Arşivler

Paça Çorbası ve Kelle Paça Çorbası Nasıl Yapılır?

paca-corbasi-376x2801

 

Paça Çorbası, sağlık açısından oldukça faydalı bir çorbadır. Özellikle; hayvanların kemik, ilik, kelle ve paça gibi bölgelerinden elde edilen etimsi kısımlar normal kırmızı ete göre daha sağlıklıdır. Bu bölgelerden elde edilen kısımlar, vücut kas ve kemik dokuları için gerekli olan maddeleri daha yoğun bir şekilde içermektedir. Hatta yapılan bazı araştırmalara göre paça çorbasının kansere karşı etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Sizlere iki çeşit tarif hazırlamaya çalıştık. Birincisi Paça çorbası tarifi ikincisi ise kelle paça çorbası tarifi.
Terbiyeli Dana Paça Çorbası Tarifi
Vereceğimiz paça çorbası tarifi 6-7 kişiliktir.
Paça Çorbası Tarifi için Malzemeler:
1 adet temizlenmiş ve bölünmüş dana paçası
Su
Terbiye yapmak için
Yarım kase yoğurt
2,5 yemek kaşığı un
Tuz
Sosu için
Sirke
Sarımsak
Tuz
Terbiyeli Dana Paça Çorbası Yapılışı

Dana paçaları güzelce temizlenmiş ve kırılmış olmalıdır. Paçalar; iyice yıkadıktan sonra düdüklü tencere içerisine alınır ve üzerini 2-3 parmak geçecek kadar su eklenerek orta ateşte 90 dakika kadar haşlanır. Biraz soğutulduktan sonra iri parçalar çıkarılır ve paça suyu ise içinde kemik parçaları olabileceğinden süzülür. Daha sonra iri parça halinde olan etler küçük küçük doğranır ve diğer parçalarla birlikte tencereye konarak hafif ısıda kaynatılmaya devam edilir. Başka bir kapta ise yoğurt, un ve tuz çırpılıp homojen bir kıvam elde edildikten sonra bir miktar paça suyu alınarak kase içindeki bu karışıma yavaş yavaş eklenerek karıştırılır ve ardından azar azar tencere içerisine atılır, atılırken bir yandan hızlı hızlı çırpılmalıdır ki kesilmesin.15 dakika kadar kaynatıldıktan sonra üzerine dövülmüş sarımsak ve sirke karışımı atılır. Terbiyeli paça çorbası tarifi bu kadar
Kelle Paça Çorbası Tarifi
Kelle Paça Çorbası Tarifi İçin Malzemeler
Yarım kilo kelle
Yarım kilo paça
Yarım limonun suyu
Yarım çay bardağı sirke
Pul biber
1 kepçe kadar un
Tuz
Kelle Paça Çorbası Yapılışı
Güzelce temizlenmiş ve bölünmüş paça ile birlikte kelle kısmı düdüklü tencere içerisine konulur. Haşlama işlemi ortalama 1,5 saaat ( 90 dakika ) sürecektir. İyice piştikten sonra ise kelle paçalar su içerisinden çıkartılır ve hem suyun hemde kelle paçaların soğumasından sonra kelle paçalar küp biçiminde doğranır haşlamadan elde edilen su ise süzgeçle süzülür. Daha sonra yine doğranmış kelle paçalar ile su karıştırılır. Bu sudan bir miktar alınarak un ile karıştırılır ve çorbanın içine dökülür daha sonra ocağın altı açılarak kaynayıncaya kadar karıştırılır. Daha sonra diğer malzemeler olan, tuz, pul biber ve sirke ile limon suyu eklenir. Kelle paça çorbası tarifi bu kadar afiyet olsun….
Sağlıcakla Kalınız…

Aşureniz Bereketli,Paylaşanınız Bol Olsun…

 

Kaynatacağınız aşurenin evinize ve sofranıza bereket ve bolluk getirmesini dilerim. Bereketin, paylaşmanın, barış ve kardeşliğin simgesidir aşure.İşte yine Muharrem ayı geldi ve mutfaklarımızı da bir telaş aldı.Evet çok kolay bir iş değil aşure yapmak ama o kadar da zor değil. Yeter ki biraz zaman ayıralım. Son birkaç yıldır ben de daha kısa zamanda yapabilmek için aşurelik buğdayımı düdüklü tencerede haşladıktan sonra işe başlıyorum. Aşağıda tarifinde de göreceğiniz “gelin etme ” işlemini düdüklüde haşladığım buğdayın üzerini örtüp bir gece bekleterek yapıyorum. Böylece aşuremin yapılışını 2 güne indirmiş oluyorum. Yani 1 kg buğdayın parti parti düdüklüde haşlanması toplam 1 saat, gelin edilmesi 1 gece . Ertesi gün şekeri ve malzemelerinin katılıp tekrar kaynaması ve kaplara bölünüp süslenmesi de 4- 5 saati alıyor. Bunun yarısını yapacakların işi biraz daha kolay olur elbette. Ne yapalım gülü seven dikenine katlanırmış.Haydi hepinize kolay gelsin.

Arapça’da “aşura”nın kelime anlamı “on”dur. İslami inanca göre hicri yılın ilk ayı olan Muharrrem ayının onuncu günü Aşure günüdür. Bugünden başlayarak bir ay boyunca yapılan aşure eşe dosta konuya komşuya dağıtılır. Farklı dinlerden toplumların farklı sebeplerle, farklı zamanlarda, farklı şekilde pişirdiği aşurenin ortak malzemesi “toprağın meyvesi” diye benimsenen buğdaydır. Buğdaya çeşitli kuru bakliyat, ve yemiş ilave edilerek zenginleştirilir.

Ermeniler aşureye anuş abur, yani tatlı çorba diyorlar ve 31 Aralık ile Ocak ayının 6 sı arasında yapıyorlar. Rumlar koliva diyorlar ve aşureyi kabristanda dağıtıyorlar. Yahudiler ise aşurelerini ağaç dikme bayramı ve bereket dileme günü olan Tu B’Şevat gününde pişiriyorlar. Bu bayram günü Musevi takvimine göre Şevat ayının 15 ine denk gelir. Aleviler ise aşurelerini Kerbela’da şehit olan Hz. Muhammed’in torunu Halife Ali’nin oğlu Hüseyin’in anısına ve bu olayın Muharrem ayının 10’una denk geldiği kabul edildiğinden o gün pişirirler ve ayni gün şehit olan 12 imama atfen 12 çeşit malzeme ile yaparlar. Bazıları da 40 çeşit malzeme koymayı tercih ederler.

Halk arasındaki en bilindik inanç aşurenin Nuh’un gemisinin büyük selin ardından suların çekilmesi sonucunda Cudi dağına oturması anısına yapıldığıdır.. Bu inanca göre aşure gününde gemide bulunanlar, tufandan kurtuldukları için bir şükran borcu olarak gemide kalan nohut, buğday, üzüm, bakla gibi bütün yiyecekleri toplayıp bunlardan bir çorba pişirmişlerdir. Bazı deyişlere göre de tufandan ellerinde kalan tatlı tuzlu ne varsa aç kalmamak için karıştırıp bir tür çorba yapmışlardır.

Aşureyi, yapılış sebeplerini ve kökenini araştırınca çeşitli kültürün ayni kazanda buluştuğunu görüyoruz. Toplumumuzda aşure tüm yıl boyunca yapılabilen bir tatlı olduğu halde hiçbir zaman sadece evde yemek için yapılmaz, muhakkak paylaşılır, geleneklere göre kız anneleri özellikle Muharrem ayında aşure yapar ve eşe dosta dağıtırlar. Bu sevgi ve dostluk alışverişi komşu evler arasında aşure kaselerinin değiş tokuşuna sebep olur.

Tabii ki ana malzeme buğday olsa bile her kültürde ve her evde pişen aşurenin tadı da başka olur. İçine katılan çeşitli malzeme aşurenin lezzetini ve kıvamını belirler. Günümüzde muhallebi kıvamında yenilen aşure, Osmanlı sarayında süzülerek özel aşurelik sürahilerde sunulurmuş.

1-DSC_6626-1

 

MALZEMELER:

500 gr. aşurelik buğday

1,5 kg. toz şeker

2 avuç haşlanmış nohut

2 avuç haşlanmış kuru fasulye

1 çay bardağı pirinç

Yaklaşık 5-6 lt.su

İçine eklemek ve üzerlerini süslemek için: Kızarmış kestane, ceviz, Antep fıstığı, fındık, badem, nar taneleri, kuru incir, kuru kayısı ve başka yemişler. Yine arzu edenler içine az gülsuyu katabilirler. Bazıları da üzerine tarçın ekerler. Bunlar tamamen arzuya bağlı şeylerdir.

 

YAPILIŞI:

Öğrendiğime göre eskiler aşureyi 3 günde yaparlarmış ama modern mutfaklarda bu işi 2 hatta 1 günde bile yapabiliyoruz. Ancak 3 güne böldüğünüzde daha az yorgunluk olduğunu da unutmayalım.

-Buğdayımızı ve pirinci geceden suda ıslatıyoruz.

-Nohut ve fasulyemizi de ıslatıyoruz. Bunları ertesi gün düdüklüde haşlıyoruz. Ancak bu işlemi önceden de yapabilirsiniz. Hatta buzlukta haşlanmış nohut fasulyeniz varsa işiniz daha da kolay.

-Buğday ertesi gün büyük bir tencerede iyice, taneler yarılıp da nişastasını salana kadar kaynatılır.

– İyice kaynayan buğdayı ocaktan alıp, kapağını kapatıyoruz. Tenceremizin her bir yanını sıkıca battaniye ile örtüp ertesi sabaha kadar bekletiyoruz. Yani eskilerin tabiriyle buğdayı *“gelin” ediyoruz.

-Ertesi sabah tenceremizi açtığımızda buğday suyunu çekmiş ve pelteleşmiş olacak. Oacağın altını açmadan bir miktar sıcak su ekleyip buğdayı çözüyoruz. Bir çaydanlıkta sürekli kaynar su bulunduruyor ve tenceredeki su azaldıkça üzerine eklemek suretiyle aşuremizi tekrar kaynatmaya başlıyoruz. Bu aşamada nohut ve fasulyeleri, ekliyoruz.

-En sonunda artık buğdayın tam pişmiş olduğuna emin olduğumuz anda şekerini ekliyoruz. Çünkü erken konan şeker buğdayı aniden sertleştirebilir , aşureyi de sulandırabilir ve aşurede buğday taneleri diri kalabilir. Bazıları bu aşamada aşureyi el blenderi ile ezmeyi tercih edebilirler, bu tamamen keyif meselesi.

 

– Artık minik kesilmiş kuru kayısılar, isteniyorsa incir, fındık, badem, kestane, sultani üzüm aşureye katılır ve bir iki dakika sonra ocak söndürülür. Ben kayısı ve kestaneyi kaselerin dibine koymayı üzerine aşureyi dökmeyi tercih ederim. Bu da size kalmış bir şey.

Aşuremiz pişmiş servis tabaklarına alınıp süslenmeye ve eş dost, konu komşu ile paylaşmaya hazırdır.

Aşureniz ve eviniz bereketli olsun!

 

*gelin etmek: Bir rivayete göre eskiden aşure tenceresi salonun ortasına konur ve gelin olarak düşünülürmüş ve üzeri çeşitli örtüler, ev halkının getirip bıraktığı hırka, başörtüsü gibi şeylerle örtülür, gelinin gece boyu üşümemesi sağlanırmış.

NOT.:Eğer aşurenizi düdüklüde yapmak istiyorsanız, o zaman geceden ıslattığınız buğday,fasulye ve nohutu ertesi sabah ayrı ayrı düdüklüde haşladıktan sonra , 10 dakika kadar da hep birlikte yine düdüklüde özlendirebilir, ardından büyükçe bir tencereye alıp şekerini ve diğer katmak istediklerinizi katıp gerekirse kaynar su ekleyerek kıvamını ayarlayabilirsiniz. Ancak 6lt. lik bir düdüklüde yapabileceğiniz en fazla miktar yukarıdakinin yarısı olabilir. Yani 250 gr. buğdaydan fazlasını düdüklüde pişirmek tehlikeli olabilir.

Yine yeniden | mutfak penceremden

EMPANADA

12525093_1319233918092412_4023060614510380544_o[1]

Güney Amerikada içi doldurularak yapılan bir börek türüdür. İçine çeşitli malzemeler konularak yapılır deniz ürünlerinden tutun da sebze, beyaz et veya kırmızı ete kadar her şeyi koyabilirsiniz. Acılı ve acısız yapabilirsiniz. Çok çeşitli tarifleri var ben bol tereyağlı ve sirke yerine malt bira kullanarak yaptım.

Malzemeler :
• 500 gr un
• 1 yemek kaşığı tuz
• 200 gr tereyağı
• 3 adet yumurta sarısı
• ½ su bardağı mal bira

İç Malzemeler :
• 50 gr tereyağı
• ½ kg dana kıyma
• 1 adet küp doğranmış patates
• 1 adet küçük doğranmış soğan
• 2 adet doğranmış yeşil biber (dilerseniz acı biber kullanabilirsiniz)
• 2 adet küp doğranmış domates
• 1 avuç dolusu kıyılmış maydanoz
• Tuz
• Karabiber
• Pul biber

Üzeri İçin :
• 1 yumurta sarısı
• ½ çay bardağı süt

Yapılışı :
• Öncelikle iç malzemeleri hazırlayın ki soğusun.
• Tereyağını bir tavaya alın kıymayı kavurmaya başlayın kıyma renk değiştirince patatesleri ekleyin ve birlikte kavurmaya devam edin.
• Soğanları ve biberleri ekleyin biraz kavurun
• Domatesleri ekleyin biraz daha pişirdikten sonra maydanozu ve baharatları da ekleyip altını kapatın.

• Hamuru hazırlamaya başlayın.
• Unu ve tuzu karıştırın
• Tereyağı ve unu birbirine iyice yedirin
• Yumurtaları ekleyin ve alttan üste unu biraz karıştırdıktan sonra birayı ekleyerek yoğurun, yumuşak kıvamda oyun hamurundan birazcık daha sert kıvamda ve elastik bir hamur olması gerekiyor. 10 dk kadar yoğurun.
• 1 saat dinlenmeye bırakın.

• Hamuru bir oklava yardımıyla mantı hamurundan biraz daha kalın açın (çünkü hamur çekiyor ince açarsanız keseceğiniz hamurlar çok küçük olur) bir çember, tabak vb ile yuvarlak hamurlar kesin (bu arada empanada 10 cm çapında büyüklükte oluyor ben biraz küçük kestim) kestiğiniz hamurları oklava ile tekrar açın ve içine iç malzemeyi yarım ay şeklinde katlayın kenarlarını süsleyin ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. Her biri için aynı işlemi tekrarlayın.
• Böreklerinizin üzerine süt ve yumurta sarısı karışımını sürün.
• Önceden ısıtılmış 180 C0 ısıtılmış fırında 30 dk pişirin.

Afiyet Olsun.

kaynak: tadımlık

Eklem Sağlığının Temel İlacı Kelle Paça Çorbası Tarifi

Kelle Paça Çorbası Tarifi İçin Malzemeler :

  • 500 gr. kelle,
  • 500 gr. paça,
  • 1 çay bardağı sirke,
  • Yarım limon,
  • Kırmızı pul biber,
  • 1 kepçe un,
  • Tuz.

Kelle Paça Çorbası Yapılışı

Tencereye kelle paçayı koyup haşlıyoruz.
Haşladığımız kelle paçayı küçük küpler şeklinde doğruyoruz.

Kelle Paça Çorbası Tarifi

Kelle paçayı haşladığımız suyu süzgeçten geçiriyoruz. (suyun soğuması gerekiyor)
Süzgeçten geçirdiğimiz suyun içerisine doğradığımız kelle paçayı koyuyoruz.

Sosu için:
Bir kabın içerisine 1 kepçe unumuzu koyuyoruz süzgeçten geçirdiğimiz sudan bir miktar döküp kıvama gelinceye kadar karıştırıyoruz.
Hazırladığımız karışımı kelle paçanın içerine döküyoruz.
Kaynayıncaya kadar karıştırıyoruz.
Daha sonra kelle paçamızın içerisine tuzumuzu, kırmızı bul biberimiz, 1 çay bardağı sirkemizi, yarım limonumuzu koyuyoruz

Kaynak: Yemek Tarifleri Sitesi

BAYAT EKMEK BÖREĞİ

bayat-ekmek-boregi[1]

1 adet bayat ekmek küp küp doğranmış
2 su bardağı süt
3 adet yumurta
1 çorba kaşığı un
250 gr beyaz peynir ya da kaşar loru
YARIM demet maydanoz
tuz
1 çay bardağı çiçek yağı

Üzeri İçin:
Rendelenmiş kaşar peyniri

Ekmeklerin yarısını  tabanını yağladığımız kare  borcama yayalım. Arasına maydanozlu peynirimizi serelim. Diğer kalan ekmekleri de peynirlerin üzerini kapatacak şekilde yerleştirelim. Çırpılmış yumurta un ve sütü ve yağı karıştırarak bu ekmeklerin üzerine bolca dökelim. Yaklaşık 1 saat kadar buzdolabında dinlendirelim. Kızdırılmış 200 derece fırında pişmeye bırakalım. pişmesine yakın üzerine rendelenmiş kaşar serpelim. Kaşarlar eriyince fırından alalım. Sıcak olarak servis yapalım. Afiyet olsun.

kaynak: pratik ev yemekleri

Asma Yaprağında Sardalya

1008903_298x298[1]

Malzemeler

  • Yarım kg temizlenmiş kılçığı alınmış sardalya balığı
  • asma yaprağı
  • limon, zeytinyağı, tuz biber

Hazırlanışı

Ayıklanmış sardalyalar 2 çorba kaşığı zeytinyağ tuz ve biber ile marine edilip 4- 5 saat bekletilir. Asma yapraklarına teker teker sarılır. Ben bahçemden kopardığım taze yaprağı kullandım. Salamura da kullanabilirsiniz.
Mangalda veya teflonda önlü arkalı pişirilir. Mangal kullanırsanız mangal telini, teflon kullanıyorsanız tavayı sıvı yağ ile yağlamalısınız.
Limonla ve salatayla servis edilir.

kaynak: nefis yemek tarifleri

Evde Yapabileceğiniz Sağlıklı Atıştırmalıklar…

12234849_10156221565410557_8023174031706351980_n[3]

 

Çekirdekli ve çörek otlu kraker

Malzemeler:

250 gram tam buğday unu
7 yemek kaşığı ayıklanmış kabak ya da ay çekirdeği
3 yemek kaşığı çörek otu
1 yemek kaşığı keten tohumu (taze öğütülmüş)
1 çay kaşığı tuz
2 yemek kaşığı bal /pekmez
3 yemek kaşığı zeytinyağı /fındık yağı
135 ml su

Hazırlanışı:

Çörek otu, çekirdek ve keten tohumunu havanda ya da baharat öğütücüsünde iri taneli olarak öğütün. Keten tohumu toz olarak satılsa da kullanırken tane halinde alıp öğütmeniz daha sağlıklı olacaktır.

Bütün malzemeyi bir kasede karıştırıp hamur haline getirin. 15-20 dakika dinlendirin. Un serptiğiniz tezgahta yaklaşık 2 milimetre (açabildiğiniz kadar ince) kalınlığında açın, yuvarlak kalıpla (ya da bıçakla kareler halinde) kesin.

Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin ve fırın ısınıza göre 180 ya da 200 derecede kenarları hafifçe kahverengileşene kadar pişirin. Yaklaşık 10-15 dakika kadar. Fırından aldığınız krakerleri tel ızgara üzerinde soğutun ve hava geçirmez bir kap içinde saklayın.

Kaynak:
Nero Berdan’ın paylaşımı ve tarifidir

Kaynak: Sağlıkla Kal sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Evde Yapabileceğiniz Sağlıklı Atıştırmalıklar…

12234849_10156221565410557_8023174031706351980_n[3]

Çekirdekli ve çörek otlu kraker

Malzemeler:

250 gram tam buğday unu
7 yemek kaşığı ayıklanmış kabak ya da ay çekirdeği
3 yemek kaşığı çörek otu
1 yemek kaşığı keten tohumu (taze öğütülmüş)
1 çay kaşığı tuz
2 yemek kaşığı bal /pekmez
3 yemek kaşığı zeytinyağı /fındık yağı
135 ml su

Hazırlanışı:

Çörek otu, çekirdek ve keten tohumunu havanda ya da baharat öğütücüsünde iri taneli olarak öğütün. Keten tohumu toz olarak satılsa da kullanırken tane halinde alıp öğütmeniz daha sağlıklı olacaktır.

Bütün malzemeyi bir kasede karıştırıp hamur haline getirin. 15-20 dakika dinlendirin. Un serptiğiniz tezgahta yaklaşık 2 milimetre (açabildiğiniz kadar ince) kalınlığında açın, yuvarlak kalıpla (ya da bıçakla kareler halinde) kesin.

Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizin ve fırın ısınıza göre 180 ya da 200 derecede kenarları hafifçe kahverengileşene kadar pişirin. Yaklaşık 10-15 dakika kadar. Fırından aldığınız krakerleri tel ızgara üzerinde soğutun ve hava geçirmez bir kap içinde saklayın.

Kaynak:
Nero Berdan’ın paylaşımı ve tarifidir

Kaynak: Sağlıkla Kal sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Protein açısından çok zengin bir salata…

11074322_903789046349882_4264922979665597275_n[1]
Protein açısından çok zengin bir salata😍
👉Bir demet maydonoz, ince kıyım
👉Bir demet taze nane, ince kıyım
👉İsteğe bağlı Dereotu, ince kıyım
👉Yeşil soğan
👉Haşlanmış mercimek
👉Turp, küçük küçük doğranmış
Hepsini karıştır. Sızma zeytinyağ, pul biber, nar ekşisi ile sos yap. Ben sosa sarımsakta koyuyorum. Yanına güzel bir çorbayla harika bir öğün olur.
kaynak: Facebook aroma sağlıklı yaşam kulübü
 Sağlıklı Yaşam Koçu Şevval Nüket Saraç 0533 620 50 07

Brokoli Mücveri;

10888942_853847101344077_1240139448345660088_n[1]
Brokolileri robotta çekin, biraz diri kalsın. Peynir katın. Önerimiz lor peynir olması. Bütün yeşillikleri doğrayın. Pul biber, karabiber, tuz ve kimyonu katın. Kimyon çok yakışıyor. Yumurta katarak karıştırın. Fırın tepsisine yayarak fırına verin. Afiyet olsun:)
Tarif: Nilgün Aydın

kaynak: aroma sağlıklı yaşam facebook sayfası

YAZ AYLARINDA SOĞUK ÇORBA İÇİN!

18926[1]

Sıcak havalarda soğuk çorba önerisinde bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülay Hamzaoğlu Öztürk, sağlıklı beslenme tüyolarını açıkladı.

Yaz aylarında aşırı sıcaklar nedeniyle çorba tüketimini azaldığını belirten uzmanlar, soğuk çorba tüketilmesini tavsiye etti. Ayrıca, yaz meyvelerinin aşırı tüketilmesinin kiloya sebep olduğu belirtildi.

Yaz meyveleri tüketimine dikkat

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülay Hamzaoğlu Öztürk, yaz meyvelerinin kalorilerine dikkat etmek gerektiğini söyledi. Bağırsak hareketinizi artıracak lifli beslenmeye yer vermek gerektiğini ifade eden Öztürk, tavsiyelerde bulundu.

Besin gruplarından en kıymetlilerinden biri olan sebze ve meyvelerde mutlaka çeşit yapın. İsterseniz tek olarak, isterseniz meyve ve sebze salataları olarak tüketebilirisiniz. Örneğin; ananas, kivi, elma ve armut gibi meyveleri küp küp doğrayarak içine bir miktar ılık süt ve 1-2 yemek kaşığı kadar kepek ilave edilmiş bir karışımı kabızlık durumunda programınızda yer verebilirsiniz.

Aşırı meyve tüketimi kilo vermeye engel oluyor

Hatta tam aksine kilo almanıza neden olabiliyor. Örneğin yaz meyvesi olan karpuz kilo almanıza yol açabiliyor. Bu nedenle meyvenin büyüklüğüne ve porsiyonlara dikkat edin. Gün içinde aktif bir yapıya sahipseniz ve metabolizmanızı iyi çalıştırıyorsanız kilo almamak için yaz meyvelerini günde ortalama 3-4 porsiyon tüketin.

Sıcak havalarda soğuk çorba için

Diyet Uzmanı Öztürk, sıcak havalarda çorba gibi sıvı gıda alımının azaldığına işaret etti: Mümkün olduğunca çorba tüketimini azaltmayın. Sıvı tüketimi metabolizmanızı hareketli tutmanıza yardımcı oluyor. Beslenmenizde soğuk çorbalara yer verilebilirsiniz. Kilo kontrolünde ve sağlığı korumada bir diğer çevresel etmen de düzenli bir egzersizin, diyetinizde olması. Dünya Sağlık Örgütü haftada en az 3 kez, en az 45-60 dakikalık aralıksız spor yapılmasını öneriyor.

YOĞURTLU SOĞUK ÇORBA TARİFİ (TIKLAYIN)

Sağlıklı beslenmek için bunları yapın

Öztürk, sağlıklı beslenmek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

  • Mutlaka kahvaltı etme alışkanlığı kazanın,
  • Metabolizmanızı hızlandırmak için az ve sık beslenin (6-7 öğün),
  • Öğün atlamayın,
  • Bol su tüketin,
  • Susamadan da su için,
  • Posa alınımını artırın,
  • Lifli gıdalar tüketin,
  • Alkol tüketimini kısıtlayın,
  • Fast food tüketimine dikkat edin,
  • Önerilenden fazla protein almayın,
  • Az ve uygun yağ tüketin,
  • Şeker ve şekerli besinleri fazla tüketmeyin,
  • Tuz tüketimini dengeleyin,
  • Yavaş yiyin ve çok çiğneyin,
  • Yemek pişirme tekniklerine dikkat edin,
  • Etiket okuma alışkanlığı kazanın,
  • İçeriği bilinmeyen hazır gıdaları tüketmeyin,
  • Seyahat, tatil ve günlerini dengeleyin.

Cihan

kaynak: hürriyet aile

Et Nasıl Marine Edilir

Marine edilen et çok yumuşak ve lezzetli olur. Lokum gibi yumuşacık ve lezzetli et tüketmek istiyorsak, eti marine etmeliyiz. Marine edilen etin kendine has bir aroması oluşur. Bu da ete farklı ve hoş bir lezzet katar. Et nasıl yumuşatılır sorusunun cevabını bu yazımızda tam olarak bulacaksınız.

Et Nasıl Marine Edilir

Eti marine ederken kullanmamız gereken malzemeler:

Süt: Asitli olduğu için eti çürütür.

Zeytinyağı: Etin hava almasını önler. Oksijenle temasını keser. Etleri zeytin yağına gömülü olarak bekletirsek et hem dinlenir         hem de yumuşar.

  • Eti marine etmek için yoğurtta kullanılabilir.
  • Eti marine ederken kesinlikle soda, kola, limon kullanmamalıyız, çünkü bunların içinde asit değil gaz vardır.
  • Eti marine ederken süt, soğan, soğan suyu, yoğurt kullanabiliriz. Bunlar asitli olduğundan etin içindeki sinirleri çürütür ve ete lezzet katar.
  • Eti marine ederken dana etinde baharat olarak karabiber, biberiye kullanmamız ete lezzet katar. Kuzu etinde ise kekik, karabiber, pul biber, kimyon kullanabiliriz.
  • Eti marine etmeden önce etin dinlenmiş olması gerekmektedir. Evde eti uzun süre dinlendirme şansımız olmayacağı için kasaptan dinlenmiş et almalıyız.
Et Nasıl Marine Edilir
Sponsorlu Bağlantılar
 

Kuşbaşı doğanmış dana eti nasıl marine edilir?

250 gr sert dana etinin içine, 1 adet rendelediğimiz soğanın sadece suyu, yarım su bardağı süt, 1 dal biberiye ilave edilir ve ete masaj yaparak karıştırılır.
Sonra üzeri streç ile kapatılır. Buzdolabının en alt kısmında sıfır derecede, en az 8 saat ve en fazla 2 gün bekletilir. Böylece dana etimiz sertse yumuşar ve çok çabuk pişer.

Izgarada pişecek kuzu şişlik eti marine etmek için;

Kuzu eti önce tuzlanır, etin üzerine çıkacak kadar sıvı yağı ilave edilir ve buzdolabında 2 gün dinlendirilir.

2 gün sonra temiz bir kaba alınır ve içine dövülmüş sarımsak, 1 yemek kaşığı domates salçası, 1 yemek kaşığı biber salçası, 1 yemek kaşığı pul biber, 1 adet küçük soğanın rendesi, 1-2 damla limon suyu ve çok az dilimlenmiş limon (aroma vermesi için) ve 2 çorba kaşığı yoğurt ilave edilip karıştırılır ve buzdolabında 30 dakika veya 1 saat dinlendirilir.

Izgarada pişecek dana etini marine etmek için;

Dana etinin içine karabiber, tuz, zeytin yağı ilave etmemiz yeterlidir.

Izgarada pişecek kuzu etini marine etmek için;

Kuzu etinin içine tuz, zeytin yağı, karabiber, kekik, yoğurt, salça, 1-2 damla limon ilave edilmeli (yukarıda limon kullanmıyoruz dedik, fakat kuzu etine aroma katması için çok az kullanıyoruz)

Bu şekilde etleri marine ederek pişirmek, yumuşacık ve lezzetli et tüketmenizi sağlayacaktır. Et nasıl yumuşatılır sorusunu bu yazımızla birlikte artık çok daha iyi biliyoruz. Afiyet olsun.

kaynak: yemek tarifleri sitesi

Dondurmalı İrmik Helvası

safe_image[2]

Malzemeler:

  • 500g irmik
  • 1 paket margarin (250g)

Şerbeti için:

  • 2 su bardağı süt
  • 1 su bardağı su
  • 2 su bardağı şeker (Ben 2,5 bardak kullandım, bize biraz tatlı geldi gerçi eşim çok beğendi ama ben çok tatlı sevmediğimden 2 bardak şekerin daha iyi olacağını düşünüyorum. )

Üzeri için:

  • Fıstık

İçi için:

  • Sade dondurma

Süt, su ve şekeri küçük bir tencereye alın, şeker eriyene kadar karıştırarak ısıtın. Kaynamasına gerek yok şeker erise yeterli gelecektir. Sonra ocağı kapatarak irmiği kavurmaya başlayabilirsiniz.

İrmiği rahatça kavurabileceğiniz bir tencereye margarini alın ve eriyene kadar bekleyin. Margarin eridikten sonra irmiği ilave edin, tahta bir kaşık ile irmiğin rengi koyulaşana kadar sürekli karıştırarak kavurun. Helva yapmak aslında çok basit ama kavurma aşaması gerçekten kuvvetli bir kol istiyor. İki kişi iseniz süper arada bırakıp kaçabilirsiniz:) İrmiğin rengi dönüp nefis kokularını saldığında isterseniz küçük bir kaba bir kaşık irmikten alarak üzerine bir kaşık şerbet döküp rengini kontrol edebilirsiniz. Ben açık renk sevmediğimden iyice kavurdum sonra rengi yeterli geldiğinde ilk olarak elinize tencerenin kapağını alarak çok dikkatlice şerbeti dökün. Hemen tencerenin kapağını kapatın, şerbet sıçrayabilir. Daha sonra 6-7 dk kadar karıştırarak koyulaşmasını bekleyin. Ocağı kapatın ve tencerenin de kapağını kapatarak helvanın demlenmesini bekleyin. Helva soğuduktan sonra hatta ılıkken daha çok seviyorum. Karıştırıp küçük bir kaseye streç film sererek, tabanına ve kenarlarına helvadan döşeyin. Ortasına dondurma koyarak, ters çevirin. Üzerini fıstık ile süsleyerek servis yapabilirsiniz.

Ben uzun zaman önce metal kaselerden almıştım, streç film sermeme gerek kalmadan çok rahat bir şekilde içinden düştü. Ama porselen kullanacaksanız dondurma koymadan önce ilk seferinde helvanın rahatça düşüp düşmediğini kontrol etmenizi  öneririm.

Annemin tarifine göre helva yaptığımda irmik hemen şerbeti çeker ve oldukça koyu kıvamlı, tane tane irmikli olurdu. Bu tarif ile irmiğe şerbeti döktüğümüzde bir hayal kırıklığı yaşadık çünkü çorba gibi oldu:) ocağı kapatmadan karıştırınca yavaşta olsa koyulaştığını fark ettik. 6-7 dk sonra kıvama gelmişti. Kısık ateşte yanan ocağı kapatıp helvayı demlendirdik. Annecim kusura bakma ama bu helva da çook güzel oldu:)

alıntı

Soslu ızgara sebze Nefis Bir Tarif

10988275_1012056518808455_8455983320135254515_n[1]

Malzemeleri:

1 adet Patlıcan
1 adet Kabak,
2 adet Havuç
1 adet Kırmızı Biber
2 adet kırmızı soğan
1 yemek kaşığı Zeytinyağı
1 tatlı kaşığı Hardal
2 tatlı kaşığı Dereotu
1 çay kaşığı Taze kekik , yoksa kurusu
1 diş sarımsak ezilmiş,

Kabağı, patlıcanı, havucu, kırmızı soğanı dilimleyin. Kırmızı biberin çekirdeklerini çıkarıp dört parçaya ayırın.
Zeytinyağıyla sarmısakları karıştırın ve sebzelerle üzerine ve altına sürün, fırının ızgarasını da ısıtın. Isıtılmış ızgarada – sebzelerin pişme süreleri farklı olduğu için – sebzeleri ayrı ayrı ızgara yapın.

Kırmızı biberler piştikten sonra kabuklarının kolay çıkması için üstleri örtülerek bir müddet dinlendirin.

Biberlerin kabukları çıkarıldıktan sonra şeritler halinde kesin. Servis tabağına ızgara sebzeleri dizin, kırmızı biber şeritleri ve ince kıyılmış taze soğanla süsleyerek servis yapın.

Yoğurt, dereotu, soğanın yeşil kısmı, kekik, hardal ve sarmısağı birlikte karıştırarak sos haline getirin ve sebzelerle birlikte ikram edin.

Afiyet Olsun smile ifade simgesi

Dr. Gönül Ateşsaçan

Fırın Sütlaç Tarifi İçin Malzemeler

Sütlaç Tarifi

  • 4 su bardağı süt,
  • 1 su bardağı tozşeker,
  • 2 yemek kaşığı nişasta,
  • 1/2 su bardağı pirinç,
  • 1 buçuk su bardağı su,
  • 1 parça damla sakızı,
  • 1 adet yumurta sarısı.

Fırın Sütlaç Yapılışı

Pirinci yıkayıp süzelim. Tencerede birbuçuk su bardağı su ile birlikte iyice yumuşayana dek arada karıştırarak haşlayalım.
Koyulaşırsa daha fazla su ilave edelim.
Süt, toz şeker, bir parça toz şeker ile dövülmüş çamsakızını ayrı bir tencereye koyup kaynatalım.
Pirinçleri haşladıktan sonra tahta kaşığın tersiyle veya büyük bir çatalla pirinç tanelerini biraz ezelim.
Sütlü karışımımız kaynayınca üzerine haşlanmış pirinci ekleyip karıştıralım.

Nişastayı ve yumurta sarısını birazcık su ile birlikte pürüzsüz olana kadar karıştıralım.
Azar azar dökerek sütlü karışıma yedirelim.
Bir taşım miktarı daha kaynattıktan sonra ocaktan alalım ve güveçlere paylaştıralım.

Dilerseniz yüksek ısıdaki fırında, içi yarısına kadar su dolu olan ısıya dayanıklı tepsiye sütlaçları koyup, üstleri kızarana dek fırınlayabilirsiniz.
Ya da fırınlamadan sütlaçlar soğuduktan sonra tarçın ya da dövülmüş fındık serpip servis yapabilirsiniz.