Arşivler

Mısır Astrolojisi Sizin Hayatınız Hakkında Ne Diyor? Doğruluğu Sizi Şaşırtabilir!

anette inselberg mısır astroloji şaşırtıcı

 

Mısır burç takvimini oluşturan 12 işaret vardır. Yılın farklı günleri, mevcut olan çeşitli işaretlerle temsil edilmektedir.

Her astroloji işareti bir Mısırlı Tanrı tarafından temsil edilir. Mısır tanrısı, belirli astroloji belirtileri altında doğanlara yardım etmeyi amaçlamaktadır. Mısır tanrısı sadece rehberlik vermeyecek, yetenek ve koruma da verecektir.

NİL – ( Ocak 1-7, Haziran 19-28, Eylül 1-7, Kasım 18-26 )
Bu, burcun ilk işaretidir ve yeni bir başlangıç ??yapabilmeyi ifade eder. Bu işaret altında doğanlar genellikle tutkuludur. Hayatı mümkün olan en iyi şekilde yaşamayı çok severler. Diğer insanlarla olan çatışmaları önlerler.
* En uyumlu: Set ve Amon-Ra

AMON RA – ( Ocak 8-21, Şubat 1-11 )
Bu burcun ikinci işaretidir. Bu işaret altında doğanlar iyi liderler olmak için büyürler. Genellikle yaptıkları şeylerden eminlerdir. Her zaman ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırlar, böylece diğer insanlara ilham kaynağı olabilirler. Ayrıca, diğer insanların hayatlarını değiştirmede başarılı olabildikleri için motivasyon konusunda uzmandırlar.
*En Uyumlu: Nil ve Horus

MUT – ( Ocak 21-31, Eylül 8-22 )
Bu, tüm işaretlerin arasında en önemlisidir. Diğer insanlara ellerinden geldiğince yardım ederler. Yaptıkları kararlar konusunda çok mantıklıdırlar ve sonuç çıkarmadan önce her şeyin pratik taraflarını düşünürler. Bu işaret altında doğanlar hukuk ve eğitim alanında yüksek başarı gösterirler.
* En uyumlu: Thoth ve Amon-Ra

GEB – ( Şubat 12-19, Ağustos 20-31 )
Bu işaret altında doğanlar doğal olarak sezgiseldir. Genelde doğru olduklarını hissettiklerine göre seçimler yaparlar. Aynı zamanda çevrede ve dünyada olan şeylere de büyük ilgi duyuyorlar. İşler ters gittiğinde ise normal olarak etkilenirler.
* En uyumlu: Horus ve Set

OSIRIS – ( Mart 1-10, Kasım 27 – Aralık 18 )
Osiris’in işareti altında doğanlar iki tip kişiliğe sahip olabilirler. Bir taraf, hayallerine ulaşmak için her şeyi yapabilecek, diğer tarafı ise savunmasız olan taraf. Onlar da kolayca incinebilir. Genellikle enerjiktirler ve düştükten sonra tekrar ayağa kalkmayı bilirler.

* En uyumlu: Isis ve Thoth

ISIS – ( Mart 11-31, Ekim 18-29, Aralık 19-31 )
Isis’in işareti altında doğmuş olan insanlar hakkında söylenebilecek bir şey, onların açık olmasıdır. İnsanlara kendileri hakkında ne düşündüklerini doğru bir şekilde anlatırlar. Bu işaret altında doğanlar, sevdikleri insanları koruyacaklardır. Onlar pozitif ve son derece enerjiktir.
* En uyumlu: Thoth ve Osiris

THOTH – ( Nisan 1 -19 Kasım 8-17 )
Bu işaret altında doğanlar normalde bilgelik doludur. Onlar harika anılarıyla bilinir. Hem iyi hem de kötü olan insanlar tarafından yapılan hiç bir şeyi unutmazlar. Onlar aynı zamanda bilgelikle doludurlar. Son derece romantiklerdir ve kendileri çok seveceği bir eş ararlar.
* En uyumlu: Isis ve Bastet

HORUS – ( 20 Nisan-7 Mayıs, 12 Ağustos-19 )
Bu işaret altında doğanlar, hayatta elde etmek istedikleri farklı şeylerle yüzleşebilme cesaretleriyle bilinirler. Kendilerini güvende hissetmek isterler, böylece hayatlarının sorumluluğunu alırlar. Onlar da doğal olarak iyimserlerdir. Mümkün olan en iyi şeyleri elde etmek için çok çalışırlar.
* En uyumlu: Bastet ve Geb

ANUBIS – ( 8 Mayıs-27 Haziran 29-13 Temmuz )
Bu işaret altında doğanlar bazen bir şeyleri perspektife çekmek için biraz zaman ayırmak isterler. Huzurlu çevreler tarafından kuşatılmayı severler ve sürekli olarak ararlar. Duygularını yoğun hissetseler bile, yaşadıkları bazı durumlardan dolayı daha sakin kalırlar.
* En uyumlu: Isis ve Bastet

SETH – ( 28 Mayıs-18 Haziran Eylül 28-2 Ekim )
Bu işaret altında doğanlar, kendilerine sunulan fırsatlara bağlı olarak bir yerden diğerine gitmeyi çok isterler. Mükemmeliyetçilerdir ve yaptıkları işlerde en iyisini elde etmek isterler.
*En uyumlu: Nil ve Geb

BASTET – ( Temmuz 14-28 Eylül 23-27 Ekim 3-17 )
Bu işaret altında doğanlar genellikle hayatlarında denge arıyorlar. Onlar da güçlü sezgilere sahipler ve diğer insanları gördükleri andan itibaren onların duygularını okuyabiliyorlar. Bu işarete sahip kişiler ökültizm ile çok ilgilenirler.
* En uyumlu: Horus ve Sekhmet

SEKHMET – ( Temmuz 29 -11 Ağustos 30 Ekim-7 Kasım )
Bu burç altında doğanlar doğal olarak yeryüzüne inenlerdir. Mümkün olduğunca, diğer insanların hayatlarında bir fark yaratabilmeleri için yetkili pozisyonlara sahip olmak isterler. Genellikle iyi bir adalet duygusuna sahiplerdir. Başka insanları yargılamadan önce ne olduklarından emin olurlar. Düşünme kabiliyetleri nedeniyle büyük şirketlerin CEO’ları olabilirler.
* En uyumlu: Bastet ve Geb

Kaynak: baykush

Herkes kendisine sorsun.

ANETTE İNSELBERG ÇEVRE FAYDA YEŞİLLİK BİRLİK

 

KARGA BOKU🎡
Köy yerinde ikindi vakti.
Çıt yok.
Herkes susmuş, sessizlik konuşuyor.
Zaman durdu sanki.
Birden bir damlama sesi.
“Şıp…Şıp!.”
Alt mahalledeki çeşmenin musluğu bu.
Tamir edilmeli.
O arada yan arsaya bir karga kondu.
Tedirgin ama ürkek değil.
“Gakk!”
Biraz etrafı kolaçan etti.
Sağa sola baktı, yere pisledi.
Sonra kanatlandı, gitti.
Gece bir domuz girdi o arsaya.
Karganın pislediği yeri eşeledi.
Domuz eşeledikçe toprağın üstündekiler alta indi.
Aylar sonra bir fidan bitti orada.
Karganın pislediği yerde.
Yavaş yavaş büyüdü.
Dal oldu, yaprak oldu.
Ve bir ağaç oldu..
İncir ağacı.
Önce karıncalar sardı ağacı.
Sonra sinekler, sonra börtü böcekler.
En son da kuşlar.
Böcekler ağacın filizlerini, meyvalarını yedi, kuşlar böcekleri.
Alakargalar da incirleri.
Hayvanlar alemi o ağacın çevresinde bir dünya kurmuşlardı kendilerine.
Karganın pisliğiyle harcı karılan, domuzun eşelemesiyle temeli atılan bir dünya.
O yan arsada yaşam böyle süregiderken, bir insan çıktı ortaya.
Arsayı satın almış.
Önce duvarlarla çevirdi dört tarafını.
Üstünü tel örgülerle sardı.
Böylece domuzlar gelmez oldu.
Sonra börtü böcekten şikayet etti.
Etrafı zehire boğdu.
Karıncalar, sinekler, böcekler bir bir öldü.
Ardından onları yiyen kuşlar.
Sadece bir ağaç kaldı ayakta.
Hayvan mezarlığında bir incir ağacı.
Tek başına.
En son onu da kesti adam.
Oradaki hayatı bitirdi.
Bir çuval inciri bok etti!
İnsan denilen yaşam türünün bilimsel adı, Homo Sapiens.
“Düşündüğünün üstüne düşünebilen insan” demek.
O zaman düşünelim.
Herkes kendisine sorsun.
Çevreye, doğaya bir karga boku kadar katkım var mı?

DOĞUM GÜNÜ RENGİNİN SENİN HAKKINDA SÖYLEDİKLERİNİ AÇIKLIYORUZ…

ANETTE İNSELBERG DOĞUM GÜNÜ RENGİ
OCAK AYININ RENGİ KARAMEL:

Mantıklı ve ayakları yere basanların rengi olan Karamel, kararlılığı ve doğruluğu temsil eder. Karamel rengin içindeki tonlar doğadan gelmektedir. Bu tonların yansımaları sonucunda ise toprak gibi verimli, dağlar gibi dimdik durabilen, ağaçlar gibi kendine yetebilen bir insansın. Bu arada bir de dip not düşelim: Dünyevi hırsları kontrol altına alabilmeyi en iyi başaranlar Ocak ayında doğanlardır.

ŞUBAT AYININ RENGİ LİLA:

Neşeli ve üretken insanların rengi olan Lila, dinginlik ve mutluluğu temsil eder. Lila, derin düşüncelere dalarak insanlarla empati kurabilmemize ve aynı zamanda derin dostluklar edinebilmemize yardımcı olur. Şubat ayında doğan insanlar genelde çok sıkı dostlara sahip olan ama kendi kendine de yetebilen insanlardır.

MART AYININ RENGİ MİNT YEŞİLİ:

Hayalperestler ve mucitlerin rengi olan Mint Yeşili, kelimelerle anlatılması zor olan dünyalar arasında kolayca bağlantı kurabilen insanların rengidir. Keskin zekan ve güçlü hayal kurabilme yeteneğin sayesinde senin için hayatta aşılamayacak çok fazla engel yok. İnsanlarda güven duygusu oluşturmandan dolayı da çevrendekiler tarafından sevilen bir karaktersin.

NİSAN AYININ RENGİ KIRMIZI:

Azimli ve enerjik olan bu renk; tutku, güç ve cesareti temsil eder. Bahar demek, bolluk ve bereketin çoğaldığı dönem demektir. Bu yüzden, bu dönemde doğan kişiler, her baharda hayatlarında yeni gelişmelerin olduğunu gözlemleyebilirler. Bu da yeni başlangıçların ve harekete geçmenin tam zamanı demektir!

MAYIS AYININ RENGİ KOYU YEŞİL:

Bu renk, tüm renklerin arasında en iyileştirici ve dinlendirici etkiye sahip olandır. Koyu yeşil kalbe hitap eder ve kişinin manevi değerler ile iletişimini kolaylaştırır. Kış ayından sonra doğanın yenilenerek koyu yeşil renge bürünmesi ve güzelliğiyle bizi mutlu etmesi, tam da Mayıs ayına denk gelir. Bu renk, bu ayda doğan kişilerin karakteristik özelliklerine dinginlik ve güvenilirlik olarak yansımıştır.
Çevrendekilerin neden sana bu kadar çok güvendiklerini şimdi daha iyi anlamış olmalısın.

HAZİRAN AYININ RENGİ SARI:

Enerji veren ve harekete geçiren bu renk, kendisi gibi enerjik ve hayat dolu insanların rengidir. Sarı renk sayesinde zihinsel aktiviteler yoğunlaşır, enerji seviyesi yükselir ve üretkenlik artar. Bu renge sahip olduğun için kendini şanslı kabul etmelisin

TEMMUZ AYININ RENGİ MERCAN:

Nazik ve yatıştırıcı. Mercan rengi, sevgi ve merhamete önem verenlerin rengidir.Bu renkte olan insanlar değişime açık ve zeki insanlardır. Çevrelerindeki insanlara gösterdikleri sonsuz merhamet ve dingin karakterleri sayesinde her ortamın en popüleri onlardır.
Bu kadar çok özelliği bir bünyede barındırabildiğin için seni tebrik ediyoruz!

AĞUSTOS AYININ RENGİ TURUNCU:

Bu renk, güç ve harikalıkların rengidir! Güneşin Ağustos ayı boyunca dünya üzerinde kuvvetli etkilerinin hissedilmesinden dolayı, bu ayda doğan kişiler; güçlü ve heyecanlı karakterlere sahiptirler. Her zaman en sağlıklı kararı alamasalar da, aldıkları kararların arkasında durmayı bilirler. Çevresindekilere ilham veren, farklı konularda orijinal fikirler üreten kişiler genelde Ağustos ayında doğanlardır

EYLÜL AYININ RENGİ GECE MAVİSİ:

Bu renk, güzellik, saflık ve bilgelik rengidir.Bu renkte olan kişiler, çevresindeki insanlarla çok rahat iletişime geçebilir ve herkesin güvenini kolayca elde edebilirler.Sakinliğin ve mutlu ruh halin herkesin dikkatini çekiyor! Artistik yanının da kuvvetli olması seni herkesin ilgi odağı yapıyor. Ne diyelim… Herkes senin kadar şanslı değil!

EKİM AYININ RENGİ GÖK MAVİSİ
Gök mavisi, aşk, güzellik ve dengeyi temsil eder. Bu renkte olan kişiler, iç huzuruna önem veren, aşka inanan ve hayatlarının her alanında denge sağlamaya çalışan insanlardır. Bu ay, fiziksel görünümünüzde veya etrafınızda yapmak istediğiniz değişiklikler için ideal bir aydır. Bu ay boyunca havadaki pozitif atmosferden faydalanmanızı tavsiye ederiz!

KASIM AYININ RENGİ BORDO

Bu renk, içtenlik, tutku ve kalp gözünü temsil eder.Bu ayda doğan insanlar, sıradanın ötesine geçebilir ve çoğu zaman başkalarının aklından geçenleri doğru bir şekilde tahmin edebilirler. Algılama yeteneklerinin ve içgüdüsel yaklaşımlarının çok gelişmiş olmasından dolayı onlar için çevrelerinde olup bitenleri anlamak çok kolaydır. Sadece odaklanmaları yeterli!

ARALIK AYININ RENGİ TURKUAZ:

Bu renk, bilgelik, hakikat ve vizyonu temsil eder. Bu ayda doğanlar, öğrenmeyi seven, vizyon sahibi ve her ne olursa olsun gerçeğin peşini bırakmayan kişilerdir. Turkuaz renk, derin düşüncelere dalmak ve farklı bakış açıları geliştirebilmek için en ideal renktir.
Spiritüeller

RESİMDE GÖRDÜĞÜN İLK ŞEY SANA GELECEĞİN HAKKINDA BİLGİLER VERİYOR

anette inselberg gelecek test

 

Resimde ilk olarak “İKİ AŞIK” Gördüysen:
Uzun,mutlu,sağlıklı bir ömür geçireceksindemektir. Doğuştan sahip olduğun cesaret sayesinde,her kapıyı kolaylıkla açabileceksin.Hayalini kurduğun herşeye,yakın zamanda ulaşacaksın. Allah karşına iyi insanlar çıkaracak.Geleceğine baktığımızda uzun, mutlu ve sağlıklı bir ömür görüyoruz. Hayat bu, elbette ki bazı zorluklar olacak. Ancak mantıklı karakterin ve temiz kalbin sayesinde üstesinden gelemeyeceğin hiçbir şey yok. Sen yeter ki bir şeyi isteme, er ya da geç onu elde edersin! Bugüne kadar hep kendi ayaklarının üstünde durdun, bundan sonra da hep öyle olacak! Yüreğin öyle sevgi dolu ki, bu sevgi her yere taşıyor. Hayatına dokunduğun herkes, seninle mutlu oluyor!

Resimde İlk Olarak “KAFATASI” Gördüysen:
Doğuştan sahip olduğun temiz yüreğin sayesinde, her kapıyı kolaylıkla açabilirsin.Geleceğine baktığımızda uzun, mutlu ve sağlıklı bir ömür görüyoruz. Atalarımız der ki: “İyilik yap, denize at”. Sen de bugüne kadar hep öyle yaptın. Ancak unutma ki, hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz. Çok yakın zamanda, yapmış olduğun tüm iyiliklerin karşılığını alacaksın. Bugüne kadar her zaman, seni seven insanların sevgisine tutunarak yaşadın. İşte bu yüzden de hem çok sevildin, hem de çok sevdin. Ancak bu iyi huylu karakterin sadece yakın çevren tarafından değil, tüm Türkiye tarafından bilinecek ve Türkiye’nin en sevilen insanlarından biri olacaksın!

Resimde İlk Olarak “AY” Gördüysen:
Sen çok çalışkan ve azimli bir insansın! Doğuştan sahip olduğun cesaretin, çalışma azmin, dürüstlüğün sayesinde çok yakında Türkiye’nin en zengin insanlarından biri olacaksın!Geleceğine baktığımızda uzun, mutlu, sağlıklı ve zengin bir ömür görüyoruz. Hayat, bazen karşımıza zorluklar çıkarmıyor değil… Ancak sen öyle güçlü bir insansın ki, mücadeleyi asla elden bırakmıyorsun. Sana bir şey diyelim mi? Yüzdün yüzdün kuyruğuna geldin artık… Gönlünü ferah tut, çünkü çok yakında hayatındaki değişime sen bile şaşıracaksın! Emeklerinin karşılığını birer birer alacaksın. Hakkında hayırlısı olsun güzel insan… Sen bu başarılı hayatını hak etmiştin zaten!

KAYNAK: SSpiritüeller

Bu 28 cümleyi Sesli Olarak Kendinize Söyleyin. Harika Olacaksınız.

anette inselberg kendimi müthiş hissediyorum

 

Negatif hissediyorsanız bu 28 cümle bilinçaltınızı anında uyandıracaktır. Huzurlu ve iyi hissedeceksiniz. Bu basit cümleleri sesli bir şekilde sonuna kadar okuyun ve içinizdeki pozitifi uyandırın.

Buradaki bazı cümleler egoyla ilgilidir. Bazıları ruhsal enerjiniz ve çakralarınızı yükseltmek için seçilmiştir. Genel olarak ise bilinçaltınıza ulaşacak cümlelerdir. Siz cümledeki gücü hissederek söyleyin. Sonuna kadar okuyun. Her gün bu cümleleri bir kere okumayı ihmal etmeyin.

1 > Kendimi müthiş hissediyorum.

2 > Ben muhteşem biriyim.

3 > Kararlarım kesinlikle, tam olarak doğru.

4 > Kaderimi yaşıyor ve yaşamımı şekillendiriyorum.

5 > Akıştayım, zihnim zamanın akışına kendini bırakıyor.

6 > Şimdiye odaklanıyorum ruhum ve zihnim şimdide buluşuyor.

7 > Ben çok iyi bir insanım ve sevgi ile harika hissediyorum

8 > Her şey yolunda; Her şey istediğim gibi oluşuyor.

9 > Yaşamımda harika şeylere yer açılıyorum ve kötü şeyler hayatımdan çıkıyor.

10 > Ben güzel ve sevgi dolu bir canlıyım.

11 > Korkularım değil Hayallerim ve en güzel dileklerim gerçekleşiyor.

12 > Öfkem ve kaygılarım sessizce bedenimden ve zihnimden uzaklaşıyor.

13 > Ruhum çok huzurlu.

14 > Korunuyorum. İyi ve güzel her şey tarafından tam bir koruma altındayım.

15 > Bugün tam şu anda tepe noktamdan kuyruk sokumuma kadar tüm pozitif enerji ruhuma giriyor.

16 > Kırılmış olan her iyi şey tekrar birleşiyor ve daha güçleniyor.

17 > Hayatı ve yaşamı çok seviyorum.

18 > Kendimi seviyorum ve saygı duyuyorum

19 > İçimdeki yüce güç harekete geçiyor ve her şeyi pozitife dönüştürüyor.

20 > Ben ruhsal enerjimi yükseltiyor ve bedensel sağlığımı arttırıyorum

21 > Bedenim ve Aklım ruhumun pozitif enerjisi ile parlıyor ve yükseliyor.

22 > Ben iyilik dolu pozitif bir insanım

23 > Ben sevgiyim ve sevgi enerjisi ile tüm hayatım iyileşiyor ve güçleniyor.

24 > Şimdi şu anda tam olarak tüm anılarımı kabul ediyor ve onları sevgiyle özgür bırakıyorum

25 > Yaşadığım her anı kabulleniyorum.

26 > Ben tüm negatif düşüncelerden ve anılardan bağımsızım ve onların üstündeyim.

27 > Ben bugün kendimi affediyorum.

28 > En derin olan güç iyileşiyor zenginleniyor ve sevgi mutluluk ve uzun yaşam huzur farkındalık ve tüm güçlü enerjiler ve yaşamın akışıyla taçlandırılıyor.

Kaynak:bilgierdemdir

Güzel ruhlar her zaman birbirini tanır

anette inselberg penguen güzel ruhlar
Ara ara aklıma gelir penguenle yaşlı adamın hikayesi. Sizlere de hatırlatmak istedim Güzel ruhlar her zaman birbirini tanır. Türler arası iletişim her zaman vardı ve hep olacak

Arjantinli Joao 2011’de kayalıkların üzerinde ölmek üzereyken bulduğu pengueni kurtarmış ve iyileşene kadar onunla ilgilenmiş. Onu balıkla özel olarak beslemiş ve Dindim adını vermiş.
Bir haftanın ardından onu tekrar denize götürdüğünde ise Dindim gitmeyi reddetmiş. 11 ay boyunca beraber yaşamışlar. Sonra Joao bir sabah uyandığında Dindim’in gittiğini farketmiş.
Gelgelelim ayrılıkları çok uzun sürmemiş, çünkü Dindim birkaç aya kalmadan geri dönmüş! Bir güney amerika pengueni olan Dindim, tüy dökme döneminin ardından yaşadığı yöre olan Patangonya’ya dönmüş, ama Joao’yu ziyaret etmek için geri gelmiş.
Bu eylemi küçümsemeyin, çünkü bu iki bölge arasındaki mesafeyi katetmek için neredeyse 8000 kilometre boyunca yüzmeniz gerekiyor!
O zamandan bu yana, Dindim yılın sekiz ayını Joao ile geçirip, kalan dönemde memleketine dönüyor ve orada zaman geçiriyor.
Dindim’in sadakati hayranlık verici. Zira her yıl gelmiş. Beş yıl boyunca… Joao da hislerini şöyle özetlemiş: “Onu evladım gibi seviyorum ve inanıyorum ki o da beni seviyor. Benden başka kimsenin ona dokunmasına izin vermiyor, ısırıyor. Ama benim kucağıma yatıyor ve onu elime almama müsaade ediyor. İlk gittiğinde çevremdekiler geri dönmeyeceğini söyledi ama o her yıl benim için geri döndü. Haziran gibi geliyor ve Şubat’ta evine dönüyor. Her sene aramızdaki bağ daha da kuvvetleniyor.”
Sevgi ve vefanın anlamını bir kez daha kavramızı sağlayan bu vaka için Joao ve Dindim’e teşekkür ediyoruz!
Kaynak: Onedio

Kendinizi başkalarına kanıtlamak için ne kadar az çaba harcarsanız, içinizde huzur bulmanız o kadar daha kolay olur.

anette inselberg akışa bırak

 

Alçakgönüllülük ve iç huzuru birbirlerinden ayrılmaz bir bütündür . Kendinizi başkalarına kanıtlamak için ne kadar az çaba harcarsanız, içinizde huzur bulmanız o kadar daha kolay olur.
Kendini kanıtlama çabası tehlikeli bir tuzaktır . Sürekli kendi başarılarınızı göstermek, böbürlenmek ve ne kadar değerli bir insan olduğunuza başkalarını inandırmak için muazzam bir enerji harcamak gerekir. Oysa, insan böbürlendiği zaman başarısının veya gurur duyduğu bir şeyin yaratacağı olumlu duyguları sulandırmış olur.
Oysa, ilginçtir; insan takdir görmeye ne kadar az düşkün olursa, o oranda daha çok beğeni toplar.Sessiz bir özgüven sahibi olup,kendilerini her an haklı ve iyi gösterme kaygısı duymayan, kimsenin başarısını çalmaya kalkmayan insanlara da,herkes hayranlık duyar.Övünme gereği duymayan, ortaya egosunu değil,yüreğini koyan bir insanı, herkes çok sever.
Gerçek tevâzu pratik yaparak geliştirilebilir.Bu çok güzel bir şeydir,çünkü karşılığı sakin bir huzur duygusuyla hemen gelir.Bir daha karşınıza böbürlenme fırsatı çıktığında, bu dürtüye karşı direnin

RESET DÜĞMESİNE BASIN

anette inselberg bugün reset düğmesine basın

Eğer oturup neden burada olduğunu merak ediyorsan, varoluşunun amacını sorguluyorsan,o zaman sadece dışarı çık ve gökyüzündeki bulutları izle. Bu dünyanın, bu evrenin çokluğuna dikkat et. Farklı bir ülkede, farklı kıtada, farklı kültürlere, farklı dillere, farklı dinlere veya inançlara sahip olabilsek de, hepimiz aynı gökyüzünün altında duruyoruz.

Git bir akış bul ve suyun parmaklarınızın arasından geçmesine izin verin. Suyun nezaketini hissedin, ama onun nezaketsizliğini de hissedin, durdurulamayan ve yolunda herhangi bir şeyi aşağıya çekebilen güçlü bir güç olduğunu anlayın.

Bir kasırganın güçlü kuvvetine bir yaz esintisinin yumuşaklığına,yağmurun yağışına bakın. Doğanın güzelliği ve gücü her gün bize kendini gösterir. Bu yaratılıştır ve yumuşak nazik varoluş olabilir ya da gitmek istediğiniz yönde hayatınızı sürebilirim kuvveti olabilir bu doğanın bir parçasıdır.

Mevcut insan deneyiminizin amacı için, çok özel bir amaç için gelmiş olabilirsiniz, ancak temel nedenimiz aynıdır. Tüm yaratımla bir bağlantı kurup,bilgi edinip, insan olmanın tüm yönlerini deneyimleyip,Evrenin genişlemesi için öğrendiğimiz tüm dersleri üstlenmek üzere buradayız. Bu Dünya’nın maneviyatını ilerletmek ve onun üzerindeki tüm canlıların varlığı için daha iyi bir yer olmasını sağlamak için, sevgi vermek ve yaşamın ihtişamını deneyimlemek üzere bir amaç için gönderildik.

Bununla birlikte, yaratılışımızda özgür irade, seçimler yapma ve sadece içgüdülere tepki verme yeteneği, bize dünya üzerindeki diğer canlılardan ayrılmak için verildi. Bazen kendimize beklediğimiz hayatı yaşayabilmemiz için bize verilmiş olanı tanımakta başarısız oluyoruz.

Hayatınızdaki mutluluk ve sevinç eksikliği nedeniyle, sefalet içinde yaşamak zorunda değilsiniz, bunu değiştirmek için özgür iradeye sahipsiniz ve ihtiyacınız olan tek şey cesarettir.

Hayatınız mutlu değilse ya da olmak istemediğiniz bir yerde ya da içinizle uyum içinde olmayan bir hayat yaşıyorsanız, o zaman sıfırlama düğmesine basma zamanı geldi.

Şu an düşündüğünüz düşüncelerden dolayı nerede olduğunuzu ve olumsuz düşünceleriniz varsa, olumlu bir sonuç veya hayata sahip olmayı bekleyemeyeceğinizi unutmayın.

Başka birinin ayağa kalkmasına yardım etmek için elinizi uzattığınızda, sadece onlara yardım etmiyorsunuz, burada olmanın manevi amacını yerine getiriyorsunuz, diğer insan için sevgi ve şefkat dolu olduğunuzu gösteriyorsunuz.

Düşüncelerinizi sıfırlamanın yanı sıra, Ego’nun varlığından haberdar olun, yaşam zenginliklerinin sahip olduğunuz mülklere veya sahip olduğunuz pozisyonlara bağımlı olmadığını anlayın. Varlığımızın zenginliği, verebileceğimiz sevginin miktarına veya şefkat ve cömertliğimize dokunabildiğimiz ya da ihtiyaç duyan kişilere bencil olmayan hizmet yoluyla karşılanabilir. Evet, Dünya enerjisi parayla değiş tokuş edilir ve hepimizin alması gereken belirli bir miktara ihtiyacımız var, ama paranızı ya da eşyalarınızı itici gücünüzün olmasına izin vermeyin.

Hayatınızda ya yakından ya da sadece sokakta geçen her kişi içte aynıdır ve sadece dış farklılıklar bizi birbirinden ayırır. Hepimiz bir kıvılcımdan ve tek bir hücreden doğarız, büyürüz. Vücudumuz bu büyüme ile değişir ve yaşam deneyimlerimiz boyunca değişiriz, yine de hepimiz bir kaynak , bir başlangıç ve işgal ettiğimiz bu insan vücudu vazgeçtiğinde bile devam edeceğiz, bu yüzden bu insan deneyimini olabildiğince iyi hale getirmek için kendinize borçlusunuz, bu yüzden sıfırlama düğmesine basarsınız ve hayatınızı değiştirmeye başlarsanız.

Eğer bunu okurken, size neşe ve mutluluk (varlığınızın en önemli amacı) getiren bir yerde değilseniz, o zaman bu sıfırlama düğmesine basmanız ve hayatınızın yönünü değiştirmenin zamanıdır.

Kendinize her gün bu cümleleri hatırlatın.

Bugün hayatımın geri kalanının başlangıcı olacak.

Kendime ve insanlığa karşı daha çok sevgi dolu olacağım

Hayatın kendisinin olduğu mucizeyi ve nimeti takdir edeceğim ve bu yeryüzünün güzelliği üzerine yürümeye ve üzerindeki tüm canlıları takdir edeceğim.

Varoluş sebebim hakkında daha olumlu olacağım ve hayatın değişebileceğine ve değişeceğine inanıyorum çünkü kim olduğumu ve daha iyi bir hayata layık olduğumu seviyorum.

Bugün Yeniden Başlat düğmesine basın. Ertelemeyin çünkü sadece siz ve düşünceleriniz olabiliceğinizin en iyisi olmanızı engeller.

Kaynak: spritüeller

O Bardağı Şimdi Bırak…

45302143_1989306064700188_6582762272815316992_n[1]

Elinizde bir bardak su olduğunu hayal edin.

1 dakika tutarsanız bir problem olmaz.

1saat tutarsanız kolunuz hissizleşir ve felç olur.

Bardağın ağırlığı değişmemiştir ama tutukça daha ağır hissedersiniz ve zarar vermeye başlar.

Stres ve endişe de böyledir.

Bir an düşünmek normaldir. Uzun düşününce acı verir. Bütün gün düşünürsen seni felç eder.

O BARDAĞI ŞİMDİ BIRAK!

Her sabah kalktığımda kendime diyorum ki: Bu gün iki seçeneğin var:

anette inselberg yaşamak zamanı

Her sabah kalktığımda kendime diyorum ki:
Bu gün iki seçeneğin var: Ya iyi bir ruh halinde olabilirsin, ya da kötü bir ruh halinde, seçimini yap…
Ben de iyi bir ruh halinde olmayı tercih ediyorum. Kötü bir şey olduğunda, ya kendimi kurban olarak görebilirim ya da bu durumdan bir şey öğrenebilirim.
Ben de bir şey öğrenmeyi tercih ediyorum.
Ne zaman birisi bana derdini anlatsa, onu sadece dinleyebilir, ya da hayatin olumlu taraflarını gösterebilirim.
Ben de ikincisini tercih ediyorum…
Hayat seçeneklerden ibarettir…
Gereksiz ayrıntıları bir kenara bıraktığında her durumun bir seçenek olduğunu görürsün.
Olaylara nasıl tepki vereceğini sen seçersin…
İnsanların senin ruh halini nasıl etkileyeceğini kendin seçersin…
Nasıl bir ruh hali içinde olacağını kendin seçersin…
Hayatını nasıl yaşayacağın da senin seçimine bağlıdır…
Her gün hayatı dolu dolu yaşamak için seçme hakkımız olduğunu ondan öğrendim… Hayata olan tavır ve bakış açımız her şeydir…
Bu nedenle yarın için üzülmeyin, bırakın yarın kendisi için üzülsün…
Her geçen günün kendine yetecek kadar derdi vardır…
Kaldı ki, bugün, dün kaygılandığınız yarındır…
~Spencer Johnson~

Paranın Enerji Akışı? İşte Zenginliği çekmek için basit bir Mudra!

ANETTE İNSELBERG MUDRA PARA ENERJİ AKIŞ

 

 

Birçok insan bugün zor işlerle uğraşmakla birlikte, sık sık para eksikliği yaşamaktadır, finansal zorluklarla karşı karşıyadır. Bu durum sizlerede tanıdık geliyor mu? Belki de her şey enerjiyle ilgilidir.

Paranın enerjisinin aktığı, akışının istikrarsız olduğu ve periyodik olarak engellendiği görülür.

Akışın stabilizasyonu için, kendi içinde bilgi, inanç ve duruşlara sahip özel bir mudra tavsiye edilir.

Budizm ve Hinduizm’de yüzyıllardır kullanılmış ve şimdilerde de, büyük bir popülerliğe sahiptir. Etkisi gerçekten inanılmazdır!

Bu mudra düzenli enerji akışı ve maddi refahı sağlar. Ama bu, aniden gökten bolluğa düşeceğiniz anlamına gelmez. Gelirler, ihtiyacınız olduğu kadar eşit bir şekilde gelir. Daha fazla değil, daha az değil, refahı hissetmek için yeterlidir. Para her zaman yeterli olacaktır.

Ellerininizi avuç içinizle karşı karşıya gelecek şekilde dizlerinizin üzerine koyun. Avuç içlerinizi birleştirin, küçük parmaklarınızı birbirine bağlayın.

Başparmaklarınızı ve orta parmaklarınızı iki elinizle birleştirin.

Gözlerinizi kapatın. Derin derin nefes alıp verin

Konsantre olun ve kaşlarınızın arasındaki bir noktada biriken enerjinin olduğunu düşünün.

Bu enerji kaynağının tükenmesinin emniyeti içine girin.

2-3 ay boyunca günde iki kez bu ritüeli yapın. Yapmak için en uygun zaman sabah ve akşamdır.

Akıllı mudra, mali durumlarını iyileştirmek isteyen herkese uyar.

kAYNAK: spiritueller.com

Öfke Kontrolü…

ANETTE inselberg öfke kontrolü

Öfke Kontrolü

Birine mi öfkelendiniz? Önce durun ve düşünün. Karşınızdakinin durumuna göre hareket edin…

 

Küçüğünse 10’a kadar say öyle konuş

Yaşıtınsa 30!’a kadar say öyle konuş

Büyüğünse 50’ye kadar say öyle konuş

Karınsa saymaya devam et ve sakın konuşma

 

HAYAT SEVGİDİR HAYAT BİR ENERJİDİR

anette inselberg hayat sevgidir hayt enerjidir

HAYAT SEVGİDİR HAYAT BİR ENERJİDİR

Hayat sevgidir hayat bir enerjidir
Vücudunuz yetenekli bir enerji dönüşüm merkezidir. Taşıdığınız trilyonlarca hücre, besinlerle aldığınız gücü enerjiye çevirebilen organcıklarla donatılmıştır. Yiyecek ve içeceklerle aldığınız gücü kullanılabilir enerjiye çeviren süreçler, müthiş bir düzen içinde tıkır tıkır işler.
Bu süreçleri etkileyen pek çok faktör var. Yaşınız, cinsiyetiniz, hormonal metabolik yetenekleriniz, genetik mirasınız ve kişisel sağlık hikayeniz bunlardan bazılarıdır.

HAYAT bir enerjidir. İhtiyacı olan enerjiyi beden ve ruhun o müthiş işbirliğinden alır.
Yürümek, koşmak, konuşmak, duymak, uyumak, gülmek, kızmak, yazmak gibi hayata ilişkin pek çok şey bu enerjiyi kullanır.
Ne vücudunuzun bol bol enerji üretmesi, Ne de kalorileri yüklenmesi kendinizi canlı ve güçlü hissetmenize yetmez. ´Enerji´ ve ´canlılık hissi´ arasındaki ilişkiyi sadece kaloriler belirlemez.
Canlılık hissinde, biraz ruh sağlığının ve biraz da duygusallığın yeri olması gerekir.
Coşkuya Önem Verin
Enerjik ve canlı kalmayı, eskilerin deyişi ile ´taş gibi olmayı´ istiyorsanız, hayatın gücünü sadece yediklerinizde, içtiklerinizde aramayın. ´Hayat çorbası´nın içine birer tutam huzur, coşku, sevinç ve birer parmak keyif, heyecan ve ümit katmaya bakın!
Hayat enerjisinin sadece yedikleriniz, içtiklerinizde gizli olmadığının farkına varmalısınız. Sağlığın ´bedensel ve ruhsal tam bir iyilik hali´ olduğunu unutmayıp fiziksel metabolik süreçlere takılıp kalmamalısınız.
Yorgunluğunuz, durgunluğunuz, bitkinlik, halsizlik ve isteksizliğinizin, uyku bölünmeleri, çarpıntılar yürek sıkışmalarınızın, sırt-bel-boyun-göğüs ağrılarının, kaşıntı ve egzamalarınızın kaynağını ruhsal elektriğinizdeki kontak atmalarında aramalısınız. Saydığımız bu ve benzeri sorunlar, çoğu kez bedenden kaynaklanmıyor.
Biraz korku, endişe, üzüntü veya güvensizlik dolu olan tabancayı bir anda patlatıyor.
Eğer ruhsal enerji üretiminizin yeterli olmasını istiyorsanız şu önerileri bir kenara not alabilirsiniz.
Aceleci Olmayın
Yavaşlayın. Sağlıklı bir ruh, bedeni ile yan yana yürüyen, ona gecede – gündüzde, korkuda, sevgide, tasada, endişede eşlik edendir.
Ruhunuzu bedeninizden ayırmayın, onu koşturup yormayın.
İşe ´yavaşlayarak başlayın´.
Ruhunuzu hayatın doğal hızına, olağan ritmine bırakın. Yemenizi içmenizi, aşık olup sevmenizi, yürümenizi, düşüncelerinizi, mümkün olduğu kadar yavaşlatın.
Acele etmek için çok da acele davranmayın.
Beden ve ruhunuza baş başa kalmaları, konuşup anlaşmaları için zaman bırakın.
Daha yavaş yemeye, dinlenmeye, uyumaya, zamanı uzatıp daha fazla yaşamaya, hayatı daha çok paylaşmaya bakın.
Eğer hayata daha çok değmek, huzur, keşif, neşe eklemek, hayatı geçmemek istiyorsanız birinci adımın hep aynı olduğunu unutmayın.
İşe yavaşlayarak başlayın.
Dirençli Olun
Size daha çok sağlık veren şeyin yalnızca pasta, börek, hamburger ve kurabiyelere gösterdiğiniz direnç olduğunu sanmayın.
Kaliteli ve formda bir hayat istiyorsanız direnmeniz gereken çok şey var:
Karamsarlık, korku, endişe, panik, hiddet, kızgınlık, kabalık, kin ve nefreti hayatınıza sokmayın.
Kızıp Sinirlenmeyin

Kızmayın, sinirlenmeyin. Her şey, her zaman daha önce hesaplanan, ölçülüp biçilenden farklı boyutlar kazanabilir.
Çevrenizde sizi üzen, bunaltan şeyler bazen yoğunlaşabilir.
Bunları ´çevresel kirlenme´ gibi algılayın.
´Huzurlu olmak, içe dönük yaşamda daha önceden örgütlü olmaktır. Kafa karışıklığı, güçlük, çatışma ve karşıtlıklar hep olacaktır.
Marifet, bu durumlarda da sinirlenmemek, kızmamaktır.
İç sükuneti, olabildiğince korumaktır´ diyor Vincent Peale. Huzur ve sükunetin ürettiği enerji, temiz ve organik bir enerjidir.
Kızgınlık, öfke, nefret gibi zararlı katkıları ihtiva etmez.
Daha Çok Sevin
Daha çok hayat enerjisi üretmenin en kolay yolu daha çok sevmektir.
Sınırsız, karşılıksız sevmektir. Sevgi oktanı en yüksek, fiyatı en ucuz yakıttır.
Bagajınıza daha çok sevgi yükleyin.
Bazen Boyun Eğin
Kabul edin! Gerektiğinde direnmelisiniz. Ama uzun süreli dirençlerin, beyhude karşı gelmelerin, uzamış streslerin adrenalin, kortizon ve ensülin gibi fazlası can yakan hormonları artırdığını bilmelisiniz.
Biraz şans, kader, kısmet ve biraz da ilahi takdir hayatın içinde mutlaka yer almalıdır.
Böyle durumlarda Nehru´dan yararlanın:
´Hayat iskambil oyununa benzer. Elinize gelen kartlar gerçekliği temsil eder.
O kartlarla oyunu nasıl oynadığınız ise özgür iradenizi…´
Elinize iyi kartlar gelmediğinde, mevcut kartlarla yetinin. Bekleyin, Kabul edin,
´Bu da geçer´ deyin.

Hayat sonsuz bir enerjidir. Bu enerjiyi sürekli olarak üretmek, üretirken tükenmemek, tüketmemektir.
Kirletmemek ve iyi yönetmek gerekiyor. Marifet hayatı uzatmakta değil, hayatı mutlu kılmakta, ona yeni ve farklı hayatlar ekleyip ritmini ve hızını bozmamaktır.
Sevgili Can Dündar çok haklıdır!
İnsanlar şişirilen kasları, silinen kırışıklıkları ile genç kalmıyor.
Genç kalmak, yaşadığıyla övünebilmek, istediğinde başını alıp gidebilmek, istediğinde kaldığı yerden ya da sil baştan başlayabilmektir.
Hayata taraf olmaktır.
Hayatı ıskalamamaktır.
Hayatın içinde kalmaktır.
Hayata her yaşta ve her sabah yeniden başlamaktır…
Alıntı

BİLİÇALTININ 11 ÖZELLİĞİ!

anette inselberg bilinçaltı iyileşme şifa
1- Bütün anıları depolar.
Hiçbir şeyi silmez. Ana rahminden ölene kadar…
Geçici olan ve geçici olmayan her şeyi kaydeder. 0–7 yaş arasında kritik akıl faaliyette olmadığı için her şey doğrudan bilinçaltına kaydedilir, doğru-yanlış, güzel-çirkin, ahlaklı-ahlaksız ayrımı olmadan… Kayıt anında anlamsız olsa bile ilerleyen dönemlerde kaydedilene, yaşantılar sonucu bir anlam yüklenir ve bu anlama göre kişinin tepki vermesi sağlanır.
2- İlişkilendirmeler, genellemeler yapar.
Benzer şeyler ve düşünceler arasında bağlantılar kurar ve hemen öğrenir. Bu özellik çoğu zaman kişiyi zor durumda bırakır.
Örneğin belli bir köpek yüzünden gerçekleşen korku yaşantısını bütün köpeklere genelleyerek bir fobi yaratabilir.
Bir başka örnek: bahar aylarında acı bir kayıp yaşayan kişinin bilinçaltı bu acı ile baharı birbirine bağlayarak kişiye yıllarca süren bir döngüsel depresyon yaşatabilir.
Çoğu zaman insanlar yıllar önce olan o olayı unutmuş olsalar bile bilinçaltı unutmaz.
3- Tüm anıları organize eder.
Bunun için de zaman çizgisini kullanır. Bilinçaltı geçmiş, şimdi ve gelecek zamanı farklı yerlere kodlar.
Örneğin geçmiş zaman, bazıları için arkada, bazıları içinse sağ veya sol yanda olabilir. Gelecek ise önünde uzanmış olabilir.
Özellikle geçmiş ile ilgili hatıraların kodlandığı yer yaşanan birçok problemin kaynağı teşkil eder.
4- Çözümlenmemiş, olumsuz duygu yüklü anıları bastırır.
Amacı kişiyi korumaktır. Yine de baskılanmış bu anılar ile ilgili semptomlar yaratmaktan da geri kalmaz.
Örneğin kişinin yaşadığı taciz olayını bastırır ama kişinin kirlenmişlik hissini temizlik takıntısı ile dışa vurur. Bunu klasik bir obsesif-kompülsif durum olarak görürseniz tedavi şansınız kalmaz. Bu davranışı baskılasanız bile ya bir süre sonra yeniden ortaya çıkar ya da şekil değiştirir.
5- Bastırılmış anıları çözüm için sunar.
Bir davranışın neden yapıldığını açıklamak ve “sahibini” korumak için bunu yapar. Ama sunduğu anının, o davranışla ilgili olması gerekmez. Sadece mantığınıza yatması ve o duygusal tepki için “sahibine” hak vermeniz yeterlidir.
6- Bedeni işletir.
Bunun için detaylı bir planı vardır: Vücudun şimdiki halinin ve mükemmel sağlığın planına sahiptir. Bu nedenle bilinçaltının yarattığı psikosomatik rahatsızlıkları yine bilinçaltının yardımıyla gidermek mümkündür. Bazen bunu kendisi de yapar.
Örneğin sınav kaygısı yüksek bir öğrencinin bilinçaltı kaygıyı yaratan sınavdan sahibini korumak için bağırsak sistemini bozabilir, o geceyi acilde baygın geçirtebilir, elleri ayakları, sanki sinir ucu iltihaplanması varmış gibi tutmaz olabilir vs. Ve sınav saati gelip geçtiğinde sahibini tekrar eski haline getirebilir. Aynı zamanda Yüksek Benliğin işleyişini kontrol eder.
7- Bedeni korur.
Bedenin bütünlüğünü korur. Hücre düzeyinden sistemlere, sistemlerin uyumlu çalışmasına kadar bütün bedenin işleyişini bir an bile bırakmaksızın kontrol eder. Siz nefes almayı unutabilirsiniz ama o unutmaz.
8- Duyguların hâkimidir.
Bilinçaltı tüm duygularımızın kaynağı ve yerleştiği yerdir. İnsan duygudan bir an bile çıkamaz. Bir duygu durumundan bir başkasına geçer ve bütün davranışların altında duygular vardır. Bilinçaltı olaylar ve duygular arasında bağlantılar kurar. Kurulan bu bağlantılar ve yüklenen anlamlar davranışlarımızın gerçek sebepleridir. Bir davranışı değiştirmek için ona yüklenmiş anlamı göz ardı eden yaklaşımlar, bilinçaltı karşısında yetersiz kalmaktır.
Örneğin eğer sigaraya kendine güven gibi bir anlam yüklenmişse, bu anlamı yükleyebileceği yeni bir davranış seçeneği sunmazsanız sigarayı bırakmanıza izin vermez.
Bulunan davranış seçeneğinin de en az sigara kadar kolay ulaşılabilir olması gerekir.
9- Son derece ahlaklıdır.
Size öğretilen ve içinde yetiştirildiğiniz ahlaksal yapıya sıkı sıkıya bağlıdır. Tersi davranışlarda yaşanan suçluluk duygusu bazen bir ömür boyu sürer. Bu kez de bilinçaltı kişiyi cezalandıracak bir hastalık veya bir mahrumiyet yaratabilir.
10- Hizmet etmekten hoşlanır, gerçekleştirmek için net ifadelere ihtiyaç duyar.
Bilinçaltı sahibi ne isterse sahibine onu verir. Yalnız bilinçaltı çok istediğimiz veya hiç istemediğimiz şeylere, yani iyi konsantre olduğumuz şeylere ulaşmamızı çabuklaştırır. Bundan dolayı Hipnozda kişi hep olumlu olana, istenen duruma yönlendirilir.
11- İstenene ulaşılması için kaynaklar üretir, muhafaza eder, dağıtım yapar ve “enerji” iletir. İsteme noktasında dikkatli olmak gerekir. Sürekli ölmek istediğini söyleyen biri, sonunda bilinçaltını tedavisi çok zor ya da imkânsız bir hastalık yaratmaya itebilir.
Kuantum Manyetizma Şifa Sisteminden Alıntı

AĞZIMIZDAN ÇIKAN KELİMERİN ETKİSİ OKADAR BÜYÜK Kİ OKUYUP ÖĞRENELİM

anette inselberg ağzımızdan çıkan kelimeler

1-YAPAMAM = Tüm yapabilme imkanlarınızı kısıtladınız. Başaracak güce sahip olsanız da artık başaramazsınız.
2-OLMAZ = Olabilecek olan tüm olasılıkların önüne bir SET çektiniz. Olabilecek olasılıkları da devre dışı bırakarak bloke ettiniz. Artık ne yaparsanız ne kadar çabalarsanız çabalayın sistem devre dışı. Yapamazsınız.
3- DEĞİŞMEZ = Böyle geldi böyle gider zihniyeti. Yapacak hiçbir gücünüz de kalmadı. Hatta daha da çektiniz negatiflikleri.
4- HERŞEY ÇOK KÖTÜ = Işte tüm iyi olasılıkları ve imkanları sildiniz. Hepsi uçtu gitti.
5- GÜVENMEM = KİMSEYE ve HİÇBİR ŞEYE !!!!!!!!! Güvene dayalı tüm kapıları kapattınız. Tüm güven veren şeyler sizden uzaklaştı gitti.
6- SEVMEM = Kalp merkezi tüm sevgi iletişimine dayalı şeylere kapandı. Kalp merkezi , duygular , hisler , sevgiye dair , sevgiye dayalı olan herşeye kapandı.
7- İNANMIYORUM = Hiçbir şeyin dolduramayacağı bir boşluk oluşturdunuz.
8- ŞANSSIZIM = Talihsizlikler yakanızı bırakmaz. İşleriniz ters gider , olacak işleriniz bir anda olmaz , herşey bozulur da bozulur. Şanssızım diyerek kötü şansı da çektiniz. Yani NEGATİF ÇEKİM YASASI çalıştı.
9- HEP AYNI İNSANLAR / ARIZALAR / KÖTÜLER BENİ BULUR = Yeni insanların ve yeni işlerin hayatınıza girmesini bloke ettiniz. Yine NEGATİF ÇEKİM YASASINI çalıştırdınız.
10-HEMEN HASTALANIRIM = İşte yine kendi kendinizi hasta etmek için BAĞIŞIKLIK sisteminizi bloke ettiniz. İlaç şirketleri için potansiyel biri oldunuz.
11- KORKTUĞUM ŞEY BAŞIMA GELIR /AKLIMA GELEN BAŞIMA GELİR = Ben medyum gibiyim. Falanca zaman rüya gördüm.kötü idi. Bak işte çıktı. Korkularınızın gerçekleşmesi için onu güçlendirdiniz.
12- BIKTIM USANDIM = Olumsuz herşey sürekli olarak üstünüze üstünüze gelmeye başlayacak.
13- NEYE ELİMİ ATSAM KURUR = Bereket kapılarını kapattınız. Rızık yok.Aşk yok.Para yok.Evlilik hayatı berbat. Yolda yürürken ayakkabınızın topuğu kırılır ya da arabayla giderken kaza yaparsınız.
14- İMKANSIZ = Ben asla başaramam. Yine NEGATİF ÇEKİM YASASINI çalıştırdınız. Ne kadar çalışırsanız çalışın başarılı olamazsınız.
15- BUNU ASLA AFFETMEYECEĞIM = Geçmişe takılı kaldınız ve artık özgür değilsiniz.

Herşeyin tam tersini düşünün
Herşey çok güzel olacak.