Çocukların beyin gelişimini destekleyen 8 besin

10990268_819224054811264_921141828174817800_n[1]

Yumurta

Yumurta gibi yüksek protein içeren besinler çocukların konsantrasyonunu artırır.

Yoğurt

Yağ, beyin sağlığı için çok önemli bir besin kaynağıdır. Özellikle tam yağlı yoğurt, beynin aktivitesini artırarak hücre zarı gelişimine destek olur. Yoğurda ekleyebileceğiniz birkaç parça bitter çikolata ile beyin kan akımını artırarak çocuğunuzun zihnini daha aktif tutmasını sağlayabilirsiniz.

Yeşillik

Folat ve vitamin dolu, ıspanak, lahana gibi yeşillikler çocuğunuzun ileri yaşlarda demans olma riskini düşüren sağlıklı bir diyetin parçalarıdır. Özellikle yumurtalı ıspanak ve lahana cipsi yeni beyin hücrelerinin büyümesine yardımcı olur.

Balık

Doğal yağlı balık, iyi bir D vitamini kaynağıdır. Çocuğunuzun bilişsel gerileme ve hafıza kaybına karşı beynini korumak için Somon, ton balığı, sardalye gibi Omega-3 içeren balıkları yedirin.

Doğal et

Yapay madde, boya, aroma, koruyucu ve tatlandırıcı içermeyen etleri tercih edin. Salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş gıdalardan uzak durun.

Kuruyemiş ve tohumlar

Protein, esansiyel yağ asitleri, vitamin ve mineraller ile dolu, fındık ve tohumlar çocuğunuzun sinir sistemini mutlu eden besinlerdir.

Yulaf ezmesi

Protein ve lif bakımından zengin yulaf ezmesi, kalp ve beyin damarları sağlığını korur. Yapılan bir çalışma, şekerli yulaf ezmesi yiyen çocukların şekerli tahıllar yiyen çocuklara göre bellekle ilgili akademik görevleri daha iyi yaptığını ortaya koymuştur.

Besinleri tatlandırmak için şeker yerine tarçından yararlanın. Baharat bileşikleri beyin hücrelerini koruma konusunda destek görev yaparlar.

Elma ve Erik

Çocuğunuz kendisini halsiz hissediyor ve özellikle tatlı yemek istiyorsa elma ve erikten yararlanın. Mevsiminde tüketilen elma ve erik antioksidan içeriğe sahiptir

alıntı

Çaktırmadan Baksana…

10986663_937532142944982_6767018639752391522_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Dün Geceyi Unutalım Ercan…

10500545_987073181318031_2382489390528159122_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Her Şeye Sıfırdan Başlamak İstiyorum…

10408038_986961407995875_565763612309763786_n[1]

HORMONLARIN(ENDOKRİN SİSTEMİMİZİN) ÇALIŞMASI VE GENÇ SAĞLIKLI KALMAMIZ İÇİN HER GÜN YAPALIM.

524246_351933301669632_2570040422858668505_n[1]
TİBETİN 5 HAREKETİ
Hindistanda görev yapan İng.Albay( Colonel Bradfort) ,Himalaya dagındaki Tibet rahiplerinin ilerleyen yaşlarına ragmen genç ve sağlıklı olduklarını görmüş ve incelemiş.Her gün bu hareketleri yaptıklarını tesbit etmiş.
Zihin hareketi (1.hareketde) ,saat yönünde döneceksiniz.Diger tüm hareketlerde de dikkatinizi göbek bölgenize yöneltin.
Bu hareketlerin hepsini günde 5 kere yaparak başlayın.Haftada 2 artırarak hareket sayısını 21 çıkarın.21 den yukarı sakın yapmayın.

Bazen sessiz olunca, ve dikkatle dinleyince Onun varlığını hissedebilirsin. Onun sevgi dolu bir şekilde yukarıdan aşağıya doğru sana seslendiğini duyabilirsin.”

10846062_10152270938413239_1901733898411175932_n[1]

Doğumdan sonra yaşama inananlar
Bir annenin karnında iki bebek vardı.
Bebeklerden biri diğerine sordu: “Doğumdan sonra yaşama inanıyor musun?”
Diğeri cevapladı: “Tabiki de doğumdan sonra yaşam olmalı. Belki burada olmamızın nedeni gelecekte yaşayacaklarımıza hazırlanmak içindir.”
“Saçma! ” dedi birincisi. “Doğumdan sonra yaşam yok. Sonra da, “olsaydı ne tür bir yaşam olurdu ki acaba?” diye meraklandi.
İkincisi, “Bilmiyorum ama orada buradakinden daha fazla ışık olacak. Belki ayaklarımıza basarak yürüyeceğiz ve ağızlarımızla besleneceğiz. Belki de su anda aklımızın ermediği başka duyularımız da olacak,” dedi.
Birinsici, “Bu olanaksız. Yürümek mümkün değil. Ve ağzımızla yemek mi dedin!? Çok saçma! Göbek bağımız ihtiyacımız olan bütün besinleri ve diğer herşeyi sağlıyor bize. Ama göbek bağı çok kısa. Hal böyle olunca da doğumdan sonra yaşam fikri mantıklı değil,” diye karşılık verdi.
İkincisi, “Bence doğumdan sonra bir yaşam var ve belki buradakinden farklı. Belki de göbek bağına ihtiyaç duymayacağız orada,” diye ısrar etti.
Birincisi, “Saçma!” dedi “Ve daha da ötesi, eğer doğum sonrası yaşam varsa neden kimse geri gelmedi? Doğum yaşamın sonudur ve doğunca karanlık ve sessizlik olacak ve herşeyi unutacağız. Yani doğumdan sonra yaşam yoktur,” diye ekledi.
“Bilemiyorum,” dedi ikinsici, “Ama eminim ki doğunca Annemizle buluşacağız ve O bize bakacak.”
Birincisi, “Annemiz mi dedin? Bir Annenin olduğuna gerçekten inanıyor musun? Bu çok komik. Eğer bir Anne varsa, peki nerede şimdi?” diye sordu.
İkincisi “O her yerde. Biz Onunla çevrili durumdayız. Biz ondan geliyoruz. Onun içinde yaşıyoruz ve onsuz bu dünya ne var olacaktı ne de var olabilirdi,” dedi.
“Onu görmüyorum, görmediğin bir şeye inanmak mantıklı değil,” dedi, birincisi.
Bunun üzerine ikinsici şöyle bir yanıt verdi: “Bazen sessiz olunca, ve dikkatle dinleyince Onun varlığını hissedebilirsin, Onun sevgi dolu bir şekilde yukarıdan aşağıya doğru sana seslendiğini duyabilirsin.”
Útmutató a Léleknek
Ceviren: Celal Aydemir

El-Vedud ;seven ve sevilen anlamına gelir…

imagesTL6Q6T4M

Seven ve sevilen anlamına gelir…

Sonsuzca bir aşk olan, aşkla alemleri yaratan Allah demektir.

– Bu esma alemlerde sevgi ve aşktan yana ne oluyorsa onun kaynağı sayılır.

– Bu esmaya devam edeni Allah sever, bütün alemlere de sevdirir. Bu isme mazhar olanların sevgileri dilden dile gönülden gönüle yayılıp gider.

– Mevlana Hazretleri “Vudud” esmasına ism-i azam olarak mazhar bir veli olarak bilinir. Bu nedenle yüzyıllarca hep baş tacı edilmiş her asırda kendine aşık olanlar bulunmuştur.

–  Esmaya devam edenin ailesi, çevresi, kendine aşık olur ve büyülenirler.

– Günde 270 defa Ya Vedud ismini zikreden borçlarından ve fakirlikten kurtulur.

– Bu esmaya aile huzuru olmayanlar, sevgilerine karşılık görmeyenler, evlenemeyip evde kalanlar devam ederlerse kısa sürede hayırlı bir sonuç alırlar.

– Kaderin açılması, sevilip saygı görme, beğenilme, aile saadeti için bu esma gibisi yoktur.

– Vedüd esmasının tecellisiyle alemler ayakta durur. Nesiller onun içindeki sevgiyle nasiplenerek devam eder.

– Bu esma büyüleyici, aşka çekici bir tecelliye sahiptir. Esmayı cekenlere başta ruhaniler, cinniler, melekler olmak şartıyla bütün kalpler sevgiyle çekilip gelir. Öyle bir çekilme olur ki akıllar hayretler içinde kalır. Virde devam edenlere bayanlar, sık sık aşık olurlar.

– Vedüd esmasına devam edenler yavaş yavaş bütün insanlara aşık olmaya başlarlar. Bütün yaratılanı severler. Sevgi ve aşk dairesinde olan ne varsa bu esmanın tecellisiyle ortaya çıkar.

– Vedüd esmasına devam edenlerin yüzlerinde büyüleyici bir aşk sırrı açığa çıkar. Onların yüzüne bakanlar büyülenip esmayı okuyana aşık olurlar. Onları gördüklerinde kederleri sevince döner

Ben de Artık ’’ Çöpsüz Üzüm’’ İstiyorum…

11009928_931321790225997_3328029854035270910_o[1]

 

Ben de Artık ’’ Çöpsüz Üzüm’’ İstiyorum…

İstanbul’da lapa lapa kar yağma günlerindeyiz. “Bu günleri değerlendirmek lazım” dedim ve dışarı çıktım. Mahallede demli çay satan bir yer var, caddeye bakan tarafı da komple camekan. Hem çayımı içer hem yağan karı seyrederim diyerek oraya gittim. Tabi tek akıllı ben değilim. Allah’ım cafe’nin içi nasıl tıklım tıklım dolu anlatamam.

İki tane orta yaşlı güzel kadının yanına oturdum. Elimde Orhan Pamuk’un son kitabı, kitap sürükleyici ama onların konuşmaları daha sürükleyici. Mecbur anlatacağım.

Elif başından geçenleri Yeliz’e anlatmaktadır. Bir sene kadar önce İsmail’le tanışmışlar. İsmail daha ilk gece çıkışlarında eski sevgilisi Yeşim’i dilinden düşürmemiş: “Yeşim şöyle Yeşim böyle, araştırıyorum evlendi mi diye, ben ona ters davrandım ama naz yapmak içindi, onun için ölüyorum, bitiyorum”…

Elif tabi şok geçirmiş. O ne hayallerle gelmiş, ne bulmuş. Tamam demiş ben en iyisi İsmail’le arkadaş kalayım elimden gelen desteği vereyim. Böyle zaman zaman buluşup görüşmeye başlamışlar, tam araları olacak gibiyken Yeşim sahneye çıkmış ve İsmail Elif ‘i anında bırakıp gitmiş. Sonra o iş yine yürümemiş tekrar Elif’le dostluklarına devam etmişler. Ama adam artık işi bir adım ileriye taşımak ta ısrarlıymış. Elif tabi hep Yeşim’i dinlediğinden çekimsermiş. Sonra yine bir yakınlaşma dalgasında Elif tam bu iş olacak derken adam aynalarda her yerde Yeşim’i gördüğünü onu nasıl aklından çıkaramadığını anlatmaya başlamış. Bizim Elif ikinci şokuyla gene kalakalmış. Ve arayı açmış.

Birkaç ay sonra İsmail’le bir şekilde karşılaşmışlar. İsmail ne dese beğenirsiniz. Sen bana o dönemde destek olmadın, toparlan gel dedin, ama ben yalnız kalmak istemiyordum ki, benim yanımda kalsaydın sana aşık olurdum belki ve Yeşim’i unuturdum.

İhalenin bir şekilde üstüne kaldığını anlayan Elif, artık konuyu uzatmak istememiş, peki sen şimdi neler yapıyorsun, bakalım bu sefer şansımız var mı diye sohbet etmeye çalışmış.

İsmail bu sefer de yılbaşında eski karısına aldığı kolye’yi anlatmaya başlamış. Elif zaten adamın iki çocuğu olduğu için, karısıyla nafaka için, çocukların okul durumları için, şunun için, bunu için, sürekli haberleştiklerini biliyormuş ama yılbaşında kolye almak ne diye gene içi bulanmış. Bunca sene o kadar tanıdığı boşanmış adam ve kadın varmış, medeni şekilde ayrılanı varmış da hediye alışverişi yapanı duymamış (valla ben de duymadım)…

Bir de adam konuşmaya devam etmiş, karım beni aradı çok iyi bir baba olduğum için beni kutladı.

Anette İnselberg (devamı Martı dergisinde tabi ki okumak için abone olmanız lazım… Hadi olun ama daha ne bekliyorsunuz…)

Bireysel gelişim, kariyer ve motivasyon odaklı aylık e-dergimizin ilk yazıları ÜCRETSİZ olarak okunabilir. Tüm sayıyı okumak için abonelik ücretleri: 1 Aylık 4 TL, 3 Aylık 10 TL, 6 Aylık 20 TL, 12 Aylık 40 TL. Martı’yı akıllı telefonlarınız ve tabletlerinizden de rahatlıkla okuyabilirsiniz.
http://www.dijimecmua.com/flash/index.php?id=10715

 

‘İnsanlar, bize zarar verdikleri için değil;

AA8lNs3[1]

‘İnsanlar, bize zarar verdikleri için değil; yaptıkları haksızlıklarla ruhumuzun ışığını söndürüp içimizdeki saldırganlığın ortaya çıkmasıza sebep oldukları için tehlikeliler…

Spinoza

O yüzden kimi çevremizde tutucağımıza ve kime bir kere kime iki kere güveneceğimize çok dikkat etmeliyiz…

Anette

Bill Gates’ten gençlere 12 öneri..

images[8]
1-)Hayat adil değil, buna alışsan iyi olur. …
 2-)Dünya senin kendine saygınla ilgilenmez. Dünyanın ilgisini asıl çeken şey, senin kendini iyi hissetmek için ne yaptığın olacaktır.
 3-)Liseden mezun olur olmaz yılda 60 bin dolar kazanacağın bir iş edinemezsin.
4-)Öğretmeninizin gerçekten sert biri olup olmadığına karar vermek için, bir patronla tanışana kadar bekleyin.
5-)Çakılıp kaldığınızda bu ailenizin suçu değildir. Hata yaptığınızda sızlanmak yerine, onlardan ders alın.
 6-)Siz doğmadan önce, ebeveynleriniz için hayat şimdiki kadar sıkıcı değildi. Yollarını sizin faturalarınızı öder, çamaşırlarınızı yıkar ve size nasihat ederken yeniden çizdiler. Bu yüzden yağmur ormanlarını ebeveynlerinizin ait olduğu neslin parazitlerinden temizlerken, kendi odanızı derli toplu tutmayı da unutmayın.
7-)Okulunuzda da kazananlarla ve kaybedenlerle karşılaştınız. Gerçek hayattaki karşılaşmalar böyle olmayacak. Kimi okullarda sınıfta kalan öğrenciye defalarca yeni fırsatlar verilir dersini geçmesi için. Ancak gerçek hayatta durum böyle değildir.
 8-)Hayat sömestrler halinde yaşanamaz. Bütün yaz boyunca tatil yapamazsınız ve çok az işveren size kendinizi bulmak için yardım etmeye hevesli olacaktır. Bu yüzden zamanınızı iyi kullanın
9-)Televizyon gerçek hayat değildir. Gerçek hayatta insanlar kafelerden kalkıp işlerine gitmek zorundadırlar.
 10-)İnek arkadaşlarınıza iyi davranınız. Bir gün onun çalışanı olabilirsiniz.
11-)Geleceğinizi kurabileceğiniz yüzyılın iş fırsatı Network Marketing iş fırsatıdır.
12-)Başarı için önce kendinize inanmalısınız,daha sonra harekete geçmeli ve asla vazgeçmemelisiniz

Çakraların Hayatınızdaki Yerini Öğrenin Yaşam Kaliteniz Artsın…

 

KÖK ÇAKRA:
Kök çakra güven ve güvensizlik ile ilgili düşüncelerden etkilenir Yaşamınıza ve yaşamınızdaki insanlara güvenle yaklaştığınızda olumlu etkileşimler çakranızın düzenli çalışmasına yârdim eder Güven sorunu ise kök çakrayı bloke edecektirYaşamınızda bazı zorluklarla karsılaştığınızda bu zorluklara bakış açınızda kök çakrayi oldukça önemli ölçüde etkiler Eğer zorluklara karşı esnek ve sorunları aşabileceğinize dair güçlü bir inançla bakıyorsanız kök çakra bundan olumlu olarak etkilenirken ben bu sorunu aşamam, elimden bir şey gelmez inancınız kök çakranızı bloke edecektir Kök çakranızın olumlu çalışmasına en büyük katkıyı sağlayacak düşüncelerden biri de dünyayı eviniz gibi görmeniz ve evrensel kardeşlik duyguları taşımanızdır Toprak ana kavramı buna en uygun tanımlardan biridir Yaşamımızı devam ettireceğimiz besinlerin yetiştiği, tüm insanlığa hizmet eden ve ayrım yapmayan toprak bir anne figürüne çok yakındır Beslenmek ve barınmak insanin en temel ihtiyaçlarıdır ve her ikisi de toprakla bağlantılıdır Dünyanın hepimizin evi olduğu ve hepimizin bu evde birlikte yasayan bir aile olduğu inancını yasam felsefesinin bir parçası yapmış bir insanin kök çakrayı bundan oldukça olumlu olarak etkilenecektir

SAKRAL ÇAKRA:
Zihinsel olarak kendinizi çeşitli kalıplarla sınırlamamanız ve önyargılardan arınmanız saksal çakranızın çalışmasını olumlu olarak etkileyecektir Zihinsel olarak keskin görüşlere sahip olmayan, esnek düşünebilen ve olaylara önyargısız yaklaşan insanların saksal çakraları çok daha pozitif bir durumdadırSaksal Çakranın direk cinsellikle ilgili olduğunu düşünürsek cinsel olarak saplantılı düşüncelere ve duygulara sahip olmamanızda saksal çakranızın olumsuz olarak çalışmasına katkıda bulunacaktır
Eşinizle aranızdaki cinsel ilişkinin tatmin ediciliği nasıl saksal çakrayı olumlu etkiliyorsa, cinselliğe bakış acınızın dengeli olması da sakral çakranızı olumlu olarak etkileyecektirYaşamı doğal akışında algılamanız ve ilerlemekten, değişimden korkmamanız da saksal çakranın dengeli çalışması acısından çok önemlidir Önüne sürekli set çeken, yeni yasam deneyimlerinden korkan ve ne olursa olsun durumunu muhafaza etmeye çalışan insanların sakral çakralarında çeşitli blokajlar ve sorunlar oluşacaktır Yasamı geldiği gibi yasamak ve gelecekle ilgili endişelerden yâda abartılı beklentilerden kaçınmak sakral çakranın dengesi açısından önemli olacaktır

SOLAR PLEKSUS ÇAKRA:
İrademizi ne şekilde kullandığımız ve amaçlarımıza ulaşmaktaki yöntemlerimiz solar pleksus çakrayı oldukça önemli bir biçimde etkiler İrademize hâkim olamamız ve düşüncelerimizle eylemlerimizin farklı olması bu çakranın düzgün çalışmasının önündeki en önemli engellerden biridir
Ayrıca yaşam amaçlarımızı doğru tespit edememiş olmak ve
kendimize bir rota çizmeden günübirlik yaşıyor olmamızda
solar pleksus çakrayı bloke eden bir diğer etkendir
Otoriteyle olan ilişkilerimizin dengesizliği,
aşırı boyun eğen yâda isyan eden yaklaşımlar
solar pleksus çakramızın çalışma düzenini olumsuz olarak etkileyecektir

Bir birey olarak değerli olduğumuzu bilmek,
toplumsal yasamın dışında kendimize ait bireysel kimliğimizi benimsemek,
kendi değer yargılarımıza ve yasam felsefemize uygun bir yasam biçimi oluşturmak, standartlarımızı belirlemek ve bunlara uymak
solar pleksus çakrayi dengeli çalışmasındaki en önemli öğeler olacaktır
Ayrıca sorumluluklarımızı ne ölçüde kabullendiğimiz ve zevkle yerine getirdiğimizde bu çakramızı derinden etkilemektedir Sorumluluklarımızı yerine getiriyor bile olsak eğer bunu isteksizce ve sevmeden yapıyorsak solar pleksus çakrayı çok olumsuz olarak etkileyecektir Önemli olan bir birey olarak varlığımızı doyumlu ve sevgiyle devam ettirebilmemizdir Sevgi ve duygusal tatmin yoksa solar pleksus çakranın bloke olması kaçınılmazdır Toplum içindeki yaklaşımlarımız, kendimizi nasıl değerlendirdiğimiz ve dışarıya nasıl yansıttığımız, hedeflerimizi belirledikten sonra buna uygun hareket edip edemediğimiz ve içsel isteklerimizle dışsal yasam biçimimizin uyumu bu çakrayin çalışma seklinin belirlenmesinde esastırSolar pleksus çakrayı en çok etkileyen düşünceler içsel durumuzla dışsal koşullarımızın uyumuyla ilgilidir Kendimizi birey olarak ne ölçüde benimsediğimiz, özsaygımız, toplumsal ilişkilerimiz ve iradi kararlarımıza uygun bir yasam sürdürme çabamız bu çakramızın olumlu olarak çalışmasına önemli ölçüde katkıda bulunacaktır

KALP ÇAKRASI:
Kalp çakrasını en fazla etkileyen şey sevgi anlayışımız ve
diğer insanlarla sevgi alışverişimizdir
Sevgi kavramına bakış acımız yada sevgiyi yasama seklimiz
“eğer” yada “çünkü” türü bir anlayışsa kalp çakramiz önemli ölçüde bloke olacaktır “
leğer benim dediklerimi yaparsan seni severim” yada ” Seni seviyorum çünkü bana karsı çok hoşgörülüsün” tarzı bir sevgi turu kalp çakrasının olumlu olarak çalışmasına bir katkıda bulunmadığı gibi tam tersi bir etki yapacaktır Ancak “RAGMEN” türü bir sevgi anlayışı kalp çakrasina olumlu etki yapacaktır “Seni çok sinirli olmana rağmen seviyorum”, ” Seni beni anlamamana rağmen seviyorum” yaklaşımı kalp çakrası için en doğru sevgi turudur Evrensel olarak tüm insanların bir bütün olduğunu anlamak ve evrensel sevgi kavramı içinde yaşamak kalp çakrasının en önemli besinidir Affetmek de kalp çakrasının dengeli çalışması için oldukça önemli olan bir kavramdır Affetmeyi bilmek ve gerçekten affedebilmek insanin üzerindeki negatif enerji yükünü alan ve hatta hücrelerini bile yenileyen duygudur Başkalarını affetmek kadar kendimizi de affetmek çok önemlidir Geçmişteki hatalarımız, kendimizi yargıladığımız bazen de artık düşünmek istemediğimiz ancak içimize bir yerlere gömdüğümüz suçluluk duyguların sürekli içimizde taşımamız hastalıklara yol açan en önemli etkenlerden biridir Kalp çakrasının bağışıklık sistemiyle ilgili olduğunu düşünürsek kendimizi ve başkalarını sevgiyle affetmenin hastalıklara karsı direncimizi nasıl etkileyeceğini daha iyi anlayabiliriz Bencillik duygularından arınmanız ve kendimizi başka insanlarında yerine koyarak düşünebilmemiz kalp çakramızı olumlu olarak etkileyen bir diğer unsur olacaktır Karşılıksız sevgi hisleri, fedakârlık ve hoşgörülü olmak kalp çakrasının dengeli çalışması için çok önemlidir Ancak bu duyguları içten ve doğal yasamak, hissetmek gereklidir İnsanin kalbinden gelen sevi, merhamet, ilgi, anlayış, affetmek duyguları nasıl kalp çakrasının çalışmasına olumlu etki yapıyorsa kızgınlık, nefret, öfkeyi içinde saklama gibi duygularda kalp çakrasının çalışmasını olumsuz olarak etkiler ve bloke eder

BOĞAZ ÇAKRASI:
Boğaz çakrasını en fazla etkileyen düşünce biçimi dürüstlüktür Dürüstlük sadece doğru konuşma, yalan söylememe olarak algılanmamalıdır Elbette yalan söylemekten kaçınmak boğaz çakrasının dengeli çalışması için çok önemlidir Ancak kişinin kendine karsı dürüst olması da en az başkalarına karsı dürüst olması kadar önemlidir Gerçekten istediğimiz gibi bir hayat mı yasıyoruz? Bundan sonra ne yapmak istiyoruz? Kendimizi gerçekten bağışladık mı? gerçekten ona kızgın mıyız? Bu ve bunun gibi birçok soruya çoğu zaman cevaplar vermekten kaçınırız yada kendimizi kandırırız Belki yaşam koşullarımız istediğimiz gibi olmayabilir ve su anda bunu değiştirmek için elimizden birleyin gelmeyeceğine inanabiliriz ama bunu kabul etmek yerine ben hayatımdan memnunum, ne yapalım buda fena değil demek bize çok daha fazla zarar verecektir Oysa ben bu durumdan memnun değilim, aslında şunları istiyorum ve bundan sonra bu durumu değiştirmek için yaşamımda elimden geldiğince değişimler yapacağım seklinde bir düşünce boğaz çakramızın dengeli çalışması için çok önemli olacaktır Boğaz çakrasını olumsuz olarak etkileyen bir diğer düşünce biçimi gerçek düşüncelerimizi ve duygularımızı açıklamaktan kaçınmamızdır Bu kendimize verdiğimiz değerle ve özsaygımızla yakından ilişkilidir Hayır demeyi bilmemek, kimseyi kırmamak için herkese
iyi davranmaya çalışmak ve söylemek istediklerimizi içimize atmak boğaz çakramızın çalışma düzenine zarar veren diğer tutumlardır Boğaz çakrasını olumlu olarak etkileyen düşünce biçimde özsaygıyı, duygularını ve düşüncelerini ifade etmek konusundaki kararlılığı ve sosuyla iletişimlerimizdeki dengeyi gösterebiliriz

ALIN ÇAKRASI:
İçimizden bazen bir ses gelir ve bize hayır yanılıyorsun doğru olan bu değil der Ancak biz bu sesi bir an için duyar sonra aklimizin bize söylediğini yapmayı tercih ederiz Bu ses ciddiye alınmadıkça kısılır ve sonunda duyulamayacak kadar az çıkmaya baslar Bu ses bizim yüksek benliğimizin sesidir ve kendini ifade etme seklide sezgilerdir Yüksek benliğimiz bizimle sezgisel olarak konuşur ve oldukça kırılgandır Onu dinlememek yada anlamaya çalışmadan sadece mantığımıza güvenmek bir sure sonra susmasına neden olacaktır Alin Çakramız yüksek benliğimizle irtibatımızın sağlandığı ve sezgilerimizin kaynağının bulunduğu merkezdir Bu çakranın düzgün ve dengeli çalışması içimizden gelen bu sese kulak vermemiz ve ona güvenmemizle mümkün olacaktır Sezgilerimizi takip ettiğimiz ve onlara değer verdiğimiz surece yüksek benliğimizin sesi daha çok çıkar ve artik onunla bağlantı kurup istediğimiz cevabi almamız çok kolaylaşır Zihinsel olarak esnek olmak ve kalıpsal düşüncelerden kurtulmakta alin çakramizin dengeli çalışmasına önemli ölçüde yârdim edecektir Sadece maddeye dayalı bir yasam bicimi ve ruhsal yasamı reddetme alın çakramızı bloke ederken ruhsal olarak da bizi besleyecek ve geliştirecek faaliyetlerde bulunmamız alın çakramızın olumlu olarak çalışmasına katkıda bulunacaktır

TEPE ÇAKRASI:
Kendimizi evrenin merkezinde görmemiz ve evrene sadece kendi bakış acımızdan anlamlar yüklememiz tepe çakramızın dengeli çalışmasına önemli ölçüde engel olacaktır Bir Yaratıcı inancı ve Yaradan’a teslimiyet düşüncesiyle sorunlarımızı sıkıntılarımızı üzerimizde taşımamız yerine Yaradan’a havale etmemiz tepe çakramızın dengeli ve düzenli çalışmasını sağlayacaktır Evrensel enerjiyi aldığımız yer olan tepe çakrayı yaşamımızdaki dengelerle de ilgilidir Yaşamımız belli sınırlarla kapatmamız ve gerçek potansiyelimizin farkında olmamamız bu çakrada çeşitli sorunların çıkmasının başka bir nedenidir Yasama acık, canlı ve en önemlisi umudunu asla kaybetmeyen bir bilinçle hayatimizi idame ettirmemiz bize yepyeni pozitif enerjiler verecek ve tepe çakramızın ve ona bağlı olarak diğer çakralarımızın da dengeli çalışmasına yârdim edecektir Umut kavramı tepe çakra için oldukça önemlidir
Her zaman umudunu içinde taşıyan ve canlı tutan insanların tepe çakraların çok daha sağlıklı çalışmaktadır Artık hersey bitti hiç umut yok seklinde bir düşünce kalıbına sıkışan ve bunu kalbiyle de onaylayan bir insanin tepe çakrası bloke olur ve bu blokaj tüm çakralara olumsuz yansıyarak o kişinin evrensel yasam enerjisi ile arasındaki bağları zayıflatır Bu durum uzun bir sure devam ederse kişi için artık
gerçekten hiç umut kalmaz Ölümcül hastalıkları yenen yada onlara yenilen insanların arasındaki en önemli fark da budur Biri umudunu asla kaybetmezken diğeri kaybetmiş ve hastalığına yenilmiştir
Evreni bir bütün olarak görmek ve kendimizin de bu bütünün çok değerli bir parçası olduğunu bilmek tepe çakranın dengeli çalışması acısında çok önemli olacaktır
Her birimiz evrende tekiz ve çok önemliyiz
Ancak evrendeki diğer tüm canlılarda bizim gibi tek ve çok önemli Kendi değerimizin algılanmasını istiyorsak önce başka canlıların değerini algılamalı ve onları takdir etmeliyiz
Yaşamda bir amaç sahibi olmamız ve amacımızın sadece bizi yada
ailemizi değil tüm insanlığın faydasını içermesi de bu çakranın çalışma şekli açısından çok önemlidir
Bencil ve diğer insanlar için zararlı olabilecek amaç yada eylemler bu çakranın çalışma dengesine önemli ölçüde zarar verirken evrensel sevgiye dayalı,
herkesin iyiliği gözetilerek tasarlanmış amaçlar yada eylemler tepe çakrasının çalışmasına olumlu olarak etki yapacaktır

Chakra El Kitabı
S Sharamon, B J Baginski

Evin hizmetcisi evin hanimindan maasina zam ister

41815_147563918596647_6248_n[1]

Evin hizmetcisi evin hanimindan maasina zam ister. Evin hanimi sebebini sorar.
– 3 sebebim var:.. 1.si ben sizden daha iyi ütü yapiyorum.. Evin hanimi kizarak:
– Sana bunu kim söyledi?
– Beyiniz.
– 2. sebeb ne?
– Ben sizden daha iyi yemek pisiriyorum.. Evin hanimi daha da kizarak ;..
– Olamaz senin benden daha iyi pisirdigini kim söyliyebilir?
– Beyiniz, Evin hanimi patlarcasina sorar
– 3. sebeb neymis?
– Ben sizden daha iyi öpüyormusum, Evin hanimi köpürerek
– Bunu da mi kocam söyledi?
– Hayir… Bunu bahçivan söyledi. Ve böylece hizmetçi istedigi tüm maas artislarini alir.

Eş Arayana Yardım Vazifemiz:)

10389010_10203604198841220_5629722819585722444_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Eş Arayana Yardım Vazifemiz:)

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »