Archive | 08 Ağustos 2017

7 Ağustos 2017, KOVA Burcu’ndaki AY Tutulması ve DOLUNAY’ın Burçlara Etkisi…

designed-by-hisao-ching-lee[1]

 

 

7 Ağustos 2017 günü, İstanbul’a göre saat 21:11 itibariyle DOLUNAY adını verdiğimiz Güneş – AY karşıtlığı tam halini alacak. Bu DOLUNAY, aynı zamanda bir AY TUTULMASINA da sahne olacak.
Genel yazıda; Bu AY TUTULMASININ mesajı bence ; ‘’HİÇ BİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR!’’ demiştik… Detaylı olkumak isteyenler için 7 Ağustos 2017, KOVA Burcu’nda AY Tutulması ve DOLUNAY; Hiç Birşey Göründüğü Gibi Değildir!
Burç ve Yükselen Burca göre yorumlara gelince;
KOÇ veya Yükselen KOÇ: Zamanınızı ve enerjinizi odakladığınız konuları ve insanları seçerken kullandığınız kriterleri gözden geçirmeniz gereken bir zamana giriyorsunuz. Bu süreçte fırsatlar ümit ettiğiniz değil, gözardı ettiğiniz yerlerden karşınıza çıkabilir 🙂 Yüksek beklentilerle yaklaştığınız bir konuda hayal kırıklığına uğrarken, asıl odaklanmanız gereken ama küçümsediğiniz bir projeden daha fazla şans elde edebilirsiniz.  Ya da olumsuz beklentilerle yaklaştığınız, kaygıyla baktığınız bir mesele, kararlı bir yaklaşımla, gayet yaratıcı ve keyifli bir işe dönüşebilir. Aşk hayatınızda da, ille bu olsun diye tutturduğunuz bir kişi varsa, biraz temkinli olun 😉 Verdiğiniz emeğe, ya da atfettiğiniz öneme değip değmediğini iyice gözleyin.
BOĞA veya Yükselen BOĞA: Siz, siz güvende tutanın eviniz, alışkanlıklarınız ve aidiyet duyduğunuz mecralar veya insanlar olduğunu zannediyorsunuz… Oysa, insanı güvende tutan insiyatif kullanma, gerektiğinde radikal değişiklikler yapabilme ve riskleri yönetme becerisidir. Alıştığınız alanların içine saklanmak ve onları savunmak yerine, size meydan okuma gibi gelen alanların içerdiği fırsatlara daha açık fikirli bakmak, içine girdiğiniz güvenlik krizinden çıkmanıza yardımcı olabilir. Önümüzdeki dönemde, yeni bir iş fırsatı nedeniyle yaşadığınız yeri ya da haya rutininizi değiştirmeniz gerekebilir. Bu imkanı özenle inceleyip öyle karar verin. Düzeninizi devam ettirmek adına, boş umutlara tutunup sonra hayal kırıklığına uğramaktansa, hayatınızdaki tıkalı alanları cesaretle tespit edip, cesur adımlar atmaya hazır olun.
İKİZLER veya Yükselen İKİZLER:  Sizin için yol, eğitim veya hayat planlarınızda değişiklikler yapma zamanı… En doğru yönü seçip ilerlediğinizi düşünürken, yanılgı içinde olduğunuzu ve kontrolün elinizden kaçtığını fark edebilirsiniz. Ya da aslında ne yapmak gerektiğini bilmiyor, fakat bunu kendinize itiraf etmekten kaçındığınız için en bildik ya da genel geçer yaklaşıma göre mantıklı görünen tercihleri yapıyor olabilirsiniz. Hata yaptıysanız kabul etmeye, bakış açınızı değiştirmeye hazır olun. Seçimlerinizi netleştirdikten sonra bunları hayata geçirmek için mücadele etmeniz, etrafınızı ikna etmeniz gerekecek. Cesur, dürüst, aktif ve sorumluluğu taşımaya hazır olun. Önünüze çıkan herekesle boş tartışmalara girmek yerine yanyana yürüyebileceğiniz insanlarla işbirliği içinde davranın.
YENGEÇ veya Yükselen YENGEÇ: Aslında zor günler geride kaldı! Ödemek zorunda kaldığınız bedeller, elinizden çıkanlar, arkada kalanlar için daha fazla ağıt yakmayın. Aslında ne yapmış olsanız bu duruma gelmemiş olacağınız hakkında düşünmek yerine, önünüzdeki işlerle ilgilenin. Şimdi size düşen yeni bir düzen kurmak. Boş hayaller, ya da bir yere varmayan fikir uçuşmaları yerine, somut adımlar atmanız gereken bir zaman. Önceliklerinizi saptayın ve çaba gösterin. Arzu ettiklerinizi, umduğunuz ya da tercih ettiğiniz kadar çok ve rahat bir şekilde elde edemeyebilirsiniz. Küçük kazanımlar için büyük çabalar sarf ettiğinizi düşünüp boşa yorulmaktan endişe edebilirsiniz. Bunlara hiç takılmayın 🙂 Düzenli ve tutarlı bir çaba göstermek kadar insanın kendine olan saygısını pekiştiren bir şey yoktur.
ASLAN veya Yükselen ASLAN: Evet bu bir dönüm noktası! Hayatınıza yeni bir çeki düzen vermek, çalışma ve yaşama biçiminizi elden geçirmek durumundasınız. Düzeninizi birileri ile olan işbirlikleriniz ve yol arkadaşlıklarınız üzerine kurduysanız, bunların size umduğunuz fayda veya karşılıkları sağlayıp sağlamadığını iyice düşünün! Artık atağa kalkmanız, odaklanıp hedefe kilitlenmeniz lazım ve koşarken at değiştirmek istemiyor olabilirsiniz. O zaman atın yolda sizi sırtından atmayacağından emin olun 🙂 İş ve hayat ortaklarınızla aranızdaki anlaşmazlık noktalarını saptayın ve bunlara çözüm bulun. Ne istediğinizin ve ne yapmaya hazır olduğunuzun adını karşılıklı olarak koyun. Ya da çözümsüzlük noktasına gelindiyse, ille zarara girecek kadar beklemeyip, kesilmesi gereken kolu şimdi kesin ve elinizde ne kaldığını bilerek yola devam edin.
BAŞAK veya Yükselen BAŞAK: Fiziksel ve zihinsel olarak tükenme hissi, boşa kürek çekiyor olma duygusu, hayatınızda bazı temel değişikliklerin şart olduğunu bilip yapamama hali… Yani işte öyle ortaya karışık mızıl mızıl bir şeyler :))) Varlığınızın anlamını, hayatta ne işe yaradığınızı sorguluyor olabilirsiniz. Bu süreçte kendinize görev edindiğiniz şeylerin gerekli ya da hala geçerli olup olmadığını gözden geçirecek ve yeni bir düzen kurmanız, farklı bir duruş saptamanız gerektiğini anlayacaksınız. İş ve hayat sisteminizde radikal değişiklikler yapmanız mümkün! Bazı sorumlulukların da üzerinizden kalkması ya da sizin bu konudaki tavrınızı değiştirmeniz söz konusu olabilir. Sağlığınızı da ihmal etmeyin… Tükenmişlik hissinin bedelini bedeninizden çıkartmak yerine, size yenilenme imkanı verecek bir yaşam, yeme ve çalışma düzenine geçin.
TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: Bir aşkın anlamsız, bir projenin umutsuz, bir heyecanın sonuçsuz olduğunu görebilirsiniz… Ve bu sizde bir isteksizlik ve umutsuzluk hissine yol açabilir. Ama hayatın yolları sonsuz ve evrenin işleyişi gizemlidir 🙂 Bir fırsat tükenirken, başka bir fırsatın kapısı açılabilir. Bir çiçek solarken, tohumunu toprağa döküp, bir sonraki baharın umutlarını ekebilir. Dolayısıyla siz hayal kırıklığı ile vakit kaybetmeyin. Sizi tatmin etmeyen işler ve insanlarla vakit kaybettiğinizi düşünüyorsanız, tatminkar olacak fırsatların peşine düşün. Garantili ama sıkıcı olan yerine, emek isteyen fakat size yaşam enerjisi veren olasılıkların peşine düşmekten kaçınmayın. Ya da elde ettiklerinizin kıymetini bilmek yerine, sürekli başka ne olasılıklar vardı diye kendi kafanızı bulandıran sizseniz, eh bunun da farkına varın :)))
AKREP veya Yükselen AKREP:  Hayatınızda bir kapı kapanıyor. Bir ev değişikliği, bir düzen değişikliği, bir iş değişikliği sizi bekliyor… Ya da aileniz içinde meydana gelecek bazı gelişmeler, sizi sorumluluklarınızı gözden geçirmeye sevk edecek ve yeni bir düzene adapte olmanız gerekecek. Bu durumu nasıl göğüslemeniz, nereden başlayıp nasıl ilerlemeniz gerektiği hakkında kafanız karışık olabilir. Mantıklı bir biçimde önceliklerinizi saptamaya ve pratik adımlarla yavaş yavaş ilerlemeye gayret edin. Böyle durumlarda doğru konan her taş, bir sonrakinin yerini hazırlar. Bilmediklerinizi söylemek ve soru sormaktan da çekinmeyin. Etrafınızdakilerin belirsizliği sizi rahatsız ediyorsa, kendinizi onlara bağımlı hale getirmemeye özen gösterin.
YAY veya Yükselen YAY:  Bazı yollar tıkalı, bazı arkadaşlıklar imkansız, bazı iletişimler sonuçsuz olabilir… Demek ki sizin için gerekli olan yeni bir yol haritası 🙂 Eğer harita çıkartırken, sizin için uygun olmayan yöntemler ya da insanlarla ilerlemeye çalıştıysanız, bunu da fark edin! Bir yolculuk planınız da ertelenebilir. Çok fazla şaapmayın 🙂 Siz kontrolü elinizde tutamayınca, her şey sizin istediğiniz gibi gitmeyince, kendinizi güvensiz ve dayanaksız hissediyorsunuz. O zaman da, bahaneler bulmaya, baktığınız yerde çözümsüzlük görmeye yatkın oluyorsunuz. Ama belki de sizi güvenliksiz kılan, kullandığınız yöntemler, yakın olmayı tercih ettiğiniz insanlar, ya da atmaktan kaçındığınız adımlardır…
OĞLAK veya Yükselen OĞLAK:  Bu aralar para akışınız harcamalarınızı desteklemiyor, ya da kazandıklarınız hep ödemelerinize veya yapmanız gereken yatırımlara gidiyor olabilir. Üzerinizde bir durağanlık, bir isteksizlik varsa, bunu aşmanın yollarını bulun. İnsanlar umduğunuz gibi davranmıyorlarsa, sizi başkalarına bağımlı olmaktan kurtaracak planlar yapın.  Para kazanma, değer üretme, kendinizi var etme şeklinizi değiştirmeniz gerekiyorsa, beklentilerinizde, hayat akışınızda, harcamalarınızda, çalışma biçiminizde de bazı değişiklikler yapmayı göze almanız şart! Eğer hayattan beklediklerinizi alamamak, size kendinizi tatsız ve değersiz hissettiriyorsa, bunu da aşmanın yolu hareketsizliğinizi kırıp, üretken olmanın bir yolunu bulmak!
KOVA veya Yükselen KOVA: Hımmm… Tarzan zor durumda :))) Verdiğiniz sözlerden, içine girdiğiniz kontratlardan dolayı, yapmaktan hoşlanmadığınız bazı işlere bir süre için katlanmak durumunda kalabilirsiniz. Bu süreç size kendinizi işlevsiz, değersiz, baskı altında ya da bunalmış da hissettirebilir. Ama bu devreyi kendiniz için verimli ve yararlı hale getirmenin bie yolunu bulmak da yine sizin elinizde! İnsanı değerli, özgür ve anlamlı kılan, hep stediklerini yapıyor olmak değildir. Bazen beklentilerimizin, kendimize yakıştırdığımız tanımların da esiri olabiliriz. Ve bu bizi içinde bulunduğumuz durumun hakkını vermekten, ya da bu duruma uyum sağlayacak yeteneklerimizi fark edip ortaya çıkartmaktan alıkoyuyor olabilir. Sıkılmak yerine, alışmadığınız gibi davranmayı kabul edin. Ya da, anlaşmalarınızı, bağlantılarınızı, çalışma yerinizi ve koşullarınızı değiştirin. Ama o zaman da yine bir dönemi arkanızda bırakmayı, bazı alanları ve kazanımları terk etmeyi göze almanız gerektiğini cesurca kabul edin!
BALIK veya Yükselen BALIK:  Tatlım bakın bu gördüğünüz şey yolun sonu işareti 🙂 Yani harç bitti yapı paydos! Hayatınızdaki insanlar, işiniz, yaşama şekliniz gibi konular içinde hepsi ya da bazıları error veriyor olabilir. Artık bunu görmezden gelmeye çalışarak, durumu geçiştiremezsiniz. Cesur kararlar alıp, hayatınıza yeni bir yön vermeniz, yeni bir işe, yeni bir yaşam ritmine ayak uydurmanız şart. Eğer sağlığınızla ilgili aksaklıklar varsa, lütfne bunlara da kulak tıkamayın. Kalbinize, sırtınıza, belinize iyi bakın. Sizi işlevsiz hale getirebilecek sağlıksız alışkanlıklarınıza bir son verin. Karar almak gibisi yoktur 🙂 Karar zararın köşesinden döndürür. yeter ki cesur olun ve hayatınıza sahip çıkın.

7 Ağustos 2017, KOVA Burcu’ndaki AY Tutulması ve DOLUNAY’ın Burçlara Etkisi…

Kaynak: juno astrology.com

Veeee Tutulduk !

ay-tutulmasi[1]
Şimdi kafanı kaldır ve AY’a bak ! O senin aynan …
Kendini sorgula !Bakarken utanıyor musun ? yoksa gururlanıyor musun ?
Gizli saklı ne varsa ortaya çıkacak!
Toprağa tohum atanlar filiz alacak!
Bilgi hak edene akacak,hak etmeyenden alınacak!
Güçlü,güçsüzün yerine geçecek!
Vicdanlar sorgulanacak!
Başını yastığa rahat koyanlar ve koyamayanlar ikiye ayrılacak!
Hayatlarımız değişecek !
Muhasebe zamanı …
Zaman yöneticileri (Satürn ve Jüpiter) “artık birşeylerin ZAMANI GELDİ” diyor…
Mars Güneş’i yönlendiriyor ,adeta gaz veriyor “İLERİ “diyor (ama sakin,ama fevri karar vermeden,ama düşünerek)
Akışını durduran ,seni tıkayan ne varsa bırak gitsin ! Onlar senin ilerlemeni engelleyenlerdir…
Ruhunun prangalarından kurtul ! Zihnini esaretten kurtar !
Kendi karanlığından çık ve bir ışık yak ! Önce kendin aydınlan ,sonra diğerlerini aydınlat …
Haydi ! KARANLIĞA BİR IŞIK YAK !
Yüreğinden yaralı olanlar ,HİKAYEN YENİ BAŞLIYOR …
Sen ne istiyorsun?
Hayat amacın nedir ?
Ne…Nerede…Nasıl …?
Plan yap ,karar ver ve harekete geç !
İlahi mekanizmanın ve kendinin farkında ol !
Toprak,ağaçlar,çiçekler,böcekler,KUŞLAR…bizi TABİAT ANAYA ŞİKAYET ETTİLER …Tabiat ana da hesap soracak ! Var mı verecek cevabımız ?
Kediye ,köpeğe bir kap su verenler
Güçsüze yardım edenler
Empati yapabilenler
Yüreğini,sevgisini,değerlerini ,vicdanlarını satmayanlar
Ne mutlu size …
Bu defa hayatı ISKALAMAYALIM ,bu defa TUTTURALIM…
Tutulma herkesin hayrına olsun ❤
Sevgilerimle
Sema Yavuz

Mevlana ve Şems’ten Yüreğinizin Derinliklerine İşleyecek 20 Özlü söz

126342016115851[1]
Tüm dünyaca tanınan,  asıl adı Muhammed Celaleddin, ancak ‘efendimiz’ anlamına gelen Mevlana adı ile tanıdığımız şair, düşünce adamı ve mutasavvıf…Onu en güzel Atatürk’ün Konya ziyareti sırasında söylediği şu sözler anlatıyor sanırım: “Ne zaman bu şehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyarım. Hz. Mevlana, düşünceleriyle benliğimi sarar. O çok büyük bir dahi, Müslümanlığı Türk ruhuna intibak ettiren ve çağları aşan büyük bir yenilikçidir.”…İşte bu büyük insanın ve onun yoldaşı Şems-i Tebrizi’nin en güzel sözleri…
1. “Dört şey azizdir. Fakirlerin yüküne tahammül eden zengin, kanaat edip haline razı olan fakir, yaptıklarının ayıbından korkan günahkar, günahlardan sakınan alim.”
2. “Kör cehalet çirkefleştirir insanları! Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım var, lakin bir lafa bakarım laf mı diye. Bir de söyleyene bakarım adam mı diye…”
3. “Bir gül kadar güzel ol, ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki ya yaşat ya da öldür, ama asla yaralı bırakma!”
4. “Kısmet etmiş ise Mevla: El getirir, yel getirir, sel getirir…Kısmet etmez ise Mevla: El götürür, yel götürür, sel götürür…”
5. “Nasibinde varsa aIırsın karıncadan biIe ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne seriIse sana ters.”
6. “Anladım ki insanlar susanı korkak, görmezden geleni aptal, affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysa ki biz istediğimiz kadar hayatımızdalar. Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar…”
7. “Kalp midir insana sev diyen, yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?”
8. “Kadın bilmeyene nefs, bilene nefestir.”
9. “Eğer Allah seni bana yazmışsa, benden kaçışın yok. Lakin kader seni benden almışsa, ağlamaya lüzum yok.”
10. “Ey insan! Kaf dağı kadar yüksek olsan da kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma! Her şeyin bir hesabı var, üzdüğün kadar üzülürsün!”
11. Mevlana’nın yedi öğüdü:
Mevlana’nın yedi öğüdü:
1. Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
2. Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
3. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
4. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
5. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
6. Hoşgörülükte deniz gibi ol.
7. Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.
12. “Cebi zengin fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil! Çünkü o her şeyin fiyatını bilir, değerini değil.”
13. “Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin?”
14. “İlim üç şeydir: Zikreden dil, şükreden kalp, sabreden beden.”
15. “Hak yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzunun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil!”
16. “Bazen uzaklaşmak gerekir, yakınlaşmak için…Bazen hatırlamak gerekir, hatırlanmak için…Bazen ağlamak gerekir, açılmak için…Bazen anmak gerekir, anılmak için…Bazen de susmak gerekir, duymak için. “
17. Hz. Mevlana buyuruyor…
Hz. Mevlana buyuruyor…
Allah der ki: “Kimi benden çok seversen, onu senden alırım.” ve ekler, “Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.” ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar, canından saydığın yar bile bir gün el olur, aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya…Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. En garibi de budur ya. Öldüm der durur, yine de yaşarsın…
18. “Hayatta olabileceğiniz en güzel yer, bir duanın içinde yer almaktır.”
19. “Sen de bilirsin ki elde ettiğin şey, yaptığının karşılığıdır. Yoksa adil olan Allah’ın takdiri, insana yaptığına uygun olmayan cezayı nasıl olur da verir? Suçu kendinde bul! Çünkü o tohumu sen kendin ektin.”
20. “Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, ‘ne yapalım, kaderimiz böyle’ deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin

Bu görsellerden hangisi sana eski ilişkilerini hatırlattı?

 

A     B

CD

A Resmini ( Solmuş Ayçiçeği) seçtiyseniz: Kendinizi adadığınız, kendinizden vazgeçtiğiniz bir ilişki yaşamışsınız. Ürün veren bir ayçiçeği olduğunuzdan sizi çıtır çıtır yemişler. Size tavsiyem bundan sonra ilişkide kendiniz olarak da kalabilmeniz ortak payda yaratmanız. Bunu başarırsanız çok daha mutlu birliktelikler yaşayacaksınız.

B Resmini (Salıncak) Seçtiyseniz: Dengesini tam kuramadığın bir ilişki yaşamışsın. Biraz ileri, biraz geri. Biraz ileri, biraz geri. İlişki karşılıklı güven ortamına girememiş hep salla pati olmuş. Sana tavsiyem bundan sonra ki ilişkinde kendi merkezinde sağlam bir şekilde durup, iletişime açık olman. Bu istediğin sağlamlıktaki ilişkiyi sana getirecektir.

C Resmini (Tatlı)Seçtiyseniz: Artık dip dipe yaşamaktan, konuşmaktan, görüşmekten içiniz bulandı. Arasın dediniz de günde 10 kez değil, buluşalım dediniz de her an değil, beni sevsin dediniz de her an yapış yapışlık değil… Yok mu bunun ortası kardeşim dediğinizi duyar gibiyim… Size tavsiyem bundan sonraki ilişkilerde biraz mesafenizi belli edin, her kes kendi alanında da yaşasın ilişki buluştuğunuz da daha verimli olacaktır…

D Resmini (Balonlar) Seçtiyseniz: Bulutların mı ustundeyim, balonların mı üstündeyim diyorsunuz…Tam da aradığınız gibi bir ilişki… Bize anca Allah mesut etsin, mutluluğunuzu daim etsin demek düşer… Adamı/ kadını eskide bırakma kadir kıymet bil, otur konuş tekrar bir araya gel deriz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Not: Tarafımca hazırlanan bu test kaynak göstererek kullanılmalıdır…

 

 

 

 

 

50 Yaş Üzerine Enfes Bir Yazı…

nocanvas_50-yasindan-sonra-seksle-ilgili-gercekler[1]

 

Sevginin tüm yaşamın anlamı olduğunu, insanı üzmenin günahla eşdeğer olduğunu, yaşamın çok değerli olduğunu anlaşıldığı yaş.
İlk yirmi yılı hiç bir şey anlamadan aileye topluma kendini kanıtlamakla,
İkinci yirmi yılı iş güç çoluk çocuk aile içi çatışmalarını idare etmekle,
On yılı ise artık olgunlaşmak ve sevginin; salt sevginin değerli olduğunu anlamakla geçer.
Elli yaşındaki insan artık önünde tüm gücüyle yararlı olabileceği en çok on beş ya da yirmi yılı olduğunu çok iyi bilir.
Ve arkasını dönüp baktığında geçen elli yılın hızından ödü kopar.
Önünde kalan yirmi yılında bu hızla geçeceğini çok iyi bildiğinden sevginin önemini anlar.
Mutlu olmanın, mutluluk vermenin yaşamın gerçek yüzü olduğunu; gerisinin hikaye olduğunun farkına varır.
Ve yaşamında sevgiden başkasına yer vermez.
Kısacası elli yaşında olmak; mutluluğa açılan kapının keşfedilmesidir.
(Ekşi Sözlükten)

POZİTİF ENERJİ YAYMANIN 11 SIRRI

534905_10151759533229106_697609443_n[1]
1- Gülümseyin: Gülmek sizi ve çevrenizdekileri pozitif bir moda sokar. Kötü hissediyor bile olsanız 30 saniyeliğine de olsa gülümsemeyi deneyin ve yaratacağı farkı görün.
2- İltifatlarınız samimi olsun: İltifat ve komplimanlarınızda içten olun, abartıya kaçmayın. Kişinin görünümü ya da herkesçe bilinen özellikleri yerine pek bilinmeyen yönlerini öğrenin. Mesela soul müziğe olan ilgisini… Ve iltifat edecekseniz bunun hakkında güzel şeyler söyleyerek takdirinizi sunun.
3- Sarılın: Sarılmak da gülmek gibi basit ama etkisi büyük sihirli davranışlardandır. Yakınlık ve samimiyet derecesine göre sarılmaktan, kucaklaşmaktan çekinmeyin.
4- Cesaretlendirin: Dünyada cesaret kırıcı yeterince şey var zaten. Haberler, gazeteler, konu-komşu, eş-dost kötü haberler verip durmuyorlar mı? Yüksek potansiyeli olan çok kişi, sırf cesaret kırıcı şeylerden dolayı başarısızlığa uğramakta. Bu nedenle çevrenizdeki kişilere destek olun, cesaretlerini kırmayın, hayallerine saygı duyun.
5- Pozitif duygular geliştirin: Duygular bulaşıcıdır. Pozitif düşünceyi bulaştırmak için de pozitif ve iyimser yaklaşım geliştirin. Gülümsemek yanında yaşama değer verin, olumlu hatıralarınızı hatırlayın, gündeminizde onlar olsun. Böylece pozitif duygu ve düşünceye doğru sıçrayış gerçekleştirirsiniz.
6- Hızlı ve pratik çözümler getirin: Bazen karşınızdaki kişinin cesarete değil de pratik çözüm yollarına ihtiyacı vardır. Bir kağıt mendil, bir bardak su ya da serinlemek için bir yelpaze olabilir ihtiyacı… Belki de arabadan inerken dengesini yitirmemek için elinizi tutmak istiyor. Bu tür pratik yardımlarda uyanık ve istekli olun.
7- Dinleyin: Bazen yardım falan değildir karşınızdaki kişinin istediği… Sadece konuşmaya ve birilerinin kendisini dinlemesine ihtiyacı vardır. Bu tür durumlarda yargılamadan ve sorgulamadan sadece dinleyin.
8- Perspektifinizi paylaşın: Bazen pireyi deve yaparız. Bazen de ciddi konuları hafife alırız. Karşınızdaki kişinin bu hataya düştüğünü görürseniz kendi görüşünüzü paylaşın. Böylece muhatabınızın kendisini çok üzen durumun aslında gülüp geçilecek bir şey olduğunu görmesini sağlarsınız.
9- Bunalım şarkılar dinlemeyin: Dinlediğimiz müzik ruhsal durumumuz üzerinde son derece etkilidir. Sizi depresifleştiren, bol acılı, bunalım şarkılar yerine canlandıran, mutlu eden şarkılar tercih edin. Bu şarkıları çevrenizle de paylaşın.
10- Küçük nezaket kurallarını es geçmeyin: Kapıdan içeri girerken önceliği yanınızdaki kişiye verin, çerez, bisküvi gibi şeyler yiyorsanız ikram edin, otobüste yaşlı ya da ihtiyaç halinde olanlara yer verin, kapıdan geçtikten sonra hemen ardınızda birinin olduğunu fark ederseniz kapıyı tutun (hızla içeri dalıp kapının yüzüne kapanmasını önleyin). Bunlar küçük ama ince şeylerdir; dikkat ettiğiniz takdirde nezaketinizle muhatabınızı memnun etmekle kalmaz, büyülersiniz.
11- Pozitifi başkalarına bulaştırın: Bir arkadaşınız size pozitif bir şey söyledi ya da böyle bir eylemde bulunduysa size geçen bu pozitif ruh halini siz de başkalarına bulaştırın. Güzel bir şey söyleyin, bir jest yapın ki pozitif zincir hızla büyüsün çevrenizde
___ ALINTI __

Bacağınızın Arkasındaki Bu İki Noktaya Bastırın Ve Bel Ağrınızın Kaybolduğunu Görün…

Kronik bel ağrısı çekiyorsanız huzurlu bir şekilde yürüyüşe çıkmaya hasret kalmış olabilirsiniz. Bel ve omurga birbirini destekler. Bu bölgedeki kaslar ve sinirler omuzlara, boyuna, kalçalara ve bacaklara bağlıdır. Yani bazen basit bir hareket yapmanız halinde bile acı duyabilirsiniz.

Bel ağrısı çeken milyonlarca insan var. Fakat bununla yaşamak zorunda değiller. Hayat kalitenizi düşüren bu soruna çözümler bulabilirsiniz. Hiçbir şey için geç değil.  

bel ağrısı çeken genç adam

Doğal Bir Çözüm Arayanlar İçin: Evde Akupunktur

Çin geleneksel tedavi yöntemlerine göre hastalıkların temel nedeni enerji akışının zarar görmesi. Akupunktur tarzı yöntemler vücudumuzdaki enerji akışını düzenlemek için çok sağlıklı ve doğal bir yöntem. Buna ek olarak akupunktur, vücudumuzun ağrılı ve acılı noktalarını, kas gerginliğini tedavi etmede de çok başarılı.  

Bu yöntem insan vücudunun özel noktalarına uygulanan baskılarla yapılıyor. Hatta vücuttaki bazı özel noktalara yapılan baskılar vücudun sorunlu başka bir bölgesini tedavi etmede işe yarayabiliyor. Mesela kulak ve ayak bölgesine yapılan baskının karaciğer, akciğer ve safra kesesi gibi bölgeler için yararlı olduğu söylenir.

 

akupunktur-noktalari

Peki Bel Ağrısı İçin Ne Yapmalı? – Bel Ağrısı Ve Akupunktur

Uzman terapistlerce yapılan seanslar tabi ki daha profesyonelce olacaktır ancak sizde evinizde bel ağrısı için akupunktur noktalarını kullanabilirsiniz. Anlatacağımız uygulaması gayet basit bir yöntem;

 

evde bel ağrısı tedavisi

Yukarıdaki resimde gördüğünüz diz kapağınızın tam arkasındaki nokta ya da B 54 diye adlandırabileceğimiz bölge dizlerimizin arka sağ kısmında yer alır. Bu bölgelere sabitçe yapacağınız baskı bel ağrınızı azaltacaktır. Düzenli olarak günde 2 kez tekrarladıkça özellikle alt bel bölgesindeki ağrılarınızın azaldığını farkedeceksiniz. Bu yöntemi idrar kesesi ağrıları için de kullanabilirsiniz.

Kaynak: filoji.com

Pablo Neruda’dan İnsan İlişkilerine Derinden Etki Edecek 11 Söz

pablo_neruda_[1]

Pablo Neruda’dan İnsan İlişkilerine Derinden Etki Edecek 11 Söz

 

1.Yalnızca ateşli bir sabır ulaştırır bizi  gerçek mutluluğun kapısına.
2.Hayat yaşandığı kadardır. Ötesi ya hatıralarda bir iz ya da hayallerde bir umuttur.3.Şu iflas etmiş dünyada, en geçerli para birimi; kendin gibi bir insanla paylaştığın duygulardır.
4.Seni sevdiğimi anlayacaksın, sevmediğim zaman…Ağır ağır ölürler; okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörü barındırmayanlar.
6.Biten bir aşkın hemen ardından bir başkasıyla başlayan şeyin adı, ilişki değil çelişkidir.7.Sende bir şey var.. Bana derin derin nefes aldıran bir şey.
8.Bir kadın, söyleyecek çok şeyi olduğu halde susuyorsa, erkek artık tüm şansını kaybetmiştir..9.Bazen dudakların bitiremediği sözleri, gözler tamamlar.
10.Yolun karanlığı olmaz, iyi bir arkadaşla yürüyene.

11.Ne yaşarsanız yaşayın, birine en son davranış şekliniz. Onda bıraktığınız tek fotoğraftır

Kaynak: Filoji.com

Bu 5 Basit Alıştırma Sizi Daha Zeki Yapacak!

beyin[1]

 

Bazı kişilerin nasılda çabucak yaratıcı fikirler bulabildiğini veya nasıl çevrelerinde gelişen olaylara hızlıca tepki vererek karşılaştıkları problemlere farklı ve yaratıcı çözümler üretebildiklerini merak ettiniz mi? Kimileri yaratıcı olmanın doğuştan gelen bir yetenek olduğunu söylesede, zihinsel kapasitesini geliştimeyi hedefleyen hemen herkes biraz çabayla yaratıcı düşünme şekline sahip olabilir. Peki ama bu olay nasıl olacak?
Beyninizi Olağan Dışı Bir Şekilde Çalıştırmalısınız
Yapılan bilimsel araştırmalar beyindeki hipokampüs bölümünde nörogenezin (yeni nöronların büyümesi) oluşabileceğini göstermektedir. Bir başka deyişle, aklımızı düzenli olarak farklı şekillerde harekete geçmeye zorlarsak, beynimizi inşa eden nöronları hızlandırabilir ve hatta süreç içinde yeni beyin nöronlar oluşturabiliriz, böylece düşüncelerimiz daha hızlı ve akıcı bir hal alır. Nöral ağımızın genişlemesi ve hızlanması sonucu ise doğal olarak daha zeki ve yaratıcı oluruz.

 

Standart beyin egzersizleri de beynin uyarılmasına yardımcı olabilir, ancak buradaki önemli nokta beyni her zaman olduğundan farklı bir şekilde çalışmaya zorlamaktır. Aşağıda sıraladığımız 5 basit beyin egzersizi nöral ağınızı farklı bir şekilde hareket etmeye zorlayarak zihin gelişiminizi farkedilebilir bir şekilde hızladıracaktır. Beyninizin her zamankinden farklı düşünmesini sağlamak için bu basit ancak etkili egzersizleri gün içerisinde düzenli olarak tekrar edin;
1. Sabahlarınızı Farklılaştırın
Bir çoğumuz için garip bir yol gibi görünebilir ancak basitçe günlük rutininizi farklı şekillerde uygulayarak beynimizi garip ve farklı bir şekilde çalışmaya zorlayabiliriz. Beyin aktiviteleri açısından günü önemli saatleri olan sabah vaktini daima aynı şekilde geçirmek beyin korteksimizin geniş bölgelerindeki aktivitenin azalmasına sebep olur. Üstelik sabah vakti yapmanız gereken değişikliklerin hiçte öyle büyük şeyler olmasına gerek yok.

 

Basitçe, kalktıktan sonra 1 dakika şınav çekin ya da kahvaltı sırasında her sabah izlediğiniz program yerine normalde hiç izlemeyeceğiniz bir programı izlemeye zorlayın. Ya da daha da öteye gidin ve o sabah radyo dinleyin. Normalde üstlenmeyeceğiniz bir görevi üstlenin, mesela normalde siz yapmıyorsanız, evin perdelerini siz açın. Bu ufacık farklılıklar daha siz onları gerçekleştirirken bile size kendinizi garip hissettireceklerdir.
2. Dişlerinizi Ters Elinizle Fırçalayın
Normalde kullanmadığımız elimizle aktiviteler yapmak beynin zıt tarafını uyarır ve beynin el koordinasyonu ile ilgili kısmında hızlı bir genişlemeye neden olur. Hakim olmayan elimizi kullanmanın sonucu olarak, düşünce süreçlerimizde daha hızlı ve daha yaratıcı olmamıza yol açan beynin sağ hemisferik kısmına erişim artar. Bu egzersizi yaparken, macun tüpünü baskın olmayan ters elinizi kullanarak açmayıda unutmayın. Aynı şekilde diş macununu kapatırken yine aynı şekilde ters elinizi kullanmalısınız.

 

3. Marketteki Ürünleri Tarayın
Marketteyken ya da kalabalık olan herhangi bir alış veriş merkezinde bir çoğumuz ihtiyacımız dışındaki dükkanları ve ürünleri görmezden geliriz. Kendiniz markette bir hayal edin gerçektende normalde ilgilenmediğiniz ürünler hakkında hiç bir fikriniz yok değil mi? Eğer beyninizi aktif tutmak istiyorsanız bu durumu değiştirmelisiniz çünkü etrafınızı gerçekten incelememek beyninizin yeni nöronlar yaratmasına mani olmaktadır.

Bir daha ki sefere markette iken farklı bir koridor ziyaret edin ve asla almayacağınız ürünlerle dolu bir rafı en üstten en alt seviyeye kadar aşağıdan yukarıya inceleyin. Malzemelerden bir kaçını elinize alın, etiketlerini okuyun ve gerçekten üzerine düşünün. Buradaki amaç daha dikkatli olmaktır ve bunu yaparak hayatınızdaki bir başka rutini parçalayıp beyninizi yeni bir şey deneyimlemeye ya da normalde yapmayı düşünmediğiniz bir şeye zorlamaktasınız.
4. Farklı Okuyun
Hemen hepimiz öyle ya da böyle bir şeyler okuruz. Ancak bu okuma işlemini farklı bir şekle bürümek zihninizi tahmin edemeyeceğiniz derecede geliştirebilir. Örneğin okuduğumuz şeyi yüksek sesle okumak veya başkasının okuduğunu dinlemek, beynimizi sessizce okumaktan çok daha farklı bir şekilde harekete geçirir. Ayrıca okuduğunuz şeyi sesli olarak dile getirmek ya da bir başkasını sesli bir biçimde dinlemek sadece nöronları teşvik etmeye yardımcı olmaz aynı zamanda tamamen farklı bir kitap okuma tecrübesi deneyimlemenizi sağlar.

5. Size Farklı Gelen Yiyecekler Tadın
Gıdalar ve kokular burunlarımız ile beynimizin duygusal merkezi arasında bağlantı kurmasına neden olur. Dolayısıyla tat ve koku reseptörlerinizi şaşırtmak beyninizi farklılığa uğratmak için mükemmel bir yoldur. Bunun için mutlaka egzotik ve pahalı yemekler tatmanıza gerek yok. Daha önce tercih etmediğiniz bir sos ile yemeğinizi yiyin. Kesinlikle tadına bakmam dediğiniz herhangi bir yiyeceğin tadına bakın, hep şeftalili meyve suyu içiyorsanız, bir daha ki sefere vişneyi deneyin!

Alıntı