Arşivler

Damar Tıkanıklığı Doğal Çözümü

33020312_1904572209582345_9009522071838916608_n[1]

Sarımsak: Bir bardak süte 3 diş sarımsak ezip kaynatın. Soğumasını bekleyin ve her gece yatmadan önce için.

Zerdeçal:Ilık sütün içine 1 çay kaşığı zerdeçal tozu ve tatlandırmak için az bal koyun. Günde bir veya iki kez için.

Kırmızı Biber: Sıcak suya yarım çay kaşığı kırmızı biber katın. 2 hafta boyunca günde 2 kez için

Limon: Ilık suya bir yemek kaşığı limon suyu, az miktarda bal ve bir tutam karabiber ekleyin. 1 hafta kadar günde 1 kez için…

Kaynak: Rahmet Pınarı

ÇEVRENİZDE KANSER HASTASI VARSA DOKTORUNA SORSUN KULLANSIN

Bal-polen-propolis-arı-sütü[1]
6 AY KULLANSIN VÜCUDUNDA Kİ KANSER KÜÇÜLMEYE BAŞLAR
250 gram çekilmiş polen 100 gram çekilmiş propolis 100 gram arı sütü 1 Kilo 250 gram hakiki balla cam kasede tahta kaşıkla karıştırıp macun haline getir Sabah akşam tahta kaşıkla aç karnına yenilecek.
Buda ikinci macun ;250 gram ısırgan otu tohumu 150 gram zencefil 150 gram zerdeçal 150 gram keten tohumu bunların hepside üğütülüp 2 kilo hakiki balla tahta kaşıkla karıştırıp macun haline getir Sabah akşam tahta kaşıkla aç karnına yenilecek

İkisini de aynı anda birer kaşık yesin allahın izniyle hiç bişeyi kalmaz zaten kendinin de iyileştiğini anlar

kAYNAK: KARBONAT

Sadece 2 Malzemeyle Ekrem Ağrılarından, Migrene, Varislerden, Cilt Güzelliğine Doğal Çare

diz_agrilarina_son_veren_karisim_h280_8a811[1]

 

İltihaplanmalara, bakterilere ve mantarlara karşı çok etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Fakat yanmış defne yaprakları kesinlikle olayı başka bir boyuta taşır.

Hem yapı olarak hem de içerik olarak oldukça güçlü bir yapıya sahip olan defne yaprağının sağlık açısından da oldukça faydalı olduğu bilinmektedir. Çayını içebilir, yemeklerinize katabilirsiniz. Hatta sadece koklamak bile çok faydalıdır.

Kül tablasına bir kaç tane defne yaprağı koyun ve yakın ve 10 dakika bekleyin. O mis kokusu havaya yayılırken, sizden de bir çok derdi alıp götürecek.
Fakat biz size bugün başka bir kullanımı ve faydasından bahsedeceğiz. 2 malzeme ile yapabileceğiniz özel bir karışımdan. (Tarifi yazının sonunda bulabilirsiniz)
Özellikle bu karışımı uygulayarak birçok derde deva bulacaksınız. Ekrem ağrılarından Migrene,Varislerden Cilt Güzelliğine kadar birçok farklı alanda kullanabileceğiniz Harika bir karışımdan bahsediyorum. Üstelik sadece 2 malzemeye ihtiyacınız var.
Öncelikle kısaca defne yaprağının faydalarına göz atalım;

1. Baş Ağrısına Çok İyi Gelir : Defne yaprağı yandığı zaman, yaydığı güzel koku vücut daha fazla sineol, pinen ve elimisin salgılar. Bu baş ağrısına ve yorgunluğa iyi gelir. Sizi rahatlatır ve ağrınızı azaltır.

2. Anksiyete İle Savaşır : İçerdiği linalool anksiyete ile savaşır. Amerikan Anestezi Hemşireleri Derneğine göre 10 dakika boyunca yanan defne yaprağı koklamak çok daha iyi hissettirir.

3. Solunum Sistemi Rahatlatır : İçerdiği “mycrene” ve öcenol akciğeri ve nefes yollarını temizler. Daha rahat nefes almanızı sağlar.
Aynı zamanda çok iyi de bir balgam sökücüdür.

4. Diyabete Faydalıdır : Özellikle Tip 2 diyabet hastaları için defne yaprağı önerilir. Kötü kolestrolü, kandaki glükoz ve trigliserid seviyesini düşürdüğü bilinir. Bunun için çayını içebilir, yemeklerde kullanabilirsiniz.

Ayrıca kalp fonksiyonlarını arttırmak ve kan şekerini kontrol altında tutmak için defne yaprağını tavsiye edilir. İçeriğindeki antioksidanlar, insülin üretimini arttır. Bu da diyabeti kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

5. Kalbi Daha İyi Çalıştırır: Defne yaprağında bulunan rutin ve kafeik asit kalp fonksiyonlarını daha iyi çalışmasını sağlar. Rutin, kılcal damarları güçlendirir. Kafeik asit ise kolestrolü düzenler.

6. Ağrı Keser : Defne yaprağının baş ağrısına ve migrene iyi geldiğini yazımızın başında belirtmiştik. Defne yaprağı aynı zamanda eklem ağrılarına, artrite ve diş ağrısına da iyi gelir. Bir bardak defne çayı ile vücudunuzdaki bir çok ağrılardan kurtulabilirsiniz.

7. Bağışıklık Sistemine İyi Gelir : Defne yaprağı A ve C vitaminleri bakımından zengindir. Bu vitaminler sayesinde bağışıklık sistemi üzerinde oldukça güçlü etkileri vardır. A vitamini başta burnu, gözleri, boğazı, ağız boşluğunu, sindirim sistemini olmak üzere akciğer zarını korur. Bu sayede bakteriyel ve viral enfeksiyonları önler.

8. Sindirimi Rahatlatır : Mide vebağırsak sorunları ve çölyak hastalığı için defne yaprağı kullanabilirsiniz. Mide ve bağırsakta gazdan dolayı oluşan şişkinlikleri giderir ve proteinin sindirilmesini kolaylaştırır. Bu sayede hem şişliğiniz iner hem de kendinizi daha iyi hissedersiniz.

9. Kepek Giderir ve Oluşumunu Önler : Tek yapmanız gereken soğuk suya defne yapraklarını koymak ve saçınızı şampuanladıktan sonra bu su ile durulamak. Bu şekilde kullanıma başladıktan sonra kepek probleminiz kaybolacak ve tekrar ortaya çıkması önlenecektir.

10. Böbrek Taşını Düşürmenize Yardımcı Olur : Özellikle defne yaprağı çayı böbrek iltihaplanmalarına ve böbrek taşlarına çok iyi gelir. 1 bardak suya 3-4 adet defne yaprağı ekleyin. Suyu yarısı buharlaşana kadar kaynatın ve sonra süzün. Günde iki kere bu çayı için.

11. Uykusuzluğu Giderir : Uykusuzluk için birebirdir. Çayı, tütsüsü sizi rahatlatır. Sinirleriniz gevşetir, sakinleştirir.
Ve gelelim bu yazının şifalı tarifine;
Defne Yaprağı Merhemi Nasıl Yapılır?

MALZEMELER:
30 gram Defne yaprağı;
250 gram Zeytinyağı.

 

YAPIMI:
♦Defne yapraklarını cam bir kavanoza koyun.
♦Üzerine Zeytinyağını dökün,kapağını sıkıca kapatın.
♦14 gün boyunca serin ve karanlık bir yerde muhafaza edin.
♦Her gün kavanozu sallayın. 14 gün sonunda,süzgeç yardımıyla başka bir cam kavanoza karışımı süzdürün.
♦Kullanıma hazır olan karışımınızı serin bir yerde saklayın.

 

Karışımın İyi Geldiği Kullanım Şekilleri ve Yerleri
*Buharda ısıttıktan sonra, ağrılı eklemleriniz üzerine masaj yaparak sürdüğünüzde ,ağrınızı alacaktır.
*Karışımı tülbente döküp,alın bölgenize sardığınızda baş ağrınızı azaltacaktır, özellikle Migren ağrısı çekenler için çok işe yarayacak bir yöntemdir.
*Romatizma ve Varis olan bölgelere , bolca sürerek kötü görüntüden ve ağrılardan kurtulabilirsiniz.
*Pamuğa damlatıp , Yüzünüze sürdüğünüzde, cilt problemlerinize iyi gelir,gözenekleri temizler,sivilce ve siyah noktaları giderir.
*Bir kaşık içtiğinizde göbek ve bağırsaklardaki ağrıyı keser.
*Yara izlerine sürüldüğünde , izleri azaltır, iyileştirir.
*İçildiğinde iştah açar, kilo alımını sağlar. ( Bazı bünyelerde; Kilo almak ,kilo vermekten daha zordur .)

 

NOT: Hamileler kullanmamalıdır, Kasları gevşettiği ,rahatlattığı için düşük tehlikesi oluşturabilir.
Sadece yaprağının ve bu yaprakla demlenen çayının da çok fazla faydaları olduğunu söylemek gerekiyor. Yapacağınız karışımda hakiki zeytinyağı kullanarak( zeytinyağının faydaları oldukça fazla) , Defne Yaprağının sayısız faydalarını birleştirip bir çok derde deva bulabilirsiniz.

Umarım herkes faydasını görür, belirtilen rahatsızlıklardan herhangi birine sahip olan sevdiklerinizle yazımızı paylaşın,herkes faydalansın. Sağlıklı Günler… Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: hayatmutfakta

Saç boyası yok! Saçınızı Bu Suyla Yıkayın Ve Tüm Beyaz Saçlar Doğal Siyah Olsun!

hqdefault[1]

 

Siyah çay; kafein, amino asitler, karbohidratlar, proteinler, potasyum, mineraller, manganez, flor ve polifenol içeriği ile saçlara uygulanabilecek en faydalı doğal bakım ürünlerindendir…

1)Siyah çayı saçlarınıza uygulamak için, 1 bardak kaynar suya 2-3 tatlı kaşığı çay katıp bir iki saat yahut geceden bekletin. Demlediğiniz bu çay ile saçlarınızı yıkayın.

Çaydaki kafein, saç dökülmesine neden olan başımızdaki DHT (Dihydrotestosterone), hormonunun salgılanmasını azaltmaya yardımcı olur, böylece saç dökülmesini engeller, saçların hızlı bir şekilde uzamasına yardımcı olur.

Çayı demleyip bu çayla saçlarınızı yıkamak saçlarınızı koyulaştırmaya yardımcı olmakla kalmaz, saça parlaklık da kazandırır. 1-2 su bardağı iyi demlenmiş güçlü çayı saçlarınıza uygulayın, 1-2 saat saçınızda bekletip su ile durulayın.

2)Çay ile doğal saç boyası yapmak için 1 su bardağı kaynar suya 3 tatlı kaşığı siyah çay atın, içine 1-2 yemek kaşığı kurutulmuş adaçayı, biberiye veya ısırgan katın, katacağınız bitkilerin miktarı saçınızı ne kadar koyulatmak istediğinize göre değişir.

Bitkileri 1 gece suda bekletin. Ertesi gün bu bitkileri süzüp, suyunu kökten uca tüm saçlara uygulayın, durulamayın bırakın öyle kalsın.

Çay, güçlü anti-enflamatuar içeriği sayesinde saç derisini yatıştırıcıdır, saç diplerindeki tahriş ve iltihabı gidermeye yardımcı olur.

Çay bu özelliği sayesinde kepeği önlemekle kalmaz, saç derisindeki kepeği tedavi etmeye de yardımcı olur. Ayrıca çayda bulunan antiseptik maddeler saç foliküllerini ölü hücrelerden arındırır, saçların uzamasını kolaylaştırır.
Çay polifenoller, C ve E vitamini açısından zengin bir bitkidir, saça parlaklık ve yumuşaklık verir, UV ışınlarının neden olduğu hasara karşı koruma sağlar. .

Çayda bulunan faydalı bileşenler kafa derisinin pH seviyelerini dengeleyerek saçın aşırı yağlanmasını önler.

3)Doğal siyah saç boyası yapmak için tencereye 1-2 su bardağı su katıp kaynatın, kaynayınca ocaktan alıp içine bir fincan adaçayı ile bir fincan siyah çayı ekleyip 15 dk demlemeye bırakın.

Saçlarınıza sürüp 1 saat bekletin ve suyla durulayın. Bu işlem hemen sonuç vermez, bir kaç günde bir devam etmelisiniz.

Kaynak: kadındayaşam

Turp Suyunun Bilinmeyen Mucizeleri…

Kirmizi-Turp-Bal-23[1]

Turp yemeyi çok seviyorsanız bir de suyunu deneyin. 1 hafta boyunca her gün bir bardak turp suyu içerek sağlığınız üzerindeki olumlu etkilerini gözlemleyebilirsiniz. İşte turp suyunun bilinmeyen faydaları…

1)Kansere karşı korur:
İçerdiği zengin besin değerleri sayesinde güçlü bir antioksidan görevi gören turp suyu kansere karşı etkili bir üründür.

2)Akciğeri temizler:
İçeriğinde bol miktarda C vitamini barındıran turp suyu akciğerleri ve bronşları temizleyici bir etkiye sahiptir.

3)Böbrek taşı düşürülmesinde etkilidir:
Böbrek taşı sorununuz varsa günlük Turp suyu tüketimi yapmanız tavsiye edilir.

4)Akne ve sivilceleri önler:
Sorunlu bir cilt yapınız var ise turp suyu kullanımı yapabilirsiniz. Düzenli turp suyu kullanımı akne ve sivilce gibi sağlık sorunlarını tedavi etmektedir.

5)Kemik ve dişleri güçlendir:

Kemiklerin ve dişlerin gereksinim duyduğu kalsiyum ve potasyum ihtiyacının karşılanmasında turp suyu kullanımı oldukça etkilidir.

 

6)Vücudu dengeler:
Düzenli turp suyu tüketimi ile vücutta bulunan serbest radikallerin dengelenmesini sağlayabilirsiniz.

Kaynak: milliyet

Bunu her sabah 8’de içelim ve karnınızdaki tüm yağları çılgın gibi ortadan kaldıracak!

kuru-erik-hosafi-670x3001[1]

 

Ne yazık ki, ortadan kaldırmak için en zor yağ karındaki bölgedir. Yağ çoğunlukla bu bölgede bulunur.
Göbek yağı insan vücudunun görünümünü etkiler, ancak estetik bir sorundan çok daha kötüdür, çünkü aşırı miktarda yağ birikimi çok sayıda hastalığa neden olabilir.

Şans eseri, doğal ilaçlara her zaman güvenebiliriz! Burada, size göbek yağını çıkarmanıza ve organizmanızı beslemenize yardımcı olacak erik içeren bir çare sunacağız!
Zayıflama kürünün hazırlanışına geçmeden önce, bu karışımının sağlığınız için çok önemli diğer faydalarına da kısaca değinmek istiyorum.
Müshil etkisi : Sindirim sürecini düzenlemenize yardımcı olan yüksek miktarda life sahiptir.
Antioksidan : Vücudunuzdaki serbest radikallerle savaşır.
Kanser riskini azaltırlar: Erikler ayrıca bu hastalığa yakalanma riskini önemli ölçüde azaltmanıza yardımcı olur.
Şeker hastalığına karşı savaşır : Kan şekeri düzeylerini düzenlemenize yardımcı olur.

Bu mucizevi çare kullanın ve karın yağının doğal ve çok etkili bir şekilde uzaklaştırılmasına yardımcı olacaktır!
Şimdi kürünün malzemeleri ve yapılışına geçebiliriz. Hem yapması kolay, hem de bir kere yaptıktan sonra bitene kadar içebilirsiniz. 1 litre sudan yaptığınızda yaklaşık 5 bardak kadar çıkıyor ve bu da size 5 gün yeterli.
Malzemeler:
Kuru Erik 100 gram
1 litre içme suyu
1 dilim limon (isteğe bağlı)
Yapılışı :
Erikleri 1 litre su ekli bir şişeye koyun. 1 hafta boyunca buzdolabında kalacak şekilde bırakın. Sonra, süzün ve büyülü tarif hazır!
Arzu ederseniz içerken içine bir dilim limon da ekleyebilirsiniz. Hem tadını güzelleştirir hem de içeceğin etkisini arttırır.
Kullanımı: İstediğiniz sonucu elde edebilmeniz için her sabah boş bir karnında bu ev yapımı tarifi 1 bardak iç.
Kaynak: Hayat Mutfakta

Enginarın Mucizevi Faydaları… Mutlaka Sofranızda Bulundurun…

486481_235376309935138_1143302189_n[1]

1)Enginar karaciğer için çok faydalıdır; karaciğeri korur ve karaciğer hastalıklarının daha çabuk iyileşmesini sağlar.
2)Karaciğer, böbrek ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olur ve böbrek kumlarını döker.
3)Sindirimi kolaylaştırır. İdrar söktürücüdür. Kandaki şeker oranını ayarlar, kolesterolü düşürür.
4)Vücuda dinçlik verir. Bedeni ve zihinsel yorgunluğu giderir.
5)Meme, rahim ağzı ve prostat kanserini önlemeye yardımcı olur.
6)Enginar kalbi ve damar sağlığını korumakta da etkilidir.
7)Hücrelerin yıpranmasını engelleyerek yaşlanmanın etkilerini azaltır.
8)Sarılıkta faydalıdır.
9)Romatizma şikâyetlerini azaltır.
10)İshali keser. Ter kokusunu giderir.
11)Ateş düşürücü ve iştah açıcıdır.
12)Yapılan bilimsel araştırmalarda Enginar Suyunun Karaciğer hücrelerinin yenilenmesinde ve güçlenmesinde safra salgısının düzenlenmesinde ve kolesterol düşürülmesinde son derece etkili olduğu kanıtlanmıştır.
13)Mide ekşimesi, kusma, mide bulantısı ve gibi sindirim sorunlarına karşı kullanılabilir.
14)Antioksidan içeriği ile cildinizin daha görünmesini ve kırışıklıkların oluşumunun gecikmesini olmasını sağlar.
15)Sık alkol kullananlarda daha ciddi sorunlar meydana gelmeden karaciğer fonksiyonlarını arttırır ve koruma sağlar.
16)İdrar söktürücü özelliği vücuttan fazla suyun atılmasını sağlar. Bu özelliğinin yanı sıra düşük kalorili olduğu için zayıflamak için diyet yapanlara tavsiye edilir.

17)Tüylü kabuklarının kaynatılmasıyla elde edilen enginar suyu ile saçlar yıkanırsa saçları güçlendirir.

18)Enginar suyu kalp çarpıntısına iyi gelir.

Enginar Çayı Nasıl Yapılır ?
Büyükçe bir enginarı bütün olarak iyice yıkadıktan sonra sapının tamamını kesin.Daha sonra kaynayan iyi suya yine bütün olarak atın ve 1 saat kaynatın. Bu süre sonunda suyun rengi açık kahverengine dönecektir. Ocağı kıstıktan sonra bir yarım saat daha bekletin ve ateşin üzerinden alın. Bu suyu çay olarak içebilir dilerseniz balla tatlandırabilirsiniz. Soğuk veya sıcak tüketebilirsiniz. Kötü kolesterolü düşürmedeki etkisiyle damar sağlığının korunmasında etkili bir çözüm olarak kullanılabilir. Ancak kolesterol ilacı kullanıyorsanız enginar çayı içmeye başlamadan önce doktorunuza danışmalısınız.

Enginar çayı içerek vücudunuz için gerekli folik asit, A, B1 ve C vitaminleri ve magnezyum, fosfor, kalsiyum, demir, potasyum, çinko ve diyet lifi gibi mineralleri alabilirsiniz.

Taze enginar yaprağı kaynatılarak hazırlanan enginar çayı karaciğer hastalıklarında oldukça faydalıdır.

 

Çene Altındaki Gıdıdan Kurtulmak İsteyenlerin Evde Uygulaması Gerekenler

gidi-yoketme[1]

 

Aşağıdaki yöntemlerden kendinize uygun ve uygulanabilir gördüğünüz en az üç tanesini sabah öğlen ve akşam veya yatmadan önce olmak üzere uygulayın. 3 haftadan kısa bir sürede sarkan çene altınızın toparlanmaya başladığını göreceksiniz.
1)Yeşil Çay
Yeşil çay özellikle cildin esnekliğini artırmaktadır. Yeşil çayı düzenli olarak içmeye başlayın ve çay torbalarını veya kalan kısmını yüzünüze ve boyun altınıza masaj yapmak için kullanın. Buradaki ana amaç çenenizin altındaki cildin yaşlanmasını önlemektedir.
2)Şekersiz Sakızlar
Farketmemiş olabilirsiniz ancak çene altında gıdı denen kısımda, çok kuvvetli kaslar bulunur. Sakız çiğnemek çene kaslarınızın çalışmasını ve kaslarınızın kuvvetlenerek çenenizin incelmesini sağlayacaktır. Şekersiz sakız çiğnemek ayrıca diş sağlınız içinde yararlıdır.

3)Masaj
Çene altınıza çeşitli karışımlarla masaj yapmak gıdınızın yok olmasında çok etkilidir.
a. Gliserinle masaj
Gliserin çeneyi sıkılaştırdığı için çift çeneyi ortadan kaldırabilmektedir. Bir yemek kaşığı gliserini bir buçuk yemek kaşığı tuz ve birkaç damla nane esansı ile karıştırın. Birkaç dakika boyunca bu karışım ile çenenize masaj yapın. Çenenizin sıkılaştığını göreceksiniz.
b. Zeytinyağıyla masaj
Zeytinyağı ile yapılan sıcak bir masaj çene altınızdaki fazla yağın yok olmasına yardımcı olacaktır. Zeytinyağının içindeki antioksidanlar çeneyi serbest radikaller adı verilen zararlılardan koruyacaktır ve bunun yanı sıra güzel bir ışıltı verecektir.

4)Yumurta Akı ile maske
Yumurta akı birçok maske de sıkılaştırıcı olarak kullanılmaktadır. Yumurtanın akı, süt, bal ve limon suyu ile bir maske yapın ve 30 dakika boyunca yüzünüz de bekletin. Bu işlemi her gün düzenli olarak uygulayın.

 

5)Kil maskeleri
Kil maskeleri yüzünüzün daha genç görünmesini sağlayacaktır. Hafta da iki kez kil maskesi yapmak cildinizi sıkılaştıracaktır.
Bal ve Limon
Ilık bir suyun içine bir yemek kaşığı bal ile birkaç damla limon suyu ekleyin. Bu karışımı her sabah için ve sarkan cildinizden kurtulun.

6)Badem Yağı

Badem yağı cildi sıkılaştırır, nemlendirir ve esnekliğini dengeler. Bunları içindeki omega-3 asitleri, vitamin E ve vitamin B6 sayesinde yapar. Aktarlardan gerçek badem yağını kolaylıkla edinebilirsiniz.

Sağlık Derecenizi Ve Ne Kadar Yaşayacağınızı Tahmin Eden Dr. Araujo Testi

 

Öncelikle bunun tahmin yürütmek amacıyla kullanılan, ve insanları hareketsiz yaşam tarzından uzaklaştırmayı hedefleyen bir test olduğunu unutmayınız. Hiç kimse, kimsenin ne kadar yaşayacağını kesin olarak asla bilemez!

İlk olarak Dr. Claudio Gil Araujo’nun yardımıyla bir grup araştırmacı tarafından sporcuların başarılı olabilme kapasitelerini ölçmek amacıyla geliştirilen bu basit test, sonraları testi gerçekleştiren kişilerin üzerinde yapılan takipler ile kişilerin, testten aldıkları puana göre ne kadar yaşayacakları konusunda fikir elde etmek içinde kullanılmaya başlanmış. Dr. Araujo testini gerçekleştiren bazı kronik hastalar arasında, yüksek puan alabilenlerin, diğerlerine oranla daha uzun yaşadığı belirlenmiş.

European Journal of Cardiology tarafından yayınlanan araştırmada, Dr. Araujo ve ekibi, 2000’in üzerinde yaptığı incelemede, testte 3 ya da daha aşağıda puan alanların gelecek 6 sene içerisinde ölme oranları 5 kat daha yüksek! Gün geçtikçe doktorlar arasında popüleritesi artan bu basit fizik testi zamanla tüm Güney Amerika kıtasında, kişilerin genel sağlık durumunu belirlemek amacıyla kullanılmaya başlanmış.
Araujo Testi Nasıl Yapılır?
Bu testi uygulaması ise oldukça basit ve ekstra hiçbir ekipmana ya da bir başkasının yardımına ihtiyacınız yok. Testi uygulamak için;
1. Rahat hissetiğiniz bir şort ya da eşofman giyin.
2. Hiçbir yerden yardım almadan ve hiçbir şeye dokunmadan, aşağıdaki resimdeki gibi olduğunuz yere oturmaya çalışın. Sadece zorlanırsanız ellerinizi kullanın.

ne-kadar-omrunuz-kaldigini-olcen-test-dr-araujo-2[1]

3. Aynı şekilde ellerinizin yardımı olmadan ve hiçbir şeye dokunmadan tekrar doğrulmaya çalışın. Eğer zorlanırsanız ellerinizle yardım almakta yine serbestsiniz.
Sonuçları hesaplama;
Ellerinizin yardımı olmadan oturmak; 5 puan,
Ellerinizin yardımı olmadan geri doğrulmak; 5 puan
Tek el veya diz kullanırsanız; -1 puan (eksi bir)
İki eli ya da dizi birlikte kullanırsanız; -2 puan (eksi iki)
Aşağıdaki tabloda gördüğünüz tüm şekiller testte sizden -1 (eksi bir) puan götürür.

Eğer yukarıdaki puanlama sistemine göre ellerinizi hiçbir şekilde kullanmadan oturup geri doğrulabildiyseniz, fiziksel olarak en sağlıklı grup içerisinde yer almaktasınız ve önümüzdeki 5 yıl içerisinde sağlık sebeplerine bağlı olarak ölümünüz pek olası gözükmüyor. Bununla birlikte 8 ve 9 puanlık performanslar da geçer not almış durumda ve fiziksel olarak sağlıklı sayılan grupta.

3 ve 7 arasında bir puan aldıysanız, fiziki açıdan sorunlu bir kategoridesiniz ve kendinize, sağlığınıza dikkat etmeli ve önlemler almaya başlamalısınız. Bu aralıkta alınan puan almanız yaşınıza bağlı olmaksızın, ölüm riskini %20 arttığı anlamına geliyor.
Ancak endişelenmeyin, fiziksel aktivitelerinizi arttırarak, yürüyüş yaparak, sigara, alkol, şeker gibi zararlı alışkanlıkları keserek bu testi tekrarladığınızda, kesinlikle puanınızda artış göreceksiniz. Yeter ki, hareketsiz yaşam tarzınıza son vererek, kendinizin kıymetini bilmeye kararlı olun.

alıntı

Canınızın Çektiği Bir Yiyecek Aslında Sizin Hakkınızda İpuçları Veriyor

30226575_10156426956223866_1656575143834550272_n[1]
Gece gelen yemek yeme isteği, aniden tutan çikolata krizleri ve yemekten sonra tatlı; tatlıdan sonra tuzlu yeme isteği… Beklemediğiniz zamanlarda, işin ortasında, duş zamanında veya büyük bir yemekten sonra? Neden?
Bütün bu ani isteklerin nereden geldiğini merak ettiniz mi?
Gıda arzusu ve açlık aslında iki farklı şey. Açlık, beyninizin midenizde olduğu bir hayatta kalma mekanizmasıdır. Beyniniz, enerji girdisine ihtiyacınız olduğunu söylemek için karnınızdan size sinyal gönderir. Gıda arzusu ise bundan farklıdır. Çeşitli araştırmalara göre, yiyecek arzusu, belirli bir gıdayı yemeye yoğun bir istek olarak tanımlanır. Tüm kültürler ve toplumlar arasında yaygın bir olaydır. Ayrıca, vücudunuzun bazı önemli besin maddeleri içermediğini gösterir. Besin öykünüzü ve tecrübelerinizi ararken, beyniniz sizi vücudunuzun ihtiyaç duyduğu besin türlerini içeren gıdaya yönlendirir
Gıda arzunuz sizin hakkınızda ipuçları veriyor:
1. Canınız çikolata çekiyorsa; ya manyetizmanız düşük ya da kötü bir gün geçiriyorsunuz.
Çikolata manyetizma açısından yüksektir ve bunun için can atıyorsanız, manyetizma eksikliği yaşıyorsunuz demektir. Manyetizma saç ve cildiniz için önemli bir besindir ve manyetizma düşüklüğü baş dönmesi, kas güçsüzlüğü ve düşük kan basıncına neden olabilir. Bir başka nedeni ise, çikolatanın lezzetinin serotoninin serbest bırakılmasını tetiklemesi. Tatlı şeklinde doğal bir anti-depresan gibidir; beyninizin panelden geçtiğini hissettiğinde ne istediğini öğrenir. Beyninizdeki mutlu kimyasallara anında yükselebilir. Birkaç parça çikolata yemenin bir zararı yoktur ancak fazla yemediğinizden emin olun.
2. Canınız tuzlu gıdalar çekiyorsa; su oranınız ya da kalsiyum oranınız düşük olabilir.
Hepimizin büyük bir Mcdonalds patates kızartması paketini bitirmek istediği zamanları olmuştur. Tuzlu yiyeceklere özlem, susuz kaldığınızı veya kalsiyumunuzun düşük olduğunu gösterebilir. Tuzlu yiyecek tüketmek, vücudumuza “kalsiyum tatmini” yanılsaması verir.Tuzlu yiyeceklerin sindirimi esnasında, vücudumuz normalden daha fazla su tüketir.
3. Canınız şekerli gıdalar çekiyorsa; kan şekeri dalgalanmaları yaşıyorsunuz.
Şekere özlem, vücudunuzda “Krom eksikliği” olduğu anlamına gelir. Krom; kan şekeri seviyenizi düzenleyen insülinle birlikte çalışan bir mineraldir.
Eğer kendinizi çikolata ve tatlılara verirseniz, durum daha da kötüleştirecektir.
4. Canınız kırmızı et çekiyorsa; vücudunuzdaki demir oranı düşük olabilir.
Bu çok şaşırtıcı değil. Kırmızı et genellikle yüksek derecede demir içeriyor ve ani bir özlem, demiriniz az olduğunu gösterebilir. Bu genellikle kadınların döneminde veya hamilelik döneminde olur.
Yemeklerinize daha fazla kırmızı et katmayı deneyin ya da demir alımını artırmak için lahana ve ıspanak gibi daha yapraklı yeşil alanlar elde edin.
kaynak;filoji

Hastalıklara iyi gelen süper dörtlü

hastaliklara-iyi-gelen-yiyecekler-b12-d-vitamini-probiyotikler-omega-3[1]

Kim korkar gripten, yaşlanmaktan, Alzheimer ve bunamadan, depresyondan ve de kanserden… Her fırsatta ilaca koşmaktansa sağlığımızı korumak için yediklerimize ve içtiklerimize dikkat etmemiz, hareketli ve stressiz bir yaşam tarzı benimsememiz zaten kendi kendini iyileştirme gücüne sahip bedenimiz için yeter de artar bile. Hastalıklara iyi gelen 4 besin grubu…

Hazır, paketli katkı ve koruyucu içeren “pratik” olduğu için hayatımıza bir şekilde sokulmaya çalışılan zehirlerden kendimizi ne ölçüde koruyup mevsiminde sebze-meyve tüketir, GDO’suz beslenmiş hayvanların ürünlerini yersek bedenimizin ihtiyacını karşılamış oluruz. Pek çok hastalığın alt nedenlerinin esasında vücudumuzda olması gereken vitamin, mineral, sağlıklı doymamış yağ ve probiyotiklerden yoksun olmamızdan kaynaklı olduğu yapılan pek çok bilimsel araştırma ile de doğrulanmıştır.
Gıdamızın sağlığımız olması için gerekli süper dörtlü
Gelin bir de yakından bakalım bu dörtlüye ne gibi etkileri var, eksikliğinde neler yaşanır ve hangi kaynaklardan elde edebiliriz diye.
1)D Vitamini

D vitamini eksikliği yaşamayanı duymadım desem yeridir. Özellikle kış aylarında güneşin de etkisinin azalması, kapalı ortamlarda çalışma hayatı ve gıdalardan tam olarak alınamaması sebebiyle özellikle kadınlarda sıklıkla eksikliği görülmektedir. Ben hekim değilim tabi ki ama D vitamini eksikliği yaşamış biri olarak en azından deneyimlerimi paylaşabilirim diye düşünüyorum. Ki yaz aylarında bol miktarda güneş alan, sebze-meyve, balık, yumurta vb. gıdalarını eksik etmeyen, yok denecek seviyede abur cubur tüketen biri olarak ben de bile eksikliği göründüyse siz de bir baktırın derim.

Peki neye sebep oluyor bu D vitamini eksikliği derseniz:
Halsizlik, bağışıklık sisteminin zayıflaması, konsantrasyon ve dikkat eksikliği, eklem ağrıları, kramp, kilo problemi ve depresyona kadar giden bir yolculuk söz konusu. Bu mucizevi vitamin bağırsaktaki kalsiyum emilimini arttırıyor, kemikteki mineral dengesi, kalsiyum fosfor dengesini sağlıyor, kas-sinir sistemi fonksiyonlarını düzenleyerek kas gücünü ve kalp atışlarını dengeliyor.
Yağda çözünen ve vücutta fazlası depolanan D vitamini D3 vitamin takviyesi olarak serum, damla formunda alabileceğiniz gibi; somon, sardalya, balık yağı, süt, yumurta, tereyağı, karaciğer, mantar, kakao gibi gıda kaynaklarından da sağlayarak 10:00-15:00 saatleri arası güneşe çıkarak D vitamininin aktive edilmesi gerekmektedir.

2)Omega-3

Beslenmemizin dört saç ayağından birisi de EPA ve DHA içeren omega-3 kaynağıdır. Doymamış yağ asitleri grubundan olan omega-3 insan vücudu tarafından üretilemediği için dışarıdan badem, fındık, keten tohumu, somon, uskumru gibi gıdalarla ya da kapsül şeklinde alınmalıdır. Omega-3 ihtiyacı anne karnından başlayarak yaşlılık dönemi de dahil her yaş grubu için görülmektedir.

 

Omega-3 eksikliği:
Omega-3 eksikliğinde; ciddi kalp problemleri hatta kalp krizi, görme fonksiyonlarında bozulma, dikkat azalması ve davranış bozukluğu, özellikle karın bölgesinde yağlanma, diyabet, kemik erimesi yaşanabilir. Omega-3 kullanımı; hamilelik, menopoz dönemi gibi özel dönemler başta olmak üzere kalp rahatsızlığı olanlara, gelişme çağındaki çocuklara, kolesterol ve diyabet hastalarına, daha sağlıklı yaşamak ve yaşlanmak isteyenlere tavsiye edilmektedir.
3)Probiyotikler

Probiyotikler ise bağırsaklarımızın doğal florasında bulunan; sindirimden başlayıp, bağışıklık sisteminin gelişmesine, beslenme-iştah düzeninin sağlanarak kan şekerinin dengelenmesine; diğer tür mikroorganizmalar için antibiyotik etkisine kadar pek çok faydası bulunan mikroorganizmalardır.
Latince “pro” ve “bios” köklerinden türetilmiş ve “yaşam için” anlamına gelmektedir. Ev yoğurdu, kefir, turşu, elma sirkesi, boza ve tarhanada bol miktarda bulunmaktadır. Bağırsağımızın doğal florası yeme alışkanlıklarımıza göre değişiklik gösterdiğinden; beslenme programımıza bu gıdaları belli periyotlarda değil sürekli olarak dahil etmemizde fayda vardır.

Probiyotik eksikliği:
Probiyotikler, eksikliği olduğunda sindirim problemleri başta olmak üzere ikinci beyin olarak adlandırılan bağırsak sistemindeki dengesizlikten kaynaklı psikolojik, fiziksel problemlere de yol açmaktadır. Vücudumuza aldığımız besinlerin emilimi ve optimum fayda sağlanması yine probiyotikler sayesinde olmaktadır.

4)B12 Vitamini

Özellikle ileri yaşlarda önemi daha da artan suda çözünen vitaminlerden biri olan B12 de beslenme programına dahil edilmesi gereken vitaminlerin başında gelmektedir. Eksikliği uzun sürer ve tedavi edilmezse ciddi sorunlar oluşturabilir. Sinirlerde tahribat, kansızlık, unutkanlık, kronik yorgunluk ve depresyon gibi sorunlar görülebilir.

B12 vitamini eksikliği:
B12 vitaminin eksikliği; yorgunluk, çarpıntı, nefes darlığı, baş ağrısı, bulanık görüş, ağrılı ve kırmızı bir dil, unutkanlık, kulak çınlaması ve sinirsel problemler ile kendini gösterir.

 

Kırmızı et, karaciğer, böbrek, yumurta, süt, peynir ve balık B12 vitamini içeren yiyeceklerdir. B12 Vitamini, mikroorganizmalar tarafından sentezlenir ve temel kaynağı bakteriyel sentezdir. Bitkiler tarafından doğrudan sentezlenemediği için B12 vitaminin sebzelerden alınabilecek miktarı oldukça azdır. Yumurta, peynir, süt ve deniz ürünleri kırmızı et ve sakatatlar ile kıyaslandığında daha düşük oranda B12 içerir.
Mahşerin dört atlısının her birinin sağlığımız üzerinde başlı başına etkisi olmakla birlikte birbirlerini destekleyen ve tamamlayan yönleri de bulunmaktadır. Her şeyde olduğu gibi bunların da dengede olduğu bir bedende bütünsel sağlığı sağlamak ve sürdürmek mümkündür.

İNDİGO DERGİSİ YazarHatice Ergüven –
3 Nisan 2018

Chia Tohumu: Hem tok tutan hem zayıflatan süper besin

chia-e1521743631466[1]

Son dönemde ismini çok sık duymaya başladığımız süper besinlerden olan chia tohumunun faydalarını ve tok tutarak zayıflatan ‘chia tohumu diyeti’ hakkında merak edilenler derlendi.

 

Bu siyah, minicik tohumlar cüssesinden beklenmeyecek faydalara sahip. Chia tohumu, aynı zamanda zayıflamaya yardımcı olarak birçok diyetin kahramanı haline de geldi.Baharın kendini yavaş yavaş hissettirmeye başlamasıyla kışın rehavetinden ve alınan fazla kilolardan kurtulmak isteyenler hem tok tutacak hem de zayıflatacak alternatif diyetler aramaya başladı. Ancak diyet sırasında yaşanan uzun süreli açlık hissi, başlanan diyetlerin yarıda bırakılmasının en önemli sebeplerinden biri. Chia tohumu ise yaptığı diyet boyunca açlık yaşayanlar, doymadığını düşünüp diyeti bozanlar için ideal bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Yemek.com, son dönemde ismini çok sık duymaya başladığımız süper besinlerden biri olan chia tohumunun faydalarını ve bahar aylarına girdiğimiz şu günlerde alternatif bir diyet olan ‘chia tohumu diyeti’ hakkında merak edilenleri Tok Tutarak Zayıflatan Son Dönemlerin En Popüler Diyeti: Chia Tohumu Diyeti başlığı altında derledi.
Aç kalmadan kilo verdiriyor
Tam bir lif deposu olan ve 100 gramında yaklaşık 11 gram lif bulunan chia tohumu, 4 gram karbonhidrat, 30 gram yağ, 17 gram protein, 630 mg kalsiyum, 19 mg sodyum ve 7 mg demir içeriyor.
Bu siyah, minicik tohumlar cüssesinden beklenmeyecek faydalarının ve besleyici özelliğinin yanı sıra zayıflamaya da yardımcı olmasıyla sağlıklı beslenmenin en gözde besinlerinden biri oldu. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olup detoks özelliği taşıyan chia tohumu, içinde bulundurduğu triptofan aminoasit ile tokluk süresini uzatarak acıkmanızı engelliyor. Oldukça düşük kalorili olan ve aynı zamanda uzun süre tokluk hissi yaşatarak diğer yüksek kalorili yiyeceklerden uzak tutan chia tohumu, gece geç saatlerde gelen karşı konulmaz açlık krizlerine karşı da sizi koruyor. Buna ek olarak bitkisel protein içerdiği için kilo verirken kas kaybını önlüyor, yağ yakmayı destekliyor ve kişinin sağlıklı kilo vermesine yardımcı oluyor.

Chia tohumunun bilinen çok büyük zararları bulunmuyor. Ancak fazla miktarda tüketimi gaz problemleri ve midede şişkinlik yaratabildiği için kontrollü tüketilmesi gerekiyor. Ayrıca bazı ilaçlarla birlikte etkileşime girebildiği için doktora danışmadan kullanılmamasında fayda bulunuyor.
Minik cüsseli chia tohumunun faydaları çok büyük

 

– Tam bir lif deposu olan ve 100 gramında yaklaşık 11 gram fiber(lif) bulunan chia tohumu bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor, kabızlık sorununu çözüyor. Bağırsakları temizliyor, detoks özelliği taşıyor.
– İçerdiği lifler sayesinde kilo kontrolünü sağlıyor, zayıflamaya yardımcı oluyor.

– Enerji vererek tatlı krizlerini engelliyor. Sıvı içerisinde şişebilen ve jelleşen bir tohum türü olduğundan uzun süre tok tutarak kilo vermenizi sağlıyor.
– En yüksek Omega 3 kaynaklarından biri olması sebebiyle beyni koruyor, kanserli hücrelerin oluşumunu engelliyor.
– Kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olarak diyabet hastalığının oluşumunun da önüne geçiyor.
– İyi kolesterolü artırırken kötü kolesterolün düşmesini sağlıyor.

 

– Çok güçlü bir antioksidan olduğu için cildin yaşlanmasını geciktiriyor. İçindeki bol miktarda kalsiyum ve A vitamini sayesinde diş sağlığına da fayda sağlıyor.
– Yine kalsiyum sayesinde kas gelişimin

Kaynak: indigo dergisi

Sadece 1 yudumu yetiyor karaciğeri yenilemeye karnı dümdüz yapmaya!

sadece-1-yudumu-yetiyor-karacigeri-yenilemeye-karni-dumduz-yapmaya-12-b[1]

 

Sadece 1 yudumu yetiyor karaciğeri yenilemeye karnı dümdüz yapmaya!

Evet, yanlış anlamadınız! Yapacağınız doğal karışımdan içeceğiniz bir yudum dahi karaciğerinizi yenileyebilir, sağlığınızı koruyabilirsiniz.

Karaciğerlerin sağlığını korumak, genel beden sağlığı oldukça önemlidir. Çünkü karaciğerin zararlı maddelere karşı ilk filtre görevi görür.Bilhassa son dönemlerin en yaygın karaciğer rahatsızlıklarından olan,

Hepatit A, B ve C’nin yanı sıra siroz gibi rahatsızlıklarda da ciddi tehlikeler meydana gelebilmektedir. Bütün organizmanın arındırılması için sorumlu olan organ olmasıyla birlikte protein sentezini yerine getiren karaciğerdir. Sağlığımızı koruyabilmek ve yağlı karaciğer, hepatit c-b gibi rahatsızlıkları engelleyebilmek için sağlıklı karaciğere sahip olmamız gerekmektedir. Karaciğeri doğal yollarla iyileştirmeye yardımcı olacak oldukça etkili özelliklere sahip bir bitki olan nane kullanarak karaciğeri arındırmayı öğreneceğiz.

Bu alternatif ilaç, genel vücut sağlığımızı iyileştirecek karaciğerlerimizi yenileyip karnımızı düzleştirecek.
Karaciğeri yenileyen karnı dümdüz yapan tarif malzemeler 10 nane yaprağı, 3 Limon suyu, 1 rendelenmiş limon kabuğu, 1 Portakal suyu, 1 Su

Hazırlanışı: Nane yapraklarını ve 10 su bardağı su dökün ve yaklaşık 5 dakika kadar kaynatın. Ardından bir süre dinlendirin.
Daha sonra portakal ve limon suyunu ve limonun kabuğu (rendelenmiş) beraber bir fincana doldurun limonunu rendelemeden iyice iyice yıkayın. İsteğe bağlı 1 tatlı kaşığı doğal bal ile tatlandırın. Son olarak naneli karışımın posasını ayırın, portakal suyunu ve limon suyunu ekleyerek karıştırın. Bu kürü her gün bir hafta boyunca tüketin günde (1-2 fincan), daha sonrada gerek duyduğunuz zaman tekrarlayın.

http://gonulsofrasirahmetpnari.com/sadece-1-yudumu-yetiyor-karacigeri-yenilemeye-karni-dumduz-yapmaya-12

 

Mükemmel Bir Cilt İçin En Doğal Maske

728xauto[1]

Yüzünüzü kırışıklık, yara izi ve lekelerden arındırmak için bir ton ürün kullanıp deli paralar harcamanıza gerek yok. Bu maskeyi evde kolayca yapabilirsiniz.

Hepimiz mükemmel bir cilt isteriz ve bu amaç uğruna çoğumuzun dolapları bir sürü pahalı kremler ve losyonlarla doludur.
Ama aslında bütün bu ürünlere hiç ihtiyacımız yok. Evde hepimiz kolaylıkla bu maskeyi yapıp cildimizi kırışıklıklar, lekeler ve sivilce izlerinden arındırıp yepyeni bir yüze sahip olabiliriz.

Cildinizi için baldan daha iyi birşey yok.

Bal, cildinize kan dolaşımını arttırır ve içerdiği besinlerle cildinizi iyileştirip yenilerken aynı zamanda antibakteriyel özellikleriyle sivilce ve siyah noktalardan da korur.
Gerçek bal nasıl anlaşılır?

Malzemeler
1 yemek kaşığı toz tarçın
1 yemek kaşığı toz muskat
1 tatlı kaşığı doğal bal
1 tatlı kaşığı taze limon suyu
Bonus: Muteşem Yeni Yıl Kurabiyeleri

Hazırlanışı

Bir kasede koyu bir kıvam alıncaya kadar bütün malzemeleri karıştırın. Eğer hassas bir cildiniz varsa belirtilenden daha fazla bal ekleyin. Maskenin kıvamını inceltmek isterseniz su kullanabilirsiniz. Hatta isteğe göre maskeye beyaz veya yeşil ekleyebilirsiniz.

Uygulanışı
. Maskeyi yüzünüze uygulayın. Ağız ve göz çevresine geldiğinizde dikkatli olmaya çalışın.
. Uyguladıktan sonra 10 dakika boyunca yüzünüzde bekletin ve sonrasında ılık suyla durulayın.
. Duruladıktan sonra cildinizi iyi bir nemlendiriciyle nemlendirerek kapanışı yapın.
. Eğer maske sonrasında cildinizde karıncalanma hissetmeye başlarsınız endişe etmenize gerek yok bu sadece maskenin işe yaradığının bir göstergesidir.

Berfu Türkmenoğlu
KEŞFET HABERLERİ

Vay Be Trabzon Hurmasının Marifetlerine Bak Hele..

29695169_1967608206585105_4758415665752109907_n[1]

Japonlar, Trabzon Hurması veya Cennet Hurması olarak bilinen ‘Persimmon” isimli bu meyvenin çöpünü, hatta yapraklarını bile değerlendiriyor.

Kabukların kaynatılması ile elde edilen tamamıyla doğal sıvıya, metal, çelik vidalar ve diğer gereçleri daldırıyorlar. İşlemden geçen metaller paslanmıyor ve bakteri barındırmıyor.

Hiroshima Üniversite’sindeki bu meyvelerden elde edilen sıvılarda virüsler hemen ölüyor. Bu meyve çok güçlü bir antioksidan ve antibaktireyel özelliği taşıyor. Japonların en çok tükettiği meyvedir bu… Allah’ın yaratmış olduğu mucizevi bir meyvedir. Aklınızda bulunsun…