Dirseklerin Ne Güzel…

11059837_780666788681747_3585259770765092301_n[1]

Eşekçik… Günün Fotosu… 12/03/2015

604038_493528377345028_73550625_n[1]

Testi Yapın Ve Doğruluğuna Hayran Kalın…

 

muze_kisilik_testi[1]

Müzedesiniz…

Bir resmin önünde, elleriniz arkanızda kenetlenmiş duruyorsunuz.

Hayran hayran resme bakarken yanınıza hiç tanımadığınız biri geliyor ve size bir şey söylüyor. Yabancı, aşağıdakilerden hangisini söylüyor?

A. Çok güzel bir resim değil mi?
B. Bu resim hakkında ne düşünüyorsunuz?
C. Özür dilerim, saatiniz kaç?
D. Biliyor musunuz, ben de bir ressamım!

(Değerlendirme aşağıdadır)

Bir yabancı aniden sizinle konuştuğu zaman, korku ve beklenti karmaşası yaşanır. Bu hayali senaryoda yabancının konuştukları, aslında sizin yabancılarla karşılaştığınızda nasıl tepki verdiğinizi gösterir. Cevabınızsa, birisiyle ilk karşılaştığınızda bıraktığınız etkinin nasıl olduğunu açıklar:

A. Çok güzel bir resim değil mi: Arkadaş canlısı ve olumlu karakteriniz, karşılaştığınız hemen herkeste harika bir ilk izlenim bırakıyor. Tek düşünmeniz gereken insanların sizi ilk başta ciddiye almaması olabilir.

B. Bu resim hakkında ne düşünüyorsunuz: Herhangi bir taahhütte bulunmadan önce, karşınızdaki insanın huyunu suyunu iyice bilmek isteyenlerdensiniz. İnsanlar bunu seziyorlar. Bu da size olan davranışlarını etkiliyor. Bu kadar temkinli olmanın tek dezavantajı, başkalarının kurallarına göre yaşamak zorunda kalabilirsiniz.

C. Özür dilerim, saatiniz kaç: Dünyada yaşayanların yarısı için tamamen ‘normal’siniz ama diğer yarısı sizin biraz garip olduğunuzu düşünüyor! İlk yarattığınız izlenim, kendi dünyasında, kendi kurallarına göre yaşayan biri olduğunuz. Başkalarının ne düşündüğüne ya da ne hissettiğine fazla önem vermiyorsunuz.

D. Biliyor musunuz, ben de bir ressamım: Biriyle ilk kez karşılaştığınızda fazla hevesli davranıyorsunuz. Beğenilmek için gereksiz çaba sarf ediyorsunuz. Bu arada ne kadar çok uğraşırsanız, o kadar batıyorsunuz. Başkalarının hakkınızda neler düşündüğüne bu kadar takmayın. Eğer biraz rahatlar ve doğallaşırsanız sizi daha çok severler.

kaynak: fw mail

Limonlu su içmek için 8 neden

10426253_855192061210821_3308281959643586323_n[1]
Her gün mutlaka bir bardak limonlu suyunuzu için.

1. Cildinizi temizler
Su içmek kendi başına vücudunuzu toksinlerden arındırır ama içine C vitamini eklendiğinde kanınızdaki toksinleri de temizlenir ve cildiniz kızarıklıklardan ve ince çizgilerden kurtulur.

2. Ph seviyenizi düzenler
Ph seviyenizi düzenlemek sizi pek çok hastalığa karşı korur.

3. İmmün sisteminizi güçlendirir
Limonun içindeki potasyum kan basıncını düzenler, beyni uyarır ve soğuk algınlığı ile savaşır.

4. Kilo vermenizi sağlar
Limonlu su içmek yemek aşermenizin önüne geçer, metabolizmanızı güçlendirir ve şişkinliğinizi atmanızı sağlar.

5. Akşamdan kalmalığınızı yok eder
Limonlu su midenizi sakinleştirir ve antiseptik işlevi görerek detoks yapmanızı sağlar.

6. Nefesi tazeler
Limonlu su, sigara, baharatlı yemek ya da alkolden dolayı kötü kokan nefesinizi tazeler.

7. Beynin ve sinir sistemininin daha hızlı çalışmasını sağlar
İçeriğindeki potasyum sayesinde depresyonunuzdan kurtulmanızı, unutkanlığınızı atmanızı ve beyin sisinin ortadan kalkmasını sağlar.

8. Solunum problemlerinize yardımcı olur
Eğer solunum yollarınızda probleminiz varsa, limonlu su sizin için ideal içecektir! Limon, antibakteriyel özelliği sayesinde göğüs enfeksiyonlarınızdan kurtulmanızı ve öksürüklerinizin rahatlamasını sağlar.

Sevdiklerinizi bilgilendirmek için PAYLAŞINIZ

TERSTEN YAŞAM

10523201_855216177875076_1174575257231608218_n[1]
Yaşamın en tatsız tarafı sona eriş şeklidir.
Şüphesiz ki yaşamı tersten yaşamak daha güzel hatta mükemmel olurdu.
Nasıl mı ?
Cami’de uyanıyorsunuz. Bir tahta sandık içersinde, herkes karşınızda saf durmuş, iyiliginize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmiş vaziyette.
Tabuttan dogruluyorsunuz, yaşlı, olgun ve ağırbaşlı olarak.
Herkes etrafınızda büyük bir itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazır.
Arabanıza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Doğar doğmaz devlet size maaş bağlıyor, aylık veya üç ayda bir maaşınızı alıyorsunuz. Ne güzel , hazır maaş , hazır ev…
Altmışlı yaşlara kadar herşey garanti, huzur içinde yaşıyorsunuz.
Sağlığınız gittikçe düzeliyor
Kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.
Bir gün çalışmak istiyorsunuz ve işe ilk başladığınız gün size hoş geldin hediyesi olarak bir plaket ve altın kol saati veriyor patronunuz..
Ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak işe başlıyorsunuz.
Herkes karşınızda elpençe divan…
Vücudunuzda da bazı hoşa giden hareketler de başlıyor, gittikçe zayıflıyor forma giriyorsunuz
Diğer hormonal aktiviteler artıyor , fevkalade….. Aman ne güzel günler başlıyor…
Derken bir gün patron size artık Üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor.
Bu arada Babanız ortaya çıkmış, “fazla çalıştın” diyor “artık eve dön, işi bırak, okumaya başla, harçlığın benden olsun…”
Keyfe bakar mısınız ?
Okuduğunuz dersler gittikçe kolaylaşıyor. Ekmek elden su gölden bir dönem başlıyor.
Partiler, Diskotekler, Kızların sayısı artıyor. Derken Anne ve Babanız sizi götürüp getirmeye başlıyor. Araba kullanma derdi de yok artık…
Günün birinde sizi okuldan da alıyorlar, “evde otur, keyfine bak oyuncaklarınla oyna” diyorlar…
Mamanız ağzınıza veriliyor, zaman zaman altınızı bile temizliyorlar , hatta bu durum alışkanlık yaratıyor ve hiç tuvalet kullanmamaya başlıyorsunuz.
Derken anneniz bir gün size süt verme kararını alıyor ve başka bir keyifli dönem başlıyor.
Mama artık her yerde, her an ve en taze şeklinde hazır.
Bir gün karanlık ilik ve sıcak bir ortama giriyorsunuz.
Beslenmek için ağzınızı açmaya dahi gerek yok , bir kordondan besleniyor sıcacık yumuşacık gürültü ve patırtısız bir ortamda yaşıyorsunuz.
Küçülüyor, küçülüyor, ufacık bir hücre halini alıyorsunuz.
Nasıl ama ; İŞTE YAŞAMAK

alıntı

Eğer ‪#‎Para‬ Geldiği Gibi Gidiyorsa…

300720131026509248852_3[1]

Para kazanıyorum ama para elimden hızla gidiyor, değerlendiremiyorum diyorsanız size özel önerilerim;
Bilinçaltınızda para gelir ama hızla gider inancı olabilir.
Bunun dışında bilinçaltı düzeyde parayı sevmiyor ve kendinizden uzaklaştırıyor da olabilirsiniz.
Bazı insanlar bilinçsizce hayatlarından herşeyin tam olamayacağına inanırlar.
Para önemli değil, önemli olan sağlıklı olmak inancına sahiptirler.

Oysa bir insan aynı anda hem sağlıklı hem refah içinde hem de mutlu olabilir. Bu bilince ulaşmak paranızın birikmesi ve olumlu şekillerde paranızı değerlendirmeniz için çok önemlidir. ‘
‘Önerilen olumlama;
Para bana kolaylıkla geliyor ve paramın bir kısmını zevkle biriktiriyorum.”

Önerilen doğaltaş
Jasper taşı kök chakra ve toprak elementi ile ilgili bir taştır. Toprak elementi yatırım yapmak ve biriktirmek için gerekli enerjiyi veren bir elementtir.
Paranızı biriktirmek niyetini ederek üzerinize japser taşından bir takı takmanız bu konuda sizi destekleyecektir.
Diğer öneriler;
Size gelen parayı korumak için sembolik olarak tahta bir kutu alın. Kutunun içine biraz deniztuzu, biraz toprak biraz lavanta bitkisi koyun.
Burada tuz korunmayı, toprak stabiliteyi ve lavanta da yeni enerjileri simgeler.
Daha sonra bir kağıt parayı kutunun içine koyun, paranın miktarı önemli değildir ama kağıt para olsun.
İçinizden yada sesli olarak bana gelen paraların birikmesi ve çoğalmasına niyet ediyorum diyerek kutunuzun kapağını kapatın.
Kutunuzu evde kimsenin görmeyeceği bir yerde saklayabilirsin

Alıntı

Bir başka öneri de Access bilinçaltı temizliği seminerime katılın para dahil, yaşlanma, huzur, neşe, şifa, başkalarından aldığımız fikirler, yaşamımızın yeniden oluşturulması, kiloyla ilgili tüm bilinçaltı kayıtlarınızı temizleyin…

Anette İnselberg

 

 

Ben Seni Haketmek İçin Ne Yaptım Hanife?

10994599_10205108667949327_441921155052424122_n[1]

Yaşınız kaç olursa olsun iyileşmeden iyileştiremez, değişmeden değiştiremezsiniz.

11059657_10152868403167830_2107900996964433296_n[1]

 

 

Kişisel değişim kişisel gelişim….
Etrafınızda acıya bağlı mutsuz olmak için durmadan her şeyden şikayet eden kişileri çıkarabildiğiniz kadar çıkarabilmekle başlayın işe acı bağımlılığı sizi güne güne hasta edecektir bu anneniz babanız arkadaşlarınız akrabalarınız bu kim olursa olsun.
Hayatta her şeyi iyi tarafından görmek demek sizin aptal ya da Türk insanının tabiriyle saf olduğunuz anlamına gelmez özünüzde nasılsanız nasıl hafif hissediyorsanız öyle yaşayın başkalarına ağırlığınız vermeyin ya da onların ağırlığını dertlerini sıkıntılarını yüklenmeyin dinleyin ama ağlama duvarı olmayın.
Bir bakmışsınız başkalarının ağırlığı sizin en dibe çekmiş acı odaklı ve kurban psikolojisinin içinde buluvermişsiniz kendinizi.
Huzurlu bir hayatı çekmek kişinin kendi elindedir acıya odaklı ve her türlü olayı kötü tarafından görüp şikayete yatkın kişiler genellikle sizi duygusal baskı altına alarak kontrol edecek ve korku aşılayacaktır.
Kendi hayatınızı ve kararlarınızı kendiniz veremiyor ve sürekli desteklenmek ihtiyacına giriyorsanız öncelikle uzman bir pskiyatıra veya psikolağa görünün. Psikolog ya da pskiyatıra gitmek deli olduğunuz anlamına gelmez ayrıca delilik herkese göre değişir. Doğulunun ermiş dediği filazof ya da şairlere batı halkı şizofren ya da nevrotik ismini vermiştir.
Kişisel gelişim kitaplarını ve buna benzer uygulamaları daha sonraya bırakın çünkü kişiliğini bulamamış ve kendi içinde dengeyi kuramamış insan her türlü tehlikeye açık demektir.
Sağlıklı insan sağlıklı insan ilişkilerinde yatar insanlara yardım edeyim derken aşağı çekilmeyin ve gereksiz yere kendinizi yaralamayın.
Kişi istemedikçe kimse kimsenin farkındalığını ya da kişisel gelişimini arttıramaz.
Dünyaya sevgi ve güven ile bakabiliyorsanız bu en büyük kişisel gelişimdir.
Önce kendi bakış açınızı değiştirin sonrası zaten gelecektir.
Değişemiyorsanız mutlaka yardım alın.
En büyük değişim kendinizi tedavi etmekle başlar.
Yaşınız kaç olursa olsun iyileşmeden iyileştiremez, değişmeden değiştiremezsiniz.

Farkındalık üzerine notlar…
Sevgiyle Evrim Evrim

Foto by Evrim Evrim
Kıbrıstan İnsan Kareleri

95 Yaşında…
Bir Emekçi
Bakmayın hüzünlü durduğuna sevgi dolu bakışları insan kalbini feth etmekte …

Biz birbirimizi hiç başkalarının önünde zor

1505403_821885624494289_1465801172_n[1]

 

Evvel zaman içinde Memleketin birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış?
Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış.

“bu gençliğin sırrı nedir” diye.
İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya.

Ama sorular sık ve soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki.
Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca
herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine.
“Bu davette size sırrımı açıklayacağım” demiş.

Herkes merakla davete gelmiş.Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş.

Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş.

Herkes konu ne zaman açılacak diye merak ederken adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş.

“Hatun , şu kilerden bir karpuz getirirmisin bize sana zahmet!..”

Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş.

Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da :

” Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka
getirir misin bir zahmet” demiş.

Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş. Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş.

“Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir misin” demiş.
Başka istemiş?. Bu böylece dört sefer daha tekrarlanmış .

Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş?. Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedecik sormuş.

“Eeeee?. Arkadaşlar işte benim gençliğimin sırrı burada anladınız mı??” Herkes birbirinin yüzüne bakmış.Kimse bişey anlamamış..

“Aman dede demişler nerde? Anlamadık biz bu sırrı!”
Dedecik gülmüş.
“Efendiler” demiş
“O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti, tekti. Ben hanıma git de başka getir dedikçe o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu. Bir kere bile (aman be adam, delimisin nesin şu tek karpuzu ne
taşıtttırıyorsun bana defalarca.) demedi. Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi. İşte bütün bu gençliğimi hanımıma borçluyum.”

“Biz birbirimizi hiç başkalarının önünde zor
duruma düşürmeyiz. Aile içindeki hiçbir şeyi dışarıya yansıtmayız. Hep birbirimize destek olur, dert ortağı olur, yardım ederiz. Birbirimizle ilgili olan problemleri yine birbirimize anlatırız. İyi kötü her olayı da birlikte paylaşırız.”
demiş.

Hayatınız seçtiğiniz kadındır..

Zevkli bir kadına rastlarsanız,ZEVKİNİZ,

bilgili bir kadına rastlarsanız BİLGİNİZ,

zeki bir kadına rastlarsanız ZEKANIZ gelişir.

Hayat kat kattır.

Babil’in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.

Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır.

Hayatınız seçtiğiniz kadındır.

OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ !

CAN YÜCEL

Kelimelerle Oynayan Adam Feridun Düzağaç’tan 40 Güzel Söz

1. “Kardanadam güneşe aşık olmuş, bir sabah doğmuş güneş kara kışa, kardanadam mutlu yok olmuş”

“Kardanadam güneşe aşık olmuş, bir sabah doğmuş güneş kara kışa, kardanadam mutlu yok olmuş”

-Aşkın Önsözü Ayrılık

2. “Yorgun argın döndüm eve, bir soğuk duş aldım yokluğunun üstüne”

“Yorgun argın döndüm eve, bir soğuk duş aldım yokluğunun üstüne”

-Ardından

3. “Kimse kimsenin herşeyi olamaz-mış, di’li geçmişten tek yaramsın sen, sensiz kimse mi kimsesiz miyim bilmem, hiç bilmek istemem”

“Kimse kimsenin herşeyi olamaz-mış, di'li geçmişten tek yaramsın sen, sensiz kimse mi kimsesiz miyim bilmem, hiç bilmek istemem”

-Beni Bırakma

4. “Bir adada olalım mesela akşamüstü olsun zaman, durmuş olsun aşkımıza takılmış asık yüzlü yelkovan”

“Bir adada olalım mesela akşamüstü olsun zaman, durmuş olsun aşkımıza takılmış asık yüzlü yelkovan”

-Bir Aşk Masalı

5. “Şimdi belki mutlusundur diye ödüm kopuyor eyvah, bana acı acı hatıran lazım”

“Şimdi belki mutlusundur diye ödüm kopuyor eyvah, bana acı acı hatıran lazım”

-Hayat Neden Şekil Yapıyor

6. “Saatler mi yeter sana, hasretin akrep, yüzün yelkovan”

“Saatler mi yeter sana, hasretin akrep, yüzün yelkovan”
-Ansızın ve Nedensiz

7. “Sanki dünya yanı başımda başkalarına dönüyor da dönüyor, aklımda saydıkça teker teker sönüyor anlamamışlıklarım.”

“Sanki dünya yanı başımda başkalarına dönüyor da dönüyor, aklımda saydıkça teker teker sönüyor anlamamışlıklarım.”

-Belki Bir Gece

8. “Bugün kalan rujunla adını yazdım önce, aklımla vedalaştım, aynayla öpüştüm bugün”

“Bugün kalan rujunla adını yazdım önce, aklımla vedalaştım, aynayla öpüştüm bugün”

-Bugün

9. “Çölde suyun kokusu gibi ne çaresi, ne tarifi var. Çürük dişin sızısı gibi apansız, acımasız hatıralar”

“Çölde suyun kokusu gibi ne çaresi, ne tarifi var. Çürük dişin sızısı gibi apansız, acımasız hatıralar”
-Sana Deliriyorum

10. “Bana her gün sen, sevgililer dünü. Saatim hep ya sana vardır ya seni geçer”

“Bana her gün sen, sevgililer dünü. Saatim hep ya sana vardır ya seni geçer”

-Senin Yüzünden

11. “Kalbimde bir pişmanlık olma, tenimde sıradan bir anı… Yatağımdaki tükeniş olma, düşlerime kal…”

“Kalbimde bir pişmanlık olma, tenimde sıradan bir anı… Yatağımdaki tükeniş olma, düşlerime kal...”

-Düşlerime Kal

12. “Evimin bir odasında uyur mutsuzluk, oysa bende damla damla büyüyor uykusuzluk”

“Evimin bir odasında uyur mutsuzluk, oysa bende damla damla büyüyor uykusuzluk”

-Evimin Bir Odası

13. “Umudumda kal umurumda ol, sensiz anlamsızım, Sevgi…”

“Umudumda kal umurumda ol, sensiz anlamsızım, Sevgi...”

-Gölge

14. “Kelimeler şu an kocaman birer yalan, konuşursam seni yakar susarsam kendime katlanamam”

“Kelimeler şu an kocaman birer yalan, konuşursam seni yakar susarsam kendime katlanamam”

-Aşkın Önsözü Ayrılık

15. “Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü. Özlem aşkın mı acının mı öyküsü. Oysa ellerin benim en sevdiğim çiçeklerimdi. Yoksun artık gönül düşümün söğüdü eğildi.”

“Yağmurumu yakar yokluğunun türküsü. Özlem aşkın mı acının mı öyküsü. Oysa ellerin benim en sevdiğim çiçeklerimdi. Yoksun artık gönül düşümün söğüdü eğildi.”

-Oysa Ellerin

16. “Bana hüzün yapma bu gece gelemem. Bu gece bu kent benden tenha çekemem.”

“Bana hüzün yapma bu gece gelemem. Bu gece bu kent benden tenha çekemem.”

-Unut Beni

17. “Bir buse uğruna senin gül teninden, yarin yüzüne çiğ düşüremem”

“Bir buse uğruna senin gül teninden, yarin yüzüne çiğ düşüremem”

-Çiğ

18. “Birbirimize birkaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık, hep yanlış gidenlerin ardından yorulmasaydık. Sen ışığını arayan güzel günebakan, ben tozuna dumanına hasret bir enkaz”

“Birbirimize birkaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık, hep yanlış gidenlerin ardından yorulmasaydık. Sen ışığını arayan güzel günebakan, ben tozuna dumanına hasret bir enkaz”

-Alev Alev

19. “Madem her şey basit bi formül, mutluluğu söylesin bakalım neymiş kimya! Benim kimyam feci halde bozuldu; Anlamsız geliyor bana dünya”

“Madem her şey basit bi formül, mutluluğu söylesin bakalım neymiş kimya! Benim kimyam feci halde bozuldu; Anlamsız geliyor bana dünya”

-Boş Ders Şarkısı

20. “Bakışların gittiğin yerden uzak, yoksa gelirdim. Sensiz anlamsızlığımı anladım, dön vesaire demek için”

“Bakışların gittiğin yerden uzak, yoksa gelirdim. Sensiz anlamsızlığımı anladım, dön vesaire demek için”
-Cumartesi

21. “Bir yer bul otur önce, ama yaralarıma dikkat et. Gülüşlerim vardır elbet, önce gözyaşlarımı silmen gerekecek”

“Bir yer bul otur önce, ama yaralarıma dikkat et. Gülüşlerim vardır elbet, önce gözyaşlarımı silmen gerekecek”

-F.D.

22. “Bu gece dumanımda kaybolasım var, bu gece kendimi unutasım var. Kuş olup uçamayasım.. denize düşüp boğulasım var; Kendimden kurtulasım var.”

“Bu gece dumanımda kaybolasım var, bu gece kendimi unutasım var. Kuş olup uçamayasım.. denize düşüp boğulasım var; Kendimden kurtulasım var.”

-Gamlı Uçak

23. “Hiçbir şey diyen bir cümlenin ortasına terkedilmiş bir kelimeyim, Öznesiz, zamansız, zarfsız…Mektupsuz, adressiz…”

“Hiçbir şey diyen bir cümlenin ortasına terkedilmiş bir kelimeyim, Öznesiz, zamansız, zarfsız...Mektupsuz, adressiz…”

-Nadas

24. “Bir film şeridi gibi geçiyorum şimdi olmayanlarımın içinden, çok isteyince oluyordu hani! Söyle nerdesin hiç gelmeyen?”

“Bir film şeridi gibi geçiyorum şimdi olmayanlarımın içinden, çok isteyince oluyordu hani! Söyle nerdesin hiç gelmeyen?”

-Yalan

25. “Bana baktığın gibi aynaya bak, yağmuru sapladın içime tam kurumuş ölüyorken”

“Bana baktığın gibi aynaya bak, yağmuru sapladın içime tam kurumuş ölüyorken”

-Kurumuş Ölüyorken

26. “Martıların doymak bilmez çığlıkları, içimde durmak bilmeyen açlık: sen çığlıkları”

“Martıların doymak bilmez çığlıkları, içimde durmak bilmeyen açlık: sen çığlıkları”

Yeniköy

27. “Yağmurdan sonra toprak kokusu yüzün, dokunsam da özlesem de aynı hüzün… Aynı hüzün”

“Yağmurdan sonra toprak kokusu yüzün, dokunsam da özlesem de aynı hüzün... Aynı hüzün”

-Yüzün

28. “Ah bu seni sevmek bilmecesi gecelere dert oluyor, bazen evrenimi kaplayan bu koca gerçek bir anda bi hiç oluyor.”

“Ah bu seni sevmek bilmecesi gecelere dert oluyor, bazen evrenimi kaplayan bu koca gerçek bir anda bi hiç oluyor.”
-Belki Bir Gece

29. “Hızlı gittim genç öldüm tur bindirdim ömrüme, aradım durdum buldum kaçtım hep gönlüme göre. Zararın neresinden dönsem karşımda eski bir tanıdık, bazen sonsuz huzur bazen lanet olası bu”

“Hızlı gittim genç öldüm tur bindirdim ömrüme, aradım durdum buldum kaçtım hep gönlüme göre. Zararın neresinden dönsem karşımda eski bir tanıdık, bazen sonsuz huzur bazen lanet olası bu”
-Çok Geç

30. “Saçlarından bir yol inerdi ortasına ellerimin, şimdi bir akarsu misafir içimde gözlerimin”

“Saçlarından bir yol inerdi ortasına ellerimin, şimdi bir akarsu misafir içimde gözlerimin”
-Özledim

31. “Dokunduğum en sıcak Ağustos akşamısın, gezindiğim avare bir deniz kıyısı, en güzel mehtap sensin denize dost. Aradığım bulunmayan haykırdığım duyulmayan, sen asla dün olmayan bir yaşanmamış an”

“Dokunduğum en sıcak Ağustos akşamısın, gezindiğim avare bir deniz kıyısı, en güzel mehtap sensin denize dost. Aradığım bulunmayan haykırdığım duyulmayan, sen asla dün olmayan bir yaşanmamış an”

-Adı Sevda

32. “Zaman tükenince başlıyor pişmanlıklar. Mavisini çalan bu dünyanın kuşkular, maskeler yalnız şarkılarda düşüyor, gözlerim göremeyince sevgiyi üşüyor.”

“Zaman tükenince başlıyor pişmanlıklar. Mavisini çalan bu dünyanın kuşkular, maskeler yalnız şarkılarda düşüyor, gözlerim göremeyince sevgiyi üşüyor.”

-Paranoya

33. “Gözlerime yaslanıp uyusan, o aradığım hecedir, sesimi öpsen, şarkın olsam”

“Gözlerime yaslanıp uyusan, o aradığım hecedir, sesimi öpsen, şarkın olsam”

-Senin Şarkın

34. “Dört yanım hasret, unutulmuş bir ada gibiyim. Açıklarımda batmış yüzbinlerce gemi, limanım yorgun yastan”

“Dört yanım hasret, unutulmuş bir ada gibiyim. Açıklarımda batmış yüzbinlerce gemi, limanım yorgun yastan”

-Nadas

35. “Ben senin saçlarını, suçlar bakışlarını, geveze susuşlarını bile özledim”

“Ben senin saçlarını, suçlar bakışlarını, geveze susuşlarını bile özledim”

-Cumartesi

36. “Yüreğim geniş yollarım dar, bana biraz yalan söyle bu gece ihtiyacım var.”

“Yüreğim geniş yollarım dar, bana biraz yalan söyle bu gece ihtiyacım var.”
-Unut Beni

37. “Senden sonra kimi öptüysem senin yüzünden, güzel yüzünden”

“Senden sonra kimi öptüysem senin yüzünden, güzel yüzünden”

-Senin Yüzünden

38. “Sensiz elbette ölmem, ama inan kalbim kekeler, bir sokak köpeği yitik bakar gözlerim. Gözyaşlarım seni heceler”

“Sensiz elbette ölmem, ama inan kalbim kekeler, bir sokak köpeği yitik bakar gözlerim. Gözyaşlarım seni heceler”

-Son Yaprağı Düştü Güzün

39. “İçimden şehirler geçiyor, her durakta duruyor inmiyorsun. Seni en sıcak ben öperdim kim bilir? Ama sen bilmiyorsun.”

“İçimden şehirler geçiyor, her durakta duruyor inmiyorsun. Seni en sıcak ben öperdim kim bilir? Ama sen bilmiyorsun.”
-İçimden Şehirler Geçiyor

40. “Bir gün kabalık edersem, habersiz çekip gidersem, yalnızlığım sana emanet”

“Bir gün kabalık edersem, habersiz çekip gidersem, yalnızlığım sana emanet”

-Yalnızlığım Sana Emanet

Kaynak: Onedion

Soslu ızgara sebze Nefis Bir Tarif

10988275_1012056518808455_8455983320135254515_n[1]

Malzemeleri:

1 adet Patlıcan
1 adet Kabak,
2 adet Havuç
1 adet Kırmızı Biber
2 adet kırmızı soğan
1 yemek kaşığı Zeytinyağı
1 tatlı kaşığı Hardal
2 tatlı kaşığı Dereotu
1 çay kaşığı Taze kekik , yoksa kurusu
1 diş sarımsak ezilmiş,

Kabağı, patlıcanı, havucu, kırmızı soğanı dilimleyin. Kırmızı biberin çekirdeklerini çıkarıp dört parçaya ayırın.
Zeytinyağıyla sarmısakları karıştırın ve sebzelerle üzerine ve altına sürün, fırının ızgarasını da ısıtın. Isıtılmış ızgarada – sebzelerin pişme süreleri farklı olduğu için – sebzeleri ayrı ayrı ızgara yapın.

Kırmızı biberler piştikten sonra kabuklarının kolay çıkması için üstleri örtülerek bir müddet dinlendirin.

Biberlerin kabukları çıkarıldıktan sonra şeritler halinde kesin. Servis tabağına ızgara sebzeleri dizin, kırmızı biber şeritleri ve ince kıyılmış taze soğanla süsleyerek servis yapın.

Yoğurt, dereotu, soğanın yeşil kısmı, kekik, hardal ve sarmısağı birlikte karıştırarak sos haline getirin ve sebzelerle birlikte ikram edin.

Afiyet Olsun smile ifade simgesi

Dr. Gönül Ateşsaçan

Hangi Organımız neyi temsil eder ve Psikolojik Karşılığı nedir?

10956050_1012057502141690_3612149183921020077_n[1]

Ağız: Besinleri içine olan bu organ yeni fikirleri temsil eder.

Akciğer: Hayatı içine almayı temsil eder. Zatürre umutsuzluk ve hayattan yorgunluk halinde ortaya çıkar. Astım insanın kendini bastırılmış ve boğulmuş hissetmedir. Bireysel olarak kendini gösterememe halidir.

Ayak: Kendimiz, başkaları ve hayatla ilgili anlayışımızın yansımasıdır.

Bağırsak: Eskiyi, artık ihtiyaç duyulmayanı bırakmaktan korkmanın yansımasıdır.

Patates Faydalarıyla Şaşırtıyor…

 

Patates
Sofraların gözde besini patatesin, çok besleyici bir bitki olduğunu insanlık tarihi yazık ki geç öğrendi. Patatesi ilk kez İspanyollar Güney Amerikan yerlilerinden tanıdı. Daha sonra Drake adında bir korsan bitkiyi Avrupaya getirdi. Fransızlar önceleri, patatesi yalnızca çiçeklerinden yararlanmak için süs bitkisi olarak yetiştirdiler. Onal-tıncı Louis ve Marie Antoinette, balolarda, üstleri elmas dolu giysilerine patates çiçekleri takarlardı.

Çok Besleyici:
İçinde, su, karbonhidratlar, fosfor, demir, manganez, bakır, sodyum ve kalsiyum gibi madensel tuzlar, B, B bir, B altı, K, PP vitaminleri bulunan patates çok zengin bir besindir. İçinde çok sayıda madensel tuz ve vitamin bulunduğundan, organizmanın madensel tuz ve vitamin gereksinimini karşılar. Yapısında bulunan B vitamini bileşikleri sinir sistemini düzene sokar. Enerji verir, beden işçileri patates sayesinde daha az yorgunluk duyarlar.

Mideyi Onarır:
Milletçe, baharatlı, acılı ve ekşili yemeklere düşkün olduğumuzdan, çoğumuz mide rahatsızlıklarından yakınırız. Patates mide gazlannı giderir, mide gastritleri ve ülserlerine karşı ilaçtır. Safra kesesi ve karaciğerdeki yangıları iyileştirir. Şeker hastalarına dokunmaz. Basura iyi gelir.

Susatmaz:
Patatesin yapısında su bulunduğu için, aynı zamanda organizmanın su ihtiyacını da karşılar.

Kansere Karşı İlaçtır:
Avusturyalı doktor R.Bireuss 1950 yılından beri patatesi kansere karşı doğal ilaç olarak uyguluyor ve kanserli hastalarına patates kürleri yaptırıyor.

Cinsel Gücü Arttırır:
Yapısında fosfor bulunduğu için patates erkeğin cinsel gücünü arttırır. İtalyanlar patatese “Aşk yatağının kaloriferi” ismini verirler.

Kanı Zehirlerden Temizler:
Hava kirliliği, radyasyon, sanayi ve tanm ilaçlarının kimyasal artıklarına karşı kam zehirlerden temizler ve hücreleri yeniler.

Kadını Güzelleştirir:
Patateste bulunan manganez kadın cildinin dostudur. Bu değerli sebze yalnız yenerek değil, kremler ve masklar yoluyla da kadın tenini güzelleştirir, cilde gerginlik kazandırır.

Nasıl Alacaksınız?
1- Patatesin iki cinsi vardır. Birinci cinsin eti sarıdır. İkincisinin ise eti yeşile çalar. Eti yeşile çalan patates Avrupada hayvan yemi olarak kullanılır.
2- Makbul patates eti taze iken beyaz, bekletilmemiş iken san olan patatesdir.
3- Patatesin kabuğunu tırnağınızla kazıyın, kabuğu hafifçe kaldırın. İçi sarıysa düşünmeden satın alın. Hem lezzetli hem daha dayanıklıdır.

Patates çeşitleri

Patates pek çok çeşidi olan bir sebzedir. Patatesin lezzeti de yetiştiği toprak çeşidine, iklime ve bakım koşullarına bağlı olarak değişir.

İçerisindeki nişasta miktarına bağlı olarak bazı patatesler yemekler için bazıları da kızartmalar için uygundur. Nişasta miktarı düşük patatesler kolayca dağılmadığı için salatalarda ve fırın tariflerinde tercih edilir. Orta nişastalı patatesler tüm tariflerde kullanılabilir. Yüksek miktarda nişasta içerenler ise dokularının kuru olması sebebiyle fırınlanırken tercih edilir.
Nasıl Yiyeceksiniz?
1- Patatesi çok iyi yıkayın. Zira toprak altında yetişir, kirli ve mikroplu îularla haşır
2- Çok zengin bir besin deposudur, îcinde fosfor, demir, manganez ve bakır gibi
madensel tuzlar, karbonhidratlar ve B,B bir, B altı, K ve PP vitaminleri var. B altı vitamini ve B bir vitamini sıcağa karşı duyarlıdır. Ayrıca, vitamin ve madensel tuzların büyük bir kısmı patatesin kabuğunda toplanmıştır. İyice yıkadıktan sonra, bîr süre, içine sirke konmuş suda bekletirseniz bu değerli sebze tüm mikroplardan arınmış olur. işte o zaman onu kabuğuyla birlikte tüketmenizde büyük fayda vardır. Eskiler patatesi mangal, ocak ya da tandırlarda külün altına gömer, kabuğuyla birlikte yerlerdi.
3- Ancak günümüzde patatesi soyarak tüketmek adet olmuştur. Bu takdirde suyun içinde soyulmuş patatesi fazla bekletmeyin. Madensel tuzların bir kısmı eriyip suya karışır. Ayrıca K vitamini de ışığa ve oksijene karşı duyarlıdır.

Nasıl Saklıyacaksınız?
1- Patatesi loş yerlerde koruyun. Zira yapısında bulunan B bir ve K vitaminlerini yitirebilir.
2- Patatesin çeşitli kaliteleri var. En dayanıklısını şöyle anlayabilirsiniz. Bir kaç patatesi kaynayan suya atın ve suyun içine bir çorba kaşığı sirke koyun. Kaynama sırasında patatesler beyazsa dayanıklıdır. Rengi siyaha çalıyorsa dayanıksızdır. Eğer toptan almışsanız, bu tür dayanıksız patatesi bir an önce tüketmeye bakın, aksi takdirde filizlenir.

Patates Kızartması:
Her ev kadını hazırladığı patates kızartması için patatesi kendi alıştığı şekle göre keser. Kimi dilim dilim, kimi yuvarlak. Burada önemli olan kızartmanın lezzeti ve aynı yağın yeniden yemekler veya kızartmalar için kullanılabilmesidir. Yapacağınız şey şu:

1- Harlı ateş yağın en büyük düşmanıdır. Yapısını değiştirir, mideye zararlı hale getirir. Doğradığınız patatesleri çok kızgın bir yağ içine değil, normal yanmış yağın içine koyun. Yani yağ tavada cızırdayıp yanık kokusu çıkarmadan patatesleri içine atın.
2- Patatesler biraz kızarınca çıkarın. Büyücek bir tabağa alın. Birkaç dakika bekletin sonra yeniden yağa koyun. Bu sırada ince doğranmış bir diş sarımsak da eklerseniz kızartmanız daha lezzetli olur.

Yararlı Bilgiler:
1- Genellikle patates kızartırken bütün daireyi, hatta bütün apartmanı yağ kokusu kaplar. Bu kokuyu önlemek isterseniz tavanın içine bir dal maydanoz atın.
2- Patates kızartmasında kullandığınız yağı yeniden kullanmak istiyorsanız içine bir havucu rendeleyerek koyun ve onu böyle bekletin. Rendelenmiş havuç kızarmış bir yağın zararlarını ortadan kaldırır.
3- Patatesin bazı türleri pişerken siyahlaşır. Kar gibi beyaz olmasını istiyorsanız patatesi haşlarken ya da pişirirken tencereye bir çorba kaşığı sirke koyun. Sirkenin ekşimsi bir tat vereceği şeklinde bir endişeniz olmasın.
4- Patatesi bir iğneyle uzunlamasına bir kaç yerden delerseniz daha çabuk piştiğini göreceksiniz.
5- Gerek kızartmada, gerekse yemeklerde patatesin kolayca pişmesini istiyorsanız onu uzunlamasına kesin.

alıntı

Muhteşem ikililer

31483_341092652659164_2137358903_n[1]

Tamam, yediklerinize dikkat ediyorsunuz; ancak nasıl yediğiniz de bir o kadar önemli. Bazi gidalari birlikte yiyerek, elde edeceğiniz faydayi zirveye çikarabilmeniz mümkün. Spor Beslenme Uzmani Sencer Bulut, aldiğiniz besinlerin etkisinin basit takviyelerle nasil artirilabileceğinin sirrini veriyor.

Balık + Brokoli
Faydasi: Bu süper ikili kanseri serseme çevirebiliyor.
Bilimsel açiklama: Ton balığı, kanser savaşçısı bir enzim olan ‘tiyoredoksin redüktaz’ (TR-1) seviyesini artıran selenyum minerali içeriyor. Aynı şekilde, brokoli de TR-1’i ateşleyen bitkisel bir kimyasal olan sulforafan tedarikçisi. Bu iki besini birleştirip inceleyen ingiliz bilim adamları, ikilinin kanser hücrelerinin büyümesiyle savaşırken tek başına olduğundan 13 kez daha güçlü olduğunu gördüler. Bu yüzden etle birlikte düzenli olarak sebze de tüketin.

Kafein + Egzersiz
Faydasi: Günlük kahve tüketimi cildinizin koruyucusu olabiliyor.
Bilimsel açiklama: Kafein ve kardiyo işbirliği, hasar görmüş hücreleri kansere dönüşmeden önce kendi kendilerini imha etmeleri için tetikliyor. Ayrıca bu iki besin beraber yenildiğinde oluşan etki hızla artmaya devam ediyor ve yeni hasarlı hücrelerin oluşumu da engelleniyor. Siz de aynı etkileri yaşamak istiyorsanız, günlük antrenmanınızdan sonra 1-2 fincan kahve için.

Rezene + Sarimsak
Faydasi: Bu ekip, başka ilaç almanıza gerek kalmadan hastalıklarla savaşıyor.
Bilimsel açiklama: Hem sarımsak, hem de rezene kanseri önlemek için aktif bileşenler içeriyor. Üstelik kanseri farklı yollardan hedef aldıkları için birbirlerini de tamamlıyorlar. Rezenenin içindeki aktif bileşik anetol sarımsağın kokusunu nötralize etmeye yardım ediyor. Anetol, mikrobik çoğalmayı engelleyen ve kötü nefes kokusuna neden olan kükürdü temizleyen tükürüğün üretimini hızlandırıyor.

Yoğurt + Enginar
Faydasi: Bağışıklık sisteminizin gücüne güç katabilirsiniz.
Bilimsel açiklama: Yoğurdun kalsiyum açısından çok zengin olduğunu zaten biliyoruz. Ayrıca yoğurt bağışıklık sistemini güçlü kılan canlı bakteriler de içeriyor. Enginarın içerdiği, sindirilemeyen bir karbonhidrat olan inulin, sağlıklı bakterilerin büyümesini destekler ve bağırsakların kalsiyum emilim gücünü de artırır. Beraber tüketildiğinde ise daha fazla kalsiyum emilimi ve bağışıklık sistemine destek sağlanır.

Ispanak + Zeytinyaği
Faydasi: Kanser ve Alzheimer hastalıklarına karşı koruma sağlayabilirsiniz.
Bilimsel açiklama: Yeşil yapraklı bitkiler karotenoid açısından zengindir. Böylece kanser ve Alzheimer için koruma sağlarlar. Ancak, bu gıdalar yağsız tüketildikleri zaman, karotenoidin emilimi sıfıra iner. Sağlıklı bir yağ olarak kabul edilen zeytinyağı ile birleştirildiğinde ise istenilen karotenoid seviyesine ulaşılabiliyor.

Fasulye + Domates
Faydasi: Bakır ve demir emilimini artırmak.
Bilimsel açiklama: Fasulye besin deposu olsa da içinde barındırdığı ‘fitik asit’ bakır ve demir gibi önemli minerallerin emilimini engelliyor. Bu minerallerin emilimini kolaylaştırmak için, fasulyeleri
C vitamini içeren gıdalarla birleştirmenizde fayda var. Zira C vitamini fitik asidin negatif etkilerini yok ediyor.

YAZI : SEDA ÖZDEMİR

4 AY İÇERİSİNDE KARACİĞERİ TEMİZLEMEK MÜMKÜN !!!

10956273_822215141178822_7630072689618415391_n[1]

En büyük organlardan biri olan karaciğerin, besinlerle birlikte alınan vitamin ve minerallerin emilmesi, vücuttaki zararlı maddelerin temizlenmesi gibi hayati görevleri bulunmaktadır.
Düzenli alkol kullanımı ve aşırı yağlı gıdaların tüketimi karaciğer yağlanması, hepatit ve siroz gibi karaciğer hastalıklarına yol açabilmektedir. Karaciğer sağlığında ilk adım, tüketilen gıdaların dikkatle seçildiği bir dengeli beslenme programı olmalıdır.
Doğru yiyecekler antioksidan etkileri ile karaciğeri temizler ve korur.

4 ay boyunca her sabah kahvaltıdan sonra 1 yemek kaşığı sızma zeytin yağ içerisine 3 damla limon damlatılıp içilir . Bu sayede karaciğeriniz eski sağlığına kavuşacaktır.’

Lütfen bilgilendirmek için paylaşır mısınız ????

alıntı