Ben de Artık ’’ Çöpsüz Üzüm’’ İstiyorum…

11009928_931321790225997_3328029854035270910_o[1]

 

Ben de Artık ’’ Çöpsüz Üzüm’’ İstiyorum…

İstanbul’da lapa lapa kar yağma günlerindeyiz. “Bu günleri değerlendirmek lazım” dedim ve dışarı çıktım. Mahallede demli çay satan bir yer var, caddeye bakan tarafı da komple camekan. Hem çayımı içer hem yağan karı seyrederim diyerek oraya gittim. Tabi tek akıllı ben değilim. Allah’ım cafe’nin içi nasıl tıklım tıklım dolu anlatamam.

İki tane orta yaşlı güzel kadının yanına oturdum. Elimde Orhan Pamuk’un son kitabı, kitap sürükleyici ama onların konuşmaları daha sürükleyici. Mecbur anlatacağım.

Elif başından geçenleri Yeliz’e anlatmaktadır. Bir sene kadar önce İsmail’le tanışmışlar. İsmail daha ilk gece çıkışlarında eski sevgilisi Yeşim’i dilinden düşürmemiş: “Yeşim şöyle Yeşim böyle, araştırıyorum evlendi mi diye, ben ona ters davrandım ama naz yapmak içindi, onun için ölüyorum, bitiyorum”…

Elif tabi şok geçirmiş. O ne hayallerle gelmiş, ne bulmuş. Tamam demiş ben en iyisi İsmail’le arkadaş kalayım elimden gelen desteği vereyim. Böyle zaman zaman buluşup görüşmeye başlamışlar, tam araları olacak gibiyken Yeşim sahneye çıkmış ve İsmail Elif ‘i anında bırakıp gitmiş. Sonra o iş yine yürümemiş tekrar Elif’le dostluklarına devam etmişler. Ama adam artık işi bir adım ileriye taşımak ta ısrarlıymış. Elif tabi hep Yeşim’i dinlediğinden çekimsermiş. Sonra yine bir yakınlaşma dalgasında Elif tam bu iş olacak derken adam aynalarda her yerde Yeşim’i gördüğünü onu nasıl aklından çıkaramadığını anlatmaya başlamış. Bizim Elif ikinci şokuyla gene kalakalmış. Ve arayı açmış.

Birkaç ay sonra İsmail’le bir şekilde karşılaşmışlar. İsmail ne dese beğenirsiniz. Sen bana o dönemde destek olmadın, toparlan gel dedin, ama ben yalnız kalmak istemiyordum ki, benim yanımda kalsaydın sana aşık olurdum belki ve Yeşim’i unuturdum.

İhalenin bir şekilde üstüne kaldığını anlayan Elif, artık konuyu uzatmak istememiş, peki sen şimdi neler yapıyorsun, bakalım bu sefer şansımız var mı diye sohbet etmeye çalışmış.

İsmail bu sefer de yılbaşında eski karısına aldığı kolye’yi anlatmaya başlamış. Elif zaten adamın iki çocuğu olduğu için, karısıyla nafaka için, çocukların okul durumları için, şunun için, bunu için, sürekli haberleştiklerini biliyormuş ama yılbaşında kolye almak ne diye gene içi bulanmış. Bunca sene o kadar tanıdığı boşanmış adam ve kadın varmış, medeni şekilde ayrılanı varmış da hediye alışverişi yapanı duymamış (valla ben de duymadım)…

Bir de adam konuşmaya devam etmiş, karım beni aradı çok iyi bir baba olduğum için beni kutladı.

Anette İnselberg (devamı Martı dergisinde tabi ki okumak için abone olmanız lazım… Hadi olun ama daha ne bekliyorsunuz…)

Bireysel gelişim, kariyer ve motivasyon odaklı aylık e-dergimizin ilk yazıları ÜCRETSİZ olarak okunabilir. Tüm sayıyı okumak için abonelik ücretleri: 1 Aylık 4 TL, 3 Aylık 10 TL, 6 Aylık 20 TL, 12 Aylık 40 TL. Martı’yı akıllı telefonlarınız ve tabletlerinizden de rahatlıkla okuyabilirsiniz.
http://www.dijimecmua.com/flash/index.php?id=10715

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: