Bazen aklın sesini kısıp, kalbin sesini açmak gerekir…

 

Bazen aklın sesini kısıp, kalbin sesini açmak gerekir…
Burcu Kara

İhtiyacı Olan İnsanlar” – İlginç Bir Kampanya

 

 

Çek Cumhuriyeti’nde başlatılan bu kampanya, oldukça ilginç, biz de paylaşmak istedik. Afrika’daki insanların temel ihtiyaçları için gereken paranın, birçok insanın lüks için harcadığı paraların yanında ne kadar küçük kaldığını, kışkırtıcı bir şekilde gösteriyorlar. Afrika yerlileri, tıpkı “modern” Dünya’nın modelleri gibi pozlar veriyor ve çeşitli nesnelerin (çanta, losyon, güneş gözlüğü gibi) fiyatları yazıyor. Hemen altlarında ise, bu insanların hayatta kalmaları için gereken temel ihtiyaçların kabaca karşılığı yazıyor. Bu ihtiyaçlar arasında, temel ev ihtiyaçları, 50 litre temiz su ve hatta suya erişim imkanı, 1 haftalık yemek gibi gereklilikler yer alıyor. Bunların her birinin fiyatı, modern hayatın lükslerine nazaran çok ama çok daha ucuz…

kaynak: soran adam

Yiyerek zayıflamak gibisi yok! O yüzden sizler için yedikçe zayıflatan yiyecekleri derledik.

 

Yedikçe zayıflatıyor!

Yiyerek zayıflamak gibisi yok! O yüzden sizler için yedikçe zayıflatan yiyecekleri derledik.

Makarna
Makarnanın şişmanlatmadığı artık bilinen bir şey. Özellikle kepekli makarna türleri uzun süre tok tutuyor. Fakat makarnanıza sos, yağ, krema gibi yan besinler eklemeyin! Çünkü asıl şişmanlatan onlar.

Bulgur pilavı
Tıka basa doyana kadar değil de normal bir porsiyon boyutunda yiyeceğiniz bulgur pilavı hem uzun süre tok tutar hem de kilo aldırmaz. Yanında yoğurt ya da ayran tüketebilirsiniz.

Yoğurt
Kalori bakımından masum sayılabilecek bir besin yoğurt. Üstelik uzun süre tok tutuyor. Günün her öğününde tüketebilirsiniz. Ayrıca içinde salatalık ya da baharatlar katarak tatlandırmak da mümkün.

Elma
Bol sulu, taze bir elma hem günlük şeker ihtiyacını karşılıyor hem de taze hissetmemize yardımcı oluyor. Tok tutması da cabası.

Patates
Patates, uzun süre tok tutan ve kilo aldırmayan besinlerden biri. Direkt kızarmış patatesi düşünenleri uyaralım. Haşlanmış ya da fırınlanmış patatesten bahsediyoruz. Patatesinize yeşillikler katarak tüketebilirsiniz.

Ve Tanrı Adem’le Havva’yı Yarattı…

 

Tanrı Adem’le Havva’yı yaratalı birkaç saat olmuştu ve ikisi üzerindeki son rötuşları yapıyordu. Elinde sadece monte edilecek 2 parça daha kalmıştı. Bunlari hangisine takacagi konusunda kararsızdı.
Sonunda onlara sormaya karar verdi.
– Elimde 2 parça daha var, dedi. Bunları da sizlere monte edeceğim. Bunlardan biri ayakta işemeye imkan veriyor.. digeri……..’
Havva daha ses çıkaramadan Adem büyük bir coşkuyla hemen atıldı:
– ‘Ben, ben!! Bana ver onu. Çok eglenceli olacak. Onunla ayakta işeyebilecegim. N’olur bana ver onu.’
Adem’in ısrarları ve çocuklar gibi zıplayıp durmasına fazla dayanamayan Tanrı, o parçayı Adem’e monte etti. Adem sevinçten çılgına dönmüştü. Hemen etrafta kosturup her yere çisini yapmaya başladı. Bir kayayı ıslattı. Zig zaglar çiziyor, kuma adını yazıyor, sonra da ilerideki bir taşı vurmaya
çalışıyordu yeni oyuncağıyla.
Durumu gören Havva üzgün üzgün:
– ‘Tanrım bana takacağın parça nedir ? diye sordu
Tanrı Adem’e bakıp iç geçirerek cevap verdi :
– Beyin kızım ! …. Beyin .

Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar

41815_147563918596647_6248_n[1]
Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Fakat Doktor, bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve italya’ya gitmesini ve çocuk doğana kadar orada kalmasını ister.
Hemşire, “Bebeğin doğduğunu sana nasıl haber vereceğim? ” diye sorar.
Doktor da; “Bana hemen bir kart gönder ve arkasına “spagetti” diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok” der.
Hemşire parayı alır ve uçağa binip italyaya gider. Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora;
“Sevgilim, bugün postadan senin adına italya’dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Fakat ne anlama geldiğini anlayamadım…” der.
“Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım” der doktor ve telefonu kapatır.
O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahelelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra acildeki doktorlar adamın elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu kartı alır ve okurlar…
“Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti….ikisi; sosisli, ikisi; sade..

Kızdığınız Kişiyle Zihninizi Meşgul Ederseniz Ne Olur?

Kalça eriten çay karışımı

Kalça eriten çay karışımı

Bahar ayları diyet aylarıdır. Siz de kalça bölgenizdeki yağlardan kurtulmak istiyorsanız kalça eriten çay tarifini mutlaka denemelisiniz.

Malzemeler:

Eşit miktarlarda;
Kuşburnu
Sinameki
Papatya
Rezene
Funda yaprağı
Papatya

Yapılışı:

Malzemeleri bir demlik içerisinde kaynak olmayan su ekleyerek bir müddet demleyin. Her Sabah bir bardak içebilirsiniz. Bu karışımın içerisinde bulunan bitkiler kalça bölgesindeki yağların erimesine yardımcı olacaktır. Ayrıca selülite karşı da oldukça etkili bitkilerdir.

Çayın etkili olabilmesi için mutlaka egzersiz yapmalısınız. Özellikle basen ve kalça bölgenize odaklanacak egzersizler deneyebilirsiniz.

Rahatsız Etmiyorumdur Umarım…

11021241_984771694881513_1256817732131574421_n[1]

Saatlerce Seni Seyredebilirim…

11044540_984774444881238_7513606542871520175_o[1]

Çeşitli Durumlarda Elde Edilen Gözyaşlarının Mikroskop Görüntüsü…

11042985_653547438084399_6834714592566968435_n[1]

Aman Terkedersen Terket Be…

11036673_794640743904993_1770138251685782085_n[1]

İLİŞKİLERDE SEÇİMLERİMİZ

Doç. Dr. Şafak Nakajima

Huzur, coşku, şükran, cesaret, umut, neşe, heyecan ve aşk…

Hepimizin aradığı, bulunca yitirmek istemediği olumlu duygular onlar…

Ama güçleri sandığımız kadar fazla değil!

Beynimizin, bizi tehlikelerden korumak için programlanmış doğası gereği, olumsuz duyguları daha kolay, daha sık ve daha güçlü hissediyor, onları aklımızdan daha zor uzaklaştırıyoruz!

Duygularımızın çok önemli bir kaynağı, ilişkilerimiz!

Washington Üniversitesi akademisyenlerinden John Gottman, ilişkilerde olumsuz tek bir duygu oluşturan iletişimi, ancak beş olumlu iletişimin etkisizleştirebileceğini, bu oranın altına düşen ilişkilerde, başarı şansının çok az olduğunu söylüyor.

Yani, sevgi ifadesi, yardım, övgü, ilgi, güler yüz gibi olumlu duygulara yol açan beş davranış, bir kötü söz veya bakışın hasarını ancak onarabiliyor.

Gerek özel, gerek sosyal yaşantımızda beraber olduğumuz insanların yapıları, duygu dünyamızın sağlığını derinden etkiliyor.

Bu insanların bazılarını seçme şansımız var, bazılarını ise yok!

Seçme şansımızın olduğu yerlerde doğru seçimler yapmak, olmadığı yerlerde ise, kendimizi olumsuz duyguların etkisinden korumak için, insanların kabaca iki gruba ayrılabileceğini bilmemizde yarar var!

Birinci gruptakiler, yaşama olumlu bakan, enerjik, coşkulu, heyecanlı, kendi yolunu çizebilen, çözüm odaklı, paylaşımcı insanlar.

Onların yanında gülümsüyor, neşeleniyor, heyecan duyuyoruz.

Enerjimiz artıyor!

Hissettiğimiz diğer duygular arasında şunlar da var:

• Kabul görmek,
• Yargılanmamak,
• Sevilmek
• Değerli olmak
• Güven
• Cesaret
• Olumlu yönde motivasyon
• Sorunların çözülebileceğine dair inanç.

İkinci grubu tanımlayacak en özgün sözcük ise: yakınma!

Yaşamdan, kendilerinden, başkalarından, herkesten ve her şeyden yakınan insanların olumsuz duygular yaratmalarının nedeni, yakınmayı ve suçlamayı bir yaşam tarzı haline getirip, çözüm için çaba sarf etmiyor olmaları.

Bitmeyen bir yakınma ve atalet silsilesi…

Onların yanında, iyiye olan inancımızın ve güvenimizin yittiğini, bir anda bütün yaşam enerjimizin buharlaştığını hissediyoruz!

İçimizde beliren derin ve karanlık bir boşlukla, öylece kalakalıyoruz, adeta!

Onlarla beraberken hissettiğimiz diğer bazı duygularsa şunlar:

• Karamsarlık
• Kaygı
• Anlamsızlık
• Suçluluk
• Şüphe
• Dışlanmışlık
• Umutsuzluk
• Çaresizlik

Şimdi bir an durup düşünün!

Hayatınızdaki önemli insan ya da insanların yanında nasıl hissediyorsunuz?

Yüzü güneşe bakan güler yüzlü bir çiçek gibi mi, yoksa yere düşmeye hazır solgun bir yaprak mı?

Sevgili solgun yaprakların dikkatine:

Eş, dost, sevgili seçimlerinizi, birinci gruptan yana kullanın!

Olumsuz gruba dâhil olanları, olabildiğince ayıklayın!

Bu seçim imkânsız olduğundaysa, onlarla aranıza, kendinizi koruyacak sağlıklı sınırlar çizerek, yüzünüzü yavaş yavaş güneşe döndürün!

Böylece, tek bir olumsuz duygunun yıkıcı etkisini gidermek için ihtiyacınız olan birçok olumlu duygu kotasını da, daha kolay doldururmuş olursunuz!

Bahar Temizliği…

 

Yazmayan kalemleri.
Sayfası bitmiş defterleri.
Kulpu kırık fincanları.
‘Zayıflayınca giyerim’ kotunu.
Son 5 aydır giymediğiniz kıyafetleri.
Arka balkona tıkıştırdığınız,
bir gün yüzünü yenilerim pırıl pırıl olur
dediğiniz o sandalyeyi.
Dibi kararmış tencereyi.
Taşındığınız hangi evden kaldığı,
hangi kapıyı açtığı artık meçhul olan o anahtarları.
Sırf genç ve güzel çıkmışsınız diye yanınızda
o hiç sevmediğiniz tiple poz verdiğiniz fotoğrafı.
Çekmecenin dibindeki müzik kasetlerini
(kaset mi kaldı allah aşkına)
Atın.
Ohh bir ferahlayın bakalım. Tamam mı?
Şimdi ihtimalleri atın.
‘Olacaktı, son anda olmadı’ları atın, olmamış işte.
Takılıp kaldığınız o günü.
Düşünüp durduğunuz o lafı.
Atın.
Küstüğünüz için uzun zamandır
görmediklerinizin aklınızda kalan son görüntüsünü.
Alındıklarınızın, gücendiklerinizin hiç umurunda olmayan
o ‘olayı’
Atın.
O hiç beceremediğiniz yemeğin tarifini
Kestiğiniz eski gazete küpürünü
İçinizi kemiren o ukteyi
Atın.
Zamanı gelince yiyeceğiniz soğuk
intikam yemeğini de dökün.
Soğuk yemeğin hiç tadı olmaz,
dışarıdan bir döner söyleyin daha iyi.
Buzdolabının üzerindeki diyet listesini
(faturaların altında duruyor)
Depodaki koşu bandını.
Atın.
Cevabı olmayan soruları
Kaçırdığınız fırsatları
Atıldığınız işleri
Beceremediğiniz ilişkileri
Kişisel gelişim kitaplarını
Atın.
Arkanızdan konuşanları.
Önünüzü kapayanları.
Alamadığınız terfiyi
Oturamadığınız evi
‘Şimdiki aklım olsa’ları
Aldığınız en kötü karneyi.
Hatta en iyi karneyi.
Çalışmayan saatleri.
İşe yaramayan fikirleri.
Kaçan trenleri.
Zamansız yaşlandıran dertleri.
‘O gün’ olanları.
Halının altına süpürdüklerinizi.
Dolabın dibine iteklediklerinizi.
Atın.
Bakın, ne güzel güneş çıktı.

Banu Kiremitçi Bozkurt

82 yaşındaki Betûl Mardin’den kadınlara öğütler…

1. Her sabah spor yapacaksın. Günaşırı filan değil evladım, her sabah.

2. Hep çalışacaksın. Üreteceksin. Beynin meşgul olacak, hep koşturman gereken işler olacak.

3. Günceli takip edeceksin. Haber izle, dergi, kitap, gazete oku. Gündemi yakala. Her konuda kendini update et. Yeni çıkan kitapları da bil, yeni açılan lokantaları da, bu sene moda olan renkleri de.

4. Evlilik ise şart değil, kafanı takma. Gerekli de değil. Hatta şöyle söyleyeyim: One problem less! (Bir problem eksik!)

5. Çocuk meselesine gelince… Ha işte, burada akan sular duruyor. Yapabiliyorsan yap. Birini bu kadar çok sevmek, onun sorumluluğunu taşımak sadece onu değil, seni de mutlu eder. Doğurmayacaksan, evlat edin. O zaman da senin çocuğun değişen bir şey yok. Evlat edinmeyeceksen de, manevi çocuğun olsun, birini okut, geleceğini şekillendirmesine yardımcı ol.

6. Günde bir kere et ye. Mutlaka her öğün sebze ve meyve ye. Kusura bakma, ben tatlı severim. Tatlıdan uzak dur diyemeyeceğim!

7. Ölümden sonra yaşamak istiyorsan, günlük tut. O küçük notlar, hem kendi hayatının tanıklığı, hem de yarına kalan bir bilgi kaynağı. Mesele benim babam, hiç üşünmeden 60 sene boyunca her gün Ece Ajanda’sına o gün olanları yazmış. Hâlâ açıp okuyorum ve çok faydalanıyorum.

8. Olumlu olacaksın.

9. Bazı şeyleri kabul edeceksin. Bütün kadınların seni sevmesine imkân yok! Demek ki bazı kadınlara dikkat edeceksin.

10. Erkeklere gelince, aynı anda birkaçını sevmeyeceksin. Ama onların böyle bir yeteneği olduğunu bileceksin

Dalai Lama’nın Yaşam İçin 18 Kuralı

 

1) Unutmayın ki büyük aşklar ve büyük başarılar, büyük riskler taşırlar.

2) Kaybetseniz bile kaybınızdan ders çıkarmayı bilin.

3) 3 S‘yi aklınızdan çıkarmayın: Saygı, kendiniz için… Saygı, diğerleri için… Sorumluluk, yaptığınız her şey için..

4) Unutmayın ki bazen istediğinizi alamamanız aslında sizin için büyük bir şans olacaktır.

5) Kuralları öğrenin, böylece onları daha kolay ve etkili bir biçimde çiğneyebilirsiniz!

6) Küçük bir anlaşmazlığın iyi bir arkadaşlığa zarar vermesine izin vermeyin.

7) Bir yanlış yaptığınızda, gecikmeden bu yanlışınızı düzeltecek adımlar atın.

8) Her gün yalnız başınıza biraz zaman geçirin.

9) Değişime kollarınızı açın, ama elinizdekileri kaybetmemeye dikkat edin

10) Sessizliğin bazen en iyi cevap olduğunu unutmayın.

11) İyi ve onurlu bir yaşam sürmeye çalışın. Böylece, yaşlandığınızda geçmişinize bakar ve yaşadıklarınızdan tekrar tekrar keyif alırsınız.

12) Evinizdeki sevgi dolu atmosfer hayatınızın temelidir.

13) Sevdiklerinizle anlaşmazlığa düştüğünüzde sadece o anı çözmeye çalışın, eski olayları gün yüzüne çıkarmayın.

14) Bilginizi, bildiklerinizi paylaşın. Bu, ölümsüzlüğe giden bir yoldur.

15) Dünyaya karşı nazik olun.

16) Senede bir kere, daha önce hiç gitmediğiniz bir yere gidin.

17) En iyi ilişkinin, birbirinize ihtiyacınızdan daha çok değer verdiğiniz ve sevgi gösterdiğiniz ilişki olduğunu unutmayın.

18) Başarınızın değerini, onu elde etmek için neleri feda ettiğinizle ölçün.