Dolunayda Anka Kuşu Ritüeli

anette inselberg anka kuşu
Dolunay zamanları bitişleri ve sonlanmaları sembolize eder. Bizde kendimize olan kırgınlık ve kızgınlıklarımızdan kurtulmak için anka kuşu ritüelini yapacağız. Sessiz bir yere geçin ve aşağıdaki adımları takip edin.
Bu ritüeli yapmak için üstünüze sarı bir şey giyin ya da takın. Rahat ettiğiniz bir pozisyonda oturun. Önünüze sarı bir mum koyun ve yakın. Mumun sağ tarafına anka kuşu fotoğrafı koyun. Burnunuzdan yedi kere derin nefes alıp verin ve iyice gevşediğinizi hissettiğinizde şu cümleleri muma doğru söylemeye başlayın ‘’ Ruhumdaki, bedenimdeki ve zihnimdeki bütün olumsuz duygu ve düşünceleri bu mumun ışığında yok ediyorum. Beni aşağı çeken geçmişimden getirdiğim tüm kırgınlık ve kızgınlıklarımı bu mumun ışığında yok ediyorum. Bilinçaltımdan geçen fark etmediğim ve beni engelleyen tüm kalıplarımı bu mumun ışığında yok ediyorum’’ deyin ve mumu söndürün.

Şimdi anka kuşunun fotoğrafını sol elinizin avucunun içine alın gözlerinizi kapayın. Anka kuşunun sırtına bindiğinizi ve yukardan aşağıya sarı ışıkla yıkandığınızı imgelerken şu cümleleri üç kez tekrarlayın ‘’ Ben anka kuşu gibi küllerimden tekrar doğdum ve içimi saf sevgiyle doldurdum. Tekrar kanatlandım ve hayata tam ve bütün olarak katılmaya hazırım.Çok şükür’’
Burnunuzdan tekrar yedi kez derin nefes alıp verin ve hazır olduğunuzda gözlerinizi açın.
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Not 1: Mum mutlaka sarı olmalı
Not 2: Bu ritüeli gözünüz kapalı yapacağınız yerler olduğu için kendi sesinizle kaydedin ve adımları o şekilde yapın.
Not 3: Üç gün boyunca üstünüzde sarı bir şey bulundurun
Not: 4: Üç sabah boyunca üç kere ‘’anka kuşu gibi küllerimden doğdum’’ diye tekrarlayın
Not 5: Bu ritüel dolunaydan beş gün öncesinden yapılmaya başlanabilir.
Not 6: Bu ritüel dolunaydan beş gün sonra da yapılmaya devam edebilir

Bir Hint masalına göre;

anette inselberg hint masalı korku

 

Bir Hint masalına göre;
Kedi korkusundan, endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücü bu fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten korkmaya baslar. Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür. Kaplan olan fare, sevineceği yerde avcıdan korkmaya baslar. Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok. Onu eski haline döndürür..
Ve der ki ;
“Sen cesaretsiz ve korkak hayvansın. Sende sadece bir farenin yüreği var. O yüzden ben sana yardim edemem.”
Ünlü yazar Shakespeare, bu konuda şöyle diyor :
“İnsanların çogu sevmekten korkuyor,kaybetmekten korktuğu için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.
Yaslanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için.
Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.
Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.”

Şu andan itibaren korku yüzünden kendimi engellediğim kaçtığım her durumu serbest bırakıyorum ve şifalanmaya niyet ediyorum. A.İ.

Yeni Ayda Dilekleri Suya Söyleme Ritüeli

anette inselberg suya dilek dileme ritüeli 1

 

 

1)Cam bir sürahi alıyoruz ve içini suyla dolduruyoruz üzerine kırmızı bir kapak veya fiyonk koyuyoruz.
2)Sürahinin istediğimiz bölgelerine uğur böceği, nazar boncuğu ve gülen surat etiketi yapıştırıyoruz.
3)Sarı kağıdın iki tarafına seni seviyorum yazıp sürahinin üzerine yapıştırıyoruz
4) Başka bir sarı kağıdın iki tarafına ‘’sen çok değerlisin’’ yazıyoruz ve sürahinin üzerine yapıştırıyoruz.
5)Üçüncü sarı kağıdın her iki tarafına ‘’seninle gurur duyuyorum’’ yazıyoruz ve sürahinin üzerine yapıştırıyoruz.
6)Şimdi dileklerimizi sarı kağıdın tek tarafına yazıyoruz ve yazıyı sürahinin suya bakan tarafına yapıştırıyoruz.
Sürahiyi gece varsa balkonumuzda bırakıyoruz yoksa pencerenin önüne bırakıyoruz ve ertesi gün sabahtan itibaren yedi gün boyunca içiyoruz.
Not: Sürahideki su yarıya yaklaşınca suyu tekrar doldurun ki (evde kullandığınız içme suyuyla) yedi gün boyunca içebilesiniz.

Dilekleriniz kabul olsun inşallah.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Mutlu Olmak İçin Neler Yapmalı

anette inselberg mutluluk hormonları

 

1)Serotonin nasıl hissettirir: Neşeli, canlı, zinde
Serotonin eksikliğinde nasıl hissederiz: Depresif, karamsar, öfkeli
Serotonini yükseltmek için: Egzersiz yapın, güneş ışınlarından faydalanın, triptofan içeren gıdaları tüketin (yumurta, çikolata,peynir), düzenli uyuyun
2)Dopamin nasıl hissettirir: Keyifli, hayata bağlı, kendine güvenli
Dopamin eksikliğinde nasıl hissederiz: Üşengeç, unutkan, canı sıkkın
Dopamini yükseltmek için: Mutlu eden hobiler edinin, müzik dinleyin, c vitamini tüketin, tirozin içeren gıdalar tüketin (muz,salatalık)
3)Oksitosin nasıl hissettirir: Sevgi dolu, şefkatli, cömert ve paylaşımcı
Oksitosin eksikliğinde nasıl hissederiz: Yalnız, sevgisiz, huzursuz
Oksitosini yükseltmek için: Masaj yaptırın, hayal kurun,evcil hayvan besleyin, sevdiklerinize sarılın
4) Endorfin nasıl hissettirir: Neşeli, rahat, pozitif
Endorfin eksikliğinde ne hissederiz: Stresli, gergin, isteksiz
Endorfini yükseltmek için ne yapmalıyız: Acı biber yiyin, aşık olun, düzenli yürüyüş yapın, sizi güldüren videolar seyredin

alıntı bingülce yoga

Göz Yogası:Bu mucize teknik görme gücünü artırıyor, göz çevresini rahatlatıyor, ayrıca baş ağrılarını dindiriyor.

anette inselberg göz yogası

 

Bugünden itibaren 21 gün yapmaya niyet ediyorum.
Göz Yogası
Bu mucize teknik görme gücünü artırıyor, göz çevresini rahatlatıyor, ayrıca baş ağrılarını dindiriyor.
Günün büyük bölümü masa başında, bilgisayarın karşısında geçiyor. Öyle ki, yoğunluktan bazen gözlerimizi kırpmayı bile unuttuğumuz oluyor. Oysa bu gözlerimize yapacağımız en büyük kötülük.
Sürekli sabit bir noktaya baktığımız zaman gözümüzün uzak yakın fokuslama ayarı bozulur, bulanık ve çift görmeler başlayabilir. Sabit nokta konsantrasyonu sonucunda göz kırpmayı unutmaktan dolayı bir çok göz rahatsızlığı oluşur.
-Göz Kırpmazsak Ne Olur
Gözlerimizi temizlemek ve göz retinasını nemlendirmek için gözlerimizi kırparız. Göz küremizin dışa bakan bölümü, gün boyunca sürekli olarak etraftaki toz partiküllerine maruz kalır. Göz kapaklarımız her kapandığında, gözyaşı bezlerimizden salgılanan tuzlu salgı, gözümüzü bir anlamda dezenfekte eder.
Normal olarak, 4-6 saniyede bir gözlerimizi kırparak, bu olağan temizliği gerçekleştiririz. Ancak gözlerimizde hassasiyete neden olan herhangi bir koşul söz konusuysa, örneğin dumanlı bir ortamdaysak veya gözümüze bir şey kaçmışsa, gözün kendini bir an önce temizleyebilmesi için, daha sık göz kırpabiliyoruz. Göz kırpmamız sayesinde, gözlerimizin kurumasını da önlemiş oluyoruz.
Modernizmin götürüsü olan yakın mesafeye sürekli bakma alışkanlığımızın oluşturduğu birçok rahatsızlığı boş vakitlerimizde Göz Yogası yaparak düzeltebiliriz
-Dİnlenme Esnasında Göz Yogası
1. Çalışma
-Gözlerinizi rahatlatın
Bunun için göz kapaklarını biraz rahat bırakmanız gerekecek. Peki bu nasıl olacak?
Avuç içlerinizi birbirine sürterek ısıtın, sonra göz kapaklarınızın üzerine koyun. Gözlerinizi saat yönünde hareket ettirin. Ardından gözlerinizle havada yatay bir 8 rakamı çizmeye çalışın. Bir egzersizden diğerine geçerken, gözlerinizi dinlendirmek için ısıttığınız avuç içlerinizi göz kapaklarınızın üzerine koymayı ihmal etmeyin.
2. Çalışma
-Başparmağınıza fokuslanın
Burnunuzun ucuna yaklaştırdığınız başparmağınızı görmeye çalışın. Belki bakışınız net bir şekilde olamayacak ama önemli değil.
Yoga, göz egzersizlerinde de denemeye çok önem veriyor. Birkaç deneme sonrasında daha iyi olacaksınız. Bu egzersiz sırasında tam 6 kasımız çalışıyor. ınanılmaz ama vücut enerjisinin yüzde 25’i görme sürecinde görev alıyor.
3. Çalışma
-Tazelenmiş bakışlar…
Göz yogasının ardından gözlerinizde bir yorgunluk hissedebilirsiniz. Ama bakışlarınızın eskisinden daha zinde olduğunu fark edeceksiniz.
Tabii göz yogası da tıpkı vücut yogası seansında olduğu gibi bir bitişi hak ediyor. Evdeyseniz, gözlerinizi lavanta kokulu bir yastıkla kapatabilir ve 10 dakika dinlendirebilirsiniz. Bürodaysanız ensenize yapacağınız küçük dokunuşlarla rahatlayabilirsiniz.
-Trataka / Göz Yogası Çalışmasının Temel Hatları
Sanskrit dilinde Trataka’ nın kelime anlamına baktığımızda ona, dik bakış, dikkatli bakış gibi anlamlar yükleyebileceğimizi görürüz. Bu ismi ve bu isim altında toplanmış çalışmaları kısaca tarif edecek olursak ” Kişinin bir nesne ya da düşünce üzerinde bakışlarını ve dikkatini sabit tutmasıdır. ”
Trataka / Göz Yogası çalışmasının temel hatlarını aşağıda bulabilirsiniz. Trataka en temel konsantrasyon çalışmalarından biridir ve meditasyon heveslisi olan herkesin düzenli olarak her gün yapması tavsiye edilir.
1-) Başlangıç Mantrası:
Om Sahanavavatu,
Sahanou bhunaktu
Saha viryam karavavahai
Tejasvinavadhitamastu
Ma vidvişavahai
Om Şanti, Şanti, Şanti
Anlamı:
Om. (Evren) Hepimizi korusun,
Hepimizi beslesin.
Birlikte büyük bir enerji ile çalışalım.
Çalışmamız aydınlatıcı olsun ve meyve versin.
Birbirimizden nefret etmeyelim.
Om, huzur, huzur, huzur.
2-) Göz çalışmaları:
a. Göz kürelerinin yukarı-aşağı hareketi: toplamda 10 kez tekrar edilecektir.
b. Dinlenme: Basit avuçlama
c. Göz kürelerinin sağa ve sola hareketi: toplamda 10 kez tekrar edilecektir.
d. Dinlenme: Basit avuçlama
e. Göz kürelerinin döngüsel hareketi
i. Önce, saat yönünde 10 tur
ii. Dinlenme: Bas-bırak avuçlama
iii. Sonra, saat yönünün aksine 10 tur
iv. Dinlenme: Bas-bırak avuçlama
3-) Mum ışığı konsantrasyonu:
a. Mum alevine odaklanma: Alevin tamamına gözümüzü kırpmadan 30-60 saniye arası konsantre oluyoruz. Özellikle çok fazla zorlamıyoruz, tersine bakışlarımız rahat ve gevşek olmalı. Sakin ama kararlı bir şekilde direkt olarak mum alevine bakıyoruz.
b. Dinlenme: Bas-bırak avuçlama
c. Fitilin ucuna yoğun odaklanma: Şimdi fitilin uç kısmına bakıyoruz. Yine tamamen konsantreyiz ama bakışlarımız yine rahat ve gevşek.
d. Dinlenme: Sabit baskılı avuçlama
e. Odaklanmama:
i. Önce alevin tamamına odaklanalım.
ii. Sonra kademesel olarak, odaklanmadan genel olarak aleve bakalım. Böylece alevin çevresindeki görüntünün değiştiğini, hatta alevin çevresindeki hareyi, aurayı gördüğümüzü fark edelim. Yaklaşık 1 dakika bu şekilde kalalım.
iii. Tekrar dikkatimizi yoğun odaklanma ile aleve bir kaç saniye yönlendirelim.
iv. Şimdi gözlerimizi kapatalım ve kapalı gözlerimizin gerisinde mum alevinin aynı şekilde canlandığını görelim.
f. Dinlenme: Basit avuçlama – 5 tur Brahmari ile (dişi arı sesi çıkar)
4-) Sessizlik: 5 dakika derin sessizlik
5-) Kapanış Mantrası
Om asato ma sat gamaya
Tamaso ma jyotirgamaya
Mrtyor ma amrtangamaya
Om şanti, şanti, şanti.
Anlamı:
Om. Hepimiz gerçek olmayandan gerçek olana,
karanlıktan ışığa,
ölümlülükten ölümsüzlüğe (doğru gidelim)
Om Huzur, Huzur, Huzur.
-Mum ışığı: Mutlaka sabit bir aleve, göz hizasında bakmak gereklidir.
-Göz çalışmaları: Bu çalışmalar esnasında, başımız hiç oynamıyor. Sadece göz kürelerimiz hareket ediyor.
-Mum ışığı konsantrasyonu: Bu çalışmaları yaparken yüz kaslarımız gevşek ve yüzümüzde yumuşak bir ifade olmalı. Ayrıca gözlerimizi aşırı zorlayacak herhangi bir çalışma içine girmememiz gerekmekte. Bu çalışmalarda gözlerimizi açtığımız zaman direkt olarak mum ışığına bakmıyoruz, bunun yerine gözlerimizi yeri takip ederek yavaşça yukarı kaldırıyoruz.
-Avuçlama: Avuç içleri tam göz kürelerimizi içine alacak büyüklüğe sahiptir. Avuçlama sırasında ellerimizi hafifçe bükeceğiz. Gözlerimizi ellerimizle kapattığımızda, ellerimiz gözlerimize değmemekte ve ellerimiz göz çevresini tamamen kapatmakta yani gözümüzü açtığımızda tamamen karanlık görmemiz gerekmektedir.
Derlenmiştir..

Aboriginal mesajlar&Marlo Morgan

anette inselberg aborjinler
•Bir kimse kızdığı zaman,yaşam enerjisi,su ya da kaygan kayalar gibi akmak yerine,her iki tarafa itilir ve keskin uçlu bir hale gelir.Bu,bedenin içine girer ve organlara zarar verir.
Kızgınlık aynı,bedende yara açan ve çıkarılması zor mızrak gibidir.
•Gücenmenin uçları da sivridir ama onunkilerin uçlarında bir diken vardır,onun için bu insanın içine saplanır ve daha uzun süre orada kalır.Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır çünkü ondan daha uzun sürer.
• Haset,kıskançlık ya da suçluluk endişeden daha karmaşıktır ve düğümler karnında ya da derinin altında olabilir ya da bir başka yerdeki yaşam akışını yavaşlatabilir.
•Üzüntü çok küçük bir bozulmaya neden olur.Ve keder aslında sevgi bağı olan bir çeşit üzüntüdür.Bu hayatta kalan kişinin ömrü boyunca sürebilir.
•Korku bazı şeyleri sona erdirir.Korku kan akışını,kalp atışlarını,solunumu, düşünceyi,sindirimi her şeyi bozar.Korku ilginç bir duygudur çünkü bu,aslında insansı değildir.Bu duygu çok kısa süreli bir hayatta kalma rolüne hizmet ettiği hayvanlardan alınmıştır.Hiçbir hayvan korku içinde yaşayamaz.İnsanların aslında korku duyacakları hiçbir şey yoktur.Onların kendilerinin sonsuzluk olduklarını biliyorlardı.
Şimdiyse korku gezegenimizi çevreleyen temel bir enerji gücü haline geldi.Korkunun içimizde yol açtığı zarar işte böyledir.
•İnsan yaşamı bir spiraldir,bizler sonsuzluktan geliriz ve daha yüksek bir düzeyde oraya geri dönmeyi umarız.Zaman bir dairedir.Ve bizim ilişkilerimiz de bir dairedir.Bizler Aborijin çocuklar olarak,yaşamın ilk yıllarında her bir daireyi, her bir ilişkiyi kapatmanın önemini öğrendik.Eğer bir anlaşmazlık varsa biz bu çözümlenene kadar uyanık kalırız.Biz yarın ya da ileriki bir tarihte çözüm bulmayı umarak gidip uyumayız.Bu, daireyi uçları kırılabilir bir halde açık bırakmak olur.
•Sen bu dünyaya bir ruhsal farkındalık düzeyinde geldin ve buradan daha genişlemiş bir düzeyde ayrılma fırsatına sahipsin.

İnanılmaz Etkili… Hayatına Bolluk Bereket Gelsin İsteyenler 11 Ağustos’daki Yeni Ayda Mor Kurdeleli Cam Kavanoz Ritüelini Mutlaka Yapmalı…

anette inselberg bollul bereket yeni ay ritüeli

Merhabalar Cancan’ lar,
Bir süredir bolluk bereket için ne yapabilirim, para geliyor ama elimde tutamıyorum, işim yok nasıl iş bulabilirim gibi çok sayıda mesaj alıyorum…
Ben de tüm bu sorunlara ilaç olabilecek harika bir yeni ay ritüeli hazırlamaya karar verdim..
İşte malzemeler:
Bir cam kavanoz
Mor bir kurdele
Bir avuç pirinç, lavanta ve çörek otu
Bir kaşık şeker
Ve sitrin taşı
Ritüelin Hazırlanışı
Şimdi kavanozu elimize alıyoruz içine sitrin taşını, çörek otunu, lavantayı, pirinci ve şekeri koyuyoruz en son kavanozu kapatıp mor kurdeleyi bağlarken şu cümleyi üç kez söylüyoruz
”Hayatıma her türlü hayırlı kaynaktan bolluk bereketin hızlıca, kolaylıkla gelmesi ve iş kapılarımın açılması için neler mümkün…”
Ve kavanozu mutfakta görünür bir yere koyuyoruz ve kavanozu gördükçe cümlemizi tekrar ediyoruz…
İşte bu kadar basit…
Tarifi benden yapması sizden…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyor bolluk ve bereketin her daim hayatınızda olmasına niyet ediyorum…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

11 Ağustos Güneş Tutulmasında Evinizin Enerjisini Yükseltme Ritüelleri

anette inselberg güneş tutulması ritüeli

Son zamanlar da evinize girdiğinizde üstünüze bir ağırlık çökmeye başlamışsa, işinizde, özel hayatınızda bazı tatsızlıklar baş göstermeye başlamışsa mutlaka bu yöntemleri yapmalısınız…
1)Adaçayı veya kurumuş zeytin dalı yakma zamanı…
Bir tasın içine adaçayı ya da zeytin dalını koyun ve ucundan azcık yakıp söndürün. Tasın dumanı çıkarken tüm odaları tütsüleyin… Bunu yaparken her odaya girdiğinizde önce bir köşe seçin ve soldan sağa (saatin ters yönünde olacak şekilde) tüm köşeleri gezin ve gezerken şöyle deyin: Bu odadaki negatif enerjinin gitmesini hayatıma bolluk bereket şans girmesini seçiyorum…
2)Evde temizlik zamanı…
Alın elinize bir kova ve bleda ve temizleme suyunun içine elma sirkesi, karanfil ve lavanta atın sonra evinizi bu karışımla bir güzel silin…
3)Evde kullanmadığınız eşyaları ayıklama zamanı
Ev gerçekten dipsiz bir kuyu gibi. olur olmaz bir sürü şeyi sağa sola dolap ve çekmecelere doldurup duruyoruz. Ve aldıklarımız bunun içinde senelerce kullanılmayı bekliyor.
Geçiyoruz dolapların önüne iki seneden fazla kullanmadığımız ne varsa ayıklıyoruz torbaya koyup bir hayır kurumuna bağışlıyoruz. Valla burdan bile bana ferahlık geldi
4) Evde sevdiğin şeyleri yapma zamanı…
Biraz kendine ve sevdiğin şeylere vakit ayırma zamanı… Dans et, film izle, kitap oku, müzik dinle… Seni mutlu eden ne varsa bunu her gün yarım saat yap…
5) Reiki, Meditasyon, Yoga ,Tai chi
Bu ya da benzeri uygulamalardan birini biliyorsan her gün bir odada bu çalışmalarını yapmaya başla… Kısa zamanda evin enerjisinin nasıl yükseldiğini fark edeceksin…
6)Evi Yeşillendirme Zamanı
Salona, oturma odasına, balkona bitki alma zamanın gelmiş demektir. Evin içinde yeşillik görmek insana sakinlik ve huzur hissi verir. Beğendiğin bitkileri al, yerlerine yerleştir ve sularken onlarla konuş, evine sevgi ve huzur yaymalarını rica et…
Kısa zamanda evindeki huzur ortamının nasıl geliştiğine inanamayacaksın…
7)Evini süslediğin kırılmış objeleri, yapma çiçekleri temizleme zamanı…
Bazen sevdiğimiz objeler kırılıyor ama yine de atmaya kıyamıyoruz. Çekmeceye, dolaba kaldırıveriyoruz. Onları artık atma zamanı geldi. Haydi hemen kalkın çekmece ve dolapları karıştırın. Kullanmadığınız, kırılmış, çatlamış yapay olan ne varsa evin dışına çıkarın…
Yukardaki yedi ritüeli hemen uygulamanızı öneririm…
Böylelikle eve girdiğiniz de mutlulukla mırıldanan bir kedi gibi siz de kendi köşenize huzurla kıvrılabileceksiniz…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyorum cancanlar,
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

8.8.8 RİTÜELİNİ MUTLAKA YAPIN…

dört element ateş

Bugün 08.08.2018 bol sekizli ve özel bir gün. Sekiz sayısı sonsuzluğu yaratıcı enerjiyi simgeler. Aynı zamanda ağustos ayı aslan burcunun yani ateş elementinin ayıdır.

Sırasıyla 8.8.8 ritüelinin maddelerini yazıyorum. Tüm dilekleriniz çoktan kabul oldu bile.

1)  Üç adet kırmızı  mum alıp yukarı bakan üçgen (ateş elementi) şeklinde ateşe dayanıklı büyük bir altlıkla (üç küçük altılık- her muma bir altlık-  da olabilir) masaya koyuyorsunuz ve bu üçgenin  ortasına bir bardak su koyuyorsunuz.

2) Dileklerinizi beyaz bir kağıda kırmızı kalemle yazıyorsunuz. Dilekleriniz olumlu ve şimdiki zaman olmalı.

Yeni işime başladım.

Yeni evim harika.

Annemle aram çok iyi bugün çok güzel vakit geçirdik gibi…

3)Akşam dokuzdan sonra mumları yakıyor ve dileklerinizi yazdığınız kağıdı suyun içine koyuyorsunuz. Dileklerinizi suya koyarken ”TÜm dileklerimin benim ve bütünün ve ilgili herkesin en yüksek hayrına en hızlı şekilde olmasını şeçiyorum… seçiyorum ve seçiyorum”  diyorsunuz

4) Yüksek enerjili dilek alanınıza akşam hiç dokunmuyorsunuz.

5)Sabahleyin mumdan kalanları, kağıdı ve suyu evinizin yakınındaki bir bahçeye ekerken tüm dileklerim çoktan oldu çoktan oldu çoktan oldu diyorsunuz.

Bu özel günde dileklerimizin olmasına niyet ediyorum. Hepinizi kocaman kocaman öpüyorum cancanlar…

Sağlıcakla,

Anette inselberg

 

SEVGİYİ Tuşlarla mı Yazıyorsunuz?

anette inselberg sevgi

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, …”Fast live”, “Fast food”, “Fast music”, “Fast love”…

Dikte ettirilen “yükselen değerler”, “in” ler, “out” lar…
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.
… Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar,
Size sesleniyorum!

Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?

Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?

Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?

Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?

(Müşfik Kenter-) :

Allah muhabbetinizi artırsın dileğinde hem sohbetin, hem sevginin artması temennisi var.

anette inselberg muhabbet

 

Birkaç ay önce eski bir arkadaşım sormuştu, “Sen bu adamı çok sevdin, neden?” diye. “Konuşabiliyoruz, dedim ve bu o kadar müthiş bir şey ki, hiç susmasın, hiç susmayayım istiyorum.” Anlatacak çok şeyimiz varmış birbirimize. Çok çay soğuttuk, çok geç kaldık, uykusuz kaldık, asansörün düğmesine basmayı çok unuttuk konuşacağız diye. Anlat, doğduğun günden itibaren anlat, diye oturtmuştum bir gün karşıma.

Her şeyi dinledim. Çocukluğunu, gençliğini, okul anılarını, akrabalarını, aşklarını, kızgınlıklarını, kırgınlıklarını, hayallerini, pek çok şeyi. Kırklareli’ne gidince akrabaları kendilerini tanıttı ama zaten tanıyordum. Bana onu anlattılar, içimden hep “bunu dinlemiştim Nedim’den” dedim. Konuşabiliyor olmanın ne kadar kıymetli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Yapılacak ve baş edilecek bir sürü işle bıraktı beni, şimdi sürekli “Nedim’e sorsam ne derdi, ne yapardı” diyorum ve hepsinin cevabı var.

Demek ki konuşmuşuz, demek ki dinlemişim. Bu ramazanda bir yere iftara gittik. Yan masaya genç bir çift oturdu ve iftar boyunca hiç konuşmadılar. Genç adam bir kez “su koy” dedi ve kız ona su doldurdu, o kadar. O masadaki negatif enerji aktı durdu bizim masaya. Göz ucumuzla izledik. Ben bi ara “Hadi gel konuşalım onlarla, biz onlardan büyüğüz, ömürlerini böyle zayi etmesinler” dedim. “Bırak zamanla anlarlar” dedi.

Keşke konuşsaydık, belki daha erken anlarlardı sohbetin kıymetini. Eğer gidip konuşsaydık derdim ki; “açın ağzınızı, gönlünüzü, kalbinizi birbirinize, susmayın. Eski dilde sevginin kelime karşılığı “muhabbet”; her iki anlamıyla da doğru. Allah muhabbetinizi artırsın dileğinde hem sohbetin, hem sevginin artması temennisi var.

O olacak ki, bu da olsun…” Şanslıyım ki bu muhabbeti tatmış, kıymetini bilmişim; bugün hala sesi, sohbeti kulağımda. Yıllar önce öğrenmiştim; Mevlevilikte ölünmez, susulur derler.

O yüzden mezarlıklarının girişine Hamuşân yazarlar; yani “susmuşlar…” Ben biliyorum sevgilim ölmedi, sustu; giderken de bana iç sesini bıraktı; yapmam gereken tek şey bundan sonra yüreğime konuşmak ve oradan gelecek sese kulak vermek…
Oyuncu anne- Şermin Yaşar
alıntı

Kırlangıçları hep çok sevdim.

anette inselberg kırlangıç

Kırlangıçları hep çok sevdim.
Ayvalık’ta bir açık hava otelindeyim, resepsiyon da açıkta. Resepsiyonun köşesinde bir kırlangıç yuvası var; üç yavru, kafalar dışarda, gagalar açık. Anne ve baba gidip gelip yiyecek getiriyorlar ve ayrı zamanlarda geldikleri için birbirlerini görmüyorlar. Anne birinci yavruya yem veriyor, birazdan baba gelip ikinciye, anne tekrar geldiğinde üçüncüye, baba gelip birinciye. İnanılır gibi değil, sırayı hiç şaşırmadılar: ADALET.
Akşama doğru sudan çıktım, baktım yuvaya siyah bir kedi yaklaşmış. O ufacık ana baba canhıraş bir şekilde dalıp, çıkıp kediyi uzağa kadar kovaladılar: CESARET.
Otel sahibi şunları anlattı: bahar başlarında göçten döndüklerinde yuvanın bulunduğu bölümün kapalı olduğunu görünce, resepsiyon görevlisinin kaldığı odaya girip çıkıp onu uyandırmışlar: AKIL.
Sabah su içmek için fiskiyenin üzerinde dolaşıp çığlıklar atıyorlardı, ta ki fiskiye açılana kadar: İLETİŞİM.
Yuvalarını öyle bir yaparlar ki yıllarca dayanır: KALİTE.
Yazları sıcak ülkelere göç ederler: YENİLİK.
Onların yaptığı yuva, diğer kuşların saman çöplerini üst üste koyarak yaptığı dingildik yuvalara hiç benzemez. Benzer bir yuva yapabilen başka bir kuş yoktur: FARKLILIK.
Hiç kırlangıçları bir yerde pineklerken hatırlıyor musunuz?
Devamlı uçarlar: ÇALIŞKANLIK.
İnanılmaz hızlıdırlar, su zerresini havada yakalarlar: HIZ.
Binlerce mil uzaktan hep aynı yuvaya dönerler. Ömürlerinin sonuna kadar yuvalarına bağlıdırlar: YURT SEVGİSİ
Kırlangıçları hep çok sevdim.
Ahmet Şerif İzgören

YÜZ HARİTASI BEDENİNİZİN HANGİ BÖLÜMÜNÜN HASTA OLDUĞUNU VE NASIL BAŞA ÇIKABİLECEĞİNİZİ SÖYLÜYOR.

anette inselberg yuz hastalık tedavi organ
Geleneksel Çin Tıbbı, yüzümüzün sağlığı hakkında çok şey söylüyor. Aslında yüzümü, iç organlarımızın durumunu belirten harika bir göstergedir. Yüzyıllarca birçok şifacı bu metodu kullanmıştır.
Yüzümüzün derisi oldukça hassastır ve içsel problemlerden ve değişen sağlık durumundan etkilenir.
Ayrıca yüzün her bölümü spesifik olarak bir organa bağlıdır.
Değişen yüz rengi, sivilceler veya döküntüler bir organda dengesizlik olduğunun işareti olabilir.
Bu yazıda, kadim bir bilgi olan Yüz Haritası ile yüzdeki belli bölgeler ve organ bağlantılarını ve bu bilgileri nasıl kullanabileceğimize dair açıklamaları bulabilirsiniz.
1. BURUN / KALP
Burundaki değişimlerin işaret ettiği problemler arasında hipertansiyon, zehirlenme, dolaşım bozukluğunu sayabiliriz.
Çözüm olarak beden detoksu, hareketli bir yaşam ve düzenli yeşil çay tüketimi önerilir.
2. ALIN / İNCE BAĞIRSAK ve MESANE
Yağlı ve şekerli yiyecekler, alkol, sigara kullanımı ve stres alında değişimler olarak kendini gösterir.
Yeterince uyku ve bol su önerilir. Fazla alkol tüketiminden kaçınmak, dengeli ve sağlıklı bir beslenme biçimi seçmek çözümü destekler.
3. ÇENE ve AĞIZ / HORMONLAR
Bedenin susuz kalması hormonların dengesizleşmesine sebep olur. Baharatlı, kurutulmuş, çok tuzlu veya kafeinli gıda tüketimi de aynı şeye sebep olur.
Çene ve ağızdaki sorunlar geçinceye kadar tüm bu gıdalardan uzak durulması önerilir.
Hormonal dengesizlik genetik de olabileceği için bu gıdalardan uzak durmak yeterli olmayabilir.
4. KAŞLARIN ARASI / KARACİĞER
Eğer mide kaynaması yaşıyorsanız, karaciğer tam kapasite çalışmıyor demektir. Sindirim sistemini kuvvetlendirmek ve sağlıklı beslenme şarttır. Daha fazla fiziksel aktivite sindirim sistemini kuvvetlendirmenin iyi bir yoludur.
5. KAŞ ÜSTÜ / BÖBREK
Zayıf kalp kasları, fazla alkol tüketimi, sigara kaş üstünde problemlere yol açar. Kafeinden, sigaradan ve alkolden uzak durarak çözüme ulaşılır.
Bol su içmek böbrek fonksiyonları için çok önemlidir.
6. BOYUN ve ELMACIK KEMİKLERİ / MİDE
Kafein, şeker, alkol ve yağ mide problemlerinin olası sebeplerindendir.
Ayrıca baharatlı yiyecekler tüketmek, gece geç saatlere kadar uyanık kalmak, stresli ortamlarda bulunmak da mide problemlerinin sebebi olabilir.
Sağlıklı alışkanlıklar kazanmak ve daha fazla meyve tüketimi önerilir. Aynı zamanda pozitif enerji veren insanlarla birlikte olmak ve stresli durumlardan uzaklaşmak sağlık sürecini destekler.
7. YANAKLAR / BÖBREK ve AKCİĞER
En genel sebep sağlıksız beslenme alışkanlıkları, çok şeker tüketimi, stres ve sigaradır.
Sağlıklı beslenme, bol su ile cilt kendi kalitesine ulaşır.
8. YANAK ÜSTÜ / AKCİĞER
Kirli hava, sigara tüketimi akciğer sorunlarının baş sebebidir. Çözüm için temiz havada bulunmak, sigara kullanılan yerlerde bulunmamak, kullanılıyorsa sigarayı bırakmak gerekir.