Enerjinizi artırmak için 23 öneri

16939168_1856288901312937_7355216976586280151_n1
Enerjinizi artırmak için 23 öneri Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri…
1 Cardiff Üniversitesi’deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.
2 Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 – 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.
3 Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.
4 Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor. /_newsimages/3121421.jpg
5 Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz… Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı…
6 Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır…
7 Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmanızı sağlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iş yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin…
8 Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.
9 Mutlaka gün içerisinde şekerleme yapın… Amerika’daki beyin sağlığı araştırmacılarına göre, 30 dakikalık kısa bir uyku bile insanların performansını olumlu yönde etkiliyor. Çalışırken kısa da olsa gözlerinizi kapatıp biraz dinlenin…
10 Vücudunuzun asit oranını dengelemeniz gerekir. Gereğinden fazla şekerli yiyecekler ve peynir aside sebep olur ve enerjiyi emer. Bu yüzden sebze ve meyve salatalarını bolca tüketin.
11 Doktorlar hayatınızdaki iyi şeyleri hatırlamanız için sizi mutlu eden şeyleri bir deftere yazmanızı öneriyor. Bunları okudukça, sizi neyin mutlu ettiğini daha iyi bulabilirsiniz…/_newsimages/3121313.jpg
12 Düzenli yemek yiyin. Yemekler arasındaki uzun aralıklar şekerin düşmesine, dolayısıyla enerjinizin azalmasına neden olur. Günde üç kez mutlaka yemek yiyin. Gün içerisinde muz, fındık, yoğurt yemek ideal…
13 Kaslarınızı hissederek enerji sağlayın. Mesela iki elinizi göğüs hizasında birleştirin ve birbirine doğru itin. Ardından başınızın üstüne kaldırın ve bunu 5-10 defa tekrarlayın.
14 Güne iyi bir kahvaltıyla başlayın. Süt, 150 gr. yoğurt, 1 muz, tereyağ, bal, fındık ve cevizi karıştırıp yiyebilirsiniz. Bu karışım güne zinde başlamak isteyenler için ideal bir karışım.
15 Nefes alıp vermenin önemini mutlaka kavrayın. Derin nefes alıp vermek, nefes yolunuzu açacak ve daha çok enerji almanızı sağlayacaktır. Her saat üç ya da dört kez derin nefes alıp verin…
16 Cep telefonunuzu kapatın… Bırakın günün birkaç saati kimse size ulaşamasın. Gerekli olduğunda iş ve aileniz için kullanın…
17 Düzenli olun. Dağınıklık sizi strese sokacaktır. Gereksiz yere panik yaparsanız, bu stresle işleriniz yolunda gitmeyecektir. Bu kaosu yaşayıp stresinizi arttırmayın…
18 Adımlarınızı arttırın. Daha fazla yürüyüş yapın, bol bol merdiven çıkın. Olabildiğince hareketli olmaya özen gösterirseniz, kanın hızlı hareket etmesini, kaslara ve organlara giden oksijenin artmasını sağlarsınız. Bu da sizi rahatlatacaktır.
19 Magnezyum almaya dikkat edin. Sebzelerde, fındıkta ve tahıllı ekmeklerde bulunan bu vitamin size zindelik kazandıracaktır.
20 Yiyeceklerdeki enerjinin hızlı emilimini sağlayan Co-enzimQ10, vücudun ürettiği antioksidandır. Bu enzimin oluşmasını sağlayan yiyecekler de brokoli, kahverengi şeker, kepekli ürünler, soya ve fındıktır.
21 Çok kafein ve alkol uykuyu engeller ve enerji veren B vitaminini emer. Haftada birkaç kez 1 ya da 2 kadeh şarabı geçmemeye, çay ve kahve tüketimini de en aza indirmeye özen gösterin.
22 Bilgisayarla çalışırken mutlaka aralar verin. Japon araştırmacılar, bilgisayar önünde çok oturan insanlarda endişeli olma halinin arttığını, gözlerde problem yaşandığını ve beden ağrılarının çoğaldığını söylüyor.
23 Ve son olarak beyinsel anlamda rahatlamak ve yenilenmek için kendinize 20 dakika ayırın ve şunları yapmaya çalışın…
Ilık, sessiz bir yerde oturun ya da uzanın. Üzerinizde rahat kıyafetleriniz olsun ve gözlerinizi kapatın. n Nefes alışverişinize odaklanın ve nefesinizin rahat olmasını sağlayın. n Kendinizi nehir kenarında, yeşil çimenlerin üzerinde düşünün. Güneş parlıyor, kuşlar cıvıldıyor ve siz suyun akışını duyuyorsunuz. n Suyun içinde ayağa kalkıyor, yüzünüzü güneşe dönüyorsunuz. Güneşin sizi enerjiyle doldurduğunu hissediyorsunuz. Derin bir nefes alıp, bu enerjinin içinize işlemesini sağlıyorsunuz. nVücudunuzun ve düşüncelerinizin pozitife dönüştüğünü hissettiğinizde yavaşça gözlerinizi açıyorsunuz…
.
Muzaffer Kuşhan’

Bu parmakları birleştirmek ruhu enerjinizi dengelemek üzere harekete geçirecektir.)

16939001_983474198419516_4256281921743014214_n1

 

Her sabah güne başlarken her iki elinizin başparmağıyla orta ve yüzük parmaklarını birleştirerek parmaklarınızdaki enerji döngüsünü tamamlayın. (Bu parmakları birleştirmek ruhu enerjinizi dengelemek üzere harekete geçirecektir.)

Tanrı’nın içinizdeki parçasını çağırın ve bu bağlantının güçlenmesi için kısa bir zaman tanıyın. Burnunuzdan nefes alıp ağzınızdan nefes verin ve daha sonra neler yapacağınızla ilgili tüm düşünceleri bırakın.
Sonra o gün için planladığınız tüm olayları, sizi bekleyen en büyük olanakları düşünün. Otomobilinizle işe giderken tüm ışıkların yeşile döndüğünü hayal edin. Yürürken büyük bir sevgiyle selamlandığınızı hayal edin. Çalışma masanıza oturduğunuzu ve yapmanız gereken tüm işleri kolayca, adeta sihirli bir biçimde yaptığınızı hayal edin. Evrenin önünüzdeki kapıları sihirli bir biçimde açtığını görün. Zihninizin bu olanaklarla oynamasına izin verin.
Yirmi altı saniye, gereken tek şey budur.
Ve eğer bu sırada aklınıza zor bir şey gelirse (ya da hayalinizde) işe giderken tüm ışıkların kırmızıya döndüğünü görürseniz, önemli değil. Parmaklarınızı açarak enerji döngüsünü kesin, 3 derin nefes alın ve sonra yine parmaklarınızı birleştirerek yeniden hayal etmeye başlayın.
ALINTI

Serap Özger Kuantum Günlüğü Sayfasından Alınmıştır

Geçmişi Küle Döndürme Meditasyonu…

İşler umduğunuz gibi gitmezse 10 enfes pozitif düşünce yöntemi

14210113328351

 

Tabii ki tüm olumsuzlukların bir gecede düzelmesi ve ertesi güne mutlu bir birey olarak uyanmanız gerçekçi bir beklenti değil. Aynı şekilde hayatınız boyunca karşılaşacağınız olumsuz durumları engelleyebilmeniz de mümkün değil. Fakat bu durumlar karşısında nasıl bir tavır izlemeniz gerektiği, olaylara nasıl yaklaştığınız sizin kontrolünüz altında.

1. Hayata ve kendinize güvenin

Her şeyin bir gün yoluna gireceğine emin olun. Kış boyunca çıplak kalmış bir ağaç bahar aylarında çiçekler açar.
Hayatınızın kış dönemlerinde meyve alamadığınız için üzülmek yerine, bir gün baharın geleceğine ve her şeyin daha iyi olacağına dair inancınızı koruyun. Olumsuzlukların yaşamınızı etkilemesine izin vermeyin ve daima pozitif düşünün.
2. Planlarınızda değişiklikler yapın
Bir hatayı bir kez yaptığınızda bu sizin suçunuz değildir, ancak ikinci kez aynı hatayı yapmak sizin elinizdedir. Bir problem çözme aşamasında sürekli aynı çözüm yolunu deniyor ama başarıya ulaşamıyorsanız yeni yollar denemenin vakti gelmiş demektir. Çözüm yollarınızı ya da planlarınızı değiştirmek, gelecekle ilgili hayallerinizden vazgeçmek değil; o hayale ulaşmak için gitmekte olduğunuz yolu değiştirmek anlamına gelir.

3. Meditasyon yapın
Meditasyon bir çoğumuz için fazla spritüel ve soyut bir uygulama olabilir. Meditasyona yaklaşımınız ne olursa olsun, etkili olduğuna inanın ya da inanmayın, kendinize dönüp bakmak ve iç sesinizi dinlemek için fırsatlar yaratmak size iyi gelecektir. Kişinin kendisiyle baş başa kalmasını ister meditasyon, ister dua, ister rahatlama olarak adlandırın, ne olursa olsun kendinize zaman ayırmayı unutmayın.
4. Sabırlı olun
Bazen bekleme aşamasında yaşadığımız deneyimler, beklediğimiz şeyden çok daha değerli olabilir. Çünkü bize asıl yol gösteren şey aslında bekleme aşamasında öğrendiklerimiz ve yaşadığımız değişimlerdir.
Hepimizin hayattan az ya da çok bir beklentisi var. Yeni bir iş, birlikte mutlu olabileceğimiz bir sevgili, yeni bir şans… Ne bekliyor olursanız olun, hala bekleme aşamasında olmanız o şeye sahip olmaya henüz hazır olmadığınızın bir göstergesi olabilir.
Beklemek ceza değil, hazırlıktır.
5. Pozitif olmadığınız zamanlarda bile olumlu düşünmeye çalışın
Birileri size ‘’Nasılsın?’’ sorusunu sorduğunda verdiğiniz cevap genelde hep ‘’İyiyim.’’ olur. Olumsuz bir şey yaşamış olsak da, kendimizi kötü hissetsek de karşımızdaki kişiye iyi olduğumuzu yansıtmak, aslında kendi kendimize geliştirdiğimiz bir savunma mekanizmasıdır.
İyi olduğumuzu sürekli tekrar etmek bizi olumsuz düşüncelerden uzaklaştırır ve zamanla daha pozitif hissetmemize yardımcı olur. Düşüncelerinizi değiştirmek, hayatınızı değiştirmenin ilk adımıdır.

6. Stres yaratan durumlar yerine sahip olduğunuz şeylere odaklanın
Problemlere odaklanmak ve olumsuz düşünmek kolaydır. Ancak yaşamımız boyunca deneyimlediğimiz olumlu durumlar, olumsuzluklardan sayıca çok daha fazladır. Olumlu durumlar yerine olumsuz olanlara odaklanmamızın altında ise, olumsuz durumlarla nasıl baş edeceğimizi bilmememiz ve bu durumlara hazırlıksız yakalanmamız yatar.
7. Anda yaşayın
Üzerine ne kadar düşünürseniz düşünün, ne kadar hayal kurarsanız kurun ya da ne kadar düşünerek kendinizi meşgul ederseniz edin; geçmiş geçmiştir. Gerçeklerle yüzleşebildiğinizde, geçmişiniz artık size zarar vermez.
Geçmişte yaşadıklarınıza üzülmek yerine yaptığınız hatalardan ders çıkarmaya çalışın.
8. Olayları akışına bırakın
Planladığınız şeylerin yolunda gitmemesinin sebebi, evrenin sizin için yaptığı planların farklı olmasından kaynaklanıyor olabilir.
Pikniğe gitmeyi planladığınız gün yağmur yağabilir. Pikniğinize devam edip yağmurda dans etmek, ertelemek ya da durmadan şikayet etmek sizin elinizde. Yaşamımızı farklı ve dinamik tutan şey, aslında planladığımız şeylerin yolunda gitmemesi.
Olayları akışına bırakarak yaşamaya başladığınızda unutamayacağınız anlar yaşamaya başladığını fark edeceksiniz. Bazı şeyler kontrolümüz dışında geliştiğinde şikayet etmektense kabullenerek duruma adapte olmaya çalışmak, sizi bir adım ileri taşıyacaktır.
9. Kendinize inanın
Hayatta bazen önümüzü göremediğimiz ve sonrasında karşımıza neler çıkacağını öngöremediğimiz anlar yaşayabiliriz. Nereye gittiğinizi bilmeden ilerlemek korkutucu olabilir ve risk içerebilir; ancak ilerlemediğiniz süre yolun sonunda ne olduğunu asla göremezsiniz. İnancınızı güçlü tutun ve ulaşmak istediğiniz noktaya bir gün ulaşacağınıza inanın.
10. Hayatı bir öğrenme süreci olarak görün
Üzgün olduğumuz anlarda hep en kötü şeylerin bizim başımıza geldiğini düşünerek üzülme eğilimindeyiz ancak yaşadığımız olumsuz deneyimler ne olursa olsun geçici. Önemli olan şey yaşadığımız üzüntü, sevinç, korku ya da değişim zamanlarına öğrenme süreci olarak yaklaşabilmek. Hatalarınızdan ders çıkararak, yaşadıklarınızı diğer insanlarla paylaşarak ilham verebilmek. .
Hayat yolculuğundaki her anınız çok değerli. Zamanı geri alabilmeniz ve yaşamınızdaki tüm olumsuzlukları yok edebilmeniz mümkün değil. Kendinize inanın ve değişimin kendi içinizde başladığının farkında olun

Kaynak: hayatım değişti

GEÇİRGENLİK VE DİRENÇ

cevre1
Yan komşunuz kızıyla kavga ediyor, yakınlardaki bir bina yıkılıyor ya da üst katınızda neredeyse kafanıza kafanıza vuran bir sesle tadilat yapıyorlar diyelim. Yan masanızdaki çiftin kadın olanı sizi oturduğu andan beri süzüyor ya da yanınızdan geçen birinin enerjisi sizin auranızı rahatsız ediyor.
Echart Tolle’ün “Şimdinin Gücü” kitabında bahsettiği “geçirgenlik” kavramından size bu yazıda söz etmek istiyorum. Gürültünün ya da rahatsız eden durumun sizin alanınızdan geçip gitmesine izin vermek, dikkati gürültüye ya da rahatsız edici olaya vermekten kaçınmak, tam tersi alanda bulunan herhangi bir şey gibi akıp gitmesine izin vermek geçirgenlikle ilgilidir.
“Peki neden izin vereyim? Beni rahatsız etmeye hakları yok!” diyebilirsiniz. Bu durumda gürültünün ya da bir çeşit sıkıntının varlığını “stabil” kılmayı seçtiğiniz bir noktayı yaratacağınızı düşünebiliriz. Yani sorunu olduğu yere sabitlemektesiniz. Soruna direnç gösterdiğiniz için, sorun olduğundan daha uzun süre alanda kalacaktır. (İhtiyacınızı ya da sorunu herhangi bir manipülasyon ya da negatif zincir başlatmadan ifade etmekte hiçbir sorun yok. “Ses, ders çalışmama engel oluyor. Yapabilecek bir şey var mı? Sesin nedeni nedir?” gibi.)
Gösterebileceğiniz direncin de seviyeleri vardır. Sadece beyninizde o sesle kavga etmekle yetinebilirsiniz. Bu bir dirençtir. Camı açıp inşaata doğru bağırabilirsiniz, bu daha üst seviye bir dirençtir. Dikkatinizi neye verirseniz büyüyeceği için, burda sorunu çözmeyecek, sorunu büyüteceksiniz. Bu durumun sizin tekamülünüzle ilgili kısmında siz, “katlanamadığınız” bir şeyi belirliyorsunuz, o ise sizi törpüleyecektir.
Direnç uygulamayı bıraktığınızda, dikkatinizi soruna vermediğinizde ve sizin üzerinizden durumun akmasına, sıradanlaşmasına izin verdiğinizde sorunun bir biçimde çözülmesi söz konusu olacaktır. Burda eğer varsa daha önceden gösterilen direncin bir etki süresi mevcuttur.
Sevdiğiniz bir kimsenin alandaki varlığına izin vermeniz gibi, sevmediğiniz o şeyin de alanda akıp gidişine izin vermeniz ve onu “unutmanız”, geçirgenliktir.
Geçirgenliği gündelik hayattaki her şeye uygulayabilirsiniz. Sizin hakkınızda söylenen bir şeye, bir başkasının eylemine. Her şey size değmeden geçip gidebilir, eğer izin verirseniz.
Geçirgenliğin, kendi bedenimize, nefesimize ve alanımıza dikkatimizi vermekle ilgili de bir yanı vardır. Dikkat ne kadar nefesimizdeyse, o kadar sakiniz. Nefesinizi hiçbir akışa zorlamadan, sadece nefes alış verişinizi izlemeyi denemenizi öneririm. Bu sizi kendi ritminize merkezler ve başkalarının akışından koparır. Nefesi izlemekle ilgili bir çalışma planlıyorum.
Sevgilerimle

Gaye Alkanın sayfasından alınmıştır

KANSER HÜCRELERİNİ 42 GÜNDE ÖLDÜREN REÇETE

15253572_1783235425278657_3790593127059280633_n1

 

 

 

Bu Meyve Suyu Kürü ile 45 000 Avusturyalı Kanser ve Diğer Hastalıklardan Kurtulmuştur. Avusturyalı Rudolf Brojs Kansere doğal çare bulmak için hayatını adamış. Brojs a göre kanser sadece proteinler sayesinde hayatta kalabilir. Bu nedenle 42 gün boyunca sadece çay ve bu Kırmızı pancar ana maddesi olan karışımdan içmek gerekir. 42 gün boyunca kanser hücreleri açlıktan ölür. Tüm vücüt sağlığına kavuşur.
Malzemeler :
———————–
Pancar ( % 55 )
Havuç ( % 20 )
Kereviz ( % 20 )
Patates ( % 3 )
Turp ( % 2 )
Hepsini Blendırda karıştırın. Bu Meyve suyundan vücüdun ihtiyacı kadar için.  Fazla abartmayın.
Kırmızı Pancar Lösemi ve diğer kanser türlerinde etkilidir.

Kaynak: Bitkibkog

İnanılmaz Kaşık Yüz Masajını Keşfedin –

Bu yüz masajı için istikrarlı olmak gerekli olsa da, sonuçlar da cildinizin türüne bağlıdır, bu nedenle bazı insanlar değişiklikleri diğerlerinden daha önce fark edecektir.

Birçok kadın yaşlanma belirtilerinin başlangıcını geciktirmenin yollarını arıyor. Her ne kadar herkesin yaşaması gereken biyolojik bir süreç olsa da, bunu önlemek ve daha genç görünmeyi sürdürmek arzusu hemen hemen herkeste vardır.

İçimizin rahat olması için, cildin esnekliğini korumaya ve cildin oluşturduğu maddelerin üretimini artırmaya yardımcı olan belirli alışkanlıklar ve tedaviler bulunduğu gösterildi.

Güneş kremi kullanılması, antioksidanlar açısından zengin bir diyet yapmak ve iyi bir güzellik rutini tutmak, cildi iyi durumda tutan faktörlerden bazılarıdır.

Buna ek olarak, sıkı ve genç bir görünüm sağlamanıza yardımcı olacak bazı yüz ürünleri ve teknikleri de düşünebilirsiniz.

Bu tür önlemleri ne kadar erken uygularsanız, kırışıklıkları, lekeleri ve kusurları önleme olasılığınız o kadar yüksek olur.

Birçok insanın profesyonel prosedürleri göze alamayacağını biliyoruz, bu nedenle bu yazıda cildinizi canlandırmak için kolay ve ucuz bir yöntem paylaşmak istiyoruz:

Yaşlanma belirtilerinin erken oluşmasını önlemek için yüzün belirli bölümlerine odaklanan kaşık yüz masajı.

Alman makyaj sanatçısı René Koch tarafından önerilen bu uygulama, dünya genelinde binlerce kadının güzellik rutininin bir parçası haline geldi. Daha fazlasını keşfedin!

Kaşık yüz masajının faydaları nelerdir?

goze-kasik

Kaşık masajı cildi sıkılaştırmak ve parlatmak için doğal bir terapidir. Başlıca avantajı evde yapabileceğiniz bir şey olması ve herhangi bir yatırım yapmanızın gerekmemesi.

Bu tedavinin birçok faydası arasında:

  • Dokularda tutulmuş sıvıların giderilmesi
  • Koyu halkaların ve gözaltı torbalarının azaltılması
  • Toksinlerin yok edilmesi
  • Dolaşımın uyarılması
  • Yüzde daha fazla esneklik ve sıkılık
  • Kırışıklıkların ve ince çizgilerin önlenmesi ve azaltılması
  • Yüz yapısının restorasyonu
  • İltihaplanmanın azalması

 

Kaşık masajını nasıl uygularsınız?

koyu-halkalar

Kaşık yüz masajı yapmak çok kolaydır ve genellikle günde 10 dakikadan fazla sürmez. İlk sonuç, yaklaşık 12 gün düzenli kullanımdan sonra görülür, ancak bu cildin türüne de bağlıdır.

Malzemeler

  • İki kaşık
  • Tuvalet ispirtosu (gerekli olduğu kadar)
  • 1 su bardağı soğuk su (200 ml)
  • Buz küpleri
  • 1 fincan zeytinyağı (224 g)

Yapılışı

  • Kaşıkları biraz tuvalet ispirtosu ile dezenfekte edin ve buzlu bir bardak suya batırın.
  • Kaşıkların soğumasını beklerken, kozmetik ürünlerin izlerini ortadan kaldırmaya özen göstererek yüzünüzdeki her makyajı çıkarın.
  • Kaşıklar soğuduğunda, üst göz kapaklarınıza koyun ve onları yaklaşık 15 saniye tutun.
  • Kaşıkları tekrar soğutun ve bu adımı beş kez tekrarlayın.
  • Şişmiş gözleri ve koyu halkaları tedavi etmek için aynı işlemi alt göz kapaklarınızla tekrarlayın.

Masajın ilk kısmını bitirdikten sonra, sıcak zeytinyağı içeren bir kapta cildiniz için rahat bir sıcaklıkta bekletin.

Onları birkaç saniye ıslatın ve yüzünüzün ana çizgilerine masaj yapmaya devam edin:

  • Burnun üstünden şakaklara ve saç çizgilerine kadar
  • Göz kapaklarınız boyunca iç köşeden dış köşeye kadar daire hareketleri
  • Yanaklarınızın üstüne, T bölgenize ve burnunuzun her iki yanına
  • Çeneden yukarıya doğru
  • Boynunuzun dibinden çeneye kadar

 

Bu yüz masajı için ipuçları…

gozler

Bu hareketleri, kaşıkla alan başına 5 ila 10 kez tekrarlayın. En iyi etki için kaşığın güzel yağlanmış olması gerekir.

Tedaviden sonra 5 dakika bekleyin ve cildinizi ılık su ile durulayın.

İdeal olarak, bahsettiğimiz her bölgeye 1-2 dakika masaj yaparak geçireceksiniz. Ancak, ilk başta bunu daha az zamanda yapabilir ve daha sonra yavaş yavaş artırabilirsiniz.

Bu yüz masajı, günün her saatinde, her gün yapılabilir. Bununla birlikte, en iyi sonuçları elde etmek için, uyumadan önce yapmanızı öneririz.

Faydalarının cilt türünden cilt türüne, yaşınıza ve günlük alışkanlıklarınıza göre değişeceğini unutmamak önemlidir.

Bu nedenle, bazı kişiler büyük olasılıkla sadece birkaç gün içinde sonuçlarını görecektir, ancak başkaları için bu biraz daha uzun sürebilir.

Kaynak: Sağlığa Bir Adım