Bu İnsanları Hayatınızdan Çıkarın…

imagesWD120WED

1. Sizi strese sokan kişiler.

Stres her zaman kötü bir şey değildir. Sizi harekete geçmeye motive ediyorsa sağlıklı bir şeydir. …Ancak sizi insanlar değil, olaylar strese sokmalıdır. Hayatınızda sizi sürekli olarak strese sokan insanlar varsa, zihniniz size onları hayatınızdan çıkarmanızı söylüyor demektir.

2. Sizi kullanan kişiler.
Aadeta bir parazit gibi bizden beslenen kişileri eleyin. Bu tür insanların hayatınızda yeri olmamalıdır. Onları yeni yıla götürmeyin.

3. Size saygı duymayan kişiler.

Saygılı insanlar saygı gösterilmeyi de hak eder. Hayatınızda sizin onlara gösterdiğiniz saygıyı size göstermeyen kişiler varsa onları kendinizden uzaklaştırın.

4. Sizi daima kıran kişiler.

Bazen insanlar bizi kırdıkça biz onlara hayatımızda daha çok yer veririz. Hayatımızdaki kişiler değer verdiğimiz ve bize değer veren insanlardır-ya da öyle olmalıdır- Bu nedenle sizi sürekli olarak kıran insanları hayatınızdan çıkarın. Acı, ancak size bir ders verirse iyidir. Bu durumda ders, başkalarının sizi kum torbası olarak kullanmasına dur demenizdir.

5. Size durmadan yalan söyleyen kişiler.

Dürüst insanlarla olun..Yalancılara gereksiniminiz yok.

6. Yüzünüze gülüp arkanızdan hakaret eden kişiler.

Bu insanlara kıllarından geçenleri size söylemeye cesaret edemeyen korkaklardır. Bunlar size arkadaşınızmış gibi davranırken dünyanın geri kalanına sizin işe yaramaz biri olduğunuzu söylerler. Bu kişiler sizin prestijinizi yok ederler. Sadece aptallar hayatlarında böyle insanlarla yeni bir yıla başlarlar.

7. Sizi umursamayan, ancak umursuyormuş gibi görünen kişiler.

Bunlar sizin sahte arkadaşlarınızdır. Çok eğlencelidirler, sizin yardımınızı mutlulukla kabul ederler. Siz onlara ihtiyaç duyduğunuzda ise mucizevi şekilde yok olurlar. Bu kişiler sizde yanlış bir güvenlik hissi oluşturduğundan çok zararlı insanlardır.

8. Sizi eski hayatınıza geri çekmek isteyenler.

Hayat ancak sürekli gelişiyorsa ilginç ve heyecanlıdır. Ancak sürekli ilerliyorsanız, sürekli kendinizi ve çevrenizi geliştiriyorsanız, mutluluk ve huzuru bulabilirsiniz. Çoğu kişi kendilerini eski hayatlarına çekmeye çalışan insanları hayatlarında tutmaya devam eder. Bu kişilere dikkat edin, tespit edilmeleri zordur ve sizin çok çalışarak sağladığınız ilerlemeyi geri çevirirler.

9. Sizi engelleyen kişiler.

Zaman geçtikçe bizim de ümit ve hedeflerimiz değişir. Hayatınızdaki birçok kişi sizin oluşturmaya çalıştığınız türde bir hayatı yaşamak istemeyecek ve sizi kendi istedikleri hayat tarzına çekmeye çalışacaklardır. Çoğu zaman insanlar tamamen farklı şeyler hedefleyen kişilerle sarılı olduklarından hayallerindeki hayatı kurmayı başaramazlar.
Hedefleriniz uyuşmuyorsa hayatlarınız da uyuşmayacaktır.

Sadece ne yapacağınızı değil, kiminle yapacağınızı da dikkatli seçmelisiniz. Aynı anda ancak belirli sayıda sağlam ilişkiyi sürdürebilirsiniz. Fazlasını yürütmek için gereken zaman, enerji ya da konsantrasyon çoğu kez bulunmaz. Hayatınızı işe yaramaz insanlarla doldurursanız, işe yaramaz bir hayat kurmanız kaçınılmazdır. Eğer bir kişinin sizin hayatınıza katkısı yoksa salıverin gitsin.

Onları eski yılda bırakın ve bu yıl daha iyi bir dostluk halkası oluşturun.

Not: Paul Hudson tarafından Elite Daily adlı sitede yazılan “10 Toxic People You Shouldn’t Bring With You Into The New Year” başlıklı yazıdan özetlenerek tercüme edilmiştir

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

KİMİ İNSAN ODAYA GİRDİĞİNDE ODA AYDINLANIR, KİMİ İNSAN DA ÇIKTIĞINDA

2424007[1]

AURA’NIZ KAÇ SANTİMETRE?

İnsan acaba karamsar olduğu için mi sürekli olumsuzluklarla karşılaşıyor, yoksa sürekli olumsuzluklarla karşılaştığı için mi karamsar?

Yaşamımıza şekil veren güç, düşüncelerimizdir Duygularımızın bir adım öncesine gidersek, orada bu duyguları yaratan düşüncelerimizle karşı karşıya geliriz

Evrende her şeyin titreşimlerden oluştuğu gibi düşüncelerimizin ürünü olan duygularımız da değişik oktavlardaki titreşimlerden oluşuyor Nefret, kıskançlık, kızgınlık, öfke, intikam gibi olumsuz duygular, düşük titreşimli ve ruhsal enerjiyi bloke edici nitelik taşırlar Bu duyguların egemen olduğu kişiler, karamsarlık ve aşağılık kompleksinden kurtulamazlar bu kişiler, etrafına yaydıkları manyetik alanın frekansına eşdeğerde duygu titreşimlerine sahip insanları ve koşulları kendilerine çekerler Kısır bir döngü içinde hayata düşmanca bakarak olayları, “haksızlık, talihsizlik” olarak değerlendirirler

“Kimi insan odaya girdiğinde odayı aydınlatır, kimi insan da çıktığında”

Hepimiz bu sözün doğruluğunu defalarca yaşamışızdır, hani bazı insanlar vardır; onlarla ilk kez karşılaşmamıza rağmen, anında kendilerinden hoşlandığımız insanlar; bulundukları ortama neşe, canlılık, sıcaklık getiren insanlar; çevresindekileri rahatlatan insanlar Bu tip insanların yanında kendimizi rahat hissederiz, maske takmaya ve savunmada olmaya gerek duymayız

Bu insanlar yaşama dostça bakarak, yaşam serüveninden çocukça bir neşe, bir haz alan insanlardır hareketleri rahat ve doğaldır etrafına yaydıkları enerji güçlüdür Ve her daim gençtirler

insanın fiziksek çöküntüsünün nedeni ‘ruhsal’ çöküntüdür Şu deneyde görüldüğü gibi:

Kızgınlık ve nefret dolu bir insanın soluğu, içinde küçük böceklerin bulunduğu bir cam tüpe üflendiğinde böcekler birkaç dakika içinde ölüyorlar nedeni, o kızgın ve gerilimli psikolojik yapının bedende ürettiği toksinlerin böcekler üzerindeki etkisi Yani kızgın ve nefret dolu insanın nefesindeki toksinler sözcüğün gerçek anlamıyla zehir saçmaktadır

İşte, asık suratlı, kızgın, kıskanç, ve korku içinde yaşayan insanların fiziksel olarak çökmelerinin nedeni kendi kendilerini zehirlemelerindendir Bu toksinler, “free radikal” olarak hücreler arasına çıkmamak üzere yerleşirler ve hücrelerin kendilerini yenilemesini önlerler Yenilenmeyen hücreler, ruhsal çöküntünün uzantısı olarak bedeni de çökertirler

“Keskin sirkenin zararı küpüne”, “bir kahkaha bir kilo pirzolaya bedel” gibi sözler de bu gerçeğin ifadesi

“gözler ruhun aynasıdır” denir sevgi ve iyimserlikle dolu insanda gözler ve yüz sanki içten vuran bir ışıkla aydınlatılmış gibidir bu yüksek titreşimli güzel duygular, ruhsal enerji kanallarını açtığı gibi insan bedenini çevreleyen ‘aura’yı da güçlendirir (Aura insan bedeni etrafındaki manyetik alana verilen isimdir) Bu tip insanlara çekilmemiz, onların varlığından huzur duymamız da doğaldır

Kirlian fotoğraf tekniği ile çekilen aura fotoğraflarında görülen şu oluyor:

Asık suratlı, katı ve yargılayıcı tipteki bir insanın aurası soluk renkli ve bir-iki santimetre genişliğinde Sevgi ve vicdan kavramları gelişmiş kişilerin aurası ise parlak ve renkli, otuz metreye kadar varan genişlikte

Kutsal kişileri tasvir eden resimlerde ‘Aziz’lerin başlarındaki hale de, saf beyaz ışığa dönüşmüş auranın sembolüdür

Genç kalmak için kozmetik ürünlerine milyonlarca lira harcamak yerine, yaşamı coşkuyla kucaklamak daha akıllıca galiba Zaten sevgi dolu gözlerin parlaklığını hangi kozmetik sağlayabilir ki?

( kaynağı: Kuraldışı ve Ötesi – Nil Gün / Kuraldışı Yayıncılık 3 Baskı 1997)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

PARMAK UÇLARINDAKİ İÇSEL ENERJİ VE ŞİFA KAYNAKLARI: “MUDRA”LAR

parmak-uçlarındaki-enerji-mudralar[2]

 

1- Gyan Mudra (Bilgi Mudrası)
Yöntem:
Başparmak ucu ile işaret parmak ucuna dokunulur. Diğer üç parmak uzatılır.
Özellik:
Bilgi mudrası olarak bilinir, bilgiyi geliştirir.
Başparmak ucunda hipofiz ve endokrin bezlerinin merkezleri vardır.
Parmaklarınızı bastırdığınız zaman, bu iki bezin bulunduğu merkezleri aktifleştirirsiniz.
Süre:
Bu mudra için belirli bir zaman süresi yok.
Her yerde ve her zaman; otururken, ayakta veya yatakta yatarken uygulayabilirsiniz.
Faydaları:
Hafıza gücünü arttırır, beyni keskinleştirir, konsantrasyonu artırır ve uykusuzluğu önler. Eğer düzenli olarak uygulanırsa, tüm ruhsal zihinsel bozukluklar tedavi olur. (Histeri, öfke ve depresyon gibi.)

2- Vayu Mudra (Hava Mudrası)

Yöntem:
İşaret parmağınızı aşağıya kıvırıp üzerine başparmağınız ile basın. Diğer parmaklarınızı düz tutun.
Özellik:
Hava dengesizliği nedeniyle gerçekleşen tüm hastalıkları önler.
Süre:
12-24 saat içinde bu mudra 45 dakika uygulandığında hastalığın şiddetini azaltır. Daha iyi sonuç için düzenli 2 ay uygulanmalıdır.
Faydaları:
Romatizma, Artrit, Gut, Parkinson hastalığı ve felç Servikal omur ve omurga iltihabı, yüz felci için yararlıdır.
Ayrıca midedeki şişkinliği düzeltir.

3- Shoonya Mudra (Hava Mudrası)

Yöntem:
Orta parmağı aşağıya doğru kıvırın ve başparmak ile kıvrım yerinin ortasına bastırın.
Özellik:
Vücudumuzdaki donukluğu azaltır.
Süre:
Günlük tedavi için 40-60 dakika süre yeterlidir.
Faydaları:
Kulak ağrısını 4-5 dakikalık uygulama bile giderebilir.
Doğuştan olmayan sağır ve zihinsel özürlüler içinde kullanılır.

4- Prithvi Mudra (Toprak, Dünya mudrası)
Yöntem:
Başparmağın ucu ile yüzük parmağının ucuna dokunulur, diğer üç parmak uzatılır.
Özellik:
Tüm fiziksel zayıflıkları azaltır.
Süre:
Belirli bir zaman süresi yoktur. İstediğiniz zaman uygulama yapılabilir.
Faydaları:
Zayıf insanlar için kilo artışına yardımcı olur. Cilt sağlığını güçlendirir ve cilde parlaklık kazandırır. Vücudu aktive ederek sağlığı koruyup güçlendirir.
Varuna Mudra (Su Mudrası)
Yöntem: Başparmak ucu ile küçük parmak ucuna dokunulur, diğer üç parmak uzatılır.
Özellik:
Su içeriğini dengeler ve tüm hastalıkları önler. Hastalıklar su eksikliğinden dolayı oluşur.
Süre:
Belirli bir zaman süresi yoktur. Uygulamaya göre belirlenebilir.
Faydaları:
Vücutta su içeriğini dengeleyerek kanı temizler ve sağlığı korur. Mide, bağırsak iltihabını iyileştirir ve kas erimesini önler.

5- Prana Mudra (Yaşam Mudrası)
Yöntem:
Yüzük parmağı ve küçük parmak ile başparmak ucu birleştirilir. Diğer iki parmak uzatılır.
Özellik:
Yaşam mudrası olarak tanımlanır, yaşam gücünü artırır. Uygulama ile zayıf insanlar güçlü hale gelir. Kan damarlarında daralmaları azaltır. Eğer düzenli olarak uygulanırsa, kişi aktif hale gelecektir.
Süre:
Belirli bir zaman süresi yok. Her zaman uygulanabilir.
Faydaları:
Bağışıklığı güçlendirir. Gözlerin gücünü artırır ve göz hastalıklarını azaltır.
Vitamin eksikliğini ve yorgunluğu ve halsizliği giderir.

6- Apan Mudra (Sindirim Mudrası)
Yöntem:
Orta parmak ve yüzük parmağınızı kıvırın başparmak ucu ile dokunun, diğer iki parmağınızı uzatın.
Özellik:
Boşaltım sistemini düzenleyerek sağlığımızda önemli rol oynar.
Süre:
Günlük 45 dakika uygulama önerilir. Ancak daha uzun süreli uygulamalar daha yararlı sonuçlar sağlar.
Faydaları:
Şeker hastalığını kontrol eder.
Kabızlık ve basuru iyileştirir.
Toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.

7- Apan Va yu Mudra Kalp krizi için ilk yardım.
Yöntem :
İşaretparmağını başparmağınızın dibine değecek şekilde bükün. Aynı zamanda orta ve yüzükparmaklarınızın uçları başparmağınızın ucuna değmelidir. Serçe parmağınızı açın ve diğer elle de aynı mudrayı yapın.
Özellik:
Apan vayu mudra birçok kalp komplikasyonuna iyi gelir. Acil durumlarda dilin altına konan nitrogliserin kadar etkili olduğu söylenmektedir.
Süre:
İhtiyaç duyduğunuz süre boyunca yapın veya bir tedavi yolu olarak günde 3 defa 15 dakikalık seanslar halinde uygulayın.
Faydaları:
Bu parmak duruşları kalp krizinin ilk işaretini aldığınız anda bir ilk yardım işlevi görebilir.

Kalp krizleri ve kronik kalp sorunları nedensiz yere ortaya çıkmazlar. Bu sorunlar kişinin hayat tarzının yeniden düşünülüp planlanması gerektiğini işaret ederler. Bu mudra genel iyileşmeye yardımcı olup kalbi güçlendirir. Kalp hastaları dışarıdan artık mantıklı görünmeye ‘mecburiyetleri’ yerine getirmek zorunda olan insanlardır. Gevşemeye vakitleri yoktur. Ayrıca sakin sakin oturmakta güçlük çekerler. Hayatlarında sürekli bir şey olmalıdır, işte veya boş vakitlerinde başka birileri veya bir şeylere destek vermek için enerjilerini öyle tüketirler ki kendi ihtiyaçlarına yer kalmaz. Oysa ruhun gıdası olan vakitler de tam da bu vakitlerdir.

8- Surya Mudra (Güneş Mudrası)
Yöntem:
Yüzük parmağını kıvırıp başparmak ile bastırın.
Özellik:
Tiroid bezinde merkezi güçlendirir.
Süre:
Günde iki kez 5-15 dakika uygulanır.
Faydaları:
Kolesterolü azaltır ve kilo azaltmada yardımcı olur.
Anksiyeteyi azaltır, hazımsızlığı düzeltir.

9- Varun Mudra
Yöntem:
Sağ el serçe parmak ucunu bas parmağın etli kısmına değecek şekilde bükünüz. Sag elin bas parmağını üstüne yerleştiriniz. Sol bas parmağınız ile, bu iki parmağınızın üstüne hafif baskı uygulayınız. Sol eliniz sağ elinizi yumuşakça alttan sarsın.
Süre:
Günde 3 kere 15 er dakika uygulayabilirsiniz.
Özellik:
Mide ve akciğerler üzerinde etkilidir.
Faydaları:
Varuna mudra midede ya da akciğerde fazla balgam biriktiğinde muhakkak uygulanmalıdır. Balgamlaşmaların kısmı sinüzitlerinde akciğerde ve mideden bağırsağa kadar tüm sindirim bölgelerinde yer edinebilir. Balgamlar bedenin her neresinde olursa olsun, zorlanmış sinirlerle, iç kasılmalarla ve huzursuzlukla ilgilidir.Kaldırabileceğinden fazla yüklenmek, acelecilik, kızgınlık ya da korku tarafından tetiklenmektedirler.Varuna mudra ile birlikte aynı zamanda yeni bir yasam planı da ele alınmalı ve görevler sorumluluklar es ve ebeveyn ya da çocuklar arasında tekrar pay edilmelidir.Balgamlaşma olan kişiler genelde çok sorumluluk hisseden kişilerdir.Her şeyin kendilerine bağlı olduğunu ve her şeyi kendilerinin yapması gerektiğini düşünürler. Başlangıçta tüm sorumluluklarınızın akması için akıcı ılık bir su düşünün. Yük olan her ne varsa tümünü akarsuya dökmeniz muhteşem bir başlangıç olabilir. Simdi küçük bir şelalenin altındasınız.ister dışınızda ister içinizde olsun üzerinize yapışmış her şeyin bu su tarafından temizlendiğini imgeleyin.Sonra yeni temiz ve saflığınızın keyfine varın. Simdi bir süreliğine görevlerinizi düşünün neleri bırakabilirsiniz ve değiştirebilirsiniz.

10- Linga Mudra (Isı Mudrası)
Yöntem:
İki elin parmakları iç içe geçirilir, sol elin başparmağı yukarıya doğru uzatılarak sağ elin işaret parmağı ile sarılır.
Özellik:
Vücut ısı üretir. Bu mudradan daha çok faydalanmak için beslenmede süt, tereyağına önem vermeliyiz daha fazla su ve fresh meyve suları tüketmeliyiz.
Süre:
İstenildiği zaman uygulanabilir. Isı ürettiği için çok uygulamada terlemeye neden olabilir. Kış dönemi daha rahat uygulanır.
Faydaları:
Bu balgam üretimini durdurur ve akciğerlere güç verir
Şiddetli soğuk algınlığı ve bronş enfeksiyonunu tedavi eder. Vücudu canlandırır.
Mudraları istediğiniz zaman, her yerde yapabilirsiniz. (Otobüs, tren, araba, ofis veya evde)
İşe yarayıp yaramadığını anlamak için denemek gerekir.

Uygulama ile kazanacağınız çok şey olmasına rağmen, kaybedecek bir şeyiniz yoktu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendine karşı dürüst olmayı unutma. Nasıl? Üç şeyi hatırlamak gerekiyor.

osho4105[1]

1)Ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme: hep kendi iç sesini dinle, sen nasıl olmak istiyorsun? Yoksa hayatın harcanır gider.

Bir dolu insan sana bir şeyler satmaya çalıştığından etrafında bin bir tane baştan çıkarıcı şey var. Dünya bir süper-market ve herkes sana malını satmaya çalışmakla meşgul; herkes birer satıcı. Çok fazla sayıda satıcıya kulak verirsen çıldırırsın. Kimseyi dinleme, gözlerini kapat ve iç sesini dinle. İşte meditasyon budur: iç sese kulak vermek. Bu ilk adım.

2) Eğer ilk adımı attıysan ancak o zaman ikincisi mümkün olur: asla bir maske takma. Öfkeliysen öfkeli ol. Bu risklidir, ama gülümseme, çünkü bu dürüst olmaz. Ama sana kızdığında sırıtman öğretildi; oysa o sırıtış sahte, bir maske gibi… Sadece bir dudak hareketi, hepsi o. Kalp öfkeyle, zehirle dolu ve dudaklar gülümsüyor – sahte bir fenomen oluyorsun.

O zaman başka bir şey daha oluyor: gülümsemek istediğinde gülümseyemiyorsun. Tüm mekanizman ters yüz olmuş, çünkü kızmak istediğinde kızmadın, nefret etmek istediğinde etmedin. Şimdi sevmek istiyorsun; aniden mekanizmanın çalışmadığını fark ediyorsun. Şimdi gülümsemek istiyorsun; bunun için zorlanıyorsun. Aslında kalbin gülümseme ile dolu ve sen kahkaha atmak istiyorsun, ama gülemiyorsun, kalbine bir şeyler takılıyor, boğazına bir şeyler takılıyor. Gülümseme bir türlü gelmiyor, gelse de çok silik ve ölü oluyor. Seni mutlu etmiyor. İçin fıkır fıkır olmuyor. Çevrende bir ışık yok.

Maske takma; bu yüzden mekanizmanda aksaklıklar yaratıyorsun – blokaj. Bedeninde bir sürü blokaj var. Öfkesini bastıran bir insanın çenesi bloke olur. Tüm öfkesi çeneye kadar yükselip orada kalır. Elleri çirkinleşir. Bir dansçının zarif hareketlerine sahip olmaz; bu da öfkenin parmaklara akmasından kaynaklanır – ve bloke olur. Unutma, öfke iki kaynaktan boşaltılır: dişler ve parmaklar. Tüm hayvanlar öfkelendiklerinde dişleriyle ısırırlar veya elleriyle saldırırlar. O yüzden öfke iki noktadan, tırnak ve dişlerden boşaltılır. Öfkeli insanlar daha fazla konuşurlar; geveze bile olabilirler, çünkü bir şekilde enerjiyi birazcık boşaltabilmek için çenenin çalışması gerekir. Ve öfkeli insanların elleri yamuklaşır, çirkinleşir. Eğer enerji boşaltılırsa güzel ellere sahip olabilirler..

3) Sahici olmaktır; şimdiki zamana sadık kal, çünkü tüm yalanlar ya geçmişten ya da gelecekten içeri sızar. Geçen geçmiştir – üzerinde durma. Bunu bir yük gibi taşıma; öyle yaparsan senin şimdiki zamana sadık kalmana, otantik olmana izin vermez. Ve henüz olmayanlar olmamıştır – gereksiz yere gelecekle uğraşma; yoksa gelecek şimdiki zamanı ele geçirip yok eder. Şimdiye sadık kal, işte o zaman sahici olacaksın. Şimdi ve burada varolmak sahici olmaktır.

OSHO / Beden ile Zihni dengelemek kitabından

Unutma, sen değerlisin.

dsc8305-copy[1]
Sayfamda ki evli, bekar tüm kadın arkadaşlarıma👆👆👆👆
1. Unutma, sen değerlisin.
Çalışsan da çalışmasan da…
Ünlü olsan da olmasan da…
O erkek seni istese de istemese de…
Sen sen olduğun için bi’tanesin.
2. Kadın olmanın tadını çıkartmalısın.
Biraz şefkat, biraz anaçlık, biraz dişilik,
biraz seksilik, bolca zeka ve altıncı his…
Sen şahanesin..
3. Göbeğin çıktı diye, 36 bedenden çok uzaksın diye,
saçların o reklamlardaki kız gibi dalgalanmıyor diye eksik değilsin.
4. Kendine güvenin en büyük silahındır
ve o en derinlerinden gelen ışıl ışıl gülümsemen tabii ki.
5. Biliyorum adettendir ama sonuca varamadığın,
sadece bünyeni hırpaladığın o konuyu 50 kere konuşmana,
tartışmana gerek yok.
Olmuyorsa, üstünü çizip devam etmelisin.
6. Yaptıklarından suçluluk duyarak vakit kaybetmemelisin.
Yapamadıklarını listeleyip isteklerini gözden geçirmek suretiyle
adımlar atarsan daha mutlu olabilirsin.
7. Hiçbir evlilik, hiçbir olması gerek şov,
sana öğretilmiş hiçbir mecburiyet alın yazın değildir.
Kocan tek çıkışın, hayat zaferin değildir.
8. Uzaklarda arama sakın; en büyük mutluluk sendedir.
9. Aşkından gebersen de sınırlarını bilmelisin.
Sınır neresidir? Sana saygısızlık yaptığı yerdir.
Buna asla izin verme.
10. Sen kendine ne değer biçersen, sen kendine nasıl davranırsan;
herkes sana öyle davranır.
Asla ama asla kendini küçümseme.
11. Evde oturup derdine yanma.
Kaderini birine, bir kuruma, bir konuma bağlama.
Kaderin senin ellerinde, bunu sakın atlama!
12. Eski sevgili adı üstünde ‘eski’dir…
Senin yeni dünyanı bulandırmasına izin verme.
13. Yeniden seveceksin, çok da sevileceksin.
Kimse son değil, bunu bileceksin.
14. Dünyanın kanunu bu; düşündüğünü çekersin.
Allah rızası için kurup durma, senaryolar yazma!
15. Sevgilini çok sevmelisin.
Öyle herkese ‘sevgili’ dememelisin.
Fakaaat çok sevmen demek,
kendini ayaklar altına alman demek değildir.
Bir kadın gerekirse, severken de gidebilir değil mi?
16. Her şeyin şık olsun.
Ruhun, bedenin, kıyafetin, sevişin, terk edişin, dostluğun, sevgililiğin… Kadınlık şıklık demektir.
17. Başka kadınları kafana takmaktan vazgeç!
Onlar sen olamaz, sen de onlar…
Her kadın kendine özeldir, her kadın dibine kadar özeldir.
18. Kız arkadaşların önemlidir,
en kıymetlilerindir ama onları seçmeyi bileceksin.
Kadın kadının kurdudur, bir kenara not edeceksin.
Sadece kötü gününde değil, başarında,
mutluluğunda da yanında olan,
yüreğini ortaya koyan arkadaşlarından asla vazgeçmeyeceksin.
19. Erkekler çocuktur. Nokta!
Çocuğunu hem sevecek hem kızacak,
icap ederse küsecek, cezasını vereceksin.!
20. Seni bırakıp gidebilenin arkasından gözyaşı dökmeyeceksin.
Aramazsa aramasın be!
21. Sevginin, aşkın ne demek olduğunu anlamayan bir adamın
vizesini keseceksin.
22. Sen renklisin, sen beceriklisin,
sen erkeğin mutlu olma sebebisin, sen başlangıçsın,
sen sonsun…
Mecbursun, bunu fark edeceksin!
23. Her şey bir karar vermene bakar.
Sabır bazen gerekli, bazen gereksizdir. Ayrımı yapabilmelisin.
24. Yapamayacağın şey yok.
Gidemeyeceğin yer yok. Sana kapalı olabilecek kapı yok!
Şu an silkelenip kendine geleceksin!
25. Tekrar söylüyorum, kafana kazı istiyorum,
SEN ÖZELSİN,
SEN Bİ’TANESİN,
ÖNCE KENDİ DEĞERİNİ BİLECEKSİN…😘

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: , . Leave a Comment »

Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar

35520_2[1]

 

Vaktiyle bir bilge hoca, yıllarca yanında yetiştirdiği öğrencisinin seviyesini öğrenmek ister. Onun eline çok parlak ve gizemli görüntüye sahip iri bir nesne ve…rip:

“Oğlum” der, “Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.

Öğrenci elindeki ile çevresindeki esnafı gezmeye başlar. İlk önce bir bakkal dükkanına girer ve “Şunu kaça alırsınız?” diye sorar.

Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği nesneyi eline alır; evirir çevirir; sonra: “Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın” der.

İkinci olarak bir manifaturacıya gider. O da parlak bir taşa benzettiği nesneye ancak bir beş lira vermeye razı olur.

Üçüncü defa bir semerciye gider: Semerci nesneye şöyle bir bakar, “Bu” der “benim semerlere iyi süs olur. Bundan “kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.”

En son olarak bir kuyumcuya gider. Kuyumcu öğrencinin elindekini görünce yerinden fırlar.

“Bu kadar değerli bir pırlantayı, mücevheri nereden buldun?” diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder. “Buna kaç lira istiyorsun?”

Öğrenci sorar: Siz ne veriyorsunuz?”

“Ne istiyorsan veririm.”

Öğrenci, “Hayır veremem.” diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:

“Ne olur bunu bana satın. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.”

Öğrenci emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

Mücevheri alıp kuyumcudan çıkan öğrencinin kafası karma karışıktır. Böylesi karışık düşünceler içinde geriye dönmeye başlar. Bir tarafta elindeki nesneye yüzünü buruşturarak 1 lira verip onu oyuncak olarak görenler, diğer tarafta da mücevher diye isimlendirip buna sahip olmak için her şeyini vermeye hazır olan ve hatta yalvaran kişiler..

Bilge hocasının yanına dönen öğrenci, büyük bir şaşkınlık içinde başından geçen macerasını anlatır.

Bilge sorar:

“Bu karşılaştığın durumları izah edebilir misin?”

Öğrenci: “Çok şaşkınım efendim, ne diyeceğimi bilemiyorum, kafam karmakarışık” diye cevap verir.

Bilge hoca çok kısa cevap verir:

“Bir şeyin kıymetini ancak onun değerini bileni anlar ve onun değeri bilenin yanında kıymetlidir.”

Her insanın hayatında varlığını ve değerini bilen, hisseden, fark eden kuyumcular mutlaka vardır.

Mesele kuyumcuyu bulmaktadır…

Biten Kötü İlişkilerin Ardından “Aydınlanmış Kadınlardan” Duyduğumuz 19 Öz Eleştiri

56e1518c4ea54b6b624f99c0[1]

Kötü ilişkilerden çıkmış kadınların ilişkilere bakış açıları her zaman diğerlerinden daha gerçekçi oluyor. Hayatının bir döneminde kötü bir deneyim edinmiş olanların hayat ve ilişkilere dair çok sağlam tespitleri var. Dünya zor bir yer, kadınlar için çok daha zor bir yer. Kendini kazanmak için zorlu bir yoldan geçen bütün kadınlara saygıyla.

1.Karşıma çıkan ilk insana şans verdim.

2.Dış görünüşüne aldandım.

3.Onu değiştirebileceğimi düşündüm.

4.Aynı hatayı 158. kez yaptığında bile özürünü kabul ettim.

5.Büyümesini bekledim. Zamanla olgunlaşacak dedim.

6.Beni ilk aldattığında bir daha yapmaz sandım.

7.Her seferinde beni kandırmasına izin verdim.

8.Kendimden çok onu düşündüm. O iyi olsun istedim.

9.Adi bir şerefsiz olabilir ama beni seviyor diye düşündüm.

10.Bana her küfür ettiğinde “sinirden ne dediğini bilmiyor” dedim.

11.Bana ilk vurduğunda onu terk etmedim.

12.Özünde iyi bir insan olduğuna dair kendimi kandırıp durdum.

13.İstediği gibi olursam beni daha çok sever sandım.

14.Saçlarımı onun istediği gibi yaptım. Onun sevdiği kıyafetleri giydim.

15.Şikayetlerime “abartıyorsun” dediğinde ona inandım.

16.Bana karşı özensizleştiğinde, bunun uzun süren ilişkiden kaynaklandığını düşündüm.

17.Başkalarına yaptıklarını bana yapmaz diye düşündüm.

18.Onu kaybedersem, yapayalnız kalırım diye korktum.

19.Tek başıma da ayakta kalabileceğimi hiç düşünmedim.

kaynak: asosyo.com

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Bensiz Bir Hiçsin…

12791054_691427400999020_2958496049591792869_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Öfke acı karşısında verilen doğal bir tepkidir…

12234912_960077790745091_7727762202519048671_n[1]

Yani bir insan size ”senden nefret ediyorum” diyorsa bunun anlamı ”gerçekten canımı acıttın” dır…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

AÇLIĞIN BEYİN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

açlıkbeyin[1]

TDDP yorumu: Açlığın beyin üzerindeki olumlu etkileri ve ilaç sanayisinin bu olumlu etkileri niçin görmezden geldiği ile ilgili olarak Doç. Dr. Mark Mattson’un yaptığı bir TEDx konuşması üzerine collective evolution web sitesinde yayınlanan bir makalenin özet çevirisini aşağıda bulabilirsiniz: .

Dr. Mark Mattson’a göre üç öğün yemek ve arada atıştırmalarla geçen “alışıla geldik beslenme şekli” gerekli değil…

Aç kalırsak ölür müyüz?

Son yıllarda yapılan açlık, oruç, fasılalı orucun etkilerini inceleyen bilimadamları vücudun ve beynin aç kalma durumuna mükemmel adapte olduğunu gösteriyor.

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan ve geçen haziran ayında yayımlanan araştırma sonuçlarına göre oruç tutmak vücudun hücrelere “yenilenme” mesajı vermesini sağlıyor. Öncelikle vücut enerji tasarrufu yapma yönünde bazı hamleler yapıyor. Vücudumuz besin çokluğunda büyüme, besin azlığında veya yokluğunda ise büyümeyi durdurarak onarım moduna geçiyor. Mesela açlıkta, vücut halihazırda bulunan zarar görmüş ve yaşlanmış bağışıklık sistemine ait hücreleri parçalıyor. Böylece buradan enerji elde ediliyor. Diğer bir yandan hücrelerimizde zarar görmüş DNA’lar onarılmaya başlıyor. Bu da dolaylı olarak DNA’sı bozuk hücrelerin kontrolsüz bölünmesi sonucu oluşan kanseri önlüyor. Beyinde ise, açlık yeni beyin hücrelerinin üremesine, protein sentezini arttırarak varolan beyin hücrelerinin büyümesine ve hücrelerin birbiri ile bağlantısının güçlenmesine sebep oluyor. Bunlar aslında hafızanın güçlenmesi ve yaşlılıkta ortaya çıkan beyin hastalıklarının ortaya çıkmasını engellemesi açısından önemli.

Peki açlık sonrası vücuda tekrar besin girince ne oluyor? Açlık ile aktifleşen kök hücrelerinden yeni bağışıklık hücreleri üretiliyor ve böylece eski ve yıpranmış hücelerin yerini yeni hücreler alıyor ve bağışıklık sistemimiz güçleniyor.

Aç kalmak kolay mı?

5:2 diyeti

Açlık için önerilen bir yöntem haftada iki günü az yemek yiyerek geçirmek. 7 günlük bir program düşünüldüğünde ilk 2 gün normal öğünlerimizi yiyoruz, sonra 3. gün sadece 500-600 kalori civarı tüketiyoruz. 4. gün normal, 5. gün yine 500-600 kalori ve 6. ve 7. günler yine normal yiyoruz. 500-600 kalori tüketilen günler yağ ve proteini yüksek (mesela yumurta), karbonhidratı az besinler yemek önemli. Daha öncede söylediğimiz gibi karbonhidratlar çabuk enerji sağlasa da çabuk tüketilir ve açlık hissiyatı hemen baş gösterir.

Fasılalı Oruç

İkinci bir yöntem ise sadece sabah 11 ile akşam 7 arası yemek yemektir. Bu yöntemin diğer bir adı da fasılalı oruçtur. Otuz yaşını geçmiş, sportif bir yaşantısı olmayan kişiler için aslında 2 öğün yeterlidir. 11’den sonra geç bir kahvaltı yada direk öğlen yemeği, ardından da erken bir akşam yemeği şeklinde 2 öğün yemek yenebilir. Akşam 7’den sabah 11’e kadar yaklaşık 16 saat vücuda besin girmemesinden dolayı oluşan açlık sayesinde vücuda “yenilenme” mesajı verilebilecektir.

Oruç tuttuk tamam, ama ne yediğim ne kadar önemli?

Ne yediğimizi seçer ve az yersek az tüketiriz. .

Az yiyip, yediklerimizde seçici olursak, bağışıklığımız güçlenir ve daha az hastalanırız.

Yaşamak için yemek yemek tabii ki şart. Kanser, Alzheimer, Parkinson, kalp rahatsızlıkları, sindirim bozuklukları, fazla kilolar gün gelip kapımızı çalmadan yemek yeme alışkanlıklarımızı en baştan tekrar sorgulamamız gerekiyor. Yemek yerken ağzımıza koyduğumuz her lokmanın bize mi yoksa başka kar odaklarına mı faydalı olduğunu düşünmek ve ona göre hareket etmek için hala vaktimiz var.

Afiyet olsun 🙂

TDDP Yorumu: TDDP facebook grubunda orijinal yazının paylaşılmasının ardından bu yazıyı kendi deneyimleriyle birleştirerek ve özetleyerek çeviren TDDP takipçisi Dinçer Özoran’a teşekkür ederiz.

Orijinal kaynak: http://www.collective-evolution.com/2015/12/11/neuroscientist-shows-what-fasting-does-to-your-brain-why-big-pharma-wont-study-it/

Bu makale: http://www.tddp.org/acligin-beyin-uzerindeki-etkileri/

kayna: tddp.org

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Eski Çağlardan İtibaren Yoğurt Hastalıkların Tedavisinde Kullanılmış…

e4bc324540fb5eeb2bc4a742fd611837[1]

Yoğurt çok eski çağlardan itibaren hastalıklarda tedavi amaçlı kullanılmış ve sağlıklı yaşam için vazgeçilmez besin olarak tanımlanmıştır. Yoğurdu sağlık açısından bu kadar önemli kılan şüphesiz içerdiği besin maddeleri ve farklı elementlerdir.

Yoğurt özellikle kemik ve iskelet sağlığına iyi gelen besinleri fazla miktarda içermektedir. Bu besinlerin başında C ve B 12 vitaminleri gelir. Bunun yanında kemik sağlığına iyi gelen potasyum, sodtum, kalsiyum, demir ve namganez içermektedir. Ayrıca vücut sağlığı için çok önemli olan omega-4 ve omega-4 yağlarını içerir.

Özellikle evde yapılan yoğurtlar sağlık açısından daha faydalıdır. Fabrikalarda üretilen yoğurtlar bir takım prosedürden geçtiği için bazı vitamin ve minerallerin değerlerini kaybetmektedirler.

İşte günün her saati yoğurt tüketmeyi ihmal etmemeniz gereken 10 önemli sebep…

1 – KİLO VERMEYE YARDIMCI OLUR

Yapılan bir çok bilimsel araştırma yoğurdun kilo vermeye yardımcı olduğunu ortaya koymuştur. Yoğurdun içerdiği kalsiyum ve amino asitler bünyede bulunan fazla yağları yakarlar. Bunun yanında kasları kuvvetlendirir. Bununla birlikte gereksiz yağların dışarı atılmasında yağ hücrelerine katkıda bulunurlar.

2 – KAN ŞEKERİNİ DENGELER

Yapılan araştırmalarda, ekşimemiş ve kaymağı alınmış yoğurt yiyen kişilerin kan şekerlerinin düzene girdiği bildirilmiştir. Ayrıca yoğurt bağırsaklardan geçişi de yavaş olan bir yiyecek olduğundan yedikten sonra kan şekerine yansıması da çok yavaş olur. Yemeklerinizin yanında bu nedenle yoğurt sade, kaymağı alınmış ve ekşimemiş şekilde yenilmelidir.

3 – DİŞ SAĞLIĞI İÇİN FAYDALIDIR

Marmara Üniversitesinde yapılan bir araştırma sonucu, yoğurdun diş mineleri için çok faydalı bir besin kaynağı olduğunu ortaya koymuştur. Bunun yanında yoğurdun bol miktarda içerdiği laktik asitler diş etlerini korumada önemli görevler üstlenmektedirler. Günlük olarak tüketilen bir kase yoğurt dişs ve dişe bağlı hastalıklara yakalanmaz riskinizi azaltır.

4 – TOK HİSSETTİRİR

Washington Üniversitesi’nde açlık, tokluk ve sonraki öğünde tüketilen kalori miktarıyla ilgili bir çalışma yapıldı. Bireylere; yoğurt, şeftali aromalı içecek ve şeftali suyu, ara öğün olarak verildi. Yoğurt tüketenlerde diğerlerine oranla daha yüksek tokluk geliştiği görüldü. Yoğurt gibi proteini yüksek besinler, düşük proteinli gıdalara göre her zaman daha doyurucudur.

5 – ANTİBİYOTİK KULLANANLARDA PANZEHİR ETKİSİ YARATIR

Ne zaman antibiyotik kullanmak zorunda kalırsanız, yoğurdun günlük beslenmenizde daha önemli hale geldiğini aklınızdan çıkarmamalısınız. Antibiyotikler, hastalık etmeni olan zararlı bakterilerin vücutta yok olmasını sağlarken bağırsaklarda yararlı bakterilerin de ölmesine neden olur. Eğer antibiyotik kullanımına bağlı yararlı bakterilerin bağırsakta korunmasını istiyorsanız, antibiyotik içtikten sonra yoğurt tüketmeyi ihmal etmemelisiniz.

6 – CİLT İÇİN DE ÇOK FAYDALI

Yoğurdun cilt sağlığına bir çok faydası vardır. İçediği çok farklı ve zengin miktardaki bileşen ve besinler cilt sağlığını korur ve cilt hücrelerinin yenilenmesine, onarılmasına yardımcı olur. İçeriğindeki çinko ve laktik asit sayesinde gözenekleri açar, cildi ölü hücrelerden temizler ve cilde sağlıklı bir parlaklık sağlar. Ayrıca cilde meydana gelen çizgilerin ve tahrişlerin ortadan kalmasında etkili olabilir.

7 – YÜKSEK TANSİYONU ÖNLEYEBİLİR

Günlük olarak tüketmemiz gereken tuz miktarını aşmanız durumunda hipertansiyon, böbrek ve kalp hastalıklarına yakalanma ihtimalimiz yükselir. Yüksek tansiyonda bir çok hastalığın ana sebebidir. Özellikle kalp sağlığını ciddi anlamda tehdit eder. Bu yüzden günlük bir kase yoğurt tüketimi hipertansiyonu engeller ve dolaylı olarak bu genel vücut sağlığını korur.

8 – SOĞUK ALGINLIĞINDAN KORUR

Bu konuyla alakalı yapılan bir çok bilimsel çalışma yoğurdun soğuk algınlıklarını önlediğini ortaya koymuştur. Günlük düzenli olarak tüketilen bir miktar yoğurt hücrelerin mikroplarla savaşmasını kolaylaştırır. Ayrıca yoğurdun kan hücrelerini güçlendirme özelliği vardır. Yoğurdun hücreleri güçlendirmesi genel anlamda bağışıklık sisteminin faydasınadır. Güçlü bağışıklık sistemi kış aylarında soğuk algınlığından kaynaklanan hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

9 – B VİTAMİNLERİNİN ÜRETİMİNİ TETİKLER

Vücudumuz çok az vitamini kendisi üretir. Bağırsaklarda olan bu biyolojik olay sadece B grubu vitaminlerinden bazıları ve K vitamini için geçerlidir. B grubu vitaminlerinin; vücudun enerji dengesi, sinir sistemi iletimi ve bağışıklık sistemi hastalıklarından korunmak için önemli yeri olduğundan besinlerle alınması şarttır. Ancak yoğurdun sihirli bir etkisi bulunur. Düzenli yoğurt yiyenler, bağırsaklarında B grubu vitaminlerini üretmeye başlar. Bu etkinin olabilmesi için yoğurdu suyu ile beraber tüketmelisiniz. Bu nedenle süzme yoğurt değil normal yoğurt yemelisiniz.

10 – KADINLARA FAYDASI BÜYÜK

Kadın sağlığında da yoğurt önemli bir yere sahiptir. Yoğurtta bulunan laktobasiller, vajinada candida üremesini önleyerek bu mikroba bağlı vajinit oluşumunu önler. Düzenli yoğurt yiyen kadınların vajinal sağlıklarının daha iyi olduğu araştırmarla desteklenmektedir.

kaynak: tarım pusulası

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kan Şekerini Düzenlemenin Doğal Yolları

nopal-suyu[1]

 

Tarçın tüketmek vücudun insüline olan hassasiyetini geliştirir, vücudu kan şekerini düzenlemek için insüline daha az bağımlı yapar.
Kan Şekerini Düzenlemenin Doğal Yolları

Yüksek kan şekeri olan insanlar sürekli bunu kontrol altına almak için yollar bulmalıdır. Bu durum, dikkat edilmezse, ölümle bile sonuçlanabilir. Sağlıklı bir insanın kan şekeri desilitre başına 80 ila 100 miligram arasında olmalıdır. Vücuttaki glukoz seviyeleri insülin hormonu ile düzenlenir. Bu hormonun ana görevi kan şekerini düzenlemektir. Ama diyabeti olan insanlar bu hormonu yeterince üretemez veya ona karşı direnç geliştirirler, böylece de yüksek kan şekerini kontrol altına alamazlar.

Diyabet hastaları doğru bir yöntemle tedavi olmalıdırlar, ancak aşağıdaki önerileri ve doğal tarifleri uygulayarak da kan şekerinin düşmesini sağlayarak tedaviye destek olabilirler.

Düzenli egzersiz yapın

Kandaki şeker oranı vücut için benzin gibidir, ve ne kadar fiziksel egzersiz yaparsanız o kadar fazla benzininiz olur. Düzenli egzersiz yüksek kan şekeri ile savaşmak için çok faydalıdır ve ayrıca hastaların ihtiyaç duyduğu insülin miktarını da azaltmaya yardımcı olur. İyi bir seçenek güne 20-30 dakika düzenli egzersiz yaparak başlamaktır.

Karbonhidrat tüketimini azaltın

Her tür yiyecek vücuda karbonhidrat verir ve sonuçta kanda biriktirilen glikoz oranını arttırır. Yüksek kan şekeri ile savaşmak ve bundan korunmak için, karbonhidrat zengini gıdaları daha az tüketmenizi öneriyoruz.

Protein alımını arttırın

somon
Balık, tavuk göğsü gibi beyaz etleri tüketmek karbonhidratın kanda glikoza dönüşmesini önler ve vücudun kan şekerini düzenlemesini kolaylaştırır.

Öğünlerinizi gün içine dağıtın

Yüksek kan şekeri olan kişiler her iki üç saatte bir sağlıklı gıdalar tüketmelidir. Bu çok önemlidir çünkü bu sağlık problemi sık sık kan şekerinin düşmesine neden olur, bu da kişinin sürekli şeker istemesine sebep olabilir.

Rahatlama teknikleri üzerine çalışın

yoga-reiki
Sürekli stres altındaysanız, karaciğeriniz kan dolaşım sisteminize glikojen bırakıyor olabilir. Glikojen vücudun ikinci glikoz deposudur ve kan şekerini hemen arttırır. Eğer mümkünse gün içinde stresle savaşmak için rahatlama ve meditasyon teknikleri uygulayın.

Her gün düzenli reiki yapmak enerjinizi düzenleyip sizi rahatlatacaktır…

Tarçın

Bir çok çalışma tarçının diyabet ve yüksek kan şekeri oranlarına iyi geldiğini ortaya koydu. Bu baharatı aktarlarda, süpermarketlerde kolayca bulabilirsiniz. Vücudun insülin hassasiyetini arttırır. Bunun sayesinde, zamanla kan şekerini düzenlemesi için bu hormona daha az bağımlı olacaksınız.

Nopal kaktüsü

nopal
Konu ile ilgili çalışmalar nopal kaktüsünün kandaki yüksek glikoz oranlarını düşürdüğünü ortaya koydu. Bu kaktüs çok fazla lif ve diğer yararlı maddeler içerir ve vücudun şekeri metabolize etmesini kontrol eder, normal seviyelerde tutar. Bu yüzden diyabet hastaları için idealdir.

Sarımsak

Yüksek kan şekeri yaşayan kişilerin diyetine eklemesi gereken bir diğer gıda ise sarımsaktır. Düzenli sarımsak tüketimi Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalarında kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Peki nasıl? Nopal kaktüsü gibi vücudun glikozu metabolize etmesine yardımcı olur ve içinde insülinle benzer tepkiler yaratan maddeler içerir.

Soğan

soğan
Sudan Gezira Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar gün içinde çiğ yenen 100 gram soğanın Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalarında kan şekerini düşürdüğünü ortaya koydu. Bunun sebebi soğandaki flavanoid ve sülfür.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Sağlıklı Çiftlerin 10 Alışkanlığı

1-aşk[1]

 

Bundan çok bahsedilmese de el ele tutuşmak memnuniyet hissini arttırarak çiftlerin mutluluğunu korumasına yardımcı olur.

İki kişinin, zor zamanlarda bile birbirlerine olan sevgi ve saygıyı koruduklarında daha mutlu oldukları söylenir. İlişkiler asla kolay değildir ve uzun sürmeleri veya bir ömür sürmeleri için çok emek gerektirirler.

Bir çiftin mutluluğunu koruyabilmesi için sihirli bir formül olmasa da uluslararası konuşmacı, danışman ve psikiyatrist Mark Goulston, mutlu çiftlerin 10 alışkanlığını Psychology Today ile paylaştı ve bir ilişkideki taraflar arasındaki bağları güçlendiren alışkanlıklardan bahsetti.

Yatmaya aynı zamanda gidin

İlişkinin daha başlarındayken yatağa beraber gidip, günün sonundaki o özel vakti birbiriniz ile paylaşmak istemeniz çok normaldir. Yıllar geçse de bu alışkanlığı korumak güçlü bir ilişkinin ve mutluluğun anahtarlarından bir tanesidir.

Goulston, yatmaya beraber gittiğinizde oluşan cilt temasının ve aranızda geçen diyalogların hem çiftin iletişimini geliştirdiğini hem de cinsel arzunun korunmasını sağladığını söylüyor.

2-mutlu-çift

Ortak ilgi alanlarına odaklanın

Bir çift yeni tanıştıklarında ortak çok az ilgi alanları olduğunu fark edebilir. Bu onların iyi bir ikili olmadığı anlamına gelmez, tam aksine bu ikisi için de klasik rutinlerinin dışına çıkıp, beraber yeni şeyler denemek ve yapmak için harika bir fırsat olabilir.

Yine de ilişkinin karşı tarafa çok bağlı bir hal almaması için, tarafların birbirlerinin kişisel alanlarına saygı duyup tek başlarına yaptıkları aktivitelere de devam etmesi çok önemlidir.

El ele tutuşarak yürümek

Genelde önemi göz ardı edilse de, el ele tutuşarak yürümek bir çift arasında eşsiz bir bağ oluşturabilir. El ele tutuşmak memnuniyet hissini arttırarak çiftlerin mutluluğunu korumasına yardımcı olur.

Goulston çiftlerin, bir kişi önde ve diğer kişi daha yavaş yürüdüğü veya bir şeye bakmak için durduğu için arkada kalmasındansa yan yana ve el ele tutuşarak yürümelerini öneriyor.

3-el-ele-tutuşmak

Güvenmeyi ve affetmeyi öğrenin

Bir çiftin birlikteliği tartışmalar, anlaşmazlıklar, kavgalar, yanlış anlaşılmalar, öfke ve o anda bir çözümü yokmuş gibi görünen diğer etkenler yüzünden sekteye uğrayabilir.

Bu durumların mutluluğunuzu etkilemesini önlemek için birbirinizle konuşmayı; ileride pişman olacağınız bir şeyler veya kırıcı bir şeyler söylemeden önce negatif duygularınızı kontrol altına almayı öğrenmelisiniz.

Çift olarak özelliklerinize odaklanın

Sürekli olarak karşınızdaki kişinin yetersizliklerini veya eksikliklerini ortaya sermek sağlıklı bir hareket değildir ve ilişkinizi yok eder.

Birer birey olarak birbirinizin özelliklerine odaklanmak ve olabildiğince bunları ortaya çıkarmak önemlidir. Eğer gözleriniz ilişkinizin ve karşınızdaki kişinin olumlu özellikleri üstünde olursa, ilişkiniz pozitif enerji ile dolu olur ve gereksiz tartışmalardan kaçınabilirsiniz.

Bağınızı güçlendirmek için sarılın

Kucaklaşmanın ve sarılmanın gücü inanılmazdır, özellikle de çiftler arasında. Uzmanımıza göre “cilt güzel dokunuşları” (sevgi), “kötü dokunuşları” (suistimal) ve “dokunulmamayı” (ihmal) hatırlar.

Mutlu ilişkiler bol miktarda, yorucu bir günün sonunda, uzun süre ayrı kaldıktan sonra veya hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkan “güzel dokunuş” içerir.

4-çocuklar

Her sabah “seni seviyorum” ve “günaydın” demek

Güne mümkün olan en iyi şekilde başlamak ve sabır ve sevgi gibi duyguları uyandırmak için her sabah bu iki kalıbı tekrar etmelisiniz. Her şeyin hareketlerle desteklenmesi gerekse de, bu kelimeler size güç ve cesaret verecektir. Ayrıca her sabah birbirinize olan sevginizi de pekiştirmiş olacaksınız.

İyi geceler diyin

Aynı şekilde “iyi geceler” demek günü çok güzel bir şekilde bitirmenize yardımcı olacaktır. Bu şekilde, ne kadar yorgun olursanız olun veya gününüz ne kadar zorlu geçmiş olursa olsun, aklınızdaki sorunları bir kenara bırakıp karşınızdaki kişi için en iyi şeyi dilediğinizi gösterecektir.

Gün içerisinde aramak

Goulston, gün içerisindeki telefonlar veya mesajlaşmalar karşınızdaki kişiyi “kontrol” etme halini almadığı sürece, çiftin fiziksel olarak görüşemeseler de birbirlerine yakın hissetmesini sağladığını söylüyor.

5-telefon-konuşması

Çift olarak görülmekten gurur duyun

Mutlu çiftler birlikteliklerini sosyal ortamlarda ve toplum içinde gösterir. Çiftler, çevredekileri rahatsız etmeden el ele tutuşabilir, birbirlerine sarılabilir veya başka bir şekilde dünyaya aralarındaki özel bağı gösterebilirler.

kaynak: sağlığa bir adım

Ve kendi ruhunu kendin süsle.

cropped-473863__little-bird-on-a-spring-branch_p1.jpg

Bir süre sonra
Bir eli tutmakla bir ruhu zincirlemek arasındaki
İnce farkı öğrenirsin.
Ve aşkın yaşlanmak
Birlikte olmanın da güvende olmak
Anlamına gelmediğini öğrenirsin.
Ve öpücüklerin sözleşme
Ve hediyelerin de vaad olmadığını öğrenmeye
Başlarsın
Ve yenilgileri
Başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın
bir çocuğun üzüntüsüyle değil, bir yetişkinin
zerafeti ile,
ve herşeyi bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin
çünkü yarın ile ilgili herşey belirsizdir.
Bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu
Öğrenirsin
Eğer fazla maruz kalırsan
Bu yüzden,
Başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden
Kendi bahçeni yarat
Ve kendi ruhunu kendin süsle.
Ve göreceksin ki dayanıklısın…
Ve kuvvetlisin,
Ve değerlisin.

Veronica A Shoffstall

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Abi Kuşlar İki Olsun..

12512356_1239818022712766_470261720999683286_n[2]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »