek ve beklentilerimizle diğer insanlarınkini dengeleyerek kuracağımız ilişkiler daha sağlıklı zeminlere oturacaktır ”Hayır” diyebilmeyi bilenler önüne çıkabilecek pek çok yaşamsal tehdit karşısında çok daha güçlü ve donanımlı olacak kendisini pek çok tehlikeden koruyabilecektir Ve en önemlisi her ”hayır” başka bir şeye ”evet” demektir

Hayır diyebilmek hayatımızın kontrolünün bizim elimizde olması demektir.

Alıntı

kaynak: sonsuz şifa

Hipotiroidizmle Başa Çıkmanın 3 Kolay Yolu

hiptroid[1]

Eğer ilaçlarınızı sağlıklı bir yaşam tarzı ve diyetle takviye ederseniz hipotiroidle başa çıkabilirsiniz. Ayrıca günlük egzersiz ve çeşitli çaylar da size yardımcı olabilir.

Hipotiroidizm emek isteyen kompleks bir hastalıktır. Ani kilo değişimleri ve yorgunluk genel belirtilerdir. Tıbbi tedavilerin yanı sıra sizlere yardımcı olabilecek stratejiler de vardır. Hipotiroidizmle başa çıkmak için sizlere üç kolay yol sunacağız. 

Hipotiroidizmle Yaşamak

doktor

Her yıl bir çok insan hipotiroidizm teşhisi alıyor. Vücuttaki ani bir değişimle tiroid bezlerindeki düzensizlikler doğru oranda tiroid hormonu üretilememesine sebep olur. Bir eksiklik oluşur, işte o zaman değişiklikleri fark etmeye başlarsınız.

Saç dökülmesi, kilo kaybı, yorgunluk. Uykuda problemler yaşanır, ciltte bazı değişiklikler oluşur, kurulaşır… Ayrıca ruh halinde değişimler olur, mutsuzlukta artma ve hissizlik. Bir şeylerle uğraşmak için daha az ilhamınız olur. Ayrıca fiziksel olarak kötü hissederiz, vücudumuz şişer ve kilo alırız, bu da bizi endişelendirir ve üzer.

Bunların hepsi hipotiroidizmin patolojisine düşen belirtilerdir ve doktorunuz kan test analizi yapar.

Bu problemin tedavisi için kullanılabilen ilaçlar vardır. Bazı insanlar iyileşir ama bazıları hipotiroidizmle başa çıkmayı öğrenmelidir. Ama tiroid bezindeki bu değişikliklerin tedavisi ilaç almanın yanı sıra sağlıklı bir yaşam tarzı ve diyetle desteklenmelidir. Bu yüzden aşağıdaki önerileri bir değerlendirin.

Hipotiroidizm için 5 öneri

İyi beslenme

vitamin

Hipotiroidizm sorunu yaşayanlar için önerilen yiyecekler arasında iyodin içeren yiyecekler vardır. Bunun sayesinde tiroksin üretebiliriz ve eksikliği dengeleriz. Peki sizin için hangi yiyecekler iyidir? Deniz ürünleri, yumurta, balık ve iyotlu tuz (fazla tüketmeyin). Ayrıca kelp algı çok sağlıklıdır ama bunu da fazla tüketmemelisiniz.

  • Omega 3 yağları içeren yiyecekler çok faydalıdır. Ton, uskumru, yağlı balıklar, keten tohumu ve ceviz çok yardımcı olur. Bunları göz önünde bulundurun.
  • B vitaminleri: bütün yeşil yapraklı sebzeleri tüketin, ayrıca tiroksin oranlarını dengelemek için bira mayası alın. Ispanak, karnıbahar, ruşeym ve süt ürünleri kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak.
  • Uygun meyveler: Tiroidin dengelenmesine yardımcı olan meyveler vardır. Limon suyu ve portakal suyu tiroksinin daha iyi dağıtılmasını sağlar. Avokado, yeterince B vitamini sağlayacaktır. Ayrıca sabahları greyfurt suyu içmelisiniz.

Hipotiroidizm için bitkisel çözümler

limonata

  • Zencefil: Zencefili sever misiniz? Harika, çünkü bu size çok yardımcı olacak. Zencefil sayesinde kan dolaşımı gelişir ve böylece tiroid aktive edilir. Çok uyarıcı bir bitkidir ve bu hastalık için çok uygundur. İşin aslı, tüm acı bitkiler size yardımcı olacak.
  • Sarı kantaron: Bu bitkiyi biliyor musunuz? Bu bitki hipotiroidizmin yan etkileri için kullanılır. Yorgunlukla savaşmaya yardımcı olur, bize dayanıklılık verir ve güne başlamak için çok iyi bir bitkidir. Kullanmadan önce doktorunuza başvurun çünkü bazı ilaçlarla etkileşime geçer.
  • Çarkıfelek çiçeği: Hipotiroidizmle savaşmak için harika bir başka bitki daha. Peki ne yapar? Ruh halini düzenler, yorgunluğa, başağrısına, hissizliğe iyi gelir… Günde iki kap içebilirsiniz.
  • Kırmızı biber: Sizi şaşırtabilir ama kırmızı biber vücudu ve kan dolaşımını aktive eder, bir çok durumda olduğu gibi üşümeye iyi gelir. Kaynayan bir bardak suya biraz eklemeniz yeterli. Çok az. Erisin ve yavaşça için.

Psikolojik stratejiler

duygular

Hipotiroidizm zaman alan bir hastalıktır. Bazı insanlar bununla başa çıkabilirler ve hayat kalitelerini arttırırlar. Diğerleri uzun süre ilaç kullanmak durumunda kalır, kilo vermekte ve eskiden sahip oldukları vücut şeklini geri kazanmakta zorlanabilirler.

Umudunuzu kaybetmeyin. İdeal olarak bunun bir dayanıklılık testi olduğuna ikna olmalısınız. Düzenli olarak doktora gitmeye alışmalı, belki ameliyatı kabullenmelisiniz. Hepsi yaptıklarınıza değecek. Hastalıklar genelde cesaret, sabır ve umutla atlatılır.

Yeme alışkanlıklarınızı değiştireceğinizi, sevdiğiniz şeker, rafine un, abur cubur gibi yiyeceklerden vazgeçmeniz gerektiğini kabul edin… Sebze, sıvı alımı ve egzersizi arttırmanız gerekecek. Örneğin yüzmek çok uygun bir egzersizdir, ayrıca her gün yarım saat yürümek, hatta dansetmek ve aerobik de iyi gelir. Her gün verdiğiniz emeğin değdiğini düşünerek uyanın, zamanla değişimi hissedeceksiniz.

Bazı günler yorgun hissedeceksiniz, ama aynaya bakın ve kendinize hipotiroidizmin tedavi edileceğini söyleyin. İdeal kilonuzu geri kazanacaksınız, daha iyi hissedeceksiniz ve yaptığınız her şeye değecek. Bunu hakediyorsunuz.