Archive | Mart 2016

BARIŞ MEDİTASYONU…

IMG_0418
Bu meditasyonu yapmaya karar verdiğiniz için teşekkür ederim. Şimdi ülkemizdeki ve dünyadaki öfke, açgözlülük, hırs ve acıları sevgiye,barışa, huzura ve şifaya dönüştürme meditasyonu yapacağız. Öncelikle bu dönüşümü yapmak için gözünüzde bir ev canlandırın. Nasıl bir evde bu dönüşümü gerçekleştireceğinizi bulduktan sonra çalışmaya geçebilirsiniz…
Çalışmayı oturarak, ya da yatarak yapabilirsiniz, mum ve tütsü yakıp yakmamak tamamen size kalmış.
Aynı şekilde sakinleştirici bir müzik açmak veya açmamak da size bağlı…
Bütün bu hazırlıkları bitirdikten sonra yatağa yatın, ya da iskemlenize oturun ve gözlerinizi kapatın.
Ve burnunuzdan nefis alıp nefes vermeye başlayın.
Nefes alın, nefes verin. Nefes alın verin. Nefes alın nefes verin bırakın düşünceler gelip geçsin. Onlara takılmayın. Nefes alıp vermeye devam edin.
Şimdi nefes alırken ülkemizdeki ve dünyadaki öfkeyi az önce yarattığınız eve doldurun, doldurun, doldurun ve onu dönüştürerek sevgi olarak dışarı verin. Bunu üç kez yapın…
Şimdi nefes alırken ülkemizdeki ve dünyadaki hırsı az önce yarattığınız eve doldurun ve onu dönüştürerek barış olarak dışarı verin. Bunu üç kez yapın…
Şimdi nefes alırken ülkemizdeki ve dünyadaki açgözlülüğü az önce yarattığınız eve doldurun ve onu dönüştürerek huzur olarak dışarı verin. Bunu üç kez yapın…
Şimdi nefes alırken ülkemizdeki ve dünyadaki tüm acıları az önce yarattığınız eve doldurun ve onu dönüştürerek şifa olarak dışarı verin. Bunu üç kez kez yapın…
Beş kez burnunuzdan nefes alın verin.
Ve şimdi bunları söyleyerek burnunuzdan nefes alıp vermeye devam edin: Allah’ım ülkemize ve dünyaya sevgiyi, barışı, huzuru ve şifayı getirmek için bizlere yardım et. Bu çalışmamıza yardımcı ol. Bizi sevginle KUCAKLA. SENİ ÇOK SEVİYORUZ….
Şimdi nefes alırken ülkemize ve dünyamıza yaydığımız sevgiyi, barışı, huzuru, şifayı içimize alıyoruz tüm hücrelerimizde tüm organlarımızda ezdiriyoruz ve dışarıya çoğaltarak veriyoruz. Bunu 3 kez yap.
Burnundan nefes alıp vermeye devam et.
Ve son olarak üç kez şu cümleyi söyle : BİZLERİN VE BÜTÜNÜN HAYRINA OLSUN…

Ve hazır olduğunda gözlerini YAVAŞ YAVAŞ aç…

Sağlıcakla,
Anette İnselberg
Not: Lütfen bunu mümkün olduğu kadar yapalım ve yayalım. Şifa olsun…

REIKI ŞİFA ENERJİSİNİ HERKES ÖĞRENMELİ…

12802992_903931903053126_8586960898200711053_n[2]

Öğrenilmesi ve uygulanması çok kolay olup herkesin uygulayabileceği bir iyileştirme metodudur. Reiki uygulayabilmek için uzun süren meditasyonlar yapmak, farklı deneyimlere, tecrübelere ya da özel yeteneklere sahip olmak gerekmez.
Eğer yaşam enerjiniz düşükse veya dolaşımında bir tutukluk varsa hastalıklara daha açık olursunuz. Enerjiniz yüksek olduğunda ve rahatça aktığında; daha az hastalanır ve sağlığınızı uzun süre koruyabilirsiniz. O yüzden reiki enerjisini öğrenmek ve kendine düzenli uygulayarak enerjiyi yükseltmek hastalıklardan korunmak için çok önemlidir.
Reiki, vücuttaki sağlığın, uyumun ve dengenin düzenlenmesini sağlar.
Stresli olduğunuzda derin bir rahatlama sağlar.
Şefkat ve sevgi duygularını geliştirir. Uygulama sırasında en çok ortaya çıkan duygu: huzur, rahatlama ve güvendir.
Ruhsal gelişimdeki pozitif etkisi, uygulamadan sonra karşılaşacağınız sorunlara daha derin bir bakış açısı kazanmanızı sağlar. Yaşamınızda doğru kararlar almak için gereken farkındalığa ulaşmanızda yararlıdır.

Reiki 1 Aşama Eğitimi Neleri İçerir?
Reiki Nedir?
Reiki İlkeleri Nelerdir?
Reiki Nasıl Şifa Verir?
Hastalıkların Bize Anlatmak İstedikleri Nelerdir?
Çakraların Anlatımı
Temel El Pozisyonlarının Gösterimi
Reiki 1 Uyumlama
Kendimize Reiki Uygulaması
Başkalarına Reiki Uygulaması
Reiki Bizi Negatif Enerjiden Nasıl Korur
Evi, İşi, Arabayı Negatif Enerjiden Arındırma
Ödev
Seminer çıkışı reiki müzikleri cd’si dökümantasyon ve sertifika verilmektedir.

Reiki 2. Aşama Eğitimi Neleri İçerir
Reiki 2. Aşamaya Ait 3 Sembolün Detaylı Anlatımı Ve Uygulaması Yapılır
Reiki Enerjisinin Şifa Gücü Ve Odaklanması Arttırılır
Geçmişte Kırgınlık Yaşanan Olaylara Reiki Gönderilir
Gelecekte Yapılacak Ameliyat, Randevu Ve Toplantılara Reiki Gönderilir
Reikiy’le Öğrenme Gücünü Arttırma Alıştırması Yapılır
Evi, Arabayı, İşi Negatif Enerji ve Duygusal Yüklerden Arındırma Çalışması Yapılır
Tartışma Yaşadığımız İnsanlardan Kendimizi Reikiyle Nasıl Korunur
İki kişi Arasındaki İlişkiye Tarafların En Yüksek Hayrına Olacak Şekilde Şifa Verilir
Dileklerimize Enerji Gönderme Uygulaması
Uzakta Yaşayan Sevdiklerimize Şifa Enerjisi Gönderme Çalışması
Bu Seviyede Şifacı Olmanın Sorumlulukları Ve Gizlilik İlkesi Anlatılır
Toplu Şifa Gönderme Çalışması Yapılır
Ödev
Sertifika Verilmektedir.
Reiki 3. Asama Eğitimi Neler İçerir
Reiki 1 ve Reiki 2 Konuları Gözden Geçirilir
Kişiye Bu Aşamaya Ait Olan Sorumluluk Anlatılır
Anahtar Sembol Kendisine Öğretilir
Eğitmen Olmakla İlgili Koşullar Kendisine Aktarılır
Başkası Nasıl İnisie Edilir Bilgisi Ve Uygulaması Yaptırılır
Sertifika verilmektedir.
Eğitim Saatleri:
Hafta içi: 10.00-14.00 arası
Hafta sonu: 14.00-18.00 arası
Başvuru: Anette İnselberg 0536 798 68 68
http://www.anettei̇nselberg.com/
Psikocity 0212 234 15 44-45
Valikonağı Cad. Şair Nigar Sok. N: 4/6 Nişantaşı/İST

eğitim 6 kişiliktir

ACCESS BARS ™ BİLİNÇALTI TEMİZLİĞİ…

1934648_916125878500395_8833935024064519854_n[2]

Mantramız: Hayatın tümü bize Kolaylık, Neşe ve İhtişamla gelir!

Yaşamımızda anlam yüklediğimiz önem verdiğimiz duygularımız, düşüncelerimiz, hislerimiz, inançlarımız, kararlarımız beynimizde depolanarak bir elektrik yükü oluştururlar.
Bu elektrik yükü başımızda yer alan (zaman, umut, farkındalık, yaratıcılık, güç, kontrol, şifa, yaşlanma, cinsellik, para gibi) ve “Bars” adı verilen 32 adet enerji noktasında birikir.

“Bars” çalışması ile amaçlanan o noktalara enerji verilerek orada oluşmuş manyetik alanı serbest bırakmaktır. “Bars” seansında bu noktalara parmak uçları ile yumuşakça dokunularak, bu noktalar aktif hale getirilir. Bu noktalardaki enerji birikiminin serbest bırakılması ile vücudunuzdaki blokajların çözülmesi sağlanır.

Her bir “Bars” seansında hayatınızın (dokunulan belli “Bars” noktasının temsil ettiği alanda) 5 ila 10 bin yıllık kısıtlamaları serbest bırakılabilir. “Access Bars” binlerce kişinin uyku, sağlık, kilo, para, seks, ilişkiler, korku, stres gibi birçok konuda değişimine yardımcı olmuştur.

Eğitim sürecinde 2 seans almış ve 2 seans uygulamış olursunuz
Bir seans yaklaşık 60 ile 90 dakika arası sürmektedir
Seminer saatleri hafta içi ve hafta sonu 10:00 – 19:00 arasıdır

Başvurular

Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anettei̇nselberg.com
(Access the Bars® Eğitmeni/Uygulayıcısı, Kurucular: Gary Douglas ve Dr. Dain Heer)

Psikocity
Valikonağı Cad. Şair Nigar Sok. No: 4/6 Nişantaşı – İstanbul
Tel: 0(212) 234 15 44 – 45

“Bars”ların çalışmasının faydaları:

 Zihin ve bedendeki gerilimi yok eder
 Günlük yaşamın getirdiği stresi azaltır
 Yaşamın üzüntülerini en aza indirir
 Aşırı kızgınlık ve öfke eğilimlerini azaltır
 Öfke, yorgunluk, tükenmişlik gibi duygular tarafından vücudunuzda oluşturulmuş kısıtlamaları çözer
 Duygusal iniş çıkışları yatıştırarak, daha dengeli bir ruh hali içinde olmanızı sağlar
 Depresyonu ortadan kaldırarak, neşeyi yaşamınıza geri döndürür
 Korkularınızın, fobilerinizin, endişelerinizin giderilmesini sağlar
 Enerjiyi arttırırken, yıpranmayı azaltır
 Bedenin yaşlanma hızını azaltır
 Yıkıcı düşünceleri kökünden söküp atar
 Kafanızın içinde sürekli konuşup duran gereksiz düşünce diyaloglarını susturur
 Huzur, güven ve iyi hal duyguları yaratır
 Hamilelikte kolay, rahat ve sakin doğum sağlar
 Çocuklarda ve gençlerde sınav öncesi sıkıntı ve endişelerin giderilmesini temin eder
 Kendiniz ve diğer kişiler için zihninizde daha geniş bir kabullenme ortamı yaratmanızı sağlar (bu sayede ilişkilerde düzelme sağlanır)
 Kendinize koyduğunuz kısıtlamaları ortadan kaldırarak hayatınızın her alanında daha fazla olasılığa yer açmanıza olanak verir ve fırsatları kendinize çekmenizi sağlar
 Kendiniz için şu an kullandığınız enerjiden daha fazlasını kullanmanızı sağlar
 Artan odaklanma, problem çözme, hayattan daha fazla keyif alma, işlerin daha kolay yürütülmesi, ruhsal gelişme sağlar

Kişisel Gelişimle İlgilenen Hocalar ? Ve Öğrenciler Hep Dingin Mi Olmalı…

IMG_0418

Kişisel gelişime ilk başladığım zamanlarda, gittiğim kurstaki hocaların ve oraya uzun süreden beri giden öğrencilerin neredeyse aydınlanmaya yakın, sakin, dingin, mükemmel insanlar olmasını beklerdim. Ve böyle olmadığını gördüğümde de büyük hayal kırıklığına uğrardım.
Zaman içinde bu işlere girdikçe girdikçe, ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduğumu farkettim. Bu yolda hoca olanlar, ya da öğrenciler kendilerini törpülemeye çalışan, dalgalarda bir boğulup bir çıkan, kendileriyle uğraşan ve tekamülleri doğrultusunda çeşitli sınavlardan geçen insanlar.
Seminerler vermeye başladığım zaman, öğrenciler de benim en başlarda yaptığım gibi bana sormaya başladılar: Hocam?, ”siz hep sakin misinizdir, hiç hasta olmaz mısınız, sorununuz olmaz mı?” diye soruyorlar…
Ben de onlara verdiğim cevabı size burada vermek istiyorum. ”Canımın içi, ben sadece kendimle uğraşmayı seçmiş, her gün daha iyi bir insan olmak için mücadele eden biriyim. Bağırıp, çağırırm da, zaman zaman dedikodu da yaparım, arkadaşlarımla geç saatlere kadar eğlendiğim de olur, kendimi çikolataya boğduğum , hasta olduğum da olur. Öfke krizleri geçirip, bağıra bağıra ağlamalarım da vardır. Sorunlarım da bir doludur.”
Bu isle uğraşmak kurslara gitmek, yavaş yavaş kendimi törpülememe yardımcı oluyor. Hastaysam daha hızlı iyileşiyorum (Allah’ın izniyle), kendini öfkeyle değil de tatlılıkla ifade etmeyi, hayatımın sorumluluğunu almam gerektiğini, bütün değişimlerin kendimi değiştirerek başladığını öğrenen biri oluyorum. Ve önümde daha çok ama çok uzun bir yol olduğunu biliyorum. Düşüyorum, kalkıyorum. Ben sadece bu yolda yürümeyi seçmiş biriyim o kadar diyorum.
Hemen diğer soru geliyor? Hocam peki ben bu işlerle uğraşmaya başladım. Diğer insanlara öfkelenmeme mi gerekiyor. Hakkım yense de susmam mı gerekiyor, hep sakin mi olmam, hep gülmem mi gerekiyor?
Hayır diyorum… Yüz kere hayır, bin kere hayır…Sen sadece sen ol. Öfkeliysen bağır çağır ama tercihen kendini sakinlikle ifade etmeyi öğren. Içinden ağlamak geliyorsa ağla. Duygularını bastırma. Hakını savun. HEP GÜLMEN ,MUTLU OLMAN GEREKMİYOR. Başkasini kıskanman da normal.  Biz bu hayata, gelişmeye, öğrenmeye ve tekamül etmeye geldik. Ve beraber öğreniyoruz. Her kes birbirinin hocası, öğrencisi…Sadece bu yola çıkmak ve yolda hep beraber gelişebilmek önemli…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg

HADİ ŞİMDİ BIRAKALIM…

2658234-ozgurluk[1]
Yalnızlık korkusuyla sonlandıramadığımız ilişkileri,
Bir türlü affetmeye yanaşmadığımız insanları,
Soğuk yenecek intikam yemeklerini,
Olacaktı ama son anda olmadıları,
Takılıp kaldığımız o olayı,
Düşünüp durduğumuz o lafı,
Cevabı olmayan soruları,
Amaları keşkeleri belkileri,
Hadi şimdi bırakalım.
Enerjimizi aşağıya çeken insanları,
Bir türlü “hayır” diyememekten tutamadığımız sözleri,
Gelecek kaygılarımızı, endişelerimizi,
Her şeyi kontrol etme merakımızı,
Kaçırdığımız fırsatları, yürütemediğimiz ilişkileri,
Alındıklarımızın, gücendiklerimizin hiç de umurunda olmayan o olayı,
Hadi şimdi bırakalım.
Herkesi memnun etme çabalarımızı,
Herkese “evet” deme huyumuzu,
Kendimizi hep sona bırakmamızı,
Geçmişte yaşama alışkanlığımızı,
Hadi şimdi bırakalım.
Bakın ne güzel güneş çıkıyor işte…

AFFEDİYORUM… beni kızdıranları, öfkelendirenleri..

353049-3-4-ae71c[1]

 

 

AFFEDİYORUM… bana tüm haksızlık yapanları..

AFFEDİYORUM.. bana sevgisiz davrananları,

AFFEDİYORUM.. bana bencillik yapanları,

AFFEDİYORUM.. varlığıma “yoksun” muamelesi yapanları,

AFFEDİYORUM… beni kızdıranları, öfkelendirenleri..

AFFEDİYORUM… beni itham altında bırakanları

AFFEDİYORUM… bana iki yüzlü davrananları..

AFFEDİYORUM… bana kendisini tam olarak ifade edemeyenleri,

AFFEDİYORUM… bana düşüncelerini zorla kabul ettirmeye çalışanları,

AFFEDİYORUM… bana güvenmeyenleri,

AFFEDİYORUM… bana inanmayanları,

AFFEDİYORUM… Herkesi

AFFEDİYORUM… en çok da KENDİMİ

EMPANADA

12525093_1319233918092412_4023060614510380544_o[1]

Güney Amerikada içi doldurularak yapılan bir börek türüdür. İçine çeşitli malzemeler konularak yapılır deniz ürünlerinden tutun da sebze, beyaz et veya kırmızı ete kadar her şeyi koyabilirsiniz. Acılı ve acısız yapabilirsiniz. Çok çeşitli tarifleri var ben bol tereyağlı ve sirke yerine malt bira kullanarak yaptım.

Malzemeler :
• 500 gr un
• 1 yemek kaşığı tuz
• 200 gr tereyağı
• 3 adet yumurta sarısı
• ½ su bardağı mal bira

İç Malzemeler :
• 50 gr tereyağı
• ½ kg dana kıyma
• 1 adet küp doğranmış patates
• 1 adet küçük doğranmış soğan
• 2 adet doğranmış yeşil biber (dilerseniz acı biber kullanabilirsiniz)
• 2 adet küp doğranmış domates
• 1 avuç dolusu kıyılmış maydanoz
• Tuz
• Karabiber
• Pul biber

Üzeri İçin :
• 1 yumurta sarısı
• ½ çay bardağı süt

Yapılışı :
• Öncelikle iç malzemeleri hazırlayın ki soğusun.
• Tereyağını bir tavaya alın kıymayı kavurmaya başlayın kıyma renk değiştirince patatesleri ekleyin ve birlikte kavurmaya devam edin.
• Soğanları ve biberleri ekleyin biraz kavurun
• Domatesleri ekleyin biraz daha pişirdikten sonra maydanozu ve baharatları da ekleyip altını kapatın.

• Hamuru hazırlamaya başlayın.
• Unu ve tuzu karıştırın
• Tereyağı ve unu birbirine iyice yedirin
• Yumurtaları ekleyin ve alttan üste unu biraz karıştırdıktan sonra birayı ekleyerek yoğurun, yumuşak kıvamda oyun hamurundan birazcık daha sert kıvamda ve elastik bir hamur olması gerekiyor. 10 dk kadar yoğurun.
• 1 saat dinlenmeye bırakın.

• Hamuru bir oklava yardımıyla mantı hamurundan biraz daha kalın açın (çünkü hamur çekiyor ince açarsanız keseceğiniz hamurlar çok küçük olur) bir çember, tabak vb ile yuvarlak hamurlar kesin (bu arada empanada 10 cm çapında büyüklükte oluyor ben biraz küçük kestim) kestiğiniz hamurları oklava ile tekrar açın ve içine iç malzemeyi yarım ay şeklinde katlayın kenarlarını süsleyin ve yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. Her biri için aynı işlemi tekrarlayın.
• Böreklerinizin üzerine süt ve yumurta sarısı karışımını sürün.
• Önceden ısıtılmış 180 C0 ısıtılmış fırında 30 dk pişirin.

Afiyet Olsun.

kaynak: tadımlık

BURÇLARIN İLLALLAH DEDİRTEN ÖZELLİKLERİ

13-ekim-2013-guncel-burc-yorumlari-2[1]

KOÇ BURCU

Ego tatminine en çok ihtiyaç duyan burç işte. Bay ukala, ya da bayan buz. En önde olacağım diye yapmayacağı yoktur. Yatakta, aşkta, işte, güçte en bencil burçtur. Karşısındakini kırdığını da en anlamayan burç. Kolay kolay da beğenmez. Asla af dilemez. Onlara kalsa dünyada herkes aptal, bir kendisi akıllı! Millete öğütler verir, ukalalık taslar. Önüne yemek koysan beğenmez. Allah düşmanların başına vermesin! Ben bilirim gerisi boş, İstiyorsan peşimden koş. Emir almam, ben veririm, Önderiyim bu feleğin…

BOĞA BURCU

Hımbıl şey ne olacak. Kafası her şeye kolay kolay basmaz. Ağırkanlıdır. Biraz da mankafadır. Harekete geçmesi için arkasından hep birilerinin itmesi gerekir. Bir söyleneni bir kerede asla anlayamaz, 10 kere tekrarlamak gerekir. Tek dileğim vardır, Bolca para, zengin sofra, Çok bir şey mi istediğim, Güvencemdir bunlar benim…

İKİZLER BURCU

Uzak durmakta fayda var. İkiyüzlü, riyakar, yalancı. Çenesi de öyle düşüktür ki, esir aldı mı, yanarsın. Ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor… Zekam parlak, dilim oynak, Her konuya elim kıvrak, Sıkıntıya hiç gelemem, Bir de karar verebilsem!…

YENGEÇ BURCU

Yengeçler sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan, son derece yapmacık tiplerdir. Ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyin. Tembeldir, bi iş yapıcam diye aklı çıkar. Saftır da biraz. Sahtedir ve kolay kandırılır, yani salak. Bu arada akıl hastanelerindekilerin yüzde 90’ının yengeç burcu olduğu söyleniyor, haberiniz ola! Tezcanlıyım, duygusalım, Dokunsalar akar yaşım, Annem, babam, cocuklarım, Ben onlarsız ne yaparım…

ASLAN BURCU

Evet küçük aslancık, sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, millet senle ne dalga geçiyor, haberin yok! Eleştiriye hiç gelemeyen, kendini beğenmiş zavallı aslan parçası, sen en iyisi kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada oranı buranı seyrederek geçir bakalım…. Ben yarattım bu dünyayı, Bir de dönse etrafımda!. Her dediğim hemen olsun, Zenginlik ve ün beni bulsun…

BAŞAK BURCU

Ayrıntılar arasında kaybolur. Hayatı ayrıntı. Bir de titizdir ki, yarar insanı. Hastalıktan ödü patlar. Düzenli, tertipli olacak diye rahat batar. Ama onun her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete cinnet geçirmektedir aynı zamanda. Dili de acayip sivridir. Soğuk, ruhsuz tipin tekidir. Yazdım, çizdim, notlar aldım, Her bir şeyi ayarladım, Yoktur bende bozuk, yamuk, Mükemmeli ben yaşattım…

TERAZİ BURCU

Çok pis sanatçı ruhludur. O nedenle de apayrı saçma salak bi boyutta yaşar. Böyle aklı bir karış havada gezen bu insanın bir iş bulması da pek muhtemel değildir, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezer. Güzel olacağım diye kendini yırtar. Bir haltı beceremez. Aklı bi karış havadadır. Dengesizin tekidir. Ben müziksiz yaşayamam, Hele sevmeden hiç duramam. Danışsam da her konuda, Bildiğimden şaşmam asla…

YAY BURCU

Her şeyin iyi tarafını gören şen şakrak bir tiptir. Yeteneksizliğini de başka türlü örtemez. Şahsiyetsizdir. İşsiz güçsüz insanlar bu burçtan çıkar. Aptal da denilebilir. İşi gücü aylak aylak gezmektir. Çoğu Yay burcu zaten alkoliktir. Zaten seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat… Maceradan, maceraya, Koşmak asıl işim benim Toplarım hep ilim, irfan, Bilgeliktir şanım benim…

AKREP BURCU

Adı üstünde, akrep gibi sokar adamı. İçten pazarlıklı, kıskanç, ahlak anlayışı sıfır! Kıskançlık krizlerine girer. Aşkta, yatakta, işte, ilişkilerde hayvansıdır. Duygusuzun tekidir. Çoğu akrebin eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiği de duyulmuştur. En güçlü şüphesiz benim, Herkesi ezip geçerim. Hele bana ters yapanı, Doğduğuna pişman ederim…

OĞLAK BURCU

En duygusuz burçtur. Duvar gibidir. Tepkisizdir. Aşırı maddiyatçıdır. Cimridir. Tutucudur ve risk almaktan kaçar. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafa bakınca, hangi kayda değer insanın oğlak burcundan çıktığı görülmüş ki? Cimrilik mi, benimkisi? Hesabını bilmek gerek. Günler aylar düşünürüm Kararlarım şaşmaz benim…

KOVA BURCU

Güya çok atak biridir, bir şeyi elde etmek için her türlü yalanı söyler, ama yalanı bile beceremez. Menfaatçilerin menfaatçisidir. Kendini beğenmiştir. İnsanların arkasından çok konuşur. Dedikoducudur. Çıkarı için yapmayacağı şey yoktur. Taklitçiliği hiç sevmem, İstesem de beceremem, Orijinaldir fikirlerim, Takip edilecek olan benim…

BALIK BURCU

Balık işte, adı üstünde, eşittir alık. Akılsızın tekidir, vur kafasına, al ekmeğini ağzından. Maaşallah hayalgücü pek gelişmiştir. Sürekli FBI’dan ya da CIA’den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne kafayı yeme raddesine gelen balık çoktur. Söyleyecek pek bişi yok. Çünkü cibiliyetsiz ve en zeka yoksunu burç balıktır. Bir dünyam var, sırça saray, Dokunursan kırılırım, Ben gelemem gerçeklere, Avunurum hayallerle

* Alıntı

____________________________________________________________________________

Bu kayık da boş..

The-Boat

 

“Zen ustalarının en büyüklerinden biri olan Lin Chi şöyle dermiş: Gençken tekneler beni büyülerdi. Küçük bir kayığım vardı ve yalnız başıma göle açılırdım. Saatlerce orada kalırdım. Bir seferinde güzel bir gecede kapalı gözlerle, kayığımda meditasyon yapıyordum. Akıntı aşağı boş bir kayık geldi ve benimkine çarptı.

Gözlerim kapalıydı, bu yüzden şöyle düşündüm: ‘Biri kayığıyla geldi ve kayığıma çarptı.’ İçimde öfke yükseldi. Gözlerimi açtım ve öfke içinde adama bir şey söyleyecekken kayığın boş olduğunu fark ettim. O zaman hareket edecek yön kalmadı.

Öfkemi kime ifade edecektim? Kayık boştu. Yalnızca akıntı aşağı yüzüyordu ve gelip benim kayığıma çarpmıştı. Bu yüzden yapacak hiçbir şey yoktu. Öfkemi boş bir kayığa yansıtamazdım. Gözlerimi kapattım.

Öfke oradaydı ama çıkış yolu bulamadığımdan gözlerimi kapattım ve öfkeye doğru geri geri yüzdüm. Ve o boş kayık benim fark edişim oldu. O sessiz gece, içimde bir noktaya geldim. O boş kayık benim ustamdı.

Ve artık biri gelip bana hakaret ettiğinde gülüyorum ve diyorum ki: ‘Bu kayık da boş…’ Gözlerimi kapatıyorum ve içeriye gidiyorum.”

* Osho

YOLUNUZA NE ÇIKARSA ÇIKSIN ONU İYİLEŞTİREBİLİRSİNİZ…

390872-3-4-244d5[1]

Hayatındaki herhangi bir şeyi değiştirmek istediğinde bakacağın tek bir yer var: kendi için.

“İçine baktığında, bunu sevgiyle yap.”

1.Ne olduğuna dair hiçbir fikriniz yok.

İçinizde ve etrafınızda olan her şeyin, bilinçli ya da bilinçsiz, farkında olmanıza imkan yoktur. Bedeniniz ve aklınız şu anda çalışmaktadır ve bunun farkında değildir. Ve havada, radyo dalgalarından düşünce formlarına kadar görünmeyen sayısız sinyal bulunmaktadır ve sizler bunların hiç birini bilinçli olarak algılamazsınız. Gerçeği söylemek gerekirse, tam şu anda kendi gerçeğinizi yaratmaktasınız ama bu olay bilinçli bilginiz ya da kontrolünüzün dışında, bilinçsizce olmaktadır. Bu nedenle istediğiniz kadar olumlu düşünün gene de yaralanırsınız. Yaratıcı olan bilinçli zihniniz değildir.
2. Her şeyi kontrolünüz altında tutamazsınız

Elbette ki olan her şeyden haberiniz olmadığı için, onları kontrol edemezsiniz. Dünyaya emredebileceğinizi düşünmek egosal bir hatadır. Şu anda dünyada neler olduğunun çoğunu egonuz göremediğine göre, sizin için en iyisine egonuzun karar vermesine izin vermek hiç de bilgece olmaz. Seçim sizin elinizde, ama kontrol değil. Ne deneyimle meyi tercih edeceğinize karar vermek için bilinçli zihninizi kullanabilirsiniz, ama onu ifade edip edemeyeceğinizi ya da bunu nasıl ve ne zaman yapacağınızı kendi haline bırakmalısınız. Teslimiyet anahtardır.
3. Yolunuza her ne çıkarsa onu iyileştirebilirsiniz.

Yaşamınızda önünüze çıkan her şey, oraya nasıl geldiğine bakmaksızın, iyileştirmek içindir, çünkü şu anda sizin radarınızdadır. Buradaki varsayım, eğer onu hissedebiliyorsanız, onu iyileştirebilirsiniz de. Eğer onu bir başkasında görebiliyorsanız ve bu sizi rahatsız ediyorsa, o zaman iyileştirmek için oradadır demektir. Ya da Oprah’ın bir keresinde söylemiş olduğu gibi, “Eğer onu fark edebiliyorsanız, ona sahipsinizdir.” Onun neden hayatınızda olduğuna ya da oraya nasıl geldiğine dair hiçbir fikriniz olmayabilir, ama artık farkında olduğunuza göre, onu serbest bırakabilirsiniz. Karşılaştığınız şeyleri ne kadar iyileştirirseniz, tercih ettiklerinizi ifade etmede o kadar net olursunuz, zira başka şeyleri kullanmak için gereken enerjiyi serbest bırakmış olursunuz.
4. Tüm deneyimlerinizden %100 sorumlusunuz.

Hayatınızda başınıza gelenler sizin suçunuz değildir, ama sizin sorumluluğunuzdadır. Kişisel sorumluluk kavramı söylediğiniz, yaptığınız ya da düşündüğünüzün ötesindedir. Hayatınızda yer alan diğer herkesin dediklerini, yaptıklarını ve düşündüklerini de içerir. Yaşamınıza meydana gelen her şeyin sorumluluğunu tamamen alırsanız, o zaman herhangi bir kişi bir sorunu su yüzüne çıkardığında, o sizin de sorununuz olur. Bu üçüncü ilkeye bağlanır, yani yolunuza çıkan her şeyi iyileştirebilirsiniz. Kısacası, şu anki gerçeğiniz için hiç kimseyi ya da hiçbir şeyi suçlayamazsınız. Tüm yapabileceğiniz onun sorumluluğunu almak, yani onu kabul etmek, ona sahip çıkmak ve onu sevmektir. Karşılaştığınız şeyleri ne kadar çok iyileştirirseniz kaynak ile o kadar uyumlu olursunuz.
5. Sıfır limite iletiniz “seni seviyorum” cümlesini söylemektir.

Sizi her şeyin ötesindeki huzura, iyileştirmeden ifade etmeye götürecek bilet sadece “seni seviyorum” cümlesidir. Bu cümleyi Tanrı’ya söylemek içinizdeki her şeyi temizler ve böylece şu anın mucizesini yaşayabilirsiniz: sıfır limiti. Amaç her şeyi sevmek. Fazla kiloyu, bağımlılığı, sorunlu çocuğu ya da konuyu, eşi sevin; hepsini sevin. Sevgi sıkışıp kalmış enerjiyi değiştirir ve serbest bırakır. “Seni seviyorum” demek Tanrıya deneyimleme dileğinizin gerçekleşmesidir.
6. İlham niyetten daha önemlidir.

Niyet zihnin oyuncağıdır; esinlenme Tanrı’dan bir bildirimdir. Bir an gelir, yalvarmak ve beklemek yerine teslim eder ve dinlemeye başlarsınız. Niyet egonun sınırlı görüşünü temel alarak hayatı kontrol etmeye çalışmaktır; esinlenme ise Tanrı’dan gelen mesajı almak ve buna göre hareket etmektir. Niyetler işe yarar ve sonuç verir; esinlenme ise işe yarar ve mucizeler getirir. Hangisini tercih edersiniz?

Zero Limit – Joe Vitale, Dr.Ihaleakala Hew Len

Değersizlik duygunuz varsa;

2015-08-15uyur-289222a259ec7091[1]

 

Değersizlik duygunuz varsa;

Bilinçaltında en fazla görülen sorunlardan bir tanesi de değersizlik duygusudur. Bu duygu bütün hayatı çok olumsuz olarak etkiler. Özellikle 0-5 yaş arasından da herhangi bir nedenle ben değersizim inancı k…işinin bilinçaltına kayıt olmuşsa ,bu inanç zaman içinde benzer enerjiler bir birini çeker kuralıyla daha da büyümüş ve gelişmiş olabilir. Eğer bilinçaltınızda değersizlik duygusu varsa bu duyguyu mutlaka temizlemeniz gereklidir. Bunun için neler yapabileceğiniz bu yazıda açıklayıcı olarak verilmiştir.

Değersizlik duygunuz varsa;

1- Yaptığınız işlerin değeri olmadığına inanırsınız. Bu da başkalarının da yaptığınız işlere değer vermemesi sonucunu doğurur.

2- Çevrenizdeki insanların size değer vermediğini düşünürsünüz. Bir çok kişi değer vermediğini size gösterecek yada hissettirecektir. Kendi inançlarınıza uygun insanlara hayatınıza çektiğiniz için bu çok sıklıkla görülen bir durumdur.

3- Hak ettiğinizi almakta zorlanırsınız. Kendinize yeterince değer vermediğiniz için değerli bir şeyi hayatınıza kabul etmeniz kolay olmayacaktır.

4- Almak ve vermek konusunda sorunlarınız olabilir. Özellikle almayı başaramaya bilirsiniz, size verilen şeyleri bile değersizlik duygunuz yüzünden kabul etmekte zorlanırsınız.

5- İyi ve güzel şeyleri hak etmeme duygusu ile değersizlik duygusu çoğu zaman aynı anda bulunur ve birbirini besler. Değersizlik duygusu bu anlamda tüm hayatınızı olumsuz etkiler.

6- Bu duygu iş hayatınızda, özel hayatınızda ve ilişkilerinizde istediğiniz kadar verimli olmanızı da ciddi olarak etkileyecektir. Değersizlik

Duygusunu nasıl temizleyeceksiniz?

Öncelikle kişisel deneyimlerime dayanarak bu duygunun oldukça zorlayıcı olduğunu söyleyebilirim. Benim en temel sorunum değersizlik duygusuydu ve uzun bir zaman bu sorunla uğraşmıştım. Temizlediğimi sandığım zamanlarda bile defalarca karşıma çıkarak tekrar tekrar bu sorunla uğraşmama neden olmuştu. Bu nedenle değersizlik duygusuna sahip olduğunuza inanıyorsanız sabırlı bir şekilde çalışmanız gereklidir. Bunun için yapabileceklerinizi aşağıda verdim ama azimli bir şekilde çalışmak sizin yapmanız gereken bir şeydir.

1- Afirmasyon; 21 gün aşağıdaki afirmasyonla çalışmanızı öneririm. 21 kuralına tam olarak uymanız önemlidir. Değersizlik duygusu 21 günde temizlenmeye bilir, eğer hala devam ettiğini düşünüyorsanız bir süre ara verip tekrar başlayın. Temizlik süreci kişiden kişiye değişir bu nedenle bu sorundan kurtulduğunuza emin olana kadar tekrar 21 gün çalışmaları yapmak faydalıdır.

Afirmasyon: “Ben çok değerliyim, kendi değerimi biliyorum ve kabul ediyorum”

2- Niyet; Değersizlik duygusu için aşağıdaki niyeti kullanabilirsiniz. ” Kendi değerimi görmeyi ve kendime gerçekten değer vermeyi seçiyorum. Başka insanlara hak ettikleri değeri vermeyi kabul ediyorum. Gerçekten değerli olduğumu biliyorum ve bunun her zaman farkında olmaya, kendi değerimden emin olmaya tüm kalbimle niyet ediyorum. Niyetim şimdi gerçekleşmeye başladı, bunun için teşekkür ediyorum”

3-Access Bar bilinçaltı temizliği eğitimine katılın ve temizleme cümlesini bu kaydı silmek için bol bol kullanın

4- Enerji çalışmaları Değer duygusu solar pleksus chakra ile ilgilidir, eğer reiki yada başka bir şifa enerjisi sistemi ile çalışıyorsanız bu chakraya daha fazla reiki verin. Solar pleksus chakrasına reiki verirken içinizden sürekli ben değerliyim diye tekrar etmenizin çok faydası olacaktır.

5- Doğal taş kullanma Değerlilik duygusu için pirit taşı mükemmeldir, bu taşı alarak temizleyebilir ve üzerinizde taşıyabilirsiniz. Pirit taşını programlamaya gerek yoktur, zaten doğasında değer duygusu veren bir özellik vardır. Eğer pirit taşı bulamıyorsanız bu durumda

erkek bir kuvars edinin ve kuvarsınızı önce temizleyin.. Programlama için şu cümleleri kullanabilirsiniz. ” Evrenin tüm sevgi, şifa ve pozitif enerjilerinin sana dolmasını ve sende olan enerjiyi bundan sonra benim ve ilgili herkesin en yüksek iyiliği için kullanmanı istiyorum. Bana kendimi değerli hissettirecek ve kendi değerimi görmemi sağlayacak şekilde çalışmanı, bana bunun için gerekli enerjileri bana vermeni istiyorum. Teşekkür ederim” Taşınızı haftada bir kere temizleyin ve her temizlediğiniz de yeniden programlayın.

6- İnanç değiştirme çalışması Ben çok değerliyim kalıbını kullanarak inanç değiştirme çalışması yapabilirsiniz. Bu çalışmayı da en az 21 gün devam ettirin. Yukarıdaki çalışmalardan 1.maddeyi mutlaka yapmanız gereklidir. Diğerlerini de yaparsanız çok daha iyi olacaktır. Önerim hepsi ile aynı anda çalışmanızdır. Değersizlik Duygusunu Aşmak İçin Ek Öneriler • Kendinize değer verdiğinizi kendinize gösterecek şeyler yapın. Maddi durumunuzu zorlamadan kendinize kaliteli bir şey alın, kaliteli bir lokantada kendinize yemek ısmarlayın, saçlarınızı yaptırın. Özellikle eskiden yapmadığınız ama yapmayı aslında istediğiniz şeyleri yapmaya başlayın. • Size değer vermeyen insanlara karşı kendinizi kapatın. Eğer hayatınızdan uzaklaştırma şansınız varsa uzaklaştırın, yoksa en azından o kişi ile birlikteyken içinizden sürekli ”

falancadan gelen olumsuz etkilere ve enerjilere karşı kendimi kapatıyorum” diye tekrar edin. Şunu da unutmayın, siz kendinize değer verince o insan da size değer vermeye başlayacaktır.

Sistem bu şekilde çalışır, kendine değer verene, evren değer verir. • Sabahları aynanın karşısına geçin, gülümseyin ve bir kaç kere ben çok değerliyim ve değerli olan her şeyi hak ediyorum diye tekrar edin. Başlarda buna inanmayabilirsiniz, hatta size zor gelebilir ama yaptıkça inanmaya başladığınızı göreceksiniz.

• Kağıtlara aynadaki görüntüsü ile “Ben Çok Değerliyim” yazın ve evde görebileceğiniz yerlere asın. Yatağınızın yanında uyanınca ilk göreceğiniz yere asmanız çok önemlidir.

Bunu nasıl yapacağınız Refah içinde bir yaşam sürdürme rehberinde etkili bir teknik- ayna görüntüsü bölümünde açıklanmıştır. Buradan okumanızı ve bire bir uygulamanızı öneririm. • Başkalarına değer verin ve verdiğiniz değeri her fırsatta gösterin. Başkalarına ne kadar değer verirsek, kendi değerimizi o kadar büyütürüz.

Neden- sonuç yasası gereği başkalarına değer vermeyen bir kişi, kendi içinde de öz değer geliştiremez. İnsanların değerli yönlerini görmeye çalışın ve değerli taraflarına odaklanın. Bunu her gün kendinize hatırlatın. “Allah’ım ben milyonlarca olasılıktan sadece bir tanesiydim. Beni sen seçtin, sen istedin, sen yarattın. Senin tarafından istendiğim ve seçildiğim şükürler olsun!”

Unutmayın siz seçilmiş ve istenmiş bir insansınız, sizin asıl değeriniz buradan geliyor. Siz zaten değerlisiniz, tek sorun henüz bunu görememiş olmanız.Yukarıdaki çalışma size değer vermeyecek, sadece sizin gerçek değerinizi görmenizi sağlayacak. Bu yazıyı buraya kadar okumuşsanız ve bu çalışmayı yapmaya karar vermişseniz,aşağıda bireysel olarak size yazdığım özel notu da okumanızı rica ediyorum. ”

Varlığının evrene kazandırdığı anlamı tam olarak biliyorum. Hepimizin bir ve bütün olduğu bu evrende sen olmasaydın bir yanım hep eksik kalırdı, asla bütün ve tamamlanmış olamazdım. Hiç bir şey olmak zorunda değilsin, hiç bir şey yapmak zorunda değilsin, hiç bir şeyi başarmaya da ihtiyacın yok. Sen olduğun gibi, varoluşunla çok değerlisin. Hatalarına rağmen, pişmanlıklarına rağmen, aldanmalarına ve aldatmalarına rağmen, aklına bile getirmek istemediğin anılarına yada acılarına rağmen, her şeye rağmen sen çok değerlisin. Sen olmasaydın ben hep yarım kalırdım, hepimiz hep yarım kalırdık, evrende büyük bir boşluk olurdu…Evren boşluk sevmez, boşlukla var olamaz. Sen o kadar değerlisin ki, sen olmasaydın bu evren nasıl bir yer olurdu, ya da olur muydu inan bilmiyorum. Kendi gerçek değerini anlamak için yapacağın her çalışmada seni tüm kalbimle destekliyorum ve en kısa zamanda değerini tam olarak anlamanı seçiyorum. ”

Sevgiyle kalın.
Alıntı…

”bugün bizim doğum günümüz değil, onu kutluyoruz”.

467933[1]

 

Alice, harikalar diyarında gezerken, ikizleri neşe içinde parti yaparken bulur ve durup sorar; ”neyi kutluyorsunuz”. İkizler, aynı anda cevap verir, ”bugün bizim doğum günümüz değil, onu kutluyoruz”.

Alice bu cevaba çok şaşırır ve şaşkınlığını belli eder: ” ama bu çok saçma, doğum günümüz olmadığında değil, olduğunda kutlarız!!!”. İkizler yine aynı anda itiraz eder; ” hayır, asıl diğeri saçma! doğum günün olunca senede sadece bir gün kutluyorsun, oysa biz doğum gümüz olmayışını senenin diğer her günü kutluyoruz:), mesela bugün senin doğum günün mü?

Alice cevap veri; ” hayır değil?!?” İkizler aynı anda cevap verir; ” gördün mü bak!, sen de BUGÜN’ü kutlayabilir ve bize katılabilirsin:)”

Ve her zaman olduğu gibi bakış açısı görüntüyü değiştirir ve el ele tutuşup o günden sonra her gün neşeyle parti yaparlar…

alıntı

Bana göre hayat, bir dizi rastlantı ve bizim o rastlantılarla birlikte nasıl var olduğumuz ya da olmadığımız.

doga%20resim-28[1]

 

Bana göre hayat, bir dizi rastlantı ve bizim o rastlantılarla birlikte nasıl var olduğumuz ya da olmadığımız. Önce günaydın, sonra biraz haz, biraz acı, biraz aşk, biraz hayal kırıklığı, biraz sıcaklık, biraz yalnızlık, biraz boyun eğme, biraz başkaldırı ve ardından iyi geceler…

Düş gücü ve tutkuları engellenmişler için ise hayat, çocukken oynadığımız oyunların büyüyünce izin verilmeyen oyunsuzluğu! Bence hayat, tartışılması gerekmeyecek kadar sıradan ve yalın.

Ama insanlık tarihi boyunca, onu karmaşık bir hale getirme yönünde inanılmaz ustalaşmışız! Çözülmesi zor bir yumağa dönüştürmüşüz…”

Engin Geçtan

Ayşe Armanla yaptığı röportajdan alınmıştır

KORUNMA SUTRASI

hqdefault[1]

Bu sutranın tercümesinden, okunmasından ve anlaşılmasından doğacak olan erdemi atalarıma ve öğretmenlerime adıyorum. Bu sutrayı okuyan herkes, bu sutrayı duyan herkes ve tüm varoluş boyutlarında yaşayan, acı çeken varlıkların tümü emniyette olsun, tehlikelerden korunsun ve korkularından arınsın.

Hepinize saygı, sevgi ve dostlukla
Cem Şen

Bir defasında Kutsanmış Kişi (Budha) Jeta Korusu’nda, Savatthi’deki Anathapindika manastırında konaklamıştı. O sırada bir deva (tanrısal varlık), gecenin ilerleyen saatlerinde tüm Jeta Korusu’nu ışıkla doldurarak Kutsanmış Kişi’ye yaklaştı. Yanına yaklaştığında Kutsanmış Kişi’nin önünde saygı ile eğildi ve doğrulduktan sonra O’nun yanında ayakta durdu. Ardından şu sözleri söyledi:

Tanrılar ve insanlar
Emniyette olabilmek için
Korunmak üzerine derin derin düşünürler.
O sebeple, söyleyin bana lütfen nedir en yüksek korunma?

(Budha:)
Aptalı kendine yoldaş yapma,
Bilgeyi kendine yoldaş yap,
Saygı duyulması gerekene saygı göster:
Bu en yüksek korunmadır.

Medeni topraklarda yaşamak,
Geçmişte hayır işlemiş olmak,
Kendini doğru yola yönlendirmek:
Bu en yüksek korunmadır.

Engin bilgi ve beceri,
İyi geliştirilmiş bir disiplin,
İyi kullanılan sözler:
Bu en yüksek korunmadır.

Ana babayı desteklemek,
Eşinin ve çocuklarının geçimini temin etmek,
İşinde sebaatkar olmak:
Bu en yüksek korunmadır.

Cömertçe vermek, doğru düşünce ve davranışlarla yaşamak,
Akrabaları desteklemek,
Saf eylemlerde bulunmak:
Bu en yüksek korunmadır.

Kötülükten uzak durmak,
Şarhoşluktan korunmak,
Zihnin hallerine uyanık olmak:
Bu en yüksek korunmadır.

Saygı, insancıllık,
Halinden memnun olmak, minnet ve şükür,
Fırsat yakaladıkça öğretiyi dinlemek:
Bu en yüksek korunmadır.

Sabırlı ve uyumlu olmak,
Tefekküre dalanlara yakınlaşmak,
Fırsat buldukça öğreti üzerinde konuşmak:
Bu en yüksek korunmadır.

Sebaat ve kararlılık, arzularına hakim olmak,
Soylu Gerçekleri görebilmek,
Cehaletin bağlarından nasıl kurtulacağını fark etmek:
Bu en yüksek korunmadır.

Dünyanın acısı ya da cazibesi kendisine dokunduğunda
Sarsılmayan, kederlenmeyen,
bulanmayan ve sağlam kalan bir zihin geliştirmek:
Bu en yüksek korunmadır.

Bu şekilde hareket eden insanlar
Asla yenilgiye uğramaz
Her zaman güven ve bereketle yaşarlar:
Bu onların en yüksek korunmasıdır.

kaynak: Cem ŞEN