Arşivler

Kehribar Taşının özellikleri ve faydaları:

anette inselberg kehribar sağlık depresyon bolluk bereket negatif enerji

 

Kehribar Taşının özellikleri ve faydaları: Amber ismi ile de bilinen Kehribar taşının özellikleri, kalbe ve sinir sistemine faydaları hakkında bilgiler.

Kehribarın Faydaları
Amber ismi ile de bilinen Kehribarın içeriğinde barındırdığı oksijen, karbon, hidrojen ve süksinik asit, kehribarın şifalı taş olarak adlandırılmasında etken olan içeriklerdir. Dünya üzerinde yapılan incelemeler sonucunda kehribar taşının içerisinde fosilleşmiş canlılar olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bu taşın diğer taşlardan ayırt edebileceğiniz en belirgin özelliği saydam olmasıdır.

Kehribarın Faydaları
1)Kehribar Midenin Kuvvetlenmesini Sağlıyor: Kehribar taşı, hazımsızlık, metabolizma ve mide hastalıklarında adeta şifa kaynağıdır. Midenize kuvvet vermek, metabolizmanızın hızlı bir şekilde çalışmasını sağlamak ve mide hastalıklarından korunmak istiyorsanız kehribar taşını yanınızda taşımalısınız.
2)Sinir Hastalıkları ve Depresyona Karşıdır: Kehribar sinir hastalıklarına ve depresyona neden olabilecek etkenleri engelleyerek, bireylerin ruhsal ve fiziksel olarak rahatlamalarına yardımcı oluyor. Ani sinirlenmeler, duygusal travmalar sonucunda çevrenize zarar vermekten şikâyetçiyseniz bu taşı mutlaka kullanmalısınız.

3)Kehribar Taşının Kalbe Yararı: Yapılan araştırmalara göre kehribar taşını taşıyan kişilerin, taşımayan kişilere göre daha az kalp krizi riski altında olduğu saptanmıştır. Kalp krizi ve ani felç risklerini kehribar taşını kullanarak azaltabilirsiniz. Bu taşı sadece boynunuzda taşımanız bu gibi durumlarda yeterli olacaktır.
4)Kehribar Taşının Ağrılara Yararı: Kehribar taşının sağlık açısından şifalı olduğunu söylemiştik. Kehribar taşını, vücudunuzda ağrıyan herhangi bir bölgeye koyduğunuz zaman o bölgede ağrılarınızın azaldığını fark edeceksiniz. Diş ağrısı, karın ağrısı, baş ağrısı, ayak ve kol ağrısı karşısında güçlü bir taş olan kehribar taşını ağrıyan bölgelerinizde yaklaşık olarak yarım saat kadar tutmanız yeterli olacaktır.

Kehribar Taşının Diğer Faydaları
Kehribar taşı zehirlenmelere karşı yararlıdır.
Ani ve aşırı kanamalarınızı kehribar taşını kullanarak dindirebilirsiniz.
Kehribarın içerisine bal ve soğan ekleyerek macun elde edin. Elde ettiğiniz macunu saçlarınıza sürerek saçlarınızın dökülmesini engelleyebilir ve canlanmasını sağlayabilirsiniz.
Kehribar, özellikle kış aylarında yaşanılan soğuk algınlığı ve gribe şifa kaynağıdır.
Bronşit hastalığınız varsa kehribar taşını boynunuza asınız.
Kehribar taşı sıcaklık enfeksiyonunun yayılmasına engel olmaktadır.
Kehribar taşı kullanarak dünyaya daha pozitif bakabilirsiniz.
Bademcik rahatsızlıklarına kehribar yararlı gelir.

Kehribar taşı eve bolluk bereket getirir
Bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak sindirimi düzenler.

PİRİNÇ SUYU VE FAYDALARI…

anette inselberg pirinç suyu
Pirinç suyu saçlara iyi geliyor. Bunu dünyadaki en uzun saçlı kadınların Çin’de yaşamasından da fark edebiliyoruz.
Araştırmalara göre pirinç suyunda yıpranmış saçları iyileştiren İnositol isimli bir karbonhidrat türü bulunuyor. Bu karbonhidrat saçtaki pirinç suyu durulandıktan sonra bile saçta kalıyor ve koruma sağlıyor. Pirinç suyu ayrıca saç köklerini koruyan, saça hacim kazandıran ve saçı parlatan aminoasitler içeriyor.
Pirinç suyunun faydaları sadece saçla sınırlı değil. Pirinç suyu cildi serinletiyor ve rahatlatıyor. Bu özelliğiyle ayurveda uzmanları tarafından iltihabı gidermek için kullanılıyor.
Pirinç suyu ayrıca nemlendirici ve antioksidan özellikleriyle yaşlanma lekelerini gideriyor, iltihap kurutuyor ve cildi nemlendiriyor.
Pirinç suyu ile saçlara ve cilde sağlık kazandıran, yüzde yüz doğal ve yan etkisiz kürleri yapabilirsiniz.
Pirinç suyu nasıl yapılır?
Sudan geçirerek kirden arındırdığınız 1 ölçek pirince 3 ölçek su koyarak kaynatın. Daha sonra pirincin suyunu süzün. Kullanacağınız zaman üç yemek kaşığı pirinç suyunu bir bardak suyla seyreltip kullanabilirsiniz. Pirinç suyu beş gün boyunca buzdolabında saklanabilir.
NERELERDE KULLANABİLİRSİNİZ?
1. Saçlarınızı kuvvetlendirmek için
Pirinç suyu saçlarınızı kuvvetlendirirken yeni saçların çıkma hızını arttırır.
Saçınızı şampuanladıktan sonra suyla seyrelttiğiniz pirinç suyunu saça dökün. Kafa derinize nazikçe masaj yaparak yedirin ve 5 dakika kadar bekleyin. Ardından saçınızı normal su ile durulayın.
2. Yüz temizleyici ve tonik olarak kullanın
Yüzünüzü temizlemek için pirinç suyu kullanabileceğiniz gibi cildinizi gerginleştirmek, gözenekleri sıkılaştırmak için de kullanabilirsiniz.
3. Akneler üstünde kullanın
Pirinç suyu içerdiği vitamin, mineral ve amino asitlerle akneleri tedavi eder ve kızarıklığı giderir. Suyu pamuk topuna dökerek akneli bölgeye uygulayın. Durulamadan bırakın.
4. Güneş yanığını tedavi edin
Pirinç suyunu güneş yanıklarının üstüne sürerek acıyı dindirebilir ve kızarıklığı giderebilirsiniz. Pirinç suyunu yanık bölgeye uygulayın. Durulamadan bırakın. Cildiniz çabucak kendini toparlayacaktır.
(Derlenmiştir)

Astım Ve Öksürük Sorunu Olanlar Okusun..!

anette inselberg astım

Öksürük Ve Astım İçin Çam Kozalak Balı :”Sabah 8 de Başladım 4 de Bitti”.. Astım Ve Öksürük Sorunu Olanlar Okusun..!

Bu tarif özellikle astım ve öksürük rahatsızlığı olanlar için. Çok etkili bir tarif. Bir çoğunuz çam kozalaklarını sadece süs amaçlı kullansa da aslında çam kozalağının bu yönde rahatlatıcı etkisi yüzyıllardır bilinir, kullanılır.

Özellikle eğer sigara kullanıyorsanız, ciğerlerinizi temizlemek için de birebir!

Sadece çam kozalaklarını toplayıp, kaynatsanız, suyu bile şifa kaynağı. Ama çam kozalak balı özellikle astım ve öksürük için çok etkili…

Çam Kozalak Reçeli (Balı) Tarifi

100 tane yeşil kozalağı alın. Güzelce yıkayın. 2 gün kadar kozalakları suda bekletin. Her gün suyunu değiştirin.

2 günün sonunda kozalakları tencere alın. Üzerine 3 litre su koyun. 5 saat kadar kaynatın. Su buharlaşacak ve 1 litre kadar tencerenin içinde kalacak.

Bu su bile şifa kaynağıdır. Arzu ederseniz hiç reçelini (balını) yapmadan, sadece bu suyu bile içebilirsiniz.

Reçel tarifine geri dönersek, kalan suyun üzerine 1 kilo toz şekeri dökün ve 1 saat daha kaynatın. Şekerlenmemesi için içine limon suyu da ekleyin ve bir taşım daha kaynatın. Çam kozalağı balını ocaktan alın.

Çocuklara 1 çay kaşığı, büyüklere 1 tatlı kaşığı yeterli. 3 gün içinde öksürü kesiyor. Bir alerjiniz, rahatsızlığınız varsa doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

Çam Kozalağı Nelere İyi Gelir?

Solunum Rahatsızlıkları: Çam kozalağı, öksürmede, balgam, bronşit gibi hastalıklarda kesin şifa sunmaktadır. Özellikle astım rahatsızlıklarında, tedavi edici bir etkiye sahiptir.

Akciğer Sorunları: Çam Kozalağı akciğerin temizlenmesine yardımcı olur. Vücudun gerekli olan mineralleri karşılamasından dolayı akciğer rahatsızlıklarına neden olan ve sigara gibi zehirli dumanların kalıcı zararlarını ortadan kaldırmaktadır.
Grip ve Nezle: Bugün birçok doktor ve uzman bilim insanları çam kozalağının işlenmesi, yağının çıkartılması ya da reçel yapılmasıyla ve tüketilmesi halinde tüm kış boyunca hastalık geçirmeyeceğini belirtmektedirler. Bağışıklığı arttıran bir etkiye sahip olan Çam Kozalağı, nadir bulunan özel bileşenleri içeriğinde barındırmaktadır.

Saçları Besler: Çam yağının saçlara sürülmesi saç kökleri beslediği bilimsel olarak ispatlanmıştır. Özellikle kadın ya da erkeklerin saç dökülmeleri şikayetlerinde Çam Kozalağı yağı, etkili bir formül olarak kendini kanıtlamaktadır. Böylece dökülen saçların yerini, yeni saçlar alarak Çam Kozalağı, birçok mucizevi şifasını ortaya koymaktadır.

Kaynak: hayat mutfakta

ÖLÜ HÜCRELERİ YENİLEYİP, YAŞLANMAYI GECİKTİRİYOR!

anette inselberg gençleşme

ÖLÜ HÜCRELERİ YENİLEME ÖZELLİĞİ SAYESİNDE YAŞLANMAYI GECİKTİREN ÇAY : HİBİSKÜS ÇAYI ve FAYDALARI
2008 yılının kasım ayında Amerikan Kalp Derneği’nde yayınlanan bir makalede hibisküs çayının kan basıncını ve tansiyonu dengelemede çok faydalı olduğu belirtilmiştir.

Hibiskus , Amerikan Kalp Derneği’nde yayınlanan bir makalede hibisküs çayının kan basıncını ve tansiyonu dengelemede çok faydalı olduğunu belirtilmiş, antioksidanın zengini, c vitamini deposu bir bitkidir.

Ayrıca hibiskus sindirim sistemini rahatlatarak kabızlığı ve şişkinliği de giderdiği bilinir.

Antioksidanın bol olduğu en iyi bitki çaylarından biridir. Bu da vücutta ne kadar zararlı madde varsa kendisini dışarı da bulacak demektir.

Ama hibiskus alırken özellikle renginin koyu, çok koyu kırmızı olmasına dikkat edin. Turuncu, beyaz ve sarı gibi çeşitli renklerde de satılan hibiskus bitisinin antioksidan açısından en faydalı olanı kırımızı olanıdır.
Her aktarda bulunur. Artık çoğu büyük küçük marketlerin bitki çayları bölümlerinde de hep var. Temin etmesi, alması oldukça kolay.

Çayı ekşidir. Aldığınız hibiskus bitkisinin çayını demlediğiniz de tadı ekşimsi değilse maalesef etkisizdir. Tazeliğini, faydasını yitirmiş, kurmuş gitmiştir.

Hibiskus aynı zamanda demirin merkezidir. Sadece antioksidan değil, aynı zamanda da demir ve magnezyum bakımından da çok zengindir. Yetiştiği toprakta bulunan tüm demir ve magnezyum gibi minareleri emer ve depolar.

Halk tarafından da çokça kullanılan bu çay aynı zamanda şişkinlikleri olanlar ve gazı bulunanlar için şifa kaynağıdır. Ancak demirin ve magnezyumun az olduğu toprak üzerinde yetişen bir hibiskusun bu faydaları sağlayamaz.

Doğru çay olup olmadığını yine demlediğinizdeki tadından anlayabilirsiniz.

Hibiskus Çayının Bilinen Diğer Faydaları Nelerdir?
Antioksidandır
Kilo vermeye yardımcıdır
Kolesterolü düşürür
Sindirim sistemini çalıştırır.

Şişliği alır
Tansiyonu düşürür
Kalp ve karaciğer hastalıklarına karşı kullanılır
Tip 2 diyabette yüksek kan basıncını düşürmek için kullanılır
Bağışıklık sistemini güçlendirir
Mide kanserine karşı koruma sağlar

Kaynak: hayat mutfakta

 

Sayısız faydası olan limonu yıllarca suyunuza, çayınıza, salatanıza koydunuz. Peki ya komodinin üzerine koymaya ne dersiniz?

ANETTE İNSELBERG LİMON DİLİMİ FERAHLIK

Limon dilimleriyle uyumanın yararları
Limon gibi bazı kokular ferahlatıcı özelliğe sahiptir. Bu koku ortaya çıktığında sizi sadece ferahlatmakla kalmaz, sağlığınız için de oldukça iyidir. Diğer yandan daha rahat uykuya dalabilmek için uyumadan önce komodinin üzerine limon koymayı deneyebilirsiniz.
Sayısız faydası olan limonu yıllarca suyunuza, çayınıza, salatanıza koydunuz. Peki ya komodinin üzerine koymaya ne dersiniz?

Tüm yapmanız gereken şey; bir limonu alıp, onu dörde bölmek ve içine tuz serpmek…Dilimlediğiniz limonları, komodin üzerine koyarak, uykuya dalabilirsiniz.

Peki, uyurken yanınıza limon koymanın ne gibi faydaları olabilir? İşte cevaplar.

Limon dilimleriyle uyumanın yararları

1- Gerginliğinizi alır
Stres birçok insanın genel sorunu… Yatakta dönüp durmanıza yol açan stres ve anksiyete gibi durumlar uyumanızı güçleştirir. Komodin üzerindeki limon ise sizi sakinleştirir. Araştırmaya göre; narenciye kokusu kişinin beyin dalgalarını ve duygularını rahatlatıyor.

2- Odaklanmanızı artırır
Yatmadan önce neden odaklanmanız gerektiğini soruyor olabilirsiniz.Ama eğer beyni sürekli meşgul olan ve uykusuzluk sorunu olan bir kişiyseniz psikologlar olumlu şeylere odaklanmanız gerektiğini söylüyor. Odaklanmak için ise limon kokusu birebir…

3- Daha iyi nefes alırsınız
Uyumaya çalıştığınızda bir de burnunuz tıkanıyorsa Antioksidan ve antibakteriyel olan limonun burun deliklerinizden içeri girmesine izin verin.

4- Böcekleri uzaklaştırır
Sivrisineğin kulağınızın etrafında dolaşmasından veya gece boyu sinekler tarafından ısırılmaktan bıktıysanız bu haber tam da size göre…Limon, sivrisineklerin sevmediği bir şey. Ayrıca limon her tür böceği öldürür. Bu dilimler onları diğer odanın gerisinde tutar

5- Sabahleyin enerjinizin artmasını ve pozitif olmanızı sağlar
Sabahleyin erkenden uyanmak, birçok insanın çok zorlandığı bir şey. Ancak komodin üzerindeki bu dilimler uyanma sürecinizi daha az acılı bir hale getirecek.

Limon kokusu beyninizin serotonin seviyelerini artırır.

6- Havanın kalitesini artırır
Limon sadece etrafın güzel kokmasını sağlamıyor aynı zamanda havayı arındırıyor. Çok güçlüdür, hatta bir odadan boya kokusunu çabucak çıkarmak için limon kullanabilirsiniz.

7- Kan basıncını düşürür
Limon aroması kan basıncını düşürür. Pek çok insanın kan basıncının yüksek olduğunu düşünecek olursak, limonun insanlar için kullanışlı bir meyve olduğunu anlamak zor olmaz.

ŞTE LİMONUN DİĞER FAYDALARI
* İştah açıcıdır. Sindirimi kolaylaştırır ve sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi gelir.

* Damar sertliğini ve sertliğini önleyici etkisi vardır.

* Soğuk algınlığı, nezle, grip ve öksürük şikâyetlerini azaltır.

* Mikrop öldürücüdür. Besin zehirlenmelerinde ve böcek ısırıklarında yararlıdır.

* İdrar yollarında görülen enfeksiyonlara karşı etkilidir.

* Kanı temizler ve kan dolaşımını kolaylaştırır.

* Kalp krizi, kalp-damar rahatsızlıkları ve kanser gibi hastalıklardan vücudu koruyan bir antioksidandır.

* Rahatlatıcı etkisi ile vücuttaki ağrıları hafifletir, ateşi ve tansiyonu düşürür.

* Cilteki sivilcelere karşı oldukça etkilidir.

* Mide bulantısını ve baş dönmesini giderir.* Limon suyu gargara yapmak için de kullanılır. Plakları temizler, dişleri beyazlatır ve diş minesini güçlendirir.

kAYNAK: MSN YAŞAM

 

 

Elinizdeki her parmak belirli organlarla bağlantılıdır.

anette inselberg baş ağrısı iyileşme

Ağrınızı rahatlatmak için daha güvenli ve doğal yöntemler varken vücudunuzu ilaç adı verilen kimyasallarla doldurmaya gerek yoktur. Refleksoloji, vücudumuzdaki her noktanın ellerimizle bir bağlantısı olduğunu iddia ediyor.

Elinizdeki  her parmak belirli organlarla bağlantılıdır.

1)İşaret parmağı mide ve kolon ile bağlantılıdır. İşaret parmağınızı çekmeden önce 60 saniye basılı tutun, kabızlık ve karın ağrılarını hafifletir. İşaret parmağınızı 60 saniye boyunca bastırdıktan ve daha sonra çektikten sonra, kısa bir süre içinde iyileşme hissetmelisiniz.

2)Başparmak, akciğerlere ve kalbe bağlıdır.

3)Orta parmak ince bağırsak, kalp, kan ve solunum sistemi ile bağlantılıdır.

4)Yüzük parmağının ruh hali üzerinde önemli bir etkisi vardır.

5)Serçe parmak böbreklere bağlıdır. Ayrıca boyun ağrısı ve baş ağrısı ile ilişkilidir. Parmağınızı masaj yapın büyük bir rahatlama hissedeceksiniz.

OKUMAYAN ÇOK ŞEY KAYBEDER

anette inselberg yaşam kalitesi

 

Dünyada ve ülkemizde günden güne artan kanser vakaları insan yaşamını tehdit eden en büyük sorunlardan biri. İletişim ve teknoloji çağının yan etkisi radyasyon, sağlıksız gıdalar; GDO’lu ürünler, sigara, stres ve daha birçok neden, sağlıklı yaşam kalitemizi düşürüyor.

Bu duruma bir nebze olsun önlem alabilmek için organik beslenmeye çalışanların sayısında da artış gözlemleniyor. Bir yandan direncimizi zayıflatacak faktörlerden kaçınırken, diğer yandan bilmediğimiz fakat gün içinde maruz kaldığımız hangi nedenler bizi olumsuz etkiliyor? Sağlık sektörüyle alakalı ortaya çıkan yeniliklerin yarar ve zararları hakkında ne derece bilgiliyiz? Hastalıkların nedenleri, bilinmeyenleri ve alınabilecek önlemleri Fitoterapist ve Bioenerji Uzmanı Dr. İsmail Soner Sekman’la konuştuk.

1)Günümüzün en ölümcül hastalıklarının başında gelen kanserin tedavisi yok mu?
Tedavisi var. Bugün ilaç firmaları istese, dünyada tek bir kanserli hasta kalmaz. 1920 yılında Amerikalı doktor Royal Rıfe kanserin nedeninin virüs olduğunu tespit etmiştir. Kendi yaptığı cihazla kanserli dokulara frekans yollayarak bunları tamamen yok etti. İcadını hükümete sundu ama mahkemelerle uğraştı. Laboratuvarı yakıldı ve bu buluşun üstü kapandı.
2)Kanserin tedavisi olduğunu söylüyorsunuz. Bu neden gizleniyor veyahut engelleniyor?
Çünkü işin içinde trilyon dolarlar var. Bugün hastalıkları tedavi ettiklerinde hastaneler, doktorlar işsiz kalacak. İlaç firmaları kapanacak. Maalesef sistem bunu gerektiriyor. Bununla birlikte en azından bir röntgen yazmıyorsa o doktor da hasta için kötü oluyor.

3)Dengeli ve sağlıklı beslenen kişiler de en az sigara kullananlar kadar hastalık riski altında mı?
Bana gelen akciğer kanseri hastaları ve hatta aileleri ömrü boyunca hiç sigara içmemiş insanlar. Yemeklerde tükettiğiniz rafine tuzun içindeki ağır metal büyük tehlike. Kaya ya da deniz tuzu kullanın, yeter ki işlenmemiş olsun.
Mutlaka kulaklıkla konuşun
4)Yediden yetmişe hiçbirimizin elinden düşmeyen cep telefonlarının üzerimizdeki etkisi nedir?
Cep telefonu bir dakikadan sonra beyinde mikrodalga etkisi yapar ve nöronları öldürmeye başlar. Uzun süre konuştuğunuz zaman başınızda ağrı hissedersiniz. Bu, yüksek mikrodalga etkisidir. Mutlaka kablolu kulaklıkla konuşmaya çalışın.

5)Günümüzde neredeyse her vakada çekilen tomografinin insan sağlığı üzerindeki etkileri nelerdir?
Tomografinin sağlığa büyük zararı var. Tomografi çektirenlerin yüzde yetmişi kansere yakalanıyor. Kanserin e büyük nedenlerinden biri. Maalesef sağlık sektöründe insana insan gözüyle değil, makine gözüyle bakılıyor. Sadece bedenden var olan bir canlıymış gibi davranılıyor. Hâlbuki ruhumuz ve zihnimiz var, bunlar gözardı ediliyor. Tomografinin bu kadar sık çekilmesinin nedeni ticaridir. Hastalar onlara göre müşteri.
6)Tomografideki radyasyon miktarı söylenildiği gibi yüksek boyutlarda mı?
Tomografiyle vücudunuza almış olduğunuz radyasyon oranı, nükleer santralde çalışan bir işçinin on yılda almış olduğu radyasyona eşdeğer. Bugün onkoloji servislerine gidin hep kanserli ve otistik çocuklar var. Hepsinin nedeni almış oldukları radyasyon.

7)Gün içinde maruz kaldığımız zararlı ışınlardan ve negatif birikimden kurtulmanın bir yolu var mı?
Evinizde küvete ya da büyükçe biri leğene sıcak su, bir su bardağı kadar elma sirkesi, iki yemek kaşığı karbonatı koyun. Eritip içinde 10-15 dakika oturun. Suyu döktükten sonra leğeni dezenfekte edin. Tomografiye girmişseniz bunu haftada iki kere mutlaka uygulayın. Faydası olacaktır.

 
8)Hepimizin adını bildiği ama hakkında pek fazla bilgi sahibi olmadığı bionerji nedir?

Bioenerji farklı kültürlerde farklı şekilde tanımlanır. Bugünkü modern tıp, bizim sadece bedenimizle ilgileniyor. Vücudumuzun etrafında göremediğimiz enerjetik bir alan var. Tüm canlılar Allah-u Teala’yla bağlantılı haldedir. Onun bize gönderdiği foton enerjisiyle besleniyoruz. Bedensel, ruhsal ve zihinsel alanda yaşadığımız olumsuz düşünceler, çevre şartları ve şehir hayatı, blokajlar meydana getiriyor.
9)Eğitimini alan herkes bioenerjist olabilir mi?
Bioenerji eğitimle sonradan kazanılacak bir yetenek değildir.
10)Baharatçılarda satılan her bitki ya da bitki yağı güvenilir mi sizce?
Bitkilerle bağışıklık sistemini güçlendirebilirsiniz ama bitkileri kendiniz toplamaya çalışın. Bu işin tarımı yapılmaya başlandı. Topluyorlar, gölgede doğal yöntemlerle kurutmak yerine mikrodalga fırınlarda kurutuyorlar. O zaman bitkinin içindeki esansiyel yağları uçuyor moleküler yapısı değiştiriyor. Kullandığınız zaman da size şifadan çok bela olur.

Not: Reiki şifa ve sevgi enerjisi sonradan öğrenebilir bir yöntemdir. Bunun için bir reiki masterdan eğitim almanız yeterlidir

Koklandığında Zekâyı Geliştiren Bitki – Bu Bitkiyi Koklamak Hafızayı %75 Oranında Güçlendiriyor

anette inselberg hafıza

 

Birçok kişi zeka ve hafızanın güçlenmesinde teknolojik gelişmelerin büyük rol oynayacağını düşünüyor. Kısmen haklılarda. Fakat bunu gerçekleştirmek aslında düşündüğümüzden çok daha kolay olabilir. Bilimin de destekleyici bir tedavi yöntemi olarak kabul ettiği aromaterapi(bitki yağları ve özleriyle yapılan tedavi türü) buna en basit örneklerden biridir. Bu yöntemin işe yaramasının sebebi ise koklama sistemini yoğun bir biçimde harekete geçirmesi ve bu sistemin beyinle doğrudan bağlantılı olmasıdır. İkisi birbirine bağlı olduğu için birçok bilim insanı aroma terapiyle yakından ilgilenmiştir.

Koklama ve hafıza
Hafızaya bağlı algılarla, özellikle kokuyla, ilgili birçok araştırma mevcuttur. Birçok kişi istemli ya da istemsiz etrafında kokladığı şeylerle ilgili anılar oluşturmaktadır. Ancak zamanla uzmanlar, psikoloji biliminin ötesine geçerek kokuya beyinde kimyasal bir etki yaratan güçlü bir uyarıcı gözüyle bakmaya başlamışlar ve koku ve beyine etkisi üzerinde birçok araştırma yapmışlardır. İşte bu araştırmaların birçoğunda öne çıkan ve hepimizin yakından tanıdığı bir bitki var; “Biberiye.” Biberiyenin hafızayı %75 gibi bir hayli yüksek sayılabilecek bir oranda güçlendirdiği çeşitli araştırmalarla ortaya çıktı.

Hafızayı güçlendiren bitki: Biberiye
Yunan mitolojisi, güzellik ve aşk tanrıçası, Afrodit’i sudan biberiye ile kaplanmış bir şekilde çıktığını tasvir etmiştir. Ortaçağ’da biberiye birçok düğün ve cenaze de kullanılmıştır alkollere canlılık vermesi için katılmıştır. 14.yüzyılın sonlarına doğru İngiltere’de biberiye Shakespeare’in Hamlet metnin de şaşırtıcı bir şekilde “hatırlama bitkisi” olarak anlatılmıştır.

Biberiye üzerine yapılan araştırmalar
Biyolojik açıdan işe yarayan biberiye ile birlikte kullanılabilecek iyileştirici bileşimler mevcuttur. İçinde bulunan antioksidanlar radyasyondan ve kanserojen zararlılardan bedeni korumaktadır. Aynı zaman da içinde bulunan kafeik asidin, kafur, rosmanol ve betulin asidin canlı hücrelerle etkileşime geçerek uyarıcı etki yaratmaktadır.

Ancak biberiye üzerine yapılan gerçek manada bilimsel araştırmalardan en göze çarpanlarından biri ise 1987 yılına dayanıyor. Planta Medica journal’dan dört araştırmacı, fareler üzerinde bu bitkiyi test ettiler. Sadece biberiye kokusuna maruz bırakılan farelerin kan akışında bariz bir artış gözlemlediler. Bu biberiye bitkisinin biyolojik etikilerinin olduğunu gösteren ilk işaretti fakat son değildi.

Diğer önemli araştırma ise 1998 yılında gerçekleşti ve International Journal of Neuroscience’da yayınlandı. Bu araştırmada Miami Üniversitesi Tıp Fakültesinden birkaç araştırmacı bitkiyi insanlar üzerinde test etti. 40 yetişkin seçildi ve bir kısmına lavanta bir kısmına da biberiye koklatıldı. Ardından deneklerden, terapinin öncesinde ve sonrasında matematik problemleri çözmelerini istediler. Sonuçlar ise şaşırtıcıydı. Buna göre lavantayı koklayan katılımcıların hepsi kendilerini daha rahatlamış hissettiklerini belirtti ve deney öncesine göre soruları biraz daha kolay çözdüler. Ancak biberiye kullananlarda ise durum farklıydı. Biberiyeye maruz kalanlar kendilerini daha uyanık ve zinde hissetiler ve lavanta grubuna oranla soruları iki kat daha hızlı çözdüler.

 

2003 yılında ise çok daha kapsamlı bir çalışma yapıldı. 144 kişilik bir grubu üçe bölen araştırmacılar, bir gruba hiçbir şey koklatmadı, diğer gruba lavanta, diğer grup ise biberiye koklattı. Biberiye kokusuna maruz kalan grup hafıza performasında %75 oranında oldukça yüksek ve beklenmeyen bir artış yaşadı. Biberiye koklamayan grup ise testlerde hemen hemen aynı performansı sergiledi. Bu deney biberiyenin insan beyninde bilişsel yeti açısından ne kadar önemli ve etkili bir bitki olduğu ortaya çıkardı. Uzmanlar özellikle 75 yaş üstü insanların düzenli olarak saf biberiye yağını koklamalarının zihinsel sağlık açısından oldukça faydalı olacağını dile getiriyor.

Akciğerleri Temizleyen Gıdalar…

anette inselbergg şifa

 

Akciğer kanseri dünyada her yıl yaklaşık olarak 1 milyon 300 bin kişinin ölüme sebep oluyor. Her nefesle hücrelere oksijen sağlayan akciğerleri kanserden korunmak için gerekli vitamin, mineral ve antioksidanların besinler yoluyla alınması gerekiyor.
Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci Arpacı akciğerleri korunmak için tüketilmesi gereken besinleri anlattı.
1) Kontrolsüz Hücrelere Dur Diyen Yeşil Güç “Tere Otu”
Folik asit, demir, kalsiyum, linolik yağ asidi ve C-E-A vitaminleri içererek tam bir vitamin ve mineral deposu olan tere; akciğerler için olmazsa olmaz bir besindir. Yeşil besinler arasında özellikle akciğerleri temizleme konusunda oldukça etkilidir. İçerdiği vitamin ve mineraller ile akciğerlerde kontrolsüz hücrelerin oluşmasını engeller ve kansere karşı koruyucu etki oluşturur. Hijyenik koşullarda yıkandıktan sonra salata olarak ya da biraz su içerisinde bekletilerek direkt tüketilebilir. Yıkandıktan sonra tekrar yeni bir su içinde bir süre bekletilebilir ve bu şekilde suyu da içilebilir.
2)Zencefil, Akciğerlerden Zararları Maddeleri Atar
Kirli hava, sigara gibi faktörler nedeniyle akciğerler zamanla sağlığını kaybedebilmektedir. Tüm bu kötü faktörlerden uzak durmanın yanı sıra akciğerleri temizlemek için besinlerin gücüne de başvurmak gerekir. Akciğerlerin temizlenmesi için ihtiyaç duyulan önemli besinlerden biri de zencefildir. Zencefil, akciğer için tehlike yaratabilecek toksin ve parçacıkları temizlemeye yardımcıdır. Çay olarak demleme şeklinde tüketilebilir ya da su içinde bekletilerek tüketilebilir. Yarım baş zencefil ve bir tutam tere atılarak bekletilen bir litre sudan her gün 2 fincan kadar tüketilmesi akciğerlerin temizlenmesine katkı sağlayabilir.
3)Keçiboynuzu, Akciğerlere Detoks Sağlıyor
Akciğerlerin sağlıklı olması için ilk olarak toksinlerden arınması gerekmektedir. Keçiboynuzu, akciğerlerin toksinlerden arınmasını sağlayan kısacası detoks etkisi yaratan bir besindir. Akciğeri temizleyen ve kansere karşı koruyucu etkisi ile ön plana çıkan keçiboynuzu, su ile kaynatılarak tüketilebilir. Astım ve benzeri akciğer hastalıklarının iyileşme sürecinde de fayda gösterdiğine dair birçok çalışma mevcuttur.
4)Üzüm Çekirdeği Kuvvetli Bir Antioksidan
Kanser oluşumunun engellenmesi için vücutta antioksidan miktarının arttırılması gerekmektedir. Kuvvetli bir antioksidan olan üzüm çekirdeği ya da ekstresi, vücudun ihtiyacı olan gereksinimi sağlayarak akciğer kanserine karşı koruyucu etki gösterir. Vücudun oluşturduğu serbest radikallerle savaşarak akciğerleri korur. Üzüm yerken bazı kişiler genellikle çekirdeklerini çıkarmak eğilimi gösterir. Oysaki özellikle siyah üzümün çekirdeği asıl sağlık kaynağıdır. Üzüm çekirdekleri ile tüketilmelidir.
5)Sofranızda Kereviz Olsun
Kereviz özellikle akciğer kanserinde koruyucu bir rol oynayan önemli bir besindir. Kanserojen pek çok maddenin oluşmasında negatif etki yaratan kereviz, sebze yemeği şeklinde pişmiş ya da salatalar da çiğ olarak tüketildiğinde akciğerleri temizler. Akciğerlerde oluşabilecek olan hastalıklara ve nitrozaminlere karşı koruyucu etki sağlar. Kereviz, mevsiminde haftada 2-3 defa tüketilebilir.
6)Akciğerlere Doğal Antibiyotik “Sarımsak”
Solunum sisteminin en önemli organı olan akciğerlerin tam bir kapasiteyle çalışmasını destekleyen besinlerden biri de sarımsaktır. Antibiyotik etki gösteren sarımsak, içerdiği pek çok vitamin ile akciğer kanserine karşı koruyucudur. Sebze ile pişirilerek her yemekte tüketilebilen bir baş sarımsak ya da yemeklerin yanında tüketilebilen çiğ sarımsak, akciğerleri doğal bir antibiyotik olarak temizler.

Safra Kesesi Taşlarını Eriten Yöntem:

ANETTE İNSELBERG SAGLIK
Bu yöntem Çinli doktor Dr. Lai Chiu Nan tarafından hastalara önerilmiş ve pozitif sonuçlar alınmıştır. Bu yöntem aynı zamanda karaciğeri de güçlendirmektedir.
1. İlk beş gün dört bardak elma suyu iç. Elma suyu safra kesesi taşlarını yumuşatır. Bu beş gün normal yemeğe devam et.
2. Altıncı gün akşam yemeğini atla.
3. O gün 18:00’de ılık suya bir çay kaşığı ingiliz tuzu / epsom tuzu (magnezyum sülfat) koyarak iç.
4. Saat 20:00’da ılık su ve tuz karışımını tekrarla. Epsom tuzu safra kesesi kanallarını açar.
5. Saat 22:00’da yarım çay bardağı zeytinyağına bir tam limon sıkıp iyice karıştır ve tamamını iç. Yağ taşların kanaldan rahat geçmesini sağlar.
Ertesi sabah dışkında yeşil renkli taşlar görebilirsin. Doktor Chiu Nan’ın söylediğine göre bir gecede 40-50 küçük taş döken olmuştur.

kAYNAK: KARBONAT SAYFASI

SAGLIK İÇİN ALTIN ÖĞÜTLER

anette inselberg saglık
1.GÜNDE EN AZ 6-7 SAAT KARANLIK ODADA UYUMAK GEREKİR.
2.HAFTADA EN AZ 6 GÜN ERKEN YAT ERKEN KALK.
3.ELEKTRONİK ARAÇLARDAN UZAK DURUNUZ, KULANMADIĞINIZ ZAMAN AÇIK VE YANINIZDA TUTMAYINIZ.
4.BİLGİSAYARINI AÇIK TUTMA.
5.TELEFONDA KISA KONUŞ.
6.CEP TELEFONU İLE KONUŞMAN 30 SANİYEYİ GEÇMESİN.
7.ŞAMPUANLAR VE DUŞ JELLERİ KANSEROJENDİR. VÜCUDUNUZU SABUNLA TEMİZLEYİN VE BOL BOL DURULANIN.
8.ZAMAN. ZAMAN. YALIN AYAK TOPRAKTA YÜRÜYÜN.
9.GİYDİĞİNİZ TERLİĞİN LASTİK- PLASTİK OLMAMASINA DİKKAT EDİN.
10.GECE UYURKEN, ODADAKİ TELEVİZYONU, BİLGİSAYARI, VS FİŞTEN ÇEKİN VEYA ANA DÜĞMESİNDEN KAPATIN.
11.CEP TELEFONUNUZU GECE UYURKEN YATTIĞINIZ ODADA BULUNDURMAYIN.
12.HAFTADA 4 KEZ BALIK YE VE BALIK ÇORBASI İÇ, BALIĞIN KILÇIĞI KANSER ÖNLEYİCİDİR. MÜMKÜNSE BALIĞI KILÇIĞI İLE YE.
13.ZERDAÇAL (KÖRİ) Yİ BOL BOL KULLAN, SALATALARINA EK, ÇORBANA KÖFTENE KOY VS…
14.GÜNDE İKİ BARDAK DOMATES SUYU İÇ.
15.KEPEK EKMEĞİ VE EKMEĞİN KABUĞUNU YE, BELEDİYE EKMEĞİ GENÇLER İÇİN İYİ.
16.TUZ KULANMAK İSTİYORSAN, KAYA TUZU KULLAN.
17.ZEYTİNYAĞI FAYDALI, SABAH KAHVALTISINDA BİR ÇORBA KAŞIĞI ZEYTİNYAĞININ İÇİNE KEKİK, NANE, KÖRİ, KOYUP YE.
18.ESMER PİRİNÇ TÜKET.
19.ZEYTİN ÇOK YARARLI BOL BOL TÜKET.
20.YAĞSIZ PEYNİR VE KEÇİ PEYNİRİ YE.
21.HAFTADA EN ÇOK İKİ KEZ KIRMIZI ET YE.
22.ÇAY ÖNERİSİ; YEŞİL ÇAY+BÖĞÜRTLEN+ISIRGAN+ LİMON KABUĞUNU KARIŞTIR, KAYNAT, GÜNDE İKİ KUPA İÇ. DİKKAT, BUNU İLAÇ ALMAYAN İNSANLAR İÇEBİLİR.
23.EĞER HİÇ BİR İLAÇ İÇMİYORSANIZ VEYA İLAÇTAN 6 SAAT SONRA BİR SU BARDAĞI GREYFURT SUYU İÇİNİZ.
24.BİTKİSEL OTLARI ALIRKEN İNTERNETTEN ALIŞVERİŞ YAPMAYIN, TARIM BAKANLIĞI ONAYI OLANLARI ECZANELERDEN ALIN.
25.SENTETİK YASTIK YORGAN KULLANMAYIN, PAMUIK YORGAN YASTIK DAHA SAĞLIKLIDIR.
26.ÖZELLİKLE BEYAZ İÇ ÇAMAŞIRLARINIZI KAYNATMADAN GİYMEYİN, ÇÜNKÜ BEYAZLATICI MADDE KANSEROJEN BİR MADDEDİR.
27.MUTFAKTA TEFLON BULUNDURMAYIN, YEMEKLERİNİZİ CAM, ÇELİK VE PORSELEN KAPLARDA PİŞİRİN.
28.SENTETİK MALZEME İÇEREN HALI KULANMAYIN.
29.AYAKKABI İLE EVDE DOLAŞMAYIN.
30.ORGANIK ÜRÜNLER TÜKETİN, EN AZINDA SEBZE VE MEYVEYİ MEVSİMİNDE TÜKETİN.
31.FASTFOOD KANSEROJENDİR.
32.ACI BİBER KANSERE ÇAREDİR.
33.HAFTADA EN AZ BİR KÖY YUMURTASI TÜKETİN VE ÖZELLİKLEDE BEYAZINI DAHA ÇOK TÜKETİN.
34.ELMA SİRKESİ MERTABOLİZMAYI HIZLANDIRIR, GÜNDE BİR TATLI KAŞIĞI İÇİN. ( Kadınlarda kemik erimesine sebep oluyor, dikkat edin…)
35.HER SABAH AÇ KARINA BİR BARDAK ILIK SU TÜKETİN.
36.KURU ERİK, BÖĞÜRTLEN, ÇİLEK TÜKETİN.
37.HAVUZLARDA KULLANILAN KLOR KANSEROJENDİR, EĞER GİRERSENİZ DE HEMEN DUŞ ALIN.
38.İÇME SUYU; İSTANBULDA ŞU ANDA BELEDİYENİN SUYU İÇİLEBİLİR, EĞER SATIN ALIYORSANIZ 3 AYDA BİR MARKASINI DEĞİŞTİRİN.
39.KIZARTMA YEMEYİN, HAŞLAMA, BUĞULAMA YENMELİDİR.
40.MİKRO DALGADA FAZLA ISITMA.
41.YANMIŞ YİYECEKLER KANSEROJENDİR.
42.DİŞ FIRÇALARKEN KURU FIRÇAYA MACUNU KOY, FIRÇALA, SONRA DURULA.
43.KURU TEMİZLEME KANSEROJENDİR.
44.DOMATES ORGANİKSE, MEVSİMİNDE KANSER ÖNLEYİCİDİR.
45.ELMAYI KABUĞU İLE YE.
46.SEBZEYİ, MEYVEYİ, ÖNCE ELMA SİRKELİ SUDA 20 DAKİKA BEKLET, SONRA DURULA YE, VEYA KULLAN.
47.BROKOLİ, KARNIBAHAR, ISPANAK, LAHANA, KIRMIZI TURP, KARA TURP, HAVUÇ, MAYDANOZ, REZENE, TERE TÜKET.
48.EN YEŞİL, EN KIRMIZI, EN SARI OLAN YİYECEKLERİ YE.
49.YEŞİL ÇAYI GÜNDÜZ TÜKET.
50.KARA ÜZÜM, KARADUT, BÖGÜRTLEN ŞURUBU, ANANAS TÜKET.
51.ÇİN ÜRETİMİ HİÇ BİR ŞEY KULLANMA, ŞU ANDA MADE İN CHİNA YERİNE PRC (PEOPLE REPUBLİC OF CHİNA) YAZIYORLAR DİKKATLI OL.
52.SÜT YERİNE AYRAN VE YOĞURT TÜKET, ÇÜNKÜ SÜTE HAYVANIN GÜBRELİ YEDİĞİ OTLARIN KALINTILARI KARIŞABİLİYOR.
53.FINDIK, FISTIK, CEVİZİ KABUKLU AL, KIR, ÖYLECE BİRAZ GÜNLÜK TÜKET.
54.MEVSİMİNDE ÇEKİRDEKLİ KARPUZ ÇOK FAYDALI.
55.ŞARABA BÖCEK İLACI KARIŞIYOR, O NEDENLE KANSEROJENDİR, BİRA KOLON KANSERİNİ ARTIRIYOR, BUNLAR YERİNE KARA ÜZÜM YE.
56.MEYVE SUYU YERİNE, TAZE MEYVE TÜKET, MEYVE SUYU ŞİŞMANLATIYOR.
57.HAREKETLİ HAYATI TERCİH ET.
58.OKSİJENLİ ORTAMDA, GÜNDE EN AZ YARIM SAAT VEYA 45 DAKİKA YÜRÜ.
59.SİGARA İÇİYORSANIZ; YÜZDE 85 VEYA 90 AKCİGER KANSERİ OLACAKSINIZ VE KALP KRİZİ GEÇİRECEKSİNİZ DEMEKTİR…
SIGARAYI BIRAKINCA VÜCÜT 10 YILDA YENİLENEBİLİYOR.
HEMEN SİGARAYI BIRAKIN.
KIRMIZI OLAN ÜRÜNLERİ TÜKETİN, MEYAN KÖKÜ VE KARA MEŞENİN KABUĞUNU EZİP TOZ OLARAK ALIN. BU VÜCÜDUN DAHA KOLAY TEMİZLENMESİNİ SAĞLIYOR .
2015 YILINDA 9 MİLYON KİŞİ AKCİĞER KANSERİ OLACAK. YİRMİ SANİYEDE BİR KİŞİ AKCİĞER KANSERİ OLUYOR.
60.DİKKAT!!!
AKCİGER KANSERİ BELİRTİLERİ OMUZ AĞRILARI, YÜKSEK ATEŞ, ÖKSÜRÜK VE KANLI BALGAMDAN ANLAŞILIR.
61.STRESTEN UZAK DURUN, KANSERİ TETİKLİYOR: YOĞA, MEDİTASYON, NAMAZ STRESE IYI GELİYOR.
62.TANRIYA İNAN, DOKTORA İNAN, AİLE SEVGİSİNE BAĞLILIK GÖSTER Kİ, STRESİN ETKİLERİNİ MEN ET.
63.GÜNDE BİR TATLI KAŞIĞI, ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ VE KETEN TOHUMU TÜKET.
64.AKŞAMLARI GÜNDE BİR SU BARDAĞI KEFİR TÜKET,
GÜNDE BİR KEZ BÜYÜK APDESTE ÇIKILMASI GEREKİR EĞER,
OLMUYORSA İLERDE KOLON KANSERİ OLMA OLASILIĞI YÜKSEKTİR, BUNA DİKKAT ET.
65.MENAPOZDAKİ KADINLARIN VÜCUDUNDA ÖDEM OLUR
BUNU ATMAK İÇİN;
KİRAZIN SAPI+MISIR PÜSKÜLÜ+MAYDONEZ SAPI KÖKÜ+DEFNE YAPRAĞINI 5 DAKİKA SICAK SUDA BEKLET GÜNDE EN ÇOK İKİ KUPA OLARAK İÇ, BU BİRİKEN ÖDEMİ ATIYOR.
66.BEYAZ UN, BEYAZ ŞEKER VE TUZDAN UZAK DUR.
67.KENDİNİZİ HALSİZ HİSSEDİYORSANIZ, GÜNDE BİRER ADET B VE C VİTAMİNİ ALIN.
68.KANSER HASTALARI DOKTORUNA DANIŞMADAN HİÇ BİR BİTKİSEL OT KULLANMAMALIDIR. İLAÇ İÇİYORSA ASLA OT KULANMAMALIDIR.
69.BÜTÜN PETROL ÜRÜNLERİ KANSEROJENDİR.
ŞEYTANIN DIŞKISI OLARAK ADLANDIRILIYOR.
KULANDIĞINIZ HER ŞEYİN PETROL ÜRÜNÜNDEN YAPILIP YAPILMADIĞINI SORGULAYIN..
BOL SAĞLIKLI GÜNLER…

İşte Bu Yüzden Yemek Kaşığına Şeker Ve Su Ekleyip Bahçeye Bırakmalısınız

spoon1[1]

Bazıları arıları sevmez. Tek düşündükleri insanların güzel vakit geçirirken onları rahatsız ettikleridir. Arıların popülasyonunun giderek azaldığı gerçeğini görmezden gelirler.
Arılar dolaylı yoldan dünya popülasyonunun %90’ının beslenmesine katkıda bulunuyorlar. Arılar olmadan bizler de hayatta kalamayız.
Dünyamızı ve çevremizi korumak için ağaç dikmekten fazlasını yapmamız gerekli. Çevremize çok basit eylemlerle katkıda bulunabilir.
Tek başımıza dünyayı değiştiremeyiz elbette. Ancak el ele verirsek çevremizi koruyabiliriz. İçinde yaşadığımız ve çocuklarımıza bırakacağımız dünyayı muhafaza etmemiz şart.
92 yaşındaki Sir David Attenborough hayatı boyunca hayvanlar ve doğa için çalıştı.

Britanyalı hayvanbilimci ve yazarın sesini birçok belgeselden hatırlıyor olabilirsiniz.
Şimdi bütün dünyanın bilmesi gereken bir mesajı yayınlıyor.
Facebook’ta “Arıların soyu tükenirse, insanların 4 yıllık ömürleri kalır” dedi.
David Attenborough, bu uyarıyı yapan ilk ve tek kişi değil.
Arılar küçük ve etkisiz görünseler de aslında hayatımız önemli bir role sahipler.
Attenborough, “Son 5 yılda arı popülasyonu 3’te 1 azaldı” dedi.
Yine de umut var. Yapabileceğimiz şeyler de var. Hatta yapabileceğimiz o basit şey insanların paylaşımlarıyla giderek yayılıyor.
David Attenborough’nun herkese bir önerisi var. Su ve şekeri karıştırarak, yemek kaşığıyla bahçenize bırakmanızı öneriyor. Yapacağınız bu şey önce arıların sonra da insanların hayatını kurtarıyor.
Attenborough şunları söyledi:
“Yılın bu döneminde arılar etrafta görünmeyince onların öldüğünü düşünebilirsiniz. Aslında sadece yoruluyorlar. Kovanlarına dönecek güçleri kalmıyor.
Bahçenizde yorgun bir arı görürseniz, hemen yemek kaşığına şeker ve su ekleyip bahçeye bırakın. Böylelikle enerjileri artacak.
İki yemek kaşığı toz şeker ve bir yemek kaşığı suyu karıştırın. Sonra yemek kaşığıyla bahçenize bırakın. Bunun paylaşılması ve insanların bilinçlenmesi çok önemli.”

Öte yandan yapabileceğiniz bir şey daha var. Bahçenizde bol bol çiçek yetiştirerek arılara yardımcı olabilirsiniz.

Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım bal limon karbonat sarımsak…

bal-limon-karbonat-sarımsak[1]

Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım bal limon karbonat sarımsak…

Antibiyotik kullanmanıza gerek yok. Kanserden korunmak için, formda kalmak için, vücudu detoks yapmak için bu en güçlü doğal antibiyotiği kullanmanız yeterli. Herkese tavsiye ediyoruz bu karışımı yapın ve sosyal medya hesaplarınızdan paylasın. Ulaşabildiğiniz kadar kişiye ulaştırın.
Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım için gerekli malzemeler:

1 adet tam sarımsak,

2 adet limonun suyu,

100 gram organik bal,

1 çay kaşığı karbonat.

Bu malzemeleri temin ettiyseniz hemen yapılışına geçelim.
Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım yapılışı: Sarımsakları soyup küçük parçalar halinde kesin, limon suyunu, bal ve karbonat ile karıştırın. Karışımı temiz ve kuru bir cam kavanoza koyun 8-10 gün kadar buzdolabında bekletin.
Bu tedavi Tibetliler tarafından yapılır ve Tibet ilacı olarak da bilinir.
Bütün vücudu iyileştiren en etkili karışım hangi durumlarda kullanılır
Antioksidan özelliklerinden dolayı bu karışım kanseri, diyabeti, kabızlığı, osteoporozu önler ve önlemeye yardımcı olur, destekler. Limon ve karbonat karışımıyla oluşan PH dengesi vücudumuzu alkali yapar be pek çok hastalıktan korur. Yapılan araştırmalar da göstermiştir ki bu karışım kanser tedavisinde kullanılan sitostatiklerden 10.000 kat daha etkilidir. (Sitostatik kanser hücrelerininin bölünüp büyümesini engellemek için kullanılır)
Sarımsak en güçlü doğal antibiyotik olarak bilinir. Araştırmalar vücuttaki her türlü bakteriye karşı etkili olduğunu, vücudun şeker ve kanser hastalığından korunmasına yardımcı olduğunu göstermiştir.

Kanser tedavisi için günde üç çay kaşığı tüketin ve 6 ay süreyle devam edin.
Kanser ve şeker hastalığının önlenmesi için, kahvaltınızdan önce her gün bir çay kaşığı alın 4 ay boyunca.
Formda kalmak için, aç karna ayda 7 gün (en fazla 6 ay) tüketin.
Bağırsakta ki bakteriler için, bu karışımı 10 gün boyunca günde bir çay kaşığı kadar aç karna tüketin.
Tam bir detoksifikasyon için, bir ay süreyle günde 3 çay kaşığı alın.
Kaynak: Bayanlar billi

Su İçmenin İnanılmaz Faydaları…

27857955_1898921440131755_4444635206793000544_n[1]

Sadece 9 gün düzenli su içen biri, günde 8 km yürüyüş yapmış gibi kalori yakar…

Su içen kişinin cildinde gözle görünür oranda parlaklık oluşur…

Her sabah su içen birinin metabolizması içmeyene göre % 25 daha hızlı çalışır…

Su içen kişi kolay kolay hasta olmaz, ilaçlara ihtiyaç duymaz…

İnsan beyninin %75-85 i sudur, su içmek beynin iyi çalışmasını sağlar…

Günde 5 bardak su içen birinin kalp krizine yakalanma oranı %40 düşer

Suyu düzenli tüketenler fazla yiyeceğe ihtiyaç duymazlar…

Su, insan vücudundaki toksinlerin dışarı atılmasında çok önemlidir…

Koyu renk israrınız varsa kesinlikle yeterli miktarda su içmiyorsunuz