ŞUNLARI YAPTIKTAN SONRA HİÇBİR HASTALIĞINIZ KALMAZ.

saglikli-insan-e14043681804351
📌Düzenli olarak elma yiyin,
📌Yediğiniz zeytinlerin çekirdeklerini korkmadan yutun,
📌Çörek otu yağı için ve saçınıza, cildinize, yüzünüze sürün (ki çörek otu ölümden başka her derdin devasıdır. Kalp, tansiyon, şekerden tutun da saç zayıflamasına, dökülmesine ve kırlaşmasına kadar hemen her şeye muazzam bir tesiri vardır), içemezseniz çörek otu yağının kapsül şeklinde olanını alın ve kolayca sabah akşam yemeklerden önce ikişer adet yutun,
📌Kuş başı gibi kıyılarak hakiki zeytin yağında birkaç gün bekletilmiş kuru incir yiyin,
📌Sabahları kahvaltıdan önce besmele ile 21 kuru üzüm yiyin (zihniniz açılır, hafızanız uçuşa geçer),
📌Türk kahvesi ile aranız yoksa arayı bulun (ki kahve de muazzam bir zihin açıcıdır. Sabahları kahvaltıdan bir saat kadar sonra Türk kahvesi için…
📌Sallama çayları, plastik bardak ve şişeleri, damacana suları terk edin. Normal çay demlemeden önce çayı bir süzgeç yardımı ile bolca soğuk su ile yıkayın. Sadece şunlara dikkat ederek bile kanser olma riskini yüksek oranda azaltacaksınız.)
📌Ayçiçek yağlarını terk edin, gerekirse başka yerlerden kısın ve paranızı zeytin yağına verin. Damak tadınıza farklı gelirse direnin, bir süre zorlanacaksınız ve birkaç ay sonra alışacak ve hiçbir zorluk çekmeyeceksiniz.
📌Kaçınmadan, çekinmeden, imkanınız nispetinde bol bol tereyağı, yumurta ve süt tüketin. (Marketlerde artık ekonomik fiyatlara günlük sütler bulunabiliyor. Süt gibi görünen uzun raf ömrü olan karışımları almayın, içmeyin, kullanmayın)
📌Zeytin yağını da çörek otu yağı gibi için, sürün, bol bol kullanın. (İki yağ hakkında da hadisler var ve artık bunları modern tıp bile ispat etti. Avrupalılar bile bunlara kıymet verip tüketmeye çalışıyorlar.)
📌İlaç Sektörü’nün soygunundan kurtulun. Bir yeri düzeltmeye kalkıp başaramazken, onlarca yeri de bozan ilaç görünümlü zehirlerden kurtulun. Bir ilaç bir insana yıllarca reçete edilir mi?
⚡Sizin eksiğiniz, gıdalardan yeterli değerleri alamamanız. Hayatınızda lif yok, yeterli vitamin, protein ve mineraller yok. Bunları almaya çalıştığınız sebze ve meyvelerde can yok. Adeta çöp yiyoruz. İhtiyacınız olduğu halde eksik kalan bu şeylerin vücudunuza girmesini sağlarsanız, vücutlarımız zaten hastalıklarla savaşacak şekilde yaratılmış ve siz ne olduğunu bile anlamadan vücudunuz gereğini yapar, hastalıklarla savaşır.
⚡İşte bu zamanda kuru incir tarifini, çörek otu yağını, zeytin yağını aklı başında her müslüman kullanır. Maddi imkânı olanlar bunların yanına hakiki bal da katar.
😷 Şifa niyetine kullandığınız ürünlerden beklenen faydayı görmediyseniz, hakiki diye sahtesini, doğal diye katkı maddeli ve ilaçlı olanını, taze diye bayat olanını aldınız demektir.
⚡Şu tarif edilenlere riayet eden birisinin sağlıklı olmaması, sağlığı bozulmuş olsa da tedavi olamaması başka türlü mümkün değildir.
⚡Çörek otu yağı tamamen doğal yetiştirilmiş ve mutlaka soğuk sıkım olmalıdır.
⚡Not: Allahü Teala, Kur’an-ı Kerim’de Tin suresinde incirin ve zeytinin üzerine yemin etmiştir.
⚡Muhakkak ki Allah ü Tealanın, üzerine yemin ettiği şeylerde çok hikmetler vardır.
⚡⚡Lütfen öğrendiğiniz bilgileri başkalarının da öğrenmesi için gayret gösterelim.

Kaynak: Facebook Karbonat sayfası

PARA İLE İLGİLİ OLUMSUZ BİLİNÇALTI KAYITLARI VE EN UYGUN OLUMLAMALARI:

402624_280533135346195_1104547671_n1
Biliyoruz ki evren de her şey ilahi anlamda SEVGİYLE AŞKLA dönüyor.Sevgiyle aşkla vuku buluyor.O zaman bir düşünelim parayı ya da istediğimiz ne varsa ev,araba,evlilik,güzel bir ilişki,çocuk- sevgiyle aşkla bilinçaltına kodlamamışsak İLAHİ GÜÇ bize onu vermez.O zaman bilinçaltımız sevgiye dönüştürelim, her şeyin en güzelini en iyisini kendimize çekip yaratalım.Işığınız,paranız,istedğiniz ne varsa bol olsun:)
________________________________________
Sıkıntı çekilerek kazanılır= Para kolay yoldan yaratılır.
Ben Paranın Esiriyim = Ben parasız/paralı halimle de özgürüm.
Para pistir, sefildir, zavallıdır, aşağılıktır = Para SEVGİ enerjisidir.
Para kumardır. Gelir Gider = Paranın Gelişine Gidişine ve Ben de Kalışına Sevgiyle İzin Veriyorum.
Paraya güvenilmez. = Ben Para enerjisine güveniyorum.
Paraya sahip Olunmaz. = PAraya Sahip Olmayı Kabul Ediyorum. Ben paraya sahip olmayı hakediyorum. Ben paraya sahip olmaya layığım.
Para için çalışmak Aşağılıktır. = Ben çalışarak parayı Sevgiyle alıyorum.
Para Şeytandır= Para Sevgi enerjisidir.
Para güçtür= Para Sevgi Enerjisidir.
Para tutmak aşağılık bir durumdur = Ben paranın sevgiy le gelişine gidişine izin veriyorum.
Para güçten gelir, Ailem güçtür, babam güçtür. Para ailemden babamdan gelir= Ben kendim için para yaratıyorum.
Paraya muhtaç olmak aşağılık bir durumdur= Ben parasız olduğum halimle de değerliyim.
Fakirlik utanılacak bir şeydir = Ben fakir olduğum halimle de kendime değer veriyorum.
Parasız varolamam= Ben parasızda sevgiyle var oluyorum. Ben beni her halimle var ediyorum.
Parasızlık Aşağılık olmaktır= Ben kendimi parasız olduğum halimle de Sevgiyle kabul ediyorum.
Parasız olunca kendimi Güvende hissetmem = Ben parasız olduğum halimle de güvendeyim
Sadece muhtaç olunca para gelir = Değerli olduğum halimle de paranın bana gelişine izin veriyorum.
Para ben yalvarınca gelir = paranın her şekilde bana akışına izin veriyorum.
Ben parayı yaratamam = Ben parayı sevgiyle yaratıyorum.
Para zehirlidir, öldürür = Para sevgi enerjisidir. Ben paralı olduğum halimle de sevgi yle var oluyorum.
Paranın gücüne aşığım : Para Sevgi Enerjisidir.
Para yaratıcıdır , Yaratıcılık güçtür = Ben parayı sevgiyle yaratıyorum.
Paraya ihityacım yok = Ben paraya ihtiyacım olmadığı halimle de güvendeyim.
Para İnsanlar arasında fark yaratır = Para sevgi enerjsinin yaratımıdır. Herkes birdir. Ben param olmadığı halimle de herkesle birim. Paralı/ parasız olmayı bir ediyorum.
Para her şeyin çaresidir = Sevgi her şeyin çaresidir. Her şeyin çaresi benim içimde.
Zenginler boştur, aptaldır, değersizdir = Zenginler ile fakirler birdir. Her ruh değerlidir.
Para bana başkasından gelir = ben kendi paramı kendim yaratıyorum.
Fakirken zengin olunmaz = Ben her şekilde zengin olmayı hakediyorum.
Zenginlik beni yokoluşa sürükler = Ben zengin olduğum halimle de kendimi onaylıyorum.
Fazla para mutluluk getirmez = Ben çok param olduğu halimle de huzurluyum.
Fazla param olursa ailemden uzaklaşırım = Ben paralı halimle de her yerde olabilirim.
Ben parayı sevgiyle alıp vermeyi kabul ediyorum.
Ben para enerjisinin Sevgiyle hayatıma girmesine izin veriyorum.
Ben tüm gelir yollarımı kendim için açıyorum.
Ben parayı kendime Sevgiyle çağırıyorum.
Ben kendim için çağırıyorum.

Tolstoy’un İnsani Değerler Üzerine Verdiği 12 Önemli Tavsiye

1.) “Acı duyabiliyorsan, canlısın. Başkalarının acısını duyabiliyorsan insansın…”

2.) “Hayatta unutamayacağımız en büyük pişmanlık, pişman olurum diye yapmadıklarımızdır.”

3.) “Herkes insanlığın kötüye gittiğini düşünüyor, ama hiçkimse kendisinin kötüye gittiğini düşünmüyor.”

4. “Şikayet ettiğiniz yaşam, belki de başkasının hayalidir.”

5.) “Bozulduğu zaman insandan daha korkunç bir yaratık yoktur.”

6.) “İnsanlar nasıl konuşulması gerektiğinin dersini alırlar, ama en büyük ilim; nasıl ve ne zaman susması gerektiğini bilmektir.”

7.) “Kimseyi küçümseyecek kadar büyük değilsin… Çünkü gün gelir; Küçümsediğin her şey için önemsediğin bir bedel ödersin.”

8.) “İnsanların çoğu onu yapıyor diye, yanlış, yanlış olmaktan çıkmaz.”

9.) “İnsanlar daima yanıldılar ve yanılacaklar; hem de her şeyden çok, doğru olduğunu sandıkları şeyde.”

10.) “Hepimiz kaybettiğimiz ya da ulaşamadığımız herşey için zamanı suçlarız…
Ama zaman konuşacak olsa, hepimiz utanırız.”

11.) “Sevdiğin insanları kaybetmeye alıştığın zaman; Hayatı önemsememeye başlıyorsun.”

12.) “Kendi mutluluğundan başka hedefi olmayan insan en kötü insandır.”

| Müthis Psikoloji

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri

 

 

 

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri – Yaşam Sahnesi
http://yasamsahnesi.com/wp-content/themes/colormag/js/html5shiv.min.js?ver=4.7.2

1-) Parmağınıza kıymık batarsa…

O zarar görmüş bölgenin üzerine iyice olgunlaşmış bir muzun birkaç dilimini koyun ve bir bandajla kapatın.

Muzun içindeki enzimler ciltteki yabancı maddenin çıkmasını kolaylaştıracaktır.

 

2-)Burnunuz tıkalıysa…

Bir kaba ılık su koyun ve içine biraz tuz dökün. Bu tuzlu suyu hafifçe burnunuza çekip bırakın.

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri

Tuzlu su burundaki damarları rahatlatacak. Burnunuz açılacak ve rahatça nefes alabileceksiniz.

 

3-)Ayaklarınız kokuyorsa…

Ayaklarınızı talk pudrasıyla ovun ve sonra kurutun(tabii ki temiz!) çorabınızı giyin.

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri

Bu, bir süre için ayağınızın terlemesini ve bunun sonucunda koku oluşmasını engelleyecek.

 

4-)Öldürücü kas krampları yaşıyorsanız…

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri

Nemli bir havluyu mikrodalga fırında 30 saniye bekletin. Daha sonra havluyu ağrıyan kasınızın üzerine koyun. Bu kompres, aldığınız ağrı kesici ilaç etkisini gösterene kadar ağrıyı hafifletecektir.

Bu kompres, aldığınız ağrı kesici ilaç etkisini gösterene kadar ağrıyı hafifletecektir.

 

5-)Parmağınızı sıkıştırdıysanız ya da ayak parmağınızı çarptıysanız…

Parmağınızı dik tutup üzerine sıkıca bastırın. Bu, ağrınızın azalmasını sağlayacaktır.

 

6-)Terleme problemi yaşıyorsanız ve duş almaya vaktiniz yoksa…

Hemen kadınlar tuvaletine gidin ve birkaç kağıt havlu koparın. Kokulu antibakteriyel sıvı sabunu kağıt peçeteye dökün ve o bölgeyi silin. Ancak sonrasında iyice kurulamayı unutmayın.

 

7-)Kendinizi endişeli hissediyorsanız…

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri

Kendinizi endişeli hissediyorsanız ve kalbiniz normalden hızlı çarpıyorsa Saç diplerinden başlayarak şakaklarınıza nazikçe masaj yapın.

Yavaşça nefes alıp verin, hızla rahatladığınızı hissedeceksiniz. Eğer bu işe yaramıyorsa bazı meditasyon tekniklerine başvurabilirsiniz. Örneğin beş dakika süreyle gözlerinizi kapatın ve bir ormanın ortasında olduğunuzu hayal edin. Ormandaki sesleri duymaya çalışın.

 

8-)Çenenizde tüylenme problemi yaşıyorsanız…

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri

Çenenize ince bir tabaka vazelin uygulayın ve üzerine likit bir kapatıcı pudra uygulayın. Yalnız bu işlemi yaparken alkolsüz ürünler kullanmaya dikkat edin. Çünkü alkollü ürünler cildinizi tahriş edebilir.

 

9-)Elinizde can acıtıcı bir şeytan tırnağı çıktıysa…

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri

Tırnak diplerinizi tuzlu suyla ovalayın.

Bu tedavi, elinizdeki şişliğe iyi gelirken aynı zamanda enfeksiyon riskini de ortadan kaldıracaktır. Bu tedaviyi birkaç gün boyunca yapın.

 

10-)Ani bir öksürük krizi geçiriyorsanız…

En sevdiğiniz şekerlemeyle bu sorunu çözebilirsiniz.Şekeri uzunca bir süre emerek boğazınızı rahatsız eden öksürük krizini engelleyebilirsiniz.

 

11-)Nefesiniz kötü kokuyorsa…

Ağız kokusunun sebebi çoğunlukla susuzluktur. Böyle bir durumla karşılaştığınızda hemen iki bardak su için.Eğer ana yemeğinizin yanında maydanoz varsa onu mutlaka tüketin. Çünkü maydanoz nefesi anında yenileyici özel kimyasallar içerir.

 

12-)Egzersiz sonrasında kaslarınız geriliyorsa…

Kulağa garip gelebilir ama birkaç yudum turşu suyu için. Bu, anında gevşemenizi ve ağrının giderilmesini sağlar.

 

13-)Genital bölgenizde kıl dönmesi yüzünden rahatsız edici bir şişlik oluştuysa…

 

Kağıt havluyu soğuk suya batırıp birkaç dakika şişliğin üstünde bekletin.Ya da birkaç küp buzla şişliği ve kızarıklığı giderin. 15 dakika sonra şişliğin küçülmeye başladığını fark edeceksiniz.

 

14-)Topuklarınız sertleşiyorsa…

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri

Ayaklarınıza bir su şişesi ile iki-üç dakika boyunca masaj yapın. Bu işlem sayesinde ayak tabanınızdaki çukur bölge gerilir ve topuğunuzun düzleşmesini engellemiş olursunuz.

 

15-)Cildinizde siyah noktalar görüyorsanız…

Bu problem susuzluktan veya kan şekerinizin düşmesinden dolayı oluşmuş olabilir.

Basit ama işe yarayan sağlık tavsiyeleri

Bu yüzden hemen bir bardak dolusu su için ve bol bol meyve tüketin. Buna rağmen siyah noktalar geçmiyorsa bir dermatoloğa danışmalısınız.

– Yaşam Sahnesi

UNUTMA, BİLGE İNSAN HAYATI YAŞAYANDIR.

saglikli-yasam1

 

 

Kural 1: Asla kendinden şüphe etme… Sen ne hissediyorsan o her zaman doğrudur. Dünyadaki bütün insanlar toplansa ve sana aksini söylese bile senin hissettiklerin senin için doğrudur. Onlar farklı hissedebilir, farklı düşünebilir ama bu senin hissettiklerinin yanlış olduğunu göstermez, sadece onlardan farklı olduğunu gösterir.
Kural 2: Asla farklı olduğun için utanma. Eğer çevrende senin gibi düşünen, seni anlayan insanlar yoksa, o zaman çirkin ördek yavrusu hikayesini hatırla… Muhtemelen sen yanlış yerde, yanlış insanlarla birlikte olduğun için seni anlamıyorlardır. O halde hedefin ait olduğun yeri bulmak olmalıdır. Asla muhteşem bir kuğu olduğun gerçeğini unutma ve ordek olmak için uğraşma.
Kural 3: Geçmişte yaptıkların için pişmanlık duyma ve özür dileme…. Yaşadıklarının senin için önemli bir ders olduğunu kendine hatırlat. Bu tecrübe ile aldığın bilgiyi özenle incele, olayda yaptığın hataları ve yeniden ayni durumda olsan nasıl davranacağını iyice düşün ve gelecek olaylar için kendini hazırla. Kırılan vazo tamir edilemez ama gelecekte başka vazoların kırılması önlenebilir
Kural 4: Mümkün olduğunca kimsenin senin adına karar vermesine izin verme ama başkalarının haklı olabileceğini de unutma. Bu hayat senin ve istediğin gibi yaşamaya hakkın var, fakat başkalarını dinle ve onların bakış açısını anlamaya çalış.
Kural 5: İnsanlarla ilişkilerinde asla kendi ihtiyaçlarıniıikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırma. Her zaman ama her zaman önce sen gelmelisin. Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzmeyi tercih etme. Sen kaldırabiliyorsan, onlarda kaldırabilir. Karşındaki insan senin mutluluğunu düşümüyorsa ve senin üzülmene yol açıyorsa, o zaman o insan sana deger vermiyor demektir. Bu kişileri değiştireceğini yada sana zamanla önem vereceğini düşünme.
Kural 6: Asla kaybetmekten korkarak, sırf inanmak istediğin için karşındaki insanın sevgi sözcüklerine inanma. Sevgi insanin kalbindedir, gözlerindedir, davranışlarındadır, ses tonundadır, sana verdiği önemde ve değerdedir, senin için yaptığı fedakarlıklardadır. İnsanlar çok kısa zamanda sevgi sözcüklerini umarsızca dağıtmaya başlarlar. Bunları dinle ama gerçek sevgiyi karşındakinin davranışlarina bakarak bul. İnanmak istediğin için değil gerçek olduğu için karşındaki insanın sözlerine inan…
Kural 7: Her zaman ama her zaman, mutlaka kalbini dinle. Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir. Dolayısıyla içindeki sesle konusmayı öğren. Her gün kendinle kalmak icin zaman ayır ve kalbini dinle. Başka şekilde hissetmek için ikna etmeye değil, gerçekten ne hissettiğini bulabilmek için dinlemeye çalış. Bazen içindeki ses sana çok zor geleni yapmanı söyleyebilir yada duymak istemediklerini söyleyebilir… Korkma… ve içindeki sesi dinlemeye devam et…
Kural 8: Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran.
Kendini sev, şefkatle yaklaş. Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme… Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle. Üzgün olduğunda, kığıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakım uygula. Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster.
Kural 9: Hayatta her şeyin bir bedeli oldugunu asla unutma ve bedel ödemek istemediğin için kendini boşlukta bırakma. Örnegin bir insanı incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanın güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır. Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma. O halde yaşamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. Bir adım atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacaklarına değip değmedine bakarak kararlarını ver.
Kural 10: İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insanı kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama.
Kural 11: Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin. Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşmanı mi olacağına karar ver. Yaşamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını birakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin. İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Eğer kendinin dostu olabilirsen….
Kural 12: Asla tecrübe kazanmaktan kaçma… Ne kadar zor olursa olsun, yeniden ayağa kalk ve yola devam et. Hayatı öğrenmek için o tecrübelere ihtiyacın var. Kalbin aşk acısı ile yaralanmış ise, sonsuza kadar kendini aşka kapatma. Ruhun insanların acımasızlığı ile incinmiş ise, hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yaşamaya zorlama. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma bilge insan hayatı yaşayandır.
Alıntı

Frank Kaiser’in 40 yaş üstü kadınlara ithafen yazdığı küçük yazı internette gündem oldu.

yeni-yilda-kadinlarin-yaptirmasi-gereken-testler-111

 

Yazdıklarını okuyunca nedenini anlayacaksınız.

Yaşlandıkça, 40 yaş üstü kadınlara verdiğim değer arttı. İşte size birkaç neden: 40 yaş üstü bir kadın gecenin köründe sizi uyandırıp, “Ne düşünüyorsun?” diye sormaz. Ne düşündüğünüzü umursamaz. 40 yaş üstü bir kadın maç seyretmek istemiyorsa, yanınızda durup mızmızlanmaz. Başka bir şeyle ilgilenir.
40 yaş üstü kadınlar oturaklıdır. Operada veya bir pahalı bir restoranın ortasında sizinle ağız dalaşına girmez. Ama tabii hakederseniz de, işin içinden rahatça sıyrılabilecekleri şekilde sert tepki verebilirler.
Yaşlı kadınlar iltifat etmeyi iyi bilirler, haketmeseniz bile. Değer verilmemenin ne demek olduğunu iyi bilirler. Yaşlandıkça, medyuma dönüşürler. 40 yaş üstü bir kadına hatanızı itiraf etmenize gerek yoktur.
Suratlarında kırışıklıklar belirse de, 40 yaş üstü kadınlar gençlere nazaran daha çekicidirler. Yaşlı kadınlar samimi ve dürüsttürler. İşe yaramazın teki gibi davrandığınızda, bunu suratınıza direk söylerler. Yanlarında olduğunuzda endileşelenmenize gerek yoktur.
40 yaş üstü kadınlar birçok nedenden dolayı övgüyü hakederler.
Maalesef, erkekler böyle değildir. 40 yaş üstü kadınlar, zeki, göz kamaştırıcı ve çekiciyken, aynı yaşlardaki erkekler göbekli, ütüsüz sarı pantolonludur ve 22 yaşındaki garson kızlarla takılıp kendilerini aptal yerine koyarlar.
Özür dilerim, hanımlar. “Maşa varken elimi neden ateşe sokayım?” diyen erkekler bilmeliler ki artık kadınların %80’i evliliğe sıcak bakmıyorlar.
Neden mi?
Çünkü kadınlar da artık maşanın farkına vardı!”
Buna benzer yazılar görmek istiyorsanız lütfen beğenmeyi unutmayın.

İNSANLAR UYANIYOR: KAYITLI TARİHTE İLK DEFA SCHUMANN REZONANSI + 36’YA SIÇRADI

16426155_1198629060253260_2902415942118750626_n1
31 Ocak 2017’de kaydedilmiş tarihte ilk defa, Schumann Rezonansı 36+ frekanslara ulaştı.
Bu çok önemli. 2014’te, frekansların olağan 7.83 Hz frekanstan 15 – 25 seviyelerine yükselmesinin anormal olduğu düşünülmüştü. Şimdi son iki gündür aniden 30 a yükseldi. Bunun alındığı site aşağıda; Soldaki Schumann resonansına tıklayın.
https://translate.google.com/translate…
Wikipedia’ya göre, Schumann Rezonansı Dünyanın elektromanyetik alan spektrumunun son derece düşük frekans kısmındaki (ELF) spektrum zirvelerinin setidir. Schumann rezonansları Dünyanın yüzeyi ve iyonosfer tarafından oluşturulan boşluktaki şimşek deşarjları tarafından üretilen ve uyarılan küresel elektromanyetik rezonanslardır.
Uzun zamandır insan bilincinin manyetik alanı etkiyebileceğinden ve özellikle yüksek endişe, gerilim ve tutku anları sırasında manyetik alanda karışıklık yaratabileceğinden şüphe edilmektedir. “İnsan varlıkları olarak olağanüstü potansiyellere sahibiz. Tahmin edilemez yaratıcı armağanlar, sezgiler ve yetenekler gelecek nesillerde olağan olabilir. ”
Bir çok insan zamanın hızlanmakta olduğu hissini bildiriyor. Artan frekansların bununla ilgisi olabilir mi?
Küresel bilinç ve “birbirine bağlı olmanın bilimi” üzerine daha fazla bilgi için: https://www.heartmath.org/research/global-coherence/
Bu, geçmiş 48 saatte elektromanyetik frekanslardaki artış ile ilişkili olduğu görülen Küresel Bilinç Projesininin linkini içeriyor. (http://global-mind.org/gcpdot/)
“Uzun yıllardır bu rezonans frekansı sadece hafif varyasyonlarla bu 7.86 Hz’de sabit kaldı. Haziran 2014’te bu değişti. Rus Uzay Gözlem Sistemindeki monitörler 8.5 Hz civarında aktivitede ani bir çıkış gösterdi. O zamandan beri, Schumann’ınz 16,5 Hz olduğu günleri kaydettiler. Önce ekipmanlarının yanlış çalıştığını düşündüler, ama sonra verilerin doğru olduğunu öğrendiler. Herkes bu aktiviteye neyin neden olduğunu soruyordu.”
“Dünyanın frekans mı hızlanıyor?

Schumann frekansının insan beyninin alfa ve teta halleri ile “uyumlu” olduğu söylendiği için, bu hızlanma belki zamanın hızlandığı ve hayatımızdaki olayların ve değişimlerin daha hızlı gerçekleştiği hissinin nedeni olabilir.”
“Bu ortaya çıkan rezonanslar insan beyin dalgası aktivitesi ile doğal olarak ilişkilidir. Bu nedenle bu, değişmekte olduğumuz anlamına geliyor. Bu hızlanmış frekanslar bize insan evrimsel değişimi hakkında anlatıyor olabilir. 7,83 Hz frekansı alfa/teta halidir. Gevşemiş, bir tür bir şeyin gerçekleşmesini bekleyen nötr boşta çalışma. 8.5 – 16.5 Hz frekansı insanı teta aralığından, ortaya çıkmaya başlayan daha uyanık beta frekansları ile daha tam sakin alfa haline götürür. (Bu bilişsel olarak yavaşça uyanma ile ilişkilidir). Schumann Rezonansı 12 – 16,5 Hz arasında ani çıkışlar yaptığı için, bu daha da ilginç. Nörogeribildirimde 12 – 15 Hz ‘e Duyusal – Motor Ritim frekansı (SMR) adı verilir. “Uyanık sakinliğin” ideal halidir. Düşünce süreçlerimiz daha net ve daha odaklıdır, yine de hala “akıştayız” veya “bilişteyiz”dir.

Başka deyişle, Dünya Ana titreşim frekansını değiştiriyor ve belki biz de değiştiriyoruz. Bu, UYANMAKTA olduğumuzun bir çok işaretinden biri olabilir.”
“Bilim adamları Schumann Rezonansını etkileyebilen Dünyanın manyetik alanının son 2000 yılda yavaşça zayıflamakta olduğunu bildiriyor, son bir kaç yılda daha da hızlı zayıflıyor. Bunun neden olduğunu gerçekte hiç kimse bilmiyor. Hindistan’daki bilge yaşlı bir alim bana, gerçek mirasımızın başlangıçtan beri var olan anılarını bloke etmek için, Dünyanın manyetik alanının Kadim Olanlar tarafından yerine yerleştirildiği anlattı. ruhların geçmişin anıları tarafından engellenmemiş özgür irade deneyiminden öğrenilmesi için bu manyetik alan konulmuş. O bilge şimdi manyetik alan değişimlerinin o hafıza bloklarını gevşettiğini ve bilincimizi daha yüksek gerçeğe yükseltmekte olduğumuzu iddia etti. Perde kalkıyor.”
“Her ne oluyorsa, kendi frekansımızı Yeni Dünya ile daha fazla ‘uyumda olmak’ için yükseltirken, bu hızlanmanın daha yorgun,tükenmiş, sersem, bunalımlı ve hatta garip hissetmemize neden olabileceği açıktır. Adapte olma her zaman kolay bir süreç değildir, ama tüm bunların kendi eşsiz UYANIŞIMIZIN parçası olduğunu aklınızda tutun.”
2 Şubat 2017 Güncelleme: 30+ rezonansın 3 ncü günündeyiz ve daha sabit ve daha kuvvetli hale geldiği görülüyor. http://imgur.com/a/UPAVh
(Çeviri: Saffet Güler)
https://www.reddit.com/…/humans_are_waking_up_for_first_ti…/
Schumann Rezonansı ile ilgili bilgi: http://www.kosulsuz-sevgi.com/…/gunes-ve-yerkure-arasindak…/
Küresel Bilinç Projesi: http://www.kosulsuz-sevgi.com/yeni-…/kuresel-bilinc-projesi/

11 Şubat 2017, Aslan Burcundaki AY TUTULMASI ve DOLUNAY’ın Burçlara Göre Etkisi…

cropped-junolisa1-e14488648362321

11 Şubat 2017 günü, İstanbul’a göre 03:33 itibariyle GÖLGELİ bir AY TUTULMASI ve DOLUNAY gerçekleşecek.
Genel değerlendirmede, bu AY TUTULMASINI kaderin akışını belirleyecek bir kavşak diye nitelemiştim… 11 Şubat 2017, Aslan Burcu’nda AY TUTULMASI ve DOLUNAY; ”Gerçek Sonucu Geç Açıklanacak” Bir Olgunluk Sınavı..
”Böyle kavşaklarda alınacak kararlar, doğurdukları dünyevi sonuçların ötesinde bir değere sahiptirler! Dünyevi anlamda KAZANMAK üzerine kurulu bir hayat süreriz… Manevi anlamda ise KAZANÇ ve YÜCELME, bize dünyevi güç getirmesi mümkün olan seçeneklerin varlığına RAĞMEN, aldığımız öğretilerin doğrultusunda gitmekle mümkündür. Göğün Gözcüleri, böyle zamanlarda kimin dünyanın ”yanıltıcı” vaatlerini, kimin Ruh’un Yolunu seçtiğine bakarlar. Ve bundan sonra karşılaşacaklarımızın kurgusu, böyle belirlenir.”
Burç ve Yükselen Burca göre yorumlara gelince…
KOÇ veya Yükselen KOÇ: Ateşinizi canlandıran bir DOLUNAY ve TUTULMA bu 🙂 Kendinizi tutkulu, arzulu, yeni başlangıçlara ve hatta aşklara ya da aşk heyecanı ile hayata geçirilecek projelere hazır, fırsatları değerlendirmeye açık hissedeceksiniz! Risk alma eğiliminiz yüksek, yapabilirliklerinize inancınız tam 😀 Bir türlü rayına oturmamış ilişkilerinizi, ortaklıklarınızı, hayat ve yol arkadaşlıklarınızı bu dönemde toparlayabilirsiniz. Ama bitmesi gerekenlerin de, siz ittirseniz dahi incelip kopma işaretlerini görmeniz lazım. Kendinize ”tamam mı devam mı?” diye sorarken, alacağınız kararın ne getirip ne götüreceğini de iyi hesaplayın. Yeni bir başlangıç, bir heyecan için, var olan bir proje ya da bir ilişkiyi tehlikeye atmak üzereyseniz, bunu da etraflıca düşünerek yapın.
BOĞA veya Yükselen BOĞA: Sizi kariyer ve özel hayat planlarınız konusunda düşünceye sevk eden DOLUNAY ve TUTULMA bu… İç dünyanızda yatıştırmaya çalıştığınız fırtınaların, bastırmaya çalıştığınız sorunların, ertelediğiniz soruların tetiklendiğini fark edeceksiniz. Yapmanız gereken ama kaçındığınız değişimler, tamamlamayı erteleyip durduğunuz işler, hayat düzeninizdeki artık size hizmet etmeyen bütün sistemler, önünüze serilecek. Güvende olmak için, sorumluluktan kaçmak değil, sorumluluk almak gerektiğini fark edeceksiniz. Özel hayat ve aile dengeleriniz ile yapmak istediğiniz işler arasında kalabilirsiniz. Eğer bazı adımları atmanıza engel olan alışkanlıklarınızı, ilişkilerinizi, düzeninizi kaybetme korkusu ise, bu korkunun sizi başka sorunları kabullenmeye ittiğini görebilirsiniz… Korku aklın katilidir 🙂 KORKMAYIN!
İKİZLER veya Yükselen İKİZLER: Sizi planlarınız, hedefleriniz, inançlarınız ve sonuç itibariyle yaptıklarınız arasındaki farkı görmeye teşvik eden bir DOLUNAY ve TUTULMA bu…  Verdiğiniz sözlerin sizi getirdiği noktalara, ya da vermek üzere olduğunuz sözler ve girmek üzere olduğunuz toplara accık tikkat edin! Sırf hayır diyemediğiniz, ya da gururunuza yediremediğiniz için geri çekilmediğiniz bir durum, düşünce ve davranış özgürlüğünüzü elinizden alıyor olabilir. Sırf bir türlü yiyemediğiniz için hala gözünüzü dikip durduğunuz bir meyve, ısırdığınızda ağzınızda acı bir tat bırakabilir… Eğer bir türlü hayata geçememiş bir proje veya fırsatı canlandırmak istiyorsanız, bunun için nereye kadar uzlaşmaya hazır olduğunuzu iyi düşünün. Eski bir aşk ise sizi tetikleyen, onun da hep nerelerden patlak verdiğini hatırlayın 🙂
YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ: Sizi ”Alma-Verme Dengesi” hakkında düşündürecek bir DOLUNAY ve TUTULMA bu… Kendinizi aldıklarınızla değerli hissediyor olabilirsiniz. Ama gerçekte size değer katan hayata kattıklarınızdır! Bunu unuttuğunuz zaman MAHRUMİYET KRİZİ’ne giriyor ve kendinizi değersiz, anlamsız, yoksun, mızmız, parasız, çaresiz filan hissediyorsunuz… Verip verip karşılığını alamadığınız alanlardan geri çekilmeyi kabul edin. İlle de buradan beslenecem ben diye tuttutmayı bırakın! Kendinizi değerli hissetmek için üretin, yapın, yazın, çizin, ortaya somut bir şeyler koyun! Kredi alıp ev sahibi olmak niyetindeyseniz, borca girme şevkinizin uzun vadede sürdürülebilir olduğundan emin olun. Kendinizi güvende hissetmek için fiziksel olarak ev gördüğünüz yerlere dönmek, evinizi tamir etmek, güzelleştirmek isteyebilirsiniz… İç dünyanızı ihmal etmeyin 🙂 Zira asıl toparlanması gereken ev kalbimizdir…
ASLAN veya Yükselen ASLAN: Sizi ikili ilişkileriniz, hayat ve iş ortaklıklarınız üzerinde çalıştıracak bir DOLUNAY ve TUTULMA bu… ”Bağlanmak mı, Özgürlüğünüzü ve Hareket Alanınızı Korumak mı daha iyi?” diye epey bir düşünebilirsiniz 🙂 Sizi insanlara bağlayan ve bağları zedeleyen dinamiklerin neler olduğunu daha iyi anlamanızı sağlayacak gelişmeler yaşanabilir… Her şeye rağmen uzlaşma arzunuz ile, sınır koyma ve kendi tercihlerinizi ifade etme ya da basitçe alanınızı koruma güdünüz arasında bir denge kurmanız gerekebilir. İlişkiler bize kendimizi iyi ve değerli hissettirebilir, bu yüzden de onları korumak ya da umduğumuz duygusal tepkileri alarak doymak, mutlu olmak isteriz… Fakat bizim tercihlerimizle, karşımızdakilerin tercihleri, öncelikleri, yaklaşımları farklı olabilir. Bu durumda, karşımızdakinin duruşunu ve nedenlerini iyi anlamadan, istediğimiz tepkileri almak üzere atağa geçmek sonuçta yine bizi ortada bırakacaktır… ÖNCE ANLAYIN, SONRA DAVRANIN!
BAŞAK veya Yükselen BAŞAK: Sizi görev duygunuz ve bunları yerine getirme şekliniz üzerinde düşündürecek bir DOLUNAY ve TUTULMA bu… Kendinizi yaptıklarınızın  karşılığını asla alamayan ve hep zahmete koşulan bir kurban gibi hissettiğiniz, ya da kendinizle gurur duymak ve başkalarınıa da bir şeyleri ispat etmek adına bile isteye kurban ettiğiniz yerleri fark edeceksiniz 🙂 Kıymeti bilinmeyen fedakarlıklarınızı, verip verip karşılığını alamadığınız emeklerinizi filan iyice bir masaya yatıracaksınız… Kapatmak zorunda olduğunuz bir iş, artık verimini kaybetmiş bir çalışma şekli, size yarar değil zarar getiren bir düzen de, artık arka plana atıldığı yerden fışkırıp önünüze düşebilir… Kendinize, ”Neyi erteliyorum? Neden erteliyorum? Kendime bulduğum bahanelerle aslında neyi korumaya çalışıyorum?” diye sorun… Bu arada sağlığınızla, yeme düzeninizle, metabolizmanızdaki değişimlerle ilgili yapmanız gerekenleri de farke din ve ihmal etmeyin.
TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: Sizi mutlu olmaktan ne anladığınız ve hayatınızı nasıl geçirmek istediğiniz hakkında düşündürecek bir DOLUNAY ve TUTULMA bu… Enerjinizi nereye odakladığınızı, arzu ettikleriniz için yeterince çaba gösterip göstermediğinizi, sizi arzularınızı gerçekleştirmek konusunda teşvik eden ya da engel olan ilişkilerinizi ve bağlarınızı, karşınıza çıkan fırsatlar konusundaki tutumlarınızı biiir bir düşüneceksiniz 🙂 Aşkta ve sizde heyecan uyandıran diğer üretkenlik konularında, ne yaparsanız daha mutlu olacağınızı kendinize soracaksınız… Alacağınız bir teklifin size katacakları ile, hayatınızdaki önemsediğiniz bağlantıları ne kadar zedeleyebileceğini tartacaksınız… Ve ilişkilerde ne kadar özgürlük alanına ihtiyaç duyduğunuzu, ya da karşınızdakine ne kadar özgürlük verdiğinizi gözden geçireceksiniz. Tek uyarım; Düşünüp düşünüp kendinizi yine aynı uzun havaya bağlamayın :))) Arada ufak bir risk almaya cesaretiniz olsun!
AKREP veya Yükselen AKREP: Sizi güvende, huzurlu ve bir yerlere ait olmaktan ne anladığınız konusunda düşündürecek bir DOLUNAY ve TUTULMA bu… Bu süreçte gelişen olaylar çerçevesinde, işinizi, evinizi, yaşama şeklinizi, aidiyetlerinizi, sorumluluklarınızı nasıl dönüştürmek istediğinizi bir daha değerlendireceksiniz! Alışkanlıklarınızı terk etmek konusunda kaçınılmaz bir dönüm noktasına gelmiş olabilirsiniz. Bir taşınma ihtimali doğabilir. Aile içinde sizi kendi odağınızdan çıkıp, başkalarının ihtiyaçlarıyla ilgilenmeye sevk eden bazı olaylar meydana gelebilir. Aidiyetlerin ve sorumlulukların bir yük mü, insanı büyüten bir süreç mi olduğunu kendinize sorabilirsiniz… Bitişlerin korku verici olsalar da, bir özgürlük anlamına geldiğini fark edebilirsiniz… Bu süreçte hem kendinize hem de başkalarına karşı ŞEFKATLİ OLMAYI ama kişisel alanınıza da sahip çıkmayı UNUTMAYIN!
YAY veya Yükselen YAY: Sizi hayallerinizi hayata geçirmek konusunda tetikleyecek bir DOLUNAY ve TUTULMA bu… Arkanızda kaçırılmış fırsatlar olduğunu hissedecek ve daha fazla durmak istemediğinizi fark edeceksiniz! Hatta önünüze çıkacak yeni bir proje, bir teklif sizi harekete geçmek için teşvik de edebilir. Ancak sizi zora sokacak adımlar atmayı her zamanki kadar istemeyen bir haliniz de yok değil :)) Risk almama arzunuz ile, fırsatı gözünüzde çok büyütme eğiliminiz arasında bir denge kurmaya gayret edin. Yoksa ”Ah keşke…” ile ”Yok yaaa…” arasında kendinizi yiyip bitirdiğiniz uykusuz geceler geçirebilirsiniz. Bu git gelli hissi sizde yaratan bir girişim değilse, bir ilişki ihtimali de olabilir. Ya da bir ilişkinin kırılma noktasına geldiğini fark edip, korumak mı yürümüek mi ikileminde kalabilirsiniz… Güven verme arzunuzla, özgür ve olduğunuz gibi davranma ihtiyacınız arasında da bir denge kurmanız gerekebilir. TERCİH YAPARKEN kendinize anlattığınız BAHANELERİNİZİ ve GERÇEK SEBEPLERİNİZİ FARK EDİN!
OĞLAK veya Yükselen OĞLAK: Size maddi konularda bir atılım yapmak için şevk verecek bir DOLUNAY ve TUTULMA bu… Yapabileceklerinizi abartmamaya, tutamayacağınız sözler vermemeye, çok büyük borçlara girmemeye özen gösterin! Yaratacı, ilerici, sıradışı fikirlerinizi masaya koyun ama hayata geçirirken, tutarlı ve mantıklı olun. Bir iş değişikliğinin ya da sorumluluklarınızda, görev tanımlarınızda, değer üretme biçiminizde meydana gelecek bazı değişimlerin eşiğinde de olabilirsiniz. Eski deneyimlerinizi yeni adımlar atarken dikkate alın. Geçmişte düştüğünüz abartılı algı tuzaklarına düşmemeye, ya da başkalarında abartılı beklentiler oluşturmamaya dikkat edin. Kendinize ”Umduğumu Bulamadığım ve Kendimi Eksik Hissettiğim, Doymadığım Yer Neresi?” diye sorun… Belki maddi değil, manevi bir boşluğu doldurmaya çalışıyor da olabilirsiniz…
KOVA veya Yükselen KOVA: Atılım yapmaya çok hazır hissettiğiniz, ama başkalarından da gizli gizli onay ve destek beklediğiniz bir DOLUNAY ve TUTULMA bu… Umduğunuz başarı ve yükselişi yakalamak için takdir edilmenizi, bir değerlendirmeden başarıyla geçmenizi, kabul görmenizi gerektiren durumlar var! Bir anlaşma yapmak, bir sunum yapıp sonucunda olumlu not almak, ya da bir davadan haklı çıkmak gibi bir gayret içinde de olabilirsiniz. Hayata geçiremediğiniz fikirlerinizi, bir türlü somuta dökemediğiniz düşüncelerinizi, bu süreçte yapacağınız bir anlaşma ile elle tutulur bir üretime de dökebilirsiniz. Ertelenmiş bir eğitim programı, veya bir yolculuk da gündeme gelebilir. Şimdi başlayacağınız bir proje, Mayıs gibi sonuçlanabilir. Hayallerinizi ertelemeyin… Ama nasıl olsa yaparım diye gevşek de davranmayın! Zira yüksek beklenti oluşturacak ve eğer gereğini yerine getirmezseniz, prestij kaybeden siz olacaksınız. Bir de ne yaparsanız yapın, ASIL AMACINIZI unutmayın 🙂
BALIK veya Yükselen BALIK: Size hayatınızdaki çıkmazları fark ettirecek bir DOLUNAY ve TUTULMA bu… Yapabileceğiniz çok şey olduğunu ama bunlara el atmadığınızı fark edebilirsiniz. Sizi bahaneler ve depresyonlar arasında savuranın, rahatınıza düşkünlük veya gurur olduğunu fark edin 🙂 Ya da sadece verdiğiniz sözleri tutmak ve size yakışanı yerine getirmek için, bir süreliğine size zor gelen bir duruma katlanıyor olabilirsiniz. Kendinizi kurban gibi hissetmemek için, AMACINIZI UNUTMADAN YAŞAYIN! Size kolay gelen şeyler için değerlerinizden fedakarlık etmek insana kendini bir süre sonra kötü hissettirir… Böyle yapıyorsanız, bunu itiraf edin ve kendinizi toplayın. Seçimlerinizin sorumluluğunu alın. Ama önemsediğiniz şeyler için kendinizden fedakarlıkta bulunuyorsanız, düştüğünüz durumdan dolayı kendinizi kötü hissetmeyi bırakın! Olmayan paranızı harcamamaya da dikkat edin 🙂 O faturaları başkası ödemeyecek…

junoastrology.com/2017/02/09/11-subat-2017-aslan-burcundaki-ay-tutulmasi-ve-dolunayin-burclara-gore-etkisi/

HAYAT, havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyundur.

istop_12372611

 

 

HAYAT, havaya attığımız 5 topla oynanan bir oyundur.
Bu toplardan sadece bir tanesi lastiktir, diğer toplar ise camdandır.
Bu toplar;
*işimizi*,
*ailemizi*,
*sağlığımızı*,
*dostlarımızı * ve
*benliğimizi temsil etmektedir.
Bu 5 top içinde bir tek İŞİMİZ lastik toptur.
Onu düşürürsek zıplatabiliriz.
Ancak diğer 4 top camdan yapıldığından, düşerse kırılırlar ve yerlerine konulamazlar.
Bunu fark etmeli ve hayatımızı bu dengeye göre kurmalıyız.
Oysa hepimiz,
O lastik topu tutabilmek uğruna, diğerlerini kırıp dökeriz.
Dostlarınızı çantada keklik sanmayın.
Sıkıca sarılın onlara, tıpkı hayata sarıldığınız gibi.
Çünkü onlarsız hayat anlamsızdır.
Hayatı çok hızlı koşmayın.
Nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın.
Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.”
Üzeyir Garih

Not: Selim Sırın facebook sayfasından alınmıştır