Boğazınızda gıcıklanma varsa hasta olacağınızı hissediyorsanız:

19149337_460868464288394_3507930798560722571_n[1]

Boğazınızda gıcıklanma varsa hasta olacağınızı hissediyorsanız:

Bir fincan sıcak suya;

2 yemek kaşığı bal

2 yemek kaşığı sirke

Bir tutam tarçın

ve 2 yemek kaşığı limon suyu koyup karıştırın.

Bunu içtikten bir saat sonra şikayetleriniz geçer. Denenmiş ve % 100 işe yaramış bir yöntem…

Yaşam Felsefenizi Değiştirecek 20 Hayat Öğretisi

50den-sonra-omru-uzatan-10-tavsiye-1495291355-1844802[1]

Budizm öğretisi, yaşam hakkında güzel dersler çıkarabileceğimiz bazı güçlü felsefeler ve bakış açıları barındırır.  Birçoğu Buda’nın sözleri olan ve Budizm öğretisinin ana felsefesini oluşturan 20  öğretici bilgi…

İşte Buda’dan yaşama bakış açınızı değiştirebilecek güçteki 20 öğretici ders;
1)Sevgi her şeyin ilacıdır.
“Nefretin açtığı yaralar nefretle tedavi edilemez. Ruhta açılan yaraları tedavi edebilecek tek güç sevgidir ve bu, yaşadığımız evrenin en temek kuralıdır.’’

2)Sizi siz yapan söyledikleriniz değil, uygulamaya geçirebildiklerinizdir.
“Birini sırf çok konuştuğu için bilge olarak tanımlayamazsınız. Kişinin bilgeliği ancak içindeki huzur, sevgi ve cesaretle ölçülebilir.’’
3)Sağlıklı yaşamın sırrı, anı yaşamakta gizlidir.
‘’Geçmişe takılıp kalma, geleceğin hayalini kurma. Zihnini yalnızca içinden bulunduğun ana odakla ve yaşa.’’
‘’Bedensel ve ruhsal olarak sağlıklı olabilmenin sırrı ne geçmişin yasını tutmakta, ne de gelecekle ilgili endişe duymakta. Sağlıklı olabilmenin sırrı bilgece ve farkında olarak anda yaşamakta.’’
4)İçine dönebilen herkes görünmeyeni görmeye başlar
“Sonsuz huzura giden yol göklere değil, yüreğe uzanır.’’
5)Kelimeler hem silah hem de merhemdir.
“Kelimeler bir insanı hem yaralayacak hem de iyileştirebilecek güce sahiptir. Hatta doğru ve ince olabilenleri, dünayayı bile değiştirebilir.’’

6)Akışına bırak, istediğin her şey sana gelir.
“Sürekli çevresinde dönüp durduğun şeyi en çabuk kaybedersin.’’
7)Kimse hayat yolunuzu sizin için yürümez
“Bizi kendimizden başka kimse kurtaramaz.. Hepimiz kendi yolumuzu kendimiz yürümek zorundayız.”
8)Mutluluk paylaşıldıkça çoğalır.
“Binlerce mum, tek bir mumun ışığıyla yanabilir ve o mumun ömründen hiç bir şey götürmez. Mutluluk da mum ışığı gibi paylaşıldıkça çoğalır.’’

9)Çevrenizdekilere karşı yardımsever olun.
“Zengin ya da fakir… Herkesin başa çıkmaya çalıştığı problemler var. Bazılarınınki çok, bazılarınınki az.’’
10)Sizden inanmanız beklenen şeyleri sorgulayın.
“Herhangi bir şey yalnızca öyle duyduğunuz için öyle olmak zorunda değil. Duyduğunuz şeylere ne kadar çok kişi inanıyor olursa olsun koru koruna inanmayın. Dini kitaplarda yazdığı için, deneyimli insanlar söylediği için ya da gelenekleriniz bunu gerektirdiği için inanmayın.
11.Gözlem ve analiz yapın.
Düşündüğünüz şeyin sebeplerini araştırın ve olası sonuçlarıyla ilgili çıkarımlarda bulunun. Deneyimleyin ve kendi deneyimlerinizle öğrenin.’’
12)Cesur olun
“Var olmanın en büyük sırrı korkusuz olmaktır. Geleceğin size getireceklerinden korkmayın. Korkularınız yüzünden başkalarına bağımlı yaşamayın. Cesur olmak özgürlük kilidinin anahtarıdır. ‘’

13)Gerçekler bir şekilde gün yüzüne çıkacaktır.
“Hayatta asla gizlenemeyecek 3 şey vardır: Güneş, ay ve gerçekler.’’
14)Zihninizin kontrolünü sağlayamazsanız o sizi kontrol etmeye başlar.
“Sağlıklı olabilmek, gerçek mutluluğa ulaşabilmek ve huzuru bulabilmek için zihninizi kontrol edebilmelisiniz. Kontrol edemediğiniz bir zihin sizi kendi karanlığına çeker ve bilgeliğe ulaşmanızı engeller.’’
15)Şüphe ayrıştırır, güven birleştirir.
“Şüphe kadar zihni kemiren başka bir alışkanlık yoktur. Şüphe, insanları ayrıştırır. Arkadaşlıkların ve en büyük aşkların ölümüne sebep olan zehir, şüphedir. ‘’

16)Hayatınızdaki kimseyi kendinizden daha çok sevmeyin.
“Hayatımız boyunca kendimizden daha çok seveceğimiz birilerini arar dururuz. Bu kişiyi çok uzaklarda ararız ancak bize kendimiz kadar yakındır. Hayatta en çok sevmeniz gereken ve sevginizi en çok hak eden kişi kendinizsiniz.’’
17)Her şeyi bilmek, bilgeliktir; kendini bilmek ise aydınlanma.
“Binlerce savaşı kazanmak için savaşmak yerine kendinizi fethetmeyi deneyin. Zafer, sizsiniz.’’
18)Maneviyat bir lüks değil, ihtiyaçtır.
“Tıpkı bir mumun ateş olmadan ışık veremeyeceği gibi, bir insanın da maneviyat taşımadan aydınlanabilmesi mümkün değildir.’’

19)Kıskanmak yerine takdir etmeyi öğrenin.
“Çevrenizdekilerin sahip olduğu iyi şeyleri kıskanmak yerine takdir edin ve daha iyilerine sahip olabilmek için çalışın.’’
20)Huzuru içinizde arayın.
“Huzur içinizdedir, dışarıda aramayın.’’

Kaynak: 50 en sonra hayat

MİLYON DOLARA DEĞER BİR MESAJ HARİKA ❤

20994246_420063078389779_1534410991947708077_n[1]
“Milyon dolarlık Bentley’imi gömeceğim”
Brezilyalı iş adamı Thane Chiquinho Scarpa Mısır firavunlarına özendiğini, öbür dünyada da kullanabilmek için milyon dolar değerindeki Bentley Continental Flying Spur marka arabasını bir törenle gömeceğini sosyal medyada duyurur.
Oldukça geniş bir kitlenin ilgisini çeker.
Epey de tepki toplar. Ama Scarpa o kadar ciddidir ki, gömme işlemini yapacağı tarihi verir ve tüm medyayı da malikanesine davet eder. Daha da inandırıcı olmak için kazdırdığı mezarın fotoğraflarını da sosyal medyada paylaşır. Takipçileri oldukça sert tepkiler verir. Ona deli diyenlerden tutun da arabayı gömeceğine hayır kurumlarına bağışlaması çağrısında bulunanlara kadar birçok tepki alır..
Scarpa, gelen tepkilerin hiç birine aldırış etmez ve tüm baskılara rağmen düzenlediği töreni iptal etmez. Verdiği tarih geldiğinde ise kalabalık bir gazeteci grubu malikaneye gelir ve tören başlar.Araba mezara indirilirken fotoğraflar çekilir. Herkes nefesini tutmuş bir şekilde beklerken Scarpa töreni bir anda durdurur. Davetliler merak içinde döner ve Scarpa şu konuşmayı yapar:
“Milyon dolarlık Bentley’imi gömeceğimi söylediğim için beni kınadınız. Halbuki birçok insan, benim bu arabamdan çok değerli bir şeyi sürekli toprağa gömüyor. Kalpler, karaciğerler, akciğerler, gözler ve böbrekler toprağa gömülüyor. Bu aptalca. Dışarıda organ nakli bekleyen o kadar çok insan varken, bu sağlıklı organları gömüyoruz. Bu dünyadaki en büyük israf! Bentley’im bununla karşılaştırıldığında hiçbir şey. Bir organdan daha değerli hiçbir şey yok; çünkü insan hayatından daha değerli bir şey yok. Burada organlarımı bağışladığımı şu an resmen açıklıyorum.”
Bu konuşma sonrası olanları tahmin edebilirsiniz. Peki, bunu bir çağrı olarak gördüğümüz zaman, işe yarayıp yaramadığını merak ediyor musunuz? Elbette yarıyor ve 1 ay içerisinde organ bağışları tam olarak % 31,5 oranında artıyor.
Brezilyalı iş adamının bu hareketi, alkışlanacak bir farkındalık projesi
✔Gözlerimi; gün ışığını, bir bebeğin yüzünü,
bir kadının gözlerindeki sevgiyi görmemiş bir adama verin.
✔Kalbimi; kendi kalbi ona acı vermekten başka bir şeye yaramayan birine verin.
✔Kanımı; bir otomobilin enkazı altından çıkarılmış olan gence verin.
Verin ki; torunlarının oynadığını görene dek yaşayabilsin.
✔Böbreklerimi; haftadan haftaya yaşaması makineye bağlı olan birine verin.
✔Kemiklerimi; alın ve sakat bir çocuğun yürüyebilmesinin yolunu bulun.
BİNLERCE HASTA NAKİL BEKLİYOR.
ORGANLARINIZI LÜTFEN BAĞIŞLAYIN , TOPRAK OLMASIN.
Alıntı.

Hata yapmaya hazır olmayan, asla hiçbir şey öğrenmeyecektir.

508357-late-osho-rajneesh[1]

 

Yakın zamanlarda bir dükkân açmış olan bir adam, dükkânının tepesine “Burada Taze Balık Satılır” yazan büyük bir tabela astı.
Yanına bir arkadaşı geldi ve dedi ki “ Tabelada neden “Burada” yazıyor?” Adam “Burada” kelimesini tabeladan kaldırdı.
Sonra başka bir arkadaşı geldi ve dedi ki “ “Satılır”? Tabii ki satılır. Bağış yapmıyorsun, öyle değil mi?” “Satılır” kelimesi tabeladan kalktı.
Üçüncüsü geldi ve dedi ki “ “Taze Balık”? Taze olmak zorunda. Bayat balığı senden kim alacak? “Taze” kelimesi çıkartıldı.
Dükkân sahibi boynunu eğdi. Tabelada şimdi sadece “Balık” kelimesi vardı ve dördüncü gelerek“ “Balık”? Bunu çıkartmak ne iyi olur! Zaten bir kilometre öteden kokusunu alabilirsin” dedi. Dükkân sahibi tabeladaki son kelimeyi de sildi.
Beşinci bir adam geldi ve dedi ki “Dükkânın tepesine boş bir tabela asmanın ne anlamı var?” Dükkân sahibi tabelayı çıkarttı.
Sahneye altıncı bir adam geldi ve dedi ki “ Bu kadar büyük bir dükkân açtın. “Burada Taze Balık Satılır” yazan bir tabela asamıyor musun?”
İnsanları dinlemeye devam edersen daha çok ve daha çok aklın karışacak; bu şekilde aklın karışmış duruma geldin. Senin karışıklığın bu: bir sürü insanı dinlemek ve hepsi farklı tavsiyelerde bulunuyorlar. Ve ben onların iyi niyetli olmadıklarını söylemiyorum; iyi niyetliler, ancak bilinçli değiller; öyle olsalar sana tavsiyede bulunmazlardı. Sana bir iç görü verirlerdi, tavsiye değil. Sana ne yapman, ne yapmaman gerektiğini söylemezlerdi. Senin daha uyanık hale gelmen için sana yardım ederlerdi ki, sen ne yapılması ve ne yapılmaması gerektiğini kendin görebilesin.
Gerçek arkadaş, sana tavsiyede bulunmayan, ancak daha tetikte olman, daha uyanık olman, hayatın içinde daha bilinçli olman için yardım edendir- hayatının problemlerinin, fırsatlarının, gizemlerinin içinde- sana kendi yolculuğuna çıkman için yardım edendir, deneyimlemen için, araştırman ve araman için, birçok hata yapman için seni cesaretlendirendir.
Çünkü hata yapmaya hazır olmayan, asla hiçbir şey öğrenmeyecektir.
Gerçek arkadaş, zekânı keskinleştirmen için yardım eder. Sabit tavsiyelerde bulunmaz, çünkü sabit tavsiye işe yaramaz. Bugün doğru olan, yarın doğru olmayabilir ve bir durumda doğru olan başka bir durumda yanlış olabilir. Durumlar her zaman değişiyor, o halde ihtiyacın olan sabit bir hayat modeli değil, bakış açısıdır, böylece nerede olursan ol, kendini hangi durumda bulursan bul, kendiliğinden nasıl davranacağını ve kendi varlığına nasıl dayanacağını bilirsin – OSHO