Çeşitli Bitki Çaylarını Demlemenin Püf Noktaları…

Bitki çayı hazırlarken özellikle taze kaynamış klorsuz su kullanılmalı. Birçok hastalıkta klorun zararlı olduğu saptanmıştır. Suyunuzu kaynattıktan sonra bir iki dakika dinlendirin. Porselen bir demliğe önce çayını yapacağınız bitkiyi koyun ve üzerine gerekli miktarda su ekleyin. Genellikle 1 tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ot için dörtte bir litre su kullanmak gerekir. Çayın demlenmesi için 2-5 dakika yeterlidir. Kök bitkilerden çay yapacağınızda (zencefil, havlıcan gibi) aynı miktarda su ve bitkiyi birlikte cezveye koyup kaynatma yoluyla çayınızı yapabilirsiniz.

Ihlamur: Soğuk algınlığına ve öksürüğe karşı en etkili ve en yaygın olarak kullanılan doğal ilaçlardan biri olan ıhlamur, uykusuzluk, spazm ve kan dolaşımı bozukluklarında da kullanılır. Özellikle akşam saatlerinde fazla içmemeye dikkat etmek gerekir, çünkü fazla miktarda alındığında uykusuzluğa neden olabilir. Yapraklarında çok miktarda klorofil taşımasından dolayı kansızlık durumunda kullanılmasında fayda vardır. Diğer çaylarda olduğu gibi ıhlamuru da hazırladığınız zaman için ve bir daha kaynatmayın. Çünkü uzun süre kaynatılıp içilen ıhlamur size yarardan çok zarar verebilir.
Yogi Çayı: Hintli yogilerin içtiği baharatlı bir çay. Tam da kış mevsimine uygun, yani ısıtıcı. Ayurvedik bir çay yogi çayı ve yoğun baharatların karışımından oluşuyor. Bu çayı hazırlamak için ufak bir tencereye bir parça kabuk tarçın, 4-5 kakule tanesi, 1 ufak kök zencefil, 2 karanfil ve 4-5 adet tane karabiber koyun. Üzerine 2 su bardağı su ilave edip 5 dakika kadar kaynattıktan sonra dilerseniz içine 1 tatlı kaşığı siyah çay ekleyip biraz demlendirip süzün. Dilerseniz sütle karıştırıp için.
Isırgan: Isırgan, birçok rahatsızlığa iyi gelen ve sonbahardan ilkbaharın sonuna kadar bahçelerde bol miktarda yetişen bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarına, mide, bağırsak, böbrek, romatizma ve gut hastalıklarına iyi gelir. Ayrıca nefrit, sarılık, idrar yolları taşları ve özellikle kansere karşı günde 3-4 fincan ısırganotu çayı çok yararlıdır. Isırgan çayını hazırlamak için kişi başına bir tatlı kaşığı kuru veya bir avuç taze ısırganotu yeterlidir.
Biberiye: Bu güzel kokulu bitkinin kullanılmadığı hastalık yok gibi. Özellikle kan dolaşımı hastalıklarına, romatizma ve astım hastalıklarına, mide ve bağırsak gazlarına karşı kullanıldığı gibi ağır yemeklerden sonra içildiğinde sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca bronşit, öksürük, migren, gastrit, başağrısı, ağrılı adet, düşük tansiyon, kabızlık, safra kesesi taşı, ishal ve karaciğer rahatsızlıklarında da kullanılır. Hoş bir tat vermesi açısından biberiye çayına bir parça da kabuk tarçın atabilirsiniz.
Rezene: Rezene, Ege Bölgesi pazarlarında bahar aylarında bol bulunan bir bitkidir. Rezene çayı özellikle gaz ve kramp ağrılarında, mide ve bağırsak rahatsızlıklarında kullanılır. Özellikle bebeklerin gazlı olduğu zamanlarda sık başvurulan bir ilaçtır rezene çayı. Öksürük ve soğuk algınlıklarında ve çocuklarda boğmaca hastalığı sırasında rezene çayı yararlıdır. Listeyi uzatmak mümkün: Hıçkırık, bulantı, idrar yolları iltihabı, böbrek taşları gibi birçok durumda rezene çayına başvurabiliriz.
Hindiba: Hem salatalarda, hem de haşlanarak zeytinyağı ve limon ilavesiyle kullanılabilen hindiba iyi bir idrar söktürücüdür. Karaciğer hastalarının, romatizmalıların ve şeker hastalarının sofralarının başköşesine oturtması gereken otlardan biridir hindiba ve bunlardan başka bağırsakları yumuşatır, müzmin romatizma, gut, böbrek ve safra kesesi hastalıklarında yararlıdır. Hindiba köklerinden yapılan kahve iyi bir iştah açıcıdır. Romatizma hastaları ilkbahar ve sonbaharda 4-6 hafta arası sabah ve akşam hindiba çayı içerek kür yapabilirler ve faydasını da hızla görürler. Hindiba çayı hazırlamak için kişi başına 1-2 tatlı kaşığı doğranmış hindiba kullanılır.
Nane: Nane çayı, mide ve bağırsak gazlarında, bulantı ve kalp çarpıntısında içilir. Sindirim sistemi rahatsızlıklarında, karın ağrısı, ishal, safra kesesi taşı, baş ağrısı, migren, sinüzit, diş ağrısı, halsizlik, bronşit, öksürük gibi rahatsızlıklarda da tedavi edici özelliği olan nane, nefes darlığında da şöyle kullanılabilir: Bir tülbentin üzerine bal konur, üzerine taze veya kuru nane yaprakları serpilir ve yatmadan önce göğüs üzerine bağlanır, sabaha kadar bırakılır.
Kekik: Kekik çok güçlü bir antiseptik olarak biliniyor. Kekik yağından elde edilen timol birçok ilaçta, hatta ameliyatlarda yara temizlemek için kullanılıyor. Eski zamanlarda salgın hastalıklarda kullanılan kekik günümüzde de grip salgınlarında bol bol kullanılmalı. Ve boğmaca olana, öksürene, bronşite yakalanana, midesi rahatsız olana, ishal olana, adet sancısı çekene kekik çayı içirmeli. Böcek sokmalarında deriye sürülerek kullanılan kekik, cilt hastalıklarında da banyo suyuna atılarak kullanılabiliyor.
Zencefil: Ayurveda ve Çin Tıbbı’nda 5 bin yıldır kullanılan zencefil, ısıtıc, bir ottur. Özellikle metabolizma rahatsızlıklarına, mı, temizleyici, düzenleyici ve canlandırıcı bir etkiye sahip. Ayrıca faranjitte, ishal, gaz gibi durumlarda, kan dolaşımını artırmak için, kas hastalıklarında ve romatizmal ağrılarda kullanılıyor. Soğuk algınlıklarında çayını içebilir, öksürük için zencefil-zerdeçal-bal karışımını sabah ve akşam aç karnına şurup niyetine kullanabilirsiniz. Zencefil canlandırıcı olduğu için akciğerleri temizler, gazı önler ve terlemeyi artırarak cildin de temizlenmesini sağlar.
Adaçayı: Kızılderililerin kutsal bitkisi sayılan adaçayı, Akdeniz yöresinde bol bol yetişir. Antibiyotik ilaç görevi gören adaçayı diş eti rahatsızlıklarında ve boğaz ağrılarında çok yararlıdır. Sinir bozukluğu, baş dönmesi, titremeye iyi gelir ve menopoz döneminde karşılaşılan terlemeyi durdurur. Ayrıca dolaşım sistemi hastalıklarında, tansiyon düşüklüğünde, sindirim sistemi bozukluklarında, psikolojik rahatsızlıklarda, halsizlikte, sinir hastalıklarında da kullanılır. Özellikle boğaz ve ağız içi iltihaplarında günde birkaç defa adaçayıyla hazırlanıp soğutulmuş çayla gargara yapın, iyi geldiğini göreceksiniz.
Elma: Elma, besin değeri dışında nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur, lifli olduğu için bağırsakları temizler, karaciğerinden şikayet edenler, romatizmalılar ve hatta şeker hastaları bile elmadan faydalanabilirler. Elma yatıştırıcı, uyku vericidir, başağrılarına iyi gelir. Taze elma suyu cilde sürüldüğünde dokuları sağlamlaştırır ve teni güzelleştirir. İlkbaharda toplanan elma çiçekleri kurutularak sonbahar ve kış aylarında kaynatılır ve göğse ve öksürüğe iyi gelecek bir şurup elde edilir. Kurutulmuş elma parçalarından çay yapabileceğiniz gibi kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine isterseniz limon ve portakal koyarak çay olarak tüketebilirsiniz.

alıntı

Kaçırmayın… Her Derda Deva İçecekleri Açıklıyorum…

1002124_376585885776507_1799549687_n[1]

Her Derde Deva İçecekler

Amerikalı araştırmacıların yaptıkları son araştırmalar sonucunda; doğal meyve sularının, doğal bitki çaylarının ve bazı içeceklerin faydalarının bazı hastalıklara deva olduğunu ortaya çıkardı. Her derde deva içeceklerden bazıları; zayıflamak için greyfurt suyu içmek, bulantıya zencefilli gazoz, üşütmeye ıhlamur çayı vb. Her derde deva olan bazı içeceklerin dertleri sona erdirdiği belirtiliyor. İşte sizlere bu bazı dertleri yok eden içecekler ve bu içeceklerin deva oldukları, faydalı oldukları rahatsızlıkların kısa bir listesi.

Her Derde Deva İçecekler

Ihlamur çayı:

İnsan vücuduna, ıhlamur çayı adeta ilaç gibi yarıyor. İçinde uçucu yağ, tanen, şeker, C ve P vitamini, reçine ve enzimler bulunan ıhlamur her derde deva bir içecek. Ihlamurun hoş kokulu çayı ile sinirleri yatıştırmak, cinsel isteği artırmak, öksürüğü kesmek, gribi iyileştirmek, hazımsızlığı gidermek mümkün.

Limonlu çay:

Limonlu çay, insanı rahatlatarak gerginliği yok ediyor.

Hindistan Cevizi Sütü:

Hindistan cevizinin sütü, ağız yaralarını iyileştirmek için mükemmel bir ilaç olarak karşımıza çıkıyor.

Vişne Suyu:

Vişne suyu ve ılık süt içmek uyku sorunu olanların aradığı çaredir.

Alkolün etkilerinden kurtulmak için:

Alkolün etkilerinden kurtulmak için su, portakal suyu veya muzlu süt içmek yeterlidir.

Ağız kokusunu önlemek için:

Ağız kokusunu önlemek için su içmek yeterlidir. Suyun içinde asit olmadığı için ağızda oluşan kötü kokuları adeta yıkayarak siler.

Zencefilli Gazoz:

Zencefilli gazoz içmek mide bulantısını yok eder.

Çikolatalı Süt:

Çikolatalı süt içmek, egzersizden sonra vücuttaki karbonhidrat-protein dengesini koruyarak vücut yorgunluğunu yok etmektedir.

Vişne Suyu:

Vişne suyu içmek kas ağrılarını yok etmese de azaltmaya yardım eder.

Yeşil Çay:

Yeşil çay içmek kilo vermeye yardımcı olduğundan zayıflatan bir içecektir.

Greyfurt Suyu:

Greyfurt suyu içmek kilo vermeye yardımcı olduğundan zayıflatan bir içecektir.

Turşu Suyu:

Turşu suyu içmek vücuttaki krampları geçirir.

kaynak: bitkili kürler

Dıgıdık… Dıgıdık…

10888785_607133249387146_6750715829866309359_n[1]

Ben Sıkıldım Göçebe Hayattan…

10917892_608108075956330_6319910633120670065_n[1]

Bir kişiye kızdığımız ya da bir olaya üzüldüğümüz zaman,burada kendi içimize dönüp aramamız gereken üç şey vardır.

images[5]

1-.Bu olay,negatif bir bilinçaltı kaydımı değiştirmem gerektiğini mi haber veriyor?

2-Bu olay ya da kişi ,hangi korkumun düğmesine basıyor?

3-Bu kişi bana aynalık mı yapıyor?.

Kimseyi yargılamadan,eleştirmeden,kızmadan yaşamayı denediz mi hiç?Kendimizde buna dahil.Ençok aslında kendimizi yargılıyor,eleştiriyor ve bir çok şey için kendimizi dövüyor ve kzıyoruz..Bunun farkında olduğum gün bayramım oldu benim.Çok şükürler ki kendime vurduğum kadar ve kızdığım kadar ve yargıladığım kadar kimseyi yargılamamış ve kızmamışım aslında bütün derdimiz kendi kendimize yaptıklarımız ve en güzel parçamızdan bu şekilde uzaklaşmakmış.

 

Çok şükür o güzel Yararatan ın parçasını buldum ve en derinlerime ulaştım.artık kendimi dövmekten vazgeçtim,kızmaktan,yargılamaktan ve öyle olunca müthiş bir barış imzalandı içimde ve bu dışımada yansıyor artık çok şükür..Dedim ya kendi ile barışan dünya ile barışır,kendini bulan Rabbini bulur.Kendini seven herkesi sever yaratan dan dolayı ve öylece kimseyi eleştirmemeyi ve yargılamamayı,kızmamayıda öğrendim.

Çok uzun yıllarımı alsada bunu öğrenmek,çok acılarla pişmiş olsamda:(Şimdi mutluyum ya iyi ki yaşadığım her şeyi yaşamışım ve kabul ediyorum tüm yaşanmışlıkları ve sevgiyle herkesi ,kendimi ve geçmişi bin kez ,milyon kez bağışlıyor ve affediyorum sevgiyle..Kabulleniyorum artık kendimi ve her şeyi.ŞÜkürler olsun iyi ki buldum ”Benden daha derinde olan Ben’ i ..BUndan daha büyük bir huzur ve mutluluk var mı?Sorun kendinize gerçekten siz,sizmisiniz ve kimsiniz,ne kadar tanıyorsunuz gerçek sizi?

Maske olan ben ve birde derinde ki Ben..Maskelerden özgürleşmek,yüzleşmek kendinle bu dünyada ve öte alemde.Neden burada başlamayalım yüzleşmeye ve arınmaya ve diğer tarafta buna devam etmeyelim ki neden.?Şükürler olsun nasip oldu bana ve çok huzurluyum.Herkese nasip olsun..Sevgiyle mutlu yarınlara ve barışa..affet ve özgürleş diyor ruhum her zaman ve kendimi affetmenin özgürlüğündeyim,aşk tayım,sevgideyim.Kendimi ve Evrendeki her canlı cansız her şeyi seviyorum.Kuran’da tavsiye edilen üstün ahlak özelliği:Affedici olmak,bağışlayıcı olmak.

Kuran’da ” Kim sabreder ve bağışlarsa ,şüphesiz bu azme değer işlerdendir”.(Şura Suresi,43) ayetiyle de affetmenin üstün bir ahlak özelliği olduğu haber veirlmektedir.

Dolayısı ile müminler affedici ,merhametli,hoşgörülü davrananlar ve Kuran’da bildirildiği gibi onlar ”öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile (vaz) geçenlerdir.”(Al-i İmraN sURESİ,134)

Sevgiyle

..Gülay Şimşek

5 şubat 2013

 

HUZUR

11017694_789793384389729_1252334521764833197_n[2]

Bir gün halkı tarafından sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder. Ya­rışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar, birbirin­den güzel resimler yaparlar…

Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar ver­mesi gereklidir. Resimlerden birisinde sükûnetli bir göl vardır. Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslemektedir. Resim, bakanları mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşündürecek kadar güzeldir.

Diğer resimde de dağlar vardır. Ama engebeli ve çıplak dağ­lar… Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden boşanan yağmurlar ve çakan şimşek, resmi daha da sıkıntılı hâle sokmaktadır. Dağın eteklerindeki bir şelale ise insana gürültüyü, yorgunluğu hatır­latacak kadar hırçın resmedilmiştir. Kısaca resim, pek de öyle huzur verecek türden değildir. Fakat kral resme bakınca şelale­nin ardında kayalıklardaki çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık görür. Çalılığın üstünde ise anne bir kuşun örttüğü bir kuş yuvası göze çarpmaktadır. Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuşun kurduğu yuva, harika bir huzur ve sükun örneği sunmaktadır izleyenlere…

Ödülü kim kazandı dersiniz? Tabi ki ikinci resim… Kralın açıklaması çok da uzun değildir:

“Huzur hiçbir gürültünün sıkıntının ya da zorluğun bulun­madığı yer demek değildir. Huzur, bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükûn bulabilmesidir

Çok biliyormuş gibi, çok düşünüyormuş gibi,

BBgU4ho[1]Zenginmiş gibi yapıyor.
Mutluymuş gibi, iyiymiş gibi, dürüstmüş gibi,
en beteri de aşıkmış gibi yapıyor.
Çok biliyormuş gibi, çok düşünüyormuş gibi,
çok hissediyormuş gibi yapıyor.
Anlıyormuş gibi, anlaşıyormuş gibi yapıyor.
Yaşamak, böyle böyle bir performans sanatına dönüşüyor!
Gülünç ve bir o kadar da acıklı.

Haşmet Babaoğlu

Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesini Birde Kurt’tan Dinleyelim…

 

Her gün yaptığım gibi ormanı temizlemeye çıkmıştım. Orman benim evim, temiz tutmak da benim görevim. Derken bir kız beliriverdi.

Kırmızı başlık ve peleriniyle çok şüpheli bir görünümü vardı. Kimin aklına gelir bu garip kıyafeti giymek.
Bir kurnazlık peşindeydi mutlaka. Bir süre dikkatle izledim bu garip kızı.

Elinde taşıdığı üzeri örtülü sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yürüyüşü bile normal değildi. Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana büyükannesinin evine gittiğini söyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım peşini kendi işime döndüm.

Ama aklım o kıza takıldı bir kere… Bir gidip bakayım doğru mu söyledikleri dedim kendi kendime; gerçekten böyle bir büyükanne var mı? Siz olsaydınız gerçekliğini kontrol etmek istemez miydiniz? Orman benim evim.

Ben hem ev sahibiyim, hem de diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum. Neyse uzatmayayım… Gittim, baktım ve gerçekten bir büyükanne buldum.

Sorduğumda“evet o küçük kız benim torunum” dedi. Ben de sorumlu bir kişi olarak; “bu küçük kız yabancılarla konuşulmayacağını öğrenmemiş daha” dedim ve anlattım küçük kızla karşılaşmamı…

Büyükanne de ürperdi ve birlikte küçük kıza bir ders vermeye karar verdik. O yatağın altına saklandı, ben onun geceliğini giydim, başlığını taktım ve yatağına yattım.

Küçük kız birazdan içeri girdi. Seslendi cevap verdim. Ne şaşkın bir çocuk! Beni büyükannesi sanıvermişti. Ben benim büyükannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım oysa ki. Neyse bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz.

Kulaklarımın niçin büyük olduğunu sordu. Ne ayıp şey hiç sorulur mu!… Yine de çocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. “Seni iyi dinlemek için”… Ama bu sefer kalkıp da burnumun niçin büyük olduğunu sormaz mı!…

Küçük kız hiç mi hiç terbiye almamış. Ben zaten burnumu kendime kompleks haline getirdim, özgüvenim sallantıda. Psikologlar, estetikçiler… Dünya para harcıyorum ama nafile.

Yine aldırmamaya çalışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu yüzüme vurmaz mı! Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız?

O sinirle ayağa fırlayıp peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa beğenirsiniz! Bir kocaman avcı elinde tüfek kapıdan dalıverdi. Beni “seni hain kurt,büyükanneyi yedin değil mi?” diye suçlamaz mı!

Halbuki büyükannenin kılına bile dokunmadım, Oda saklandığı yerden çıkıp beni korumaya çalışmadı. Malum yaşlılık, kulakları iyi duymuyor. Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi.

Tabi ben de adalet bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp pencereden zor attım kendimi.

Geçirdiğim büyük korkunun sarsıntısı yetmiyormuş gibi o gün bu gün ormanda bile yüzümü rahat gösteremez oldum. Adım haine çıktı. Yeter artık, ben suçsuzum…

Sus Ve Öp Beni Aptal Şey…

10991191_796638010385339_5808111236588173324_n[1]

Mini Etetk Giyiyorlar…

Keşke Komşunun Kızı Aysel’i Alsaydım…

Burcunuz ilişkinizi nasıl etkiler?

Burcunuz ilişkinizi nasıl etkiler?

Koç kadını:

Öncü, aktif, heyecanlı, kendini motive edebilen, lider, kendine güvenli, hevesli, gururlu. Enerjisi genelde kendine dönük olduğu için, Koç burcu “ben” odaklı burç diye bilinir. Kurallar bağlamaz, düşündüğü ve inandığı gibi yaşar, hesap vermez. İstekleri uğruna agresifleşip, güç kullanma yoluna yönelebilirler.Bu enerjinin negatif kullanımı onları sinirli ve yönsüz olmaya iter. Enerjisiyle devamlı bir iş peşindedir. Konuşmaları akılcı ve hızlıdır, başarılı iş kadınlarıdırlar fakat sabırsızdır. bazı işlerin hepsi sonuçlanmayabilir. Eli açıktır, zamanını, ilgisini, parasını cömertçe paylaşır ama sevdiği insanları paylaşma konusunda cimridir. Korkutmaz ama beklerler. Anahtar sözü “Ben”.

Boğa kadını (21 Nisan-21 Mayıs)

Keyfine düşkün Boğa, aşk ve isteklerin gezegeni Venüs tarafından yönetilir (güçlü ve kararlı) ve toprak elementli bir burçtur. Pratikliği ve güvenlik isteği belirgindir. Feminen kutupta olması onu çekici yapar. Biraz inatçı, sahiplenici ve bazı konularda tutucu olsalar da muhteşem birer âşıktırlar. Sorunlara göğüs gererler ama damarına basarsanız…Boş kafalı insanlara dayanamaz. Sanata karşı yetenekleri vardır. Birçok erkekten daha cesurlardır. Ay bu burçta kuvvetlidir ve toplum önünde başarı getirir. Rahata düşkünleri özellikle finansal konularda temkinli olmalarına engel değildir. Aksine paranın değerini iyi bilirler. Boğa burcu boğazı yönetir ve bu konum onlara güçlü ve güzel ses verebilir. Anahtar sözü: Sahip olduklarımla varım.

İkizler kadını (22 Mayıs-21 Haziran)

‘‘Sağ elin yaptığını sol el bilmez” lafı bu burç için söylenmiştir. Bu burç eril özellik taşıyan ve mitolojide tanrıların mesajcısı diye bilinen Merkür tarafından yönetilir. Zeki, hazır cevap, çabuk sıkılan, işler yavaş ilerleyince bunalan veya sinirlenen bir kişiliğe sahiptir. İkizler burcu, düşünce dünyasında yaşar ve birçok ilgi alanı vardır.Yeni fikirlere çabuk adapte olaması ve esnekliği ile bilinen bu burcun zihni devamlı hareket halindedir. “Düşünürüm” anahtar kelimesiyle, birçok fikri aynı anda düşünebilme yeteneğine sahiptir Konuşkan, ilgisini iletişim, entelektüel konular ve hatta dedikodu hayli çeker.Sinir sistemleri elektriklidir. Mantıkları kontrolü eline alana kadar, endişe ve asabiyet içinde kaybolabilirler. Erkeklerle ilişkilerinde soğuk gibi görünmeleri kalpsiz olduklarını göstermez. Aksine… Anahtar sözü: Düşünürüm.

Yengeç kadını (22 Haziran-23 Temmuz)

Tutuğunu bırakmayan yengeç kolları dayandığı kişileri bırakamayışı temsil eder. Bağımlı,utangaç, hayal dünyası geniş, biraz üzgün, biraz çılgın bayanlar… Eleştirilmekten, reddedilmekten hoşlanmazlar. Çok iyi sır tutarlar. Çekingen olmaları dolayısıyla insan ilişkilerinde ilk hareketi yapamazlar.Beğenilmeme korkusu ve yeterince sevilmediğini düşünmek çoğu zaman onu rahatsız eder. Yengecin yan yürüyüşüyse bu burcun problemlerini çözüş biçimine tercüman olabilir. Azmetmeye zorlanana kadar bu yan çizme devam eder. İş çevresinde aranan kişi olabilirler. Tutumludurlar, gelecek endişeleri finans konusunda uzun dönemli görüş açısı verir. Sevdiğini yüceltir. Anahtar sözü: Hissederim.

Aslan kadını (24 Temmuz-23 Ağustos)

Aslan burcu kadını hassas ve anılarına bağlıdır. Birçok üstün özelliği ile ayrıcalıklı bir kadındır; akıllı, zarif, güzel, tuhaf bir popülerlik sahibi, çekici. Lüks yaşamayı severler, yürekli ve cömerttirler, fakirlik manzaraları görmekten hoşlanmazlar, bu onları bunalıma sokar. Bir eve kapanmak onun tarzı değildir. Mesleğini yapmak ister.Para kazanmak için değil saygınlık kazanmak için rekabeti severler. Erkeklerle boy ölçüşmeye bayılırlar. Ön planda olma isteği Aslanların azmini ve hırsını körükler ve bu ego problemlerini aştıkları anlarda sıcakkanlı bir insana dönüşüverirler. Her ne kadar hırs ve hevesten bahsetsem de, Aslanların içinde tembel bir yön vardır. Buna olanak sağlandığında sonuna kadar kullanırlar.Tembellikleri ve lükse düşkünlükleri dikkat etmeleri gereken iki temel huydur ve bu onları geriye çekebilir. Eğlence ve medya dünyası da bu burç ile yönetilir. Anahtar sözü: Yaparım.

Başak kadını (24 Ağustos-23 Eylül)

Başak burcunun sembolüne dikkatle bakarsak elinde buğday başakları tutan bir kadını görürüz. Bu çeşitli mitolojilerde tahıl ekimini insanlara öğreten tanrıça tecrübenin getirdiği bilgeliği temsil eder. Başak burcu kuvvetli olan haritalarda, öğretmenlik ve sağlık sektörü işleri gibi alanlarda başarı mümkündür.Kişisel çelişkileri, zaman zaman mesleki alanda başarıyı negatif etkilese de, bu çelişkiler onları dinamik yapacaktır. Bütün burçlar içinde en romantik Başak kadınıdır. İkiyüzlülükten nefret eder. Kendisi kusursuz olmasa da kusursuzluk arar. Başkalarına güvenemediği için kendi işini kendi yapar, kimsenin işini kendisi düzgün ve iyi yapabileceğine inanmaz. Temiz, düzenli, disiplinli ve dakiktirler.Sakin bir yapısı vardır, öfkeli durumlar sergilemez, çok kızdığında ise tersleyerek ya da azarlayarak cevabını verir. Özür dilemekten hoşlanmaz, öyle üstü kapalı özür diler ki, fark edemezsiniz. Her şeyde bir düzen aradığı gibi konuşmaların da gramere uygun olmasını ister. Anahtar sözü: Analiz ederim.

Terazi kadını (24 Eylül-22 Ekim)

Çekici, sosyal, estetik, güzellik ve lüks düşkünü, sanatsal, dengeleyici, rafine, romantik, ilişki odaklı, barışçıl. Narin sesli Terazi kadını. Baharın başlangıcı olan Koç burcunun sözü olan “Ben”, adeta 180 derece ters anlamla Terazi burcunda “Benim Olmayan”a dönüşür.Buna rağmen erkek gibidir. Erkek gibi düşünür ve ince zekâsını gülüşlerinin ardına gizlemeden tartışır. Terazi burcu, inanması zor olsa da tuttuğunu koparan bir burçtur. Bu durum Venüs’ün etkisi ile tezat görünmesine rağmen, tarihteki önemli generallerin bu burçta doğması şaşırtıcı değildir. Teraziler, duruşlarıyla etraflarını etkiler ve yollarından dönmeyi hiç sevmezler.Ayrıca diğer öncü burçlar olan Koç, Yengeç ve Oğlaktan farklı olarak bütün bu özellikler onları hedeflerine yaklaştırır. İyi yaşamayı seven burç için para kazanmak önemlidir ancak sosyal hayatları kariyerlerinden önde gelir. Bazı Teraziler çok çalışır fakat sadece sosyalleşmek veya romantizmle vakit geçirmek onlar için büyük anlam taşır.. Anahtar sözü: Dengelerim.

Akrep kadını (23 Ekim-22 Kasım)

Yoğun, cesur, duygusal, kararlı, verimli, tutkulu, delici, sır küpü, çekici, ekstrem, sadık, iğneleyici, hassas, araştırmacı, meraklı. Bu gizemli güzelin derin bir çekiciliği vardır. Kendi halinde renksiz biri değildir, bir an soğuk mesafeli, görünürken bir an sizi yakacak kadar sıcak ve sevimlidir. Arkadaşlıklarında seçicidir, basit ve değersiz insanlarla boş muhabbetler yapıp vaktini harcamaz.Azimli ve kararlıdır. Sır dinlemeyi sever ve sırrıyla ölmeyi tercih edecek kadar ketumdur. En dışa dönük Akreplerin bile bir yönleri hep gizlidir. Gittiği her yerde dikkati çekecektir. Diline pek hâkim olamayıp, sivri eleştiriler yapar.Parayı çok sever. Bir yıl biriktirip bir günde harcayabilecek kadar da tuhaftır. Karşıt burcu Boğa kadar inatçı ve titiz olabilen Akrepler, temizliği ve rahat ortamları severler Eşine kötülük yapılmasına izin vermez. Onu terk etmek imkânsızdır. Bir kere yapıştı mı bırakmaz. Anahtar sözü: Değiştirmem.

Yay Kadını

Bağımsız, hevesli, sportmen, atletik, keşifçi, abartılı, gezgin. Bazen utandıracak kadar açık sözlü . Her yerde gerçeği söylemekten çekinmezler. Yalan söylemeyi sevmezler, dürüsttürler. Bağımsız yaşamayı severler. Aile bağları onlar için pek bağlayıcı değildir. Kendisine emredilmesinden hoşlanmaz ama zayıf, yumuşak erkeklere de katlanamazlar.Neşeli, kalbi güven dolu, zeki ve mantıklı biridir. Şansın ve bolluğun sembolü Jüpiter’se bu burcun yöneticisidir ve bu sembol onların cömert, optimist ve arkadaş canlısı yönlerini öne çıkarır.Bu burç sosyal statüden hoşlanır ve oldukça idealisttir. Sosyal ortamlar da bu burcu çok sever çünkü adeta ortama yeni bir nefes getirirler. Yay burcunun spora olan ilgisi ve hevesi onları bir spor dalında profesyonel yapabilir. Anahtar sözü: Kaçış odaklı.

Oğlak kadını (23 Aralık-20 Ocak)

Organizasyon, yapılanma, pratik, öncü, inatçı, hırslı, yönetici, verimli, iş kadını, kendi kendine yetebilen, sorumluluk sahibi, sistematik, temkinli, tutucu, inatçı, müşfik, nazik, mütevazı. Onların amacı saygı, güven ve mevkidir. Oğlak kadını ün sahibi olmak ister. Bunun için yeteri kadar azimlidir.Ne kadar sert görünürse görünsün aslında duygusal ve ılımlı bir insandır. Karamsarlıklarının ya da bunalımlarının ardında daha derin bir anlam gizlidir. Satürn tarafından yönetilir. Hareket ve isteklerin gezegeni Mars, bu burçta kuvvetlidir. Toprak grubu olarak bu burçta güvenilir bir eş ve sadık bir arkadaş buluruz.Oğlakların kuvvetli bir hırs anlayışı vardır. Biri onları gerçekten üzerse unutmaz hatta öçlerini de acımadan alırlar. Anahtar sözü: Kullanırım.

Kova kadını:

İleri görüşlü, sıra dışı, asi, bağımsız, insancıl, soyut, arkadaş canlısı, radikal, yardımsever. Sembolü su taşıyıcısı olan Kova burcu klasik astrolojideki yöneticisi Satürn, modern zamanlardaki yöneticisi ise sıra dışı, şok edici ve radikal Uranüs’tür. Bu karışım hayli ilginç bir kombinasyondur. Uranüs enerjisi onlara yeniliği, değişimi, liberal fikirleri ve orijinalliği verirken, Satürn onları limitler.Aslında sağlam karakterlerini ve düzenli kurumlarda çalışabilme yetisini onlara yine Satürn verir. Bir yanları sıra dışı hayatlara özenirken diğer yanları geleneğin takipçisi olur. Özgürlük isteği onu bağlanmaktan alı koyar. Hiç kimseye ait olmak istemez, Ancak burcun kadını özgürlük isteğine müdahale etmeyen biri ile yapabilir ve sonsuza kadar da o kişiye bağlı kalır.Erkeklerin parası onu ilgilendirmez, entelektüel başarılar daha önemlidir. Toplumun kuralları onu bağlamaz, değişik de olsa kendi kuralları vardır. Tembelliğe de yatkın oldukları için, bazı Kova burçlarının fiziklerini korumak da zorluk çekmesi doğaldır. Anahtar sözü: Bilirim.

Balık kadını (20 Şubat-20 Mart)

Kafası karışık, çabuk etkilenen, ileri görüşlü, şair, artistik, mistik, alçak gönüllü, yaratıcı, içgüdüleri kuvvetli, idealist, romantik, özgürlüğüne düşkün büyüleyici güzel. Erkeğe olan güveni ve onun önünde olmak yerine yanında yer alma isteği ile gösterdiği ilgi ve sevgi onu vazgeçilmez yapar. Anlaşılması zordur. Az bir kazancı olsa bile çok şık giyinir.Hayalperest Balık burcunda aşk ve sanatın gezegeni Venüs de kuvvetlidir. Su grubundan oldukları için hayli yaratıcıdırlar ve göründüklerinden daha derin bir kişilikleri vardır. Duygusal olarak çabuk kırılan, melankolik ve bağımlı yapıları olur.
Bu burcun idealleri vardır ve kendilerini daha büyük bir ülkü için feda edebilirler. Bu seçimde bilinçaltının isteklerinin anlaşılması ise kritiktir. Ancak bütün bunların altında mağdur psikolojisi de yatıyor olabilir. Anahtar sözü: Duygusalım.

kaynak: habermedya

 

 

 

Yeşil Çayı şimdi hemen içmeye başlamak için 25 neden

Yeşil Çayı şimdi hemen içmeye başlamak için 25 neden:
Yeşil çay, sağlığa olan müthiş yararları nedeniyle dünya çapında giderek çok popüler bir içecek durumuna gelmiştir.
Yeşil çayın sağlığınıza sağlayabileceği faydalar son derece hayret vericidir.
Ve eğer bugün 3-4 bardak yeşil çay içmiyorsanız, sağlığınız için kesinlikle, büyük bir lütuf yapmıyorsunuz demektir.1.
Yeşil çay ve kanser:
Yeşil çay kanser riskini azaltır. Yeşil çay, C vitamininden 100 misli daha etkili ve E vitamininden 25 misli daha iyidir. Bu durum kansere bağlı olduğuna inanılan hücrelerin korunmasına yardım eder.
2. Yeşil çay ve kalp hastalıkları:
Yeşil çay, kolesterol seviyesini düşürerek, kalp hastalığına ve felce karşı koruyucu olur. Kalp krizinden sonra bile, hücre ölümlerini önler ve kalp hücrelerinin geri kazanılmasını hızlandırır.
3. Yeşil çay ve yaşlanmayı geciktirme:
Yeşil çay, serbest radikallere karşı savaşan Polyfenol adlı bir antioksdan içerir. Bunun anlamı, yaşlanmaya karşı savaşmada ve uzun ömürlü olmayı desteklemede yardımcı olur.
4. Yeşil çay ve kilo verme:
Yeşil çay kilo vermenize yardımcı olur.
Yeşil çay yağları yakar ve metabolizma hızına doğal olarak destek sağlar. Bir günde 70 kaloriye kadar yakar. Bunun anlamı 1 yılda 3-4 kg zayıflama demektir.
5. Yeşil çay ve deriniz:
Yeşil çaydaki antioksidan, kırışma ve cilt yaşlanmasına neden olan serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı cildi korur. Yeşil çay ayrıca cilt kanserine karşı savaşa da yardımcı olur.
6. Yeşil çay ve artrit (mafsal iltihaplanması):
Yeşil çay, romatoid artrit riskine karşı koruma ve azalma sağlar. Yeşil çay, kıkırdak dokuyu tahrip eden enzimi bloke ederek, bu dokuyu koruyarak sağlığınıza faydalı olur.
7. Yeşil çay ve kemikler:
Bu konudaki en önemli nokta, yeşil çayda bulunan yüksek florid miktarıdır. Kemiklerinizi kuvvetli tutmaya yardımcı olur.
Her gün yeşil çay içerseniz, kemik yoğunluğunun korunmasına yardım eder.
8. Yeşil çay ve kolesterol:
Yeşil çay, kolesterol seviyesinin düşmesine yardımcı olur. Ayrıca kötü kolesterol seviyesini düşürerek, iyi kolesterol ile kötü kolesterol oranını da iyileştirir.
9. Yeşil çay ve obezite (aşırı şişmanlık):
Yeşil çay, yağ hücrelerindeki glikozun hareketini durdurarak, obeziteyi önler. Sağlıklı bir diyette iseniz, düzenli spor yapın ve Yeşil çay için, obez olma ihtimali kalmaz.
10. Yeşilçay ve şeker hastalığı:
Yeşil çay, lipit ve glikoz metabolizmasını iyileştirir, kan şekeri seviyesindeki hızlı artışları önler ve metabolizma hızını dengeler.
11. Yeşil çay ve Alzheimer:
Yeşil çay, hafızanızın desteklenmesine yardımcı olur. Alzheimer için bir tedavi yöntemi olmamasına rağmen, beyinde Alzheimere yol açan azaltılmış asetilkolin işleminin yavaşlamasına yardım eder.
12. Yeşil çay ve Parkinson:
Yeşil çaydaki antioksidan, beyinde Parkinson hastalığına neden olan hücre hasarının önlenmesine yardım eder. Yeşil çay içen insanlar Parkinson’un gelişmesinden daha az etkilenir.
13. Yeşil çay ve karaciğer:
Yeşil çay, karaciğer problemi olan insanlarda organ nakli başarısızlığının önlenmesine yardım eder. Araştırmalar, yeşil çayın yağlı karaciğerdeki zararlı serbest radikalleri yok ettiğini göstermiştir.
14. Yeşil çay ve yüksek kan basıncı:
Yeşil çay, yüksek kan basıncının önlenmesine yardım eder. Yeşil çayın içilmesi, yüksek kan basıcına yol açan angiotensin enzimini kontrol altında tutarak, ka n basıncının düşük tutulmasına yardımcı olur.
15. Yeşil çay ve gıda zehirlenmesi:
Yeşil çayda bulunan catechin (kateşin), gıda zehirlenmesine neden olan bakterileri öldürebilir ve bu bakterilerin ürettiği toksinleri yok eder.
16. Yeşil çay ve kan şekeri:
Kan şekeri yaşın ilerlemesi ile artmaya eğilimlidir, ancak Yeşil çayda bulunan polyphenil ve polysakkaritler kan şekeri seviyesini düşürmeye yardım eder.
17. Yeşil çay ve bağışıklık:
Yeşil çayda bulunan polyphenol ve flavonoidler, enfeksiyonlara karşı savaşıp sağlığınızı güçlendirerek, bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı olur.
18. Yeşil çay ve soğuk salgınlığı/grip:
Yeşil çay, soğuk almanızı ve grip olmanızı önler. Yeşil çaydaki C vitamini, grip ve genel soğuk algınlığı tedavisine yardımcı olur.
19. Yeşil çay ve astım:
Yeşil çayda bulunan Theophylline (Merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi bulunan doğal bir ksantin türevi), astımın şiddetini azaltır ve bronş kanallarını destekleyen kasları gevşetir .
20. Yeşil çay ve kulak enfeksiyonu:
Yeşil çay, kulak enfeksiyonu problemin yardımcı olur. Kulağı doğal şekilde temizlemek için, yeşil çaya bir pamuk stiği daldırın ve enfekte olmuş kulağı temizleyin.
21. Yeşil çay ve Herpes hastalığı:
Yeşil çay, Herpes hastalığının lokal interferon tedavisinin etkinliğini arttırır. Önce Yeşil çay kompresi uygulanır ve sonra interferon tedavisinden önce cildin kurumasını sağlayın.
22. Yeşil çay ve diş çürümesi:
Yeşil çay, diş hastalıklarına yol açan bakteri ve virüsleri yok eder. Ayrıca ağız kokusuna neden olan bakterilerin gelişmesini de yavaşlatır.
23. Yeşil çay ve stres:
Yeşil çayda bulunan bir amino asit olan L-theamine, stresin ve endişenin/kaygının hafiflemesine yardımcı olur.
24. Yeşil çay ve alerji:
Yeşil çayda bulunan antioksidan bir madde olan EGCG (epigallocatechin gallate) alerjileri hafifletir. Eğer alerjiniz varsa, gerçekten yeşil çay içmelisiniz.
25.Yeşil çay ve HIV virüsü:
Japonya’daki bilim adamları, yeşil çayda bulunan EGCG maddesinin HIV virüsünün sağlıklı bağışıklık hücrelerine yapışmasını durdurabildiğini bulmuşlardır. Bunun anlamı, yeşil çay HIV virüsünün yayılmasını durdurmabilmektedir

Her derde deva kızılcık…!

Bol miktarda içerdiği lif sayesinde sindirimi kolaylaştıran kızılcık, tokluk hissini ve vücut direncini de arttırdığı için hastalıklardan korunmanızı sağlıyor.

Her derde deva kızılcık
Kızılcık, zengin bir melatonin kaynağıdır; beynimizde bulunan epifiz bezi, hava karardıktan sonra melatonin adı verilen bir hormon salgılar. Yaşam ritmimizi ve uykumuzu bu hormona borçluyuz. Uyku beyni dinlendirir, güçlendirir, hücre yenilenmesini sağlar bağışıklık sistemini, oksidasyonu onarır ve tüm yaşam kalitesini yükseltir.

Faydaları saymakla bitmiyor
Öte yandan önemli hormonların salgılanmasına yardımcı olur. Araştırmalar sonucu uzmanlar melatonini en önemli antioksidan olarak tanımlarlar. Melatonin takviyesi günümüzdeki temel anti-aging tedavilerinden birisi olmuştur. Bu hormonun doktor kontrolünde kullanımı, bağışıklık sistemini ve yaşam kalitesini etkili bir şekilde yükseltir. Kızılcık kanın pıhtılaşmasını artırır, çiğden hazırlanmış kızılcık suyu veya kaynatarak yapılan kızılcık şerbeti, kan pıhtılaşmasını düzenler. Özellikle şeker hastaları için yararlıdır. Kızılcık kabuğu ateş düşürücü ve güçlü bir ishal kesicidir.

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, ”Kızılcık, vitamin ve mineraller bakımından oldukça zengindir. A, C vitaminleri ile karoten, tiamin, riboflavin, niasin, kalsiyum, magnezyum, fosfor, bakır, kükürt, demir ve iyot içerir. Faydası saymakla bitmeyen kızılcık, güçlü antioksidan özelliği ile soğuk algınlığı, grip başta olmak üzere bağışıklık sistemi sorunlarında yardımcı olur ve bağışıklığı güçlendirir. Bol miktarda lif içeriği ile sindirimi kolaylaştırır ve özellikle zayıflama diyetlerinde tokluk hissini arttırır. Vücut direncini arttırdığı için hastalıklardan korunmamızı ve onlarla baş etmemizi sağlar” dedi.

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor
Vücudumuzdaki iltihaplanmayı önleyen, alerjileri azaltan, kan damarlarını güçlendiren muhteşem antioksidanlardır. Ateşli hastalıklarda ve menopozdaki ateş basmalarında çok rahatlatırlar. Kızılcık, gözlere de faydalıdır. Retinayı koruyarak görüşümüzün berrak olmasını sağlarlar.

Zihin Yorgunluğunu Alan Çay


Malzemeler

10 adet kuru erik
10 adet kuru kayısı
10 adet hurma
1 çay kaşığı zencefil

Yapılışı ve Kullanım Şekli

Erik, kayısı ve hurma yıkanıp suda haşlanır. Daha sonra çekirdekleri çıkarılıp süzülür.
Blendırdan geçirdikten sonra zencefil tozu eklenir. Her sabah ve akşam 1 çorba kaşığı tüketilir.
5 gün devam edilir, istenildiği zaman tekrarlanabilir.

Faydaları:
* Hurma: Karaciğeri güçlendirir, enerji verir, diş etlerini kuvvetlendirir.
Kalsiyum açısından zengin olduğu için kemikleri güçlendirir. Bağırsakları çalıştırır.

* Erik: Bağırsakları çalıştırır. Romatizmaya ve kansızlığa iyi gelir, zihin yorgunluğunu giderir. Kalbi kuvvetlendirir.

* Kayısı: Hazmı kolaylaştırır, kansızlığa iyi gelir. Kabızlığı giderir. Cilde tazeilk verir. Sinirlerin yıpranmasını engeller.

* Zencefil: Mide, bağırsak gazı söktürür. İştah açar. Bedensel ve zihinsel gücü artırır. Soğuk algınlığına iyi gelir. Cinsel gücü artırır

alıntı