Huzurlu Olmanın Şifresi

934855_434837986679538_658183167571219948_n[1]

1. Ufak şeyleri dert etmeyin ve kusursuz olamayacağınızı kabullenin.
2. İyi ve dürüst insanların çok başarılı olamayacakları düşüncesini bir yana bırakın.
3. Unutmayın: Öldüğünüz zaman yapılacak işler listeniz hâlâ…

dolu olacaktır.
4. Kimsenin sözünü kesmeyin, cümlesini siz bitirmeyin.
5. Sizden başka herkesin bilgili olduğunu düşünün.
6. Sevgi elini önce siz uzatın.
7. Canınızı sıkan bir şey olduğunda kendinize sorun: Bir yıl sonra bunun bir önemi olacak mı?
8. Gerçeği olduğu gibi kabul edebilme olgunluğuna erişin ve her şeyi akışına bırakmayı öğrenin.
9. Arada sırada canınızın sıkılması yararlıdır: Bırakın canınız sıkılsın.
10. Her gün bir dakikanızı, minnettar olduğunuz birini düşünmek için harcayın.
11. Tanımadığınız insanların da gözlerine bakın ve gülümseyerek merhaba deyin.
12. Her gün kendinize biraz sessiz zaman ayırın. Zihninizi sessizleştirin. İç dünyanız için zaman ayırın ve tanrıyla sohbet edin
13. Yaşamınızdaki insanlar bazen çekilmez hale geldiğinde onları minik çocuklar ve yüz yaşında ihtiyarlar olarak düşünün.
14. Daha iyi bir dinleyici olun ve önce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin.
15. Çöpü çıkarma sırasının kimde olduğunu hatırlamıyorsanız gidip siz çıkarın.
16. Eleştirme isteğinizi bastırın. Birisi size topu atarsa, bunu tutmak zorunda değilsiniz.
17. Olumsuz düşüncelerinize yüz vermemeye çalışın ve öfkeniz kabarmaya başladığı zaman ona kadar sayın. Olumlu ve olumsuz düşünce kartopunun çığ gibi büyüme etkisini göz önüne alın.
18. Sorunlarınızı öğretmeniniz olarak görün ve dersinizi iyi öğrenin. Dostlarınızdan ve ailenizden bir şeyler öğrenmeye açık olun
19. Erken kalkmaya alışın ve yaşamın tadını hissetmeye özen gösterin
20. İlişkilerinizde esnek olun. Suçluluğu değil masumiyeti görmeye çalışın. Bırakın çoğu zaman başkaları haklı olsun.
21. Sırf gırgır olsun diye, size yöneltilen eleştiriyi kabul edin. Göreceksiniz canınız yanmayacak.
22. Kendi görüşlerinizden tamamen farklı makale ve kitaplar okuyun ve bir şeyler öğrenmeye çalışın.
23. Önce karşınızdaki kişiyi anlamayı hedefleyin. Herkesin onayını alamayacağınızı unutmayın. Övgü ve yergi aynı şeydir. Bir davranışın ardındakini görmeye çalışın.
24. Bir tartışmaya girecek olursanız, kendi görüşünüzü savunmadan önce karşı tarafın savını anlamaya çalışın. Herkesin farklı olabileceği gerçeğini anlayın ve saygı gösterin. 25. Bugün hayatınızda ki çevrenizde ki üç kişiye onları ne çok sevdiğinizi söyleyin.
26. Alçak gönüllü olmaya çalışın ve her gün en az bir kişiye beğendiğiniz bir özelliğini söyleyin.
27. Gördüğünüz her şeyde tanrının parmak izi vardır.: Her şeyin bir başlangıcı ve bir sonu vardır.
28. Bu ifadeyi iyi anlayın: NEREYE GİDERSENİZ SİZ ORADASINIZ.
29. Bir iyilik yapın ve karşılığını ne isteyin, ne de bekleyin. Bir vakıf yoluyla bir çocuğa yardım edin, huzurevini ziyaret edin, ilginizi ve sevginizi verme duygusunu iyi tadın
30. Aynı anda birkaç şey yapmaya kalkmayın.
31. Sahip olmak istediğiniz şeyleri değil, elde etmiş olduklarınızı düşünün.
32. Varlığınızı bir bütün olarak kabullenin ve yaşamınızı sevgiyle doldurun.
33. Başkalarını suçlamayı bırakın. Unutmayın: Bundan yüz yıl sonra dünyada bambaşka insanlar olacak.
34. Sorunlarınıza olan bakışınızı değiştirin. Duygularınıza kulak verin; size bir şey söylemeye çalışıyor olabilirler.
35. Kendi düşüncelerinizin gücünü bilin.
36. Bugününüzü son gününüzmüş gibi yaşayın. Öyle olabilir.
37. Hayatı olduğu gibi kabul edin. Yüreğinizin sezgisine güvenin. Daha sabırlı olun.
38. Kendi cenazenize katıldığınızı farz edin ve olanları hayal dünyanızda izleyin.
39. Biraz yüzünüz gülsün. Bu da geçer. Gevşeyin! İpin ucunu birazcık bırakın.
40. İçinde bulunduğunuz anı yaşamayı öğrenin.
41. KADERİNİ SEV
42-PAYLAŞMAK GÜZELDİR SENDE BUNU BİR DEFA PAYLAŞ

BAHAR YORGUNLUĞU KÜRÜ !!!

Enerjiniz hiç bitmesin…

Bahar yorgunluğu
Soğuk algınlığı
Bahar alerjisi
Halsizlik
Öksürük ve balgam
Toksin ve radyasyon
Hazımsızlık problemleri için uygulanacak kür …

MALZEMELER

1 tane Tarçın kabuğu çubuk
1 tatlı kaşığı Hibiscüs(bamya çiçeği)
1 tatlı kaşığı Mürver çiçeği
1 tatlı kaşığı Ebegümeci çiçeği
4 adet Karabiber tane
1 adet Limon (kabuğuyla birlikte doğranacak)
1 litre Su
2 gram Himalaya kristal kaya tuzu
Yarım çay kaşığı Zencefil toz
Yarım çay kaşığı Rezene
Yarım çay kaşığı Zerdeçal toz

HAZIRLAMA VE UYGULAMA

Yukarıda gramajları verilmiş bitkileri 1 litre suyun içerisinde 5-7 dk kadar kaynatıldıktan sonra 5 dk kadar ağzı kapatılarak demlemeye bırakılır. Hazırlanan 1 lt. karışım süzüldükten sonra bal veya pekmez ile tatlandırılarak içilir.

1 lt. karışımdan 5 su bardağı kadar sıvı elde edilmektedir. Gün içerisine yayarak içebilirsiniz.
Karışımın aç karna veya tok karna içebilirsiniz.
Önerilen küre 21 gün devam edilmesi tavsiye edilir.

Detaylı bilgi ve sorularınız için 0212 533 01 33’ü arayabilirsiniz

kaynak: Ahmet Maranki

Balık Burcunda Güneş Tutulması ve Burçlar Üzerinde ki Etkisi -20 Mart 2015

Solar-eclipse-phenomenon[1]

 

Koç ve Yükselen Koç;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 12. Evinde olacak. Hayatınızda kontrol edemediğiniz veya öngöremediğiniz durumlar ortaya çıkabilir, özellikle risklerden uzak durmak finansal anlamda risklere girişmek için uygun zamanlar değil.  Bu tutulma zamanında yakın çevrenizden birine veya bir arkadaşına önemli bir yardım ve destekte bulunmanız gerekebilir. Hisleriniz kuvvetlenebilir, rüyalar ve bilinçaltı konuları ile ilgilenebilirsiniz. Bu dönem bilinçaltınızın derinliklerinde kalan bir takım korkular, endişeler ..vb konular için uzman birinden destek almak, terapi almak, ruhunuza iyi gelecek, ruhunuzu yumuşatacak teknikler uygulamak için de muhteşem aslında.  Tutulma zamanı Güneş zararlı bir derecede olduğundan dolayı özellikle hem sağlık özellikle ayaklar, ayak bilekleri, ayak parmaklarına dikkat edilmeli hem de psikolojik olarak travmatik bir durum söz konusu olabilir. Depresyona eğilim, yalnız kalma isteği, kabuğunuza çekilip yaşama biraz seyirci kalmak isteyebilirsiniz. Ya da bu tutulma zamanı zihniniz fişek gibi çalışır ve sürekli projeler, fikirler üretebilir.  Tutulma zamanı Güneş-Satürn etkileşimi özellikle, yurt dışı, yabancılar, uluslar arası  alanda işleriniz var ise eğer bunların hallolacağına işaret etmekte ya da ay sonuna doğru ya da nisan başı gibi bir seyahate çıkabilirsiniz ki bu seyahat iş bağlantılı olabilir.

Boğa ve Yükselen Boğa;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 11. Evinde meydana gelecek. sosyal çevre ve arkadaşlıklar ön planda, yeni sosyal çevreler içine girebilir, arkadaşlarınızla beraber ortak projeler veya destekler sayesinde finansal kazanımlarınızı arttırmanın yollarını arayabilirsiniz. Özellikle aşk ve çocuklarla ilgili ilişkilerde gerginliklere ve stresli zamanlara dikkat. Hayatınıza yeni insanlar katılabilir bazıları ise ayrılabilir. Tutulma zamanı Güneş ile Satürn arasında ki uyumlu etkileşim, sizden yaşça büyük dostlarınızdan önemli tavsiyeler, destekler alarak belki de bir krizi çok iyi yönetmenizi sağlayacaktır. Ya da kişisel anlamda bir değişim dönüşüm yaşamanızın yolu bir dostunuzdan da geçiyor olabilir. Eski, uzun süredir görüşmediğiniz kişilerle bir araya gelmek, küs olduğunuz kişilerle barışmak için bu tutulma hiçte fena değil açıkçası. Belki de bu desteği, kredi, borç gibi bir şekilde de görebilirsiniz. Gerçi tutulma Güneş zararlı bir derecede, bu arkadaşlarınızla yapacağınız aktivitelerde son dakika gollerinin yenmesi, son dakika işlerin iptal olması gibi bir anlama da gelebilir. Bu tutulma aslında birazda kim dost, kim düşman bunun çok netleştirecektir hayatınızda. Artık kimlere değer vermelisiniz, kimlerle aranıza mesafe koymalısınız size bunu öğretecektir.

İkizler ve Yükselen İkizler;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 10. Evinde meydana gelecek. İş ve kariyer konuları ön planda. Kariyeriniz ile ilgili bir kavşaktan geçebilirsiniz, önemli gelişmeler kapınızda. Ev iş arasında ki dengeyi iyi kurmalı, yer değiştirme, taşınma, tadilat gibi konularla ilgilenmeniz gerekebilir. Ortağınızın, partnerinizi veya eşinizin finans konuları ile ilgili sürpriz gelişmeler yaşanabilir. Tutulma zamanı Güneş ile satürn’ün olumlu kontağı, iş konularında istikrarlı, güvenli bir gelişmeyi, hayatınızda uzun süre etkili olacak bir kariyer durumuna işaret edebilir. Uzun soluklu bir iş, projeye başlayabilirsiniz mesela. Ya da uzun süre birlikte çalışacağınız bir çalışan işe alabilir, size güzel kazanç sağlayacak bir müşteri ile de bir araya gelebilirsiniz. Eğer ki kendi işinizi kurmak gibi bir hedefiniz var ise, bu tutulma ve takip eden ilk 2 haftayı değerlendirebilirsiniz. Tutulma kariyer konularını muazzam bir şekilde parlatacaktır, beklediğiniz terfiyi alabilirsiniz mesela. Ya da iş koşulları çok daha iyi olan bir işin de teklifi gelebilir size. Her şekilde bu tutulma kariyer konularında genel anlamda olumlu etkileri olacaktır. Sizden yaşça büyük, olgun kişilerden iş konularında güzel destekler görebilirsiniz.

Yengeç ve Yükselen Yengeç;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 9. Evinde meydana gelecek. Hukuksal konular, idealleriniz, yabancılarla ilişkiler, ticaret konuları ön planda. Yönetici pozisyonunda ki, isim yapmış, hatırı sayılır kişilerle ilişkilere dikkat, bir süredir değiştirmek istediğiniz hayatınızı değiştirebilmek için fırsatlar yakalayabilirsiniz. Yurt dışı ile ilgili işler veya kişilerle ilgili önemli gelişmeler gündeme gelebilir. Ya da yurt dışına bir seyahat organize edebilirsiniz, bu seyahat daha çok bilgi alma amaçlı ve size bir şeyler katacak bir seyahat olabilir. Hukuksal konularda desteğe ihtiyacınız olur ise eğer, rahatlıkla destek bulabilecek, olası bir sorunu hızlı bir şekilde çözümleyebileceksiniz. Eğitimle ilgili konularda da, bitirme sınavınız var ise, teziniz var ise veya eğitim konularında önemli bir dönemeçten geçiyorsanız bu tutulma sayesinde bu konularda da işlerinizin rast gideceğine işaret etmekte. Tutulma zamanı Güneş-Satürn kontağı, iş arama sürecindeyseniz eğer yurt dışı bağlantılı bir firmada işe başlayabilirsiniz. Bu dönemde çalıştığınız kurumun organizasyonel yapısında bir düzenleme meydana gelebilir ve siz düzenlemeden karlı çıkabilirsiniz.

Aslan ve Yükselen Aslan;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 8. Evinde meydana gelecek. Finansal kaynak arayışı içinde iseniz bu tutulma zamanında destekleyici etkiler altında olabilirsiniz. Önemli anlaşmalar, sözleşmeler özellikle iş ve kariyerinize ilişkin gündeme gelebilir. Borç,alacak-verecek konularında, eşinizin veya ortağınızın finansal konuları ile ilgili sürpriz gelişmeler kapıda olacaktır. Bu tutulma size ihtiyacınız olan finansal kaynağı, hayatınızın dinamikleri nasıl ise o şekilde getirecektir. Öğrenci iseniz burs olabilir, davalarınız var ise nafaka veya tazminat şeklinde olabilir, kredi arayışı içindeyseniz krediniz onaylanabilir, borç arayışınız var ise buna rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Eğer ki yatırım planlarınız varsa bu tutulma zamanı elinizde ki kaynakları doğru bir şekilde kullanmanız konusunda önemli kişilerden desteklerde alabilirsiniz. Tutulma zamanı Güneş-Satürn olumlu kontağı, hayatın keyifli yönlerini keşfetmenizi yeniden hatırlatacak nitelikte olacaktır. Bir süredir es geçtiğiniz hobileriniz ve size zevk veren uğraşlarınız var ise bunları yeniden gündeminize alabilirsiniz. Çokta abartmadan şans oyunlarında şansınızı deneyebilirsiniz.

Başak ve Yükselen Başak;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 7. Evinde meydana gelecek. İlişkiler için tamam mı devam mı? Sorusuna yanıt aranacağı zamanlar, önemli hem özel hem de iş ilişkileri kurulabilir. Kötü giden ilişkiler ise tutulmaların desteği ile bitebilirde. Yuva, aile, yer değiştirme, taşınma koşulları ile ilgili de beklenmedik, ani, sürpriz gelişmeler yaşanabilir. İlişkilerle ilgili stresli zamanlar dikkat. Tabii ki tutulma negatif etkilemek zorunda değil, zira tutulmaya Satürn destek olacak. Eğer ki bir anlaşma imzalarsanız, iş ortaklığı kurarsanız bunun uzun soluklu, uzun ömürlü olacağına işaret edebilir. Ortaklık teklifi gelirse bence bunu değerlendirmelisiniz, evlenmek içinde belki de yılın en güzel zamanlarında olacaksınız. Birilerine sizin işlerinizi halletmesi için vekalet verebilirsiniz bu dönem. Yine ailenizden, kan bağınızın olduğu kimselerden çok güçlü destekler alabilirsiniz maddi manevi! Ya da kan bağınız olan biri ile ortak bir iş girişiminizde olabilir ki sonuçları olumlu olacaktır sizin için. Eğer ki ev almak gibi bir planınız varsa, tutulma bu konuda da size destek olacaktır hatta alacağınız evde çok uzun süreler oturabileceğinize işaret etmekte.

Terazi ve Yükselen Terazi;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 6. Evinde meydana gelecek. Gizli, saklı bazı bilgiler ve haberler ortaya çıkabilir, iş ve çalışma koşullarınızda bir değişim, gelişmeler meydana gelebilir, daha fazla çalışmanız, yorulmanız anlamına geliyor. Bu yüzden sağlığa dikkat, özellikle ayaklarınıza,  ayak bileklerinize, uyluk kısmına. Diyet veya spora başlayabilir, sağlıkla ilgili uzmandan danışmanlık alabilirsiniz. Tutulma ile birlikte hayatınızı yeniden programlamak, yaşam kalitenizi arttırmak için girişimlerde bulunmak içinde güzel destekler alabileceğinize işaret etmekte. Yogaya başlayabilir, uzman bir diyetisyene gidebilirsiniz. Bence sağlığınızı yeniden düzgün bir şekilde programlayacaksınız. Bunların yanı sıra, gelelim iş hayatınıza! Bence en güzel etkileri buradan alacaksınız, iş kurmak, işinizi büyütmek, kalıcı sağlam iş projeleri, uzun soluklu iş yapacağınız müşterilerle bir araya gelme açısından da oldukça olumlu bir tutulma olacak. Varsa ofisinizi yeniden düzenleyebilir, yeni eşyalar, ya da işiniz için gerekli son model elektronikler, teknik cihazlar, yazılımlarda alabilirsiniz. Eğer ki kendi işinizi yapıyorsanız bu aralar alacağınız yeni çalışanlar hem çok işinize yarayacak hem de sizinle uzun süre çalışacak demektir.

Akrep ve Yükselen Akrep;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 5. Evinde meydana gelecek. Aşk ve çocuklarla ilgili konular ön planda. Özel ilişkilerde güç, iktidar savaşı zaman zaman zor duruma düşürebilir, yalnız akrepler için oldukça romantik günler kapıda. Çocuk sahibi olmayı düşünenler çalışmalar yapabilirler. Finansal anlamda sürpriz harcamalara karşı dikkatli olmakta fayda var. Tutulma ile birlikte işin içinde Satürn olduğundan dolayı, bu dönem başlayacağınız ilişkiler uzun soluklu, güven verici ve kalıcı olabilecektir. Özellikle güven duygusunu sonuna kadar yaşayacağınız, kendinizi emniyette hissedeceğiniz bir partneri hayatınıza getirebilir. Eğer ki işiniz yaratıcılık gerektiren, sahne ile ilgili bir iş size bu tutulma size güzel para kazanacağınız bir iş teklifini de getirecektir. Tutulma ile yaşamda size zevk veren konular neler bunları keşfedebilir, hobi olarak gördüğünüz bir şeyi işe dönüştürebilir ya da kendinize yeni bir hobi edinebilirsiniz. Ya da evliyseniz tutulma desteği sayesinde yuvanızı daha da mutlu edecek bir hamilelik sürprizi ile karşılaşabilirsiniz.  Özellikle bu 10 gün şans oyunlarından yana da şansınızı çok fazla abartmadan deneyebilirsiniz.

Yay ve Yükselen Yay;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 4. Evinde meydana gelecek. Yuva, aile, yer değiştirme, taşınma, tadilat, gayrimenkul alım-satım konuları ön planda. Bu işlerle ilgilenirken zaman zaman stres ve baskı altında hissedebilirsiniz. Özellikle iş ve kariyerinizi ilişkilendiren konularda güç çekişmelerine dikkat. Tutulma su grubundan bir burç olan balık burcunda olacağından, evinizde veya ofisinizde su tesisatı sorunları oluşabilir. Banyo, tuvalet, mutfağı yeniden bir elden geçirmeniz gerekebilir. Ya da diyelim ki yeni bir yer satın alacaksınız, alacağınız yerin tesisatını bir ustaya göstermeden, kontrol etmeden almayın. Ya da kiralama yapacaksanız da aynı şekilde evi veya ofisi iyice gözden geçirtin.  Bir de bu tutulma zamanı evinizi yeniden düzenlemek, boyamak, evin şeklini, görüntüsünü değiştirmek, evinize yeni eşyalar, mobilyalar almak  içinde uygun bir zamanda olacaksınız. Ya da tutulma etkisi ile hayatınızda düzene sokmak istediğiniz hangi alan varsa, kendinize çeki düzen vermek istediğiniz tüm konular için gökyüzü destekleyici olacaktır. Gelecek hedeflerinizi belirlemek, bu hedefler için plan yapmak, hayatınızın kontrolünü elinize almak, kendinizle ilgili büyük kararlar verip harekete geçmek içinde uygun süreçte olacaksınız.

Oğlak ve Yükselen Oğlak;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 3. Evinde meydana gelecek. Beklenmedik, sürpriz, ani seyahatler gündeme gelebilir fakat bu seyahatlerde özellikle gecikmelere, eşya kayıplarına dikkat. İletişim evinizde gerçekleşecek olan bu tutulma internetle ilgili önemli başlangıçlara işaret edebilir, web sitesi yaptırabilir, blog oluşturabilir, her türlü iletişim kanalı ile aktif bir şekilde iç içe olmanız gerekebilir. Yine kardeşlerinizle ilgili önemli mevzular gündeme gelebilir. Taşınma, yer değiştirme, tadilat, ev ile ilgili konular bu tutulma sürecinde ilgilenmeniz gereken konular arasında yer alabilir. Tutulmaya Satürn destek olacağından dolayı, bu aralar özellikle psikoloji ile ilgili araştırmalar yapabilir, kendinizi ruhsal anlamda şifalandırmanın, tedavi etmenin yollarını arayabilirsiniz.  Eğer ki psikolojik olarak bir destek alırsanız bunun hem faydasını görecek hem de uzun vadede hayatınızda kullanabileceksiniz. Özellikle kendinize yeni iş alanları yaratabileceğiniz eğitimler alabilirsiniz ya da kişisel gelişimle ilgili konulara daha fazla ilgi gösterebilir bu alanlarda da eğitimler alabilirsiniz.

Kova ve Yükselen Kova;

Bu hafta balık burcunun son derecesinde bir Güneş tutulması meydana gelecek. Bu tutulma sizlerin 2. Evinde meydana gelecek. Finansal konular ön planda. Bütçenizi yeniden değerlendirmeli, gider-gelir dengenizi iyi belirlemeniz gerekiyor. Eğer kişisel haritalarınızda tutulmanın düştüğü yer ve kurduğu kontaklar iyi ise, sürpriz, beklenmedik kazançlarla karşılaşabilirsiniz. Beklenmedik kazançları yanı sıra yine ani giderler de gündeme gelebilir. Yeni kazanç kapıları elde etmek için çalışmalar yapabilirsiniz. Özellikle mesleki anlamda destekleyici etkiler devrede olacak. Tutulmaya Satürn destek verdiğinden dolayı, belki bir arkadaşınız, bir dostunuzla birlikte yeni bir iş kurmak için güç birliği içine girebilirsiniz. Ya da bir dostunuz sayesinde maddi kazançlarınız artabilir, iş bulmanıza yardımcı olabilir ya da yatırım konusunda sizi doğru bir şekilde yönlendirebilir. Tutulma zamanı yapacağınız her türlü alış-veriş uzun soluklu kullanabileceğiniz eşyalar olacaktır. Kariyer konusunda da eğer ki maaş zammı düşünüyorsanız veya terfi bu 2 hafta içinde konuşmanızda, isteklerinizi ifade etmenizde yarar var.

Balık ve Yükselen Balık;

Bu hafta burcunuzda bir güneş tutulması meydana gelecek. Öncelikle fiziki görünümünüz ve sağlığınızı ilgilendiren konular devrede. Bunun yanı sıra, ortağınız, partneriniz veya evli olduğunuz kişi ile ilgili stres yaratan, gerginliklerden uzak durmakta fayda var. İş ve kariyerinize ilişkin özellikle sürpriz, beklenmedik ani gelişmelere tanıklık edebilirsiniz. İletişimle ilgili sorunlar, gecikmeler, teknolojik aletlerle aranız pek iyi olmayabilir. Tutulmaya Satürn destek olacağından dolayı, kariyerinize ilişkin konularda tam anlamıyla harika destekler alabileceksiniz. Eğer ki bu tutulma zamanı kendi işinizi kurmayı hedefliyorsanız önümüzde ki 2 haftayı iyi değerlendirmelisiniz. Ya da yaptığınız işlerle, başarılarınızla özellikle çok daha fazla göz önünde olacak, rahatlıkla takdir görebileceksiniz. Bu dönem hayatınızda neyi başlatırsanız hem başarı garanti hem de uzun soluklu ve istikrarlı olacaktır. Ayağı yere sağlam basan hedefler belirleyebilecek ve bu hedeflere ulaşmak için sizden yaşça büyük kişilerden destekler alabileceksiniz. Tutulma hayatınızda adeta projeksiyon tutacak ve şimdiye kadar göz ardı ettiğiniz ne tür sorunlarınız var ise bunları çözmek, temizlemek için kolları sıvamaya başlayacaksın

Kaynak: Dinçer Güner

Ölümden Sonra Yeni Bir Hayat Mümkün mü? Şaşırtıcı Örnekler ve Tüm Bilinmeyenleri ile Reenkarnasyon

1. Reenkarnasyon ne demektir?

1. Reenkarnasyon ne demektir?
İnançsal arka planı ve kendi içindeki felsefesi hakkında fazla bilgi sahibi olunmamasına rağmen, ‘ölümden sonra tekrardan doğmak’ olarak özetlenen, arkadaş arasındaki muhabbetlerde sık kullanılan bir madde olan reenkarnasyon, yüz yıllardan boyu süregelen bir inançtır.
Karma felsefesi ile ifade edebileceğimiz, ancak bunun dışında birçok farklı inançta da yeri bulunan, farklı başlıklar altında geçen reenkarnasyonu bu yazıda hem yaşandığı iddia edilen, resmi kayıtlara geçmiş olaylarıyla, hem de ‘böyle bir şeyin imkansızlığını’ savunanların sundukları bilimsel görüşlerle ele alacağım.

2. Budizm ve reenkarnasyon

2. Budizm ve reenkarnasyon

Budizm, dünya üzerinde 500 milyonu aşkın kişinin inandığı bir din-felsefedir. Budizm, insanların bu dünyada yaşadığı acıların, ızdırapların nedenlerini araştıran ve bunları gidermeye yönelik inanışlar barındıran bir yapıdır. Hindistan‘da ortaya çıkmıştır ve günümüzde Asya’nın farklı ülkelerinde, milyonlarca kişi Budizm inanışına sahiptir.

Budizm ve reenkarnasyon

Budizm altında karma felsefesi, iç huzuru sağlamaya yönelik meditasyon uygulamaları ve reenkarnasyon dediğimiz bir doğum-ölüm döngüsü yer bulur. Budizm inanışına göre yeniden dünyaya gelme, rastgele bir olay değildir. İnsanın önceki yaşamında yaptığı iyi ya da kötü işlerin bir karşılığıdır.

Ruhun göçü kavramı birçok dinde, farklı inanışta kendine yer bulmuştur, farklı isimler altında ya da isimsiz bir şekilde. Budizmde ise açıklaması reenkarnasyondur, ve gerekçesi insan duyuların tatminine yönelik arzu, var olma isteği ve Karma olarak açıklanmıştır.

3. Diğer inanışlarda ‘ruh göçü’ kavramı

3. Diğer inanışlarda 'ruh göçü' kavramı

İslamiyet

Tek Tanrılı diğer inanışlarda olduğu gibi, İslam’da da ruh göçüne yönelik doğrudan bir şey yoktur. Ancak Bâtınî’lere göre, Kuran’da bazı ayetlerde ruh göçüne yönelik üstü kapalı ifadeler yer aldığı söylenmektedir. (Batıniler, ayetlerin aslında göründüklerinden daha da derin anlamlara sahip olduğunu düşünen, ayetleri buna göre yorumlayan bir akım). Ruh göçü ve dolaylı bir şekilde reenkarnasyonun İslam’la ilişkilendirilebileceğini öne sürenlerin Kuran’dan referans verdiği ayetler;

Allah’ın varlığını nasıl inkâr ediyorsunuz ki, sizi ölü iken O diriltti, sonra yine sizi O öldürecek, yine sizi O diriltecektir; nihayet ahirette yalnız O’na döneceksiniz. (Bakara, 28)

Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez. (Vakıa, 60-61)

Musevilik

Musevilik’in geleneksel yapısında ruh göçü kavramı yer almaz. Ancak farklı yorumlarda, reenkarnasyona yönelik izler olduğu görülebilir. Özellikle Kabala’da ruh göçü kavramının geçtiği görülür. Bazı Museviler, Hz. Adem’in önce Nuh, sonra İbrahim sonra da Musa olduğuna inanır.

Hıristiyanlık

Reenkarnasyon, Hıristiyanlıkta ciddi şekilde tartışılan konulardan birisidir. 19. yüzyıldan sonra ortaya çıkan Hıristiyan akımlarının önemli bir kısmı ruh göçüne, reenkarnasyona inanır. Bu spritüel akımlara göre ilk Hıristiyanlar reenkarnasyona inanmaktaydı, ancak sonradan kutsal metinlerdeki bozulmalar sonucunda bu inanış yokedilmişti. Katolik teologların şiddetle karşı çıktığı bir konu olsa da, reenkarnasyon günümüzde birçok Hıristiyan mezhep ve kurum tarafından kabul görüyor, bunlardan bazıları Christian Community, Liberal Catholic Church, Unity Church, Christian Spiritualist Movement, Rosicrucian Fellowship ve Lectorium Rosicrucianum olarak biliniyor.

Taoizm

Taoizm inanışında, reenkarnasyon şu şekilde açıklanmıştır;

Doğum başlangıç değildir, ölüm de son değildir. Varoluş sınırsız, sonsuzdur; bir başlangıç noktası olmayan süreklilik sözkonusudur. Sınırı olmayan varoluş (varlık) uzaydır. Başlangıç noktası olmayan süreklilik zamandır. Doğum da vardır, ölüm de; biri dışarı doğru olan sonuçtur, diğeri içeriye doğru olan sonuçtur. Böylece, biçimini görmeksizin, ‘İlâhî Olanın Kapısı’ndan bir içeri bir dışarı geçilir.” (Zhuang Zi, 23)

Grek kültürü

Ruh göçü, Grek kültüründe milattan önce 7. yy.’da izleri ortaya çıkmış bir kavramdır. Latince metempsycose kelimesi ile ifade edilir. Platon, Phedon adlı romanlaştırdığı diyaloglarında, Sokrates’in şu ifadesine yer verir,

Yeniden yaşamak… Eminim ki gerçekten böyle bir şey var; bu, ölüden çıkan bir yaşam.

Bunun dışında Grek kültürü ve reenkarnasyon noktasında Pisagor’un da önemi büyüktür, zira birçok kaynak Pisagor’un bu inanışa sahip olduğunu, hatta önceki yaşamlarını hatırladığını doğrulamaktadır.

Şamanizm

Asya şamanizminde, bazı Kuzey Amerika ve Güney Amerika kızılderililerinde ve kimi Afrika kabilelerinde ölüm olayı ile bedenini terk edenlerin yaşadığı öte-âleme ruhlar diyarı adı verilir. Kuzey Asya halkları, insanın birden fazla, üç ya da yedi “can”ı olduğuna inanırlar. Örneğin Yakut Türkleri, Çukçiler ve Yukagirler, insanın üç “can”ı olduğuna inanırlar. Ölüm olayında biri mezarda kalır, biri “ruhlar diyarı”na iner, üçüncüsü “Göğe” çıkar. İnsanın “ruhlar can”ı öte-âlemin eşiğini bekleyen eşik bekçisine rastlar; sonra kayıkla öte yakaya geçer. Gölgeler diyarı’nda ölü, yeryüzünde sürdüğü yaşamı sürer. Ölüler, bir süre sonra, yeryüzünde tekrar doğabilirler. Uygurlar, inandıkları sürekli olarak tekrar doğma olgusuna “sansar” adını verirler.

4. Tasavvuf kültüründen reenkarnasyonla ilişkilendirilebilecek ifadeler

4. Tasavvuf kültüründen reenkarnasyonla ilişkilendirilebilecek ifadeler

Tasavvuf edebiyatından bu konu ile ilgili çağrışım yaratabilecek ifadeleri bulabiliyoruz, birkaçı için;

Ete kemiğe büründüm, Yunus olarak göründüm (…) Her dem yeni doğarız, bizden kim usanası. (Yunus Emre)

Ben de cansız varlıkken öldüm, yetişip gelişen bitki oldum; bitkiyken öldüm, hayvan biçiminde tezahür ettim. Hayvanlıktan geçip öldüm, insan oldum; öyleyse ölmekten korkmak niye? Hiç daha kötüye dönüştüğüm, alçaldığım görüldü mü?” (Mevlana Celaleddin Rumi)

Ondört bin yıl gezdim divanelikte / insan sıfatından çok geldim gittim (Haydar Haydar, Alevi deyişi)

5. 19. yüzyıl: Kardec’in ‘Ruhların Kitabı’ ile reenkarnasyon sistematize edildi

5. 19. yüzyıl: Kardec'in 'Ruhların Kitabı' ile reenkarnasyon sistematize edildi
Görüldüğü üzere birçok farklı inanışta ruh göçü kavramı yer bulmuş durumda. Ancak bu inanışlar, belirli bir başlık altında yer almıyordu. 19. yüzyılda Batı dünyasında okültizm, yani geçmiş dönemlerde, geleceğe yönelik medyumnik yollarla edinilen bilgiler bütünü alanında bir ilgi söz konusuydu.
Bu dönemde, deneysel spritüelizm alanında Fransız Allan Kardec, 1857 yılında yayınladığı ‘Ruhların Kitabı’ ile öte-alemci yapıları, ruh göçü çıkışlı düşünceleri ‘reenkarnasyon’ adı altında topladı. Kardec’in kitabında belirttiği ilkeler şu şekildeydi;

  • İnsan üç bölümden oluşur: Ruh, ‘perispri’ ve fiziksel beden. Perispri, ruh ve fiziksel beden arasında irtibatı sağlar, yarı-maddi bir yapısı vardır.
  • Can dediğimiz, ölüm olayı ile bedeni terk ettiğinde “ruhlar âlemi”nde doğar. Dünyada iken yaptığı iyilik ve kötülükler orada, hafızasında canlanır. Bir süre sonra, tekrar dünyada bedenlenir. Sınavlar geçireceği dünyada defalarca doğmasının amacı tekâmül etmektir. Fakat insan ruhu hiçbir zaman yeniden hayvan bedeninde doğmaz. Çünkü tekâmülde gerileme sözkonusu değildir.
  • Bütün ruhlar eşit yaratılmıştır denebilir. Fakat tekâmül dereceleri aynı kalmadığından aralarında, tekâmül farklarından kaynaklanan bir ruhsal hiyerarşi oluşmuştur.
  • Ruhlar yalnız Dünya’da değil, evrenin diğer dünyalarında da bedenlenirler.
  • Ruhlar âlemindeki bedensiz varlıklar, dünyadaki bedenlilerle gerek maddi gerekse manevi etkileşim içindedir. Ayrıca ‘medyum’lar aracılığıyla, bedensiz varlıklarla sesli veya yazılı iletişim kurulabilir.

6. Reenkarnasyona bilim muhalefeti: Hayali anı sendromu

6. Reenkarnasyona bilim muhalefeti: Hayali anı sendromu

Günümüzde reenkarnasyon yaşadığı düşünülen, bunu iddia eden kişiler eski yaşantılarına yönelik net hatıralar aktarabiliyor. Psikolojide bu durumu açıklayabilecek ‘hayali anı sendromu’ ya da sahte anı sendromu açıklayabilir. Gerçekte hiç yaşanmamış olmasına rağmen insanlar, gerçek kişi ve mekanlar ile bazı hatıraları zihninde oluşturabilir.

Özellikle, çocukları ya da sevdikleri çok uzakta olan kişilerde bu durumun yaşandığı gözlenmektedir. Akla gelen bu anılar için metafiziksel yorumlar da vardır, reenkarnasyon bunlardan sadece bir tanesidir.

7. Hatıralar DNA’larla aktarılabiliyor

7. Hatıralar DNA'larla aktarılabiliyor

ABD‘de bir üniversitede, genlerde ortaya çıkan kimyasal değişimler sonucu çeşitli deneyimlerin gelecek nesillere aktarılabileceği ortaya çıkmıştır. Emory Üniversitesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr.Brian Dias’a göre;

Dönüşümsel bakış açısından, bizim sonuçlarımız ebeveynlerin deneyimlerinin, sonradan gelen nesillerin, hatta hamile kalmadan önce, sinir sistemlerindeki hem yapıyı hem de fonksiyonlu önemli derecede etkilediğini anlamamızı sağlıyor. Bunun gibi bir fenomen, fobiler, endişe, ve post-travmatik stress bozuklukları gibi nöropsikiyatrik rahatsızlıkların etiyoloji-nedenbilim ve potansiyel aktarım riskine katkıda bulunabilir.

Bazı hatıraların, travmatik ya da stresli deneyimlerin genlerle aktarılabildiği düşüncesi bilim dünyasında yeni değil. 1989 Nobel Kimya Ödülü’nü alan Sidney Altman ve Thomas R. Cech, RNA’nın katalitik özellikleri alanındaki çalışmalarıyla da bunu doğrulamıştı.

8. Reenkarnasyona yönelik ilginç bilgiler

8. Reenkarnasyona yönelik ilginç bilgiler
  • Reenkarne olduğu düşünülen çocuklar, herhangi bir eğitim görmeden önceki yaşamlarında sahip oldukları bilgi birikiminden ötürü -o anki koşullara göre- yabancı dil konuşabiliyor, derdini anlatabiliyor.
  • Yapılan bir araştırmaya göre ABD‘de 4 kişiden biri reenkarnasyona inanıyor.
  • Dünya üzerinde ise çoğu Budistlerden oluşan 1.25 milyar insan, başka bir insanın ruhu ile dünyaya geri döndüğünü düşünüyor.
  • Reenkarnasyon alanında araştırma yapan bilimadamları, bugüne kadar dünya üzerinde ortalama 95 milyar insanın yaşayıp öldüğünü tahmin ediyor.
  • 6 milyar ruhun en az 10-15 kere hayata dönmüş olabileceği tahmin ediliyor.
  • Genellikle 30 yaş üstü kişiler reenkarnasyona inanıyorlar.
  • Eğitim seviyesi yükseldikçe, reenkarnasyona inanç seviyesi azalıyor.

9. Reenkarnasyon vakalarına yönelik araştırmalar

9. Reenkarnasyon vakalarına yönelik araştırmalar
Dünyada bu alanda en önemli isimlerden birisi Profesör Ian Stevenson’dır. Asya’da, Avrupa’da birçok ülkede bu alanda çalışmalar yapmış, insanlarla birebir görüşerek vakaları değerlendirmiştir. Bu alanda birçok kitabı, makalesi bulunan bir isimdir. Türkiye için de önem taşıyan çalışmalarından birisi olan ‘Reenkarnasyon Vakaları III: Lübnan ve Türkiye’den On İki Vaka’da ülkemizde yaşanan bazı olaylar yer alıyor.

Ian Stevenson’un çalışmaları neden önemli?

40 yılını reenkarnasyon vakalarını araştırmaya adamış bir isim olan Stevenson, geçmiş yaşamlarını hatırladığı öne sürülen çocuklarla görüşerek incelemeler yaptı. Toplamda 2000’in üzerinde çocukla görüştüğü biliniyor. Stevenson, yalnızca görüştüğü kişileri dinlemekle kalmamış, aynı zamanda ölüm şekilleri-doğum lekeleri arasındaki ilişkiye de odaklanmıştır. Birçok vakada, doğum lekelerini-ölüm şekli ilişkisini de doğrulamayı başarmıştır.

Çalışmalarını ağırlıklı olarak Doğu’da yapması eleştiri alsa da -reenkarnasyon inancının yaygın olmasından ötürü- Batı’da yaşanan vakalara yönelik bir kitap da çıkarmıştır.

Beyrut’ta yaşanmış tipik bir vaka

Stevenson tarafından belgelenmiş tipik bir vakada, Beyrut’taki bir çocuk 25 yaşında bir motor tamircisiyken plaj yolu üzerinde hız sınırını aşmış bir arabanın çarpmasıyla ölmüş olduğunu anlatmaktaydı. Çeşitli tanıklıklara göre, çocuk sürücünün adını, kazanın tam olduğu yeri, motor tamircisinin kızkardeşlerinin, anne ve babasının, kuzenlerinin ve birlikte ava gittiği arkadaşlarının adlarını veriyordu. Vaka doğrulandı, çocuk söz konusu motor tamircisinin ölümünden birkaçyıl sonra doğmuştu ve çocuğun ailesinin ölen adamla görünür hiçbir irtibatı yoktu.

Stevenson’la yapılmış bir röportaja buradan ulaşabilirsiniz.

10. Dünyadan çarpıcı reenkarnasyon vakaları

10. Dünyadan çarpıcı reenkarnasyon vakaları

Hollywood’un favori vakası

En ünlü reenkarnasyon hikayesi 1952 yılında ABD’nin Colorado eyaletinde yaşayan bir kadından geldi. Daha önce hiç ABD dışına hiç çıkmamış olan 29 yaşındaki Virginia Tighe isimli ev hanımı kadın, Morey Bernstein isimli amatör bir hipnoz uzmanı tarafından hipnotize edildi. Kadın hipnoz sırasında koyu bir İrlanda aksanıyla konuşmaya başladı ve 19’uncu yüzyılda yaşayan İrlandalı Bridey Murphy isimli bir kadın olduğunu söyledi. 1864 yılında İrlanda’nın Cork kentinde doğmuştu, Sean isimli bir adamla evlenmişti ve merdivenlerden düşerek geçirdiği bir kaza sonucu hayatını kaybetmişti. Tighe’nin Cork ile ilgili anlattığı ayrıntılar daha sonra birçok gazeteci tarafından doğrulandı ancak İrlanda’da Bridey Murphy isimli bir kadının yaşadığına dair hiçbir kanıt bulunamadı. Virginia ismiyle yeniden hayata geldiğini öne süren kadının hikayesi ülke çapında o kadar ünlendi ki olay önce kitap haline getirildi daha sonra da filmi çekildi. Avustralyalı oyunucu Nicole Kidman’ın başrolünde oynadığı 2004 yılında gösterime giren Doğum (Birth) isimli film de kocası 10 yıl önce ölen dul bir kadının eşinin Sean isimli 10 yaşındaki bir çocuğun bedeninde yeniden hayata geldiğine inanmasını anlatıyor.

11. En ilginç reenkarnasyon olaylarından biri: Titu vakası

11. En ilginç reenkarnasyon olaylarından biri: Titu vakası
1990 yılında İngiliz BBC televizyonunda yayınlanan bir belgeselle büyük olay yaratan Hintli Titu Singh’in reenkarnasyon hikayesi tüm dünyada yankı uyandırmış ve tartışma yaratmıştı. Hindistan’da yaşayan Titu, ailesine önceki yaşamındaki hayatını ailesini ve Agra şehrindeki eski evini anlatmaya başladığında 2.5 yaşındaydı. Anıları o kadar detaylıydı ki bir radyo dükkanında çalıştığını, adının Suresh Verma olduğunu ve Uma isimli eşinden 2 çocuk sahibi olduğunu bile anlatıyordu. Ailesi önceleri çocuğu ciddiye almıyordu ancak bazen bir yetişkin gibi davranan Tito bir gün silahla vurularak öldürüldüğünü, daha sonra cesedinin yakılarak küllerinin nehre atıldığını söylediğinde endişelenmeye başladılar.

Davayı yeniden açtırdı

Titu, Agra’daki evini özlediğini söylerken ağabeyi şehre giderek bu hikayenin doğruluğunu araştırmaya başladı. Uma isimli 2 çocuk sahibi dul bir kadın tarafından işletilen Suresh Radyo isimli bir dükkana rastladı. Uma, Singh ailesini ziyaret etmeye karar verdi. “Önceki aile”sine kavuşan Titu, Uma’ya önceki yaşamında gittikleri bir panayırı anlattı ve evlerini bahçesine gömdüğü altınlarda bahsetti. Şoke olan Uma, kocasının yeniden hayata döndüğüne inanmıştı. Dehşete düşen aile hikayeyi doğrulamak için Titu’yu Agra’ya götürdü. Küçük çocuk, Suresh’in 2 oğlunu hemen tanıdı ve ölümünden bu yana radyo dükkanındaki değişiklikleri de hemen fark etti. İngiliz BBC kanalına çıkarılan Tito, Suresh’in arabasında otururken başına yediği bir kurşunla hayatını kabettiğini anlattı. Otopsi raporları da kurşunun Suresh’in sağ şakağından girdiğini kafasının sol tarafından çıktığını gösteriyordu.

Daha sonra Tito’nun saçları canlı yayında tıraş edildi ve küçük çocuğun başının sağ kısmında tam da kurşunun girdiği kısımda ve sol tarafta kurşunun çıktığı kısımda 2 yara izi olduğu ortaya çıktı. Küçük çocuk Agra’daki bir mahkemeye cinayetin başka ayrıntılarını da anlatarak otoriteleri davayı yeniden açmaları için ikna etmeyi başardı. Titu’nun verdiği bilgiler sayesinde Suresh’in katili yakalandı ve mahkeme önüne çıkarılarak yargılandı.

12. Türkiye’de reenkarnasyon inancı ağırlıklı olarak Nusayrilerde görülmektedir

12. Türkiye'de reenkarnasyon inancı ağırlıklı olarak Nusayrilerde görülmektedir
Nüfusları yaklaşık 1 milyon civarında olan Nusayriler Hatay, Adana ve Mersin tarafında yaşamaktadırlar. Nusayri inancında reenkarnasyon yer tutmaktadır, bundan dolayı çocukların konuşmalarına kulak verirler, onların anlattıkları hikayeleri önemserler.

13. Medeniyetlerin beşiği Hatay, reenkarnasyon vakaları ile en çok gündeme gelen ilimizdir

13. Medeniyetlerin beşiği Hatay, reenkarnasyon vakaları ile en çok gündeme gelen ilimizdir
Psikiyatrist Dr. Recep Doksat Adana’da bu tür olayları incelemiş, araştırmış ve kitap haline getirmiştir.

Hatay ilinden birkaç örnek:

Ali Kara: Suriye’de ölüp Türkiye’de doğduğunu söylüyor. Hatay Raskiye köyü, 1972 doğumlu. Bir önceki hayatında adı Cabir Rismen. Bilal ve Rahibe’nin oğlu olarak Cennata köyünde dünyaya gelmiş. 1947-1960 yılları arasında yaşamış. Kullandığı traktör devrilince ölmüş.

Mehmet Aslan: 1987 doğumlu. Bir önceki hayatındaki annesi yeni doğan çocuğu Mehmet’i rüyasında görüyor. Arayıp buluyor ve çocuğu ailesinden istiyor. Mehmet, bir önceki hayatında Ata Eryılmaz imiş. Ata’nın anne babası Habib ve Raya Eryılmaz’ın iki çocuğu var. Ata ve Nebil. Nebil 15 günlük iken ölüyor. Ata ise üniversiteyi kazandığı yıl Asi Nehri’nde boğuluyor.

İpek Kart: Hatay Döver köyünde, Besime adında bir hamile kadın; öldürülüyor. Kocası cezaevine konuluyor. Besime ise İnci-Sabri Kart çiftinin kızları olarak Hatay’da dünyaya geliyor. İlkokula giden İpek’in güncesinden okuyoruz:

Bundan önce de hayatım vardı. Döver köyünde, yeni evli, 8 aylık hamile bir kadındım. Adım da Besime Yayar idi. Eşimle düğünümde takılan takılar yüzünden hep kavga ederdik. Altınlarımı bozdurup kamyon almak istiyordu. Beni sürekli dövüyordu. Bir gün yine altınları istedi karşı çıktım dövdü. Evin damındaydık kocam beni itti, dengemi kaybettim aşağıya düşüp öldüm. Ama geri döndüm, şimdi adım İpek Kart ve 12 yaşımdayım.

Başının üzerinde yara izi

Cemil Fahrici 1935’te Antakya’da dünyaya geldi. Doğumundan bir önceki gece babası uzak bir akrabaları olan Cemil Hayık’ın kendi oğlu olarak yeniden dünyaya geldiğini gördü. Hayık, çetesi Fransız güçleri tarafından sarıldıktan sonra silahını çenesine dayayarak intihar eden bir yerel kahramandı. Bebek Cemil de çenesinin altında 2 santim boyutlarında bir yara izine sahipti ve 2 yaşına geldiğinde Hayık’ın yaşamı hakkındakı detayları çevresiyle paylaşmaya başladı. Daha sonraki yıllarda Stevenson yaptığı araştırmalar sonunda Cemil’in başının üstünde de bir yara izin olduğunu fark etti. Yara izleri ve çeşitli fobi ve ağrılar reenkarnasyon berlitileri olarak görülüyor. Bazı uzmanlara göre boynundan sıkıntı çeken kişiler geçmiş hayatında asılarak öldürülmüş olabilir ya da yüksekten korkan bir kişi bir kalenin duvarından aşağıya atılarak cinayete kurban gitmiş olabilir. Yani nedeni açıklanamayan bu korku ve fobilerin önceki yaşamlardan gelmiş olabileceği öne sürülüyor.

‘Artık eski ailemle görüşmüyorum’

Hatay’da yaşayan Oto Galerici Tayfur Çiçek de, 3 yaşındayken farklı isimler söylediğini ve ailesinin bu durumu farkettiğini söylüyor. Çiçek şöyle konuştu: 3 yaşındayken konuşmaya başladım. Bazı isimler söylemeye başlayınca ailem merak ediyor. Zaman geçtikçe anlıyorlar çünkü söylediğim isimler bizden 2 köy uzaklıkta yaşayan bir aileye aitti. Bir süre sonra tanıştık. Onlar inanmadı benim onların 39 yaşında ölen oğulları olduğuma. Ancak evlerinde sakladığım tabancamı bulunca anladılar. Tek tek isimleri söyledim kardeşlerimin orada. Artık inanıyorlar. Önceki yaşamımda ismim Hanifi Türkmen’di ve çiftçilik yapıyordum. Babamla beraber evimizin yakınındaki bahçede çalışırken düştüm ve bel kemiğim kırıldı. 3 yıl boyunca yatağa bağlı yaşadım ve daha sonra öldüm. Ancak yaşım ilerledikçe bu durum beni iyice bunalttı. Çünkü çift kişilikliydim. Bir yandan eski ailem ve bir yandan da yeni ailem vardı. Keşke böyle bir şey yaşamasaydım. 15 yaşına kadar eski ailemle görüşmeye devam ettim ancak daha sonra görüşmeyi bıraktım ve ticaret yapmaya başladım. Yani kendimi işe verdim.

Mezarlığını bile anlattı

Dellal Beyaz 1970’te Samandağ’da dünyaya geldi. Doğduğunda başının üzerinde bir yara izi vardı. Annesi küçük kızın eski yaşamından anılar taşıdığını yatağında kendi kendine konuşurken fark etmeye başladı. Della önceki yaşamında yakınlardaki bir köyde yaşayan bir kadın olduğunu ve çamaşır asarken bir kuyuya düşerek öldüğünü anlatmaya başladı. Ailenin uzaktan bir akrabası Dellal’in anlattıklarının Zehide Köse isimli bir kadının ölümüyle büyük benzerlik gösterdiğini öne sürdü. Köse düşerken kafasını yer vurmuş ve götürüldüğü hastanede yaşamını yitirmişti. Zehide’nin mezarlığını da anlatan Dellal, önceki yaşamında öldükten sonra olanları hatırlayabilen ilk reenkarnasyon vakalarından biriydi.

Diğer vakalar

Ekşi Sözlük’te bir yazar, reenkarnasyonla ilgili düşüncesini şöyle açıklıyor;

Temkinli yaklaştığım konu. böyle saçmalık olur mu ya da kesin vardır diyemiyorum ama bir örnek vereceğim. Bu işi arkadaş arasında yapan 50 yaşlarında bir tanıdığım var. Rica minnet arada insanlara kim olduğunu söylüyor. nasıl yaptığını anlatmıyorum bir kağıt,bir taş kullanıyor ve kağıda bilmediğim bir alfabede yazı yazıyor. Aklımın almadığı ve cevap veremediğim konu ise şu, bundan 10 sene önce bir kadına baktı. Kadına ispanya‘da bir denizci olduğunu ve soğuk havaların akciğerini etkileyip onu hasta ettiğini ve öldüğünü söyledi. buraya kadar normal. Anormal olan bundan 10 sene sonra aynı kadının dünyanın öbür ucunda başka bir adama bu iş için başvurması ve o adamın birebir aynı şeyleri söylemesi. 10 sene aralıklarla dünyanın iki ucunda iki farklı insanın bir kadına aynı şeyi söyleme olasılığı yüzde kaç?

14. Dünya çapında ses getiren bir yerli vaka: Kenedi Alkan

14. Dünya çapında ses getiren bir yerli vaka: Kenedi Alkan
1965 doğumlu Kenedi Alkan, öldürülen ABD başkanı Kennedy’nin ruhunu taşıdığını, reenkarne olduğunu iddia ediyordu.
Görgü tanıklarına göre çocukluğunda çok iyi İngilizce konuşuyordu, vücudunda bir kurşun yarası izi bulunuyordu ve belki de en enteresanı Kennedy’nin yaşamına, son anlarına dair bilgilere sahip olduğunu söylüyordu. Çok geçmeden ABD’den bir heyet geldi ve onunla görüştüler, reenkarnasyon alanındaki bilimsel makalelerde bile yer buldu (kaynaklarda görebilirsiniz) sonuç olarak Kenedi Alkan hayatına normal olarak devam ediyor. O dönem heyetin onu ABD’ye götürmek istediği ancak ailesinin korktuğu için buna izin vermediği belirtilmişti.

Reenkarnasyon dendiğinde sayılı isimlerden olan Ian Stevenson da bu olayı inceleyenlerden birisi, ancak Kenedi Alkan için bir röportajında ‘aldatmaca’ diyor.

15. Reenkarnasyona inanan ünlü isimler

15. Reenkarnasyona inanan ünlü isimler
Dünyaca ünlü bazı isimler reenkarnasyona inandıklarını açıklamış durumdalar, üstelik bazıları ‘reenkarne olduğunu’ dahi belirtiyor. İşte o isimler;
Salvador Dali: Ünlü ressam, kendisinin ölen abisinin reenkarnasyonu olduğunu söylüyor.

Henry Ford: Önceki hayatında bir savaş sırasında hayatını kaybeden bir asker olduğunu düşünüyordu.

Nietzsche: Ünlü varoluşçu Alman filozofun reenkarnasyona inanışına sahip olduğu öne sürülüyor ancak bu konuda kesin bir bilgi bulunmuyor.

Jack London: ABD’li yazar daha önce sayısız kez dünyaya geldiğini düşünüyordu. Hatta önceki yaşamdan deneyimlerin eserleri üzerinde önemli etkiye sahip olduğuna inanıyordu.

Benjamin Franklin: Reenkarnasyon inancını “Ben ölümü biraz da uykuya benzetiyorum. Sabaha daha dingin uyanacağız. Ne şekilde olursa olsun bu dünyada her zaman var olacağıma inanıyorum” diye açıklamıştı.

Not: Franklin’in cryonics çalışmalarına desteğini daha önce, ilgili sayılabilecek bir içeriğimizde de konu almıştık. Bkz Ölüm, Yaşamın Sonu mu? Cryonics: Geleceğe Dair Heyecan Verici Bir Yatırım

Kaynak: Kenan Butakın, Vatan

16. İçinden reenkarnasyon geçen filmler ve müzikler

16. İçinden reenkarnasyon geçen filmler ve müzikler
Böylesine ilgi çekici bir konu haliyle kültürel anlamda da etkilerini hissettirmiştir. Reenkarnasyonu konu alan filmler,
The Reincarnation of Peter Proud (1975): Romandan uyarlanmış bir film, 2015’te tekrar vizyona gireceği söyleniyor

Audrey Rose (1977): Hipnoz sahneleri ile bilinen başarılı bir korku filmi

Star Trek III: The Search for Spock (1984): Star Trek serisinin üçüncü filmi.

Dead Again (1991): Şaşırtan ve sürükleyici bir film.

Defending Your Life (1991): Arafı konu alan film.

Little Buddha (1993): Budizme ilgiliyseniz ilgi çekici bir yapımdır.

Fluke (1995): James Herbert’in kitabından uyarlanmış bir film.

Kundun (1997): Dalay Lama’ya verilen isimdir. 14. Dalay Lama’nın hayatını anlatır.

What Dreams May Come: Robin Williams’ın rol aldığı başarılı bir film

Yesterday’s Children: Hakettiği ilgiyi görmemiş, ağlatan bir film-denmekte

Birth (2004): 10. maddede geçen yaşanmış olayın (Hollywood’un favorisi) filmi.

Reincarnation (2005) (kısa film)

Om Shanti Om (2007): Reenkarnasyon sinemasının anavatanı Bollywood yapımı bir film, iMDB 6.6

Eega (2012): Eaga: Kara Sineğin İntikamı, iMDB 7.9

I Origins (2014): İzledikten sonra beni bu içeriği hazırlamaya iten film.

Müzikler

The Reincarnation of Benjamin Breeg, Iron Maiden

The Reincarnation Song, Roy Zimmerman

Eternal Caravan of Reincarnation, Santana

The Reincarnation of Luna, My Life With The Thrill Kill Kult

Highwayman, The Highwaymen

Tommy, The Who

“Galileo”, The Indigo Girls

Metropolis Pt. 2: Scenes from a Memory, Dream Theater

17. Mümkündür ya da değildir, tartışıladursun. Yahya Kemal’den bir dize ile bitirelim,

17. Mümkündür ya da değildir, tartışıladursun. Yahya Kemal'den bir dize ile bitirelim,
cihana bir daha gelmek hayal edilse bile
avunmak istemeyiz böyle bir teselliyle

Bir Limon Alın Ve Bileğinize Damlatın… Sonra Ne Mi Oluyor Buyrun Yazımıza…

safe_image[2]

Gün içinde bileklerinize bir kaç damla damlatmak ve hafifçe ovalam hem sizi hastalıklara karşı koruyacak hem de beyinsel aktivitelerinizi arttıracaktır. Yani sizi akıllandıracaktır:)))

Ayrıca

* İçerdiği Bol C vitamini sayesinde, çok iyi bir antioksidan olma özelliğine sahiptir.
* Vücuttaki zararlı maddeleri ve serbest radikalleri uzaklaştırması en bilinen faydasıdır.
Limonun meyvesi kadar kabuğu da oldukça faydalıdır. Özellikel cilde ve tümöre karşı olan faydaları ile bilinir.
Limonun Pek çok kanser türüne karşı koruyucu özelliği bulunmaktadır.  kolon, prostat, göğüs, akciğer ve pankreas kanseri olmak üzere 12 kanser türüne karşı koruyucu etkisi olduğu saptanmıştır. Ayrıca limon tümör gelişimini engelleyen en önemli besinlerden biridir.
Limon sindrim sıvılarını harekete geçirir ve kabızlığı önler.
Limonun Sağlık açısından Faydaları
* Eğer güne enerji dolu başlayıp, öğlen sonrasında enerjinizin tükendiğini düşünüyoresanız, limon sizin için iyi bir çözüm olacaktır.  Gün içinde bileğinize bir kaç damla limon yağı sürmeniz, beyin aktivitelerinizi canlandıracağından, size çok fayda sağlayacaktır.
* Eğer, limon bal ile karıştırılırsa, boğaz ağrılarını kısa sürede geçirir. Çünkü limonda mikrop öldürücü özellik bulunur. Bunun için, 1 bardak sıcak suyun içine limon suyu ve bal karıştırın ve yudumlamadan önce biraz ılınmasını bekleyin. Bal boğazı sarıp yumuşatır, limon ise mukusları giderir. Bu sayede, boğazınız çok daha kolay iyileşir.
* Ağız Kokusuna Doğal Çözüm
Eğer Ağız kokusundan şikayetçi iseniz, ağzınıza bir kaç damla limon suyu sıkmak veya ağzınızı limon suyu ile çalkalamak, sizi bu şikayetten kurtaracaktır. Fakat bu işlem sonrasında ağzınızı mutlaka normal su ile çalkalamanız gerekir. Çünkü, limondaki aist dişlerinize zarar verebilir.
* Limonun Cilde Faydaları,Limonun Cilde Etkisi
 Limonun cilde faydaları her zaman sıkça vurgulanan bir konudur. Akne probleminiz var i,se, limondan yardım alabilirsiniz. Limon suyunu, ballı su ile karıştırıp sorunlu bölgeye sürü ve 30 dakika bekletin. Günde 2 defa uygularsanız, akne probleminiz kısa sürede çözülecektir.
*Limon cilt Beyazlatırmı dersiniz
Yatmadan önce limon suyu ile ellerinizi ve yüzünüzü iyice ovuşturun. Sabah ılık suyla ellerinizi ve yüzünüzü durulayın. Siyah kahverengi lekelerin kaybolması için bu işlemi düzenli olarak her akşam yapmanız tavsiye ediliyor.
* Tırnak bakımı için limonu denediniz mi?
Tırnaklarınızdaki sararma için limon çok iyi bir çözümdür. Sararan tırnakları limon ile ovamnız yeterli olacaktır.
*Limonun Saça Faydası
Dökülen ve cansızlaşan saçlarınızı yeniden canladırmak ve parlaklık kazandırmak için 3/4 fincan zeytin yağı 1/2 fincan bal ve aşağı yukarı 3 yemek kaşığı limon suyunu karıştırın. Saçlarınızı suyla durulayın havluyla kurulayın ve daha sonra az bir karışımı tarakla saçlarınıza yedirin. Daha sonra saçlarınızı yarım saat plastik bone ile sarın ve bekleyin. Daha sonra şampuanlayın ve durulayın parlaklığı göreceksiniz.

bilgituru.com

Galata’da Kendinizi Bulabileceğiniz 13 Enfes Mekan

oldmag - galata mekanları

İki güneş yüzü gördük diye kendimizi sokaklara atmaya başladık hemen! Bizi aylarca eve kitleyen kış çekip gidecek, o D vitamini doya doya alınacak. Sizlere D vitamini alabileceğiniz mekanlar diye bir liste hazırlamadık tabii ki amma ve lakin sokaklarında fink atabileceğiniz, boheminden faydalanıp havalı takılabileceğiniz bir Galata mekanları listesi yaptık.

Beyoğlu’nun keşmekeşinden kurtulup huzura çekilebileceğiniz, izin günlerinizde iş ya da ders çıkışlarınızda kaliteli vakit geçirebileceğiniz, size ilham verecek, midenizi bayram ettirecek mekanları derledik. Buyurun!

Serdar-ı Ekrem’in gülü: Mavra

foursquare - galata mekanları foursquare – galata mekanları

Serdar-ı Ekrem’in en rahat mekanıdır o. Git saatlerce otur, çalış, arkadaşınla dedikodunun dibine vur, biri de gelip ikinci kez “Bir şey ister misiniz?” -ki kalk git demenin kibar halidir bu- diye sormaz. Hafif karanlık, loştur kendisi. Rahat koltukları, satılan tasarım yastıkları, dekoratif eşyaları, duvar dolusu fotoğrafları, yenilesi sandviçleri ve tatlıları vardır.

Mimarisiyle büyülendiğimiz Doğan Apartmanı’nın hemencik karşısında. Galata’daki birçok mekana göre de fiyatları da yüz güldürür. Açıkçası favorimizdir. Yeri geldiğinde Okan Bayülgen ve birçok oyuncu, bloggerla karşılaşmanız mümkündür.

Mavra adres: Şahkulu Mah., Serdarı Ekrem Sok. 31/A, Galata, İstanbul

Gerçek kahvaltı budur: Marmelat

foursquare - galata mekanları foursquare – galata mekanları

“Hafta sonu nerede kahvaltı yapsam?” sorusunun Galata’daki cevabıdır o. Hem de semtin yeni mekanlarındandır kendisi.

Uzun soluklu, keyifli, gözleri de bayram ettirecek serpme kahvaltısı o masadan uzun süre kalkmama sebebidir. Ayrıca kahvaltı seçeneklerinin kendine has bölgelerden getirtilmesi bizi mest etmeye yetiyor: Erzincan tulum, Ezine koyun, Trakya eski kaşar, Boşnak eti, Kastamonu pastırma, Edremit yeşil zeytin, Hatay kırma yeşil zeytin…

Kuşburnu, ekşi erik, mandalina, karanfilli ayva marmelatlarından da denemekte fayda var. Kendimizi hamur işlerinden de sakınacak değiliz! Söyleyin oradan sıcak sıcak pişi ve yumurtalı ekmek.

Kahvaltı dışında tost, makarna, salata, burger, barbunya, yaprak sarma, lahana sarma gibi zeytinyağlılar da var.

Marmelat adres: Bereketzade Mahallesi, Büyük Hendek Caddesi, Camekan Sokak, No 8/A, Galata, İstanbul

Kendisi çok yeni: Old Java

oldmag - galata mekanları oldmag – galata mekanları

İstanbul’un üçüncü dalga kahve akımına bir yenisi daha eklendi, hem de bu akımdan nasibini pek fazla alamamış Galata’da.

Burayı farklı kılan öyle bir kahvesi var ki saatlerce o tadı ağzınızda hissedeceksiniz: İsli kahve. Bunun yanına cookie veya brownie almalı.

Özellikle başarılı sunumları ve duvar resmi tam fotoğraflık! Ayrıca işinizi gücünüzü yanınıza alıp çalışabileceğiniz mekanlara bir yenisi daha eklendi, tebriker!

Old Java adres: Müeyyedzade Mahallesi, Tatar Beyi Sokak, No 8, Galata, İstanbul

Bir galeri tadında: Nikol

Bu mekan da hem alışveriş yapabileceğiniz hem de yiyip içebileceğiniz mekanlardan. Üstüne üstlük tablolarıyla da bir galeri tadında. Mavra’nın biraz ilerisinde.

Nikol, kahve keyfine yakışır mekanlarda. Julius Meinl markalı kahvesinden içip frambuazlı cheesecake, çilekli milföy, çilekli tart, macaron ya da profiterolünden yiyebilirsiniz.

Alışveriş kısmında ise yok yok; aydınlatmalardan kaselere, aksesuarlardan mumlara, çantalardan cüzdanlara hatta ev yapımı makarnalara kadar her şeyi alıp evine götürebilirsin.

Uzun soluklu derin toplantılar için sizi hazır bekleyen uzun bir masası da var.

Nikol adres: Şahkulu Mahallesi, Serdar-ı Ekrem Sokak No:9, Galata, İstanbul

O çok özel: Cafe Privato

fotoğraf: çağla gillis fotoğraf: çağla gillis

İstanbul’da göz dolduran sağlıklı kahvaltı mekanı nerede diye sorarsanız akla ilk Cafe Privato gelir. Şüphesiz! Bir kere mevsimi olmayan bir tek meyve sebze burada bulamazsınız. Her şey organik ve yine her şeyi kendileri yapıyorlar. Bir reçel yiyorsunuz sanki meyvenin kendisini! İnanması güç. Zeytinyağına ve kekiğe banmış zeytinler, çeşit çeşit peynirler, reçeller, acuka, acı biberli çökelek peynir, havuç salatası, Gürcü pancake’i burayı farklı kılan yiyeceklerden.

Tünel’den Galata Kulesi’ne giderken hemen sağda kalıyor. Sessiz sakin bir Pazar kahvaltısına yakışır mekan. Not alalım aldıralım.

Cafe Privato adres: Şahkulu Mah. Galip Dede Caddesi No:3, 34420 Şişhane Beyoğlu, İstanbul

En keyifli caz: Nardis Jazz Club

nardisjazz - galata mekanları nardisjazz – galata mekanları

İstanbul’un sayılı caz kulüplerinden biridir o. Galata Kulesi’nin dibindeki konumuyla, “Jazz Kulüpte Dinlenir” mottolarıyla yıllardır cazseverleri tatmin eden mekan. Her güne mutlaka bir konser var. Yerli yabancı birçok sanatçı bu sahnenin tozunu dumanını attırıyor .

Menüde ise ilginç soslu spagetti, salata, bonfile ve tavuk seçeneklerini bulabilirsiniz.

Rezervasyonsuz gitmeyiniz ve her ay başı mekanın programına bakınız. Gitmek isteyeceğiniz illa bir konser olacaktır.

Nardis Jazz Club adres: Kuledibi Sok. No:14 Galata İstanbul

Şimdi “romance” zamanı: Le Fumoir

unlike - galata mekanları unlike – galata mekanları

Galata’da sadece arkadaşlarınızla takılabileceğiniz, kahve içip sohbet edebileceğiniz, mola vermelik yerler yok. Sevgilinizle romantik bir gece geçirebileceğiniz bu mekan bunun kanıtıdır. Georges Hotel’in terasında barınan bu yer özel günler için pek şık bir tercih. Hem muhteşem manzara hem de Fransız mutfağı! Romantik bir gece için tüm şartlar sağlanmış.

Önerimiz seçeceğiniz Fransız şarabı yanına bir peynir tabağı sipariş etmeniz. Bunun dışında salataları ve et tartar tabağı da yenilesi.

Bu muhteşem manzarayı gece değil de gündüz görmek isteyenler kahve ve kruvasandan şaşmayın!

Le Fumoir adres: Serdar-ı Ekrem Sk. Georges Hotel Galata No:24 Galata, İstanbul

Bulutların üstünde: Cloud Nine Patisserie

facebook - galata mekanları facebook – galata mekanları

Şimdi de aniden gelen tatlı-çay krizinize derman olalım dedik. Burası minik tatlı bir pastane. Galata turunuzdan sonra sizi mutlu edecek tatlılar için doğru adres.

Cupcake, ağızda dağılan kurabiyeler, brownie, cheesecake, limon sevdalılarını mest edecek olan tart, kek ve pasta burada bulabileceklerinizden sadece birkaçı. Hem kilo takıntısı olan arkadaşları da unutmamışlar. Yulaflı kurabiyeleri şekersiz ve unsuz.

Şeker hamuru, gıda boyası gibi maddelerin hiçbiri burada kullanılmıyor. Gönül rahatlığıyla yiyebilirsiniz.

Cloud Nine Patisserie adres: Lüleci Hendek Cad. 46A Galata Beyoğlu, İstanbul

Galata’nın tasarımda harikalar yaratan dükkanları pek ünlüdür. Bu sebeple sadece kafe restoran yazıp bırakmak olmaz. Galata’ya gidince mutlaka uğramanız gereken dükkanları da kısa kısa anlattık.

Eski bir şarkı gibi: Atölye De Bora

 oldmag - galata mekanları oldmag – galata mekanları

Vintage kıyafetlerin, ayakkabıların, aksesuar ve çantaların satıldığı bu mekanda bir de saç tasarımı bölümü var. Rengarenk retro televizyon ve plaklar da tam hediyelik.

Atölye De Bora adres: Hacı Mimi Mah Serdar-ı Ekrem Sokak, 8/A, Galata, İstanbul

Fazlasıyla baş döndürücü: 290 Square Meters

hypebeast - galata mekanları hypebeast – galata mekanları

Amsterdam’dan Galata’ya taşınan bu mağaza moda severlerin başını tam anlamıyla döndürdü. Bazen özel koleksiyonları bulabileceğiniz bu dükkanda Dagmar, Elka, Fjallraven, Grenson, Levis Made and Crafted, Levis Vintage Clothing ve daha sayamadığımız birçok markanın ürünülerine burada rastlayabilirsiniz.

290 Square Meters adres: Hacı Mimi Mah Serdar-ı Ekrem Sok. Şahin Apartmanı. No: 27A, Galata, İstanbul

Hem satılık hem kiralık: Bin Bavul

binbavul - galata mekanları binbavul – galata mekanları

Vintage ve ikinci el severlerin talan etmesi gereken diğer bir mekandayız şimdi. Öyle küçük falan bir yer değil. Ürün ve çeşit çok. Bu yüzden sizin zevkinize uygun bir şeyler illa ki çıkacaktır. Ayrıca burada konsept partileriniz ya da bir çekimlik fotoğraflarınız için beğendiğiniz kıyafetleri kiralayabilirsiniz.

Bin Bavul adres: Galipdede Cad. No: 66, Galata, İstanbul

Yaşasın alışveriş: Sntrl Dükkan

aysunaltindag - galata mekanları aysunaltindag – galata mekanları

Çok amaçlı Galata gezinizde hem kahvenizi içip soluklanabileceğiniz hem de Türkiye’nin ileri gelen tasarımcılarının pek tatlı ürünlerinden satın alabileceğiniz bir mekan, bu mekan! Tasarım bez çantalardan, mutfak aletlerine, çalışma masanıza yakışacak dekorasyon eşyalarından kitaplara kadar her şeyi bulabilirsiniz.

Sntrl Dükkan adres: Hacı Mimi Mah., Serdarı Ekrem Sok. No:28, Galata, İstanbul

Ve tabii ki: Lomography Gallery Store

lomography - galata mekanları lomography – galata mekanları

Fotoğraf çekmeyi, fotoğraf ile ilgili her şeyi seven arkadaşlar bi öne çıkın, diyeceklerimiz var.

Bir kere Serdar-ı Ekrem’deki bu mekanı bilmiyorsanız bize “Ben fotoğraf çekmeye bayılıyorum” falan demeyin. Çünkü bu kocaman dükkanda fotoğrafla ilgili birçok şey var. Başlayalım hemen; Instagram’da dakikalarca efekt yapmaktan sizi kurtaracak en tatlı analog makineler, balık gözüydü geniş açılıydı her türlüsünden lensler, duvarlarınızı süsleyecek en orjiinal çerçeveler ve fotoclipsler…

Kendiniz için olmasa bile arkadaşınız için güzel bir hediye çıkacaktır bu mekandan.

Lomography Gallery Store adres: Şahkulu Mah. Serdar-ı Ekrem Sok. No:58 Beyoğlu

kaynak: yemek.com

VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUT…

images[1]

 

Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.

Tıkandı Baba, çay getir!..
Tıkandı Baba, kahve getir!..
Bu durum Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş.
– Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi?
– Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba.
– Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi.

Tıkandı baba da peki deyip başlamış anlatmaya;

Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. “Benimki de onlarınki kadar aksın” diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.

Bu sefer içimden “Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın” dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: “Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık”, dedi. O gün bu gün adım “Tıkandı Baba”ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.
Tıkandı Baba’nın anlattıkları Sultan Mahmut’un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına:

“Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz” demiş.

Sultan Mahmut’un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba’ya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis.

– “Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim” diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken “Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim” demiş ve işlek bir yol kenarına geçip başlamış bağırmaya.

Taze baklava, güzel baklava!

Bu esnada oradan geçen bir adam baklavaları beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı Baba baklavayı satıp elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını karşılamış.

Müşteri baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim, diğer dilim derken bir bakmış ki her dilimin altında altın var. Ertesi akşam adam acaba yine gelir mi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere gitmiş.

Müşteri hiçbir şey olmamış gibi: “Baba baklavan güzeldi. Biraz indirim yaparsan her akşam senden alırım” demiş. Tıkandı Baba da “Peki” demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı Baba’ya her akşam baklavalar gelmiş ve adam da her akşam Tıkandı Baba’dan baklavaları satın almış. Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut:

“Bizim Tıkandı Baba’ya bir bakalım” deyip Tıkandı Baba’nın yanına gitmiş. Bu sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan:

– “Tıkandı Baba sana baklavalar gelmedi mi?” demiş.
– Geldi sultanım!
– Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
– Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağ olasınız, duacınızım.

Sultan şöyle bir tebessüm etmiş.

“Anlaşıldı Tıkandı Baba anlaşıldı, hadi benimle gel” deyip almış ve devletin hazine odasına götürmüş.

“Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse hepsi senindir” demiş. Tıkandı Baba o heyecanla küreği tersten hazinenin içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda, düştü düşecek. Sultan demiş;

“Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git onlar sana ne yapacağını anlatırlar” demiş ve askerlerden birini çağırmış.

“Alın bu adamı Üsküdar’ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasını ona verin” demiş.

Padişahın adamları ’peki’ deyip adamı alıp Üsküdar’a götürmüşler.

Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler.

Baba, “niçin?” demiş. Askerler:

“Hele sen bir beğen bakalım” demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken kocaman bir kayayı beğenip almış eline.

“Ne olacak şimdi” demiş.

“Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını padişahımız sana bağışladı” demiş.

Adam taşı kaldırmış tam atacakken taş elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu Padişah’a haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur sözünü söylemiş

Ne zaman; hayatında bazı şeyler çekilmez hale gelirse,

11058491_434841140012556_1337868317370607690_n[1]
Ne zaman; yirmi dört saat kısa gelmeye başlarsa,
O zaman; kavanoz ve iki fincan kahveyi hatırlayınız…

İşte kavanoz ve iki fincan kahvenin hikayesi

Bir gün bir felsefe profesörü, elinde bazı malzemelerle derse gelir. Ders başladığında; hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe kavanozunu alır. Sonrada kavanozu ağzına kadar tenis topları ile doldurur. Ardından öğrencilerine kavanozun dolup dolmadığını sorar…

Bütün öğrenciler hep bir ağızdan dolduğunu söylerler.

Bunun üzerine; profesör önündeki kutulardan birinden aldığı çakıl taşlarını, kavanoza döker. Çakıl taşları kayarak, tenis toplarının aralarındaki boşlukları doldurmaya başlar. Profesör yeniden kavanozun dolup dolmadığını sorar.

Öğrenciler yine hep birlikte; ‘evet doldu’ derler.

Profesör bu defa da, masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve içindeki kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii ki kumlar da çakıl taşlarının aralarındaki boşlukları doldurur. Profesör yine aynı soruyu sorar. Öğrenciler de yine koro halinde ‘evet doldu’ derler.

Profesör bu kez ise masanın altında hazır bekleyen iki fincan kahveyi alır. Başlar kahveyi kavanozun içine dökmeye. Bu kez de kahve de kumların arasında kalan boşlukları doldurur. Bunun üzerine öğrenciler gülmeye başlar… Ardından profesör öğrencilerine nasihat etmeye başlar;

‘Bu kavanoz sizin hayatınızdır.

Tenis topları; Hayatınızdaki önemli şeylerdir. Yani aileniz, çocuklarınız, sağlığınız, arkadaşlarınız gibi. Diğer şeyleri kaybetseniz de, bunlar hayatınızı doldurmaya yeter.

Çakıl taşları ise; Sizin için daha az önemli olan diğer şeylerdir. Yani işiniz, eviniz, arabanız gibi.

Kum ise; diğer ufak tefek şeylerdir. şayet kavanoza önce kum doldurursanız; Çakıl taşlarına ve özellikle de tenis toplarına yeterli yer kalmaz.

Aynı şey hayatımız için de geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi; ufak tefek şeylere harcar, israf ederseniz; Bu defa da önemli şeyler için vakit kalmayacaktır. Dikkatinizi mutluluğunuz için önemli olan şeylere çevirin.

Çocuklarınızla oynayın.

Sağlığınıza dikkat edin.

Sevdiklerinizle yemeğe çıkın.

Evinizin ihtiyaçlarını karşılayın.

Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin.

Öncelikleri, sıralamayı iyi bilin.

Gerisi hep kumdur…’

Bu arada bir öğrenci merakla şu soruyu sorar; ‘Hocam peki, o iki fincan kahve nedir?’ Profesör gülerek cevaplar; ‘Bu soruyu bekliyordum. Hayatınız ne kadar dolu olursa olsun; Her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle bir fincan kahve içecek kadar yer vardır…!

alıntı

Dişi Bülbülü Altın Kafese Koymuşlar: ”Ayşe’nin Kocası Dublex Kafes Almış” Demiş…

10629834_822364631165928_4852934597488664741_n[1]

İnsanı Ateş Değil, Kendi Gafleti Yakar…

247159_856578157738878_5102294258829307663_n[1]

YAŞLILIKDAN VE YAŞLANMAKDAN KORKMAMAK LAZIM…

10449517_1616157801948019_6076468066390264582_n[1]

ABD’li ünlü komedyon George Carlin’in ilginç önerileri var:

1. Zorunlu olmayan sayıları çöpe atın. Yaş, kilo, boy

2. Sadece neşeli arkadaşlarınız olsun. Suratsız negatif insanlara
yaklaşmayın.

3. Öğrenmeyi sürdürün. El işleri, bilgisayar, bahçecilik. Beyniniz
atıl kalmasın. Atıl kafa iblisin tezgahıdır. İblisin adı da,
Alzheimer’dir.

4. Küçük şeylerden zevk almaya bakın.

5. Sık sık, uzun uzun ve var gücünüzle gülün.

6. Gözyaşları olacaktır. Katlanın, yas tutun, başka yaşantılara geçin.

7. Çevrenizi sevdiklerinizle doldurun. Aileniz, kedi, köpek, kuş,
balık, müzik, bitkiler… Ne olursa. Eviniz, sığınağınız olsun! Tadını
çıkarın!…

8. Sağlığınızın kıymetini bilin. İyiyse, üstüne titreyin. Bozuksa,
düzeltin. Siz kendiniz düzeltemiyorsanız, yardım isteyin.

9. Vicdan azabından uzak durun. Çarşı pazarda gezin, ülkenizi ve
yabancı ülkeleri dolaşın. Ama sakın suçluluk ve pişmanlık duygusuna
kapılmayın.

10. Sevdiğiniz insanlara, onları sevdiğinizi söyleyin. Her fırsatta
sevdiğinizi hissettirin.

11. Hiç unutmayın ki yaşam, aldığınız soluklarla değil, soluk kesen anlarla ölçülür

Sifonu Kullanın Ama ! Mutlaka Okuyun !

11059646_856636101066417_8325384406115078481_n[1]

TV de zap yaparken, bu bizim Amerikan asıllı Türk doktorumuz Mehmet Öz’ün programına denk geldim.
Tombul Amerikalıların bizim doktora duydukları hayranlık beni şaşırttı ve seyretmeme vesile oldu…

İyi ki seyretmişim, bizim Öz, programa katılacak olan seyircilerden
bir gün önce banyolarında hali hazırda kullandıkları havlu bone ve diş fırçasından birer örnek aldırmış ve laboratuara göndermiş.
Program sırasında bu sonuçları açıkladı…
Sonuç inanılmaz….

Latince adını şimdi hatırlamadığım aslında önemi olmayan x bakterisi,
yine Latince adını şimdi hatırlamadığım aslında önemi olmayan y bakterisi ve yine
Latince adını şimdi hatırlamadığım aslında önemi olmayan z bakterisi ve bunun gibi binlerce bakteri
havlularımızda diş fırçamızda bonelerimizde, paspasımızda, tavanımızda, duşa kabinimizde, küvetimizde,
aynamızda, lamba anahtarımızda, kısacası banyonun her yerinde, bu nasıl oluyor peşinden hemen anlattı… Sifonu çektiğimizde su partikülleri şiddetle çarpışıyorlar.

Bu şiddet su partiküllerinin klozetin alanın 5 m lik çevresine hızla dağılmasına sebebiyet veriyor.
Bu partiküller beraberlerinde bakterileri de taşıyorlar…
Peki bu bakteriler neler? Tahmin edebildiğiniz gibi dışkı, idrar ve koli basili vs…
Yani sifonu çekmeden klozet kapağını kapatmazsanız
milyonlarca iğrenç bakteriler banyonun her yerine havlumuzdan diş fırçamıza kadar her yere yerleşiyorlar…

Sanırım çoğumuza klozet kapağının neye yaradığını şimdi daha iyi anladık!..

SEVDİKLERİN DE OKUYABİLSİN DİYE PAYLAŞMAYI UNUTMAYIN

MUTLAKA OKUYUN !ERKEK NEDİR? Bir Bayanın Kaleminden…

10365726_856638691066158_9090105196688315988_n[1]

‘Erkekler ağlamaz.’
‘Erkekler korkmaz.’
‘Erkekler karı gibi gülmez.’
Derken ortalık dul kadından geçilmiyor. Zira erkekler genç yaşta
Hakk’ın rahmetine kavuşuyorlar.
Siz hiç kapı komşusuna sabah kahvesine gidip karısinı çekiştiren erkek gördünüz mü?

Fare görünce bağıran?
‘Bu ara sinirlerim zayıf’ deyip habire ağlayan?
Oysa onlar da kadınlarla aynı duygulara sahip olarak geliyorlar dünyaya.
Lakin daha ilk gün ayaklarına mavi patik giydirmek suretiyle ‘Ağır ol
bakalım! ‘ diyoruz.

‘Ne alákası var mavi patikle? ‘ demeyin. Mavi soğuk ve ciddi bir renktir.
Kime isterseniz sorun. Ve katiyen tesadüf değildir o patiklerin rengi.
Düşünülmüş, taşınılmış, seçilmiştir.
Ayağa giydirildiği anda kulağa şunlar fısıldanmış demektir: Sen
erkeksin.
Erkek olmanın gerekleri vardır. Ömrünün sonuna kadar bunları yerine getirmekle yükümlüsün.

Ömrünün süresi ise çatlama kat sayına bağlı. İçine ata ata ne kadar
yaşayabilirsen artık.
Bize sorarsan pek uzun süreceği kanaatinde değiliz.
Dikkat edeceğin husus, en dramatik hallerde bile mavi patikli olduğunu unutmamandır.

Misal,
Ásık oldun.
Sakın belli etme. Bırak karşındaki yansın tutuşsun. Sen ağır ol. Molla
desinler yeter ki aşık demesinler.

Misal,
Sevgilinden ayrıldın.
Sakın ağlayıp sızlama. Yine bırak karşındaki yıkılıp sürünsün.
Gözyaşı dediğin kadın kısmına yakışır.
Zaten senin gözyaşı bezlerin mavi patik operasyonuyla alınmış
bulunuyor.

Misal,
Eve hırsız girdi.
Tıkırtı duydunuz ya da hırsızla burun buruna
geldiniz.
Kim boğuşacak adamla? Bak bakalım karının ayaklarına! Ne renk
patikleri?

Pembe.
Ya hırsızınkiyle seninki? Mavi.

Kural,
Mavililer boğuşacak.
Pembeliler bağıracak.
Herkes görevini bilsin. Ta doğumhane de yapıldı bu iş bölümü.

Misal,
Eşinle kavga ettin.
Ne yapacaksın? Hiç. İşine gidip hiçbir şey olmamış gibi çalışacaksın.
‘Ay İsmail çok sinirim bozuk, benimki sabah sabah anneme laf etti’
diyemezsin.

Karın o esnada telefonun başında, bir sigara ve bir kahve eşliğinde
arkadaşlarına seni çekiştiriyor olabilir.
Olsun. Onun mazereti var, patikleri pembe.

Misal,
Evde aniden bir böcek peydahlandı.
Kim gidecek üstüne? Tabii ki sen. Zira karının gitmesi hiçbir işe
yaramaz.
Böcek renk körü mü? Maviyle pembeyi ayıramaz mı?
Ve sorarım sana, hangi böcek pembeden korkar?
Ama mavi… Birrrrr.

Misal,
Savaşa gidilecek.
Kim gidecek? Tabii ki Mehmetçik. Sen hiç ‘Vatan sağolsun’ diye
bağıran
Ayşecik gördün mü?
Benim bildiğim Ayşecik kameranın karşısında ‘Size baba diyebilir miyim
amca? ‘ diyordu.

Ve hatırladığım kadarıyla omuzunda tüfek falan da yoktu.
Diyeceğim, Mavi patikli olmak zor zanaat.

Özellikle de seviyorken…

alıntı

OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ

Modern İnsan Yaşıyor Mu?

11069872_856759354387425_5163729907148963384_n[1]

Modern insan yaşıyor mu?
Bir film düşünün…Başrolünde bir otomobil var.
Bir aile arabası.
Garajdan çıkıyor, çocuğu okula, anne babayı işe götürüyor; geri dönüyor, bazen uzun uzun yıkanıyor.
Bir de telefon tabii.
Kamera sık sık bu cihazı gösteriyor.
İçinizden “Ne saçma!” diye mi geçirdiniz? Niye? Dönüp kendi hayatımıza baksak…
Yalan mı? Başrolde telefonlarımız yok mu?
Ve saat…
Saatin alarmı çalıyor.Uyanma vakti. Yataktan çıkılıyor. Diş fırçalama vakti. Diş fırçası perdede dişini fırçalayan insandan daha çok yer kaplıyor.
Şöyle bir düşünün…
Abartma mı bu?
Hele televizyonlarımızın evdeki yeri ve değerinin evde yaşayan bizleri nasıl ezdiği gerçeğini de buna eklerseniz…
Veya hayatı yaşamaktansa, TV’den izlemenin heyecanını mesela…
Yönetmenin haksızlık ettiğini söyleyebilir misiniz?
Hayır!
Ama çok boğucu ve alabildiğine soğuk bir film derseniz, bakın işte bu doğru!
Zaten 1989 yapımı bu filmin yönetmeni Michael Haneke de şöyle diyor: “İnsanlar perdede gerçekle karşılaşmaktan hoşlanmazlar.
Tüketilmeye müsait hikayeler isterler.”
***

Sadede geleyim…
Birkaç hafta önce, “Pazar notları”mdan birinde şöyle diyordum…
“Bir gün gelip sahip olduklarımızın hepsini çöpe atsak, sahiplenme duygusuyla sevdiğimiz ne varsa kendi hallerine bıraksak… Boş, bomboş kalırız. Çünkü hep sahip olduklarımızla var olduk ama hiç ‘ol’madık.”
Bunun üzerine sevgili dostum Bülent Korman bir mesaj attı: “Haneke’nin Yedinci Kıta adlı filmini izledin mi?”
Hemen izledim. Girişte sözünü ettiğim film o işte!
Der Siebente Kontinent (Yedinci Kıta) usta yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi.
Kariyer sahibi anne baba ve çocuktan oluşan modern çekirdek ailenin nesnelere ve rutine hapsolmuş hayatı anlatılıyor.
Öyle bir aile ki…
Duyguları var gibi de, aslında yok!..
İlgileri var gibi de, hemen dağılıyor…
İşler tıkırında gidiyor ama aslında anlamsız…
Sonunda nesnelerin tahakkümünden kurtulmaya karar verip her şeyi kırıp dökmeye başladıkları sahneler öylesine sarsıcı ki…
Dikkatinizi çekerim; bankadan çekilen kredi paralarının klozete atıldığı sahnede Cannes film festivali izleyicisi salonu terk etmiş.
Evdeki makinelerin parçalanmasına, “hayat belirtisi” gösteren tek nesne olan akvaryumun kırılmasına falan tahammül eden Cannes seyircisi paraların boşa gitmesine dayanamamış.
***

Merak etmeyin, filmin trajik sonunu aktarmayacağım. Gerekmiyor.
Hep sahip olmuş ama hiç “ol”amamış modern insanı böyle bir durumda nasıl bir son bekler ki?
Nihayetinde metafiziği kovmuş, fiziğe tapmış bir dünyanın orta yerinde debelenip duruyoruz.
Haneke’nin şu sözünü de kaydedip ayrılıyorum: “Her şeyin iyiye gittiğini düşünmek istiyorsunuz ama bu doğru değil

alıntı

Bu Çayların Bi Anlamı Olmalı Sami…

11024756_1616045315276021_3356922926283220622_n[1]