Sandığa 19 Delik Açtı – 5 Ay Sonra Meydana Gelen Görüntüye İnanamayacaksınız

Kendi kendinize hazırladığınız şeylerin zevki farklı oluyor değil mi?

Henüz yaz gelmese de bu projeyi gördükten sonra hemen yaz gelsin isteyeceksiniz.

Projenin en iyi yanı da bunu yapmak için çok fazla el yatkınlığı gerekmemesi. Adımları dikkatlice izleyin ve harikalar yaratın!

Bahçesi olanlar bu projeye bayılacak!

Öncelikle tıpkı aşağıdaki fotoğraftaki gibi sandık benzeri dikdörtgen bir ahşaba ihtiyacınız var. 5 cm çapında delikler açın. Delikler arasında en az 15 cm olmalı.

Bir sonraki adım ise sandığın içine petunya ekmek.

En alt kısma petunyaları, deliklerden çıkacak şekilde ekin ve üzerine toprak koyun.

Önerimiz ise fotoğraftaki gibi köpük yerleştirmeniz.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Şimdi geldik ikinci kısma. İkinci sıraya da bir önceki adımdaki gibi deliklerden çıkacak şekilde çiçekleri ekin. Daha sonra son sırayı da aynı şekilde tekrarlayın.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Geçtiğimiz yıl 13 nisanda proje işte böyle görünüyordu.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Hemen uyaralım. Delikler nedeniyle çiçeklerin suyu çabuk bitiyor. O nedenle her gün sulamanız gerekiyor. Haftada bir doğal gübre eklemek de işlerinizi kolaylaştıracaktır.

İşte 20 mayısta çiçekler böyle görünüyordu.

Fotoğraf: Her Tool Belt

Bu da 6 hazirandaki görüntü. Harika, değil mi?

Fotoğraf: Her Tool Belt

24 temmuzda ise tam olarak böyle görünüyordu.

Projeyi gerçekleştiren kişi, “Bu yaz çok sıcaktı. Bitkilerin yaprakları yemyeşildi ancak çiçek açmadı. Biraz böcek ilacı sıktıktan sonra çiçekler yeniden açtı” dedi.

Fotoğraf: Her Tool Belt

24 ağustosta çiçekler yeniden açtı!

Fotoğraf: Her Tool Belt

29 eylülde ise işte çiçekler böyle açtı. Gerçekten göz kamaştırıcı!

Fotoğraf: Her Tool Belt

Muhtemelen içinde delikler olan bir sandığın böyle bir şeye dönüşeceğini kimse tahmin edemezdi.

Bahçenize şıklık katacak olan projeyi denemeyi ve bahçeyle uğraşan arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın!

Kaynak: nwsner

Ayaklara Soğan Koyarak Uyumanın 4 Faydası

Daha önce soğuk algınlığını önlemek için yanınıza kesilmiş bir soğan koydunuz mu? Daha önce bunu yapmamış olsanız bile, kesin duymuşsunuzdur.

Herkes bu hileyi ilk duyduğunda şaşırıyor ve hatta gülüyor. Gerçekten işe yaradığını öğrendiklerinde de çok şaşırıyorlar.

Bu çare, soğanın hava üzerinde yarattığı etki ile solunumu kolaylaştırması sayesinde başarılı oluyor. Yani, sürekli öksürüğünüz olduğu zaman, bu sebze mucizevi bir şekilde yardımcı olabilir.

Tek dezavantajı odayı dolduran kokusudur. Bu kötü kokuyu dengelemek için, kullanabileceğiniz çeşit çeşit doğal ve kimyasal hava spreyleri vardır.

Soğan, olağanüstü özellere sahiptir, bu da geleneksel tıpta neden bu kadar çok değer gördüğünü açıklar. Her kültürün soğanı ana malzeme olarak kullandığı tarifleri vardır.

Bugün, ayağınıza soğan koyarak uyumanın faydalarından bahsetmek istiyoruz.

Neden ayaklar?

Ayaklar sağlık açısından büyük ölçüde unutulan organlardır. Genel olarak, sadece dolaşım sorunlarından dolayı ağrıdıklarında ve zarar gördüklerinde onlarla ilgileniriz.

Bu da, ayaklarda hayati organlarla bağlantılı olan muazzam miktarda sinir uçları olduğunu unutmamıza neden oluyor.

Bu bağlantı noktalarına meridyen denir. Akupunktur noktalarıyla uyuşurlar. Meridyenler uyarıldığında, vücudun geri kalanına erişebilmemiz için büyük bir elektrik potansiyeline sahiptirler.

ayak

Dolayısıyla, ayak tabanlarınıza soğan dilimleri koyarak bu olağanüstü sebzenin faydalı özelliklerini (arındırma, antiseptik…) iç organlarımızı korumak için kullanabiliriz.

Ayaklara soğan koyarak uyumanın faydaları

Gelin bu yöntemin avantajlarına bir göz atalım:

1. Enfeksiyona güle güle diyin

Soğan doğal bir antibiyotiktir. Onu ayak tabanlarına koyarak, bu faydayı vücudun enfeksiyondan etkilenmiş olan bir bölgesine taşıyacaksınız.

Bununla birlikte, bu, soğanı doktorunuzdan aldığınız antibiyotiklerin yerine kullanabileceğiniz anlamına gelmez. Yine de tedavinizin daha etkileyici ve hızlı olmasını sağlayacaktır.

2. Toksinlerin atılımını kolaylaştırın

Toksinler kanda biriktikçe sağlığa zarar veren kalıntılardır. Soğandaki fosforik asit toksik maddeler için mıknatıs görevi görür ve vücudun bunları daha kolay yok etmesine yardımcı olur.

Bu tedaviyi düzenli olarak uygulayarak, uzun vadede sağlığınızı geliştirebilirsiniz.

3. Vücudunuzu nemlendirin

Soğanın %90’ının su olduğunu biliyor musunuz? Akupunktur noktalarına baktığımız zaman, meridyenlerin elektrik enerjisi vücudun ihtiyacı olan suyu en uygun biçimde verir. 

sog%cc%86an

Bu nedenle, gün içinde alışkanlıktan veya iş yüzünden yeterince su içemediğiniz zaman ayaklarınızın altına soğan koyarak uyumanızı öneriyoruz.

4. Bağışıklık sisteminizi güçlendirin

Soğan, bolca E ve C vitamini taşır ve bunlar vücudumuzun savunma mekanizmalarını korumak için gereklidir. Buna ek olarak, bu vitaminler mükemmel antioksidanlardır, böylece hücresel yaşlanmayı yavaşlatırlar.

Yani bu yöntem ile ameliyathane odalarına girmeden veya kimyasallar kullanmadan yaşlanma karşıtı bir tedavi uygulayabilirsiniz.

Ayaklarınızın altına soğan koyarak uyumanın yolu

sog%cc%86an-ve-c%cc%a7orap

  • Soğanın pek çok çeşidi vardır ama bunun için kullanabileceğiniz en iyi türler kırmızı ve beyaz soğandır. En kolay bulduğunuz soğanı seçin.
  • Soğanı dilimleyin ve her iki ayağın kemerine yerleştirin, çünkü uyarmak istediğimiz meridyenler burada bulunur.
  • Uyku sırasında onları yerinde tutmak için çorap giyin ve uykuya dalın!

Daha önce de belirttiğimiz gibi, tedavinin en kötü yanı deri üzerinde kalan kokudur. Bu kötü kokuyu ortadan kaldırmak için, sonrasında ayağınızı paslanmaz çelikten yapılmış şeyler ile fırçalamanızı öneririz.

İnanılmaz görünse de, bu nahoş kokuyu gidermek için en iyi yöntemdir.

Bu kokuyu yatak odasında da fark ederseniz, narenciye ve karanfil ile bir infüzyon hazırlayın. Bir komidinin üstüne veya çekmeceye koyun. Koku yavaş yavaş kaybolacaktır.

Hoş olmayan kokuları gidermek için satılan spreylerden de kullanabilirsiniz. Her iki yöntem de işe yarar ama ilki daha sürdürülebilir bir uygulamadır.

Bu hile kesinlikle başarılı olur. İş yerinde geçen uzun bir haftanın sonrasında enerjinizi geri getirmek için haftada bir kez kullanabilirsiniz. Ancak yine de, her gece yapmanızı öneririz.

Yan etkisi yoktur. Sadece yarar sağlar.

Kynak: Sağlığa  Bir Adım

Kim Var Yanında Senin…

16641021_10154968683644593_7193381495629226107_n1

YARATICI İMGELEME NEDİR? NASIL YAPILIR?

alvador_2c15feb7-5773-43ed-b2c3-80c3066869c8_3_4d64ad83-a79a-4b23-8fe4-82cd805ff3fd1

 

 

İnancın sıcak atmosferinden hakiki manada istifade edemeyen insanlık bu boşluğu bir takım fantezilerle doldurma yoluna gitmiştir. İnançsızlık atmosferinde ruhu sıkılan, vicdanı çatlayan insan hep bir şeyler uğraşma yoluna giderek bir nebze olsun bu dipsiz kuyudan yukarılara doğru tırmanmayı hep istemiştir.
Bu eserde imanı gerçekten kavi, Allah ile irtibatı kuvvetli olan insanın pek ihtiyaç hissetmeyeceği bir eser nazarıyla bakabilirsiniz; çünkü inanan insan her zaman hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğini bilir. İstemediği bir olay karşısında “Kahrın da hoş lütfunda hoş “ edasına bürünerek, ya”la havle ve la kuvvete illa billah “ ya da “hasbunallah çekerek kendisini bu sıkıntıdan Allah’ın engin rahmet deryasına salıverir.
Ama inanmayan veya inancı sarsılmış bir insanın böyle bir dayanak noktası yoktur .O ya uyuşturucu olacak, kendisine sahte cennete davet edecek veya günah çukuruna dalacak, insanlığından utanacak, hayvanlığa sahip çıkacaktır. İşte yazarımız bunlardan daha kolay belki de insanı bu sıkıntılardan bir nebze olsun rahatlatacak bir yol bulup bu esere üstadın “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır”düsturuyla harekete geçirilmiş bir eser nazarıyla bakabilirsiniz.
Yaklaşımıyla doğunun derin, sezgisel bilgeliğini harmanlama konusunda Tanrı yeteneğine sahip bir yazar. Avrupa ve Asyada dolaşarak Doğu Felsefesi, meditasyon ve yoga üzerinde çalıştı.
Amerika’ya dönünce insan potansiyeli hareketinin bir çok hocasıyla çalışarak kişisel gelişim yollarını derin bir biçimde araştırarak felsefe ve psikoloji üzerine araştırır. Daha sonra eserini kaleme alır
Yaratıcı İmgeleme, hayatta istediğiniz her şeyi yaratabilmek ve yaşantınızı olumlu yönde değiştirebilmek için zihinsel betimleme ve onaylama sanatıdır. Günümüzde artık sağlık, eğitim, iş, sanat, spor alanında ve ruhsal tekamülde, bu tekniğin bilincine varmış kişiler tarafından başarıyla kullanılmaktadır. Günlük yaşantımızın ayrılmaz bir parçası haline gelecek bu meditasyon ile:
Ruhsal gelişiminize hız kazandırabilirsiniz.
Yaratıcılık yeteneğinizi geliştirebilir
Tam bir sağlık, canlılık ve iç huzura kavuşabilir
Zararlı alışkanlıklardan kurtulabilir
Mesleki hedeflerinize ulaşabilir
Refah ve bolluğa kavuşabilir
Ve daha sayısız bir çok aktiviteyi gerçekleştirebilirsiniz.
YARATICI İMGELEMENİN İŞLEYİŞ BİÇİMİ
Fiziksel evren enerjidir.
Fiziksel olarak hepimiz enerjiyiz. Hepimiz tek ve büyük bir enerji alanının parçasıyız. Fiziksel anlamda da bizler gerçekten “bir”iz.
Enerji manyetiktir.
Örneğin bazen düşünmekte olduğumuz kişiyle “tesadüfen” burun buruna geliriz. Ve o anda gereksindiğimiz bilgi içeren bir kitabı elimize alırız.,
Şekil fikri takip eder.
Bir ressama önce bir ilham gelir ancak ondan sonra tablosunu yapmaya başlar.
Radyasyon ve Çekim Yasası.
Bu evrene ne gönderirseniz onun size geri yansıyıcıcı prensibidir. “Ne ekerseniz onu biçerseniz” özdeyişi bu prensibi içerir. Eğer temelde olumlu yaklaşımlara sahipsek hayattan zevk bekliyor ve bunların düşünü kuruyorsak bu olumlu beklentilerimize uyacak kişileri durumları yaratır ve kendimize çekeriz. Böylece o düş yaşamımızda o kadar çabuk bir biçimde gerçekleştirmeye başlar.
BASİT BİR UYGULAMASI
Önce arzu ettiğiniz herhangi bir şeyi düşünün. Kimse tarafından rahatsız edilmeyeceğiniz sessiz bir yerde, rahat bir biçimde oturun veya uzanın. Tüm bedeninizi gevşetin. Ayak parmaklarınızdan başlayarak kafanıza dek her adalenizin teker gevşediğini düşünün. Yavaşça ve derin bir biçimde karnınızdan soluk alıp verin. Ağır ağır 10”dan başlayarak 1”e kadar sayın ve her sayışta daha derinden gevşediğinizi hissetmeye çalışın.
Kendinizi gerçekten derin bir biçimde gevşemiş hissedince, arzuladığınız şeyi tam arzuladığınız şekliyle zihninizde imgelemeye çalışın. Örneğin: “İşte ben dağlarda harika bir hafta sonu tatili geçiriyorum. Ne güzel bir tatil,” Eğer kuşkular eğer kuşkular ortaya çıkarsa onlara direnmeyin, aksi takdirde onları güçlendirmiş olursunuz. Bırakın akıp gitsinler .Bu işleme onu zevk verdiği sürece devam ettirin
Yaratıcı imgelemeyi geceleri uyumadan önce yada sabahleyin uyanır uyanmaz yapmak daha iyidir; çünkü bu saatlerde zihin ve beden zaten derin bir biçimde gevşemiş ve alıcı haldedir. İmgelemeyi yatarak da yapabilirsiniz, ancak uyumaya karşı yatağın kenarında sırtınız dik ve dengeli bir duruşta oturmanız daha iyi olur.
NASIL İMGELEME YAPILIR
Gözlerinizi kapayıp derinlemesine gevşeyin. Yatak yada oturma odanız gibi çok iyi bildiğiniz bir odayı düşünün sonra bu odaya girdiğinizi bir koltuğa oturduğunuzu yada yatağa uzandığınızı gözünüzde canlandırın.
Şimdide pastoral güzellikte bir kır ortamında görmeye çalışın kendinizi. Sakin ve sessiz bir ırmağın kıyısında yumuşacık yeşil çimenlere uzanmışsınız. Bu daha önce arzuladığınız ideal bir yer olabilir. Bu sahneleri zihninizde hangi yöntemle canlandırsanız bu sizin imgeleme biçiminizdir.
ETKİLİ İMGELEMEDE DÖRT TEMEL ADIM
1-Hedefinizi belirleyin.
2-Net bir fikir düşünün.
3-Sık sık üzerine odaklanın.
4-Ona pozitif enerji yükleyin
YARATICI İMGELEME YALNIZ İYİLİK İÇİN ÇALIŞIR
Örneğin, eğer işinizde terfi ettiğinizi imgeliyorsanız sizin üstünüz olan kişinin işten çıkarıldığını hayal etmeyin bu kişinin daha iyi daha doyurucu bir göreve terfi ederek yerini boşalttığını imgeleyin. Böylece her ikinizinde lehine bir imgelemeyle sonuçlanır.
ONAYLAMA
Kesinleştirmek, sabitleştirmek, pekiştirmek demektir. Her hangi bir olumlu bildirim bir onaylama olabilir. Sayısız çeşitleri vardır. Örnekler: İçimdeki tanrının ışığı şimdi hayatımın her aşamasında kusursuz sonuçlar üretiyor. Bolluk benim doğal halimdir. Onu şimdi kabul ediyorum. Tanrı içimde yaşıyor ve kanalımla dünyada istediklerini tezahür ettiriyor.
Reklam

YARATICI İMGEYİ YAŞAMIN BÜYÜK BİR PARÇASI KILMA
Yazar uygulayarak imgelemede şu iki önemli nokta vurguluyor:
1-Amaçlarımla ilişkimi sürdürmeme yardımcı olan ilham verici ve yükseltici kitapları düzenli bir biçimde okumak.
2-Kendisine daha bilinçli yaşamayı, öğrenmeyi amaçlayan bir arkadaş yada arkadaş gurubu edinme.
ÜÇ GEREKLİ UNSUR
1-Arzu
2-İnanç
3-Kabullenme
HEDEFLERİ BELİRLEME
Belirli bir şeyi yaratma konusunda çok net ve güçlü bir çabayla neredeyse hemen gerçekleştiğini gördüm. Alıştırmalar, 1-Elinize bir kalem ve kağıt alıp aşağıdaki kategorileri yazın,
1-İş / meslek Para Yaşam tarzı İlişkiler Kendini yaratıcı bir biçimde ifade edebilme Şimdi, mevcut yaşam durumunuzu akılda tutarak her kategorinin altına yakın gelecekte sahip olmak, değiştirmek yada geliştirmek istediğiniz şeyleri yazın.
2-Şimdi kağıda”benim beş yıllık hedeflerim” diye yazmaya başlayın. Önümüzdeki beş yıl içindeki ulaşmak istediğiniz en önemli hedefleri sıralayın. Örneğin, şimdi mevcut yaşam durumunuzu akılda tutarak her kategorinin altına şimdi kent dışında güzel bir ev, meyve ağaçları, bir dere olan ve birçok hayvan barındıran on dönümlük bir toprağa sahibim. Artık gerçekten sanata ve sanatçıya değer veren izleyicilerin karşısında kendi şarkılarımı çalıp söyleyerek bolluk ve rahatlık içinde yaşıyorum
3-Yukarıdaki işlemi bir yıllık hedeflerinizi yazarak yineleyin listeyi fazla doldurmayın. Eğer çok fazla hedefleriniz varsa en önemli beş altı tanesinin dışındakileri çıkarın. Bu hedeflerin beş yıllık hedeflerinizle uyum içinde olup olmadıklarını kontrol edin. Şimdi altı aylık, bir aylık, bir haftalık hedeflerinizi kaydedin. Yine sade bir liste oluşturarak en önemli üç dört tanesini seçin. Kısa menzilli hedeflerinizde ne kadar başarılı olacağınız konusunda gerçekçi olun. Yine bunların daha uzun menzilli hedeflerinizle uyum içinde olduklarından emin olmalısınız.
Hedeflerinizi not defterinizde saklı tutmanızı öneririm. Ara sıra belki her ay ya da size yararlı olacağını düşündüğünüz her seferinde not defterinizi açın, hedeflerinizi yeniden gözden geçirip yeniden şekillendirerek bazı işlemleri yeniden yapın. Bunu yaptığınız her seferinde kağıdın üzerine günün tarihini atmalı ve onları defterinizde düzen içinde tutmalısınız; çünkü geri dönüp de bu hedeflerin giderek nasıl geliştiklerini görmek çok ilginç ve aydınlatıcı olacaktır.
Yazar: Shakti Gawain

Sınırlamalardan, Kısıtlamalardan, Tekrarlayan Aşk, iş Ve Para Sorunlarından Sıkılanlar Sizi 4 Mart Ctesi (10.00-19.30 Arası)Access Bar Seminerine Bekliyorum…

15672809_1142123819233932_9118686549211179844_n1

 

ACCESS BARS � Access Bars�,

Mantramız: Hayatın tümü bize Kolaylık, Neşe ve İhtişamla gelir!

Yaşamımızda anlam yüklediğimiz önem verdiğimiz duygularımız, düşüncelerimiz, hislerimiz, inançlarımız, kararlarımız beynimizde depolanarak bir elektrik yükü oluştururlar.
Bu elektrik yükü başımızda yer alan (zaman, umut, farkındalık, yaratıcılık, güç, kontrol, şifa, yaşlanma, cinsellik, para gibi) ve “Bars” adı verilen 32 adet enerji noktasında birikir.

“Bars” çalışması ile amaçlanan o noktalara enerji verilerek orada oluşmuş manyetik alanı serbest bırakmaktır. “Bars” seansında bu noktalara parmak uçları ile yumuşakça dokunularak, bu noktalar aktif hale getirilir. Bu noktalardaki enerji birikiminin serbest bırakılması ile vücudunuzdaki blokajların çözülmesi sağlanır.

Her bir “Bars” seansında hayatınızın (dokunulan belli “Bars” noktasının temsil ettiği alanda) 5 ila 10 bin yıllık kısıtlamaları serbest bırakılabilir. “Access Bars” binlerce kişinin uyku, sağlık, kilo, para, seks, ilişkiler, korku, stres gibi birçok konuda değişimine yardımcı olmuştur.

Eğitim sürecinde 2 seans almış ve 2 seans uygulamış olursunuz
Bir seans yaklaşık 60 ile 90 dakika arası sürmektedir
Seminer saatleri hafta içi ve hafta sonu 10:00 – 19:00 arasıdır

Başvurular

Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anetteinselberg.com
( Access the Bars� eğitmeni / uygulayıcısı, Kurucular: Gary Douglas ve Dr. Dain Heer)

Nea Yaşam
Valikonağı cad. Poyracık sok. İlgen apt. No:28/15 Kat:4 Teşvikiye/Nişantaşı/İSTANBUL
0212 219 19 30

“Bars”ların çalışmasının faydaları:

Zihin ve bedendeki gerilimi yok eder
Günlük yaşamın getirdiği stresi azaltır
Yaşamın üzüntülerini en aza indirir
Aşırı kızgınlık ve öfke eğilimlerini azaltır
Öfke, yorgunluk, tükenmişlik gibi duygular tarafından vücudunuzda oluşturulmuş kısıtlamaları çözer
Duygusal iniş çıkışları yatıştırarak, daha dengeli bir ruh hali içinde olmanızı sağlar
Depresyonu ortadan kaldırarak, neşeyi yaşamınıza geri döndürür
Korkularınızın, fobilerinizin, endişelerinizin giderilmesini sağlar
Enerjiyi arttırırken, yıpranmayı azaltır
Bedenin yaşlanma hızını azaltır
Yıkıcı düşünceleri kökünden söküp atar
Kafanızın içinde sürekli konuşup duran gereksiz düşünce diyaloglarını susturur
Huzur, güven ve iyi hal duyguları yaratır
Hamilelikte kolay, rahat ve sakin doğum sağlar
Çocuklarda ve gençlerde sınav öncesi sıkıntı ve endişelerin giderilmesini temin eder
Kendiniz ve diğer kişiler için zihninizde daha geniş bir kabullenme ortamı yaratmanızı sağlar (bu sayede ilişkilerde düzelme sağlanır)
Kendinize koyduğunuz kısıtlamaları ortadan kaldırarak hayatınızın her alanında daha fazla olasılığa yer açmanıza olanak verir ve fırsatları kendinize çekmenizi sağlar
Kendiniz için şu an kullandığınız enerjiden daha fazlasını kullanmanızı sağlar
Artan odaklanma, problem çözme, hayattan daha fazla keyif alma, işlerin daha kolay yürütülmesi, ruhsal gelişme sağlar

Defne Yaprağını Yakıp 10 Dakika Bekleyin – Gerçekleşenlere Siz Bile İnanamayacaksınız |

Bazı evlerde sıradışı türden bir koku duyarsınız.

Duyduğunuz bu koku size rahatlık ve huzur verir. Oraya her gittiğinizde iyi hissedersiniz.

Peki bu kokunun ne olduğunu merak ettiniz mi?

Meğerse o koku defne yaprağından geliyormuş.

Defne yapraklarının insanların ruh halini iyi yönde değiştirdiği biliniyor.

Genelde yemek yapılırken çeşitli yöntemlerle kullanılan defne yaprakları ayrıca çorbalara tat da veriyor.

Antik Roma ve Yunanistan’da da defne yaprağı tıbbi amaçlarla kullanılıyordu.

Defne yaprakları sadece yemeklerle tat vermiyor aynı zamanda insanları iyileştiriyordu. Kurumaya bırakılan defne yaprakları daha sonra parçalanarak su ile karıştırılıp içilerek çeşitli hastalıklara derman oluyordu.

Defne yaprakları defne ağaçlarından toplanır. Defne ağacı ise günümüzde umut, başarı ve kahramanlığın simgesi haline gelmiştir.

Defne yaprakları sakinleştirici etkilerinin yanında ağrı kesici, iltihap sökücü ve böbrek taşlarını önleyici olarak da kullanılıyor.

Antibakteriyel özelliği olan defne yaprağı içerdiği ökaliptol maddesi ile nezle ve gribin belirtilerini azaltıyor.

Defne yaprakları ile evinizde de mucizeler yaratmak mümkün.

Tek ihtiyacınız olan şey çakmak, kurutulmuş defne yaprağı ve çelik bir kap. Defne yapraklarının çabuk yandığını göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

Defne yaprağını tutuşturduktan hemen sonra odanın içine sinen rahatlatıcı bir koku hissedeceksiniz.

10 dakikanın ardından tamamen gevşediğinizi hissedeceksiniz.

Defne yapraklarının verdiği gevşeme ve huzurun metil öjenol ile alakalı olduğunu tahmin ediliyor.

Evinizin biraz güzel kokması fena olmazdı değil mi?

Kaynak: newsletter

Böyledir işte Dünya.. Kime ne ağırlıkta kıymet verirsen o ağırlıkta kıymet bulursun..

1457959786_05_s__rts__rta_bronz_20x45x10_2015-759x5001

 

 

Yaşlı adamın eşi evde tereyağ yapıyordu.Kocası ise hergün yakınlarındaki bakkala götürüp satıyor,onunla geçiniyorlardı.
Bakkal,adamın getirdiği tereyağını hiç tartmıyordu. Ancak birgün acaba dedi,adam gittikten sonra tereyağını tartıya koydu..
900 gram olduğunu görünce çok öfkelendi ve yarın geldiğinde bunun hesabını sorar bir daha da ondan alışveriş yapmam dedi.
Ertesi sabah yaşlı adam elinde tereyağıyla içeri girdi,bakkal sert bakışlarıyla bir daha senden tereyağı almayacağım dedi.
Yaşlı adam üzülerek; Efendim bir yanlışım mı oldu dedi.
Bakkal,efendi senin bana getirdiğin tereyağını tarttım 900 gram geldi ayıp değil mi bu yaptığın dedi.
Yaşlı adam utanarak başını öne eğdi ve; -Efendim bizim terazimiz yok,sizden bir kilo şeker almıştık onu tartı olarak kullanıyoruz dedi. ?
Bakkal utancından ne yapacağını şaşırdı.
Böyledir işte Dünya.. Kime ne ağırlıkta kıymet verirsen o ağırlıkta kıymet bulursun..

DİLİN SÖYLEYEMEDİĞİNİ VÜCUDUNUZ SÖYLÜYOR

kadinlar_psikolojik_sikinti_yasamaya_daha_yatkin_h8301_d81551

 

Vücudumuz, psikolojik problemlerin aynasıdır. Kendisini ifade edemeyen, sevincini, üzüntüsünü, sıkıntısını içine atanlar, zamanla depresyon, takıntı, kaygı bozukluğu gibi beden kimyasının bozulma durumuyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu durum kendini yüzde çıkan sivilce ve yaralarla da gösterebiliyor. Sivilce ve yaraları yolma, psikoloji kaynaklı bir deri hastalığıdır.

Gerçek duygularını, isteklerini dil ile ifade edemeyen veya ifade ettiklerinden daha fazlasını içlerinde veya farkında olmadan bilinçaltlarında saklayan kişilerin kızgınlıkları ve sıkıntıları bedene yansımaktadır. Bir başka deyişle dilin söyleyemediğini beden söylemektedir. Psikolojik problemlerin insanlara ve hayatlarına etkisi farklı şekillerde olmaktadır. Kimisi kişinin iç dünyasını büyük ölçüde etkilerken kimisi ise diğer insanlarla ilişkilerinde, iş veya ders başarısında etkili olmaktadır. Bazı psikolojik problemler ise kişinin bedeninde bazı etkilerini göstermektedir.

Kişi problemden rahatsızlık duydukça kısır, döngü içine girmekte ve problem gittikçe artmaktadır. Ciltte çıkan yaraları yolma, tırnak yeme ve saç yolma problemleri bu süreçte ortaya çıkabilmektedir. Bununla beraber yara yolma yüzde olduğu takdirde çevrenin etkisiyle birlikte sorun daha da artmaktadır.

Hastalığın ortaya çıkmasında ve devamında çevresel şartlar ve kişilik özellikleri birlikte etkilidir. Kişinin kendine güven duygusunun eksikliği, mükemmeliyetçi olması, insanlarla ilişkilerde aşırı duyarlılık, streslerle başa çıkma becerilerinin eksikliği ya da aşırı yük altında olma, bunlar arasında sayılabilir. Depresyon, takıntılar, kaygı bozukluğu beden kimyasının bozulmasına sebebiyet vererek bu tür problemlere yol açmaktadır.

Sıklıkla karşılaştığımız sorunlardan biri ,kişinin yüzünde sivilcelerin çıkmasıdır. Bu sivilcelerin yolunması ya da kaşınması yaralara, mikrop kapması halinde ise yayılmasına neden olur. Cilt bu sebeple giderek bozulur. Kişinin bu davranışını kontrol edememesi ve görünüşünün gittikçe değişmesi, insanların kendisine acıyan gözlerle bakması, o ferdi daha da sıkıntıya sokar. Bu kişiler bazı ilaçlar kullansa da çözüm geçici olabilir. Yüzde çıkan sivilce ve yaraları yolma ve yaralar oluşturma, psikolojik kaynaklı deri hastalığıdır. Tedavinin şekli, sorunun kaynağına göre değişmektedir. Hastanın profesyonel destek almayı kabul etmemesi ya da fayda sağlayacağına inanmaması, kendi kendine çözmeye çalışması, sıklıkla tedaviyi zorlaştırmaktadır. Bunda kişisel nedenler olduğu gibi maddi nedenler de etkili olmaktadır. Tedavinin gecikmesi, kişinin dış dünyadan uzaklaşmasına, kendine güvenini kaybederek öğrenim hayatını ya da iş hayatını yarıda bırakmasına yol açmakta, bu da problemin daha da şiddetlenmesine sebep olmaktadır.

Nasıl bir tedavi yolu izlenmeli?

Kişinin çevresindekiler tarafından anlaşılması, sorumluluklarının paylaşılması bu tür rahatsızlıkların ortaya çıkmasını ya önlemekte ya da iyileşmesini kolaylaştırmaktadır. Birkaç günlük tatil, yakın akraba ya da arkadaş ziyaretleri, spor, sağlıklı beslenme, kişinin gevşeyip rahatlaması problemin hafiflemesini sağlar. Kişinin sevdiği meşguliyetlerle uğraşması, iç enerjisini uygun şekilde kanalize etmesi de yararlı olmaktadır. Zorlama ve kınama, problemin daha çok artmasına sebep olmaktadır. Bu süreçte cilt hastalıkları uzmanının tedavisine de devam edilmelidir.

ZAMAN Farika Teymur Artır, Uzman Psikolog

Not: Aynı zamanda buna sebep olan sebepleri ortadan kaldırmak için kendini sev hayatını iyileştir seminerini enerjiyi yükseltmek için reiki yi ve buna sebep olan bilinçaltı kayıtlarını temizlemek için de Access bar bilinçaltı temizliği çalışmalarını öneririm. Tabı ki bunun dışında yapacağıınız doğa yürüyüşleri, nefes ve meditasyon çalışmaları da işe yarayacaktır.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg