Her Şey Değişir…

56321791_1012558252278248_2173454821317672960_n[1]

Elimiz Şifa Kaynağı…

56281541_1257920301042142_2511887798882009088_n[1]

1- Baş parmak altı: Bu noktaya basarak tiroit bezinin fonksiyonunu iyileştirebilir, ayrıca öksürük ve nefes sorunlarını çözebilirsiniz.
2- Baş parmak ucu: Bu nokta depresyonu, heyecan ve stresi gidermeye yardımcı olur. Ayrıca, baş parmak ucuna nokta masajı mide, pankreas ve baş ağrılarını iyileştirir.

3- Şehadet (İşaret) parmağı: Eğer böbrek ve idrar kesesi gibi hastalığınız varsa, bu noktaya etkili masaj yapılması tavsiye edilir. Bu yöntemle bel ve kas ağrılarını, mide yanmasını ve diş ağrısını da azaltmak mümkündür. Heyecandan ve ruhsal gerginlikten kurtulmaya yardımcı olur.

4- Orta parmak: Bu nokta karaciğer ve safra kesesinin faaliyetlerinin düzenlemesinde yardımcı olabilir. Eğer kendinizi aciz ve sinirli hissediyorsanız, bu noktayı kullanarak ruh halinizi düzeltebilirsiniz. Buradaki noktaya masaj yapmak görme keskinliği ve kan dolaşımının iyileştirilmesi için faydalıdır, o migreni ve adet ağrılarını da hafifletebilir.

5- Yüzük parmağı: Bu nokta akciğer ve kalın bağırsağın işlevini uyarır, cilt hastalıkları durumunu iyileştirir.
6- Serçe parmağı: Bu noktaya masaj kalp faaliyetine, ince bağırsak sorunlarına, boğaz ağrılarına olumlu etkiliyor. Özellikle panik, endişe ve güvensizlik hissettiğiniz zaman serçe parmağına masaj önerilir.

7- Avuç içi dışı noktası: Bu nokta kan şekerinin seviyesini düzenlemeye yardımcı olabilir.

8- Elin avuç içi merkezi: Elin merkezinde bulunan bu noktaya masaj sindirim sisteminin çalışmasında ihlalleri ortadan kaldırmaya yardımcı olur ve karın ağrılarını azaltır.

9- El avuç içi etli bölümü: Bu nokta endokrin sistemi ve kalp çalışmasından sorumludur….

alıntı

“Hayat öyle ya da böyle devam edecek.

anette inselberg hayat

 

“Hayat öyle ya da böyle devam edecek. Tek fark onu nasıl ele alacağınızdır. Gelen dalgayı yakalayıp, onunla yol alabilir ya da akıntıya kapılıp dibe çekilebilirsiniz….”

~Camille Noe Pagan~

“Bas git buradan be adam, bugünlük hepimize bu ders yeter” dedi.

ANETTE İNSELBERG BİLGE

 

Bir zamanlar Çin’de yoksul bir adam o denli aç ve bitkin düşmüştü ki kendini tutamayıp bir armut çaldı.
Adamı yakaladılar ve imparatorun karşısına cezalandırılmak üzere çıkardılar.
Hırsız, imparatoru görünce ona şöyle dedi;
“Değerli efendim, çok açtım dayanamadım çaldım. Beni af etmeniz için yalvarıyorum. Af ederseniz, size paha biçilmez bir armağanım olacak.”
İmparator dudak büktü: ”Senin gibi birinde paha biçilmez ne olabilir ki?”
Hırsız, o anda avucunun içindeki armut çekirdeğini uzattı ve; ” Bu çekirdeği ekerseniz, bir gün içerisinde altın meyveler veren bir ağacın yeşereceğini göreceksiniz.”
İmparator bir kahkaha atarak; “Ek o zaman,” der, “altın meyveleri görünce affederim seni.”
Yoksul adam: “Haşmetlim bu tohumu ben ekemem, çünkü ben bir hırsızım. Bu sihirli tohumu ancak ömründe hiç çalmamış, başkalarına haksızlık yapmamış, yalan söylememiş biri ekebilir. Tohum o zaman gücünü gösterir, aksi takdirde onu ekeni zehirler tarif edilmez acılarla öldürür. Sultanım, bu tohumu ancak siz ekebilirsiniz.”
İmparator irkildi, suratını astı bir süre düşündü sonra da hırçın bir sesle: ” Ben imparatorum, bahçıvan değil, o tohumu başbakana ver eksin de altın meyveleri görelim,” dedi.
Yoksul adam tohumu başbakan’a uzatınca başbakan telaş içerisinde İmparatora dönüp itiraz etti: “Ben ekim biçim işlerinde çok beceriksizim efendim. Sihirli tohumu yanlış eker ziyan ederim bence bu tohumu hazinedar başı eksin. ”
Hazinedar başı hemen bahane buldu ve bu görevi bir başkasına devretti.
Bir bir orada bulunan herkes sudan sebeplerle tohumu ekme görevinden kaçındılar.
Sonra İmparator doğan sessizliğin içerisinde bir süre düşündü, başı önünde duran başbakana, hazinedara ve bütün görevlilere dik dik baktı ve;
“Hadi bakalım bu hırsız bahçıvana tohumunun nasıl altın meyve verdiğini hep birlikte gösterip sevindirelim” dedi, cebinden bir altın çıkardı yoksul adama tutması için attı herkesin ceplerinden sessiz sedasız birer altın çıkarıp adama vermesini izledi sonra da gülerek:
“Bas git buradan be adam, bugünlük hepimize bu ders yeter” dedi.

Bilim İnsanlarına Göre Sessizlik, Beynimizde Yeni Hücrelerin Oluşmasını Sağlıyor!

ANETTE İNSELBERG BEYİN

 

Modern yaşamda pek çoğumuz anbean gürültüyle çevriliyiz. Evde, yolda, işte, okulda daima sesler bize eşlik ediyor ve kendimiz için sessiz anlar yaratmayı çok fazla önemsemiyoruz. Ancak yapılan çalışmalar, sessizliğin bizler için zannettiğimizden çok daha faydalı olduğunu kanıtlıyor…
Kaynak: http://www.lifehack.org/377243/science-s…
Çalışma, 2013 yılında fareler üzerinde yürütülen deneylerle başladı.
“Beyin, Yapı ve Fonksiyon” isimli dergide yayınlanan çalışma kapsamında fareler farklı zamanlarda gürültü ve sessizliğe maruz bırakıldı ve bunların beyinlerinde yaratacağı farklı etkiler gözlemlendi. Ulaşılan sonuçlar oldukça şaşırtıcıydı; çünkü günde iki saat düzenli olarak sessizliğe maruz bırakılan farelerin beyinlerinin hipokampüs isimli bölümünde yeni hücrelerin oluşmaya başladığı gözlemlendi.
Hipokampüs beynimizin hafıza, duygu ve öğrenmeden sorumlu bölümüdür.
Beyinde yeni hücrelerin oluşumu her zaman sağlığımız için faydalı oldukları anlamına gelmez. Ancak deneyi yürüten isimlerden olan Imke Kirste, bu örnekte, oluşan hücrelerin gerçekten de işlev gösteren nöronlar olduğunu belirtiyor. Öyle görünüyor ki sessizlik, beynimizde fonksiyonel ve tüm beyinle uyumlu nöronların üretilmesini sağlıyor.
Beynimiz sessizlik ânında bilgileri aktif olarak değerlendiriyor ve içselleştiriyor.
Beyinlerimiz adeta bir “default” moda sahip ve yapılan beyin görüntülemeleri, bu hâldeki bir beynin bilgileri durmaksızın değerlendirdiğini gösteriyor. Üstelik dinlenme hâlinde olduğumuzda bile bu bilgi işleme sürecinin devam ettiği biliniyor. Bu da demek oluyor ki aslında dinlenmek ya da günde birkaç saatimizi sessizliğe ayırmak aslında boşa geçmiş zaman değil, aksine bilgilerimizi pekiştirmemizi sağlayan son derece faydalı bir zaman.
Sessizliğin yarattığı bu durum aynı zamanda kişilerin özfarkındalığının artmasını sağlıyor.
Sessizlik sırasında beynimiz yalnızca içsel ve dışsal bilgileri toparlayarak bilinç düzeyimizi arttırmıyor, aynı zamanda kendimizle ilgili farkındalığımızın artmasını da sağlıyor. Dikkatimizi dağıtan bir gürültü ya da iş olmadığı zamanlarda odağımız kendimize ve dış dünyaya yoğunlaşıyor ve adeta beynimiz hiç olmadığı kadar özgürleşiyor.
Gürültü, vücudumuzun ürettiği stres hormonunda kayda değer bir artışa sebep oluyor.
Dikkatimizi etrafımızı çevreleyen gürültüye yöneltmesek ve hatta uyku hâlinde olsak bile etrafımızdaki sesler beynimiz üzerinde büyük etki yaratıyor. Gürültü, temporal lobumuzda bulunan amigdalanın aktif hâle gelmesine ve vücudumuzdaki stres hormonu salınımının artmasına sebep oluyor. Eğer çoğunlukla gürültülü olan bir ortamda yaşıyorsanız, stres hormonu seviyelerinizin normalin üstünde olması şaşırtıcı değildir.
Sessizliğe maruz kalmak ise bunun tam tersi bir etki yaratıyor.
Gürültünün beynimizde yarattığı etkiyi yalnızca sessizlik tersine döndürebiliyor; çünkü sessizlik hem beynimiz hem de bedenimiz üzerinde rahatlatıcı etki yaratıyor. Konu üzerine yapılan çalışmalar, sessiz bir ortamda kalmanın rahatlatıcı müzikler dinlemekten bile daha faydalı olduğunu gösteriyor.
Ayrıca sessizliğin bilişsel becerilerimizi geliştirdiği de kanıtlandı.
Yapılan çalışmalar, gürültünün işte ve okulda kişilerin iş becerilerini zayıflattığını ve çalışma sürelerini uzattığını kanıtlıyor. Kısacası sessizliğin faydası yalnızca boş zamanları değil, çalışma zamanlarımızı da kapsıyor ve zihinsel becerilerimizi arttırıyor. Yaşam alanımızda sessiz bir ortam sağlamak bugün her ne kadar zor olsa da, tüm bu sebeplerden ötürü yapmamız gerekenlerin başında geliyor…

İnanınız çok kere aklına geleni / içinden geçeni / tartmadan, düşünmeden söylemek,

ANETTE İNSELBERG SESSİZLİK

 

Haber fotoğrafçısı talimatı alır almaz hava alanına doğru yola çıktı. Tecrübeli bir pilot 3. pistin yanındaki hangarın önünde çift motorlu bir uçağın içerisinde fotoğrafçıyı bekleyecek bekletmeden olay mahallinin hemen yakınına götürecekti.
Uzun süredir işsiz kaldığı için heyecanla ekipmanlarını aldı ve 3. pisti aramaya koyuldu. İleride bir hangarın önünde motoru ısıtılan, pervaneleri dönen küçük bir uçak görür görmez koştu telaşla uçağa tırmandı ve çantasını koltuğun arkasına atıp kemerini bağlayarak; “Tamamdır haydi hareket edelim! ” dedi. Aceleden pilota bakmamıştı bile.
Pilot konuşmadan dikkatle uçağı piste çıkardı, hızlandırdı ve havalandırdı.
Uçak bir aşağı bir yukarı yalpalayarak sallana sarsıla havalanınca şaşkınlıkla kalın camlı gözlüklü genç pilota baktı. Ter içerisindeki pilot o an sıkı sıkı tuttuğu lövyeden gözlerini kaldırdı ve fotoğrafçıya dönerek; “İyi kalkıştı değil mi hocam?” dedi.
Fotoğrafçı; “Tamam şimdi orman yangınının olduğu bölgede alçal” deyip ekipman kutusunu boşaltmaya koyuldu ki genç pilot; “Niye?” diye sordu. Fotoğrafçı “Resim çekeceğim, ne için geldim sanıyorsun?” diye sabırsız bir sesle cevap verdi.
Pilot önüne döndü ve bir süre sessiz kaldı sonra da sesi titreyerek; “Anlaşılan siz uçuş öğretmeni değilsiniz,” dedi ve sonra da panik içerisinde; “Ben uçak indirme ile ilgili bölümü daha okumadım” dedi.
O an fotoğrafçı aşağıda 3 No’lu pisti, binmesi gereken diğer uçağı ve uçağın yanında yukarıya panik ile el sallayan pilotu ve uçuş öğretmenini gördü !
———————–
Yukarı çıkmadan önce nasıl düşmeden ineceğimizi,
inisiyatif kullanmadan önce bir sonraki seçenekleri ve takip eden adımımızın ne olacağını,
yaptığımıza yorumumuzu katmadan önce onu herkesten iyi yapabilmeyi,
konuşmayı öğrenmeden önce de susmayı bilmek gerekiyor.
İnanınız çok kere aklına geleni / içinden geçeni / tartmadan, düşünmeden söylemek, uçağı yere indirmesini bilmeden pilotluğa soyunmaktan farksız değildir.
Kendini çok akıllı zanneden biri güzel konuşmasını öğrenmesi için oğlunu Sokrat’ın okuluna yazdırmak istiyordu. Sokrat şımarık oğlanla bir süre konuştu ve sonra babasına dönerek bu eğitim için çok yüklü bir tutarı istedi. Baba rakama itiraz edince de “Hiç de fazla istemedim, çocuğunuza konuşmayı öğretmek çok kolay ama ona susmayı öğretmek çok zor olacak” dedi.
Hem avukat hem de siyasetçi olarak yaşamı boyunca konuşmak zorunda kalan Abraham Lincoln şöyle demiş; “Better to remain silent and be thought a fool than to speak out and remove all doubt.” (Birileri sessiz kaldığınız zaman aptal olduğunuzdan şüphelenebilirler. Yine de ağzınızı açmayın çünkü konuştuğunuzda şüpheleri doğrulayabilirsiniz.)
Bir de güzel konuşanları çok dinlemekle iyi bir konuşmacı olunmuyor. “İzlemekle ustalık olabilse idi kediler ciğerci olurlardı” diye harika bir atasözü var.
—————
(Şemini)

“Güzelliğin 10 para etmez Bu bendeki, aşk olmasa”

anette inselberg sendeki güzellik on para etmez

 

Eski bir doğu öyküsüne göre kuyumcunun birinin eline olağanüstü büyüklük ve güzellikte, çok değerli bir siyah inci geçmiş. Kuyumcu onu sergilemek için ceviz ağacından bir kutu yaptırmış. Kutu bitince düz kutuyu çok sıradan bulup üzerine bir oymacı ustasının el işi oymalar yapmasını istemiş. Sonra şehrin en iyi gümüşçü ustasına gitmiş kutunun köşelerine gümüş işlemeler yaptırtmış. Tabi kutunun içerisinde incinin konacağı yuva, lacivert ipek kadife imiş. Hızını alamayıp kutunun üzerindeki işlemelerin arasına küçük pırlantalar da mıhlatmış. Ve son olarak da kutunun içindeki kadifeye bolca pahallı bir parfüm yedirmiş böylece kutu açıldığında güzel bir koku etrafa yayılıyormuş.
İnciyi kutuya yerleştirmiş ve müşterileri çağırıp inciyi satmak için sunmuş. Ancak istisnasız her gelen inciden çok kutu ile ilgileniyormuş. Bütün değerine rağmen inci, kutusundan daha az ilgi çekmiş.
———————-
Litvanyalı Bilge Rabbi Hafez Hayyim’in (1838-1933 ) ününü duyan Amerikalı bir turist grubu onu doğup büyüdüğü ve yaşadığı evinde ziyarete gitmişlerdi.
Odasına girdiklerinde oldukça şaşırmışlar. Ünü dünyayı sarmış Rabbi’nin çalışma odasında sadece üstü kitaplarla dolu bir masa varmış.
Masasında oturup okuyan Rabbi ye sormuşlar “Hocam seninle bir süre konuşmak isteriz, üzerlerine oturabileceğimiz eşyaların yok mu?”
Bilge şaşırtıcı bir biçimde “Sizin eşyalarınız nerede?” diye soruyla cevap vermiş.
Ziyaretçiler “Fakat Rabbi, bizim burada eşyamız olamaz ki! Bizler burada sadece ziyaretçileriz.” demişler.
“Ben de burada ziyaretçiyim” diye cevaplamış Rabbi
———
Kutu gider, incinin öyküsü kalır…
Bilge gider gerçek kalır…
Ne kutusu mücevherin değerindedir, ne okul binası bir okuldur, ne konak bir yuvadır, ne diploma ustalıktır, ne öğreti bilgeliktir,
Gereğinden çok daha fazla değer verdiğimiz her şey, içlerinde ruh barınmaz ise, ruhumuzu doyurmayınca yok olur gider. İçerik her zaman dış görünüşten daha önemlidir.
Aşık Veysel ne güzel buyurmuş;
“Güzelliğin 10 para etmez
Bu bendeki, aşk olmasa”
—————-
(Pekude)

Parolamız: “Evren hareketi alkışlar…”

55793601_832614770414400_463554033550884864_n[1]

Tabii ki ritüel yaparak dilek dilediğiniz zaman bu sizin konuya odaklanmanıza, enerjiyi toplayıp dileğe yönlenmenize, cesaret kazanmanıza vesile olmaktadır. Dileğiniz hayat yolunuzda varsa olması için ritüellerin yanı sıra tabii ki harekete de geçmeniz gerekmektedir. Armut piş ağzıma düş beklentisine girmeyin. Dileğiniz için harekete de geçin.
Parolamız: “Evren hareketi alkışlar…”
Anette Inselberg / Her Şey Değişir

Not : Bu ritüelleri ya da meditasyonları yaparken size birkaç müzik önerisinde bulunmak istiyorum. Reiki müzikleri sizi gevşetecektir, aynı zamanda klasik müzik de kalp çakrasının müziği olduğundan sizi rahatlatacaktır. Tavsiye benden seçim sizden:
Reiki Zen Meditation Music: 1 Hour Healing Music, Positive
Motivating Energy
Erik Satie: Gnossienne No. 1, 2, 3
Mozart Fantasy in D minor K397 Mitsuko Uchida
The Favourite -4 -vivaldi-viola-damore-concerto-in-a-minorrv-
397-ars-antigua
Vladimir Horowitz plays Scarlatti K 466
Glenn Gould plays Bach – The Goldberg Variations, BMV 998
Rachmaninoff – Piano Concerto No. 3 (Martha Argerich)
Chopin – Nocturne op.9 No.2

Sırtımı başkalarına değil kendime dayamam gerektiğini…

55624281_2301695913451107_7767254114920038400_n[1]

Tüm yaşadıklarım her şeyin üstesinden gelebileceğimi, kaç yaşında olursam olayım yeniden başlayabileceğimi anlamamı sağladı.
Sırtımı başkalarına değil kendime dayamam gerektiğini, ayağa kalkmanın ve ne olursa olsun yola devam etmenin ve kendi gücümün farkına varmamın önemini anladım.
Anette İnselberg- Her Şey Değişir

Sırtımı başkalarına değil kendime dayamam gerektiğini…

Tüm yaşadıklarım her şeyin üstesinden gelebileceğimi, kaç yaşında olursam olayım yeniden başlayabileceğimi anlamamı sağladı.

Sırtımı başkalarına değil kendime dayamam gerektiğini, ayağa kalkmanın ve ne olursa olsun yola devam etmenin ve kendi gücümün farkına varmamın önemini anladım.

Anette İnselberg

Neleri Geride Bırakmalısınız, Neler Öğrenmelisiniz, Neden Vazgeçip, Nasıl İlişkiler Kurmalısınız?! Kuzey Ay Düğümünü Bulun…

anette inselberg kuzey ay düğümü
Geçmiş Yaşaminızda Kim Olduğunuzu Ve Bugünkü Hayatınızda Nelerle Karşılaşacağınızı Anlatıyor. Yapmanız Gereken, ‘kuzey Ay Düğümü’nüzün Hangi Burçta Olduğunu Bulmak Ve Dünyaya Ne Öğrenmeye Geldiğinizi Anlamak.

Ancak Astrolojinin Çok Karmaşık Başka Etkenleri Var. Bunlardan Biri De Ay Düğümleri: Karma Yani Geçmiş Yaamlardaki Deneyimlerinizle Bugün Yaşayacaklarınız Arasındaki İlişkiyi Anlatır.

Haritanızdaki Kuzey Ay Düğümü Bu Dünyaya Neyi Öğrenmek İçin Geldiğinizi Açıklar. Neleri Geride Bırakmalısınız, Neler Öğrenmelisiniz, Neden Vazgeçip, Nasıl İlişkiler Kurmalısınız?!
Kuzey Ay Düğümünüzü Nasıl Bulacaksınız? Doğduğunuz Tarihe Bakarak Hangi ‘kuzey Ay Düğümü’nde Olduğunuzu Bulabilirsiniz.
· 29 Aralık 1928- 7 Temmuz 1930 Boğa
· 8 Temmuz 1930- 28 Aralık 1931 Koç
· 29 Aralık 1931-24 Haziran 1933 Balık
· 25 Haziran 1933- 8 Mart 1935 Kova
· 9 Mart 1935-14 Eylül 1936 Oğlak
· 15 Eylül 1936-3 Mart 1938 Yay
· 4 Mart 1938- 12 Eylül 1939 Akrep
· 13 Eylül 1939- 24 Mayıs 1941 Terazi
· 25 Mayıs 1941- 21 Kasım 1942 Ba$ak
· 22 Kasım 1942-11 Mayıs 1944 Aslan
· 12 Mayıs 1944- 13 Aralık 1945 Yengeç
· 14 Aralık 1945- 2 Ağustos 1947 İkizler
· 3 Ağustos 1947- 26 Ocak 1949 Boğa
· 27 Ocak 1949- 26 Temmuz 1950 Koç
· 27 Temmuz 1950-28 Mart 1952 Balık
· 29 Mart 1952-9 Ekim 1953 Kova
· 10 Ekim 1953-2 Nisan 1955 Oğlak
· 3 Nisan 1955-4 Ekim 1956 Yay
· 5 Ekim 1956- 16 Haziran 1958 Akrep
· 17 Haziran 1958- 15 Aralık 1959 Terazi
· 16 Aralık 1959- 10 Haziran 1961 Ba$ak
· 11 Haziran 1961- 23 Aralık 1962 Aslan
· 24 Aralık 1962- 25 Ağustos 1964 Yengeç
· 26 Ağustos 1964- 19 $ubat 1966 İkizler
· 20 $ubat 1966- 19 Ağustos 1967 Boğa
· 20 Ağustos 1967-19 Nisan 1969 Koç
· 20 Nisan 1969-2 Kasım 1970 Balık
· 3 Kasım 1970-27 Nisan 1972 Kova
· 28 Nisan 1972-27 Ekim 1973 Oğlak
· 28 Ekim 1973-10 Temmuz 1975 Yay
· 11 Temmuz 1975-7 Ocak 1977 Akrep
· 8 Ocak 1977-5 Temmuz 1978 Terazi
· 6 Temmuz 1978- 12 Ocak 1980 Ba$ak
· 13 Ocak 1980- 24 Eylül 1981 Aslan
· 25 Eylül 1981- 16 Mart 1983 Yengeç
· 17 Mart 1983-11 Eylül 1984 İkizler
· 12 Eylül 1984- 6 Nisan 1986 Boğa
· 7 Nisan 1986- 2 Aralık 1987 Koç
· 3 Aralık 1987- 22 Mayıs 1989 Balık
· 23 Mayıs 1989-18 Kasım 1990 Kova
· 19 Kasım 1990-1 Ağustos 1992 Oğlak
· 2 Ağustos 1992-1 şubat 1994 Yay
· 2 şubat 1994-31 Temmuz 1995 Akrep
· 1 Ağustos 1995-25 Ocak 1997 Terazi
· 26 Ocak 1997- 20 Ekim 1998 Başak
· 21 Ekim 1998-9 Nisan 2000 Aslan
· 10 Nisan 2000-12 Ekim 2001 Yengeç
· 13 Ekim 2001-13 Nisan 2003 İkizler
· 14 Nisan 2003-25 Aralık 2004 Boğa
· 26 Aralık 2004-21 Ağustos 2006 Koç
· 22 Ağusstos 2006- 2 Nisan 2008 Balık
3 Nisan 2008- 24 Ekim 2009 Kova
· 25 Ekim 2009- 6 Temmuz 2011 Oğlak
· 7 Temmuz 2011- 8 Şubat 2013 Yay
· 8 Şubat 2013- 8 Ağustos 2014 Akrep
· 9 Ağustos 2014 -20 Şubat 2016 Terazi
21 Şubat 2016 -16 Eylül 2017 Başak
17 Eylül 2017- 2 Nisan 2019 Aslan
3 Nisan 2019- 24 Eylül 2020 Yengeç
·
KOÇ
Kuzey Ay Düğümü Koç Geliştirmesi Gerekenler: Bağımsızlık, Kendinin Farkında Olmak, Kendi İtilimlerine Güvenmek, Cesaret, Kendini Ruhen Beslemek.
Terk Etmesi Gerekenler: Kendini Başkalarının Gözüyle Görmek, Adalete Saplantılı Bağlılık, Kısasa Kısas Zihniyeti, Fazlasıyla Fedakar Olmak.
Geçmişte Nasıldı: Sahne Arkasındaki Kişiydi. İyi Bir Yardımcı, Sekreter, Diplomat Ve Hizmetçiydi. Pek Çok Reenkarnasyonunda Başkalarını Destekleme Uğruna Kendi Kimlik Duygusunu Oluşturamadığından,

Bu Yaşamda, Başkalarının Gözünde Ne Olduğuna Aldırmadan Kim Olduğuna Bakması Gerekir.
Şimdi Ne Yapmalı: Kendini Disipline Sokmalı, Kendi Merkezini Ölüşşturmalı, Hissettiğini Söylemeli, Kararlarını Ertelememeli Ve Bağlanma Korkusunu Yenmeli. Her Zaman Her şey İyiymiş Gibi Davranmamalı, Öfke, Hiddet Gibi Duygularının Farkına Varmalı, Liderlik Yapmalı. İdeal Ve Kendini Adamış Bir Partner Bulmak İçin Bitmez Arayışını Bırakıp, Önce Kendisinin Kim Olduğunu İyice Tanımalı.
BOĞA
Kuzey Ay Düğümü Boğa Geli$tirmesi Gerekenler: Sabır, Sadakat, Beş Duyudan Zevk Almak, Bağışlamak, şukretmek, Sebat, Bedensel Zevkleri Tecrübe Etmek. Terk Etmesi Gerekenler: Sabırsızlık, Yargılama Eğilimi, Saplantılı-zorlayıcı Eğilimler, Aşırı Tepki Göstermek, Kendini Krizlere Sokmak.
Geçmişte Nasıldı: Geçmiş Yaşamında Nüfuzlu Kişilerin Yanındaydı. şef Danışmanı, Başkan Yardımcısı Ya Da Generalin Sırdaşıydı. Psİkiyatr, Büyücü, Danişman Ya Da Hekimdi. Tüm Gücünü Daha Kudretli Olan Sırdaşı İçin Kullanmıştı.

Şimdi Ne Yapmalı: Aşırı Tepki Göstermemeli, Güvenlik Ağı Olmadan Tehlikelere Atılmamalı, Başkalarının Onayını Kazanabilmek İçin Başarabileceğinden Yüksek Riske Girmemeli, Çalışanlarını Her An İşlerini Kaybetme Tehlikesiyle Baş Başa Bırakarak Gücünü Kötüye Kullanmamalı, Kıskanç Olmamalı. İlişkilerde Cinsel Tükenmeye Yol Açacak ‘hızlı Trafik’ten Kaçınmalı; Seksi, Bir şey Elde Etmek İçin Kullanmamalı.
İKİZLER
Kuzey Ay Düğümü İkizler Geliştirmesi Gerekenler: Sağlıklı Merak, Sorular Sormak, Ölçülülük, Mantık, Başkalarını Bilerek Neelendirmek, Yeni Fikir Ve Deneyimlere Açık Olmak, Fikirlerini Tehditkâr Bir Biçimde İfade Etmemek, Bir Durumun İki Yanını Görmek.
Terk Etmesi Gerekenler: Kendi Haklılığından Emin Olmak, Soğuk Davranmak, Dinlemeden Başkalarının Ne Duşündüğünü Bildiğini Varsaymak, Düşüncesiz Spontanelik, Sezgiyle Hareket Etmek, Geçmiş Deneyimlere Dayanarak Bugünkü Durumlara Peşin Hükümle Cevap Vermek.
Geçmişte Nasıldı: O, Hindistan’da Gerçeği Arayan Bir Sadu, Çölde Bir Munzevi, Bir Göçebe, Gerçeği Aramak İçin Vahşi Doğaya Giden Bir Yalnız, Bir Filozof Kraldı. şimdi Gerçeğini Paylaşmak, Topluma Yeniden Katılmak İçin Geldi.
Şimdi Ne Yapmalı: Geçmişte Bir Munzevi Olduğundan, Konuşma İhtiyacında Ama Başkalarını Dinlemeyi, Fikir Almayı Unutmamalı. Yavaşlamayı, Sabırlı Olmayı Öğrenmeli, Kökten Çözümler Yerine Küçük Ve Geçici Çözümlerin Olduğunu Öğrenmeli. Sırf Çeşitlilik, Deneyim Uğruna Cinsel İlişkiye Girmemeli. Mutlu Olabileceği Partner, Fiziksel Olduğu Kadar Zihinsel Olarak Da Anlaştığı Biridir.
YENGEÇ
Kuzey Ay Düğümü Yengeç Geliştirmesi Gerekenler: Empati, Alçakgönüllülük, İnsanları Zihinsel, Duygusal Ve Fiziksel Olarak Desteklemek, Kendi Temelini Ve Güvenliğini Oluşturmak.
Terk Etmesi Gerekenler: Kontrol Etme İhtiyacı, Süreci İhmal Edip Hedefe Odaklanmak, Yakın İlişkilerde Duygu Ve Korkularını Saklamak, Dürüst Bir şey Yerine Toplumsal Olarak Kabul Görenleri Yapmak.

Geçmişte Nasıldı: Geçmiş Yaşamında Katı Kurallara Bağlı Dini Cemaatlerde Yaşamıştı. İçgüdülerini, Cinsel Arzularını Ve Fiziksel İhtiyaçlarını Bastırmıştı. Kamusal Otorite, Toplumsal Düzen, Feodal Lord, Politikacı, İş Adamı Ve Patron Olarak Görev Yaptı. Geçmişte Halkın İlgisi Vardı, Hâlâ İzleyicilerini Arıyor.
Şimdi Ne Yapmalı: Kabul Ve Tasdik Edilme Arayışından Kaçınmalı. Kontrol Duygusu Onun İçin Bir Tuzak. Duygularını Bastırmaya Çalışmak Da… Aşırı Ciddi Tavrı, İstemeden De Olsa Onu Yaklaşılmaz Yapar. Ona Yardım Edenlere Nesne Muamelesi Yapmamalı, Ya$ami Ve Kendisini Daha Az Ciddiye Almalı, Oyunbaz Ve Neşeli Olmalı.
ASLAN
Kuzey Ay Düğümü Aslan Geliştirmesi Gerekenler: Bireysellik, İrade, Coşku, Özgüven, Risk Almak, Yaşamı Bir Oyun Olarak Görmek, Yaşamdan Zevk Almak, Eğlenmek.
Terk Etmesi Gerekenler: Ait Olmak İçin Baskılara Boyun Eğmek, Eyleme Geçmek İçin Başkaşının İteklemesini Beklemek, Hayalcilik, Yüzleşmelerden Kaçmak.
Geçmişte Nasıldı: Geçmiş Yaşamında Bilim Adamı, Gözlemci, İnsancıl Davaları Desteklemek Uğruna Kendini Feda Eden Kişiydi. Geçmiş Yaşamda İçindeki Çocuğun Canlılık Enerjisini Yitirmişti.
Şimdi Ne Yapmalı: Aşırı Derecede Onaylanmaya İhtiyaç Duymamalı. Akıcı Düşünmeli, Bilimsel Yaklaşımın Sınırlarını Aşıp Daha Yaratıcı Olmalı, Evrenin Ona Hayallerini Gerçekleştirmesi İçin Sunduklarını Kabul Etmeli. Deneyim Yolundan Gitmeli, İlişkiye Girdiğinde İdeal Eş Rolünü Oynamaktan Vazgeçmeli, Gerçek Bağlanmayı Kabul Ederek Çocuklarla Vakit Geçirmeli.
BAŞAK
Kuzey Ay Düğümü Başak Geliştirmesi Gerekenler: Katılım, Kaosa Düzen Getirmek, şimdiye Odaklanmak, Korkulara Rağmen Riskler Almak, şefkatli Davranmak, Başkalarına Hizmet Etmek, Ilımlılık.
Terk Etmesi Gerekenler: Plan Yapmaktan Kaçınmak, Gerçeklerden Kaçış Ve Bağımlılık Eğilimleri (uyu$turucu Maddeler, Alkol, Aşırı Uyku, Hayal Kurma), Aşırı Duyarlılık, Aşırıcılık, Geri Çekilmek, Yetersizlik Duygusu.

Geçmişte Nasıldı: Geçmiş Yaşamda Egosunun Dağılmasını Yaşamiştı. Eğer Bu Dağılma Alkol Ve Uyuşturucu Gibi şeylerle Gerçekleşmişse, Bu Yaşamda Da Bağımlılık Eğilimleri Gösterebilir. şimdi Hizmet Etme Zamanı.
Şimdi Ne Yapmalı: Sürekli şefkat, Dikkat Ve Anlayış Görmek İsteyerek Dipsiz Bir Kuyuya Dalmamalı. Özgüvenini Geliştirmeli. Geçmiş Yaşamında Daha Az Dünyevi Olduğundan Ve Bu Yaşamında Deneyerek Öğrenmek Süreçlerinden Geçmeli. Aşırı İçe Odaklanma Eğilimini Bırakıp, Dışarıya Odaklanmalı. Ilımlı Olmalı. Romantik İlişkilerde Daha Gerçekçi Olmayı Denemeli.
TERAZİ
Kuzey Ay Düğümü Terazi Geliştirmesi Gerekenler: İ$birliği, Diplomasi, Davranış İnceliği, Bencil Olmamak Ve Karşılık Beklemeden Destek Vermek, Paylaşmak, Her İki Tarafın Da Kazançlı Çıktığı Durumlar Yaratmak.
Terk Etmesi Gerekenler: Düşünmeden Fevri Davranmak, Kendini Öne Sürmek, Başkalarının İhtiyaçlarının Farkında Olmamak, Ben Merkezcilik, Öfke Patlamaları, Başkalarının Kendisi Gibi Olmasında Direnmek.
Geçmişte Nasıldı: Savaşçıydı. Hep Tetikteydi. şimdi Abartılı Bir Hayatta Kalma Dürtüsüne Sahip. Başkalarıyla Olmayı, Sevmeyi İster Ama Bunu Nasıl Yapacağını Bilemez. Benlik Duygusuna SımsIkı Sarılır Çünkü Savaşın Her An Başlayacağından Endişe Eder. Oysa şimdi Savaşçı Enkarnasyonunda Değildir.
Şimdi Ne Yapmalı: Sert Ve Disiplinli Olmaktan Kaçınmalı, İnsanların Bireysel Farklılıklarının Önemini Kavramalı. Hep Kendinin Kazandığı Ve Karşıdakinin Kaybettiği Durumlar Yaratmamalı. Hızlı Karar Vermemeli. Narsistik Eğilimlerini Bırakmalı. Özellikle Aşkta “önce Ben” Tavrını Bırakmalı. Aldığından Çok Vermeye Çalışmalı, Misilleme Yapmamalı, Partnerini Rakip Olarak Görmemeli.
AKREP
Kuzey Ay Düğümü Akrep Geliştirmesi Gerekenler: Düşük Enerjiye Neden Olacak şeyleri, Yararsız Mal-mülkü Bırakmak, Sahip Olma Zorunluluğu Olmadan Nesnelerden Keyif Almak, Başkalarının Desteğini Kabul Etmek (fikirler, Para, Fırsatlar)
Terk Etmesi Gerekenler: Statükoya Bağlılık, Mülkiyetçilik, Sahip Olmakla Aşırı İlgilenmek, Bedensel Arzulara Saplanıp Kalmak, Değişime Direnmek, Başka Bir Yol Olmasına Karşın Her şeyi Tekrar Tekrar Aynı (zor) Biçimde Yapmak.

Geçmişte Nasıldı: Bu İnsan Sanki Dünyaya Düzinelerce Giysiyle Geldi. Geçmiş Yükleri De Beraberinde Getirdi. Onun İçin Zor Olan şey Bırakmak. Ama Mal-mülk, Geçmiş Yaşam Değerlerine Mantıksız Bağlılık Onu Durgunlaştırır. Geçmiş Yaşamında Çok Çalışkandı, Toprak Sahibi Ya Da Usta Bir İnşaatçıydı. Geçmiş Yaşamında Zengindi Ve Maddi Konforu Hedeflerdi.
Şimdi Ne Yapmalı: Dar Görüşlere Direnmeli, Özellikle De Kendininkilere. Bedensel Zevklere Ve Maddi şeylere Aşırı Düşkün Olmamalı. Yardım Kabul Etmeli. Parayla İlgili Kriz Durumundan Kurtulmalı, Biriktirme Saplantısını Aşmalı. Aşk İlişkisinde Beğenilmeyeceği Duygusunu Yenmeli, Risk Almalı. Fiziksel Gereksinimler Kadar Ruhsal Gereksinimlerin De Önemini Anlamalı.
YAY
Kuzey Ay Düğümü Yay Geliştirmesi Gerekenler: Olacakları Önceden Bilme Yeteneğine Ve Görünmez Rehberliğe Güvenmek, Spontane Olmak, Bir Özgürlük Ve Serüven Duygusu Geliştirmek, Sansürsüz Açık Sözlü İletişim, Doğada Zaman Geçirmek.
Terk Etmesi Gerekenler: İnsanların Düşündükleri Konusunda Sonradan Fikir Yürütmek, Kararsızlık, İnsanların Duymak İstediklerini Söylemek, Sezgisel Bilişi Mantıkla Geçersiz Yapmak, Dedikodu Yapmak, Sabırsızlıkla Yanıt İstemek.
Geçmi$te Nasıldı: Bu İnsan Birçok Yaşamını Öğretmen, Yazar, Hatip Ve Satıcı Olarak Geçirdi. Başkalarının Düşüncelerini Anlama Pozisyonundaydı. Bu Yaşama Herkesin Bakış Acısını Görebilme Yeteneğiyle Geldi
Şimdi Ne Yapmalı: Karar Verirken Sezgisini Kullanmalı. Geçmişinin Aksine Bu Karmada Mantıksız Olma Hakkına Sahiptir, Sezgisel Bili$iyle Temasını Geli$tirmesi Gerekir. İnsanlara Gereğinden Çok Açıklamalar Yapmamalı. Tartışmalara Girmemeli. Bu Enkarnasyonda Onun Kaderi, Dünyaya şifa Verici Gerçeği, İyimserliği Ve İmanı Bırakmak. Ara Sıra Yalnız Doğaya Gitmeli. Aşkı Ve Seksi Bir Serüven Olarak Görmeli.
OĞLAK
Kuzey Ay Düğümü Oğlak Geliştirmesi Gerekenler: Kendine Hakim Olmak, Özsaygı, Hedefleri Yönetmek, Geçmişi Bırakmak, Kendine İlgi Göstermek, Sorunları Akla Uygun Yaklaşımlarla Çözmek, Vaatleri Ve Sözleri Yerine Getirmek.
Terk Etmesi Gerekenler: Bağımlılık, Kapris, Nedensiz Huysuzluk, Kendini Korkuyla Sınırlamak, şimdiki Andan Kaçmak İçin Geçmişi Kullanmak, Kendini Tecrit Etmek, Evde Çok Zaman Geçirmek, Kişisel Risk Almaktan Kaçınmak.

Geçmişte Nasıldı: Birçok Yaşamı Aile Reisi Olarak Geçirdi. Klanıyla Tamamen Özdeşleşmişti. Geçmişte Ev, Yuva Her şeyiydi. Yediriliyor, Giydiriliyor, Bakılıyor, Korunuyordu. Bu Karmaya Bağımlılık Gereksinimleriyle Geldi. şimdi Bağımlılıklardan Kurtulup ‘sorumlu Yöneticilik’ Yapma Durumunda.
Şimdi Ne Yapmalı: İnsanların Ruh Hallerini Yönetmekten Vazgeçmeli, Çevresindekilerin Hissettikleri şeyi Hissetmelerine İzin Vermeli. Reddedilme Korkusuyla Hareket Etmemeli, Vazgeçmeyi Öğrenmeli, Çocuk Gibi Davranma Dürtüsünden Kurtulup, Yetişkin Olup Sorumluluk Almalı. Bağımlılıkla Gelen Karmalardan Ötürü Güçlü Partnere İhtiyaç Duyar. O Nedenle Geçimini Sağlayacak, Onu Evde Tutmak İsteyen Birini Seçer Ve Böyle Hareket Ettiğinde İlişki Bozulur.
KOVA
Kuzey Ay Düğümü Kova Geliştirmesi Gerekenler: Dostluk İçin Arzu Duymak, İnsancıl Davaları Savunmak, Eşitliğin Farkındalığı, Başkalarıyla Belirli Rollerden (bahçıvan, Sevgili, Doktor) Ayrı Olarak, Bireyler Olarak İli$ki Kurmak, Gruplara Aktif Katılım.
Terk Etmesi Gerekenler: İstediği şeyi Elde Etmekte Israr Etmek, Sırf Otorite Kullanmak İçin Değişiklikler Yapmak, Risk Almaya Bağımlılık, İnatçılık, Aşırı Tutku, Aşırılığa Kaçmak, Melodramatik Eğilimler, Onaylanmaya Aşırı İhtiyaç Duyma.
Geçmişte Nasıldı: Geçmiş Yaşamda Kral, Kraliçe Ya Da Sanatçıydı. Özel Olmaya Alışmıştı. şimdi Eşitlik Ve Ait Olma Duygusunu Yeniden Kazanmak İçin, Kendine Verilen Aşırı Enerjiyi Başkalarına Vermeli Ve Gücünü İnsancıl Davaları Desteklemekte Kullanmalı.
Şimdi Ne Yapmalı: Bu Kişi Geçmiş Karmasının Etkisiyle Bir Aşk İlişkişinde Çok Risk Alır, Hemen İlişkiye Atlamak İster. Tutkuyu Koru Körüne İzlediğinde, Kaybeder. Onun Başlıca Dersi Aşırı Aktif Egosunu, İnsanlığın Tekamülüne Katkıda Bulunacak Bir Araca Dönüştürmek. Yaratıcılığını Sadece Un Kazanmak İçin Devreye Sokarsa Başarısız Olur. Kişisellikten Uzaklaşmalı, Objektif Olmalı. İlişkilerde Eşitlik Göz Etmeli.
BALIK
GELİŞTİRMESİ GEREKENLER: Yargılayıcı olmamak, şefkat, meditasyon ve iç gözlem yoluyla zihni özgürleştirmek, ruhsal yola odaklanmak, evrenle bağlantıyı kabul ve tasdik etmek, değişimi hoş karşılamak.
TERK ETMESİ GEREKENLER: Aşırı endişe tepkileri, analizciliği abartmak, saplantılı kaygı, ayrıntıların önemine kafayı takmak, eleştirici ilk tepkiler, hata bulmak, başkalarını haksız çıkarmak, esnek olmamak.
GEÇMİŞTE NASILDI: Fiziksel şifacıydı. Birçok farklı kültürde cerrah, doktor ya da hemşireydi. Bunlar işini doğru yapmasını gerektiren pozisyonlardı. Bu karmada o her şeyi kusursuz yapmak ister ve bir aciliyet duygusu hisseder.
ŞİMDİ NE YAPMALI: Hayalini başkalarına sunan harika bir ressam, zanaatkâr, oyuncu ya da müzisyen olmaya eğilimli. Sürekli yanıtlar peşinde koşmamalı, mükemmeliyetçi tutumunu bırakmalı. Değişimi, hayatın akışına kendini bırakmayı öğrenmeli. Duygusal yaşamında açıklığı öğrenmeli.

Kaynak: derki.com-astroloji

Yere düştünüz, hem de defalarca yere düştünüz.

017

 

Yere düştünüz, hem de defalarca yere düştünüz. Ama bir haberim var hepsinde tekrar ayağa kalkmayı becerdiniz. Bazen bir baston gerekti tekrar yürümeniz için ama ayaklanmayı başardınız. Kendinize hayatta kaldığınız için teşekkür edin.

Anette İnselberg- Her Şey Değişir

Güven Bana Ne Yaptığımı Biliyorum…

55491720_2400396446671574_3390410388477575168_o[1]

Edebiyat kendini arayış serüveni…

52562666_1719101601523812_5626821132477792256_n[1]

-Edebiyat biraz yoga gibi. Kendini arayış serüveni. Dönüşmek, evrenin tek değişmezi. Her şey durmadan dönüşüyor. Hal böyle iken, bizim kemikleşmiş bir varlık olarak hayata devam etme konusundaki ısrarımız sadece yoruyor. Edebiyat sayesinde başka birisi olmanın tadına bakabiliyoruz. Edebiyat bir yandan bir zihin jimnastiği, öte yandan ötekini anlama yolunda çok önemli bir adım. Ben en çok roman okumayan insandan korkarım! Bir başkasının dünyasını nasıl anlar roman okumayan birisi?

Hayatı kutla…

53611009_2390578964286568_4639934087052656640_n[1]