Ruhu Hep Çocuk Kalan İnsanların İdeal Sevgili Olduklarının 18 Kanıtı

Keşke herkes onlar gibi içlerindeki çocuğu muhafaza edebilse… 😊

1. Eğlencelidirler, ruhu çocuk kalan bir insanın yanında sıkılmanız mümkün değildir.

Eğlencelidirler, ruhu çocuk kalan bir insanın yanında sıkılmanız mümkün değildir.

 

2. Moraliniz bozuk olduğunda bile sizi güldürmenin bir yolunu bulurlar.

Moraliniz bozuk olduğunda bile sizi güldürmenin bir yolunu bulurlar.

 

3. Onunlayken, kendinizi hayatın akışına bırakırsınız. Gelecek, geçmiş kaygısı duymazsınız. Anı yaşarsınız.

Onunlayken, kendinizi hayatın akışına bırakırsınız. Gelecek, geçmiş kaygısı duymazsınız. Anı yaşarsınız.

 

4. Çocuklarla o kadar iyi anlaşırlar ki, bazen onların arasındaki ilişkiyi kıskanırsınız.

Çocuklarla o kadar iyi anlaşırlar ki, bazen onların arasındaki ilişkiyi kıskanırsınız.

5. Onun için klişe güzellik anlayışı önemli değildir. Mutlu olabilmek ve mutlu edebilmek için her şekle girebilir. Nasıl göründüğünü umursamaz.

Onun için klişe güzellik anlayışı önemli değildir. Mutlu olabilmek ve mutlu edebilmek için her şekle girebilir. Nasıl göründüğünü umursamaz.

<a href=”http://img-10.onedio.com/img/2r0/5661824f6caf8a3b57983434.gif” target=”_blank”><img src=”http://img-10.onedio.com/img/bound/2r0/5661824f6caf8a3b57983434.gif”/></a>

6. Başkaları ne der kaygısı da gütmez hiçbir zaman. Sadece sevdiklerinin düşüncesine önem verir.

Başkaları ne der kaygısı da gütmez hiçbir zaman. Sadece sevdiklerinin düşüncesine önem verir.

 

7. Hayatlarında yalana yer yoktur. Temiz yüreklidirler. İçlerinde en ufak bir kötülüğe şahit olamazsınız.

Hayatlarında yalana yer yoktur. Temiz yüreklidirler. İçlerinde en ufak bir kötülüğe şahit olamazsınız.

 

8. Sevdiklerinin arkasından giderler, onları yarı yolda bırakmazlar. Sevdikleri kimseyi kaybetmek istemezler çünkü.

Sevdiklerinin arkasından giderler, onları yarı yolda bırakmazlar. Sevdikleri kimseyi kaybetmek istemezler çünkü.

 

9. Onları mutlu etmek kolaydır. Küçük şeylerle mutlu olabilirler. Mutlu oldukları zaman da, neşelerini gözlerindeki parıltılardan görebilirsiniz.

Onları mutlu etmek kolaydır. Küçük şeylerle mutlu olabilirler. Mutlu oldukları zaman da, neşelerini gözlerindeki parıltılardan görebilirsiniz.

 

10. Aile bağları kuvvetlidir. Onlar için her şeyi göze alabilirler.

Aile bağları kuvvetlidir. Onlar için her şeyi göze alabilirler.

 

11. Kimseye zarar veremezler. Biriyle kozlarını paylaşması gerekse bile, bunu en zararsız yöntemi tercih ederek yaparlar.

Kimseye zarar veremezler. Biriyle kozlarını paylaşması gerekse bile, bunu en zararsız yöntemi tercih ederek yaparlar.

12. Ama bu güçlü olmadıkları anlamına gelmez. Güçlüdürler. En zor zamanlarda bile dimdik ayakta durmasını bilirler.

Ama bu güçlü olmadıkları anlamına gelmez. Güçlüdürler. En zor zamanlarda bile dimdik ayakta durmasını bilirler.

13. Ruhları hep çocuk kaldığından sevgiye ihtiyaçları vardır. Değer verdikleri insanlardan az da olsa ilgi beklerler.

Ruhları hep çocuk kaldığından sevgiye ihtiyaçları vardır. Değer verdikleri insanlardan az da olsa ilgi beklerler.

 

14. Bir şeye canları sıkıldığında ise kaçtıkları yer hep kendi hayal dünyalarıdır. Hayal kurmaktan zevk alırlar.

Bir şeye canları sıkıldığında ise kaçtıkları yer hep kendi hayal dünyalarıdır. Hayal kurmaktan zevk alırlar.

 

15. Üstünlük kurmak istemezler, ipler kimin elinde gibi kaygıları yoktur yani. Sadece sevildiklerinden emin olmak isterler.

Üstünlük kurmak istemezler, ipler kimin elinde gibi kaygıları yoktur yani. Sadece sevildiklerinden emin olmak isterler.

 

16. Sevdikleri insanın gözünde bir süper kahraman olmak isterler. Bu yüzden onunlayken kendinizi bulutların üstünde hissetmeniz olasıdır.

Sevdikleri insanın gözünde bir süper kahraman olmak isterler. Bu yüzden onunlayken kendinizi bulutların üstünde hissetmeniz olasıdır.

 

17. Fedakardırlar. Sevdikleri insan için vazgeçemeyecekleri şey yoktur.

Fedakardırlar. Sevdikleri insan için vazgeçemeyecekleri şey yoktur.

 

18. Ve günün birinde de ruhlarını emanet edecek birini bulduklarında ona koşulsuzca bağlanırlar…

Ve günün birinde de ruhlarını emanet edecek birini bulduklarında ona koşulsuzca bağlanırlar...

Ruhu çocuk kalan insanları sevin, hiç üzmeyin arkadaşlar. ☺️

Her duygu belli bir enerji frekansına sahiptir…

11214328_10153235971032918_7180920070720763799_n[1]

 

Her duygu belli bir enerji frekansına sahiptir…

Ünlü bilinç araştırmacısı, Dr. David Hawkins, uygulamalı kinesiyoloji yardımıyla insan duygularını Ölçtü ve her duygunun belli seviyedeki enerji frekansına ve gücüne sahip olduğunu ortaya koydu.
Bu tablo Dünyaca kabul edildi. Şimdi onu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öne sunulan teorisi ise:…

Her bireyin belli bilinç düzeyi vardır. O düzeydeki değer yargıları, inançlar, düşünceler, kurallar, sınırlar toplumun her bireyinde rezonans yaratır. Toplumdaki rezonans eden duygular hangileri daha çoğunluksa – bireyler ona göre tepki, düşüncelerini, duygularını, davranışlarını sergiler. Kısacası, insanın duyguları belli enerji dalgaları oluşturur, hangi duygular daha baskın hissediliyorsa, onlar rezonans ediyor ve daha fazla yayılıyor etrafa. Her duygu belli düşünce ve hayata bakışı ile bağlıdır.
Örneğin:

Utanç duygusu – duygu derecesi + 20. Duygu ölçümü çok düşür, enerjisi çok düşük. Ölümün bir adım öncesi diyebiliriz. Bu düzeyde kişi intihar tasarısı içindedir. Ya da bir seri katil adayıdır. Kişinin tüm nefretinin kendisine yöneldiğini hayal edin. İşte bu yüzden insanın devamli utanç duygu içinde yaşaması – en ölümcül olanıdır. Yok edici utanç, öfke, nefret, içe kapanık, hiç hissetme, paranoyak, psihoz, tehlikeli kişilik, sahte gurur.

kaynak: optimum denge modeli

HASTALIKLARIN ZIHINSEL NEDENLERI:

zBK980338DR976_250[1]

ADET BOZUKLUKLARI: Kadinligi reddetme
AGIZ RAHATSIZLIKLARI: Yeni fikirleri icine almayi reddetme, ofke ve intikam
AGRILAR: Sevgi ve destek bulma ozlemi
AIDS: Kendini savunmasiz ve umutsuz hissetme, kendinden vazgecme
AKCIGER: Hayati icine alma kapasitesi
ALLERJILER: Kime karsi alerjiniz var? Kendi gucunu yadsima
ALKOLIZM: Yetersizlik duygusu
ALZHEIMER: Dunyayi oldugu gibi kabul etmeyi reddetme,caresizlik ,ofke
ANEMI: Evet, ama tutumu. Hayattan korkma
APANDISIT: Hayattan korkma. Akisin onunu kesme.
ARTRIT: Cezalandirma arzusu, sevilmedigini hissetme,
ASTIM: Bogucu sevgi
ATES: Yakici Ofke
AYAKLAR/ BACAKLAR: Gelecek, ilerleme korkusu
BAGIRSAKLAR: Ozumseme, cikarip atamama, eskiyi birakamama
BASUR: Gecmise duyulan ofke, son teslim tarihi, yetistirememe korkusu
BAS AGRILARI: Kendini elestirme. Korku
BAS DONMESI: Kararsizlik, daginik dusunme
BAYILMA: Basa cikamayip birakma
BEYIN FELCI: Aileyi bir sevgi eylemi icinde birlestirme
BEYIN TUMORU: Inatcilik. Eski dusunce kaliplarini degistirmeyi reddetme
BOGAZ: Ifadenin yolu. Yaraticilik kanali
BOYUN: Farkli bakis acilarini reddetme, boyun egmezlik, inatcilik
BOBREK: Hayal kirikligi, utanc, basarisizlik
BRONSIT: Huzursuz aile ortami
BURUN: Kendini tanimayi, kabullenmeyi temsil eder
CILT/DERI: Bireyselligimizi temsil eder
CILTTE BEYAZ BASLI: Cirkinligi gizleme
CILTTE SIYAH BASLI: Kucuk ofke patlamalari
CENE: Ofke, icerleme, intikam
DALAK: Sabit fikir
DEPRESYON: Sahip olma hakki olmadigindan duyulan kizginlik,umutsuzlu k
DIS-DIS ETI: Kararlarindan sevinc duymama ve kararsizlik
DIZ: Gurur, kibir ve egoyu temsil eder
DUSUK: Gelecek korkusu, simdi degil-sonra duygusu
EKLEMLER: Hayattaki yon degisIkliklerine uyum
EL : Tutma, kavrama, basa cikma
ENFEKSIYON: Sinirlenme, ofke, sIkinti
GASTRIT: Belirsizlik, kaygi, kimi hazmedemiyorsunuz?
GOZLER: Gecmisi, simdiyi ve gelecegi berrak gorebilme
GRIP: Kitle olumsuzluk ve inanclarini benimseme, istatistiklere iananma
GUATR: Kendini engellenmis hissetme, kendini kurban gorme
KEKELEME: Aglamasina izin verilmeme, ifade eksIkligi
KEMIK SORUNLARI: Otoriteye karsi baskaldiri
KANSER: Derin bir incinme,uzun sureli kizginlik,yiyip bitiren sir,uzuntu
KARACIGER: Ofkeler ve ilkel duygularin deposu
LENFOMA: (HODGKIN) Yeterince iyi olamama konusunda buyuk korku
IDRAR YOLU ENF: Karsi cinsten birine yada sevgiliye kizginlik, suclama
ISHAL: Korku, reddetme, kacis
KALP RAHATSIZLIKLARI: Sevincten yoksunluk, kendini yalniz hissetme
KALP KRIZI: Para yada mevki ugruna nese ve sevinci yok etme
KOLESTEROL: Mutluluk kanallarinin tikanmasi
KOLIT: Guvensizlik, bitmis olani birakamama
KULAK AGRILARI: Duymak istememe, tartisan anne baba
KULAK CINLAMASI: Ic sesini isitmeme, dinlemeyi reddetme
LARENJIT: Konusamayacak kadar cok kizmis olma, otoriteye icerleme
LOSEMI: Ilhami vahsi bir bicimde yok etme.-Ne anlami var ki?
MENAPOZ: Artik arzu edilen biri olmadigi endisesi
MEME RAHATSIZLIKLARI: Asiri annelik, kendini beslemeyi reddetme
MIDE RAHATSIZLIKLARI: Yeni fikir ve deneyimleri sindirememe, korku
MIGREN: Kusursuz olma istegi ile kendi uzerinde baski, cinsel korkular
MULTIPLE SKLEROZ: Zihinsel katilik, korku
OMURGA: Hayatin deneyimlerini neseyle tasima yetenegi, akisa guven
OMUZ: Hayati tasima yada yuk olarak algilama
OSTEOPOROZ: Hayatta artik hicbir destegi kalmadigina inanma
PARKINSON: Korku ile herkesi ve her seyi kontrol altinda tutma istegi
BAS PARMAK: Zeka ve endise
ISARET PARMAGI: Ego ve korku
ORTA PARMAK: Ofke ve cinsellik
YUZUK PARMAGI: Birlesmeler ve keder
SERCE PARMAK: Aile ve ustlenen roller
PROSTAT: Erkekligi zayif dusuren korkular, yaslanma inanci
ROMATIZMA: Kendini aldatilmis, kurban hissetme
SAFRA KESESI TASLARI: Kati dusunceler, suclama,kibir
SEDEF HASTALIGI: Kendi duygularini uyusturma, yakma
SINUZIT: Yakin bir kisiye sinirlenme, cogunlukla aile, kardes
SIYATIK: Para ve gelecek icin endise
SEKER HASTALIGI: Keske, hayatin hic tadi yok ki
YUKSEK TANSIYON: Uzun sureli cozulmemis duygusal sorun
DUSUK TANSIYON: Cocukken yeterince sevgi gormeme-nasil olsa ise yaramayacak
TIRNAK YEME: Dus kirikligi, anne baba inadi
UCUKLAR: Ofkeli sozcukleri kafada kurup, ifade etmeme
UR(TUMOR): Eski yaralar ve soklari besleme,pismanlik, vicdan azabi
VARIS: Nefret ettiginiz bir is yada yerde bulunma, tasiyamama
VEREM: Bencillik ve intikam duygulari ile eriyip gitme
YATAK ISLATMA: Ana-babadan ozellikle babadan korkma
YUZ FELCI: Ofke uzerinde asiri kontrol
ZATURRE: Umutsuzluk, iyilesmesine izin verilmeyen duygusal yaralar
ZONA: Asiri duyarlilik, korku ve gerilim

kaynak: Louse L. Hay

Hastalıkların İpuçları Yüzümüzde…

12316270_748382685306536_5828827392115341000_n[1]

Sarı Lekeler: Yüksek kolestrol

Solgun Cilt: Demir Eksikliği

Damarların Görünür Hale Gelmesi: Aşırı Alkol Kullanımı

Yüz Kırışıklıkları: Sigara Kullanımı

Ağzın Yanındaki Çatlaklar: B Vitamin Eksikliği

Boyun Lekeleri: Tip 2 Diyabet

kaynak: sağlık haberleri

Hayal kurmaktan daha fazlasını yapacağım, Çalışacağım…

12308650_1159105190774115_94052893431765297_n[1]

 

Ait olmaktan daha fazlasını yapacağım,
Katılacağım…

İlgilenmekten daha fazlasını yapacağım,
Yardımcı olacağım…

İnanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Anlayışlı olacağım…

Hayal kurmaktan daha fazlasını yapacağım,
Çalışacağım…

Ögretmekten daha fazlasını yapacağım,
İlham vereceğim…

Kazanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Kazandıracağım…

Vermekten daha fazlasını yapacağım,
Hizmet edeceğim…

Yaşamaktan daha fazlasını yapacağım,
Büyüyeceğim…

Arkadaşlıktan daha fazlasını yapacağım,
Dost olacağım…

Denemekten daha fazlasını yapacağım,
Başaracağım!

DR. CHARLES C. LEVER

kaynak: Charlotte Gabayın sayfasından alınmıştır

Asma Yaprağında Sardalya

1008903_298x298[1]

Malzemeler

  • Yarım kg temizlenmiş kılçığı alınmış sardalya balığı
  • asma yaprağı
  • limon, zeytinyağı, tuz biber

Hazırlanışı

Ayıklanmış sardalyalar 2 çorba kaşığı zeytinyağ tuz ve biber ile marine edilip 4- 5 saat bekletilir. Asma yapraklarına teker teker sarılır. Ben bahçemden kopardığım taze yaprağı kullandım. Salamura da kullanabilirsiniz.
Mangalda veya teflonda önlü arkalı pişirilir. Mangal kullanırsanız mangal telini, teflon kullanıyorsanız tavayı sıvı yağ ile yağlamalısınız.
Limonla ve salatayla servis edilir.

kaynak: nefis yemek tarifleri

Göz ve beyin dışında kalan tüm organlar kendini yenileyebiliyor ve böylece vücudumuz hayat boyu 10 yaşın altında kalmayı başarabiliyor.

organlar[1]

 

Bilim adamları, vücuttaki organların yaşlanma sürecini aydınlattı. Göz ve beyin dışında kalan tüm organlar kendini yenileyebiliyor ve böylece vücudumuz hayat boyu 10 yaşın altında kalmayı başarabiliyor.

İngiltere’de yayınlanan Daily Mail gazetesinin haberine göre bu durumun nedeni, hücrelerin yenilenmesi yani eski hücrelerin yerini yeni hücrelerin alması olarak açıklanıyor.

Ancak bu “kalıcı gençlik” durumundan nasibini alamayan şanssız organlar da yok değil. Beyin, gözler ve sinir sistemi kendini yenileyemiyor.

Beyinde; koku alma ve öğrenme merkezleri haricindeki diğer hücreler, tıpkı tam anlamıyla oluşumunu tamamladıktan sonra yenilenemeyen sinir sistemi ve kornea haricinde yenilenemeyen gözler gibi, yaşlanmaya karşı direnemiyor.

KALP KENDİNİ 20 YILDA YENİLİYOR

Yıllarca kalbi oluşturan hücrelerin doğduktan sonra değişmediği sanıldı.

Ancak New York Üniversitesi’nden Dr. Piero Anversa tersini ispatlamayı başardı. Kalbin kendini yenilediğini belirten Anversa bunun en az 20 yıl aldığını kaydetti.

SAÇLAR KENDİSİNİ 3-6 YILDA YENİLİYOR

Yaklaşık 100 bin adet olan saçların her bir teli ayda 1.25 santimetre uzuyor.

Dolayısıyla saçların kaç yaşında olduğu da saçın uzunluğuna göre değişiyor.

MİDE DUVARI KENDİSİNİ 3-5 GÜNDE YENİLİYOR

Midedeki asit karşısında hücrelerin dirençli olmadığını belirten İsveç-Karolinska Enstitüsü’nden Jonas Frisen, hücrelerin 3 ila 5 gün arasında yenilendiğini vurguladı.

Ancak nikotin, hücrelerin yenilenmesini ağırlaştırıyor.

BAĞIRSAK KENDİSİNİ 2-5 GÜNDE YENİLİYOR

Midede olduğu gibi bağırsaklarda da hücrelerin zor şartlar altında olduğunu söyleyen İsveçli Dr. Frisen

bu hücrelerin hızla yenilendiklerini ve bu sürenin 2 ila 5 gün arasında değiştiğini ifade etti.

İSKELET SİSTEMİ KENDİSİNİ 10 YILDA YENİLİYOR

İskelet de vücudun sürekli kendini yenileyen bölümlerinden biri.

Kemiklerin 10 yılda bir tam anlamıyla kendini yenilediği tahmin ediliyor.

DİL KENDİSİNİ 10 GÜNDE YENİLİYOR

Tat moleküllerini sinirler yoluyla beyne ileten dilde bulunan 10 bin tomurcuğun her birinde 50 hücre bulunuyor.

Bu hücreler her 10 günde bir kendini yeniliyor.

KARACİĞER KENDİSİNİ 6 AYDA YENİLİYOR

Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolayan karaciğer vücudun en güçlü organlarından biri.

İngiltere Karaciğer Vakfı tarafından yapılan açıklamaya göre karaciğerin kendini yenileme süresi 6 ay.

AKCİĞER KENDİSİNİ 1 YILDA YENİLİYOR

Akciğerde hücreler farklı periyotlarda yenileniyor. Bu da havanın temizliğine, sigara içilip içilmemesine göre değişiyor.

Yenilenme süresi ise altı ayla bir yıl arasında…

GÖZLER YENİLENMİYOR

Gözler, kornea tabakası haricinde kendini yenileme özelliğine sahip değil. Zaman geçip yaş ilerledikçe gözleriniz de sizinle birlikte yaşlanıyor.

Aynı şekilde beyin hücreleri de kendini yenileyemiyor ve yaşlanıyor.

Susuzluktan Oluşan 13 Problem

Muhtemelen hayatınız boyunca hastalanmamanız ve susuz kalmamanız için su içmeniz önerildi. Ama hala su içmenin ne kadar önemli olduğunu ve vücuda faydalarını anlamayan insanlar var. Bu öğütleri dikkate almadıkları zaman susuzluktan kaynaklanacak bazı sağlık problemlerinin ortaya çıkma durumu da vardır.

Yeterince su içmemenin vücuda olumsuz etkilerini anlatmak için bu makalede sizlere özellikle susuzluk ve az su tüketiminden kaynaklanan 13 problemden bahsedeceğiz. 

Yorgunluk

Yeterince su içmezseniz vücudunuz susuz kalır ve enzim aktiviteleriniz azalır, böylece de yorgunluk oluşur. Yorgunluk ciddi bir sağlık sorunu olabilir, sürekli enerjinizin düşük olduğunu hissedersiniz. 

Erken yaşlanma

kirisiklik

Vücudumuzun %60’ı sudan oluşuyor bu yüzden düzenli işlemesi için bu değerli kaynağa ihtiyaç duyar. Gün içinde bol su içerseniz vücudunuz cildin ve organların erken yaşlanmasına sebep olan serbest radikallerle savaşır.

Aşırı kilo ve obezite

Sadece su yağları yakıp kilo verdirmez ama sağlıklı bir kilo verme sürecinde büyük rolü olduğu doğrudur. Su içmek vücuttan toksinlerin ve atık maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Ayrıca sizi tok tutar ve metabolizmanın sağlığını korur. Vücudunuzu suya mahrum bıraktığınızda, kilo vermek için gerekli olan bu faydalarından yararlanamazsınız.

Yüksek ve alçak kan basıncı

kanbasinci

Yeterince su içmek vücuttaki toksinlerin dolaşımdan atılımını sağlar ve kan dolaşımını düzenler. Vücuttaki kan damarları, kılcal damarları ve atardamarları doldurmaya yetmediği için dolaşım sisteminin düzenli işlemesi için suya ihtiyacımız var. 

Yüksek oranda kötü kolesterol

Susuzluk hücrelerde su kaybına yol açar, böylece vücut kolesterol üreterek arayı kapatmaya çalışır, bu da sağlığınız için iyi değildir.

Kabızlık

Katı atığın oluşması ve vücuttan atılması için yiyeceklerinizin içinde yeterince sıvı olmalı ve vücudunuza yeterince su almalısınız. Kronik susuzluk çekiyorsanız, vücudunuz katı atığı atabilmek için yeterince suya sahip değildir, bu yüzden de kabızlık yaşarsınız. 

Sindirim sistemi hastalıkları

sindirim
Susuz vücut sindirim için gerekli sıvıları azaltır, bu da gastrit ve ülser gibi ciddi mide problemleri ve hastalıklarına yol açabilir.

Solunum yolu problemleri

Su sağlıklı bir bağışıklık sistemi ve solunum yolu problemlerinden korunmak için anahtar bir bileşendir. Ciğerlerinizin mukoza zarı, burun, sinüsler ve dahası hava kirliliğinden ve diğer zararlılardan korunmak için neme ihtiyaç duyar.

Dengesiz pH

Sağlıklı bir pH derecesini korumak için yeterince su içmelisiniz. Yiyecek ve diğer faktörler vücuttaki pH derecesinin daha asidik olmasına sebep olur, bu da çeşitli hastalıklara yol açar.

Egzema

egzemaVücut 500 to 700 ml terlemelidir. Bu ter ile toksinler vücuttan atılır ve bunlar vücutta kalırsa ciltte egzama gibi rahatsızlıklara yol açar. 

İdrar yolu enfeksiyonu

İdrar yolu ve sistemlerinizin sağlıklı olması için her gün bolca su içmelisiniz. Vücudunuz susuz kaldığında bu sistemler de sıvısız kalır, böylece safra kesesi ve sistit gibi idrar yolu enfeksiyonları yaşama olasılığınız artar. Bunu belirlemek kolaydır çünkü idrarın rengi koyulaşır ve kokusu ağırlaşır.

Romatizma

romatizma

Susuzluk kanda daha çok toksin birikimine yol açar, bu da çeşitli hastalıklara ve problemlere yol açar. Sayısız çalışma yetersiz suyun eklemlerde problemlere yol açtığını ortaya koydu. 

Beyin hasarı

Aşırı susuzluk vücudun sodyum ve potasyum gibi elektrolitleri depolamasında dengesizlik yaratır ve bu da sonucunda beyin hasarı ve kalp krizi gibi ciddi durumlara yol açabilir.

kaynak: sağlığa bir adım

Geçmişin Yüklerini Bırakma ve 2016 Yeni Yıl Dilekleri Meditasyonu…

dilek agacı[1]

24 Aralık Perşembe 19.30-22.00 arası

Avrupa Yakası Psikocityde Buluşuyoruz… Siz de Gelin Ki Takım TAMAM OLSUN…

 

Dolunayın tamamlanma enerjisiyle yıkanarak eski sevgilinle, ailenden ya da arakadaşlarından çatışma yaşadığın biriyle ya da patronunla oluşmuş yükleri geride bırakıp bağları keserek hafifleyeceğiz…
Tüm bu duygu yoğrunluğunu ses meditasyonuyla ifalandıracağız.
Arkasından niyet nasıl yazılır öğrenip niyetlerimizi yazacağız niyet çanağımızda onlar yıkanırken Deeksa enerjisiyle niyetlerimizi kuvvetlendirip evrene yollayacağız…

Etkinliğe katılmak isteyenler Facebook Anette İnselberg sayfamdan bana mesaj atabilirler…

Sevgiyle kalın,

Anette İnselberg

KANSERİN DÜŞMANI KUDRET NARININ MUCİZEVİ FAYDALARI..!

12311309_750499095094895_6282410013557159643_n[1]

İnanılamayacak derecede mucizevari faydalarından dolayı Kudret Narı her geçen gün daha fazla aranan şifalı bir bitkidir. Çok kişilerin uyguladıklarında şaşırtıcı sonuçlar aldıkları doğal bir ilaçtır.

Kudret narının meyve ve yaprakları, mineral ve vitaminler bakımından zengindir. Özellikle demir, kalsiyum, fosfor ve B vitaminleri bakımından zengindir. Ancak bu maddelerin ne kadarının hazırlanan sıvıya geçtiği ve alınan gıda veya sıvıdan ne kadarının barsaklardan emildiği bilinmemektedir.

Meyveleri momordican adında acı bir madde, uçucu yağ ve reçine içerir. Latince’de momordica ısırmak anlamına gelir. Yapraklarının adeta yenik gibi durmasından dolayı bu isim verilmiştir. Bitkinin bütün kısımları ve öz suyu çok acıdır. Yüzyıllardır hastalıklarda şifa kaynağı olarak kullanılır.

► Kudret Narının Faydaları

Kolit, ülser, 12 parmak, gastrit, asit fazlası gibi mide bağırsak sistemine bağlı tüm hastalıkları kalıcı ve kesin tedavi eder.
Karaciğeri destekler.
Egzama ve sedefe fayda verir.
Yara ve iltihapları giderir.
Bağırsak tembelliğini giderir.
Hücre yeniler.
Rahim yaralarına fayda verir.
Yanık ve yaralara lapası iyi gelir.
Aynı zamanda yüksek oranda E vitamini ve kaliteli protein içerir.

►Kullanım Şekli :

Taze meyve için : Kudret narı, olgunları balla karıştırılarak tüketilebiliyor. Olgunlaşarak kavuniçi rengi alan meyve, tabakta eziliyor, bir miktar balla karıştırılıp, sabahları aç karnına 1 çorba kaşığı yeniliyor. Üzerine hiçbir şey kullanılmıyor.

Tazesinin olmadığı zaman : Çekirdekleri temizlenen kudret narı, küçük küçük doğrandıktan sonra bir kiloluk bala karıştırılıyor. Ağzı kapalı şekilde bir ay kadar bekletilen karışım, hafif sulanabilir. Şeker hastalarının bu karışımı almalarının sakıncalı olabileceğini, bu nedenle zeytinyağı ile kullanımın daha uygundur. Zeytinyağı, meyvenin içindeki etmenleri daha kolay emer.

Halis zeytinyağı içinde 6 ay bekletilen kudret narı ise her sabah bir çorba kaşığı tabağa konularak, 1 çorba kaşığı süzme balla karıştırılarak aç karna yeniliyor.Olgun meyveler bir kavanozun içerisine zeytinyağı ile konuyor. Ağzı kapatılan kavanoz bir ay bekletiliyor. Daha sonra aç karnına yemeklerden önce alınması öneriliyor. Hastanın rahatsızlığının şiddetine göre günde üç öğünden önce aç karnına bir kaşık alınabilir.

► Hariçten Kullanımlar İçin :

-Yanıklar, kesikler ve yaralar için kullanılıyor.
-Kadınların vajina yaraları için de kullandığı zeytinyağında bekletilmiş kudret narı, açık yaralar için ise en çabuk iyileştirici olarak biliniyor.
-Egzama, yara gibi cilt hastalıklarında da iyileştirici özelliğe sahiptir.

► Kudret Narı Ne İşe Yarar?

Kudret narı ile sindirim sistemi hastalıkları’na doğal destek sağlanabilir.

– Mide için: Kudret narı mide bağırsak rahatsızlıklarında ilk akla gelen besinlerdendir.

Ülser, gastrit, kolit, kabızlık gibi sorunlara karşı kullanılmaktadır. Kırk gün süreyle kür yapılması önerilmektedir.

– Yaraların iyileşmesi için: Kudret narı iyi bir doğal alternatiftir. Kadınlarda görülen vajina yaraları için zeytinyağında bekletilmiş kudret narı kullanılabilir.

Egzama ve sedef ve diğer cilt hastalıklarına iyi gelmesi kudret narı yararları arasındadır. Bu durumlarda merhem olarak kullanılır.

– ntibiyotik etkisi: Kudret narının antibiyotik etkisi bulunmaktadır. İçeriğinde bulunan Lutein ve lycopene tümörün büyümesini engellemektedir.

– Karaciğerin dostudur: Karaciğeri destekler.

– Kan şekerini kontrolde tutar:

Mide problemleri ve kan şekerinin kontrolü için yaygın olarak kullanılır.

-Bağırsakları çalıştırır: Bağırsak tembelliğini giderir.

– Hücreleri yeniler: Kudret narının hücre yenileyici özelliği de bulunmaktadır.

– Kabızlığı giderir: Ülser, gastrit, kolit ve kabızlık gibi sorunlara karşı kullanılır. 40 gün süreyle kür yapılması önerilir.

– Şeker hastalığında: Kudret narı şeker rahatsızlığına karşı da faydalıdır. Geleneksel Çin Tıbbında kudret narından yapılan ekstrenin şeker hastalığına olumlu etkiler yaptığı, yapılan araştırmalarda tespit edilmiştir. Kudret narının içinde bulunan dört maddenin şekeri düzenlediği, bu araştırmalarda ortaya çıkmıştır.

Enerji metabolizmasını düzenleyen ve şekerin hücre içine girmesini sağlayan enzim olan AMKP’yi kudret narından elde edilen maddenin aktivite ettiği belirtilmiştir. Kudret narı bu enzimin aktivitesini artırarak şekerin hücre içine girmesini sağlamaktadır. Kudret narının diğer sentetik şekerlerin neden olduğu yan etkileri içermemesi de önemlidir.

► Dolama iltihabında kudret narı kullanılması:

Dolama, parmaklarda, tırnak çevresinde oluşan bir iltihaplanmadır.Dolama gibi iyileşmek bilmeyen yaraların iyileştirilmesinde kudret narının mucizevari etkisi vardır.

Dolama olan parmağa zeytinyağlı kudret narı merhemi sürülür ve bir bezle bağlanır. Birkaç gün içinde iltihap tamamen kurur.

Tedavisi mümkün olmayan açık yaralarda nasıl tatbik edilir:

Aylarca geçmek bilmeyen yarayı çok kısa bir sürede iyileştirir.

Zeytinyağı ile hazırlanmış hazır ilaçtan bir parça alıp yara üzerine konulur. Sonra yara bir bez ile sarılır. Günde bir defa değiştirmek, yenilemek gerekir. Bir hafta içinde yüzde yüz, kesin olarak yaranın iyileştiği görülür.

Kudret narı ayrıca hemoroid yani basur hastalıklarında da kullanılır.

► Pankreas kanserine karşı kudret narı suyu

Kudret narı suyunun pankreas kanseri riskini azaltabileceği belirlendi.

Colorado Üniversitesinden bilim adamlarının araştırması, kudret narı suyunun pankreas kanseri hücrelerinin enerji kaynağını (glikoz) keserek ölmesini sağladığını gösterdi.

Araştırmacılardan Rajesh Agarwal, 3 yıl önce kudret narı özünün meme kanserinde etkili olduğunun görüldüğünü, bu çalışmayla bir adım daha atarak, özellikle Asya ülkelerinde tüketilen kudret narı suyunun pankreas kanserine de umut ışığı olabileceğini belirlendiklerini bildirdi.

Kudret narının Çin ve Hindistan’da geleneksel tıpta tip 2 diyabetin tedavisinde kullanılmasından yola çıkan Agarwal ve ekibi, fareler üzerindeki araştırmada, kudret narı suyu ile beslenen hayvanların pankreas kanserine yakalanma riskinin yüzde 60 az olduğu sonucuna vardı.

‘Carcinogenesis” dergisinde yayımlanan araştırma sonuçlarının, pankreas kanserinin tedavisi için yeni ilaçların geliştirilmesine ışık tutabileceği belirtildi.

Kudret narı (Momordica charantia), kabakgiller (Cucurbitaceae) familyasından tropik iklim bölgelerinde yetişen gıda ve ilaç olarak kullanılan bitki türü.

Bitki, Asya, Karayip Adaları’nda, Amazon havzasında, Doğu Afrika’da doğal olarak yetişiyor.

Sevdikleriniz için lütfen paylaşmayı unutmayın..!

BAHARATLARIN DOĞRU BİLEŞENLERLE TÜKETİLMESİ TAM BİR ŞİFA BOMBASI ETKİSİ YAPIYOR..!

12341375_749951835149621_3889177455388874138_n[1]

Baharatların doğru bileşenlerle tüketilmesi halinde tam bir şifa bombası etkisi yapıyor Örneğin; kimyonu yoğurtla yediğinizde hızlı kilo veriyorsunuz…

Yemeklere sadece renk ve tat kattığını düşündüğünüz baharatların gizli kalmış o kadar çok faydaları var ki okuduğunuzda inanamayacaksınız. Hangi baharatın neye yaradığını bilmek elbette ki çok önemli ama esas olan doğru bileşeni bulup, öyle tüketmek.

Yoğurtla kimyon: Yoğurtla birlikte kimyon yemek metabolizmayı hızlandırıyor.

Havuçla kimyon ; ise vücut direncini arttırdığı bilimsel olarak kanıtlandı.

Elmayı tarçınla tüketmek: İnsülin direncini arttırır, şeker ihtiyacını azaltır.

Zencefilli kurabiye: Kurabiyenin tüm olumsuz etkilerini yok eder. Kişiye enerji verir.

Kekikli su içmek: Kandaki şeker miktarının azalmasını sağlar.

Su ve Semen Lupini (acı bakla): Şeker hastalığına karşı vücut direncini arttırır.

Sarı kantaron çayı: Çay olarak içilen bu bitki, psikolojik sorunları ortadan kaldırıyor.

ETKİSİNİ ARTIRMAK MÜMKÜN

Biberiyeli kekler: Et yemeklerinde olduğu gibi, kek veya tahıllı ekmeklere de katacağınız biberiye, kronik hastalıklardan koruma sağlıyor.

Yumurtalı zerdeçal: İltihap giderici, kansere karşı koruyucu zerdeçal, yumurtalı, tavuklu, ton balıklı salatalarda etkisini artırıyor.

Nane çayı: Kurusu ya da tazesi fark etmez; yemeklere lezzet katar. 5 adet nane yaprağını demleyip, çay olarak içmek boğaz ağrısını hafifletir.

Kişnişli tatlılar: Tohumları tavuk yemeğinde kullanılır. Çekilmiş hali meyveli tatlılarda kullanıldığında uykusuzluğa iyi gelir.

Karabiber macunu: Bal ve soğanla birlikte macun yapılıp başa sürüldüğünde dökülen saçların yeniden çıktığı görülür

kaynak: sağlık haberleri

KALP DAMAR TEMİZLEYEN BESİNLER..!

12301527_750147461796725_7781234079765215347_n[1]

Damarları Temizlemek İçin ve Damar Tıkanıklığını Önlemek İçin Tüketmeniz Gereken Besinler Listesi

Kalp hastalıkları gün geçtikçe sağlığımızı daha çok tehdit etmeye başlıyor. Dengesiz ve yanlış beslenme neticesinde tıkanan damarlar ölüm risklerini maalesef ki artırıyor. Bu yazımızda sevgili Bilgi Doktoru okurlarımıza damarları temizleyen besinler hakkında bilgi vereceğiz…

Acai üzümü:
Bilhassa kolesterolü düşüren acai meyvesi kan akışını dengelemesi sebebiyle kalp için çok yararlıdır.

Tarçın:
Tam bir Antioksidan kaynağı olan tarçın, kandaki şekerin düşmesini sağlayarak damarlar için çok yararlı hale gelir. Günlük 1 çay kaşığı tarçının kandaki yağ oranını yüzde 26 oranında azalttığı belirtilmektedir.

Yeşil çay:
Yeşil çay, damarlara zarar veren oksidatif stresi azaltır ve damarların temizlenmesini sağlar. İçerdiği antioksidanlar kolesterolü düşürür ve böylece kalbi korur.

Zeytinyağı:
Akdeniz ülkelerinde kalp rahatsızlıklarının görülme oranının daha az olması zeytinyağı kaynaklıdır. İçeriğindeki antioksidanlar sayesinde ileride oluşacak bazı raharsızlıkları engeller ve tansiyonu düşürür.

Brokoli:
K vitamini ile lif bakımından zengin olan brokoli, kolesterolü ve tansiyonu düşürür. K vitamini damarlardaki kalsiyum oranını da dengeler.

Badem:
E vitamini, çözünebilen lif ile tekli doymamış yağlar bakımından olabildiğince zengin olan badem, içerdiği antioksidanlar sayesinde damarlardaki hasarı önler.

Yulaf:
Yulaf, kolesterolü düşürerek damarların temizlenmesine yardımcı olur. Öğünlerinize yulafı ilave etmenizi tavsiye ederiz.

Zerdeçal:
Zerdeçal, damarların temizliğinde en faydalı baharatlardan biridir. Bunun yanı sıra damar sertliğini engeller ve yağ depolanmasını önler.

Kuşkonmaz:
Kuşkonmaz, damarlardaki baskıyı azaltarak kan akışını hızlandırır. Ayrıca damar tıkanıklığı ve enflamasyona da iyi gelmektedir.

Nar:
İçerdiği antioksidanlar sayesinde nar, kan akışını arttırır ve damarların tıkanmasını engeller.

SABAHLARI KİLO VERMENİN 4 YOLU..!

12314698_750558118422326_8572818605036132687_o[1]

Erken uyanıp egzersiz yaptığımızda metabolizmamız güne hızlı başlar. Ayrıca bize kahvaltıda sakinlik sağlar, bu da gün için güç ve enerji anlamına gelir.Sabahları Kilo Vermenin 4 Yolu

Kilo vermenin nelere mal olduğunu hepimiz biliyoruz. Zor fedakarlıkların yanı sıra kilo vermek yaşam tarzında ve alışkanlıklarda değişiklikleri gerekli kılar; bu da sadece görünümümüzü değil, hayat kalitemizi de güzelleştirecektir.

Bu paylaşımımızda size sabah alışkanlıklarını değiştirerek kilo vermenin yollarından bahsedeceğiz. Denemeden geçmeyin!

1. Güne erken uyanarak başlasak?

Normalden erken uyanmak emek ister ve çok da kolay değildir… Peki bu ekstra saatin gününüze nasıl katkı sağlayacağını bilmek ister misiniz? Çok fazla!

Erken kalkarak daha iyi bir kahvaltı ederiz, egzersiz yapabiliriz ve güne daha rahat başlarız. Herkes arada sırada çılgın sabahlar yaşar ve her şeyi aceleyle yapar, kahvaltı dahi etmeden kapıdan çıkar. Ama bu kesinlikle iyi bir şey değil.

Eğer kafanızda belli bir saat yoksa bile yarından başlayarak yukarıda bahsettiğimizi uygulamaya koyun. Denemeye değer, yavaş yavaş kilo verdiğinizi göreceksiniz!

2. Vücuda verebileceğiniz ilk doğal içecek

Çok iyi. Erken kalkmayı başardık. Peki şimdi kilo vermek için ne yapacağız? Vücudunuza detoks yapacak ve metabolizmayı arttıracak doğal bir içecek hazırlayın. İşte dört seçenek:

Limonlu ılık su. Bir limonun suyuna ve biraz suya ihtiyacınız var. Bundan en iyi şekilde yararlanmak için suyun çok sıcak veya soğuk olmamasına özen gösterin.

Zencefil çayı. Şifalı bitkileri sever misiniz? O zaman zencefil kökü favorileriniz arasında olmalı. Kilo vermek, şişliği azaltmak, detoks ve bazen uyandığınızda gelen baş ağrılarından kurtulmak için birebir.

Ballı, acı biberli yeşil çay. Yeşil çay ve acı biberi karıştırmak kilo vermeye yavaş yavaş ivme kazandırır. Bayılacaksınız.

Mavi oolong çayı. Bu çay kilo vermek için sık kullanılır oldu. Aktarlarda kolayca bulabilirsiniz, yeşil çay kadar ekonomik olmasa da sonuçları için denemeye değer. Haftada 3 kez içebilirsiniz, antioksidanlar açısından çok zengindir ve görünümümüzü düzeltmeye yardımcı olur.

Aloe veralı ananas suyu. Bu güne başlamak için harika bir kombinasyon, çünkü toksinleri attırır ve vücudu temizler. Sabahları size iyi hissettirecek çok güzel bir karışım.

3. Biraz sabah egzersizi

Harika, erken kalktık ve güne başlamak için temizleyici içeceğimizi içtik. Şimdi, sonrasında kahvaltıyla takviye edeceğimiz bir atıştırmalık daha var. Şimdi vücudu hareketlendirelim. Aşağıda bir kaç seçenek sunacağız:

Sabahları sadece 10 dakikaya ihtiyacınız var ve bunu ekmek almaya gitmek, köpeğinizi gezdirmek veya aynı şeyi yapan bir arkadaşla buluşmak için bir bahane olarak kullanabilirsiniz.

20 dakika yürümek. Koşamıyorsanız, aynı etkiyi yaratacak 20 dakikalık bir yürüyüşü tercih edin. Ne kadar iyi hissettiğinizi göreceksiniz.

Evde egzersiz.  20 dakika mekik çekin veya bacaklarınızı ve uzuvlarınızı güçlendirmek için esnetin. Olay sadece kendinizi buna teşvik etmekte. Eğer günlük bir alışkanlığa dönüştürürseniz, zamanla daha kolaylaşacak.

Bu egzersizleri tamamladıktan sonra bir duş alın. Nasıl rahatladığınızı göreceksiniz.

4. Düzgün bir kahvaltı

Kahvaltı zamanı geldi, ve iyi beslenmeliyiz. Kapsamlı, dengeli ve çeşitli bir kahvaltı. Unutmayın kahvaltıyı atlayan insanlar daha yavaş bir metabolizmaya sahip olurlar. Kahvaltıyı atlayarak metabolizmalarını yavaşlatırlar ve sonuç olarak kilo alırlar.

O zaman kahvaltı yapmanın kilo vermek için çok önemli olduğu konusunda karara vardık. Detoks içeceğimizi içtik, biraz egzersiz yaptık ve duş aldık. Şimdi acele etmeden yemenin zamanı geldi. Peki kahvaltı için ne hazırlayacağız?

5 kahvaltı opsiyonumuz aşağıda, içlerinde bolca lif, vitamin ve kasları güçlendirmek için protein var.

Bir kap yeşil elmalı ve cevizli yulaf. Birkaç damla zeytinyağı ile haşlanmış yumurta.
Tam tahıllı ekmeğe avokadolu ve hindi göğüslü sandviç. Bir bardak doğal taze sıkılmış portakal suyu.

Yulaf suyu ile bir bardak kahve. Sarımsaklı omlet ve armut suyu.
Kesilmiş erik ve ceviz ile yoğurt. Tam tahıllı, zeytinyağlı, sarımsaklı tost ekmeği. Kahve, kızılcık suyu veya nar suyu.
Bir bardak doğal meyve suyu: 8 üzüm, 4 çilek, 1 erik. Tam tahıllı ekmeğe haşlanmış yumurtalı ve iki kiraz domatesli sandviç.

kaynak: sağlık haberleri

Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız, iç konuşmanızla ilk adımı atın

kendi-kendine-k-20152805101604899[1]

 

İç-Konuşma Nedir?

Kendimizle her gün (dakikada 150 ila 300 kelime olmak üzere) 50000 kelime konuşuyoruz. Bu kelimeleri okurken, aynı zamanda kendinizle de bir diyalog halindesiniz. Bir yandan bu yazının sizde bıraktığı etkileri kendinizle tartışıyorsunuz, bir yandan da bugün yapmanız gereken şeyler veya gelecekle ilgili kaygılar dikkatinizi dağıtıyor. Bu iç düşünme ya da iç konuşma zihnimizin bilinçli bölgesinde meydana gelir.

Çoğu insanın bilincinde olmadığı şey ise iç konuşmalarımızın bilinçaltımıza verilen komutlar olduğu. Bilinçaltımızın görevi zihnimizin bilinçli bölgesi tarafından verilmiş emirleri taşımak. Bilinçaltımız günde 24 saat haftada 7 gün boyunca bizim kişisel hizmetimize amadedir.

İç-Konuşma Nasıl İşe Yarar?
Denizi geçmekte olan bir gemi hayal edin. Geminin kaptanı yüksek sesle emirlerini söylüyor, tayfa da bunları yerine getiriyor. Tayfaların içeride, geminin nereye gittiğini, neyle karşı karşıya kalacağını bilmeden bu görevleri yaptıklarını düşünün. Kaptan bilinci, tayfa ise bilinçaltını simgeliyor.

Yani kaptan tayfaya şu emirleri verdiğinde:

“Tam gaz ileri, 15 derece kuzeye, vs”,

Tayfa sadece şu şekilde karşılık verir: “Emredersiniz, kaptan” ve emirleri eksiksiz yerine getirmeye çalışır.

Tayfa geminin bir buzdağına doğru mu gittiğini, yoksa başka bir gemiyle mi çarpışacağını, ya da hedefine mi yöneldiğini önemsemez. Emirler hiçbir şekilde yargılanamaz ve kaptan sorgulanamaz. Gemi metaforu bilinç ile bilinçaltı arasındaki ilişkiyi iyi bir şekilde gösterir. Bunlar iki farklı akıl değil, aynı aklın iki parçası olarak açıklanabilirler.

O yüzden, kendimize ne söylediğimiz ya da kendimizi nasıl tanımladığımız düşüncenin bilinç düzeyini çıkış noktası olarak alır. Eğer sürekli olarak şunları söylersek;

“İsimleri hiç hatırlayamıyorum”
“Evliliğim dağılıp, gidiyor”
“Yeteri kadar param hiçbir zaman olmayacak” vs…

Bunlar siz farkına varmasanız da bilinçaltına yöneltilen talimatlar oluyor. Bilinçaltımızın görevi de durmak bilmeden talimatları gerçekleştirmeye çalışmak olunca, bu problemler iyice su üstüne çıkıyor. Bilinçaltımız talimatların bizim için iyi veya kötü olup olmadığına karar veremiyor, sadece ondan istediklerimizi yerine getiriyor.

İç Konuşma Neden Önemlidir?
Şunu hemen not alalım: “Hayatta istediğimiz şeylere değil, beklediğimiz (umduğumuz) şeylere sahip oluyoruz”. Şunu fark etmemiz de çok önemli: “kendimizle ilgili görüşümüz (benlik) iç konuşmamız ile yaratılır ve kendimizle ilgili görüşümüz (benlik) hayatın her alanındaki performansımız için belirleyici olur.”

Kendimizle ilgili yüzlerce görüşümüz olabilir. Aşçılık yeteneğimizle ilgili iyi bir görüşümüz vardır, örneğin “çok iyi yemek pişiririm”, sosyal yeteneklerimizle alakalı kötü bir görüşümüz olabilir “insanlarla arkadaşlık kurmada zorlanırım. İlk defa karşılaştığım bir insanla iki kelime edemem.” Bunları söyledikten sonra bilinçaltımız kendimizle ile görüşümüzü tutarlı hale getirmeye çalışıyor. İyiye doğru da olabilir bu, kötüye de.

Düşüncelerinizi Değiştirerek Hayatınızı Değiştirin
Biz dünyaya bir inançla, bir tutumla ya da bir fikirle gelmedik. Bizler bomboş bir gemiydik. Sağcı veya solcu değildik. Ne galatasaraylıydık, ne fenerbahçeli, ne de beşiktaşlı. Dünyanın nasıl olması gerektiğine dair inançlarımız yoktu. Ailemizden, çevremizde aldığımız verilerle beraber kendimizle ilgili görüşlerimiz oluşmaya başladı. Zirveye çıkacağımıza inandığımız ya da tam tersine başarılı olamayacağımıza dair fikirlerimiz zihnimizde belirginleşti. 6 yaşımıza geldiğimizde kendimizle ilgili erken dönem görüşlerimizin çoğu oluşmuştu bile. Ama bunlar başkalarından duyduklarımızla değil, iç konuşmamızda bunları nasıl yorumladıysak öyle şekil bulmuştu.

Kendi iç konuşmamız kendimizle ilgili görüşümüzü oluşturuyor ve kendimizle ilgili görüşümüzle performansımız arasında direkt bir ilişki var. Yaşamımızın herhangi bir alanında performansımızı ve etkinliğimizi artırmak istiyorsak, kendimizle ilgili görüşümüzü geliştirmemiz lazım.
Arzuladığımız sonuca ulaşmamızı sağlayacak dili yaratarak kendimizle ilgili görüşümüzü yukarı taşıyabiliriz. Yenilenmiş iç konuşmamızı tekrarlayarak bilinçaltımıza talimatları göndermeye başlayalım. Bilinçaltımız da yeni görevleri yerine getirmek için hemen çalışmaya başlayacaktır.

Bilinçaltımız asla yargılamaz. Doğru mu yanlış mı diye bir tartışmaya girmez, bizim için iyi olup olmayacağını hesaplamaya kalkışmaz. Zihnin bilinçli bölgesi tarafından ona ne söylenmişse onu yapar.

Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız, iç konuşmanızla ilk adımı atın

Kaynak: Gülçin Özcandan alınmıştır