Çin Feng Sui size gerçekleri söyleyecek.

imagesJ9BPF9OQ

 

Cevaplarınızı bir kâğıda yazın ve burcunuzu aşağıda okuyun. …

1 – Favori renginiz hangisi: Kırmızı – Siyah – Mavi – Yeşil – Sarı

2 – İsminizin ilk harfi?

3 – Doğduğunuz ay?

4 – Hangisini daha çok seversiniz? Siyah mı Beyaz mı

5 – Sizinle ayni cinsiyette birinin adı?

6 – Favori sayınız?

7 – Hangisine gitmek istersiniz? Kaliforniya – Florida?

8 – Göl mü seversiniz Okyanus mu? 9 – Mantıklı bir dilek tutun.
Tüm sorulara cevap verince aşağıya bakın; Ama kopya çekmeyin!
**************************
1 – Eğer seçtiğiniz renk; Kırmızı: Alarm durumundasınız (açık/ uyanık) ve hayatınız sevgiyle dolu Siyah: Kapalı ve agresif birisiniz Yeşil: Ruhunuz huzurlu ve rahatsınız. Mavi : Spontane, aşk öpücükleri ve şefkatli biriniz Sarı : Mutlu bir insansınız.. Kötü modda olanlara iyi tavsiyeler veriyorsunuz.
2 – Eğer baş harfiniz; A-K Hayatınızda bolca sevgi ve dostluk var L-R Hayatınızı maksimumda yaşamaya çalışıyorsunuz, yakında hayatınız yeniden yeşerecek. S-Z Başkalarına yardım etmeyi seviyorsunuz. . Geleceğiniz güzel
3 – Eğer doğduğunuz ay; Ocak – Şubat – Mart: Yıl sizin için güzel geçecek. Hiç ummadığınız birine Âşık olacağınızı keşfedeceksiniz. Nisan – Mayıs – Haziran: Sonsuza kadar devam edecek bir sevgi ilişkisine sahip olacaksınız Temmuz – Ağustos – Eylül: Çok güzel bir yıl yaşayacaksınız ve hayatınızda koklu değişimlere sebep olacak deneyimler yaşayacaksınız. Ekim Kasım – Aralık: Ask hayatiniz muhteşem olacak, ruh eşinizi bulacaksınız.
4 – Eğer seçtiğiniz ; Siyah: Hayatınız bambaşka bir yöne doğru hareket edecek. Sizin için en iyi şey bu olacak ve bu değişimden memnun olacaksınız. Beyaz: Sizi tamamlayan ve sizin için her şeyi yapabilecek dostlara sahipsiniz ama bunun farkına varmayabilirsiniz.
5 -Seçtiğiniz kişi Bu kişi sizin en iyi dostunuz.
6 -Seçtiğiniz sayı Bu sayı hayatınızda sahip olduğunuz en yakın arkadaşlarınızın sayısını gösteriyor.
7 – Eğer seçtiğiniz; Kaliforniya: Macera seviyorsunuz Florida: Yan gel yat bir tipsiniz. (uyuşuk)
8 – Eğer seçtiğiniz; Göl: Sizin arkadaşlarına, sevgilisine tamamen bağlılık gösteren birisiniz. Okyanus: Spontane ve insanları mutlu etmeyi seven birisiniz.
9 – Dilek; 1 saat içinde bunu paylaşırsanız dileğiniz gerçekleşecek ,,,10 kişi beğenirse, dileğiniz doğum gününüzden önce gerçekleşecek

Alıntı…

Seyret, Sus Ve Dinle…

10929933_862711927125501_7687416650869531308_n[1]

 

Bir gün bir dağ, güneşle birlikte güne uyandı. Rüzgarın esintisiyle ağaçlarının dallarını sallaya sallaya esneyerek gerindi. Güneş pırıl pırıl ufukta tam karşısından doğuyor, onunla arasında masmavi bir deniz çarşaf gibi günü karşılıyordu.

Dedi ki, “Ben ne güzel bir yerdeyim, önüm masmavi bir deniz ve her gün güneş bana gülümseyerek gün başlıyor.”

Gökyüzünde küme küme bulutlar pamuk yığınlarını andırıyordu.

Martılar çoktan uyanmış gökyüzünde dans ediyorlardı. O sırada dağ bir de baktı ki, eteklerinde bir minicik fare denize doğru yürüyor.

“İiiiiiiiihhhhhh, bu da ne? Bu küçük fare benim manzaramı şimdi neden bozuyor?”

Onun oradan bir an önce gitmesini istedi ve şöyle bir titredi.

Tepeden aşağıya doğru bir kaç taş, hızla yuvarlanmaya başladı. Fare, sesi duyunca hemen bir yüksek kayanın üstüne sıçradı ve oraya yerleşti. Düşen taşlarda ona hiç bir zarar vermedi. Farecik de başladı denizin güzelliğini seyretmeye…

Ara ara atlayan zıplayan balıklar denizin duruluğunda küçük halkalar oluşturuyordu.

Deniz, dağın sıkıntısını anladı ve dağa seslendi:

“Neden böyle bir günde bir küçük fare için mutsuzluk oyununa başlıyorsun ki? Bak ben dümdüzken balıklar da benim duruluğumu bozuyorlar. Ben onlara kızıyor muyum? Biliyorum ki onlar bensiz ben onlarsız olamayız. Sen de seninle birlikte yaşamak zorunda olanlara kollarını açmalısın. Güneş hiç bulutlara bozuluyor mu? Benim ışınlarımı engelliyorlar diye kızıyor mu?

Kabul et gerçeği, herşey bir şeylerle bütün aslında. Fark ve güzellik de burada. Bu sayede hergün ayrı bir şey öğretiyor bize; her gün ayrı bir ders veriyor. Sen iyisi mi sadece SEYRET, SUS ve DİNLE.”

Dağ denize sordu:

“SEYRET, SUS ve DİNLE? O da ne demek?”

Deniz,

“Bak… Seyrettiğinde güzellikleri göreceksin…

Sustuğunda kendinden başkalarının söylediklerini duyabileceksin…

Dinlediğindeyse onlardan öğrendiklerini uygulama fırsatı bulabileceksin…”

O Adam Buraya Gelecek…

Pucca’yla bloğu aracılığıyla değil kitapları aracılığıyla tanıştım. Ve tanıştığım andan itibaren de geriye dönük ne kadar yazısı varsa döndüm okudum. Ve bayıldım. Yaşadığı travmalar bir yandan içimi acıtırken bunları anlatabilmesini sevdim. Ama en önemlisi özel hayatını bu kadar açık anlatabilmesi beni çok etkiledi. Yani özel ilişkilerini cinsellik dahil yazıyor hatun, bazen düşünüyorum ben yapabilir miyim diye imkanı yok yapamam. Tamam ben de kendimden, ilişkilerimden, etrafımdan alıntılar yapıyorum ama bir esinti gelip geçiyor o kadar. Bu kız dibine kadar yazıyor.
Valla onla arkadaş olmak hele hele erkek arkadaşı olmak büyük cesaret ister. Yani boru değil 70 milyon okuyacak arkasından. Ama böyle izleyici olarak takip etmeye bayılıyorum:) Hala kitaplarını almadıysanız mutlaka alın. Aldıysanız son kitabı ‘O Adam Buraya Gelecek’ e doğru depar atın. Bu kitapta biraz daha kişisel gelişim, olgunluk emareleri, farkındalıkları da var onun dışında  işte bildiğimiz Pucca …
Daha ne diyeyim…
Anette İnselberg

Seni Seviyorum Batman…

10984093_10153139858769437_1872892530370168105_n[1]

Nasıl Kızlardan Hoşlanırsın Sen…

11072777_10153126441129437_4760423566775557546_n[1]

EN İYİ İHTİMALE OYNAMAK

11065714_471125689759240_3365811870932966470_n[1]

Pek çoğumuz bu şekilde büyütüldük, “ sen yine de en kötüsünü düşün, ona göre hazırlık yap”. Düşünce ve inançlarımız en kötü ihtimal senaryolarının ışığında şekillendi, büyüdük, pek çok şey değişti, ama bazılarımız için sürekli en kötüyü düşünmek alışkanlığı sürüyor.

Olumlu düşünmek nedir biliyor musunuz? En kötü ihtimal senaryolarının yanına en iyi ihtimal senaryolarını da ilave edebilmektir.

Olumsuz düşünen insanların pek çoğu en kötü ihtimal senaryolarına gereğinden fazla takılıp kalıyorlar. En kötüyü düşünüp en iyisini ummak diye bir şey yoktur, kendi içinde çelişki taşır. Bu bir elinizle mutsuzluğa tutunup diğer elinizle mutluluğu yakalamaya çalışmaya benzer, oysaki mutluluk için çoğu zaman eki elimizi de kullanmamız gerekir.

Bugünden itibaren kendinizi en kötü ihtimal senaryoları içinde kaybolmuş hissettiğinizde durun ve kendinize şunu söyleyin: “tamam, böyle bir şeyin olma ihtimali var ama sadece %10. Peki kalan %90 ihtimalle olaylar nasıl şekillenebilir? En iyi durumda ne olur? Kötü kısmını ele aldığım olay tam benim istediğim gibi güzel bir şekilde sonuçlanacak olsaydı bu nasıl olurdu?”

En iyi ihtimal senaryolarınızı farklı konular itibarıyla oluşturun lütfen. Para durumunuz en iyi ihtimal nasıl olabilir, işiniz en iyi ihtimal nasıl olabilir, ilişkiniz en iyi ihtimal nasıl olur?

En iyi ihtimale de oynayalım bakalım biraz neler değişecek?

Kötü durum senaryoları aklınıza üşüştüğü zaman daha önce yazmış olduğunuz en iyi ihtimal senaryolarını düşünün veya daha iyisi çıkarıp bir kere okuyun. Duygu durumunuz kısa sürede pozitife doğru ilerleyecektir.

İnsanlar baktıkları yöne doğru ilerlerler, siz hangi yöne bakıyorsunuz, en iyi ihtimale mi en kötü ihtimale mi?

Sevgi ile kalın.

P.S.: Kötü senaryolarınız ile tek başınıza mücadele etmekten sıkıldıysanız Mutlulukla Değişim Programına katılın ve farklı bir hayatın kapısını aralamaya başlayın, bilgi için mert@mertcuhadaroglu.com adresine mail atabilirsiniz.

HAPİSHANE SENSİN!..

74930_390771067682219_1761228855_n[1]
İnsan varlığı çok acayip…
Önce kendi hapishanesini yapıp yaratıyor…
Sonra da o hapishaneden hem şikayet edip duruyor, hem de o hapishaneden çıkmamak için elinden geleni ardına koymuyor…
Bahanesi de hep hazır, dili hep zehirli!..
Şikayetle, ahla vahla, kısır döngülerle, negatif söylemler ve edimlerle dolu, ölü bir hayat…
Peki o halde, soru şu:
“Bu mu istediğin, kendine layık gördüğün bu mu?!. Hediyeni almak ve hediyeni vermek üzere hapishanenden çıkmaya, bire ve bütüne uçmaya ne dersin?!.”
Haydi!..
Herkes kadar hapis ve herkes kadar özgür olduğunu farketmelisin!..
Çünkü seçim sensin!..
Ve öyledir…

İncinin azim dolu öyküsü

11070021_904261972969380_4244195884040895459_n[1]

Okyanusun dibinde yatan bir istiridye, su üzerinden akıp geçsin diye, kabuğunu açmış. Su içinden geçerken, solungaçları yiyecek toplayıp midesine gönderiyormuş. Aniden yakınındaki bir balık, bir kuyruk darbesiyle kum ve çamur fırtınası oluşturmuş. İstiridye de kumdan nefret edermiş. Zira kum öylesine pürüzlüymüş ki kabuğunun içine kaçarsa son derece rahatsız olurmuş. İstiridye derhal kabuğunu kapamış ama çok geç kalmış. Sert ve pürüzlü bir kum taneçiği içeri girip iç derisi ile kabuğun içine yerleşmiş. Kum tanesi istiridyeyi ne çok rahatsız ediyormuş. Ama kabuğunun içini kaplaması için kendine verilmiş olan salgı hücresini hemen çalıştırarak, minik kum tanesinin üstünü kaplamaya başlamış ta ki nefis, parlak ve düzgün bir örtü oluşana kadar….

İstiridye, yıllar yılı minik kum taneciğinin üstüne katlar eklemeye devam etmiş ve sonunda müthiş güzel, parlak ve son derece değerli bir inci oluşmuş.

Karşı karşıya olduğumuz problemler bu kım taneciğine benzer, bizi rahatsız ederler ve niye bize bu derece eziyet çektirip asableştirdiklerine şaşarız. Fakat azmin getirdiği cesaret ve kuvvetle, sorunlarımızın ve zayıflıklarımızın üstesinden geliriz. Daha alçakgönüllü, isteklerimizde daha ısrarlı, çevremizdekilere daha yakın, daha akıllı ve sorunlarımıza karşı daha dayanıklı hale geliriz. Gizli gücümüzle, yaşamımızdaki pürüzlü kum taneciklerini, bize kuvvet veren ümit ve ilham kaynağı olan değerli incilere dönüştürürüz.

Çin’de uzun zamandır önemli bir bitkisel ilaç olarak bilinen hünnap meyvesinin faydaları…

Çin’de uzun zamandır önemli bir bitkisel ilaç olarak bilinen hünnap meyvesi, sadece tat tomurcuklarını hoşnut etmekle kalmaz, aynı zamanda doğadaki besin ögelerinin küçücük bir paket haline getirilmiş şekli gibidir. Hünnap meyvesinin sağlık yararları hakkında daha fazla bilgi için okumaya devam edin.

Hünnap meyvesinin Çin kökenli olduğu düşünülmektedir ve Çin hurması da denilmektedir. Bu meyve çeşidine bağlı olarak kiraz veya erik boyutunda olabilir. İnce, yenilebilir kabuk ile kaplı beyaz eti vardır. Çoğu kişi hala ham ve yeşil olduğu zamanlarda yemeyi tercih eder. Meyve olgunlaştığı zaman yeşil rengini bırakır ve bazen kızıl kahverengi noktalar taşıyan, kahverengi veya morumsu bir renk alır. Tamamen olgunlaşmış bir hünnap meyvesi kuru üzüme biraz benzer şekilde tamamen kırmızı ve buruşuk görünüm alır. Makalenin geri kalanında bu Asya meyvesinin sağlık yararlarını açıklayacağız.

5169_bunch-of-jujubes-363x400Hünnap Meyvesinin Faydaları Nelerdir?

-Hünnap meyvesini bu kadar sağlıklı yapan şey, belki de içerdiği C vitaminidir. C vitamini vücuttaki serbest radikal hasarını azaltmaya yardımcı olan ve bağışıklık sistemini güçlendiren güçlü bir antioksidandır.

-Hünnap meyvesi niasin (B3 vitamini) zenginliği sayesinde kan dolaşımını geliştirir.

-Önemli bir sağlık yararı da kan basıncı üzerindeki etkisidir. Meyve aynı zamanda potasyum içerdiğinden yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur. Meyvenin düşük sodyum içeriği az tuzlu diyet yapması gereken insanlar için sağlıklı bir seçimdir.

– İçindeki kalsiyum kemik gücünü artırmaya yardımcı olur ve magnezyum kas tonusunu arttırır.

-Geleneksel Çin tıbbında hünnap meyvesinin meme kanseri tedavisinde kullanıldığı bilinmektedir.

-Geleneksel Çin ve Kore tıbbı uygulayıcıları bu meyvenin antibakteriyel, antifungal, anti-ülser ve anti-inflamatuar özellikleri olduğunu iddia etmektedir.

-Bazı klinik çalışmalar hünnap meyvesinin kronik kabızlık belirtilerini azaltabileceğini ve aynı zamanda ilk ay içinde bebekleri etkileyen sarılığın tedavisine yardımcı olabileceğini bildirdi.

-Bu meyve ayrıca kuru, kaşıntılı deri, yara ve ülser gibi yaygın cilt hastalıklarının tedavisinde de faydalıdır.

-Hünnap meyvesinin, stres veya anksiyeteyi azaltmaya yardımcı bazı özelliklere sahip olduğu düşünülmektedir.

5169_hun-Semptomları bu meyve ile tedavi edilebileceği düşünülen diğer durumlar ise;
*iştahsızlık
*ishal
*anemi
*yorgunluk
*histeri
*ateş
*astım
*iltihap
*göz hastalıkları

-Hünnap meyvesinin önemli bir özelliği de sağlıklı karaciğer işleyişi ile bağlantılı olmasıdır. İçerdiği antioksidanlar karaciğere koruma sağlar ve yenilenmesini sağlar. Bu bilgi yaklaşık 40 dakika boyunca kan temininden mahrum bırakılan karaciğerin hünnap meyvesi yardımıyla iyileşme gösterdiği bir hayvan çalışmasında elde edilmiştir.

-Karaciğeri güçlendirici etkileri geleneksel Çin tıbbında, siroz ve hepatit gibi durumların tedavisinde bu meyvenin kullanımı ile bağlantılı olabilir.

Hünnap meyvesinin aşırı tüketiminin bilinen hiç bir yan etkisi olmamasına rağmen, devam eden herhangi bir kronik sağlık sorununuz varsa, doktorunuz ile bu konuyu konuşmanız gerekmektedir. Yine de her şey de olduğu gibi bu meyveyi de aşırı miktarda tüketmek yan etkilere yol açabileceğinden dikkatli olmalısınız.

Kaynakça:

http://www.buzzle.com/articles/jujube-fruit-benefits.html

BURÇLAR SİNİRLENİNCE

images[2]

Koç: Açar ağzını yumar gözünü ağzına geleni söyler

Boğa: Boğayı susturmanın tek yolu Koli bandı

İkizler: Çenesi bi düştümmü kimse kaldıramaz , başınızda et bırakmaz

Yengeç: Suskun duruşuna bakıp aldanmayın içinden konuşur, tehlike yani

Aslan: Camı çerçeveyi indirir karşısındaki pes edene kadar konuşur, yinede pes etmez.

Başak: Kafada saç bırakmaz adamı mezara sokana kadar konuşur.

Terazi: Anlayışlıdır terazi pek dır dır etmez, ama konuşursa ortalık karışır. buda tehlike yani .

Akrep: Buda pek konuşmaz ama konuşursada konuşturduğunuza pişman eder .

Yay: Çok konuşur kafa şişirir neye uğradğınızı şaşırırsnz. bunalım yani

Oglak: Oğlak Konuşursa mahalle dinler, terlikler, vazolar havalarda falan .

Kova: Konuşmaz başka tarz intikam alır, adamı intihara sürükler

Balık: Sesi çıkmaz balığın , ona kıyamaz kendinize zarar verirsiniz .