esas mesele dostun başarısına sevinebilmek…

sevinç resimleri

“Dostun üzüntüsüne acı duyabilirsin, bu kolaydır; ama dostun başarısına sevinebilmek, sağlam bir karakter gerektirir.” Oscar Wilde

Güveçte pastırmalı kurufasulye…

Guvecte_pastirmali_kurufasulye

Malzemeler:

  • 2 su bardağı kurufasulye
  • 2 soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 5 sivribiber
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 4-5 domates
  • kaynar su
  • tuz
  • 5-10 dilim pastırma

Hazırlanması:

  1. Kuru fasulyeleri akşamdan veya ertesi gün sabah erken saatlerden tencereye koyup yıkayın. Üzerini 4-5 parmak geçecek kadar soğuk su koyun. tencereyi ocağa koyup 1 taşım kaynatın. altını kapatıp 6-7 saat bekletin. Bu süreden sonra tencereyi tekrar ocağa alıp kısık ateşte kendi suyunda fasulyeler yumuşayana kadar pişirin. (suyu az gelirse kaynamış su ekleyin.)
  2. Soğanı ve sarımsağı yemeklik doğrayıp zeytinyağı ile soğanlar pembeleşene kadar güveç tenceresinde kavurun. İrice doğranmış biberleri katın. Salçayı ekleyip bir süre daha kavurun. Domatesleri küp küp doğrayıp tencereye ilave edin.
  3. Tencereye biraz kaynar su ekleyip (yoğun bir çorba kıvamında olacak kadar) fasulyeleri ilave edin. (Fasulyeleri ekledikten sonra isterseniz biraz daha su ekleyebilirsiniz.)
  4. Su kaynayınca minik minik doğranmış pastırmaları ve tuzu ekleyin. Tencerenin ağzını 2 kat folyo ile kaplayın. Önceden ısınmış 250 derece fırında 5 dakika pişirin, daha sonra ısıyı 200’e düşürüp pişirmeye 15 dakika daha devam edin.

bi sabah da öperek uyandır…

mutluluk…

Bence sürü psikolojisi diye bir şey yok. – Bence de yok. – Bence de. – Bence de. -Bizce de.

Bence sürü psikolojisi diye bir şey yok. – Bence de yok. – Bence de. – Bence de. – Bizce de. – Tamam varmış. Şimdi dağılalım.

Bademli pilav…

Baldo pirinç 2 bardak

Tereyağ 35 gr

Margarin 35 gr

2adet et tablet

tuz

karabiber

100 gr  iç badem

Yapılışı

Pirinci yarım saat kadar sıcek ve tuzlu suyun içinde bekletin

Suyu süz ve tuzun gitmesi için pirinçleri yıka

Tencerede yağı eritin ve pirinçleri ekleyin ve tane tane olana kadar kavurun

2.5 bardak sıcak su, tuz ve karabiberi ekleyin bir kaç kerekarıştırıp, tencerenin kapağını kapatıp pişirmeye bırakın

5-10 dakka pişirin ve sonra altını lapatın

Pilavın demlenmes için tencerenin üstüne örtü koyun ve kapağı sıkıca kapatın

15-20 dakkada sonra kapağı açın ve pilavı iyice karıştırın

Başka bir yerde kavurduğunuzu bademleri pilavın üstüne serpin

Rüzgâr geçtiği yerin kokusunu taşır…

Rüzgâr geçtiği yerin kokusunu taşır…

Selma Akar

Bu evi tutmayalım…

papatya falı… seviyor mu… sevmiyor mu…

Sadece üç günlük ömrü olan kelebek papatyaya aşık olur. Ancak öleceğine saatler …kala ‘seni seviyorum’ der. Papatya sadece ‘bende’ diyebilir ve kelebek ölür. O’na sevdiğimi neden zamanında söyleyemedim diye papatya üzüntüsünden hasta olur. Yapraklarını dökmeye başlar, döktüğü her yaprakta “seni… seviyorum” der, sonunda ölür. İşte bu günden beri sevdiğini söyleyemeyen herkes, papatyaya sorar “seviyor mu, sevmiyor mu?” diye…

Bazen, uzaklaşmak gerekir yakınlaşmak için…


Bazen, uzaklaşmak gerekir yakınlaşmak için…

Bazen, hatırlamak gerekir hatırlanmak için,
Bazen, ağlamak gerekir açılmak için,
Bazen, anmak gerekir anılmak için,
Bazen de susmak gerekir duymak için…

Şems-i Tebrizi

Hava bedava… Su bedava…

“Bedava yaşıyoruz, bedava;

 Hava bedava, bulut bedava;

Dere tepe bedava;

Yağmur, çamur bedava;

Otomobillerin dışı,

Sinemaların kapısı,

Peynir ekmek değil ama

Acı su bedava;

Kelle fiyatına hürriyet,

Esirlik bedava;

Bedava yaşıyoruz, bedava.”

Orhan Veli Kanık

Posted in Şiir. 2 Comments »

Ruhumu temizlemek istiyorum…

zen nedir?

Günün birinde bir keşiş Zen Ustası Joshu’ya sormuş ‘Zen nedir? Lütfen öğret bana’. ‘Kahvaltı ettin mi?’ diye sormuş Joshu ‘Evet, Usta’ demiş keşiş. ‘Öyleyse’ demiş Joshu ‘git çanağını yıka’.

http://www.birazoku.com

en çok kimden özür dilemeli…

 

Ben en çok kendimden “özür” dilerim. Çünkü: bana çok yanliş yaptim…

Hayat; Kimi sevdigin ve kimi incittigindir…

Hayat; Seni kac kisinin aradigi, kiminle ciktigin, cikiyor oldugun veya cikacagin demek de degildir. Kimi optugun, hangi sporu yaptigin, kimlerin seni sevdigi de degildir. Hayat, ayakkabilarin, sacin, derinin rengi de degildir. Nerede yasadigin veya hangi okula gittigin de degildir. Aslinda hayat; notlar, para, giysiler, girmeyi basardigin ya da basaramadigin okullar da degildir.

Hayat; Kimi sevdigin ve kimi incittigindir. Kendin icin neler hissettigindir. Guven, mutluluk, sefkattir. Arkadaslarina destek olmak ve nefretin yerine sevgiyi koymaktir. Hayat; Kiskancligi yenmek, onemsemeyi ogrenmek ve guven gelistirmektir. Ne dedigin ve ne demek istedigindir. Insanlarin sahip olduklarini degil, kendilerini oldugu gibi gormektir. Her seyden onemlisi hayati, baskalarinin hayatini olumlu yonde etkilemek icin kullanmayi secmektir. Iste hayat bu secimden ibarettir. Insanlarin en acizi dost edinemeyen, ondan daha acizi ise dost kaybedendir.

Charles Eguone