ORGANLARIMIZ KARAKTERİMİZİ NASIL ETKİLİYOR?

26491529-illustration-of-set-of-internal-organ-and-body-parts-of-human--Stock-Photo[1]

1. Boyu uzun olan, saf akıllı olur, kolay kandırılır.
2. Boyu kısa olanın hilesi çoktur, kötü huya meyillidir.
3. Orta boylu olan kişi akıllı ve güzel huylu olur.
4. Saçı sert olan keskin zekâlı olur.
5. Saçı yumuşak olan ebleh ve arsız olur.
6. Saçı sarı olanın işi gücü kibir ve gazaptır.
7. Saçı kara olanda sabır vardır. Böyleleri ile yakınlık kurmaya bak.
8. Saçı kumral olan ise güzel, huyca eşsizdir.
9. Saçı seyrek olan ârif ve zarif bir kişidir.
10. Saçı çok olan kadının anlayışı kıt olur.
11. Başı küçük olan kişinin aklı da az olur. Böylelerine sakın sırrını söyleme.
12. Başı büyük olanın aklı çok olur.
13. Başının üstü yassı olan keder çekmez.
14. Başının cildi sağlam olan hayır işler; şer işlemez.
15. Başı kel olana yakın olma. Böylesinden sakın ki, kötü huylu olur.
16. Alnı dar olanın ahlakı da dar olur.
17. Alnı yumru olan kötü ve aldatıcı olur.
18. Alnı enli olanın kötü huyluluğu hastalık gibidir(ondan gitmez).
19. Alnı düzgün olan kişiyi emniyetli bil.
20. Alnı kırışıksız olan şüphesiz tembel olur.
21. Alnındaki kırışıklar uzun olan anlayışlı olur. Kırışığı az olan cömert olur.
22. Kaşları arası kıvrımlı (kırışık) olan kişi baştan sona gam yüklüdür.
23. Kulağı büyük ve enli olan cahil ve tembel olur.
24. Kulağı küçük olan hırsızdır. Kulağı orta büyüklükte olan ise dürüsttür.
25. Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir.
26. Kaşı çok kıllı olan gönlü kırık ve kederli olur.
27. Kaşı açık olan dürüsttür. Kaşı çatma ise hırsız olur.
28. İnce kaş güzeldir ama bunun da uzunu kibirlilerde bulunur.
29. Kaşı kavisli olan her zaman dilber olur.
30. Gözün çukur ve eğik olması kibirlilik alâmetidir.
31. Kara gözlü olanlar itaatkâr olur. Gözün kanlı olması ise yiğitlik alametidir.
32. Gözleri gök olan zekîdir. Ela gözlü ise edebli olur.
33. Gözü küçük olan hafif bir kişiliğe, gözü büyük olan ise zarif bir kişiliğe sahiptir.
34. Gözü yumru olan hasetçi olur. Gözü orta büyüklükte olan gerçek dosttur.
35. Kıpık gözlü olan yaramaz ve çirkin olur.Bakışı gevşek olan ise süslü olur.
36. Noktalı göz ok gibidir. Böylesinin gözü başkasına çok değer (nazarı dokunur).
37. Tek gözlüye yakın olma; sık bakan ise emniyetli sayılmaz.
38. Şaşıya hiç bakma ki sana eğri (kötü düşünerek) bakar.
39. Gözü güleç olan güzel olur. Kirpiği sık olan ise eşsizdir.
40. Yüzü büyük olan hastalıklıdır. Küçük yüzlü olmak ise kibir alametidir.
41. Yüzü yumru olan ahmak; yassı olan güzel olur.
42. Yüzü arık olan borcuna sâdık değildir. Yüzü etli olan ise sakil olur.
43. Yüzü hayli uzun olan konuşurken yalan konuşur.
44. Yüzü sert olanın genellikle sözü acı olur.
45. Yüz, değirmi gerekir. Dolunaydan parlak olmalıdır.
46. Tebessüm eden bir yüze bakanlar rahatlık bulup kam alır.
47. Benzi kızıl olan edeblidir.
48. Benzi sarı olan hastalıklı; siyaha çalan ise tevekkel olur.
49. Gözleri gök veya mâvi olursa ondan uzak olmaya bak.
50. Rengi ortada olan yüz hem ak hem kızıl olur (yanak ve alın).
51. Burun biraz uzun ise sâhibinin anlayışında biraz kıtlık vardır.
52. Burnu kısa olanın içinde korkusu çok olur.
53. Burnunun ucu top olan kişi neşeli olur.
54. Burnunun ucu ağzına yakın olan adamdan kendini sakın.
55. Burun delikleri geniş olursa, kibir ve haset alametidir.
56. Burnunun iki kanadı hareketli olan kişide kahır ve inat bir aradadır.
57. Burnu geniş olan kişide şehvet hastalık halini almıştır.
58. Burnu eğri olan kişi himmette bulunmayı düşünür.
59. Ağzın küçük olması güzelliktendir ama böyle kişi korkak olur.
60. Ağzı büyük olan yiğit eğri olan ise kötüdür.
61. Kadının cisel organının şekli ağzının şekli gibidir.
62. Burnundan konuşan kişinin bu özeliği kibrine dalâlet eder.
63. İnce sesli erkek, kadına düşkün olur, kibirden olsa gerek işi gücü şehvettir.
64. Erkek sesli kadın ise çoğunlukla yalan söyler.
65. Sözü hızlı söyleyenin anlayışı yüksektir.
66. Sesi kaba olanın himmeti de vardır, merhabâya değer.
67. Sesi çatal olan kişi halka fazlasıyla kötülükte bulunur.
68. Gülüşü çok olan kişiden hayâ beklenemez.
69. Yüzü güleç ve sözü tatlı olan kişi ne aziz kişidir.
70. Yufka ve kırmızı dudaklı kişi iyi ilim tahsil eder.
71. Dudak etli olursa sahibi kızgın ve sakil olur.
72. Dişleri iri olan kişi çoğunlukla kötülük yapar.
73. Dişi orta irilikte olanın işi doğruluk ve esenliktir.
74. Kokusu güzel olanın huyu da hoş olur.
75. İnce çeneli erkekte akıl az olur.
76. Çenesi enli olan kişi sert ve kaba olur.
77. Çenesi orta halli olan akıllı ve güzel olur.
78. Sakalı uzun olan kişi hünersiz olur.
79. Sakalı sık olan sakil olur. Böyleleri sözü uzatır da uzatır.
80. Kara ve seyrek sakal zekaya delildir.
81. Hiç sakalı olmayan kösenin hilesi pek çok olur.
82. Sakalı değirmi olan kişi olgunluklarla doludur.
83. Kafası geniş olan ahmak olur.
84. Boynu çok uzun olan kişide olgunluk az olur.
85. Gerdanı ince olan ise câhil olur.
86. Boynu kalın olan kimse gece gündüz tıkınır oburlaşır.
87. Boynu kısa olanın hîlesi çoktur.
88. Boynu orta uzunlukta olan kişi hayırlı işler ile uğraşır.
89. Her yeri orta halli olan kişi şüphesiz bir dilber olur.
90. Omuzu sivri olan hırsız ve işleri yaman olur.
91. Eğri omuzlu kişinin, işi eğri olur.
92. Kısa omuz eblehin, düşkün omuz, efilindir.
93. Mutedil olan omuz sahibi, rumuz anlar.
94. Kolu eğri ve kısa olsa, o şerli olur.
95. Bileği uzun olursa, istemeden bahşiş verir.
96. Eğer küçük olduysa el, o misilsiz ve güzeldir.
97. Parmağı uzun olan, bilgi sahibi ve hüner ehlidir.
98. Parmağı yumuşak olan, şüphesiz zeyrek olur.
99. Tırnağı geniş olmasa, akşam sabah sev onu.
100. Tırnağı yumru ve çizik olsa, o bilmez yazık.
101. Tırnağı yassı ve düz olsa, olur eli uz.
102. Göğsü çıkık olanın ahlakı da kötüdür.
103, Göğsü eğer dar olsa, gece gündüz o, gam yer.
104, Göğsü geniş olsa, onun gönlü hiç melûl olmaz.
105. Göğüs ve omuzdaki kıl, cür’ete delil olmuştur.
106. Kadının göğsü büyük olsa, şehveti çok olur.
107. Göğsü uzun olsa onda süt az olur.
104. Kadının göğsü küçük olsa, süt onda çok olur.
105. Sütlü memeli ve doğurgan kadın, eşine dosttur.
106, Orta memeli olanın memesini eşi emer.
107. Eti yumuşak olan tende, can ve lütuf olur.
108. Eti hoş ve latif olan,bilgili ve zarif olur.
109. Eti pek katı olanın kabalığı katı oldu.
110. Arkası yassı kişinin işi, sefahet oldu.
111. Arkası kambur adamın huyu da kötü olur.

112. Sırtı geniş olanın,kuvveti çoktur.
113. Eğer beli ince olursa, şekli yerince olur.
114. Arkada kıl bittiyse, şehvete delil olmuştur.
115. Karnı büyük olan gabidir.
116. Karnı küçük olan çelebidir.
117. Karnı hem büyük hem kısa olursa, kötü huylu ve zorlu olur.
118. Kasıkta kıl bitmezse, tabiati vahşi olur.
119. Oyluğu enli olan, şüphesiz tembel olur.
112. Cinzel organı küçük olan, olgu ve bilgili oldu.
113. Cinsel aleti uzun olan, ahmaklığına delildir.
115. Cinsel organı büyük olan, çok kötülük sahibidir.
116. Husyeler küçük olsa sahibi korkak oldu.
117. Husyeler büyük olsa, o kişi pehlivandı.
118. Ferci (cinsel organı) eğer küçük olsa, o kadın tehlikelidir.
119. cinsel organı etli ve büyük olursa, kadının şehveti çoktur.
120. Oyluğu pek uzun olanın şehveti az olur.
121. İnsanın bir kıçı eğri olanın içi kibir ve hasettir.
122. Dizi büyük olan, hayli yük yüklenir.
123. Baldırı kalın olanın, lütfu olmaz, cimri olur.
124. topuğu etli kadını, şiveli say.
125. Kadının ökçesi yufka olursa, şüphesiz dilber olur.
126. Ökçesi kalın olan mert, şecaatte tek oldu.
127. Ayağı enli kişinin, cevr ve cefadır işi.
128. Eğer ökçe uzun olursa, sahibi çok hâyâlıdır, namusludur, edeplidir.
129. Parmağı uzun olan, anlayışla bilgi doludur.
130. Adımı dar olanın cünbüşü hoştur Çünkü salınarak yürür, akıl ona hayran olur. Adamı öldürür o güzel yürüyüşü, ölüyü diriltir o güzel sözleri.

DİLİ DAMAĞA DOKUNDURARAK ENERJİ SEVİYENİZİ ARTIRABİLİRSİNİZ

DİLİ-DAMAĞA-DOKUNDURMAK[1]

Sadece dilin ucunu damağa getirerek (dili damağa dokundurarak) enerji seviyesi geçici olarak ve kolaylıkla artırılabilir. Bunun arka enerji kanalları ve ön enerji kanalları arasındaki bağlantıyı geliştirme ve böylece enerji dolaşımını geliştirme ve artırma etkisi vardır. Dilin temas etmesi iç auranın genişlemesine neden olur. Örneğin, ışık düğmesi açık iken, ışık yanmaktadır. Bir bağlantı vardır. Eğer düğme kapalı ise, ışık yoktur. Aynı şekilde, dil damağa dokundurulduğunda enerji akışında artış olur. Dil damağa temas etmediğinde, enerji dolaşımı azalır.

Dili damağa dokundurmak şifacının daha fazla enerjiye sahip olmasını ve daha etkili şifa yapmasını sağlar. Bu nedenle, hassaslaştırma yaparken, tarama yaparken, temizlik yaparken ve enerji verirken, dil damağa dokundurulmalıdır. Bu teknik ayrıca önemli miktarda enerji gerektiren okuma, çalışma, meditasyon ve diğer aktiviteler için de kullanılabilir.

Dilin durması gereken yer, dişin damakla birleşme noktası değil, tam üst noktası yani dil içeri doğru biraz kıvrılıyor. Diğer türlü hemen hemen herkesin dili, diş ve damak birleşme noktasındadır.

Ayrıca dili bu şekilde damağa değdirmek çakraları birleştiren meridyeni tamamlıyor. Enerji akışı bu şekilde sağlanıyor.

Dili arkaya doğru kıvrırarak üst dişlerin arkasında damağa ve ağzın tavanına değdirmek ayrıca Hipofiz bezini (Glandula Pituitaria) uyarmanın yollarından biridir.

Dilin bu pozisyona getirilmesi ile sol ve sağ beyin küresi arasında denge oluşmasını sağlanıyor. Bu da insanin daha iyi düşünmesi ve kendini daha iyi hissetmesine yardımcı oluyor.

Sizde Enerji alırken dilinizi damağınıza yapıştırın ve enerjinizin bedeninizde özgürce akmasına izin verin…

ALTIN KURALLAR – MUTLAKA OKUYUN..

12790994_1052729931432285_5254136451889431879_n[1]

1-Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al.

2-Her zaman ve her ortamda anlatabileceğin üç fıkra öğren.

3-Sevinçlerini sakın erteleme.

4-Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığını %90’ını oluşturur.

5-Hergün 30 dakika yürüyüş yap.

6-Her yemekten sonra şükret.

7-Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kere düşün.

8-Maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme.

9-Kaybedecek şeyi olmayan insanlardan kork.

10-Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.

11-Çocukların, gelenek sözcüğünü duyduklarında seni hatırlayacak şekilde yaşa.

12-Dinine ait kitabı tam anlamıyla okumak için kendine bir yıl süre tanı.

13-Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.

14-Hergün 6 bardak su içmeyi unutma..

15-seni seven insanları koru..

16-Zor da olsa ailenle tatil yapmak için her şeyi dene. Bu tatildeki anılar, hayatındaki en değerli anılardan biri olacak.

17-Kendine yapılmasını istemediğin hiçbirşeyi başkalarına yapma.

18-Başarıya, iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı değerlendir.

19-İyi ve başarılı bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma:
a) Doğru insanı bulmak
b) Doğru insan olmak.

20-Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.

21-Evliliğini güzelleştirmek için hergün bir şeyler yap.

22-iyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme.

SON SÖZ..
Hayatınızdaki kötü olayları düşünerek vakit kaybetmeyin; Yoksa güzellikleri kaçırabilirsiniz

D VİTAMİNİ SIRT AĞRISI, DEPRESYON, DİYABET, PROSTAT KANSERİ VE BAĞIRSAK KANSERİNDEN KORUYOR

D%20vitamini%20eksikliği_1efeb7ce-6af7-483d-9a63-7ff6c4a38b84[1]

 

Yeni Yapılan Çalışmalar D vitamininin sırt ağrısı, depresyon, prostat kanseri, Diyabet (Şeker Hastalığı), kolon (bağırsak) ve rektum kanserinden koruduğunu ortaya koydu. Bu çalışmaların özetleri kısaca şöyledir:

D Vitamini kronik sırt ağrılarında faydalı oluyor. D vitamini alan ve sırt ağrısı olan kişilerde bu ağrı azalmakta,

D Vitamini kan düzeyi 40’ın altında olanlarda Depresyon daha sık görülmektedir,

Kolon ve rektum kanserleri ve Prostat Kanseri D Vitamini alanlarda daha az görülmektedir,

D Vitamini Beyin hasari ve beyin iskemisinde faydalı olmakta,

D vitamini ve kalsiyum alan kilolu kişilerde kilo kaybı daha fazla oluyor,

D vitamini alanlarda Diyabet (Şeker Hastalığı) kontrolu daha iyi olmakta ve şeker hastalığı çıkışı gecikmekte yani önlemektedir.

D VİTAMİNİ KONTROLU İÇİN kanda (25 OH D3 ) VİTAMİNİ DÜZEYİNİ HER YIL ÖLÇTÜRÜN. Bu ÖLÇÜMÜN 50 CİVARINDA OLMASI GEREKİR. DAHA DÜŞÜK İSE BİR ENDOKRİN UZMANINA BAŞVURARAK TEDAVİ OLUNUZ.

D VİTAMİNİ NEDİR?

D vitaminine tıp dilinde kalsiferol adı da verilir. D vitamininin D2 ve D3 olmak üzere iki tipi vardır. Yağda çözünen bir vitamin olan D vitamini ya besinlerle alınır ya da cildimizde güneş ışığının etkisi ile oluşur. Bitkilerde veya gıdalarda D2 vitamini vardır. Vücuda giren D vitamini karaciğer ve böbrekte değişime uğrayarak daha etkili bir kimyasal yapıya kavuşur. Kanımızda ise en fazla 25 OH D kimyasal yapısı şeklinde bulunur. Cildimizde güneşin etkisiyle oluşan D vitaminin fazlası güneş ışığı tarafından yok edilir. O nedenle fazla güneşte kalma nedeniyle D vitamini zehirlenmesi oluşmaz.

Kandaki kalsiyumun normal sınırlarda olmasını D vitamini ve paratiroit hormonu ayarlar. Boynumuzun ön tarafında bulunan tiroit bezinin arkasına yerleşmiş paratiroit bezlerinden salgılanan paratiroit hormonu ile D vitaminin etkili çalışması sonucunda kan kalsiyum düzeylerinde bozulma (azalma veya artma) olmaz. D vitamini, gıdalarla alınan kalsiyumun bağırsaklardan emilimini, kemiklerden kalsiyumun geri çekilmesini ve böbreklerden kalsiyumun tekrar geri emilmesini sağlayarak kan kalsiyumunu normal sınırlar içinde tutar.

D Vitaminin Görevleri:

• Kandaki kalsiyum ve fosforun normal sınırlarda olmasını sağlar.
• Bağırsaklardan kalsiyum emilimini sağlar.
• Kemiklerin güçlü olmasını sağlar.
• Çocuklardaki Raşitizm hastalığı ve erişkinlerde osteomalazi denen kemik hastalıklarının oluşmasını önler.
• Vücut direncini yani bağışıklık sistemini güçlendirir
• Pankreas bezinden insülin hormonunun salgılanmasını düzenler.
• Damarlardaki kan basıncını yani tansiyonu düzenler ve yüksek tansiyon yüksekliğini azaltır
• D vitamini, kemik ve diş dokusunun gelişimi için gereklidir. Bu yüzden çocuklarda ihtiyaç daha fazladır. Eksikliğinde diş ve kemikle ilgili bozukluklar meydana gelir.
• D vitamini bazı kanserlerin, otoimmün hastalıkların, kalp hastalıkları ve Tip 1 diyabetin gelişimini ve tüberkuloz (verem) gelişmesini önler.
• D vitamini kaslara güç verir, eksikliğinde kas güçsüzlüğü ve ağrı olur. Atletlerin performansında D vitamini bu nedenle önemlidir. Yaşlılarda kasları güçlendirerek düşmeleri önler.
• Depresyon ve şizofreniden korur.

D Vitamini hangi Besinlerde Bulunur?

D vitamini özellikle yağlı balıklarda (somon balığı, karides) ve balık yağında vardır. Yumurta sarısı, karaciğer, peynir, süt ve süt ürünlerinde de bulunur. Vücutta yeterli D vitamini olması için güneş ışığından da yararlanılmalıdır.

D vitamine ihtiyaç 19-50 yaş arasında günlük 200 ünite, 51-70 yaş arası 400 ünite ve 70 yaşın üzerinde 600 ünite kadardır.

D Vitamini Ne Kadar Almalı?

50 yaşın üzerinde D vitamini alımı yetersizdir. 50 yaşına kadar günde 200 ünite, 50-70 yaş arası 400-600 ünite D vitamini alınmalıdır. Ancak yapılan çalışmalar yetersiz güneş ışığı alan çocuk ve erişkinlerin 800-1000 ünite D vitamini almak gerektiğini ortaya koymuştur. Bu nedenle herkesin günlük 800 ünite D vitamini alması uygundur.

En kolay D vitamini alma yolu günde en az 15 dakika güneş ışığına maruz kalmaktır. Her gün el, yüz ve kolların 15 dakika güneş görmesi gerekir. Haftada 4-6 defa bu işlemi yapmak faydalıdır. Eğer bu mümkün değilse, en azından günlük 400 ünite D vitamini almak faydalı olur. Güneş görmeyen ülkelerde yaşayan insanlarda D vitamini vücutta daha az olduğundan multipl skleroz denilen hastalık daha çok görülür.

D vitamini eksik kişilerde vitamin D2 ‘nin 50.000 ünitelik kapsülü haftada bir verilir ve 8 hafta süreyle verilir. Daha sonra her 2-4 haftada bir verilir. Diğer bir tedavi şekli ise her gün 1000 ünite D3 vitamini veya 3000 ünite D2 vitamini hergün verilmelidir.

Yeterli D vitamini alım miktarı erişkinler için günlük 400 ünitedir. 70 yaşın üzerinde bu doz günde 800 ünite olmalı ve birlikte 1200 mg kalsiyum almalıdır.

Fatoş Pabucçu Tuncay

Sağlıkla kal

2n14.com
Genetiği korunmuş lezzetler

İletişim

Telefon : 0212 951 03 01

9 Mart Güneş Tutulmasının Burçlara Göre Etkisi…

Kova-Burcu[1]

Bugün hayat yolculuğumuzda astrolojik olarak oldukça etkili bir Güneş Tutulması ile yepyeni bir dönemeçten geçiyoruz.Güneş tutulmaları yepyeni enerjileri de getirir.Yeni haberler alabiliriz.Yeni bilgiler edinebiliriz.Öngörmediğimiz,hesapsızca,birden bire gelişmeler yaşayabiliriz.Değişken bir burçta oluşan bu tutulma ,hayatımızda değişimlerin de habercisi. Örneğin önümüzdeki günlerde sürpriz bir gelişme olabilir.Bir konuda kararsız ve çekimser kalmışızdır.İşte adım atmamız yönünde bizi karar vermeye zorlayacak koşullar oluşabilir.Bir konu belirsiz ise ,bir haber alıp o belirsizliği çözebiliriz. Güneş tutulması sonrasında gerçekleşecek olaylar hayatımızda taşları yerinden oynatabilir ancak kalıcı değişimler de beraberinde gelir.

Yaşadığımız olayların,aldığımız kararların telafisi mümkün olmayabilir.Onun için iki dinleyip bir konuşalım,olayları çok boyutlu değerlendirip kişisel önyargılarımızdan eleyerek aklıselim ile ele alalım.Tutulma etkisiyle kafamız karışabilir net düşünemeyebiliriz onun için yeni bir olay başlatmak yerine biraz dahabekleyebiliriz.Ve elbette bunları yaptıktan sonra da tevekkül içinde kalıp sonrasını Yaradan’a ,en yüksek akla teslim edelim.

Evren yeni dönem için süprizlerini zaten hazırladı ve vakti gelince bir bir önümüze gelecek.Bu yüzden “her ne olacaksa hayrımıza olacak “diyerek Yaradana güven ve teslimiyet içinde olmamız çok daha önmeli bu dönemde. Her doğum haritası kişiye özeldir.Ve bu tutulmanın etkisi de kişiye özel haritasında Balık burcu hangi yaşam alanında söz sahibi ise işte orada etki edecektir.

Doğum Haritası kişinin bireysel tekamülü için mükemmel şekilde tasarlanmış bir yol haritasıdır.Dolayısı ile de her burç aynı konularda bitiş ve başlangıçlar yaşamayacak bu tutulmada,hatta her aslan ya da her başak veya balık burcu da aynı şeyler yaşamayacak.Doğum Haritası bize özel bir tasarım çünkü,benzersiz,tıpkı parmak izimiz gibi J Ama genel olarak çok kısa olarak burçların aldıkları tutulma etkilerine bakacak olursak:

KOÇ:Kontrol edemedikleri durumlar yaşayabilirler ve bunun etkisi ile yalnız kalmak isteyebilirler.Bir tür inziva dönemi yaşayabilirler.Rüyalarınıza dikkat edin ,belki değişim dönüşüm mesajlarını rüyalarınızda alabilirsiniz.

BOĞA :Sosyal çevre ve arkadaşlıklarınız alanında etkili olacak tutulma.Aldanma veya aldatılma,ortak grup hedeflerinizde değişimler,ortak çalışmalarda iptaller olabilir.Ama aynı zamnada arkadaşlarınızı şifalandırdığınız bir dönem de olabilir.

İKİZLER :Kariyer evinizde gerçekleşecek bu tutulma,sizi iş hayatınızla ilgili bir dönemece yöneltebilir.Bitişler ve yeni başlangıçlar olabilir bu alanda.Ev ve işiniz arasında denge kurmakta zorlanabilirsiniz.Bu yön karmaşası yaratabilir ve stres hissedebilisiniz

YENGEÇ :İdeallerinzi,yabancı ülkelerle olan ilişkileriniz,ticari konular bu tutulma etkisi ile gündeminize gelebilir.Yurtdışına sürpriz bir seyahat gündeme gelebilir.Uzun süren bir hukuksal davanız varsa sonuç aldığınız bir dönem olabilir.

ASLAN: Eşinizin ve ortağınızın kaynakları ve finans durumu ile ilgili sürpriz gelişmeler olabilir.Borç-alacak konularına yoğunlaşabilirsiniz.Finansal konularda gerçekçi düşünmeli,risk ve spekülasyondan uzak kararlar almalısınız.

BAŞAK : “Tamam mı ? Devam mı?” işte ana gündem maddeniz. İlişkilerle ilgili konularda şartlar değişken bir durumda.Tutulma etkisi ile bir karar almaya itilebilirsiniz.Ama unutmayalım ki her ne oluyorsa bizim hayrımıza oluyor.Yaralıysanız eğer yaranız şifasını da içinde barındırıyor,açın kalbinizi ve kabul edin.

TERAZİ : İş ve yaşam koşullarında,günlük rutinlerinizde değişim ve dönüşümler kapınızda.Sağlığınızla ilgili konularda dikkatli olmanız gereken bir dönemdesiniz.Tutulma ile birlikte ,sağlık konularında hayat kalitenizi arttırmaya yönelik değişimler yapabilirsiniz.

AKREP : Aşk yaşantınız,varsa çocuklarınız bu tutulmanın ana gündem maddesi olacak.Çocuğunuz yoksa sürpriz hamilelik haberleri olabilir.Çocuk sahibi olan Akrepler çocukları ile ilgili konularda sorumluluklarının arttığı bir döneme girebilirler. Aşk konusunda sürpriz başlangıçlar yaşanabilir.

YAY : Yuvanıza ve ailenize ait konularda değişimler kapınızda olabilir.Evinizi yenileyebilirsiniz.Taşınmanız da gündeme gelebilir.Yeni bir ev satın alabilir ya da varolan evinizi satabilirsiniz.Bu işlerle ilgilenmek sizi strese sokabilir.Balık burcundaki tutulma evinizin su tesisatında değişim yapmanızı gerektirebilir.

OĞLAK : Kardeşler,iletişim,yakın seyahatler gündeminiz olabilir tutulma sonrası dönemde. Dalgınlığınız yüzünden seyahatlerde eşya kaybedebilir,bilet rezervasyonlarında yanılgı yaşayabilirsiniz.Kardeşinizle olan ilişkilerinizde problemler varsa bunu şifalanacağı bir dönem.Yakın çevrenizle iletişim problemleriniz varsa bu konuda da çözüm girişimleriniz olabilir.

KOVA: Bu tutulma sizi finansal alanda düşünmeye ve kara almaya yöneltecek.Bütçenizi yeniden ele alıp,gelir-gider dengenizi gerçekçi bir şekilde yeniden yapılandıracağınız bir dönemden geçiyorsunuz.Hiç beklemediğiniz harcamalarınız size para kaybettirebilir.Ya da hiç ummadığınız yerden yeni gelir elde edebilirsiniz.Maddi konularda değişken koşullar söz konusu.

BALIK : Tutulma sizin burcunuzda gerçekleşiyor.Öncelikle odak noktanız kendiniz olacaksınız.Sağlığınız ve fiziksel görünümünüz sizin için önemli olacak.Evli ya da bir duygusal ilişki içerisindeyseniz ;partnerinizle ilgili stres yaratan durumlar gündeminize gelebilir.Duygusal olarak üzüntü yaşayabileceğiniz,kendinizi boşlukta ,kararsız ve yönünü kaybetmiş olarak hissetmeniz mümkün.

Ancak her ne olursa olsun ,olaylara bireysel bakış açınız teslimiyet ve tevekkül içinde olursa (elbette yapabileceğiniz her şeyi yaptıktan sonra ) tutulma etkisi geçtikten sonra küllerinizden yeniden doğan ,bambaşka birisi de olabilirsiniz. Hepimize ve tüm insanlığa bir üst boyutta idrak düzeyini açan bir tutulma olamasını diliyorum..

HÜLYA DEĞER

KAYA TUZUNUN BİLİNMEYEN 20 FAYDASI

8abf96d7a78622f3633a1a07bebefa35[1]

Kaya tuzunun insan ömrünü uzattığını söyleyen Sağlıklı Beslenme Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, kaya tuzunun faydalarını anlattı…

Kaya tuzu sağlıklıdır. Kaya tuzu en önemli bir mineraldir. Saftır, rafine olmamıştır. Rafine edilmemiştir. Hiçbir ek kimyasal ve çevresel kirlenme içermez. İnsan vücudunun ihtiyacı olan 92 elementten 84’ünü doğal olarak dengeli bir şekilde içermektedir. Doğal ve dengeli ömrü uzatır.

Ömrü uzattığını zeytin ağacından biliyoruz. Zeytin ağaçları 13 asır, 20 asır yaşıyorlar ve zeytin ağaçları kayalardan besleniyorlar. Zeytin ağacının kökü kayalardadır. Kayalardan beslendiği için ölmüyorlar. Zeytinde öyle, zeytin yağı da öyle, zeytin ağacının yaprağı da öyle kayalardan aldığı kaya tuzunun onlara sağladığı minerallerden ayakta duruyorlar. En önemli 84 element var ama en önemlileri bizim insan vücudumuzda makro dediğimiz, kalsiyum, demir, çinko, potasyum, magnezyum, bakır bunların hepsi kaya tuzunda var.

KAYA TUZUNUN 20 MUHTEŞEM FAYDASI

Hazmı kolaylaştırır.

Gaz gidericidir.

Mide yanmasını önler.

Gastriti önler.

Vücuda giren minerallerin, hücrelerin içerisine girmesini hızlandırır.

Vücudumuzdaki elektrolitlerin tuz dengesini sağlar.

Kan dolaşımımızı uyarır, düzenler ve vücuttaki bütün hücreler mineralle çalışır.

Böbreklerimiz, kalbimiz, akciğerlerimiz tuzla çalışır.

Vücudumuzda biriken toksit mineralleri redakte edilmiş diğer tuzların atılmasını sağlar.

Kan basıncını düzeltir.

Kan basıncını yükselten rafine tuzdur.

Çünkü o solfür filörürdür.

Rafine tuz mineral değildir ve o tehlikelidir.

Acıkmayı önler ve tok tutar.

Hastalandığımız zaman kaya tuzu ile yapılmış suyla eritilmiş bir gargara boğaz ağrılarını giderir.

Nefes açıcıdır. Kaya tuzu mağaralarında astım tedavisi yapılıyor.

Tuzlu su buharı ile astımlı, alerjik çocuklara, bronşite ve burunu ve nefesi açar.

Kulak tıkanıklığı şikayetlerini azaltır.

Banyonuza tuzlu su koyup içerisine girdiğiniz zaman evde yapılmış kaynak suyu gibidir.

Eklem ve kas ağrılarını hemen giderir.

Vücuttaki birikmiş ödemleri çözer.

Özelikle adet öncesi ödemleri çözer.

Adalelere ve eklemlere güç sağlar.

En önemlisi bağışıklık sistemini güçlendirir.

Solunum, dolaşım sistemlerini güçlendirir.

Kemik ve bağ dokusunu güçlendirir.

Ostiyogorozu önler.

Metabolizmayı hızlandırır.

Tuz lambaları ise oda havasını temizler.

kaynak: Gaye Doğanay

Sağlıkla kal

MİNERALLER HANGİ GIDALARDAN NASIL ALINIR?

14ce21514251687727fc42b7f19e2108[1]

VÜCUDUN GELİŞMESİ VE SAĞLIĞIN KORUNMASI İÇİN MİNERALLERE İHTİYAÇ VARDIR.

Minerallerin birçok işlevi düzenlediğini belirten Diyetisyen Özge Yüksel, hangi mineralin hangi gıdadan alınabileceğini açıkladı…

Mineraller doğada yaygın olarak görülen inorganik maddelerdir. Vücudun büyümesi ve gelişmesi, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için minerallere gereksinim vardır. Mineraller birçok işlevi düzenleyen elzem besin öğeleri grubudur. Vücut yapısının oluşmasına da yardımcıdırlar. Kemik, diş, kas, kan ve diğer dokuların da yapısında bulunurlar.

MİNERALLER HANGİ GIDALARDAN NASIL ALINIR?

1-KALSİYUM

Süt ve süt ürünleri en iyi kalsiyum kaynağıdır. Süt ve süt ürünlerindeki kalsiyumun emilimi çok yüksektir. Yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyve, kuru baklagillerde kalsiyum kaynakları arasındadır. Yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagillerdeki kalsiyum emilimi ise süt ve süt ürünlerine göre daha düşüktür. Yeşil yapraklı sebzelerde bulunan okzalatlar (okzalik asit) ve tahıllarda bulunan fitatlar (fitik asit) kalsiyumla birleşerek ince barsaklardan emilimi engeller.

2-POTASYUM

Fazla şeker, diüretikler, laksatifler, fazla tuz, alkol ve stres bu mineralle vücuttan atılır. Et, süt, sebze, meyveler ve kurubaklagillerde bulunur.

3-MAGNEZYUM

Magnezyum kaynakları soya fasulyesi, kuru yemişler, kuru baklagiller, süt, balık, yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllardır. Besinlerin Haşlanma veya buharla pişirilmesi magnezyum değerlerini düşürmektedir. Olabildiğince taze şekilde tüketmek gerekmektedir.

4-DEMİR

Yumurta sarısı, et, balık, ciğer, dalak hayvansal kaynaklı demir içerir. Yeşil yapraklı sebzelerde ise bitkisel kaynaklı demir bulunur. Bitkisel kaynaklı demirin emilimi hayvansal kaynaklı demire göre zordur. Diyette C vitamininin ve demir yönünden zengin yiyeceklerin birlikte bulunması, bitkisel kaynaklı demirin emilimini arttırır. Bu yüzden demirden zengin gıdaları bol yeşillikle birlikte tüketmeniz önerilir. Yemek esnasında çay içilmesi de demirin emilimini azalttığından, çayın öğün aralarında ve açık olarak içilmesi gerekmektedir.

5-KROM

Yumurta sarısı, istiridye, yer fıstığı, üzüm suyu, peynir, buğday ve mayada bulunur.

6-FOSFOR

Protein yönünden zengin besinler fosfor içeriği açısından da yüksektir. Süt ve ürünleri, et ürünleri, tavuk, balık, yumurta, tahıllar, kuru baklagiller ve yağlı tohumlar önemli fosfor kaynağından zengin besinlerdendir.

7-SODYUM, KLOR

Sodyum ve klorun temel kaynağı tuzdur. Salamuralar ve taze sebzelerde de bulunmaktadır. Sodyum ve klor eksikliği oldukça nadir gözükmektedir.

Diyetisyen Özge YÜKSEL

Hint Mitolojisine Göre Kadın ve Erkek

hintmitolojikadınerkek1[1]

Kadın;

Tanrı, yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı; Rüzgarın kararsızlığını,tavşanın ürkekliğini buna ekledi. Onların üzerine kıymetli taşların sertliğini, balın tadını, kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu, saksağanın gevezeliğini,kumrunun sevgisini kattı. Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadın yaptı. Yarattığı kadını erkeğe armağan etti.

Erkek;

Tanrı, kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışlarını, fırtına bulutların kasvetini, tilkinin kurnazlığını, boğanın dehşetini aldı; sülüğün yapışkanlığını, kedinin nankörlüğünü, hindinin kabarışını, gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi. Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıpsevdiliğini, sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı. Yarattığı erkeği, adam etsin diye, kadına verdi.

” Ete Kemiğe Büründüm,Yunus Diye Göründüm!.. ”

yunus-emre-siir[1]

Mevlana dervişleriyle yaptığı sohbeti bitirdikten sonra,bir derviş telaşla odaya girdi ve heyecanla,uzaklardan gelen genç birisinin kendisini ısrarla görmek istediğini haber verdi.
Mevlana , ” Buyursun bakalım ” diye izin verdi.
İçeriye orta boylu,cübbesiz,külahsız ve sakalsız,çok sade giyinimli bir delikanlı girdi.
Mevlana yerinden adeta bir ok gibi fırladı.Bu zatı mana aleminden tanıyordu.Bu,kendisi gibi çağlara damgasını vuracak yiğit bir HAKK aşığı olan Yunus Emre idi...
Heyecan ve hasretle kucaklaştılar.
Odadaki dervişler bu samimi karşılamaya bir anlam verememişti,ama ortamın manevi yükünün yoğunlaştığını anlamakta zorlanmadılar…
Daha sonra Mevlana ve Yunus Emre Karşılıklı Dini Şiirler Söylediler…Bir Mevlana Söylüyor…Bir Yunus Emre Söylüyor… Dervişlerde onları hayranlıkla izliyordu…
Yunus Emre ve Mevlana birbirini özleyen iki kardeş gibi yan yana oturdular…Mevlana sordu ;
– Pek güzel, Pek Sade giyinmişsiniz.Üzerinizde hırkanız bile yok ,üşümezmisiniz ?
Yunus Emre şiirle karşılık verdi ;
Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil
Gönlün derviş eyleyen,hırkaya muhtaç değil…
Mevlana beğendiğini belli eden bir hareket yaptı.Ve yine sordu ;
– Pek doğru söylersiniz.Nasılsınız iyimisiniz ? Nelerle meşgulsünüz ? Ne yapar ,ne eylersiniz ?
Yunus Emre yine şiirle karşılık verdi ;
Adımız miskindir bizim,düşmanımız kindir bizim
Biz kimseye kin tutmazuz,kamu alem birdir bize
Ben gelmedüm dava için,benim işum sevi içün
Dostun evi gönüllerdir,gönüller yapmağa geldüm !
Mevlana, Yunus Emre’ye Sordu;
-Biz dervişlerimize Tevhid’i öğretirken ” Bir elma iki ayna ” demiştik.Siz ne dersiniz ?
Yunus Emre cevap verdi;
Tevhid imiş cümle alem
Tevhidi bilendir adem
Bu tevhidi inkar eden
Öz canına düşman imiş.
Mevlana,Yunus Emre’nin bir süre dergahta kalmasını istiyordu.
-” Evet,davetimizi kabul buyurursanız,çok memnun kalacağız.Hemde size yazdığımız 6 ciltlik Mesneviyi okurduk” dedi.
Yunus Emre kalktı ,kapıya doğru yönelirken ilk kez şiirsiz konuştu;
-Ne kadar uzun yazmışsınız ! Çok emek ve gayret sarfetmişsiniz.Bize kalsaydı aynen şunu söylerdik ;
” Ete Kemiğe Büründüm,Yunus Diye Göründüm!.. ”
Yunus Emre Kapıdan hızla çıkıp gözden kayboldu…
~Alıntı

Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.

12801128_1107012012663089_1545029920888100382_n[1]

Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.
İçinden Allah’ a şöyle bir dua edeceği tutuyor:

“Allah’ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla.”
Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah , karısının bedeninde uyanıyor.

Hemen yataktan fırlıyor.
Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
Çocuklarını uyandırıyor.
Elbiselerini hazırlıyor.
Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
Beslenme çantalarını hazırlıyor.
Çocukları okula götürüyor.
Eve dönüp, evi toparlıyor.
Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek
için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve temizlikçiye
uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.
Bu arada öğlen oluyor.
Evi süpürmeye başlıyor.
Eşyaların tozunu alıyor.
Mutfağı siliyor.
Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
Yolda onlarla sohbet ediyor.
Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.

Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını
sağlıyor.
Süt ve kek getiriyor.
Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor.
Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını
fark ediyor.
Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
Salata malzemelerini yıkıyor.
Pilav için pirinci ıslatıyor.
Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor.
Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten
sonra çocukları yatırıyor.

Onlara hikaye okuyor.
Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu yatak odasına çağırıyor.

Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi
rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor.
Bu da zaten onun görevi.

Ertesi sabah uyandığında hemen Allah’a yalvarmaya başlıyor :

“Allah’ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını
rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime
döndür.”
Sonra ruhunun derinliklerinden gelen bir cevap işitti: :

“Evet, dersini aldığını görüyorum.
Herşeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın
çünkü, dün gece hamile kaldın….”

__________ALINTI__________

Manipüle Edildiğinizi Nasıl Anlarsınız?

535ae7210ff8d6ee1d000daf_1402392036529_2048[1]

Psikolojik manipülasyon, insanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkileme veya yönlendirme anlamına gelir. Bu etkileme ve yönlendirme sonucu insanlar davranış değişikliği ya da kanaat değişikliği gösterebilirler.
Manipülasyon, çoğu zaman bilerek ve isteyerek, bir amaca hizmet eder şekilde yapılır. Ancak kimi zaman, kişi karşısındakini manipüle ettiğinin farkında olmayabilir.
İsteklerini kabul ettirmek isteyen kişiler, amaçlarına ulaşmak için manipüle ettikleri kişiyi suçluluk, korku gibi farklı duygular içinde ve kimi zaman yük altında bırakarak, seçim şansı bırakmazlar.

Aniden kibarlaşmak

Nazik ManipülasyonManipüle edildiğinizi fark edebilmek için, dikkat etmeniz gereken ilk konu; karşınızdakinin sizden bir şey isterken nasıl davrandığıdır. Normalde hiç de nazik olmayan bir arkadaşınız sizden bir şey isterken dünyanın en kibar insanına dönüşüyorsa, manipüle ediliyor olabilirsiniz.Suçlu HissettirmekHayır Demeye İzin Vermeyen ManipülasyonBiri sizden bir şey istediğinde ve yapmadığınızda nasıl hissettiğinize odaklanın. Hayır demekten çekiniyor, istemediğinizi belirtirken suçlu hissediyor ya da utanıyorsanız, karşınızdaki kişi sizi manipüle ediyor olabilir. Manipülasyonun amacı başka insanları kontrol etmek olduğundan, “suçluluk psikolojisi” yaratmak, en sık kullanılan yöntemlerdendir.

Aniden sinirlenmek Şiddetle Manipülasyon Manipülasyon için sıkça başvurulan yöntemlerden biri de öfkelenmektir. Sizden bir şey isteyen kişinin “hayır” cevabınız karşısında öfkesinin nasıl değiştiğine dikkat edin. Öfke duygusu kimi zaman başkaları üzerinde kontrol kurmak için kullanabilir. Bu durum öfkenin hedefi olan kişinin korkularını açığa çıkarırken; öfkenin sonuçlarından korkan kişi öfkeli kişiye istediğini vermek zorunda hisseder.

Kurban rolü oynamak Çaresizlik Manipülasyonu Manipüle edilmemek için dikkat etmeniz gereken bir diğer konu, sürekli kurban rolü oynayan kişilerdir. Her zaman yardıma ihtiyacı varmış gibi umutsuz ve çaresiz görünmek, bazı kişiler için manipülasyon silahıdır. Çevrenizde bu tarz kişiler varsa, istediklerini aldıklarında durumlarının nasıl değiştiğine dikkat edin. Bu kişiler istekleri karşılandığı zaman çok daha iyi olurlar, bir sonraki isteklerine kadar.“Ben senden daha kötü durumdayım”

Abartma ManipülasyonuDuygusal manipülasyonu alışkanlık haline getirmiş insanların bazılarında hangi durumda olursa olursun abartma takıntısı vardır. “Başım ağrıyor” derseniz “bende beyin tümörü var” der, “susadım” dersiniz, “iki gündür ağzımdan tek lokma geçmedi” diye ağlar. Konunun, konuşmanın odağına kendisi oturabilmek için ne söyleseniz neredeyse 10 ile çarpar. Bu durumda kendinizi bencil ve düşüncesiz hisseder, onunla ilgilenmek zorunda kalırsınız. Böylelikle o da her zaman spotların altında mutlu yaşar. Bunu alışkanlık haline getirmiş insanlar için tek çözüm umursamamak, basın gidin.

‘Çok tatlısın’cılıkFlörtöz Manipülasyon

Flört de duygusal manipülasyon taktiklerinden biridir. Göz göre göre sizinle flört eder, eğer müsaade etmez veya ilgisiz davranırsanız sizi aşırı tepki göstermekle itham ederler. Böylelikle siz kötü kadın/erkek olursunuz, onlarsa sadece arkadaşça sohbet etmeye çalışan biri. Kısa bir süre sonra sizi nasıl sinirlendireceklerini ya da neşelendireceklerini anlamış olurlar ve bunu kullanırlar.
Bu manipülasyon da bir iş yaptırmaktan, ‘iyilik’ istemeye, çapkınlıktan dolandırıcılığa birçok amaca hizmet eden bir manipülasyon tarzıdır. Unutmayın, başlangıçta onlar sadece dinler ve izlerler. Böylece size nasıl ulaşacaklarını bilriler. Onlara kullanacakları silahları veren sizsiniz. Sizi kararsız ve dengesiz gösterenler dışarıya yansıttığınız kendi sırlarınız ve kendi korkularınız. Yeni tanıştığınız insanlara bunları göstermezseniz, manipüle edilmenin önüne geçebilirsiniz.
Her şeyden beteri de unutmayın ki manipülatörler asla adil oynamazlar.
Çoğu zaman bu manipülasyon çabalarının sonu üzgünlük ve şiddetle biter; sonunda sırtınızda aldığınız duygusal yaralarla dolu bir çanta, en ufak tavsiyeye kulak kesilecek halde hayatın ortasında kalakalırsınız. Bunun da doğal etkisi genellikle özgüven kaybı ve gerçek bir çaresizlik olabilir. Bu yüzden manipülatörlere asla izin vermeyin ve kendinizi kullandırtmayın.
kaynak: lime

YENİ AY EĞLENCESİ

new-moon-308070_960_720[1]

Yeni ay zamanları ay ve güneşin bir burçta yan yana geldiği zamanlardır.  Dolayısı ile açığa çıkan enerji muhteşemdir.

Yeni ay heyecanlı, tutkulu ve bir şeyleri değiştirme isteği ile dolu olduğumuz bir döneme gireriz.

  • Evde ada çayı tütsüsü yakabilirsiniz…..  Bütün evde tütsüyü gezdirin ve evinizdeki olası karanlık enerjilerin ada çayı ile birlikte çıkıp gittiğini, ondan boşalan yerlere huzurun, bolluk ve bereketin geldiğini hayal edin. Bu hayali içinizde yaşayın ve ona teşekkür edin.

Adaçayı tütsüsünü ben her sabah yapıyorum. Yeni ayı beklemiyorum.

  • Yeni ayda evin bereketini arttırmak için küçük bir tencerenin içine yarısına kadar su koyup, birkaç çay kaşığı yenibahar koyabilirsiniz. O kaynarken siz onu karıştırın. Tüm kokunun eve yayılmasına izin verin. Bolluk ve bereketi hak ettiğinizi, bolluk içinde olduğunuzu hayal edin.
  • Bir saksıya maydanoz ekmek de evinize bolluk ve bereket getirecektir.
  • Beyaz bir kâğıda KURŞUN KALEM ile tüm dileklerinizi açık ve net bir şekilde yazın. Hayatınıza hangi duyguların girmesini istiyorsunuz?
  • Yazarken mümkün olduğunca net ve gerçekçi ifadeler kullanın. Örneğin “araba almak istiyorum” yazmaktansa “araba almak için gereken maddi kaynağı bulmak istiyorum” daha doğru.
  • İstediğiniz şeyi ifade ederken “sağlıkla” “mutlulukla” “stressiz bir şekilde” gibi kelimeler eklemeyi unutmayın. Bazen çok istediğimiz bir şey gerçekleşirken, hayatımızın diğer alanlarında hiç de beklemediğimiz gelişmeler olabilir ve pişman olabiliriz.

VEYA BİR YENİ AY GAZETESİ HAZIRLAYABİLİRSİNİZ

  • Yeni ay gazetesi hazırlama;
  • – Renkli bir karton alın.
  • – O kartonun üzerine bir yıl içerisinde yapmak istediğiniz her ne varsa o dileklerinizi size hatırlatacak fotoğraflar, resimler yapıştırabilirsiniz.
  • – Bu kartonu evde sürekli görebileceğiniz bir yere koyun.
  • YENİ AYDA BOLLUK VE BEREKETE KUCAK AÇMANIZI DİLERİM…..
  • Özlem Çetinkaya
  • Enerji Terapisti / Yazar 

EN ÇOK BU RÜYALARI GÖRÜYORMUŞUZ

12524349_1657949451123377_2880916832334149208_n[1]

Her gece görülen rüyalar arasında ortak bir nokta olabilir mi? Bu konuda özel olarak çalışan İngiliz psikolog Ian Wallace en sık görülen rüyaları ve anlamlarını derledi.

The Independent’da yer alan habere göre çok sayıda psikolog rüyaları yorumlamak istemiyor. Ancak bu konu üzerine özellikle çalışan Psikolog Ian Wallace 30 yıllık meslek hayatı boyunca 150 bin rüyayı incelemiş durumda…

Wallace’ın belirlediği 9 maddelik rüya listesi ve anlamları ise şöyle:

TERK EDİLMİŞ VİRANE ODA
Ne anlama geliyor?
Bir evin içindeki odalar karakterinizin farklı yönlerini temsil ediyor. Dolayısıyla rüyada kullanılmayan boş bir oda görmek daha önce keşfetmediğiniz bir yeteneğinizi keşfedeceğiniz anlamına geliyor olabilir.
Ne yapmak gerekiyor?
Gizli yeteneklerinizi keşfetmek için daha çok zaman harcayın. Bu sayede gerçek hayatta size bazı kapıların açıldığını göreceksiniz.

KONTROLDEN ÇIKMIŞ ARAÇ
Ne anlama geliyor?
Rüyada kontrolden çıkmış bir araç görmek özel bir amaç uğruna izleyeceğiniz yolun sizin kontrolünüzden çıkmış olduğuna işaret ediyor. Gerçek hayatta bazen kontrolü kaybediyor, başka yönlere savruluyor olabilirsiniz.
Ne yapmak gerekiyor?
Sürekli kontrol halinde olmayı bırakın! İşleri kendi akışına bırakarak iç güdülerinize güvenin.

DÜŞMEK
Ne anlama geliyor?
Rüyada düştüğünüz görmek bir konuya takıntı derecesinde bağlı olduğunuz anlamına geliyor.
Ne yapmak gerekiyor?
Fazla bağlı olduğunuz konudan sıyrılmalısınız. Böylece kendinizi daha özgür hissedeceksiniz.

UÇMAK
Ne anlama geliyor?
Rüyalarda uçtuğunuzu görmek sizi sıkan bir sorun ya da sorunlardan sıyrılıp özgür kaldığınız anlamına geliyor olabilir.
Ne yapmak gerekiyor?
Bu özgürlük hissini şans ya da tesadüf olarak nitelemek yerine bilinçli olarak yüklerinizden kurtulduğunuz için kendinizle gurur duymalısınız.

KENDİNİZİ SINAVDA GÖRMEK
Ne anlama geliyor?
Rüyada kendinizi sınavda zorlanırken görmek günlük hayatta bir konudaki yapabilme kapasiteniz/ performansınız hakkında endişe duyuyor olduğunuz anlamına gelebilir.
Ne yapmak gerekiyor?
Sürekli kendinizi ve performansınızı sorgulamak yerine halihazırda yapabiliyor olduğunuz şeyleri öne çıkarıp onlarla gurur duyun.

KALABALIK ORTAMDA KENDİNİZİ ÇIPLAK GÖRMEK
Ne anlama geliyor?
Kıyafetlerimiz toplum içinde bizi bir çok şekilde temsil eder. Ancak rüyada kalabalık bir ortamda kendini çıplak görmek gerçek hayattaki sosyal ortamlarda o kişinin kendini korumasız ve zayıf hissettiğini temsil eder.
Ne yapmak gerekiyor?
Kendinizi sürekli saklamak ve kendinizden utanmak yerine açık olmalısınız. İnsanlar sizdeki değerleri bu şekilde görebilecektir.

TUVALET BULAMAMAK
Ne anlama geliyor?
Rüyada tuvalet görmek isteyip de gideremediğiniz arzu, tutku ve ihtiyaçlarınızın artık karşılanması/giderilmesi gerektiği anlamına gelir.
Ne yapmak gerekiyor?
Başkalarının istek ve ihtiyaçlarına odaklanmak yerine kendi ihtiyaçlarınıza odaklanın.

DİŞ DÖKÜLMESİ
Ne anlama geliyor?
Rüyada diş görmek kişinin kendine karşı olan güvenini gösterir. Dişin dökülmesi ise gerçek hayatta kendinize olan güveninizi yıpratacak bir olayla mücadele ediyor olduğunuzu temsil eder.
Ne yapmak gerekiyor?
Karşılaştığınız olayın sizi ne kadar yıpratacağını düşünmek yerine sizi ne kadar güçlendireceğine odaklanmanız gerekir.

BİRİ TARAFINDAN KOVALANMAK
Ne anlama geliyor?
Rüyada birinden kaçtığınız görmek kendinizi güvende hissetmek isteyip de bunu nasıl sağlayacağınızı bilemediğiniz anlamına gelir.
Ne yapmak gerekiyor?
Bu durumda kişisel hırslarınızı takip etmenizi sağlayan büyük bir fırsat ayağınıza kadar gelmiş demektir. Ondan korkup saklanmak yerine sizi takip eden şeyle yüzleşmelisiniz.

Kaynak: PSİKOCİTY

Yanımda yürü ki, biz bir bütün olalım…

12803155_690835964391497_8173618241683843546_n[1]

Benim arkamdan yürüme,

Belki ben sana yol gösteremem

Benim önümden de yürüme,

Belki ben  seni takip edemem.

Yanımda yürü ki, biz bir bütün olalım…

YETER Kİ İÇİMİZDEKİ GÜNEŞ TUTULMASIN….

fft64_mf1356436[1]

9 Mart Çarşamba günü saat 03:56 da Balık Burcunun 18 derecesinde bir güneş tutulması deneyimliyor olacağız. Tutulmalar hayatımızda ani gelişen ,karşı koyamayacağımız etkiler getirirler.Daha önceden “asla yapamam” dediğiniz ne varsa bir bir yapıverirsiniz tutulma ile birlikte.Zaman kavramımızla da oynar tutulmalar.Aylar, haftalar,hatta yıllar sürer dediğimiz olaylar bir bakmışız ki birer birer gelivermiş önümüze.
Tutulma Güney Ay Düğümü yönünde,Kiron kavuşumlu olacak.Yaralarımız şifası ile birlikte gelecek,elbette görmesini bilene…Bu düğüm yönünde gerçekleşen tutulmalarda genelde elden bir şeylerin çıkarılması,kaybedilmesi,bitirilmesi ve sonlanması yönünde etkiler hissedilir.Doğum haritalarımızda 18 derece Balık burcu , hangi yaşam alanımızda ifade buluyorsa işte orada bitişler ve ardından da yepyeni ,oldukça hızlı yeni oluşumlar deneyimleyeceğiz.
Uzun zamandır kangren olmuş bir ilişki,bizi aşağı çeken,fakat bi türlü dur diyemediğimiz bir kişi,kaybetmekten çok korktuğumuz ve dört elle yapıştığımız adeta kendimize sanal bir put haline getirdiğimiz olay,kişi ya da durumlar bu tutulma etkisi ile birer birer kayıp gidebilir elimizden.Bir nevi depremler yaratarak gönüllerde.
Bitişler ve başlangıçlar olacaktır hayat üzerinde,bu yaradılışın bir gerçeğidir de. Olaylara hangi cepheden,hangi bilinç düzeyinden bakıyorsak ona göre şekil vereceğiz işte yaşamımıza tutulma sonrasında.Hayatımızın altı üstüne gelecek diye korktuğumuz ,”insan” değil de “beşer” boyutundan baktığımız, o olmazsa yaşayamam, mahvolurum dediğimiz ne varsa işte elimizden gidecek, içimizdeki ışığı yok edecek,ebedi zindanlara atacaktır bizi.İşte o zaman içimizde GÜNEŞ TUTULMASI olacaktır…
Halbuki bilmiyoruz ki,hayatımızın altının üstünden çok daha güzel olacaktır belki de.O dört elle yapıştığımız şeyler bizi belki de hep “beşer” boyutunda tutacaktı,belki de “insan” olma yolunda hepimize bir şans ve fırsat sunuluyor bu tutulma ile .

Peki ne diyor bu tutulma bize ? Ne anlatmak istiyor ?

• Herşeyi en iyi sen bilemezsin.Kibrini,egonu bırak,benlik elbiseni çıkar ve ilahi olanla “bir” ol.Yaradana bırak,o senin için ve yarattığı her canlı için en doğrusunu ve en güzelini bilir.
• Gücünü aşan konularda bir kurtarıcı,bir “kahraman” gibi rol biçme kendine,bir anda “kurban” durumuna düşebilirsin.
• Günlük yaşamında kararsız,belirsiz,önünü göremediğin bir dönem içindesin.Bu yüzden depresif,unutkan,aldanmaya açık,yanılabileceğin günler olabilir.İyi düşün,iyi analiz et,maddi olarak elindekilerle yetinmeyi ve hatta ihtiyaç sahipleri ile paylaşmayı öğren.
• Unutma, bu bir geçiş ve uyanış dönemi.Tevekkül et.Sevgiye inan,umudunu kaybetme.Her bitiş yepyeni bir başlangıçtır.
Dua et,meditasyon yap,kendi ruhunu Yaradan’ın nuru ile bir et.
Dürüst ve alçak gönüllü ol.Çok çalış,çabala ama sonrasını senden daha büyük bir akla teslim et.Şüphesiz en doğrusunu en iyi O bilir.
İnanıyorum ki samimiyet ve çaba içerisinde,evrenin bu tutulma ile gönderdiği mesajı doğru okuyabilirsek işte o zaman İÇİMİZDEKİ GÜNEŞ HİÇ TUTULMAYACAKtır.Bu tutulmanın tüm bilinç düzeyindeki insanlara,bir üst boyuttaki idraki açmasını,ülkeme ve güzel insanlarına hayırlar getirmesini diliyorum….
HÜLYA DEĞER