Hayatının Anahtarı Sensin…

Hayatının Anahtarı Sensin, Daha mutlu bir yaşamın anahtarı

hayatin-anahtari-sensin[1]

 

 

Bu yazı tamamen senin için yazıldı. “Sana özel” çünkü sen özelsin. Bunun farkında değilsin belki ama bu hayatın anahtarı sensin. Seni anlatmak için bu yazıyı yazıyorum. Sadece seni…

Gördüğümüz ve görülen her şey rüya içinde rüyadır. Edgar Allan Poe
Seni tanımlayan binlerce cümle arasında en önemli olanı kendini bilmektir. Kendini bilen insan hayatın akışında bir o yana bir bu yana savrulmaz. Çünkü o bir yaprak değildir. O ağacın kendisidir.
Farkındalık burada çok önemlidir. Şöyle düşünmelisin. Otomatik pilotta mıyım? Buna cevabım kesinlikle evet olurdu. Farkındalık bir süreçtir. Anı yaşamak ve şimdiye ulaşmak önemlidir. Neden şimdi ki zamanda değiliz peki? Çünkü çoğumuz geçmişin gürültüsü ve geleceğin kaygıları ile boğuşuyoruz.
Hayatın anahtarı sensin ve bu yazı senin kendi iç dünyandaki yolculuğa başlaman için bir tetikleyici. Çoğu zaman gerginsin. Çoğu zaman stres altındasın. Bunu sana yapanın dünya olduğunu söylüyorsun. Aslında bunu sana yapan sensin.
Evet sen kendin yapıyorsun. En küçük olaydan en büyük olaya hayatını gergin tutuyorsun. Farkında değilsin ve bu aslında gerçek cevap. Farkında olmadığın için bu kadar stresli ve öfkelisin.
Neyin farkına varacağım.
Şimdiki zamanın ki sen farkında olmadığın sürece o gelip geçecek. Sonunda zamanın kalmayacak
Stresinin asıl kaynağının ki; onu besleyen korkuları yaratan senin iç dünyandır.
Kendi yeteneklerinin. Çoğu kişi gibi sende asıl yeteneklerinin farkında bile değilsin.
İstek ve hayallerinin. İşte bunun farkındayım diyorsun ama ne yazık ki o hayaller egonun yanılsaması gerçek hayallerin ve isteklerini hiç bilmiyorsun bile.
Sana tek söyleyebileceğim kapılarını açacak anahtar sensin. Memnun olmadığın herşeyi değiştirecek olan sensin. Kaygılarını yenecek olan sensin. Diğer her şey sen ile mümkün. Sen farkına varmadıkça ve orada olmadıkça hiç bir şey gerçekleşmeyecek.

Bu hayatta kendinin kurtarıcısı ol. İnan önce kendini kurtarmadan başkalarına yardım edemezsin…

Yeni Ayda Sipariş Edeceğiniz Bu Kolyeler Hayatınıza Sevgi, Koruma, Güç, Şans Bilgelik Ve Bereket Getirecek… Eee Hala Duruyor Musunuz Sipariş Tel Aslı:0541 242 23 24

IMG_2333

Merhabalar,
Geçenlerde Aslı ve Murat çiftini dükkanlarında ziyaret etim… Ve ilk on beş dakkamı oradan oraya sıçrayan çocuklar gibi ve mutlulukla -aaa bu da mı var, –aa bu da mı var diyerek kolyelerin arasında sevinçle gülümseyerek geçirdim…
Sonunda sohbete başladığımızda da onların bilgileri, dostlukları, yaratıcılıkları ve insancıllıkları her biri tarafımı sarmıştı…
Hele bir de bana kolye hediye ettiklerinde oradan yüzümde kocaman bir gülümsemeyle ayrıldığımı söylemeliyim…
Bu harika kolyeleri tasarlayan ve hayata geçiren Aslı aşağıda kısaca sizlere kendini ve ürünlerini tanıtacak… Beğendiğiniz, size şans getirecek olanı hemencecik alma şansınız var…
Hepinizi kocaman kocaman öpüyorum…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Aslı Girgin kendini anlatıyor:
Tasarımcıyım.
Ali ile Ayşe’nin annesiyim.
Leyla’nın ikiziyim.
Hala dünyaya çocuklar gibi bakabildiğimi söyleyen bir kocam var.
Nişantaşı’ndaki atölyemde insanların içine hitab eden naif, gülümseten takılar üretmeye çalışıyoruz.
http://www.agdsign.com
http://www.instagram.com/agdsign.tr
http://www.facebook.com/agdsign2009
wattsapp sipariş hattımız: 05412422324
1-Çintemani Zincirde Kolye
İçiçe olan 3 göz. Gönül gözü-Akıl Gözü-Dünya Gözü birlikteliğini simgeler. Şamanizmden Osmanlı’ya kullanılan bir semboldür.

çintemani1

2-Damlalı Fil İpte Asansör Kolye
Bilgi, hafıza, sağlık, doğurganlık, güç, şans ve bereket sembolüdür.

damlalıfil1

3-Melek Damla Asansör Kolye
Sevgi, saflık, merhamet, inanç, korunma ve aydınlanmayı simgeler. Bu sembol ilahi farkındalığı arttırır.

melekdamla1

4-Dantel Melek Kolye
Sevgi, saflık, merhamet, inanç, korunma ve aydınlanmayı simgeler. Bu sembol ilahi farkındalığı arttırır.

dantelmelek1

5-Dost Köpecik Kolye
Bize sevgi getiren yol arkadaşımız.

dostköpecik1

6-İçten Geçme Asansör Lotus Zincirde Kolye
Taç çakranın sembolü, saflık, bilgelik, ahenk ve evrensel sevginin sembolüdür.

lotus1

7-Oturan Kedi Kolye
Dişiliği, doğurganlığı, balına buyrukluğu, yüksek sezgi gücünü, bilgeliği ve merakı simgeler.

oturankedi1

8-TurkuazBoncuklu Yaşam Çiçeği Kolye
Yaratılışın sırrının, evrenin tüm kodunun kendisinde gizli olduğuna inanılan bu sembol, kutsal geometri ışığın dili olarak adlandırılır.

turkuazboncukluyaşamçiçeği1

9-Yonca&UğurBöceği Kolye
Şans birlikteliği.

IMG_2333

Kolyeler sırasıyla:
Zincirli kolyeler 80₺
İpli kolyeler 60₺
KDV Kargo dahil.
Kolyeler pirinç üzerine altın kaplama olup, ömürboyu garanti veriyoruz.

İnsanlar bir sebepten dolayı, bir süreliğine ya da ömür boyu hayatımıza girerler. Hepsine eşit şekilde sarılın.

en-guzel-dostluk-resimleri-fotograflari-01-1024x716[1]

 

Küçük çocuk Tanrı ile buluşmak istedi. Tanrı’nın yaşadığı yere ulaşmak için uzun bir yolculuk yapacağını bildiğinden, çantasının içine kremalı kek ve gazoz şişelerini doldurdu ve yola koyuldu.
Üç blok ilerledikten sonra yaşlıca bir adama rastladı. Adam bankta oturmuş güvercinleri besliyordu. Çocuk yaşlı adamın yanına oturdu ve çantasını açtı. Çantadan içeceğini almak üzere iken adamın da aç olabileceğini düşünerek ona kremalı kekinden verdi.
Adam teşekkürle kabul etti ve çocuğa gülümsedi. Gülümsemesi o kadar içtendi ki çocuk bunu bir kez daha görebilmek için ona tekrar gazoz ikram etti.
Adam yeniden ona gülümsedi. Çocuk çok mutlu oldu. Tüm öğleden sonrayı orada yiyerek ve gülümseyerek ama tek kelime etmeden geçirdiler.
Hava kararmaya başlayınca, çocuk ne kadar yorgun olduğunu fark etti ve gitmek için kalktı. Fakat birkaç adım attıktan sonra koşarak geri döndü ve adama sarıldı. Adam ona en güzel gülümsemesi ile cevap verdi.
Çocuk evinin kapısını açtıktan bir süre sonra annesi yüzündeki neşeyi farketti.

Annesi
– seni bu kadar mutlu edecek ne yaptın bugün? diye sordu.
-Tanrı ile öğle yemeğindeydim diye cevapladı çocuk ve annesi cevap vermeden ekledi:
-Biliyor musun, Tanrı gördüğüm en güzel gülümsemeye sahip.
Bu arada, yaşlı adam da ışık saçan bir neşe ile evine dondu. Oğlu şaşkınlık içerisinde yüzündeki huzuru görünce sordu,
– Baba seni bu kadar mutlu edecek ne yaptın bugün?
– Parkta Tanrı ile kremalı kek yedim diye cevapladı ve oğlu cevap vermeden ekledi
– Biliyor musun, beklediğimden daha gençmiş
Çoğunlukla küçük bir dokunuşun gücünü, nazik bir sözün, ilgiyle dinleyen bir kulağın, içten bir komplimanın veya küçük bir değer verici davranışın gücünü küçümseriz ki bunlar tüm hayatı değiştirme potansiyeline sahiptirler.
İnsanlar bir sebepten dolayı, bir süreliğine ya da ömür boyu hayatımıza girerler.
Hepsine eşit şekilde sarılın.
* Kaynak: yazarı bilinmiyor

Yeni Ayda Elementinize Göre Yapabileceğimiz Ritüeller… Güzellikler Bizimle Olsun

 

IMG_9013

Su grubu burçları; Yengeç, Akrep ve Balık’tır. Özellikleri; çok duygusal ve sezgileri kuvvetlidir. Ağlayıp rahatlama özellikleri vardır, bazıları doğuştan şifacı olabilir…

Ateş burçları, Koç, Aslan ve Yay’dır. Özellikleri; Sabırsız, gezgin, lider, düştüğünde yerden kalkmasını bilen insanlardır…

Toprak burçları Boğa, Başak ve Oğlak’tır. Özellikleri; mantıklı, anaç, doğayı seven, ve dayanıklı kişilerdir…

Hava burçları; İkizler, Terazi ve Kova’dır. Özellikleri; kafasına göre yaşayan, zeki ,entelektüel, hümanist yaratılışları vardır…

Aşağıdaki ritüelleri burcunuz ve yükselen burcunuza göre yapabileceğiniz gibi ihtiyacınız olan ritüeli de yapabilirsiniz. Sonuçta bu dört element hepimizin içinde bulunuyor…

Ritüeller:
1)Su ile Çalışma: Ellerinizi dirsekten itibaren soğuk suya tutun ve iyice yıkayın, kullandığınız uğur yüzükleri varsa onları da akan suda iyice yıkayın… Ve birisine söylemek istediğiniz bir şey varsa ve içinizde kaldıysa, pişmanlık duyuyorsanız akan suya tüm dertlerinizi anlatın, anlatın, anlatın… Arkasından ellreinizi dirsekten itibaren tekrar yıkayın ve uğur getiren takılarınızdan bir tanesini şans getirmesini dileyerek takın…
2)Ateşle Çalışma: Evinizdeki bir kapta adaçayı yakabilirsiniz ve bunu yaparken üstünüzden bütün ağırlıkların bütün olumsuzların gittiğini düşünebilirsiniz… Ayrıca karanfil ve tuz yakarak aynı çalışmayı tekrarlayabilirsiniz…

Yere kırmızı bir mum koyun ve gece 21.00-21.30 arası üstünden üç kere atlayarak geçin. Ve üzerimdeki tüm nazarlar ateşte yandı, bitti, kül oldu deyin…

3)Toprak ile çalışma: Parka gidin bir ağaca yaslanıp 10 dakika sessiz kalın ve cevreyi dinleyin. Arkasından elinize bir kağıt kalem alın ve dileklerinizi yazmaya başlayın. Yazmanız bitince ağaca yaslanıp bi 10 dakika daha oturun Ve gökyüzünden dilek kağıdınıza yeşil ışık yağdığını hayal edin. Ve elinizdeki dilekleri toprağa ekin ve ekerken dileklerim çoktan oldu, çoktan oldu, çoktan oldu deyin…

Ve eve dönüş yolunda karşınıza kuş tüyü çıkarsa bunun dileklerinizin olacağına dair işaret olarak algılayın…
4)Hava ile çalışma: Burnunuzdan nefes alın ve ağzınızdan nefes verin ve bunu üç kez tekrarlayın. Arkasından 3 kez derin nefes alın ve her nefes alışınızda  içinize, şans, bolluk, bereket, huzur, neşe, iyi haberlerin geldiğini hayal edin.

Arkasından sokağa çıkıp yarım saat yürüyüş yapın enerjinizin arttığını göreceksiniz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

KENDİNİZİ KEŞFETMENİN YOLLARINDAN BİRİ BAŞARI GÜNLÜĞÜ TUTMAKTIR.

3753_rene_magritte_zoomshop[1]

 

Kendi kendiniz keşfetmenin en önemli yollarından biri Başarı Günlüğü tutmaktır. Günlük kelimesi bir yolculuk sırasında yaşananların yazılı bir kaydını tutmak anlamına gelir. Başarı arayışı insanın kendi içinde bir yolculuktur ve yazılı kaydınız sizi buradan alıp ulaşmak istediğiniz en son noktaya götürür. Bu süreç yol boyunca birçok kez durmanızı gerektirecektir. Kayıtlarınız sizi gittiğiniz yolda tutan ve amaçlarınıza doğru yönlendiren kişisel bir yol haritası işlevi görür. Buarada Başarı Günlüğünüze yazmanız gerekenlerle ilgili bir çok öneriyle karşılaşacaksınız. Ama yapmanız gereken ilk kayıt nerede durmak istediğinizle ilgili. O hade şimdi isteklerinizin listesini çıkarmak , arzuladığınız her şeyi yazmak için biraz zaman ayırın. Dileğiniz ister bir trilyon , ister yeni bir ev , ister aşk , ister mutlu bir ilişki , ister terfi isterse de tamamen yepyeni bir kariyer olsun , bütün hayallerinizi tek tek yazın. Özlediğiniz başka bir şey aklınıza geldiğinde listenize eklemeye devam edin.
Başarı günlüğünüze aşağıda yazdığım soruların yanıtlarını yazın. Bilincinizin yaratıcılığını düzenli olarak incelemek için bu yanıtları sık sık gözden geçirin.
* Genel olarak en çok neyin bilincindesiniz? En çok neyi düşünme eğilimindesiniz? Sahip olduklarınızın mı eksikliklerinizin mi farkındasınız?
* En önemli kariyer amacınız nedir ? Bu başarıya odaklanmka için her gün bilinçli olarak ne kadar zaman harcıyorsunuz?
* Hayatınızda en çok yer kaplayan alışkanlığınız yada bağımlılığınız nedir? Gününüzün ne kadarını bu alışkanlıkla geçiriyorsunuz ? Bunu yapmadığınız zamanlarda alışkanlığınızın bilincinde misiniz?
* Gününüzün olumlu olaylarına mı , karşınıza çıkan problemlere mi daha çok odaklanıyorsunuz? Düşünceniz daha çok olumlu mu yoksa olumsuz bir seyir mi izliyor?
Bu soruların cevabı bilinç yönetiminizin önemli göstergeleridir.Kaderinizi istediğiniz şekilde yönlendirme gücüne sahipsiniz, şu anda bu konuda çalışıyorsunuz. Ama nasıl ki bir mimar gözleri kapalı olarak bina tasarlıyamazsa siz de gözlerinizi seçimlerinize açmadığınzı sürece hayallerinizin mimarı olamazsınız….
Hiç ne düşündüğünüzü fark etmek için durdunuz mu? Seçimlerinizi gerçekleştirmeden önce sonuçlarını ne sıklıkta göz önünde bulunduruyorsunuz ? Yaptıkları şeyi neden yaptıkları , hatta bunların ne anlama geldiği hakkında hiçbir fikri olmayan birçok insan vardır.Yıllar boyunca aynı şekilde hayata bilinçsiz ve yorgun bir halde yürüyen insanlardır. Alışkanlıklarını izler , duygusuz tepkiler verir gerekenden fazlasını da asla yapmazlar. Bahsettiğimiz davranış şekli eğer geçmişteki yaklaşımınızı andırıyorsa üzülmeyin. Yaşayan ölüler sınıfından kurtulma gücünüz var. Farklı , daha yüksek , daha parlak bir bilinç düzeyini seçebilir ve daha önce yaşamadığınız hatta belki hayal biel etmediğiniz daha iyi bir hayata terfi edebilirsiniz.
Bilinçlilik her zaman bir tercihtir. Farkındalığınızı şimdiki ana taşıma seçimidir.Neyin gerçekten önemli ve onurlu olduğunu , hayatınıza neyin değer kattığını görme ve ona öncelik tanıma kararıdır. Kendinize sürekli şu soruyu sormalısınız “Bilincimi şimdi nereye odaklıyorum ?” Ardından soracağınız soru ise şu olmalı ” Bu bilinç durumu bana ne getirir?
Kendi oluşum kaderinizi kontrolünüz altına alabilirsiniz. Bilinç yaratma sürecini değiştirmek için olumsuzdan çok olumlu olanların değerinizin ve öncelikelrinizin farkına varmalısınız. Zaten sahip olduğunuz iyi şeyleri ve istediklerinizi düşünmeye odaklanın . Amaçlarınıza doğru giderken bilinçsiz tepkilerle meşgul olmak ve dalgınlık yerine her zaman düşünerek hareket edin.Yarattığınız şeyden hoşlanmıyorsanız bilincine vardığınız şeyi değiştirmeniz gerektiğini unutmayın . Kendinizi olumsuz şeylere odaklandığınızda zihninizin olumsuz sonuçlar yaratacağını bilmeniz gerekir. İlgi odağınızı olumluya doğru değiştirin böylece iyimser bir bilincin ne kadar güçlü ve olumlu getiriler yaratcağını göreceksiniz….
Oluşumu güçlendirmek için olumlamalar…
*Her gün neye öncelik verdiğimin ve neye odaklanmaya eğilimli olduğumun daha çok farkına varıyorum. Amaçlarıma öncelik veriyorum. Önem vermem gereken şeylere odaklanıyorum.
* Hayatımda takdir etmem gereken şeyler konusunda giderek bilinçlenmeyi tercih ediyorum.
* Becerikliliğimin , yaratıcılığımın ve harika bir kader yaratma gücümün bilincindeyim.
* Bilincimin gerçekliğimi yarattığını biliyorum. Her zaman iyimser bir düşünce şeklini tercih ediyorum.

* Günlük hayatımda bilinçli olarak neşeyi ,memnuniyeti ve huzuru seçiyorum.
TÜM SEVGİMLE…
* Alıntı

“Yansıtma Yasası”:Başkalarına verdiğimiz nasihatleri genellikle kendimiz duymak ve ikna olmak için söyleriz.

yansima[1]

 

Yeni bir günün telaşıyla hareketlenmiş sokaklardan birinde, büzüldüğü kaldırımın köşesinde, mışıl mışıl uyumaktaymış adam. Bu manzarayı görenler, farklı yargılara varmışlar.
“Bütün gece kumar oynayıp, yorgunluktan sızıp kalmış olmalı. Kumarbazlar böyledir işte,” diye düşünmüş birisi.

Diğeriyse, “Zavallı, çok hasta herhalde. Onu uyandırmamalı. Kendine geldiğinde evine gider nasılsa,” demiş ve yoluna devam etmiş.

“Şu hale bak!” diye söylenmiş ötekisi, “Pis sokak serserisi, insan müsvettesi! Bedava içki buldun; içip körkütük sarhoş oldun. Şimdi de yolumuzu tıkıyorsun.

” Son şahıs ise, saygıyla adamın önünde eğilerek şöyle demiş: “Bir ermiş için Tanrı’dan başka hiçbir şeyin önemi yoktur. Şu anda kim bilir hangi boyutlarda dolaşıyor. Onu rahatsız etmemeli.”

Metafizikçilerin önemini anlatmakla bitiremedikleri evrensel bir yasayı işliyor bu Hint hikayesi. İçimizdeki bir şeyleri daimi olarak dışarıya projekte ettiğimizi; yaşamın ekranında ancak kendimizde varolanları görüp, algılayabileceğimizi vurguluyor,

“Yansıtma Yasası”.
“Bütün dünya kendi projeksiyonlarımızdan başka bir şey değildir,” diye izah ediyor Swami Satchidananda, “Temeliyse, düşüncelerinize ve zihni tavırlarınıza dayanır. Eğer zihninizde cehennem varsa, hiçbir yerde cenneti göremezsiniz. Eğer zihninizde cennet varsa, cehennem bile sizin için cennet olacaktır.”
Kendi içindeki kızgınlığı, saldırganlığı, kabalığı sahiplenmeyenler nereye giderlerse gitsinler, dünyanın agresif ve nezaketsiz insanlarla dolu olduğunu söyleyeceklerdir. Ağzımızdan bilinçsizce çıkanları, kulağımız farkındalıkla duyduğunda; başkalarına atfettiğimiz duygu ve düşünceler kendimizi sevmemiz ve yaşadıklarımıza müteşekkir kalmamız için eşsiz birer fırsata dönüşecektir..
Gerçeğe ulaşmak istiyorsak eğer, tahammül sınırlarımızı zorlayan insanları dikkatle inceleyerek, onlar için sarf ettiğimiz sözlerin ne anlama geldiğini irdelememiz gerekiyor. Öz güvenle ilgili bir probleminiz varsa mesela, zaman zaman yaptığınız çıkışlarda, karşınızdakini “akılsız ve aptal olmakla” suçlayarak rahatlamaya yeltenirsiniz. Egonuzu aşmakta zorlanıyorsanız, başkalarında şahit olduğunuz ego sizi tedirgin ederek, çözüm bulmayı bekleyecektir.
Çalışma mekanizmasını ancak deneyerek kavrayabileceğimiz bu yasanın çok enteresan bir başka yönü de var. Başkalarına verdiğimiz nasihatleri genellikle kendimiz duymak ve ikna olmak için söyleriz. Dolayısıyla yol gösterip, nasihat verdiğinizde, kullandığınız kelimelere, kurduğunuz cümlelere dikkat edin. Onların mutlaka bir şekilde geçerli olduğunu; en iyiyi, en doğruyu seçip yaşayabilmeniz için ipucu verdiklerini fark edeceksiniz. Söylediklerinizi dinlerseniz, içinizde keşfedeceğiniz derinlik, dinginlik ve irfan, kendinize duyduğunuz güvenin, saygı ve sevginin artmasını sağlayacaktır.
Şahsımıza yöneltilen eleştirilerden, kendimizi geliştirmek, güçlendirmek adına payımıza düşeni kabullenirken, sözlerin gerisindeki manayı deşifre ederek karşımızdakini daha iyi anlama olanağını elde ederiz. Duyduklarınız sizi yüreğinizden vurduğunda, saldırıya veya savunmaya kalkışmadan, durup düşünün. Çünkü o, acıyan bir yaranın sözlere, hareketlere dökülerek, çare bulma arayışıdır.
Problemlerinizi halledip, yaralarınızı iyileştirdiğinizde, önceleri gösterdiğiniz aşırı reaksiyonlar gittikçe dinecek ve sizi daha nötr bir davranış tarzına yöneltecektir. Genellikle sizi üzen, sinirlendiren, tedirgin eden bir tavır veya söz karşısında artık hiç etkilenmediğinizi, tepki bile göstermediğinizi fark ettiğiniz an, bilin ki konu kapanmıştır.

 

Eski Türk geleneklerine göre burcunuzun ne olduğunu öğrenmek ister misiniz?

32478952_1559746097467288_3355478513221107712_n[1]

 

Orta Asya Türkleri’nin ‘burçları’ Batılılarınkine benzemiyor! 20 yıllık bir çalışma sonucu ortaya çıkan araştırmaya göre atalarımızın burç sayısı 12 değil, 36 olarak belirlenmiştir. Eski Türk geleneklerine göre burcunuzun ne olduğunu öğrenmek ister misiniz?
Toruk (21-31 Mart): İdare sahibi, lider, kolay kolay pes etmeyen…
Hımmıy (1-10 Nisan): İdealist, romantik, yaratıcı, cömert…
Huttus (11-20 Nisan): Adaletli, kıskanç, çabuk sahiplenen, hazırcevap…
Hunta (21-30 Nisan): İnatçı, yaratıcı, çalışkan, egoist…
Çolpancı (1-10 Mayıs): Duygu tutsağı, önsezileri güçlü, çocuk ruhlu, sadık…
Kölköl (11-21 Mayıs): Enerji dolu, aşkta şahane, önder, kahraman…
Çamay (22-31 Mayıs): Fantezisi zengin, fikir önderi, sakin, gizli lider…
Küylü (1-10 Haziran): Gururlu, kaderci, ihaneti kabul etmez, sadık…
Kuşmuş (11-21 Haziran): Gösterişçi, eleştirel, mistisizme meraklı, hisleri kuvvetli…
Sezgek (22-30 Haziran): Mızmız, içine kapanık, intikamcı, aşka düşkün…
Kuşdüger (1-11 Temmuz): Çocuk ruhlu, dengesiz, kararsız, platonik…
Gondaray (12-22 Temmuz): Geçmişe özlem duyan, siyaseti seven, fanatik, kararlı…
Ötgür (23-31 Temmuz): Zeki, çekici, uyumlu, yüzeysel…
Küsümmü (1-12 Ağustos): İyi arkadaş, önderliği seven, konuşkan, sahiplenen…
Künlü (13-23 Ağustos): Hassas, gururlu, havai, yalnızlıktan hoşlanan…
Sınçıma (24 Ağustos-1 Eylül): Sanat ve edebiyata yetenekli, becerikli, lükse düşkün…
Atçak (2-13 Eylül): Depresyona yatkın, iradeli, gururlu, hassas, gelenekçi…
Kıllı (14-23 Eylül): Otoriter, sabit fikirli, zeki, yazarlığa yatkın…
Canakkı (24 Eylül-3 Ekim): Nazik, hassas, sorumluluk sahibi, kompleksli, gösterişçi…
Ban (4-12 Ekim): Enerjik, hümanist, aşkta utangaç, temkinli…
Cemiş (13-23 Ekim): Ahlaklı, filozof, iyi eş, kuşkucu…
Batık (24 Ekim-1 Kasım): Özgürlüğüne düşkün, diktatör, gaddar, güçlü…
Hırtlı (2-12 Kasım): Savaşçı, spora düşkün, dikkatli, hırslı…
Tutamış (13-22 Kasım): Çapkın, fedakâr, alaycı, muzip…
Uslu (23 Kasım-2 Aralık): Objektif, ilme meraklı, suskun, ihtiraslı…
Kutas (3-12 Aralık): Yetenekli, dengesiz, mistik, anlaşılmaz.
Tusanak (13-21 Aralık): Güçlü, şanslı, emir vermeyi seven, soğukkanlı…
Tutar (22 Aralık-1 Ocak): Her şeyi kolay kolay beğenmeyen, sezgileri güçlü, kaprisli, enerjik…
Beçel (2-12 Ocak): Kızgın, intikamcı, şanslı, dik başlı…
Pırsıuay (13-20 Ocak): Tartışmayı seven, sadık, özgür düşünceli, maddiyatçı…
Balauz (21 Ocak-1 Şubat): Bencil, deha, önder, müzik ve dansa yetenekli…
Cantay (2-10 Şubat): Estetiğe meraklı, titiz, farklılıkları seven, azla yetinen…
Ergür (11-18 Şubat): Önder, ufku açık, sabırlı, irade sahibi…
Sönegey (18-28 (29) Şubat): Şair, sanatçı, aşk hayatı hareketli, kafa dengi…
Cannan (1-9 Mart): Zarif, hüzünlü, fazla alıngan, hayalperest…
Şatık (10-20 Mart): Huzursuz, sanatçı, depresyona yatkın, yaratıcı…
Alintti

Sadece 2 Malzemeyle Ekrem Ağrılarından, Migrene, Varislerden, Cilt Güzelliğine Doğal Çare

diz_agrilarina_son_veren_karisim_h280_8a811[1]

 

İltihaplanmalara, bakterilere ve mantarlara karşı çok etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Fakat yanmış defne yaprakları kesinlikle olayı başka bir boyuta taşır.

Hem yapı olarak hem de içerik olarak oldukça güçlü bir yapıya sahip olan defne yaprağının sağlık açısından da oldukça faydalı olduğu bilinmektedir. Çayını içebilir, yemeklerinize katabilirsiniz. Hatta sadece koklamak bile çok faydalıdır.

Kül tablasına bir kaç tane defne yaprağı koyun ve yakın ve 10 dakika bekleyin. O mis kokusu havaya yayılırken, sizden de bir çok derdi alıp götürecek.
Fakat biz size bugün başka bir kullanımı ve faydasından bahsedeceğiz. 2 malzeme ile yapabileceğiniz özel bir karışımdan. (Tarifi yazının sonunda bulabilirsiniz)
Özellikle bu karışımı uygulayarak birçok derde deva bulacaksınız. Ekrem ağrılarından Migrene,Varislerden Cilt Güzelliğine kadar birçok farklı alanda kullanabileceğiniz Harika bir karışımdan bahsediyorum. Üstelik sadece 2 malzemeye ihtiyacınız var.
Öncelikle kısaca defne yaprağının faydalarına göz atalım;

1. Baş Ağrısına Çok İyi Gelir : Defne yaprağı yandığı zaman, yaydığı güzel koku vücut daha fazla sineol, pinen ve elimisin salgılar. Bu baş ağrısına ve yorgunluğa iyi gelir. Sizi rahatlatır ve ağrınızı azaltır.

2. Anksiyete İle Savaşır : İçerdiği linalool anksiyete ile savaşır. Amerikan Anestezi Hemşireleri Derneğine göre 10 dakika boyunca yanan defne yaprağı koklamak çok daha iyi hissettirir.

3. Solunum Sistemi Rahatlatır : İçerdiği “mycrene” ve öcenol akciğeri ve nefes yollarını temizler. Daha rahat nefes almanızı sağlar.
Aynı zamanda çok iyi de bir balgam sökücüdür.

4. Diyabete Faydalıdır : Özellikle Tip 2 diyabet hastaları için defne yaprağı önerilir. Kötü kolestrolü, kandaki glükoz ve trigliserid seviyesini düşürdüğü bilinir. Bunun için çayını içebilir, yemeklerde kullanabilirsiniz.

Ayrıca kalp fonksiyonlarını arttırmak ve kan şekerini kontrol altında tutmak için defne yaprağını tavsiye edilir. İçeriğindeki antioksidanlar, insülin üretimini arttır. Bu da diyabeti kontrol altında tutmaya yardımcı olur.

5. Kalbi Daha İyi Çalıştırır: Defne yaprağında bulunan rutin ve kafeik asit kalp fonksiyonlarını daha iyi çalışmasını sağlar. Rutin, kılcal damarları güçlendirir. Kafeik asit ise kolestrolü düzenler.

6. Ağrı Keser : Defne yaprağının baş ağrısına ve migrene iyi geldiğini yazımızın başında belirtmiştik. Defne yaprağı aynı zamanda eklem ağrılarına, artrite ve diş ağrısına da iyi gelir. Bir bardak defne çayı ile vücudunuzdaki bir çok ağrılardan kurtulabilirsiniz.

7. Bağışıklık Sistemine İyi Gelir : Defne yaprağı A ve C vitaminleri bakımından zengindir. Bu vitaminler sayesinde bağışıklık sistemi üzerinde oldukça güçlü etkileri vardır. A vitamini başta burnu, gözleri, boğazı, ağız boşluğunu, sindirim sistemini olmak üzere akciğer zarını korur. Bu sayede bakteriyel ve viral enfeksiyonları önler.

8. Sindirimi Rahatlatır : Mide vebağırsak sorunları ve çölyak hastalığı için defne yaprağı kullanabilirsiniz. Mide ve bağırsakta gazdan dolayı oluşan şişkinlikleri giderir ve proteinin sindirilmesini kolaylaştırır. Bu sayede hem şişliğiniz iner hem de kendinizi daha iyi hissedersiniz.

9. Kepek Giderir ve Oluşumunu Önler : Tek yapmanız gereken soğuk suya defne yapraklarını koymak ve saçınızı şampuanladıktan sonra bu su ile durulamak. Bu şekilde kullanıma başladıktan sonra kepek probleminiz kaybolacak ve tekrar ortaya çıkması önlenecektir.

10. Böbrek Taşını Düşürmenize Yardımcı Olur : Özellikle defne yaprağı çayı böbrek iltihaplanmalarına ve böbrek taşlarına çok iyi gelir. 1 bardak suya 3-4 adet defne yaprağı ekleyin. Suyu yarısı buharlaşana kadar kaynatın ve sonra süzün. Günde iki kere bu çayı için.

11. Uykusuzluğu Giderir : Uykusuzluk için birebirdir. Çayı, tütsüsü sizi rahatlatır. Sinirleriniz gevşetir, sakinleştirir.
Ve gelelim bu yazının şifalı tarifine;
Defne Yaprağı Merhemi Nasıl Yapılır?

MALZEMELER:
30 gram Defne yaprağı;
250 gram Zeytinyağı.

 

YAPIMI:
♦Defne yapraklarını cam bir kavanoza koyun.
♦Üzerine Zeytinyağını dökün,kapağını sıkıca kapatın.
♦14 gün boyunca serin ve karanlık bir yerde muhafaza edin.
♦Her gün kavanozu sallayın. 14 gün sonunda,süzgeç yardımıyla başka bir cam kavanoza karışımı süzdürün.
♦Kullanıma hazır olan karışımınızı serin bir yerde saklayın.

 

Karışımın İyi Geldiği Kullanım Şekilleri ve Yerleri
*Buharda ısıttıktan sonra, ağrılı eklemleriniz üzerine masaj yaparak sürdüğünüzde ,ağrınızı alacaktır.
*Karışımı tülbente döküp,alın bölgenize sardığınızda baş ağrınızı azaltacaktır, özellikle Migren ağrısı çekenler için çok işe yarayacak bir yöntemdir.
*Romatizma ve Varis olan bölgelere , bolca sürerek kötü görüntüden ve ağrılardan kurtulabilirsiniz.
*Pamuğa damlatıp , Yüzünüze sürdüğünüzde, cilt problemlerinize iyi gelir,gözenekleri temizler,sivilce ve siyah noktaları giderir.
*Bir kaşık içtiğinizde göbek ve bağırsaklardaki ağrıyı keser.
*Yara izlerine sürüldüğünde , izleri azaltır, iyileştirir.
*İçildiğinde iştah açar, kilo alımını sağlar. ( Bazı bünyelerde; Kilo almak ,kilo vermekten daha zordur .)

 

NOT: Hamileler kullanmamalıdır, Kasları gevşettiği ,rahatlattığı için düşük tehlikesi oluşturabilir.
Sadece yaprağının ve bu yaprakla demlenen çayının da çok fazla faydaları olduğunu söylemek gerekiyor. Yapacağınız karışımda hakiki zeytinyağı kullanarak( zeytinyağının faydaları oldukça fazla) , Defne Yaprağının sayısız faydalarını birleştirip bir çok derde deva bulabilirsiniz.

Umarım herkes faydasını görür, belirtilen rahatsızlıklardan herhangi birine sahip olan sevdiklerinizle yazımızı paylaşın,herkes faydalansın. Sağlıklı Günler… Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: hayatmutfakta

Resimde Gördüğünüz İlk Şey Karakterinizin Baskın Özelliklerini Ortaya Çıkarıyor

unnamed[1]

Dünyayı ve etrafımızdaki şeyleri nasıl algıladığımızı kim olduğumuzu, farkında olduğumuzdan daha çok gösteriyor.

Gördüğümüz şey her zaman varlığımızı, kişiliğimizden ve karakterimizden gelen unsurları yansıtır.
Aşağıdaki resim testi, farkında olmadığınız baskın duygularınızı ortaya çıkarmanıza yardımcı olacaktır.
Sadece resme bakın ve aklınıza ilk gelenleri öğrenin. Ardından, sonuçların sizin hakkınızda neler söylediğine bakın.

Resimde İlk Olarak Ne Gördünüz

ADAM GÖRDÜNÜZ
Senin Baskın Duygun Güvendir.
Sen çok kendine güvenen bir insansın. Adınız ve itibarınız sizin için önemli, ve ne olursa olsun hiç kimse için onurunuzu asla kaybetmeyeceksiniz.
Kişisel ve profesyonel yaşamınızı çok ciddiye alıyorsunuz ve büyük başarılara ulaştığınızda bu konuda övünmekten çekinmiyorsunuz.
Bazen biraz kendini beğenmiş olabilirsin, ama bu sadece harika olduğun için. Alçakgönüllülük önemlidir, ama neye değer olduğunuzu ve bu konuda kendinden emin hissettiğinizi bilmek daha da önemlidir.

MAĞARA GÖRDÜNÜZ
Senin Baskın Duygun Endişeli Olmak
Bir çok şeyi gözden kaçırıyor ve çok endişeleniyorsunuz. Ancak, endişeli olmak hayatınızı sonuna kadar yaşamaktan alıkoyamaz. Sadece biraz daha dikkatli olun.
Sen en iyisi olmayı ve doğru olanı yapmaya çalışan bir mükemmeliyetçisin. Aklınız her zaman olası sonuçları merak ettiğinden, mükemmel eleştirel düşünme ve problem çözme becerileri geliştirdiniz.
Aynı zamanda kişisel ve profesyonel yaşamınızda yakın ilişkiler kurmanıza yardımcı olan diğer insanları da çok iyi okuyabilirsiniz.

DENİZ GÖRDÜNÜZ
Senin Baskın Duygun Sevgidir.
Baskın duyguların aşk. Sen çok sıcak, sevgi dolu, sempatik bir insansın. Her zaman yardım eli uzatmaya çalışırsın ve başkalarının ihtiyaçlarını kendininkinden önce düşünürsün. Çok şefkatlisin.
İnsanlar ağlayacak bir omuza ihtiyaç duyduklarında sana gelirler. Çevrenizdekilere koşulsuz sevgi verirsiniz. Ayrıca oldukça romantiksindir.

Rus matematikçi Grigori Grabovoi’nin Sayılar Eczanesi

sayilar[1]

 

 

Rus matematikçi Grigori Grabovoi’nin Sayılar Eczanesi
kitabında anlattığına göre sayılarla şifa yöntemi ile hastalıkları yenmek mümkün.

UYGULAMANIN YAPILIŞI

Su dolu bir şişe ya da bardağa etiketleyerek bu suyu içip şifalanabilirsiniz.

KODU YAZIP BARDAĞA YAPIŞTIRIN VE SUYU İÇİNİZ

Uyumlu ilişki
141111963

Kilo kontrolü
4812412

Sağ diz ağrısı.
4812531

Sol diz ağrısı.
485148291

Baş ağrısı
4818543

Grip
4814212

Maddiyat
71427321893

Tümörler:
8214351

Kalp ve damar hastalıkları: 1289435

Romatizmal hastalıklar: 8148888

Solunum Hastalıkları: 5823214

Sindirim sistemi hastalıkları: 5321482

Kan hastalıkları: 1843214

Bulaşıcı hastalıklar:
5421427

Vitamin eksikliği: 1234895

Nörolojik hastalıklar:. 148543293

Psikiyatrik hastalıklar: 8345444

Kulak burun boğaz hastalıkları: 1851432

Su dolu bir şişe ya da bardağa etiketleyerek bu suyu içip şifalanabilirsiniz.

Şimdinin uyumlanması 71042

Geleceğin uyumlanması 148721091

Geçmişin uyumlanması 7819019425

Bitkiler (genel ahenk) 811120218

Hayvanlar (genel ahenk) 555142198110

Mali durum 71427321893

Genel sorunların çözümü 212309909

Ailede uyumlu ilişkiler 285555901

İş yerinde uyumlu ilişkiler 141111963

Çocukların amaçlı öğrenimi 212585212

Olumsuzun olumluya dönüştürülmesi 1888948

Su şişesine yada bardak üstüne kağıda yazabilirsiniz bence ilk olarak tek konu çalışmak daha iyi olur isterseniiz ..

3 farklı konuda alt alta yazabilirsiniz sonuçta suya frekans yüklüyorsunuz

Sayı frekansı kağıda yazın yada bardağa hangi konuyu seçtiyseniz onun rakamlarını yazıp suyu için kaç gün istiyorsanız okadar kullanın kağıda yazıp yanınızda taşıyın seçim sizin şifa olsun..

Evinizde Pozitif Enerji Yaratacak 7 Bitki

tek-dal-beyaz-orkide_lg[1]

 

Beyaz Yelken Çiçeği
Beyaz yelken çiçeği sizi koruyan ve ruhsal, zihinsel ve fiziksel olarak sizi barış içinde tutan evinizin peri annesidir. Bu bitki gölgeli yerlerde hayatta kalabilir, çünkü evin saflığını yoğunlaştırmak için evin herhangi bir köşesinde tutulabilir.

Yasemin
Bilinen güzel kokusuyla Yasemin, büyüleyici bir özelliğe sahiptir. Bu bitki evde huzuru ve ahengi korur ve sağlıklı ve romantik bir ilişkiye teşvik eder.

Biberiye
Biberiye, çevrelediği havadaki toksiklik seviyesini azaltarak bir nevi kurtarma görevini yerine getiriyor. Bu bitki saf bir yaşam standartı sağlar ve ayrıca stresin azaltılmasına yardımcı olur.

Para Bitkisi
Para Bitkisi de “feng shui” kültürünün önemli bir parçası ve evinde ekonomik refah getirdiği düşünülüyor. Bu inanç, tüm dünyadaki insanlara Para Bitkilerinin yardımı ile evlerini güzelleştirmelerine yol açıyor.

Orkide
Orkide, evde bulunan insanların ruh halini yükselten tatlı bir kokuya sahiptir. Bu bitki aynı zamanda geceleri oksijeni serbest bırakmayı sağlayan benzersiz bir biyolojik özelliğe sahiptir. Bu nedenle, Orkide eğer yatak odasında tutulursa, huzurlu bir uyku sağlayacaktır.

Adaçayı Bitkisi
Adaçayı, olumlu bir pozitiflik hissi bırakmak için olumsuz atmosferi saran bitkidir. Bu bitki, az bakım ve pozitif enerji sağlaması sebebiyle ev hanımları tarafından sevilir.

 

Kasımpatı
Bu özel bitki, iyileştirici güçlere sahiptir ve evde huzur ve saflığın sağlanmasından sorumludur. Çevrenin zehirliliğini gidermeye yönelik bir uzman olan Kasımpatı, evde bulundurulabilen en sevimli bitkilerden biridir.

Zihinsel Sağlığınızı Kötü Etkileyebilecek Her Gün Yapmakta Olduğunuz 8 Eylem

şekerr[1]

 

 

1. Yeteri kadar uyumamak.

Stresli ve uzun bir günün ardından, beyninizin ve vücudunuzun dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bunu yapmanın en iyi yolu ise uyumaktır. Ama 1-2 saatlik uyku bu konuda yetersiz kalacaktır. Ertesi gün elinizden gelenin en iyisini yapabilmeniz için yeterli uykuyu almak önemlidir. Kendinizi sürekli yeterli uykudan mahrum bırakmak, ciddi beyin hasarlarına yol açabilir. Bunu her yaptığınızda beyin hücrelerinizi öldürüyorsunuz.

2. Hasta hissettiğinizde kendinizi çalışmaya zorlamak.

Hasta olduğunuzda kendi potansiyelinizin maksimum seviyesine çıkamayacağınızı biliyorsunuz. Aslında vücudunuz sizi dinlenmeniz konusunda uyarıyor. Kendinizi çalışmaya zorlamak, durumunuzu daha kötü yapmanın yanı sıra beyninize de zarar verebilir. Böyle hissettiğinizde vücudunuzun kendini toparlamasına izin verin.
3. Kahvaltı yapmamak.

Sık sık işe ve okula giderken kahvaltıyı atlıyor musunuz? O zaman bu rutinini değiştirmenin tam zamanı!
Annenizin size “Kahvaltı günün en önemli öğünüdür” sözünü tekrar tekrar söylediğini duyuyor gibisinizdir ve bu kötü alışkanlıktan vazgeçmeyi denemiyorsanız, uzun vadede beyninize zarar verebilir.
Kahvaltıyı atladığınızda, kan şekeri seviyeniz düşer. Bu beynin besin maddelerini büyük ölçüde etkiler. Enerji eksikliği, zayıf hafıza ve odaklanmada zorluk, her sabah karnınızın aç olmasının bazı etkilerindendir.
Sabahları sağlıklı bir kahvaltı ile başlayın ve gününüzü kontrol altına alın.
4. Aşırı şeker tüketimi

Günümüzde hemen hemen her yiyecek şeker içerir. Bundan kurtulmak çok zor bir şey olacak. Ama siz çok iyi biliyorsunuz ki, bir şeyin çok fazlası asla iyi olmaz. Fazla şeker tüketimi sivilce, diş çürümesi ve kilo alma gibi sorunlara sebep olur. Bu aynı zamanda diyabetin başlıca kaynağıdır. Bunun dışında çok fazla şeker tüketimi vücudun proteinleri ve besinleri emebilme yeteneğini engeller. Şeker alımınızı mümkün olduğunca kontrol edin. Şeker yüklü çikolatalardan kurtulmalısınız. Onlarsız yaşayamam diyenler varsa, bitter olanları tercih etmeliler çünkü daha düşük şeker içeriğine sahipler.
5. Sigara içmek

Sigara içmek sağlığınız için çok zararlı ve bunu size bir doktorun söylemesine gerek yok. Neden bırakmanız gerektiği hakkında yeterince ikna olmadıysanız, diğer bir olumsuz etkisi olarak beyin küçülmesine sebep olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra tabi ki akciğer kanseri de var bu yüzden yaşam kalitenizi ve sürenizi kısaltıyor.
Uzun süreli sigara içimi beyninizin korteksini inceltebilir. Bu, dil, hafıza ve algı gibi beyninizin işlevlerinde önemli bir rol oynar.
Buna ek olarak, sigara içenler Alzheimer hastalığına yakalanma riski daha yüksektir.
6. Çok fazla alkol tüketmek

 

Aşırı alkol, karaciğer hastalıkları için ana sebebidir. Ama bunun beyin hasarına da yol açtığını biliyor musunuz?
Beyin hücreleri arasındaki bağlantıları yok ediyor. Bulanık görme, yürümede zorluk, hafıza kaybı ve karar vermede yetersizlik; Bunlar alkolün bir kişi üzerindeki kötü etkilerinden sadece birkaçı. Muhtemelen sarhoş olduğunuz zaman bu semptomları yaşadınız.
Zamanla çok fazla alkol, beyin büzülmesine, hafıza kaybına ve Wernicke-Korsakoff sendromuna yol açabilir.
7. Uyarıcı Faaliyetlerin ve Düşüncelerin Eksikliği

Beyninin ana işlevi düşünmektir. Ve siz yapmadığınızda, beyinde küçülme yaşayabilir. Bulmacaları okumak, yazmak ve çözmek, beyninizi egzersiz için kullanabileceğiniz aktivitelerden bazılarıdır. Başka bir yol zeka oyunları indirip oynamaktır.
Yaratıcı tarafınızı ortaya çıkartın.
8. Nadiren Konuşmak ve Sosyalleşmemek

 

Hiç kimse bir ada değildir. Her birimiz kendi arkadaş çevremize sahibiz, çok içe dönük bir insan olsak bile en azından bir ya da iki arkadaşımız vardır. Yalnız kalmak beynimizi fark ettirmeden yorar ve strese sebep olur. Dışarı çıkın ve sosyalleşin! Arkadaşlarınızla sohbet edin, yeni insanlarla tanışmayı deneyin. Zihinsel olarak size verim sağlayabilecek konularda sohbet edin. İlgi duyduğunuz entelektüel alanlar olabilir. Telefonunu ve sosyal medya üzerinden konuşmak yerine mümkün olduğunca yüz yüze konuşmayı deneyin. Bu sizi daha da geliştirecektir.
Beyninizi zinde tutmamız için birkaç şey önerecek olursak;
Günde 8 saat kadar uyuyun. Vücuduna ve beyninizi dinlendirin.
Aktif kalmak, hem beyninizi hem de vücudunuzu çalıştır.
Sağlıklı yemekler yemek. Aşırı yemekten kaçının ve gereksiz yiyeceklerden uzak
durun.
Arkadaşlarınızla ve ailenizle vakit geçirin. Kendinizi her zaman evde kilitlemeyin.
Şeker alımınızı en aza indirin.
Beyniniz için vitamin ve takviyeleri alın. Bu konuda doktorunuza danışabilirsiniz.
Sigarayı bırakmalısınız, erken ölememek adına güzel bir hamle olur değil mi?
Sıvıları çok sıcak ya da çok soğuk tüketmeyiniz.
Bolca su tüketin.
Kahvaltıyı atlamayı bırakın. Sabah rutininizi değiştirin.
Pozitif düşünün. Endişelenmekten kaçının.

17 MAYIS PERŞEMBE VEYA 26 MAYIS CUMARTESİ 10.30- 19.00 ARASI ACCESS BAR BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ…

323390_105834192862905_563147157_o[1]

 

17 MAYIS PERŞEMBE VEYA 26 MAYIS CUMARTESİ 10.30- 19.00 ARASI ACCESS BAR BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ.
REZ.TEL.ANETTE 0536 798 68 68
NİSAN 2018 DÖKÜMANLARI GELDİİ…
BÖYLECE KENDİZİ YORGUN HİSSETTİİNİZDE SİZLERİ CANLANDIRACAK PROSESLER,
TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU ÇEKENLERE PROSESLER VE DAHA NELER NELER GELDİİİ…
NASIL NU KADAR ŞANSLI OLDUKKK…
AYRICA KORKU,ANDİŞE, ÇARESİZLİK DUYGULARINI DÖNÜŞTÜRMEK İSTEYENLER
BOLLUĞU BEREKETİ HAYATA ÇEKECEK ENERJİYİ HAREKETE GEÇİRMEK İSTEYENLER SİZLERİ BEKLİYORUMMM…
Mantramız: Hayatın tümü bize Kolaylık, Neşe ve İhtişamla gelir!
Yaşamımızda anlam yüklediğimiz önem verdiğimiz duygularımız, düşüncelerimiz, hislerimiz, inançlarımız, kararlarımız beynimizde depolanarak bir elektrik yükü oluştururlar.
Bu elektrik yükü başımızda yer alan (zaman, umut, farkındalık, yaratıcılık, güç, kontrol, şifa, yaşlanma, cinsellik, para gibi) ve “Bars” adı verilen 32 adet enerji noktasında birikir.
“Bars” çalışması ile amaçlanan o noktalara enerji verilerek orada oluşmuş manyetik alanı serbest bırakmaktır. “Bars” seansında bu noktalara parmak uçları ile yumuşakça dokunularak, bu noktalar aktif hale getirilir. Bu noktalardaki enerji birikiminin serbest bırakılması ile vücudunuzdaki blokajların çözülmesi sağlanır.
Her bir “Bars” seansında hayatınızın (dokunulan belli “Bars” noktasının temsil ettiği alanda) 5 ila 10 bin yıllık kısıtlamaları serbest bırakılabilir. “Access Bars” binlerce kişinin uyku, sağlık, kilo, para, seks, ilişkiler, korku, stres gibi birçok konuda değişimine yardımcı olmuştur.
Eğitim sürecinde 2 seans almış ve 2 seans uygulamış olursunuz
Bir seans yaklaşık 60 ile 90 dakika arası sürmektedir
Seminer saatleri hafta içi ve hafta sonu 10:00 – 19:00 arasıdır
“Bars” ların çalışmasının faydaları:
Zihin ve bedendeki gerilimi yok eder
Günlük yaşamın getirdiği stresi azaltır
Yaşamın üzüntülerini en aza indirir
Aşırı kızgınlık ve öfke eğilimlerini azaltır
Öfke, yorgunluk, tükenmişlik gibi duygular tarafından vücudunuzda oluşturulmuş kısıtlamaları çözer
Duygusal iniş çıkışları yatıştırarak, daha dengeli bir ruh hali içinde olmanızı sağlar
Depresyonu ortadan kaldırarak, neşeyi yaşamınıza geri döndürür
Korkularınızın, fobilerinizin, endişelerinizin giderilmesini sağlar
Enerjiyi arttırırken, yıpranmayı azaltır
Bedenin yaşlanma hızını azaltır
Yıkıcı düşünceleri kökünden söküp atar
Kafanızın içinde sürekli konuşup duran gereksiz düşünce diyaloglarını susturur
Huzur, güven ve iyi hal duyguları yaratır
Hamilelikte kolay, rahat ve sakin doğum sağlar
Çocuklarda ve gençlerde sınav öncesi sıkıntı ve endişelerin giderilmesini temin eder
Kendiniz ve diğer kişiler için zihninizde daha geniş bir kabullenme ortamı yaratmanızı sağlar (bu sayede ilişkilerde düzelme sağlanır)
Kendinize koyduğunuz kısıtlamaları ortadan kaldırarak hayatınızın her alanında daha fazla olasılığa yer açmanıza olanak verir ve fırsatları kendinize çekmenizi sağlar
Kendiniz için şu an kullandığınız enerjiden daha fazlasını kullanmanızı sağlar
Artan odaklanma, problem çözme, hayattan daha fazla keyif alma, işlerin daha kolay yürütülmesi, ruhsal gelişme sağlar
Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anetteinselberg.com
( Access The Bars Eğitmeni / Uygulayıcısı, Kurucular: Gary Douglas ve Dr. Dain Heer)
Nea Yaşam Akademisi 0212 219 19 30
Valikonağı cad. Poyracık sok. İlgen apt. No:28/15 Kat:4 Teşvikiye/Nişantaşı İSTANBUL

YENİ BAKIŞ AÇISI NASIL OLUŞUR?

image[1]
1. Açık olun. Her şeye açık olun. Her ne olursa, başınıza her ne gelirse ona açık olun.
2. Bir şeylere tutunmaya çalışmayın. Bı…rakın giden gitsin, gelen gelsin.
3. Kalbinizde kalın. Her ne olursa olsun, gerçek hislerinize sadık kalın.
4. Hayatımızdaki insanlar değişecek. Bunun olmasına izin verin ve sürece güvenin. Amaçlarına hizmet etmiş ve artık derinleşip gelişmeyen ilişkilere tutunmak zorunda değiliz.
5. İşlerimiz de değişecek. Yapmakta olduğunuz, ya da eğitimini aldığınız işlere saplanıp kalmayın. Kendinize GERÇEKTEN ne yapmak istediğinizi sorun.
Sizi hangi iş gerçekten mutlu ederdi?
6. Hayatta sevinci arayın. Her ne pahasına olursa olsun sizi mutlu eden şeyi bulun ve onu yapın. Her gün. Her zaman.
7. Düzenli bir şekilde kendinize sessiz kalacağınız bir zaman ayırın ve DİNLEMEYİ öğrenin. Hislerinizi dinleyin, sizi neyin mutlu ettiğine kulak verin. Sezginizin size söylemeye çalıştığı şeyi dinleyin.
8. SEVMEYE cüret edin. Her nerede bulunursanız bulunun, her ne yapıyor olursanız olun sevecen bir varlık olun. Kalbinizi açın ve onu açık tutun.
Bu sahip olduğunuz en büyük korumadır.
9. Mümkün olduğunca çok yükümlülüğünüzü tamamlayıp bitirin. Buna dünyevi, ailevi, mali, spirituel, yükümlülükler dahildir.
Bitirdiğimiz her bir yükümlülük bizi özgürleştirir.
10. Kişisel olarak artık ihtiyaç duymadığınız şeyi bırakın, ya da başkasına verin. Dolaplarınızı, kitaplarınızı, malınızı, mülkünüzü, ilişkilerinizi, taahhütlerinizi, sorumluluklarınızı gözden geçirin ve öz benliğiniz ile uyum içinde olmayan her şeyden kurtulun. Bunu ölçüp tartmanın bir yolu da bir şeyin size bir hafiflik ve sevinç mi, yoksa sıkıntılı bir ağırlık mı verdiğini hissetmektir. Bırakmak harika bir duygu verir ve yeninin yaşamınıza girebilmesi için bir boşluk yaratır.
11. Dürüst ve açık sözlü olun. Kastettiğiniz şeyi söyleyin ve söylediğiniz şeyi kastedin.
Bu dünyada artık daha fazla sahtekarlığa ve ince manipulasyonlara ihtiyacımız yok.
12. Birbirinize saygı gösterin.
Hepimiz muhteşem kozmik varlıklarız. Sadece bazılarımız muhteşem kozmik varlıklarımızı çok iyi tebdil-i kıyafetlerle gizliyoruz. Kendimize ve birbirimize dürüstlük, saygı ve sevgiyle davranalım. Bu yapabileceğimiz en kökten dönüşüm geçiren duygulardan biridir.
13. Güçlü olmaktan korkmayın. Hepimiz güçlüyüz. Hepimiz müthiş yeteneklere sahip son derece muktedir varlıklarız. Hepimizin içinde derin sevgi ve iyilik hazneleri var. Açık, berrak, güçlü, doğru olmamız gerekiyor. Kendimize ve yeteneklerimize güvenmeliyiz.
14. Bağışlama özgürlüğün anahtarıdır. Biraz zaman ayırıp hayatınızdan geçmiş herkesi bağışlayın. Kendinizi bağışlayın. Hepsini kendi benzersiz yolculuğunuzun, size tam da gelişmek, dönüşüm geçirmek ve özgürleşmek için ihtiyacınız olan şeyi veren bir parçası olarak görün.
15. Her şey için şükran duyun. Kimseniz “O” olduğunuz için şükran duyun. Yaşamınızın tüm unsurları için şükran duyun. Tüm deneyimleriniz, ilişkileriniz, çevrenizdeki her türlü güzellik için şükran duyun. Karşılaştığınız her iyi davranış, yaşadığınız her sevgi an’ı, her türlü beslenişiniz için, doğanın verdiği ilham için şükran duyun.
Her an, en karanlık anlarımızda bile şükran duyacak o kadar çok şeye sahibiz ki.
16. Her nerede yapabiliyorsanı z, orada güzellik yaratın. Her sevgi ifadesi gibi, güzel olan her şey gezegenin rezonansını yükseltir.
17. Gezegenin şifalanmaya ihtiyacı olduğunu asla unutmayın, sevgi, şefkat, merhamet, hoşgörü ve alçakgönüllülük en büyük korunma kalkanınız olsun.Alıntı

MARİFETNEME’YE GÖRE UZUVLARIN KARAKTERE ETKİLERİ VE BEDENDEN KARAKTER OKUMANIN İPUÇLARI

2012914171546_marifetmamesarmasik[1]

Öte yandan Marifetname’de bu bilgiler sadece ayrıntıdır.
18. yüzyılda yaşamış ünlü bilim adamı ve mutasavvıf Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın (1705-1771) Marifetname’si ansiklopedik bir kitap olması İtibariyle, fizyonomiye de büyük yer vermiştir. Olgun bir mutasavvıf olan İbrahim Hakkı, çok sayıda eser yazmıştır ama bu eserler arasında en meşhur olanı Marifetname’dir.
Marifetname, “Mukaddime” ile üç “Fen” ve bir “Hatime” olmak üzere beş ayrı bölümden oluşmaktadır. Bu kısımlar da kendi içlerinde “Bab, Fasıl, Nevi” olarak ayrılmıştır ki bu bölümler dışında başta ve sonda, birkaç sayfalık yazılar da vardır.
Marifetname’de, fizyonomi ile ilgili bilgiler döneminin diline göre hayli sade ve esprili şiirlerle süslenerek yer almaktadır.
Marifetname’de yer alan bilgilere göre; kalın dudaklı insanların zevkine düşkün, ince ve normalde sıkça kapalı duran dudaklara sahip olanların sıkı ağızlı oldukları belirtilmiştir, insanlarda küçük baş, aklın azlığına ve sır sakla-mamaya, büyük baş akla ve zekaya, yassı tepe baş lakaytlık ve gamsızlığa, yanlardan basık baş huyu ve tabiatı dar ve hiddetli olmaya işarettir.
Gaga burunlu insanlarda egemenlik ruhunun, kalkık burunlularda ise asiliğin olduğu ifade edilmiştir. Yüzün belirgin organları olan gözler, burun, ağız, çene, kulakların yanı sıra kaşlar, kirpikler, göz kapakları, gözleri rengi, derinin rengi, kırışıklar vs. ele alınan özellikler arasındadır.
Maddeler halinde bu bilgileri sadeleştirdiğimizde şu liste oluşuyor:
1. Boyu uzun olan, saf akıllı olur, kolay kandırılır.
2. Boyu kısa olanın hilesi çoktur, kötü huya meyillidir.
3. Orta boylu olan kişi akıllı ve güzel huylu olur.
4. Saçı sert olan keskin zekâlı olur.
5. Saçı yumuşak olan ebleh ve arsız olur.
6. Saçı sarı olanın işi gücü kibir ve gazaptır.
7. Saçı kara olanda sabır vardır. Böyleleri ile yakınlık kurmaya bak.
8. Saçı kumral olan ise güzel, huyca eşsizdir.
9. Saçı seyrek olan ârif ve zarif bir kişidir.
10. Saçı çok olan kadının anlayışı kıt olur.
11. Başı küçük olan kişinin aklı da az olur. Böylelerine sakın sırrını söyleme.
12. Başı büyük olanın aklı çok olur.
13. Başının üstü yassı olan keder çekmez.
14. Başının cildi sağlam olan hayır işler; şer işlemez.
15. Başı kel olana yakın olma. Böylesinden sakın ki, kötü huylu olur.
16. Alnı dar olanın ahlakı da dar olur.
17. Alnı yumru olan kötü ve aldatıcı olur.
18. Alnı enli olanın kötü huyluluğu hastalık gibidir(ondan gitmez).
19. Alnı düzgün olan kişiyi emniyetli bil.
20. Alnı kırışıksız olan şüphesiz tembel olur.
21. Alnındaki kırışıklar uzun olan anlayışlı olur. Kırışığı az olan cömert olur.
22. Kaşları arası kıvrımlı (kırışık) olan kişi baştan sona gam yüklüdür.
23. Kulağı büyük ve enli olan cahil ve tembel olur.
24. Kulağı küçük olan hırsızdır. Kulağı orta büyüklükte olan ise dürüsttür.
25. Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir.
26. Kaşı çok kıllı olan gönlü kırık ve kederli olur.
27. Kaşı açık olan dürüsttür. Kaşı çatma ise hırsız olur.
28. İnce kaş güzeldir ama bunun da uzunu kibirlilerde bulunur.
29. Kaşı kavisli olan her zaman dilber olur.
30. Gözün çukur ve eğik olması kibirlilik alâmetidir.
31. Kara gözlü olanlar itaatkâr olur. Gözün kanlı olması ise yiğitlik alametidir.
32. Gözleri gök olan zekîdir. Ela gözlü ise edebli olur.
33. Gözü küçük olan hafif bir kişiliğe, gözü büyük olan ise zarif bir kişiliğe sahiptir.
34. Gözü yumru olan hasetçi olur. Gözü orta büyüklükte olan gerçek dosttur.
35. Kıpık gözlü olan yaramaz ve çirkin olur.Bakışı gevşek olan ise süslü olur.
36. Noktalı göz ok gibidir. Böylesinin gözü başkasına çok değer (nazarı dokunur).
37. Tek gözlüye yakın olma; sık bakan ise emniyetli sayılmaz.
38. Şaşıya hiç bakma ki sana eğri (kötü düşünerek) bakar.
39. Gözü güleç olan güzel olur. Kirpiği sık olan ise eşsizdir.
40. Yüzü büyük olan hastalıklıdır. Küçük yüzlü olmak ise kibir alametidir.
41. Yüzü yumru olan ahmak; yassı olan güzel olur.
42. Yüzü arık olan borcuna sâdık değildir. Yüzü etli olan ise sakil olur.
43. Yüzü hayli uzun olan konuşurken yalan konuşur.
44. Yüzü sert olanın genellikle sözü acı olur.
45. Yüz, değirmi gerekir. Dolunaydan parlak olmalıdır.
46. Tebessüm eden bir yüze bakanlar rahatlık bulup kam alır.
47. Benzi kızıl olan edeblidir.
48. Benzi sarı olan hastalıklı; siyaha çalan ise tevekkel olur.
49. Gözleri gök veya mâvi olursa ondan uzak olmaya bak.
50. Rengi ortada olan yüz hem ak hem kızıl olur (yanak ve alın).
51. Burun biraz uzun ise sâhibinin anlayışında biraz kıtlık vardır.
52. Burnu kısa olanın içinde korkusu çok olur.
53. Burnunun ucu top olan kişi neşeli olur.
54. Burnunun ucu ağzına yakın olan adamdan kendini sakın.
55. Burun delikleri geniş olursa, kibir ve haset alametidir.
56. Burnunun iki kanadı hareketli olan kişide kahır ve inat bir aradadır.
57. Burnu geniş olan kişide şehvet hastalık halini almıştır.
58. Burnu eğri olan kişi himmette bulunmayı düşünür.
59. Ağzın küçük olması güzelliktendir ama böyle kişi korkak olur.
60. Ağzı büyük olan yiğit eğri olan ise kötüdür.
61. Kadının cisel organının şekli ağzının şekli gibidir.
62. Burnundan konuşan kişinin bu özeliği kibrine dalâlet eder.
63. İnce sesli erkek, kadına düşkün olur, kibirden olsa gerek işi gücü şehvettir.
64. Erkek sesli kadın ise çoğunlukla yalan söyler.
65. Sözü hızlı söyleyenin anlayışı yüksektir.
66. Sesi kaba olanın himmeti de vardır, merhabâya değer.
67. Sesi çatal olan kişi halka fazlasıyla kötülükte bulunur.
68. Gülüşü çok olan kişiden hayâ beklenemez.
69. Yüzü güleç ve sözü tatlı olan kişi ne aziz kişidir.
70. Yufka ve kırmızı dudaklı kişi iyi ilim tahsil eder.
71. Dudak etli olursa sahibi kızgın ve sakil olur.
72. Dişleri iri olan kişi çoğunlukla kötülük yapar.
73. Dişi orta irilikte olanın işi doğruluk ve esenliktir.
74. Kokusu güzel olanın huyu da hoş olur.
75. İnce çeneli erkekte akıl az olur.
76. Çenesi enli olan kişi sert ve kaba olur.
77. Çenesi orta halli olan akıllı ve güzel olur.
78. Sakalı uzun olan kişi hünersiz olur.
79. Sakalı sık olan sakil olur. Böyleleri sözü uzatır da uzatır.
80. Kara ve seyrek sakal zekaya delildir.
81. Hiç sakalı olmayan kösenin hilesi pek çok olur.
82. Sakalı değirmi olan kişi olgunluklarla doludur.
83. Kafası geniş olan ahmak olur.
84. Boynu çok uzun olan kişide olgunluk az olur.
85. Gerdanı ince olan ise câhil olur.
86. Boynu kalın olan kimse gece gündüz tıkınır oburlaşır.
87. Boynu kısa olanın hîlesi çoktur.
88. Boynu orta uzunlukta olan kişi hayırlı işler ile uğraşır.
89. Her yeri orta halli olan kişi şüphesiz bir dilber olur.
90. Omuzu sivri olan hırsız ve işleri yaman olur.
91. Eğri omuzlu kişinin, işi eğri olur.
92. Kısa omuz eblehin, düşkün omuz, efilindir.
93. Mutedil olan omuz sahibi, rumuz anlar.
94. Kolu eğri ve kısa olsa, o şerli olur.
95. Bileği uzun olursa, istemeden bahşiş verir.
96. Eğer küçük olduysa el, o misilsiz ve güzeldir.
97. Parmağı uzun olan, bilgi sahibi ve hüner ehlidir.
98. Parmağı yumuşak olan, şüphesiz zeyrek olur.
99. Tırnağı geniş olmasa, akşam sabah sev onu.
100. Tırnağı yumru ve çizik olsa, o bilmez yazık.
101. Tırnağı yassı ve düz olsa, olur eli uz.
102. Göğsü çıkık olanın ahlakı da kötüdür.
103, Göğsü eğer dar olsa, gece gündüz o, gam yer.
104, Göğsü geniş olsa, onun gönlü hiç melûl olmaz.
105. Göğüs ve omuzdaki kıl, cür’ete delil olmuştur.
106. Kadının göğsü büyük olsa, şehveti çok olur.
107. Göğsü uzun olsa onda süt az olur.
104. Kadının göğsü küçük olsa, süt onda çok olur.
105. Sütlü memeli ve doğurgan kadın, eşine dosttur.
106, Orta memeli olanın memesini eşi emer.
107. Eti yumuşak olan tende, can ve lütuf olur.
108. Eti hoş ve latif olan,bilgili ve zarif olur.
109. Eti pek katı olanın kabalığı katı oldu.
110. Arkası yassı kişinin işi, sefahet oldu.
111. Arkası kambur adamın huyu da kötü olur.
112. Sırtı geniş olanın,kuvveti çoktur.
113. Eğer beli ince olursa, şekli yerince olur.
114. Arkada kıl bittiyse, şehvete delil olmuştur.
115. Karnı büyük olan gabidir.
116. Karnı küçük olan çelebidir.
117. Karnı hem büyük hem kısa olursa, kötü huylu ve zorlu olur.
118. Kasıkta kıl bitmezse, tabiati vahşi olur.
119. Oyluğu enli olan, şüphesiz tembel olur.
112. Cinzel organı küçük olan, olgu ve bilgili oldu.
113. Cinsel aleti uzun olan, ahmaklığına delildir.
115. Cinsel organı büyük olan, çok kötülük sahibidir.
116. Husyeler küçük olsa sahibi korkak oldu.
117. Husyeler büyük olsa, o kişi pehlivandı.
118. Ferci (cinsel organı) eğer küçük olsa, o kadın tehlikelidir.
119. cinsel organı etli ve büyük olursa, kadının şehveti çoktur.
120. Oyluğu pek uzun olanın şehveti az olur.
121. İnsanın bir kıçı eğri olanın içi kibir ve hasettir.
122. Dizi büyük olan, hayli yük yüklenir.
123. Baldırı kalın olanın, lütfu olmaz, cimri olur.
124. topuğu etli kadını, şiveli say.
125. Kadının ökçesi yufka olursa, şüphesiz dilber olur.
126. Ökçesi kalın olan mert, şecaatte tek oldu.
127. Ayağı enli kişinin, cevr ve cefadır işi.
128. Eğer ökçe uzun olursa, sahibi çok hâyâlıdır, namusludur, edeplidir.
129. Parmağı uzun olan, anlayışla bilgi doludur.
130. Adımı dar olanın cünbüşü hoştur Çünkü salınarak yürür, akıl ona hayran olur. Adamı öldürür o güzel yürüyüşü, ölüyü diriltir o güzel sözleri.
FİZYONOMİYE GÖRE BAŞTAKİ ŞEKİLLERİN KARAKTERE ETKİSİ ve YÜZDEN KARAKTER OKUMA İPUÇLARI
ALIN
Geniş: Entelektüel, hayal gücü kuvvetli
Normal: Dengeli, yetenekli
Açık: Sosyal, paylaşımcı, eli açık
Dar: Çok dikkatli, dakik, rakamlarla arası iyi
Dörtgen: İyi kalpli, alçak gönüllü, asil
Dik: Bağımsız
Yuvarlak: Hınçlı, çabuk sinirlenen
Aşırı enli: Kibirli, övünmeyi seven
Bombeli: İnisiyatif sahibi, uyumlu
Çökük: Zorluklara karşı direnci olmayan, ürkek
Aşırı küçük: Cimri, çabuk sinirlenen
Kırışıksız ve düz: Kibarlığa yatkın, dış görünüşe önem veren, süslü
KAŞLAR
Kalkık: Dinamik, hırslı, kolay sinirlenen
Düz: Rahatına düşkün, iyimser, dünyayla barışık
Geniş: Ufku geniş, güvensiz, hassas
Uzun: Güçlü, dirençli
Aşağıya doğru inen: Ters, hoşgörüsüz, kendisinden başka hiçbir fikri kabullenmeyen
Kısa: Sakin karakterli, duygusal, aktif
İnce: Esnek, başarılı, kolay pes eden
Çalı gibi: Güçlü yaradılışlı, başarılı
Kalın ve siyah: Dürüst, alçak gönüllü
Burnun üzerinde birleşen: Çabuk sinirlenen, cimri, dengesiz, maceracı
Kalın, aşağı doğru kavisli: Hayal gücü kuvvetli
Gözlere yakın, hilal şekilli: Ters, başına buyruk
Kavisli ve yüksek: Hayat aşkıyla, enerjiyle dolu
Aşağı doğru: Centilmen, sahiplenici, ciddi ilişkiler yaşayan
GÖZLER
Çukur: Ciddi, gizemli, zaman zaman gaddar, sezgileriyle hareket eden
Burna yakın: Konsantrasyonu kuvvetli, titiz, kararlı
Büyük: Açık, kibar, sözüne güvenilir, tembel
Küçük: Odaklanmış, özel, cesareti ve iradesi zayıf
Ne büyük ne küçük: Asil karakterli
Patlak: Hevesli ve meraklı
Parlak: İhtiraslı
Dış uçları aşağı doğru: Empati yeteneğine sahip, problemleri öngörebilen; bu nedenle de hayal kırıklığına uğramayan, merhametli
Göz rengi:
Koyu kahve veya koyu mavi: Güvenilir, ciddi
Koyu gri: Cimri
Gri: Sadık
Yeşil: İsabetli karar veren, kinci ve son derece kıskanç
Kahverengi: Diğerlerini düşünen, uysal ve uyumlu, zaman zaman sadakatsiz ve işler istedikleri gibi gitmeyince de çabuk sinirlenen
Kestane rengine yakın: Dengeli
Kurşuni mavi: Şair ruhlu, romantik, pratik işlerde başarısız, hayalci ve dalgın
Siyah-kahverengi-yeşil: Enerjik.
Siyah: İhtiraslı, ateşli, coşkulu, kurnaz
Mavi: Hassas, çevresi tarafından çok sevilen, çevrenin sevgisine ve takdirine bel bağlayan, üstlendiği vazifelere pek düşkün olmayan
Göz Kapakları
Görülebilen göz kapakları: Verdiği sözü tutan, ilişkilerde samimiyete ve sadakate önem veren, karşısındaki kişilere karşı da aynı beklenti içinde olan
Az görülebilen göz kapakları: İlişkilerde bağlılığa da bağımsızlığa da eşit derecede önem veren, dengeyi sağlamayı bilen
Görünmeyen gözkapakları: Çok iyi odaklanabilen, kişisel özgürlük alanına çok önem veren ve buna saygı gösterilmesini isteyen Aşırı büyük gözkapakları: Ciddiyetsiz, düşünmeden hareket eden
Alt göz kapakları sarkık: Alkole meyilli
BURUN
Dar: Kontrolcü
Geniş: Kendine güveni tam, iyi bir lider
Dolgun: Güçlü, inatçı, cömert ve sabırsız
Küçük ve kısa: Kibirli, cimri, kötü kalpli
Dışa doğru: Lider ruhlu, idare etmeyi seven ve temsilci ruhlu
Düz ve kalkık: Şehvetli, ihtiraslı
Kambur: Barışçı, cömert, eli açık
İçe doğru: Yardımlaşmayı seven, girişken
Sivri: Çabuk sinirlenen, meraklı
Uzun, ağza kadar uzanmış: Cesur, kahraman, akıllı, adil
Geniş ve düz: Sosyal ama kararsız
Burun deliklerinin duvarları kalın: İyi kalpli
Burun deliklerinin duvarları ince: Hırçın
Burun delikleri geniş: Sinirli
Dairevi burun delikleri: Alçakgönüllü
Burnun alınla birleştiği yer çökük: Şehvetli
DUDAKLAR
Geniş ve düşük: Cömert
Kısa ve kalkık: Gururlu
Büyük: Cesur, savaşçı ruhlu
Ensiz, büyük: Hilekar, yalancı
Aşırı büyük alt dudak: Tembel
İnce, ensiz: Şan ve şöhret tutkunu
Kalın ve kalkık: Ağzı kalabalık
Birbirine çok yakın ve sıkışmış: İtici mizaçlı, geçimsiz
Kalın, sarkık: Zevke ve eğlenceye düşkün
İnce ve düşük: Öz konuşan
Üst dudak ve damak önde: Huysuz ve kavgacı
ÇENE
Geniş: Otoriter, dediğim dedik
Aşırı enli, dörtgen: Acımasız, enerji dolu, kaba
Aşırı yuvarlak: Enerji dolu
Dar: Yumuşak başlı
İkiye ayrılmış: Kararsız
İleriye doğru çıkık: İnatçı, hoşgörüsüz
Gamzeli: İnatçı
Keskin uçlu: Çabuk sinirlenen
Yukarı doğru eğik: Zevkine düşkün
Küçük: Kararsız, tereddütlü
YÜZ ŞEKLİ
Enli, etli ve yuvarlak: İyi kalpli
Aşırı uzun: Kibirli, kendini beğenmiş
Çökük: Kötü ahlaklı
Düz şekilli: Ters, başına buyruk ve bazen zalim
Kemikli ve kare: Tedbirli, zaman zaman acımasız, sert, baskın karakterli
Şişman: Maddiyatçı, eğlenceyi seven ve rahatına düşkün
Uzun ve oval: Aptal, kendini beğenmiş
Aşırı küçük: Bayağı
Keskin hatlı: Alçak hislere yatkın
Küçük: Cesaretsiz ve iradesiz
Balon şekilli: İyi kalpli, alçak gönüllü
Uzun, dikdörtgen: Asil
Kemikli: Çalışmayı seven, ürkek
Üçgen: Az duyarlı
Zayıf: İhtiyatlı, derin düşünceli
Seyrek sakallı: Dengeli
BAŞ
Büyük: Hassas
Uzun, sivri çene ve sivri kafa: Yalancı, yaltaklık etmeye yatkın
Küçük: Duyarsız, hoyrat, incitici
Yukarı doğru ensiz: Pişkin ve yırtık
SAÇ RENGİ
Sarı: Cesur
Bal rengi: Soğuk
Kızıl: Kurnaz
Siyah: Korkak