Archive | 11 Ağustos 2017

Defne Yaprağını Yakıp 10 Dakika Bekleyin – Gerçekleşenlere Siz Bile İnanamayacaksınız

lager9[1]
Bazı evlerde sıradışı türden bir koku duyarsınız.

Duyduğunuz bu koku size rahatlık ve huzur verir. Oraya her gittiğinizde iyi hissedersiniz.
Peki bu kokunun ne olduğunu merak ettiniz mi?
Meğerse o koku defne yaprağından geliyormuş.
Defne yapraklarının insanların ruh halini iyi yönde değiştirdiği biliniyor.
Genelde yemek yapılırken çeşitli yöntemlerle kullanılan defne yaprakları ayrıca çorbalara tat da veriyor.

Antik Roma ve Yunanistan’da da defne yaprağı tıbbi amaçlarla kullanılıyordu.
Defne yaprakları sadece yemeklerle tat vermiyor aynı zamanda insanları iyileştiriyordu. Kurumaya bırakılan defne yaprakları daha sonra parçalanarak su ile karıştırılıp içilerek çeşitli hastalıklara derman oluyordu.
Defne yaprakları defne ağaçlarından toplanır. Defne ağacı ise günümüzde umut, başarı ve kahramanlığın simgesi haline gelmiştir.

Defne yaprakları sakinleştirici etkilerinin yanında ağrı kesici, iltihap sökücü ve böbrek taşlarını önleyici olarak da kullanılıyor.
Antibakteriyel özelliği olan defne yaprağı içerdiği ökaliptol maddesi ile nezle ve gribin belirtilerini azaltıyor.

Defne yaprakları ile evinizde de mucizeler yaratmak mümkün.
Tek ihtiyacınız olan şey çakmak, kurutulmuş defne yaprağı ve çelik bir kap. Defne yapraklarının çabuk yandığını göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

Defne yaprağını tutuşturduktan hemen sonra odanın içine sinen rahatlatıcı bir koku hissedeceksiniz.
10 dakikanın ardından tamamen gevşediğinizi hissedeceksiniz.

Defne yapraklarının verdiği gevşeme ve huzurun metil öjenol ile alakalı olduğunu tahmin ediliyor.
Sağlığınızda gözle görülebilecek faydalar görmeseniz de evinizin harika koktuğunu hissedeceksiniz.
Evinizin biraz güzel kokması fena olmazdı değil mi?

Defne yaprağını tütsü olarak kullanacak birilerini tanıyor musunuz?
Yazıyı onlarla paylaşmayı unutmayın ve yöntemi denemelerini sağlayın.

Niyet Enerjisini Yükseltmek için 5 Adım

reiki-yasam-enerjisi-sifa-vermeye-zorlar1[1]
Bir şey önce niyetle başlar. Biz niyet ettiğimiz ve hayal ettiğimiz şeyleri kendimize çekeriz. Niyet etmek, bu yüzden çok önemlidir. Neyi düşünürsek onu yaşarız sözü gerçekten doğrudur. Pek çok insanın niyetlerini tam olarak yükseltemedikleri için niyetlerine ulaşamazlar. Peki, niyet enerjisini yükseltmek için ne yapmalıyız.
1. Adım
Niyetinizi belirleyin. Hayal gücünüzü devreye sokmadığınız müddetçe niyetiniz devreye girmez. Niyetiniz bir araba almak ise mutlaka araba ile ilgili hayaller kurmak niyetinizi yükseltecektir. Bir niyeti belli zamanlarda imajine etmek ve niyetinizi güçlendirmek çok önemlidir. Kısaca niyetinize odaklanın ve niyetinizi hayal edin.
2. Adım
Niyetinizi olmuş gibi hissedin. Bu hissiyatı yakalamak için niyetiniz gerçekleştiğinde duygusal olarak ne hissedeceğinizi yaşayın. Hayalinizi niyetinize göre canlandırın. Bunu kolaylaştırmak için bilinçaltınızı devreye sokabilirsiniz. Şu soruları kendinize sorun ve kesinlikle cevaplamayın.
Niyetim gerçekleştiğinde ne hissederim?
Niyetim beni gerçekten ne kadar mutlu eder?
Niyetim gerçekleşirken hayatım nasıl değişir?
Bu soruları sorduğunuzda niyetiniz için hayal gücünüz devreye girecektir.
3. Adım
Dua edin veya olumlama yapın. Dindar bir insansanız, dua etmek niyet için çok iyidir. Dua ile niyetinizi yükseltebilirsiniz. Olumlama da yapabilirsiniz. Niyetinizi söyledikten sonra olumlu cümleler ile niyetinizi söyleyin. Mesela niyetiniz sağlıksa “Sağlığım çok iyi ve her geçen gün daha iyi oluyorum” diyebilirsiniz. Dua ve olumlamayı aynı anda yapabilirsiniz.
4. Adım
Niyetiniz için bir pano oluşturun. Niyetiniz ile ilgili bir resim çizip niyetinizi kağıda dökebilirsiniz. Niyetinizi yükseltecek harika bir yöntemdir. Mesela ev almak istiyorsanız. Bir ev çizip çevresine evinizin özelliklerini ve istediklerinizi yazın. Ya da hayalinizdeki evin resmini yapıştırın. Bu niyetinizi yükseltecektir.
5. Adım
Niyet enerjisini yükselttikten sonra yapmanız gereken serbest bırakmaktır. Bu basit yöntemle niyetinizi enerji bağlantılarına gönderin. 5 Derin nefes alıp verdikten sonra şu cümleyi söyleyin. “Niyetimi serbest bırakıyorum” 5 kere bu cümleyi söyleyin ve belli bir süre yapın. Göreceksiniz serbest bıraktıktan sonra niyetiniz yükselecektir.

kAYNAK: sPRİTÜELLER

Eğer Hasta Olmak İstemiyorsan Duygularını Anlat:

CiUHGSSUoAA5w1J[1]

Olduğundan Farklı Yaşama:
Eğer Hasta Olmak İstemiyorsan Duygularını anlat:
* Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular; gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar
* Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür.Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız!
* Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir!
Karar Vermelisin:
* Kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır.* İnsanlık tarihi kararlardan oluşur
* Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir
* Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.
Olduğundan Farklı Yaşama:
* Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir.
* Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur.Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır.
Kabullen:
* Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır
* Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır.Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar.
* Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.
Çözümler Bul:
* Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler.
* Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birisini üretir.
Biz ne düşünüyorsak oyuz:
* Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.
Güven:
* Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez. Güven olmadan, bir ilişki de olamaz.
Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.
Hayatı Üzgün Yaşama:
Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk. Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir.
* Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir.
“İyi mizah bizi doktorun elinden korur”.
* Mutluluk sağlık ve terapidir.
Dr. Dráuzio Varella

ZERDEÇAL ve ZERDEÇALLI SUYUN VÜCUDUMUZA İNANILMAZ FAYDALARI

700x400[1]

ZERDEÇAL ve ZERDEÇALLI SUYUN VÜCUDUMUZA FAYDALARI

12 Ay Boyunca Her Sabah Zerdeçal Suyu İçti ve Bu Oldu
İşte İngiltere’nin Bristol şehrinden bir kadının müthiş hikayesi. Ve bu hikayeyi bilimsel olarak doğrulayan onca akademik makale….

Zerdeçal giderek daha popüler hale gelen bir baharat ve bunun bir dolu haklı nedeni var. Besin değeri yüksek ve güçlü antioksidan olan zerdeçal, yaşlanma karşıtı ve iltihap sökücü özelliklerinden dolayı sağlık için mucizevi faydalara sahip.

Zerdeçalın aktif bileşeni kürkümin‘in (zerdeçal sarısı) sayısız faydası var ve bunu sayısı 7.000’in üzerindeki bilimsel makale de destekliyor.

Bu yüzden de zerdeçal suyu içebileceğiniz en sağlıklı içeceklerden biri.

İşte İngiltere’nin Bristol şehrinden bir kadının müthiş hikayesi. 12 ay boyunca zerdeçal suyu içen kadın bunun inanılmaz sağlık faydalarını gördü.

Zerdeçalın pH seviyesi mükemmel, bu yüzden zerdeçal 12 ay boyunca her sabah zerdeçal suyu içen kadının vücudunu alkalize etti, sindirimini iyileştirdi ve asıl önemlisi eklem yangısı semptomlarını yok etti. Tüm bu faydaları 12 ay boyunca her sabah bir bardak zerdeçal suyu içerek yaşadı.

İşte bu mucizevi içeceğin hazırlanışı:

1 bardak ılık suya 1 çay kaşığı toz zerdeçal ve bir fiske karabiber ilave edip iyice karıştırın. Hepsini su ılıkken hemen için.

İşte her sabah içilmesi gereken zerdeçal suyunun faydaları:

Kalp sağlığına iyi gelir

Zerdeçalin ana bileşeni kürkümin kan damarlarındaki plakları temizler ve kan pıhtısı oluşumunun önüne geçer.

2011 yılında Japonya Niigata Üniversitesi Eczacılık ve Uygulamalı Hayat Bilimleri fakültesinden uzmanların yaptığı ve Biological and Pharmaceutical Bulletin dergisinde yayınlanan bir araştırmada, 3 hafta boyunca zerdeçal tüketen erkek farelerin kalp sağlıklarının iyileştiği görüldü.

Tip 2 Diyabet’i iyileştirir

Auburn Üniversitesinde 2009 yılında yapılan ve Biokimya ve Biofiziksel Araştırma İletişimi dergisinde yayınlanan bir çalışamda, bu baharatın diyabetin tedavisinde büyük faydaları olduğu gösterildi.

Vücudun alkali (baz) dengesini sağlar
Zerdeçal yüksek derecede baziktir ve kanser sadece asidik ortamda oluşur.

Beyninizi korur
Bilim insanlarına göre büyüme hormonu Beyin Kaynaklı Nörotropik Faktör seviyesinin, düşük olması genelde Alzheimer’s hastalığı ve bunama ile bağlantılı.

Dahası kürküminin bu hormon seviyesini düzenlediği ve böylece yaşlanmaya bağlı beyin fonksiyonlarında gerilemeyi ve beyin hastalıklarını önlediği biliniyor.

İltihabı Önler
Birçok hastalığın ana nedeni iltihaptır. Kürkümin iltihap karşıtı özelliğe sahip ve bu yüzden iltihapla etkili şekilde savaşır ve organizmayı korur.

Kanser İlacı Özellikleri
Kürkümin güçlü bir antioksidan olduğu ve antioksidanlar da hücrelerin hasar görmesini önlediği için kanseri başarılı şekilde önler.

Eklem yangısı semptomlarını azaltır
2012 yılında yapılan bir araştırmaya göre kürkümin, etkili bir steroid olmayan antiinflamatuar ilaç ve dahası iltap ve ağrı dindirici ilaçlardan bile daha etkili.

Sindirime iyi gelir
Bilim insanları düzenli zerdeçal tüketmenin sindirim sistemine iyi geldiğini söylüyor.

Karaciğeri korur
Safra kesesinin düzgün çalışmasına yardımcı olur, karaciğeri toksinlerin zararlı etkilerinden korur ve karaciğer hücrelerinin etkin şekilde yenilenmesini sağlar.

Yaşlanmayı yavaşlatır ve uzun bir ömür yaşamanıza katkı sağlar.
Kürkümin serbest radikallerle çok iyi savaşır ve iltihabı önler, bu yüzden de yaşlanma sürecini yavaşlatır.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

kAYNAK: hAYAT mUTFAKTA

Bu 6 Durumla Sık Karşılaşıyorsanız Zeka Seviyeniz Sandığınızdan Daha Yüksek Olabilir

dusunen-kadin[1]

 

Çoğumuz zeki insanları, doğuştan mükemmel yeteneklere sahip süper insanlar olarak görürüz. Oysa gerçek tamamen farklıdır. Sanılanın aksine zeki insanlar diğer insanlara oranla daha fazla sosyal problemle uğraşırlar ve hepsinde de öte kişi ne kadar akıllı olursa olsun, günün sonunda yatağa girdiğinde sadece sıradan bir “insandır.”
Aşağıda sıralanan problemlerden bir kaçı gün içerisinde sizin de başınıza geliyorsa, sandığınızdan daha zeki olma ihtimaliniz bir hayli yüksektir.

1. Gündelik Sıradan Konuşmalar Sizi Daraltıyorsa
Gündelik şeyler hakkında sıradan konuşmalara dahil olmak size oldukça zor geliyor olabilir. Çünkü beyniniz büyük fikirlerle boğulmuş durumda. İlginizi çeken şeyler çoğunlukla bilim, sanat, felsefe, teknoloji gibi konularla ilgiliyken, sizin için dün televizyonda yayınlanan yarışma veya diziyi konuşmak pekte ilgi çekici olmayabilir. İnsanların birbirleriyle uyum sağlamak için kabul ettiği bu tarz şeyler üzerinde konuşmak size vaktinizi harcıyormuş gibi hissetirebilir. Bir amaca hitap etmediğini düşündüğünüz bu konuşmalara dahil olmamayı seçmenizden dolayı az arkadaş sahip olmanız oldukça olasıdır.

2. Konuştuğunuzdan Daha Çok Düşünüyorsanız
Beyniniz sürekli olarak karşılaştığınız problemlerin ve durumların en iyi çözümlerini aramak üzerine çalışıyorsa, muhtemelen konu üzerindeki fikrinizi beyan etmeniz ya da bir sonuca varmanız ortalama zeka seviyesine sahip kişilerden daha uzun sürüyor olabilir. Hatta kimi zaman, verdiğiniz cevabın sorunun tam çözümü olmadığını düşündüğüzde veya söyleyeceğiniz şeyin konuşulan konuya dişe dokunur bir katkı yapmayacağını düşündüğünüzde, hiç konuşmazsınız. Diğer insanlar akıllarına gelen her düşünceyi ortaya saçıp, laf ve fikir kirliliği yaratmaktan hiç çekinmemeleri sizi çok şaşırtıyor olabilir. Ancak şunu unutmayın ki , siz laf kalabalığı yapmamak için sessiz kalsanız dahi diğer insanlar sizi içine kapanız olmakla yaftalamaktan çekinmeyeceklerdir.

 

3. İşiniz Veya Okulunuz Size Sıradan Geliyorsa
Beyninizin yeni ve daha büyük fikirlere yelken açma düşüncesi ile farklı ve yaratıcı projeler kurgulayıp duruyorsa sahip olduğunuz işiniz veya okulunuz gözünüze sıradan ve sıkıcı gelebilir. Çünkü sahip olduğunuz yaratıcılığınız dosya yetiştirmek, belge düzenlemek ya da ödev yapmak gibi gündelik ve sıradan işleri olduğundan daha sıkıcı hale getirmektedir. Sahip olduğunuz yaratıcı düşünme biçiminden ortaya çıkan bu enerjiyi böylesi sıradan işlerle harcamak, size kendinizi kötü hissettirerek, özünde basit olan bu işleri gözünüzde büyütmenize yol açabilir.

 

4. Bazı Zamanlar “Eylem Felci” Yaşıyorsanız
Daha önce bir işin veya gerçekleştirilecek eylemin her türlü detayını düşünüp, yol şemalarını çıkarıp, ince eleyip sık dokuduktan sonra harekete geçme konusunda bir türlü adım atamadığınız oldu mu? Eğer yüksek bir zeka seviyesine sahipseniz eylem felci olarak anılan bu olayla karşılaşma ihtimaliniz oldukça yüksektir. Genellikle çok detaycı ve fazla düşünen kişilerde görülen bu bozukluğun en rahatsız edici yönü ise dışarıdan duruma şahit olan diğer bireylerin olayı basitçe tembellik olarak adlandırması.  Oysa eylem felci tembelliğin tam tersi olarak, gereğinden fazla düşünme yüzünden ortaya çıkmaktadır.

5. Diğer İnsanlar Sizi Farklı Görüyor İse
Toplumsal davranışınız konusunda kendinizi diğer insanlardan daha sorumlu görme eğiliminiz sizin diğer insanlar tarafından sosyal olarak yeteneksiz ya da kısaca “farklı” biri olarak nitelendirilmenize yok açabilir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi insanlar etraflarında kendilerini daha az zeki hissettiren birilerinin olmasında hoşlanmadıklarından, bu tarz insanlarla vakit geçirmeyi pek tercih etmezler. Bu sebeple genellikle geniş arkadaş gruplarına dahil olmanız pek olası değildir.

6. Aşık Olmak Size Oldukça Zor Geliyor İse
Bunun nedeni aşk arayışınızın diğer insanlara oranla daha talepkar olmasıdır. Diğer insanlar anlık heyecanlarla ilişkilere oldukça rahat bir biçimde kendilerini atarken, siz çok daha temkinli ve analitik olduğunuz için, umduğunuz aşkı bulma olasılığınızın daha düşüktür.

Göbek eriten içecek… 4 günde 10 santimetreye kadar inceltiyor

rekl[1]
Evdeki malzemelerle kolaylıkla hazırlayabileceğiniz bu içecek göbek çevresinde biriken yağları 4 günde 10 cm’e kadar inceltiyor.

 

Göbek eriten içecek hangi malzemelerle nasıl hazırlanır? İşte pratik tarif:

Malzemeler:

-Taze zencefil
-8-12 taze nane yaprağı
-1 salatalık
-1 limon
-8.5 bardak su

Hazırlanışı:

Limonu yıkayın. Soymadan ikiye kesip çekirdeklerini çıkarın. İki yarısını da doğradıktan sonra su ile doldurduğunuz kaba koyun.

Salatalığı soyup doğradıktan sonra onu da suya atın. Nane yapraklarını ekleyin.

Soyduğunuz zencefili dilimleyip diğer malzemelerin içine ekleyin. Bütün malzemeleri karıştırıp üzerine bir kapak kapattıktan sonra karışımı 1 gece buzdolabında bekletin.

En az 4 gün boyunca bu karışımı gün boyunca için. Farkı göreceksiniz.

KAYNAK: Milliyet – Duygu Bay / PembeNar

Sizi Zihinsel Olarak Güçlendirecek Ve Kendinize Olan Sevginizi Tazeleyecek 12 Söz

fashion-1048726_640-1024x623[1]

 

1. Hayat size; aynı anda hem bir başyapıt hem de ilerleme kaydedici bir eser olmanız için izin verir.

 

2. Kendi hikayemizin sahibi olmak ve bu süreç boyunca kendimizi sevmek, şimdiye kadar yaptığımız en cesur şeydir.

3. Kendinizle gurur duyun ve başkasının sizi nasıl gördüğünden utanmayın.

 

4. Kendin ol. Orijinallik, bir kopyadan çok daha iyidir.

5. Hayatınızı değiştirecek bir kişiyi arıyorsanız; aynaya bir göz atın.

6. Kendinizi hafife almayı bırakın.

7. Kendini sevmek bencillik değildir; kendinizi nasıl seveceğinizi öğrenene kadar bir başkasını gerçekten sevemezsiniz.

8. Kendinizi her geçen gün yapılacak işler listesinin en üstüne koyun ve gerisi yerinde olacaktır.

9. Başkalarına ilham vermek için mükemmel olmanız gerekmez. Başkalarının, kusurlarınızla nasıl baş ettiğinizden esinlenmesine izin verin.

10. Kimsenin olmadığı zamanda kendinize inanmanız gerekir. Bu sizi bir kazanan yapar.

11. Gerçek zorluk, kendiniz hakkında nasıl düşündüğünüzün üstesinden gelmektir.

12. Başkasının beni nasıl hissettiğine bakmaksızın, bugün kendimi sevmeyi seçeceğim.

Kendinize Her Gün Söylemeniz Gereken 10 Söz

Girl-On-Beach-Web[1]

 

1.”Bunu Yapabilirim.”
Bu cümle olumlu olduğu gibi, aynı zamanda da sizi bir durum karşısında harekete geçirmekte etkili. Kendinizi, karşılaştığınız durum karşısında kısıtlı hissetmemelisiniz, istediğinizi elde etmek için var olan imkanları kullanmalısınız.

 

2.”Ben İyi Bir İnsanım.”
Bu cümle; sizin ne kadar müthiş ve harika bir insan olduğunuzu gösteriyor. Hepimizin içinde iyi özelliklerimizi bize gösteren bağlarımız var. Fakat bazen bunu kendimize hatırlatmamız gerekebilir. Unutmayın ki, hepimiz pozitif bir etki bırakmak için dünyada varız.

3.”İhtiyacım Olduğu Zamanlarda Yardım İsteyebilirim.”
Kendi sınırlarınızı iyi bildiğiniz için; hedefinize ulaşırken zorlanabileceğinizin farkındasınızdır. Bu yüzden zorlandığınız zamanlarda mutlaka yardım isteyin. Yardım istemek sizin güçsüz olduğunuzu değil, hedefinize ulaşmak konusunda ne kadar tutkulu olduğunuzu gösterir.

 

4.”Geleceğimden Ve Başıma Gelecek Güzel Olaylardan Ben Sorumluyum.”
Başınıza gelecek olan güzel şeylerden sadece siz sorumlusunuz. Başkalarının geleceğinizi yönlendirmelerine izin vermeyin. Ne geçmişe bağlı yaşamalısınız ne de başkalarının fikirlerinin sizi şekillendirmesine izin vermelisiniz.

 

5.”Hayat Devam Ediyor.”
Başınıza ne gelmiş olursa olsun, iyi veya kötü, tecrübelerinizden ders çıkarıp hayatınıza devam etmelisiniz. Yaşadıklarınızın sizi etkilemesine izin vermemelisiniz. Bu yüzden önünüze bakın ve kendinizi hep geliştirin.

6.”Kendimi Kabulleniyorum.”
Üstünüze çok gitmeyin. Kendinizi olduğunuz gibi kabullenin. Herkes gibi sizin de kusurlarınız var ve hata yapıyor olmanız normal. Fakat bu kendinizi geliştirmek için yeterli değil. Değerinizi bilin çünkü bu şekilde dünya da değerinizi biliyor olacak.

7.”Geçmişte Güzel Başarılar Elde Ettim.”
Geçmişteki başarılarınızı hatırlamak sizi, gelecekteki projeleriniz için motive edecektir. Nasıl bir işe giriştiğinizin bir önemi yok, geçmişteki başarılarınız gelecekteki başarılarınızın sadece bir habercisi.

8.”Bugün Kendimi Tebrik Edeceğim.”
Bugün sizin gününüz. Dışarı çıktığınızda kutlamak için mutlaka bir sebebiniz olacaktır fakat her şeyden önce kendinizle ilgili bir kutlama sebebi bulmalısınız.

9.”Bir Şey İçin Mücadele Etmek, Değerli Olduğunu Gösterir.”
Mücadele etmek, sizin için bunaltıcı olmamalı. İyi başarılar, kolayca elde edilmezler. Güçlü olun ve hedefiniz için elinizden geleni yapın. Bu cümleyi kendinize hatırlatın ve karşınıza çıkabilecek engellere rağmen mücadele etmekten vazgeçmeyin.

10.”Hayat Dolu Ve Mutlu Hissediyorum.”
Bu cümle kendinizi nasıl gördüğünüzü çok güzel anlatıyor. Eğer kendinizi sağlıklı bir insan olarak görüyorsanız, bu yaşamınıza da mutlaka yansıyacaktır. Bu yüzden her zaman için zihninize ve bedeninize iyi bakmalısınız. Ruh ve beden sağlığınızdan daha önemli hiçbir şey yok!

Kaynak: Filoji.com

Bu 7 Belirtinin 4’ü Sizde de Varsa Kan Şekeriniz Yüksek Demektir Derhal Önlem Almalısınız

kan-sekeri-768x402[1]

Diyabet tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de görülme sıklığı hızla artan önemli bir sağlık problemi.Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, diyabetin 7 önemli sinyalini sıralıyor.

Son yapılan araştırmalara göre; ülkemizde diyabetik hastalar tüm nüfusun yüzde 13.5’ini oluşturuyor. Henüz diyabet tanısı almamış, ancak bozulmuş glukoz toleransı olan ve diyabete aday kabul edilen kişilerle birlikte bu oran yüzde 33 gibi yüksek bir rakama çıkıyor. Yani, Türkiye nüfusunun onda birinden fazlası şu anda diyabetik, onda ikisi de birkaç yıl içinde diyabet tanısıyla karşılaşacak. Kontrol altına alınamayan diyabet damarların yapısını bozuyor. Bunun sonucunda; kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği, kalıcı görme kaybı başta olmak üzere tüm organlarda komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Bu kadar ciddi bir sağlık sorunu olan diyabet, sağlıklı beslenme alışkanlığı, medikal tedavi ve düzenli egzersizden oluşan bir yaşam şekliyle takip edildiğinde bu komplikasyonlar önlenebiliyor. Ancak erken tanı ve tedavi için öncelikle diyabetin belirtilerini tanımak ve zamanında hekime başvurmak çok önemli.

 

Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, diyabetin 7 önemli sinyalini sıraladı.
1. Ağız kuruluğu
Diyabet öncesi dönem erken fark edilip yeterli önlemler alınmazsa yorulan pankreas kan şekerini kontrol etmeye yetecek kadar insülin salgılayamaz hale geliyor. Bu durumda önce toklukta kan şekerleri yükselmeye başlıyor. Ağız kuruluğu ve çok su içme bu sürecin ilk belirtilerini oluşturuyor.
2. Gece idrara kalkma
Ağız kuruluğuna bağlı çok su içmenin yanı sıra kanda yükselen kan şekerinin böbrek üzerinde yarattığı basınç nedeniyle hastalar gece uykudan idrar ihtiyacıyla uyanmaya başlıyor. Gecede bir kez idrara kalkmak normal sayılıyor. Ancak birden daha fazla sayıda uykunun idrar ihtiyacıyla bölünüyor olması, akla diyabeti getirmeli.

3. Bacaklarda kramplar
İnsülin azlığı nedeniyle kanda şeker yükselirken hücre içine girip yakıt olarak kullanılamadığı için hücrelerde bir enerji açlığı ortaya çıkıyor. Halsizlik, bacaklarda kramplar, aşırı tatlı isteği, sabahları zor uyanma, gün içinde uyku hali, konsantrasyon azalması bu dönemde başlayan ve kandaki şeker yükseldikçe şiddeti artan belirtileri oluşturuyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, bu tür şikayetleri olan kişilerde açlık kan şekeri normal olsa bile tokluk şekerlerinin takibinin ya da şeker yükleme testinin mutlaka yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.
4. Uyuklama
Kanda şeker yüksek olmasına rağmen yakıt olarak kullanılamadığı için hücreler enerjisiz kalıyor. Bu durum beyin ve sinir sistemi hücrelerinin enerji azlığına yol açınca; uyku hali, konsantrasyon azlığı ve gün içinde uyuklama şikayetleri ortaya çıkıyor.
5. Kaşıntı
Kandaki şeker yükselmeye başlayınca cilt kuruyor ve genel bir vücut kaşıntısı başlıyor. Bu kaşıntı kadınlarda genital bölgede daha yoğun olabiliyor.
6. Genital mantar enfeksiyonları
Vücut sıvılarında artan şekerin mikropların üremesini kolaylaştırmasına bağlı olarak kadınlarda sık idrar yolu enfeksiyonları ve genital bölgede kaşıntıyla birlikte tekrarlayan mantar enfeksiyonları gelişebiliyor.

7. Kilo kaybı
Pankreasın insülin rezervi azaldıkça açlıkta da kan şekeri yükselmeye başlıyor. Şekerin kanda yükselmesine rağmen kullanılamaması nedeniyle hücrelerin enerji açlığı arttıkça hücreler enerjiyi yağ ve kas hücrelerinin parçalanmasıyla elde etmeye çalışıyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, bu dönemde yukarıdaki şikayetlere ek olarak kilo kaybının ortaya çıktığını belirtiyor.
DİYABET NEDEN ARTIYOR?
Diyabet sıklığı pek çok nedene bağlı olarak artıyor. En önemli nedenler arasında ise aşırı karbonhidratlı gıda tüketimi, fast-food ve şekerli içecek tüketiminin artması, kilo alma, hareketsiz yaşam ve düzensiz beslenme yer alıyor.

Kaynak: Bilen kadınlar

Psikolojideki Bu 5 Kuralı Anladığınızda, Hayatınız Çok Daha Kolay Hale Gelecek

girl-865304_640[1]

 

Kendimizin ve çevremizdeki diğer insanların psikolojisini anlamak, mutluluğumuzda büyük bir rol oynayabilir. Hepimiz geçmiş tecrübelerden kazanılan sınırlayıcı inançlardan ve başkalarıyla olan etkileşimlerden dolayı hayatımızın yaşayışımızın engellenmesinden muzdaribiz.
Algılarımızı düzeltecek ve kendimiz hakkında gördüğümüz ve düşündüğümüz olumsuzlukların miktarını sınırlayacak daha iyi bir zihniyet içerisine girmemiz gerekiyor.

Bu 5 psikolojik kuralı kullanma alışkanlığı kazanmak daha kolay bir hayat yaşamak için çok önemlidir ve dünyayı yepyeni bir ışıkla görmenize yardımcı olacaktır:
1. İnsanlar Düşündüğünüz Kadarıyla İlgilenmiyor
Sert gibi gelebilir, ama aslında doğrudur. Başkalarının bizim hakkımızda düşündükleri şeylere o kadar yakalanmış olmak ya da başkalarının beklentilerini karşılayacak bir biçimde davranmak bizim için zararlıdır; çünkü herkes kendi sorunlarına ve güvensizliklerine sarılır. İnsanların düşündüğüne inandığımız şeylerin çoğunun, yalnızca zihnimizin geçmiş deneyimlerine veya yanlış algılamalara ve yorumlara dayalı olarak yarattığı varsayımlar olduğunu akılda tutmaya çalışmak daha iyidir.  Kişisel mutlulukları elde etmek için diğerlerinin ne düşüneceğini düşünmeden kendinize güvenmek; size uzun bir yol kat ettirecektir.

 

2. Sürekli Olarak Kim Olduğumuz Değişir
On yıl önce olduğumuz ile aynı kişi olduğumuzu düşünmek kolay ve başka bir on yılda da aynı düşünüp, aynı hissedeceğimizi sanıyoruz ancak öyle değil. Geçmiş, şimdiki ve gelecekteki benliklerimiz aslında tamamen bağımsızdır çünkü zihniyetler hayatımızın koşulları ve deneyimleri ile değişir. Bu nedenle, karar verirken her zaman mevcut benliklerimize karşı gerçek olmalıyız. Gelecekteki benliğimizin ne düşüneceğini ve ne hissedeceğini önceden asla tahmin edemeyiz ve geçmişte olan her şey geçmiş olaylardan kaynaklanıyordur. Güç şu anda! Bulunduğumuz anda!

3. Kendinizi Başkalarıyla Kıyaslamayı Durdurun
Birçoğumuza en iyi anları yüklemek için baskı yapan sosyal medya ile, başkalarının görünüşte ‘mükemmel’ yaşamlarıyla karşılaştırmaya başlamak kolay olabilir. Gerçek hayatta hâlâ, elimizden gelen en iyi tarafı, yargılanma veya reddedilme korkusu duyarlılığı göstermek yerine, insanlara gösterme eğilimindeyiz. Gerçek şu ki hepimiz savunmasız durumdayız. Hepimiz başkaları tarafından kabul edilmek istiyoruz.
Bizler gerçekten kim olduğumuzu görürken, insanların bizden daha iyi olduğuna inanmak büyük bir zaman kaybı. Diğer insanlara kıyaslama, karşılaştırma yaparak; kendinizi kötü hissetmek faydasızdır. Çünkü en güçlü insanlar bile içlerinde endişe, güvensizlik ve belirsizliklere sahiptir.

4. Tavsiyenizin Dinleneceğini Beklemeyin
Bir arkadaşınızın göz kamaştıran problemini gördünüz ve onu çözmek için nelere ihtiyaç duyduklarını biliyor muydunuz? Tavsiye veriyorsunuz, ancak sadece sağır kulaklara düşmüş gibi görünüyor. Sinirli hissediyorsunuz bu sebeble, sonuçta sadece onlara yardım etmek istiyorsunuz. Mesele şu ki, doğru zamanda doğru zihniyette olmadıkça, hiç kimse gerçekten de tavsiye dinlemiyor. Günün sonunda insanlar, yalnızca kendi deneyimlerini kullanarak zihniyet ayarlarını veya bakış açılarını değiştireceklerdir. Kendinizi göz ardı edilmiş veya kayıtsız hissetmeyin – Siz biraz uğraştınız, şimdi onların halletmelerine izin verin.

5. Yalnızca Kendi Cevabınızı Kontrol Edebilirsiniz
Bir soruna, olaya veya duruma nasıl tepki verdiğiniz, durumun kendisinden çok daha önemlidir. Hayattaki tutumunuz, genel olarak ne kadar mutlu olduğunuz konusunda her şeydir. Herhangi bir olumsuz durumda, bu zor olabilir, ancak tepki vermeden önce kendinizi birkaç saniye çekmeyi ve aklınızı sıfırlamayı unutmamak; başkaları ve kendiniz için olabilecek yansımaları anlamanız için kendinizi eğitmenize yardımcı olabilir.

Kaynak: Filoji.com

Kendisi Pırlanta Ruh Daha Da Pırlanta Olan Dostum Özlem Çetinkaya 14 Ağustostan Sonra Bireysel Seans Ve Eğitimlerine Başlıyor… Yuuppiii… Tel 0531 517 84 86

_MG_2371 - Kopya

14 Ağustos Pazartesi itibari ile İstanbul… 🙂
Bu ne demek?
Bireysel uygulama ya da eğitim isteyenlerle buluşabiliriz 🙂….
BİREYSEL UYGULAMA
* Access The Bars Bilinçaltı Temizleme
* Kozmik enerji
* Reiki
* Dengeleyici Nefesler
EĞİTİM
* Access The Bars
* Reiki 1-2-3
Detaylar için;
http://www.ozlemcetinkaya.com
info@ozlemcetinkaya.com
0531 5178486

ÖZLEM ÇETİNKAYA KİMDİR ?
Ben Özlem Çetinkaya; oğlum için bir anne, anne – babam için bir evlat, eşim için bir hayat arkadaşı, hayatıma dokunan kimilerine göre bir dost, kimilerine göre bir tanış, kimilerine göre farkında bile olmadan yanından geçip gittiği herhangi biri, öğretmenlerime göre bir öğrenci, öğrencilerime göre bir öğretmen…
Anlayacağın hem birçok kişiyim, hem de bir hiçim.
İlk aklına gelen bir tek kelimeyle anlat kendini desen; “Meraklı” derim. Hayata karşı, kendime karşı, etrafıma karşı, bir çocuk gibi, sonsuz bir merakla yaşarım ben. Ondan sebep severim ya kelimeleri, kitaplar, filmleri, tiyatro oyunlarını, insanları, hayvanları, doğayı….
En çok da kendimi merak ettim ben; kimim, neredeyim, ne yapıyorum, neden yapıyorum….?
İnsan bir kere kendini keşfe çıkmaya görsün, sonrasında derya deniz bir yolculuğun içinde buluveriyor kendini. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi olduğum yıllarda da, mezun olduğum Bilgi Üniversitesi İşletme bölümüne devam ederken de, her daim insanı ve özellikle de kendimi anlamaya çalıştım.

İnsana olan merakımdan sebep belki de, on seneyi aşkın bir süre profesyonel olarak otel işletmeciliği yaptım. O günlerde iyice fark ettim ki, insanların hayallerine dokunabilmek benim ruhumu, bedenimi, zihnimi güçlendiriyor.
“Yazmaya” aşık olan ben kendimi bildim bileli yazıyorum. Kimi zaman bir peçetenin üzerine yazdığım iki kelam söz, kimi zaman defterlerin saylarını dolduran uzun cümleler… Her ne kadar konuşmayı seven biri gibi algılansam da, içinden geçenleri yazarak ifade edebilenlerdenim ben. Terazi burcuyum ne de olsa, ucundan kıyısından yaratıcı bir şeylere dokunmasam haksızlık yapmış olurum yaratıcı gezegenime. Üstelik yaşam gücümü aldığım renk de ikinci çakranın rengi olan turuncu. Hal böyle olunca hayatta kendimi dengelemek, iç huzuru yakalamak adına “yaratıcı” işlerin içinde bulunmak benim için keyiften de öte, bir yaşam amacı.
Paylaşmaya da aşığım ben… Tek çocuk olduğum için geç öğrendim ama öğrendim paylaşmanın lezzetini. Bir kere öğrendikten sonra da vazgeçemedim kendisinden. Zaten doğduğum gün gökyüzü öyle bir şekil almış ki, gezegenlerin dizilişinden benim payıma düşen bildiklerimi diğer insanlara aktarmak, insanlara elimden geldiğince rehberlik etmek, ilişkiler arasındaki dengelerin sağlanmasına destek olmak, farklı bakış açıları geliştirmek olmuş. Anlayacağın beni yükseltecek ve dengede tutacak her ne varsa, hepsini yolu, paylaşmaktan geçiyor. O yüzden de yazıyorum.
Hayatta her şey denge! Aşk, para, pul, sağlık….
Dedim ya, benim burcum Terazi. Yükselenim de Oğlak laf aramızda. Bu demek ki, sen ne kadar dengeliysen, ben o kadar mutluyum.
Aslına bakarsan hem kendi adımla yazdığım, hem de gölge yazar olarak yazdığım kitaplar; uyguladığım kozmik enerji, reiki ya da bilinçaltı temizleme seansları; verdiğim ya da organize ettiğim eğitimler; bunların hepsi, hem kendime şifa hem başkalarına.
Benimle ilgili merak ettiğin başka şeyler varsa, seve seve elektronik postanı cevaplarım.
Kucak dolusu sevgilerimle
Özlem Çetinkaya
E-mail: info@ozlemcetinkaya.com