Pul Biberi Çoraba Dökünce Bakın Ne Oluyor?

anette inselberg karabiber çorap ısınmak

Eğer acı biberi sadece sofralarda kullanıyorsanız artık biberlere daha farklı bir gözle bakacaksınız.
1) Karıncalar için arnavut biberi

Eğer evinizde karınca istilası yaşanıyorsa çare arnavut biberi olabilir. Karınca ya da haşerelerin olduğu bölgeye acı arnavut biberi dökerseniz bu sorunu çözmüş olursunuz.

2) Çamaşırların rengini açmak için karabiber
Renklilerle beyazları ayrı ayrı atma derdini bitirebilecek bir formül. Çamaşırlarınıza bir çay kaşığı karabiber atarsanız koyu renk çamaşırlarınızın rengi beyazlara bulaşmayacaktır.
3) Çoraplara kırmızı biber
Kışın ayaklarınız çok üşüyorsa çorabınıza bir miktar kırmızı  pul biber dökün.
Baş ağrısını giderir

4)Tansiyon

Zeytinyağı ile pul biberi karıştırıp şakaklarınıza sürerseniz tansiyonunuz dengelenir. Bu formül ayrıca alerjiye bağlı baş ağrısını da gideriyor.
5)Cilt problemlerini yatıştırır
Karabiber ve zeytinyağını karıştırarak egzama ve döküntü gibi cilt problemlerini yatıştırabilirsiniz. Sivilcelerinizden kurtulmak için ise çekilmemiş karabiber tanelerini suyun içinde ezdikten sonra sivilcelere sürebilirsiniz.
6)Kabızlığa iyi gelir
Karabiber ve balı karıştırın. Bu karışıma su ekleyin. Ardından bu karışımı ısıtıp için. Bu karışım kabızlık problemiyle baş edecektir.
7) Soğuk algınlığına iyi gelir
Soğuk algınlığı tedavisinde karabiberin etkili olduğu bilinen bir gerçek. Kaynayan suya bir miktar karabiber ekleyip içerseniz sinüslerinizin açılmasına yardımcı olur ve nasal yollarınızı rahatlatır.

KAYNAK: ORGANİK YAŞAM KOÇU

EN SEVDİĞİNİZ MEYVAYA GÖRE KİŞİLİĞİNİZ

en sevdiğin meyve anette inselberg

Eğer en sevdiğiniz meyve PORTAKAL ise…
Sonsuz sabır ve iradeye sahip bir karaktere sahipsiniz. İşlerinizi yavaş ancak derinlemesine inceleyerek yapıyorsunuz; sıkı çalışmaktan da asla yılmıyorsunuz. Çekingen olma ihtimaliniz çok yüksek; ancak güvenilir ve sözünün eri bir arkadaşsınız. Partnerinizi ince eleyip sık dokuyarak seçiyor; ve onu tüm kalbinizle seviyorsunuz. Anlaşmazlıkları ne pahasına olursa olsun engelliyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve ELMA ise…
Savurgan, fevri ve lafını sakınmayan bir insansınız; sert ve öfkeli bir yapınız var. Çok iyi bir organizatör olmasanız da, bu iyi bir lider olmayacağınız anlamına gelmiyor. Hızlı karar verme ve ileriye dönük adımlar atmada çok iyisiniz. Seyahat etmekten hoşlanıyorsunuz. Partnerinizle beraberken gözleriniz ışıldıyor. İçinizdeki yaşama sevincini hiç söndürmüyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve MUZ ise…
Doğuştan sempatik, hoşgörülü ve şefkatli bir yapınız var. Utangaç bir insansınız ve sık sık özgüven eksikliğinizin kurbanı oluyorsunuz. İnsanlar sizin yumuşak yüzlü oluşunuzdan yararlanıyor. Partnerinizin sizi hem ruhsal hem fiziksel olarak çekmesi gerekiyor; ve karşısındakini tanıdıkça seven bir yapıya sahipsiniz. Tabiatınız gereği, ilişkileriniz de uyumlu oluyor.
Eğer en sevdiğiniz meyve KİRAZ ise…
Hayat sizin için çok da insaflı değil. İnişli çıkışlı bir yaşamınız var, özellikle de profesyonel anlamda… Henüz kendiniz için yeterli birikime sahip olmadığınızı, hala küçük meblağlarla uğraştığınızı düşünüyorsunuz. Müthiş bir hayal gücünüz var, yaratıcı çalışmalarda bulunmaktan hoşlanıyorsunuz. İçten ve sadık bir partnersiniz; ancak duygularınızı ifade etmekte zorlanıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve ÜZÜM ise…
Genel olarak nazik bir insansınız; ancak sık sık ani parlamalarınız da oluyor; fakat çabuk yatışıyorsunuz. Güzel olan herşeyi seviyorsunuz. Sıcak ve sosyal bir insan olmanız sebebiyle çevrenizde popülersiniz. Yaptığınız herşeyden zevk alıyor; aynı coşku ve enerjiyi partnerinizin de paylaşmasını istiyorsunuz. İnsanlar sizinle beraberken sıkılmıyor; çünkü onlara önerecek çok şeyiniz var.
Eğer en sevdiğiniz meyve ŞEFTALİ ise…
Oldukça neşeli bir yapıya sahipsiniz. Yaşamayı seviyorsunuz. Dostluklar hayatınızın vazgeçilmez bir parçası… Olayları büyütmüyor ve çabuk bağışlıyorsunuz. Açıksözlü ve dobra bir insansınız. Bağımsız ve hevesli karakteriniz sizi tuttuğunu koparan bir insan yapıyor. İdeal bir partner ve tutkulu bir aşıksınız; ancak sevginizi diğer insanların gözü önünde göstermekten hoşlanmıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve AYVA ise…
Mütevazı ve muhafazakar bir kişiliğiniz var. Derinlemesine düşünen ve dikkatli bir yapıya sahip olmanız nedeniyle, hiçbir işi aceleye getirmiyorsunuz. Hırslı bir insansınız; detay ve sayılarla çalışma gerektiren işlerde gayet başarılısınız. İnsanların yanlışlarını anında görebiliyorsunuz. Partnerinizi seçerken, görünüşünden çok zekasına değer veriyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve ARMUT ise…
Aklınıza bir şey koydunuz mu muhakkak başarıyorsunuz; fakat genel olarak değişken ve başladığı işi bitirmekte zorlanan bir yapınız var. Çünkü emeğinizin sonucunu hemen elde etmek veya baştan sonucun ne olacağını bilmek istiyorsunuz. Zihinsel uyarılmalara açıksınız ve fikir bazında tartışmalardan hoşlanıyorsunuz. Çok çabuk arkaşadaşlık kurabilseniz de, ilişkileri devam ettirmekte sorun yaşıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve İNCİR ise…
Ciddi, düşünceli ve duyarlı bir yapıya sahipsiniz. Sosyalleşmekten hoşlansanız da, belli bir mesafeyi korumaya özen gösteriyorsunuz; kendinize sakladığınız bir alan her zaman olmalı… Açıkgöz, çabuk kavrayan ve cin gibi bir insan olmanız sebebiyle, özellikle iş yaşamında tepeye oynuyorsunuz. İnatçı bir insansınız. Partnerinizde tutkulardan önce beyine bakıyorsunuz.
Eğer en sevdiğiniz meyve KAVUN ise…
Korkusuz bir insansınız; olup biteni, başınıza gelenleri doğal karşılıyor, üstünde durmuyorsunuz. Eğlenceli kişiliğiniz ve cömert yapınız nedeniyle insanlar size çekiliyor. İş yaşamında tuttuğunu koparan bir insansınız; doğru zamanda doğru yerde olmakta ustasınız. Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanıyorsunuz. Karşı cins üzerindeki en etkili silahınız; mizah anlayışınız

Kaynak: fwmail

Çift Sayılar Ne Anlama Geliyor? Gizemli Enerji Çifterinin Anlamları

anette inselberg çift sayılar ne anlama geliyor

 

Pek çok insan, hayatlarında sayılar olduğunu fark ediyor – saatlerde, ulaşım numaralarında, belgelerinde, kısacası tüm çevremizde. Hayatın bir noktasında, bir figürün, bazen bir rüyada bile, akıl almaz bir şey olduğu görülür. Bu sayılar elbette ki bir şeyler ifade ediyor? Favori numaranız (birkaç basamaktan oluşsa bile) çok sık görünür. Bu aynı zamanda bir işarettir. Ve eğer, bundan kısa bir süre önce, bir dilek tuttunuz ya da herhangi bir karar vermekle ilgili şüphelerinizden dolayı kararsız kaldıysanız, bu size nasıl davranılacağını ve ne istediğinize karşı savaşmaya değip değmeyeceğini söyleyen uzun zamandır beklenen cevap olabilir.
Kutsal numerolojiden bildiğimiz gibi, dünyadaki her şey bir numaradır. Herhangi bir nesne ve herhangi bir fenomen ölçülebilir ve hesaplanabilirdir. Evrendeki her şeyin, sayısal değerlerle ifade edilebilen kendi ölçüsü vardır. Zamanı konuştuğumuzda, daima ritmi kastediyoruz. Ritim zamanın ölçüsüdür.

Evren ile büyük bir uyum sağlamak için ritimleriyle senkron bir şekilde yaşamak gerekir. Sevdiklerinizle birlik içinde olmak için, kalp ritminizi kendi ritmi ile tam olarak hizalayabilmeniz gerekir. Kendinizle uyum bulmak için, vücudunuzun bioritimlerini ve ruhunuzun döngüsel titreşimlerini incelemeniz gerekir.

Zaman ve ritim ölçüsü, doğru uygulandığında, evrenin nabzını tutmaya, herhangi bir gezegen ya da yıldızla rezonansa, herhangi bir kozmik yaşam seviyesine sahip olan sayılarla ifade edilir. Saatteki çift ve ayna numaraları, aklımızın şu anda hangi frekansta ayarlandığını ve Cosmos’un hangi seviyesinde bir bağlantı olduğunu söyler.

Çoğunlukla, Yüksek Kuvvetler, bize şu anda bizim için gerekli olan, sayıların dilinde, ipuçlarını göndererek bizimle iletişim kurarlar.

Her bir sayı kesin olarak tanımlanmış bir frekansta titreşir, bu nedenle farklı sayılar ve kombinasyonları benzersiz bir enerji kalitesi taşır. Sayıların enerjisi, ruhumuzun psikonerjik potansiyelini güçlendirerek, dikkatimizle asimile edilir. Şimdi, bu veya diğer figürlerin ve kombinasyonlarının sahip olduğu titreşimlerin ve kutsal değerlerin kalitesi hakkında konuşalım.

0 veya 00:00 sayısı: huzur, sakinlik ve uzlaşma için ihtiyaç duyulduğuna dair bir işarettir. Eğer bunu kabul etmezseniz başınız belaya girebilir.

11 veya 11:11 sayısı: Bireyin bireyselliğinin iradesini, kararlılığını ve olumlamasını taşıyan ego-kişiliklerinin titreşimleridir. Eğer bu rakamlar, güçlü iradeli bir kişi tarafından fark edilirse, bu onun kişiliğine çok fazla dikkat ettiğinin ve dış dünyadaki faaliyetlerini azaltmasının gerekli olduğuna dair bir ipucudur. Eğer bu sayı kötümser bir kişi için ortaya çıkarsa, Yüksek Kuvvetler ona kendisine inanmasına yardımcı olacak irade, coşku ve kararlılık verir.

12 veya 12:12 sayısı: bilginin ve bilgeliğin sıklığı, aynı zamanda Yüksek Güçlerin korunmasıdır. Bu, bir kişinin dış dünya ile enerji-bilgi dengesine ulaştığını gösteren çok olumlu bir kombinasyondur.

13 veya 13:13 sayısı: Uygulamada edindiği bilgileri uygulama zamanının geldiğini, deneyimlerini ve becerilerini diğer insanların yararına aktif olarak uygulayıp gösterdiklerini belirtir. Bu yapılmazsa, kişinin hayatında bir çöküş olabilir.

14 veya 14:14 sayısı: Dünya’nın evriminin kutsal döngülerinin sayısıdır. Yani ruh gelişimin bir sonraki aşamasına, evrimin bir sonraki aşamasına geçmektedir.

15 veya 15:15 sayısı: Spiritüel Sevginin ve yaratıcı enerjinin titreşimlerini taşır. Yaratıcılıklarını geliştirme ve tezahür ettirme ihtiyacı konusunda Kozmos’un ilham kaynağıdır.

16 veya 16:16 sayısı: Sonsuz zamanın sayısı, sonsuzluğun ve Mutlak Bilgeliğin sayısıdır. Bu, Kozmos’un ruhsal seviyesinin Yüksek Kuvvetlerinin korunmasının bir işaretidir. Sayı 16, Kozmik Zihin ile bir füzyon elde etmek için zihnin konsantre olmasına ve değişmiş bilinç durumuna girmesine yardımcı olan titreşimleri taşır.

17 veya 17:17 sayısı: Mutlak iradenin ve en yüksek adaletin sayısıdır. Bu muazzam bir güç taşır, üstatlığı elementleri ve süptil enerjileri kontrol etme yeteneği en yüksek ruhsal gücü verir. 17 numara, insan ruhunun Karma’nın Kozmik lordları ile olan bağlantısını gösteriyor.

18 veya 18:18 sayısı: Arınma ve yenilenme titreşimlerini taşır, ruhun huzur ve sükunete girmesine yardımcı olur. Bu aynı zamanda Yüksek Savunma’nın sayısıdır.

19 veya 19:19 sayısı: Titreşimleri birbirine bağlar, durumun dengesizliğini ve olası uyuşmazlıkları işaret eder.

20 ve 22 sayısı ve çiftleri: biyoenerji eksikliği olduğunda uyarır aura ve sübtil bedenler için bize ek bir enerji akışı sağlar. Bu, sağlığınıza dikkat etmeniz gereken bir işarettir.

21 ve 21:21 sayısı: bir rüyanın şekillenmesinin ve planların gerçekleştirilmesinin sayısıdır. Düşüncelerin gerçekleşmesini teşvik eden titreşimleri taşır.

33 sayısı: Fiziksel aktivitenin titreşimlerini, isteklerini, kararlılıklarını ve üstesinden gelme zorluklarını taşır. Sayı karmaşıktır, karşılaşacağınız yaklaşmakta olan yaşam zorluklarına işaret eder.

44 sayısı: Kuvvet, kararlılık, güvenilirlik ve yoğun madde sayısıdır. Bir insan konfor bölgesinden çıkmak istemediğinde, hayattaki durgun bir dönemi uyarır. Bu konfor bölgesinden çıkmak, daha fazla gelişme için gereklidir.

55 sayısı: Yaratıcılığın, kendini gerçekleştirmenin, hobilerinin titreşimini sembolize eder. Yeteneklerinizi etrafınızdaki dünyaya göstermeniz gerektiğini bildirir. Bu sayı, 15 numaradaki titreşimlere benzer, sadece kolektif bir seviyede hareket eder. İnsanları gruplara, yaratıcı kolektiflere birleştirmek ve yaratıcılığın birliği için enerji vermek için bir dürtü taşımaktadır.

66 sayısı: Bir kişinin manevi bilgi ve maddi yaşamı ikiye ayırdığını gösterir. Bu, bir kişinin sıradan yaşamda manevi bilgisini fark edemeyeceği ve insanlarla iletişim kurarken ahlaki yasaları uygulayamadığının bir işaretidir.

77 sayısı: derin bir içgüdüm ve yaşamın geçme aşamasının yeniden düşünülmesi amacıyla toplumla iletişimin kesilmesi ve kısıtlanması ihtiyacına dair bir işarettir.

88 sayısı: Öngörülemezliğin titreşimini sembolize eder, kader, özgürlük, kısıtlamaların kaldırılması. Bu sayının titreşimlerinin etkisi altında, her şeyi aynı anda öğrenmeye çalışmadan, yavaş yavaş öğrenilmesi gereken çok yoğun bir enerji dürtüsü olduğundan, karıştırılmak kolaydır.

99 sayısı: Kozmik enerjinin, hayatta bir kader armağanı olarak tezahür edebilen güçlü bir dürtüdür, çünkü bu bir insanın kendisinden beklemediği büyük bir başarıdır

Kaynak: spritüeller

AKCİĞERLERİNİZİ TEMİZLEMEK İÇİN KEÇİBOYNUZU ÇAYI KULLANABİLİRSİNİZ

anette inselbeg akciğer keçiboynuzu

Ah o akciğerlerimiz yok mu?
Sigara içiyoruz. Alışmışız bir kere, bırakamıyoruz. Sevdiklerimiz içiyor, yanından kalkamıyoruz. Yolda yürüyoruz, pöööff bir aracın egzosundan bir duman boşalıveriyor. Alışveriş merkezleri ya da işyerlerinde temiz hava bulmak zor, hele camları yoksa. o hava kaç kere solunmuş kimbilir… Sinemalar da öyle. Listeye buyrun Siz ekleyin.
Halbuki akciğerlerimizi temizlesek neler neler olur!
– Rahat nefes alırız,
– Akciğer esnekliği ve kapasitesi artar,
– Hırıltı ve öksürük azalır,
– Kalp krizi riskinin düşer,
– Akciğer kanseri riski düşer,
– Tüm vücudun toksinlerden arınma kapasitesi yükselir,
– Bağışıklık sisteminin güçlenir,
– Sigarayı bırakmak kolaylaşır:)
Hoş olmaz mı?
O zaman vereceğimiz tarife geçelim:
KEÇİBOYNUZU ÇAYI
Malzemeler
500 ml alkali içme suyu
7-8 keçiboynuzu
Önce 500 ml suyu kaynatın. 7-8 adet keçi boynuzunu küçük küçük kırın ve kaynamakta olan suya atın.
Hafif ateşte 5-6 dakika kadar kapağı kapalı olarak kaynatın. 15 dakika dinlendirin.
Daha sonra keçiboynuzlarını sudan çıkarın. (Bu parçaları istenirseniz yiyebilirsiniz). Çayınız hazır.
KULLANIM ŞEKLİ
Bu çayı içerken lütfen sigaradan uzak durun.
Zor! Evet. Olsun. Değer:)
Keçiboynuzu çayınızı size uygun olan şekilde 2’ye ya da 3’e bölerek sabah-akşam veya sabah-öğlen-akşam yemeklerinden önce içebilirsiniz.
Akciğerleriniz, temizleme ihtiyacı hissettiğinizde veya soğukalgınlığı ya da grip gibi bir nedenle akciğerlerinizde herhangi bir rahatsızlık olan bir dönemde çayınızı en az bir hafta boyunca içmenizde fayda var.
İkinci haftadan itibaren de, ihtiyacınıza göre tamamen iyileşene kadar çayınızı içmeye devam edebilirsiniz:)
kaynak: ışık işçileri biz biriz

Bilim İnsanlarının Seçimi: İşte En Faydalı 20 Besin

anette inselberg bilim insanlarının seçimi 20 besin

 

1. Badem
579 kalori (100 g) Besin puanı: 97
Mono doymamış yağ asitleri bakımından zengin olan bademin, kalp ve damar sağlığına ve diyabete iyi geldiği biliniyor.

2. Chia tohumu
486 kalori (100 g) Besin puanı: 85
Bu minik siyah tohumlar lif bakımından oldukça zengin olduğu gibi protein, linolenic asit, fenolik asit ve çeşitli vitaminler de içermektedir.
3. Kabak çekirdeği
559 kalori (100 g) Besin puanı: 84
En önemli bitki kökenli demir ve manganez kaynaklarından biridir.
4. Pazı
19 kalori (100 g) Besin puanı: 78
Sebzelere parlak renklerini veren maddeler bakımından zengin olduğu için pazınn antioksidan içeriği de yüksektir.
5. Pancar yaprağı
22 kalori (100 g) Besin puanı: 70
Şeker pancarı bitkisinin yaprağıdır. Kalsiyun, demir, K vitamin ve B grubu vitaminler (özellikle riboflavin) bakımından önemli bir bitkidir.
6. Kuru maydanoz
292 kalori (100 g) Besin puanı: 69
Baharat olarak kullanılmak üzere kurutulup öğütülen maydanoz bor, florür ve kalsiyum bakımından zengin olduğundan kemik ve diş sağlığı bakımından önemlidir.
7. Kereviz kurusu
319 kalori (100 g) Besin puanı: 68
Kurutulup yaprak haline getirilmiş kereviz, lezzetlendirici olarak kullanılır. Önemli bir vitamin, mineral ve amino asit kaynağıdır.

8. Su teresi
11 kalori (100 g) Besin puanı: 68
Akar su boylarında yetişen bu bitki mineral eksikliğini gidermede kullanılır.
9. Mandalina
53 kalori (100 g) Besin puanı: 67
Turunçgillerden şeker içeriği yüksek bu meyve, karotenoid ve A vitamin bakımından zengindir.

10. Bezelye
77 kalori (100 g) Besin puanı: 67
Bezelyede çok mitarda fosfor, magnezyum, demir, çinko, bakır ve lif vardır.
11. Yeşil soğan
27 kalori (100 g) Besin puanı: 65
Bakır, fosfor ve magnezyum bakımından zengin yeşil soğan aynı zamanda iyi bir K vitamin kaynağıdır.

12. Kırmızı lahana
31 kalori (100 g) Besin puanı: 65
Vitaminler bakımından zengin bu bitkinin yabani akrabalarının Avrupa veya Akdeniz’de deniz kenarında yetişen bir bitki olduğu tahmin ediliyor.
13. Pembe greyfurt
42 kalori (100 g) Besin puanı: 64
Pembe greyfurtta, karotenoid ve likopen pigmentlerinin birikmesi nedeniyle dilimleri kırmızımsı bir renk alır.
14. Karahindiba yaprağı
45 kalori (100 g) Besin puanı: 64
Karahindiba yaprağı A ve C vitaminleri ile kalsiyum bakımından zengindir.
15. Dondurulmuş ıspanak
29 kalori (100 g) Besin puanı: 64
Magnezyum, folat, A vitamini ve karotenoidler bakımından zengin olan ıspanağın dondurulmuşu tazesinden daha besleyicidir.
16. Pul biber
282 kalori (100 g) Besin puanı: 63
A, C, E vitaminleri, fenolik bileşikler ve karotenoidler bakımından zengindir.

17. Fesleğen / reyhan
23 kalori (100 g) Besin puanı: 63
Kalbi korumada etkili bir bitki olarak biliniyor. Mantara ve bakteriye karşı etkili olduğu sanılıyor.
18. Kara lahana
32 kalori (100 g) Besin puanı: 63
Ortasında yumrusu olmayan bir tür lahana.
19. Acı biber
324 kalori (100 g) Besin puanı: 62
Capsicum bitkisinin meyvesi olan acı biber, kapsaisinoid, karotenoid ve askorbik asit ve antioksidanlar bakımından zengindir.
20. Uzun saplı brokoli
22 kalori (100 g) Besin puanı: 62
Bildiğimiz brokoliden farklıdır. Sapları daha uzun, çiçek kısmı daha küçük olan bu sebze turpgillerdendir.

Kaynak: kadınlar duysun

Mandalina Kabukları Şifa Deposu Sakın Atmayın!

anette inselberg mandalina kabukleri şifa deposu

Lezzeti, vitamin ve faydalı besin değerleriyle , çoğumuzun severek yediği Mandalina , kabuğu ile de şifa dağıtıyor. Kabuğu Parfüm endüstrisinde de kullanılan Mandalina, Cilt bakım ürünlerinde kullanılan uçucu yağları içerir. Ancak birçok kişi bu lezzetli meyvenin, özellikle de kabuklarının gizli özelliklerinden habersizdir

.İçerdiği Tıbbi faydaları görmezden gelip, bir çöp gibi Mandalina kabuklarını atmayalım faydalarını ,kullanabileceğimiz alanları ve uygulama şekillerini öğrenelim.

MANDALİNA KABUĞUNUN VÜCUDA FAYDALARI NELERDİR ?

Mandalina kabuğunun bilmediğimiz özelliklerinden biri, iyi kolestrol düzeyi, kan şekeri ve sağlıklı bir karaciğere sahip olmanıza yardımcı olacak pek çok yararı olmasıdır.
Yağlı gıdaların daha iyi sindirimine izin vererek, sindirim sisteminizin sağlığına yardımcı olduğunu ortaya koyan bazı çalışmalar yapılmıştır.

Mandalina kabuğu ile tedavi edebileceğiniz hastalıklar ve uygulama yöntemleri :

BRONŞİT: 1 Bardak Kaynamış Suya, iki yemek kaşığı mandalina Kabuğunu ekleyin, bir saat bekletin ve sonra için. Bunu günde üç kez tüketebilir ; bronşiti hızlı ve doğal olarak giderebilirsiniz.

ÖKSÜRÜK: Kabukları küçük parçalar halinde bölün, iyice kurutun. 1 bardak sıcak suyun içine 2 yemek kaşığı Kurutulmuş kabuğu atın,1 hafta boyunca serin bir yerde bekletin, bu süre sonunda kabukları çıkartıp, çözünmüş sıvıyı temiz cam bir kavanoza aktarın. Her yemekten önce ,günde üç kez için.

BURUN TIKANIKLIĞI: Küçük ağızlı bir kavanoza birkaç tane soyulmuş Mandalina kabuğu atın,üzerine sıcak su ilave edin. 10 dakika boyunca buharı soluyun. Nefesinizin açıldığını ,oldukça ferahladığınızı ve burun tıkanıklığınızın geçtiğini göreceksiniz.

SİNDİRİM SORUNLARI: Bu problem için kurutulup ,çekilmiş Portakal veya Mandalina kabuğu kullanabilirsiniz. Hazırlayacağınız tozu, yemeklerinize ekleyebilir ,mide ağrılarınızı sindirim sorunlarınızı azaltabilirsiniz..

AYAK MANTARI: Mantarın olduğu bölgeye,Mandalina kabuklarını ,bir hafta boyunca günde iki kez koymalı ve ovmalısınız.

FİZİKSEL BİLGİLER VE KAZANIM SORUNLARI: Küçük bir torbaya birkaç mandalina kabuğu koyun ve yanınızda bulundurun, onlardan gelen aromayı 15 dakika nefesinizle çekin.Ayrıca, Hafif baş ağrılarını aynı teknikle rahatlatabilirsiniz.

HİPERTANSİYON VE TAŞİKARDİ:Üç litre suya bir bardak taze mandalina kabuğu ilave edin, kaynatın ve bir saat bekletin. Vücudunuzunu bu suyla yıkayın. Bu banyoyu iki güne bir yapmanızı öneririz.

Tüm bu faydalarının yanı sıra ,Mandalina Kabuklarını kullanarak yapabileceğiniz diğer önerilerimiz : Yemeklerinize sos olarak kullanabilir, muhallebi ve keklerinize ekleyebilirsiniz.

Kaynak: hayat mutfakta

11.11 Kapısı Ritüeli… Tüm Dileklerimi Kendime Çektim. ÇOK ŞÜKÜR…

anette inselberg 11.11 kapısı ritüeli
11.11 enerjilerin kuvvetli olduğu kapıların açıldığı ve dilekleri dilemek için gökyüzünün uygun olduğu bir tarihtir.

Bu tarihte uygulayabileceğiniz ritüel için gerekli malzemeler:
Turuncu karton
Üç bardak su
Herhangi bir magnet ya da mıknatıs
Beyaz bir kağıt
Mavi bir kalem
Ritüelin uygulanışı:
Gece dokuzdan sabaha karşı üçe kadar yapabileceğiniz bu ritüel için malzemeleri fotoğraftaki gibi yerleştiriyorsunuz.
Turuncu kartonun üstüne üçgen şeklinde su dolu bardakları koyuyorsunuz ortaya magneti ve dileklerinizi yazacağınız kağıdı ve kalemi koyuyorsunuz.
Gece dokuzdan sonra dileklerinizi yazmaya başlıyorsunuz. Bu sefer dileklerinizi yazdıktan sonra cümlenin sonunu ‘’çektim’’ kelimesiyle bitiriyorsunuz.
Sağlığı, bolluk ve bereketi kendime çektim. Aşkı, yeni işi, evliliği hayatıma çektim. Tatili, yeni evi kendime çektim gibi.
Ve ritüel alanınıza bir gün boyunca dokunmuyorsunuz. Ertesi akşam dokuzdan sonra magneti buzdolabının üzerine koyuyorsunuz ve onu her gördüğünüzde ‘’tüm dileklerimi kendime çektim. Çok şükür’’ diyorsunuz
Suları da evdeki saksıya veya dışardaki toprağa gömerken ‘’tüm dileklerimi kendime çektim. Çok şükür’’ diyorsunuz ve mahallenizde ihtiyacı olan birine yemek, kıyafet ya da para yardımında bulunuyorsunuz.

Şifa olsun,

Anette İnselberg

KAPIYI İTİN AÇILACAKTIR!

anette inselberg kapı itin açılacaktır cesaret azim irade

 

Kral, emri altındakileri önemli bir görev için sınamak istemiş Bunun için kralın etrafında birçok güçlü ve akıllı adam toplanmış Kral onları, daha önce hiç görmedikleri kocaman bir kapının önüne getirmiş ve onlara şöyle seslenmiş: “Siz çevremdeki akıllı ve güçlü insanlarsınız Benim çözemediğim çok büyük bir problemim var Bu problemi çözmenizi istiyorum Burada krallığımdaki en büyük ve en ağır kapıyı görüyorsunuz Hanginiz bu kapıyı açabilirsiniz?”

Saray mensuplarından bazıları “Açamayız” der gibi başlarını sallamışlar Daha akıllı olan bazıları ise kapıya yanaşmışlar, onu yakından incelemeye başlamışlar Ancak onlar da bu kapıyı açmaya güçlerinin yetmeyeceğini kabul etmişler Diğerleri ise “Akıllı insanlar kapıyı açamayacaklarını anladıklarına göre bizim bu kapıyı açma şansımız olamaz!” deyip hiç teşebbüste bulunmamışlar

Sadece bir vezir kapının yanına giderek onu şöyle bir gözden geçirmiş, elleriyle yoklamış, açmak için çeşitli yolları denemiş ve en sonunda kapıya kuvvetle yüklendiğinde ağır kapı açılmış Meğer kapı zaten tam kapalı değilmiş ve açmak için deneme isteği ve yüreklilikle davranma cesaretinden başka bir şey gerekmiyormuş Kral vezire şöyle seslenmiş: “Sadece gördüğün ve işittiğine bağlı kalmadan, kendi gücünü devreye soktuğun ve denemeyi göze aldığın için saraydaki görevi sen alacaksın”

Sevgili gençler; zaferler ilk önce insanın beyninde kazanılır Gerekli olan cesareti göstermeyip atılması gereken adımları atmazsanız başarıya ulaşma şansı olamaz Çevrenizde sizin umutlarınızı kırıcı olaylar gelişebilir veya sizin başarmak istediğiniz işin altından kalkamayacağınızı söyleyenler bulunabilir Unutmayın ki bütün bu olayları boşa çıkarmak, konuşanları yalancı konumuna düşürmek sizin elinizde Kısaca kapıyı açacak olanlar sizlersiniz Önemli olan o cesareti gösterip adım atmak

İnsan, hak ettiğini yaşayan bir varlıktır İnsanoğlu hayvanlardan farklı olarak seçme isteğine ve iradesine sahiptir Hiçbir insan yaptığı yanlışları başkalarına yükleyemez Çünkü kendisi yanlışı seçmiş ve o yönde gerekli olan iradeyi göstermiştir İnsanoğlunun hayatında yapması gerekenler ve yapmak istedikleri olmak üzere iki ayrı yol vardır Bu iki yolun birbiriyle genelde çakışmadığını belirtmem gerekiyor Nasıl mı? Mesela canınız ders çalışmak yerine televizyon seyretmek istiyor olabilir Burada yapmak istediğiniz televizyon seyretmek olmasına karşın yapmanız gereken ders çalışmaktır İşte, başarıyı yakalayan insanlar bu iki seçenekten birisi olan yapması gerekenleri eyleme geçirenlerdir Çünkü her gülün çevresinde dikenler vardır Dikenlere katlanmadan gülün yapraklarına dokunamaz ve o güzelliği koklayamazsınız Yapmanız gerekenler çoğunlukla hoşunuza gitmez, ancak dediğim gibi dikenlerin arasındaki gülleri görür ve onları düşünürseniz o zorlukları aşmanız daha kolay olacaktır İlk adımı atmak zordur, ancak belki de başarı için atılacak en önemli ve en büyük adım bu adımdır O cesareti ve kararlılığı göstermeseydiniz şu an bu yazıyı okuyor olmazdınız

Kendinize güvenin, çünkü siz kapıyı açacak güce ve cesarete sahipsiniz!

KANSERİ ÖNLEYEN MÜTHİŞ ÜÇLÜ KARIŞIM

anette inselberg kanseri önleyen müthiş üçlü karışım

 

Amerikalı doktor, Carolyn Anderson, aşağıda sizler ile paylaşacağımız tarifin kanseri önlediğini iddia ediyor. Bu basit tarif hemen hemen her evde bulunan 3 maddenin karışımı.
Dr. Anderson’a göre bu 3 madde Doğu Hindistan’da 2000 yıldan bu yana kullanılmakta olup, son zamanlarda batılı tıp bilim adamları tarafından da onaylanmıştır. Dr. Anderson, bu 3 besin karıştırılıp her gün tüketildiği takdirde, kanser riskinin hemen hemen tamamen ortadan kalktığını, belirtmektedir.
Bu olağanüstü karışım, zerdeçal, zeytinyağı ve çekilmiş karabiber.
Bu karışımdaki en önemli madde zerdeçal. Zerdaçal faydaları saymakla bitmez.Zerdeçal, vücutta enfeksiyonu ve iltihaplanmayı önleyen çok kuvvetli bir maddedir.
Zerdeçalın, kolon, prostat, beyin ve göğüs kanseri başta olmak üzere bir çok kanser türünü önlediği bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Fareler ile yapılan deneylerde, kanserojen maddeler enjekte edilen farelere aynı zamanda zerdeçal verilmesi durumunda birçok kanser hastalığının tamamen önlendiği ortaya çıkmıştır.
Yapılan araştırmalara göre, karabiber, zerdeçalın etkisini %200 oranında arttırmaktadır.
Kanseri Önleyen Karışımın Tarifi:
Çeyrek çay kaşığı zerdeçal, yarım çay kaşığı zeytin yağı, çeyrek çay kaşığından az taze çekilmiş karabiber.
Bu üç maddeyi bir fincanda karıştırın. Karışımı sade ya da salatalarınıza, çorbalarınıza, yemeklerinize katarak tüketebilirsiniz. Eğer, pişmiş yemeğe koyacaksanız, yemeğin sonuna ekleyin.
Bu karışımı günde en az 3 kez tüketmelisiniz. Dr. Anderson, bu karışımın kanseri önlediği gibi, kötü huylu kanser hücrelerini de yok ettiğini belirtmektedir.
Kaynak: healthandhomeremedies.com

Mısır Astrolojisi Sizin Hayatınız Hakkında Ne Diyor? Doğruluğu Sizi Şaşırtabilir!

anette inselberg mısır astroloji şaşırtıcı

 

Mısır burç takvimini oluşturan 12 işaret vardır. Yılın farklı günleri, mevcut olan çeşitli işaretlerle temsil edilmektedir.

Her astroloji işareti bir Mısırlı Tanrı tarafından temsil edilir. Mısır tanrısı, belirli astroloji belirtileri altında doğanlara yardım etmeyi amaçlamaktadır. Mısır tanrısı sadece rehberlik vermeyecek, yetenek ve koruma da verecektir.

NİL – ( Ocak 1-7, Haziran 19-28, Eylül 1-7, Kasım 18-26 )
Bu, burcun ilk işaretidir ve yeni bir başlangıç ??yapabilmeyi ifade eder. Bu işaret altında doğanlar genellikle tutkuludur. Hayatı mümkün olan en iyi şekilde yaşamayı çok severler. Diğer insanlarla olan çatışmaları önlerler.
* En uyumlu: Set ve Amon-Ra

AMON RA – ( Ocak 8-21, Şubat 1-11 )
Bu burcun ikinci işaretidir. Bu işaret altında doğanlar iyi liderler olmak için büyürler. Genellikle yaptıkları şeylerden eminlerdir. Her zaman ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar, böylece diğer insanlara ilham kaynağı olabilirler. Ayrıca, diğer insanların hayatlarını değiştirmede başarılı olabildikleri için motivasyon konusunda uzmandırlar.
*En Uyumlu: Nil ve Horus

MUT – ( Ocak 21-31, Eylül 8-22 )
Bu, tüm işaretlerin arasında en önemlisidir. Diğer insanlara ellerinden geldiğince yardım ederler. Yaptıkları kararlar konusunda çok mantıklıdırlar ve sonuç çıkarmadan önce her şeyin pratik taraflarını düşünürler. Bu işaret altında doğanlar hukuk ve eğitim alanında yüksek başarı gösterirler.
* En uyumlu: Thoth ve Amon-Ra

GEB – ( Şubat 12-19, Ağustos 20-31 )
Bu işaret altında doğanlar doğal olarak sezgiseldir. Genelde doğru olduklarını hissettiklerine göre seçimler yaparlar. Aynı zamanda çevrede ve dünyada olan şeylere de büyük ilgi duyuyorlar. İşler ters gittiğinde ise normal olarak etkilenirler.
* En uyumlu: Horus ve Set

OSIRIS – ( Mart 1-10, Kasım 27 – Aralık 18 )
Osiris’in işareti altında doğanlar iki tip kişiliğe sahip olabilirler. Bir taraf, hayallerine ulaşmak için her şeyi yapabilecek, diğer tarafı ise savunmasız olan taraf. Onlar da kolayca incinebilir. Genellikle enerjiktirler ve düştükten sonra tekrar ayağa kalkmayı bilirler.

* En uyumlu: Isis ve Thoth

ISIS – ( Mart 11-31, Ekim 18-29, Aralık 19-31 )
Isis’in işareti altında doğmuş olan insanlar hakkında söylenebilecek bir şey, onların açık olmasıdır. İnsanlara kendileri hakkında ne düşündüklerini doğru bir şekilde anlatırlar. Bu işaret altında doğanlar, sevdikleri insanları koruyacaklardır. Onlar pozitif ve son derece enerjiktir.
* En uyumlu: Thoth ve Osiris

THOTH – ( Nisan 1 -19 Kasım 8-17 )
Bu işaret altında doğanlar normalde bilgelik doludur. Onlar harika anılarıyla bilinir. Hem iyi hem de kötü olan insanlar tarafından yapılan hiç bir şeyi unutmazlar. Onlar aynı zamanda bilgelikle doludurlar. Son derece romantiklerdir ve kendileri çok seveceği bir eş ararlar.
* En uyumlu: Isis ve Bastet

HORUS – ( 20 Nisan-7 Mayıs, 12 Ağustos-19 )
Bu işaret altında doğanlar, hayatta elde etmek istedikleri farklı şeylerle yüzleşebilme cesaretleriyle bilinirler. Kendilerini güvende hissetmek isterler, böylece hayatlarının sorumluluğunu alırlar. Onlar da doğal olarak iyimserlerdir. Mümkün olan en iyi şeyleri elde etmek için çok çalışırlar.
* En uyumlu: Bastet ve Geb

ANUBIS – ( 8 Mayıs-27 Haziran 29-13 Temmuz )
Bu işaret altında doğanlar bazen bir şeyleri perspektife çekmek için biraz zaman ayırmak isterler. Huzurlu çevreler tarafından kuşatılmayı severler ve sürekli olarak ararlar. Duygularını yoğun hissetseler bile, yaşadıkları bazı durumlardan dolayı daha sakin kalırlar.
* En uyumlu: Isis ve Bastet

SETH – ( 28 Mayıs-18 Haziran Eylül 28-2 Ekim )
Bu işaret altında doğanlar, kendilerine sunulan fırsatlara bağlı olarak bir yerden diğerine gitmeyi çok isterler. Mükemmeliyetçilerdir ve yaptıkları işlerde en iyisini elde etmek isterler.
*En uyumlu: Nil ve Geb

BASTET – ( Temmuz 14-28 Eylül 23-27 Ekim 3-17 )
Bu işaret altında doğanlar genellikle hayatlarında denge arıyorlar. Onlar da güçlü sezgilere sahipler ve diğer insanları gördükleri andan itibaren onların duygularını okuyabiliyorlar. Bu işarete sahip kişiler ökültizm ile çok ilgilenirler.
* En uyumlu: Horus ve Sekhmet

SEKHMET – ( Temmuz 29 -11 Ağustos 30 Ekim-7 Kasım )
Bu burç altında doğanlar doğal olarak yeryüzüne inenlerdir. Mümkün olduğunca, diğer insanların hayatlarında bir fark yaratabilmeleri için yetkili pozisyonlara sahip olmak isterler. Genellikle iyi bir adalet duygusuna sahiplerdir. Başka insanları yargılamadan önce ne olduklarından emin olurlar. Düşünme kabiliyetleri nedeniyle büyük şirketlerin CEO’ları olabilirler.
* En uyumlu: Bastet ve Geb

Kaynak: baykush

Uyanır Uyanmaz Söylemeniz Gereken 5 Enerji Kelimesi

anette inselberg sabah enerjik olumlama

 

Zihnimiz uyandığımızda derin bir alpha evresinde bulunur. Peki beynin Alpha evresi ne demektir. Alpha dalgası beynin huzurlu bir hipnotik süreçte olduğunu gösterir. Zihin öğrenmeye ve kabullenmeye en açık andadır. Kısaca her sabah uyandığınızda beyniniz hipnoz durumundadır.
Bu anda her söylediğiniz olumlu düşünce ve enerji kelimesi beyni ve bilinçaltını yönlendirecektir. Bu anda olumlama yapabilirsiniz. Ama bizim Önerimiz bu 5 güçlü enerji kelimesini söylemenizdir. Sabah uyanınca halsiz ve negatif güne başlıyorsanız bu kelimeleri mutlaka kullanın.
Mutsuzluğun birincil sebebi içinde bulunulan durum değil, sizin bu durum hakkındaki düşüncelerinizdir. Eckhart Tolle
Mutluyum: Tüm gün enerjik ve huzurlu hissetmek istiyorsanız, uyanır uyanmaz bu kelimeyi söyleyin. Bedeniniz ve zihniniz harika bir enerjiye bürünecektir. Mutluluk negatif enerjinin zıttıdır. Zihninizde mutsuzluk ve negatif düşünce hissediyorsanız bunu mutlaka söyleyin.
Zenginim: Negatif düşüncelerimizin altında yatan maddi etkenlerdir. Zihnimizi bu şekilde yönlendirdiğimizde maddi problemlerimizin azaldığını göreceksiniz.
Güzelim: Bu kelime sadece fiziksel güzelliği betimlemez. Ruhsal ve enerjisel olarakta iyiliği gösterir. Güzelim kelimesi harika ve çok yüksek enerjili bir kelimedir.
Sağlıklıyım: İster inanın ister inanmayın sağlığımızın kötü olmasının bir sebebi de stres ve negatif düşüncedir. Zihninize sağlıklıyım dediğinizde tüm beden ve zihin hipnotik süreçte olduğunuz için bunu kolaylıkla kabul edecektir. Zihni ve bedeni sağlıklandırmak için bu enerji kelimesini uygulayın.
“Ben” Benim: Negatif durumların altında genellikle kendimizi kabul edememiz yatar. Bu enerji öbeği ile zihin kendini kabul edecektir. Bu cümle yerine isterseniz Sevgiyim enerji kelimesini de kullanabilirsiniz.
Önemli Not: Her enerji kelimesinin başına “Ben” kelimesini ekleyebilir veya bu kelimelerin geçtiği olumlama cümleleri oluşturabilirsiniz. Bizim tavsiyemiz Enerji kelimesini tek başına veya en fazla “ben” kelimesini ekleyerek kullanmanızdır. Çünkü bilinçaltı uyandığınızda bilgiye en açık haldedir. Enerji kelimeleri en etkili ve hızlı bu şekilde zihnimize ulaşır.
Kaynak:bilgierdemdir

BOŞVER BE YAŞI BAŞI!

boş ver be yaşı başı can yücel anette inselberg

 

BOŞVER BE YAŞI BAŞI!
gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver?
şöyle atıp grileri siyahları sabahtan
sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna ondan haber ver??…
koyma bir kenara yüreğini!
AÇ KAPILARINI!!!
gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama
GÖMME BAŞINI TOPRAĞA BİR ÇİFT GÜZEL GÖZ UĞRUNA…
bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda…
ama aklını kaybettirecek kadar bir aşk varsa avuçlarında
bırak aksın yollarına
YAĞ GEÇ
YIK GEÇ
KİMSE İNANMAZSA İNANMASIN!
SEN İNAN YÜREĞİNE!…
hem ona geçmezse kime geçer sözün?
büyü büyü…
bak ellerin,ayakların kocaman,
aklında maşallah yerinde…
E NE DİYE TUTARSIN YÜREĞİNİ UÇMASIN DİYE?…
akıllı ol,yüreğin gelir peşinden
BOŞVER YAŞI BAŞI!
AŞK VAR MI SEN ONDAN HABER VER?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere…
o çizgilerin yüreğine neler kazandırdığını düşün
atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü öl gitsin!
BOŞVER BE YAŞI BAŞI
KİM TUTAR SENİ KİMM
KENDİ YÜREĞİNDEN BAŞKA KİM?…
aklını al da öyle git
ister bir duvara
ister bir odaya
ister kıra bayıra vur da git
dert etme ellerini onlar da gelir seninle
bırakmadıkça birine
o biri de gelir gerçekten istediğin oysa
SEVECEKSEN VE ÖLECEKSEN UĞRUNA…?
yaşa be!yaşa da öyle git gireceksen toprağa
yaş 70’e gelmiş ama hayat daha bitmemiş
SEN Mİ BİTECEKSİN??
çekeceksen bile bayrağı
YAŞADIM ULAN DİBİNE KADAR
diyemeyecek misin?…
CAN YÜCEL

Herkes kendisine sorsun.

ANETTE İNSELBERG ÇEVRE FAYDA YEŞİLLİK BİRLİK

 

KARGA BOKU🎡
Köy yerinde ikindi vakti.
Çıt yok.
Herkes susmuş, sessizlik konuşuyor.
Zaman durdu sanki.
Birden bir damlama sesi.
“Şıp…Şıp!.”
Alt mahalledeki çeşmenin musluğu bu.
Tamir edilmeli.
O arada yan arsaya bir karga kondu.
Tedirgin ama ürkek değil.
“Gakk!”
Biraz etrafı kolaçan etti.
Sağa sola baktı, yere pisledi.
Sonra kanatlandı, gitti.
Gece bir domuz girdi o arsaya.
Karganın pislediği yeri eşeledi.
Domuz eşeledikçe toprağın üstündekiler alta indi.
Aylar sonra bir fidan bitti orada.
Karganın pislediği yerde.
Yavaş yavaş büyüdü.
Dal oldu, yaprak oldu.
Ve bir ağaç oldu..
İncir ağacı.
Önce karıncalar sardı ağacı.
Sonra sinekler, sonra börtü böcekler.
En son da kuşlar.
Böcekler ağacın filizlerini, meyvalarını yedi, kuşlar böcekleri.
Alakargalar da incirleri.
Hayvanlar alemi o ağacın çevresinde bir dünya kurmuşlardı kendilerine.
Karganın pisliğiyle harcı karılan, domuzun eşelemesiyle temeli atılan bir dünya.
O yan arsada yaşam böyle süregiderken, bir insan çıktı ortaya.
Arsayı satın almış.
Önce duvarlarla çevirdi dört tarafını.
Üstünü tel örgülerle sardı.
Böylece domuzlar gelmez oldu.
Sonra börtü böcekten şikayet etti.
Etrafı zehire boğdu.
Karıncalar, sinekler, böcekler bir bir öldü.
Ardından onları yiyen kuşlar.
Sadece bir ağaç kaldı ayakta.
Hayvan mezarlığında bir incir ağacı.
Tek başına.
En son onu da kesti adam.
Oradaki hayatı bitirdi.
Bir çuval inciri bok etti!
İnsan denilen yaşam türünün bilimsel adı, Homo Sapiens.
“Düşündüğünün üstüne düşünebilen insan” demek.
O zaman düşünelim.
Herkes kendisine sorsun.
Çevreye, doğaya bir karga boku kadar katkım var mı?

Ne yapabiliyorsan ,elinden ne geliyorsa, imkanların neyse ona göre, sahip olduğun bilgiyi, enerjiyi, potansiyeli, yeteneği kullan, harekete geç…

anette inselberg yaşam enerji amaç çalışmak

 

Faize Sevim…Kimdir bu derseniz Nişantaşı`nda moda evi sahibeleri. Faize ve Sevim kardeşler. Faize 91, Sevim 85 yaşında. Bilenler bilir zamanın en meşhur modaevidir Faize Sevim moda evi. Ben de annemlerden biliyor hatırlıyorum.
Bir arkadaşıma düğün için kıyafet almak için Nişantaşı caddelerinde dolanırken apartmanın üçüncü katında vitrinde çok şık bir gece elbisesi gördük. Vitrinde Faize Sevim yazıyor.
Arkadaşıma anlattım “Zamanın en ünlü modaeviydi burası,biz gelmiştik buraya sanırım ben 14-15 yaşlarındaydım, annemler kıyafet diktirmişti. Hala duruyor, şimdi çocuklarımı çalışıyor acaba, gel hadi bir bakalım, vitrindeki elbiseyi de görelim“ dedim. Merkür retrosu kendini göstermeye başladı ne de olsa, gittik yıllar evveline.
Çıktık üçüncü kata, zili çaldık. Kapıyı bir kadın açtı, ardından bir kadın daha geldi. Merhaba hoşgeldiniz ben Sevim, ben de Faize dediler. Ben şok…Yaşlarını sonradan öğrendim, karşımızda 85 ve 91 yaşlarında iki tane genç kız duruyor. Evet doğru okudunuz genç kız. Cıvıl cıvıl, renkli, güler yüzlü , dimdik duran iki genç kız bizi karşıladı. Akşam saati çalışanlar çıkmış, bunlar orada daha kapamışlar, biz geldik diye 91 yaşındaki Faize hanım diktiği gelinliğin başından kalkmış bizimle sohbet ediyor. Ben arkadaşımla ağzımız açık hayran ve şaşkın vaziyette dinliyoruz, Ajda Pekkan, Hülya Koçyiğit, film anıları, gazete küpürleri, resimler, sanatçılarla modaevindeki çay partileri neler neler anlatıyorlar. Biz elbiseyi falan unuttuk.
Sonra hadi dedik şu vitrindeki elbiseyi deneyelim, başka birkaç elbise daha çıkardılar. Elbiseleri 85 yaşındaki Sevim hanım yapmış, üzerindeki taşları pulları tek tek eliyle işlemiş. Şimdiki gibi öyle hazır pullu taşlı kumaş yok bizde dedi. Biz yine şok. Sonra arkadaşım Sevim hanımla içeri geçti kıyafeti deneyecek. Biz de Faize hanımla sohbete devam ettik. O sırada içerden Sevim hanım, Faize bir bakarmısın diye seslendi. Benim 91 lik genç kız Faize pire gibi hızla kalktı gitti içeri. Benim ağız açık, ne bir dizini tutma, ne bir oflama, yavaş yürüme yok, sırtında bir kamburluk hiç bir şey yok. Benim belim şimdiden problemli
Sorduk nasıl böyle sağlıklı ve genç bir enerjiniz var anlatın dedik. Faize hanım şöyle dedi “ Çalışmak, üretmek, yaratmak, boş durmamak bütün konu bu.Evet bizim aile yapısı da böyle bu bizim için şans ama bu yeterli değil. Çalışın, üretin, dertle problemle hayattan kopmayın, illa bir yerde çalışmak gerekmiyor, size iyi gelen bir hobiniz olsun, onu yapın, hayatınızda severek yapacağınız bir iş, bir sorumluluk olsun. Bizde de dert vardı, sorun vardı, problem çoktu ama hep ürettik, çalıştık, yaşamak için çözüm ürettik, gezdik, çocuk yaptık büyüttük, hamileydim ben burayı beş kat her gün iner çıkardım, hareketliydim, bugün olmuş Sevim torununun çocuğuna bakıyor çünkü kendi kızı da burada bizimle çalışıyor. Boş durmak, hareketsizlik, kafayı çalıştırmamak, erkenden emekli kafasına girip durmak insanı hemen öldürür ya da hastalık sahibi yapar ” Faize hanımı kulaklarımı dört açarak dinledim. Sarmaştık, fotoğraf çekildik ayrıldık yanlarından.
Sonra düşündüm, 90 yaşındaki Haldun Dormen hala sahneye çıkıyor, Kibarlık Budalası adlı oyununu sergiliyor muhakkak izleyin derim. 104 yaşındaki Muazzez İlmiye Çığ yeni kitap yazıyor, ilk kitabını da zaten 80 yaşında yazmış. O günden bugüne 15 kitabı var yayınlanmış. Betül Mardin 90 yaşında, hala evinde toplantılar düzenliyor, gençlere bilgi aktarıyor, düzenli rutinleri var, hala okuyor öğreniyor. Gülriz Sururi 90 yaşında, hala toplantılara katılıyor, söyleşiler yapıyor, dans ediyor, şu günlerde instagramda yaptığı sporu ve nasıl beslendiğini anlatan yazılar ve videolar paylaşıyor.
Kendi babaanneme bakıyorum 94 yaşında, her zaman ev hanımıydı ama ben bildim bileli hep aktifti, geleni gideni, gezmeleri bitmezdi. Daha yeni halama ne oldu herkes tatilden döndü günlere başlamıyorsunuz gezelim diyordu, el işi yapardı eskiden şimdi gözü izin vermiyor, gazeteleri okurdu, çocukluğunda savaş zamanları, imkansızlıklar fakirlik sebebiyle okula gidemezken babası ona ve kız kardeşlerine evde okuma yazma öğretmiş, evde süsüne yediğine bugün bile hala çok dikkat eder. Takı çok kullanmıyorum diye hep bana söylenir, kızına gelinlerine ayrı ayrı kızar. Bugün olmuş salon takımını değiştirmek istiyor, çocukları ne gerek var derken kendisi yenilemek, yenilenmek istiyor. Ben kışın evi yenilerken bana salona kapı taktırma artık salonlarda kapı yok dedi. Sen Nerden biliyorsun sen bunu dedim şaşırdım, geçen gün komşu uğradı onunla konuştuk dedi İnsan insandan çok şey öğreniyor…
Bu doksanlık gençlerin hepsinin ortak özelliği hepsi Cumhuriyet çocuğu, yaşadıkları zorluklara, imkansızlıklara, savaşlara, göçlere, kayıplara rağmen ayaktalar, hayata bağlılar, üretiyorlar, çalışıyorlar, okuyorlar, hayattan insanlardan kopmuyorlar, planlı programlılar, her saniyeleri değerli…Evet insanın yapısı, karakteri çok önemli bir etken ama bunlar yapılmayacak şeyler değil.
Uzun zamandır hem ülkemiz hem bizler yine zor, önemli değişim zamanlarından geçiyoruz. Bu insanların hayatlarını okuyun,internette izleyin, kendi etrafınızda böyle kişiler varsa konuşun ,sorun anlatsınlar. Bu büyük öğretmenlerden, ustalardan ki bunların hepsi Satürn, bilge saygın kişiler öğrenecek çok şeyimiz var. Onlar Satürn bizle ise Uranüs ve şimdi Satürn-Uranüs arasında çok güzel bir etkileşim var. Eski yapıları yıkıp yeni düzenler, hayatlar, alışkanlıklari sistemler,düzenler kurmaya çalıştığımız bu zamanda eskilerden, ustalardan öğreneceğimiz çok şey var.
Bu zor zamanların üstesinden gelmek, kendimizi yenilemek, başarmak için ne yapmamız gerektiği ortada; çalışmak, üretmek, hareket etmek, hayattan insanlardan uzaklaşmamak, olumsuz duygulara kapılmamak, yapamam edemem, başaramam, benden geçti artık dememek, ne yapabiliyorsan ,elinden ne geliyorsa,imkanların neyse ona göre, sahip olduğun bilgiyi, enerjiyi, potansiyeli, yeteneği kullan, harekete geç, yürüyüş yap, insan içine karış, dostluklar, arkadaşlıklar, ilişkiler kur, tembellik etme, planlı programlı ol.
Cumartesi günü Ay Başak burcunda. Başak burcu sistem düzen demek. Hayatımızda değişmesi, yeniden düzenlenmesi gereken ne varsa gündemde. Ne yapılmalı derseniz yazıyı okuyun, ne yapmalıyız yazdım…
Ayşin Altun….

Bazen bir fotoğraf bin kelimeye bedeldir..

37396604_978170919056061_7805075519619203072_n[1]

Brezilya’ da kendisini kemana başlatarak Şiddet ve Sokaklardan kurtaran, müzik öğretmeninin cenazesinde kemanını çalarken göz yaşlarını tutamayan, 12 yaşındaki Diego Frazo.
Fotoğraf dünyanın en etkileyici 20 fotoğrafı arasına girmiştir.
Bazen bir fotoğraf bin kelimeye bedeldir..