Bıktım… Valla Ben Bıktım…

Yüreklere Kısmet Ve Aslan Dolunayı… 5 Mart 2015

ASLAN-KOVA Ekseni; 1-7.ev; Evlilik, ikili ilişkiler, ortaklı konular, Davalar, eşin geliri ekstra çıkan harcamalar, eşin gelirinde artış. Açık düşmanlar, ortağınızın arkanızdan çevirdiği mevzular, aşk ilişkileri, libidoda artış, dış görüntüde değişiklik yapma arzusu.

Bir yavan haldeyim, ne saklım saklı ne bilinir gizim … Bir boşluk ki dolmuyor içim, ne nakışım nakış, ne tamamdır düşüncelerim..Bir ürkek haldeyim ne arzum duyulur ne arz olur halim…..

YENGEÇ-OĞLAK Ekseni; 2-8.ev; Kazandığınız paranız, geliriniz ve giderleriniz ani oluşan maddi kayıplar, söylemleriniz, eylemleriniz, sırlarınız, cinsel organlarınızda oluşabilecek arazlar. Doktor kontrolleri, ameliyatlar, başkalarına ait öğreneceğiniz sırlar ve sizin paylaşmak istedikleriniz. ÖLÜM mecazi anlamda kurtarmaya çalıştığınız bir çok değerin kaybı, gönlünüzde ki bitişlerin kabullenişi, anılarınızın canlanması. Gerçekten evren sizleri cezalandırmak için ant içmiş gibi…..

Hayat bu neler neler geçer…Geçenlerle geçemeyenler arasında kalır yarımlığımız. Ana, Baba, Ata, Dost, Sevgili….neler geçer ve biz dinleriz o unutlumaz şarkıyı ”Aldanırım”. Aslında geçen her şey yüreğimizin en baş köşesinde saf tutmuştur gün gelir aynısı, aynı şartlarda olmasada aynı atmosferde yaşanır adı karma olur, ders alınır tecrübe olur, elimizde kalan koca bir hiç ile güven duygumuzu kaybederiz….Tüm değerlere karşı bu Dolunayda yitiriyoruz sevdiklerimize olan GÜVENİ!

İKİZLER-YAY Ekseni; 3-9.ev; Yakın çevreniz, akrabalarınız, kardeşleriniz, aranızda çıkabilecek gerginlik yaratacak durumlar, uzun yolculuklarda meydana gelebilecek kazalar, Babanız, cesaretiniz, eğitim aldığınız konular ve eğitmenleriniz.

Kaderden başka değil bu içler acısı, gönül fırtınası, bu kızgın ve bu kalp kırıcı öfkeler hepimize sanki daha öncesinden öğretilmiş gibiler…..

BOĞA-AKREP Ekseni; 4-10. ev; Eviniz, evinizde oluşabilecek ufak çapta kazalar, satış yapmak yada almak istediğiniz gayrimenkulleriniz, araçlarınız, kariyeriniz, Anneniz, anneniz ile diyaloğunuz, Annenizin akrabaları adına duyacağınız kaygı, kırgınlıklar, uykusuzluk, toplum önünde ki duruşunuz, üst yöneticileriniz ile yaşayacağınız polemikler.

Bugün bir kez daha gördüm insanların samimiyetsiz samimiyetlerini….Ya ben fazlayım bu evrene, ya onlar eksik….HAYAT bu! Aklına gelen, başına gelir…..Sen sen ol sakın kimseyi kınama, eleştirme, ayıplarını yüzüne vurma…Unutma Dünya denen bu Gezegen karma üzerine çalışıyor….Ne ekerseniz, onu biçersiniz…Tarafımca denendi, test edildi çünkü..!

KOÇ-TERAZİ Ekseni; 5-11. ev; Aşk hayatınız, yeni bir ilişki, eski bir ilişki, ayrılık, çoçuklarınız, hayalleriniz ve umut ettikleriniz, eğlence hayatınız, isminizin karışacağı spekulasyon içerikli konular. Çocuklarınız adına duyacağınız üzüntüler, çocuklarla birlikte sorumluluklarda artış. Aşk2ın damıtılmış haline duyacağınız istek.

“Hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları,
ağlatan adamın başına geleceklerinin altına atılacak imzadır.”

BALIK-BAŞAK Ekseni; 6-12.ev; Çalışma ortamınız, iş arkadaşlarınız, uykusuzluk, gizli düşmanlarınız, sağlığınız, yaşadıklarınızla paralel dini inanış ve içe dönüşünüz, yatak zevklerinden mahrumiyet, bir yakınınız adına hastane ziyaretleriniz. Ekstra çıkacak masraflar. Yatak zevklerinde tatminsizlik. İç dünyanızla hesaplaşmalar.

Güneş diyorum sadece Gökyüzünde değil, İçinizde de ısıtsın bir yerleri zira önümüzde ki Güneş tutulması en fazla bu ekseni etkileyecek.Etkileri 2.5 yıla yayılacaktır T.Mars tutulma derecesi ile kontak kurdukça en fazla ilişkiler adına bitişleri de gündemlere taşıyacak.Direnciniz solmasın,umutlarınız dinmesin,özlemleriniz bitmesin..Dilerim ki benliğinizde bol Güneş’li günler olsun.Mutlu, neşeli, şen ve sağlıklı olun..OLUN işte yaşam felsefeniz olsun bunlar. Sitem yok, ceza yok…Anlamak ayrı, bilmek ayrı, anlayıp bildiklerini yoruma dökebilmek apayrı. Durumlar fena olacak o kadar söylüyorum işte..!

Ayşen Tok’tan alınmıştır

 

 

 

Bugün, Her şeyi ilk defa gördüm…

 

HİÇ !!!Hiçliğe uyandım bu sabah.
İzin vermedim dünyanın bugün zihnime dokunmasına.
Sakin, dingin bir gün yaşamak istedim yargısız, yalnız, kendimle başbaşa.
Zihnimdeki o her an kullanıma hazır, önceden tahmin edilebilir, sözcüklere, cümlelere dokunmadım.
Özgür, dünsüz, yarınsız, hesapsız, kuralsız, konuştum kendimle, belki de çok uzun bir aradan sonra.
Ne her şeye uygun nedenlere bulandım.
Ne de neden olabilecek bir şeylere kapıldım.
Zihnimdeki, düşüncelerin oluşturduğu o ağır perdenin ardından bakmadım ben bugün hayata.

İsimsiz, tanımsız, kategorisizdi bugün her şey.
Bir çocuk gibi heyecanla, sadece duyularımı kullanarak yaklaştım hayata.

Bugün,
Her şeyi ilk defa gördüm,
İlk defa duydum,
İlk defa dokundum.
İlk defa kokladım.
Hayatı sadece hissederek yaşadım bugün.

Meğer özlediğim, aradığım her şey, hiçliğin içinde gizliymiş, bugün anladım.

// Haşim Arıkan //

Cahilce şu gerçek günü berbat etme…

Gönlüm dünleri aranıp, feryat etme.
Zevk almak için yarınlar icat etme.
Dünler düş olup gitti, yarınlar ise hayal.
Cahilce şu gerçek günü berbat etme…

Ömer Hayyam

Japonlar Osaka Havalimanına Uçakların Rahat İnebilmesi İçin Göğe Lazerle İniş Rotası Çizdi…

Financial Times, Türkiye’nin komşuları ile ilişkilerinin Erdoğan’ın kişiselleşmiş diplomasi tarzı nedeniyle bozulduğunu yazdı.

İngiltere’nin önde gelen gazetelerinden Financial Times, Türkiye’nin dostlarıyla beraber Ortadoğu’yla ilgili hayallerinin de buhar olup uçtuğunu savunarak, “Türkiye’nin büyük güç olma hayalleri buraya kadarmış” diye yazdı.

Daniel Dombey imzasıyla yayımlanan yazıda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Latin Amerika dönüşünde, ‘Dünya nezdinde yalnızlığı umursamıyorum. Bizim için halk nezdindeki durumumuz önemli’ sözlerini hatırlatarak, ‘Türkiye’nin büyük güç olma hayalleri buraya kadarmış. Bundan daha 3 yıl önce o zamanki Dışişleri Bakanı ve şimdiki Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin yeni Ortadoğu’nun efendesi, lideri ve hizmetçisi olmasıyla övünüyordu. Ama ülkenin müttefikleriyle ve komşularıyla ilişkileri, ağırlıkla Erdoğan’ın kişiselleşmiş diplomasi tarzı nedeniyle bozuldu’ diye yazdı.

DHA’da yer alan habere göre gazete, Ankara’nın Mısır, İsrail ve Suriye’de büyükelçisinin olmadığını belirttikten sonra, ‘Kahire Türk TIR’larının Afrika ve Körfez’e ulaşmasına izin veren değerli bir anlaşmadan vazgeçmek üzere. Libya geçen hafta, bir zamanlar Türk inşaat sektörü için büyük bir gelir kaynağı olan firmaların devlet sözleşmelerine artık alınmayacağını açıkladı. Geçen hafta da Türkiye Yemen’deki elçiliğini kapayarak vatandaşlarından ülkeyi terk etmelerini istedi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de Türkiye’nin gerilemekte olan uluslararası itibarının bir göstergesi. 2008’de oy birliğiyle üyeliğe seçilen Türkiye 6 yıl sonra aynı başarıya yaklaşamadı bile’ ifadelerine yer verdi.

Ortadoğu’daki başlıca gerginlik kaynaklarından birinin, Ankara’nın Mısır’da iktidardan devrilen İslamcı hükümete ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin terörist olarak nitelediği Müslüman Kardeşler hareketine verdiği destek olduğunu kaydeden gazete, Erdoğan’ın bu hafta Riyad’a yaptığı ziyaretle bir uzlaşma arandığını, ancak Mısır’la görüş ayrılıklarının devam ettiğini bildirdi.

Türkiye’nin yaşadığı gerginliklerin Ortadoğu’yla sınırlı kalmayıp Atlantik ötesine de yayıldığını belirten gazete şu ifadelere yer verdi: ‘Başkan Barack Obama’nın Erdoğan’ın güvenilir 5 uluslararası liderden biri gördüğü günler geride kaldı. Erdoğan’ın söylemi giderek artan bir şekilde İslami bir havaya bürünüyor. Erdoğan, Afrika ile ilişkileri geliştirmekle övünüyor, ama bu konuda da çok iyi sayılmaz. Cumhurbaşkanı, Fethullah Gülen hareketi tarafından açılan, çoğu Afrika’daki okulların kapatılması için diğer ülkeler nezdinde kampanya yürütüyor. Ancak sadece birkaç ülke Gülen okullarını kapattı, ama diğerleri bu okulları savundu. Hatta geçen hafta da Afrika Birliği Gülen’in başlıca vakıflarından biriyle işbirliği anlaşması yaptığını açıkladı. Erdoğan da ülkesinin yalnız kalmasına şaşırmış görünüyor. Geçen ay, ‘Türkiye liderler nezdinde yalnız kalmış olabilir, ama bu da kıskançlıktan başka bir şey değil’, demiş ama bu kıskançlığın nedenini söylememişti. Yine, Obama ilk göreve geldiğinde çok iyi ilişkilerimiz vardı. Sonra ne olduysa işler değişti, diye eklemişti.’

alıntı

Barışın Değil, Savaşın Fotoğrafı… Günün Fotosu… 05/03/2015

Bu fotoğrafa baktığınızda barışın fotoğrafını mı görüyorsunuz? O zaman hikayesini dinlemenizde fayda var.

Hastalıklardan Kızılderililerin şifa kaynağı ile korunun

Fotoğrafa baktığınızda, bu iki hayvanın sıkı birer dost olduğunun sanabilirsiniz; ancak karede büyük bir savaş var. Yavru gelincik, alçaktan uçan ağaçkakanın üzerine zıplayarak onu öldürmeye çalışıyor. Fotoğraf her ne kadar animasyon filminden fırlamışa benzese de hayatın acı gerçeğini ortaya koyuyor.

Martin Le-May isimli amatör fotoğrafçı, bu kareyi Londra’ya eşiyle birlikte parkta gezerken yakalamış. Le-May, fotoğrafı sosyal medyadan paylaştığı andan itibaren milyonlarca kişi tarafından yayıldı. ABD ve Avrupa ülkelerinde, Le-May’in bu fotoğrafı “Bu elbise ne renk?” tartışmasına sebep olan o fotoğrafı unutturdu.


BARIŞIN DEĞİL, SAVAŞIN FOTOĞRAFI

Yavru gelincik, ağaçkakanın sırtına atlayıp havadayken ona saldırmaya başlıyor. Ağaçkakan oldukça acı çekerken yere hızlı bir iniş yapıyor. O anda avcılık konusunda hayli tecrübesiz olan gelinciğin boşluğundan bir anda yararlanıp kaçmayı ve hayatta kalmayı başarıyor. Fotoğraf, ‘Barışın fotoğrafı’ gibi görünse de alt metninde büyük bir savaşın olduğunu gözler önüne seriyor

Erkeğin Yapması Gerekenler…

Lan Sen De Her Kadın Gibi Cazibeni Kullansana…

Parmaklarınız hakkınızda çok şey söylüyor!

Yapılan yeni araştırma çok ilginç sonuçları ortaya koydu. Parmaklarınız sizi size anlatıyor!

İngilterede daha yeni yayına giren ‘The Finger Book’ (Parmak Kitabı) bunun hakkında detaylı bilgileride veriyor.

Parmaklarınızla kişiliğinizi test edin!

Yüzük parmağı

Yüzük parmağınız size kanser ve kişiliğiniz hakkında önemli bilgiler veriyor.

Parmaklarınızla kişiliğinizi test edin!

Avucunuzu dışa dönük ve açık şekilde kaldırın ve bakın. Yüzük parmağınız işaret parmağınızdan uzun mu?

Yüzük parmağı, işaret parmağından uzunsa;Hassas ve dışa dönük biridir. Risk almaktan korkmaz. Müzisyenlik kabiliyetine sahip olur. Genelde solak olur.

Futbol, basketbol ve uzun koşu gibi spor dallarında başarılı olur.

Yüzük parmağı, işaret parmağından kısaysa;

Genelde kızlarda görülür.

Konuşarak etkileme kabiliyeti çok yüksektir

İdari işler, ev dekorasyonu ve sağlık hizmetlerinde başarılı olur.

Parmaklarınızla kişiliğinizi test edin!

İngiltere’de yapılan araştırmaya göre sağ el yüzük parmağının işaret parmağından baya bir uzun olması, prostat kanserine yakalanma riskinin çok yüksek olduğunu gösteriyor.

kaynak msn

Yüz şeklinize göre kişilik analizi

Yüz şeklinize göre kişilik analizi

Yüz okuma sanatı çok eski yıllara dayanan aslında felsefesi olan bir beceridir. İşte yüz şekli ve yapısına göre kişilik analizi…

Yuvarlak

Su grubu burçlarında daha çok görülen yuvarlak yüz hatları narin kişiliğe işaret ediyor. İyi ebeveyn olurlar. Muhafazakar, sakin kişiliklerdir. Arkadaşları çoktur. İletişim kurmayı severler. Kilo almaya müsaittirler. Yemek yemeyi severler. Romantizm ve seks önemlidir.

Dikdörtgen

Toprak grubunda sık görülür. Yaşamlarını adamayı, çok çalışmayı severler. Pratiktirler. Her durumda ne yapılacağını iyi bilirler. Diyet takıntıları olabilir. Dış görünümlerine önem verirler. İskelet problemleri yaşayabilirler. Ani öfke patlamaları, huzursuzluk görülebilir.

Kare

Sağlıklı ve enerjiktirler. Ateş grubunun tutkusu hissedilir. Yemeyi severler ama kaloriyi çok hızla tüketirler. Deri problemleri olabilir. Keskin bir zekaya sahiptirler. Uyanık kişilikleri bazen zor durumlar yaratabilir. Araştırmayı, keşfetmeyi severler. Meraklıdırlar ve seyahati çok severler.

Üçgen

Hava grubunun kuşkuculuğu sorun yaratsa da bazen de hayat kurtarabilir. Yanlış anlamaya müsaittirler. Çok çalışkan ve disiplinli olabilirler.Değişkendirler. Kararsızdırlar ama çok karizmatiktirler. Etkileyici görünümleri pek çok kapıyı kolayca açabilir.

Alın bölgesine göre analiz…

Yüz şeklinize göre kişilik analizi

Geniş alın

Aklın simgesidir. Zeki insanlardır. Kurnazdırlar.

Yuvarlak alın

İdealist, arkadaş canlısıdır.

Dar alın

Konuşmadan önce düşünmeyi seven, ağırbaşlı, sorumluluk sahibi insanlardır.

Düz alın

Pratik ve politiklerdir. Her duruma ayak uydurabilirler.

Çok belirgin alın

Hayal gücünün çok yoğun olduğunu gösterir.

Sivri alın

Yüksek zekalı, dahilerdir.

Yüz şeklinize göre kişilik analizi

Kalın kıvırcık saçlar

Kalın kıvırcık saçlar güçlü kişiliği gösterir. Tuttuğunu koparan, hırslı azimli insanlardır. Kolay sinirlenebilirler.

Zayıf telli, düz saçlar

Karşınızdaki kişinin saçları zayıf telli, düz ve parlak ise narin bir kişiliği olduğunu gösterir. İnce düşünceli, kibar insanlardır. Alıngan olabilirler.

kaynak: msn

 

Dalak Büyümesinin Nedenleri :

Dalak Büyümesine Şifalı Bitkisel

Dalak, vücudun sol tarafında göğüs kafesinin hemen altında yer alan bir organdır. Enfeksiyonlar, bazı karaciğer hastalıkları ve kanser türleri gibi bir dizi koşul “splenomegali” olarak da adlandırılan dalak büyümesine neden olabilir.Çoğu insanda belirtiler gözlenmez. Dalaktaki sorun genellikle rutin fiziki muayeneler veya yapılan testler sırasında ortaya çıkmaktadır. Doktorunuz yetişkinlerde normal boyutlu bir dalağı hissedemez ancak büyüme olması durumunda elle hissedilebilir. Dalakta büyüme teşhisi konması halinde nedenini öğrenmek için bazı testler istenecektir.

Uygulanacak tedavi altta yatan nedene yönelik olmaktadır. Ameliyat ile büyüyen dalağın alınması genellikle ilk tedavi seçeneği olmamaktadır ancak bazen zorunlu olarak yapılmaktadır.

Dalak büyümesinin yaygın belirtileri şunlardır:

• Bazı durumlarda hiç belirti oluşmaz.
• Karnın sol üst bölgesinden sol omuza doğru yayılan bir dolgunluk hissi
• Az miktarda yemek yenmesi veya hiç yenmemesi halinde bile dolgunluk hissi (bu, büyüyen dalağın karın bölgesine basınç yapmasından ileri gelir)
• Anemi (kansızlık)
• Yorgunluk
• Tekrarlayan enfeksiyonlar
• Kolay kanama yaşanması gibi

Dalak Büyümesine Şifalı Bitkisel

Birçok enfeksiyon ve hastalık türü dalak büyümesine sebebiyet verebilir. Tedavinin seyrine göre dalak üzerindeki etkiler geçici olabilir.

Büyümeye katkıda bulunan faktörler şunlardır:

• Mononükleoz gibi viral enfeksiyonlar
• Frengi gibi bakteriyel enfeksiyonlar veya kalp iç katmanı enfeksiyonu (endokardit)
• Sıtma gibi paraziter enfeksiyonlar
• Siroz ve karaciğeri olumsuz etkileyen diğer hastalıklar
• Kırmızı kan hücrelerinin erken yıkımı ile ilişkili hemolitik anemi çeşitleri
• Lösemi gibi kan kanserleri ve Hodgkin hastalığı gibi lenfomalar
• Gaucher hastalığı ve Niemann-Pick hastalığı gibi metabolik bozukluklar
• Dalak veya karaciğerdeki damarlar üzerinde basınç veya bu damarlarda kan pıhtısı oluşumu gibi.

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU Dalak büyümesi için şifalı bitkisel kürü bizler için paylaştı

Migren İçin Şifa Eli Mudrası & Parmak Baskı Noktası


Migreninizi şifalandırmak için uygulayabileceğiniz bir mudra öğreteceğiz. İlk adımda işaret ve orta parmaklarınızın ucu ile baş parmağınıza dokunun. İkinci adım yüzük parmağınızı avuç içinize baskı yapacak şekilde dokundurun.Son olarak küçük parmağınız ise bükülmeden dışarıda kalsın.
Bu ‪#‎mudrayı‬ her iki elinizle aynı anda çalışmalısınız. Bunu altı dakika boyunca günde üç defa yaparken migreninizin ne kadar hızla kaybolacağını göreceksiniz. Bu mudrayı konuşurken, yürürken, televizyon seyrederken, yemek molalarınızda ya da her yerde uygulayabilirsiniz.
Yemekten önce veya sonra, diğer bir deyişle dolu yada boş mide yapmanızın hiç bir sakıncası yoktur. İstediğiniz yerde ve zamanda uygulayabilirsiniz.
Mudranın beraberinde ‪#‎zihninizde‬ bir hafiflik hissederek dört ya da beş defa şu olumlamayı tekrar edin; “Ben ‪#‎dingin‬, sakinleşmiş hafif bir başa sahibim.”
Ancak migreninizin geçmesi için alabileceğiniz desteğin gecikmesi halinde ve ağrının yaklaşıyor olduğunu hissettiğiniz durumlarda başka bir yöntem önereceğiz. Aşağıdaki resimde gördüğünüz şekilde parmaklarınızın ucu ile iki noktaya baskı uygulamalısınız.
Bunu heryerde ve dolu ya da boş mide ile yapabilirsiniz. Parmaklarınızın ucu ile yüzük parmağınızın resimde görülen bölümlerine nazikçe bastırın.
Bu baskıyı 3-4 dakika kadar uygularken normal ve sakin ‪#‎nefes‬ almaya çalışın.
ALINTI

Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikâyet eden;

 

Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikâyet eden; her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı. Hayat, ona göre çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu.
Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına. Genç kızın bu yakınmaları karşısında, mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlendi.

Bir gün onu mutfağa götürdü. Üç ayrı cezveyi suyla doldurdu ve ateşin üzerine koydu.

Cezvelerdeki sular kaynamaya başlayınca, bir cezveye bir patates, diğerine bir yumurta, sonuncusuna da kahve çekirdeklerini koydu. Daha sonra kızına tek kelime etmeden, beklemeye başladı. Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyor ve sonunda karşılaşacağı şeyi görmeyi bekliyordu.

Ama o kadar sabırsızdı ki, sızlanmaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya başladı. Babası onun bu ısrarlı sorularına cevap vermedi. Yirmi dakika sonra adam, cezvelerin altındaki ateşi kapattı. Birinci cezveden patatesi çıkardı ve bir tabağa koydu. İkincisinden yumurtayı çıkardı, onu da bir tabağa koydu. Daha sonra son cezvedeki kahveyi bir fincana boşalttı.

Kızına dönerek sordu:

— Ne görüyorsun?

— Patates, yumurta ve kahve? diye alaylı bir cevap verdi kızı.

— Daha yakından bak bir de dedi baba , patatese dokun.

Kız denileni yaptı ve patatesin yumuşamış olduğunu söyledi.

— Aynı şekilde, yumurtayı da incele.
Kız, kabuğunu soyduğu yumurtanın katılaştığını gördü.

En sonunda, kızının kahveden bir yudum almasını söyledi.

Söylenileni yapan kızın yüzüne, kahvenin nefis tadıyla bir gülümseme yayıldı. Ama yine de bütün bunlardan bir şey anlamamıştı:

— Bütün bunlar ne anlama geliyor baba?

Babası, patatesin de, yumurtanın da, kahve çekirdeklerinin de aynı sıkıntıyı yaşadıklarını, yani kaynar suyun içinde kaldıklarını anlattı. Ama her biri bu sıkıntı karşısında farklı farklı tepkiler vermişlerdi.

Patates daha önce sert, güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suyun içine girince yumuşamış ve güçten düşmüştü. Yumurta ise çok kırılgandı; dışındaki ince kabuğun içindeki sıvıyı koruyordu. Ama kaynar suda kalınca, yumurtanın içi sertleşmiş katılaşmıştı.

Ancak, kahve çekirdekleri bambaşkaydı. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri değiştiği gibi suyu da değiştirmişlerdi ve ortaya tamamen yeni bir şey çıkmıştı.

— Sen hangisisin? diye sordu kızına.

Bir sıkıntı kapını çaldığında nasıl tepki vereceksin?
Patates gibi yumuşayıp ezilecek misin? Yumurta gibi, kalbini mi katılaştıracaksın? Yoksa kahve çekirdekleri gibi, başına gelen her olayın duygularını olgunlaştırmasına ve hayatına ayrı bir tat katmasına izin mi vereceksin?

Adamın biri, Pejo marka bi minibüs alır.


Sonraki gün yolcu taşımaya çıkar. Minibüs tıklım tıklım, tutar kasabanın yolunu ve gittikçe hızlanır.

Yolculardan biri:

-“Kaptan yavaş..bir yere çarpacaz!” der.

Şoför:

-“Sen Pejo’yu biliyon mu?” der.

Yolcu:

-“Hayır!” der.

Şoför:

-“O zaman susacan” der ve devam eder.
Minibüs hızlanmaya devam eder..

Bir yolcu daha seslenir:

-“Oğlum ben hastayım, biraz yavaş!”

Şoför yine sorar:

-“Sen Pejo’yu biliyon mu?”

Amca ne bilsin,

-“Hayır!” der.

-“O zaman susacan der” şoför..

Bu kez bir kadın seslenir:

-“Hamileyim! Lütfen biraz yavaş, çocuğumu düşürcem !!”

Şoför yine sorar:

-“Sen Pejo’yu biliyon mu?”

Kadın:

-“Yok!” der.

Şoför yine aynı cevabı verir..

Arkadan kızgın bir ses tonuyla bir genç seslenir:

-“Yavaş git kardeşim, öldürcen bizi !!!”

Şoför yine sorar:

-“Sen Pejo’yu biliyon mu?”

Genç:

-“Biliyorum lan, ne olacak??” der.

Şoför:

-“O zaman çabuk söyle, bunun freni nerde?”…