Bu Resimde İlk Olarak Gördüğünüz Şey Ne?

ilk-olarak-ne-goruyorsunuz[1]

Her bireyin geçirdiği tecrübeler doğrultusunda dünyayı algılayış biçimi doğal olarak farklılaşır. Bu farklılıkların incelemesini yapan psikanalistler ve göstergebilimcilere göre aynı cisim üzerinden yapılan farklı yorumlar, aslında kişinin bilinçaltı düzeyde dünyayı nasıl gördüğünü, içinde bulunduğu psikolojiyi, isteklerini, mutluluklarını ve korkularını ele veren ipuclarıdır.
Bu bağlamda aşağıdaki resmi incelediğiniz zaman hepsinde önce ilk olarak gördüğünüz ve dikkatinizi seçen şey ne?

 

Eğer resme bakar bakmaz büyük bir insan silüeti görüyorsanız;

Büyük resmi iyi okuyabiliyorsunuz. Önünüze konan meselenin özünü kavrama konusunda oldukça iyisiniz. Karşılaştığınız ya da size danışılan problemlerde, neyin neye sebep olduğunu, sorunun hangi noktadan kaynaklı olduğunu anlama konusunda yeteneklisiniz. Ancak dikkat etmeniz gereken bir nokta var. Hayata geniş bir çerçeveden bakmanızdan ve İnce detayları çok kolay halledilebilir olarak görmenizden ötürü karşınıza hiç beklemediğiniz problemler çıkabilir ve ummadığınız şekilde yanılabilirsiniz. Yani kısacası hayatı genel olarak iyi yönleri ile algılayama kendinizi zorlarken, ayrıntıda saklı küçük şeyleri gözden kaçırmaya ve hafife almaya bir son vermelisiniz.

Eğer resme bakar bakmaz oturan ve kitap okuyan bir insan gördüyseniz;

İç dünyası oldukça geniş ve gelişmiş bir bireysiniz. Kendi başınıza vakit geçirerek, kendinize katkıda bulunmaktan çok hoşlanıyorsunuz. Ayrıca üstün körü yapılan işlerden hoşlanmıyorsunuz ve karşılaştığınız bir problemi ya da işi iyice analiz etme taraftarısınız. Bu detaycı ve yapınızdan ötürü çevrenizdeki insanlar bir sorun yaşadıklarında sizinle görüşme isteyebilir, size akıl danışabilirler. Ancak dikkat etmeniz gereken bir nokta var ki, oda detaylarda ve bir şeyin “nasıl olması gerektiğine” fazla kafa yormanızdan ötürü, yapmak istediğiniz şeyleri sürekli olarak erteliyor olabilirsiniz. Evet iyi analiz ederek, kendini geliştirmek güzel bir meziyettir ancak hayaller ancak onların uğrunda harekete geçenler içindir. Her şeyi kitabına uydurarak mükemmel yapmak zorunda değilsiniz. Sadece harekete geçin!
Eğer resme bakar bakmaz elmaları görüyorsanız;

 

Hayal gücü ve buna bağlı olarak iç benliğinde geliştirdiği hayal dünyası oldukça gelişmiş bir bireysiniz. Diğer insanların materyalistik şekilde yaklaştığı sıradan gibi gözüken şeylerde bile, gözden kaçmış, dikkat edilmemiş ve sıradanlığın güzelliğini yansıtan ufak nüansları yakalamayı biliyorsunuz. Sanatsal eğilimleriniz olma ihtimali oldukça yüksek. Çok büyük bir ihtimalle duygusal bir yapıya sahipsiniz ve bu duygusal yapınızı yaratıcı bir zihinle taçlandırmışsınız. Ancak bu noktada dikkat etmeniz gereken şey her ne kadar diğerlerinden farklı gördüğünüz ve kendi renklerinizle boyadığınız bu dünyadan memnun olsanızda, hayatın gerçeklerine yer yer uyum sağlamak zorunda olduğunuz gerçeğidir. Size zor gelsede gündelik hayatınızı sürdürebilmek adına bazı durumlarda diğerlerinin dilinden konuşmalı ve hayal dünyanızda kaybolmamalısınız. (Bu yazılanlar özellikle resimde ilk olarak görülmesi çok zor olan “yeşil elmaları” ilk olarak görenler için geçerlidir!)

http://filoji.com/resimde-ilk-olarak-gordugunuz-seyin-karsilik-geldigi-psikolojik-bir-gercek-var/

Yiyip Yiyip Kilo Almayan Metabolizmam Olsun Diye Evrene Mesaj Yollamış Mıydınız?

Screenshot_2017-08-20-12-47-35-279[1]

Haklı haksız, doğru yanlış şeklinde düşünerek kendinize eziyet etmeyi bırakın.

cemşen1[1]

 

Haklı haksız, doğru yanlış şeklinde düşünerek kendinize eziyet etmeyi bırakın. Ne haklı olmanız ne de doğruyu yapmış olmanız önemli. Önemli olan tek şey kendi haklılığınız ya da haksızlığınız yüzünden belli bir duruma saplanıp kalmamanız. Kendinizin ya da bir başkasının doğru ya da yanlış eylemleri sebebiyle kısıtlanır kalır, kıpırdayamaz hale gelirseniz bu hayattaki en büyük tehlike ve en büyük kayıptır. Zihninizin ne haklılığa ne haksızlığa, ne doğruya ne yanlışa takılıp kalmasına izin verin.
Yıllarca kendi arayışımda da öğretmenlik deneyimimde de sürekli -meli, -malılarla, doğru ve yanlışlarla, yakınıp duran, kendilerini doğru ve yanlış ile ilgili inançları sebebiyle hareket etmekten aciz bırakmış insanlarla karşılaştım. Bu insanların genellikle kendi doğru-yanlış, haklı-haksız, saf-kirli, erdemli-erdemsiz inancına saplanıp kalarak kendilerini nasıl tembel, uyuşuk, korkak, öfkeli ve karanlık bir var oluşa hapsettiklerini gördüm.
Zihnin ileriye doğru, herhangi bir şeye takılıp kalmadan hareket halinde olması gerekir. Arkadaşlarınızla ilişkinizde de, kendi duygularınız ve zihninizle ilişkiniz de de sürekli akış halinde olun. Ne içsel ne dışsal çatışmalara takılıp da eylemsiz kalmayın. Evrende yalnızca ölüler eylemsizdir; ki o bile bir görünüşten ibarettir.

Cem Şen