Archive | 20 March 2019

21 Mart Ekinoksunda Bolluk Bereket Şans Getiren Tılsımlar Sizlerle… Aslı Tel. 0541 242 23

Untitled (2)

 

 

Tılsımlar

Bildiğimiz gibi yeryüzünde insanlık tarihi kadar eskidir tılsımlar.

Kimi uğur getirsin, bazısı korunma sağlasın diyerek yapılıp taşınmışlar, bir kısım da güç vermesi, işleri kolaylaştırması için kullanılmışlardır.

İnsanlar rahatlıkla üzerlerinde taşıyabilmek için tılsımları kolyeler, yüzükler, küpeler olarak hazırlamışlar, hatta giydikleri gömleklere, yattıkları şiltelere, savaşlara giderken zırhlarına işlemişler yüzyıllar boyunca.

Farklı durumlar için, enerjisine inandıkları değişik malzemelerden türlü türlü tılsımlar üretmiş insanoğlu. Bazen bir melek ya da çiçek kullanmışlar, farklı dinlere mensuplar sembollerini, Tanrı’nın isimlerini, ilkler gökyüzündeki yıldızları doğanın içinde birlikte yaşadıklarını tılsım olarak işlemişler hayatlarına…

Taşların üzerine yontmuşlar, değerli metallerle bezemişler, kimi zaman belirli ritüellerle elden ele, bir jenerasyondan diğerine aktarmışlardır tılsımları.

Şimdiye kadar gördüğünüz gibi AGd’sign olarak tasarımlarımızda bolluk bereket şans koruma niyetiyle hayatın içinden gelen sembolleri farklı kültürlerdeki öğretileri birleştirdik.

Ve, ne mutlu bize!
Sizden gelen mesajlarda, maillerde gördük ki hayatlarımıza nice pozitif yansımalar olmuş.
İlginize teşekkürler.
Sevgiler…

Aslı ve Murat…

Not :Çok yakın arkadaşlarım olan Aslı ve Murat çiftinden bu tılsımları almak isteyenler için iletişim bilgilerini paylaşıyorum.

http://www.agdsign.com
http://www.instagram.com/agdsign.tr
http://www.facebook.com/agdsign2009
wattsapp sipariş hattımız: 05412422324

Chokurei Kolye 80.-₺
Gümüş Mineli Melek Kolye 140.-₺
Gümüş YaFettah Kolye 110.-₺
Gümüş ElVedud Kolye 110.-₺
Gümüş Mineli Merkabah Kolye 140.-₺
Fiyatlara KDV Kargo dahildir.
Gümüş YaFettah Bileklik 75.-₺

Her Şey Değişir…

Canım mı sıkkın, moralsiz misin, için mi yanıyor, işten mi atıldın, hayat yolunda hepsi başımıza gelebilecek şeyler…
Önemli olan düştüysen ayağa kalkmak, korksan da yola devam etmek ve her şeyin değişeceğine, yoluna gireceğine inanmak…
Nasıl mı?
Bu kitapta sana anlattığım ritüellerle, meditasyonlarla, ödevlerle…
Böylece enerjin yükselecek, düşünce yapın değişecek, karanlıktaki ışığı görmeye başlayacaksın…
Eeee hala duruyor musun, gözlerini kapatıp her hangi bir sayfayı aç ve karşına çıkan ritüeli yapmaya başla… Senin ve bütünün hayrına olsun inşAllah…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

BAĞIŞLAMA TEKNİKLERİ

anette inselberg bağışlama
Zihninizi rahatlatın, iyice dinginleşin ve gevşeyin. Kozmik ışığı ve onun sizi koruduğunu düşünün ve şu olumlamalarda bulunun: “Şu an kendi isteğimle (sizi üzen kişinin adı)…’yı tamamen bağışlıyorum; onu hem zihinsel hem de spiritüel olarak özgür bırakıyorum. Söz konusu olayla ilgili her şeyi affediyorum. Ben özgürüm. O da özgür. Bu harika bir duygu. Bugün genel af çıkarıyorum. Şimdiye kadar beni kıran herkesi bağışlıyor ve onlara sağlık, mutluluk ve huzur diliyorum. Bunu neşeyle ve sevgiyle yapıyorum beni üzen herkese şöyle söylüyorum: Seni bıraktım, yaşamın bütün nimetleri seninle olsun. Sen de ben de özgürüz.” Gerçekten bağışlamanın büyük sırrı, o kişiyi bağışladığınız an bir daha o dileği tekrarlamamanızdır. Bu kişi bir kez daha aklınıza geldiğinde, ya da üzücü bir olayı hatırladığınızda ona iyi dilekler dileyin ve şöyle deyin: “içiniz huzurla dolsun.” O düşünceler aklınıza geldiğinde bunu yapın. Birkaç gün içinde o kişi ya da olayı daha az düşündüğünüzü, hatta kısa bir süre sonra hiç aklınıza bile gelmediğini göreceksiniz.
Bağışlamak için asit testi
Altının saf olup olmadığını anlamak için ona asit testi uygulanır. Bağışlayıp bağışlamadığınızı anlamak için de asit testi uygulayabilirsiniz. Diyelim ki bir yıl önce sizin canınızı çok yakan bir diş ameliyatı geçirdiniz. Birisi size öylesine “Hala ağrıyor mu?” diye sorsa otomatik olarak şöyle dersiniz: “Tabii ki, hiç ağrımıyor. O günleri hatırlıyorum ama şu anda hiçbir acı yok.” İşte bütün mesele bu. Olayı hala hatırlayabilirsiniz ama artık size hiçbir acı vermemektedir. Bu yaptığınız asit testidir, psikolojik ve ruhsal olarak bununla yüzyüze gelmelisiniz, aksi halde yalnızca kendinizi aldatıyor ve gerçek bağışlama sanatını uygulamıyorsunuz demektir.
Anlamak bağışlamaktır
Kişi kendi zihninin yaratıcı yasasını anladığı zaman, yaşamını değiştirdi diye insanları ya da koşulları suçlamaktan vazgeçer. Kendi kaderini belirleyen şeyin düşünceleri ve duyguları olduğunu da bilir. Dahası, kendi dışında gelişen olayların, yaşamını ya da yaşadığı olayları belirleyen neden ve koşullar olmadığını bilir. Başkalarının sizin mutluluğunuzu bozabileceğini düşünürseniz, sizi kötü bir kader bekliyor demektir; yaşamınız boyunca insanlarla mücadele etmek, onlara karşı çıkmak zorunda kalırsınız.
Oysa, düşüncelerin somut nesnelere dönüştüğünü anlayabilirseniz, bu korkuların hiçbir geçerliliği kalmayacaktır.
Bağışlamanıza yardımcı olacak noktaların özeti
Yaşam kimseyi kayırmaz. Onun için kimse özel değildir. Ama uyum, sağlık, neşe ve huzur ilkelerini benimseyen bir insan iseniz yaşamın sizi kayırdığını hissedebilirsiniz.
Yaşam asla hastalık, rahatsızlık, kaza ya da acı getirmez. Bunları kendi olumsuz ve yıkıcı düşüncelerimizle kendi başımıza biz getiririz. Ne ekerseniz onu biçersiniz.
Kozmik bilinç ya da özdoğa kavramı yaşamınızdaki en önemli şeydir. Gerçekten bu bilince ve sevgiye inanırsanız, bilinçaltınız size sayısız armağanlar gönderecektir.
Yaşam size kin tutmaz. Yaşam asla sizi kınamaz. Yaşam elinizdeki yarayı iyileştirir. Yanan parmağınızı bağışlar. Sizi yeniden kusursuz bir bütün haline getirmek için harekete geçer. Suçluluk kompleksi yaşam kavramını bilmemekten doğar. Yaşam sizi ne yargılar ne de ceza verir. Yanlış inançlarınız, olumsuz düşünceleriniz ve kendinizi kınamanızla bunu siz yapıyorsunuz. Yaşam sizi kınamaz, sizi cezalandırmaz. Doğanın güçleri kötü değildir. Bunların kötü sonuçlar vermesi, içinizdeki gücü nasıl kullandığınıza bağlıdır. Elektriği bir insanı öldürmek için veya evinizi aydınlatmak için kullanabilirsiniz. Suyu ister bir çocuğu boğmak için, ister susuzluğunuzu gidermek için kullanabilirsiniz. İyi ve kötü, bütünüyle insanın kendi zihnindeki düşünce ve amaçlardan kaynaklanmaktadır. Yaşam asla cezalandırmaz. Kişi, yaşam ve evren hakkında kendi yanlış düşünceleriyle kendi kendini cezalandırır. Düşünceleri yaratıcıdır. Kendi felaketini kendi hazırlar. Birisi sizi eleştirirse ve sizde de hata varsa, yapılan yorumları sevgi, anlayış ve minnettarlıkla karşılayın. Bu, yanlışlarınızı düzeltmeniz için sezi verilmiş bir fırsattır. Kendi düşünceleriniz, duygularınız ve tepkilerinizin kontrolü sizde olduğu zaman eleştirilerin sizi yaralamasına imkan yoktur. Bu size yeni bir fırsat verir; o kişilere iyi dileklerde bulunun, böylece kendiniz için de aynı şeyi dilemiş olursunuz.
Doğru olanı yapmak için size yol gösterilmesini istediğinizde, cevap olarak ne gelmişse kabul edin. Bunun iyi, hem de çok iyi olduğunu bilin. Bundan böyle artık kendinize acıma, eleştiri ve nefret olmayacaktır. İyi ya da kötü diye bir şey yoktur, bunları o hale getiren şey, düşüncelerdir. Yemek yemekte, para kazanmakta, kendini rahatça ifade etmekte ve cinsellikte kötülük yoktur. Her şey bu dürtüleri ve arzuları nasıl kullandığınıza bağlıdır. Canınız yemek yemek istiyorsa, bir lokma ekmek için insan öldürmek zorunda değilsiniz. Öfke, nefret, kötü niyet ve düşmanlık bütün hastalıkların ve felaketlerin arkasında yatan sebeptir. Sizi üzenlere sevgi, yaşam, neşe dolu ve iyi niyetli olduğunuzu göstererek kendinizi ve bütün insanları bağışlayın. Bu acılar aklına her geldiğinde onlara huzur dileyin. Bağışlamak demek bir şeyleri azat etmek demektir. Karşınızdakiler için sevgi, huzur, neşe, bilgelik ve yaşamın tüm nimetlerini azat edin. Kafanızda hiç izi kalmayana dek buna devam edin. İşte bu bağışlama konusunda yapılacak en gerçek asit testidir. (alıntıdır)

Filiz Kılıçarslanla Yaşam Öğretiler Sayfasından Alınmıştır

Kendimi yalnızlığa mahkûm ettiğim için, korkuların beni yönetmesine izin verdiğim için, başkalarının kendisini kötü hissetmesine neden olduğum için özür dilerim.

anette inselberg

 

 

Kendime hastalığı, parasızlığı, işsizliği yaşattığım için, yeniye geçmekten, değişimlerden korktuğum için sonuçta yine yaşama güvenmediğim için kendimden özür dilerim. Sınırlama ve kurallar içinde yaşadığım için, hayatı kontrol etmeye çalışarak inatçı olduğum için, yaratıcılığımı kullanmayı ret ederek yaşadığım için, kendim olmayı reddettiğim için, şükürsüzlüğüm için, şefkat sevgi anlayış hoşgörü paylaşma duygularını unuttuğum için, beklentiler içinde yaşayıp hiçbir beklentim yok diyerek kendime söylediğim tüm yalanlar için kendimden özür dilerim.
Kararsızlıklarım için, öfkem, kızgınlığım için tüm parçalarımdan özür dilerim. Bedenimin kıymetini bilmediğim, ruhumun istekleri doğrultusunda hareket etmediğim, içimden gelen sesi dinlemediğim, zihnimi olumsuz enerjiler içinde doldurup sonrada devamlı yaşamdan şikâyet ettiğim için, ruhumun isteği doğrultusunda adım atmaktan korktuğum için, cesaretsizliğim için, zamanımın değerini bilemediğim, kendime yapmış olduğum tüm saygısızlıklar için, başkalarının beni üzmesine izin verdiğim, yaşam amacıma hizmet etmeyen oyunlar kurduğum vs. vs. vs için kendimden, buna neden olan bugüne kadar yok saydığım kabul etmediğim tüm bu parçalarımdan çok özür dilerim.Gücümü kötüye kullandığım kendimi üstün gördüğüm başkalarını küçümsediğim, haksızlık yaptığım kendimi değersizleştirdiğim için kendimden ve tüm parçalarımdan özür dilerim. Kendime vermiş olduğum sözleri tutmadığım için kendimden özür dilerim.
Hırslarıma yenik düşüp kibir ve gurur içinde davrandığım her an için, kendime olan güvensizliğim inançsızlığım için kendimden özür dilerim. Gücümü başkalarına devrederek beni yönetmelerine izin verdiğim için, kendime yaşatmış olduğum tüm baskılar için, enerjimi düşürüp kendimi yaşamdan kopardığım için, kendime yalnızlığa mahkûm ettiğim için, korkuların beni yönetmesine izin verdiğim için, başkalarının kendisini kötü hissetmesine neden olduğum için, suçlayıcı konuşmalarım için kendimden özür dilerim. Olumsuz yaşanan her olayın güzel şeyleri arzulayabilmen için yaşadığını, arzu duygusunun yaşanması için deneyimlendiğini bunlara şükrettiğinde, minnettarlık içinde yaşadığında sahip olduğun tüm güzelliklerin büyüdüğünü öğrendim. Farkında olursan eğer, sınırlarını kaldırırsan, yaşanan olaydaki hizmeti ve sevgiyi görmeye niyet edersen her deneyimin insanı ne kadar büyüttüğünü, ilerlettiğini öğrendim…
Alıntı