SÜRPRİZ BİR İPTAL SONUCU BİR KİŞİLİK YERİMİZ AÇILMIŞTIR… TAKIM BOZULMASIN HEMEN DOLDURUN GARİ…

12 ARALIK 14.00-1.800 ARASI

REİKİ 1.SEVİYE EĞİTİMİNE BİR KİŞİLİK YERİMİZ AÇILMIŞTIR.

YER AVRUPA YAKASINDA OLUP OSMANBEY METRO ÇIKIŞINA 5 DAKİKALIK  YÜRÜYÜŞ MESAFESİNDEDİR

İLGİLENENELER FACEBOOK ANETTE İNSELBERG SAYFAMDAN BANA MESAJ ATABİLİRLER

12311222_853389261440724_5456357104339687890_n[1]
Öğrenilmesi ve uygulanması çok kolay olup herkesin uygulayabileceği bir iyileştirme metodudur. 1920’de Japon Dr. Mikao Usui tarafından Kurama Dağında başlatılmıştır. Ancak bir Reiki Master/Öğretmen tarafından inisiye edilmiş kişi tarafından ellerin bedene temasıyla kişinin kendisine ya da başkalarına uyguladığı bir yöntemdir. Doğası biyoenerjiden çok farklıdır.

Reiki diğer şifa teknikleri gibi öğrenilemez. Reiki uygulayabilmek için uzun süren meditasyonlar yapmak, farklı deneyimlere, tecrübelere ya da özel yeteneklere sahip olmak gerekmez. Bu yeteneğe sahip olmanın tek yolu; inisiyasyon dediğimiz yeteneğin transferidir (yani kısaca eskilerin ya da Anadolu’daki yaygın kullanımıyla el vermek diyebiliriz). Öğrendiğiniz ilk günden itibaren kendiniz ve başkaları için uygulayabilirsiniz.

Reiki enerjisi çok yumuşak aynı zamanda da herşeyde kullanılabilen, zararsız ve çok güçlü bir enerjidir. Adeta kendi bilinci olduğundan sizin yönlendirmenize gerek duymaz. Konsantre olmanız gerekmez. Reiki’yi aktarırken uygulayıcı bir kanal olur. Bu özelliğinden dolayı; uygulayıcının enerjisi tükenmez. Reiki, tüm inançlarla uyumlu çalışır.

Dünya üzerinde 2 milyondan fazla kişi tarafından kullanıldığı varsayılmaktadır. Bugün Amerika’da hastaların iyileşme sürecini hızlandıran bütünleyici/tamamlayıcı tedavi olarak bazı hastane ve kliniklerde uygulanmaktadır, ama yine de modern tıbbın yerine kullanılamaz.

Neden Hasta Oluruz?

Eğer yaşam enerjiniz düşükse veya dolaşımında bir tutukluk varsa hastalıklara daha açık olursunuz. Enerjiniz yüksek olduğunda ve rahatça aktığında; daha az hastalanır ve sağlığınızı uzun süre koruyabilirsiniz.

Bedenimizdeki sistemlerin hepsi birbiri ile bağlantı halindedir. Bir tanesi bozulduğunda, zaman içinde diğer sistemleri de etkilemeye başlar. Bir bölgedeki hastalık, ilişkili başka bir bölgede hastalığa ya da olumsuzluğa neden olabilir. Enerji düzeyinde başlayan bozuk bir titreşim zihinsel ve fiziksel düzeyde hasara yol açacaktır. Reiki, vücuttaki sağlığın, uyumun ve dengenin düzenlenmesini sağlar.

# Reiki’nin Faydaları Kişi inansa da inanmasa da bu evrensel enerji şuurlu olarak kanal olan kişi aracılığıyla terapiyi alana, alıcının ihtiyacı olduğu oranında akarak denge ve şifa sağlar.

# Stresli olduğunuzda derin bir rahatlama sağlar. Kafanız karıştığında düşüncelerinize berraklık getirir.

# Korku anlarında sizi sakinleştirir.

# Acınızı azaltarak, yaralarınızın doğal iyileşme sürecini hızlandırır. Her zaman daha sağlıklı olmanızı sağlar

# Varolan hastalıklarınızın ilerlemesini önler. Kronikleşmiş rahatsızlıklarınızı yavaş yavaş ortadan kaldırır. Duygusal yaralarınızı sarmanıza yardımcı olur.

# Olumsuz davranışlarınızı siz farkında olmadan değiştirir. Bütün bunları bedeninizdeki enerji titreşimlerini artırarak yapar.

# Ruhsal gelişimdeki pozitif etkisi, uygulamadan sonra karşılaşacağınız sorunlara daha derin bir bakış açısı kazanmanızı sağlar. Yaşamınızda doğru kararlar almak için gereken farkındalığa ulaşmanızda yararlıdır.

# Reiki, günlük kullandığınız enerjinize güç katıp bedeninizdeki enerjiyi dengeler ve rahatlamanızı sağlar. Böylece, zaman içinde oluşacak duygusal ve zihinsel dengesizlikleri engellenir.

# Hem kendinize, hem başkalarına kullanılabilir olması, en önemli avantajlarından biridir.

# Şevkat ve sevgi duygularını geliştirir. Uygulama sırasında en çok ortaya çıkan duygu: huzur, rahatlama ve güvendir. Yapılan Reiki uygulamaları, iyileşmeyi yumuşak geçişlerle sağlar.

# Reiki verme konusunda hiçbir zaman endişe duyulmamalıdır. Uygulayıcı, bu güçlü enerjiyi kanal olarak uyguladığı için uygulayan kişinin, kişiliği enerjiyi etkilemez.

# Uygulamalardan sonra ortalama üç haftalık bir iyileşme süreci devam eder. Eğer sonucu görmek için röntgen çektirmek ya da tahlil yaptırmak gerekiyorsa bu süreci beklemekte yarar vardır.
# Yapılan uygulamalar sırasında eğer önemli sağlık sorunları varsa bu uygulamaların tıp tedavisi ile birlikte devam ettirilmesi tavsiye edilir.Reiki, yaşam boyu sizinle birlikte olacak, evrenin enerjisinden kendinizin ve çevrenizin yararlanmasını sağlayan, geçmişi asırlar öncesine dayanan bir şifa tekniği…
Reiki, tüm insanlar için evrensel bir ödül…
Türkiye’de Reiki konusunda şu ana kadar yayınlanmış çeşitli kaynaklar ve siteler bulunmakta. Gerek bu eserler, gerekse yurt dışında yayınlanmış pek çok çeşitli kaynak, Reiki konusuna çok farklı açılardan yaklaşmakta ve daha çok yazarlarının Reiki tecrübelerini yansıtmaktadır. Aslında Reiki, ilgilendiğiniz boyuta bağlı olarak pek çok farklı sistemi de referans alabildiğinden ve de farklı uygulama teknikleri ile kombine edilebildiğinden çok kapsamlı ve uzun çalışmaları gerektirebileceği gibi, tekniğin özündeki basitlik nedeniyle de çok kısa sürede öğrenilip doğru ve çok etkin şekilde uygulanabilecek bir şifa sistemidir

Mutlu Olmayı Hak Ediyor Musun?

biribirine-sarilmis-iki-cocuk[1]

 

 

 

Mutlu Musun?

Hakettiğin Yerde Misin?

Kendin İçin En Son Ne Yaptın?

Kendini Affettin Mi?

Bolluk İçinde Yaşamayı Hak ediyor Musun?

En Son Birine Ne Zaman Gönülden Sarıldın?

Mutlu Olmayı Hak Ediyor Musun?

Bu soruların cevaplarını düşün ve ayna karşısına geç ve kendine iyi ki varsın seni seviyorum de ve kendini alkışla…

Çünkü sen bunu hak ediyorsun…

Bülent Gardiyanoğlu

Bernard Show’a Ait En Güzel Efsanevi Sözler…

th3H3U2FQ7

•Attığınız tokada karşılık vermeyen kişiden sakının: O hem sizi bağışlamaz hem de kendinizi bağışlamanıza olanak bırakmaz.
•Her ruh, ikizini arar.
•Bir kez kalp kırıldı mı, geriye dönüş yoktur bunun. Hiçbir şeye aldırmaz olursunuz. Mutluluğun sonu, huzurun başlangıcıdır bu.
•Birisi olacaksa; geçmişimi merak ederek değil, Geleceğimi hayal ederek gelsin! -Korkaklarla yürüdüğüm yolda, tek kalmaktan yoruldum.
•Bir kadın, bir koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir. Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar.
•Dünyada iki tane trajedi vardır.Biri kalbinizdeki tutkuyu yitirmek,diğeri ise kaybettiğiniz tutkuyu geri kazanmaktır.
•Biz iki hırsız arasında kendimizi ifade ederiz. Düne ait üzüntüler ve yarına ait korkular.
•Bütün zekamı,yeteneğimi,şöhretimi,es​​erlerimi akşam eve zamanında gelip gelmeyeceğimi merak eden bir kadın için feda edebilirim!
•Bazı insanlarla yüzleşmek zordur, haksız çıkarsın. Çünkü onların galip gelecekleri ikinci bir yüzleri daha vardır.
•Bazı insanlar, Bazen insanlar.
•Bize bir kaç deli gerek, şu akıllıların yol açtığı duruma bak!
•Sözünüz senediniz kadar sağlam olamaz; çünkü belleğiniz hiçbir zaman onurunuz kadar güvenilir olamaz.
•Para açlığı giderir, mutsuzluğu değil, yemek mideyi doyurur, ruhu değil.
•Tecrübe, insanların hatalarına verdikleri isimdir.
•Sessizliğe inananlardan yanayım; bu konuda saatlerce konuşabilirim.
•suskunluk ,aşağılamanın en iyi anlatım biçimidir.
•Kanat aç sen kalbim, kanat aç engine. Aşkın bir yük oldu, düşemedin dengine.
•Tecrübelerimizle biliyoruz ki ; Kimse tecrübelerden ders almıyor…!
•Demokrasi, hak ettiğimizden daha iyi yönetilmeyeceğimizi garanti eden bir sistemdir.
•İnsanların ölmesiyle yaşamın gülünçlüğü nasıl değişmezse, insanların gülmesiyle de yaşamın ciddiliği değişmez.
•Evlilik, pencere kapalıyken asla uyuyamayan bir erkekle, pencere açıkken asla uyuyamayan bir kadın arasındaki ittifaktır.
•Kaplan adamı öldürmek isterse adı vahşilik, adam kaplanı öldürmek isterse adı spor olur. Suç ile adalet arasındaki fark da bundan büyük değildir.
•Sorun çaresizlik değil,isteksizlik…İsteksiziz, çünkü çocuklukta bize uygulanan ilk şey, içimizdeki isteği öldürmektir.
•Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız, oyun oynamayı bıraktığmız için yaşlanırız.
•Diş ağrısı çekenler dişleri sağlam olanları; yoksulluk çekenler de parası çok olanları mutlu sanırlar.
•Köle gibi eğitilenler, köle gibi yönetilebilirler ancak.
•Bilgi paraya benzer, kazandıkça tutkuya dönüşür, ancak bu iyi bir tutkudur.
•Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.
•kahramanca can vermek yeteneksiz kişilerin ünlü olabildikleri tek yoldur.
•Eğer yürüdüğün yolda engeller yoksa o yol seni bir yere götürmez.
•İlk aşkımız biraz sersemlikle bir hayli meraktan ibarettir.
•Çıplak bedenler bizi şaşırtmıyor artık, çıplak beyinlerdir varlığına dayanamadığımız.
•İnsanın yetişme düzeyi kavga ederken gösterdiği davranışla ölçülür.
•Beğenmediğiniz bir şeyi alkışlamak, yalan söylemenin birçok çeşidinden biridir.
•Yirmisinde komünist olmayanın kalbi, kırkında hala komünist olanın aklı yoktur.
•İnsanlar kendi durumlarıyla ilgili olarak her zaman koşulları suçlar. Ben koşullara inanmam. Bu dünyada yol alan kişiler, ayağa kalkıp istedikleri koşulları arayan ve bulamadıklarında yaratan insanlardır.
•Gerçek şu: Özgürüm, sağlıklıyım, mutluyum ve patlıyorum sıkıntıdan!
•İşleyebileceginiz en büyük günah, başkasından nefret etmek değil, ona kayıtsız kalmaktır. İnsanlık dışı olmanın özü nefret değil kayıtsızlıktır.
•Hiçbir şey ayağınıza gelmez, en azından iyi olan hiçbir şey.Herşeyi gidip kendiniz almanız gerekir.
•Benim şaka tarzım doğruyu söylemektir. Doğru dünyadaki en komik şakadır.
•Yanlışlık fare deliğinden geçer, doğruluk kapılardan sığmaz.
•savaşları kazanabilir,kentleri zaptedebilirsiniz,ama ulusları fethedemezsiniz.hala anlamadınız mı bunu.?
•Dertli olmanın sırrı, dertli olup olmadığımızı düşünecek kadar boş vakte sahip olmamızdır.
•Büyük gerçeklere varmak, günaha girmekle başlar.
•Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan.
•Hayvanlar benim arkadaşlarım ve ben arkadaşlarımı yiyemem.
•Gençken yaptığım on şeyden dokuzunun başarısızlıkla sonuçlandığını gördüm.Başarısız olmak istemiyordum onun için ben de on kat daha fazla çalıştım.
•Günümüzde ideal aşk ilişkisi postayla yürütülendir.
•Kadınlar niye hep başkalarının kocalarını ister? Onlar eğitilmişlerdir de ondan.
•Korkmayın, mutluluk duymadan yaşamasını öğrendi o genç!
•Mutluluğu üretmeden, tüketmeye hakkımız yoktur.
•Nikah kadar ucuz ve kolay olmalıdır boşanmak.
•akılsızın biri ,ülkesinin en akıllı insanını asabilir.bunu yapmaya can atar hatta.
•Ne istersen yapabilirim gibi geliyor bana, çünkü istediğim hiçbir şey yok artık.
•Eylemlerim demokratik, zevklerim aristokratiktir.
•Hiçbir şey bigotların vicdanından daha tehlikeli değildir.
•İnsan Tanrının sonsözü olamaz.
•Yaptığınızı, bir başka budalanın, bunları sizden beklediğini düşündüğünüz için yapıyorsanız, onun sizden bunları beklemesi de, sizin onun bunları beklediğini umduğunuzu sandığından ileri geliyorsa, herkes istemediği bir şeyi yapıyor demektir. O zaman ortaya budalaca bir durum çıkar.
•Yasadışı bir iş yapmadan önce iyi bir avukata danışın.
•Şaka, çok ciddî bir sanattır.
•Benim çapımda bir beyin besinini ineklerden almaz. Vejetaryendir.
•Cennette bir melek özel kişi değildir.
•Bİr tek din vardır, yüz çeşit uyarlaması olsa bile.
•Demokrasinin birinci görevi her vatandaşı yararlı kılmaktır.
•Siz varolan şeyleri görür ve şöyle dersiniz: Neden? Oysa ben olmayan şeyleri hayal eder ve derim ki:Neden olmasın?
•Gencim ben…Yaşamımda bir şeyler olmasını öylesine istiyorum ki… Onların yaşına gelince hiçbir olaya karışmadan yaşamak isteyeceğimi söylüyorlar. Onların yaşında değilim ki ben.
•Ölümü ortadan kaldırırsanız, doğum gereğini de ortadan kaldırırsınız: Üremeyi sürdürürseniz, çocuklara yer açmak için sonunda yaşlıları öldürmek zorunda kalırsınız.
•Çılgın mı doğmuştum, yoksa fazla mı akıllıydım bilmiyorum; benim dünyam yeryüzüne uygun degildi… Düş dunyasından çıkıp gerçeklerle karşılaşınca tedirgin oluyordum. Toplumun dısında, siyasetin dısında, sporun dısında, kilisenin dısındaydım. O günlerde, eğer öyle bir deyim bulunsaydı,” Her şeyin dışındaki ” denebilirdi bana.

George Bernard Shaw

Ensenize Kadar Gerilimi Rahatlatır ve Dikkatinizi Yeniden Toplamanızı Sağlar…

11231902_746280022183469_2579195756459749608_n[1]

B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ BELİRTİLERİ, TEDAVİSİ VE İYİ GELEN BESİNLER!

12341240_748490895295715_5120039422352826769_n[1]

B12 Vitamini (diğer adıyla Kobalamin), protein, DNA sentezi, besinlerden enerji üretimi ve sinir sisteminin düzenli çalışması gibi pek çok fonksiyonda görev alan önemli bir vitamindir.

B12 vitamini bulunan besinler

Bütün vitaminler gibi B12 vitamini de vücudumuz için olmazsa olmazlardan olan vitaminlerdir. B12 vitamini vücudumuzda meydana gelen birçok metabolik olayda düzenleyici rol oynar.

B12 Vitamini NEDİR?

Tıp dünyasındaki adı Siyanokobalamin olan B12 vitamini özellikle hayvansal dokularda bulunur. İnsan vücudunda beş yıllık B12 vitamini depolanabilir. Sebzelerde bulunmadığı için uzun süre sebzelerle beslenen (vejetaryen) kişilerde zaman zaman B12 vitamini bağlı olarak rahatsızlıklar görülebilir. Bunun yanı sıra vücutta vitaminin emilimindeki bozukluk, aşırı oranda alkol kullanımı, bazı ilaçların uzun süreli kullanımı ve yaşlılarda B12 eksikliği görülebilir.

B12 VİTAMİNİNİ NE İŞE YARAR?

• Anemi hastalığını önler,
• Alyuvar üretilmesinde ve demir kullanımına yardımcı olur,
• Doğru sindirim, besinlerin alınması, protein sentezi, karbonhidrat ve yağ metabolizması için gereklidir.
• Sinir tahribatını önler,
• Doğurganlığı sağlar,
• Hücre oluşumunu ve uzun yaşamasını sağlar,
• Sinir uçlarının normal gelişimini kolaylaştırır,
• Hafızanın güçlenmesine ve öğrenmeye yardım eder,
• Gen kopyalanmasına yardım eder,
• Çocuklarda zekâ gelişimi için gereklidir.

B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNDE NE OLUR?

• Yürüme bozukluğu,
• Kronik yorgunluk, ellerde ve ayaklarda uyuşma,
• Depresyon,
• Sindirim bozuklukları,
• Baş dönmesi, uyku hali,
• Karaciğer büyümesi,
• Göz bozuklukları,
• Halüsinasyonlar,
• Baş ağrıları,
• Dil enfeksiyonu,
• Huzursuzluk, unutkanlık,
• Zor nefes alma,
• Hafıza kaybı,
• Sinirsel bozulmalar,
• Kalp çarpıntısı,
• Kansızlık,
• Kulaklarda çınlama,
• Omurilik yıpranması

gibi rahatsızlıklar görülebilir. Yukarıda sayılan belirtiler eğer sizde gözlemleniyorsa bir hekime başvurmalısınız. B12 eksikliği uzun süre tedavi edilmezse ciddi hasarlara neden olabilir.

B12 VİTAMİNİ BULUNAN BESİNLER NELERDİR?

Daha önce de söylediğimiz gibi B12 vitamininin hayvansal besinlerde daha çok bulunur. Dana eti, balık, böbrek, karaciğer, yumurta, süt ve süt ürünleri B12vitamini içeren yiyeceklerdir.

B12 VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ TEDAVİSİ

B12 tedavisi için B12 vitamin iğnesi ya da b12 vitamin hapı kullanılır. Ayrıca dilaltından alınan çeşidi de vardır. Ama bundan da önemlisi vücudumuzda birçok işlevi bulunan B12 vitamini eksikliğine maruz kalmamaktır. Beslenmemize dikkat etmektir.

ET,TAVUK VE BALIK YİYEMEYENLER İÇİN B12 İÇEREN BİTKİ KÜRÜ (Prof.Dr.İbrahim Prof.Saraçoğlu Kürleri Önerisidir

B12 eksikliği gideren bitkisel kür:

Kür için gerekli olan malzemeler: lahana , kimyon yada kimyon tohumu, tuz,

Kürün hazırlanması: Lahanayı kesiyoruz. Kullanılan kaplar çok temiz olmalı. Lahananın yapraklarındaki bakteriler harekete geçirilecek. Lahanayı doğruyoruz. Kaba koyuyoruz. Üzerine tuz ilave ediyoruz. Bir çay kaşığı tuz ilave ediyoruz. Üzerine kimyon koyuyoruz. Kimyon ile iyice karıştırıyoruz. Yarım dakika kadar bu karışımı yoğuruyoruz. Sonra bu karışımı kavanozun içine koyuyoruz. Kavanoza koyulan karışımı iyice kavanozun içine sıkıştırıyoruz. İyice sıkışması için kavanoz içerisine taş yada ağır bir şey koyulabilir. Kavanozun ağzını kağıtla yada başka bir şey ile kapatıyoruz. Ağzını lastikle sıkıcı kapatıyoruz. Karanlık bir yere koyacağız. 4 -5 gün orada kalması gerekiyor. Güneş ışığı görmemesi lazım. Eğer lahana suyu lahananın üzerine çıkarsa zamanla küf oluşumu olabilir. Onu kaşıkla almak gerekiyor. Temiz çalışılması lazım. 5 .gün den sonra ekşidiğini göreceğiz.

Kürün uygulanması: hazırlanan bu lahanalar 5.günden sonra tüketilecek. Bu gerek olduğu kadar kür hazırlanıp kullanılabilir.

Not: B12 kronik bir eksiklikse doktor ile konuşmak gerekmektedir. Midede o b12 üretici protein yoksa B12 üretimi vücutta üretilemez. Doktorunuzun tedavi yöntemine göre hareket etmek gerekebilir. kaynak: sağlık haberleri

Karın Şişkinliğini Doğal Yollarla Giderme

Bel çevrenizde yağlanma olması, şişkin bir karna sahip olmanız ile aynı durum değildir. Karın bölgesinde fazladan hiç yağı olmayan kişilerde bile, karın şişkinliği şikayeti yaşanabilir. Karın bölgesi şişkinliği problemi, kötü beslenme alışkanlıkları, adet dönemi öncesi sendromu veya hızlı yemekten kaynaklı aşırı gaz, aşırı stres, düşük lif alımı veya bağırsak problemleri nedeniyle ortaya çıkabilir.

Eğer, karın şişkinliğinden yakınan bir insansanız, beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekecektir. Örneğin süt ürünleri, et, sosis, tuz ve işlenmiş un gibi besinlerin tüketimini minimum düzeylere indirmelisiniz. Ayrıca, şişkinliği doğal yollarla azaltmak için en iyi meyve suyu tariflerini, yazının kalan kısmını okuyarak öğrenebilirsiniz.

Aloe ve Klorofil Suyu

2-aloe-suyu

Bu lezzetli içecek, kolonu birikmiş atık ve toksinlerden temizleyici özellikte olduğundan, karın bölgesindeki şişkinliği azaltıcıdır. Bu içecek ayrıca, erken yaşlanmayı önlemek ve kanı temizlemek amaçlı da önerilmektedir.

Malzemeler

  • Yarım fincan aloe jeli,
  • Bir limonun suyu,
  • Bir yemek kaşığı likit klorofil.

Nasıl Hazırlanır?

Tüm malzemeleri karıştırıcıya ekleyin ve akışkan bir kıvam alıncaya kadar birkaç dakika boyunca karıştırın. Bu içecek, kahvaltıdan otuz dakika önce, boş mideye alınmalıdır.

Detoks ve Karın Bölgesi Şişkinliğinin Azaltılması İçin Meyve Suyu

3-kereviz-suyu

Bu faydalı meyve suyu; sarımsak, kereviz, havuç ve alfalfanın tüm iyiliklerini birleştirir ve karın bölgesi şişkinliğini azaltıcı bir tonik gibi etki eder. Bu içecek ayrıca, toksinlerden arındırır ve gazı azaltır.

Malzemeler

  • Bir fincan taze sıkılmış havuç suyu,
  • Bir diş çiğ sarımsak,
  • Bir dal kereviz,
  • Bir avuç alfalfa.

Nasıl Hazırlanır?

Havucu ve kerevizi meyve sıkacağına yerleştirerek suyunu çıkarın. Sonra tüm malzemeleri karıştırıcıya yerleştirin ve karıştırın. Bu içeceği içmek için en ideal vakit öğleden sonrasıdır ve içtikten sonra bir şeyler yemeden önce vücudunuza yaklaşık iki saat vermelisiniz.

Elma, Keten Tohumu ve Mine Çiçeği Suyu

4-elmalar

Bu içecek ile, bel bölgenizdeki şişkinlikten kurtulurken, mide fonksiyonlarınızın da kramp, gastrit ve kolon problemleri ile savaşmasına yardımcı olmuş olacaksınız.

Malzemeler

  • İki adet, taze, yıkanmış ve soyulmamış elma,
  • Bir yemek kaşığı keten tohumu,
  • Bir fincan mine çiçeği ve rezene çayı.

Nasıl Hazırlanır?

Elmaların suyunu elde edebilmek için katı meyve sıkacağı kullanın ve sonrasında tüm malzemeleri bir karıştırıcı yardımı ile karıştırın. Çayı hazırlamak için bir fincan suyu kaynatın ve her iki bitkiden de birer yemek kaşığı ekleyerek, beş dakika kadar bekletin.

Şişkinlik ve Kabızlık İçin Etkili Bir Meye Suyu

5-papaya-suyu

Zayıf bir sindirim, karın bölgesi iltihabının başlıca sebebi olabilir. Kabızlık ile savaşmak, düz bir karın ve daha huzurlu bir mide için çok önemlidir. Bunun için, tavsiye edeceğimiz tarif şu şekildedir:

Malzemeler

  • Büyük bir parça papaya,
  • Bir adet mango,
  • Bir yemek kaşığı öğütülmüş keten tohumu,
  • Bir fincan arıtılmış su,
  • Bal.

Nasıl Hazırlanır?

Tüm malzemeleri karıştırıcıya ekleyin ve akışkan bir kıvam alıncaya kadar karıştırın. Süzmeden için.

Karındaki Şişkinliği 60 Dakikada Azaltıcı ”Sassy” Su

”Sassy” su henüz çok bilinir olmasa da, Cynthia Sass tarafından, ”Düz Bir Karın” diyeti için geliştirilmiştir. Tam olarak bir meyve suyu olmasa da sindirimi güçlendirici ve düz bir karına sahip olmanıza yardımcı, güçlü bir içecektir.

Su, düz bir karına sahip olabilmek ve vücudunuzu nemlendirilmiş kılabilmek için anahtar niteliğindedir, bunu göz önünde bulundurun ve takip eden ”Sassy” su tarifini not etmek için hazır olun. Umuyoruz ki bu tarif, her gün daha fazla su içmek konusunda sizi teşvik eder ve ayrıca, düşük kalorili ve ferahlatıcı bu içeceği içmekten keyif alırsınız.

Malzemeler

  • İki litre su,
  • Bir çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil,
  • Soyulmuş ve dilimlenmiş bir adet salatalık,
  • Dilimlenmiş bir adet limon,
  • On iki yaprak nane.

Nasıl Hazırlanır?

Tüm malzemeleri, cam bir kaba koyun ve buzdolabında saklayın. Bir kaç saat beklettikten sonra süzün ve gün boyunca tüketin.kaynak: sağlığa bir adım

Şekeri Bıraktığınızda Vücudunuza Ne Olur?

1-şeker-vücut[1]

Şeker dünyada en çok tüketilen ürünlerden bir tanesidir ve ne yazık ki aynı zamanda sağlığımız için de çok büyük bir risk teşkil eder. İnsanlık tarihi boyunca tatlı ihtiyacı var olmuş olsa da, şeker tüketimi uzun vadede hayat kalitenizi düşürür ve birçok sağlık sorununun kökeni haline gelir.

Ancak her şekerin aynı olmadığını da unutmayalım. Beyaz rafine şekerin sağlığınıza ciddi şekilde zarar verebilen çeşit olduğunun altını çiziyoruz. Evet, marketlerde satılan ve ekmekler, işlenmiş gıdalar, kurabiyeler, pastalar ve diğer birçok atıştırmalık gıdada bulunan şeker çeşidi.

Ticari gıda endüstrisi insanların şekerin tadını tercih etmesi hatta tatlı krizlerine girmeleri yönünde eğitilmelerine yardımcı olmuştur. Aslında, günlük hayatınızın bir parçası olan gıdalarda her daim bulunduklarından şeker tüketiminize tamamen sınır koymak oldukça zordur. Sıklıkla  şeker tüketmenin tehlikelerini bilmek ve vücudunuz üzerindeki olumsuz etkisini anlamak beslenmenizde şekeri azaltmanız açısından oldukça önem taşır. Peki şekeri bıraktığınızda ne olacağını biliyor musunuz?

Enerji düzeyiniz artar

2-egzersizBirçok insan enerji ihtiyacı hissettiklerinde şekerli içecek, enerji içecekleri ve diğer şekerle doldurulmuş içeceklere yönelme alışkanlığındadır. Ancak çalışmalar vücuda çok fazla şeker alımının günlük aktivitelerinizin seyrini aksatacak bir “düşüş” veya “çakılma”ya sebep olabileceğini göstermiştir.

Aşırı şeker tüketimi vücudun enerji rezervlerini mümkün olduğunca yüksek tutma becerisini bloke eder. Şeker alımınızı minimuma düşürerek bu “düşüş”lerin geçmişinizde kaldığını fark edeceksiniz.

Kalbiniz daha sağlıklı olur

Şekerin kalp sağlığı için teşkil ettiği çeşitli tehlikeleri ortaya çıkaran Amerikan Kalp Sağlığı Derneği Dergisinde yayımlanan araştırmaya göre şeker alımınızı azaltmak aynı zamanda kalp krizi yaşama riskinizi de azaltır.

Kendinizi kanserden korursunuz

3-kanserDünya çapında yapılan birçok çalışma şekerin kanser hücrelerine besin maddesi sağladığını göstermiştir. Siz de şeker tüketiminizi azaltarak birtakım kanser çeşitlerini önleyebilir; aynı zamanda vücudunuzda kötü huylu hücrelerin yayılmasını ve çoğalmasını durdurabilirsiniz.

Karaciğerinizi korur

Tıpkı çok fazla alkol aldığınızda olduğu gibi aşırı fruktoz ve glukoz da karaciğerinizde toksik birikimine yol açabilir. Uzmanlar şeker tüketimi sebebiyle karaciğer sorunları yaşama riskinizi azaltmanız için düzenli olarak karaciğer detoksu yapılmasını önermektedir.

Daha iyi uyursunuz

4-uykuŞeker tüketimi enerji seviyenizde düşüşe sebep olurken aynı zamanda uykunuzu da bozabilir. Şeker tüketimini büyük oranda azaltanlar uykularının nasıl düzeldiğini hemen fark ederler ve hatta bazıları insomnia gibi rahatsızlıkların da geçtiğine tanık olurlar.

Cildiniz gençleşir

Çok fazla şeker yemek cildin iki ana protein kaynağı elastik ve kolajenin üretimine engel olur. Uzun vadede çok fazla şeker erken yaşlanma ve diğer cilt sorunlarına yol açar.

Vücut ağırlığınız dengeye kavuşur

5-kilo-vermekŞekerli gıdaların içinde aynı zamanda bol miktarda yağ, karbonhidrat ve kalori bulunur ve bütün bunlar kilo almanıza yol açar. Günlük beslenmenizden şekeri çıkartarak bu maddelerin alımını da sınırlamış olursunuz ve böylelikle daha dengeli ve sağlıklı bir kiloya ulaşmanız kendiliğinden kolaylaşır.

Sindirim sisteminiz daha sağlıklı olur

Şeker alımınızı azaltarak aynı zamanda sindirim sisteminize yediklerinizi daha kolay parçalaması için yardımcı olmuş olursunuz. Bu da kabızlık ve kolonla ilişkili diğer sorunlara karşı sizi korur.

Daha tok hissedersiniz

Yapılan çeşitli çalışmalar aşırı şeker tüketiminin beyninize tok olduğunuzun sinyalini gönderen hormon olan leptine karşı dirence sebep olduğunu göstermiştir.

Dişleriniz daha sağlıklı gözükür

Ağzınızdaki bakteri şekerle beslendiğinde artar. Çok fazla şekerli yiyecek tüketmek de dişlerinizin çürümesi ile başka diş sorunları yaşama ihtimalinizi arttırır. Şeker alımınızı azalttığınızda daha sağlıklı dişlere ve diş etlerine sahip olursunuz.

kaynak: sağlığa bir adım

Bazen evrende kendimizi en yalnız hissettiğimizde, sıkıntımızı atlatmak ve farklılığımızı ve yalnızlığımızı hafifletmek için Allah bize, aynadaki aksimiz gibi bir ikiz gönderir . . .

natural-umbrella-shelter-rain-animal-photography-8__880[1]

O yıl New York´ ta kış, Nisan´ın sonuna kadar uzamıştı. Kör olduğum ve yalnız yaşadığım için çoğunlukla evde kalmayı yeğledim. Sonunda bir gün soğuk hava gitti, bahar kendini gösterdi.

Hava coşkulu bir kokuyla dolmuştu. Arka bahçeye bakan pencerenin önünde küçük, neşeli bir kuş devamlı cıvıldıyor, sanki beni dışarıya çağırıyordu. … Nisan ayının değişken havasını bildiğimden kışlık mantoma sarıldım. Fakat havanın ılıklığını içimde hissedince, yün kaşkolumu, şapka ve eldivenlerimi bıraktım. Üç çatallı bastonumu alıp neşeyle sundurmaya çıktım ve kaldırımın yolunu tuttum.

Yüzümü güneşe doğru kaldırıp, onu selamlayan bir gülümseme sundum. Sessiz çıkmaz sokağımızda yürürken kapı komşum ´Merhaba´ diyerek seslendi ve gideceğim yere götürmeyi teklif etti: ´Hayır, teşekkür ederim. Şu bacaklar bütün kış dinlendi.Eklemlerimin harekete ihtiyacı var. Bu yüzden yürüyeceğim´ diye cevap verdim. Köşeye vardığımda alışkanlıkla durdum. Birinin gelip yeşil ışık yandığında beni karşıya geçirmesini bekledim. Nedense bu sefer, öncekilere göre daha uzun süre beklemiştim ve hâlâ hiç kimse teklifte bulunmamıştı.

Sabırla beklerken, eskiden hatırladığım bir melodiyi mırıldandım; çocukken öğrendiğim ´Hoş geldin bahar…´ şarkısıydı. Birden güçlü bir erkek sesi konuştu: ´Sesinizden çok neşeli bir insan olduğunuzu hissettim. Sizinle caddeyi birlikte geçme şerefini bağışlar mısınız bana?´

Kibarlıkla iltifat görünce gülerek başımı salladım ve duyulabilir bir sesle ´Evet´ dedim. Kibarca koluma girdi ve birlikte kaldırımdan yola indik. Yavaşça yolun karşısına geçerken, konuşulabilecek en iyi konudan, havadan konuştuk.

Adımlarımızı birlikte atarken hangimiz rehber, hangimiz yardım alıyor, belli olmuyordu. Yolun karşısına varmamıza az kala ışığın değiştiğini anlatırcasına kornalar sabırsızca çalınmaya başladı. Kaldırıma çıkmak için birkaç çabuk adım daha attık.

Ona dönüp, bana eşlik ettiği için teşekkür etmek üzere ağzımı açmıştım ki, ben daha bir şey söylemeden o konuştu:´Bilmem farkında misiniz? Sizin gibi neşeli bir insanla karşıya geçmek benim gibi bir kör için ne kadar muhteşem bir şey…´ O bahar gününü hiç unutmayacağım.

Bazen evrende kendimizi en yalnız hissettiğimizde, sıkıntımızı atlatmak ve farklılığımızı ve yalnızlığımızı hafifletmek için Allah bize, aynadaki aksimiz gibi bir ikiz gönderir . . .

Bazen hiç istemesek de kendimizi birden bire bir belanın ya da bir olayın içinde buluveririz.

nikah-günü-yaşadığım-aksilikler..-225x300[1]

 

Belalardan kurtulmak,

Bazen hiç istemesek de kendimizi birden bire bir belanın ya da bir olayın içinde buluveririz.
Bir kasırga gibi size çarpan olayı, kendiniz bir simülasyon gibi detaylıca planlayarak kurgulamış olsanız da, başınıza gelen olay kadar ince plan yapamamış olduğunuzu hemen fark edersiniz. Sanki tüm bileşenler sadece sizin için ve mükemmel bir kurguyla önünüze servis edilmiştir.

Bahsetmiş olduğum bu senaryo, belki tam mutluluğu ve huzuru yakalamış olduğunuzu sandığınız ve keyif aldığınız bir anın arkasından gelmiştir, belki de başınıza arka arkaya gelen felaketlerin bir parçasıdır.

Peki ya, ne yapmalı, ne etmeli ki sizi üzecek olan olaylarla temasınızı azaltmalı?

Önce kendi içinize bakmalısınız, “ben neyi hatalı yaşıyorum ya da nelere gereğinden fazla kıymet veriyorum?

Sahip olduğum eşyalar, ev, araba, tekne, bu kadar ilgiyi alakayı hak ediyor mu?

Acaba kendime vermem gereken zamanı, değeri, ehemmiyeti, farkında olmadan elimdeki materyallere mi harcıyorum?…”

Evren size bu dünyanın en kıymetlisinin, yani kendinizin, değerini anlayabilmeniz için size imtahanlar paketi yollamaktadır.

Aynaya baktığınızda gördüğünüz görüntüye sevgiyle gülümseyerek “Seni çok seviyorum, dünyanın en kıymetli varlığı” diyebildiğiniz zaman, huzur, mutluluk, şans ve sevgi pınarının size doğru akmaya başladığını göreceksiniz.

Gözlerinizi kapatın, kalbinize doğru burnunuzdan birkaç kez derin nefes alin. Göz kapaklarınız kapalıyken kalbinize doğru bakmaya çalışın.

“Ben, kendimi, şu anda, olduğum gibi kabul ediyorum, onaylıyorum ve kendimi çok seviyorum.

Ben sevgi dolu bir ışığım ve etrafıma sevgi saçarım.

Etrafımdaki insanlar da benim sevgi enerjimi alır ve kendi katkılarını bana gönderirler.” deyin.

* Alıntı

kaynak: sonsuz şifa

21 Günlük Niyet Ve Dua Çalışması

reiki-yasam-enerjisi-sifa-vermeye-zorlar[1]

Şimdi her sabah, niyet ve dua özelliği taşıyan, aşağıdaki cümleleri 21 gün okuyarak, kısa surede değiştiğimize şahit olacağız.

Hayatıma maddi ve manevi bolluğu ve bereketi çağırıyorum.

Para bildiğim ve bilmediğim her türlü helal kaynaktan bol bol bana akar ve gelir.

Kendimi seviyorum, kendimi affediyorum.

Sevgi ve uyum içinde bir hayata sahibim.

Sağlığım her gün daha da iyi oluyor, kainattan bana gelen şifayı sevgiyle kabul ediyorum.

Korunduğumu, güvende olduğumu ve herşeyin hayrıma olduğunu biliyorum.

İhtiyacım olan her şey, ihtiyacım olduğu anda kolaylıkla bana gelir. Her şey çözümlenir.

İyi ve güzel olan sağlığı, mutluluğu, huzuru hızla hayatıma çekiyorum.

Şimdi beni mutlu edecek şeyleri yaşamayı seçiyorum.

Kendimi çok iyi ifade ediyorum ve insanların beni çok iyi anladıklarını biliyorum.

Ailemle mutlu, huzurlu ve sevgi dolu bir ilişkiye sahibim. Ailem ve çocuklarım beni anlıyor ve seviyor.

Yeteneklerimi fark ediyorum ve her zaman en iyi çözümleri üretiyorum.

Gereksiz şeyleri hayatımdan kolaylıkla çıkarıyorum, benim için gerekli olan şeyleri kolaylıkla hayatıma çekiyorum.

Sağlıklı, Mutlu, Huzurlu ve uyumlu bir evliliğim var bunun için Allah’ıma şükrediyorum.

“Evli olmayanlar için”
Mutlu, huzurlu ve uyumlu bir evlilik yapmayı seçiyorum. Evleneceğim kişinin hızla hayatıma geldiğini biliyorum.

Ben değerliyim, kendime güveniyorum ve kendimi kabul ediyorum.

Hayatımın akışına güveniyorum, ben güvendeyim sevdiklerim güvende.

Olumlu değişimi seçiyorum, hızlı bir şekilde değişimim başlıyor.

İşimi seviyorum, işimde ve mesleğimde başarılıyım ve bu başarım her geçen gün daha da artıyor.

Yaşam amaçlarıma en kolay şekilde ve doğru yollarda ulaştığımı biliyorum. Kendim için ve herkes için en hayırlı şeyleri amaçlıyorum.

Arınıyorum, temizleniyorum, yepyeni ve güzel enerjilerle hayatımı sürdürüyorum.

Hafızam güçleniyor, hızlı öğreniyorum ve iletişim yeteneğim artıyor.

Hayatıma yaradanın sonsuz mucizelerini çağırıyorum.

Rabbimden bana gelen tüm güzel hediyeleri mutluluk içinde kabul ediyorum.

Yaşam kalitem her geçen gün dahada artıyor ve yapmak istediklerimi kolaylıkla yapabilecek bir enerjiye sahip olduğumu biliyorum.

Huzur, uyum ve dinginlik içindeyim. Kendimi olduğum gibi seviyorum ve kabul ediyorum.

Enerjimi sadece faydalı şeyler için kullanıyorum ve yaptığım herşeyden zevk alıyorum, yaptığım herşeyde başarılı oluyorum.

Yaşamdan almam gereken dersleri bana mutluluk veren bir şekilde alıyorum.

Benim için neyin değerli olduğunu biliyorum ve gerçekten değerli olanların yanımda kalmasını seçiyorum.

Kendimi onaylıyorum ve kendi değerimi görmeyi seçiyorum.

Kendime güveniyorum, hayata güveniyorum ve güzel şeylerin hayatıma geldiğini biliyorum.

Ben refahı, mutluluğu ve sevilmeyi hak ediyorum. Hakkım olan refahı, mutluluğu ve sevgiyi hayatıma şimdi davet ediyorum.

Yaptığım şeylerden zevk alıyorum ve günlük uğraşılarımı keyifle yerine getiriyorum.

Tüm bedeninimin, organlarımın, hücrelerimin şifa bulduğunu biliyorum ve bunun için şükrediyorum.

Ne zaman yardıma ihtiyacım olsa, doğru ve yardımsever insanları kendime çekiyorum.

Karşıma her gün yeni ve güzel fırsatlar çıkıyor ve bu fırsatları iyi değerlendiriyorum.

Her zaman doğru seçimler yapıyorum ve tamamen yeterliyim.

Hayatın bana güzel şeyler sunduğunu biliyorum ve bunları sevgiyle kabul ediyorum.

Bedenim, zihnim ve ruhum dengeli, huzur içinde ve uyumlu. Hepsi için Allah’ıma şükrediyorum.

Her zaman Sağlıklı, Mutlu, Huzurlu kalın

kaynak: kuantum terapi ve şifa enerjileri

Gönüllü çalışarak dünyayı gezebilirsiniz!

Kendi seçeceğiniz bir ülkede belli bir süre boyunca yeni insanlarla tanışmak, bambaşka bir kültürün içine kendinizi dâhil edip, yeni yerler keşfetmeniz mümkün. Hem de hiç para harcamadan…

Dünya üzerinde birçok gönüllü çalışma ve karşılığında seçtiğiniz destinasyonu gezmek, yaşamak ve deneyimlemek adına kurulmuş dernekler var.

Organik Çiftlikler
dünyayı_gezmek

Dünyada organik çiftliklerde çalışabilme şansını sağlayan kuruluşlar sayesinde gitmek istediğiniz ülkeyi, yardımcı olmak istediğiniz konuyu seçerek hedefinize ulaşabilmeniz çok basit. Organik tarım alanında çalışarak, karşılığında yemek, yatacak yer, organik yaşam ve sınırsız kültürel deneyim garantisi var. Farklı insanlarla çalışıp, yaşayacak, yepyeni yerler görecek ve yaptığınız işin çiftlikte nasıl işe yaradığını görme fırsatını yakalayacaksınız. Avusturalya, Venezuela, Danimarka veya İspanya gibi farklı ülkelerde bulunan çiftlikler sizin gönüllü olmanızı bekliyor.

Hayvan Bakımı – Milli Parklar
dünyayı_gezmek

Hayvanları seviyorsanız bu iş sizin için iş olmaktan çıkabilir. Afrika’nın ihtişamını keşfetmenin, oradaki doğal alanlarda, milli parklarda çalışmaktan daha iyi bir yolu olamaz herhalde. Yerli kültürü tanıyıp, yörenin kendine has yemeklerinden tadabilir, okyanusu tepeden gören Table Mountain’a tırmanabilirsiniz. Afrika tarım namına şarapçılık, ananas yetiştirme ve şeker kamışı çiftlikleriyle biliniyor. Kanada tam bir tarım ve hayvancılık ülkesi. WWOOF Kanada Vancouver’ın batısından Toronto’nun doğusuna ormancılık, hayvan bakımı, bahçıvanlık gibi birçok farklı iş olanağı sunuyor. Doğa ve hayvan seviyorsanız yapabileceğiniz iş kolu da çoğalıyor.

Kültür, Sanat ve Özel İlgi Kampları
dünyayı_gezmek

Dünyanın en güzel ve en aktivite dolu şehirlerinde düzenlenen müzik festivalleri, konserler, sanat fuarları ve spor karşılaşmaları için birçok gönüllü çalışana ihtiyaç var. Özellikle sanata meraklıysanız, eğlenceli ve kalabalık etkinliklerde olmayı seviyorsanız bu gönüllülük programı tam size göre olabilir. Tüm bir festival boyunca ve öncesinde organizasyonun tümünde yer almak, başarılı bir organizasyonda sizin de parmağınızın olduğunu görmek oldukça keyifli bir deneyim olabilir. Hatta dilerseniz antik kentlere ilginiz varsa, arkeologlarla bile çalışabilirsiniz. Konaklama, yeme içme gibi masraflarınızın karşılandığını düşündüğümüzde işten geriye kalan vakitlerde şehri doyasıya gezebilirsiniz.

Sosyal İçerikli Çalışma Kampları
dünyayı_gezmek

Yaşamınız boyunca yardıma ihtiyacı olan insanların yanında mı oldunuz? Eğer bu özeliklerde biriyseniz hem dilediğiniz şehri gezebilir hem de yardıma ihtiyacı olan kişilere yardımcı olabilmek adına gönüllü kuruluş ve derneklerde çalışabilirsiniz. Huzur evleri, kimsesiz çocuklar derneği, engellilerle dayanışma kuruluşları gibi birçok kuruluşta görevli olmak hem başkalarına iyilik yapmanıza hem kendinizi iyi hissetmenize yarayacak. Bol bol gezme şansınızın oluşu da cabası.

Eğitim

dünyayı_gezmek1

Özellikle 3. dünya ülkelerinde eğitim ihtiyacını karşılamak adına gönüllü eğitmenlere ihtiyaç çok. Eğer siz de çocuklarla ilgilenmeyi, onlarla vakit geçirmeyi ve ufuklarına yeni şeyler kazandırmayı seviyorsanız gönüllü eğitmenlik yapabilirsiniz. Hem manevi olarak ruh dünyanıza katkıda bulunacak hem de büyüyen yeni nesilleri bilgilendirmiş olacaksınız. Ayrıca öğretirken yeni şeyler öğreneceğinizi de unutmayın. Bunun yanında bolca gezmek de gönüllülük hareketinizin bir parçası olacak.

Önerebileceğimiz gönüllü çalışma kuruluşları ise şöyle;

ATD Fourth World
Agency for Personal Service Overseas
WWOOF
The Catholic Institute for International Relations
Catholic Medical Mission Board
Centro Studi Terzo Mondo
Concern Worldwide
Direct Relief
Birleşmiş Milletler Gönüllü Programı
Développement rural
United Nations Association International
Concordia
Council on International Educational Exchange
Archaeologhy Abroad

Kaynak:https://jabiroo.com

kaynak: gezginler kulübü

Başka birisi olmaya çalışmadığında, o zaman basitçe rahatlarsın; o zaman bir zarafet belirir.

12373209_1677186239159765_6910191708947942277_n[1]

Başka birisi olmaya çalışmadığında, o zaman basitçe rahatlarsın; o zaman bir zarafet belirir. O zaman sen ihtişamla, görkemle, ahenkle dolarsın çünkü bir çatışma yoktur, gidilecek bir yer yoktur, uğrunda savaşacak bir şey yoktur; kendine saldırgan bir biçimde dayatacağın bir şey yoktur. Masum olursun. Bu masumiyetin içinde kendin için şefkat ve sevgi hissedeceksin. Kendinle o kadar mutlu hissedeceksin ki, Tanrı gelip kapını çalsa ve “Başka birisi olmayı ister miydin?” dese, “Sen çıldırdın mı? Ben mükemmelim! Teşekkür ederim ama asla böyle bir şeyi deneme; ben kendim olarak mükemmelim” diyeceksin.

Varoluşa “Ben olduğum halimle mükemmelim, olduğum halimle mutluyum” diyebildiğin an, bu bizim Doğuda shraddha olarak adlandırdığımız şeydir: güven. O zaman sen kendini kabul etmişsindir ve kendini kabul etmekle varoluşu da kabul etmişsindir.

Kendini ret ederek, seni yaratan varoluşu reddedersin. “Şöyle olmalıyım” dediğin an, varoluşun üzerine, bir şeyleri geliştirmeye çalışıyorsun. Diyorsun ki, “Yanlış şeyler yaptın; ben şu şekilde olmalıydım ve sen ise beni böyle yaptın.” Varoluşu geliştirmek istiyorsun. Bu mümkün değildir. Senin mücadelen nafile; başarısız olmaya mahkûmsun.

Ve sen ne kadar başarısız olursan, o kadar kendinden nefret edersin. Ne kadar başarısız olursan, o kadar lanetlenmiş hissedersin. Başarısız oldukça, kendini o kadar aciz hissedersin. Ve bu kadar nefretin, acizliğin içinden nasıl şefkat ortaya çıksın? Şefkat sadece sen varlığının içinde mükemmel bir şekilde yerleştiğinde ortaya çıkar. “Evet, ben böyleyim” dersin. Yerine getirilecek hiçbir idealin yoktur. Ve hemen o an doyum gerçekleşmeye başlar!

Güller nilüfer olmaya çalışmadıklarından güzel bir şekilde çiçeklenirler. Ve nilüferler bu kadar güzel bir şekilde açarlar çünkü onlar diğer çiçeklerle ilgili efsaneler duymamışlardır. Doğadaki her şey çok uyumlu bir şekilde işler çünkü hiç kimse başka birisiyle rekabet etmeye çalışmıyor, kimse başka birisi olmaya çalışmıyor. Her şey olması gerektiği gibidir.

Sadece anlamaya çalış! Sadece kendin ol ve unutma ki ne yaparsan yap başka herhangi bir şey olamazsın. Tüm çaba anlamsızdır. Sen sadece kendin olmalısın.

OSHO

İşte, Eski Türk burcunuz Ve Özellikleri…

12356727_10153752372017716_5537368693039442246_o[1]

Karaçay Türkleri’nden araştırmacı Sofi Tram-Semen, 20 yıllık çalışma sonucunda yüzlerce yıl önce Nart-Karaçaylar’a ait 36 burçluk sistemi belirledi. “Ben kesinlikle ne astrologum, ne falcıyım, ne de büyücüyüm. Sadece bu kültürde bulunan öğeleri ortaya koymaya çalıştım” diyen araştırmacı Tram-Semen, babası Karaçay’ın halk şairi İsmail Semenov’un başladığı çalışmayı sürdürerek kaleme aldığı “Türk Astrolojisi” adlı dört ciltlik kitapta, eski Türk burç sistemini ortaya koydu. Nart boyu Hunlar-Karaçaylar’ın eski astrolojisinde 36 burçlu yıldız çizelgesi, 12 gezegen ve 36 yıldız grubunun bulunduğunu ifade eden Tram-Semen, NTV’ye şunları söyledi: “Bu bilgilerin Hun halkının bir bölümünde korunması, milattan önce Hunlar’da bu ilmin gelişmiş olduğunu ispatlamaktadır. Hatta bu hayvan yıllarıyla ilgili şakalar bile bugün hala korunmakta, zaman zaman dile getirilmektedir” dedi.

Eski Türk astrolojisi sisteminde, 36 ayrı burç bulunuyor………

“Türk Astrolojisi” adlı kitaba göre bu 36 burç ve bazı genel özellikleri ise şöyle:

* Toruk (21-31 Mart): İdare sahibi, gururlu, lider, işini hayatı gibi sever, yönetici.

* Hımmıy (1-10 Nisan): İyimser, idealist, romantik, yaratıcı, hayallerinin gerçekleşmesi için ömür boyu çalışır.

* Huttus (11-20 Nisan): Hassas, mantıklı, dürüst, şerefli, adaletli, yönetici, kıskanç, önde olmayı seven.

* Hunta (21-30 Nisan): İnatçı, duygusal, kırgın, yaratıcı. İyimserlik ve karamsarlık aynı anda gözlenir.

* Çolpancı (1-10 Mayıs): Duygu tutsağı, önsezi yeteneği olan, dayanıklı, çocuk ruhlu, sadık, temiz kalpli.

* Kölköl (11-21 Mayıs): Enerji dolu, devamlı bilgi isteyen, aşkta şahane, önder, kahraman.

* Çamay (22-31 Mayıs): Fantezisi zengin, temiz ahlaklı, idealist, söz, yazı ve fikirde önder, çok taraflı, yetenekli.

* Küylü (1-10 Haziran): Düzeni sever, gururlu, kaderci, planlı, ağzı sıkı, yalanı ve ihaneti kabul etmez.

* Kuşmuş (11-21 Haziran): mantıklı, parlak, iyimser, gösterişçi, eleştirel, kaderci, mistik konulara meraklı, sanat ve edebiyata ilgi duyar.

* Sezgek (22-30 Haziran): Mızmız, tatlı dilli, içine kapanık, inatçı, intikamcı, yetenekli, önsezisi kuvvetli, yaratıcı.

* Kuşdüger (1-11 Temmuz): Duygularını mantıktan önde tutan, çocuk ruhlu, dengesiz, tembel, kararsız, karamsar, yetenekli.

* Gondaray (12-22 Temmuz): Hayalci, hafızası kuvvetli, geçmişe özlem duyan, his dünyası zengin, dürüst, müziği ve siyaseti seven.

* Ötgür (23-31 Temmuz): Gururlu, zeki, maddi problemleri büyüten, çekici.

* Küsümmü (1-12 Ağustos): İyi arkadaş, dedikoducu, önder, bir numara olmayı seven, maceracı.

* Künlü (13-23 Ağustos): Duygusal, hassas, gururlu, maceracı.

* Sınçıma (24 Ağustos-1 Eylül): Ekonomi, sanat ve edebiyata yetenekli, dürüst, insancıl, yaratıcı, otoriter.

* Atçak (2-13 Eylül): Fiziği düzgün, iyimser, depresyona yatkın, iradeli, şanslı, gururlu, hassas, gelenekçi.

* Kıllı (14-23 Eylül): Otoriter, gururlu, sabit fikirli, sert, zeki, duygusal, aşk hayatında utangaç, çekingen, yazarlığa yatkın.

* Canakkı (24 Eylül-3 Ekim): Nazik, hassas, sorumluluk ve vicdan sahibi, dürüst, kompleksli, gösterişçi, hayalci, dekoratörlüğe ve dikişe meraklı.

* Ban (4-12 Ekim): Duygusal, düzenli, enerji, kaderci, hümanist.

* Cemiş (13-23 Ekim): İyimser, dürüst, ahlaklı, mantıklı, eleştirel, altıncı hissi kuvvetli, şanslı, önder, filozof.

* Batık (24 Ekim-1 Kasım): Özgürlüğüne düşkün, diktatör, muammalı ruhlu, iki kutuplu, cesur, gaddar, mükemmel arkadaş, çekici, önder.

* Hırtlı (2-12 Kasım): Kararlı, gururlu, savaşçı, spora ve sanata düşkün.

* Tutamış (13-22 Kasım): Muhafazakar, fedakar, idealist, çapkın, çift karakterli, pragmatik.

* Uslu (23 Kasım-2 Aralık): Objektif, ilime meraklı, dengeli, hoşgörülü.

* Kutas (3-12 Aralık): Yetenekli, dengesiz, mistik, düşüncesiz, kararlı, anlaşılmaz, nazik, hassas, gururlu, kıskanç.

* Tusanak (13-21 Aralık): Güçlü karakterli, endişeli, şüpheli, şanslı, emir vermeyi seven, hareketli, tutumlu, gaddar.

* Tutar (22 Aralık-1 Ocak): İradeli, çalışkan, kahraman. Arkadaşı az olur, zaman zaman yersiz küser, hayatının son kısmında rahat eder.

* Beçel (2-12 Ocak): Kırgın, kızgın, ısrarlı, öfkeli, intikamcı, karamsar.

* Pırsıuay (13-20 Ocak): Mantıklı, eleştirel, tartışmayı seven, duygusal, sadık, özgür düşünceli, gururlu. Uzun yaşar.

* Balauz (21 Ocak-1 Şubat): Gaddar, deha, önder, müzik ve dansa yetenekli.

* Cantay (2-10 Şubat): Titiz, realist, estetiğe meraklı, astronomiye ilgili, yenilikleri sever, kimi zaman hareketli, kimi zaman rahatına düşkündür.

* Ergür (11-18 Şubat): Duygusal, hayalci, önder, ufku açık, mistik konulara meraklı, karamsar, yaratıcı.

* Sönegey (18-28 (29) Şubat): Şair, sanatçı, dengesiz, çekici, kararsız, aşk hayatı hareketli, kurnaz, nazik, duygusal.

* Cannan (1-9 Mart): İyi yürekli, baskıcı, tatlı dilli, zarif, idealist, otoriter, hüzünlü, hayalci.

* Şatık (10-20 Mart): Huzursuz, gururlu, sanatçı, özgür, depresyona ve sinir hastalıklarına yatkın.

kaynak: özlem mercan sazak

Dilerim bu paylaşımlar sayesinde ihtiyaç duyulan desteğe ulaşabilir.. Gerçek başarı öyküsü diye ben buna derim..

12219519_1709590005939206_5545283127659073758_n[1]

 

İlkokul mezunu bir kadın düşünün, ilk okuduğu kitap Maksim Gorki’nin Ana adlı eseri olsun, çektiği ilk uzun metraj film ile de New York’ta ödül alsın…

“Bu ödülü Amerika’da festival salonunda almak isterdik. Ancak maddi olanaksızlıklar nedeniyle oraya gidemedik.”

Evlendikten sonra Mersin’in Arslanköy adlı köyüne taşınan Ümmiye Koçak, köy kadınlarının yaşadıklarını tüm dünyaya göstermek için, 2001 yılında “Arslanköy Kadınlar Tiyatro Topluluğu”nu kurmuş. Burada halen eğitmen anne olarak canla başla çalışıyor…
Ümmiye Koçak, “Hasret Çiçekleri” adlı oyunuyla 2006 yılında Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali’nde sahne almış.
Ümmiye Koçak, bu kadarla da kalmamış, “kadının kadına olan şiddeti”ni anlatan uzun metraj bir filmle inanılmaz başarılara imza atmış.

Kadının kadına olan şiddetini konu alan Yün Bebek adlı uzun metraj filmi hem yazmış hem yönetmiş. Ancak bu filmi çekebilmek için çok büyük zahmetlere katlanmış.
Tarlada çalışarak biriktirdiği paraları, son kuruşuna kadar “Yün Bebek” için kullanmış.
49. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde galası yapılmış.
Tüm bu zahmetler ona New York’tan “Sinemada en iyi Avrasyalı Kadın Sanatçı” ödülünü getirmiş!

Arslanköylü Yörük Kadınlar olarak, Türkiye’deki kadınların sorunlarına dikkat çekmeye çalıştıklarını belirten Koçak, çabalarının ödülle sonuçlanmasını “Demek ki doğru yoldaymışız” diyerek açıklıyor.
34 yıllık evli ve 2 çocuk annesi olan 58 yaşındaki Ümmiye Koçak, bugüne kadar 11 tiyatro oyunu yazdı, kurduğu tiyatro topluluğu ile 500’ü aşkın kez sahneye çıktı ve oyunlarını Türkiye’nin dört bir yanından 30 bini aşkın insan izledi. Aldığı ödüller ve kurduğu topluluktaki tüm kadınların başarıları onun azminin ve taşıdığı o eşsiz ruhun bir kanıtı.

Öküzüm Benim, Hayvanım, Koca Davarım, Kıllı Tekem…

12345681_965038840223439_5137015784445706017_n[1]