Archive | Şubat 2017

Yatmadan Önce Bunu İçin – Ertesi Gün Olanlara İnanamayacaksınız

Doktora gidecek kadar hasta hissetmediğimizde kendi yöntemlerimizle iyileşmeye çalışırız ya da eczaneden ilaç alırız. Ancak annelerimizin bize öğrettiği öyle şeyler var ki bazen doktorların tavsiyelerinden bile daha etkili olabiliyorlar.

Mesela karnınız ağrıdığında zencefil gazozu içersiniz, boğazınız ağrıdığında ise bal-karabiber-limon karışımını yersiniz.

Bunları destekleyecek bilimsel çalışmalar olmasa da annelerimizin yaptığı şeyler bizler her zaman hastalıktan kurtarmıştır.

 

Genelde yemeğimizi evde pişirmeyi severiz. Dışarıdan alacağımız yemekler ev yemeği gibi görünse bile ne şartlarda hazırlandığı maalesef belli değildir. Evde kendimizin hazırladığı yemekleri rahatça yiyebiliriz. Yine hastalandığımızda da aynı şey geçerli. Bazılarımız bilinçli bir şekilde eczanenin yolunu tutmadan hemen önce kimyasal içermeyen doğal besinlerle dertlerine çare bulurlar.

Fotoğraf: Vikipedi

Zerdeçalın faydalarını duymuşsunuzdur. Son günlerde ünlü bir karışım var. Onda da zerdeçal, hindistancevizi sütü ve karabiber kullanılıyor.

Fotoğraf: Opencage.info

Bu karışıma ‘şifalı süt’ diyorlar. Aslında içinde süt bulunmuyor. Hindistancevizi sütü olarak nitelendirilen şey aslında gerçekten bir süt değil. Bu nedenle laktoza karşı duyarlı kimseler de karışımı rahatlıkla deneyebilir.

İşte karışımın faydaları. Muhtemelen hemen denemek isteyeceksiniz:

1- Sindirime yardımcı olur

Kürkümin, zerdeçalda bulunan bir maddedir. İnsan sağlığına olan katkıları nedeniyle 4.000 yılı aşkın süredir çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır.

Yapılan araştırmada, zerdeçalın sindirime yardımcı olduğu ve şişkinliği azalttığı görüldü. Hindistancevizi sütüne zerdeçal ve zencefil eklerseniz, karın ağrınızdan ve mide bulantınızdan kurtulabilirsiniz.

2- Ağrıyan kasları iyileştirir

Yapılan araştırmada zerdeçalın iltihap sökücü olduğu ve kas ağrılarını hafiflettiği görüldü. Spor yaptıktan hemen sonra ‘şifalı süt’ü içebilir veya smoothie yapmak için kullanabilirsiniz.

3- Soğuk algınlığı ve gribe iyi gelir

Karışımda yer alan zencefil sadece mide bulantısına iyi gelmiyor ayrıca ağrıyan boğazınızı da hafifletiyor. Antimikrobiyal olan zencefil virüs ve kötü bakterilerle savaşıyor.

4- Kilo vermenize yardımcı olur

Fareler üzerinde zerdeçal kullanılarak yapılan deneylerde farelerin yağlanmasının azaldığı ve metabolizmanın hızlandığı görüldü. Öte yandan karışımın en güzel tarafı da karabiberde bulunan piperin maddesinin, zerdeçalda bulunan kürkümin maddesinin emilimini %2000’e kadar arttırması.

Karabiber ayrıca vücudunda B ve C vitamini gibi değerli vitaminleri emmesini kolaylaştırıyor. Öte yandan yapılan diğer araştırmalarda karabiberin dişlere, ülsere ve yağ yakmaya iyi geldiği aktarıldı.

Fotoğraf: Pixabay

5- Kolesterolü düşürür

Eskiden hindistancevizi yağının sağlıklı olmadığı söyleniyordu. Ancak yapılan araştırmalarla hindistancevizi yağının kolesterole çok iyi geldiği görüldü.

Aslında ‘şifalı süt’ tarifi değişik malzemelerle farklılaştırılabiliyor. Size en uygununu seçip tüketmeye başlayabilirsiniz.

İşte en çok kullanılan yöntem:

Malzemeler:

  • 1 çay bardağı çekilmiş zerdeçal
  • 1 yemek kaşığı çekilmiş karabiber
  • 1 su bardağı su

Hazırlanışı:

Önce suyumuzu kaynatalım. Daha sonra üzerine zerdeçal ve karabiber ekleyelim. Birkaç dakika daha bu şekilde kaynatalım. Krema kıvamına gelince ise altını kapatalım.

Eğer güzel bir şekilde muhafaza ederseniz karışım 1-2 hafta bozulmadan durabilir. Böylelikle arada karışımı yudumlayabilirsiniz.

Ayrıca tadının daha da güzelleşmesi için zencefil, bal veya tarçın da ekleyebilirsiniz.

Ayrıca karışım smoothie ile de harika gidiyor. Sabah veya gece yatmadan önce içebilirsiniz.

Fotoğraf: Vikipedi

‘Şifalı süt’ü tanıdığınız herkesle paylaşmayı ihmal etmeyin.

Kaynak: Newsner

Güneş Tutulması Ritüeli

gunes-tutulmasi-1_1903151
Güneş tutulmaları büyük değişimler için bizlere imkanlar tanır- Beyaz Mum 3 adet ,Tütsü, mümkünse tuz, temiz su ve küçük kağıt ve kalem.
Evinizde bir dilek köşeniz varsa (o köşede tütsünüzü ve mumunuzu yakın) yoksa sehpanın üstünde yakarsınız size yakın olsun, aman evi tutuşturmayın!

Tuzu temiz suyun içine boşaltın, bu sudan kendinize biraz sürün. Su temizliktir, negatif olumsuz mutsuzluklarınızı alıp götürecek. Şimdi biraz meditasyon sürecine geçmek durumundasınız,
Gözünüzü kapatın, rahat bir şekilde nefes alıp verin, nefes sesinizi takip edin. Meditasyon sürecine girmek için en kolay yol nefesinizin sesini dinlemelisiniz!
Gözünüzü açın ve mumunuzun alevine bakın bir süre, ve o alevden bu Güneş Tutulması’nda artık size hiçbir hayrı olmayan düşünceleri geçmişten veya şimdiden gelen -Alıp Götürmesini Dileyin. Ateş-Alev çok güçlü bir dönüştürücüdür enerji dünyasında-değiştiricidir.
Şimdi önünüzdeki kağıda kafanızdaki soruları sorun: Cevaplarını beklediğiniz, korkularınızı yazın- unutmayın hayatta biz en büyük engel korkularımızdır, oysaki ilahi akışa inanan kimseler de korku barınmaz. Değiştirmek istediğiniz? Hayatınızdan silme istediğiniz, kalbinizi acıtan, canınızı yakan, travmalarınız? Kendinizden uzaklaştırmak istediğiniz. Bunları yazın
Bu arada bunları yazarken şunu demeyi unutmayın “Bütün Enerjiler Nötürdür (yani olumsuzu verirken bile açıklama yapın evrene) Ben şu anda bu enerjiyi gönderiyorum daha yüksek bir şeylerin hayrına kullanılacak. Olumlu Bir Enerji formatına dönüşsün diye.” Sonra yazdığınız kağıdı toprağa gömün, bir saksının dibine de olabilir, bahçeniz varsa bahçede ağaç dibi daha da iyi olur.
Yazdığınız kağıdı asla yakmayın. Toprağa teslim etmek dönüştürmek ve oluşturmak demek olacaktır.

Kaynak: Naranfi

Enerjinizi artırmak için 23 öneri

16939168_1856288901312937_7355216976586280151_n1
Enerjinizi artırmak için 23 öneri Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri…
1 Cardiff Üniversitesi’deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.
2 Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 – 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.
3 Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.
4 Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor. /_newsimages/3121421.jpg
5 Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz… Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı…
6 Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır…
7 Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmanızı sağlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iş yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin…
8 Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.
9 Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın… Amerika’daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanların performansını olumlu yönde etkiliyor. Çalışırken kısa da olsa gözlerinizi kapatıp biraz dinlenin…
10 Vücudunuzun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.
11 Doktorlar hayatınızdaki iyi şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça, sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz…/_newsimages/3121313.jpg
12 Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin. Gün içerisinde muz, fındık, yoğurt yemek ideal…
13 Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.
14 Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt, 150 gr. yoğurt, 1 muz, tereyağ, bal, fındık ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz. Bu karışım güne zinde başlamak isteyenler için ideal bir karışım.
15 Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kez derin nefes alıp verin…
16 Cep telefonunuzu kapatın… Bırakın günün birkaç saati kimse size ulaşamasın. Gerekli olduğunda iş ve aileniz için kullanın…
17 Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi arttırmayın…
18 Adımlarınızı arttırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.
19 Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.
20 Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan Co-enzimQ10, vücudun ürettiği antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyecekler de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.
21 Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini de en aza indirmeye özen gösterin.
22 Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanlarda endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.
23 Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın…
Ilık, sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın. n Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın. n Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz. n Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz. nVücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz…
.
Muzaffer Kuşhan’

Bu parmakları birleştirmek ruhu enerjinizi dengelemek üzere harekete geçirecektir.)

16939001_983474198419516_4256281921743014214_n1

 

Her sabah güne başlarken her iki elinizin başparmağıyla orta ve yüzük parmaklarını birleştirerek parmaklarınızdaki enerji döngüsünü tamamlayın. (Bu parmakları birleştirmek ruhu enerjinizi dengelemek üzere harekete geçirecektir.)

Tanrı’nın içinizdeki parçasını çağırın ve bu bağlantının güçlenmesi için kısa bir zaman tanıyın. Burnunuzdan nefes alıp ağzınızdan nefes verin ve daha sonra neler yapacağınızla ilgili tüm düşünceleri bırakın.
Sonra o gün için planladığınız tüm olayları, sizi bekleyen en büyük olanakları düşünün. Otomobilinizle işe giderken tüm ışıkların yeşile döndüğünü hayal edin. Yürürken büyük bir sevgiyle selamlandığınızı hayal edin. Çalışma masanıza oturduğunuzu ve yapmanız gereken tüm işleri kolayca, adeta sihirli bir biçimde yaptığınızı hayal edin. Evrenin önünüzdeki kapıları sihirli bir biçimde açtığını görün. Zihninizin bu olanaklarla oynamasına izin verin.
Yirmi altı saniye, gereken tek şey budur.
Ve eğer bu sırada aklınıza zor bir şey gelirse (ya da hayalinizde) işe giderken tüm ışıkların kırmızıya döndüğünü görürseniz, önemli değil. Parmaklarınızı açarak enerji döngüsünü kesin, 3 derin nefes alın ve sonra yine parmaklarınızı birleştirerek yeniden hayal etmeye başlayın.
ALINTI

Serap Özger Kuantum Günlüğü Sayfasından Alınmıştır

İşler umduğunuz gibi gitmezse 10 enfes pozitif düşünce yöntemi

14210113328351

 

Tabii ki tüm olumsuzlukların bir gecede düzelmesi ve ertesi güne mutlu bir birey olarak uyanmanız gerçekçi bir beklenti değil. Aynı şekilde hayatınız boyunca karşılaşacağınız olumsuz durumları engelleyebilmeniz de mümkün değil. Fakat bu durumlar karşısında nasıl bir tavır izlemeniz gerektiği, olaylara nasıl yaklaştığınız sizin kontrolünüz altında.

1. Hayata ve kendinize güvenin

Her şeyin bir gün yoluna gireceğine emin olun. Kış boyunca çıplak kalmış bir ağaç bahar aylarında çiçekler açar.
Hayatınızın kış dönemlerinde meyve alamadığınız için üzülmek yerine, bir gün baharın geleceğine ve her şeyin daha iyi olacağına dair inancınızı koruyun. Olumsuzlukların yaşamınızı etkilemesine izin vermeyin ve daima pozitif düşünün.
2. Planlarınızda değişiklikler yapın
Bir hatayı bir kez yaptığınızda bu sizin suçunuz değildir, ancak ikinci kez aynı hatayı yapmak sizin elinizdedir. Bir problem çözme aşamasında sürekli aynı çözüm yolunu deniyor ama başarıya ulaşamıyorsanız yeni yollar denemenin vakti gelmiş demektir. Çözüm yollarınızı ya da planlarınızı değiştirmek, gelecekle ilgili hayallerinizden vazgeçmek değil; o hayale ulaşmak için gitmekte olduğunuz yolu değiştirmek anlamına gelir.

3. Meditasyon yapın
Meditasyon bir çoğumuz için fazla spritüel ve soyut bir uygulama olabilir. Meditasyona yaklaşımınız ne olursa olsun, etkili olduğuna inanın ya da inanmayın, kendinize dönüp bakmak ve iç sesinizi dinlemek için fırsatlar yaratmak size iyi gelecektir. Kişinin kendisiyle baş başa kalmasını ister meditasyon, ister dua, ister rahatlama olarak adlandırın, ne olursa olsun kendinize zaman ayırmayı unutmayın.
4. Sabırlı olun
Bazen bekleme aşamasında yaşadığımız deneyimler, beklediğimiz şeyden çok daha değerli olabilir. Çünkü bize asıl yol gösteren şey aslında bekleme aşamasında öğrendiklerimiz ve yaşadığımız değişimlerdir.
Hepimizin hayattan az ya da çok bir beklentisi var. Yeni bir iş, birlikte mutlu olabileceğimiz bir sevgili, yeni bir şans… Ne bekliyor olursanız olun, hala bekleme aşamasında olmanız o şeye sahip olmaya henüz hazır olmadığınızın bir göstergesi olabilir.
Beklemek ceza değil, hazırlıktır.
5. Pozitif olmadığınız zamanlarda bile olumlu düşünmeye çalışın
Birileri size ‘’Nasılsın?’’ sorusunu sorduğunda verdiğiniz cevap genelde hep ‘’İyiyim.’’ olur. Olumsuz bir şey yaşamış olsak da, kendimizi kötü hissetsek de karşımızdaki kişiye iyi olduğumuzu yansıtmak, aslında kendi kendimize geliştirdiğimiz bir savunma mekanizmasıdır.
İyi olduğumuzu sürekli tekrar etmek bizi olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır ve zamanla daha pozitif hissetmemize yardımcı olur. Düşüncelerinizi değiştirmek, hayatınızı değiştirmenin ilk adımıdır.

6. Stres yaratan durumlar yerine sahip olduğunuz şeylere odaklanın
Problemlere odaklanmak ve olumsuz düşünmek kolaydır. Ancak yaşamımız boyunca deneyimlediğimiz olumlu durumlar, olumsuzluklardan sayıca çok daha fazladır. Olumlu durumlar yerine olumsuz olanlara odaklanmamızın altında ise, olumsuz durumlarla nasıl baş edeceğimizi bilmememiz ve bu durumlara hazırlıksız yakalanmamız yatar.
7. Anda yaşayın
Üzerine ne kadar düşünürseniz düşünün, ne kadar hayal kurarsanız kurun ya da ne kadar düşünerek kendinizi meşgul ederseniz edin; geçmiş geçmiştir. Gerçeklerle yüzleşebildiğinizde, geçmişiniz artık size zarar vermez.
Geçmişte yaşadıklarınıza üzülmek yerine yaptığınız hatalardan ders çıkarmaya çalışın.
8. Olayları akışına bırakın
Planladığınız şeylerin yolunda gitmemesinin sebebi, evrenin sizin için yaptığı planların farklı olmasından kaynaklanıyor olabilir.
Pikniğe gitmeyi planladığınız gün yağmur yağabilir. Pikniğinize devam edip yağmurda dans etmek, ertelemek ya da durmadan şikayet etmek sizin elinizde. Yaşamımızı farklı ve dinamik tutan şey, aslında planladığımız şeylerin yolunda gitmemesi.
Olayları akışına bırakarak yaşamaya başladığınızda unutamayacağınız anlar yaşamaya başladığını fark edeceksiniz. Bazı şeyler kontrolümüz dışında geliştiğinde şikayet etmektense kabullenerek duruma adapte olmaya çalışmak, sizi bir adım ileri taşıyacaktır.
9. Kendinize inanın
Hayatta bazen önümüzü göremediğimiz ve sonrasında karşımıza neler çıkacağını öngöremediğimiz anlar yaşayabiliriz. Nereye gittiğinizi bilmeden ilerlemek korkutucu olabilir ve risk içerebilir; ancak ilerlemediğiniz süre yolun sonunda ne olduğunu asla göremezsiniz. İnancınızı güçlü tutun ve ulaşmak istediğiniz noktaya bir gün ulaşacağınıza inanın.
10. Hayatı bir öğrenme süreci olarak görün
Üzgün olduğumuz anlarda hep en kötü şeylerin bizim başımıza geldiğini düşünerek üzülme eğilimindeyiz ancak yaşadığımız olumsuz deneyimler ne olursa olsun geçici. Önemli olan şey yaşadığımız üzüntü, sevinç, korku ya da değişim zamanlarına öğrenme süreci olarak yaklaşabilmek. Hatalarınızdan ders çıkararak, yaşadıklarınızı diğer insanlarla paylaşarak ilham verebilmek. .
Hayat yolculuğundaki her anınız çok değerli. Zamanı geri alabilmeniz ve yaşamınızdaki tüm olumsuzlukları yok edebilmeniz mümkün değil. Kendinize inanın ve değişimin kendi içinizde başladığının farkında olun

Kaynak: hayatım değişti

GEÇİRGENLİK VE DİRENÇ

cevre1
Yan komşunuz kızıyla kavga ediyor, yakınlardaki bir bina yıkılıyor ya da üst katınızda neredeyse kafanıza kafanıza vuran bir sesle tadilat yapıyorlar diyelim. Yan masanızdaki çiftin kadın olanı sizi oturduğu andan beri süzüyor ya da yanınızdan geçen birinin enerjisi sizin auranızı rahatsız ediyor.
Echart Tolle’ün “Şimdinin Gücü” kitabında bahsettiği “geçirgenlik” kavramından size bu yazıda söz etmek istiyorum. Gürültünün ya da rahatsız eden durumun sizin alanınızdan geçip gitmesine izin vermek, dikkati gürültüye ya da rahatsız edici olaya vermekten kaçınmak, tam tersi alanda bulunan herhangi bir şey gibi akıp gitmesine izin vermek geçirgenlikle ilgilidir.
“Peki neden izin vereyim? Beni rahatsız etmeye hakları yok!” diyebilirsiniz. Bu durumda gürültünün ya da bir çeşit sıkıntının varlığını “stabil” kılmayı seçtiğiniz bir noktayı yaratacağınızı düşünebiliriz. Yani sorunu olduğu yere sabitlemektesiniz. Soruna direnç gösterdiğiniz için, sorun olduğundan daha uzun süre alanda kalacaktır. (İhtiyacınızı ya da sorunu herhangi bir manipülasyon ya da negatif zincir başlatmadan ifade etmekte hiçbir sorun yok. “Ses, ders çalışmama engel oluyor. Yapabilecek bir şey var mı? Sesin nedeni nedir?” gibi.)
Gösterebileceğiniz direncin de seviyeleri vardır. Sadece beyninizde o sesle kavga etmekle yetinebilirsiniz. Bu bir dirençtir. Camı açıp inşaata doğru bağırabilirsiniz, bu daha üst seviye bir dirençtir. Dikkatinizi neye verirseniz büyüyeceği için, burda sorunu çözmeyecek, sorunu büyüteceksiniz. Bu durumun sizin tekamülünüzle ilgili kısmında siz, “katlanamadığınız” bir şeyi belirliyorsunuz, o ise sizi törpüleyecektir.
Direnç uygulamayı bıraktığınızda, dikkatinizi soruna vermediğinizde ve sizin üzerinizden durumun akmasına, sıradanlaşmasına izin verdiğinizde sorunun bir biçimde çözülmesi söz konusu olacaktır. Burda eğer varsa daha önceden gösterilen direncin bir etki süresi mevcuttur.
Sevdiğiniz bir kimsenin alandaki varlığına izin vermeniz gibi, sevmediğiniz o şeyin de alanda akıp gidişine izin vermeniz ve onu “unutmanız”, geçirgenliktir.
Geçirgenliği gündelik hayattaki her şeye uygulayabilirsiniz. Sizin hakkınızda söylenen bir şeye, bir başkasının eylemine. Her şey size değmeden geçip gidebilir, eğer izin verirseniz.
Geçirgenliğin, kendi bedenimize, nefesimize ve alanımıza dikkatimizi vermekle ilgili de bir yanı vardır. Dikkat ne kadar nefesimizdeyse, o kadar sakiniz. Nefesinizi hiçbir akışa zorlamadan, sadece nefes alış verişinizi izlemeyi denemenizi öneririm. Bu sizi kendi ritminize merkezler ve başkalarının akışından koparır. Nefesi izlemekle ilgili bir çalışma planlıyorum.
Sevgilerimle

Gaye Alkanın sayfasından alınmıştır

KANSER HÜCRELERİNİ 42 GÜNDE ÖLDÜREN REÇETE

15253572_1783235425278657_3790593127059280633_n1

 

 

 

Bu Meyve Suyu Kürü ile 45 000 Avusturyalı Kanser ve Diğer Hastalıklardan Kurtulmuştur. Avusturyalı Rudolf Brojs Kansere doğal çare bulmak için hayatını adamış. Brojs a göre kanser sadece proteinler sayesinde hayatta kalabilir. Bu nedenle 42 gün boyunca sadece çay ve bu Kırmızı pancar ana maddesi olan karışımdan içmek gerekir. 42 gün boyunca kanser hücreleri açlıktan ölür. Tüm vücüt sağlığına kavuşur.
Malzemeler :
———————–
Pancar ( % 55 )
Havuç ( % 20 )
Kereviz ( % 20 )
Patates ( % 3 )
Turp ( % 2 )
Hepsini Blendırda karıştırın. Bu Meyve suyundan vücüdun ihtiyacı kadar için.  Fazla abartmayın.
Kırmızı Pancar Lösemi ve diğer kanser türlerinde etkilidir.

Kaynak: Bitkibkog

İnanılmaz Kaşık Yüz Masajını Keşfedin –

Bu yüz masajı için istikrarlı olmak gerekli olsa da, sonuçlar da cildinizin türüne bağlıdır, bu nedenle bazı insanlar değişiklikleri diğerlerinden daha önce fark edecektir.

Birçok kadın yaşlanma belirtilerinin başlangıcını geciktirmenin yollarını arıyor. Her ne kadar herkesin yaşaması gereken biyolojik bir süreç olsa da, bunu önlemek ve daha genç görünmeyi sürdürmek arzusu hemen hemen herkeste vardır.

İçimizin rahat olması için, cildin esnekliğini korumaya ve cildin oluşturduğu maddelerin üretimini artırmaya yardımcı olan belirli alışkanlıklar ve tedaviler bulunduğu gösterildi.

Güneş kremi kullanılması, antioksidanlar açısından zengin bir diyet yapmak ve iyi bir güzellik rutini tutmak, cildi iyi durumda tutan faktörlerden bazılarıdır.

Buna ek olarak, sıkı ve genç bir görünüm sağlamanıza yardımcı olacak bazı yüz ürünleri ve teknikleri de düşünebilirsiniz.

Bu tür önlemleri ne kadar erken uygularsanız, kırışıklıkları, lekeleri ve kusurları önleme olasılığınız o kadar yüksek olur.

Birçok insanın profesyonel prosedürleri göze alamayacağını biliyoruz, bu nedenle bu yazıda cildinizi canlandırmak için kolay ve ucuz bir yöntem paylaşmak istiyoruz:

Yaşlanma belirtilerinin erken oluşmasını önlemek için yüzün belirli bölümlerine odaklanan kaşık yüz masajı.

Alman makyaj sanatçısı René Koch tarafından önerilen bu uygulama, dünya genelinde binlerce kadının güzellik rutininin bir parçası haline geldi. Daha fazlasını keşfedin!

Kaşık yüz masajının faydaları nelerdir?

goze-kasik

Kaşık masajı cildi sıkılaştırmak ve parlatmak için doğal bir terapidir. Başlıca avantajı evde yapabileceğiniz bir şey olması ve herhangi bir yatırım yapmanızın gerekmemesi.

Bu tedavinin birçok faydası arasında:

  • Dokularda tutulmuş sıvıların giderilmesi
  • Koyu halkaların ve gözaltı torbalarının azaltılması
  • Toksinlerin yok edilmesi
  • Dolaşımın uyarılması
  • Yüzde daha fazla esneklik ve sıkılık
  • Kırışıklıkların ve ince çizgilerin önlenmesi ve azaltılması
  • Yüz yapısının restorasyonu
  • İltihaplanmanın azalması

 

Kaşık masajını nasıl uygularsınız?

koyu-halkalar

Kaşık yüz masajı yapmak çok kolaydır ve genellikle günde 10 dakikadan fazla sürmez. İlk sonuç, yaklaşık 12 gün düzenli kullanımdan sonra görülür, ancak bu cildin türüne de bağlıdır.

Malzemeler

  • İki kaşık
  • Tuvalet ispirtosu (gerekli olduğu kadar)
  • 1 su bardağı soğuk su (200 ml)
  • Buz küpleri
  • 1 fincan zeytinyağı (224 g)

Yapılışı

  • Kaşıkları biraz tuvalet ispirtosu ile dezenfekte edin ve buzlu bir bardak suya batırın.
  • Kaşıkların soğumasını beklerken, kozmetik ürünlerin izlerini ortadan kaldırmaya özen göstererek yüzünüzdeki her makyajı çıkarın.
  • Kaşıklar soğuduğunda, üst göz kapaklarınıza koyun ve onları yaklaşık 15 saniye tutun.
  • Kaşıkları tekrar soğutun ve bu adımı beş kez tekrarlayın.
  • Şişmiş gözleri ve koyu halkaları tedavi etmek için aynı işlemi alt göz kapaklarınızla tekrarlayın.

Masajın ilk kısmını bitirdikten sonra, sıcak zeytinyağı içeren bir kapta cildiniz için rahat bir sıcaklıkta bekletin.

Onları birkaç saniye ıslatın ve yüzünüzün ana çizgilerine masaj yapmaya devam edin:

  • Burnun üstünden şakaklara ve saç çizgilerine kadar
  • Göz kapaklarınız boyunca iç köşeden dış köşeye kadar daire hareketleri
  • Yanaklarınızın üstüne, T bölgenize ve burnunuzun her iki yanına
  • Çeneden yukarıya doğru
  • Boynunuzun dibinden çeneye kadar

 

Bu yüz masajı için ipuçları…

gozler

Bu hareketleri, kaşıkla alan başına 5 ila 10 kez tekrarlayın. En iyi etki için kaşığın güzel yağlanmış olması gerekir.

Tedaviden sonra 5 dakika bekleyin ve cildinizi ılık su ile durulayın.

İdeal olarak, bahsettiğimiz her bölgeye 1-2 dakika masaj yaparak geçireceksiniz. Ancak, ilk başta bunu daha az zamanda yapabilir ve daha sonra yavaş yavaş artırabilirsiniz.

Bu yüz masajı, günün her saatinde, her gün yapılabilir. Bununla birlikte, en iyi sonuçları elde etmek için, uyumadan önce yapmanızı öneririz.

Faydalarının cilt türünden cilt türüne, yaşınıza ve günlük alışkanlıklarınıza göre değişeceğini unutmamak önemlidir.

Bu nedenle, bazı kişiler büyük olasılıkla sadece birkaç gün içinde sonuçlarını görecektir, ancak başkaları için bu biraz daha uzun sürebilir.

Kaynak: Sağlığa Bir Adım

Sandığa 19 Delik Açtı – 5 Ay Sonra Meydana Gelen Görüntüye İnanamayacaksınız

Kendi kendinize hazırladığınız şeylerin zevki farklı oluyor değil mi?

Henüz yaz gelmese de bu projeyi gördükten sonra hemen yaz gelsin isteyeceksiniz.

Projenin en iyi yanı da bunu yapmak için çok fazla el yatkınlığı gerekmemesi. Adımları dikkatlice izleyin ve harikalar yaratın!

Bahçesi olanlar bu projeye bayılacak!

Öncelikle tıpkı aşağıdaki fotoğraftaki gibi sandık benzeri dikdörtgen bir ahşaba ihtiyacınız var. 5 cm çapında delikler açın. Delikler arasında en az 15 cm olmalı.

Bir sonraki adım ise sandığın içine petunya ekmek.

En alt kısma petunyaları, deliklerden çıkacak şekilde ekin ve üzerine toprak koyun.

Önerimiz ise fotoğraftaki gibi köpük yerleştirmeniz.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Şimdi geldik ikinci kısma. İkinci sıraya da bir önceki adımdaki gibi deliklerden çıkacak şekilde çiçekleri ekin. Daha sonra son sırayı da aynı şekilde tekrarlayın.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Geçtiğimiz yıl 13 nisanda proje işte böyle görünüyordu.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Hemen uyaralım. Delikler nedeniyle çiçeklerin suyu çabuk bitiyor. O nedenle her gün sulamanız gerekiyor. Haftada bir doğal gübre eklemek de işlerinizi kolaylaştıracaktır.

İşte 20 mayısta çiçekler böyle görünüyordu.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Bu da 6 hazirandaki görüntü. Harika, değil mi?

Fotoğraf: Her Tool Belt

24 temmuzda ise tam olarak böyle görünüyordu.

Projeyi gerçekleştiren kişi, “Bu yaz çok sıcaktı. Bitkilerin yaprakları yemyeşildi ancak çiçek açmadı. Biraz böcek ilacı sıktıktan sonra çiçekler yeniden açtı” dedi.

Fotoğraf: Her Tool Belt

24 ağustosta çiçekler yeniden açtı!

Fotoğraf: Her Tool Belt

29 eylülde ise işte çiçekler böyle açtı. Gerçekten göz kamaştırıcı!

Fotoğraf: Her Tool Belt

Muhtemelen içinde delikler olan bir sandığın böyle bir şeye dönüşeceğini kimse tahmin edemezdi.

Bahçenize şıklık katacak olan projeyi denemeyi ve bahçeyle uğraşan arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın!

Kaynak: nwsner

Ayaklara Soğan Koyarak Uyumanın 4 Faydası

Daha önce soğuk algınlığını önlemek için yanınıza kesilmiş bir soğan koydunuz mu? Daha önce bunu yapmamış olsanız bile, kesin duymuşsunuzdur.

Herkes bu hileyi ilk duyduğunda şaşırıyor ve hatta gülüyor. Gerçekten işe yaradığını öğrendiklerinde de çok şaşırıyorlar.

Bu çare, soğanın hava üzerinde yarattığı etki ile solunumu kolaylaştırması sayesinde başarılı oluyor. Yani, sürekli öksürüğünüz olduğu zaman, bu sebze mucizevi bir şekilde yardımcı olabilir.

Tek dezavantajı odayı dolduran kokusudur. Bu kötü kokuyu dengelemek için, kullanabileceğiniz çeşit çeşit doğal ve kimyasal hava spreyleri vardır.

Soğan, olağanüstü özellere sahiptir, bu da geleneksel tıpta neden bu kadar çok değer gördüğünü açıklar. Her kültürün soğanı ana malzeme olarak kullandığı tarifleri vardır.

Bugün, ayağınıza soğan koyarak uyumanın faydalarından bahsetmek istiyoruz.

Neden ayaklar?

Ayaklar sağlık açısından büyük ölçüde unutulan organlardır. Genel olarak, sadece dolaşım sorunlarından dolayı ağrıdıklarında ve zarar gördüklerinde onlarla ilgileniriz.

Bu da, ayaklarda hayati organlarla bağlantılı olan muazzam miktarda sinir uçları olduğunu unutmamıza neden oluyor.

Bu bağlantı noktalarına meridyen denir. Akupunktur noktalarıyla uyuşurlar. Meridyenler uyarıldığında, vücudun geri kalanına erişebilmemiz için büyük bir elektrik potansiyeline sahiptirler.

ayak

Dolayısıyla, ayak tabanlarınıza soğan dilimleri koyarak bu olağanüstü sebzenin faydalı özelliklerini (arındırma, antiseptik…) iç organlarımızı korumak için kullanabiliriz.

Ayaklara soğan koyarak uyumanın faydaları

Gelin bu yöntemin avantajlarına bir göz atalım:

1. Enfeksiyona güle güle diyin

Soğan doğal bir antibiyotiktir. Onu ayak tabanlarına koyarak, bu faydayı vücudun enfeksiyondan etkilenmiş olan bir bölgesine taşıyacaksınız.

Bununla birlikte, bu, soğanı doktorunuzdan aldığınız antibiyotiklerin yerine kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Yine de tedavinizin daha etkileyici ve hızlı olmasını sağlayacaktır.

2. Toksinlerin atılımını kolaylaştırın

Toksinler kanda biriktikçe sağlığa zarar veren kalıntılardır. Soğandaki fosforik asit toksik maddeler için mıknatıs görevi görür ve vücudun bunları daha kolay yok etmesine yardımcı olur.

Bu tedaviyi düzenli olarak uygulayarak, uzun vadede sağlığınızı geliştirebilirsiniz.

3. Vücudunuzu nemlendirin

Soğanın %90’ının su olduğunu biliyor musunuz? Akupunktur noktalarına baktığımız zaman, meridyenlerin elektrik enerjisi vücudun ihtiyacı olan suyu en uygun biçimde verir. 

sog%cc%86an

Bu nedenle, gün içinde alışkanlıktan veya iş yüzünden yeterince su içemediğiniz zaman ayaklarınızın altına soğan koyarak uyumanızı öneriyoruz.

4. Bağışıklık sisteminizi güçlendirin

Soğan, bolca E ve C vitamini taşır ve bunlar vücudumuzun savunma mekanizmalarını korumak için gereklidir. Buna ek olarak, bu vitaminler mükemmel antioksidanlardır, böylece hücresel yaşlanmayı yavaşlatırlar.

Yani bu yöntem ile ameliyathane odalarına girmeden veya kimyasallar kullanmadan yaşlanma karşıtı bir tedavi uygulayabilirsiniz.

Ayaklarınızın altına soğan koyarak uyumanın yolu

sog%cc%86an-ve-c%cc%a7orap

  • Soğanın pek çok çeşidi vardır ama bunun için kullanabileceğiniz en iyi türler kırmızı ve beyaz soğandır. En kolay bulduğunuz soğanı seçin.
  • Soğanı dilimleyin ve her iki ayağın kemerine yerleştirin, çünkü uyarmak istediğimiz meridyenler burada bulunur.
  • Uyku sırasında onları yerinde tutmak için çorap giyin ve uykuya dalın!

Daha önce de belirttiğimiz gibi, tedavinin en kötü yanı deri üzerinde kalan kokudur. Bu kötü kokuyu ortadan kaldırmak için, sonrasında ayağınızı paslanmaz çelikten yapılmış şeyler ile fırçalamanızı öneririz.

İnanılmaz görünse de, bu nahoş kokuyu gidermek için en iyi yöntemdir.

Bu kokuyu yatak odasında da fark ederseniz, narenciye ve karanfil ile bir infüzyon hazırlayın. Bir komidinin üstüne veya çekmeceye koyun. Koku yavaş yavaş kaybolacaktır.

Hoş olmayan kokuları gidermek için satılan spreylerden de kullanabilirsiniz. Her iki yöntem de işe yarar ama ilki daha sürdürülebilir bir uygulamadır.

Bu hile kesinlikle başarılı olur. İş yerinde geçen uzun bir haftanın sonrasında enerjinizi geri getirmek için haftada bir kez kullanabilirsiniz. Ancak yine de, her gece yapmanızı öneririz.

Yan etkisi yoktur. Sadece yarar sağlar.

Kynak: Sağlığa  Bir Adım

YARATICI İMGELEME NEDİR? NASIL YAPILIR?

alvador_2c15feb7-5773-43ed-b2c3-80c3066869c8_3_4d64ad83-a79a-4b23-8fe4-82cd805ff3fd1

 

 

İnancın sıcak atmosferinden hakiki manada istifade edemeyen insanlık bu boşluğu bir takım fantezilerle doldurma yoluna gitmiştir. İnançsızlık atmosferinde ruhu sıkılan, vicdanı çatlayan insan hep bir şeyler uğraşma yoluna giderek bir nebze olsun bu dipsiz kuyudan yukarılara doğru tırmanmayı hep istemiştir.
Bu eserde imanı gerçekten kavi, Allah ile irtibatı kuvvetli olan insanın pek ihtiyaç hissetmeyeceği bir eser nazarıyla bakabilirsiniz; çünkü inanan insan her zaman hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğini bilir. İstemediği bir olay karşısında “Kahrın da hoş lütfunda hoş “ edasına bürünerek, ya”la havle ve la kuvvete illa billah “ ya da “hasbunallah çekerek kendisini bu sıkıntıdan Allah’ın engin rahmet deryasına salıverir.
Ama inanmayan veya inancı sarsılmış bir insanın böyle bir dayanak noktası yoktur .O ya uyuşturucu olacak, kendisine sahte cennete davet edecek veya günah çukuruna dalacak, insanlığından utanacak, hayvanlığa sahip çıkacaktır. İşte yazarımız bunlardan daha kolay belki de insanı bu sıkıntılardan bir nebze olsun rahatlatacak bir yol bulup bu esere üstadın “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır”düsturuyla harekete geçirilmiş bir eser nazarıyla bakabilirsiniz.
Yaklaşımıyla doğunun derin, sezgisel bilgeliğini harmanlama konusunda Tanrı yeteneğine sahip bir yazar. Avrupa ve Asyada dolaşarak Doğu Felsefesi, meditasyon ve yoga üzerinde çalıştı.
Amerika’ya dönünce insan potansiyeli hareketinin bir çok hocasıyla çalışarak kişisel gelişim yollarını derin bir biçimde araştırarak felsefe ve psikoloji üzerine araştırır. Daha sonra eserini kaleme alır
Yaratıcı İmgeleme, hayatta istediğiniz her şeyi yaratabilmek ve yaşantınızı olumlu yönde değiştirebilmek için zihinsel betimleme ve onaylama sanatıdır. Günümüzde artık sağlık, eğitim, iş, sanat, spor alanında ve ruhsal tekamülde, bu tekniğin bilincine varmış kişiler tarafından başarıyla kullanılmaktadır. Günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline gelecek bu meditasyon ile:
Ruhsal gelişiminize hız kazandırabilirsiniz.
Yaratıcılık yeteneğinizi geliştirebilir
Tam bir sağlık, canlılık ve iç huzura kavuşabilir
Zararlı alışkanlıklardan kurtulabilir
Mesleki hedeflerinize ulaşabilir
Refah ve bolluğa kavuşabilir
Ve daha sayısız bir çok aktiviteyi gerçekleştirebilirsiniz.
YARATICI İMGELEMENİN İŞLEYİŞ BİÇİMİ
Fiziksel evren enerjidir.
Fiziksel olarak hepimiz enerjiyiz. Hepimiz tek ve büyük bir enerji alanının parçasıyız. Fiziksel anlamda da bizler gerçekten “bir”iz.
Enerji manyetiktir.
Örneğin bazen düşünmekte olduğumuz kişiyle “tesadüfen” burun buruna geliriz. Ve o anda gereksindiğimiz bilgi içeren bir kitabı elimize alırız.,
Şekil fikri takip eder.
Bir ressama önce bir ilham gelir ancak ondan sonra tablosunu yapmaya başlar.
Radyasyon ve Çekim Yasası.
Bu evrene ne gönderirseniz onun size geri yansıyıcıcı prensibidir. “Ne ekerseniz onu biçerseniz” özdeyişi bu prensibi içerir. Eğer temelde olumlu yaklaşımlara sahipsek hayattan zevk bekliyor ve bunların düşünü kuruyorsak bu olumlu beklentilerimize uyacak kişileri durumları yaratır ve kendimize çekeriz. Böylece o düş yaşamımızda o kadar çabuk bir biçimde gerçekleştirmeye başlar.
BASİT BİR UYGULAMASI
Önce arzu ettiğiniz herhangi bir şeyi düşünün. Kimse tarafından rahatsız edilmeyeceğiniz sessiz bir yerde, rahat bir biçimde oturun veya uzanın. Tüm bedeninizi gevşetin. Ayak parmaklarınızdan başlayarak kafanıza dek her adalenizin teker gevşediğini düşünün. Yavaşça ve derin bir biçimde karnınızdan soluk alıp verin. Ağır ağır 10”dan başlayarak 1”e kadar sayın ve her sayışta daha derinden gevşediğinizi hissetmeye çalışın.
Kendinizi gerçekten derin bir biçimde gevşemiş hissedince, arzuladığınız şeyi tam arzuladığınız şekliyle zihninizde imgelemeye çalışın. Örneğin: “İşte ben dağlarda harika bir hafta sonu tatili geçiriyorum. Ne güzel bir tatil,” Eğer kuşkular eğer kuşkular ortaya çıkarsa onlara direnmeyin, aksi takdirde onları güçlendirmiş olursunuz. Bırakın akıp gitsinler .Bu işleme onu zevk verdiği sürece devam ettirin
Yaratıcı imgelemeyi geceleri uyumadan önce yada sabahleyin uyanır uyanmaz yapmak daha iyidir; çünkü bu saatlerde zihin ve beden zaten derin bir biçimde gevşemiş ve alıcı haldedir. İmgelemeyi yatarak da yapabilirsiniz, ancak uyumaya karşı yatağın kenarında sırtınız dik ve dengeli bir duruşta oturmanız daha iyi olur.
NASIL İMGELEME YAPILIR
Gözlerinizi kapayıp derinlemesine gevşeyin. Yatak yada oturma odanız gibi çok iyi bildiğiniz bir odayı düşünün sonra bu odaya girdiğinizi bir koltuğa oturduğunuzu yada yatağa uzandığınızı gözünüzde canlandırın.
Şimdide pastoral güzellikte bir kır ortamında görmeye çalışın kendinizi. Sakin ve sessiz bir ırmağın kıyısında yumuşacık yeşil çimenlere uzanmışsınız. Bu daha önce arzuladığınız ideal bir yer olabilir. Bu sahneleri zihninizde hangi yöntemle canlandırsanız bu sizin imgeleme biçiminizdir.
ETKİLİ İMGELEMEDE DÖRT TEMEL ADIM
1-Hedefinizi belirleyin.
2-Net bir fikir düşünün.
3-Sık sık üzerine odaklanın.
4-Ona pozitif enerji yükleyin
YARATICI İMGELEME YALNIZ İYİLİK İÇİN ÇALIŞIR
Örneğin, eğer işinizde terfi ettiğinizi imgeliyorsanız sizin üstünüz olan kişinin işten çıkarıldığını hayal etmeyin bu kişinin daha iyi daha doyurucu bir göreve terfi ederek yerini boşalttığını imgeleyin. Böylece her ikinizinde lehine bir imgelemeyle sonuçlanır.
ONAYLAMA
Kesinleştirmek, sabitleştirmek, pekiştirmek demektir. Her hangi bir olumlu bildirim bir onaylama olabilir. Sayısız çeşitleri vardır. Örnekler: İçimdeki tanrının ışığı şimdi hayatımın her aşamasında kusursuz sonuçlar üretiyor. Bolluk benim doğal halimdir. Onu şimdi kabul ediyorum. Tanrı içimde yaşıyor ve kanalımla dünyada istediklerini tezahür ettiriyor.
Reklam

YARATICI İMGEYİ YAŞAMIN BÜYÜK BİR PARÇASI KILMA
Yazar uygulayarak imgelemede şu iki önemli nokta vurguluyor:
1-Amaçlarımla ilişkimi sürdürmeme yardımcı olan ilham verici ve yükseltici kitapları düzenli bir biçimde okumak.
2-Kendisine daha bilinçli yaşamayı, öğrenmeyi amaçlayan bir arkadaş yada arkadaş gurubu edinme.
ÜÇ GEREKLİ UNSUR
1-Arzu
2-İnanç
3-Kabullenme
HEDEFLERİ BELİRLEME
Belirli bir şeyi yaratma konusunda çok net ve güçlü bir çabayla neredeyse hemen gerçekleştiğini gördüm. Alıştırmalar, 1-Elinize bir kalem ve kağıt alıp aşağıdaki kategorileri yazın,
1-İş / meslek Para Yaşam tarzı İlişkiler Kendini yaratıcı bir biçimde ifade edebilme Şimdi, mevcut yaşam durumunuzu akılda tutarak her kategorinin altına yakın gelecekte sahip olmak, değiştirmek yada geliştirmek istediğiniz şeyleri yazın.
2-Şimdi kağıda”benim beş yıllık hedeflerim” diye yazmaya başlayın. Önümüzdeki beş yıl içindeki ulaşmak istediğiniz en önemli hedefleri sıralayın. Örneğin, şimdi mevcut yaşam durumunuzu akılda tutarak her kategorinin altına şimdi kent dışında güzel bir ev, meyve ağaçları, bir dere olan ve birçok hayvan barındıran on dönümlük bir toprağa sahibim. Artık gerçekten sanata ve sanatçıya değer veren izleyicilerin karşısında kendi şarkılarımı çalıp söyleyerek bolluk ve rahatlık içinde yaşıyorum
3-Yukarıdaki işlemi bir yıllık hedeflerinizi yazarak yineleyin listeyi fazla doldurmayın. Eğer çok fazla hedefleriniz varsa en önemli beş altı tanesinin dışındakileri çıkarın. Bu hedeflerin beş yıllık hedeflerinizle uyum içinde olup olmadıklarını kontrol edin. Şimdi altı aylık, bir aylık, bir haftalık hedeflerinizi kaydedin. Yine sade bir liste oluşturarak en önemli üç dört tanesini seçin. Kısa menzilli hedeflerinizde ne kadar başarılı olacağınız konusunda gerçekçi olun. Yine bunların daha uzun menzilli hedeflerinizle uyum içinde olduklarından emin olmalısınız.
Hedeflerinizi not defterinizde saklı tutmanızı öneririm. Ara sıra belki her ay ya da size yararlı olacağını düşündüğünüz her seferinde not defterinizi açın, hedeflerinizi yeniden gözden geçirip yeniden şekillendirerek bazı işlemleri yeniden yapın. Bunu yaptığınız her seferinde kağıdın üzerine günün tarihini atmalı ve onları defterinizde düzen içinde tutmalısınız; çünkü geri dönüp de bu hedeflerin giderek nasıl geliştiklerini görmek çok ilginç ve aydınlatıcı olacaktır.
Yazar: Shakti Gawain

Sınırlamalardan, Kısıtlamalardan, Tekrarlayan Aşk, iş Ve Para Sorunlarından Sıkılanlar Sizi 4 Mart Ctesi (10.00-19.30 Arası)Access Bar Seminerine Bekliyorum…

15672809_1142123819233932_9118686549211179844_n1

 

ACCESS BARS � Access Bars�,

Mantramız: Hayatın tümü bize Kolaylık, Neşe ve İhtişamla gelir!

Yaşamımızda anlam yüklediğimiz önem verdiğimiz duygularımız, düşüncelerimiz, hislerimiz, inançlarımız, kararlarımız beynimizde depolanarak bir elektrik yükü oluştururlar.
Bu elektrik yükü başımızda yer alan (zaman, umut, farkındalık, yaratıcılık, güç, kontrol, şifa, yaşlanma, cinsellik, para gibi) ve “Bars” adı verilen 32 adet enerji noktasında birikir.

“Bars” çalışması ile amaçlanan o noktalara enerji verilerek orada oluşmuş manyetik alanı serbest bırakmaktır. “Bars” seansında bu noktalara parmak uçları ile yumuşakça dokunularak, bu noktalar aktif hale getirilir. Bu noktalardaki enerji birikiminin serbest bırakılması ile vücudunuzdaki blokajların çözülmesi sağlanır.

Her bir “Bars” seansında hayatınızın (dokunulan belli “Bars” noktasının temsil ettiği alanda) 5 ila 10 bin yıllık kısıtlamaları serbest bırakılabilir. “Access Bars” binlerce kişinin uyku, sağlık, kilo, para, seks, ilişkiler, korku, stres gibi birçok konuda değişimine yardımcı olmuştur.

Eğitim sürecinde 2 seans almış ve 2 seans uygulamış olursunuz
Bir seans yaklaşık 60 ile 90 dakika arası sürmektedir
Seminer saatleri hafta içi ve hafta sonu 10:00 – 19:00 arasıdır

Başvurular

Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anetteinselberg.com
( Access the Bars� eğitmeni / uygulayıcısı, Kurucular: Gary Douglas ve Dr. Dain Heer)

Nea Yaşam
Valikonağı cad. Poyracık sok. İlgen apt. No:28/15 Kat:4 Teşvikiye/Nişantaşı/İSTANBUL
0212 219 19 30

“Bars”ların çalışmasının faydaları:

Zihin ve bedendeki gerilimi yok eder
Günlük yaşamın getirdiği stresi azaltır
Yaşamın üzüntülerini en aza indirir
Aşırı kızgınlık ve öfke eğilimlerini azaltır
Öfke, yorgunluk, tükenmişlik gibi duygular tarafından vücudunuzda oluşturulmuş kısıtlamaları çözer
Duygusal iniş çıkışları yatıştırarak, daha dengeli bir ruh hali içinde olmanızı sağlar
Depresyonu ortadan kaldırarak, neşeyi yaşamınıza geri döndürür
Korkularınızın, fobilerinizin, endişelerinizin giderilmesini sağlar
Enerjiyi arttırırken, yıpranmayı azaltır
Bedenin yaşlanma hızını azaltır
Yıkıcı düşünceleri kökünden söküp atar
Kafanızın içinde sürekli konuşup duran gereksiz düşünce diyaloglarını susturur
Huzur, güven ve iyi hal duyguları yaratır
Hamilelikte kolay, rahat ve sakin doğum sağlar
Çocuklarda ve gençlerde sınav öncesi sıkıntı ve endişelerin giderilmesini temin eder
Kendiniz ve diğer kişiler için zihninizde daha geniş bir kabullenme ortamı yaratmanızı sağlar (bu sayede ilişkilerde düzelme sağlanır)
Kendinize koyduğunuz kısıtlamaları ortadan kaldırarak hayatınızın her alanında daha fazla olasılığa yer açmanıza olanak verir ve fırsatları kendinize çekmenizi sağlar
Kendiniz için şu an kullandığınız enerjiden daha fazlasını kullanmanızı sağlar
Artan odaklanma, problem çözme, hayattan daha fazla keyif alma, işlerin daha kolay yürütülmesi, ruhsal gelişme sağlar