İşte, İstanbul’daki muhteşem 10 kitap kafe!

Hem kitap okumak hem de bir şeyler atıştırmak için sessiz bir mekân arıyorsanız, İstanbul’da huzur bulacağınız kitap kafelere gidebilirsiniz.

1. Fil Books

Bu mekanda sanat kitapları, bağımsız yayınlar, fotoğraflar kitapları ve çocuk kitapları yer alıyor. Burası ne bir kafe nede bir kitapçı… Burada aynı zamanda söyleşiler, kitap tanıtımları, ünlü sanatçıların konuşmalarını gerçekleştirdiği bir yer. Kemankeş Karamustafa Paşa Mah. Ali Paşa Değirmeni Sk. 1/1, Beyoğlu, İstanbul – (0212) 243 1994

2. Cafe Lumiere

Çukurcuma’da yaklaşık 200 yıllık bir binada bulunan kafe, büyük bir kütüphaneye sahip değil fakat içinde önemli eserleri bulunduruyor. Yemyeşil bahçesi ve renkli sandalyeleri ile Cihangir’in en gözde kafelerinden biri. Kuloğlu Kh. Altıpatlar Sk. No:7 Çukurcuma – Cihangir – İstanbul – (0212) 244 1267

3. Sancho Panza

İki katlı ve geniş bir kütüphanesi olan bu mekanın ikinci katı tamamen bir kütüphane gibi tasarlanmış. Sıcacık kahvenizi yudumlarken ikinci kata çıkıp kitabınızı rahatça okuyabilirsiniz. Duatepe sk. 29-31 /A Yeldeğirmeni Kadıköy – (0216) 450 3388

4. M.O.C

Mekanda bir duvar boydan boya kütüphane gibi derlenmiş. Eğer sessiz bir ortamda kahvenizi içip dergilere şöyle bir göz atmak isterseniz üst kat sizin için ideal. Teşvikiye Mahallesi, Şakayık Sokak, No 4, Şişli, İstanbul – (0212) 234 4465

5. Page Cafe Gallery

Oldukça büyük ve geniş bir kütüphaneye sahip olan, Kadıköy’deki bu mekan kültür-sanata ilgisi olanları en güzel şekilde ağırlıyor. Pazar kahvaltınızı dışarda yapmayı düşünürseniz burayı da seçenekeleriinzin arasında bulundurun. Caferağa Mah. Moda Cad. No 121, Kadıköy, İstanbul – (0216) 550 1124

6. Akademi 1971

Akademi 1971, dikkat çekici çeşitli etkinlikleri ile ön plana çıkıyor. İmza günleri ve film gösterimleri de bunların arasında. Bilgisayarınız ile saatler geçiren biri iseniz burası sizin için en uğrak mekana dönüşebilir. Caferağa Mahallesi, Sakız Sokak, No 12, Kadıköy, İstanbul – (0216) 700 1971

7. Cherry Bean Coffees

“Şehirde taze kahve var’’ sloganı ile ün yapmak isteyen bir mekan. Kahvelerinin kalitesi ve iç dizayn insanı okumaya teşvik ediyor. Caferağa Mahallesi, Moda Caddesi, No 122, Kadıköy, İstanbul – (0212) 252 80 83

8. Tasarım Bookshop & Cafe

Türkçe kaynakların yanı sıra yeterince yabancı kaynağı da bünyesinde barındıran bir kitap kafe. Tasarım,sanat ve mimari kitaplarıyla her kesim insanın beklentisini karşılıyor. Osmanağa Mah. Bahariye Cad. Nevzemin Sok. No:6/A Kadıköy, İstanbul – (0216) 418 3938

9. Fahriye Cafe

Bu kafe adını Müjde Ar’ın Fahriye Abla filminden almıştır. Rahat koltukları ile sizi evinizde gibi hissettirir. Mekanda kullanılan aksesuar ve eşyalarda sizi nostaljik yolculuğa çıkarır. Caferağa Mah. Moda Cad. Leylek Sokak, No 3/A, Kadıköy, İstanbul – 0505 881 1348

10. Minoa Cafe

Özellikle çizgi romanları bol olan mekan, kafenin yanı sıra bir kitapçıya benziyor. Fakat burasıda tabii ki bir kitap kafe. Çizgi roman severlerin gözdesi olacak bir mekan. Süleyman Seba Caddesi, Park Apartmanı, No 52/A, Akaretler, Beşiktaş, İstanbul

kaynak: liste kitap

BİTKİLERİN DİLİ VE MİSTİK İNANÇLARI..

6281_360846767350419_1576017247_n[1]

ADAÇAYI “Sage”
Genelde şans bitkisidir. Ardarda sekiz sabah yenilirse, sıtmaya iyi geldiğine, astımı tedavi ettiğine inanılırdı. Kurutulmuş adaçayı, pipoya konulur içilirdi, taze yaprakları diş temizliğinde kullanılırdı. Adaçayının çeşitli renkleri vardır, baharatlı hoş kokulu mor çiçekler açar. Bitkinin adı Latin kökenli “kurtarıcı” anlamına gelir. Adaçayı, boğaz hastalıklarına, dişeti hastalıklarına, tifoya, yüksek ateşe ve kızamığa iyi gelir, ayrıca sayısız rahatsızlığa karşı da etkin olduğu kabullenilmektedir.

ADAMOTU “Mandrake”
Kıskançlığın ama yanısıra da kısırlığın bitkisidir. Çok eskiden afrodizyak olarak kullanıldı; ayrıca anestezik etkileri bulunmaktadır. Eğer bir tarlada ikiz olarak bulunursa, şeytani bir etkiden korkulur, söküldüğünde çığlıklar attığına inanılırdı. Bu ses bitkinin ölümü demekti. Ayrıca çevredeki et yiyen aç hayvanların yakalanması için özellikle ekilirdi.

BAHAR ÇİÇEKLERİ “Blossoms”
Tüm zamanlarda zamansız açan çiçeklerin kötü şans getireceği kabul edilmiştir. Özellikle çok sert geçen kışlarda çiçekler açarsa hastalıkların ve ölümün geleceğine inanılırdı. Geç açan Noel çiçekleri kısa zaman içinde hastalık ve ölüm demekti.

BAHÇE NANESİ “Spearmint”
El çatlaklarına iyi gelir, sivri uçlu lila renkli çiçeklerini yaz aylarında açar. Antik Yunan Mitolojisi’nde yeri vardır; “Mentha” bitkiye dönüştürülmüş ve “Mint” adını almış bir su perisidir (Nymph).

BİBERİYE “Rosemary”
Biberiye bolluğun simgesidir; ev kadınları mutfakta iyi bir tadlandırıcıdır, aynı zamanda biberiye eski çağlarda ölüleri anmak için kullanılıyordu, yaprakları cenazelerde serpilirdi. Biberiye, Akdeniz ve Avrupa’da yetişen aromatik, iğne yapraklı (mavi-yeşil, gümüş ve altın renkli olabilir), mavi, beyaz ve pembe çiçekli bir bitkidir. Biberiye, ılımlı kışların, uzayan baharın da simgesiydi.
BÖĞÜRTLEN “Blackberrie”
Böğürtlenin romatizma, ateş, öksürük gibi hastalıkları yatıştırdığına hep inanılmıştır ama buna karşın eski Fransa ve İngiltere’de böğürtlen, şeytanla ilişkilendirilirdi. Fransızlar’a göre bu meyve, şeytanın ağzından çıkmıştı. İngiltere’de uğursuzluğa karşı böğürtlen, özellikle Başmelek Cebrail’in günü kabul edilen 11 Ekim’de toplanırdı, o günde şeytanın böğürtlen çalılıklarının içine düşeceğine, dikenlerden yaralanarak lanetinden vazgeçmek zorunda kalacağına inanılırdı.
CİVANPERÇEMİ “Yarrow”
Orta Çağ’da büyücülerin “Şeytanın Oyuncağı-ısırganı” adını verdikleri bitki. Doğaüstü güçleri sağladığına inanılıyordu. İsveç kökenlidir ve bira üretiminde kullanılır. Uzun ömürlü, koyu yeşil tüylü yapraklı, yaz aylarında açan salkım halinde soluk lila ve beyaz renkli çiçekleri vardır, ezildiği zaman hoş bir aroma yayar. Troya Savaşı’nda Achilles tarafından yaraları sağıltmak için kullanılmıştır. Günümüzde yara izlerini yok etmek ve dokuları gençleştirmek için kullanılmaktadır.

ÇUHA ÇİÇEĞİ “Primrose”
Bir kış çiçeğidir ve evlere alınması hoş karşılanmıyor, ölüm anlamına geliyordu. Tarlalardan en az 13 demet çuha çiçeği toplanmalıydı, aksi halde tavuklar zarar görebilirdi. Gal folklöründe Haziran’dan evvel çuha çiçeğinin açması iyi değildir, bunlara karşın kötü ruhlar bu çiçeği sevmezler uzaklaşırlardı, bir dönem uykusuzluğa karşı ilaç olarak kullanılmıştı.
DEFNE “Bay”
Defne yaprakları, Eski Roma’da kahramanların veya zafer kazanan kumandanların başlarına çelenk yapılarak konulurdu. Defne eğer gölgede yavaş yavaş kurutulur ve kapalı bir yerde iyi saklanırsa tüm pişirimlerde kullanılabilir. Defne parlak ve düz yapraklarını dökmeyen bir bitkidir, küçük krem-beyaz rengi çiçekleri yaz aylarının ortalarında açar.
DEREOTU “Dill”
Orta Çağlar’da büyücülükte ve büyü ilaçlarının yapımında kullanılırdı, buna karşın yatmadan önce çay olarak kaynatılırsa iyi bir uyku uyumak için yararlıdır. Tüylü yeşil yaprakları ve ince sarı çiçekleri vardır ve solunum kolaylaştırıcıdır.
DİKENLİ ÇALI “Bramble Bushe”
Eski dünyada, çalılardan yapılan kemerlerin altından geçildiğinde, hastalıkların uzaklaşacağına inanılırdı. Çalılarda oluşan yaban böğürtlenleri yenirse çıbanlara, romatizmaya, deri lekelerine, öksürüğe iyi geldiği kabul edilirdi.
DÜĞÜN ÇİÇEĞİ “Buttercup”
Geleneklere göre çenesinin altında düğün çiçeği tutan çocuğun, gelecekte yıldızı parlayacaktır. Düğün çiçeği aynı zamanda da tereyağ sevmeyen çocukların yanına konurdu.

EŞEK MARULU “Sow Thistle”
Büyülere karşı güçlü bir koruyucudur, yakaya takılırsa dayanıklılık verir ve yorgunluğu engeller. Suda kaynatılırsa, göz banyosu yapılabilir.
FASULYE “Bean”
Özellikle Uzak Doğu’da uzak geçmişte, birçok ülkede şeytanların kızgınlığını yatıştırmak için yerlere fasulye serpilirdi, aynı inanç ölüm ve ölülerin ruhları için de geçerliydi. Eski İngiltere’de eğer bir avuç fasulye, yeşil yerine beyazlaşırsa ölümle bağlantı kurulurdu. Güneydoğu Asya’da ise, böbrek biçimli fasulyelerin iyi bir ürün için kesinlikle 3 Mayıs tarihinde toplanmasına özen gösterilmektedir.
FESLEĞEN “Basil”
2000 yıldan beri kullanılmaktadır. Fesleğen aşkın simgesidir. Geçmişte genç kızlar, pencerelerinin dışına fesleğen yaprakları koyduklarında, bir talip aradıklarını duyurmuş olurlardı. İngiltere’de Tudor’lar döneminde, çiftçilerin eşleri evlerine gelen ziyaretçilerine küçük kaplar içinde fesleğen hediye ederlerdi. Aynı şeyi bir kadını seven erkek, aşkını ilan etmek için yapardı. Fesleğenin büyük yeşil yaprakları ve küçük beyaz çiçekleri vardır; başağrılarında derin derin koklanması önerilirmektedir.
FRENK MAYDANOZU “Chervil”
Kutsal Salı gününde ve Paskalya’dan önceki 40 günlük “Büyük Perhiz” döneminde yeni yaşamın ve yeniden doğmanın simgesi olduğuna inanılırdı. Kanın ve derinin temizlenmesinde etkindir. Soluk yeşil yaprakları, küçük beyaz çiçekleri vardır.
GÜL “Rose”
Çok çeşitli inançların konusu olan gülün yaprakları, yere rasgele dökülürse iyiye işaret değildir, eğer yerdeki yapraklar toplanmazsa bir ölüm olacak demektir. Eğer sonbaharda güller açarsa gelecek yıl şanssız olunacaktır, yanısıra gülün tüm kötü ruhları kovduğuna inanılıyordu. Gül elbette ki, aşkın simgesidir ve kehanette de kullanılıyordu. Güllerin beyaz kağıtlara sarılması eski bir gelenektir, bu buketler yılbaşına kadar saklanır, bozulmayan gülleri bekar genç kızlar yakalarına iliştirirlerdi, beğenen erkek hayranlığını belirtirse kızın gelecekteki kocası olacaktı.
HANIMELİ “Honeysuckle”
Yakın bir zamanda gerçekleşecek olan bir evliliğin simgesidir, bir başka inanca göre bir dişinin yatak odasına konacak olan olan hanımelleri erotik rüyalar gördürecektir.
HATMİ ÇİÇEĞİ “Marshmallow”
Genelde bir karışım bitkisidir; yüksek ateşe karşı yararlıdır. Kilise tarafından önerilmiştir. Özsuyu, ellerdeki lekelere iyi gelir.
KARDELEN “Snowdrop”
Güzelliğine karşın ölümü simgeler. Öte yandan saflığı da simgeler, eve getirilirse birisi hastalanacak ve ölecektir.

KEKİK “Thyme”
Genelde mezarlıklarda da yetişen bir bitki olduğu için ölümle ilişkisi olduğu sanılırdı. Akdeniz kökenli bu bitki çok güçlü kokusuyla tanınır, yaz aylarında leylak rengi küçük çiçekler açar. Kekik yağı değerlidir, hem tıbbi amaçlarla hem de mutfakta kullanılır. Yağ, romatizmaya, cüzzama ve öksürüğe iyi gelir, çaya katılırsa ateş düşürür. Romalılar kekik yağını depresyonlarda kullanırlardı, 16. Yüzyıl’da kekik yağı siyatik ve baş ağrılarına karşı kullanıldı. Kekik aynı zamanda da dezenfektandır.

SARIMSAK “Garlic”
Tüm kötü güçleri, ruhları ve kötü şansı evlerden kovma bitkisi; bu nedenle hala pencerelere ve kapılara sarımsak demetleri asılır. Fransa’da bugün dahi korunmak amcıyla yaz ayları başında sarımsak kavrulur. Uzak Doğu’da, sarımsağın kayıp ruhları geri getirdiğine inanılır ve tüm dinsel ayinlerde kullanılır. Sarımsak etkin bir afrodizyaktır, 17. Yüzyıl’daki salgınlardan beri enfeksiyonlara karşı antiseptik olarak sarımsak suyu kullanılmaktadır ve I. Dünya Savaşı’nda Fransız ordusunda yaraların temizlenmesinde özellikle kullanılmıştı. Sarımsak, pırasa ve soğanla aynı ailedendir.

ALINTI

kaynak: şifacı ve şifa evreni

AKCİĞERLERİ TEMİZLEMEK İÇİN BİTKİSEL KARIŞIM

217426_355310564570706_2005770282_n[1]

Gerekli malzemeler:

– 1/2 lt su

– 4–5 gr (bir tutam) ebegümeci

– 4–5 gr (bir tutam ısırgan otu )

Hazırlanışı:

Suyun içine, ebegümeci ve ısırgan otunu atıp, hafif ateşte, ağzı kapalı olarak, 4 dakika kaynatın.

Ilıdıktan sonra süzün, ama içerisindeki kalan bitkileri mutlaka ayıklayın.

Aç karnına, sabah ve akşam önleyici olarak, birer çay bardağı, kanser hastaları için ise, birer su bardağı için.

Bitki suyunu içtikten en az 20 dakika sonra yemek yiyin.

Bu küre, önleyici olarak 1 ay, kanser hastaları için ise; 3 ay, hiç ara verilmeden, devam edilmesi faydalıdır.

Yılda en az iki defa uygulanır.

Üç ay tamamlandıktan sonra 15 gün ara verilip, tekrar 3 ay boyunca iki günde bir, bir su bardağı içilir.

Daha sonraki günlerde zaman zaman uygulanır.

Kullanım şekli:

– Birinci hafta bir gün arayla, sabah ve akşam aç karna

– İkinci hafta iki gün arayla, sabah ve akşam aç karna

– Üçüncü hafta üç (bilgi yelpazesi.net) gün arayla, sabah ve akşam aç karna

– Dördüncü hafta dört gün arayla, sabah ve akşam aç karna

– Beşinci haftadan itibaren haftada bir defa sabah ve akşam aç karna birer çay bardağı içilecek.

Uyarı:

Kullanılan her iki bitkinin, kullanım sırasında ya ikisi birden kuru, ya da ikisi birden, taze olarak kullanılması gerekir.

Bitkilerden birisi taze, birisi kuru olursa hiç bir faydası olmaz.

Doktor Ömer COŞKUN

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ALZHEIMER HASTALIGINA KARSI COK BASIT BIR SAGLIK UYARISI –

12243087_938983029502032_1492105957741256914_n[1]

*ÇOK BASİT BİR SAĞLIK UYARISI…*
*Mümkünse, her sabah veya akşam, günde bir kez olabilir, sert bir
zemin üzerinde çıplak sağ ve sol ayak üzerinde, GÖZLERİNİZ KESİN TAM KAPALI her iki kolunuz yanlara T şeklinde açık, yaklaşık 30 sn.’de 100’e kadar, tek ayak üzerinden “sesli” sayarak DENGE’de durma eğitimine vücudunuzu ve beyninizi mutlaka ACİL alıştırınız. *
*İlk bir hafta sayamamanız çok normal. İlk bir haftadan sonra,
100’e kadar sayarak bu eğitime vücudunuzu alıştırırsanız, ileride kesinlikle ALZHAIMER konusunda sorun yaşamazsınız. *
*Kaynak: Amerika’da yaşayan Kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet ÖZ*
*Huzurlu ve Kaliteli yaşamanız, “en az 100 yaşınıza kadar, her konuda birlikte sağlıklı yaşlanabilmemiz dileğiyle…”*

*ÖZEL NOT: Lütfen, olabildiğince fazla, özel dostlarınızla bu çok
basit bilgiyi paylaşıp, kendilerini bilgilendiriniz… *

*Şu an olmasa bile, yıllar sonra özel dostlarınızın dualarını sürekli alırsınız… TEŞEKKÜRLER…*

Reiki 1. Seviye Eğitiminde 28 Kasım Cumartesi Sınıfında Bir Kişilik Yer Açılmıştır…

Reiki - YingYang

İlgilenenler Facebooktan mesaj atabilirler

Dalai Lama’dan hayatınızı değiştirecek sözler…

Dalai Lama denince akla bağışlayıcılık, nefsine hakim olma, hoşgörü, merhamet, gönül ferahlığı ve daha nice pozitif duygu geliyor. O, mutluluğu ve dünya barışını yaşamın her anına yaymayı amaçlayan bir lider.

Bu önemli ismin sözleri, dilden dile yayılarak tüm dünyayı ve erişebildiği tüm ruhları etkilemeye devam ediyor.

dalai[1]

1. En sevdiklerinize bile bir gün gidebilme özgürlüğünü verin ki geri dönmek ve kalmak için bir sebepleri olsun.

2. Zamanın önünde durmak mümkün değil. Bir hata yaptığımızda, zamanı geri alıp yeniden baştan başlayamayız. Yapabileceğimiz tek şey, şimdiki zamanı iyi kullanmak.

3. Açık bir yürek, açık bir zihindir.

 

4. Kendi içimizde barış yapmadan dışarıyla barışı sağlayamayız.

5. Asıl hedef diğerlerinden daha iyi olmak değil, eski halinizden daha iyi olmaktır.

6. Bir göz, diğer göz içindir. Bu da demek oluyor ki, aslında hepimiz körlerdeniz.

7. Bir kaşık, içindeki yiyeceğin tadını alamaz. Aynı şekilde, budala bir kişi bilgelikle yaklaşmadığı sürece bilge bir kişiyi anlayamaz.

8. Tibet dilinde bir söz vardır; ‘Acılar, güç almak için kullanılmalıdır’ denilir. Hangi zorluk olursa olsun, tecrübe ne kadar acı verici olursa olsun, asıl felaket umudu kaybetmektir.

9. Hayatta en hakiki ilişki; karşındakine duyduğun sevginin, ona duyduğun ihtiyacın ötesine geçtiği sevgidir.

10. Her sabah uyandığında kendine şunları söylemeyi unutma: Bugün de uyandığım için şanslıyım, kıymetli bir hayatım var ve bunu boşa harcamayacağım, tüm enerjimi kendimi geliştirmek, kalbimle başkalarına da ulaşmak, herkesin iyiliğini sağlayacak şekilde aydınlanmak için kullanacağım. Başkalarına karşı iyi niyetli olacağım, başkalarına sinirlenmeyeceğim veya onlar hakkında kötü düşünmeyeceğim.

11. Tüm iyiliklerin kökleri, şükretmenin topraklarındadır.

12. Sessiz kalmak bazen verilecek en iyi yanıttır.

13. Gerçek kahraman, kendi öfkesinin ve nefretinin üstesinden gelebilendir.

14. Özgürlük mücadelemizde tek silahımız dürüstlüktür.

15. Kuralları iyi öğren, böylece onları işe yarar bir şekilde yıkabilirsin.

16. Sevgi ve merhamet lüks değil ihtiyaçtır. Onlar olmadan insanlık ayakta kalamaz.

17. İyimser olmaya çalışın, daha iyi hissedersiniz.

18. Karşılaştığımız zorluklara karşı kayıtsız kalmak, kabul edilemez bir şey. Yapmamız gereken şey sonuna kadar direnmek ve asla vazgeçmemek.

19. Bu hayattaki birinci amacımız, başkalarına yardım etmek. Eğer yardım edemiyorsanız, en azından canlarını yakmayın.

20. Eğer bir problemin çözümü varsa, yapılabilecek şeyler hala bitmediyse, o zaman endişelenmeye gerek yok. Eğer çözüm yoksa, endişelenmenin de bir faydası yok. Yani, endişenin hiçbir koşulda hiçbir faydası yok.

21. Mutluluğun kaynağı ne para, ne de güç. Mutluluğun kaynanığı sıcak kalplilik.

22. Benim dinim bu. Tapınaklara, karmaşık bir felsefeye gerek yok. Kendi zihnin, kendi kalbin senin tapınağındır. Felsefen, kendi sevecenliğindir.

23. Başarılarınızı, onları kazanmak için nelerden vazgeçtiğinizle ölçün.

24. Bir şeyin her açıdan olumsuz olması imkansız veya çok nadirdir.

25. Her nefes aldığınızda kendinizi, her nefes verdiğinizde de başkalarını sevin.

26. İnsanlar, hayatta tatmin ve mutlu olmak için farklı yollar seçer. Onların sizinle aynı yolda olmamaları, yollarını kaybettikleri anlamına gelmez.

27. Dinin tek amacı sevgi ve merhameti, sabrı, hoşgörüyü, tevazuyu ve bağışlayıcılığı kolaylaştırmaktır.

28. Doğru davranışları sergileyebilirsen, düşmanların senin en büyük manevi öğretmenlerin olur çünkü onların varlığı senin hoşgörü, sabır ve bilgeliğini geliştirmeni sağlar.

29. Biz farkında olsak da olmasak da her şeyin altında tek bir soru yatar: Hayatın amacı ne? Her insan doğduğu andan itibaren mutluluğu ister, acı çekmekten kaçar. Bunu ne sosyal şartlar, ne eğitim seviyesi ne de ideolojik şartlar değiştirebilir. Varlığımızın en temelinde hepimiz sadece mutlu olmak istiyoruz. Asıl önemli olan, mutluluğu neyin getireceğini keşfetmek.

30. Aradığımız sükunet ve mutluluğu sağlayacak tek şey, merhamet ve anlayıştır.

31. Büyük sevgilerin ve büyük kazançların büyük riskler sayesinde elde edilebildiğini hesaba katmayı unutmayın.

32. Çocuklara bakın. Tabii ki hepsi kavga ediyordur ancak genellikle yetişkin olana kadar kötü düşüncelerini içlerinde beslemek yerine konuşarak dışarı atarlar. Birçok yetişkin, çocuklara göre daha eğitimli olma avantajına sahiptir. Ancak gülümseyen bir yüzün arkasında derin negatif duygular barındırırken eğitimin ne önemi var ki? Çocuklar böyle yapmaz. Onlar birine kızdıklarında, bunu ifade ederler ve geçip gider. Ertesi gün aynı kişiyle yeniden oyun oynayabilir.

33. İnsanın kendi mantığında ve eleştirel yaklaşımında her zaman nihai bir otorite olmalıdır.

34. Evreni düşündüğünüzde, bir insanın yaşamı zayıf bir bip sesinden farksız. Bu dünyada her birimiz geçici misafirleriz ve bir süreliğine kalacağız. Bu kısacık zamanı yalnız, mutsuz veya rakipleriyle çatışma içinde geçirmek ne kadar büyük bir budalalık.

35. Bildiklerinizi paylaşın. Bu, daha ahlaklı olmanın bir yoludur.

36. Bir hata yaptığınızı fark ettiğinizde, hemen düzeltmek için adım atın.

37. Gelin, her bir günün ne kadar değerli olduğunu anlayalım.

38. Dünya barışı, içsel barışla başlamalıdır. Barış, sadece şiddetin olmaması anlamına gelmez. Barış, bana göre, insan merhametinin ortaya çıkmasıdır.

39. Tüm acılar bilgisizlikten kaynaklanır. İnsanlar kendi kişisel tatminleri veya mutluluklarının peşinden giderken, başkalarına acı verir.

40. Merhamet dini bir şey değildir, insani bir şeydir. Lüks değildir, kendi barışımızı ve zihinsel istikrarımız, insanlığın var olması için hayati öneme sahiptir.

41. Tüm temel dini geleneklerin amacı dışarıya büyük ibadethaneler inşa etmek değil, insanların içine iyilik ve merhamet inşa etmektir.

42. Mevcut toplumumuzun sorunlarından biri de eğtimin bizleri daha zeki, daha becerikli yapacağını sanmamız. Günümüzde toplumumuz bunun altını çizmese de eğitim ve bilginin en önemli yönü, bizleri daha faziletli şeylere ve zihinsel disipline yönlendirmesidir. Zekamızı ve bilgimizi en iyi şekilde kullanmak için iyi kalpli değişiklikler sağlayabiliriz.

43. İster insan, ister hayvan olsun, bu dünyadaki tüm canlılar hem kendi izlediği hem de dünyanın peşinden gittiği yola ve güzelliklere katkı yapmalıdır.

44. Mutluluk hazır bir şey değildir, sizin eylemlerinizle oluşur.

45. Gerçekten merhametli olmak, karşınızdaki size nagtif yaklaşsa veya sizi kırsa bile aynı şekilde davranarak sağlanır.

46. Sayısız galaksileri, yıldızları ve gezegenleriyle tüm bu evrenin derin bir anlamı olup olmadığını bilmiyorum. Ancak en azından bu yeryüzünde yaşayan insanlar olarak görevimizin, kendimizi daha mutlu etmek olduğunu biliyorum.

47. Siz ne kadar çok sevgiden beslenirseniz, eylemleriniz de o kadar korkusuz ve özgür olacaktır.

48. İnsan potansiyeli herkes için aynıdır. Eğer “Ben çok değersizim” diye düşünüyorsanız, bu yanlıştır. Kendinizi kandırıyorsunuz demektir. Hepimizin belli bir düşünce gücü var, peki o zaman sizde eksik olan ne? Eğer irade gücüne sahipseniz, değiştiremeyeceğiniz hiçbir şey yok. Kendi kendinizin efendisi sizsiniz.

49. Bir günde ne uzay istasyonu ne de aydınlanmış bir zihin ortaya çıkabilir.

50. Eski dostlar geçer, yenileri ortaya çıkar. Aynı değişen günler gibi. Eski bir gün geçer, yeni bir gün doğar. Önemli olan, bunu anlamlı hale getirebilmektir. Hem anlamlı bir arkadaşlık hem de anlamlı bir gün…

Kaynak:
Addicted 2 Success

kaynak: uplifers

Bu Benim İşim…

12299218_1025410084183867_6640014596284557241_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Adam fısıldadı: ”Tanrım konuş benimle”.

images[4]

Adam fısıldadı: ”Tanrım konuş benimle”. Ve bir kuş cıvıldadı ağaçta.
Ama adam duymadı. …

Sonra adam bağırdı:
”Tanrım konuş benimle”. Ve gökyüzünde bir şimşek çaktı.
Ama adam dinlemedi onu.

Adam etrafına bakındı ve,
”Tanrım seni görmeme izin ver” dedi.

Ve bir yıldız parladı gökyüzünde.
Ama adam farkına varmadı.

Ve yüksek sesle haykırdı:
”Tanrım bana bir mucize göster”. Ve bir bebek doğdu bir yerlerde.
Ama adam bunu bilemedi.

Sonra çaresizlik içinde sızlandı:
”Dokun bana tanrım ve burada olduğunu anlamamı sağla, ne olur!” Bir kelebek kondu adamın omzuna.
Ve adam kelebeği, elinin tersiyle uzaklaştırdı…

Halil Cibran

Ayaklarımı Yerden Kesecek Bir Erkek İstiyorum…

12243539_767880289984490_8945062704630087898_n[1]

28 Kasım C.tesi 14.00-18.00 arası Reiki 1. Seviye Eğitimine Gelmek İsteyenler Bana Facebooktan Mesaj Atabilirler…

Reiki - YingYang

28 Kasım C.tesi 14.00-18.00 arası Reiki 1. Seviye Eğitimine Gelmek İsteyenler Bana Facebooktan Mesaj Atabilirler…

 

Öğrenilmesi ve uygulanması çok kolay olup herkesin uygulayabileceği bir iyileştirme metodudur. 1920’de Japon Dr. Mikao Usui tarafından Kurama Dağında başlatılmıştır. Ancak bir Reiki Master/Öğretmen tarafından inisiye edilmiş kişi tarafından ellerin bedene temasıyla kişinin kendisine ya da başkalarına uyguladığı bir yöntemdir. Doğası biyoenerjiden çok farklıdır.

Reiki diğer şifa teknikleri gibi öğrenilemez. Reiki uygulayabilmek için uzun süren meditasyonlar yapmak, farklı deneyimlere, tecrübelere ya da özel yeteneklere sahip olmak gerekmez. Bu yeteneğe sahip olmanın tek yolu; inisiyasyon dediğimiz yeteneğin transferidir (yani kısaca eskilerin ya da Anadolu’daki yaygın kullanımıyla el vermek diyebiliriz). Öğrendiğiniz ilk günden itibaren kendiniz ve başkaları için uygulayabilirsiniz.

Reiki enerjisi çok yumuşak aynı zamanda da herşeyde kullanılabilen, zararsız ve çok güçlü bir enerjidir. Adeta kendi bilinci olduğundan sizin yönlendirmenize gerek duymaz. Konsantre olmanız gerekmez. Reiki’yi aktarırken uygulayıcı bir kanal olur. Bu özelliğinden dolayı; uygulayıcının enerjisi tükenmez. Reiki, tüm inançlarla uyumlu çalışır.

Dünya üzerinde 2 milyondan fazla kişi tarafından kullanıldığı varsayılmaktadır. Bugün Amerika’da hastaların iyileşme sürecini hızlandıran bütünleyici/tamamlayıcı tedavi olarak bazı hastane ve kliniklerde uygulanmaktadır, ama yine de modern tıbbın yerine kullanılamaz.

Neden Hasta Oluruz?

Eğer yaşam enerjiniz düşükse veya dolaşımında bir tutukluk varsa hastalıklara daha açık olursunuz. Enerjiniz yüksek olduğunda ve rahatça aktığında; daha az hastalanır ve sağlığınızı uzun süre koruyabilirsiniz.

Bedenimizdeki sistemlerin hepsi birbiri ile bağlantı halindedir. Bir tanesi bozulduğunda, zaman içinde diğer sistemleri de etkilemeye başlar. Bir bölgedeki hastalık, ilişkili başka bir bölgede hastalığa ya da olumsuzluğa neden olabilir. Enerji düzeyinde başlayan bozuk bir titreşim zihinsel ve fiziksel düzeyde hasara yol açacaktır. Reiki, vücuttaki sağlığın, uyumun ve dengenin düzenlenmesini sağlar.

# Reiki’nin Faydaları Kişi inansa da inanmasa da bu evrensel enerji şuurlu olarak kanal olan kişi aracılığıyla terapiyi alana, alıcının ihtiyacı olduğu oranında akarak denge ve şifa sağlar.

# Stresli olduğunuzda derin bir rahatlama sağlar. Kafanız karıştığında düşüncelerinize berraklık getirir.

# Korku anlarında sizi sakinleştirir.

# Acınızı azaltarak, yaralarınızın doğal iyileşme sürecini hızlandırır. Her zaman daha sağlıklı olmanızı sağlar

# Varolan hastalıklarınızın ilerlemesini önler. Kronikleşmiş rahatsızlıklarınızı yavaş yavaş ortadan kaldırır. Duygusal yaralarınızı sarmanıza yardımcı olur.

# Olumsuz davranışlarınızı siz farkında olmadan değiştirir. Bütün bunları bedeninizdeki enerji titreşimlerini artırarak yapar.

# Ruhsal gelişimdeki pozitif etkisi, uygulamadan sonra karşılaşacağınız sorunlara daha derin bir bakış açısı kazanmanızı sağlar. Yaşamınızda doğru kararlar almak için gereken farkındalığa ulaşmanızda yararlıdır.

# Reiki, günlük kullandığınız enerjinize güç katıp bedeninizdeki enerjiyi dengeler ve rahatlamanızı sağlar. Böylece, zaman içinde oluşacak duygusal ve zihinsel dengesizlikleri engellenir.

# Hem kendinize, hem başkalarına kullanılabilir olması, en önemli avantajlarından biridir.

# Şevkat ve sevgi duygularını geliştirir. Uygulama sırasında en çok ortaya çıkan duygu: huzur, rahatlama ve güvendir. Yapılan Reiki uygulamaları, iyileşmeyi yumuşak geçişlerle sağlar.

# Reiki verme konusunda hiçbir zaman endişe duyulmamalıdır. Uygulayıcı, bu güçlü enerjiyi kanal olarak uyguladığı için uygulayan kişinin, kişiliği enerjiyi etkilemez.

# Uygulamalardan sonra ortalama üç haftalık bir iyileşme süreci devam eder. Eğer sonucu görmek için röntgen çektirmek ya da tahlil yaptırmak gerekiyorsa bu süreci beklemekte yarar vardır.

# Yapılan uygulamalar sırasında eğer önemli sağlık sorunları varsa bu uygulamaların tıp tedavisi ile birlikte devam ettirilmesi tavsiye edilir.Reiki, yaşam boyu sizinle birlikte olacak, evrenin enerjisinden kendinizin ve çevrenizin yararlanmasını sağlayan, geçmişi asırlar öncesine dayanan bir şifa tekniği…

Reiki, tüm insanlar için evrensel bir ödül…
Türkiye’de Reiki konusunda şu ana kadar yayınlanmış çeşitli kaynaklar ve siteler bulunmakta. Gerek bu eserler, gerekse yurt dışında yayınlanmış pek çok çeşitli kaynak, Reiki konusuna çok farklı açılardan yaklaşmakta ve daha çok yazarlarının Reiki tecrübelerini yansıtmaktadır. Aslında Reiki, ilgilendiğiniz boyuta bağlı olarak pek çok farklı sistemi de referans alabildiğinden ve de farklı uygulama teknikleri ile kombine edilebildiğinden çok kapsamlı ve uzun çalışmaları gerektirebileceği gibi, tekniğin özündeki basitlik nedeniyle de çok kısa sürede öğrenilip doğru ve çok etkin şekilde uygulanabilecek bir şifa sistemidir

Şeklini Seç Ve Zaaflarını Öğren…

1_460x340scale[1]

Yukarıdaki resme bak dalı , yaprakları veya kuşu seç ve yorumunu oku…

Dal Resmi: Kendini ifade etmekte, duygularını karşı tarafa aktarmakta zorluk yaşıyor gibisin. Birisine tam anlamıyla güvenmek senin için  zor ve bu nedenle duygularını en derinlerde saklıyorsun. Belki bu huyundan vazgeçersen hayat senin için daha yaşanabilir, daha çekilebilir hale gelecektir. Ne dersin?

Yaprak Resmi: Kendi kendine yeteceğini, kimsenin de sana ihtiyacı olmadığını düşünüyorsun. Aslında mutlu bir ilişkiye ve sevdiğin kişinin sana göstereceği ilgiye ihtiyacın var. Ruhun için aradığın sonsuz huzura bu şekilde kavuşabilirsin.

Kuş Resmi:  Kalbin şefkat ve sevgi ile dolu. İstediğin her şeyi bir şekilde elde etmiş gibisin, fakat öyle de çok kolay olmamış bunlar: İnce eleyip, sık dokumanın ve çok çalışmanın meyvesini yiyorsun. Maddiyat konusunda çok hassassın dünya malı dünya da kalır boşverrrr…

Anette İnselberg

 

Bir erkeğe ihtiyaç duyan kadınlardan olmayın. Bir erkeğin ihtiyaç duyduğu kadın olun…

tango[1]

 

Bir erkeğe ihtiyaç duyan kadınlardan olmayın. Bir erkeğin ihtiyaç duyduğu kadın olun…

Anette İnselberg

Genetiği Değişmemiş Siyez Bulgurunun Faydaları Nelerdir?

12278874_10156235786050557_3172691819582900382_n[1]

Bulgur, insanoğlunun M.Ö 2000’li yıllarda keşfettiği olağanüstü işlenme özelliklerine sahip bir gıdadır. Pişme suyuna çözülen besin maddeleri ve vitaminler tekrar buğday tanesinin içine emilerek, besin kaybı engellenmektedir. Siyez türü bulgur ağırlıklı olarak Kastamonu’da üretilmektedir.

Siyez Bulgurunun Faydaları Nelerdir?

– Genetiği değişmemiş, 2n=14 kromozom yapısıyla tarihteki ilk buğdaydan yapılmaktadır.

– Nuh’un tatları olarak da bilinen Presidium’a Türkiye’den seçilen ilk ve tek üründür.

– Yüksek antioksidan içeriğe sahiptir. Hücre yapısını korur, yaşlanmayı geciktirir.

– İçerdiği B1, B2, B6, B12 vitaminleriyle sindirim ve sinir sistemi için hayati öneme sahiptir.

– Karbonhidrat değeri düşük, protein değeri yüksektir.

– Glisemik indeks değeri, (besinlerin kan şekerini düşürme yüzdesi) çok düşüktür.

– Kolesterol içermez. Posa / Lif bakımından zengin bir gıdadır.

– Yüksek miktarda mineral ve selüloz sayesinde kabızlığı önler ve bağırsak kanserinden korur.

– İçerdiği folik asitten dolayı, çocuk ve hamile kadınlar için çok önemli bir gıda maddesidir.

– Sarı renkli bulgurlar gibi üretilirken rengi açılmadığından besin değeri düşmektedir.

BU HARİKA BULGURLA YAPILAN BİR DE TARİFİM VAR

-Yüksek antioksidan içeriğine sahiptir. Hücre yapısını korur, yaşlanmayı geciktirir.

-Karbonhidrat değeri düşük,protein değeri yüksektir.

-Glisemik indeks değeri çok düşüktür.

-Posa bakımından zengindir.

-Hiçbir bitki hastalıklarından etkilenmiyor.

MALZEMELER

1 bardak siyes bulguru

2 bardak sıcak su(tavuk suyu,et suyu)

tuz

2 kaşık z.yağ

1 adet soğan

2 adet sarmısak

1 demet kuşkonmaz(doğranmış)

1 adet kırmızı biber(doğranmış)

1 adet çarliston biber(doğranmış)

-Tencereyi ocağa koyup z.yağında soğan ve sarmısakları kavurun.

– Siyes bulgurunu koyup biraz kavurun.

-Sıcak suyu ekleyip tuzu ve koymak istediğiniz diğer baharatları da katabilirsiniz.

-Pişmeye başladığı sırada diğer tarafta tavada kesilmiş kuşkonmazları ve doğranmış biberleri az yağda 2-3 dakika kavurun.Fazla tutarsanız fazla pişecek ve rengini kaybedecektir.

-siyes ,üretilirken renklendirilmediği için pişerken rengini kaybetmez,besin değeri düşmez.

-Pişme suyuna çözülen besin değerleri ve vitaminler tekrar buğday tanesinin içine emilerek besin kaybı engellenir.

-Suyunu çekene kadar pişirin,ocağı kapatıp 15 dakika kapağını açmadan dinlendirin.

En son kavrulmuş kuşkonmaz ve renkli biberleri ekleyip karıştırın.

Affiyet olsun

Kaynak: Sağlıkla Kal

Fatoş Pabuccu Tuncay

Genetiği değişmemiş Siyez Bulgurunun Faydaları Nelerdir?

Siyez Bulguru

Bulgur, insanoğlunun M.Ö 2000’li yıllarda keşfettiği olağanüstü işlenme özelliklerine sahip bir gıdadır. Pişme suyuna çözülen besin maddeleri ve vitaminler tekrar buğday tanesinin içine emilerek, besin kaybı engellenmektedir. Siyez türü bulgur ağırlıklı olarak Kastamonu’da üretilmektedir.

Siyez Bulgurunun Faydaları Nelerdir?

– Genetiği değişmemiş, 2n=14 kromozom yapısıyla tarihteki ilk buğdaydan yapılmaktadır.

– Nuh’un tatları olarak da bilinen Presidium’a Türkiye’den seçilen ilk ve tek üründür.

– Yüksek antioksidan içeriğe sahiptir. Hücre yapısını korur, yaşlanmayı geciktirir.

– İçerdiği B1, B2, B6, B12 vitaminleriyle sindirim ve sinir sistemi için hayati öneme sahiptir.

– Karbonhidrat değeri düşük, protein değeri yüksektir.

– Glisemik indeks değeri, (besinlerin kan şekerini düşürme yüzdesi) çok düşüktür.

– Kolesterol içermez. Posa / Lif bakımından zengin bir gıdadır.

– Yüksek miktarda mineral ve selüloz sayesinde kabızlığı önler ve bağırsak kanserinden korur.

– İçerdiği folik asitten dolayı, çocuk ve hamile kadınlar için çok önemli bir gıda maddesidir.

– Sarı renkli bulgurlar gibi üretilirken rengi açılmadığından besin değeri düşmektedir.

BU HARİKA BULGURLA YAPILAN BİR DE TARİFİM VAR

-Yüksek antioksidan içeriğine sahiptir. Hücre yapısını korur, yaşlanmayı geciktirir.

-Karbonhidrat değeri düşük,protein değeri yüksektir.

-Glisemik indeks değeri çok düşüktür.

-Posa bakımından zengindir.

-Hiçbir bitki hastalıklarından etkilenmiyor.

MALZEMELER

1 bardak siyes bulguru

2 bardak sıcak su(tavuk suyu,et suyu)

tuz

2 kaşık z.yağ

1 adet soğan

2 adet sarmısak

1 demet kuşkonmaz(doğranmış)

1 adet kırmızı biber(doğranmış)

1 adet çarliston biber(doğranmış)

-Tencereyi ocağa koyup z.yağında soğan ve sarmısakları kavurun.

– Siyes bulgurunu koyup biraz kavurun.

-Sıcak suyu ekleyip tuzu ve koymak istediğiniz diğer baharatları da katabilirsiniz.

-Pişmeye başladığı sırada diğer tarafta tavada kesilmiş kuşkonmazları ve doğranmış biberleri az yağda 2-3 dakika kavurun.Fazla tutarsanız fazla pişecek ve rengini kaybedecektir.

-siyes ,üretilirken renklendirilmediği için pişerken rengini kaybetmez,besin değeri düşmez.

-Pişme suyuna çözülen besin değerleri ve vitaminler tekrar buğday tanesinin içine emilerek besin kaybı engellenir.

-Suyunu çekene kadar pişirin,ocağı kapatıp 15 dakika kapağını açmadan dinlendirin.

En son kavrulmuş kuşkonmaz ve renkli biberleri ekleyip karıştırın.

Affiyet olsun

Kaynak: Sağlıkla Kal

Fatoş Pabuccu Tuncay

HEM ÇOK KOLAY HEM DE HAVALI BİR SU TARİFİ: İÇMEDEN VE İKRAM ETMEDEN DURAMAYACAKSINIZ!

62642_354345874667175_980329257_n[1]

Vücuttan toksinleri atmanın en şahane yolu nedir? Tabi ki su içmek. Ama sade olarak içmek zorunda değilsiniz. Hem de toksin atarken, bazı ek faydalar da göreceksiniz:

Şimdi içme suyu dolu bir cam sürahiyi alın ve:

1.LİMONLU Birkaç dilim limon atın. Limon vücudun temizlenmesi ve alkali olmasına katkıda bulunacaktır.

2.NANELİ Birkaç dal nane ekleyin. Hem suyun tadı güzel hale gelecek, hem kokusu! Midenize ve sindiriminize de destek verecektir.

2.SALATALIKLI Dört-beş dilim salatalık ekleyin. Salatalık vücudunuzun nemlenmesi için harikadır ve inflamasyona karşı etkilidir.

4.ZENCEFİLLİ Bir bilemediniz iki ince dilim ekleyin. Midenize iyi gelecek ve sindiriminize de. Özellikle gastritiniz varsa.

Bu suları bir gece buzdolabında bekleterek kullanırsanız, daha da etkili olacaktır. En azından birkaç saat.

Ayrıca ph derecesi 8 üzeri su kullanmanızı tavsiye ediyoruz, mümkün olursa.