Archive | Ağustos 2017

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRME MEDİTASYONU

1292862608_f0e5ebe0eaf1e0f6e8ff[1]

 

Bir kaç dakika boş kaldığınızda, ve özellikle gece uykuya dalmadan önce son şey, ve sabah yataktan kalkmadan önce ilk şey olarak, bedeninizi bilinçle ”doldurun.” Gözlerinizi kapatın.Sırt üstü uzanın.Önce dikkatinizi bedeninizin değişik bölümlerinde, ellerinizde, ayaklarınızda, kollarınızda, bacaklarınızda, karnınızda, göğsünüzde, başınızda vs. odaklayın.Yaşam enerjisini bu bölümlerin içinde mümkün olduğunca yoğun bir biçimde hissedin.Her bölüm üzerinde en az on-beş saniye kadar odaklanın.

Sonra dikkatinizi bedeninizde, ayaklardan başa, baştan ayaklara birkaç kez bir dalga gibi dolaştırın.Bunun sadece bir dakikanızı alması gerekir.Bundan sonra, içsel bedeninizi bir bütün olarak, tek bir enerji alanı olarak hissedin.Bir kaç dakika kadar bu hissi sürdürün.

Bu zaman esnasında yoğun bir biçimde mevcut olun, bedeninizin her hücresinde mevcut olun.Eğer zihin ara sıra dikkatinizi bedenden çekmeyi başarır ve siz kendinizi bir düşüncede kaybederseniz aldırmayın.Bunun olduğunu fark eder etmez, dikkatinizi yine içsel bedene yöneltin.

Kaynak: spritüeller

SARKAÇ (PANDÜL) NASIL KULLANILIR ?

img_0113[1]

 

Sarkaç(Pandül)
Sarkacın ucu; kristal, yarı değerli taş veya metal olur. Ahşap olanları da vardır. Sarkacın kullanılmadan önce mutlaka arındırılması ve programlanması gerekir.

Arındırma işlemi

Sarkacın bizim ile uyumlu programlama yapabilmesi için dünya üzerinde var olduğu andan elimize gelene dek geçirdiği evrede toplamış olduğu negatif bilgilerden arındırılması için bu işlem mutlaka yapılmalıdır.

Bulunabildiğince saf alkol alınır. Sarkaç zinciri ile birlikte, tümü alkolün içinde olmak üzere alkole batırılır. Saf alkolde bir saat beklemesi yeterlidir. Mümkün ise deniz tuzu, yok ise normal tuz kullanılır. Alkolden alınan sarkaç tuza koyulur, ve sarkacın her yanı tuz ile ovulur.

Bir mücevher kutusu veya güzel bir torbanın içi ada çayı tütsüsüne tutulur. Sarkaç tuzdan alınıp, soğuk suyun altında iyice yıkandıktan sonra kurulanıp bu kutunun veya torbanın içine konulur.

Sarkacın programlanması

Sarkaç alınıp sakin bir yere çekilinir. Reiki kanalı açılır. Torbadaki taş elimizde veya önümüzdedir. Reiki elimizden akmaya başladıktan sonra, elimize sırası ile 3 ‘ 2 ‘ 1 sembolleri çizilir. Sarkaç avucumuz ile iyice kapatılır. Konsantre bir biçimde sarkaç ile muhabbet etmeye başlanır. Sarkaca bize göre neyin evet, neyin hayır olduğu iyice anlatılmalıdır. Örneğin: Dikey salınım evet; yatay salınım hayır veya soldan sağa daire şeklinde dönüş evet, sağdan sola daire şeklinde dönüş hayır gibi.

Sarkaç bu şekilde programlandıktan sonra bizim enerji alanımızla tam uyum sağlayabilmesi için yedi gün – yedi gece, gün içerisinde üzerimizde, gece yastığımızın altında olmak üzere bizimle olmalıdır.

 

Nerede kullanılır

* Çakra kontrolunda: Herhangi bir çakrada tıkanıklık olup olmadığını anlamak üzere çakranın üzerinde tutularak bakılır. Evet programımıza uygun salınımda çakra açıktır, tersi durumunda kapalıdır.

* Kaybolan bir eşyanın bulunması için kullanılabilir Evin içinde mi kayboldu diye sorulabilir. Evet diyor ise elimizde sarkaçla odaları dolaşabilir, dolaplara tutabilir, burada mı diye sorabiliriz.

* İnsan anatomisi gösteren bir resim alınarak o resmin üzerinde sarkaç çeşitli yerlere tutulmak suretiyle herhangi bir kişinin sağlık sorunu hakkında bilgiler almak üzere sorular sorulabilir.

* Herhangi bir gıda maddesinin veya herhangi bir rengin üzerine tutularak, bunun bizim için yararlı olup olmadığı sorulabilir.

* Bir insanın bizimle ilgili düşüncelerinin pozitif veya negatif mi olduğu yolunda sorular sorulabilir.

* Bir mülk alırken veya kiralarken onun olumlu veya olumsuz mu olduğu, orada huzur bulup bulamıyacağımız, oranın negatif ya da pozitif bir ortam mı olduğunu anlamak üzere sorular sorulabilir.

Dikkat edilmesi gereken hususlar

* Sarkacımızı birinin kullandığı yolunda kuşkuya kapılır isek; sarkacı yeniden arıtmamız ve programlamamız gerekir.
* Sarkaca abuk subuk sorular sorarak kötü ve anlamsız konularla uğraşmamız doğru değildir.

* Aynı soruyu defalarca, değişik cümlelerle sormayıp, sarkaç gerekli ve anlamlı yerlerde kullanılmalıdır.

Kaynak: Spritüeller

KARMİK BAĞ KESME VE ŞİFALANDIRMA ÇALIŞMASI

karmic_relationship_twin_flames[1]

Karmik Bağ Şifası, imgeleme ile yapılan meditatif bir ritüeldir. Aşağıda da bahsedeceğim şekli ile basittir ve kısa sürede  tamamlanabilir. Bu egzersizi pek çok elektronik veya basılı ortamda da rahatça bulabilirsiniz. Peki neden üzerinde duruyorum?

Toplumdaki ilişkilerin, birbiri üzerine yığılmış ve çözülmesi çok güçmüş gibi görünen sorunlarına başka bir açıdan yaklaşarak ruhsal farkındalığınızı arttırmak ve yöntem hakkında kısa bir hatırlatma yapmak istiyorum. Yakın çevremin –ve diğer ilgilenenlerin- buna ihtiyacı olduğunu görüyorum.

Diğer taraftan egzersizin muhteviyatı hakkında gelen soruları bir seferde cevaplamak istedim. Bana gelen soruların çoğu bu uygulamanın sonuçlarının, anlatıldığı ölçüde basit olmadığına inanan bir kesimden gelmektedir. Uygulayıcı, ilişkisinin olumsuz bir nitelik kazanabileceğinden korku  duyabilmektedir. Şüpheci bu zihnin sorularını yanıtlamak için kısaca bir açıklama da getireceğim.

Bizler Karmik Bağlarımızı, ebedi ilişkilerimizi yönetmek ve onlardan gerekli dersleri almak için oluştururuz. Karmik bağı oluşturan dinamikleri anlarsak bu gereksiz korkulardan da kurtuluruz.

“Karma çoğu kez başka bir insana zarar veya acı verdiğimiz ve de kendi irade özgürlüğümüzü dayatmak için onun irade özgürlüğünü ihlal ettiğimizde meydana gelmektedir. Aslında irade özgürlüğünün doğru kullanılışı (sadece) kendimiz için değil, olaya dahil olan herkes için en iyi olanı arayıp bulmakla ilgilidir. Başkalarına çektirdiğimiz acıyı biz çekmek zorunda kaldığımızda ise, ruh düzeyinde, bu eylemimizin ne kadar yanlış olduğunu ve böyle bir şeyi bir daha asla yapmayacağımızı anlamaya başlarız. Bu, ruh varlığının gelişme yollarından biridir.”  (*) Uzlaşmanın İyileştirici Gücü– *Jan Erik Sigdell

Örneğin çocukken sizin dış görünümünüz ile alay eden arkadaşınız bugün muhtemelen hakkınızda bir karmaya sahiptir. Burada asıl bahsi geçmesi gereken karmanın işlerliğini görmeye yanaşmayan bir zihne sahip oluşumuzdur. Bizler “suçlu” konumda bulunmayı kabullenemeyiz. Bunun farkına varmak istemeyen zihin iyi ve kötü arasında çelişkisini daima yaşar. Kendi fikirlerini haklı gördüğü platformlarda sürdürme çabasındadır. İlişkiler  çıkmaza girdiğinde ya da çektiğiniz acıların tedavisini ararken, tüm bunların sizin de bir zamanlar birilerine benzer acılar yaşatmış olmanız ile bağlantılı olduğunu keşfederseniz “bağışlanma” beklersiniz. Karma, ruh tekamülünüzün sizle sıkı sıkıya ilintili ve tüm ıstıraplarınızın odağında yine sizin olduğunuzu farketmenizi sağlayan bir aynadır.

Meditasyona geçmeden önce, bağların nasıl oluşabileceği konusunu açıklamayı gerekli görmediğimi belirtmek istiyorum. Onlar bu konudaki terapistlerin uzmanlık alanıdır. Nihayetinde ilişkide olduğunuz durum ya da kişi ile aranızdaki enerji bağları olduğunu bilmeniz yeter. Enerji akışını çalışmalarınız sırasında göremeyebilirsiniz de. Ancak varlıkları, karma temizliği yapıldıktan ve ilişkiler yeni bir boyut kazandıktan sonra yaşanan tecrübelerle  kesinlik kazanır. Düşünce ve hayallerimizi de göremeyiz ve vardırlar.

Yöntem; Karmik Bağın Şifalandırılması ya da Kesilmesi olarak anılır. Ve Başmelek Mikail’in de adlandırdığı gibi ona “Yatay Bağlantı Egzersizi” de diyebilirsiniz. Onun akıcı ve sade yöntemini aşağıda veriyorum. Her yerde bir iki dakika içerisinde yapabilirsiniz. Ama rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortamda geniş bir zaman dilimi içerisinde yapmanızı tavsiye ederim. Gözlerinizi kapayınız. İster ayakta, isterseniz oturur vaziyette olunuz. Önce topraklanmanız gerekir. Topraklanmak sizin kendinizi bir ağaç gibi hissetmenizi gerektirir. Kökleriniz ile Anne Dünyanın merkezine, dallarınız (başınız) ile gökyüzünün sonsuz mavi derinliklerine bağlandığınızı hayal edin…

 

 

“Vucudunu bir ağaç olarak hayal et, köklerin omurganın bitiminden toprağa doğru uzanıyor ve dünyanın merkezine ulaşıyor. Dünyanın merkezine bağlandığında kendini iyi, düşüncelerinin sakin ve berrak olduğunu hissediyorsun. Böylece ruhunun yoğun varlığı insani yanınla yanyana varolabiliyor. Bu zihinsel bir çalışma değildir. Oyun gibi bu yeni ilişkiyi derinden hissetmek için kendine izin ver. Şimdi ilişkini değistirmek istediğin herhangi bir kişiyi hayal et, örneğin bir aile bireyi, annen, baban, çocuklar, eş, çalışma arkadaşı, arkadaş, eski veya yeni sevgililer. Fiziksel olarak orada bulunmaları gerekmez, sadece önünde durduğunu hayal et ve ona yeni bir ilişki önermek istediğine dair iletişim kur…”

Son satırdan itibaren hatırlatma: Görmek istediğiniz kişiyi ruh olarak hayal etmek isterseniz onu bir ışık olarak tasavvur edin. Ruhların böyle görülmesi sizin içinde etkileyici olacaktır. Ona yeni bir ilişki öner ya da varolan ilişkini sonlandırmayı rica et. Çoğunlukla varolan ilişkiyi kesmeyi seçebilirsiniz. Bunu kalbinizden gelen sözlerle, sesli olarak ifade edebilirsiniz. Ben genellikle; “Bana yaşattığın tüm deneyimler için teşekkür ederim. Bundan böyle özgür iradem ile seçimlerimi yapmak istiyorum. İkimizinde yeni deneyimlere açılabilmesi için aramızdaki karmik bağın sonlandırılmasını talep ve rica ediyorum.” şeklinde ifade ediyorum.

“Bu kişiyle çakraların her biri arasında bir enerji bağı olduğunu hayal et. Her çakra icin, seçimine göre bir aletle, bu bağı kestiğini düşün. Bazıları bu ‘bağlı’ ilişkiden kopmak için makası tercih eder, başkaları kılıç hatta zincirli testere. Bittiğinde, biraz dur ve bazı çakralar arasındaki bağı koparırken daha fazla zorlanıp zorlanmadığına bak. Niyetini güçlendirmek için bir kaç kez geri gitmen gerekebilir. Aynı zamanda içten bir rahatlama ve huzur hissettin mi? Her seansın sonunda, bu yatay bağlantının düzgün olduğundan emin ol ve bağı kopardığın kişi için de bu bağlantıyı kurduğunu hayal et. Pratik yaparak, kendini bu dikey ilişkilerden, önünde bir ayna olduğunu ve vucuduna yansıtılmaya çalışılan şeyleri geri yansıttığını hayal ederek kolaylıkla koparabilirsin. Bağını kopardığın insanların seni arayıp çözülememiş meseleleri konuşmak isteyecek kadar açık olmaları ender rastlanan bir durum değil. Aynı zamanda bu yeni özgürlük duygundan dolayı fazlasıyla ihanete uğramış gibi hissedebilirler kendilerini. Onlara kendini sevmenin tüm ilişkilerini nasıl değiştirdiğini açıkla.” (*) Traddling Your Freedom – *Arcangel Michael

Karmaİsteğinizi ilettikten sonra ve bağınızı koparmadan hemen önce karşınızdaki kişinin bunu başı ya da hareketleri ile onayladığını hayal edin. Ruhsal varlıklar bizlerin deneyimlerine saygılıdırlar. Ruhlar (ya da kişiler), karmanın kesilebileceğini sizin anlayabileceğiniz (veya hissedebileceğiniz) şekilde onaylarlar. Korkulanın aksine bu yeni ilişki size özgürlük verecektir. Bir takım tavır ve duygulara saplanıp kalmayacak, özgür seçim evreninde yeni deneyimlere yönelebileceksiniz. Karmik bağlarınızı yüksek titreşimli bir enerji olan “Sevgi” ile salmanızı öğütlüyorum. Yeri boşalan enerjiyi sevginiz ve anlayışınız ile doldurun. Elbette yaşadığınız acı dolu anlar hatıralar sizlere eşlik edecektir. Ancak bu dünyada yaptıklarımızın bizleri yansıtan bir ayna olduğunu unutmadan,  ruh kardeşlerinizden taleplerinizi nazik ve rica ile yapınız. Onlar deneyimlerinizde size şefkatle eşlik etmektedirler. Kopan bağlar spiral (telefon kordonuna benzer) olarak hayal edilebilirler. Onları mor bir alevin içine atınız. Orada yandıklarını ve yükselen dumanın evrene karıştığını görün.

Son olarak belirtmek isterim ki, Karmik bağlar sonlandırıldığı andan itibaren yeni farkındalık katmanları harekete geçer. Bir çözüm hemen altından, başka bir karmik temizliğe olanak verecek ilhamı ortaya çıkartır. Ufkunuz genişler. İşte cesaret sizin için bu noktada anlam kazanır. Maceranız, yargılarınızdan kurtulmayı özlediğiniz ve özgürlük denilen uçurumun kenarından aşağı gözü kapalı atlamaya cesaret ettiğinizde başlar.

Sevgiler.

Kaynak: spritüeller

Karahindiba çayı kanser hücrelerini yok ediyor

Karahindiba-çayı-kanser-hücrelerini-yok-ediyor[1]

 

Karahindiba çayı kanser hücrelerini yok ediyor
Karahindiba çayı kanser hücrelerini yok ediyor: Kemoterapiden 100 kat daha etkili inanılmaz bitki. Karahindiba çayı, kanser hücrelerini etkileyerek 48 saat içerisinde çözülmelerini sağlar ve yeni sağlıklı hücrelerin hastalık kapmalarını engeller.
Çoğunlukla ihmal edilen bu bitki, birçok tıbbi özelliklere sahip ve yapmanız gereken tek şey, bu bitkiyi trafikten uzak, temiz yamaçlardan toplamak. Büyükannelerimiz, tıbbi özelliklerinin farkında olarak, karahindiba çiçeklerinden şuruplar yaptılar; ancak bilmedikleri nokta, karahindiba kökünün kanser hastalarına yardımcı olabileceğiydi.
Bilim adamları, bu bitkinin kökünün kemoterapiden daha iyi olduğunu keşfettiler; çünkü kemoterapinin aksine, karahindiba yalnızca kanserli hücreleri öldürüyor.
Bunun yanı sıra, diüretik özellikleri de var; öd salgılanmasını uyarıyor, karaciğeri temizliyor, alerji konusunda yardımcı oluyor ve kolesterolü düşürüyor. Ve yapısında B6 vitamini, tiamin, riboflavin, C vitamini, demir, kalsiyum, potasyum, folik asit ve magnezyum gibi çok önemli vitaminler ve mineraller bulunduruyor.
Mucize karahindiba çayı

Kanada Windsor Üniversitesi Kimya ve Biyokimya Bölümü bir araştırma yürüttü; sonuçlar, kanser hastaları için yeni bir umut teşkil ediyor. Karahindiba kökünün, vücuttaki sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri etkili bir şekilde öldürdüğü keşfedildi.
Araştırmaya göre, karahindiba çayı kanserli hücreleri etkiliyor ve vücuttaki herhangi bir sağlıklı hücreyi etkilemeden kanserli hücrelerin 48 saat içerisinde çözülmelerini sağlıyor. Elde edilen sonuçlar, karahindiba kökü ile yapılacak devamlı tedavinin hastalardaki kanserli hücrelerin çoğunu yok edebileceğini gösterdi. Ekip, bu beklenmedik sonuçlar sayesinde, bu mucizevî bitki üzerindeki araştırmalarını devam ettirmek için ek destek aldı.
72 yaşındaki John di Carlo, sağlık mücadelesi kapsamında yoğun ve agresif kemoterapi tedavisi gördü ve üç yılın sonunda, son günlerini sevdikleri ile geçirmesi için evine gönderildi.
Doktorların hastalığı için fonksiyonel çözümler bulmada fazla alternatifleri olmadığını bilen di Carlo, son çare olarak karahindiba çayı içmeyi denedi. Ve yalnızca 4 ay sonra, hastalığında gerileme yaşandığı görüldü.

Kaynak: Bayanlarbilir

Kadınlarda Kistler ve Tümörlere karşı doğal ilaç

Kadınlarda-Kistler-ve-Tümörlere-karşı-doğal-ilaç[1]

 

Kadınlarda Kistler ve Tümörlere karşı doğal ilaç
Bu şaşırtan mucize karışım sadece 2 besinden oluşuyor bununla birlikte, özellikle kadınlarda oluşan kistler ve miyomlar(kas dokularında ortaya çıkan, çoğunlukla kadınlarda oluşan ur.) gibi birçok farklı sağlık sorunuyla mücadelede son derece etkilidir.
Bu mucize iksirin ilk besini Kaya Koruğu, başlangıçta Romalılar ve Yunanlılar tarafından yetiştirilen yaygın olarak kullanılan bir ev bitkisidir.
Bu bitkiyi zararlılardan, böceklerden ve tırtıllardan korumak için, diğer bitkilerle birlikte yetiştirilmesi gerekiyor.
Bu bitkinin latince ”adı yaşamak” Kesinlikle adının hakkını veriyor. Özellikle kist tedavisi için ve vücuda fibroid(rahimde gelişen düz kas hücreleri ve fibroz bağ dokudan oluşan kanserli olmayan, sert ve toplu tümörlerdir.) saldırıya geçince , kalkan olması için vücuda besin sağlar.

KİSTLER VE TÜMÖRLERE KARŞI DOĞAL İLAÇ
Malzemeler:
KAYAKORUĞU 300 gram
Organik Bal 500 gram
Önce, Kayakoruğu’nun yapraklarını kesin ve iyice temizleyin. Daha sonra bal ekleyin. Malzemeler tamamen ıslanıncaya kadar 2-3 gün bekletin.
Kullanım:
Sabahları, boş bir karna, bir şey yemeden kullanın . 1 yemek kaşığı kadar. Önümüzdeki 2 saat içinde de bir şey tüketmeyin. Sadece su tüketin.
Bu ilaç gibi karışım metabolizmayı uyarır ve toksinleri vücuttan temizler.Kış aylarında diğer aylara göre daha çok zararlı madde birikir. Bunun nedeni kış aylarında fiziksel aktivite eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak, detoks yapan besinler ve doğal ilaçlar son derece önemli.
Rus doktorlar bile bu mucizeyi ilaç niyetine tavsiye ediyor. Kardiyovasküler hastalıklarda etkili olduğunu söylüyorlar
Son olarak, en başta belirtildiği gibi, bu muhteşem birleşim yumurtalık kistleri, rahim tedavisinde son derece etkili.
Lütfen aileniz ve arkadaşlarınızla bu bilgiyi paylaşın!
Sağlıklı mutlu günler dileriz.

Kaynak: Bayanlar bilir

Koah, Bronşit, Öksürük İçin Çözüm Arayanlar… Kozalak Reçeli Sizin İçin…

21078468_1932981050277626_7634117818425243886_n[1]

Kozalak reçeli
Astım
Koah
Bronşit
Balgam sökücü
Öksürük
Ve sigara kullananlar için çok şifalı
20 adet yeşil kozalak
2,5 lt su ile 1 saat kaynayacak
9 – 10 bardak şeker eklenecek pekmez kıvamı olana kadar kaynamaya devam ediyor 1 tatlı kaşığı limon tuzu ekleyip 10 dk kadar kaynatıp ocaktan alıyoruz kozalaklarla beraber kavanozlara koyup sabah aç karnına 1 yemek kaşığı yenilecek
Kozalaklar yenmiyor tabiki özleşmesi için beraber konuluyor hemen tüketmeye başlayabilirsiniz

Kaynak: Karbonat

Bu Resimde İlk Olarak Gördüğünüz Şey Ne?

ilk-olarak-ne-goruyorsunuz[1]

Her bireyin geçirdiği tecrübeler doğrultusunda dünyayı algılayış biçimi doğal olarak farklılaşır. Bu farklılıkların incelemesini yapan psikanalistler ve göstergebilimcilere göre aynı cisim üzerinden yapılan farklı yorumlar, aslında kişinin bilinçaltı düzeyde dünyayı nasıl gördüğünü, içinde bulunduğu psikolojiyi, isteklerini, mutluluklarını ve korkularını ele veren ipuclarıdır.
Bu bağlamda aşağıdaki resmi incelediğiniz zaman hepsinde önce ilk olarak gördüğünüz ve dikkatinizi seçen şey ne?

 

Eğer resme bakar bakmaz büyük bir insan silüeti görüyorsanız;

Büyük resmi iyi okuyabiliyorsunuz. Önünüze konan meselenin özünü kavrama konusunda oldukça iyisiniz. Karşılaştığınız ya da size danışılan problemlerde, neyin neye sebep olduğunu, sorunun hangi noktadan kaynaklı olduğunu anlama konusunda yeteneklisiniz. Ancak dikkat etmeniz gereken bir nokta var. Hayata geniş bir çerçeveden bakmanızdan ve İnce detayları çok kolay halledilebilir olarak görmenizden ötürü karşınıza hiç beklemediğiniz problemler çıkabilir ve ummadığınız şekilde yanılabilirsiniz. Yani kısacası hayatı genel olarak iyi yönleri ile algılayama kendinizi zorlarken, ayrıntıda saklı küçük şeyleri gözden kaçırmaya ve hafife almaya bir son vermelisiniz.

Eğer resme bakar bakmaz oturan ve kitap okuyan bir insan gördüyseniz;

İç dünyası oldukça geniş ve gelişmiş bir bireysiniz. Kendi başınıza vakit geçirerek, kendinize katkıda bulunmaktan çok hoşlanıyorsunuz. Ayrıca üstün körü yapılan işlerden hoşlanmıyorsunuz ve karşılaştığınız bir problemi ya da işi iyice analiz etme taraftarısınız. Bu detaycı ve yapınızdan ötürü çevrenizdeki insanlar bir sorun yaşadıklarında sizinle görüşme isteyebilir, size akıl danışabilirler. Ancak dikkat etmeniz gereken bir nokta var ki, oda detaylarda ve bir şeyin “nasıl olması gerektiğine” fazla kafa yormanızdan ötürü, yapmak istediğiniz şeyleri sürekli olarak erteliyor olabilirsiniz. Evet iyi analiz ederek, kendini geliştirmek güzel bir meziyettir ancak hayaller ancak onların uğrunda harekete geçenler içindir. Her şeyi kitabına uydurarak mükemmel yapmak zorunda değilsiniz. Sadece harekete geçin!
Eğer resme bakar bakmaz elmaları görüyorsanız;

 

Hayal gücü ve buna bağlı olarak iç benliğinde geliştirdiği hayal dünyası oldukça gelişmiş bir bireysiniz. Diğer insanların materyalistik şekilde yaklaştığı sıradan gibi gözüken şeylerde bile, gözden kaçmış, dikkat edilmemiş ve sıradanlığın güzelliğini yansıtan ufak nüansları yakalamayı biliyorsunuz. Sanatsal eğilimleriniz olma ihtimali oldukça yüksek. Çok büyük bir ihtimalle duygusal bir yapıya sahipsiniz ve bu duygusal yapınızı yaratıcı bir zihinle taçlandırmışsınız. Ancak bu noktada dikkat etmeniz gereken şey her ne kadar diğerlerinden farklı gördüğünüz ve kendi renklerinizle boyadığınız bu dünyadan memnun olsanızda, hayatın gerçeklerine yer yer uyum sağlamak zorunda olduğunuz gerçeğidir. Size zor gelsede gündelik hayatınızı sürdürebilmek adına bazı durumlarda diğerlerinin dilinden konuşmalı ve hayal dünyanızda kaybolmamalısınız. (Bu yazılanlar özellikle resimde ilk olarak görülmesi çok zor olan “yeşil elmaları” ilk olarak görenler için geçerlidir!)

http://filoji.com/resimde-ilk-olarak-gordugunuz-seyin-karsilik-geldigi-psikolojik-bir-gercek-var/

Haklı haksız, doğru yanlış şeklinde düşünerek kendinize eziyet etmeyi bırakın.

cemşen1[1]

 

Haklı haksız, doğru yanlış şeklinde düşünerek kendinize eziyet etmeyi bırakın. Ne haklı olmanız ne de doğruyu yapmış olmanız önemli. Önemli olan tek şey kendi haklılığınız ya da haksızlığınız yüzünden belli bir duruma saplanıp kalmamanız. Kendinizin ya da bir başkasının doğru ya da yanlış eylemleri sebebiyle kısıtlanır kalır, kıpırdayamaz hale gelirseniz bu hayattaki en büyük tehlike ve en büyük kayıptır. Zihninizin ne haklılığa ne haksızlığa, ne doğruya ne yanlışa takılıp kalmasına izin verin.
Yıllarca kendi arayışımda da öğretmenlik deneyimimde de sürekli -meli, -malılarla, doğru ve yanlışlarla, yakınıp duran, kendilerini doğru ve yanlış ile ilgili inançları sebebiyle hareket etmekten aciz bırakmış insanlarla karşılaştım. Bu insanların genellikle kendi doğru-yanlış, haklı-haksız, saf-kirli, erdemli-erdemsiz inancına saplanıp kalarak kendilerini nasıl tembel, uyuşuk, korkak, öfkeli ve karanlık bir var oluşa hapsettiklerini gördüm.
Zihnin ileriye doğru, herhangi bir şeye takılıp kalmadan hareket halinde olması gerekir. Arkadaşlarınızla ilişkinizde de, kendi duygularınız ve zihninizle ilişkiniz de de sürekli akış halinde olun. Ne içsel ne dışsal çatışmalara takılıp da eylemsiz kalmayın. Evrende yalnızca ölüler eylemsizdir; ki o bile bir görünüşten ibarettir.

Cem Şen

Yaşam Felsefenizi Değiştirecek 20 Hayat Öğretisi

50den-sonra-omru-uzatan-10-tavsiye-1495291355-1844802[1]

Budizm öğretisi, yaşam hakkında güzel dersler çıkarabileceğimiz bazı güçlü felsefeler ve bakış açıları barındırır.  Birçoğu Buda’nın sözleri olan ve Budizm öğretisinin ana felsefesini oluşturan 20  öğretici bilgi…

İşte Buda’dan yaşama bakış açınızı değiştirebilecek güçteki 20 öğretici ders;
1)Sevgi her şeyin ilacıdır.
“Nefretin açtığı yaralar nefretle tedavi edilemez. Ruhta açılan yaraları tedavi edebilecek tek güç sevgidir ve bu, yaşadığımız evrenin en temek kuralıdır.’’

2)Sizi siz yapan söyledikleriniz değil, uygulamaya geçirebildiklerinizdir.
“Birini sırf çok konuştuğu için bilge olarak tanımlayamazsınız. Kişinin bilgeliği ancak içindeki huzur, sevgi ve cesaretle ölçülebilir.’’
3)Sağlıklı yaşamın sırrı, anı yaşamakta gizlidir.
‘’Geçmişe takılıp kalma, geleceğin hayalini kurma. Zihnini yalnızca içinden bulunduğun ana odakla ve yaşa.’’
‘’Bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı olabilmenin sırrı ne geçmişin yasını tutmakta, ne de gelecekle ilgili endişe duymakta. Sağlıklı olabilmenin sırrı bilgece ve farkında olarak anda yaşamakta.’’
4)İçine dönebilen herkes görünmeyeni görmeye başlar
“Sonsuz huzura giden yol göklere değil, yüreğe uzanır.’’
5)Kelimeler hem silah hem de merhemdir.
“Kelimeler bir insanı hem yaralayacak hem de iyileştirebilecek güce sahiptir. Hatta doğru ve ince olabilenleri, dünayayı bile değiştirebilir.’’

6)Akışına bırak, istediğin her şey sana gelir.
“Sürekli çevresinde dönüp durduğun şeyi en çabuk kaybedersin.’’
7)Kimse hayat yolunuzu sizin için yürümez
“Bizi kendimizden başka kimse kurtaramaz.. Hepimiz kendi yolumuzu kendimiz yürümek zorundayız.”
8)Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır.
“Binlerce mum, tek bir mumun ışığıyla yanabilir ve o mumun ömründen hiç bir şey götürmez. Mutluluk da mum ışığı gibi paylaşıldıkça çoğalır.’’

9)Çevrenizdekilere karşı yardımsever olun.
“Zengin ya da fakir… Herkesin başa çıkmaya çalıştığı problemler var. Bazılarınınki çok, bazılarınınki az.’’
10)Sizden inanmanız beklenen şeyleri sorgulayın.
“Herhangi bir şey yalnızca öyle duyduğunuz için öyle olmak zorunda değil. Duyduğunuz şeylere ne kadar çok kişi inanıyor olursa olsun koru koruna inanmayın. Dini kitaplarda yazdığı için, deneyimli insanlar söylediği için ya da gelenekleriniz bunu gerektirdiği için inanmayın.
11.Gözlem ve analiz yapın.
Düşündüğünüz şeyin sebeplerini araştırın ve olası sonuçlarıyla ilgili çıkarımlarda bulunun. Deneyimleyin ve kendi deneyimlerinizle öğrenin.’’
12)Cesur olun
“Var olmanın en büyük sırrı korkusuz olmaktır. Geleceğin size getireceklerinden korkmayın. Korkularınız yüzünden başkalarına bağımlı yaşamayın. Cesur olmak özgürlük kilidinin anahtarıdır. ‘’

13)Gerçekler bir şekilde gün yüzüne çıkacaktır.
“Hayatta asla gizlenemeyecek 3 şey vardır: Güneş, ay ve gerçekler.’’
14)Zihninizin kontrolünü sağlayamazsanız o sizi kontrol etmeye başlar.
“Sağlıklı olabilmek, gerçek mutluluğa ulaşabilmek ve huzuru bulabilmek için zihninizi kontrol edebilmelisiniz. Kontrol edemediğiniz bir zihin sizi kendi karanlığına çeker ve bilgeliğe ulaşmanızı engeller.’’
15)Şüphe ayrıştırır, güven birleştirir.
“Şüphe kadar zihni kemiren başka bir alışkanlık yoktur. Şüphe, insanları ayrıştırır. Arkadaşlıkların ve en büyük aşkların ölümüne sebep olan zehir, şüphedir. ‘’

16)Hayatınızdaki kimseyi kendinizden daha çok sevmeyin.
“Hayatımız boyunca kendimizden daha çok seveceğimiz birilerini arar dururuz. Bu kişiyi çok uzaklarda ararız ancak bize kendimiz kadar yakındır. Hayatta en çok sevmeniz gereken ve sevginizi en çok hak eden kişi kendinizsiniz.’’
17)Her şeyi bilmek, bilgeliktir; kendini bilmek ise aydınlanma.
“Binlerce savaşı kazanmak için savaşmak yerine kendinizi fethetmeyi deneyin. Zafer, sizsiniz.’’
18)Maneviyat bir lüks değil, ihtiyaçtır.
“Tıpkı bir mumun ateş olmadan ışık veremeyeceği gibi, bir insanın da maneviyat taşımadan aydınlanabilmesi mümkün değildir.’’

19)Kıskanmak yerine takdir etmeyi öğrenin.
“Çevrenizdekilerin sahip olduğu iyi şeyleri kıskanmak yerine takdir edin ve daha iyilerine sahip olabilmek için çalışın.’’
20)Huzuru içinizde arayın.
“Huzur içinizdedir, dışarıda aramayın.’’

Kaynak: 50 en sonra hayat

MİLYON DOLARA DEĞER BİR MESAJ HARİKA ❤

20994246_420063078389779_1534410991947708077_n[1]
“Milyon dolarlık Bentley’imi gömeceğim”
Brezilyalı iş adamı Thane Chiquinho Scarpa Mısır firavunlarına özendiğini, öbür dünyada da kullanabilmek için milyon dolar değerindeki Bentley Continental Flying Spur marka arabasını bir törenle gömeceğini sosyal medyada duyurur.
Oldukça geniş bir kitlenin ilgisini çeker.
Epey de tepki toplar. Ama Scarpa o kadar ciddidir ki, gömme işlemini yapacağı tarihi verir ve tüm medyayı da malikanesine davet eder. Daha da inandırıcı olmak için kazdırdığı mezarın fotoğraflarını da sosyal medyada paylaşır. Takipçileri oldukça sert tepkiler verir. Ona deli diyenlerden tutun da arabayı gömeceğine hayır kurumlarına bağışlaması çağrısında bulunanlara kadar birçok tepki alır..
Scarpa, gelen tepkilerin hiç birine aldırış etmez ve tüm baskılara rağmen düzenlediği töreni iptal etmez. Verdiği tarih geldiğinde ise kalabalık bir gazeteci grubu malikaneye gelir ve tören başlar.Araba mezara indirilirken fotoğraflar çekilir. Herkes nefesini tutmuş bir şekilde beklerken Scarpa töreni bir anda durdurur. Davetliler merak içinde döner ve Scarpa şu konuşmayı yapar:
“Milyon dolarlık Bentley’imi gömeceğimi söylediğim için beni kınadınız. Halbuki birçok insan, benim bu arabamdan çok değerli bir şeyi sürekli toprağa gömüyor. Kalpler, karaciğerler, akciğerler, gözler ve böbrekler toprağa gömülüyor. Bu aptalca. Dışarıda organ nakli bekleyen o kadar çok insan varken, bu sağlıklı organları gömüyoruz. Bu dünyadaki en büyük israf! Bentley’im bununla karşılaştırıldığında hiçbir şey. Bir organdan daha değerli hiçbir şey yok; çünkü insan hayatından daha değerli bir şey yok. Burada organlarımı bağışladığımı şu an resmen açıklıyorum.”
Bu konuşma sonrası olanları tahmin edebilirsiniz. Peki, bunu bir çağrı olarak gördüğümüz zaman, işe yarayıp yaramadığını merak ediyor musunuz? Elbette yarıyor ve 1 ay içerisinde organ bağışları tam olarak % 31,5 oranında artıyor.
Brezilyalı iş adamının bu hareketi, alkışlanacak bir farkındalık projesi
✔Gözlerimi; gün ışığını, bir bebeğin yüzünü,
bir kadının gözlerindeki sevgiyi görmemiş bir adama verin.
✔Kalbimi; kendi kalbi ona acı vermekten başka bir şeye yaramayan birine verin.
✔Kanımı; bir otomobilin enkazı altından çıkarılmış olan gence verin.
Verin ki; torunlarının oynadığını görene dek yaşayabilsin.
✔Böbreklerimi; haftadan haftaya yaşaması makineye bağlı olan birine verin.
✔Kemiklerimi; alın ve sakat bir çocuğun yürüyebilmesinin yolunu bulun.
BİNLERCE HASTA NAKİL BEKLİYOR.
ORGANLARINIZI LÜTFEN BAĞIŞLAYIN , TOPRAK OLMASIN.
Alıntı.

Hata yapmaya hazır olmayan, asla hiçbir şey öğrenmeyecektir.

508357-late-osho-rajneesh[1]

 

Yakın zamanlarda bir dükkân açmış olan bir adam, dükkânının tepesine “Burada Taze Balık Satılır” yazan büyük bir tabela astı.
Yanına bir arkadaşı geldi ve dedi ki “ Tabelada neden “Burada” yazıyor?” Adam “Burada” kelimesini tabeladan kaldırdı.
Sonra başka bir arkadaşı geldi ve dedi ki “ “Satılır”? Tabii ki satılır. Bağış yapmıyorsun, öyle değil mi?” “Satılır” kelimesi tabeladan kalktı.
Üçüncüsü geldi ve dedi ki “ “Taze Balık”? Taze olmak zorunda. Bayat balığı senden kim alacak? “Taze” kelimesi çıkartıldı.
Dükkân sahibi boynunu eğdi. Tabelada şimdi sadece “Balık” kelimesi vardı ve dördüncü gelerek“ “Balık”? Bunu çıkartmak ne iyi olur! Zaten bir kilometre öteden kokusunu alabilirsin” dedi. Dükkân sahibi tabeladaki son kelimeyi de sildi.
Beşinci bir adam geldi ve dedi ki “Dükkânın tepesine boş bir tabela asmanın ne anlamı var?” Dükkân sahibi tabelayı çıkarttı.
Sahneye altıncı bir adam geldi ve dedi ki “ Bu kadar büyük bir dükkân açtın. “Burada Taze Balık Satılır” yazan bir tabela asamıyor musun?”
İnsanları dinlemeye devam edersen daha çok ve daha çok aklın karışacak; bu şekilde aklın karışmış duruma geldin. Senin karışıklığın bu: bir sürü insanı dinlemek ve hepsi farklı tavsiyelerde bulunuyorlar. Ve ben onların iyi niyetli olmadıklarını söylemiyorum; iyi niyetliler, ancak bilinçli değiller; öyle olsalar sana tavsiyede bulunmazlardı. Sana bir iç görü verirlerdi, tavsiye değil. Sana ne yapman, ne yapmaman gerektiğini söylemezlerdi. Senin daha uyanık hale gelmen için sana yardım ederlerdi ki, sen ne yapılması ve ne yapılmaması gerektiğini kendin görebilesin.
Gerçek arkadaş, sana tavsiyede bulunmayan, ancak daha tetikte olman, daha uyanık olman, hayatın içinde daha bilinçli olman için yardım edendir- hayatının problemlerinin, fırsatlarının, gizemlerinin içinde- sana kendi yolculuğuna çıkman için yardım edendir, deneyimlemen için, araştırman ve araman için, birçok hata yapman için seni cesaretlendirendir.
Çünkü hata yapmaya hazır olmayan, asla hiçbir şey öğrenmeyecektir.
Gerçek arkadaş, zekânı keskinleştirmen için yardım eder. Sabit tavsiyelerde bulunmaz, çünkü sabit tavsiye işe yaramaz. Bugün doğru olan, yarın doğru olmayabilir ve bir durumda doğru olan başka bir durumda yanlış olabilir. Durumlar her zaman değişiyor, o halde ihtiyacın olan sabit bir hayat modeli değil, bakış açısıdır, böylece nerede olursan ol, kendini hangi durumda bulursan bul, kendiliğinden nasıl davranacağını ve kendi varlığına nasıl dayanacağını bilirsin – OSHO