İnanınız çok kere aklına geleni / içinden geçeni / tartmadan, düşünmeden söylemek,

ANETTE İNSELBERG SESSİZLİK

 

Haber fotoğrafçısı talimatı alır almaz hava alanına doğru yola çıktı. Tecrübeli bir pilot 3. pistin yanındaki hangarın önünde çift motorlu bir uçağın içerisinde fotoğrafçıyı bekleyecek bekletmeden olay mahallinin hemen yakınına götürecekti.
Uzun süredir işsiz kaldığı için heyecanla ekipmanlarını aldı ve 3. pisti aramaya koyuldu. İleride bir hangarın önünde motoru ısıtılan, pervaneleri dönen küçük bir uçak görür görmez koştu telaşla uçağa tırmandı ve çantasını koltuğun arkasına atıp kemerini bağlayarak; “Tamamdır haydi hareket edelim! ” dedi. Aceleden pilota bakmamıştı bile.
Pilot konuşmadan dikkatle uçağı piste çıkardı, hızlandırdı ve havalandırdı.
Uçak bir aşağı bir yukarı yalpalayarak sallana sarsıla havalanınca şaşkınlıkla kalın camlı gözlüklü genç pilota baktı. Ter içerisindeki pilot o an sıkı sıkı tuttuğu lövyeden gözlerini kaldırdı ve fotoğrafçıya dönerek; “İyi kalkıştı değil mi hocam?” dedi.
Fotoğrafçı; “Tamam şimdi orman yangınının olduğu bölgede alçal” deyip ekipman kutusunu boşaltmaya koyuldu ki genç pilot; “Niye?” diye sordu. Fotoğrafçı “Resim çekeceğim, ne için geldim sanıyorsun?” diye sabırsız bir sesle cevap verdi.
Pilot önüne döndü ve bir süre sessiz kaldı sonra da sesi titreyerek; “Anlaşılan siz uçuş öğretmeni değilsiniz,” dedi ve sonra da panik içerisinde; “Ben uçak indirme ile ilgili bölümü daha okumadım” dedi.
O an fotoğrafçı aşağıda 3 No’lu pisti, binmesi gereken diğer uçağı ve uçağın yanında yukarıya panik ile el sallayan pilotu ve uçuş öğretmenini gördü !
———————–
Yukarı çıkmadan önce nasıl düşmeden ineceğimizi,
inisiyatif kullanmadan önce bir sonraki seçenekleri ve takip eden adımımızın ne olacağını,
yaptığımıza yorumumuzu katmadan önce onu herkesten iyi yapabilmeyi,
konuşmayı öğrenmeden önce de susmayı bilmek gerekiyor.
İnanınız çok kere aklına geleni / içinden geçeni / tartmadan, düşünmeden söylemek, uçağı yere indirmesini bilmeden pilotluğa soyunmaktan farksız değildir.
Kendini çok akıllı zanneden biri güzel konuşmasını öğrenmesi için oğlunu Sokrat’ın okuluna yazdırmak istiyordu. Sokrat şımarık oğlanla bir süre konuştu ve sonra babasına dönerek bu eğitim için çok yüklü bir tutarı istedi. Baba rakama itiraz edince de “Hiç de fazla istemedim, çocuğunuza konuşmayı öğretmek çok kolay ama ona susmayı öğretmek çok zor olacak” dedi.
Hem avukat hem de siyasetçi olarak yaşamı boyunca konuşmak zorunda kalan Abraham Lincoln şöyle demiş; “Better to remain silent and be thought a fool than to speak out and remove all doubt.” (Birileri sessiz kaldığınız zaman aptal olduğunuzdan şüphelenebilirler. Yine de ağzınızı açmayın çünkü konuştuğunuzda şüpheleri doğrulayabilirsiniz.)
Bir de güzel konuşanları çok dinlemekle iyi bir konuşmacı olunmuyor. “İzlemekle ustalık olabilse idi kediler ciğerci olurlardı” diye harika bir atasözü var.
—————
(Şemini)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: