Hayatınızı sabote eden 12 zehirli düşünce

1915[1]

 

Her gün bir diğerinin aynısı mı? Sürekli kurban rolünde misiniz? Hep kendinizin mi haklı olduğunu düşünüyorsunuz. Tebrikler sizi kemirip bitiren 12 zehirli düşünceden 3’üne hali hazırda sahipsiniz. İşte listenin geri kalanı. Okuyun ve hayatınızı kemiren o zehirli sarmaşıklardan kurtulun.
Hayatınızı sabote eden 12 zehirli düşünce
Güne mutsuz başlıyor, hayatınızın hiç değişmeyen bir kısır döngü tarafından yönetildiğini düşünüyor ve bunun için başkalarını mı suçluyorsunuz? O zaman, belki farkında bile olmadığınız bazı‘zehirli‘ düşüncelerden kurtulmanız gerekiyor demektir. Huffington Post gazetesi, o düşünceleri 12 maddede derledi:
1- Kurban olduğunuzu düşünmek
Siz bir kurban değilsiniz. Sorunlarınızdan dolayı başka insanları ya da koşulları suçlamayı bırakın. Şu an hayatta olduğunuz yerden memnun olmamanız, durumunuzu değiştirmek için kişisel sorumluluk alamayacağınız anlamına gelmez. Dolayısıyla kurban psikolojisinden çıkın çünkü bu hiçbir işe yaramaz. Esasında, başarılı olmanızı da engeller. Şunun farkına varın ki, ‘kader’inizden sadece ve sadece siz sorumlusunuz.
2- Başkalarını değiştirebileceğinizi düşünmek
Değiştiremezsiniz. Değişmek istemiyorlarsa ya da bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlarsa, bütün çabalarınız boşuna demektir. Dolayısıyla başkaları için endişelenmeyin. Onları oldukları gibi sevmiyorsanız, birlikte vakit geçirmeyin. Şunu bilin ki, onları değiştirme hakkınız da yok.
3- ‘Gerçek’lere sürekli direnen düşünceler
Bazı şeyleri, hatta çok fazla şeyi değiştirebilirsiniz. Kilo verebilir, daha iyi bir iş bulabilir, üniversiteye dönebilir, evliliğinizi düzeltmek için çaba harcayabilirsiniz. Fakat değiştiremeyeceğiniz şeyler de var. Patronunuzun ‘sinir’ bir tip olduğu gerçeğini değiştiremezsiniz. İş değiştirebilirsiniz ama patronunuzu değiştiremezsiniz. Kira ya da ev kredisi ödemek zorunda olduğunuz gerçeğini değiştiremezsiniz. Ama bunlara direnmekten vazgeçebilirsiniz. Değiştiremeyeceğiniz şeylere direnmek sizi sinirlendirmekten ve üzgün hissettirmekten başka hiçbir işe yaramaz. Dolayısıyla değiştirebileceğiniz şeyler konusunda harekete geçin ama değiştiremeyeceklerinizi de kabul edin.
4- ‘Komşunun tavuğunun kaz olduğunu’ düşünmek
‘O kız kadar güzel ya da o adam kadar zengin olsaydım, o zaman mutlu hissederdim‘. Bu tür düşünceler doğru değil. Başkalarının hayatının sizinkinden daha iyi olduğunu zannetmeniz, bunun gerçekten öyle olduğu anlamına gelmez. Belki de o güzel kız çocukluğunda çok zorlu bir ev hayatı yaşadı ve hayatını düzene sokmakta zorlanıyor. Ve belki de o zengin adam işinde o kadar çok vakit geçiriyor ki, ailesini hiç göremiyor. Komşunun tavuğu kaz değildir. Kendi elinizdekileri takdir etmesini bilin.
5- Başka insanlardan beklentiler
Beklentiler, siz her ne kadar mantıklı olduğunu düşünseniz de, mutluluğu öldürebilir. Sırf siz öyle istiyorsunuz diye insanlar bir şeyleri yapmak zorunda değil. Beklentilerinizin kişisel deneyimleriniz ve önyargılarınızdan kaynaklandığının farkına varın. Bunların başka insanların da önceliği olmasını beklemeyin. Siz de muhtemelen yapmak istemediğiniz şeylerin sizden beklenmesinden hoşlanmıyorsunuz. Dolayısıyla başka insanlara dayatmalarda bulunmayın. Davranışlarından hoşlanmıyorsanız ya onları öyle kabul edin ya da ilişkinizi bitirin.
6- Hayatınızda birinin olmasının sizi tamamlayacağı düşüncesi
Siz kendinizi zaten ‘tam‘ hissetmiyorsanız, bir sevgiliniz olması sizi tamamlamaz. Dahası, ‘sizi mutlu etme zorunluluğu’, diğer kişi üzerinde büyük bir baskı yaratır. Hayatınızda biri olsun ya da olmasın, kendi kendinizle mutlu olmanız gerekiyor.
7- Haklı olduğunuzu her zaman kanıtlamak zorunda hissetmek
Bazı insanların ‘haklı‘ olduklarını kanıtlamak için ölümüne savaşmaları insanı şaşırtıyor. Amaç ne? Zayıf, savunmasız veya aptal görünmek istemiyor olabilirler. Fakat hatalı olduğunuzu itiraf etmek çok daha asil ve olgun bir davranış. Dahası, herkesin fikirleri farklıdır. Bırakın siz istediğiniz gibi, onlar istedikleri gibi düşünsün.
8- Başka insanların ne düşündüğü konusunda endişelenmek
Size ne? Sizi yargıladıklarını mı düşünüyorsunuz? Kimse sizi, sizin kendinizi yargıladığınızdan daha fazla yargılamıyor. Diğer insanlar kendilerini yargılamakla öyle meşgul ki, size ayıracak vakitleri yok. Dolayısıyla nasıl mutlu hissediyorsanız öyle davranın. Ve eğer diğerleri sizi yargılıyorsa, bu sizin değil onların sorunu.
9- Tek bir doğru ve tek bir yanlışın olduğunu düşünmek
Objektif bir doğrunun var olduğunu düşünmeyi seviyoruz ama bu bir yanılsama. Öyle bir şey yok, sadece subjektif gerçeklikler var. Bir kişinin ‘doğru‘ bulduğu şey, bir başkası için yanlış olabilir. Herkes bir şeyleri doğru buluyor çünkü o ‘şey‘, hayatına ve dünya görüşüne uyuyor.
10- Hazırlıksız hissettiğiniz için gelecek hakkında endişelenmek
‘Endişelenmek, istemediğiniz bir şey için dua etmektir‘ diye bir deyiş vardır. Bunun yerine şu anı yaşayın. Gelecek hakkında endişelenmeyi bırakın çünkü onu sadece bir yere kadar kontrol edebilirsiniz.
11. Paranın mutluluk getirdiğine inanmak
Paraya ve başarıya önem veren kapitalist bir düzende yaşasanız bile, varlıklı insanların çok parası olanlardan daha mutlu olduğu illa ki doğru değil. Bankada beş kuruş parası olmadan veya sıradan işlerde çalışarak da mutlu olan insanlar olduğu gibi, mutsuz milyarderler de var. Mutluluğa zengin olarak ulaşabileceğiniz fikri gibi bir tuzağa düşmeyin.
12- Geçmişin geleceğinizi belirlediğine inanmak
Geçmişte hata yapmış olmanız, geleceğinizi daha iyi bir hale getiremeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Fakat kendinizi geçmişiniz yüzünden ‘işe yaramaz’ diye damgaladıysanız, ‘işe yaramaz‘ tavrınızı geleceğe de taşırsınız.
KAYNAK: DİKEN.COM.TR
Bunların üstesinden gelmek için reiki seminerlerime katılın enerjinizi yükseltin access bilinçaltı temizliğine katılın korku ve endişelerinizi dönüştürün, kendini sev hayatını iyileştir seminerine katılın hayatınızın patronu olun…

Kayıt içinAnette: 0536 798 68 68

Sağlık Derecenizi Ve Ne Kadar Yaşayacağınızı Tahmin Eden Dr. Araujo Testi

 

Öncelikle bunun tahmin yürütmek amacıyla kullanılan, ve insanları hareketsiz yaşam tarzından uzaklaştırmayı hedefleyen bir test olduğunu unutmayınız. Hiç kimse, kimsenin ne kadar yaşayacağını kesin olarak asla bilemez!

İlk olarak Dr. Claudio Gil Araujo’nun yardımıyla bir grup araştırmacı tarafından sporcuların başarılı olabilme kapasitelerini ölçmek amacıyla geliştirilen bu basit test, sonraları testi gerçekleştiren kişilerin üzerinde yapılan takipler ile kişilerin, testten aldıkları puana göre ne kadar yaşayacakları konusunda fikir elde etmek içinde kullanılmaya başlanmış. Dr. Araujo testini gerçekleştiren bazı kronik hastalar arasında, yüksek puan alabilenlerin, diğerlerine oranla daha uzun yaşadığı belirlenmiş.

European Journal of Cardiology tarafından yayınlanan araştırmada, Dr. Araujo ve ekibi, 2000’in üzerinde yaptığı incelemede, testte 3 ya da daha aşağıda puan alanların gelecek 6 sene içerisinde ölme oranları 5 kat daha yüksek! Gün geçtikçe doktorlar arasında popüleritesi artan bu basit fizik testi zamanla tüm Güney Amerika kıtasında, kişilerin genel sağlık durumunu belirlemek amacıyla kullanılmaya başlanmış.
Araujo Testi Nasıl Yapılır?
Bu testi uygulaması ise oldukça basit ve ekstra hiçbir ekipmana ya da bir başkasının yardımına ihtiyacınız yok. Testi uygulamak için;
1. Rahat hissetiğiniz bir şort ya da eşofman giyin.
2. Hiçbir yerden yardım almadan ve hiçbir şeye dokunmadan, aşağıdaki resimdeki gibi olduğunuz yere oturmaya çalışın. Sadece zorlanırsanız ellerinizi kullanın.

ne-kadar-omrunuz-kaldigini-olcen-test-dr-araujo-2[1]

3. Aynı şekilde ellerinizin yardımı olmadan ve hiçbir şeye dokunmadan tekrar doğrulmaya çalışın. Eğer zorlanırsanız ellerinizle yardım almakta yine serbestsiniz.
Sonuçları hesaplama;
Ellerinizin yardımı olmadan oturmak; 5 puan,
Ellerinizin yardımı olmadan geri doğrulmak; 5 puan
Tek el veya diz kullanırsanız; -1 puan (eksi bir)
İki eli ya da dizi birlikte kullanırsanız; -2 puan (eksi iki)
Aşağıdaki tabloda gördüğünüz tüm şekiller testte sizden -1 (eksi bir) puan götürür.

Eğer yukarıdaki puanlama sistemine göre ellerinizi hiçbir şekilde kullanmadan oturup geri doğrulabildiyseniz, fiziksel olarak en sağlıklı grup içerisinde yer almaktasınız ve önümüzdeki 5 yıl içerisinde sağlık sebeplerine bağlı olarak ölümünüz pek olası gözükmüyor. Bununla birlikte 8 ve 9 puanlık performanslar da geçer not almış durumda ve fiziksel olarak sağlıklı sayılan grupta.

3 ve 7 arasında bir puan aldıysanız, fiziki açıdan sorunlu bir kategoridesiniz ve kendinize, sağlığınıza dikkat etmeli ve önlemler almaya başlamalısınız. Bu aralıkta alınan puan almanız yaşınıza bağlı olmaksızın, ölüm riskini %20 arttığı anlamına geliyor.
Ancak endişelenmeyin, fiziksel aktivitelerinizi arttırarak, yürüyüş yaparak, sigara, alkol, şeker gibi zararlı alışkanlıkları keserek bu testi tekrarladığınızda, kesinlikle puanınızda artış göreceksiniz. Yeter ki, hareketsiz yaşam tarzınıza son vererek, kendinizin kıymetini bilmeye kararlı olun.

alıntı

Etrafımızda Sürekli Gördüğümüz Halde Gerçek Anlamlarını Bilmediğimiz 10 Mistik Sembol

1 Fatma Ana Eli

fatma-ana[2]

Fatma Ana Eli evrensel anlamda korunmayı simgeleyen bir semboldür. El’in üzerindeki gözün size kötü gözle bakan insanların zarar vermesinden koruduğuna inanılır. Eğer siz bu sembolü taşırken biri sizle kötü gözle bakarsa, size zarar veremeyecektir.

2 Yaşam Ağacı

yasam-agaci[1]

Yaşam ağacı dünya çapında birçok kültür ve din tarafından benimsenmiş bir semboldür. Dünya ağacı olarak da bilinmesiyle, yaşam ağacı doğum>yaşam>ölüm>yeniden doğuş döngüsüyle ilişkilendirilir. Hristiyanlıkta, yaşam ağacı Adem ve Havva’nın yasak elmayı yediği cennet bahçesindeki ağaç olarak bilinir. Genellikle, Yaşam Ağacı’nın yeryüzündeki 4 elementle bağlantısı olduğu ve yaratılıştaki tüm şeylerle sonsuz bir bağlantı içinde olduğu düşünülür.

3 Nil’in Anahtarı

nil-in-anahtari[1]

Nil’in anahtarı daha çok Mısırlılarla ilişkili bir sembol olarak bilinir. Bu sembolü kullananların cinsel enerjisini arttırdığına inanılıyordu. Genellikle ise Nil’in Anahtarı sonsuz yaşam ve yeniden doğuş ile ilişkilendirilir.
4 Horos’un Gözü

horusun-gozu[1]

“The wadjet” yani bilinen adıyla Horus’un Gözü ( her şeyi gören göz), eski Mısırda’da güçlü bir korunma sembolü olarak kabul görmüştür. Eski Mısırlı ve Orta Doğulu denizciler, bu sembolü geminin baş kısmına korunma ve kazasız bir sefer için koyarlardı.
5 Lotus Çiçeği

lotus-cicek[1]

Budizm’de ve diğer birçok inançta önemli bir sembol olarak kabul gören Lotus Çiçeğinin esas anlamı “aydınlanma”dır. Lotus Çiçeği çamurlu bataklıklarda büyümesine rağmen büyüleyici bir çiçek olarak güneş ışığı yardımıyla çiçek açar. Bu durum Lotusu geçmiş çağlardan bu yana karanlıktan aydınlığa yapılan yolculuğun temsilcisi konumuna getirmiştir.
6 Yin ve Yang

yin-ve-yang[1]

Bu sembol ikililiğin uyumunun temsilcisidir. Maskülen ve feminen enerjiler arasındaki birliği işaret eder. Yin ve Yang karanlıkla aydınlık, iyilikle kötülük arasındaki dengenin önemini gösterir. Her iyiliğin içerisinde bir miktar kötülük, her kötülüğün içerisinde de bir miktar iyilik olabileceğini işaret eder. Bu işaret bize hiçbir şeyin net bir şekilde siyah-beyaz olarak ayrılamayacağını gösterir.

7 5 Köşeli Yıldız

5-koseli-yildiz[1]

Sık sık yanlış anlaşılan ve bazen de “şeytani” olarak etiketlenen, 5 Köşeli Yıldız insanın niteliklerini sembolize eder. Üst nokta ruhu temsil ederken, diğer noktalar dört elementi temsil eder.
8 Yılanlı Asa

yilanli-asa[1]

Yanlışlıkla sağlık kuruluşları tarafından sembol olarak kullanılan Yılanlı Asa, Hermes’in geleneksel sembolüdür ve genellikle kanatlı bir asanın etrafında dönen iki yılana sahiptir.
Yılanlı Asa, gezegeni Merkür’ü temsil eden astrolojik sembolün temelini oluşturur. Yılanlı Asa sembolü, aynı zamanda kendi birincil yaşam gücü enerjinizin de bir temsilidir. İkiz yılanlar, omurganızın tabanından yükselen Kundalini enerjisini temsil eder; biri kadınsı ve bir erkeksi olmak üzere birbiriyle iç içe geçen yılanlar, başarılı insanın yeni hayatının kanatlarına sahip olmasına izin verir.
9 Dharma Tekerleği

dharma[1]

Dharma Çarkı, ya da “Hukuk Çarkı”, Nirvana’ya giden yolda öğretiler amaçlı Budist sembolüdür. Her bir konuşma, Buddha’nın sekiz aşamalı yolunda bir adımı temsil eder. İlginç bir şekilde, Budizm’den daha eskiye, İsa’dan önce 2500’lere dayanan bir tarihi vardır.
10 Yaşam Çiçeği

yasam-cicegi[1]

Kutsal geometrinin ana sembollerinden biri olan Yaşam Çiçeğinin, içinde bütün yaratılış kalıplarını içerdiği görülür. 7 ya da daha fazla örtüşen sembolden oluşan hayatın çiçeği, neredeyse her antik kültüre kadar uzanır ve yaratılışın ortaya çıktığı kutsal oluşumlardan biri olarak kabul edilir.

Kaynak: baykush.net

SEÇTİĞİNİZ GÜL KİŞİLİĞİNİZLE İLGİLİ BİLİNMEYENLERİ ORTAYA ÇIKARACAK

4-65-2[1]

 

1.Gülü Seçtiniz
Çok dürüst ve cesur aynı zamanda da dışa dönük birisin. İnsanlar sana yalan söylediğinde mükemmel bir sezgiye ve hisse sahipsin. Ne istediğini biliyorsun, amacına nasıl ulaşacağını biliyorsun ve yoluna çıkan hiçbir engelden korkmuyorsun. Böyle insanlar büyük ölçüde streslidirler. Ama nasıl rahatlayacaklarını öğrenmeliler.

2.Gülü Seçtiniz
Sevdiğiniz kişileri korumayı, onlar için endişe etmeyi ve iyi durumda olmalarını sağlamak için her şeyi yapmayı seviyorsunuz. Ancak bazen dünyanın geri kalanından uzaklaşırsınız. Risk almayı ve değişiklikleri sakin bir şekilde kabul etmeyi öğrenmelisiniz.

3.Gülü Seçtiniz
Çok hassas bir insansınız ve duyguları kontrol altına almak sizin için zor. Bazen insanların sizin işlerinizle meşgul olmadıklarını görüyorsunuz. Benzer bir his, artan hassasiyet ve kaygı nedeniyle ortaya çıkar. Bazen başarılarınızı hafife alıyorsunuz ama bunu değiştirmelisiniz. Ne kadar kazanımlarınızın olduğu ve henüz ortaya çıkmamış yeteneklerinizin bulunduğunu anlamanız gerekiyor. Kendinize güvenin ve benlik saygınızı olumsuz yönde etkileyen insanlardan kaçının.

4.Gülü Seçtiniz
Olumlu, yaratıcı ve aktif bir insansınız. Meraklı ve yeni keşiflerden çok olumlu duygular alıyorsun. Daha kalıcı ve disiplinli olmalısın, kesinlikle erken pes etmemelisin.

5.Gülü Seçtiniz
Bu tip insanlar kendilerini korumasız hissederler ve her zaman tetikte olurlar. Gelecek hakkında hayal kurmayı seviyorsunuz, ama bugüne odaklanmalısınız. Bugünü yaşamayı denemelisiniz.

6.Gülü Seçtiniz
Böyle insanlar ne istediklerini ve bunları nasıl başaracaklarını iyi bilirler. Disiplinli, çalışkan ve güçlü bir kişiliğe sahipsiniz. Kişisel gelişim ve sıkı çalışma hayatınızın ana yönleridir.

Kaynak: Baykush

Zevki Erteleme Becerisi Testi – Marshmallow Testi Nedir?

android-m-marshmallows-55d2f7e4d9d0f[1]

Nam-ı Diğer “Zevki Erteleme Becerisi Testi”
Dünyada ilk defa Colombia Üniversitesi’nde Walter Mischel tarafından 1970 yılında uygulanan “Marshmallow Testi” diğer adıyla “Zevki Erteleme Becerisi Testi” 40 yıldır 4-6 yaşları arasındaki anaokulu çağındaki çocuklarının kendilerini kontrol etme ve duygularını yönetme becerilerini ölçmek için yaygın olarak kullanılıyor.
Bu test şu şekilde uygulanıyor. Deneyi yapacak kişi önce çocukla bir odada bulunuyor. Çocuk için oldukça baştan çıkarıcı olan bir çikolatayı çocuğun önüne koyuyor. Çikolatanın yanında bir de zil bulunuyor. Ve şöyle diyor. Şimdi burada bir çikolata var. Benim dışarıda biraz işim var eğer ben gidip dönene kadar beklersen sana bir çikolata daha vereceğim. Ama beni beklemeden bunu yersen sadece 1 çikolata alacaksın. Ve zili çalıp bana haber vereceksin. Ama eğer benim dönüşümü beklersen sana 1 çikolata daha vereceğim. Deneyi gerçekleştiren kişi daha sonra sınıftan çıkıp dışarıda çocuğun davranışlarını gözlemliyor. Çocuk çikolatayı yerse zili çalıp uygulayıcıya haber veriyor ve uygulayan kişi odaya dönüyor ve çocuğa sadece 1 çikolata veriyor.
Peki, çocuk odada bu çekici çikolata ile baş başa kaldığı sırada neler oluyor dersiniz? Deneyi yapan kişi daha odadan çıkmadan çikolatayı mideye indirenler mi ararsınız, yoksa kendini tutup söz verilen ikinciyi kazanmak için odada dikkatini dağıtmak üzere gezinen, koşan, şarkı söyleyen çocuklar mı? Çikolatayı sürekli eline alıp bırakanları mı yoksa biraz bekledikten sonra pes edip yiyenleri mi? Bunların hepsini görmek mümkün. İşte bu sırada deneyi yapan kişinin odaya geri dönmesini bekleyen sabırlı çocuklarla, onun gelmesini bekleyemeyip çikolatayı yiyen çocuklar arasında farka bakılıyor.
Zevki Erteleme Testi ile aslında iki önemli şey gözlemleniyor. Bunlardan birincisi kendini kontrol edebilme becerisi diğer ise bekleyebilmenin onun için ne kadar yapılabilir uygulanabilir bir şey olduğu. Yani çocuğun hem güdülerini kontrol etmesi hem de beklerse daha iyisini kazanmanın mantıklı olduğunu düşünüp karar verebilme becerisini göstermesi bekleniyor. İşin içinde hem duygu hem de mantık var.
Peki ya bu çocuklar büyüdüğün de ne oluyor? Bu araştırmayı çocuklar küçükken yapıp sonra zevki erteleyebilenler ve erteleyemeyenler arasındaki akademik açıdan başarı durumuna bakılıyor. Sonuçlar oldukça çarpıcı. Bu testi geçen ve zevki erteleyebilen çocuklar erteleyemeyenlere göre akademik açıdan daha başarılı SAT gibi sınavlarda daha yüksek skor alıyorlar. Madde-alkol bağımlılık riskleri daha az ve ebeveynlerinin raporlarına göre sosyal becerileri daha iyi. Oldukça şaşırtıcı değil mi? Alt tarafı bir çikolata değil mi diye düşünebilirsiniz.
Ya bu çocuklar erteleme becerilerine göre nasıl farklılaşıyorlar? Bu doğuştan mı sonradan mı öğrenilen bir şey? Şüphesiz ikisinin de etkisi var. Doğuştan gelen mizaç özellikleri ile de ilişkili, çocuğun içinde bulunduğu çevre koşulları, ebeveynlerinin davranışları, isteklerini bir çırpıda karşılamaları ve beklemeyi ve sabretmemeyi öğretmeleri ile de oldukça ilişkili bulunuyor.
Peki, sizce siz nasıl bir zevki erteleme becerisine sahipsiniz? Sizi test etmek için çikolataya, lokuma deney yapacak bir uzmana ihtiyaç yok. Kendinizi bir kafede ya da restoranda düşünün. Kahve istediniz? Ne kadar bekleye biliyorsunuz? Tekrar tekrar garsona hatırlatıyor musunuz? Sipariş verdiğiniz yemek gecikince kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Arkadaşınız sakince belerken siz sürekli hatırlatma ihtiyacı mı hissediyorsunuz? Kalkıp gitmek mi istiyorsunuz? Ya aklınıza düşen bir ayakkabı ya da elektronik aleti almayı ne kadar erteleye biliyorsunuz? Bunun için bir bütçe oluşturmayı beleyebiliyor musunuz? Yoksa gün saat fark etmeden mağazaya koşup hemen ona kavuşmayı mı tercih ediyorsunuz? Bu soruların cevabı bu testi küçükken almamanıza rağmen size kendinizi kontrol beceriniz ile ilgili geçerli bir bilgi verebilir.

Walter Mischel tarafından geliştirilmiş Marsmallow testini izlemek için tıklayınız.

Hayatında her ne yapıyorsan şikayet etmeden, söylenmeden yapacaksın.

iyi-bir-hayat-e1454358347119[1]

 

Hayatında her ne yapıyorsan şikayet etmeden, söylenmeden yapacaksın. Eğer hoşuna gitmiyorsa neden bunu yaşadığını kendine sormalısın. Değiştirmenin yoluna bakacaksın.
Karşılaştığın her olay, her durum senin hak edişinde yerini alıyordur. Biri sana hakaret etse bile bunun karşılığı senin içinde bir yerlerde. Ara ve bul.
…Kendini ifade etmekten kaçınmayacaksın. Kendini dogru, anlaşılır ve tam ifade etmeye özen göstermelisin. An’ da geri dönüp bakmamak adına bunu yapmalısın.
Ne yapıyorsan kendin için yapıyorsun. Diğeri ne yapıyorsa kendi için yapıyor. Diğerlerine kaptırdığın enerjini kendine kullan.
İçinde dengede kal; Çünkü iyi veya kötü, var veya yok, doğru veya yanlış… Fark etmez.
Kendi değerini ne hafife al ne de abart. Diğerlerinde nefret ettiğin, kınadığın, sevmediğin veya beğendiğin, imrendiğin her şey senin potansiyellerindir. Ne aşağıdasın ne yukarıda, buradasın. Unutma.
Hedeflerini belirle. Şayet olmazsa, bil ki yerine başka bir şey oluyordur.
Bir şey için sakın oldu, tamam, bitti deme. Sonrasında yanıldığını anlamak ister misin? Düşün.
Yaşadığın sürece “devamı” var. Başladığında biter, bittiğinde yeniden başlar..Döngünün içindesin.
Haksızlıklara tepkiliysen, haksızlığa uğrarsın. Buna izin ver. Haklılık ile haksızlık arasında fark olmadığını yaşayarak anlamak zorunda kalmamayı yeğle.
Ne yaşarsan yaşa..Duygular ve peşine düşünceler üretirsin..Esiri olma,özgürlüğü seç.
Kendi önemini iyi kavra..Yaşamın, senin birey olma fırsatındır. Değerlendir.
İnce bir çizgi üzerindesin. Meyillerini incele hem de detaylıca.
Gölgeler diyarındasın, her şey mümkün. Neyi ciddiye alırsan, senin gerçekliğine dönüşür. O sahte gerçeklik, senin enerjinden çalar. Kendinden çalmak ister misin?

alıntı

Çünkü, yoldan en güzel geçen kişi, ardından gelenler için yoldaki engelleri kaldıran kişidir.’

30710527_2080639732207451_5174697097823256576_n[1]

 

Bir kral halkı için geniş bir yol yaptırmaya karar verdi. Yapımı tamamlanan yolu halka açmadan önce, bir yarışma düzenlemeye karar verdi. İsteyenin bu yarışmaya katılabileceğini ilan ettiren kral, yoldan en güzel geçecek kişiyi belirleyeceğini söyledi.
Yarışma günü, insanlar akın ettiler. Bazıları en güzel arabalarını, bazıları en güzel elbiselerini getirmişti: Kadınlardan kimileri saçlarını en güzel biçimde yaptırmıştı, kimi de yanlarında en güzel yiyecekleri getirmişti. Gençlerden bazıları spor kıyafetler içinde yol boyunca koşmaya hazırlanıyordu.
Nihayet, tüm gün insanlar yoldan geçtiler, fakat yolu kat edip tekrar kralın yanına döndüklerine hepsi aynı şikayette bulundu: Yolun bir yerinde büyükçe bir taş ve moloz yığını vardı ve bu moloz yığını yolculuğu zorlaştırıyordu.
Günün sonunda yalnız bir yolcu da bitiş çizgisine yorgun argın ulaştı. Üstü başı toz toprak içindeydi, ama krala büyük bir saygıyla yönelerek elindeki altın kesesini uzattı:
‘Yolculuğum sırasında, yolu tıkayan taş ve moloz yığınını kaldırmak için durmuştum. Bu altın kesesini onun altında buldum. Bu altınlar size ait olmalı.’
Kral gülümseyerek cevap verdi:
‘O altınlar sana ait delikanlı.’
‘Hayır, benim değil. Benim hiçbir zaman o kadar çok param olmadı.’
‘Evet’ dedi kral. ‘Bu altınları sen kazandın, zira yarışmanın galibi sensin. Yoldan en güzel geçen kişi sensin. Çünkü, yoldan en güzel geçen kişi, ardından gelenler için yoldaki engelleri kaldıran kişidir.’
alıntı

HARUN KOLÇAK’ın kaleminden…

30740545_802625553281273_4164977555281018880_n[1]
HAYATTAN…
*Geniş ve rahat olmayı öğrendim… Ölümün dışında hiç bir şey göründüğü kadar önemli ve acil değil…
*Coşkulu ve neşeli olmadığım zaman, bunun hiç kimsenin suçu olmadığını ve gülümsemem gerektiğini öğrendim…
*Cesur olmayı; değilsem bile öyle davranmayı öğrendim… Nasıl olsa, aradaki farkı kimse anlamıyor…
*Cazibemle 15 dakika idare edebildiğimi, ama ondan sonra mutlaka bilmem gereken bir şeyler olduğunu öğrendim…
*Hiç kimsenin sır saklamadığını öğrendim!… Çünkü herkes, “birine söylemek ihtiyacı” hissediyor…
*Yanıtını bilmediğim ve emin olmadığım konularda “Bilmiyorum” demenin daha faydalı olduğunu öğrendim…
*Ağzımı kapalı tuttuğumda, fazla hata yapmadığımı öğrendim!…
*Başarıya çıkan bir “asansör” olmadığını, tırmanmak gerektiğini öğrendim…
*İnsanların bana sadece, -benim izin verdiğim şekilde davranabildiklerini öğrendim…
*Kıskançlığın, mutluluğun düşmanı olduğunu ve “mutlu olmak için başkalarına güvenme”nin sonsuza kadar hayal kırıklığı getirdiğini öğrendim…
*İnsanların kendinden daha az başarılı insanlarla, başarısını; mutsuz insanlarla da mutluluğunu konuşmaması gerektiğini öğrendim…
*Başkaları için olumsuz düşünüp acımasız ve kırıcı olanların, aslında güçsüz kimseler olduğunu ve sevgiyi sadece güçlü insanLarın bildiğini öğrendim…
*İnsanlara artık kızmıyorum… Çünkü, hayatlarında hataları, sorunları, mutsuzlukları olan insanların,karşılarındakileri kendi yerlerinde görmeye çalıştıklarını öğrendim…
*”Ben bu hatayı nasıl yaptım?” demek yerine, en mükemmel düşünenlerin bile hata yapabileceğini; önemli olanın, ders alıp yinelememek olduğunu ve yeni hatalardan daha az zararlı çıkmayı öğrendim…
*Hayattaki en önemli çözümün, neyin “önemli” olduğuna karar verip gerisini çöpe atmak olduğunu öğrendim…
*BENİ ELEŞTİREN, BANA BİR ŞEYLER SÖYLEME YETİSİNİ KENDİNDE BULANLARA , “CEVAP VERMEME”Yİ ÖĞRENDİM…
ÇÜNKÜ BU TARTIŞMA, HİÇ BİR ZAMAN BİTMEYECEKTİR…
*Sadece “ders almak” için arkama bakmayı, sadece “yüksek sesle düşünebilmek” için sorunumu bir başkasına anlatmayı öğrendim…
“Çözüm” için değil…
*”İmkânsız” diye bir şey olmadığını, çok istediğimde imkansızı eldeedebildiğimi, asıl savaşı kazanabilmek için “küçük çarpışmaları
kaybetmeyi” göze almayı öğrendim…
*Zamanı ve sözleri, dikkatsizce kullanmamayı öğrendim… Çünkü geri alamıyorum…
*Ne kadar çaba harcarsam harcayayım, bazılarının mutsuzluk için her zaman bir “neden” bulabildiğini öğrendim… ARTIK ÇABALAMIYORUM!
*Önemli olan şeyin, başkalarının benim hakkımda ne düşündükleri değil; benim kendim hakkındaki düşüncelerim olduğunu öğrendim…
Kendimi yargılıyorum…
*”Affetmek ve Unutmak”… Eğer güçlüysen başarabildiğini ve kin tutmanın beni rahatsız ettiğini öğrendim…
*Nerede ve ne şartlarda olursa olsun, yaşadığım yeri güzelleştirmeyi öğrendim…
*Sürekli “BEN DÜRÜSTÜM, BEN DOĞRUYU SÖYLÜYORUM, SEN FARKLISIN” diyenlerden kuşkulanmayı öğrendim!…
*Durum ne kadar vahim olursa olsun, soğukkanlılığımı yitirmemeyi, gülümsemeyi; her şeyi negatif ve kötü düşünen, mutsuz olan insanlardan ayrı kalmayı öğrendim…
*Beni kızdıran birine cevap vermeden önce, 10 saniye düşünmeyi, nefesalmayı ve kendime sakinleşmek için zaman tanımayı öğrendim…
*Bugünkü her üzüntümün ve her acımın, benim yarınki mutluluğumu hazırladığını öğrendim…
*Yapmak istediklerimden asla vazgeçmemeyi, büyük düşlerin gerçeklerden daha güçlü olduğunu ve “başarmanın en kısa yolu” olduğunu öğrendim…
*”Kaybedecek neyim var?” demek yerine , yaşadığım her şeyde “kazanacak çok şeyim var!” demeyi öğrendim…
*Hayatı, gereğinden fazla ciddiye almamayı öğrendim…
*En önemlisi de, kendime gülmeyi, kendimle eğlenmeyi, kendimi sevmeyi öğrendim..!

Haydi Bacı Günlük Kahve Falın Geldi… Numaranı Seç Bakalım…

30727803_10155640153689075_7782961312832684032_n[1]

1 Numara: Yakın zamanda bazı olumsuz şeyler yaşayabilirsin tedbirli olman gerekiyor. Sevdiğin birisiyle bir anlaşmazlık yaşayacaksın ama sonuçta orta yolu bulacaksın, bazen çok aceleci davranıyorsun ama yaptığın işlerde başarı kazanacaksın.

Hayatında haraketli bir döneme giriyorsun çok yoruluyorsun ama başarıyorsun, kan bağın olan bir kadından haber alacaksın ve çok ferahlayacaksın…

2 Numara: Kısa mesafe gideceğin yollar var, bu yollardan birinde uzun süredir görmediğin biriyle karşılaşacaksın.

Ailende ya da çevrende birileri sürekli senin hakkında konuşuyor, bazı konularda endişeli birisin ve kimseye güvenmiyorsun, etrafındaki seni huzursuz eden insanlardan uzak durmanı tavsiye ederim…

3 Numara: Falında bir çan çıkmış, bu da demek oluyor ki ilerleyen zamanlarda sana mutlu bir evlilik gözüküyor.

Kısa zamanda çevrenden güzel bir haber ya da hediye alacaksın ve bu seni çok mutlu edecek. Sonun güzelve aydınlık çok feraha kavuşacaksın…

4 Numara: Falında buğday çıkmış en yakın zamanda eline para geçecek, yakın zamanda sana bir yol gözüküyor, bu yola ferah bir şekilde gidip geleceksin.

Yakın zamanda alacağın bir haber biraz içini burkabilir, yakın zamanda aşk kapını çalacak ve güzel günler geçireceksin, birisiyle bir tartışma yaşayacaksın ama uzamadan bitip gidecek…

Güzel günler seni bekliyor hadi hayırlısı o zaman

5 Numara: Bu aralar çok temiz ve ferah haberler alacaksın, çevrende dost gibi gözüken sinsi insanlar var dikkatli olmalısın.

Hayatında bazı beklenmedik gelişmeler olacak, her zamankinden daha mutlu ve şanslı bir döneme giriyorsun, geleceğe yönelik yapacağın planlarla rahat bir hayatın temelini atacaksın. Güzel günler seni bekliyor

6 Numara: Sana bir güvercin çıktı, bu güzel bir haber alacağına işarettir. Bu dönemde şans senden yana gözüküyor. Her an maddi manevi bir sürpriz yaşayabilirsin.

Yakın çevrende sana zararı olmayan ama seni kıskanan biri var. Kariyerinde olumlu gelişmeler var. Hadi bakalım hayırlısı…

17 Nisan Yeniayında Enerjimizi Yükseltmenin Tam Zamanı… Haydi Harekete Geçelim

18195147_1262906507155662_8969347429073075782_n[1]

Bu dünyada her şey enerji…Bizler enerjiyiz, para enerji, diğer insanlar enerji…
Ve işin en önemli sırrı; bizim içimizdeki enerji seviyemiz neyse o enerji düzeyindeki deneyimleri çekeriz.
Yani enerji düzeyimiz yüksekse o frekanstaki, insanları, ilişkileri, hayatı, parayı, aşkı, sevgiyi, sağlığı, bolluğu ve bereketi çekeriz… Yüksek frekanstan hayatı deneyimleriz…
Etrafa neşe saçan insanlar haline geliriz, çekiciliğimiz artar, herkes bizimle beraber olmak ister…
Olaylara dışardan bakabilir ve doğru seçimler yapabiliriz…
Ve düşük enerji düzeyimiz varsa doğal olarak daha sıkıntılı bir hayatı deneyimleriz.
O zaman yapmamız gereken şey enerji düzeyimizi yüksek tutmaktan geçiyor…Peki bunun için neler yapmalıyız…

1)Doğada vakit geçirmeliyiz
2)Bol su içmeliyiz
3)Kendimizi sevmeliyiz
4)Bolca şükretmeliyiz
5)Bizi olduğumuz gibi kabul eden insanlarla vakit geçirmeliyiz
6)Sevdiğimiz şeyleri yapmalıyız
7)Bolca yürümeliyiz
8)Dürüst olmalıyız
9)Bol sadaka vermeliyiz
10)Olayların gelip geçici bulutlar olduğunu anlamalıyız
11)Fazla eşyalardan arınmalıyız
12)İnsanlara yiyecek ikram etmeliyiz
13)Kendimizi affetmeliyiz
14)Nefes, meditasyon, reiki, bilinçaltı temizliği gibi size uyan bir yöntemle kendimiz üstünde çalışmalıyız
15)Sirkeli suyla duş almalıyız
16)Evde ada çayı yakmalıyız
17)Kendimizle gurur duymalıyız
18)Kendimize ve insanlara güvenmeye başlamalıyız
19)Gülümsemeliyiz
20)Olumlu düşünmeyi hayatımıza sokmalıyız
21)Çözüm odaklı olmalıyız
22)Kendi hayatımızın kurtarıcısı olmalıyız
23)Sağlıklı ve yeterli beslenmek
24)Gezmeliyiz
25)Harekete Geçmeliyiz
Pekiii enerjimizi neler düşürür…
1)Dedikodu yapmak
2)Kendimizi ve başkalarını yargılamak
3)Yalan söylemek
4)Bencil olmak
5)Geçmişte yaşamak
6)Gelecekte yaşamak
7)Hep yakınmak
8)Sürekli şikayet etmek
9)Çözümü başkalarında aramak
10)İntikam duygularıyla yanıp tutuşmak
11)Nefret etmek
12)Tembellik
13)Sağlıksız beslenmek
14)Pişmanlık denizinde boğulmak
15)Kendini yetersiz görmek
16)Kıskanmak
O zaman ne yapıyoruz bugün itibariyle enerjimizi yükseltmek için harekete geçiyoruz ve mutlu, coşkulu, keyifli olan hayatımıza adım atıyoruz…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

21 NİSAN CTESİ 10.00-19.00 ARASI ACCESS BAR BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ SEMİNERİNE BEKLİYORUM…

IMG_9631

 

KORKU, ENDİŞE, KIRGINLIK VE ACILARINI DÖNÜŞTÜRMEK İSTEYENLER,
KALIPLARINI KIRMAK İSTEYENLER,
AŞK,İLİŞKİLER, PARA, SAĞLIK GİBİ KONULARDA TIKANIKLIKLARINI ACMAK İSTEYENLER,
21 NİSAN CTESİ 10.00-19.00 ARASI ACCESS BAR BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ SEMİNERİNE BEKLİYORUM…
REZ.TEL.ANETTE 0536 798 68 68
Mantramız: Hayatın tümü bize Kolaylık, Neşe ve İhtişamla gelir!
Yaşamımızda anlam yüklediğimiz önem verdiğimiz duygularımız, düşüncelerimiz, hislerimiz, inançlarımız, kararlarımız beynimizde depolanarak bir elektrik yükü oluştururlar.
Bu elektrik yükü başımızda yer alan (zaman, umut, farkındalık, yaratıcılık, güç, kontrol, şifa, yaşlanma, cinsellik, para gibi) ve “Bars” adı verilen 32 adet enerji noktasında birikir.
“Bars” çalışması ile amaçlanan o noktalara enerji verilerek orada oluşmuş manyetik alanı serbest bırakmaktır. “Bars” seansında bu noktalara parmak uçları ile yumuşakça dokunularak, bu noktalar aktif hale getirilir. Bu noktalardaki enerji birikiminin serbest bırakılması ile vücudunuzdaki blokajların çözülmesi sağlanır.
Her bir “Bars” seansında hayatınızın (dokunulan belli “Bars” noktasının temsil ettiği alanda) 5 ila 10 bin yıllık kısıtlamaları serbest bırakılabilir. “Access Bars” binlerce kişinin uyku, sağlık, kilo, para, seks, ilişkiler, korku, stres gibi birçok konuda değişimine yardımcı olmuştur.
Eğitim sürecinde 2 seans almış ve 2 seans uygulamış olursunuz
Bir seans yaklaşık 60 ile 90 dakika arası sürmektedir
Seminer saatleri hafta içi ve hafta sonu 10:00 – 19:00 arasıdır
“Bars” ların çalışmasının faydaları:
Zihin ve bedendeki gerilimi yok eder
Günlük yaşamın getirdiği stresi azaltır
Yaşamın üzüntülerini en aza indirir
Aşırı kızgınlık ve öfke eğilimlerini azaltır
Öfke, yorgunluk, tükenmişlik gibi duygular tarafından vücudunuzda oluşturulmuş kısıtlamaları çözer
Duygusal iniş çıkışları yatıştırarak, daha dengeli bir ruh hali içinde olmanızı sağlar
Depresyonu ortadan kaldırarak, neşeyi yaşamınıza geri döndürür
Korkularınızın, fobilerinizin, endişelerinizin giderilmesini sağlar
Enerjiyi arttırırken, yıpranmayı azaltır
Bedenin yaşlanma hızını azaltır
Yıkıcı düşünceleri kökünden söküp atar
Kafanızın içinde sürekli konuşup duran gereksiz düşünce diyaloglarını susturur
Huzur, güven ve iyi hal duyguları yaratır
Hamilelikte kolay, rahat ve sakin doğum sağlar
Çocuklarda ve gençlerde sınav öncesi sıkıntı ve endişelerin giderilmesini temin eder
Kendiniz ve diğer kişiler için zihninizde daha geniş bir kabullenme ortamı yaratmanızı sağlar (bu sayede ilişkilerde düzelme sağlanır)
Kendinize koyduğunuz kısıtlamaları ortadan kaldırarak hayatınızın her alanında daha fazla olasılığa yer açmanıza olanak verir ve fırsatları kendinize çekmenizi sağlar
Kendiniz için şu an kullandığınız enerjiden daha fazlasını kullanmanızı sağlar
Artan odaklanma, problem çözme, hayattan daha fazla keyif alma, işlerin daha kolay yürütülmesi, ruhsal gelişme sağlar
Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anetteinselberg.com
( Access The Bars Eğitmeni / Uygulayıcısı, Kurucular: Gary Douglas ve Dr. Dain Heer)
Nea Yaşam Akademisi 0212 219 19 30
Valikonağı cad. Poyracık sok. İlgen apt. No:28/15 Kat:4 Teşvikiye/Nişantaşı İSTANBUL