Birçoğunuz biliyorsunuzdur da yine de hatırlatayım dedim..

12643006_1673087496287304_6500214014803274822_n1

Birçoğunuz biliyorsunuzdur da yine de hatırlatayım dedim..
Odaya Soyulmamış Soğan Koyduğunda  Soğanın bu etkisini biliyor musunuz?
Bir ailenin yaşadıkları soğanın önemini gözler önüne seriyor. “1919 yılında, dünyada 40 milyon kişi ‘grip’ten öldüğünde, bir doktor birçok çiftçiyi griple mücadelede yardım amacıyla ziyaret eder. Birçok çiftçi ve ailesi grip kapmıştır ve birçoğu ölürler.Doktor ziyaretlerine devam eder ve bir sürprizle karşılaşır, ziyaret ettiği bir çiftçi ve ailesi çok sağlıklıdır. Doktor böyle olabilmesi için aileye herkesten farklı ne yaptıklarını sorar ve cevaben çiftçinin hanımı odaya, bir tabak içine ‘soyulmamış’ bir ‘soğan’ koyduklarını söyler.Doktor buna inanamaz ve bu ‘soğanlardan birini alarak laboratuvarda mikroskop altına koyarak inceler ve ‘soğanın içinde ‘grip’ virüsünü görür. Soğan’ açıkça ‘grip’ bakterisini absorbe etmiş (içine çekmiş) ve bu sayede de aile sağlıklı kalmıştır.
Bu öyküden alınacak ders, bir miktar ‘soğan’ almanız ve evinizin çevresinde bir yerlere yerleştirmenizdir. Ne olduğunu görmek için onu deneyin.”
Mor Soğan suyu kalbi güçlendirmektedir, Taşıdığı esterler kanın pıhtılaşmasını önler.
-Boğaz iltihabı tedavisi sesin güzelleştirilmesi sinirsel rahatsızlıkların tedavisi öksürüğe bronşit ve boğaz ağrısına karşı en iyi ilaç soğan suyunun balla karıştırılarak yenmesidir. Bu maksatla hazırlanan macundan günde üç çorba kaşığı tüketilmeli.
-Kan yapımına yardımcı olur. Kalp çarpıntısını giderir. Kan basıncını (tansiyonu) düşürücü etkiye sahiptir.
-Safra kesesi salgısını artırır ve bunun sonucu olarak taş oluşumunu önler.
-Şeker hastalığına karşı bol miktarda mor soğan yenir. El ve ayak tırnaklarının çabuk kırılmasında, tırnakları sık sık mor soğan suyu ile ovmak gerekir.
-Kesik ve yanık yaralarının mikrop almaması için mor soğan suyu sürülür

Yaşadığımız mekanların enerjilerini temizlemek için pratik yöntemler olduğunu biliyor muydunuz?

c168d8f85bb14b0890e6be27f4a1d4901

 

 

Yaşadığımız mekanların enerjilerini temizlemek için pratik yöntemler olduğunu biliyor muydunuz?
İLKBAHAR TEMİZLİĞİ
Baharla birlikte büyük temizlik gelenektir. Isınan havalarla kıyı kenar temizliği bazıları için bir yaşam sevinci bazıları içinse sıkıcı bir iştir. Hoşa gitsin veya gitmesin boyalar cilalar bu mevsimde yapılır perdeler halılar elden geçirilir.
Temizlik çokça önem verdiğimiz bir konudur; eller sıklıkla yıkanır, çamaşırlar mutfağımız, banyomuz ter temiz olmalı, yiyecekler mikropsuz, hastaneler steril olmalı. Bütün bunları yaparak tertemiz olduğumuzu sandık yıllarca! Bütün steril ve hijyenik temizlik kurallarıçok gerekli olup YETERSİZDİR. Çünkü bedenimiz için yaptığımız bir hatayıçevremiz içinde yapmaktayızdır. Nasıl fizik beden için yaptığımız iyi ve dengeli beslenme, uyku, spor ve diğerleri gerekli ancak yeterli değilse çevremiz için yaptığımız temizlikte yeterli değildir… Çevremizde bir enerjidir ve enerji temizliğine ihtiyacı vardır. Tozların biriktiği köşelerde, olumlu olmayan enerjilerde birikir. Yatak kanepe gibi altlarına kolayca ulaşılamayan yerlerde durağan enerjiler toplanır. Odalarda yapılan tartışma ve kırıcı hatta şiddetin titreşimi gidip duvarlara, mobilyalara yapışır, daha doğrusu her şey çevresinde olup biteni bir CD kaydı gibi kaydeder hem de yüzyıllarda kalacak şeklide…
Hani eski büyükler der ya “Şunun bir dili olsa da konuşsa” diye… Zaten büyük anneler babalar bazı bilgilerin kırıntılarım hatırlıyordu! Bugün ‘batıl’ dediğimiz her olgu irdelendiğinde çok altlarından “kozmik bilgilerin” olağan kabul edildiği dönemlerin masalımsı mirası, biraz özünden kaybetmiş olsa da atalar boyunca özellikle de Türklerin şamanik geçmişidir. Safranbolu’da adeta bir feng shui harikası olan evler, ne işe yardığını tam bilemediğimiz ama evlerimize hediye gelen gümüş ters aynalar, mavi boncuklar, artık unutulmuş enerji biliminin izleridir.
Şöyle bir çevrenize bakın, şimdi bulunduğunuz odada daha önce kimler yaşadı? Neler yaptılar? Eşyalar yenimi? Nerden geldiler? Hele antikalar? Başucunuzda elektrik kabloları ve prizler var mı? Bunların enerji alanlarımıza büyük etkisi vardır.
Evimiz, iş yerimiz veya enerjisini temizlemek istediğimiz mekânda adaçayı tütsüsü ile başlamak en İyisidir. Adaçayı titreşimi çok yüksek bir bitkidir. Fesleğen, kekik, okaliptüs, nane gibi şifacılıkta kullanılır. Yüksek titreşimi nedeniyle bulunduğu yerdeki düşük titreşimi uzaklaştırır. Adaçayı yapraklarını ateşe dayanıklı bir kapta yakın, biraz zor yanar ancak alev alması gerekmez. Alev aldıktan sonra söndürün ve tütmeye başladıktan sonra evinizde isterseniz uygunsa iş yerinizde de yapabilirsiniz. Özellikle ilk taşınılan yerde yapılması tavsiyedir, daha önce orda yaşanmış, etrafta kalmış olumlu olmayan enerjilerin temizlenmesi için. Tozların biriktiği yerler pusulanız olsun; odaların köşeleri, yatakların altı ve hatta dolapların içi…
Bir sonraki önerim Reiki bilenler içindir; Reiki 2 seviyesindekiler odaların köşelerine Reiki güç sembolünüçizerek Reiki enerjisi verebilirler. Yatağınızın üstüne, kristal ve Ametist taşlarınıza Reiki güç sembolünüçizin Reiki’yi evin her alanında kullanabilirsiniz.
Taşlardan söz etmişken, taşlar özel bir bilgi gerektirir. Kristallerle iyice bilgilendikten sonra çalışın, ancak ametist her evde bulunması faydalı, olumlu olmayan enerjileri toplayan bir taştır. Ancak birçok kişi taşları temizlemeyi unutmaktadır. Hiçbir taşı temizlemeden üzerinizde taşımayın evinizde bulundurmayın. Ametist olumlu olmayan enerjileri toplar, toplar ve doygunluk noktasına gelince bu enerjisi yaymaya başlar ve taşlar hasta edici olabilirler. Bir taşı satın aldığınızda içinde kaya tuzu katılmış su bulunan bir kapla taşıyın, tuzlu su onu temizler ve götüreceğiniz yere kadar izole eder. Taşlar için en garantili temizlik onları 24 saat toprağa gömmektir, toprak altında kalan taşüstündeki enerjiyi boşaltır. Toprak bulamadığınız bir yerde ise taş o kadar süre kaya tuzlu suda kalsın ve daha sonra adaçayı ile tütsüleyin. Yakın çevremizde temiz bir ametist bize yardımcı olur ancak sıklıkla temizlenmek şartıyla…
Olumlu olmayan enerjileri toplamak için küçük bir kap İçinde tuz da işe yarar, yatak başucu veya yatağın altındaki bir kap tuz, hareket etmeden uzun süre kaldığımız yatağımızda, üzerimizdeki ve çevremizdeki olumlu olmayan enerjiyi emer, tabi yine sıkça değiştirilmek şartıyla. Söz yataklardan açılmışken, yatakların altının boş, Chi enerjisinin serbestçe akabileceği şekilde olması gerekir. Yatak altına doldurulmuş eşyalar, özellikle eski eşyalar bütün gece yayın yaparlar, savunmasız uykudaki vücudun enerji alanı sürekli bu enerjilerle boğuşur, ertesi gün bize gerekli olan depolanacak enerji yatakla savaşmak için harcanır. Yatak ne kadar hafif ve sade ise bizde o kadar rahat uyuruz. Enerjisi arındırılmamış antika yataklar geçmişle bir tangodur, hem de başkalarının hayatı…
Düşük titreşimler olumlu olmayandır; korku, endişe, kin, nefret. Bunlar bizim insani düşük titreşimlerimizdir. Diğer düşük titreşimlere manyetik alan oluşturur. Yüksek titreşim dinginlik, hoşgörü ve neşedir, diğer yüksek titreşimleri barındırır.
Mekânda su ile yapılan temizliğe sirke karıştırmak, yine büyük annelerden eski bir gelenek, faydalı bir arındırmadır. Evdeki kuru çiçekleri, artık yaşam enerjisi taşımadıkları, ölü bir enerji taşıdıkları için atmak gerektiğini biliyoruz. Ölü olan her şey durağan bir enerjiyle çevrilidir. Bunu ilk öğrendiğimde atmak zorunda olduğum kurutulmuş ortancalar çok üzülmüştüm…
Evde, ofiste kullanılmayan ve ne zaman kullanacağımızı bilmediğimiz her şey durağan enerji tutar. Atabilir veya başkasına verebilirisiniz. Japonların ne kadar sade evleri olduğunu biliriz. Ne kadar az eşya o kadar az kafa karışıklığı… Gazeteler, birikmiş dergiler, fi tarihinden kalmış işe yaramaz her çer çöp… Atın gitsin… Zihnimizdeki ağırlıkta onlarla birlikte gitsin… Henüz enerjilerini ölçemediğiniz objeler, majik kitap ve garip bilinmeyen konularla ilgili malzemeleri evinize sokmayın… Evinizde tartışma yapmayın, şiddet içeren filmleri seyretmeyin, olan biten, söylenen her şeyin enerjisinin evinize kaydolduğunu unutmayın…
Mekânlarda spritüel olarak yapılabilecek en çok sevdiğim çalışma ise Başmelek Mikael’i davet etmektir. Birçok insan korunma ve arınma için baş melek enerjisi ile çalışıyor. Ben her gün evime Başmelek Mikaeli çağırıp kendi sözlerimle şöyle diyorum; “Ulu yaradanın izni ve ismiyle Başmelek Mikaeli davet ediyorum” Başmelek Mikaeli devamlıçağıranlar onu zaman içinde hisseder ancak bir şey hissetmeniz gerekmez, güvenmek yeterlidir. “Bütünün ve benim en yüksek hayrıma olacak şekilde lütfen “odamı” “evimi” olumlu olmayan enerjilerden arındırmanı rica ediyorum.”
“Lütfen yatağımı ve beni koru bunu yaptığın için teşekkür ederim.”
Bu sembolik cümleye saygıçerçevesinde diğer arınma dileklerinizi de katılabilir. Mum ışığını hiç unutmayın. Mum ışığı sadece romantik bir ışık değil enerji temizleyen hoş bir ışıktır. Evinizde her akşam havalandırmaya dikkat ederek bir mum yakabilirsiniz. Yanında hoş kokulu bir tütsü hoş olmayanları kaçırır. Müzikte enerjiyi temizler, özellikle lir sesi meleksi bir titreşim olarak kabul edilir. Alışık olduğunuz, güvendiğiniz dualarda yüksek titreşimli olduklarından, özellikle yüksek sesle olduğunda alçak titreşimli olan enerjiyi uzaklaştırır. Eviniz için daha fazlasını yapmak isterseniz bir uzmana başvurun. Bazı mekânlarda jeopatik etkiler olabilir. Bunların enerji yükseltici yağların ve bazen de minerallerle dengelenmesi gerekebilir. Bütün bu saydıklarımdan anlaşılacağı gibi her şey titreşir. Bazıları yüksek, bazıları düşük. Enerji yasası; Yüksek titreşim alçak titreşimi iter. Titreşimini yüksek olduğunu bildiğimiz her şeyi düşük titreşimi uzaklaştırmak için kullanabiliriz. Bildiğimiz ve güvendiğimiz şekilde amatörce yapılabilen mekân temizliğinden sonra yine isteyenlere ‘altın ışık ‘ tarifimi veriyorum. Ben evimi altın ışıkla yüklüyorum.
İsteyenler şu şekilde yapabilir;
Sol elimi açıyorum, gökyüzüne dönük.
“Ulu Yaradanın izni ve ismiyle, ALTIN IŞIK enerjisini istiyorum!”
Sol elime gökyüzünden altın bir ışık iniyor, imgeliyorum.
“Hoş geldin ALTIN IŞIK” selamlıyorum.
Altın ışık avuç içimden içeri giriyor, kolumdan dirseğime doğru ve oradan sol omzuma sırtımdan dolaşıp sağ koluma ve sağ elimin avucuna içine geliyor; bir altın ışık huzmesi olarak çıkıyor. Sol elim gökten bir alıcı sağ elim verici gibi avucumdan çıkan altın ışığı yönlendiriyorum. Odaların köşelerine “altın ışık buraya ak” Yatağıma “Altın ışık yatağımı altın ışıkla doldur” Odalara “Altın Işık bu odayı doldur”
Mekânın her yerini altın ışıkla dolduruyorum.
İmgeledim, altın ışık her yere geldi.
Altın ışığı yaralara destekleyici bir şifa olarak da kullanıyorum…
Bu kadar kolay olması size inandırıcı gelmiyorsa “zor” olanı seçmeye devam edebilirsiniz. Einstein’ın ünlü “imgeleme gücü bilgiden daha önemlidir” sözü bana her zaman rehberdir. Seçeneklerle dolu hür iradenin var olduğu bir boyutta yaşıyoruz. Ne olacağını, nerde yaşayacağımızı biz seçiyoruz. Patron biziz! Bu bilgilerde kolay ve altın ışıklı olanı seçenler için. Ra-Sheeba enerjisi de güçlü bir enerji ve özellikle olumlu olmayan ağır enerjilere etkin olduğu için tavsiye de ederim.
Reklam

Siz bilmiyorsanız bilen bir arkadaşınızdan yardım alabilirsiniz.
Sevgi ve Işıkla
chi dergisi mart 2007 sayısından alıntıdır…

BEYNİNİZİ AÇMANIN 7 ANAHTARI…

beyin-nasil-calisir1

Ayurveda ve beyin gücünüzü açığa çıkararak sağlıklı ve mutlu olmak elinizde Yapmanız gereken tel şey bu haberi okumak ve 7 kolay yöntemi uygulamak Hazır mısınız?
Ayurveda ve beyin gücünüzü açığa çıkararak sağlıklı ve mutlu olmak elinizde Yapmanız gereken tel şey bu haberi okumak ve 7 kolay yöntemi uygulamak Hazır mısınız?
Hintlilerin eski tedavi sistemi Ayurveda, zihinsel performansa dair üç yaklaşım sunar:
dhi : Öğrenme ve kavrama
dhriti : Bilginin saklanması
smriti : Hafıza ya da hatırlama gücü
Ayurveda uzmanı Rama Kant Mishra, “En iyi zihinsel performans ve zihinsel potansiyelin tam anlamıyla kullanılması için, bu üç etmenden her birinin en yüksek seviyesinde olması gerekir Daha da önemlisi, üç etmen arasındaki koordinasyon en ideal seviyede olmalıdır,” demektedir Ayurveda, sağlıklı bir yaşam için üç temel ögeye dikkat edilmesini önerir: beslenme, uyku ve yaşam tarzı Aşağıda, Mishra’nın sunduğu ve beyin gücünü artıracak bazı ipuçları bulunmaktadır:
Saf ve “öğretici” gıdalar alın
Mishra, “Ayurveda’ya göre, vücut tarafından emilerek yüzde yüz fayda sağlanması açısından doğal ve saf gıdalar almak çok önemli” demektedir Gıdalar, doğadaki halleriyle en besleyici değere sahip olur
Genetik olarak değiştirilmiş, işlenmiş ya da arıtılmış gıdalar, doğal besin değerlerini büyük ölçüde yitirir Mishra, bu tür gıdaların, zihinsel yeteneğe ilişkin üç özellik -kavrama, saklama ve hatırlama- arasındaki idraki ve koordinasyonu bozduğunu iddia eder
Kutulanmış ya da suni katkı maddeleri ve koruyucular ile saklanmış ya da yapay renk ve tatları olan gıdalar da birer tabudur Mishra, taze ve organik malzemelerle yemek pişirmenin daha fazla zaman ve çaba gerektirdiğini kabul eder ve şöyle der: “Ama, beyniniz ve aslında tüm sisteminiz, bunun için size teşekkür edecek ve daha yüksek performans göstererek çabalarınızın karşılığını ödeyecektir”
Dengeli beslenmeye özen gösterin
Ayurveda, vejetaryen beslenme tarzını önerir Mishra, “Tahıllar ve baklagiller, beyni besler” demektedir Pişirilmiş yeşillikler yiyin Meyve ve sebzeye ağırlık verin Tatlı ve sulu meyveler, harika birer temizleyicidir; toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar
Yağı tamamen bırakmayın; yağ, beyin dahil vücut genelinde bazı yaşamsal işlevlere sahiptir Mishra, vücutta besleyici maddelerin emilimini engelleyen, yararsız ve ıvır zıvır yiyecekler ile şekerli içecekleri azaltmayı tavsiye eder
Ayurveda’ya göre iyi beslenme alışkanlıkları, en az ne yediğiniz kadar önemlidir Yemek yemek için oturmak, işe ya da başka aktivitelere odaklanmak yerine yemeğe odaklanmak, zevkini çıkararak yemek önemlidir Buz gibi soğuk içecekler, sindirimi olumsuz yönde etkiler ve besleyici maddelerin vücut tarafından kolayca özümsenmesini engeller Bu yüzden, çok soğuk içeceklerden uzak durulmalıdır
Antioksidanların gücünü kullanın
Beyin, özellikle serbest radikaller, stresi tırmandıran oksijen tabanlı reaktif kimyasallar, kirlilik ve gıdalardaki kimyevi maddelerden gelecek zararlara karşı hassastır Serbest radikallerin hastalık ve yaşlanma ile bağlantısı olduğu geniş kabul görmektedir Bu yüzden antioksidanlar, beynin etkin çalışması için yaşamsal öneme sahiptir
En yeni araştırmalar, yabanmersininin antioksidan değeri nedeniyle beyni besleyen önemli bir yiyecek olduğunu göstermektedir Ayurveda’ya özgü antioksidan gıdalar arasında Amalaki olarak bilinen Hint bektaşi üzümü bulunur Bu gıda, diğer baharatlarla birlikte en zengin C vitamini kaynağı olarak bilinir Serbest radikallerden tam korunma için hücre duvarlarının içinde ve dışında etkili olabilecek bir antioksidan bulmaya çalışın
Zihinsel potansiyeli geliştirmek için baharat ve aroma kullanın
Ayurveda, “Medhya” baharatları adı verilen özel bir baharat grubundan söz eder Bunlar, özellikle zihin için yararlıdır Mishra, “Bu baharatların her biri, öğrenme, saklama ve hatırlama yetilerini geliştirir; bu üç etmen arasındaki koordinasyonu güçlendirir,” demekte ve eklemektedir: “Beynin güçlü bir biçimde beslenmesini sağlarlar” Zihin sağlığını ve zihinsel fonksiyonları geliştirdiği bilinen, Ayurveda’ya özgü baharatlar arasında Shankhapushpi ya da Aloeweed, otantik Brahmi ya da Herpestis monniera, Indian Pennywort ya da Centella asiatica (Gotu Kola olarak da anılır) bulunur
Bazı esanslı yağlar, zihin için mükemmel birer aromaterapidir Zihin açıklığı ve dikkat için biberiyeyi deneyin Zihinsel yorgunluğu yok etmek ve konsantrasyon gücünüzü artırmak için fesleğen yağı kullanın Nane ve limon yağları, zihni uyarıcı etkisi olan diğer maddelerdir
Stresi kontrol edin
Reklam

İster zaman baskısından, isterse zorlu iş ilişkilerinden kaynaklansın, stres ve endişe, zihinsel performans üzerinde çok olumsuz etkilerde bulunabilir
Sakin, dingin ve dengeli bir zihin, odaklanma, dikkat süresi, bilginin saklanması ve sorun çözme yeteneği bakımından rakipsizdir Mishra, “Ciddi bir sorun haline gelmeden stresi kontrol etmek önemlidir; çünkü, stresin beyin hücrelerine zarar verdiği ya da yok ettiği bilinmektedir Öte yandan, pek çok sinir ilacının, zihinsel performansı daha da zayıflatan yan etkileri olabilmektedir,” der
Gelecekteki işleri planlamak ve zaman çizelgelerini yönetmek, yoğun zihinsel aktivite esnasında kısa aralar (beş dakika bile olsa) vermek ve iş ile dinlenme arasında sağlıklı bir denge kurmak da işe yarar Transandantal Meditasyon tekniği ya da diğer rahatlama teknikleri de stresi kontrol etmede yararlıdır Rahatlatıcı müzik dinlemek, sandal ağacı ya da lavanta gibi rahatlamanıza yardımcı olacak kokular kullanmak, tek başına ya da kafa dengi bir arkadaşla sakin bir akşam yürüyüşüne çıkmak, zihni ve duyguları dengelemeye yardım eder
Yeterli ve kaliteli uyku uyuyun
Modern toplumun bir başka sorunu olan yetersiz ya da verimsiz uyku da stresle yakından ilgilidir Mishra, “Diyet ve yaşam tarzının yanı sıra uyku da Ayurveda’nın temel taşlarındandır Bu üç etmenin tamamının karşılanamaması durumunda iyi bir fiziksel ve zihinsel performans sağlanamaz,” der
8 saat boyunca uyumak, kaliteli uykudan daha az önemlidir Ayurveda’ya göre kaliteli uyku, zihnin duyularla olan bağlantısını tamamen kopardığı zaman gerçekleşir Zihni besler ve gençleştirir; kısa ve uzun zamanlı zihinsel gücü geliştirir Mishra, gün boyu vücut direncini artırmak ve geceleri kaliteli bir uyku için, her gün ılık yağlarla tüm vücuda masaj yapmayı önerir Kafein, alkol ve nikotin gibi uyarıcı maddeleri kesmek, yatak odasında işle ilgili malzeme bulundurmayı yasaklamak ve zihni rahatlatıcı bir uykuya hazırlamak için akşamı uyarıcı etkinlikler yerine sakinleştirici işlerle geçirmek faydalı olur Aromaterapinin de yararı büyüktür Lavanta, papatya, yasemin ve tatlı portakal karışımını ya da sade lavantayı deneyin
Kullanın ya da kaybedin!
Yaşınız ya da mesleğiniz ne olursa olsun, beyninizin en üst düzeyde performans göstermesi için sürekli kullanılması gerekir Mishra, “Beyninizin hurdalıktaki bir araba gibi paslanmasını istemiyorsanız, bulmaca çözerek, Shakespeare’den dizeler ezberleyerek ya da yeni bir beceri öğrenerek beyninizi çalıştırın,” der Zihninizdeki şeyleri netleştirmek için sorular sormak, görselleştirme teknikleri ve çağrışımlı hafıza oyunları, beyni zinde tutabilir .
* Alıntı

Zihni özgür bırakmak…

16508976_1255763231187475_104739082247830229_n1

George Dantzig anlatıyor: Berkeley’de California Üniversitesi Matematik Bölümü Öğrencisiydim. Her zaman ki gibi sınıfa geç girdim ve tahtadaki iki soruyu ev ödevi sanarak defterime geçirdim. O akşam, soruların üzerinde çalışırken bunun profesörün verdiği en zor ödev olduğunu düşündüm. Her gece, başaramasam da sırasıyla her iki problemin üzerinde saatlerce çalıştım. Birkaç saat sonra beynimde bir şimşek çaktı ve her iki problemi birden çözdüm. Ertesi gün cevapları okula götürdüm. Profesör, masanın üzerine bırakmamı söyledi. Masanın üzerinde kağıttan bir tepe oluşmuştu. Benim kağıdımın bunların arasında kaynayacağını düşünüp bir sıraya üzgünce oturdum. Altı hafta sonra bir Pazar sabahı kapının vurulmasıyla uyandım. Kapıda profesörü görünce dondum kaldım. ‘George! George!’ diye bağırıyordu.’Problemi çözmüşsün’ dedi. ‘Tabiiki’ diye cevap verdim.’Çözmem gerekmiyor muydu?’ diye sordum. Profesör, tahtaya yazılmış olan o iki problemin ev ödevi olmadığını, dünyanın önde gelen matematikçilerinin şimdiye kadar çözememiş oldukları iki ünlü problem olduğunu açıkladı. Birisi bana onların, iki ünlü çözülememiş iki problem olduğunu söyleseydi, sanırım onları çözmeyi denemezdim bile.
Zihni özgür bırakmak ,

George Dantzig