Daha İyi Bir Sindirim İçin Suyunuza Katabileceğiniz 6 Şey

12-850x4681

 

 

 

Su evrensel olarak içebileceğiniz en yararlı içecektir ve muhtemelen sağlık uzmanlarından su tüketmenin sağlıklı bir yaşam tarzının sürdürülmesinin anahtarı olduğunu duymuşsundur. Muhtemelen fitness uzmanlarından, kilo vermek için etkili yöntemlerden birinin çok fazla su içmek olduğunu da öğrenmişsinizdir.
Ancak suya bazı besinler ekleyerek sindirim sisteminize de olumlu etkiler katabileceğinizi biliyor muydunuz? Karşınızda bu 6 yöntem.
1. Limon
Limonda bolca C vitamini olduğunu ve her gün almamız gereken önemli bir vitamin olduğunu biliyoruz. Sadece 4-5 ince dilimi büyük bardak suya atın ve bağışıklığınızı yüksek tutun.
Daha da ilginç birşey duymak ister misiniz? Limon suyundaki asitler midenizdeki asitlerle aynı özellikleri taşır bu da karaciğerinizi kandırarak daha çok safra üretmesini sağlar. Daha çok safra yiyeceklerin sindirim sisteminden daha yumuşak bir şekilde geçmesini sağlayacaktır.
2. Taze nane yaprakları
Mutlaka nane yapraklarının faydalı olduğunu ve su ile birlikte kullanıldığını görmüşsünüzdür. Bunun en büyük nedenlerinden biri midenin sindirim sürecini rahatlatmasıdır. Ayrıca hazmı kolaylaştırıcı enzimler üreten tükürük bezlerini aktif hale getirerek sindirimi kolaylaştırır.
3. Tarçın
Eğer daha iyi bir sindirim sistemi istiyorsanız tarçın tam size göre. Tarçın ilaç özelliği nedeniyle geniş bir kullanıma sahiptir. Doğu ülkelerinde sıcak etkileri nedeniyle tercih edilir. Eğer mide sorununuz varsa bir çubuk tarçını sıcak bir bardak suya ekleyin. Çünkü bu şekilde bağırsak gazlarını kırar ve sindirim sistemini yatıştırır. Ayrıca mide bulantısı ve bağırsak rahatsızlıklarının da önüne geçer.
4. Zencefil Çayı
Tarçın gibi zencefil çayı da bağırsak gazlarını kıran bir besindir. Eğer midenizde şişkinlik ve bağırsaklarınızda kramp oluyorsa zencefile bir şans verin çok faydası olacaktır. Taze zencefil köklerini kesin, suya atıp bir gece bekletin. Bu şekilde zencefilin bütün etkilerinin suya geçmesine zaman vermiş olursunuz.
5. Salatalık
Salatalık vitamin B açısından çok zengindir ve vitamin B de stres ve endişeye iyi gelir, bu da sindirimi olumsuz etkileyecek faktörleri azaltmanızı sağlar. Suya salatalık eklemek genel anlamda salatalık yemek kadar etkili olmasa da salatalığı her türlü tüketmek vücuda lif girmesini sağlar. Lifler de kronik kabızlığa iyi gelir.
6. Elma sirkesi
2-3 yemek kaşığı elma sirkesini bir bardak su ile karıştırıp içmek vücudumuzdaki hidroklorik asitlerin üretimi arttırır. Hidroklorik asitlerin amacı da vücuttaki proteinleri amino asitlere çevirmektir, aynı zamanda sindirime yardımcı olurlar. Eğer midemizde yeterince asit olmazsa yemekler tam olarak sindirilemez ve yararlı besinler tam olarak emilemez. Bu şekilde elma sirkesi tüketmek sindirimi hızlandırır. Ayrıca iyi bir besin kaynağı olarak da fayda sağlar.

Kaynak: Hayat Bilgisi

Sen Hep Kendini Düşün…

11694870_10153513970926872_4980272411829033464_n1

Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: “Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?”

untitled

 

 

Bir gün sormuşlar ermişlerden birine: “Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?”

Bakın göstereyim demiş, ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasındanda derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar. “Ermiş bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz” diye bir de şart koymuş. Peki demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.

Bunun üzerine şimdi demiş ermiş, sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe. Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. “Buyurun” deyince, her biri uzunboylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarakiçirmiş. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlarsofradan işte demiş ermiş, ‘kim ki gerçek sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse,o aç kalacaktır.

ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz ve şunu da unutmayın, gerçek pazarında alan değil, veren kazançtadır daima

ATIN…

az-esya1

ATIN…
Kulpu kırık fincanları,
Zayıflayınca giyerim’ kotunu,
Son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri,
Arka balkona tıkıştırdığınız, bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur dediğiniz o sandalyeyi,
Dibi kararmış tencereyi,
Taşındığınız hangi evden kaldığı, hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları,
Sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz fotoğrafı,
Çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini
ATIN
Ohh bir ferahlayın bakalım. Tamam mı?
Şimdi ihtimalleri atın.
‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte.
Takılıp kaldığınız o günü,
Düşünüp durduğunuz o lafı.
ATIN
Küstüğünüz için uzun zamandır görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü,
Alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan o ‘olayı’
ATIN
O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini,
Kestiğiniz eski gazete küpürünü,
İçinizi kemiren o ukteyi
ATIN
Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk intikam yemeğini de dökün.
Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz.
Cevabı olmayan soruları
Kaçırdığınız fırsatları
Atıldığınız işleri
Beceremediğiniz ilişkileri
Kişisel gelişim kitaplarını
ATIN
Arkanızdan konuşanları,
Önünüzü kapayanları,
Alamadığınız terfiyi,
Oturamadığınız evi,
‘Şimdiki aklım olsa’ları
Aldığınız en kötü karneyi,
Hatta en iyi karneyi,
Çalışmayan saatleri,
İşe yaramayan fikirleri,
Kaçan trenleri,
Zamansız yaşlandıran dertleri,
‘O gün’ olanları,
Halının altına süpürdüklerinizi,
Dolabın dibine iteklediklerinizi
ATIN
Bakın, ne güzel güneş çıktı.❤💕
Can Yücel

SORU SORUN, DEĞİŞİMİ BAŞLATIN

select1

 

 

Simone Milasas‘ın* ‘İşin Neşesi’ adlı kitabını okurken bir yerde takılıp kaldım, ilerleyemedim. Kitabı kapatıp düşünmeye başladım. Simone, herbir soruya 6 cevap yazmamızı istiyor bizden. Amaç, kendimizi tahlil etmekten öte zihnimizin yarattığı bilinçaltının derinlerine inmek. Gerçekleşmesi imkansız dediğimiz isteklerimizin, hayallerimizin aslında hiç de öyle olmadığını gösteriyor bize.
Kitapta, var olan işimizin nasıl keyifle yapılabilir olduğunu, işimizdeki başarıyı nasıl artırabileceğimizi ve bunun için neler mümkün olabileceğine dair sormamız gereken soruları içeriyor. Ayrıca iş ararken veya kurarken kendimize hangi soruları sormamız gerektiğini de anlatıyor. Dahası para ile ilgili olumsuz inançları ve değerlerimizi nasıl yok edebileceğimiz de yer alıyor.
Access Consciouness‘ın temeli sorular sormak. Sorular yardımıyla kendimizi, hayatımızı ve çevremizdeki her şeyi değiştirebiliriz. Sorular bizi güçlendirirken, cevaplar gücümüzü azaltır.
Örneğin; işinizde veya bir projenizde başarılı oldunuz. Oraya nokta koymayın. Önce müteşekkür olup şükredin sonra kendinize şu soruları sorun:
– Bundan daha iyisi nasıl olur?
– Daha başka neler mümkün?
Bu gibi sorular daha fazla başarıyı davet eder diyor Simone. Soru sorun ve daha fazla olasılıklara yer açın.
– Bugün işimle hangi sihiri yaratabilirim?
– Bugün ve gelecekte mümkün olduğunu düşündüğümden daha fazla parayı yaratmak için neler gerekir?
İşinize sorular sorun, evren size bilgi verecek ve işinizle ilgili gereken enerjileri yaratmaya başlayacaktır. İşinize veya projenize sorabileceğiniz bir kaç soru:
– Sana bugün hangi katkıda bulunabilirim?
– Bundan sonra neyi yaratmak isterdin?
– Ne yapmak isterdin?
– Bugün nerede olmak isterdin?
– Kimin seninle işe dahil olmasını isterdin?
Ya işinizde başarılı değilseniz? O zaman enerjiyi değiştirerek şu soruyu sormalıyız:
– İşte başarısız olmanın değeri nedir?
Daha fazla para kazanmak için veya herhangi bir faturayı ödediğinizde, kirayı verdiğinizde, kredi borcunu ödediğinizde;
– Bu paranın bana 10 kat daha fazlasıyla geri dönmesi için neler gerekir? diye sorun.
Soru sorduğunuzda yarattığınız enerji evrene ulaşacak ve olasılıklar kapısı açılacaktır. Seçim yapmaksa tamamen size kalmış.
O halde artık sorulara geçelim… Merak ediyorum sizin cevaplarınız ne olacak.
– Siz hiç imkansız şeyler yaratır mıısınız? Neden olmasın? Sizi olmaya, yapmaya, sahip olmaya ve inanmaya eğitildiğinizin dışına çıkmaya davet ediyorum. Kendinize şunu sorun:
‘İşimle yaratamayacağıma karar verdiğim 6 şey nedir?
1————————————————-
2————————————————-
3————————————————-

4————————————————-
5————————————————-
6————————————————-
– Şimdi cevaplarınızın her birine tekrar bakın ve sorun:
‘Bunun imkansız olması gerçekten doğru mu?’
Bunun ortaya çıkması için neyi değiştirmem, seçmem ve kurup sürdürmem gerekir?’
‘Bunu ortaya çıkartmam için işime, hayatıma, yaşantıma ve realiteme neyi eklemem gerekir?’
– Şimdi imkansız olan bir başka 6 şey daha listeleyin.
1————————————————-
2————————————————-
3————————————————-
4————————————————-
5————————————————-
6————————————————-
İşinizle, hayatınızla, realitenizle, mali işlerinizle, paralarınızla ve nakit akımınızla ilgili olarak neyin imkansız olduğuna karar verdiniz? ‘ Bugün işinizle ve sizinle ilgili hangi sihir meydana gelebilir? Eğer işinizin sihirli olmasına izin verecek olsaydınız daha kolay olur muydu?’
Herkesin işini keyifle yapmasını, bolluk ve bereket içinde olmasını temenni ediyorum…. Sevgilermle,
Funda Öztürk
Simone Milasas kimdir?: İşin neşe alanından nasıl yapılacağını tüm dünyayı dolaşarak gösteren dinamik bir liderdir. 20 yılı aşkın bir süredir iş yaratımı ve geliştirme alanlarında önde gelen liderler arasında yer almaktadır. Onun hedefi, insanları işin nasıl bir yaratım kaynağı olabileceğini görmeleri konusunda güçlendirmektir. 170’den daha fazla ülkede bulunan Access Consciousness’in® Global Direktörlüğü’nü yürütmektedir.