Halk Arasında Perili Köşk Olarak Bilinen Yusuf Ziya Paşa Köşkü’nün İlginç Hikayesi

20881883_10213868970015635_8363985339805193982_n[1]

Halk Arasında Perili Köşk Olarak Bilinen Yusuf Ziya Paşa Köşkü’nün İlginç Hikayesi
Yapımına 1900’lerin başında başlanan inşaata ilk çivi 1910 yılında çakılsa da köşkün istenildiği gibi bitirilmesi mümkün olmamış bir türlü. Köşkün sahibi zamanın zengin tüccarı ve Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşanın başyaveri olan Yusuf Ziya Paşaymış.
Rivayete göre; Yusuf Ziya Paşa, kendinden hayli genç ve çok güzel bir kıza âşık olur. Kızla evlenmek için yanıp tutuşan paşa tüm servetini onun ayaklarına sermeye hazırdır, ama kız bir türlü yanaşmaz bu evliliğe. Yaptıracağı görkemli köşkle kızın gönlünü kazanacağına inanan paşa sonunda amacına ulaşır.
Söylentilere göre çok kıskanç bir kişiliğe sahip olan Yusuf Ziya Paşa, güzel eşini kimselerin uzaktan bile görmesine katlanamamaktadır. Bu yüzden Paşa’nın en büyük isteği hem eşinin güzelliğine yakışan, hem de onu yabancı gözlerden uzak tutacak bir köşk yaptırmaktır.
Köşkün yapılmasındaki ilk aksilik Padişah II. Abdülhamit’in “Boğaz’da cami minarelerinden daha yüksek bina yapılamaz” fermanı nedeniyle başlar. Karısının güzelliğine yakışacak çok görkemli ve yüksek bir köşk yaptırmak isteyen paşa bu nedenle köşkün bazı katlarını yaptırmaktan vazgeçer.
Nihayet köşkün bir kısmı biter ve paşa kızla evlenir. Ancak paşanın işi hiç de kolay değildir; çünkü güzelliği dillere destan olan kızın büyüsüne kapılan pek çok genç, hâlâ onun peşinde koşturmaya, köşkün önünden geçerek iç geçirmeye devam ederler. Bu yüzden köşkün adı da içinde “peri kadar güzel bir kız” yaşadığı için kısa süre içinde Perili Köşk’e çıkar.
Genç ve güzel eşini çok kıskanan ve kaybetmekten korkan Yusuf Ziya, sonunda genç eşini, kimse görmesin diye Rumelihisarı’nda yaptırdığı bu köşkün, üst katındaki kuleye kapatır ve onun başkalarıyla görüşmesini engellemek için de inşaatı tamamlatmaz, merdivenlerini bile yaptırmaz kuleli köşkün.
1914’te Birinci Dünya Savaşının çıkması ve Osmanlı İmparatorluğunun da savaşa girmesi nedeniyle inşaatı yapan ustalar askere alınır. Yusuf Ziya Paşa’nın iki gemisinin batmasıyla ekonomik zorluklar da başlar. Hem kalifiye işçi bulunamaması hem de işlerinin bozulması nedeniyle binanın yapımı bir türlü tamamlanamaz.
Uzun yıllar yarım haliyle zamana meydan okuyan ve neredeyse yüz yıl sonra yapımı tamamlanan Perili Köşkün yenileme çalışmaları esnasında da ilginç gelişmeler yaşanır. Köşkün gerçek hikayesi zamanla unutulur ve buraya peri kadar güzel bir kız yüzünden Perili Köşk dendiği belleklerden silinir. Bunun yerine Yusuf Ziya’nın ruhunun, bazı geceler köşkü ziyaret ettiği ve odalarda dolaştığı ya da Rapunzel misali köşkün kulesine kapatılan genç ve güzel kızın hayaletinin hâlâ köşkte, özellikle kulede gezindiği yönündeki söylentiler kulaktan kulağa yayılır.
Perili Köşk 1990’lı yıllarda yıkılıp yeniden yapılırken de söylentiler bitmez. İnşaatta çalışmak için getirilen işçiler, köşkte bulunan paşanın karısına ait aynaya baktıklarında, eski elbiseler içinde genç bir kadın hayaleti gördüklerini iddia ederler.
Mısır ve Türkiye’de bulunan 40’ı aşkın varisten satın alınan Perili Köşk’ün yeniden yapımı, 1995-2000 yıllarında mimar Hakan Kıran tarafından gerçekleştirilir. Perili Köşk, Anıtlar Kurulu’nun kararıyla aslına uygun şekilde yeniden yapılmak üzere yıkılır. Bu sırada kaya zeminin altında sonradan toprakla doldurulmuş 3 kata rastlanır. O zaman dışarıdan 6 kat olarak görülen bina yine kurulun onayıyla, ilk hali esas alınıp dokuz kat olarak yeniden planlanır.
Beş yıl süren yenileme çalışmaları sonunda 2002 yılında Perili Köşkü 25 yıllığına kiralayan Borusan Holding binayı bugünkü görünümüne kavuşturur. Borusan koleksiyonunda bulunan sanat eserleri Perili Köşk’e taşınır. Hafta içi holdingin ofis binası olan köşk, hafta sonları ise müze olarak hizmet veriyor. Eğer sizin de yolunuz Rumelihisarı ya da Emirgan taraflarına düşerse bu görkemli ve gizemli binayı mutlaka ziyaret ediniz. Şimdilerde köşkte periler yok, ama birbirinden güzel çağdaş sanat eserlerinin sergilendiği bir müze var.
ALINTI

HAYDİ ABBAS…

maxresdefault

HAYDİ ABBAS…
Cahit Sıtkı askerliğini yedeksubay olarak yapmak üzere birliğine gider.
O yıllarda yedeksubay sayısı az olduğundan her yedeksubaya emir eri verilmektedir. Birliğine gittiğinde bölük yazıcısından künye defterini ister. Sırayla isimlere bakmaktadır ki bir isim dikkatini çeker. Abbas oğlu Abbas..
Sakat çolak eli yüzünden çürüğe ayrılmış biridir Abbas.. Talim bitiminde askerin yanına gönderilmesini ister. Öğle saatlerinde kapı çalınır. Karşısındaki civan mert yiğit biri selam çakıp;
– Abbas oğlu Abbas, Emret komutan!.. der..
Aralarında şöyle bir konuşma geçer;
– Nerelisin?
– Memleket Mardin, kaza Midyat komutan.
– Sen benim emir erim olurmusun?
– Sen bilir komutan!.
Askere eşyalarını toplamasını ister ve kendi evinin altındaki boş yere taşınmasını ister. Zamanla askerin zekiliği sıcakkanlılığından etkilenir. Abbas her sabah erkenden kalkar, Cahit Sıtkı’ya kahvaltı hazırlar. Öğle yemeğini sormadan hazırlar. Tüm ihtiyaçlarını karşıdan bir istek gelmeden düşünüp yerine getirir. Düzenli olarak Cahit Sıtkı’nın kıyafetlerini ütüler hazırlar ve evin temizliğini yapar..
Akşamları olunca Cahit Sıtkı’nın sevdiği yemek ve mezeleri hazırlar..
Zamanla aralarında komutan asker ilişkisinden daha güçlü bir dostluk bağı oluşur. Bu saf ve temiz Anadolu çocuğundaki sadakat ve temiz yürekten etkilenmiştir Cahit Sıtkı.. Zaman zaman karşısına alıp dertleşir ve bu Anadolu çocuğunun ruhundaki gizli şeyleri keşfeder..
Akşamları rakı sofrası kurup en güzel kızartma ve mezeleri hazırlar Abbas.. Aralarındaki duygu bağları güçlenir.
Böyle bir keyif akşamında alkollü Cahit Sıtkı sorar;
– Sen İstanbul’u bilir misin Abbas?
– Bilir komutanım..
– Orda bir Beşiktaş var bilir misin?
– Bilir komutan!. Ben orda acemi birlikteydim. .
– Orda benim bir sevgilim var.. Sen O’nu kaçırıp bana getirir misin?
– Elbet komutan!
Sabah olur Cahit Sıtkı bakar ki Abbas yeni asker kıyafetleri giymiş, traş olmuş, hazırlanmış. Cahit Sıtkı sorar;
– Hayırdır Abbas neden böyle hazırlık yaptın?
– Ben istanbula gidecek komutan!..
– Ne yapacaksın sen İstanbulda?
– Sen söyledi bana.. Ben gidecek, sana Sevgiliyi getirecek!..
Gözlerindeki hüznü ve gözyaşlarını gizlemek istercesine arkasını dönüp kapıyı çarpar ve çıkıp gider Cahit Sıtkı..
Fakat bu mert askerin, yüreği sevgi dolu Anadolu çocuğunun samimiyeti ve sıcaklığından duygulanır..
Akşam olur.. Ağaç altında rakı sofrası kurdurur ve Abbası karşısına oturtur.. Birlikte yer içerler ve Cahit Sıtkı o meşhur şiirini kaleme döker..
“Haydi Abbas, vakit tamam..
Akşam diyordun, işte oldu akşam..
Kur bakalım çilingir soframızı..
Dinsin artık bu kalp ağrısı..
Şu ağacın gölgesinde olsun,
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal, çıksın bu gece..
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit;
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan.
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan..
Taştan Tülay

27 Agustos gecesi 00:30’da gökyüzünü izleyin dünyanin iki ayı varmış gibi görünecek.

Mars-ay-istanbul

Bunu dostlarınızla paylaşın. Bugün hayatta olan hiçbir kimse bu olayı tekrar göremeyecek..

27 Agustos gecesi 00:30’da gökyüzünü izleyin dünyanin iki ayı varmış gibi görünecek. Mars’ın dünyaya bu kadar yakın geçecegi bir sonraki tarih 2287 yılı.

Mars gezegeni Agustostan itibaren geceleri gokyuzunun en parlak cismi olacak. Amerikan uzay araştırmaları merkezinden yapılan açıklamaya göre Mars cıplak gözle dolunay kadar büyük görünecek.
27 Agustos”ta Mars dünyaya 34, 65 milyon mil yaklaştığında en büyük göründüğüu gün olacak. 27 Agustos gecesi 00:30”da gökyüzünü izleyin.

Dünyanın iki ay”ı varmış gibi görünecek. Mars”in dunyaya bu kadar yakın geçeceği bir sonraki tarih 2287 yılı. Uzmanlar ”Bugün hayatta olan hicbir kimse bu olayı tekrar göremeyecek.” olmasını hatırlatıyorlar.

Share this with your friends. No one alive today to see this event again ..
August 27 night, 00: 30 in the world to watch the sky will appear to have two months. Mars will pass so close to the world of the year 2287 at a later date.

The planet Mars will be the brightest object in the night from August of the sky. According to a statement from the center of American space exploration of Mars will look as large as the full moon by naked eye. 27 August “t Marsa world 34, when 65 million miles closer to the biggest göründüğü day. 00:30 the night of August 27 “follow the sky. The world’s two months “to look like I had. Mars “in the world of the year 2287 will go to a later date so close. Experts “Today THE CONTENTS anyone alive to see this event again.” They remind me of that.

ZEHİRLİ DÜŞÜNCELERİ DÖNÜŞTÜRMENİN 10 YOLU!

CiUHGSSUoAA5w1J[1]

 

 

ZEHİRLİ DÜŞÜNCELERİ DÖNÜŞTÜRMENİN 10 YOLU!
Öfkenin veya korkunun bir odanın havasını elektriklendirebilme tarzını hissetmişseniz, Sandra Ingerman’ın “zehirli düşünceler” sözüyle neyi kastettiğini anlayacaksınız. Bir aile terapisti ve şaman olan yazar, düşüncelerimizin ve duygularımızın zihinsel ve fiziksel esenliğimizi etkileyen görünmeyen ama hissedilir bir enerji yaydığına inanıyor “Zehirli Düşüncelere Şifa Vermek: Kişisel Dönüşüm için Sade Araçlar” adlı kitabında “psişik yumruklar”ın fiziksel şiddet kadar gerçek olduğunu yazıyor.
Bu makalede, kendinizi negatif düşüncelerden korumak ve pozitif enerji yaymayı öğrenmek için Sandra Ingerman’ın önerdiği on basit yolu okuyacaksınız:
Bir gece, etkileyici bir rüya gördüm. Çalışma arkadaşlarımdan oluşan bir grupta, bir su soğutucusunun etrafında ayakta durmaktaydım. Aramızdaki konuşmalar samimiydi ama çalışanlardan bazısının diğerlerine psişik/görünmez “yumruklar” attıklarını fark ettim. Yumruk yiyen kişiye “İyi misin?” diyor ve diğerine dönüp “Ne yaptığını gördün mü?” diye soruyordum. İnsanların davranışları bakımından böyle bilinçsiz olması beni şoke etmişti.
Rüyam, görünmeyen etkileşimlerin gücünü göstermişti. İnsanların nasıl davrandıklarını gözlemlediğimizde herhangi bir düşmanlık yok gibi görünebilir. Bizi dinlemekte olan kişinin yüzünde bir gülümseme görebiliriz. Ama görünmeyen düzeyde neler olmaktadır? Konuşmamız veya mevcudiyetimiz aracılığıyla karşımızdaki kişide hangi hisleri tetiklemekteyiz?
Ruh dediğimiz görünmeyen bir boyuta; “tenimizin ötesindeki asıl kimliğimiz” dediğim bir unsura sahibiz. Bu yanımızı göremeyiz ama beden ve zihin ile birlikte bu yan bütün varlığımızı oluşturmaktadır. Fiziksel dünyada başkalarıyla ne zaman etkileşime geçsek, görünmeyen bir enerji alışverişi de gerçekleşir.
Başkalarının davranışlarını tarif etmek için kullandığımız bazı yaygın ifadelerden bazıları:
Çok buyurgan.
Kişisel alanımı işgal ediyor.
Adeta dayak yedim.
Düşünce tekmelenmiş.
Sırtımdan bıçakladı.
Bakışları hançer gibiydi.
Tavrıyla grubu adeta esir aldı.
Oda, patlamaya hazır bir enerjiyle doldu.
Bir öneride bulunayım dedim, vuruldum.
Şiddet enerjisi görünmeyen, psişik düzeyde eyleme geçer ama hem fiziksel sağlığı ve hem de psikolojik esenliğimize etki yapar. Enerji, somuttur. Negatif enerjiyle dolu bir ortamda yaşadığımızda veya çalıştığımızda kendimizi ya fiziksel veya psikolojik düzeyde iyi hissetmeyiz.
Yerli kültürlerin hepsi, öfke gibi negatif bir enerjiyi yollamak ile bunu yalnızca ifade etmek arasındaki farkı anlamaktadırlar. Biri öfkesini “zehirli ok” gibi yollamaksızın ifade ederse o kişi öfke hissini tanıyıp kabul etmektedir; bu durumda, öfkenin bir başkasına zarar verebilecek hiçbir kuvveti veya hareketi yoktur. Olanları yalnızca görünür düzeyde tanıyıp kabullendiğimiz kültürümüzde, farkındalığın bu diğer düzeyini inkar etmekte ve bu nedenle, sebep olduğumuz hasarı fark etmeksizin, bilinçsizce “zehirli oklar” atmaktayız.
Duygular taşımanın ve duyguları ifade etmenin insanlık halinin bir parçası olduğunu anlamamız önemlidir. Yürütülen araştırmalardan biliyoruz ki duygularımızı ifade etmediğimizde hastalıklar oluşabilmektedir.
Ruhsal öğretiler, dış dünyamızın; bilincimizin iç durumunun bir yansıması olduğunu, binlerce yıldır öğretmekteler.
Çevre kirliliğine ve günümüzde dünyanın durumuna baktığımızda, içsel dünyamızın bir yansımasını görmekteyiz. Dünyayı değiştirmek istiyorsak kendimizi değiştirme niyetimize odaklanmamız gerekir.
Ruhsal uygulamalar ile çevreyi iyileştirmek ve dünyaya barış getirmek için yapılan dışsal çalışmalar arasında bir köprü oluşturmamızın zamanıdır.
Ruhsal öğretilerin hepsi, fiziksel düzeyde tezahür etmeden önce her şeyin ruhsal düzeyde tezahür ettiğini öğretmektedir. Ruhsal uygulamaları yaşamlarımıza sokmakla, kişisel ve gezegensel değişimi yaratma gücüne hepimizin sahip olabiliriz.
Dünyada nasıl biri olduğunuzu dönüştürmek yoluyla barışın gerçek ifadesi olabilmeniz mümkün. İşte, bunu yapmanın 10 basit yolu:
Kalbinizden Nefes Alıp Verin
Nefes alıp vermek, enerjiyi dönüştürmenin en basit yollarından biridir. Bu alıştırmayı, gün boyunca yapabilirsiniz: Ellerinizi kalbinizin üstüne koyun ve nefes alıp verirken kalbinizin hareketini hissedin. Bu, sakinleştiricidir ve dünyaya sevgi, huzur ve uyum enerjisi yollar.
Aynaya Bakın
Mücadele gerektiren bir duruma tepki vermeden önce bir aynadaki yansımanıza bakarak duygu ayarı yapın. Hiç kimse kendini zehirli bir tarzda hareket ederken görmek istemez. Size aptalca gelebilir ama bu düşüncenin sizi durdurmasına izin vermeyin. Kendimizi fazla ciddiye almak, negatif düşüncenin nedenlerinden biridir.
İfade Edin; Yollamayın
Stres, daha sonra pişman olabileceğimiz tarzda davranmamıza yol açabilir. Sorunlu duygulara sahip olmak normaldir ve hislerinizi tanıyıp kabullenmek önemlidir. Yalnızca enerjiyi kendinize, başkalarına ve dünyaya bir “zehirli ok” gibi göndermemeye dikkat ediniz.
Sevdiğiniz Birinin Yüzünü Düşünün
Duygularınızın ardındaki enerji tüm canlılara yayılır. Duygularınızın ardındaki enerji tüm canlı varlıklara yayılır. Sizin için sorunlu olan duyguları tetikleyen biriyle karşılaştıysanız, sevdiğiniz birini düşünün ve, size meydan okuyan kişinin siması yerine sevdiğiniz kişinin simasını koymaya çalışın. Örneğin, bir küçük yavru kedinin siması veya sevdiğiniz bir çiçeğin imgesi ile de çalışabilirsiniz.
Sözlerinize Dikkat Edin
Düşünceleriniz ve duygularınız gibi sözleriniz de içinde yaşadığımız dünyayı ve deneyimlerinizi değiştirme gücüne sahiptir. Bu, yüksek sesle başkalarına söylediğiniz sözler kadar sessizce kendinize söyledikleriniz için de geçerlidir. Kendinize iyi bir insan olmadığınızı söylemekteyseniz bu gerçekliği tezahür ettirmeye başlarsınız. Zihninizi olumlu sözcüklerle doldurun ki hayatınız da olumlu yönde açılıp genişlesin. “Abrakadabra” kelimesi, Arami dilinde “Konuştuğum üzere yaratacağım” anlamına gelen “Abraq ad habra” cümlesidir. Çocukken, ne anlama geldiğini bilmeksizin, kimbilir ne kadar sık söylemişizdir bu cümleyi.
Başkalarında Tanrısallığı Görün
Istırap çektiğini algıladığınız kişilere acımayınız; bu, onları yalnızca daha da derin bir ıstıraba sevk eder. İnsanları kendi ilahi ışıkları ve kusursuzlukları içinde gördüğünüzde, zorluklarıyla başa çıkmak için ihtiyaçları olan kuvveti onlara vermeye yardımcı olursunuz. Algılamanın gerçekliğinizi yarattığını unutmayın.
Doğayla Bağlantı Kurun
Bizler doğanın birer parçasıyız. Stres durumunda olduğumuzda doğanın temel unsurlarından –toprak, hava, su ve ateş (güneşteki gibi)– beslenmemiz kesilir ve gerçekten hastalanabiliriz. Doğa, en büyük şifacıdır. Sık sık zaman yaratıp doğal dünya ile bağlantıya geçin.
Suyla İyileşin
Suyun yaşam gücü acılarınızı yıkayıp götürebilir ve en basit faaliyetlerin bile şifa verici bir etkisi vardır. Ellerinizi yıkarken, duş alırken veya yağmur altında ıslanırken negatif enerjinin sizden uzaklaştığını ve ışığa dönüştüğünü imgeleyin.
Kendinizi Işıkla Koruyun
Birinin size psişik açıdan saldırdığını veya enerjetik açıdan düşmanca davrandığını hissederseniz, etrafınızı saran koruyucu bir ışık imgeleyin. Bazıları bunu beyaz bir enerji alanı olarak düşünmektedir; ben ise şeffaf ve mavi bir yumurtanın içinde olmak şeklinde imgeliyorum. Size uygun rengi bulmaya çalışın. Bu sizi, size doğru yollanan zararlı enerjilerden koruyacaktır.
Sevgiyle Yanıt Verin
Başkalarından gelen negatif ve zehirli enerjilerin alıcısı olmanız gerekmez. Sevgiyle almak istemediğiniz enerjiyi geri çevirebilirsiniz. Sevgiyle yanıt vermek ise bir saldırı pozisyonu almanızı ve daha çok negatif enerji yaratmanızı önleyecektir. Şifa veren tek şey sevgidir.
Kaynak: Sandra Ingerman

….“yaşamak için güzel bir gün” …..

resized_13146-57d6edbdekranalintisi[1]

 

 

Kızılderililerin meşhur sözüdür belki bilirsiniz:
…….“yaşamak için güzel bir gün” …..
diyerek her sabah çadırdan çıkarak güne başlarlar. Yıl 365 gün b…u lafı duyan beyazlar, Kızılderililerin güneşte, karda, yağmurda ve güzel havada hep aynı sözü söylemeleri gariplerine gider. Ve bir gün Kızılderililere sorarlar. Hadi güzel havaları anladık ama “her gün de güzel bir gün olmaz ki” diye itiraz ederler. Kızılderililer gülerek
…..“yaşamak isteyen kişi için her gün güzel bir gündür”

Eyvah! Merkür Retrosu başlıyor

merkur-gunes[1]

 

Eyvah! Merkür Retrosu başlıyor
Bu haftanın en önemli gökyüzü olayı Merkür’ün üç hafta sürecek olan Başak burcunda geri hareketine başlaması olacak. Yedeklemeniz gereken ne varsa bence hemen yedekleyin!

Bu haftanın en önemli gökyüzü olayı Merkür’ün üç hafta sürecek olan Başak burcunda geri hareketine başlaması olacak.
İletişim kazaları, yanlış anlaşılmalar, hesap hataları, sistemlerin çökmesi, cep telefonu sorunları, kısacası aklınıza gelebilecek her türlü elektronik ve iletişim sorunları baş gösterebilir. Yedeklemeniz gereken ne varsa bence hemen yedekleyin!

Koç Burcu Haftalık Burç Yorumu
Bu hafta Venüs/Plüton etkileşimi ile öncelikle bu hafta ikili ilişkilere dikkat diyoruz. İlişkiler, evlilik, ortaklıklarla ilgili sorunlar, sıkıntılar, kayıplar söz konusu olacaktır. Ayrılıklar, boşanmalar, ilişkilerde engeller söz konusu olabilir. Bu hafta sabretmeye biraz daha ihtiyacınız olabilir.
Akabinde bu hafta yaşadığınız yeri değiştirmek, yeni ev almak, evinizde dekoratif değişiklikler yapmak için girişimlerde bulunabilirsiniz. Yalnız eviniz içinde olası kazalara, sigorta atmalarına, arızalara karşı hazırlı olmanızda yarar var. Ev içinde aniden minik bir durum kontrol dışı büyüyebilir, tartışmalardan uzak durmanızda yarar var. Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Merkür Retro olduğundan dolayı yeni işlere başlamak için hiç uygun bir dönem değil. Elinizdeki işlere odaklanmak ve elinizdeki işleri bitirmeniz de fayda var. İş konusunda kendinizi saf ve enayi yerine koydurmayın ve kendinizi kullandırmayın. İş arkadaşlarınız hayal kırıklığı yaratabilir, güveninizi sarsabilir.

Boğa Burcu Haftalık Burç Yorumu

Venüs/Plüton etkileşimi ile önce sağlık diyoruz! İş yaptığımız kişilerle terso durumlar oluşabilir, işler gecikir, aksar, müşteriler ariza çıkarır. Özellikle iş ilişkilerinde ve sağlığa bu hafta ekstra dikkat ediyoruz. Sonrasında bu hafta iletişim kazalarına, hukuksal sorun yaratacak konulara karşı tedbirli ve dikkatli olmamız gerek! 

Yanlış anlamalara, arkamızdan dönen bir takım ani olaylara karşı uyanık olmamızda yarar var. Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Merkür Retro olmasından dolayı eski flörtler, eski sevgililer yeniden gündeme gelebilir. Özel hayatınızda bir iletişim karmaşası yaşayabilirsiniz. Aşk hayatınızda kandırılmaya, kullanılmamaya dikkat edin! Aşk hayatınızda bir hayal kırıklığı oluşabilir. Fazla düşünmekten fazla sorgulamaktan dolayı aradığınızı bulmakta zorlanabilirsiniz. Aşk hayatınızla olmayacak dualara amin demeyin, yaş tahtaya basmayın. Kafanızı daha çok meşgul edecek, detayların biraz daha yoğun oldu hobiler edinebilirsiniz.

Eğer ki işiniz sanat, yaratıcılık, sahne ile ilgili bir iş ise yeni tekliflerle karşılaşabilirsiniz. Fakat bu alanda Merkür Retro olduğu için bu işler uzun soluklu olmayabilir. İletişim ve bilgi aksaklıkları yüzünden problemler ortaya çıkabilir. Yine bu dönem yeni işlere başlamak için de çok uygun olmayabilir, zira Merkür Retro!

İkizler Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile finansal konularda dikkatli olmalı, yatırımlarınızı dikkatli değerlendirmelisiniz. Bu hafta riskli girişimlerde bulunmak için pek de rahat ve uygun değil açıkçası. Değerli eşyalarınıza sahip çıkmanızı önerebilirim.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Ailenizle ilgili konular için fazla mükemmeliyetçi, detaycı, titiz ve eleştirel olabilirsiniz. Ailenizle ve yaşadığınız yerle ilgili konularda her şeyin en mükemmelini istiyor olabilirsiniz. Fakat bu konularda, işlerde, bilgi ve iletişim de sorunlar meydana gelebilecektir. Ailenizle ilgili geçmişe ait hesaplar, defterler, konular yeniden açılabilir. Geçmişe dair geçmiş konulara dair bir temizlik yapmanız gerekebilir. Eğer ki evinizi dekore edecekseniz daha minimal bir tarzı daha sade bir tarzı tercih edebilirsiniz. Yalnız bu dönem evinize yeni elektronik eşyalar ve aletleri almak için de uygun değildir. Evinizin elektrik tesisatında problemler meydana gelebilir.
Ev hayatınız ve iş hayatınız arasında dengeyi kurmakta zorlanabilirsiniz. Bu dönem yeni işbirlikleri ve ortaklıklara girişmek, imza atmak için de pek uygun bir süreç değildir. Bu dönem kendinize dönmek, kendi eksikliklerinize odaklanmak, ihtiyaçlarınızı belirlemek, hatalı olan yönlerinizi tespit etmek ve bunları düzeltmek için de harika bir dönem olacaktır.

Yengeç Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile ailevi sorunlar, aile ile ilgili kayıplar, ikamet edilen yerle ilgili sorunlar, yaşamdan beklentilerin düşmesi, depresyon, hedef sapması gibi durumlar oluşabilir. Bu hafta biraz sabır haftası açıkçası! Özellikle ikili ilişkiler ve özel hayatla ilgili kıskançlık durumları oluşabilir. Yalnız olanlar iş çevrenizden biri ile yakınlaşmalar söz konusu olabilir.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Yeni fikirler, düşünceler zihninizde uçuşabilir ve bunları not alın. Komşularınızı, kardeşlerinizi, yakın çevrenizdeki insanları bu dönem biraz fazla eleştirebilirsiniz. Eleştirinin dozunu ayarlamaya dikkat edin. Merkür geri harekette olduğundan dolayı iletişim karmaşası, bilgi karmaşası, bilginin yanlış kullanılması, iletişim araçlarında bozulmalar, aksaklıklar söz konusu olabilir. Eskiden yarım bıraktığınız eğitimleri tamamlamak üzere kolları sıvayabilirsiniz. Fakat bu dönem bir eğitime başlarsanız yarım kalabilir, vazgeçebilirsiniz.
Yeni fırsatlar, anlaşmalar, sözleşmeler gündemde olacaktır. Ama bana sorarsanız her türlü yazılı anlaşmanız 7 Eylül’den sonraki bir zamanı bırakmanıza fayda var. Bazılarınız kardeşlerinizle beraber ortak bir takım işlere girişebilirsiniz. Fakat yine de bu gibi işleri 7 Eylül’den sonraya bırakmakta fayda var.

Aslan Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile bu hafta özel hayatınız biraz risk noktasında! Aldatma, aldatılma gibi durumlar söz konusu olabilir. İlişkilerde gereksiz gerginliklere karşı dikkat! Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı da dikkatli olmanızda yarar var. Prezervatif kullanmayı veya korunmayı ihmal etmeyin. Umumi tuvaletlerde daha dikkatli olun.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Bu dönem daha çok para kazanmak adına size gelen teklifler veya aklınıza gelen fikirleri birkaç defa revize olabilir. Kişisel elektronik eşyalarınız, cep telefonu gibi bilgisayar gibi laptop gibi Merkür Retrosu etkisiyle bozulabilir, bilgiler karışabilir. Bana sorarsanız bence siz bu hafta tüm bilgilerinizi ve datalarınız, bilgisayarınızı yedeklemeniz de fayda var. Parasal konularda özellikle olabildiğince akıllıca kararlar vermeye özen gösterin. Ayakları yere sağlam basmayan, gerçekçi olmayan hedeflerden zinhar uzak durun. Hayatınızda maddi konularda gerçeklerden uzaklaşmamaya özen gösterin. Paranızı kaptırmayın, bu konuda kurban psikolojisine bürünmeyin.
Bu dönem gelebilecek olan iş tekliflerini dikkatli bir şekilde değerlendirin. Zira gelen tekliflerin altları boş olabilir. Atıyorum size vadedilen para ödenmeyebilir. Bu hafta ödemelerde de aksaklıklarla gecikmeler yaşanabilir. Parasal konularda risk almak için pek de akıllıca bir hafta değil. En azından 7 Eylül’e kadar beklemeniz de fayda olduğunu düşünüyorum. Merkür Retrosu yüzünden doğru kararlar vermekte zorlanabilirsiniz. Eşyalarınız kaybolabilir, eşyaları koydunuz yerleri unutabilirsiniz. Finansal anlamda güzel fırsatlar var! Ama sizin akıllıca hareket etmeniz gerekiyor.

Başak Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile eğer özel hayatınızda kimse yok ise bu hafta flörtler, yakınlaşmalar söz konusu olabilecektir. Özellikle arkadaşlarınız sizler için çöpçatanlık yapabilirler. Hayatınızda biri var ise yalnız durum biraz karışık, gereksiz gerginliklerden, tartışmalardan uzak durmanızda yarar var.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Kariyer konusunda adımlar atabilir, kendi işinizi kurmak isteyebilir, emeklerinizi kariyere dönüştürmek isteyebilirsiniz. Fakat Merkür’de bu alanda geri harekette olduğu için yeni tüm başlangıçlarınızı 7 Eylül’den sonraya bırakmakta fayda olduğunu düşünüyorum. İkili ilişkiler alanında özellikle gerçeklerden kaçmaya eğilimli olabilirsiniz. Kafanız karışabilir, partneriniz veya ortağınız ile ilgili doğru karar vermekte zorlanabilirsiniz. Hayatınızda olmadığınız kadar gerçekçi, akılcı olmanız gerekmektedir. Özellikle ortaklıklar ve ilişkilerle ilgili illüzyonlardan, ayakları yere sağlam basmayan koşullardan uzak durmanız gerekmektedir. Her türlü gerçekçi olmayan ortaklık tekliflerinden uzak durun. Kandırılmayın, oyuna gelmeyin.
Bu hafta yeni ortaklıklar başlatmak, anlaşmalar imzalamak için uygun bir hafta değil. Eylül’den sonra bir zamanı beklemenize fayda var. Babanızla veya annenizle çatışmalar yaşayabilirsiniz. Özellikle de ikili ilişkiler ve ortaklıklar ile ilgili konularda güven zedelenmesi, hayal kırıklığı gibi temalarla karşılaşabilirsiniz. Merkür de burcunuzda geri harekette olduğu için, hayatınızdaki elektronik aletlerde bozulmalar, iletişim aksamaları, planların son dakika iptal olması gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz. Her zaman yedekte bir planınızın olmasında fayda var. Fiziksel olarak değişiklikler yapmak için de koşullar çok uygun olmayabilir. Hayatınızla ilgili alacağınız kararları defalarca değiştirebilir, revize edebilirsiniz. Zira Merkür burcunuzda geri harekette!
Özellikle de ailede babanızla ilgili sağlık sorunları gündeme gelebilir. Kendi kişisel sağlığınıza da daha fazla önem vereceğiniz, nasıl göründüğünüze daha fazla dikkat edeceğiniz bir süreç sizleri bekliyor olacak. Bu dönem bol bol eğitim alabilirsiniz. Bu eğitimler kişisel gelişimle ilgili eğitimler olabilir. Dijital pazarlama, reklam, halkla ilişkilerle ilgili konularda daha fazla ilgilenmeniz gerekebilir

Terazi Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile iş ve kariyer anlamında ani gelişen durumlar söz konusu olabilir. Eğer aklınızı kullanabilirseniz bu hafta iş ile ilgili bir krizi kendi yararınıza dönüştürebilir, karlı çıkabilirsiniz.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Hayatınızda özellikle iletişim, bilgi alışverişi ile ilgili bazı sorunlar meydana gelebilir. Söylemediğiniz veya yazmadığınız şeyler söylenmiş gibi ifade edilebilir, söyledikleriniz çarpıtılabilir. Bilgi ve fikir hırsızlıklarına karşı dikkatli olmanızda fayda var. Şifre ile ilgili sorunlar oluşabilir. Bilgilerinize sizden gizli bir şekilde sızmak isteyebilirler. Yakın çevrenizle, komşularınızla ve kardeşlerinizle tartışmamaya veya kavga etmemeye özen gösterin.

Akrep Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile özellikle anlaşmalar imzalamak, fikir tartışmalarına girmek, pazarlama, reklam konuları ile ilgilenmek için pek uygun bir hafta değil. İletişim araçlarında sıkıntılar meydana gelebilir.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Eski arkadaşlar eski dostlarla bir araya gelebilirsiniz. Ama diğer taraftan sosyal çevreniz ve arkadaşlık ilişkilerinizde bilgi ve iletişim aksaklıkları, bilginin yanlış dağılması, bilgi ile ilgili sorun ve problemler meydana gelebilir. Bu dönem çıkabilecek dedikodulara karşı dikkatli olmanızda fayda var. Bu dönem arkadaşlarınıza borç vermek, arkadaşlarınız arasında para ilişkileri kurmak için hiç uygun bir zaman değildir. Parasal mevzular yüzünden dostlarınızla aranız açılabilir

Yay Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile finansal anlamda da kazançlar söz konusu olacak. Fakat beklenmedik, ani harcamalar, masraflar çıkabilir. Kredi vesaire düşünüyorsanız sıkıntılı bir şekilde olsa da amacınıza ulaşabileceksiniz.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Hayatının odak noktası daha çok iş ve kariyer üzerine kurulu olacaktır. Yapacağınız her türlü işte daha detaycı ve mükemmeliyetçi, analiz yeteneklerinizi kullanarak en iyi ve en mükemmel işi çıkarmaya çalışacaksınız. Yeni işe teklifleri ile bu süreç içerisinde karşılaşabilirsiniz. Ama 7 Eylül’den sonra değerlendirmeniz de fayda olduğunu düşünüyorum. Kariyer alanınızda geri giden Merkür yüzünden biraz kafa karışıklığı yaşayabilir, mantıklı düşünmek de zorlanabilir, kararsızlıklar yaşayabilirsiniz. Evinizde su tesisatı ile ilgili minik sorunlar oluşabilir.

Oğlak Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile ilişkiler açısından da gerginlikler, ortaklaşa işlerde, evlilik gibi durumlarda krizler söz konusu olabilir. Eğer hayatınızda özel anlamda biri yok ise biraz cinsellik yönü ağır basan ilişkilere yönelebilirsiniz. Bu hafta ilişkilerinizde baskıcı, takıntılı olmamaya özen gösterin.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Fikirlerinizi ve düşüncelerinizi organize etmekte zorlanabilirsiniz. Yanlış anlaşılmaya açık bir dönemde olacaksınız. Yurt dışı bağlantılı işlerde gecikmeler meydana gelebilir. Eğitimle ilgili konularda hatalı kararlar vermeye eğilimli olabilirsiniz. Bu aralar yaşamınızın gidişatını değiştirecek kararları tek başımıza vermeyin. Birkaç kişiden fikir almanızda fayda var. Komşularınızla, kardeşlerinizle, yakın akrabalarınızla güven sarılabilecek olaylar, hayal kırıklığı yaratabilecek durumlar söz konusu olabilir. Trafikte dikkat! Dalgınlık yüzünden sıkıntı yaşamayın. Bu hafta e-posta, mesaj ve kurye gönderilerinize dikkat edin. Yanlış paketler yanlış kişilere gitmesin.
Yurt dışı planlarınızda gecikmeler ve birtakım engellerle uğraşmanız gerekebilir. Hukuksal konularda dikkat edin. İllegal her türlü konudan uzak durun. Ciddi iletişim aksaklıklarına sebebiyet verebilir. Fikirler ve bilgiler karışabilir. Resmi evraklara da dikkat edin, kaybolmasın. Bu dönem dava açmak, hukuksal yeni bir takım başlangıçlar yapmak için pek uygun olmayabilir. Eğitimler bu dönem yarım kalabilir. Seyahate çıkacağınız zaman bavulunuza, fişlerinize, biletlerinize dikkat edin. Seyahatlerde son dakika aksilikler çıkabilir.

Kova Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile birlikte çalıştığınız kişilerle ilişkilerde krizler oluşabilir. Eğer akıllıca davranırsanız kriz ortamını kendi yararınıza dönüştürebilirsiniz.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. Hesap hataları, belirsizlikler, banka işlemlerinde sorunlar, yanlış yatırımlar finansal karmaşa, finansal anlamda, ekonomik anlamda önünüzü görmek zor olabilir. Özellikle banka hesapları konusunda bu aralar hatalar, kredi kartı ekstrenizde yanlış ödemeler yansıyabilir, göz atmanızda fayda var. Faturalandırma ile ilgili konularda minik hatalar oluşabilir. Size yapılması gereken ödemeler de bazı hatalar ortaya çıkabilir.
Eğer ki kredi çekmek gibi bir düşünceniz varsa 7 Eylül’den sonraki bir tarihi beklemeniz de fayda var. Parasal konularda yanlış kararlar vermek, hatalı yatırımlar yapmak daha söz konusu olacaktır. Maddi anlamda para kaybedebilir, hayal kırıklığı yaşanabilir ya da finansal konularda güveni sarsabilecek durumlarla karşılaşabilirsiniz. Değerli eşyalarınızı ortalıkta çok fazla bırakmayın. Evinize hırsız girebilir. Bu yüzden bu aralar güvenlik önlemlerinizi arttırmanız da fayda var.

Balık Burcu Haftalık Burç Yorumu
Venüs/Plüton etkileşimi ile eğer özel hayatınızda kimse yok ise bu hafta flörtler, yakınlaşmalar, tanışmalar söz konusu olabilecektir. Hobilerinize yönelebilir, yeni hobiler elde edebilirsiniz. Ama bu hafta riskli girişimlerden ve yatırımlardan uzak durmanızda yarar var.
Bu hafta üç hafta sürecek olan Merkür Retrosu başlıyor. 7 Eylül’e kadar yeni bir ortaklığa başlamak, yeni bir ilişkiye başlamak için koşullar çok da uygun olmayabilir. Anlaşmaları, sözleşmeleri, imza gerektiren konuları 7 Eylül’e kadar bekletmeniz de fayda var. Eğer evlilik planları yapmayı düşünüyorsanız evlilik tarihini 7 Eylül’den sonraki bir zamana bırakmanız da fayda var. Resmi işlere hemen girişmek veya başlamak yerine şu dönem sadece olası yapabileceğiniz iş ve projeleri konuşarak geçirmenizi tavsiye ediyorum.
Eğer ki yalnızsanız hayatınızda kimse yok ise size sürpriz bir ilişkide getirebilir. Ama bu ilişkinin gelgitinin çok olabileceğini, ilişkiyi oturtmak, ilişkide güven zemini sağlamak, ilişkide temel taşları oturtmanın her zamankinden daha zor olabileceğini ve daha çok çaba sarf edilmesi gerektiğini aklınızdan çıkarmamanız da fayda var. Zira Merkür geri harekette! Eski aşklar, ilişkiler yeniden hortlayabilir

 

MİDE YANMASINA ve MİDE EKŞİMESİNE NE İYİ GELİR?

mide-yanmasina-iyi-gelen-yiyecekler[1]

 

HER YEMEKTEN ÖNCE 1 KAŞIK TÜKETİN!.
Mide ekşimesi ve mide yanması gibi reflünün belirti verdiği rahatsızlıkları çekiyorsanız bu durumun ne kadar can sıkıcı olduğunu bilirsiniz.

 

Mide yanması genellikle, yemek sonrası ortaya çıkan ve gece yatarken göğüs kısmında belirti veren rahatsızlıklar olarak meydana gelir.

Bu belirtiler aynı zamanda heyecanlı olduğunuz zaman yada stres altındayken de ortaya çıkabilir.

 

Mide ekşimesiyle ortaya çıkan belirtileri tedavi edebilmek için asit indirgeyici ilaçlar kullanılır.

Bu ilaçlar, belli bir zaman sonra kemik erimesi ve B12 eksikliğine neden olabilir.

 

Aynı zamanda yapılan araştırmalar,  sık mide ilaçları kullanan insanların kalp rahatsızlığı ve böbrek yetmezliği açısından büyük risk altında olduklarını ortaya çıkarmıştır.

 

Mide yanması gibi ufak belirtiler oluştuğunda reflünün gelişmesini engellemek ve rahatsızlığın vermiş olduğu belirtileri ortadan kaldırmak için doğal yöntemlerle kendinizi tedavi edebilirisiniz.

Muz  : Muzlar midede meydana gelen asit oluşumuna karşı tampon görevi görürler. Muz aynı zamanda alkali bir meyve olduğu için mide asidini nötralize etmeye yardımcı olur.

Zencefilli çay  : Zencefil doğal mide sakinleştiricidir. Zencefilli çay mide bulantısını azalttığı gibi midede meydana gelen asidi engellemede de büyük rol oynar.

 

Zencefili 3 çeyrek parçaya bölün ve 30 dk boyunca 2 bardak sıcak suda kaynatın.  Son olarak kaynama işlemi bittikten sonra zencefil çayını yemeklerden 20 dk önce aç karnına tüketin.

 

Hardal : Mide ekşimesi ve reflü rahatsızlığında hardal tüketmek sizi şaşırtabilir ancak hardal, minerallerle doludur.  Aynı zamanda hardal,  mide ve boğazdaki asidi nötralize eden alkali bir yiyecektir.

 

Eğer mide ekşimesini çok sık yaşıyorsanız yemeklerden önce 1 çay kaşığı hardal tüketebilirsiniz.

 

Papatya çayı :Yatmadan yaklaşık bir buçuk saat önce papatya çayı tüketmek midenizdeki iltihaplanmayı büyük ölçüde azaltacaktır.  Aynı zamanda midede meydana gelen asit ve reflü tedavisi için doğal bir  şifa kaynağı olacaktır.

Papatya çayından sağlıklı bir şekilde faydalanmak istiyorsanız klorsuz bir bardak suyu ilk olarak kaynatın.

İlk sıcağı geçtikten sonra içerisine bir tatlı kaşığı kurutulmuş papatya ekleyin ve 7dk demleyin.

Karbonatlı su  : Karbonatlı su mide asidini nötralize etmede bir baz maddesi olarak kullanılabilir.

Karbonatlı su aynı zamanda vücudun ph seviyelerini dengeler. Bir bardak suya 1 çay kaşığı karbonat ekleyin. Ve iyice karıştırın.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: Hayat Mutfakta

ASYALI BAYANLARIN YÜZ GÜZELLİKLERİNİN SIRRI : PİRİNÇ SUYU

chinese_beauty_secrets__3_[1]

CİLT TEMİZLİĞİ VE BAKIMI İÇİN DOĞADAN GELEN SIR : PİRİNÇ SUYU
Yüzünüzü bir de bununla yıkayın… Etkileyici sonuçlarına çok şaşıracaksınız… İşte o faydalar…

Asyalı kadınların güzelliğini pirince borçlu olduğunu bilmeyen yoktur. Bununla birlikte pirinç hem cilt için hem de sağlık açısından oldukça faydalı bir besindir.

Ancak pirinci sadece besin olarak tüketmenin dışında farklı şekillerde de tüketebilirsiniz. Özellikle cilt bakımında oldukça etkili olan bir toniktir. Üstelik ten rengini açmada pirincin oldukça etkili olduğunu da belirtmek gerekir.

Pirinç İle Cilt Rengini Açma

Pirinç tozu pirincin öğütülmesi ile elde edilir. Pirinç tozunu sadece süt veya su ile kıvam haline getirerek bu karışımı düzenli olarak cilt bakımı için kullanabilirsiniz. Düzenli yapıldığında cildinizin beyazlamasını sağlayabilirsiniz.

 

Cilt Toniği Olarak Kullanılır
Bir kabın içine pirinçleri koyun ve suda bekletin. Ardından da birkaç saat beklemesinin ardından da pirincin suyunun çıktığını göreceksiniz.

Bu su ile cildinizi yıkayabilir veya silebilirsiniz. Bu sayede makyaj kalıntılarını daha kolay bir şekilde temizleyebilir ve cildinizin bakımını yapabilirsiniz.

Maske Olarak Tercih Edebilirsiniz

Pirinci öğüttükten sonra az miktar süt ile karıştırarak macun kıvamına getirin. Yüzünüze sürdüğünüz bu maskeyi sadece yarım saat beklettikten sonra ılık su ile durulayabilirsiniz.

Bu maske sayesinde siyah nokta veya sivilce gibi sorunların önüne geçebileceğiniz gibi aynı zamanda da cilt tonunuzu birkaç tona kadar açabilirsiniz.

Sadece haftada üç kez yaptığınız bu pirinç maskesi sayesinde porselen gibi bir cilde sahip olabilirsiniz. Dilerseniz pirinç suyu ile veya dilerseniz de pirinç macunu ile bu maskeyi kolaylıkla yapabilirsiniz.

Bu önemli bilgileri daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak:Hayat Mutfakta

Her Güçlü Kadının Mutlaka İzlemesi Gereken 12 Film

dua-et-sev[1]

 

1. Coco Chanel’den Önce (Coco Before Chanel)

Audrey Tautou’yla hayat bulan, moda dünyasının fenomeni Gabrielle “Coco” Chanel’in gerçek yaşam hikayesi: Coco Before Chanel. Yetimhanede başlayıp, kabare şarkıcılığına uzanan daha sonra da dünyanın en önemli modacısı olma yolunda ilerleyen, masal gibi bir hayat. Gerçek adı Gabriella Chanel olan Coco Chanel’in Paris’e taşınmadan ve ünlü olmadan önceki yaşamından kesitleri sergileniyor.

2. Marilyn İle Bir Hafta

23 yaşında genç bir delikanlı olan Colin Clark, Oxford’da okuduğu bölümü terk ederek, sinema sektörüne girer ve kendisine o sırada çekimlerine başlanan ‘The Prince and the Showgirl” adlı filmde asistan olarak yer bulur. Asistan Colin’in gözünden Marilyn Monroe’nun İngiltere’de geçen bir haftasını konu alan film iki genç insan arasında yaşanan karşı konulmaz yasak çekimi bir kez daha beyazperdeye taşıyor.
3. Where The Heart Is

 

Novalee (Nathalie Portman) 17 yaşında hamile bir genç kızdır. Erkek arkadaşıyla birlikte yeni bir hayata başlamak için California’ya doğru yola çıkmıştır. Ancak erkek arkadaşı Willie onu Oklahamo’da bir Wal Mart dükkanında terk eder. Hiç bir mesleği, yeteneği olmayan ve beş parasız ortada kalan Novalee gizlice dükkanda yaşamaya başlar.
4. Dua Et Sev (Eat Pray Love)

Senaryosu Ryan Murphy’ye ait olan ve yazar Elizabeth Gilbert’ın kendi hayat deneyiminden yola çıkarak yazdığı Eat, Pray, Love kitabından uyarlanan filmde Julia Roberts, ABD’nin bu popüler yazarını canlandırıyor. Roberts’a filmde, The Visitors ile Oscar’a aday olan Richard Jenkins eşlik edecek. Film, hayatta herşeye sahip olan ama bir türlü tam bir mutluluğa erişemeyen Elizabeth’in acılı bir boşanma ve depresyonun ardından kendini keşfetme sürecini anlatıyor.

5. Frida

Film, sanat tarihinin sıradışı insanlarından biri olan Frida Kahlo’nun hayatını anlatıyor. Frida’nın meşhur aşkı, bir kadın düşkünü olan Diego, Frida’ya ‘kendini farklı kadınlarla birlikte olmaktan alıkoyamayacağını, ama özünde sadece O’nu seveceğini’ söylemiş ve Frida tarafından anlayışla karşılanmıştır. Ancak zamanla ilişkileri problemli bir hal almaya başlar.
6. Erin Brockovich

Parası, işi ve geleceğe dair hiçbir umudu olmayan Erin Brockovich, çok zor bir durumdadır. Hiç suçu olmadığı bir araba kazasına karışan Erin, bir anda kendisini daha da kötü olayların içinde bulur. Hiçbir seçeneği kalmayan Erin, avukatı Ed Masry’nin (Albert Finney) hukuk bürosunda çalışmak için onu ikna eder. Burada çalışırken gayrimenkul dosyalarındaki bazı tıbbi kayıtlara rastlar. Kafası karışan Erin, aradaki bağlantıyı sorgulamaya başlar. Bu konuyu araştırmak için Ed’i ikna eden Erin, yöre halkının kullandığı suyun kirli olduğunu, bu gerçeğin onlardan saklandığını ve bu sebeple orada yaşayan insanların birtakım ciddi hastalıklara yakalandıklarını öğrenir.
7. Tek Başına (North Country)

Tüm Dünyayı Sarsan ilk Cinsel Taciz Davası! Josey Aimes’in tek isteği, masasına yemek koyabilmesini ve çocuklarına iyi bakabilmesini sağlayacak iyi bir iştir. Ancak karşılaştığı şey tehdit, aşağılama, taciz, küçümseme ve saldırı olur. Son derece duygusuz olan patronu tüm bu yaşadıklarını bir erkek gibi karşılamasını beklemektedir. Ancak bunun yerine Josey yaşadıklarını bir insan gibi karşılar ve karşı savaş açar.
8. Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada)

New York moda dünyasının göz alıcı karmaşasında , 0 bedenli muhteşem kadınlar içindeyken saçınızın kötü olduğu bir gün iş hayatınızın sonu olabilir. İşte Runway Dergisi bu inanılmaz cehennemin tam ortasıdır. Miranda Priestly (Meryl Streep) ise moda dünyasının en güçlü kadını Runway’in korku salan kraliçesi kendisine bir asistan alacaktır. Milyonlarca kızın hayatını verebileceği bir iş ise sıradan bir NewYork’lu olan Andy Sachs (Anne Hathaway) için göz kırpmaktadır. Yapacağı iş kesinlikle kendisine saygısı olmayan insanların yapabileceği türden, yaşamı bırakıp çalışmaya dayalı bir tür Miranda köleliğidir.
9. Mona Lisa Gülüşü (Mona Lisa Smile)

Katherine Ann Watson (Julia Roberts), 1953 yılında sanat tarihi öğretmeni olarak California’dan New England’da bulunan Wellesley Kız Koleji’ne gelir. Dönem savaş sonrasıdır. En başarılı ve en iyi öğrenciler bu okulda okusalar da, okul ve kasaba oldukça muhafazakârdır. Öğrencilerine, yürüyecekleri yolun onlara gösterilmiş olan değil, kendilerinin seçecekleri yol olduğunu anlatmaya çalışan Watson, güçlü bir muhalefetle karşılaşacaktır.
10. Milyonluk Bebek (Million Dollar Baby)

Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, herşeyin üzerinde kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald spor salonuna gelir ve bu yetenekli kız sayesinde işler değişmeye başlar.
11. Kaldırım Serçesi (La Vie en Rose)

Edith Piaf’ın 1959’da New York’da verdiği konser sahnesi ile başlayan film, Fransız şarkıcı Piaf’ın, 40’lı yaşlarına odaklanıyor. 1915 yılında dünyaya gelen Piaf, babasının çalıştığı sirk sayesinde küçüklüğünden itibaren pek çok yer dolaştı. O dönemlerde, en yakın arkadaşı Mômone (Sylvie Testud) ile sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanıyordu. Bu sırada bir kabare işleten Leplée (Gérard Depardieu) tarafından keşfedildi ve kısa sürede, onu meşhur edecek çevre içine girdi. “A Very Long Engagement” (Kayıp Nişanlı), adlı filmden tanıdığımız Cotillard, Piaf’ın gençlik yıllarından, 47 yaşında ölümüne kadar olan süreyi büyük başarıyla canlandırıyor. Genç yaşta yakalandığı hastalık ve bağımlılıkların, henüz 40 yaşındayken onu 70 yaşında bir kadın haline dönüştürdüğü, yürüme, konuşma ve şarkı söyleme yetisini kaybettiği süreci tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Filmde, Piaf’ın büyük aşk yaşadığı ve 1949 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden boks şampiyonu Marcel Cedan’ın (Jean-Pierre Martins) da önemli bir yeri var.
12. Gia

Angelina Jolie ‘nin ‘’Canlandırırken kendime en yakın hissettiğim rol, Gia’dır,’’ diye bahsettiği film, Amerika’nın ilk top modeli olan Gia Marie Carangi’nin 17 yaşından başlayarak 1986 yılındaki ölümüne kadar geçen süredeki zorlu hayat hikayesi anlatıyor.

Kaynak: filoji

Her Gün Kendinize Hatırlatmanız Gereken 10 Cümle

resized_13146-57d6edbdekranalintisi[1]

 

 

Daha enerjik ve yüksek moralli bir gün geçirmek için, buradaki öğütlere kulak verin…
1.”Bunu Yapabilirim.”
Bu cümle olumlu olduğu gibi, aynı zamanda da sizi bir durum karşısında harekete geçirmekte etkili. Kendinizi, karşılaştığınız durum karşısında kısıtlı hissetmemelisiniz, istediğinizi elde etmek için var olan imkanları kullanmalısınız.

2.”Ben İyi Bir İnsanım.”
Bu cümle; sizin ne kadar müthiş ve harika bir insan olduğunuzu gösteriyor. Hepimizin içinde iyi özelliklerimizi bize gösteren bağlarımız var. Fakat bazen bunu kendimize hatırlatmamız gerekebilir. Unutmayın ki, hepimiz pozitif bir etki bırakmak için dünyada varız.

3.”İhtiyacım Olduğu Zamanlarda Yardım İsteyebilirim.”
Kendi sınırlarınızı iyi bildiğiniz için; hedefinize ulaşırken zorlanabileceğinizin farkındasınızdır. Bu yüzden zorlandığınız zamanlarda mutlaka yardım isteyin. Yardım istemek sizin güçsüz olduğunuzu değil, hedefinize ulaşmak konusunda ne kadar tutkulu olduğunuzu gösterir.
4.”Geleceğimden Ve Başıma Gelecek Güzel Olaylardan Ben Sorumluyum.”
Başınıza gelecek olan güzel şeylerden sadece siz sorumlusunuz. Başkalarının geleceğinizi yönlendirmelerine izin vermeyin. Ne geçmişe bağlı yaşamalısınız ne de başkalarının fikirlerinin sizi şekillendirmesine izin vermelisiniz.

5.”Hayat Devam Ediyor.”
Başınıza ne gelmiş olursa olsun, iyi veya kötü, tecrübelerinizden ders çıkarıp hayatınıza devam etmelisiniz. Yaşadıklarınızın sizi etkilemesine izin vermemelisiniz. Bu yüzden önünüze bakın ve kendinizi hep geliştirin.
6.”Kendimi Kabulleniyorum.”
Üstünüze çok gitmeyin. Kendinizi olduğunuz gibi kabullenin. Herkes gibi sizin de kusurlarınız var ve hata yapıyor olmanız normal. Fakat bu kendinizi geliştirmek için yeterli değil. Değerinizi bilin çünkü bu şekilde dünya da değerinizi biliyor olacak.

7.”Geçmişte Güzel Başarılar Elde Ettim.”
Geçmişteki başarılarınızı hatırlamak sizi, gelecekteki projeleriniz için motive edecektir. Nasıl bir işe giriştiğinizin bir önemi yok, geçmişteki başarılarınız gelecekteki başarılarınızın sadece bir habercisi.
8.”Bugün Kendimi Tebrik Edeceğim.”
Bugün sizin gününüz. Dışarı çıktığınızda kutlamak için mutlaka bir sebebiniz olacaktır fakat her şeyden önce kendinizle ilgili bir kutlama sebebi bulmalısınız.

9.”Bir Şey İçin Mücadele Etmek, Değerli Olduğunu Gösterir.”
Mücadele etmek, sizin için bunaltıcı olmamalı. İyi başarılar, kolayca elde edilmezler. Güçlü olun ve hedefiniz için elinizden geleni yapın. Bu cümleyi kendinize hatırlatın ve karşınıza çıkabilecek engellere rağmen mücadele etmekten vazgeçmeyin.
10.”Hayat Dolu Ve Mutlu Hissediyorum.”
Bu cümle kendinizi nasıl gördüğünüzü çok güzel anlatıyor. Eğer kendinizi sağlıklı bir insan olarak görüyorsanız, bu yaşamınıza da mutlaka yansıyacaktır. Bu yüzden her zaman için zihninize ve bedeninize iyi bakmalısınız. Ruh ve beden sağlığınızdan daha önemli hiçbir şey yok!
Kaynak: Filoji.com

Oturma Şekliniz Karakteriniz Hakkında İpucu Veriyor

sitting[1]

 

Vücut dilinden bir insan hakkında çok şey öğrenebilirsiniz. Yorgun, mutlu veya gergin olup olmadıklarını insanların vücut dillerinden anlayabilirsiniz. Ancak oturuş tarzı insanlar hakkında direk olarak bilgi vermez. Sadece işaretleri düzgün şekilde yorumlamak gerekir.
Hepimiz rahat hissettiğimiz şekilde otururuz. Aslında seçim meselesi değildir. Alışkanlıktır ve o şekilde oturmaya alışmışızdır.
Peki oturma şeklinizin karakteriniz hakkında bilgi verdiğini biliyor muydunuz? Hemen en bilinen beş oturma şeklini ve ne anlama geldiklerini öğrenin. Muhtemelen siz de bu beş oturuş şeklinden birini kullanıyorsunuzdur.

 

Pozisyon A
Böyle oturan insanlar yaratıcı ve karizmatiktirler. Genelde mutludurlar ve bir an olsun sıkılmazlar. Sorunlara yaklaşım tarzları ile hemen çözüme ulaşırlar. Akıllarına geleni hemen söylerler. Konuşması kolay insanlardır.
Pozisyon B
Bu şekilde oturanlar hayalcidir. Hayal güçleri kuvvetlidir ve hayalleriyle yaşarlar. Bu kişiler arkadaşları ve iş arkadaşları arasında çok samimi olarak görünürler. Maceracıdırlar, seyahat etmeyi severler ve yeni arkadaşlıklara açıktırlar. Değişiklik yapmak için yeni yılı beklemezler. Akıllarına gelen fikri hemen uygularlar. Bu tür kişiler yaşadıkları şehri, eşlerini veya işlerini hızlıca değiştirebilirler. Aynı yerde uzun süre bulunmaktan sıkılırlar.
Pozisyon C
Böyle oturan kişiler konsantre olmakta güçlük çekerler. İnsanların kaos olarak gördükleri şey onlar için hayatın normal bir olayıdır. Kendilerine has tarzları vardır. Rahatlarına düşkündürler ve canlarının kıymetini bilirler.
Pozisyon D
Bu pozisyonda oturanlar dakik, zeki ve iyi davranışlara sahiptir. Kişiler düşüncelerini ve duygularını kendilerine saklarlar. Her şeyi herkesle paylaşmayı sevmezler. İnsanlarla yüzleşmekten korkmazlar. Ancak doğruları savunmak isterken kırıcı olabilirler.
Pozisyon E
Bu tür insanlar genelde kariyerlerine odaklanırlar ve hayatın amacını para kazanmak olarak görürler. Aile kurmak için acele etmezler. İdealleri yüksektir ve gerçekleştirmek için olağanüstü şeyler yaparlar.
Oturma şeklimizin karakterimiz hakkında verdiği bilgiler gerçekten inanılmaz. Muhtemelen siz de en az birinde kendinize dair şeyler bulmuşsunuzdur. Arkadaşlarınızla paylaşmayı unutmayın.

Kaynak: newsletter

Defne Yaprağını Yakıp 10 Dakika Bekleyin – Gerçekleşenlere Siz Bile İnanamayacaksınız

lager9[1]
Bazı evlerde sıradışı türden bir koku duyarsınız.

Duyduğunuz bu koku size rahatlık ve huzur verir. Oraya her gittiğinizde iyi hissedersiniz.
Peki bu kokunun ne olduğunu merak ettiniz mi?
Meğerse o koku defne yaprağından geliyormuş.
Defne yapraklarının insanların ruh halini iyi yönde değiştirdiği biliniyor.
Genelde yemek yapılırken çeşitli yöntemlerle kullanılan defne yaprakları ayrıca çorbalara tat da veriyor.

Antik Roma ve Yunanistan’da da defne yaprağı tıbbi amaçlarla kullanılıyordu.
Defne yaprakları sadece yemeklerle tat vermiyor aynı zamanda insanları iyileştiriyordu. Kurumaya bırakılan defne yaprakları daha sonra parçalanarak su ile karıştırılıp içilerek çeşitli hastalıklara derman oluyordu.
Defne yaprakları defne ağaçlarından toplanır. Defne ağacı ise günümüzde umut, başarı ve kahramanlığın simgesi haline gelmiştir.

Defne yaprakları sakinleştirici etkilerinin yanında ağrı kesici, iltihap sökücü ve böbrek taşlarını önleyici olarak da kullanılıyor.
Antibakteriyel özelliği olan defne yaprağı içerdiği ökaliptol maddesi ile nezle ve gribin belirtilerini azaltıyor.

Defne yaprakları ile evinizde de mucizeler yaratmak mümkün.
Tek ihtiyacınız olan şey çakmak, kurutulmuş defne yaprağı ve çelik bir kap. Defne yapraklarının çabuk yandığını göz önünde bulundurmanız gerekiyor.

Defne yaprağını tutuşturduktan hemen sonra odanın içine sinen rahatlatıcı bir koku hissedeceksiniz.
10 dakikanın ardından tamamen gevşediğinizi hissedeceksiniz.

Defne yapraklarının verdiği gevşeme ve huzurun metil öjenol ile alakalı olduğunu tahmin ediliyor.
Sağlığınızda gözle görülebilecek faydalar görmeseniz de evinizin harika koktuğunu hissedeceksiniz.
Evinizin biraz güzel kokması fena olmazdı değil mi?

Defne yaprağını tütsü olarak kullanacak birilerini tanıyor musunuz?
Yazıyı onlarla paylaşmayı unutmayın ve yöntemi denemelerini sağlayın.