Bana güç veren, doğru olanı yaptığımı bilmektir…Desmond Tutu

Bana güç veren, doğru olanı yaptığımı bilmektir…Desmond Tutu

Cem Şen /Qigong 1.aşama Yer: Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği Tarih: 12 Şubat 2011 Cumartesi 10:00..

Yi Jin Jing, Zen Budizminin kurucusu olarak kabul edilen Bodhidharma tarafından yaratılmıştır ve doğuda, sağlığın ve yaşamsal enerjinin geliştirilmesi için en etkili egzersiz olarak tanınmaktadır. Pek çok qigong (yaşam enerjisini geliştirme çalışmaları) egzersizine göre çok daha dinamik ve kaslar ile tendonların kullanımını içeren bu zevkli egzersiz, kasları ve tendonları güçlendirmekte, esnetmekte, fiziksel güçü artırmakta, iç or…gan rahatsızlıklarını iyileştirmekte, esnekliği, hız ve dayanıklılığı artırmakta, denge ve koordinasyonu mükemmelleştirmektedir. Hatta Çin’daki qigong ustaları tarafından bedeni zehirlerden arındırmayı başaran tek egzersiz olarak kabul edilmektedir. Egzersiz beden hareketlerinin uyumuna, solunuma ve zihine aynı anda odaklanmakta ve bu sayede qi denilen yaşamsal enerjinin bedende rahatça akmasını garantilemektedir.
Uzun, yumuşak ve kesintisiz hareketleri oldukça zariftir ve omurgayı esnetirken hem bedenin hem de iç organların mükemmel işlemesini sağlar. Bu hareketlerin sağlığı, dayanıklılığı artırdığı, hastalıklardan koruduğu ve ömrü uzattığı kanıtlandığı için savaş sanatlarından ruhsal gelişime kadar her alanda kullanılabilmektedir. Aynı zamanda eklem, sindirim sistemi, kardiyovasküler system ve sinir sistemi üzerinde olağanüstü olumlu etkileri bulunmaktadır.

Bodhidharma tarafından geliştirilen bu egzersiz, daha sonraki yıllarda unutulmuş ve eldeki kaynaklardan yeniden yaratılmaya çalışılmıştır. Günümüzde Yi Jin Jing adıyla bilinen, avuç içi ve yumruk formları olarak öğretilen iki form ne yazık ki gerçek Yi Jin Jing çalışması değildir.
Gerçek Yi Jin Jing çalışması 1500 yılı aşkın bir süredir Da Mo Pai (Bodhidharma Okulu) olarak bilinen gizli okulun özel çalışması olmuş ve her kuşakta en fazla 10 kişiye öğretilmiştir. Günümüzde, Da Mo Pai okulunun 92 yaşındaki büyük ustası Hsuankong’un elinde bulunan çalışma hem öğrenilmesi hem de uygulanması inanılmaz kolay fakat mucizevi etkilere sahip bir tür sağlık ve uzun yaşam iksiridir. Çalışmanın 20şer dakikadan günde iki kez yapılması yeterlidir.

Cem Şen, Da Mo Pai ustasından öğrendiği bu çalışmanın en önemli özelliklerinden birisini, yine ustasının sözleriyle şöyle aktarmaktadır: “Hepimiz ruhsal yolda ya da sağlık yolunda ilerlerken farkında olmadan pek çok hatalar yapıyoruz. Bunlar iyi niyetli hatalar fakat sonuçları yıkıcı. Bu hataların sonucu olarak sağlık ya da ruhsal gelişim elde ettiğimizi düşünürken aslında sağlıksızlığa ve ruhsal karanlığa düşüyoruz. Yi Jin Jing çalışmasının en önemli özelliklerinden bir tanesi, yıllar içinde hatalı çalışmaların neden olduğu zararları ortadan kaldırması ve uygulayan kişinin hem sağlık hem de ruhsal gelişim basamaklarını rahatça tırmanmasını sağlaması.”

Çalışmayı yaratan ve Çin tarihinde 72 aşamalı ruhsal yolun en sonuna varmayı başaran iki insandan biri olarak kabul edilen Bodhidharma (diğeri Taiji’nin yaratıcısı Chan San Feng), Shaolin tapınağına ilk geldiğinde rahiplerin uzun meditasyon çalışmaları sonucunda sağlıklarını bozduklarını ve aydınlanmadan gittikçe uzaklaştıklarını görmüştü. Bunun üzerine 9 yıllık bir derin arayışın sonucunda efsaneye göre yüce bir varlık tarafından kendine sunulan bu çalışmayı rahiplere öğretmişti. Bunun üzerine rahiplerin sağlığı düzeldi ve hepsi de aydınlanmaya ulaştılar. Daha sonra Yi Jin Jing çalışması efsanevi Shaolin Kung Fu’nun temelini oluşturdu.

Cem Şen tarafından öğretilecek olan orijinal Yi Jin Jing formu, Da Mo Pai okuluna kuşaktan kuşağa aktarılan formdur. Bu nedenle de tüm yararlarını içinde barındırmaktadır.

Eğitim Ücreti: 500 TLDevamını Gör

    Herkes fazlasıyla sevmiş, Ben eksikleriyle de sevdim oysa. Özdemir Asaf

     Herkes fazlasıyla sevmiş, Ben eksikleriyle de sevdim oysa.  Özdemir Asaf

    gerçek kişiliklerimizi saklayan sosyal maskeler takıyoruz.

    Çoğumuz hayatımız boyunca gerçek kişiliklerimizi saklayan sosyal maskeler takıyoruz.
    İnsanlığın tüm renklerini sergilemek yerine;
    dünyanın olmamız istediğini “sandığımız” kişinin heykeli haline dönüyoruz.
    İnsanların söylememizi istedikleri şeyleri söylüyor,
    giymemizi istedikleri kıyafetleri giyiyor
    ve yapmamızı istedikleri şeyleri yapıyoruz.
    Kaderimizde yazan hayatı sürmek yerine
    başkaları gibi yaşıyoruz.
    Böylelikle de yavaş yavaş ölüyoruz.
    ‘Ölüm ölmenin birçok yolundan birisidir.’ demiş Kaşif Alvah Simon.

    Biberden ağzımız yandığında su içmek neden yaramaz?

    Yağ ve su kesinlikle birbirlerine karışmaz. Biberin yakıcılık veren maddesi yağlı olduğu için, ne kadar su içerseniz için onunla birleşmez. En iyi metot ekmek yemektir. Ekmek bu yağı emer ver mideye taşır.
    Bir diğer etkili yol da süt içmektir. Sütün içinde ki kazein maddesi bir deterjan görevini üstlenir ve biberin yağıyla karışarak ağızı temizler.

    Fırın makarna…

    Frn_makarna_1
    Malzemeler:

    (6 Kişilik)
    • yarım paket fırın makarna
    • 6 su bardağı su ( makarnayı haşlamak için)
    • 3 adet yumurta
    • 1 su bardağı peynir rendesi
    • 1 su bardağı süt
    • 1 çay bardağından 1 parmak eksik sıvı yağ
    • 10-12 dal yaprakları temizlenip kıyılmış maydanoz.
    • tuz, karabiber
    Üzerine:
    • 1 su bardağı kaşar peyniri rendesi

    Yapılışı:

    1. Makarnaları su ile 15-20 daki haşlayıp. Süzün. Hemen içine 1 çorba kaşığı sıvı yağ katın ve yapışmaması için karıştırın.
    2. Ayrı bir kapta yumurtaları, peyniri,maydonozu, sıvı yağını ve sütü karıştırın
    3. Bu harca makarnalarıda karıştırın.
    4. Kare bir borcamı tepsiyi margarin ile yağlayıp çok az ın sepin ve makarnalı harcı tepsiye boşaltın.
    5. üzerine kaşar peyniri rendesini serpin.
    6. Önceden ısıtılmış fırında üzeri güzelce kızarana kadar fırınlayın

    aydınlık başlamıştır…

    Bir bilge adam çölde öğrencileriyle otururken demiş ki;
    “Gece ile gündüzü nasıl ayırt edersiniz? Tam olarak ne zaman karanlık başlar, ne zaman ortalık aydınlanır?”
    Öğrencilerden biri;”Uzaktaki sürüye bakarım, “demiş, “koyunu keçiden ayıramadığım zaman akşam olmuş demektir. ”
    Başka bir öğrenci söz almış ve “Hocam” demiş, “İncir ağacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman, anlarım ki sabah başlamıştır. ”
    Bilge adam uzun süre susmuş.
    Öğrenciler meraklanmışlar ve “Siz ne düşünüyorsunuz hocam?” diye sormuşlar.
    Bilge şöyle demiş;
    “Yürürken karşıma bir kadın çıktığında, güzel mi çirkin mi, siyah mı beyaz mı diye ayırmadan ona bacım diyebildiğimde ve yine yürürken önüme çıkan erkeği, zengin mi yoksul mu diye bakmadan, milletine, ırkına, dinine aldırmadan, kardeşim sayabildiğimde anlarım ki sabah olmuştur, Aydınlık başlamıştır

    aşk bu neriman…

    “BUGÜN KENDİMİ VE HAYATIMDAKİ HERKESİ , GEÇMİŞTEKİ İNCİNMİŞLİKLERDEN AZAT EDİYORUM. HEP BİRLİKTE YENİ VE PARLAK DENEYİMLERE ÖZGÜRCE ADIM ATMAYI SEÇİYORUM..”

    Ispanaklı Kiş…

    Ispanaklı Kiş tarifiMalzemeler Hamuru için:
    300 gr un
    100 gr buzdolabında bekleyen soğuk margarin
    6-8 yemek kaşığı çok soğuk su
    1 tatlı kaşığı tuz

    Üzerinin harcı için gerekli olan malzemeler:

    2 su bardağı haşlanmış ve suyu sıkılmış ıspanak
    2 adet yumurta
    1 su bardağı süt
    1 su bardağı hazır çiğ süt krema
    Yarım su bardağı rendelenmiş taze kaşar peyniri
    1 çay kaşığı tuz
    1 çay kaşığı karabiber

    Yemeğin Tarifi  

    Derin bir kabın içine un ve tuzu koyalım. Üzerine buzdolabından çıkardığımız soğuk margarini dilimleyerek ekleyelim. Soğuk suyu da yavaş yavaş ilave ederek yoğurmaya başlayalım. Başlangıçta toparlanamayan dağınık bir hamur olacaktır. Hamuru iyice toparladıktan sonra üzerine naylon streç geçirerek, buzdolabında 1 saat bekletelim.

    Bu arada iç harcı için derin bir kasenin içinde yumurtaları iyice çırpıp, içine süt, krema, kaşar rendesi, tuz ve karabiberi ekleyelim. Sonra da çok ince, küp küp dilimlediğimiz jambonlarla ıspanağı ekleyip, iyice karıştıralım. Bu şekilde beklemeye bırakalım.

    Şimdi hamuru dolaptan çıkaralım. Yaklaşık 25-30 cm çapındaki yuvarlak tart kalıbımızın içini yumuşak margarinle yağlayalım.

    Sonra da hamurumuzu en fazla yarım cm kalınlığında bu kalıba yayalım. Ama hamurun kenarlarını da kalıbın kenarlarına doğru 2 parmak kadar yükseltelim.

    Bir tarafta bekleyen ıspanaklı harcımızı hamurun içine yerleştirelim. En az 10 dakika önceden ısıttığımız ve 175 dereceye ayarlı fırında en az 30 dakika pişirelim. Üzerinin altın sarısı gibi kızarması gerekir. Sonra fırını söndürüp, kişi dışarı çıkaralım. En az 15-20 dakika dinlendirip, dilimleyelim ve ılık olarak servise sunalım.

    "Korku mantıktan anlamıyordu" Oğuz Atay…

    “korku mantıktan anlamıyordu”
    sy.702 – Tutunamayanlar / Oğuz Atay

    Senin karanlığını da tanır ve severim…

    ‎” İstediğin zaman ışığı söndür,senin karanlığını da tanır ve severim. ” Rabindranath Tagore… Elif Mine Ahi’ye teşekkürlerimle…

    Başkalarının yaşadıklarına bakıp halimize şükretmek onları aşağılamaktır

    Başkalarının yaşadıklarına bakıp halimize şükretmek onları aşağılamaktır…hatta ve hatta yaradanı yok saymaktır.Kibirdir.Herkesin deneyimi ,imtihanı ya da kaderi ayrıdır…..Biz kendi deneyimimize bakıp şükretmeliyiz ..Çünkü o deneyimler bizi biz yapar…

    Ayva Reçeli…

    Ayva Reçeli

    Malzemeler

    • 5 Adet (iri) Ayva ve Çekirdekleri
    • 5 Su Bardağı Su
    • 1 Kg. Toz Şeker
    • 3-4 Damla Limon Suyu

    Yapılışı

    • Ayvaların kabuklarını soyun ve bir kase soğuk suyun içine küçük küçük doğrayın.
    • 5 Bardak suyu kaynatın, ayvaları bulunduğu suyun içinden süzerek alın, çekirdekleri ile birlikte kaynamakta olan suya ekleyin. (Ayvanın çekirdeklerini mutlaka ekliyoruz, hem doğal jöle gibi bir kıvam vermesi, hem de renk vermesi için. Hatta zaman zaman yediğiniz ayvalarının çekirdeklerini bir kapta biriktirin ve ayva reçeli yaparken bolca kullanın)
    • Ayvalar yumuşayıncaya kadar, orta ateşte pişirin. Bu sırada üzerinde köpük oluşursa, atabilirsiniz. (Ayva reçelinde, diğer reçeller gibi çok fazla köpük oluşmuyormuş)
    • Ayvalar yumuşayınca, toz şekeri ekleyin ve kaynatmaya devam edin. 20 dk. sonra reçelin kıvamını kontrol edin.
    • Kıvamını anlamak için, soğuk bir tabağın üzerine 1 çay kaşığı kadar dökün ve tabağı hafifçe eğin, su gibi akıyorsa henüz olmamış demektir. Tabağı eğdiğinizde yavaş yavaş akan koyu bir kıvamda olmalı.
    • Pişirme esnasında, ayvalar ve şurubun rengi koyu pembe bir renk alır. Reçelin kıvamından emin olduğunuzda, 3-4 damla limon suyu damlatın, bir taşım kaynadıktan sonra ocağı kapatın ve soğumaya bırakın.

    Sevgi dönüştürür…

    Kim seni bütünüyle, koşulsuzca kabul ederse değişmeye başlarsın.Onun kabulü sana böyle bir cesaret verir.Olduğun gibi kabul edilmen seni bütünleştirir, seni kendine güvenli kılar, seni kendin gibi hissettirir.
    O zaman beklentileri yerine getirmene gerek yoktur, sen olabilirsin. Bu yüzden sevgi bu kadar besleyicidir.Seni basitçe, sırf sevgi uğruna seven bir erkek ya da kadın bulabildiğinde, sevgi dönüştürür.Ansızın tüm üzüntü kaybolur; yüreğinde bir dans, bir şarkı bulursun..” OSHO