Elma sirkesinin şaşırtan faydaları‼️

18556267_1945421112345089_906669725887936293_n[1]
1. Banyo yaptığınız suya 1 bardak sirke eklerseniz vücudunuz toksinlerden arınacaktır.
2. Sirke gözenekleri sıkılaştırır ve kirleri temizler. Elma sirkesi ve sade sodayı bir pamuğa damlatıp cildinize sürün ve yarım saat bekleyin mucizevi şekilde bebek gibi bir cilde sahip olduğunuzu göreceksiniz.
3. Banyodan sonra koltukaltınıza ufak bir miktar sirke sürerseniz deodorant görevi görecektir. Ayrıca anti bakteriyel özelliği sayesinde kötü kokuyu da engeller.
4. Güneş yanıklarına iyi geldiği bilinen sirke, yanan bölgeleri soğutur. Islak bir beze bir miktar sirke döküp yanıklara hafifçe uygulayabilirsiniz. Ciddi yanıklarda mutlaka doktora başvurmak gerektiğini unutmayın.
5. Ayaklarınızın yumuşamasını ve kötü kokulardan arınmasını istiyorsanız ayaklarınızı yıkadığınız suya bir miktar sirke dökün ve 15 dakika bekletin.
6. Varis, eninde sonunda tüm kadınları etkileyen can sıkıcı bir durumdur. Bir miktar pamuğa sirke damlatın ve yatmadan önce varisli bölgeye uygulayın. Bu sayede tüm gün üzerine yük binen bacaklarımız dinlenecektir.
7. Şampuan ve diğer ürünler saçlarınızı zamanla soluklaştırır. Şampuanla saçlarınızı yıkadıktan sonra bir bardak ılık suya karıştırdığınız elma sirkesini saçlara uygulayın. 2 dakika bekletip durulayın.
8 . Uçuğunuz varsa sirke uygulayabilirsiniz. Sirke, uçukların kurumasını hızlandırır. Elbette kullanmadan önce doktorunuza danışın.
9. Bir kaşık sirke ve yarım bardak suyu karıştırıp gargara olarak kullanabilirsiniz. Kötü nefese neden olan bakterilere karşı etkili olacaktır.
10.Yattığınız yastığa damlatacağınız sirke boğazınıza muhteşem bir etki yapacaktır. Elma sirkesinin kokusu boğazınızı rahatlatırken gece boyunca daha az öksürmenizi sağlar. Yastığınıza birkaç damla elma suyu sirkesi damlatın ve tatlı bir uykuya dalmaya çalışın.
SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..‼️

Daha Fazlası İçin Sayfamızı Takip Edin 👍 Sağlık Haberleri

Evin  Ruhsal Temizliği ve Korunma

thRQ2QCAAC

Her nasıl düzenli olarak fiziksel kirler için temizlik yapıyorsak aynı şekilde ruhsal olarak da ev temizliği yapmamız şarttır. Adaçayı ile tütsülemek ve bu sırada ışıkla imgeleyerek evi yıkayarak temizlemek yöntemlerden biridir. Bir diğer yöntem ise temizlik suyudur.
Temizleme Suyu; Bunun için saf ve içilebilir suya bolca deniz tuzu, biraz adaçayı yaprağı, çok az sarımsak, biraz melekotu kökü, karanfil, defne, kekik ve bulabilirseniz mürver ve şakayık otu koyun. Ardından bunları kaynatın, kaynarken bembeyaz arındıcı ve güçlü bir ışıkla suyu yıkayın. Suyun bilincine arındırma görevini yükleyin. Bunun için beyaz ışıkla yıkarken küçük bir niyet edin. Bu niyet “Su, koruyucu bitkilerin özleriyle bütünleşiyor ve evimi, beni, ailemi arındırıyor ve her türlü kötülüğe karşı koruyor” gibi bir şey olabilir. Biraz kaynadıktan sonra suyu süzün ve içerisine sirke koyun ve böylece temizleme suyunuz hazır olacaktır. Ardından evi temizleyeceğiniz suya biraz bu hazırladığınız sudan koyarak evi temizleyin. Evi fiziksel olarak temizlerken aynı zamanda ruhsal olarak da temizlemiş olacaksınız.
Kavanozlar, Keseler; Her ne kadar artık kullanılmasa da eskilerin en çok kullandığı yöntemlerden biri odalarda özel kavanozlar ve keseler bulundurmaktı. İlginçtir ki bu eski yöntemlerde belli bir formülasyon yoktur. Sadece temel olarak tuz konulurdu.
Temel mantığı; “Sizin için korunma neyi sembol ediyorsa, ondan yararlanın” dır. Haliyle kavanozlara ve keselere temel olarak tuz ve sonrada kişinin bilinçaltında korunmayı ne sembolize ediyorsa o konulurdu. Bazen kadınlar ormana çıkar ve mesela korunma için mavi veya evlerinde bereket istiyorlarsa yeşil ya da mutlu bir evlilik için kırmızı çeşitli çiçekleri toplarlar ve kavanoz veya keseyi öyle doldururlardı.
Korunmak için kavanoz yapmak istiyorsanız önce şunu kendinize sormalısınız. Benim için korunma neyi sembolize ediliyor? Eski inanışlara göre ayna var olan enerjiyi yansıtma özelliği taşımaktadır, eğer sizin içinde geçerliyse bu yüzden kavanoza ayna veya yine korunmayı sembolize eden eğik çiviler koyabilirsiniz. Veya evinizde bulduğunuz küçük eşyalar, doğadan içinize sinen bitkilerle kavanoz veya kese hazırlanabilir. Eğer bu evi korumak için ise genelde her yıl yenilenmesi gerekmektedir. Daha ileri boyuta taşımak isterseniz kavanoza doldurduğunuz suya biraz çivit atarak, korunmanın rengi olan mavi rengi sağlayabilirisiniz. Yada kavanozunuzu maviye boyayabilir ve üzerlerine size göre korunmayı sembolize eden şekiller çizebilirsiniz. Ardından kavanozu evin bir köşesine saklayın. Yine kesenin mantığı da aynıdır, korunmak için mavi bezden bir kese yapılır ve içine tuz ile istenen eşyalar-bitkiler doldurularak evin girişine asılırdı.

Bu Yiyecekleri Sakın Birlikte Tüketmeyin

Bazı yiyecekleri bir arada yemeniz sağlığınız açısından tehdit oluşturabilir. Sağlıklı yaşama ter düşen ve birlikte yememeniz gereken besinleri ve onlara alternatif olabilecek besinleri galerimizde yer alan görsellere tıklayarak, resimlerin altında bulabilirsiniz.

Beyaz ekmek ve reçel
Beyaz ekmek ve reçeli birlikte tüketmeyin. Sabah kahvaltısında protein içermeyen şekerle ve beyaz ekmekle güne başlamayın.
Bunun yerine tatlı niyetine sabah kahvaltısında fıstık ezmesi ve tahıllı ekmek tüketmeyi tercih edebilirsiniz

70651-bu-yiyecekleri-sakin-birlikte-tuketmeyin_d620

Hamburger ve patates kızartması
Fast food’un en iyi ikilisi olarak gösterilen hamburger ve patates kızartması oldukça lezzetlidir evet, ancak büyük sorunlar çıkarabilir. İçinde bulunan koruyucu maddeler, pişmiş yağ, kömür gibi oluyor. Kızarmış patatesler ise sitokin maddesi üretiyor. Bu madde de hücrelerin iltihaplanmasına ve ölmesine neden oluyor. Bunun yerine sebzeli burger ve turşu yiyebilirsiniz.

Domates çorbası, ekmek ve kaşar rendesi
Domates çorbası, ekmek ve kaşar rendesi üçlüsü gayet lezzetli bir üçlü değil mi? Bilhassa hazır çorbalarda bol miktarda mısır şurubu eklendiğinden şeker bulunur. Çorbanın içindeki kaşar rendesi ve yanındaki kızarmış ekmeğin sağladığı protein oldukça azdır. Domates çorbasını kendiniz yapın ve yanında tam tahıllı ekmeği tercih edin.

70655-bu-yiyecekleri-sakin-birlikte-tuketmeyin_d620

Köfte ve patates püresi
Hem çocukların hem de yetişkinlerin bayılarak yedikleri köfte ve patates püresi aslında çok iyi bir ikili değil. Köfte bol proteinli olsa da yağ ve kalori bakımından yüksektir. Patates püresinin ise lif oranı düşüktür. İçine eklediğiniz krema, yağ ve süt gibi malzemeler ise doymuş yağa dönüşür. Bu ikili yerine size önerimiz hindi ve karnabahar püresi.

Kahvaltılık gevrek ve süt
Genelde tercih edilen kahvaltılık gevrek ve sütü birlikte tüketmek midenizi bozabilir. İkisinde de karbonhidrat bulunuyor.Kahvaltılık gevrek ve süt
Her ikisinde de karbonhidrat bulunduğu için çabuk sindirilip kan şekerini hızlı bir şekilde yükseltir ve sonrasında düşürür. Mısır gevreğinizi yoğurtla yemeye çalışın

70664-bu-yiyecekleri-sakin-birlikte-tuketmeyin_d620

Burçların Olumlu Ve Olumsuz Özellikleri…

 

70937-burclarin-olumlu-ve-olumsuz-ozellikleri_d620[1]

Koç: Cesur ve pratik zeka……… Bencil ve sabırsız

Boğa: Sevgi dolu ve sakin………. Kırılgan ve açgözlü

İkizler: Enerjik ve çok yönlü… Sinirli ve dedikoducu

Yengeç: Yaratıcı ve koruyucu…. Karamsar ve alıngan

Aslan: Cömert ve sadık…… Hükmedici ve hoşgörüsüz

Başak: Mütevazi ve analitik….. Mükemmeliyetçi ve kapalı

Terazi: Romantik ve girişken……. Kararsız ve fazla hoşgörülü

Akrep: Sezgisel ve çekici…… Kırılgan ve takıntılı

Yay: Neşeli ve dürüst……. Dikkatsiz ve huzursuz

Oğlak: Disiplinli ve esprili…… Cimri ve kaderci

Kova: Samimi ve orijinal…….İnatçı ve bencil

Balık: Nazik ve özverili…… Alıngan ve depresif

AŞK MEKTUPLARI BİNASI💜💌💛

18519957_10155636581369367_5350035419827692368_n[1]
Kitlesel tüketime dikkat çekmek adına çöplerle yaptığı işlerle bilinen Alman aktivist sanatçı Ha Schult’un “Aşk Mektupları Binası” isimli işi, sıradan bir binayı duygu seline boğmuş. Sanatçı, Berlin’de eski bir posta binasının dış cephesini 150.000 adet aşk mektubuyla kaplamış. Neşeli bir çalışmaya imza atan Schult’un geri dönüşümü de romantik bir boyuta taşıdığını söylesek abartmış olmayız.(alıntı)

Kendini Sevmenin 12 Yolu

  1. Bir şey sana yanlış geliyorsa yapma
  2. Ne demek istediğini tam olarak söyle
  3. İnsanları memnun etmek senin görevin değil
  4. Sezgilerine güven
  5. Asla kendin hakkında kötü konuşma
  6. Asla hayallerinden vazgeçme
  7. ”HAYIR” demekten korkma
  8. ”EVET” demekten korkma
  9. Kendine karşı ŞEFKATLİ ol
  10. Kontrol edemediğin şeyleri hayatından çıkar
  11. Dram ve negatiflikten uzak dur
  12. Sevdal-ve-yaprak[1]

Zihinsel Gürültüyü En Aza İndirmenin 6 Yolu:

meditacion26[1]

 

Eski bir yazımı buldum. Bir kez daha paylaşayım:
Zihinsel Gürültüyü En Aza İndirmenin 6 Yolu:
1- Kişiliğiniz hakkında konuşmayın. Beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yönleriniz hakkında konuşmayın. Sağlığınız hakkında konuşmayın, acılarınız ve sevinçleriniz hakkında konuşmayın. Kendi kişisel tarihçeniz hakkında konuşmayın.
2-Başkaları hakkında -olumlu veya olumsuz fark etmez-konuşmayın. Başkaları hakkında hiç düşünmeyin. Hiç düşünmemek başlangıçta zor olacağı için başkalarıyla ilgili zihinsel mesainizi mümkün olan en aza indirin.
3-Sevdiğiniz ve sevmediğiniz şeyler konusunda konuşmayın. (Şampanya severim, sarışın sevmem, kabalıktan hiç hoşlanmam, kitap okuyanlara bayılırım, geveze insanlardan çok sıkılırım…)
4- Sevdiğiniz ve sevmediğiniz şeyler konusunda esnek olun. (kırmızı giymem, yoga yapmam, o kitabı okumam, uçağa binmem, o adama asla selam vermem)
5-Şikayet etmeyin. (Hava çok sıcak, dünya kötüye gidiyor, insanlar çok cahil, evde ekmek kalmamış…)
6- İçsel ve dışsal gevezeliğe son verin. Yalnızca çok gerekli ve çok önemli şeyleri söyleyin. Bunun dışında konuşmayın. Her konuda fikir beyan etmeyin.
Spiritüel yaşam zihni anlamaya çalışmaktan ibarettir. Diğer bütün safsataları bir kenara bırakın ve bütün dikkatinizi, bütün enerjinizi sahip olduğunuz en kıymetli şeye yani zihninize yöneltin. Kısacık hayatınızı boş ve anlamsız şeylerle tüketmeyin. Bedeninizi ve zihninizi çöple doldurmayın.
Zihin daima dışsal bir objeyle ilgilenmeye çalışır. Sessiz kalmayı öğrenirseniz ve dikkatinizi dışsal objelere yönlendirmeyi bırakırsanız zihin kendini izlemek zorunda kalır.
Diğer bütün oyuncakları elinden alındığı zaman zihin başka bir obje bulamadığı için dönüp kendine bakmak zorunda kalır.
Spiritüel yaşam bu kadar basittir, meditasyon budur. Zihin kendine bakar ve kendini anlamaya başlar.
Sessiz olun, sessiz kalın. Siz kimsiniz? Nesiniz? Sahip olduğunuz bilinç nasıl bir şeydir?
Kendinizi biraz olsun tanımaya çalışmadan ölmeyin.

Berrak Yurdakul

Vücudun Bazı Vitamin Ve Minerallerin Eksikliğinde Verdiği Sinyallere Dikkat!

83268-vucudunuza-kulak-verin_d620[1]

Çatlayan Dudak: B 12 Vitamini

Kırmızı Cilt: B Grubu Vitaminleri

Kalçada Sivilce: B ve E Vitaminleri

Az Uzayan Saç: Çinko

Kırmızı Gözler: B6 Vitamini

Kırılan Tırnak: Demir ve kalsiyum

Bacak Uyuşması:Demir, B6 vitamini ve folik asit

Diş Eti Hastalığı: C vitamini

Egzama: Çinko ve C Vitamini

Ağızda Aftlar: Demir ve Folik Asit

Regl Öncesi Şikayetler: Çinko Eksikliğini Gösterir

Müzmin Yorgunluk: B Grubu Vitaminler, C Vitamini ve demir

Zeka Sorusu

18485358_1451099551600001_2955039873183497446_n

Ahmet’in annesinin 4 çocuğu varmış… Çocukların isimleri doğum tarihlerine göre sırasıyla şöyleymiş: Doğu- Batı- Kuzey ve dördüncü çocuğun ismi nedir?

KÜP İLE KÜRE…İnsan gençliğinde bir küpmüş. Düştü mü düştüğü yerde kalırmış ilk zamanlar.

hqdefault[1]

 

 

KÜP İLE KÜRE
“İnsan gençliğinde bir küpmüş. Düştü mü düştüğü yerde kalırmış ilk zamanlar. Ama her düşüşte bir köşesi kırıla kırıla, sonunda bir küreye dönüşür, yuvarlanııııır, gidermiş. Anlayacağın ilk düşüşlerin acıtır. Ama her düşüşün sana bir dahasında daha usturuplu düşmeyi öğretir kızım…”
Babam ne zaman bir şeye çok üzülsem, kızsam bu örneği verirdi.
Yani evet, tam da böyle aslında.. Gençken başımıza ne geldiyse, olay mahallinde kalır, niye oldu, neden beni buldu, ben ne yaptım bunu hak etmek için diye sızlanır dururuz ya.. Yuvarlanır gidemeyiz bir türlü oradan. Ha bire o anı düşünür, kurar dururuz. Hani küp şeklindeyiz ya, düştüğümüz yerden kalkamayız bir türlü.
İlk kırılan köşeler çok acıtır, öyle böyle değil..!!
Ve hayat bu , illa ki düşürür.
Üniversiteye giriş sınavında bir problem olur, löönk düşersin. Aman hayatının en önemli sorunu o’dur. Ölüm kalım meselesi adeta.. Halbuki ne olur bir sene sonra girsen di mi? Öyle gelmez işte..
Aşık olursun misal. Kavga ettiniz, küstünüz. Allah.. Kıyamet! Nasıl da mutsuzsun. Ya bir daha hiç… ?? Yaşayamam ki onsuz. E yaşarsın be güzelim. Hem de nasıl yaşarsın. Aslında bu oduna üzüldüğüne üzüleceksin 2 sene sonra da, şimdi söylesem anlayamazsın. Ha canım, ağla, açılırsın..
Amaaan bu hoca sana taktı di mi? O adam öyledir zaten. Kaç kişinin hayatını karartmış. Ya benim de?? Yani, üniversiteye girmeyi başardıysan , bir de bitirmeye kararlıysan o hocayla bu olmuş, bununla şu olmuş, boşver diyemiyor kimse sana o yaşta.
Hem de sana bir sır vereyim mi? 20 sene sonra, adamı fena halde haklı bulacaksın üstelik. Gıcık olan sendin aslında.. Da hadi yine iyisin bir köşen daha törpülendi, bu iyi bişey de haberin yok. 
Vay efendim yaz tatiline arkadaşlarınla bilmem nereye gitmene ailen izin vermedi.. Oo haklısın aslında çok fena bir durum. Sen anne –baba olduğunda onlara hak vereceksin ama, hadi kızma, köpürme hakkını kullan sonuna kadar.
En fena düşüşlerden biri.. “Beni kimse anlamıyor.”! Ah be canım.. Sen kendini anlıyor musun acaba? Ruhundaki fırtınaları sen çözdün de başkaları çözemiyor diye mi kızıyorsun.. Hadi ben tutmayım seni..
Annen ya da baban hastalandı. Tam köşenin üstüne düştün bu defa.. Bu defa var ya.. Ne desen haklısın. İşte bununla başa çıkmanın yolunu bulmak ileri yaşlarda bile zor.
Tek tavsiyem, kendine acıma. Zor bir sınavdır, ejderhalarla kaplı bir dapdar yol gibi.. Git üstlerine, aslanlar gibi yürü geç. Başka çaren yok.
Ooo iş hayatına hoş geldin. Burada çok sık düşeceğin garanti. İş hayatı tek başına, genel hayatın minik bir demosu gibidir aslında. İyisiyle, kötüsüyle, başarısıyla, hayal kırıklığıyla, mücadelesiyle, zaferiyle.. Sana vadediyorum, çok bol düşüş var burada.. Ama birkaç sene sonra kondisyon kazanırsın inan. Her düşüş sana bir takla gibi gelir, kalkar bir daha koşarsın.
Zaten artık eski küp de değilsin yani.. Köşeleri kırık, bir garip şekle dönüştün.. Bu iyi bişeydir. Keskin hatların yumuşadı yani.. Yumuşamıyorsa zaten oyun dışı kalırsın ona göre..
Evlilik, çocuklar, ele güne karışma durumları.. İşte yükseliş.. Önemli seçimler yapma.. Sağlık problemleri, ülke meseleleri derkeeeen…
Günün birinde bir bakıyorsun ki hayat aslında bu düşüşlerden ibaret.
Ne zaman sen küre haline geliyorsun, o zaman asıl yolculuğun başlıyor.
Bir öncesi, yani küp halin, hayatın duraklarında beklemekten ibaret aslında.
Küreysen akıyorsun hayatla beraber.
Ama küp olmadan küre olamıyor insan.
Ve ne yazık ki küp olarak kalanlar da mevcut.
Nasıl dersen, ilk düştüğün yerden kalkmazsan başka köşen kırılmıyor arkadaşım..
Tek yarayla ömür geçirmeye çalışırsan, hani risk almadan, hani kendini akıllı, temkinli sanarak, öyle köşe köşe bir küp olarak yaşayıp gidiyorsun.
Çok incinmiyorsun, darbe yemiyorsun, doğrudur.
Ama tüm hayatını yeknesak bir durakta geçiriyorsun.
Yuvarlanıp gitmek mi, durakta beklemek mi, işte hayat dediğin bunun kararını vermek.
Bige Güven Kızılay
Hayal Ağacım – Hayykitap Edebiyat
Sayfa 183 ( Küp ile Küre )

Lahana Yapraklarını Neden Vücudunuza Sarmalısınız?

lahana-yapraklarinin-faydalari

Çocukken annenin zorla yedirmeye çalıştığı ve belki de bundan dolayıdır ki en önyargılı yaklaştığımız sebzelerin başında gelen lahananın aslında birçok hastalık için bir şifa kaynağı olduğunu söylesek?

Zira lahana yaprakları tam bir doğal ağrı kesici ve adeta ağrıları kendine çekerek sizi rahatlatan bir mıknatıs.

Daha önce kadınların göğüs bölgesine lahana yapraklarını sardığını duyduysanız ancak sebebini bilmiyorsanız doğru yerdesiniz. Çünkü lahana yaprakları göğüs ağrılarını dindirmek başta olmak üzere birçok mucizenin kaynağı.

Bunları öğrendikten sonra lahana yapraklarını daha fazla kullanmaya başlayacaksınız.

Not: Bu yönteme başvurmadan önce bir uzmana danışmanızı tavsiye ederiz.

Göğüslerinize lahana yaprağı sararak ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz

Özellikle yeni doğum yapan ve emziren kadınların göğüslerinde hissettikleri ağrılar için doğal bir ağrı kesici oluyor bildiğiniz lahana yaprakları. Meme içindeki sütün tamamen boşalamaması durumunda ve emzirmenin getirdiği acı ve ağrılar çekilmez olduğunda lahana yapraklarına başvurabilirsiniz.

Yapmanız gereken ise çok basit. Lahana yapraklarını soğuk suyla yıkayıp sap kısımlarını kesin. İkiye böldüğünüz yaprakları sütyeninizin içine destek yaparak göğüslerinizi kavrayacak şekilde yerleştirin. Yaprakların ısındığını hissettiğinizde yani ortalama 20 dakika beklettikten sonra yaprakları çıkartın. Kısa süre içinde ağrılarınızın azaldığını ve rahatladığınızı fark edeceksiniz.

Resmen mucize!

Lahana yaprakları başka hangi bölgelerdeki ağrılara iyi geliyor?

Üstelik bu kadarla da sınırlı değil. Lahana yaprakları sadece göğüs ağrıları için değil birçok ağrı için de mıknatıs görevi görüyor. Sırayla bakalım.

  • Çarpmaya bağlı bacaklarda, kollardaki şişlikler için:  Hepimizin başına geliyor. Gün içinde elimizi, bacağımızı istemeden bir yerlere çarpıyoruz ve bunlar da ağrılı şişlikler olarak bize geri dönüyor. Bu ağrıyı azaltmanın ve şişlerden kısa sürede kurtulmanın bir yolu ise o bölgeye lahana yaprakları sarmak. Buz kompresi de uygularsanız şişliklerin bir gecede geçtiğini göreceksiniz.
  • Tiroid bezleri için: Eğer tiroid bezinizin çalışmasında sorun varsa boğaz bölgenize lahana yapraklarını sarın ve bandajlayın. Gece bu şekilde uyuduktan sonra sabah yaprakları çıkartın.
  • Baş ağrısı için: Stres ve yorgunluk sebebiyle yaşadığınız baş ağrılarından kurtulmak için de lahana yaprakları birebir. Lahana yapraklarını baş bölgenize sarın ve bir bere/şapkayla tutturun. Ağrının azaldığını hissettiğinizde yaprakları çıkartın.

İşte bu kadar! Geçmiş olsun…

Kaynak: yemek.com