Archive | 30 Mart 2016

OLUMSUZ BİR İLİŞKİ BİTTİĞİ ZAMAN MUTLAKA MEKAN TEMİZLİĞİ YAPIN

 

Spa candle stone ice oil bamboo

Birçoğumuz evlerimizde veya işyerimizde negatif enerjiden etkileniyoruz. Bu tür problemlerde işe yarayacak bazı yararlı teknikler:

1) Evlerimizde veya çevremizdeki insanlar, örneğin: sigara içenler, uyuşturucu, hap kullananlar, alkol bağımlıları, yüksek derecede duygusal enerji yoğunluğu olanlar veya kaotik cinsel enerji kullananlar:

a) Etrafımızdaki negatif olan aile üyeleri,

b) Negatif olan iş arkadaşları,

c) Negatif olan işimiz veya uğraşımız – yüksek baskı olan işyerleri,

d) Yüksek derecede duygusal kin, düşmanlık olan yerlerde çalışmak; örneğin itfaiye, polis teşkilatı, tıp departmanı, huzur evi, hapishane, hatta yüksek okul. Para ile ilişkili olan işyerleri veya korkuların, üzüntülerin, acıların, ıstırap çeken bireylerin, aşırı öfkenin olduğu yerler.

Temizleme teknikleri kullansak bile, bu enerjiyi her gün evimize getiriyoruz. Bu tür enerji elbiselerimize, deri eşyalarımıza, takılarımıza, saçımıza yapışabilir.

Toplumumuzda, kutsal mekanlarımızda, mağazalarda, marketlerde, okulda olan bitenleri ve iş kayıpları, iş yerlerinin kapanması, suç, yoksulluk gibi çevreyi etkileyebilen şeyleri bilme gereksinimi var. Bu durumlar sahip olduğumuz şeylere veya kim olduğumuza yerleştirilebilen birçok yansıtmalar yaratabilir. Kıskanç olan bireyler var mı? Kendi işinize mi sahipsiniz ve yönettiğiniz çok insan var mı? Başka insanların yansıtmaları enerjiye sahiptir. Bu enerji evimizi veya içinde yaşadığımız alanı etkileyebilir.

Ayrıca evinize yakın olabilen elektrik hatlarına, trafolara veya diğer yüksek enerji iletkenlerine bakın. Bu tür enerjiyi taşıyabilecek dereler veya mezarlıklar var mı? Uçakların başınızın üzerinden uçtuğu bir hava alanı var mı? Büyük şehirler yoğun nüfustan uzakta olan bölgelerden daha fazla zorlayıcı olur.

Evimizdeki enerji hangi türde olursa olsun bize çekilir. Örneğin, evde çoğu zaman bir sürü cinsel düşünceleri olan bir genç varsa, onun odası başka mekanlara bindirilebilen/örtüşebilen enerji taşıyabilir. Onun okulunun, sınıf arkadaşlarının veya arkadaşlarının enerjisi de kendi mekanının dışında zarar veriyor olabilir. Eski enerji kalıpları evde, apartmanda veya çevrede yaşayan herkesi etkileyebilir.

Hasta olan veya iyi hissetmeyen ve bizimle yaşayan insanlar da evimizin enerjisini etkiler. İklimin, tatillerin, dolunayın, okula geri dönmenin, negatif veya korkutucu televizyon yayınlarının enerjisi – hepsi bizi etkileyebilir.

Evimizde enerjiyi tutabilen eşyalar ve alanlar vardır – mobilyalar (eski ve antik ya da bize başkalarının verdiği mobilyalar), fotoğraflar veya hatta resimler; eski plakları, eski kitapları, kullanılmayan eşyaları koyduğumuz temizlenmesi gereken alanlar; eski yastıklar, yatak takımları, eski minderler. Tüm bu eşyalar ve alanlar temizleyerek ve eşyaların yerini değiştirerek, dağınıklığı toparlayarak kolayca arındırılabilir. Eğer evde bir birey veya hayvan öldüyse, onun yatak takımını ya iyice yıkayın ya da atın. Kuş tüyü yastıklar ve yatak takımları özellikle enerji taşıyabilir – ebediyen.

Anlaşabileceğimiz bir şey: Eğer kendimizi, evimizi, iş yerimizi temizlersek ve etrafımızdaki dinamiklerin farkında olursak, etrafımızdaki enerji değişebilir ve evlerimizde birikmez. Yaşadığımız mekanlarda enerji akışını sürdürmek isteriz. Enerji ne kadar eski ise veya enerji ne kadar ‘yapışık’ ise, etkilenmemiz o kadar kolay olur.

Evlerimizde ve işyerlerimizdeki alanları temizlemenin birçok yolu vardır:

1) Kilimleri, halıları yıkayın ve mobilyaları, kumaşları ve perdeleri iyice temizleyin.

2) Duvarları boyamak enerjiyi temizlemek için etkilidir.

3) Mobilyaları aynı odada başka yerlere taşıyın (bir iki santim bile fark ettirir),

4) Pencere eşiklerine küçük olsa bile aynalar yerleştirilebilir,

5) Dağınık, karışık olan veya son bir yılda temizlenmemiş olan alanları temizlemek,

6) Her ay kristalleri ve taşları temizleyin – işyerinizdeki kristalleri her hafta temizleyin.

7) Bitkiler ve canlı olan şeyleriniz olsun – bunlar alandaki enerjiyi dengelemeye yardım eder.

8) Taktığınız takıları her gün temizleyin, gözlüklerinizi de temizleyin.

9) Size iyi hissettirmeyen takıları takmayın, örneğin, temizlemeden annenizin yüzüğünü takmayın.

10) Müzik sesi ve titreşimi enerjiyi hareket ettirmek için yardımcı olur.

11) Feng Shui teknikleri kullanmak da iyidir.

Eğer bir ilişkiniz olduysa veya mekanınızı paylaştığınız biri olduysa ve bu ilişki sona erdiyse:

1) Yatak odasındaki mobilyaların yerlerini değiştirin.

2) Yatak takımlarını değiştirin veya temizleyin; yastıkları değiştirin veya yerini değiştirin.

3) Duvarlara veya pencere eşiklerine aynalar koyun.

4) En azından duvarın birini boyayın.

Bu basit bilgileri kullanarak, eğer mekanınızı paylaşan kişi hala sizi düşünüyor veya sizinle ilgili fanteziler kuruyorsa, yatak odanız onların yansıtmalarından etkilenmez. Bu küçük değişiklikler eski enerjiyi özgürleştirebilir. Bu nedenle herhangi bir yansıtma taşıyamazlar. Aynı adımlar evdeki diğer odalara da uygulanabilir.

Eğer bir apartmanda yaşıyorsak ve alt katta ve yan dairelerde yaşayan insanlar varsa, 30 cm x 30 cm’lik bir ayna kullanmak faydalı olur. Ayna duvara doğru baksın, belki daireler arasındaki duvardaki şifoniyerin/rafların arkasına veya diğer mobilyaların arkasına konulabilir. Yatağın altına da bir ayna konulabilir, ayna aşağı bakar şekilde. Ayna yoksa, alüminyum veya yansıtıcı yüzeyi olan herhangi bir şey de kullanılabilir. Enerjiyi veya yansıtmaları yansıtan herhangi bir şey, onları kaynağına veya uzağa geri gönderir. Evimizdeki mekanları temizlerken, sadece duvarlara kadar gitmeliyiz. Kendi dairemizin duvarlarının ötesine gitmek, kendi mekanımızın dışına çıkmak başka birilerinin mekanını işgal etmek olur.

Güvenli olan bir yere sahip olmak çok önemlidir – hiçbir şeyin ellenmeyeceği ve hiç kimsenin izniniz olmadan giremeyeceği size ait olan bir yer. Bu yer kendiniz ile koşulsuz olarak olabileceğiniz ve dinlenebileceğiniz bir yerdir.

Hatırlayın, evimizde olup bitenler bizi etkiler. Enerjinin bizi nasıl etkilediğini izlemek çok önemlidir. Stres seviyelerini kontrol etmeyi öğrenin, çünkü bu negatif enerjinin işgal edebileceği yerdir. Gerçekten iyi olmayan – örneğin alkol, uyuşturucu, sigara – şeyleri kullanırken her zaman ölçülü olun. Bunlar araçtır, yardımcı değil. Yaptığınız şeylerden tamamen keyif alın, herhangi bir şeyi aşırı yapmaya gerek yok. Kendinize kızmadan veya yargılamadan kötü alışkanlıkları dengelemenin başka yollarını arayın. Bağımlılık yaratan enerji insanlara ve olaylara uzanır – geçmişimizi temsil eden ve yoğun duyguya neden olan herhangi bir şey.

Duygularınızı aynı seviyede – ne yüksek ne de düşük – tutmak için elinizden geleni yapın.

Bizi yargılayan insanlar, bizi enerjisel olarak kendi fikirlerinde veya korkularında tutmaya çalışır. Yüksek strese neden olan ilişkilerin değiştirilmesi gerekebilir. Eğer biriyle ilgili kötü hissediyorsak, o ilişkiyi değiştirmeyi düşünmeliyiz. İnkar etmek sadece daha fazla probleme neden olur.

Bize zarar vermemesi için dışsal enerjiyi değiştirdikten sonra, duygusal enerjiyle çalışabiliriz.

* Ken Page

Kabak Çekirdeği Her Şeye İyi Geliyor…

12919658_1014263725307295_1028445274192868141_n[1]

 

● Kabak çekirdeğinde bol miktarda fosfor, magnezyum, manganez, demir ve bakır bulunur.
● Kötü kolesterol seviyesini düşüren bileşikler içerir.
● Depresyona iyi gelen ve uyku kalitesini arttıran kabak çekirdekleri mutluluk hissi verir.
● Çinko açısından zengin olduğundan kemik erimesine karşı vücudu korur.
● E vitamini içerir ve bu sayede cildi güzelleştirir.
● 100 gramında 30 gram protein bulunur.
● Araştırmalar kabak çekirdeğinin böbrek taşı oluşumunu engellediğini göstermektedir.
● Pek çok kültür kabak çekirdeğini parazitlere karşı kullanmıştır.
● Kabak çekirdeği yağı prostat büyümesi sonucu görülen idrar zorluğuna iyi gelir.
● K vitamini deposudur

Sana Özel, İhtiyacına Göre Yoga Yapmak İstiyorsan Buraya…


Svitlana’yla ortak bir arkadaşımız sayesinde tanıştık, hemen kaynaştık ve sohbete daldık (Muhteşem Yüzyıl’daki Hürrem Sultan’ın türkçesiyle konuşmasına da ayrıca bayıldım). Yoga hocası olduğunu öğrenince de hemen bir randevu aldım ve ders saatini heyecanla beklemeye başladım.
Beni son derece güleryüzlü karşıladı, mumlarımızı tütsülerimizi yaktık ve çalışmaya başladık. Birebir bana özel bir yoga seansı yaptık ve bu çalışmaya bayıldım. Duruş çalıştık, nefes çalıştık, özel yoga aletiyle ters köprü çalıştık, kasları uzattık. Yani vücudumun ve benim neye ihtiyacımız varsa onu yaptık.
Size de bu muhteşem insandan tek veya 2 – 3 kişilik yoga seansı almanızı öneririm.
Bir kaç satırla Svitlana kendini şöyle özetledi, onu da sizlerle paylaşmak istiyorum:
“2009 yılında yogayla tanıştım ve çok kısa bir zaman içinde yogayı bir hayat tarzı olarak benimsedim.
2013 yılında 200 saatlik Hatha Yoga Uzmanlık Programı’nı Ukrayna’da bitirdim. 2015 yılında ise Türkiye’de Hindu uzman Rishi Romeo Nath ile 200 saatlik Yoga Alliance” onaylı Yoga Terai Uzmanlık Programı’nı tamamladım.
Sizin ihtiyaçlarınıza ve seviyenizie göre, farklı rahatsızlıklara iyi gelecek çalışmalar hazırlayıp güzel enerjiyle sizlerle paylaşmaya niyetliyim.”

Svitlana tel: 0533 668 57 89 (www.yoga-jaya.net)

 

Hayatınızı ayrıntılarla israf ediyorsunuz… Basitleştirin, basitleştirin.”

image4-1024x681[1]

Hayatınızı ayrıntılarla israf ediyorsunuz… Basitleştirin, basitleştirin.” Henry David Thoreau …

Zen alışkanlıklarında, sadeleşmekten çok sık söz ederiz. Sahip olunan ne varsa –mal, mülk, eşya, ıvır zıvır, dağınıklık- sadeleştirmek ve ihtiyaç duyulan ne varsa sadeleştirmek. Peki televizyonun fişini çekip de kendinizle baş başa kaldığınızda ne yapacaksınız? Sadeleşmenin en yanlış anlaşılan kısmı budur: Sadeleşmenin her şeyden el ayak çekip bir boşluğun ortasına yerleşmek olduğu düşünülür. Sadeleşmenin bizi sıkıcı, eğlenceden yoksun bir hayata mahkum edeceği zannedilir. Amaç asla bu değil ki!

Sadeleşmenin gerçek maksadı ve ilk kuralı elzem olanı tanımlamaktır; gerçekte neyi sevdiğini, senin için asıl neyin önemli olduğunu bulmandır. Sonra da dikkatini dağıtan başka ne varsa hayatından çıkarırsın, sadece gerçekten önemli olanlara odaklanırsın. Hayatımızda o kadar inanılmaz bir kalabalık var ki; kendi eşyalarımızdan, her gün çeşitli vesilelerle uğradığımız bilgi bombardımanına ve maruz kaldığımız duygusal ve görsel karmaşaya kadar korkunç bir kalabalıkta yaşıyoruz. Sonuç mu? Kendimizi, gerçekte bizim için hiçbir anlamı olmayan bir yığın işi yaparken buluyoruz. Sokrates der ki, “Sorgulanmayan hayat, yaşanmaya değmez.” Her koşulda, hayatımızı sadeleştirmek istiyorsak önce hayatımızı sorgulamamız gerekecek, daha doğrusu iyice bir incelememiz. Hayatta benim için gerçekten önemli olan ve hayatıma değer katan ne var? Bu sorunun cevabını biliyorsanız, sadeleşmeniz çok kolaylaşır.

Elzem olanı nasıl bulacağımıza bir bakalım; neyi seviyoruz, neyi önemsiyoruz, bunlar sadeleşmemize yardım eder:

1- Benim için en önemli şey ne? Ne yapmaktan hoşlanıyorum? Herkes kendi cevabını verecek. Bana göre çok basit cevabı: ben karımla ve çocuklarımla olmayı seviyorum, yazmayı seviyorum, okumayı seviyorum, başkalarına yardım etmeyi seviyorum. Belki siz bisiklete binmeyi seviyorsunuzdur ya da müzik dinlemeyi ya da başka herhangi bir şeyi. Önce bu sorunun cevabını bulun.

2- Hayatımda sürekliliği olan şeyler neler; her ay, her hafta, her gün yaptığım ne var ve bunların hangisi benim için gerçekten önemli? Akşamları çocuklarla bara takılıyorsanız ve sizin için o kadar da önemli bir eylem değilse, sizin için asıl önemli olan şeyi yapmanıza engel oluyor demektir. Demek ki bara takılmak sadeleştirmeye aday olabilir. Bu bakış açısıyla yaptığınız her şeyi inceleyin.

3-Eşyalar: Aynı soruyu sahip olduğunuz bütün eşyalar için de sorabilirsiniz. Onları gerçekten seviyor musunuz? Hepsi de gerçekten elzem mi? Tıkanırsanız, düşüncenizi netleştirecek şu soruyu sorun: Evim yanarsa, yeniden almak isteyeceğim birkaç şey ne olurdu? Geri kalanından kurtulun gitsin. Çünkü hayatınızda kalabalık ediyorlar ve stres yaratıyorlar.

4-Başka her şey: Aynı kavramı hayatınızdaki başka her şeye uygulayabilirsiniz; işiniz, her gün okuduğunuz gazeteler, izlediğiniz diziler, hayatınızdaki insanlar. Hangisi elzem, hangisini seviyorsunuz, hangisine önem veriyorsunuz, bulun ve geri kalanından kurtulun. Sadeleşmek bomboş bir hayat yaşamak demek değildir. Yaşanacak alan yaratmak demektir. Leo Babauta

Yüzünüz Sağlığınızı Nasıl Yansıtır?

images[7]

 

Bazen yüzümüzde sivilceler ve kızarıklıklarla çeşitli değişiklikler yaşarız, bu bazen iç organlarımızın düzenli işlemediğini gösterir.

Yüzünüzdeki çeşitli değişimler vücudunuzda bir şeylerin doğru gitmediğine işaret ediyor olabilir. Bu değişikliklerin bazıları hormonal değişiklikler, aşırı iklimlere maruz kalmak, farklı ilaçları kullanmak, bazı yiyecekler ve diğer faktörlerden kaynaklanabilir. Bazı çalışmalar bu değişiklerinin bazen belli bir nedenden dolayı oluşmadığını ortaya koyuyor, ama bazı durumlarda da sağlığınız için uyarıcı olabilirler.

Eğer sivilce ve kızarıklıklara neden olabilecek aybaşı döneminde değilsek veya başka faktörlere maruz kalmamışsak, başka nedenlerden dolayı konuya dikkat etmeliyiz. Yüzümüzün bir harita olduğunu düşünürsek, olası problemleri ve nasıl tedavi edeceğimizi bulabiliriz. Aşağıda yüzünüzün vücutta olanları anlatan 14 bölgesinden bahsedeceğiz. Numaralarla işaretlenmiş bu bölgelere bakın ve problemi anlamaya çalışın.

1 ve 2. bölgeler etkilenmişse: Sindirim problemleri

Eğer 1 ve 2 numaralı bölgelerdeki sivilce, akne ve lekeleri fark ettiyseniz, sindirim sisteminiz düzenli işlemiyor olabilir. Bu problemi düzeltmek için abur cubur ve aşırı yağlı yiyecekler yemeyi bırakmalısınız. Ayrıca aşırı tuzdan kaçınmalı ve daha fazla su tüketmelisiniz.

3. bölge etkilenmişse: Karaciğer

Eğer değişimler gösteren bölge 3 numaralı bölge ise, karaciğerinizin düzgün işlememe olasılığı var. Bu sağlığa zararlı toksinlerin ve maddelerin tüketilmesinden kaynaklanır. Yapmanız gereken alkol, abur cubur ve laktoz tüketmemektir. Ve meyve ve sebze tüketiminizi arttırmalısınız, ve onları özellikle çiğ tüketmelisiniz. Ayrıca doğal bir karaciğer temizliği yapmakta da yarar var.

4 ve 5. bölgeler etkilenmişse: Böbrekler

Gözlerinizin kontürlerinde oluşan her şey -göz altı morlukları da dahil olmak üzere- susuzluk ve böbrek işlevsizliğinden kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden en iyisi su tüketimini arttırmak, tuzdan uzak durmak ve idrar söktürücü daha fazla yiyecek tüketmektir.

6. bölge etkilenmişse: Kalp

Bu bölge sivilce ve siyah noktaların en çok görüldüğü yerlerdir. Ancak birden belirdiklerinde ve bunlardan kurtulmak zor olduğunda bir kalp sorununa işaret ediyor olabilir. Bu problemle savaşmak için diyetinizden yağlı ve sodyum içeren zararlı yiyecekleri çıkarmalısınız. Ayrıca baharatlı yiyeceklerden de uzak durmalısınız. Bunlar yerine omega-3 yağ asitleri tüketiminizi arttırın. Özellikle bitki temelli olanları.

7 ve 8. bölgeler etkilenmişse: Böbrekler

Yine önceki gibi böbrekler kötü işliyor olabilir. Bunun nedeni ise vücutta atık birikimi, su tutulumu ve dehidrasyon olabilir. Bu durumu düzeltmek için bol bol su için; kahveden, gazlı yiyeceklerden ve alkolden kaçının.

9 ve 10. bölgeler etkilenmişse: Solunum yolu sistemleri

Bu bölgeler bir şekilde alerji veya astım gibi solunum yolu sistemlerine işaret ediyor olabilir. Bu bölge lekeler için hassastır ve hatta sigara içmek gibi kötü alışkanlıklardan etkilenir. Bunu düzeltmek için sigara içmeyi bırakın, taze yiyecek tüketimini arttırın ve şeker tüketimini azaltın.

11 ve 12. bölgeler etkilenmişse: Hormonlar

Bu bölgedeki değişiklikler genelde adet dönemindeki hormonal değişikliklerden kaynaklanır. Bunlar kaçınılmaz olsa da, sağlıklı bir diyet, egzersiz, yeterli uyku, bol su içmek, yüzünüzü bol bol yıkamak ve rahatsız edici yiyeceklerden uzaklaşmak iyi gelecektir.

13. bölge etkilenmişse: Mide

Yüzün bu bölgesi zayıf sindirime işaret eder, bağırsaklarınız düzenli çalışmıyor ve kabızlık çekiyor olabilirsiniz. Bu problemle savaşmak için bol bol lif tüketin. Bunu meyve, sebze ve tahıllarda bulabilirsiniz.

14. bölge etkilenmişse: Stres

Eğer yüzünüzün bu bölgesinde bir düzensizlik fark ederseniz, vücudunuzun dinlenmeye ve zamana ihtiyacı olabilir. Stres ciddi sağlık problemlerine yol açabilir ve ilgilenmezseniz durum daha da kötüleşebilir. Bu problemle savaşmak için dinlenmenizi, uyumanızı, şekerleme yapmanızı ve daha çok su içmenizi öneriyoruz.

Unutmayın!

Yüzünüzde sivilce ve kızarıklık gibi düzensizliklerin olmasının bir çok nedeni olabilir. Yukarıda bahsedilen nedenler bunlardan bazıları olabilir. Bu yüzden en doğrusu yüzünüzdeki problemin nedenini ortaya çıkarmak ve uygun tedavi yöntemini bulmak için doktorunuza başvurmaktır.