Hızla Yok Olan Arıların Sevdiği Bitkileri Ek…

Arılar, rüzgâr ve diğer hayvanlarla birlikte, tozlaşmayı sağlayan etkenlerin başında gelir. Arıların azaldığı bir ortamda, meyve-sebze verim ve ürün kalitesi ciddi miktarda düşer. Günümüzde arı nüfusu, böcek ilacı kullanımı, GDO’lar ve habitat kaybı nedeniyle tehdit altında. Sanayileşmiş batı ülkelerinde arı kolonileri 2006 yılından beri %50 oranında azaldı.
Peki Ne Yapmalı? -Arıların en sevdiği… bitkileri bahçe ve balkonunuza ekelim -Arıların beslendiği doğal ortamları, çayırları koruyalım -Bahçemizde böcek ilacı kullanmaktan vazgeçelim
Arılar Hangi Bitkileri Sever?
Arıların en sevdiği bitkiler lavanta, kekik, adaçayı, biberiye, yonca, karahindiba, bakla, acı bakla, hodan, nane, kabak çeşitleri, ayçiçeği, ıhlamur, iğde, kestane, erguvan, yalancı akasya…  Arıların dikkatini en çok mavi, mor, eflatun, beyaz ve sarı cezbediyor

Mutlu Evliliğin Sırrı: KAHVE…

Sonunda en çok gülmeyi ve umursamamayı öğrenmiş kadınları bulmalılar…

Genç kadınlar kendilerinden yaşlı kadınlarla konuşmalılar. Ama iyi yaşlanmış kadınlar bulmalılar. Annesinin lafından çıkmamış kadınlar değil, bütün sözlerden çıkmış, sözler vermiş, tutamamış, sözlerini tuttuğu için ağlamış, ülkelere gitmiş gelmiş, adamlar terk etmiş, terk edilmiş. Sonunda en çok gülmeyi ve umursamamayı öğrenmiş kadınları bulmalılar.

ECE TEMELKURAN

Allah sizi korumak için bazı insanları hayatınızdan çıkarır. Peşlerinden koşmayın…

Fotoğraf

Buraya Gidesim Var… Günün Fotosu… 28/02/2014

Ulannnn Ben De Çok Ayıyım Be…(Farkındalık)

Facebook Kullanıcı Profilleri ::)

1- Casus: İleti paylaşmaz ya da yorum yapmaz, ama her şeyi okur.
2- Sırıtkan: Ciddi bir şey söylemez, sadece her şeye :))))) der.
3- Popüler: Hiçbir neden yokken 4367 tane arkadaşı vardır.
4- Oyuncu: Facebook’taki bütün oyunları bilir ve oynar. Bütün gün.
5- Peygamber: Bütün iletilerinde referansı Tanrıdır.
6- Hırsız: Durum güncelleme…lerini çalarak yaşar ve muhtemelen bunu da çalacaktır.
7- Kinik: Hayattan ve her şeyden nefret eder. Hüzünlü bir şekilde bize katlanır.
8- Koleksiyoner: Bir şey paylaşmaz ama her sayfanın üyesidir ve en aklınıza gelmeyecek ünlülerin fanıdır.
9- Destekçi: Sildiğiniz ya da görmezden geldiğiniz bütün grup ve etkinliklerin davetini o yollar.
10- Beğenici: Konuşmaz, ama daima eli “beğen” butonundadır. Daima!
11- Kinci: Yazdığınız her şeyi şahsi hakaret algılar ve sizi hayattan soğutmaya yeminlidir.
12- Anti-Redaktör: Kelimelerin son harflerini uzatarak, kelimeye vurgu yaptıklarını sanırlar ama sadece kendilerinin anlayacağı bir tür heceleme sistemleri vardır.
13- Acıların Çocuğu: Her zaman “olanlara” inanamaz, herkes ona karşıdır, uzun hikayelerinde acı, gözyaşı ve kaderin sillesi vardır. “Ne oldu” diye sorulmaması gereken insanlardandır.
14- İbiş: Bu kişi daima komik olmaya çalışır ama maalesef olamaz!
15- Muhabir: O günkü keyfini, alışveriş merkezinde ne yaptığını, nerede olduğunu, hava durumunu, günlük burcunu… Hayatını paylaşır. Canlı yayında!
16- Horoz: Facebook’ta “günaydın” demek onların işidir……..
(alıntıdır)

başka insanları kıskanmayın çünkü sizin farklı hediyeleriniz ve şanslarınız var.

Başka insanları kıskanmayın çünkü sizin farklı hediyeleriniz ve şanslarınız var.

~Eleen Linde Say

Hergün bir öncekinden daha güzel olacak diye şükretmek; her işte mutlaka bir hayır olduğunu bilmek ve bunun için her daim ”Gülümsemek”…

Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız.

424549_10151523487433468_1323996114_n[1]

Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile   birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız.
Öğle yemeğinde buluştuğunuz arkadaşınızla ortak bir arkadaşınızı çekiştirdikten sonra   işyerinde önemli bir müşterinizle sorun yaşamanız arasında bağ kurmazsınız.
Akşam yemeğinde haberlerdeki bir şeyle ilgili olumsuz konuşmanız ile  gece mide ağrısından uyuyamamanız arasında bağ kurmazsınız.
Sokakta yere bir şey düşüren bir insana yardım etmek için durmanız ile   on dakika sonra market kapısının önünde park yeri bulmanız arasında bağ kurmazsınız.
Akşam çocuğunuzun ödevine seve seve yardım etmeniz ile   ertesi gün vergi iadesinin beklediğinizden fazla gelmesi arasında bağ kurmazsınız.
Bir arkadaşınıza iyilik etmeniz ile   aynı hafta patronunuzun size iki maç bileti ya da konser davetiyesi vermesi arasında bağ kurmazsınız.
Oysa hayatınızın her anında VERDİĞİNİZİ GERİ ALIRSINIZ.   Siz arada bir bağ kursanız da kurmasanız da…
The Power/ Rhonda Byrne

Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız.

424549_10151523487433468_1323996114_n[1]
Bir satış görevlisine öfkelenmeniz ile   birkaç saat sonra komşunuzdan köpeğinizin havlamasıyla ilgili bir şikayet telefonu almanız arasında bağ kurmazsınız.
Öğle yemeğinde buluştuğunuz arkadaşınızla ortak bir arkadaşınızı çekiştirdikten sonra   işyerinde önemli bir müşterinizle sorun yaşamanız arasında bağ kurmazsınız.
Akşam yemeğinde haberlerdeki bir şeyle ilgili olumsuz konuşmanız ile  gece mide ağrısından uyuyamamanız arasında bağ kurmazsınız.
Sokakta yere bir şey düşüren bir insana yardım etmek için durmanız ile   on dakika sonra market kapısının önünde park yeri bulmanız arasında bağ kurmazsınız.
Akşam çocuğunuzun ödevine seve seve yardım etmeniz ile   ertesi gün vergi iadesinin beklediğinizden fazla gelmesi arasında bağ kurmazsınız.
Bir arkadaşınıza iyilik etmeniz ile   aynı hafta patronunuzun size iki maç bileti ya da konser davetiyesi vermesi arasında bağ kurmazsınız.
Oysa hayatınızın her anında VERDİĞİNİZİ GERİ ALIRSINIZ.   Siz arada bir bağ kursanız da kurmasanız da…
The Power/ Rhonda Byrne

Merak Ediyorum Rapunzel’in Kendi Aklı, İradesi, Gücü, Cesareti Yok Muydu da Kurtarılmayı Bekledi???

images[7]

Rapunzel, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Külkedisi hikayelerini bilmeyen yoktur… Ve maalesef bu hikayelerin ana fikrini bir hatun olarak çok iyi kafama yazdılar…Ben acizim beni ancak erkek korur-kollar-kurtarır…

Peki ya erkekler acaba bundan kendilerine nasıl bir sonuç çıkardılar… Hadi hangi kadın korunmaya muhtaçsa  onu kurtarmaya gideyim moduna mı girdiler acaba?
Bunu keşfeden ”akıllı kadınlar” kendilerini aciz gösterip, bir erkeğin kanatlarına ihtiyaçları olduğunu düşündürtüp sonra bıyık altından gülerken, erkeği de çok iyi poyuna mı getirdiler acaba???
Hadi gel prensim beni anca sen korur kollarsın, gireyim kanatlarının altına derken, aptal durumuna düşürdükleri erkeği parmaklarında oynatmanın zevkini mi tattılar acaba…
Erkek de zevkle, egosu iyice parlatılmış olarak, zırhını giyip hatunu kurtarmaya mı gitti ??
Ne diyeyim, umarım bu oyunlar  biter de; erkek de kadın da herkesin kendi ayaklarının üstünde durabilecek, kendini koruyup kollayacak durumda olduğunu ama bunun için çalışma, çok çalışma, eşek gibi çalışma, emek, güç ve ve cesaret gerektirdiğini anlar…
Ben Rapunzel olsaydım, yataktaki çarşafları yırtar yırtar birbirine düğümler sonra aşağı sarkıtır ve kaçmaya çalışırdım… Olmadı yemek getireni ayartıp kaçmaya çalışırdım…Olmadı bıçağımla kapının kilidini sökmeye çalışırdım…Olmadı başka bir yöntem arardım…
Ve umarım bu yüzyılda kadınlara yüklenen ve bazılarının da kullanmaktan çok zevk aldığı ”acizim” yaftası, ve  beni bir erkek kurtarır klişesi artık tarihe karışır…Hem erkekler hem kadınlar için…
Güçlü, ayağının üstünde duran, emeğini ortaya koyan, cesur, mert, oyuna ihtiyaç duymayan kadınların şerefine üç kere: OLE…OLE…OLE…
Anette İnselberg

Merak Ediyorum Rapunzel’in Kendi Aklı, İradesi, Gücü, Cesareti Yok Muydu da Kurtarılmayı Bekledi???

images[7]
Rapunzel, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Külkedisi hikayelerini bilmeyen yoktur… Ve maalesef bu hikayelerin ana fikrini bir hatun olarak çok iyi kafama yazdılar…Ben acizim beni ancak erkek korur-kollar-kurtarır…
Peki ya erkekler acaba bundan kendilerine nasıl bir sonuç çıkardılar… Hadi hangi kadın korunmaya muhtaçsa  onu kurtarmaya gideyim moduna mı girdiler acaba?
Bunu keşfeden ”akıllı kadınlar” kendilerini aciz gösterip, bir erkeğin kanatlarına ihtiyaçları olduğunu düşündürtüp sonra bıyık altından gülerken, erkeği de çok iyi poyuna mı getirdiler acaba???
Hadi gel prensim beni anca sen korur kollarsın, gireyim kanatlarının altına derken, aptal durumuna düşürdükleri erkeği parmaklarında oynatmanın zevkini mi tattılar acaba…
Erkek de zevkle, egosu iyice parlatılmış olarak, zırhını giyip hatunu kurtarmaya mı gitti ??
Ne diyeyim, umarım bu oyunlar  biter de; erkek de kadın da herkesin kendi ayaklarının üstünde durabilecek, kendini koruyup kollayacak durumda olduğunu ama bunun için çalışma, çok çalışma, eşek gibi çalışma, emek, güç ve ve cesaret gerektirdiğini anlar…
Ben Rapunzel olsaydım, yataktaki çarşafları yırtar yırtar birbirine düğümler sonra aşağı sarkıtır ve kaçmaya çalışırdım… Olmadı yemek getireni ayartıp kaçmaya çalışırdım…Olmadı bıçağımla kapının kilidini sökmeye çalışırdım…Olmadı başka bir yöntem arardım…
Ve umarım bu yüzyılda kadınlara yüklenen ve bazılarının da kullanmaktan çok zevk aldığı ”acizim” yaftası, ve  beni bir erkek kurtarır klişesi artık tarihe karışır…Hem erkekler hem kadınlar için…
Güçlü, ayağının üstünde duran, emeğini ortaya koyan, cesur, mert, oyuna ihtiyaç duymayan kadınların şerefine üç kere: OLE…OLE…OLE…
Anette İnselberg

Hayal Gücü Rengarenk… Günün Fotosu…27/02/2014

Kafa karışıklığı sizi virüslerle ve mantarlarla, duygusal karmaşa ise bakterilerle rezonansa sokar.

 

 

Kafa karışıklığı sizi virüslerle ve mantarlarla, duygusal karmaşa ise bakterilerle rezonansa sokar.

Başka bir deyişle virüsler ve mantarlar size “kafan karışık” bakterilerse “duyguların karışık” demek cesareti gösteren dostlarınızdır.

Onlardan korkmak yerine sevgiyle teşekkür etmeyi deneyin, barışırsanız etkilenmezsiniz…

Zeynep Alan Sevil Güven