SUNAY AKINDAN HİKAYELER…O BİSİKLET ÇALINMASAYDI!…

19260334_1539701542728758_5293964338206330117_n
1942 yılının 17 Ocak günü, tabelacı Marsellus’un bir oğlu gelir dünyaya. Çocuğa “Cassius” adı koyulur. Marsellus kılı kırk yararak kazanmaktadır geçim parasını. Eşi Odessa çalışmamaktadır. Çok geçmeden, Schwinn bisikletleri Cassius’un da hayal dünyasındaki tahtına oturur. Tabelacı Marsellus, 12 yaşına giren oğluna aldığı armağan ile evlerinin bulunduğu sokağa girdiğinde, o sırada sokakta oynayan çocuklar da ardına takılır. Çünkü, Cassius’un armağanı bir Schwinn bisiklettir!
Kentuck’de, yoksulların yaşadığı semtte bir Schwinn bisikletinin ömrü çok olmaz. Cassius’u karakolda gözyaşları içinde görürüz!… Bisikletinin çalındığını anlattığı polis memuru Joe Martin’e şunları söyler, hıçkırıklara boğularak: “Eğer o hırsızı yakalarsam kimse elimden alamayacak… Onu sabaha kadar kırbaçlayacağım…”
Joe Martin, çocuğun hayatını değiştirecek bir teklif sunar: “Bak evlat, benim bir boks salonum var. Oraya git ve boks öğren. Hırsızı yakalayınca da kırbaçlamak yerine bir güzel pataklarsın.”
1960 yılında, Roma Olimpiyatları’na katılacak ABD boks takımı seçmelerinde görürüz 18 yaşındaki Cassius’u. Olimpiyat takımına seçilse de buna sevinmez. Çünkü, Cassius uçaktan çok ama çok korkmaktadır. Hayatının bu en önemli spor organizasyonuna katılmak istese de uçak korkusu onu nakavt eder ve takımdan çekilir. Ne var ki, onun dünyanın en iyi boksörü olacğına inanan antrenörleri sabah akşam dil dökerler kapısında. Sonunda Cassius, uçağa binmeye ikna edilir ama bir şartı vardır!…
ABD boks takımını Roma’ya götüren uçakta tüm sporcular koltuklarını arkaya yatırmış, kimi kitap okurken, kimini de uyurken görürüz. İçlerinde biri var ki, uçağa bindiği ilk an gibi dimdik oturmakta ve kaskatı kesilmiş bir şekilde ileriye bakmaktadır.
Şartı gerçekleşen Cassius’tur elbette bu yolcunun adı. Genç boksörün sırtında uçağa binmek için ortaya sürdüğü şart, yani paraşüt takılıdır!…
Roma’dan altın madalyayla dönen Cassius, 1964 yılında hayatının en önemli maçlarından birine daha çıkar. Rakibi, Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu Sony Liston’dur. Bu maçı da kazanan Cassius Clay, 1975 yılında Müslüman olmaya karar verir ve adını değiştirir “Muhammed Ali Clay”
Ne gariptir ki, uçaktan çok korkan, sırtına paraşüt takmadan uçağa binmeyen Muhammed Ali Clay, ringdeki halini uçan iki hayvana benzeterek şu açıklamayı yapar: “Kelebek gibi uçarım, arı gibi sokarım…”
Sunay Akın

HİPOTİROİDE İYİ GELEN O : HİNDİSTAN CEVİZİ SUYU

hindistan-cevizi

Hindistan Cevizi Suyunun Tiroide Faydaları
Tiroid bezi insan vücudunda çok önemli rol oynar, bedendeki birçok aktiviteyi kontrol eder ve hormonların yapımını sağlar

Hipotiroid nedir?

Tiroid bezinin yeterince çalışıp çalışmadığını beynin “hipofiz” adı verilen bölümünden salgılanan “TSH hormonu” değerleri gösterir. Bu madde, tiroid bezinde hormon salgılayan yapıları uyararak daha fazla hormon üretilmesini ve kana verilmesini sağlar.

Hipotiroidiniz varsa, muhtemelen aşağıdaki belirtileri yaşıyorsunuz:

Kilo alma
Baş ağrısı
Uykusuzluk
Saç dökülmesi
Kuru cilt
Soğuğa hassasiyet
Soğuk eller ve ayaklar
Neredeyse sürekli yorgunluk
Kas ağrısı
İdrar yolu enfeksiyonu
Kabızlık

 

Bu problemlerin hepsi tiroid bezinde yeterince tiroid hormonu üretilemediği için gerçekleşir.
Hindistan cevizi suyu tiroidin işlevini düzenler

 

Hindistan cevizi suyunun ve hatta hindistan cevizi yağının en güzel özelliklerinden biri tiroidin işlevini düzenlemesidir.

Doğal enzimleri aktif olmayan tiroidi uyarır ve tiroidiniz aşırı işliyorsa da düzenli işlemesini sağlar. Kilo alımını kontrol ettiği ve bağırsak ile sindirim sistemini düzenlediği için de hindistan cevizi suyu hipotiroid durumu için birebirdir.

 

* Hindistan cevizi suyu hücresel oksitlenme ile savaşır
* Hindistan cevizi suyu vücudu nemli tutar
* Hindistan cevizi suyu saçları, cildi ve tırnakları besler

Hipotiroid tedavisi için hindistan cevizi suyunu nasıl tüketeceksiniz?

hindistancevizi

Hergün her öğünden sonra iki üç bardak Hindistan cevizi suyu içmeye çalışın. Bunu 20 gün boyunca sürdürün. 10 gün ara verin ve tekrarlayın.

İsterseniz hindistan cevizi yağını da deneyin. Ayrıca faydalıdır. Doğal olarak üretilmiş organik Hindistan cevizi suyu aldığınıza emin olun.

Soğuk bir yerde tutun, ve özellikle sabahları olmak üzere günde bir yemek kaşığı tüketin.

518843-coco

Hindistan cevizi suyu gibi yağı da metabolizmayı hızlandırır ve tiroid hormonunun üretimini uyarır.
Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: Hayat Mutfakta

Kan şekerini düşüren tarçın karanfil çayı nasıl yapılır

Kan-şekerini-düşüren-tarçın-karanfil-çayı-nasıl-yapılır
Kan şekerini düşüren tarçın karanfil çayı nasıl yapılır: Bu yazımızda size sadece doğal malzeme ile kan şekerinizi nasıl düşüreceksiniz onu göstereceğiz. Kan şekeri yüksekliği ülkemizde fazlaca yaygın olan hastalıklardan birisidir. Fakat üzülmenize gerek yok çünkü doğal yolla kan şekerinizi normal seviyelere çekecek harika bir karışım var. Üstelik doğal ve içtiğiniz ilaçlar gibi yan etkisi de yok.
Yüksek kan şekeri belirtileri nelerdir : Kan şekerinin yükselmesine Latince hiperglisemi denir.
Hiperglisemi kanda şekerin normalin çok üstünde bulunması anlamına gelir.
Kan şekerinin yükselmesine  genellikle aşağıdaki olaylar neden olur:
1. Yeterli miktarda insülin kullanmazsanız veya ilaçlarınızı  düzenli almazsanız
2. Başka bir nedenle hastalanmanız (enfeksiyon, zatürre, grip,  idrar yolu iltihabı, sistit gibi)
3. Diyete uymayıp çok fazla yemek yemeniz
4. Egzersiz yapmayışınız veya hareketsizlik
5. Herhangi bir stres durumu (üzüntü, sıkıntı, sinirlilik gibi)
Kan şekerinde yükselme şu belirtiler yapar:
1. Susamada artma , çok su içmek. Daha fazla acıkma ve yemek yeme hissi.
2. Sık idrara  gitme.Gece idrara çıkma
3. Yorgunluk ve uyku hali
4. Bulanık görme
5. Yara ve kesiklerin geç iyileşmesi
6. Mide bulantısı, yüz kızarması

Kan şekerini düşüren tarçın karanfil çayı için gerekli malzemeler:
4 çubuk tarçın
60 gram karanfil
1 litre su
Kan şekerini düşüren tarçın karanfil çayı Yapılışı:
Tüm malzemeleri bir sürahiye doldurun ve dört beş gün kadar buzdolabından bekletin. Ardından sıvıyı süzerek ayırın ve karışımdan her gün yarım bardak için.

Kaynak: Bayanlar bilir

Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım bal limon karbonat sarımsak

Bütün-vücudu-iyileştiren-en-etkili-karışım-bal-limon-karbonat-sarımsak
Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım bal limon karbonat sarımsak, evet yanlış duymadınız… Bal, sarımsak, limon suyu ve karbonat ile hazırlayabileceğiniz vücudunuz için tam bir şifa karışım yazımızı okuyunca hemen yapmak isteyeceksiniz. Antibiyotik kullanmanıza gerek yok. Kanserden korunmak için, formda kalmak için, vücudu detoks yapmak için bu en güçlü doğal antibiyotiği kullanmanız yeterli. Herkese tavsiye ediyoruz bu karışımı yapın ve sosyal medya hesaplarınızdan paylasın. Ulaşabildiğiniz kadar kişiye ulaştırın.
Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım için gerekli malzemeler: 1 adet görselde de göründüğü gibi tam sarımsak,2 adet limonun suyu, 100 gram organik bal, 1 çay kaşığı karbonat. Bu malzemeleri temin ettiyseniz hemen yapılışına geçelim.
Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım yapılışı: Sarımsakları soyup küçük parçalar halinde kesin, limon suyunu, bal ve karbonat ile karıştırın. Karışımı temiz ve kuru bir cam kavanoza koyun 8-10 gün kadar buzdolabında bekletin.
Bu tedavi Tibetliler tarafından yapılır ve Tibet ilacı olarak da bilinir.
Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım hangi durumlarda kullanılır
Antioksidan özelliklerinden dolayı bu karışım kanseri, diyabeti, kabızlığı, osteoporozu önler ve önlemeye yardımcı olur, destekler. Limon ve karbonat karışımıyla oluşan PH dengesi vücudumuzu alkali yapar be pek çok hastalıktan korur. Yapılan araştırmalar da göstermiştir ki bu karışım kanser tedavisinde kullanılan sitostatiklerden 10.000 kat daha etkilidir. (Sitostatik kanser hücrelerininin bölünüp büyümesini engellemek için kullanılır)

Sarımsak en güçlü doğal antibiyotik olarak bilinir. Araştırmalar vücuttaki her türlü bakteriye karşı etkili olduğunu, vücudun şeker ve kanser hastalığından korunmasına yardımcı olduğunu göstermiştir.
Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım ile ilgili yazımızı okudunuz, peki nasıl yapılıyor bu tedavi?
Hemen bu sorunuza geçelim.
Kanser tedavisi için günde üç çay kaşığı tüketin ve 6 ay süreyle devam edin.

Kanser ve şeker hastalığının önlenmesi için, kahvaltınızdan önce her gün bir çay kaşığı alın 4 ay boyunca.

Formda kalmak için, aç karna ayda 7 gün (en fazla 6 ay) tüketin.

Bağırsakta ki bakteriler için, bu karışımı 10 gün boyunca günde bir çay kaşığı kadar aç karna tüketin.

Tam bir detoksifikasyon için, bir ay süreyle günde 3 çay kaşığı alın.
Bu haberimizi okuyanlar en çok alttaki haberi okudu. Sizin de ilginizi çekebilir.

Kaynak: Bayanlar billi

Limon Sarımsak Kürü Nasıl Yapılır?

Bu yazımızda sizlere denenmiş ve başarıya ulaşılmış Sarımsak Limon kürü hakkında bilgi vereceğiz.
Öncelikle Merhabalar, limon sarımsak kürü ile ilgili bilgi vermeden önce başıma gelen bir olaydan bahsetmek istiyorum. Bu olay limon sarımsak kürü‘nün faydasını gözlerimle görmeme neden oldu.
Bir akrabamın 3 damarında sırasıyla %90, %85 %70 tıkanıklık vardı.  3 kere anjiyo geçirdi, 2 kere stent atıldı Açıkçası çok umutlu değildik dördüncü anjiyodan. Akrabam anjiyoya girip çıktı. Odaya sevk ettiler ve yanına gittik. Anjiyoyu yapan profesör damarların çok iyi durumda olduğunu, tıkanıklığın %60’lara gerilediğini, ameliyat yerine ilaç tedavisiyle devam edeceklerini söyleyince hepimiz şok olduk. Doktorda şaşırmıştı.
Akrabamın eşi demek ki işe yarıyormuş diyerek limon sarımsak kürü’nden bahsetti. Televizyonda Ahmet Maranki’nin Limon Sarımsak kürü adıyla bir tarif verdiğini söyleyerek bana tarifini verdi. Yaptığım araştırmalar sonucunda dünyaca ünlü Türk doktor Mehmet ÖZ’ün de  limon sarımsak karışımını önerdiğini gördüm. İngilizce makalelerden derlediğim bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. Umarım hepimize faydalı olur.
Limon Sarımsak Kürü Faydaları
Limon sarımsak kürü vücudu toksinlerden arındırır.
Özellikle kan damarlarını esnek hale getirerek tıkanıklıkları açar.
Yüksek kolesterole, yükselmiş trigliseride iyi gelir.
Kalp krizine karşı kalbi güçlendirir.
Felç riskini azaltır ve anjiyo etkisi gösterir.
Vücudu gençleştirir ve kansere karşı koruma sağlar.
Uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmenize fayda sağlar.
Limon Sarımsak Kürü Tarifi
Malzemeler
500 gram sarımsak (yada 45 diş)
1 kg limon
1.5 litre su
Koyu renkli kavanoz ( ya da kavanozun ışık almasını engelleyecek diğer çözümler)
Limon Sarımsak Kürü Yapılışı için öncelikle ışık almayan bir ortam seçmeniz uygun olacak. Limonun ışıkla teması etkilerini yok ediyor. Diş sarımsakları havanda dövün ya da blender yardımı ile çekebilirsiniz. (sarımsakları yıkamayın). Elimizde ki kavanozun içine dövülmüş sarımsakları koyuyoruz. Sonrasında 1,5 litre suya elimizde ki limonları çekirdeği düşmeyecek şekilde sıkıyoruz. Neredeyse 2 litrelik bir karışım elde etmemiz gerekiyor. ( Not: Su musluk suyu olmamalı, sarımsaklar ise doğal sarımsak tercih edilmeli )

İçinde sarımsak bulunan kavanozunuzun içine limonlu suyumuzu koyuyoruz ve kapağını hemen kapatıyoruz. Kavanozu siyah bir poşete koyabilir ya da etrafını ışık almaması için kapatacak gazete gibi önlemler alabilirsiniz. Sonrasında bu karışımımızı iyice çalkalayıp ılık bir yerde muhafaza etmeye başlıyoruz. 25 gün boyunca her gün bu karışımı çalkalıyoruz. Ve 25.günün sonunda limon sarımsak kürü hazır oluyor.
Limon Sarımsak Kürü Nasıl Kullanılır
Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat kadar önce 50 ml ( bir çay bardağı) olarak içiyoruz. (Kavanozu çalkalamadan doldurmayın bardağı)(Bardağa koyduktan sonra hemen kavanozun kapağını kapatıyoruz.) Bu işlemi 25 gün boyunca aynı saatlerde yapmaya dikkat ediyoruz. 25 gün sonra 10 gün ara veriyoruz. Sonrasında bu işlemleri tekrar başlatıyoruz. Doktorlar tarafından yılda 2 kere yapılması öneriliyor.

Limon Sarımsak Kürü 2.Tarif

1 bardak bal
1 bardak saf elma sirkesi
7 diş sarımsak
Sarımsakları soyup kürdanla deliyoruz. Sonra bir kavanoza koyup üzerine bal ve sirkemizi de döküyoruz. Ağzını gevşek şekilde bırakıp serin ve karanlık yerde 21 gün bekletip 22. günden itibaren bir tatlı kaşığı yemeklerden yarım saat önce içiyoruz. Üstüne de bol su içiyoruz. Yüksek tansiyonu düşürür, kolestrolü düşürür, damarları açar. Bağırsaklardaki tortuları da çözdüğü için arada hint yağı içilmesi gerekir. Yoksa tortular birikip bağırsağı tıkayabilir. Bağırsak temizliği yapılmadan bu ilacı kullanmayınız.
Uyarı:  Yazı sadece bilgilendirme amaçlıdır, kullanım tavsiyesi değildir. İlaç etkileşimleri olabilir. Ayrıca; limon sarımsak kürü tansiyon düşürücü özelliğe sahiptir. Bu sebeple bu uygulamayı doktor gözetiminde yapmanızı öneririz.
Sağlıcakla kalınız.

Kaynak: organik.com

Doğduğun ayın şifresi: Hangi ayda, hangi hastalık riski var

594ace307af50706a00020bf

Ocak

Erkekler: Kabızlık, mide ülseri, bel ağrısı

Kadınlar: Migren, menopoz problemleri, kalp krizi

Şubat

Erkekler: Tiroit, kalp ve eklem rahatsızlıkları

Kadınlar: Eklem rahatsızlıkları, tiroit, kan pıhtısı

Mart

Erkekler: Katarakt, kalp rahatsızlıkları, astım

Kadınlar: Eklem iltihabı, romatizma, kabızlık

Nisan

Erkekler: Astım, kemik erimesi, tiroit

Kadınlar: Kemikerimesi, tümör, bonşit

Mayıs

Erkekler: Depresyon, astım, diyabet

Kadınlar: Kronik alerji, kemik erimesi, kabızlık

Haziran

Erkekler: Kalp rahatsızlıkları, katarakt, kronik bronşit

Kadınlar: İdrarını tutamam, eklem iltihabı, romaizma

Temmuz

Erkekler: Eklem iltihabı, astım, tümör

Kadınlar: Kronik boyun ağrısı, astım, tümör

Ağustos

Erkekler: Astım, kemik erimesi, tiroit

Kadınlar: Kan pıhtısı, eklem iltihabı, romatizma

Eylül

Erkekler: Astım, kemik erimesi, tümör

Kadınlar: Kemik erimesi, tirod, kötü huylu tümör

Ekim

Erkekler: Tiroit, kemik erimesi, migren

Kadınlar: Yüksek kolestrol, kemik erimesi, kansızlık

Kasım

Erkekler: Kronik cilt rahatsızlıkları, kalp rahatsızlıkları, tiroit

Kadınlar: Kabızlık, kalp krizi, varisli damar

Aralık

Erkekler: Katarakt, depresyon, kalp rahatsızlıkları

Kadınlar. Kronik bronşit, astım, kan pıhtısı

Kaynak: hürriyet

 

 

İSPANYA’nın Alicante Üniversitesi’nden uzmanlar, yaklaşık 30 bin kişiyle ilgili veri topladı. Uzmanlara göre mevsim değişikliklerinden etkilenen morötesi ışınlar bebeklerin anne karnındaki gelişimini etkileyebiliyor. İspanyol bilim adamları, topladıkları verilerden yola çıkarak 27 kronik hastalık ve bu hastalıkların çıkma olasılığı yüksek doğum aylarına göre bir tablo hazırladı. Mesela eylül ayında doğan erkekler, ocak ayında doğan hemcinslerine göre 3 kat fazla tiroit problemleriyle uğraşıyor. Ağustosta doğan erkek bebekler ise yılın ilk aylarında doğanlara göre 2 kat fazla astım hastası olma riski taşıyor.

 

24 Haziran 2017 günü, İstanbul’a göre 05:31 itibariyle, YENİAY adını verdiğimiz Güneş & AY kavuşumu tam halini alıyor.

christian-schloe-2
YENİAY haritasını değerlendirirken, aşağıdaki göstergeleri dikkate alıyorum;
YENİAY aynı zamanda Yaz Dönümü olarak kabul edilen 21 Haziran’a da denk düşüyor.
AY ve Güneş, Yengeç Burcu’nun 3 derecesinde kavuşum halindeler.
Haritanın Yükselen noktası da 1 derece Yengeç. Dolayısıyla YENİAY, Yükselen ile kavuşum halinde.
Merkür de YENİAY’a eşlik ediyor. Hatta Yengeç’teki Mars da geniş açıyla bu Stelyuma dahil oluyor.
Uranüs AY Düğümleri ile ılımlı açıda.
Mars, Neptün ile üçgen, Jüpiter ile kare görünümde ve Mars – Pluto karşıtlığı etkin olmaya başlıyor.
MEALİ;

Önce bu YENİAY’ın Türkiye için önemine değinelim;
YENİAY, Türkiye haritasının Yükselen Yöneticisi olan AY ile kavuşuyor.
Mars ise, Türkiye’nin burcu olan Akrep’in yöneticisi Pluto ile kavuşumda.
Bu dönemde atılacak adımlar, Türkiye’nin bütünlüğünü, güvenliğini ve ekonomik geleceğini şekillendirmekte etkin olacak gelişmeleri tetikleyecek. Ülkeye yönelik bir tehdite karşı savunmaya geçmenin ya da bir çatışmada taraf belirlemenin kaçınılmaz olduğu öne sürülebilir. Ülkenin uluslararası politikadaki önemi artabilir ve bazı kaynak aktarımları olabilir.
Bireysel düzlemde ise;
Aidiyet, korunma, savunma, kalıcı bağlar kurma ve onları ne pahasına olursa olsun koruma, yuva kurma ya da yuva bildiğimiz ortamları kendimiz için daha konforlu hale getirme, sınırlarımıza sahip çıkma güdümüzün yüksek olacağı bir dönemden bahsediyoruz.
Ailemizle ya da aile kadar yakın saydığımız insanlarla ilişkilerimiz gündemimizin baş köşesine oturabilir. Onlarla ilişkimizde aksayan yerler, karşılıklı beklentilerimizdeki farklılıklar ortaya serilebilir. Sevdiklerimizin desteğini ya da doğrudan sevdiklerimizi kaybetmeye dair korkularımız su yüzüne çıkabilir.
Etrafımızdan gelen uyaranlara çoook duyarlı, biraz ürkek ve alıngan olmaya müsait olabiliriz. Değişime direncimiz ve alışkanlıklarımıza bağlılığımız her zamankinden daha fazla olabilir. Sahip olduklarımıza dair korumacı hatta kıskanç olmaya da kalkabiliriz.
ANCAK İÇİNE SIĞINMAK İSTEDİĞİMİZ KABUK YA DA BİZİM İÇİNDE YAŞADIĞIMIZ KABUĞA DAİR BAKIŞ AÇIMIZ MUTLAKA DEĞİŞECEKTİR!
Hayatta var olan her sistem, her kurgu, her canlı belirli süreçlere bağlı olarak değişime uğrar. Şekiller, kaplar, kalıplar, sınırlar varlığın temelidir. Ancak hayatı mümkün kılan bir dinamik de değişimdir.
Bize var olacak bir alan sağlayan tanımlar ve zeminler, zaman içinde bazı değişimlerden geçmezse, tutunduğumuz güvenlik sınırları bir süre sonra yola devam etmemizin önünde bir engele hatta mezara dönüşebilir.
Hareketsizlik bize güvenli gelse de, atalet ileride gerçekleşmeyi bekleyen potansiyelin gerçekleşmesine mani olur. Bu nedenle de elindekini kaybetmekten korkanın hiç birşeyi olmaz…
Unutmamak gerekir ki; ”Tırtılın Dünyanın Sonu Dediği Şeye, Usta Kelebek Der!”
Bu YENİAY, bize korumak için uğraştığımız sınırları, bize güvenli gelen konumları ve bunları kaybetmeye dair taşıdığımız korkuları gözden geçirmeye teşvik edecektir. Güvenlik unsuru olarak gördüğümüz şeylerin hangilerinin korunmaya değer, ya da bizi korumaya uygun olduğunu, hangilerinin artık amaçlarımıza hizmet etmediğini fark edebiliriz. Hangi kalıpları ya da şekilleri terk edemediğimiz için hareket imkanımızın kalmadığını görebilir ve ileri gitmek için bu kabuğu kırmamız gerektiğini idrak edebiliriz.
Dünyevi olan bütün güvenceler, sınırlar ve şekiller geçicidir. İnsanın asıl evi, güvenli yuvası kalbidir. Ve vazgeçilmez olan tek ve gerçek aidiyeti RUHUNA OLAN AİDİYETİ’dir. Bizi ayakta ve güvende tutan bağ, evreni ayakta tutan sistemle aramızdaki göbek bağıdır. Bu bağa güven duymayı ve Ruh’un yönlendirmesini kabul etmeyi öğrenen insan daima güvendedir.
BURÇ ve YÜKSELEN BURCA GÖRE yorumlara gelince;
KOÇ veya Yükselen KOÇ: Yakın ilişkilerinizin, akrabalarınızın ve aile üyelerinizin gündeminizin baş köşesinde olacağı bir dönem. Sevdiklerinizle yakın olmak, çevrenizle daha sıcak ve iyi iletişim kurmak için arzu duyabilir, bunun önündeki engelleri aşmanın yolunu arayabilir, ya da bunu zorlaştıran tutumlarınızın adını koyabilirsiniz. Yeni bir çevre edinmenin, yeni bir eve taşınmanın, kendinize güvenli ve huzurlu yeni bir ortam yaratmanın gerekli olduğunu da fark edebilirsiniz.
BOĞA veya Yükselen BOĞA:  Sizin için temkin ve hareketin bir arada olması gereken bir dönem 🙂  ”Bunu yaparsam bu işi alır mıyım? Bunu söylersem kıymetim anlaşılır mı ya da saygın olur muyum? Bu adım bana ne kazandırır, ne kaybettirir?” gibi soruları kendinize sıkça sorabilirsiniz. Düşünmekten adım atamaz hale gelmeyin. Tutabileceğiniz sözü verin ve sözlerinizin arkasında durun. İlişkilerinizi tehlikeye atacak adımlar atmayın ya da bozacak kadar geri çekilmeyin. İletişiminizi güçlü tutun ve anlaşılır olun. Kendinizi açıklamaktan çekinmeyin ve anlamanın karşınızdakinin görevi olduğunu zannetmeyin 🙂
İKİZLER veya Yükselen İKİZLER:  Kıymetinizin bilinmesini istediğiniz bir dönemdesiniz. Gözardı edilmekten, ciddiye alınmamaktan, küçümsenmekten, ya da gözden düşmenize neden olacak bir şey yapmaktan da fazla endişe ediyor olabilirsiniz. Biraz rahat olun… Siz elinizden gelenin en iyisini yaparsınız. Göreceğiniz karşılık ise, muhatabınız olan kişilerin dinamikleriyle ilgilidir. Bazen hak ettiğinizi düşündüğünüz tepkiyi görememek, karşınızdakinin bunu verecek durumu, karşılayacak gücü, anlayacak ya da değerlendirecek kapasitesi olmamasıyla ilgilidir. Siz saygınlığınızı ve seviyenizi koruyun. Bu size yeter 🙂
YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ: Ah işte kıskaçlı bebelerimin yumurtadan çıkma zamanı 🙂  Biliyorum, siz evleri, yuvaları, kabukları, korunaklı ve tanıdık gelen bütün alanları sever ve içeri hava girse kıyametin kopacağını zannedersiniz :))) Ama bu defa açılan kapıları bir tehdit değil, bir çıkış ve başlangıç olarak görmenizde fayda var. Siz alışkanıklarınıza tutunur, arkanızdan tüm bavulları, tüm anıları, tüm sevdiklerinizi sürükleyerek yaşamak ve hiiiç veda etmemek istersiniz. Fakat bu defa ağırlığa ihtiyacınız yok. Sizin sadece içinizdeki akıllı, cesur, güzel insanı ortaya çıkartmaya ihtiyacınız var 😉
ASLAN veya Yükselen ASLAN: Sizin için geride bırakacaklarınızı ve yanınızda tutacaklarınızı seçme zamanı… Hayatınızdan çıkanları kayıp olarak görmeyin. Unutmayın; Her Seçiş Bir Vazgeçiştir! Tercihlerimiz bize yeni kapılar açarken, bazı alanlarda da çözülmeleri ve sonları zorunlu kılar. Sağlığınıza özen gösterin. Enerjiniz düşükse, kendinize iyi bakın. Eğer bir aşamanın geçmesini beklemeniz gerekiyorsa, sabırlı olun. Ama sırf kaygı yüzünden yapmanız gerekenleri ertelemeyin.
BAŞAK veya Yükselen BAŞAK: Önünüze çıkan fırsatları özenle değerlendirin ama fazla da çekimser yaklaşmayın. İnsanın zekası ve kavrayışı, hiç bir zaman olayları varacağı nihai durumu öngörmeye yetmez. Biz sadece görebildiğimiz faktörleri göz önüne alarak bir karara varır ve elimizden gelenin en iyisini yaparız. Adımlarımızın bize getirecekleri zaman içinde ortaya çıkar. Kontrol edilemeyen  şeylerden bu kadar korkmaya gerek yok. Zira hayat zaten bizim kontrolümüzde değildir 😉
TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: Sizin için inisiyatif alma, duruma el koyma, sorumluluklarınıza sahip çıkma ve kendinizi ortaya koyma zamanı. Çekimser, kötümser, sakınımsar, durumsar olmayın :)))) Hayata değil, kendinize hakim olun. O zaman olaylar arasındaki geçişlerde de daha rahat ve yetkin olursunuz. Yeteneklerinizden ve gücünüzden şüphe etmeyin. Hayal gücünüzü ve bilginizi kullanın. Yeni ufuklara açılmak için bütün yapacağınız, YAPABİLİRİM demek!
AKREP veya Yükselen AKREP: Hayatınız değişsin istiyorsanız, önce siz değişmek zorundasınız. Sadece yer, iş, plan değiştirerek, hayatınızda kalıcı ve gerçekçi bir dönüşüm yapamazsınız. İleri gitmek ve yeni bir ufka açılmak istiyorsanız, kayıplarınızdan, yaşadığınız sorunlardan ders alın. Sizi bu güne dek zarara uğratmış olan tutumlarınızı terk edin. Alacak verecek hesaplarınızı bitirin. Haklı çıkmaya çalışmak yerine, durumun hakkını verdiğinizden önce siz emin olun. Özgür olmak için, kendinize esir olmaktan kurtulun.
YAY veya Yükselen YAY:  Bu aralar sizi en çok korkutan şey kaybetmek… Tüketen, şekil değiştiren, zamanı dolan her şey, sizde endişeye yol açıyor. İhtiyaç duyduğunuz koşulları, imkanları, insanları, sizi besleyen, ayakta tutan kaynakları ve bağları elinizde tutamamaktan, ya da kaybolanların yerine yenisini koyamamaktan korkuyorsunuz. Oysa hayat yeniye yer açmak için daima eskiyi tüketir. Neyin ne zaman biteceğine siz karar veremez, zamanı geleni ne yapsanız tutamazsınız. Fedakarlıklarınız ya da geçici çözümler sadece kaçınılmaz olanı erteler. Bırakın hayat olsun…
OĞLAK veya Yükselen OĞLAK: Bazı sözler vermek, bazı bağlar kurmak, hayatınızın düzeni konusunda bazı kişilere güvenmek, ya da birilerine güvenceler vermek üzeresiniz. Bu sözler duygusal hayatınızla da iş hayatınızla da ilgili olabilir. O imzayı atmaktan, o sözü vermekten korkuyor, insanlara güvenemiyor ya da bağ kurmakta zorlanıyor olabilirsiniz… Korkmak yerine açık olmaya ve karşınızdakileri de açık olmak için cesaretlendirmeye çalışın. Devam etmemesi gereken bağları taşımayın. Taşımak istediğiniz bağları da, sürdürürebilir bir zemine çekin. Eğer her şeyi zora koşan sizseniz, bunu da fark edin 😉
KOVA veya Yükselen KOVA: Kurduğunuz ve sahip olduğunuz, size güven ve kalıcılık hissi veren herşeyin, konfor alanınızın devamlılığı için endişe ediyorsunuz. İş ve hayat düzeninizi korumak ya da daha iyi bir düzen kurmak istiyorsunuz. Bu düzeni sekteye uğratabilecek herşeyi de tehdit olarak görüyorsunuz. Bunun için endişe etmek yerine, kurduğunuz düzenin açıklarını, yaşama ve çalışma biçiminizin sağlıklı ve verimli ya da hayat içinde ayakta kalmaya uygun olup olmadığını kontrol edin. Yapmanız gereken düzeltmeleri yapın. Mutlu ve rahat olmak istiyorsanız, sorumluluk sahibi, bilinçli ve tutarlı davranın.
BALIK veya Yükselen BALIK: Bir başlangıç yapmanız, bir atağa kalkmanız, bir projenin alt yapısını oluşturmanız, ya da yeni bir zemin kurmanız gerekiyor. Ancak bunun için önce yerleştiğiniz rahat konumdan çıkmayı, ataletinizi atmayı kabul etmeniz lazım. Yaratıcı ve üretken olmak için dinamizm şart 🙂 Aşk dahi, ancak güvenlik sınırlarımızı açıp kalbimize ve hayatımıza birinin girmesini ve ortalığı biraz dağıtmasını göze almakla mümkün 😉 Çocuk yapmak isteyen Balıklar için de hamile kalmaya uygun bir zaman…

Kaynak: http://www.junoastrology.com

24 Haziran 2017, YENGEÇ Burcu’nda YENİAY; Tırtılın Dünyanın Sonu Dediğine, Usta Kelebek Der!

Kendinizi Affedebilmeniz için 5 Onaylama Cümlesi

kız

 

Çoğu kez, sizi affedebilen tek kişi sizsiniz. Hatalarınızı öğrenin, kabul edin ve yolunuza devam edin.

Affetmek ihtiyacı hakkında çok şey duyuyoruz. Bize zarar verenleri bağışlamanın özgür olmamıza yardımcı olacağını söylüyorlar. Ancak insanların kendilerini affetme ihtiyacı hakkında konuştuğunu kaç kere duydunuz?
Kişinin kendini bağışlaması başkalarını affetmesinden daha önemlidir, ama bunu genelde yapmayız.

Kendinizi uğruna azarladığınız şeyleri hiç düşündünüz mü? Durum ya da sorunlarınızdan kaç kez kendinizi sorumlu tuttunuz?
Kendimize verdiğimiz zarar, başkalarının bize neden olduğu kadar büyüktür. Bu nedenle, bu makalede, kendinizi bundan özgür bırakmanıza yardımcı olmak istiyoruz.
Bağışlamak kolay olmayacak. Aynı zamanda bu bir günde yapacağınız bir şey değildir. Bu bir süreçtir. Aşağıdaki onaylamaların büyük yardımı olabilir.
1. Kendimi şüphe, suç ve utancın yükünden özgürleştiriyorum.

Karşılaştığımız pek çok sorunun temel sebebi bu üç duygudur. Kendimizi bağışlamak devam edebilmek için şarttır. Buna şüphe, suçluluk ya da utanç yaşatan eylemler ya da sözler için kendimizi affetmek de dahildir.
Bununla birlikte, bu cümleyi kurmanın yanı sıra, bu duygularla yüzleşmeniz gerekiyor. Bu işin aslında zor kısmı. Artı, bu birçok insanın kaçtığı kısımdır.
Bu duygulara neden olan durumlara göz atabilmeniz için kendinizi bir an durdurun. Engelleri tanımak için kendinize bir dakikanızı ayırın.
Bu süreci dürüst bir şekilde uygulayın. Bu size kendiniz hakkında daha fazla bilgi verecektir. Ayrıca bunu yapmak gelecekte benzer durumlara karşı dirençli olmanızı sağlar.
Hatta bu sürecin sonunda, size şüphe hissettiren, suçluluk ve utanç duymanıza sebep olan şeylerin önemsiz olduğunu bulmanız bile mümkün.

2. Geleceği tam olarak yaşamak için geçmişi bırakıyorum.
Bazen, sahip olduğumuz tüm plan ve hedefler geçmişten dolayı boğuluyor. Bütün bu şeyler ve sizi inciten insanlar sizi geriye çekebilirler. Onların gitmesine izin vermezseniz, istediğiniz yere gitmenizi önleyebilirler.
Bağışlamak, sahip olmadığınız her şeyi düşünmeyi artık bırakmanız anlamına geliyor.
Genellikle bizi inciten şeyler için kendimizi affetmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bu aslında doğru değil.
Başkalarına bağımlı durumlar yüzünden eksiklikler ya da şartlar tarafından sıkıştığımız zamanlar olur. Örneğin, sevdiği kişi için doğru insan olmadığını fark edince kendini affedemeyen diğer insanlar var.
Herkesin ihtiyaç duyduğu şey olamaz. Ve karşınızdaki kişinin sizde aradığı şeyleri bulamamış olması sizin değerinizi azaltmaz.
3. Hatalarıma rağmen devam edebilirim.
Kültürümüz bize hatalar ve haksızlıklardan kaçınmamızı öğretir. Sonuç olarak, yanlış bir şey yaptığımızı hissedince, onun üzerine çok fazla odaklanıyoruz. Neyin yanlış gittiğini ve nedenini analiz ederek aylar ve hatta yıllar geçebiliriz.

Bu hatalar için kendinizi bağışlamak, hayatınızda yol almak için önemlidir. Herkesin her gün hatalar yaptığını unutmamalısınız. Bu normaldir. Hatalar, hayattaki gerçek öğretmenlerdir.
Unutmayın, her şey başlangıçtan itibaren iyi giderse, yeterince öğrenecek şeyiniz kalmaz. Yaptığınız her hatadan edindiğiniz deneyimler ve dersler hakkında konuşamazsınız.
Size çok pahalıya mal olan hatalar olduğu doğrudur. Bununla birlikte, bunların bile size bir şeyler öğretmesi gerekir.
Bundan böyle, her zaman öğrenmek için her hatayı bir ders olarak görün. Hatanız üzerinde düşündüğünüz zaman kendinizi bağışlayın. Hayatta bir sonraki adıma doğru ilerlemeye devam edin.
4. Hayatın verdiği iyi şeylerden dolayı minnettarım.

Sizden, hayatınızı daha iyi hale getiren insanlardan ve şeylerden oluşan bir liste yapmanızı rica edersek, bu listede kaç kişi ya da şey olurdu? Muhtemelen düşündüğünüzden daha fazla olduğunu fark edeceksiniz.
Kendini bağışlamak, yalnız olmadığını görmek ve öğrenmek demektir.
Yanlış yaptığınızı düşündüğünüz şeyler için kendinizi bağışlayın. Bunu yaptığınızda, iyiyi görmenin o kadar da zor olmadığını anlayacaksınız.
Bu ifade ile, dikkatinizi olumlu şeyler üzerinde yoğunlaştıracağınıza söz veriyorsunuz. Bu, zor bir şey gibi gelebilir. Bununla birlikte, yanlış bir bakış açısı ile olayları görmek için çok fazla zaman harcıyor olabilirsiniz.
5. Elimde olanlarla mümkün olanı yaptığımı kabul ediyorum.
Bazı durumlarda, hızlı bir şekilde karar vermemiz gerekir. Daha sonra, durumu bütünüyle görebilir ya da konu hakkında başka bilgi alabiliriz. Sonuç olarak, yanıldığımızı anlarız.
Yaptıklarınızın bir sonucu olarak, kendinizi suçlu hissedebilirsiniz. Bununla birlikte, suçluluk duygusunu sorumluluk duygusuna dönüştürmek daha iyidir. Bu, özellikle az miktarda bilgi ile hareket etmişseniz, doğrudur.
Sorumluluk aldığınızda kendinizi affedebilirsiniz. Durumu daha iyi hale getirmek için de çalışabilirsiniz. Yalnızca hatalarınızı hatırlamaya ya da suçlu hissetmeye odaklanırsanız hiçbir şeyi değiştiremeyeceksiniz.
Unutmayın, tüm zamanınızı şikayet ederek geçirmektense, girişimci olmak çok daha iyidir.
Sizi affedebilecek tek kişi aynada.
Hayatta ilerlemeyen insanlarla karşılaşmak normaldir, çünkü onlar affedilmek için sabırla beklerler. Durum sizin için de böyle mi? Ne kadar affedilmek istiyorsunuz? Bu gerçekten mümkün mü?
Gerçek şu ki sizi özgür bırakabilecek tek kişi kendinizsiniz.
O kişinin uzakta olduğu bir durumda kalabilirsiniz. Hatta sizi bağışlamak istemiyor ya da tamamen gitmiş olabilirler.
Siz bugün ilerlemeye başlamazsanız, tam bir hayat yaşayamayacağınızı unutmayın.

Kaynak: Sağlığa bir adım

Sunay Akından Anlamlı Bir Hikaye…

19420688_1538713789494200_6220101966665350844_n

 

DEFİNE HARİTASI
Harita tarihinin en ilginç eserlerinden biri 1581 yılında yayınlanır. Hannoverli protestan bir papaz olan Heinrich Bünting, Itinerarium Totius Sacre Scripture adlı kitabında İncil’deki coğrafi bilgiler hakkında yaptığı araştırmalara yer verir. Bünting’in kitabının sayfaları arasında Dünya, Avrupa ve Asya haritalarını da görürüz. Söz konusu Avrupa ve Asya haritalarının çizgi roman tarihinin ilkel örnekleri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü haritalarında Bünting, Avrupa’yı taçlı ve elbiseli bir kadın, Asya’yı da uçan kanatlı at Pegasus olarak çizmiştir.
Heinrich Bünting’in Asya haritasında dikkatle bakmamız gereken yer, “Küçük Asya” olarak tanıttığı Anadolu’dur. Bu toprak parçasından gözümüzü ayıramayaşımızın nedeni, Anadolu’nun Pegasus’un başı olarak çizilmesidir. Bu benzetme, akıllara elbette Nazım Hikmet’in ünlü dizelerini getirir:
Dört nala gelip uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim
Sunay Akın
Hayal Kahramanları

Unutmayın. İnsanlar ne dediğinizi ya da ne yaptığını unutabilirler. Ama nasıl hissettirdiğinizi unutmazlar.

rose

 

Johnston City, Illinois’de yaşayan Hal Steenson’ın Facebook’ta paylaştığı orijinal gönderi şöyle:
Neden çamaşır makinesine çamaşır atacağım  sırada deterjan olmadığını farkediyorum? Çöp torbası, rulo havlu, tuvalet kağıdı ve ampul almanın zamanı geldi de geçiyordu bile.
Neyse, markete gidiğ lazım olan şeyleri aldım ve kasaya doğru yöneldim. Önümde de 16 yaşlarında olduğunu tahmin ettiğim bir çocuk kasaya ilerlememi engelliyordu. Acelem olmadığından, çocuğun arkasında olduğumu farkedip yoldan çekilmesini bekledim.
Tam o sırada çocuk ellerini heyecanla havaya kaldırarak “Anneciğim, buradayım” diye bağırdı. O an küçük çocuğun engelli olduğunu anladım. Çocuk arkasında kasaya ilerlemeye çalışan beni görünce çok şaşırdı.
“Merhaba, adın ne bakalım senin?” diye sorduğumda çocuğun göz bebekleri büyüdü ve suratında şaşırmış bir ifade vardı.
“Adım Denny, annemle alışverişe geldik” diye cevap verdi gururluca. “Vay be” dedim ben de ve ekledim: “Ne güzel ismin var; Keşke benim adım da Denny olsa. Ama maalesef adım Hal”. “Halat gibi mi yani?” diye sordu. Ben de “Evet” diye cevapladım. Sonra da “Kaç yaşındasın Denny?” diye sordum. O da annesine “Anne ben kaç yaşındayım?” diye sordu. Annesi de Denny’e “Sen 16 yaşındasın Denny; şimdi iyi bir çocuk ol ve beyefendinin geçmesine izin ver.”
Annesinin orada olduğu görerek Denny ile yaz, bisikletler ve okul hakkında konuşmaya devam ettim. Birisinin dikkat odağı olduğundan dolayı kahverenginin gözlerindeki ışıltıyı gördüm. Birden arkasını dönüp oyuncak reyonuna doğru yol aldı.
Denny’nin annesinin suratında şaşırmış bir ifade vardı ve oğluyla konuştuğum için bana teşekkür etti. Çoğunun oğlunun suratına bile bakmadığını, neredeyse hiç konuşmadıklarını söyledi. Rica ettikten sonra aklıma nereden geldiğini tahmin etmediğim bir şey söyledim.
Ona “Cennetin bahçesinde kırmızı, pembe ve sarı güller vardır. Bir de mavi güller vardır. Mavi güller çok nadir, güzel ve ilgi çekicidirler. Gördüğünüz gibi Denny bir mavi gül. Eğer birileri mavi gülü yürekten koklamaz ya da dokunmazsa, cennetten bir parçaya erişme şansını kaçırmış olurlar” dedim.
Annesi biraz sessizleşti ve sonra “Peki siz hangisisiniz?” diye sordu.
Hiç düşünmeden cevap verdim: “Ben büyük ihtimalle nergis ya da kara hindibayım. Ama şüphesiz ki cennet bahçesinde olmayı seviyorum.”
Eğer hikaye kalbinizi ısıttıysa, lütfen paylaşmayı ihmal etmeyin. Unutmayın. İnsanlar ne dediğinizi ya da ne yaptığını unutabilirler. Ama nasıl hissettirdiğinizi unutmazlar.