21 Günlük Su, Tuz & Sirke Ritüeli – Her Şey Değişir: Ritüeller Kitab’ından…

“YÜN” NE BÜYÜK NİMETMİŞ MEĞER

69757577_498728237358259_6139081851806941184_n[1]

 

“YÜN” NE BÜYÜK NİMETMİŞ MEĞER
Koyun, deve, keçi tüyleri YÜN ismini alır.
Hakiki yün koyun yünüdür.
Koyun derken de dişi davar anlaşılır. Koç, yani erkek koyun yünü ile dişi arasında fark vardır.
Dişi koyun yününde olan maddî ve mânevî hassalar diğer yünlerde yoktur.
Koyunların üzerine güneş doğmaz.
Namaz vakti uyanırlar.
Koyun beslemek büyük mânevî bir uğurdur.
Bereketdir… Rızkın bollaşmasını mucip olur.
FAYDALARI SAYMAKLA BİTMEZ
1) Koyun yünü sinyal ve radyasyon emicidir.
Evimizde yoğun kullandığımız, cep telefonu, modem, kumanda gibi elektronik cihazların yaydığı radyasyonu emerek vücudumuza zarar vermesine mani olur yün. Bunun için bilhassa yorgan, yastık ve döşeğimizin koyun yününden olmasına itina göstermeliyiz. Çünkü uyuduğumuz zaman boyunca, cep telefonu ve internet cihazları devamlı sinyal alır verir ve radyasyon üretir. Vücudumuz ve bilhassa da beynimiz bu radyasyondan ciddi zarar görür. Eğer uyku setimiz koyun yününden yapılmış ürünlerden oluşuyorsa bu zarar en aza iner.
2) Koyun yünü dinlendiricidir ve rahat uyku sağlar.
Koyun yününden yapılmış yorgan, yastık ve döşekle uyursanız, sabaha dinlenmiş olarak kalkarsınız. Çünkü koyun yünü, vücutta biriken statik negatif enerjiyi alır. Böylece bedenimizde oluşan yorgunluk ve rehavet üzerimizden kalkmış olur.
Aslında gün boyunca koyun yününün dinlendirici etkisinden faydalanabiliriz. Bunun için evlerimizde, iş yerlerimizde, arabalarımızda koyun yününden yapılmış minderler ve postları kullanabiliriz. Koltuğumuzun, kanepemizin üzerine sererek üstüne oturmamız son derece faydalı olacaktır. Bilhassa yerinde uzun süre oturanlar için bu çok faydalı olacaktır. Ofis çalışanları, işi masada olanlar, uzun yol şöförleri bu hususa dikkat etmeliler.
3) Koyun yünü ısıyı dengeleyicidir.
Soğuğu geçirmez. Koyun yününden yapılan ürünler yazın serin, kışın sıcak tutma hususiyetine sahiptir. Çoğumuz yazın sıcaktan dolayı üzerimize yorgan örtmeden uyumaya çalışır. Ancak yorganımız koyun yünündense rahatlıkla üzerimize örtüp uyuyabiliriz. Çünkü yün nefes alıp verme hususiyetine sahiptir. Isıyı tutmaz.
4) Koyun yünü; yağmuru ve suyu çekmez. Dolayısıyla kolay ıslanmaz, ama ortamdaki fazla nemi emer ve rutubet oranını tabii bir şekilde düzenler.
5) Yün yanmaz. Ateşe, aleve karşı dirençli ve dayanıklıdır.
6) Alerjik değildir ve alerjik ortamların oluşmasına fırsat vermez.
7) Koyun yünü uzun ömürlüdür.
😎 Yün terletmez, teri emer, ter yapmaz.
9) Ağrıları alır. Bir çok romatizma ağrılarına iyi gelir.
10) Bit, pire, karınca, akrep, yılan ve bir çok haşarat yüne yanaşamaz.
11) Yüne cinniler yanaşmazlar.
12) Yün elektriği ref eder. Yünden elektrik cereyanı geçmez, yalıtkandır. Çobanlar kepenek içinde yağmurdan, doludan, kardan, her türlü soğuktan müteessir olmadıkları gibi kepenek içinde iken yıldırım isabet etmez.
13) Birçok mikroplar ve hastalık mikropları yünden kaçarlar. Yalnız yün lifleri içinde “güve” mevcuttur. Dışarıdan gelme değildir. Güveyi yok etmek imkânsızdır. Faaliyete geçmemesi için bir petrol mahsulü olan NAFTALİN kullanmak lazımdır. Naftalin kokusunda faaliyet yapamazlar. Umumiyetle sıcak mevsimlerde faaliyete geçerler, soğukta faaliyetleri durur.
NETİCE
Yün çorap, fânile, gömlek giymeli, yün eldiven takmalı…
Yün kuşak muhakkak kullanılmalı.
Kış yaz saf yün kazak.
Saf yün battaniye kullanılmalı…
Yünden başkasına iltifat edilmemeli.
Sağlığınız, sıhhatiniz için pek lâzımdır.
Ruhî ve mânevî hayatımız için de elzemdir.
Sağlıklı, hayırlı uzun ömür dileklerimizle…

Dolunayda Yeniden Doğmak İçin Anka Kuşu Ritüeli…

anette-inselberg-anka-kuc59fu[1]

 

Dolunay zamanları bitişleri ve sonlanmaları sembolize eder. Bizde kendimize olan kırgınlık ve kızgınlıklarımızdan kurtulmak için anka kuşu ritüelini yapacağız. Bu ritüeli 13-20 eylül arası yapabilirsiniz.

Sessiz bir yere geçin ve aşağıdaki adımları takip edin.
Bu ritüeli yapmak için üstünüze sarı bir şey giyin ya da takın. Rahat ettiğiniz bir pozisyonda oturun. Önünüze sarı bir mum koyun ve yakın. Mumun sağ tarafına anka kuşu fotoğrafı koyun. Burnunuzdan yedi kere derin nefes alıp verin ve iyice gevşediğinizi hissettiğinizde şu cümleleri muma doğru söylemeye başlayın ‘’ Ruhumdaki, bedenimdeki ve zihnimdeki bütün olumsuz duygu ve düşünceleri bu mumun ışığında yok ediyorum. Beni aşağı çeken geçmişimden getirdiğim tüm kırgınlık ve kızgınlıklarımı bu mumun ışığında yok ediyorum. Bilinçaltımdan geçen fark etmediğim ve beni engelleyen tüm kalıplarımı bu mumun ışığında yok ediyorum’’ deyin ve mumu söndürün.
Şimdi anka kuşunun fotoğrafını sol elinizin avucunun içine alın gözlerinizi kapayın. Anka kuşunun sırtına bindiğinizi ve yukardan aşağıya sarı ışıkla yıkandığınızı imgelerken şu cümleleri üç kez tekrarlayın ‘’ Ben anka kuşu gibi küllerimden tekrar doğdum ve içimi saf sevgiyle doldurdum. Tekrar kanatlandım ve hayata tam ve bütün olarak katılmaya hazırım.Çok şükür’’
Burnunuzdan tekrar yedi kez derin nefes alıp verin ve hazır olduğunuzda gözlerinizi açın.
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Not 1: Mum mutlaka sarı olmalı. Mum sönene kadar bekleyin. (Başka bir odada bekleyebilirsiniz.) Mumdan arta kalanları ertesi gün toprağa gömün.
Not 2: Bu ritüeli gözünüz kapalı yapacağınız yerler olduğu için kendi sesinizle kaydedip adımları o şekilde yapabilirsiniz.
Not 3: Üç gün boyunca üstünüzde sarı bir şey bulundurun
Not: 4: Üç sabah boyunca anka kuşu fotoğrafını elinize alın ve üç kere ‘’anka kuşu gibi küllerimden yeniden doğdum’’ deyin. İçinizden geldiği kadar anka kuşu fotoğrafını evin kullandığınız bir odasında görünür bir yere asın. İşinin bittiğini hissettiğinizde toprağa gömün.

Not 5: Anka kuşunu kendiniz çizebilir ya da beğendiğiniz bir anka kuşu görselinin baskısını alıp ritüelde kullanabilirsiniz.

Anette İnselberg /Her Şey Değişir Kitabımdan

 

Ekim 2019 Şifa Seminerleri…

Ekim 2019 -2

Çok Önemli…

defter 2

Bu yazıyı okuyorsan…

70797828_2689424937768722_778095989243248640_o[1]

ANTİK ÇAĞIN ÜNLÜ BERGAMA KÜTÜPHANESİ


MISIR VE BERGAMA’NIN KÜTÜPHANE YARIŞI
Antik Çağ’ın en büyük kütüphanesi Mısır’daki İskenderiye Kütüphanesi idi. Ancak kendisini sanatın ve edebiyatın koruyucusu ilan eden Bergama Kralı 1. Attalos ve ondan sonra gelen oğlu II. Eumenes Bergama’da da bir kütüphane kurmuştu.

Zamanla Bergama ve Mısırlılar arasında bir kütüphane rekabeti başlamış, Bergama Kütüphanesi’nin gelişmesini istemeyen Mısırlılar, yine bir çeşit kağıt olan papirüsün Bergama’ya ithalini yasaklamışlardı. Bunun üzerine Bergama’da papirüs yerine geçebilecek herhangi bir maddeyi getirene büyük ödüller verileceği duyuruldu. Krates ve İrodikles parşömen fikrini ortaya attılar. Çok geçmeden, Sardes’li sanatçı Krates, krala keçi derisinden özel bir biçimde hazırlanmış bir örnek getirdi. İstenilen kullanışa elverişliliği görülen bu kağıtlara Bergama kağıdı (Pergaminae Chartae) adı verildi ve sonra tek kelime ile söylenen parşömen haline dönüştü.

Bergamalılar, ölü doğmuş kuzu ve oğlak derilerini işleyerek, o dönem için papirüsten çok daha ileri, ince, kullanışlı ve dayanıklı olan bu özel kağıdı ürettiler. Parşömenden sonra Bergama Kütüphanesi daha da büyüdü ve dünyanın ikinci büyük kütüphanesi ünvanını aldı. Bergama kütüphanesi edebiyat ve sanat hakkında parşömenlere yazılmış 200 bin tomar kitapla doldu. Bergama, İskenderiye karşısında bilim ve sanat bakımından erişmek istediği varlığı sağlamış oldu. II. Eumenes çok sayıda kitabı da parayla satın aldı. Hatta çevre şehirlere gönderdiği askerleri kitaplara zorla el koyup kütüphaneye getiriyordu. Bu yüzden Sardesliler kitapları toprağa gömüp Bergama Kralından kurtarma yolunu seçtiler!

Bergama, M.Ö. 133’de Roma egemenliğine geçtiğinde Romalı bilginler Hellen kültürünü incelemek için aradıkları eşsiz eserleri Bergama kütüphanesinde buldular.
Bergama Kütüphanesi kalıntıları ne zaman bulundu?

Bergama Kütüphanesi’nin yeri 1880 yılında Akropolde yapılan kazılarda Carl Humann ve sonrasında Prof. Conze tarafından ortaya çıkarılmıştır. Böylece I. Attalos tarafından yaptırılan ve M.Ö. 2.yüzyılın başlarında ünlenen kütüphanenin, Athena Tapınağının kuzey koridoru arkasındaki durumu anlaşılmış ve planları çizilmiştir.

BERGAMA KÜTÜPHANESİ PLANI

Athena Tapınağı kuzey koridorunun alt katından geçilebilen kütüphanenin batı kısmında 12x9m boyutlarında büyük oda ve onun yanında daha küçük odalar yapılmıştır. Bunlar arasında da üç sütunlu küçük dar bir salon, onun arkasında da üç oda daha bulunmaktadır. Doğu tarafındaki orta büyüklükteki odaya koridorun ikinci katından geçilmektedir. Kapılar yerine perdelerle birbirinden ayrılmış dört salondan oluşan odada mermer pervazların kalıntıları bulunmuştur.

Daha doğudaki en büyük oda ise 16x13m boyutlarındadır. Koridordan kütüphaneye açılan geçitlerin en büyüğünün burada olduğu kabul edilmektedir.

Taştan altlıklı duvarlardaki bir sıra çivi deliklerine Conze’ye göre altlık üzerine konulan kitap dolaplarını saplamak için yapılan madenden yapılmış çengeller asılıydı.

Kitaplar, güney ve batının nemli havasından korunmak için kuzey ve doğuya konulmuş ve kitapları yine nemden korumak için raflarla duvarlar arasında yarım metrelik boşluklar bırakılmıştır.

BERGAMA KÜTÜPHANESİ HEYKELLERİ

Kuzey duvarının ortasında bulunan büyük kaidenin üzerinde Bergama’nın ve krallığın koruyucusu olan Athena’nın büyük bir heykeli bulunuyordu. Parthenos’taki altın-fildişi heykelinin Hellenistik anlamda bir kopyası olan heykelin etrafında çok güzel bir kadın heykeli ile bir kadın başı da bulunmuştur (Bkz. Fotoğraflar).

Kütüphanede ayrıca destan ozanı Homeros’un, Helen dünyasının en büyük kadın lirik ozanı Lesbos’lu Sapho’nun büstleri, parşomenci filozof Krates ve İrodikos, Halikarnassos’lu tarihçi Herodotos, Miletos’lu lirik müzisyen Timotheos, daha ileride tarih yazarları Meleagros’un oğlu Balakros, Philotas’ın oğlu Apollonios gibi bilginlerin heykel ve büstleri bulunuyordu.

Kütüphanelere heykel koyma geleneği ilk kez Bergama’da ile ortaya çıkmıştır (Bkz. Fotoğraflar bölümünde Sefa Taşkın’ın yazıları).

Bergama Kütüphanesi de, İskenderiye Kütüphanesi gibi çok sayıda bilim adamı yetiştirmişti. Bu maaşlı bilim adamlarından en ünlüsü Stoacı Kratesli Mallos’tu.
İLK KİTAP ŞEKLİNİ BERGAMALILAR GELİŞTİRDİ.

Parşömenin geniş ölçüde kullanımı; yapraklar halinde kesilip, deri iplerle bağlanarak bugün kullandığımız kitapların ilk örnekleri olan Codex’lerin de yolunu açmıştır.

İSKENDERİYE VE BERGAMA KÜTÜPHANE’LERİNİN ORTAK KADERİ

Sezar’ın ölümünden sonra Roma’da başlayan iç savaş sırasında, Bergama da ünlü kütüphanesini yitirdi.
İskenderiye Kütüphanesi’nin yazmaları M.Ö. 47 yılında Sezar’ın İskenderiye’yi işgali sırasında yanarak yok oldu. Bu duruma çok üzülen Mısır Kraliçesi Kleopatra’yı etkilemek isteyen Antonius, M.Ö.41 yılında Bergama Kütüphanesi yazmalarını gemilerle Mısır’a taşıtarak kraliçeye hediye etti. Ancak Bergama Kütüphanesi yazmaları da daha sonraki bir savaş ertesinde yanarak tamamen yok oldu. Böylece insanlık tarihinin bu büyük bilgi depoları, ne yazık ki yine insanoğlu tarafından yok edilerek karanlığa gömüldü.

BERGAMA’DA BUGÜN

Cumhuriyet döneminde açılan kütüphane son yıllarda kapandı. Depo işlevi görmeye başladı. Birkaç yıl önce heyecan uyandıran bir fikir ortaya atılmıştı ama sonuç çıkmadı. Eski Bergama Lisesi binası kütüphaneye dönüşecek ve eski Bergama Kütüphanesinin 200 bin ciltlik kitap sayısına atıfla 201 bin cilt kitap içeren bir dijital kütüphane kurulacaktı.

Haber şöyleydi:
“Bergama’ya 201 bin ciltlik kütüphane..
Anadolu Öğretmen Lisesinin tarihi binası, CD ortamında hazırlanmış 201 bin ciltlik kütüphane ve kent müzesi olarak düzenlenecek. ”

Proje şimdilik temenni olarak kaldı diyebiliriz.

Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca

images95VTI2OG
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Alt katında uyumayı bir ranzanın
Üst katında çocukluğum…
Kağıttan gemiler yaptım kalbimden
Ki hiçbiri karşıya ulaşmazdı.
Aşk diyorsunuz,
limanı olanın aşkı olmaz ki bayım!
Allah’la samimi oldum geçen üç yıl boyunca
Havı dökülmüş yerlerine yüzümün
Büyük bir aşk yamadım
Hayır
Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
Tesbih tanelerim bitse göz yaşlarım…
Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
Aşk diyorsunuz ya
Ben istemenin allahını bilirim bayım
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Balkona yorgun çamaşırlar asmayı
Ki uçlarından çile damlardı.
Güneşte nane kurutmayı
Ben acılarımın başını
evcimen telaşlarla okşadım bayım.
Bir pardösüm bile oldu içinde kaybolduğum.
İnsan kaybolmayı ister mi?
Ben işte istedim bayım.
Uzaklara gittim
Uzaklar sana gelmez, sen uzaklara gidersin
Uzaklar seni ister, bak uzaklar da aşktan anlar bayım
Süt içtim acım hafiflesin diye
Çikolata yedim bir köşeye çekilip
Zehrimi alsın diye
Sizin hiç bilmediğiniz, bilmeyeceğiniz
İlahiler öğrendim.
Siz zehir nedir bilmezsiniz
Zehir aşkı bilir oysa bayım!
Ben işte miraç gecelerinde
Bir peygamberin kanatlarında teselli aradım,
Birlikte yere inebileceğim bir dost aradım,
Uyuyan ve acılı yüzünde kardeşimin
Bir şiir aradım.
Geçen üç yıl boyunca
Yüzü dövmeli kadınların yüzünde yüzümü aradım.
Ülkem olmayan ülkemi
Kayboluşumu aradım.
Bulmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
Bir ters bir yüz kazaklar ördüm
Haroşa bir hayat bırakmak için.
Bırakmak o kadar kolay olmasa gerek diye düşünmüştüm.
Kimi gün öylesine yalnızdım
Derdimi annemin fotoğrafına anlattım.
Annem
Ki beyaz bir kadındır
Ölüsünü şiirle yıkadım.
Bir gölgeyi sevmek ne demektir bilmezsiniz siz bayım
Öldüğü gece terliklerindeki izleri okşadım.
Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca
Acının ortasında acısız olmayı,
Kalbim ucu kararmış bir tahta kaşık gibiydi bayım.
Kendimin ucunu kenar mahallelere taşıdım.
Aşk diyorsunuz ya,
İşte orda durun bayım
Islak unutulmuş bir taş bezi gibi kalakaldım
Kendimin ucunda
Öyle ıslak,
Öyle kötü kokan,
Yırtık ve perişan.
Siz aşkı ne bilirsiniz bayım
Aşkı aşk bilir yalnız!
Didem Madak
Kayıt Tarihi : 19.9.2002 22:13:00

Didem Madak

Hayatınızda Kaçırdığınız Fırsatları Artık Geride Bırakın…

images[2]

 

 

Kulpu kırık fincanları,
Zayıflayınca giyerim’ kotunu,
Son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri,
Arka balkona tıkıştırdığınız, bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur dediğiniz o sandalyeyi,
Dibi kararmış tencereyi,
Taşındığınız hangi evden kaldığı, hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları,
Sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz fotoğrafı,
Çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini
ATIN
Ohh bir ferahlayın bakalım. Tamam mı?
Şimdi ihtimalleri atın.
‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte.
Takılıp kaldığınız o günü,
Düşünüp durduğunuz o lafı.
ATIN
Küstüğünüz için uzun zamandır görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü,
Alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan o ‘olayı’
ATIN
O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini,
Kestiğiniz eski gazete küpürünü,
İçinizi kemiren o ukteyi
ATIN
Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk intikam yemeğini de dökün.
Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz.
Cevabı olmayan soruları
Kaçırdığınız fırsatları
Atıldığınız işleri
Beceremediğiniz ilişkileri
Kişisel gelişim kitaplarını
ATIN
Arkanızdan konuşanları,
Önünüzü kapayanları,
Alamadığınız terfiyi,
Oturamadığınız evi,
‘Şimdiki aklım olsa’ları
Aldığınız en kötü karneyi,
Hatta en iyi karneyi,
Çalışmayan saatleri,
İşe yaramayan fikirleri,
Kaçan trenleri,
Zamansız yaşlandıran dertleri,
‘O gün’ olanları,
Halının altına süpürdüklerinizi,
Dolabın dibine iteklediklerinizi
ATIN
Bakın, ne güzel güneş çıktı.

Can Yücel

Kaynak: Filiz Kılıçarslan Yaşam Öğretileri

Yolu Sen Yürüyeceksin…

68852619_2320120954767540_1311358991275655168_n[1]

Her Şeyin Başı İyi Niyettir…

69331421_2337542766358692_6871372637608607744_n[1]

Bazen sevilirsin,

70768208_2350343195078649_6795895098551828480_n[1]

09.09.2019 Kapısı Ritüelini Mutlaka Yapın…

9-9-ritc3bceli-anette-inselberg[1]

 

09.09.2019 kapısının enerjisi çok yüksek olup dilek dilemek için çok uygundur. Tabii ki bir ritüelle bizlerde bunu değerlendireceğiz.

Bu ritüei 07.09-10.09 tarihleri arasında yapabilirsiniz ama en güçlü etki tabi ki 09.09. tarihinde olacaktır.

Ritüel Malzemeleri:

Mavi bir karton
Parktan ya da saksıdan alınmış bir avuç toprak
Bir bardak su
Sevdiğiniz bir yüzük

Ritüelin Yapılışı:

Bu ritüeli akşam dokuzla sabaha karşı üç arası yapıyorsunuz.

Mavi bir kartonun üzerine parktan aldığınız bir avuç toprağı daire şeklinde yerleştiriyorsunuz.

Sevdiğiniz yüzüğü sol elinizde tutun ve dileklerinizi söylemeye başlayın. Dileklerinizi olmuş gibi ve hissederek söylüyorsunuz (bol param ve harika bir işim var, mükemmel bir sevgilim var, kendi evimde oturmaktan mutluyum gibi).

Dairenin ortasına bir bardak su ve içine dileklerinizi söylediğiniz yüzüğü koyuyorsunuz.
Yüzüğü suyun içine koyarken “Allah’ın izniyle gökyüzündeki bu enerjilerin dileklerimi hızlıca, neşeyle, sağlıkla, kolaylıkla, mutlulukla yerini getirmesini seçiyorum, seçiyorum, seçiyorum” diyorsunuz.

Bu ritüel alanına ertesi sabah dokuza kadar hiç dokunmayın. Ertesi gün istediğiniz zaman yüzüğü sol elinizin herhangi bir parmağınıza takın ve “dileklerim hayatıma hızlıca girdi, hızlıca girdi ve hızlıca girdi. Çok şükür” deyin. Yüzüğü üç gün boyunca parmağınızdan çıkarmayın.

Karton ve toprağı parka gömün. Üstüne de bardaktaki suyu dökün.

Not 1: Toprağı bahçenizden ya da evinizdeki saksıdan da alabilirsiniz
Not 2: İşe gidenler yüzüğü akşam eve geldiklerinde takabilirler
Not 3: Kartonu parçalayıp gömebilirsiniz

Anette İnselberg/ Her Şey Değişir Kitabımdan

 

Müthiş Bir Test…Seçtiğiniz Meyveye Göre Hangi Çakranız Da Sorun Var Anlayın…

26856155_768619393331847_655617425_n1[1]

Şimdi size yedi tane sebze/meyve ya da çay çeşidi yazacağım. Onlardan birini seçin. Ona göre hangi çakranızda tıkanıklık olduğunu anlayacağız.
Kiraz
Mandalina
Kavun
Ispanak
Adaçayı
Nane
Yabanmersini

Seçtiğiniz meyveye göre aşağıdaki tabloya bakın ve hangi çakranız da sorun var anlayın

1. Çakra: Kırmızı / Domates, çilek, karpuz, kiraz
2. Çakra: Turuncu / Havuç, somon balığı, yengeç, portakal, mandalina, turunç
3. Çakra: Altın Sarısı / Karmaşık karbonhidratlar, tahıllar, kavun
4. Çakra: Yeşil – Pembe / Yeşil sebzeler ve yeşil yapraklı bitkiler, ıspanak
5. Çakra: Mavi / Meyveler, adaçayı
6. Çakra: Çivit Mavi / Nane, yasemin aromalı yiyecekler
7. Çakra: Menekşe Moru – Violet / Meyve suları , yaban mersini

Çakraların nasıl şifalandırılacağı konusu belki de spritüal alemin en popüler konularından biridir. Ben, çakraların şifalanabilmesi için enerji çalışmalarının yanı sıra kişinin yaşamına çeki düzen vermesi gerektiğine inananlardanım. Yani “haftada bir reiki uzmanına gideyim, bana bireysel seans yapsın, bütün sorunlarım çözülsün” yaklaşımı maalesef beklenen sonucu vermeyecektir. Hem siz kendi üstünüzde çalışacaksınız, hem gerekli tıbbi desteği alacaksınız, hem de enerji çalışmaları yaptıktan sonra ilerleme kaydedeceksiniz.

Seçtiğiniz meyveye göre kök çakranızda blokaj varsa anlamı şöyledir: Bir şeyleri kabul etmekte zorlanıyor, sürekli bir gücenme halini deneyimliyor ve çevrenizdekilere karşı sert davranışlarda bulunuyor olabilirsiniz. Bu çakradaki enerji akışını düzene koymak için bir önceki bölümde bahsettiğim renkler, müzikler ve yağlardan destek alabilir enerji çalışmalarına gidebilirsiniz fakat aynı zamanda insanları yargılamayı ve eleştirmeyi de azaltmanız gerekmektedir.

Seçtiğiniz meyveye göre ikinci çakranızda blokaj varsa anlamı şöyledir: Alma verme dengeniz bozuk, cinselliğinizle ve bedeninizle küs, değişim ve yaratıcılığınız tıkanmış ve öfkeli olabilirsiniz. Bu çakradaki enerji akışını düzene koymak için bir önceki bölümde bahsettiğim renkler, müzikler ve yağlardan destek alabilir enerji çalışmalarına gidebilirsiniz fakat aynı zamanda daha dengeli ve hoşgörülü olmalı, yaşamdan zevk almaya başlamalı, kendinizi ve bedenini sevmek için alıştırmalar yapmanız gerekir.

Seçtiğiniz meyveye göre üçüncü çakranızda blokaj varsa anlamı şöyledir: Kararsız, öfkeli, isteksiz, hırslı ve dengesiz bir dönemden geçiyor olabilirsiniz. Bu çakradaki enerji akışını düzene koymak için bir önceki bölümde bahsettiğim renkler, müzikler ve yağlardan destek alabilir enerji çalışmalarına gidebilirsiniz fakat aynı zamanda yaşam enerjinizi yükseltme çalışmalarına başlamalısınız.

Seçtiğiniz meyveye göre dördüncü çakranızda blokaj varsa anlamı şöyledir: Kaybetme korkusu, başkalarını ön plana çıkarma, güvensizlik, aşırı koruma ihtiyacı yaşıyor olabilirsiniz. Bu çakradaki enerji akışını düzene koymak için bir önceki bölümde bahsettiğim renkler, müzikler ve yağlardan destek alabilir enerji çalışmalarına gidebilirsiniz fakat aynı zamanda şükretmeyi, alma verme dengesini, kendini sevme ve şefkat konularında çalışmalar yapabilir, sizi destekleyenlerle daha çok vakit geçirebilirsiniz.

Seçtiğiniz meyveye göre beşinci çakranızda blokaj varsa anlamı şöyledir: Kendini ifade edememe, geri planda kalma, beğenilmeme korkusu yaşıyor olabilirsiniz. Bu çakradaki enerji akışını düzene koymak için bir önceki bölümde bahsettiğim renkler, müzikler ve yağlardan destek alabilir enerji çalışmalarına gidebilirsiniz fakat aynı zamanda kendini ifade etme, kendine güvenme çalışmaları da yapabilirsiniz.

Seçtiğiniz meyveye göre altıncı çakranızda blokaj varsa anlamı şöyledir: Zihniniz karışık, güne mutsuz başlama, bunalım, yeteneklerini kabul etmeme, isteksizlik uykuya dalma problemleri yaşıyor olabilirsiniz. Bu çakradaki enerji akışını düzene koymak için bir önceki bölümde bahsettiğim renkler, müzikler ve yağlardan destek alabilir enerji çalışmalarına gidebilirsiniz fakat aynı zamanda kendine güvenme, sabahları mutlu ve enerjik kalkma, hayatınıza gülümsemeyi sokmak, kendinizi olduğunuz gibi kabul etme çalışmaları yapabilirsiniz.

Seçtiğiniz meyveye göre yedinci çakranızda blokaj varsa anlamı şöyledir: Depresyon, üzüntü ve acıyı deneyimliyor olabilirsiniz. Bu çakradaki enerji akışını düzene koymak için bir önceki bölümde bahsettiğim renkler, müzikler ve yağlardan destek alabilir enerji çalışmalarına gidebilirsiniz fakat aynı zamanda kendini sevme, hayatı sevme, Allah’ı sevme konularında da çalışmanız gerekmektedir.

Anette İnselberg/ Her Şey Değişir Kitabımdan

Kendimizin en iyi halini yaratmak.

70393629_387731898833501_7867376257925644288_n[1]

Şimdi harekete geç…

69771423_508681369959403_3067985222176866304_n[1]