Hint Mitolojisine Göre Kadın ve Erkek

hintmitolojikadınerkek1[1]

Kadın;

Tanrı, yaprağın hafifliğini, ceylanın bakışını, güneş ışığının kıvancını, sisin gözyaşını aldı; Rüzgarın kararsızlığını,tavşanın ürkekliğini buna ekledi. Onların üzerine kıymetli taşların sertliğini, balın tadını, kaplanın yırtıcılığını, ateşin yakıcılığını, kışın soğuğunu, saksağanın gevezeliğini,kumrunun sevgisini kattı. Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadın yaptı. Yarattığı kadını erkeğe armağan etti.

Erkek;

Tanrı, kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışlarını, fırtına bulutların kasvetini, tilkinin kurnazlığını, boğanın dehşetini aldı; sülüğün yapışkanlığını, kedinin nankörlüğünü, hindinin kabarışını, gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi. Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıpsevdiliğini, sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı. Yarattığı erkeği, adam etsin diye, kadına verdi.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

” Ete Kemiğe Büründüm,Yunus Diye Göründüm!.. ”

yunus-emre-siir[1]

Mevlana dervişleriyle yaptığı sohbeti bitirdikten sonra,bir derviş telaşla odaya girdi ve heyecanla,uzaklardan gelen genç birisinin kendisini ısrarla görmek istediğini haber verdi.
Mevlana , ” Buyursun bakalım ” diye izin verdi.
İçeriye orta boylu,cübbesiz,külahsız ve sakalsız,çok sade giyinimli bir delikanlı girdi.
Mevlana yerinden adeta bir ok gibi fırladı.Bu zatı mana aleminden tanıyordu.Bu,kendisi gibi çağlara damgasını vuracak yiğit bir HAKK aşığı olan Yunus Emre idi...
Heyecan ve hasretle kucaklaştılar.
Odadaki dervişler bu samimi karşılamaya bir anlam verememişti,ama ortamın manevi yükünün yoğunlaştığını anlamakta zorlanmadılar…
Daha sonra Mevlana ve Yunus Emre Karşılıklı Dini Şiirler Söylediler…Bir Mevlana Söylüyor…Bir Yunus Emre Söylüyor… Dervişlerde onları hayranlıkla izliyordu…
Yunus Emre ve Mevlana birbirini özleyen iki kardeş gibi yan yana oturdular…Mevlana sordu ;
– Pek güzel, Pek Sade giyinmişsiniz.Üzerinizde hırkanız bile yok ,üşümezmisiniz ?
Yunus Emre şiirle karşılık verdi ;
Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil
Gönlün derviş eyleyen,hırkaya muhtaç değil…
Mevlana beğendiğini belli eden bir hareket yaptı.Ve yine sordu ;
– Pek doğru söylersiniz.Nasılsınız iyimisiniz ? Nelerle meşgulsünüz ? Ne yapar ,ne eylersiniz ?
Yunus Emre yine şiirle karşılık verdi ;
Adımız miskindir bizim,düşmanımız kindir bizim
Biz kimseye kin tutmazuz,kamu alem birdir bize
Ben gelmedüm dava için,benim işum sevi içün
Dostun evi gönüllerdir,gönüller yapmağa geldüm !
Mevlana, Yunus Emre’ye Sordu;
-Biz dervişlerimize Tevhid’i öğretirken ” Bir elma iki ayna ” demiştik.Siz ne dersiniz ?
Yunus Emre cevap verdi;
Tevhid imiş cümle alem
Tevhidi bilendir adem
Bu tevhidi inkar eden
Öz canına düşman imiş.
Mevlana,Yunus Emre’nin bir süre dergahta kalmasını istiyordu.
-” Evet,davetimizi kabul buyurursanız,çok memnun kalacağız.Hemde size yazdığımız 6 ciltlik Mesneviyi okurduk” dedi.
Yunus Emre kalktı ,kapıya doğru yönelirken ilk kez şiirsiz konuştu;
-Ne kadar uzun yazmışsınız ! Çok emek ve gayret sarfetmişsiniz.Bize kalsaydı aynen şunu söylerdik ;
” Ete Kemiğe Büründüm,Yunus Diye Göründüm!.. ”
Yunus Emre Kapıdan hızla çıkıp gözden kayboldu…
~Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.

12801128_1107012012663089_1545029920888100382_n[1]

Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.
İçinden Allah’ a şöyle bir dua edeceği tutuyor:

“Allah’ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla.”
Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah , karısının bedeninde uyanıyor.

Hemen yataktan fırlıyor.
Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
Çocuklarını uyandırıyor.
Elbiselerini hazırlıyor.
Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
Beslenme çantalarını hazırlıyor.
Çocukları okula götürüyor.
Eve dönüp, evi toparlıyor.
Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek
için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve temizlikçiye
uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.
Bu arada öğlen oluyor.
Evi süpürmeye başlıyor.
Eşyaların tozunu alıyor.
Mutfağı siliyor.
Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
Yolda onlarla sohbet ediyor.
Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.

Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını
sağlıyor.
Süt ve kek getiriyor.
Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor.
Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını
fark ediyor.
Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
Salata malzemelerini yıkıyor.
Pilav için pirinci ıslatıyor.
Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor.
Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten
sonra çocukları yatırıyor.

Onlara hikaye okuyor.
Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu yatak odasına çağırıyor.

Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi
rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor.
Bu da zaten onun görevi.

Ertesi sabah uyandığında hemen Allah’a yalvarmaya başlıyor :

“Allah’ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını
rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime
döndür.”
Sonra ruhunun derinliklerinden gelen bir cevap işitti: :

“Evet, dersini aldığını görüyorum.
Herşeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın
çünkü, dün gece hamile kaldın….”

__________ALINTI__________

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Manipüle Edildiğinizi Nasıl Anlarsınız?

535ae7210ff8d6ee1d000daf_1402392036529_2048[1]

Psikolojik manipülasyon, insanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkileme veya yönlendirme anlamına gelir. Bu etkileme ve yönlendirme sonucu insanlar davranış değişikliği ya da kanaat değişikliği gösterebilirler.
Manipülasyon, çoğu zaman bilerek ve isteyerek, bir amaca hizmet eder şekilde yapılır. Ancak kimi zaman, kişi karşısındakini manipüle ettiğinin farkında olmayabilir.
İsteklerini kabul ettirmek isteyen kişiler, amaçlarına ulaşmak için manipüle ettikleri kişiyi suçluluk, korku gibi farklı duygular içinde ve kimi zaman yük altında bırakarak, seçim şansı bırakmazlar.

Aniden kibarlaşmak

Nazik ManipülasyonManipüle edildiğinizi fark edebilmek için, dikkat etmeniz gereken ilk konu; karşınızdakinin sizden bir şey isterken nasıl davrandığıdır. Normalde hiç de nazik olmayan bir arkadaşınız sizden bir şey isterken dünyanın en kibar insanına dönüşüyorsa, manipüle ediliyor olabilirsiniz.Suçlu HissettirmekHayır Demeye İzin Vermeyen ManipülasyonBiri sizden bir şey istediğinde ve yapmadığınızda nasıl hissettiğinize odaklanın. Hayır demekten çekiniyor, istemediğinizi belirtirken suçlu hissediyor ya da utanıyorsanız, karşınızdaki kişi sizi manipüle ediyor olabilir. Manipülasyonun amacı başka insanları kontrol etmek olduğundan, “suçluluk psikolojisi” yaratmak, en sık kullanılan yöntemlerdendir.

Aniden sinirlenmek Şiddetle Manipülasyon Manipülasyon için sıkça başvurulan yöntemlerden biri de öfkelenmektir. Sizden bir şey isteyen kişinin “hayır” cevabınız karşısında öfkesinin nasıl değiştiğine dikkat edin. Öfke duygusu kimi zaman başkaları üzerinde kontrol kurmak için kullanabilir. Bu durum öfkenin hedefi olan kişinin korkularını açığa çıkarırken; öfkenin sonuçlarından korkan kişi öfkeli kişiye istediğini vermek zorunda hisseder.

Kurban rolü oynamak Çaresizlik Manipülasyonu Manipüle edilmemek için dikkat etmeniz gereken bir diğer konu, sürekli kurban rolü oynayan kişilerdir. Her zaman yardıma ihtiyacı varmış gibi umutsuz ve çaresiz görünmek, bazı kişiler için manipülasyon silahıdır. Çevrenizde bu tarz kişiler varsa, istediklerini aldıklarında durumlarının nasıl değiştiğine dikkat edin. Bu kişiler istekleri karşılandığı zaman çok daha iyi olurlar, bir sonraki isteklerine kadar.“Ben senden daha kötü durumdayım”

Abartma ManipülasyonuDuygusal manipülasyonu alışkanlık haline getirmiş insanların bazılarında hangi durumda olursa olursun abartma takıntısı vardır. “Başım ağrıyor” derseniz “bende beyin tümörü var” der, “susadım” dersiniz, “iki gündür ağzımdan tek lokma geçmedi” diye ağlar. Konunun, konuşmanın odağına kendisi oturabilmek için ne söyleseniz neredeyse 10 ile çarpar. Bu durumda kendinizi bencil ve düşüncesiz hisseder, onunla ilgilenmek zorunda kalırsınız. Böylelikle o da her zaman spotların altında mutlu yaşar. Bunu alışkanlık haline getirmiş insanlar için tek çözüm umursamamak, basın gidin.

‘Çok tatlısın’cılıkFlörtöz Manipülasyon

Flört de duygusal manipülasyon taktiklerinden biridir. Göz göre göre sizinle flört eder, eğer müsaade etmez veya ilgisiz davranırsanız sizi aşırı tepki göstermekle itham ederler. Böylelikle siz kötü kadın/erkek olursunuz, onlarsa sadece arkadaşça sohbet etmeye çalışan biri. Kısa bir süre sonra sizi nasıl sinirlendireceklerini ya da neşelendireceklerini anlamış olurlar ve bunu kullanırlar.
Bu manipülasyon da bir iş yaptırmaktan, ‘iyilik’ istemeye, çapkınlıktan dolandırıcılığa birçok amaca hizmet eden bir manipülasyon tarzıdır. Unutmayın, başlangıçta onlar sadece dinler ve izlerler. Böylece size nasıl ulaşacaklarını bilriler. Onlara kullanacakları silahları veren sizsiniz. Sizi kararsız ve dengesiz gösterenler dışarıya yansıttığınız kendi sırlarınız ve kendi korkularınız. Yeni tanıştığınız insanlara bunları göstermezseniz, manipüle edilmenin önüne geçebilirsiniz.
Her şeyden beteri de unutmayın ki manipülatörler asla adil oynamazlar.
Çoğu zaman bu manipülasyon çabalarının sonu üzgünlük ve şiddetle biter; sonunda sırtınızda aldığınız duygusal yaralarla dolu bir çanta, en ufak tavsiyeye kulak kesilecek halde hayatın ortasında kalakalırsınız. Bunun da doğal etkisi genellikle özgüven kaybı ve gerçek bir çaresizlik olabilir. Bu yüzden manipülatörlere asla izin vermeyin ve kendinizi kullandırtmayın.
kaynak: lime
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YENİ AY EĞLENCESİ

new-moon-308070_960_720[1]

Yeni ay zamanları ay ve güneşin bir burçta yan yana geldiği zamanlardır.  Dolayısı ile açığa çıkan enerji muhteşemdir.

Yeni ay heyecanlı, tutkulu ve bir şeyleri değiştirme isteği ile dolu olduğumuz bir döneme gireriz.

  • Evde ada çayı tütsüsü yakabilirsiniz…..  Bütün evde tütsüyü gezdirin ve evinizdeki olası karanlık enerjilerin ada çayı ile birlikte çıkıp gittiğini, ondan boşalan yerlere huzurun, bolluk ve bereketin geldiğini hayal edin. Bu hayali içinizde yaşayın ve ona teşekkür edin.

Adaçayı tütsüsünü ben her sabah yapıyorum. Yeni ayı beklemiyorum.

  • Yeni ayda evin bereketini arttırmak için küçük bir tencerenin içine yarısına kadar su koyup, birkaç çay kaşığı yenibahar koyabilirsiniz. O kaynarken siz onu karıştırın. Tüm kokunun eve yayılmasına izin verin. Bolluk ve bereketi hak ettiğinizi, bolluk içinde olduğunuzu hayal edin.
  • Bir saksıya maydanoz ekmek de evinize bolluk ve bereket getirecektir.
  • Beyaz bir kâğıda KURŞUN KALEM ile tüm dileklerinizi açık ve net bir şekilde yazın. Hayatınıza hangi duyguların girmesini istiyorsunuz?
  • Yazarken mümkün olduğunca net ve gerçekçi ifadeler kullanın. Örneğin “araba almak istiyorum” yazmaktansa “araba almak için gereken maddi kaynağı bulmak istiyorum” daha doğru.
  • İstediğiniz şeyi ifade ederken “sağlıkla” “mutlulukla” “stressiz bir şekilde” gibi kelimeler eklemeyi unutmayın. Bazen çok istediğimiz bir şey gerçekleşirken, hayatımızın diğer alanlarında hiç de beklemediğimiz gelişmeler olabilir ve pişman olabiliriz.

VEYA BİR YENİ AY GAZETESİ HAZIRLAYABİLİRSİNİZ

  • Yeni ay gazetesi hazırlama;
  • – Renkli bir karton alın.
  • – O kartonun üzerine bir yıl içerisinde yapmak istediğiniz her ne varsa o dileklerinizi size hatırlatacak fotoğraflar, resimler yapıştırabilirsiniz.
  • – Bu kartonu evde sürekli görebileceğiniz bir yere koyun.
  • YENİ AYDA BOLLUK VE BEREKETE KUCAK AÇMANIZI DİLERİM…..
  • Özlem Çetinkaya
  • Enerji Terapisti / Yazar 
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

EN ÇOK BU RÜYALARI GÖRÜYORMUŞUZ

12524349_1657949451123377_2880916832334149208_n[1]

Her gece görülen rüyalar arasında ortak bir nokta olabilir mi? Bu konuda özel olarak çalışan İngiliz psikolog Ian Wallace en sık görülen rüyaları ve anlamlarını derledi.

The Independent’da yer alan habere göre çok sayıda psikolog rüyaları yorumlamak istemiyor. Ancak bu konu üzerine özellikle çalışan Psikolog Ian Wallace 30 yıllık meslek hayatı boyunca 150 bin rüyayı incelemiş durumda…

Wallace’ın belirlediği 9 maddelik rüya listesi ve anlamları ise şöyle:

TERK EDİLMİŞ VİRANE ODA
Ne anlama geliyor?
Bir evin içindeki odalar karakterinizin farklı yönlerini temsil ediyor. Dolayısıyla rüyada kullanılmayan boş bir oda görmek daha önce keşfetmediğiniz bir yeteneğinizi keşfedeceğiniz anlamına geliyor olabilir.
Ne yapmak gerekiyor?
Gizli yeteneklerinizi keşfetmek için daha çok zaman harcayın. Bu sayede gerçek hayatta size bazı kapıların açıldığını göreceksiniz.

KONTROLDEN ÇIKMIŞ ARAÇ
Ne anlama geliyor?
Rüyada kontrolden çıkmış bir araç görmek özel bir amaç uğruna izleyeceğiniz yolun sizin kontrolünüzden çıkmış olduğuna işaret ediyor. Gerçek hayatta bazen kontrolü kaybediyor, başka yönlere savruluyor olabilirsiniz.
Ne yapmak gerekiyor?
Sürekli kontrol halinde olmayı bırakın! İşleri kendi akışına bırakarak iç güdülerinize güvenin.

DÜŞMEK
Ne anlama geliyor?
Rüyada düştüğünüz görmek bir konuya takıntı derecesinde bağlı olduğunuz anlamına geliyor.
Ne yapmak gerekiyor?
Fazla bağlı olduğunuz konudan sıyrılmalısınız. Böylece kendinizi daha özgür hissedeceksiniz.

UÇMAK
Ne anlama geliyor?
Rüyalarda uçtuğunuzu görmek sizi sıkan bir sorun ya da sorunlardan sıyrılıp özgür kaldığınız anlamına geliyor olabilir.
Ne yapmak gerekiyor?
Bu özgürlük hissini şans ya da tesadüf olarak nitelemek yerine bilinçli olarak yüklerinizden kurtulduğunuz için kendinizle gurur duymalısınız.

KENDİNİZİ SINAVDA GÖRMEK
Ne anlama geliyor?
Rüyada kendinizi sınavda zorlanırken görmek günlük hayatta bir konudaki yapabilme kapasiteniz/ performansınız hakkında endişe duyuyor olduğunuz anlamına gelebilir.
Ne yapmak gerekiyor?
Sürekli kendinizi ve performansınızı sorgulamak yerine halihazırda yapabiliyor olduğunuz şeyleri öne çıkarıp onlarla gurur duyun.

KALABALIK ORTAMDA KENDİNİZİ ÇIPLAK GÖRMEK
Ne anlama geliyor?
Kıyafetlerimiz toplum içinde bizi bir çok şekilde temsil eder. Ancak rüyada kalabalık bir ortamda kendini çıplak görmek gerçek hayattaki sosyal ortamlarda o kişinin kendini korumasız ve zayıf hissettiğini temsil eder.
Ne yapmak gerekiyor?
Kendinizi sürekli saklamak ve kendinizden utanmak yerine açık olmalısınız. İnsanlar sizdeki değerleri bu şekilde görebilecektir.

TUVALET BULAMAMAK
Ne anlama geliyor?
Rüyada tuvalet görmek isteyip de gideremediğiniz arzu, tutku ve ihtiyaçlarınızın artık karşılanması/giderilmesi gerektiği anlamına gelir.
Ne yapmak gerekiyor?
Başkalarının istek ve ihtiyaçlarına odaklanmak yerine kendi ihtiyaçlarınıza odaklanın.

DİŞ DÖKÜLMESİ
Ne anlama geliyor?
Rüyada diş görmek kişinin kendine karşı olan güvenini gösterir. Dişin dökülmesi ise gerçek hayatta kendinize olan güveninizi yıpratacak bir olayla mücadele ediyor olduğunuzu temsil eder.
Ne yapmak gerekiyor?
Karşılaştığınız olayın sizi ne kadar yıpratacağını düşünmek yerine sizi ne kadar güçlendireceğine odaklanmanız gerekir.

BİRİ TARAFINDAN KOVALANMAK
Ne anlama geliyor?
Rüyada birinden kaçtığınız görmek kendinizi güvende hissetmek isteyip de bunu nasıl sağlayacağınızı bilemediğiniz anlamına gelir.
Ne yapmak gerekiyor?
Bu durumda kişisel hırslarınızı takip etmenizi sağlayan büyük bir fırsat ayağınıza kadar gelmiş demektir. Ondan korkup saklanmak yerine sizi takip eden şeyle yüzleşmelisiniz.

Kaynak: PSİKOCİTY

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yanımda yürü ki, biz bir bütün olalım…

12803155_690835964391497_8173618241683843546_n[1]

Benim arkamdan yürüme,

Belki ben sana yol gösteremem

Benim önümden de yürüme,

Belki ben  seni takip edemem.

Yanımda yürü ki, biz bir bütün olalım…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YETER Kİ İÇİMİZDEKİ GÜNEŞ TUTULMASIN….

fft64_mf1356436[1]

9 Mart Çarşamba günü saat 03:56 da Balık Burcunun 18 derecesinde bir güneş tutulması deneyimliyor olacağız. Tutulmalar hayatımızda ani gelişen ,karşı koyamayacağımız etkiler getirirler.Daha önceden “asla yapamam” dediğiniz ne varsa bir bir yapıverirsiniz tutulma ile birlikte.Zaman kavramımızla da oynar tutulmalar.Aylar, haftalar,hatta yıllar sürer dediğimiz olaylar bir bakmışız ki birer birer gelivermiş önümüze.
Tutulma Güney Ay Düğümü yönünde,Kiron kavuşumlu olacak.Yaralarımız şifası ile birlikte gelecek,elbette görmesini bilene…Bu düğüm yönünde gerçekleşen tutulmalarda genelde elden bir şeylerin çıkarılması,kaybedilmesi,bitirilmesi ve sonlanması yönünde etkiler hissedilir.Doğum haritalarımızda 18 derece Balık burcu , hangi yaşam alanımızda ifade buluyorsa işte orada bitişler ve ardından da yepyeni ,oldukça hızlı yeni oluşumlar deneyimleyeceğiz.
Uzun zamandır kangren olmuş bir ilişki,bizi aşağı çeken,fakat bi türlü dur diyemediğimiz bir kişi,kaybetmekten çok korktuğumuz ve dört elle yapıştığımız adeta kendimize sanal bir put haline getirdiğimiz olay,kişi ya da durumlar bu tutulma etkisi ile birer birer kayıp gidebilir elimizden.Bir nevi depremler yaratarak gönüllerde.
Bitişler ve başlangıçlar olacaktır hayat üzerinde,bu yaradılışın bir gerçeğidir de. Olaylara hangi cepheden,hangi bilinç düzeyinden bakıyorsak ona göre şekil vereceğiz işte yaşamımıza tutulma sonrasında.Hayatımızın altı üstüne gelecek diye korktuğumuz ,”insan” değil de “beşer” boyutundan baktığımız, o olmazsa yaşayamam, mahvolurum dediğimiz ne varsa işte elimizden gidecek, içimizdeki ışığı yok edecek,ebedi zindanlara atacaktır bizi.İşte o zaman içimizde GÜNEŞ TUTULMASI olacaktır…
Halbuki bilmiyoruz ki,hayatımızın altının üstünden çok daha güzel olacaktır belki de.O dört elle yapıştığımız şeyler bizi belki de hep “beşer” boyutunda tutacaktı,belki de “insan” olma yolunda hepimize bir şans ve fırsat sunuluyor bu tutulma ile .

Peki ne diyor bu tutulma bize ? Ne anlatmak istiyor ?

• Herşeyi en iyi sen bilemezsin.Kibrini,egonu bırak,benlik elbiseni çıkar ve ilahi olanla “bir” ol.Yaradana bırak,o senin için ve yarattığı her canlı için en doğrusunu ve en güzelini bilir.
• Gücünü aşan konularda bir kurtarıcı,bir “kahraman” gibi rol biçme kendine,bir anda “kurban” durumuna düşebilirsin.
• Günlük yaşamında kararsız,belirsiz,önünü göremediğin bir dönem içindesin.Bu yüzden depresif,unutkan,aldanmaya açık,yanılabileceğin günler olabilir.İyi düşün,iyi analiz et,maddi olarak elindekilerle yetinmeyi ve hatta ihtiyaç sahipleri ile paylaşmayı öğren.
• Unutma, bu bir geçiş ve uyanış dönemi.Tevekkül et.Sevgiye inan,umudunu kaybetme.Her bitiş yepyeni bir başlangıçtır.
Dua et,meditasyon yap,kendi ruhunu Yaradan’ın nuru ile bir et.
Dürüst ve alçak gönüllü ol.Çok çalış,çabala ama sonrasını senden daha büyük bir akla teslim et.Şüphesiz en doğrusunu en iyi O bilir.
İnanıyorum ki samimiyet ve çaba içerisinde,evrenin bu tutulma ile gönderdiği mesajı doğru okuyabilirsek işte o zaman İÇİMİZDEKİ GÜNEŞ HİÇ TUTULMAYACAKtır.Bu tutulmanın tüm bilinç düzeyindeki insanlara,bir üst boyuttaki idraki açmasını,ülkeme ve güzel insanlarına hayırlar getirmesini diliyorum….
HÜLYA DEĞER

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Böyle havada aşık oldum;

bahar-cicekleri[1]

GÜZEL HAVALAR
Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Orhan VELİ

OLUMLAMA NEDİR? NİYET VE OLUMLAMA ARSINDAKİ FARKLAR NELERDİR?

Slayt11[1]
Niyet kalpten sevgi ve iradeyle bir şeyi yapmaya kesin karar vermenizle oluşur. Ne istediğinizi bildiğinizde ve yüksek sesle sadece 1 kere bile saf ve yürekten istediğinizde yada söylediğinizde gerçekleşmesi mümkün OLan en güçlü tekniklerden biridir. Niyet inanç sistemi ile çalışır çünkü niyetleriniz bilinç düzeyindedir.
Niyet koşullara bağlı değildir, ancak ALMA_VERME dengesini muhakkak gözetir. Ayrıca neyi kabul ettiğiniz de çok önemlidir.
Niyetlerinizi bencilce ve zarar verici olamamak kaydı ile başkaları için de yapabilirsiniz.
Niyet ederken kullanacağınız cümle kalıpları çok önemlidir… Niyeti söylerken ne hissettiğinizi bilme kalbinizin tamamen saf duygular ile sahip olma sevinci ile dolu olması gerekmektedir.
Niyetlerinizin gerçekleşebilmesi için onu enerjisel olarak da desteklemelisiniz. Örneğin bir araba almaya niyet ettiğinizde onu alabilmek için gerekli şartları da oluşturmalısınız.
( Galerileri gezmek, deneme sürüşleri yapmak, fiyatları araştırmak gibi).Bir anda kalbinize gelip giden şeyler sizin niyetleriniz değildir. Bunlar genelde düşüncelerinizdir niyetler de irade ve seçim vardır.
OLUMLAMA
Olumlamaları sadece kendiniz için kullanabilirsiniz, bir başkası için yapamazsınız!

Olumlama teknik olarak bilinçaltının programlanmasıdır.Bir olumlamanın bilinçaltınıza yerleşme süresi 21 gündür, (diğer adı ile düşünce detoksu) çünkü nöron ağları eski kalıbı silip yeni bilgiyi kodlaması için bu süre gereklidir.. Aynı olumlamaya 7 gün ara verdikten sonra tekrar yapabileceğiniz gibi.. yeni bir olumlama ile devam edebilirsiniz..

Bilinçaltında ve çeşitli bilinç tabakalarında zaman kavramı olmadığı için olumlamalarınız şimdiki zamanda, pozitif ve anlaşılır olmalıdır.
Ayrıca bilinçaltı İnanç sistemi ile çalışmaz, kod lama sistemi ile çalışır yani siz inanmasanız da sonuç verir. Önemli olan bilinçaltını ikna etmektir ve 21 günlük düşünce detoksunda bilinç altı kesinlikle ikna OLur.
Bilinçaltı gerçekle hayali ayırt edemez , geçmiş ve gelecekten anlamaz sadece şimdiki zamandır..O yüzden sahipmişsiniz, olmuş gibi yazmak, söylemek, hayal etmek imgelemek etkili bir yöntemdir!.
Bilinçaltına her an komut giremezsiniz!!. bunun için doğru anlar çok önemlidir, özellikle bilinç kapılarının açık olduğu an sabah uyanır uyanmaz ve gece tam uykuya dalma anında 10 dakika 21 gün boyunca aynı olumlamayı söylemek, tekrarlamak ve asla bu süre zarfında bir kere bile umutsuzluğa kapılmamak, olumsuz düşünmemek ve cümle kurmamak ve kesinlikle gün atlamamak çok önemlidir.
Sahipmişsiniz gibi yazdığınız bir günlük tutabileceğiniz gibi.. Her gün görebileceğiniz yere asılı duran olumlamanızı yazarak gün içinde de tekrarlayabilirsiniz ,ama olumlamalarınızı yazmadan önce kendinize şu soruyu sorun; ” ben gerçekten ne istiyorum ?.. yada her gün “ben bunu gerçekten istiyor muyum? ” diye.. çünkü bir söz vardır “dualarınıza dikkat edin bir gün gerçekleşebilirler” neticede eksik bıraktığınız yada gerçekleştiğinde sizi mutlu etmeyecek bir olumlama için bu kadar zaman ve emek harcamış zaman kaybetmiş olmazsınız.
Bir olumlama ; nefsimize veya egomuza değil yüksek değerlere hitap etmelidir.(Ben diğerlerinden daha başarılıyım değil hepimiz başarılıyız.)
Olumlamalarda “hayır”, “yok”, “değil” ,”istiyorum” gibi kelimeleri asla kullanmamalısınız. (“başarısız değilim” değil “Başarılıyım”) ve tekrar hatırlatıyorum şimdiki zaman zarfını mutlaka kullanmalısınız.
Hayatım için hayırlısını diliyorum, istiyorum, hayal ediyorum” gibi cümle kalıpları kullanma!…HAYATIM İÇİN BİR SEÇİM YAPIYORUM” deyin ve BEN BAŞARI MIKNATISIYIM ,HAYATIMA BOLLUK BEREKET ŞAKIR ,ŞAKIR YAĞIYOR gibi olumlama cümleleri kurabilirsiniz.
Evrenden size gelen tüm güzelliklere, değişime, mucizelere açık olun! direnç göstermeyin sevgiyle kabul edin!. Evrenin size vereceklerinden sonra karşılığında Siz bir bedel ödemeye gönüllü olmasanız da evren fazlasıyla rüşvetini alacaktır unutmayın o yüzden alma-verme dengesini iyi kullanın..
Koşullara bağlanma, neden yada nelerden vazgeçebileceğinizi iyi düşün….
Evren boşluk sevmez hayatınıza yeni birisi yada yeni bir şeyler gelmesini istiyorsanız
eskiyi sevgiyle göndermelisiniz..Geçmişin tüm enerjisini alanınızda temizleyin, bu bir kişi ise numarasını siinl, hediyelerini atın yada verin, resimlerini v.s …
Sık sık imgeleme yapın ( korkmayın hayal edin), CESUR OLun görünür yere sahip olmak istediğiniz şeye uygun resimler asın, objeler koyun…Çünkü YAŞAM EYLEMİ ÖDÜLLENDİRİR !!!
Olumlamalarınızı kayıt edip sık sık dinleyebilirsiniz yada subniminal olarak kodlama yapabilirsiniz.
Olabileceğine inandığınız olumlamalarınız için süre bile belirleyebilirsiniz.
Ödenmemiş faturalarınızı cüzdanınızda, çantanızda tutmayın.. Ödediğiniz her faturanın üstüne teşekkür ederim yazısını yazın.
Evinizi, dolap ve çekmecelerinizi hep düzenli tutun evren düzeni sever . Düzenli yerlerde enerji akışı rahat OLur.
Bolluk refah içinde bir yaşam diliyorsanız zenginlik bilincine açık olun! Örn/ paranın resmine bakmak yada imgelemek yetmez! O paraya sahip olduğundaki duyguya odaklan..DUYGULAR VE HİSLER ÇOK ÖNEMLİ DÜŞÜNCELERİNİZ BAĞLAYICI OLMAYA BİLİR ANCAK HİSETTİKLERİNİZİ KESİNLİKLE ALIRSINIZ, İSTEĞE DÖNÜŞEN DÜŞÜNCELERİNİZE DUYGU YÜKLEYİN; HİSSEDİN! ..
HAYDİ NE DURUYORSUNUZ İSTEDİĞİNİZ YAŞAMI OL/UŞTURMAYA BAŞLAYIN, şimdiden HAYırlı OLsun.
Daima sevgiler , RABİA GÜZEL.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aşağıdaki niyetlerden beğendiklerinizi kullanabilir yada siz de kendinize yeni niyetler belirleyebilirsiniz

niyett[1]

TÜM KALBİNİZLE NİYET EDİN !!!
GÜÇLÜ NİYETLER
Aşağıda size bazı niyet örnekleri verecegim. Aşağıdaki niyetlerden beğendiklerinizi kullanabilir yada siz de kendinize yeni niyetler belirleyebilirsiniz. Niyetlerinizi yüksek sesle okuyun ve okurken, gerçek olacaklarını hissetmeye çalışın. İnanç ve pozitif duygu çok önemlidir, bunu hissedebilirseniz bir sefer niyet etmek bile yeterli olacaktır.

NİYET ÖRNEKLERİ
SEVGİ İÇİN
“Hayatımı şu andan itibaren sevgi ve güzellik enerjisi ile dolduruyorum. Kendimi sevmeye, başkalarını sevmeye ve evreni sevmeye karar veriyorum. Evrenden bana gelen sevgi enerjisini mutlulukla kabul ediyorum ve sevgi içinde bir hayat sürmeye niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.” (Ben sonuna bunun için teşekkür ediyorum ve Allah’a şükrediyorum diye ekliyorum. İsteyenler her niyetin sonuna bunu ekleyebilirler. Bu kişisel inançla ilgili olduğu için kalıba yazmadım.)

REFAH İÇİN
“Refah, bolluk ve bereket içinde yaşamayı seçiyorum. Paramı huzurla edinmeyi ve huzurla harcamayı kabul ediyorum. Zengin bir yaşam sürerek, başkalarını da zenginleştirmeye niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”
Not: Dikkat edin, burada zenginleşip, başkalarını da zenginleştirmeye niyet ediyorum cümlesinde kabul ettiğim şeyi açıkça yazdım. Zenginleştikçe kabul ettiğim bu kuralı da uygulamak zorundayım. Aksi halde niyetim geçerliliğini kaybeder. Bu benim kişisel niyetim olduğu için yazdım ama sizin için uygulamak zor olacaksa, aşağıda parayla ilgili verdiğim diğer niyeti yapın. Niyetinizde söz verdiğiniz kurallara uymak zorundasınız bunu unutmayın.
“Bolluk ve bereket içinde yaşamayı seçiyorum. Evrenden bana gelen zenginliği sevgiyle kabul ediyorum. kabul ettiğim bu zenginlik için evrene sevgilerimi gönderiyorum. Refah içinde yaşamaya tüm kalbimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”
Not: Bu niyette de evrene sevgi göndermeyi kabul ediyorum. Alma ve verme dengesi gereği, sizde ne vereceğinizi belirtmelisiniz. Bu niyeti yapanlar sevgi meditasyonu yapmak, başka canlıları sevmek, sevgi enerjisini daha fazla üretmek zorundadırlar. Bunu yapamazsanız yapabileceğiniz bir şeyi siz koyun ama bu fakirlere yardım edeceğim gibi bir şey olmasın Yapabileceğiniz bu benim yukarıda verdiğim niyeti yapın daha iyi. Aşağıdaki tüm niyetlerin hepsinde kabuller vardır, lütfen bunlara dikkat edin, tek tek yazmayacağım ama neyi kabul ettiğinizi bilin, eğer kabul etmiyorsanız, siz kendinize göre yeni bir niyet hazırlayın, bunları kullanmayın.

EVLİLİK İÇİN
“Mutlu bir evlilik yapmayı, eşimle uyum ve denge içinde yaşamayı seçiyorum. Eşimi mutlu ettiğim gibi, kendimi ve sevdiklerimi de mutlu etmeyi kabul ediyorum. Bütün kalbimle ve beynimle evet diyeceğim, evleneceğim kişinin hayatıma girmesi için şimdi güçlü bir şekilde niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”
“Eşimle evliliğimizin mutlu ve uyumlu olmasını seçiyorum. Eşimi sevmeyi ve onu desteklemeyi kabul ediyorum. Eşimin bana sevgi,saygı ve anlayış göstemesini tüm kalbimle istiyorum ve bu isteğimi elde etmeye kesin olarak niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

SAĞLIK İÇİN
“Her geçen gün daha da iyi olmayı ve sağlığımın mükemmel olmasını seçiyorum. Sağlığımı korumayı ve sağlıklı olmanın tadını çıkartmayı kabul ediyorum. Tam olarak sağlığıma kavuşmaya bütün benliğimle ve yüreğimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

ZİHİNSEL HUZURSUZLUK VE KARMAŞA İÇİN
“Zihinsel olarak sağlıklı,huzurlu ve dengede olmayı seçiyorum. Güzel şeyler düşünmeyi ve hissetmeyi kabul ediyorum. Zihnimin olumlu düşünceler üretmesine, huzur içinde dengede olmasına ve kendimle barışık olmaya tüm kalbimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

BAŞARI
“İşlerimi Başarılı bir şekilde yapmayı ve Başarımın başkaları tarafından da takdir edilmesini seçiyorum. İnsanlara başarmaları için destek vermeyi ve katkı sağlamayı kabul ediyorum. İşlerimi yaparken Başarılı olmaya ve her zaman en iyisini yapabilmeye tüm kalbimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

İŞE GİRME
“Yeteneklerime en uygun, Başarılı olacağım ve parasal kazancımdan memnun olacağım bir işe girmeyi seçiyorum. İşimde en verimli şekilde çalışmayı ve iş yerime faydalı olmayı kabul ediyorum. En kısa zamanda Başarılı olacağım ve refahımı yükseltecek bir işe girmeye tüm kalbimle niyet ediyorum. İşim şu an hazırlanıyor ve niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başlıyor. Bunun için tüm kalbimle teşekkür ediyorum.”

DEPRESYON
“Mutlu olmayı, kendimi sevmeyi ve hayattan tat almayı seçiyorum. Mutluluğumu çevremedeki insanlarla paylaşmayı ve sevgimle onları desteklemeyi kabul ediyorum. Kendimi canlı, yaşam dolu, keyifli ve istekli hissetmeye hemen şimdi burada bütüm kalbimle niyet ediyorum. Niyetimin gerçekleşmeye başladığını biliyorum ve içimde hissediyorum. Bunun için tüm kalbimle teşekkür ediyorum.”

NEGATİF ENERJİLERDEN KURTULMA
“Tamamen pozitif enerjilerle çevrelenmeyi ve bana zarar veren bütün negatif enerjileri hayatımdan uzaklaştırmayı seçiyorum. Kendimi olumlu enerjilere açmayı ve güzel enerjiler üretmeyi kabul ediyorum. Bana zarar veren tüm olumsuz enerjileri şimdi kendimden uzaklaştırmaya ve bu enerjilerden korunabileceğim çok güçlü bir enerji kalkanına sahip olmaya hemen şimdi bütün kalbimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

OLUMLU DEĞİŞİM İÇİN
“Hayatımın tamamen olumlu bir şekilde değişmesini ve bu değişime kolaylıkla uyum sağlayabilmeyi seçiyorum. Bu değişimin benim, ailemin ve bütünün hayrına olmasını kabul ediyorum. Hayatımın iyi ve güzel bir şekilde hızlı olarak değişmesine bütün kalbimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı ve bunun için teşekkür ediyorum.”

KİLO VERME
“Sağlıklı beslenmeyi ve en ideal kilomda olmayı seçiyorum. Bedenim için en iyi kiloya ulaşınca, doğru beslenerek ve bedenime iyi bakarak kilomu korumayı kabul ediyorum. Hemen şimdi hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo vermeye başlamaya ve en kısa zamanda ideal kiloma ulaşmaya tüm kalbimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum.”

ŞANSLI OLMA
“Şansımın çok artmasını ve evrenden bana şans enerjisinin bol bol gelmesini seçiyorum. Şanslı bir insan olarak kendim için ve başkaları için olumlu düşünceler üretmeyi ve şansımı herkesin iyiliği için kullanmayı kabul ediyorum. Her gün daha da şanslı olmaya ve şansımı daha fazla fark etmeye hemen şimdi niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum.”

CHAKRA TEMİZLİĞİ
“Chakralarımın tamamen dengeli ve pozitif enerjiyle çalışmalarını seçiyorum. Sahip olduğum yüksek pozitif enerjiyi en güzel şekilde ve faydalı alanlara yönelterek kullanmayı kabul ediyorum. Chakralarımın hemen şimdi nazikçe ve etkili olarak temizlenmesine, dengelenmesine ve pozitif enerjilerle dolmasına niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum.”

KAVGALARI SONLANDIRMA
“Sakin, huzurlu ve dengeli ilişkiler içinde olmayı seçiyorum. Çevremdeki insanlara ve sevdiklerime dengeli bir şekilde yaklaşmayı ve onlara huzur vermeyi kabul ediyorum. Tüm ilişkilerimde (buraya falanca ile ilişkimde diye de yazabilirsiniz.) uyum, iyilik ve olumlu duygular olmasına ve dostça bağlantılar kurmaya niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum.”

İLETİŞİM YETENEĞİNİ ARTTIRMA
“Kendimi çok iyi ifade etmeyi, duygularımı ve düşüncelerimi en iyi şekilde anlatabilmeyi seçiyorum. Kendi düşüncelerime ve insanların düşüncelerine değer vermeyi kabul ediyorum. İletişim yeteneğimin artmasına, en güzel cümleleri kurarak konuşabilmeme ve ses tonumu çok iyi kullanabilmeme bütün kalbimle niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum.”

ÇOCUKLARLA OLUMLU İLİŞKİ
“Çocuğumla ( çocuklarımla, kızımla,oğlumla gibi kelimelerde kullabilirsiniz) tamamen sağlıklı, sevgi dolu ve açık bir ilişki geliştirmeyi seçiyorum. Çocuğumu anlamayı ve ona hak ettiği değeri vermeyi kabul ediyorum. Çocuğumla ilişkimde karşılıklı sevgi, saygı, güven ve içtenlik olmasına niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum.”

AŞK ACISINI UNUTMAK
“Falanca ile ilgili yaşadığım olumsuz duyguları hayatımdan tamamen uzaklaştırmaya niyet ediyorum. Bundan sonra benim için en doğru insanı hayatıma çekmeyi ve bu insanla sevgi dolu bir ilişki kurmayı kabul ediyorum. Şu anda falancayla ilgili hissettiğim tüm olumsuz duygulardan, acılardan yada beni rahatsız eden her şeyden tamamen kurtulmaya tüm kalbimle niyet ediyorum. Ondan tamamen arındım, temizlendim ,uzaklaştım…. Ve bunu teyit ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum..”

İŞ YERİNDE HUZUR İÇİN
“İş yerimde tamamen dengeli ilişkiler kurmayı, iş arkadaşlarımla, (ve patronumla kelimesini de ekleyebilirsiniz) en doğru şekilde iletişim geliştirmeyi seçiyorum. İş arkadaşlarıma değer vermeyi ve onların iyiliğini düşünmeyi kabul ediyorum. İş yerimde hepimizin iyiliğine olacak şekilde huzurlu, pozitif ve anlayışlı bir ortamın olmasına niyet ediyorum. Niyetim hemen şimdi gerçekleşmeye başladı bunun için teşekkür ediyorum.”
ALINTIDIR

kaynak: Berna Özcan demir

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ALTIN ÖĞÜTLER..!

ABD’li ünlü işadamı ve yatırımcı Warren Buffet’tan altın değerinde öğütler..

KAZANÇ ÜZERİNE:
Asla tek bir gelir kapınız olmasın.
İkinci bir kaynak oluşturmak için yatırım yapın.

HARCAMA ÜZERİNE:
İhtiyacınız olmayan şeyleri almaya devam ederseniz,
bir gün ihtiyacınız olan şeyleri satmak zorunda kalırsınız.

TASARRUF ÜZERİNE:
Harcamalarınızdan sonra artan parayı biriktirmek yerine;
biriktirdiklerinizden sonra artan parayı harcayın.

RİSK ÜZERİNE:
Bir nehrin derinliğini, iki ayağınızla birden ölçmeye kalkışmayın.

YATIRIM ÜZERİNE:
Bütün yumurtalarınızı tek bir sepette saklamayın.

BEKLENTİLER ÜZERİNE:
Dürüstlük çok pahalı bir hediyedir; ucuz insanlardan beklemeyin.

SEVDİKLERİNİZ İÇİN MUTLAKA PAYLAŞIN..!

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Su: Hayatın Anahtarı…

12832408_796503907161080_8718165511939611182_n[1]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BAĞIMLI BİR KİŞİLİĞİNİZ Mİ VAR?

24130752_bagimlilik2[1]

“İlle de birisinin gelip seni kurtarmasını mı bekleyeceksin?”
“Sen bunu yapabilirsin”,
“Başarabilirsin”,
“Güçlü ol”,
“Azimli, kararlı ve istikrarlı ol’… Demesini mi bekleyeceksin hayatın boyunca?”

Birisinin gelip seni kurtarmasını bekleme! Bu olgunun arkasına sığınma.

Bunun adı kaçıştır.”

Diye bitirmişti psikoloğum son terapimizi. Anlamıştı kendisine yaslandığımı… Onsuz yapamadığımı… Tutunduğum, destek bulduğum her kişi gibi, psikoloğum da çekilmişti hayatımdan. Hem de her şey yoluna girerken…

Haklıydı belki. Tüm ömrünü bana ayıracak değildi elbet. Buna rağmen yine de incinmişti ruhum. İstediği anda bitiremezdi. “Buraya kadar” diyerek kesip atamazdı. Tüm yaşantımı didikleyip, her şeyime ortak olduktan sonra, beni böyle bırakamazdı. Ben buna hazır değildim. En azından sormalıydı bana: “Bitirmek istiyorum, sen ne dersin?” diye. Bana en ağır geleni de buydu belki: Benim de fikrimin alınmayışı…

Adam yerine konulmayışım, değersizlik, hiçlik ve aitlik duygularını tatmadan geçirdiğim geçmişimi bilmesine rağmen, psikoloğum da aynı şeyi yapmıştı. Niyet aynı olmayabilirdi; lakin beni tanıyordu. Bu durumun beni ne kadar acıtacağını hiç mi düşünmemişti? Böyle mi bitmeliydi?

Hayatıma giren, yaşantıma ortak olan her kişi gibi o da yüzüstü bırakmıştı beni. Beklentim çoktu. Buraya gelişim öyle kolay olmamıştı. Çok mücadele etmiştim kendimle. Üstelik ilk defa başka biri: “Sen bunu yapabilirsin!” demeden, ben kendim tercih etmiştim psikolojik destek almayı. Yaşantımın farkındaydım. Her şey yolunda gitmiyordu ve en küçük şeylerden dahi etkilenebiliyordum. Anneme, babama olan bağlılığım, onlarsız yapamayışım, hiç kimseye “hayır” diyemeyişim, kardeşlerim arasında hep ezik duruşum ve tüm yaşantıma yansıyan çaresiz bir zavallılık tüketiyordu beni.

Ben ki diğerleri olmadan yaşayamayan bir parazite dönüşmüşsem, elbette yaklaştığım her kişi kaçacaktır kendisini tüketmeyeyim, zarar vermeyeyim diye. Anlamsız değildi çektiğim yalnızlık…

Hangi üniversiteye gideceğimi dahi babama sormuş olmam, her Allah’ın günü anneme-babama rapor veriyor olmam yetmezmiş gibi; sevdiğim, gönül verdiğim bir kızı sırf babam istemiyor diye reddedişim, bu kararı almamda en büyük rolü oynamıştı. Üç aylık bir psikolojik tedaviden sonra hayata çok daha farklı bakıyordum. Çok şeyi değiştirmiştim yaşantımda; ancak yeterli değildi. Daha çok yol kat etmem gerekiyordu. İşte en çok takıldığım yer de burasıydı. Nasıl olur da beni benden daha iyi tanıyan ve bu işin uzmanı olan psikoloğum beni yarı yolda bırakırdı?

İlk terapimizde kendimle ilgili kararsızlıklarımı, diğerlerine olan bağlılıklarımı, hiç kimseye hayır diyemediğimi, kişisel bir bütünlük yaşayamadığımı ve tüm ezik yanlarımı anlattığımda, bana bu kişiliğimin üç günde yerleşmediği için üç günde de istediğim gibi olmayacağını söyleyen de psikoloğumdan başkası değildi. İlk günden acele etmemem gerektiğini bana öğreten oydu. Buna rağmen beni üç ay geçmeden böyle bir başıma bırakması nasıl izah edilebilirdi…

Diğerlerine olan bağımlılığım azalmış, kendime olan güvenim, inancım tam da yerine gelmişken olacak iş değildi bu… Son dört saatim hep aynı duygu-düşüncelerle geçmiş ve nihayetinde dayanamayıp: “Başka psikolog kalmadı mı be adam?” diye sormuştum kendime.

Öyle ya başka psikolog mu yoktu? Beni anlayan, dertlerime ortak ve destek olan, benimle ilgilenen, hayatımı paylaşan başka bir psikoloğa gidecektim. Evet, vardı elbet başka birçok psikolog; ancak bu halden sonra değil bir psikolog görmek, düşünmek bile istemiyordum. Aynı duyguları yıllar yılı taşımak, her seferinde aynı acıları yaşamak, her gece aynı düşüncelerle uyuyup aynı kâbuslarla uyanmak ve uyandığımda yine değişmeyen bir güne başlamak yormuştu artık beni.

Sahil yolu, her terapi sonrası yürüdüğüm ve yürürken o gün neler öğrendiğimi düşündüğüm bir yoldu. Şimdi bu son terapi sonrası yürümeyi de sonlandırmış ve durmuştum. Beni yarı yolda bırakan psikoloğum acaba beni hiç mi tanıyamamıştı? Hayata sağlam bir iple kendi başıma tutunmayı beceremeden, beni böyle bırakması ona ne kazandıracaktı? Sonra, “Acaba o da beni düşünüyor mu şimdi?” diye sordum kendime. Beni düşünmenin dışında çok daha önemli işleri vardı şüphesiz.

İşte o an elimdeki taşı denize attım ve taşın etkisiyle halka halka genişleyen su kümelerini seyrettim. Bu hoşuma gitmişti. Hem yürüyor hem de denize taş atıp oluşan halkaları izlemeye devam ediyordum. Beni yüzüstü bırakan psikoloğumun, bugünkü o son terapimizde söyledikleri gelip geçiyordu aklımdan.

Psikoloğumun söyleyecek başka sözü yoktu belki de. Daha ne kadar görüşebilirdi? Söyleyeceği her şeyi söylemiş ve özetle son bir not olarak da yazıp tekrar tekrar okumamı istemişti son sözlerini:

“İlle de birisinin gelip seni kurtarmasını mı bekleyeceksin?” “Sen bunu yapabilirsin”, “Başarabilirsin”, “Güçlü ol”, “Azimli, kararlı ve istikrarlı ol’… Demesini mi bekleyeceksin hayatın boyunca?” Birisinin gelip seni kurtarmasını bekleme! Bu olgunun arkasına sığınma. Bunun adı kaçıştır.”

Söylediği her kelime ve her cümle ruhuma fırlatılmış bir ok gibiydi. Saplanmıştı ruhuma. Acı veriyordu. Belki de en çok bunun için düşünmek istemiyordum bugünkü terapi sürecimi. Başka bir psikolog arayışımın nedeninde de bu vardı. Hayatın yükünü tek başıma taşımaktan korkuyordum. Etrafımdaki her insanın benden kopuş noktası da buydu. Can yoldaşım diyebileceğim bir arkadaşım, bir kardeşim, bir dostum olmamıştı işte bu nedenle.

Yaşım otuz dörde dayanmış ve bir eş de bulamamıştım nihayetinde. Bana bakan ve beni tanıyan her kişi uzaklaşıyordu benden. Zayıf ve silik bir kişiliğe bürünmüş ve gerçekten de psikoloğumun dediği gibi birileri bana: “Evet, sen bunu yapabilirsin, başarabilirsin, devam et, göster kendini” demelerini bekler olmuştum. Onaylanmadığım ve onaylanmayacağım hiçbir işe, hiçbir yaşantıya adım atamaz hale gelmiştim.

Evet, birilerinin gelip de beni kurtarmasını beklemek kaçıştı elbet. Hem de koca bir kaçış: Kendimden, kendi benliğimden kendi gücümden kaçıştı bu… Kendi gücümü görememek, hep başkalarında güç aramak, ancak birisine yaslandığımda güçlü olmak, o yanımda olunca cesaretlenmek, o varken güvende olmak, huzurlu olmak; fakat o olmadığında alt-üst olmak başkasına endeksli bir hayattı.

Bu düşüncelerle seyrederken denizi, bir taş daha atmıştım ve oluşan halkaların bir süre sonra nasıl da yok olduğuna şahit olmuştum. Yaşadıklarım da bundan farklı değildi. Evet, durgun bir su gibi değildim ve sürekli dalgalarla boğuşuyordum belki de… Ancak oluşan her dalga yok olurken ben hala onu düşünüyordum. Arkasından gelen diğer dalgalar da bu şekilde sahile ulaşmalarına rağmen ben takılıp kalıyordum gelen her bir dalgaya.

İşte bu şekilde yığıldıkça yığılmıştı sorunlar. Ben onları düşünürken, onların bundan haberleri bile olmuyordu. Kendi içimde kendimi kemiriyordum. Çoğu zaman durgun bir su iken ben, oluşan küçük halkaları büyütüyor, kendi suyumu bulandırıyor ve dalgalar yerini fırtınaya bırakarak kendi suyumda boğuluyordum.

Sorun belliydi… Çözüm de… Ya kendi biriktirdiğim suda boğulacak ya da ayağa kalkıp kimseye yaslanmadan kendi gücümle hayata devam edecektim. Zaman, karar verme zamanıydı…

* Yazan : Psk. Dan. İdris BİLEN

kaynak: sonsuz şifa

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ayaklarımız ve Sağlığımızla Bağlantıları

Refleksolojiye göre, organlarımız ve ayağın üstünde bulunan belli noktalar arasında doğrudan bir bağlantı mevcut.

Ayaklarımız tüm gün boyunca vücudumuzun ağırlığını taşıdıklarından ekstra özene ihtiyaç duyarlar. Ne yazık ki, hak ettikleri ilgiyi çoğu zaman görmezler.

Hem fiziksel hem duygusal birçok sağlık problemini yalnızca ayaklarınızı inceleyerek tespit edeayaklara-peelingbileceğinizi biliyor muydunuz? Bu onlara sağlıklı olmaları için gereken ilgi ve özeni göstermek için yeterli bir sebep değil mi? Bugünkü yazımızda bu konudan bahsedeceğiz.

Sağlık sorunlarını kontrol etmenin en kolay yollarından biri de değişiklik olup olmadığına bakmak için dikkatlice ayakları incelemektir. Örneğin:

  • Ayaklar ve ayak parmaklarında iyi bir dolaşım ve kan akışını işaret eden, çeşitli yoğunlukta kılcal damarlar bulunur. Bu kılcal damar sayısı azaldığı ve bazı durumlarda neredeyse yok olduğu zaman, bu durum yetersiz dolaşımın habercisi olabilir. Buna ayak kalıbımıza uymayan ayakkabılar veya dar çoraplar sebep olabilir.
  • Ayak ağrısının ani ve sık yaşanması besin yetersizliği, susuz kalma veya yetersiz dolaşımı işaret edebilir. Sebeplerine bakmak ve uygun tedaviyi uygulamak önem taşır.
  • Ayak krampları aktif insanlarda veya sporcularda görülüyorsa, yeteri kadar su içmemek muhtemel sebep olabilir. Bu durum en kısa süre içinde tedavi edilmeli ve aktif zamanlarda daha çok su içerek ve günlük önerilen miktarda su içmeye here zaman dikkat ederek çözülebilir. Susuz kalmak bu durumdan sorumlu değilse, o zaman muhtemel diğer sebepleri potasyum, kalsiyum veya magnezyum gibi besin maddeleri eksikliğidir.
  • Bir şeylerin ters gittiğinin diğer bir işareti de hiçbir zaman geçmeyen yaralardır. Bu diyabet işareti olabilir; çünkü diyabet hastalarının uzuvlarında bulunan sinirlerinde kalıcı hasar bulunur ve bu sebeple yara ve ülserlerinin iyileşmesi daha uzun sürer.
  • Sürekli üşüyen ayaklar da tiroidinizin düzgün çalışmadığının işareti olabilir ve hipertiroidizm söz konusu olabilir. Üşüyen ayakların diğer bir sebebi de yetersiz dolaşımdır. Bunun tam sebebini tespit etmek için doktorunuza danışmalısınız.
  • Şiş ayaklar genelde düzgün çalışmayan böbrekler ve ödemin sonucudur. Belli ilaçlar da ikincil bir yan etki olarak şiş ayaklara sebep olabilir.

Sakın unutmayın!

Ayaklarınızdaki değişikliklere dikkat etmek ve gerektiğinde doktorunuza görünmek büyük önem taşır; çünkü bu değişiklikler potansiyel bir sağlık sorununa işaret edebilirler. Hepimizin bildiği gibi, pişman olmaktansa temkinli olmak daha iyidir. Ayaklarınıza veya vücudunuza dikkat edin; size bir şeylerin yolunda gitmediğini haber veriyor olabilirler.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »