Bu Benim İşim…

12299218_1025410084183867_6640014596284557241_n[1]

Adam fısıldadı: ”Tanrım konuş benimle”.

images[4]

Adam fısıldadı: ”Tanrım konuş benimle”. Ve bir kuş cıvıldadı ağaçta.
Ama adam duymadı. …

Sonra adam bağırdı:
”Tanrım konuş benimle”. Ve gökyüzünde bir şimşek çaktı.
Ama adam dinlemedi onu.

Adam etrafına bakındı ve,
”Tanrım seni görmeme izin ver” dedi.

Ve bir yıldız parladı gökyüzünde.
Ama adam farkına varmadı.

Ve yüksek sesle haykırdı:
”Tanrım bana bir mucize göster”. Ve bir bebek doğdu bir yerlerde.
Ama adam bunu bilemedi.

Sonra çaresizlik içinde sızlandı:
”Dokun bana tanrım ve burada olduğunu anlamamı sağla, ne olur!” Bir kelebek kondu adamın omzuna.
Ve adam kelebeği, elinin tersiyle uzaklaştırdı…

Halil Cibran

Ayaklarımı Yerden Kesecek Bir Erkek İstiyorum…

12243539_767880289984490_8945062704630087898_n[1]

28 Kasım C.tesi 14.00-18.00 arası Reiki 1. Seviye Eğitimine Gelmek İsteyenler Bana Facebooktan Mesaj Atabilirler…

Reiki - YingYang

28 Kasım C.tesi 14.00-18.00 arası Reiki 1. Seviye Eğitimine Gelmek İsteyenler Bana Facebooktan Mesaj Atabilirler…

 

Öğrenilmesi ve uygulanması çok kolay olup herkesin uygulayabileceği bir iyileştirme metodudur. 1920’de Japon Dr. Mikao Usui tarafından Kurama Dağında başlatılmıştır. Ancak bir Reiki Master/Öğretmen tarafından inisiye edilmiş kişi tarafından ellerin bedene temasıyla kişinin kendisine ya da başkalarına uyguladığı bir yöntemdir. Doğası biyoenerjiden çok farklıdır.

Reiki diğer şifa teknikleri gibi öğrenilemez. Reiki uygulayabilmek için uzun süren meditasyonlar yapmak, farklı deneyimlere, tecrübelere ya da özel yeteneklere sahip olmak gerekmez. Bu yeteneğe sahip olmanın tek yolu; inisiyasyon dediğimiz yeteneğin transferidir (yani kısaca eskilerin ya da Anadolu’daki yaygın kullanımıyla el vermek diyebiliriz). Öğrendiğiniz ilk günden itibaren kendiniz ve başkaları için uygulayabilirsiniz.

Reiki enerjisi çok yumuşak aynı zamanda da herşeyde kullanılabilen, zararsız ve çok güçlü bir enerjidir. Adeta kendi bilinci olduğundan sizin yönlendirmenize gerek duymaz. Konsantre olmanız gerekmez. Reiki’yi aktarırken uygulayıcı bir kanal olur. Bu özelliğinden dolayı; uygulayıcının enerjisi tükenmez. Reiki, tüm inançlarla uyumlu çalışır.

Dünya üzerinde 2 milyondan fazla kişi tarafından kullanıldığı varsayılmaktadır. Bugün Amerika’da hastaların iyileşme sürecini hızlandıran bütünleyici/tamamlayıcı tedavi olarak bazı hastane ve kliniklerde uygulanmaktadır, ama yine de modern tıbbın yerine kullanılamaz.

Neden Hasta Oluruz?

Eğer yaşam enerjiniz düşükse veya dolaşımında bir tutukluk varsa hastalıklara daha açık olursunuz. Enerjiniz yüksek olduğunda ve rahatça aktığında; daha az hastalanır ve sağlığınızı uzun süre koruyabilirsiniz.

Bedenimizdeki sistemlerin hepsi birbiri ile bağlantı halindedir. Bir tanesi bozulduğunda, zaman içinde diğer sistemleri de etkilemeye başlar. Bir bölgedeki hastalık, ilişkili başka bir bölgede hastalığa ya da olumsuzluğa neden olabilir. Enerji düzeyinde başlayan bozuk bir titreşim zihinsel ve fiziksel düzeyde hasara yol açacaktır. Reiki, vücuttaki sağlığın, uyumun ve dengenin düzenlenmesini sağlar.

# Reiki’nin Faydaları Kişi inansa da inanmasa da bu evrensel enerji şuurlu olarak kanal olan kişi aracılığıyla terapiyi alana, alıcının ihtiyacı olduğu oranında akarak denge ve şifa sağlar.

# Stresli olduğunuzda derin bir rahatlama sağlar. Kafanız karıştığında düşüncelerinize berraklık getirir.

# Korku anlarında sizi sakinleştirir.

# Acınızı azaltarak, yaralarınızın doğal iyileşme sürecini hızlandırır. Her zaman daha sağlıklı olmanızı sağlar

# Varolan hastalıklarınızın ilerlemesini önler. Kronikleşmiş rahatsızlıklarınızı yavaş yavaş ortadan kaldırır. Duygusal yaralarınızı sarmanıza yardımcı olur.

# Olumsuz davranışlarınızı siz farkında olmadan değiştirir. Bütün bunları bedeninizdeki enerji titreşimlerini artırarak yapar.

# Ruhsal gelişimdeki pozitif etkisi, uygulamadan sonra karşılaşacağınız sorunlara daha derin bir bakış açısı kazanmanızı sağlar. Yaşamınızda doğru kararlar almak için gereken farkındalığa ulaşmanızda yararlıdır.

# Reiki, günlük kullandığınız enerjinize güç katıp bedeninizdeki enerjiyi dengeler ve rahatlamanızı sağlar. Böylece, zaman içinde oluşacak duygusal ve zihinsel dengesizlikleri engellenir.

# Hem kendinize, hem başkalarına kullanılabilir olması, en önemli avantajlarından biridir.

# Şevkat ve sevgi duygularını geliştirir. Uygulama sırasında en çok ortaya çıkan duygu: huzur, rahatlama ve güvendir. Yapılan Reiki uygulamaları, iyileşmeyi yumuşak geçişlerle sağlar.

# Reiki verme konusunda hiçbir zaman endişe duyulmamalıdır. Uygulayıcı, bu güçlü enerjiyi kanal olarak uyguladığı için uygulayan kişinin, kişiliği enerjiyi etkilemez.

# Uygulamalardan sonra ortalama üç haftalık bir iyileşme süreci devam eder. Eğer sonucu görmek için röntgen çektirmek ya da tahlil yaptırmak gerekiyorsa bu süreci beklemekte yarar vardır.

# Yapılan uygulamalar sırasında eğer önemli sağlık sorunları varsa bu uygulamaların tıp tedavisi ile birlikte devam ettirilmesi tavsiye edilir.Reiki, yaşam boyu sizinle birlikte olacak, evrenin enerjisinden kendinizin ve çevrenizin yararlanmasını sağlayan, geçmişi asırlar öncesine dayanan bir şifa tekniği…

Reiki, tüm insanlar için evrensel bir ödül…
Türkiye’de Reiki konusunda şu ana kadar yayınlanmış çeşitli kaynaklar ve siteler bulunmakta. Gerek bu eserler, gerekse yurt dışında yayınlanmış pek çok çeşitli kaynak, Reiki konusuna çok farklı açılardan yaklaşmakta ve daha çok yazarlarının Reiki tecrübelerini yansıtmaktadır. Aslında Reiki, ilgilendiğiniz boyuta bağlı olarak pek çok farklı sistemi de referans alabildiğinden ve de farklı uygulama teknikleri ile kombine edilebildiğinden çok kapsamlı ve uzun çalışmaları gerektirebileceği gibi, tekniğin özündeki basitlik nedeniyle de çok kısa sürede öğrenilip doğru ve çok etkin şekilde uygulanabilecek bir şifa sistemidir

Şeklini Seç Ve Zaaflarını Öğren…

1_460x340scale[1]

Yukarıdaki resme bak dalı , yaprakları veya kuşu seç ve yorumunu oku…

Dal Resmi: Kendini ifade etmekte, duygularını karşı tarafa aktarmakta zorluk yaşıyor gibisin. Birisine tam anlamıyla güvenmek senin için  zor ve bu nedenle duygularını en derinlerde saklıyorsun. Belki bu huyundan vazgeçersen hayat senin için daha yaşanabilir, daha çekilebilir hale gelecektir. Ne dersin?

Yaprak Resmi: Kendi kendine yeteceğini, kimsenin de sana ihtiyacı olmadığını düşünüyorsun. Aslında mutlu bir ilişkiye ve sevdiğin kişinin sana göstereceği ilgiye ihtiyacın var. Ruhun için aradığın sonsuz huzura bu şekilde kavuşabilirsin.

Kuş Resmi:  Kalbin şefkat ve sevgi ile dolu. İstediğin her şeyi bir şekilde elde etmiş gibisin, fakat öyle de çok kolay olmamış bunlar: İnce eleyip, sık dokumanın ve çok çalışmanın meyvesini yiyorsun. Maddiyat konusunda çok hassassın dünya malı dünya da kalır boşverrrr…

Anette İnselberg

 

Bir erkeğe ihtiyaç duyan kadınlardan olmayın. Bir erkeğin ihtiyaç duyduğu kadın olun…

tango[1]

 

Bir erkeğe ihtiyaç duyan kadınlardan olmayın. Bir erkeğin ihtiyaç duyduğu kadın olun…

Anette İnselberg

Genetiği Değişmemiş Siyez Bulgurunun Faydaları Nelerdir?

12278874_10156235786050557_3172691819582900382_n[1]

Bulgur, insanoğlunun M.Ö 2000’li yıllarda keşfettiği olağanüstü işlenme özelliklerine sahip bir gıdadır. Pişme suyuna çözülen besin maddeleri ve vitaminler tekrar buğday tanesinin içine emilerek, besin kaybı engellenmektedir. Siyez türü bulgur ağırlıklı olarak Kastamonu’da üretilmektedir.

Siyez Bulgurunun Faydaları Nelerdir?

– Genetiği değişmemiş, 2n=14 kromozom yapısıyla tarihteki ilk buğdaydan yapılmaktadır.

– Nuh’un tatları olarak da bilinen Presidium’a Türkiye’den seçilen ilk ve tek üründür.

– Yüksek antioksidan içeriğe sahiptir. Hücre yapısını korur, yaşlanmayı geciktirir.

– İçerdiği B1, B2, B6, B12 vitaminleriyle sindirim ve sinir sistemi için hayati öneme sahiptir.

– Karbonhidrat değeri düşük, protein değeri yüksektir.

– Glisemik indeks değeri, (besinlerin kan şekerini düşürme yüzdesi) çok düşüktür.

– Kolesterol içermez. Posa / Lif bakımından zengin bir gıdadır.

– Yüksek miktarda mineral ve selüloz sayesinde kabızlığı önler ve bağırsak kanserinden korur.

– İçerdiği folik asitten dolayı, çocuk ve hamile kadınlar için çok önemli bir gıda maddesidir.

– Sarı renkli bulgurlar gibi üretilirken rengi açılmadığından besin değeri düşmektedir.

BU HARİKA BULGURLA YAPILAN BİR DE TARİFİM VAR

-Yüksek antioksidan içeriğine sahiptir. Hücre yapısını korur, yaşlanmayı geciktirir.

-Karbonhidrat değeri düşük,protein değeri yüksektir.

-Glisemik indeks değeri çok düşüktür.

-Posa bakımından zengindir.

-Hiçbir bitki hastalıklarından etkilenmiyor.

MALZEMELER

1 bardak siyes bulguru

2 bardak sıcak su(tavuk suyu,et suyu)

tuz

2 kaşık z.yağ

1 adet soğan

2 adet sarmısak

1 demet kuşkonmaz(doğranmış)

1 adet kırmızı biber(doğranmış)

1 adet çarliston biber(doğranmış)

-Tencereyi ocağa koyup z.yağında soğan ve sarmısakları kavurun.

– Siyes bulgurunu koyup biraz kavurun.

-Sıcak suyu ekleyip tuzu ve koymak istediğiniz diğer baharatları da katabilirsiniz.

-Pişmeye başladığı sırada diğer tarafta tavada kesilmiş kuşkonmazları ve doğranmış biberleri az yağda 2-3 dakika kavurun.Fazla tutarsanız fazla pişecek ve rengini kaybedecektir.

-siyes ,üretilirken renklendirilmediği için pişerken rengini kaybetmez,besin değeri düşmez.

-Pişme suyuna çözülen besin değerleri ve vitaminler tekrar buğday tanesinin içine emilerek besin kaybı engellenir.

-Suyunu çekene kadar pişirin,ocağı kapatıp 15 dakika kapağını açmadan dinlendirin.

En son kavrulmuş kuşkonmaz ve renkli biberleri ekleyip karıştırın.

Affiyet olsun

Kaynak: Sağlıkla Kal

Fatoş Pabuccu Tuncay

Genetiği değişmemiş Siyez Bulgurunun Faydaları Nelerdir?

Siyez Bulguru

Bulgur, insanoğlunun M.Ö 2000’li yıllarda keşfettiği olağanüstü işlenme özelliklerine sahip bir gıdadır. Pişme suyuna çözülen besin maddeleri ve vitaminler tekrar buğday tanesinin içine emilerek, besin kaybı engellenmektedir. Siyez türü bulgur ağırlıklı olarak Kastamonu’da üretilmektedir.

Siyez Bulgurunun Faydaları Nelerdir?

– Genetiği değişmemiş, 2n=14 kromozom yapısıyla tarihteki ilk buğdaydan yapılmaktadır.

– Nuh’un tatları olarak da bilinen Presidium’a Türkiye’den seçilen ilk ve tek üründür.

– Yüksek antioksidan içeriğe sahiptir. Hücre yapısını korur, yaşlanmayı geciktirir.

– İçerdiği B1, B2, B6, B12 vitaminleriyle sindirim ve sinir sistemi için hayati öneme sahiptir.

– Karbonhidrat değeri düşük, protein değeri yüksektir.

– Glisemik indeks değeri, (besinlerin kan şekerini düşürme yüzdesi) çok düşüktür.

– Kolesterol içermez. Posa / Lif bakımından zengin bir gıdadır.

– Yüksek miktarda mineral ve selüloz sayesinde kabızlığı önler ve bağırsak kanserinden korur.

– İçerdiği folik asitten dolayı, çocuk ve hamile kadınlar için çok önemli bir gıda maddesidir.

– Sarı renkli bulgurlar gibi üretilirken rengi açılmadığından besin değeri düşmektedir.

BU HARİKA BULGURLA YAPILAN BİR DE TARİFİM VAR

-Yüksek antioksidan içeriğine sahiptir. Hücre yapısını korur, yaşlanmayı geciktirir.

-Karbonhidrat değeri düşük,protein değeri yüksektir.

-Glisemik indeks değeri çok düşüktür.

-Posa bakımından zengindir.

-Hiçbir bitki hastalıklarından etkilenmiyor.

MALZEMELER

1 bardak siyes bulguru

2 bardak sıcak su(tavuk suyu,et suyu)

tuz

2 kaşık z.yağ

1 adet soğan

2 adet sarmısak

1 demet kuşkonmaz(doğranmış)

1 adet kırmızı biber(doğranmış)

1 adet çarliston biber(doğranmış)

-Tencereyi ocağa koyup z.yağında soğan ve sarmısakları kavurun.

– Siyes bulgurunu koyup biraz kavurun.

-Sıcak suyu ekleyip tuzu ve koymak istediğiniz diğer baharatları da katabilirsiniz.

-Pişmeye başladığı sırada diğer tarafta tavada kesilmiş kuşkonmazları ve doğranmış biberleri az yağda 2-3 dakika kavurun.Fazla tutarsanız fazla pişecek ve rengini kaybedecektir.

-siyes ,üretilirken renklendirilmediği için pişerken rengini kaybetmez,besin değeri düşmez.

-Pişme suyuna çözülen besin değerleri ve vitaminler tekrar buğday tanesinin içine emilerek besin kaybı engellenir.

-Suyunu çekene kadar pişirin,ocağı kapatıp 15 dakika kapağını açmadan dinlendirin.

En son kavrulmuş kuşkonmaz ve renkli biberleri ekleyip karıştırın.

Affiyet olsun

Kaynak: Sağlıkla Kal

Fatoş Pabuccu Tuncay

HEM ÇOK KOLAY HEM DE HAVALI BİR SU TARİFİ: İÇMEDEN VE İKRAM ETMEDEN DURAMAYACAKSINIZ!

62642_354345874667175_980329257_n[1]

Vücuttan toksinleri atmanın en şahane yolu nedir? Tabi ki su içmek. Ama sade olarak içmek zorunda değilsiniz. Hem de toksin atarken, bazı ek faydalar da göreceksiniz:

Şimdi içme suyu dolu bir cam sürahiyi alın ve:

1.LİMONLU Birkaç dilim limon atın. Limon vücudun temizlenmesi ve alkali olmasına katkıda bulunacaktır.

2.NANELİ Birkaç dal nane ekleyin. Hem suyun tadı güzel hale gelecek, hem kokusu! Midenize ve sindiriminize de destek verecektir.

2.SALATALIKLI Dört-beş dilim salatalık ekleyin. Salatalık vücudunuzun nemlenmesi için harikadır ve inflamasyona karşı etkilidir.

4.ZENCEFİLLİ Bir bilemediniz iki ince dilim ekleyin. Midenize iyi gelecek ve sindiriminize de. Özellikle gastritiniz varsa.

Bu suları bir gece buzdolabında bekleterek kullanırsanız, daha da etkili olacaktır. En azından birkaç saat.

Ayrıca ph derecesi 8 üzeri su kullanmanızı tavsiye ediyoruz, mümkün olursa.

Eğer hasta olmak istemiyorsan! Duygularını anlat.

alnından-öğerim-seni[1]

Duygularını anlat.

Saklanan veya baskılanan heyecan ve duygular; gastrit, ülser, bel fıtığı, bel ağrıları gibi hastalıklara yol açar.
Zamanla, duyguların bastırılması kansere dönüşür.
Öyleyse, sırlarımızı, hatalarımızı birileriyle paylaşmalıyız!
Diyalog, konuşma, kelime çok güçlü birer ilaç ve mükemmel birer terapidir!

Karar Vermelisin.

Kararsız kişi güvensiz, endişe ve ıstırap içinde olur. Kararsızlık, sorunları, endişeleri ve çatışmaları çoğaltır.
İnsanlık tarihi kararlardan oluşur.
Karar vermek, diğerlerinin kazanması için vazgeçmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir.
Kararsız kişiler mide rahatsızlığı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanıdırlar.

Olduğundan Farklı Yaşama.

Gerçeği saklayan, rol yapan, her zaman mutlu olduğu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca ağırlığı biriktirmektedir. Ayağı kilden olan bronz bir heykeldir.
Aldatıcı görünerek yaşamak kadar sağlık için kötü bir şey yoktur.Kaderleri ilaç, hastane ve acıdır.

Kabullen.

Reddedicilik ve kendine saygı eksikliği, kendimizi kendimize yabancılaştırır.
Kendimizle barışık olmak sağlıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanç, taklitçi, aşırı rekabetçi ve yıkıcı olurlar.
Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.

Çözümler Bul.

Olumsuz kişiler çözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. Üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserliği tercih ederler.
Karanlığı kovmak için kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat var olan en tatlı şeylerden birisini üretir.
Biz ne düşünüyorsak oyuz.
Olumsuz düşünce, hastalığa dönüşen negatif enerji üretir.

Güven.

Güvenmeyen kişi iletişim kuramaz, açık değildir, derin ve sağlam ilişkiler geliştiremez, gerçek arkadaşlıkları nasıl kurabileceğini bilemez.
Güven olmadan, bir ilişki de olamaz.
Güvensizlik sendeki inancın azlığıdır.

Hayatı Üzgün Yaşama.

Mizah. Kahkaha. Huzur. Mutluluk. Bunlar sağlığa güç verir ve daha uzun bir yaşam getirir.
Mutlu kişi yaşadığı çevresini geliştirir. “İyi mizah bizi doktorun elinden korur”
Mutluluk sağlık ve terapidir.

Dr. Dráuzio Varella

Akıl sağlığına zararlı 12 alışkanlık!

vertigo-denge-kulak-300x240[1]

Depresyon genellikle sevdiğimiz birinin ölümü, işsiz kalmak, maddi güçlükler gibi bizim kontrolümüzde olmayan faktörler nedeniyle ortaya çıkar. Fakat her gün yapılan küçük değişiklikler ruh halimizi düşündüğümüzden daha çok etkiliyor.
Sosyal medya alışkanlıkları, egzersiz rutini ve hatta yürüyüş biçimi bile içinizdeki mutluluğu bir kara delik gibi emiyor olabilir.

Mutluluğunuza engel olan bu alışkanlıları değiştirebilirsiniz! Ruh halinizi sabote eden 12 alışkanlık ve bu mutsuzluk verici davranışları değiştirmenin yollarını sizler için araştırdık!

1)Ruh haliniz yürüyüş biçiminizi etkileyebilir. Fakat bu durumun tam tersi de aynı derece de etkili!
Davranış Terapisi ve Deneysel Psikoloji Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmaya göre yürüyüş biçiminiz mutluluğunuzu etkileyebilir. Araştırmacılar, çalışmaya katılan kişilerden kollarını fazla kıpırdatmadan, kambur ve omuzlar düşük bir şekilde yürümelerini istiyor. Çalışmanın sonucunda ise dik ve kendinden emin bir şekilde yürüyen kişilerin, kambur yürüyenlere göre daha mutlu ve iyi hisettiği ortaya çıkıyor.

Dahası omuzları kambur yürüyen kişiler, yürürken daha çok negatif deneyimleri hatırladıklarını belirtiliyor.

Mutlu adımlar için, yürürken çenenizi kaldırın ve omuzlarınızı geriye atın!

2)İnstagramın kraliçeleri dikkat! Psychological Science dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, rastgele bir şeylerin fotoğrafını çekmek, o anları hatırlamanıza engel olabilir.

Yapılan araştırmada katılımcılar bir müze turuna götürülüyor ve orada sergilenen objeleri inceleyerek resimlerini çekiyorlar. Daha sonra kendilerinden geziyi anlatmaları istendiğinde katılımcılar, fotoğrafladıkları objelerin ne olduğunu hatırlamakta, fotoğraf çekmeyen kişilere göre güçlük çekiyor.

Fotoğraf çekerken içinde bulunduğunuz anın farkında olmaya çalışın ya da arkanıza yaslanıp anın keyfini çıkarın!

3)Liseden mezun olduktan sonra zorbalardan kurtulmuş sayılmazsınız!

Yaklaşık 54 milyon çalışan kariyerlerinin bir döneminde iş yerinde kendilerine kötü muamele edilmesinden, hedef gösterilmekten ve mobbingden şikayet ediyor.

Gurur ve kendine güven duygularının ön plana çıktığı iş yerinde kötü davranışlarla karşılaşmak kişilerin duygusal durumunu değişken hale getirirken, her sabah yataktan kalkıp işe gitmeyi de zorlaştırıyor.

İş yerinde kötü davranışların hedefi oluyorsanız mobbingle mücadele derneğine başvurabilir ve psikologlardan yardım alabilirsiniz.

4)Egzersiz yapmamak kendinizi mutsuz hissetmenize neden oluyor.

Haftada 3 gun daha fazla hareket ettiğinizde depresyon seviyeniz %19 oranında azalıyor.

London College Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre spor yapan kişiler yapmayanlara göre daha mutlu bir yaşam sürüyor.

Hayatınıza yürüyüş ve daha fazla hareket ekleyerek depresyon ve mutsuzluğa elveda diyebilirsiniz.

5)Yapmanız gereken işleri sonraya bırakarak kendinizi depresif bir ruh haline mahkum ediyorsunuz!

Bir işi yapmama nedeniniz sıkıcı olması ya da o anda canınızın onu yapmak istememesiyle ilgili olarak size kimse yardımcı olamaz. Fakat kendinizi tedirgin hissettirecek ya da başarısız olmaktan korkacağınız işleri daha sonraya bırakmak sizi rahatlatmak yerine daha mutsuz ediyor.

Mutlu olmak için öncelikle kendinizi yatıştıracak bir şey yapın ve sorun yaratan işinizi halledin. Müzik dinlemek, koşmak ya da meditasyon yapmak gibi aktiviteler istemediğiniz işleri yapmakta size yardımcı olabilir.

6)İlişkiniz mutsuzluk nedeniniz olabilir.

Psikologlar birçok hastalarının ilişkilerinden kaynaklanan sorunlar nedeniyle depresyona girdiğini söylüyor.

İlişkileri nedeniyle depresyona giren kişiler bazen bu durumu uzun yıllar sonra fark ediyor.

Partnerinizin kendinize güven duygunuzu zedelediğini ve sizi depresyona ittiğini düşünüyorsanız, bir uzmana, ailenize ya da arkadaşlarınıza danışabilir ve bu konuda yardım alabilirsiniz.

7)Hayatı fazla ciddiye alarak kendinizi mutsuzluğa sürüklemeyin!

Yolda yürürken ayağınız takılıp düştüğünüzde utançla ayağa kalkıp üstünüzü mü düzeltiyorsunuz yoksa kendinize gülüyor musunuz?

Eğer utanç duygusu daha ağır basıyorsa hayatınızda kahkahalara ve gülücüklere daha fazla yer vermelisiniz.

Kahkaha anksiyete bozukluklarına ve depresyona en iyi gelen ilaçtır. Hayatınızdan olumsuz duyguları uzaklaştırmak için komedi filmleri izleyebilir, birlikte eğlendiğiniz arkadaşlarınızla vakit geçirebilir ve ilgi çekici bir hobi edinebilirsiniz!

8)Düzensiz gece uykuları mutsuzluğunuzun kaynağı olabilir.

Psikolog Diedra L. Clay, “Uyku her şeyi etkiler” diyor.
Duygusal ve bilişsel yetenekler ve vücut fonksiyonları gibi birçok şeye etki eden uyku düzeni, vücudun kendini yenileme işlemi.

Düzenli uyku uyumanıza engel olan etkenleri belirlemeye çalışın ve adım adım mükemmel gece uykusuna ulaşın.

9)İş, çocuklar, evlilik.. Kendinizle başbaşa kalacak vakit bulamıyor musunuz?

Yoğun bir tempo içinde küçük bir mola verip ve kendinize vakit ayırmanız gerçekten çok önemli.

Sahilde kısa bir yürüyüşe çıkabilir, yarım saatlik kısa bir uykuyla dinlenebilir ya da ayaklarınızı uzatıp kitap okuyabilirsiniz.

Önemli olan kendinize zaman ayırmanız.

10)En son ne zaman kendinizi elektronik aletlerden bağımsız bir halde gördünüz?

Elektronik cihazlara bağımlı yaşamak kendinizi mutsuz hissetmenize neden olabilir.

Haftanın bir günü ya da günün belirli saatlerinde akıllı telefon, laptop, tablet gibi cihazlardan uzak durmayı deneyin, daha iyi hissedeceksiniz!

Eğer ağırlıklı olarak sosyal medya ve mesajlaşma programlarını kullanıyorsanız kimseyle gerçekten iletişim kuruyor sayılmazsınız.

Facebook gibi sayfaların amacı eğlencedir. Bu tarz sosyal medya diyalogları insanları anlamamızı ve gerçek bağlar kurmamıza yardımcı olmaz.

İnsanlarla yüzyüze iletişim kurmak oldukça önemli! Bu nedenle uzun süredir görüşmediğiniz arkadaşlarınızla mesajlaşmak yerine bir kafede buluşup kahvenizi yudumlarken sohbet edebilirsiniz.

11)Eğer ağırlıklı olarak sosyal medya ve mesajlaşma programlarını kullanıyorsanız kimseyle gerçekten iletişim kuruyor sayılmazsınız.

Facebook gibi sayfaların amacı eğlencedir. Bu tarz sosyal medya diyalogları insanları anlamamızı ve gerçek bağlar kurmamıza yardımcı olmaz.
İnsanlarla yüzyüze iletişim kurmak oldukça önemli! Bu nedenle uzun süredir görüşmediğiniz arkadaşlarınızla mesajlaşmak yerine bir kafede buluşup kahvenizi yudumlarken sohbet edebilirsiniz.

12)Birçok şeyi aynı anda yapmaya çalışmak mutsuzluk kaynağınız olabilir!

Öğle yemeğini çalışma masanıza taşıyor ya da televizyon izlerken bir yandan sosyal medyayı takip ediyorsanız, kendinizi strese sokuyor olabilirisniz.

Yapılan araştırmalar, birçok insanın birçok işi aynı anda yaparak kendini daha verimli sandığını fakat gerçeğin bu durumu yansıtmadığını gösteriyor.

Multitasking, yani aynı anda birden fazla iş yapmaya çalışmak strese girmenize neden olurken, çevrenizle olan iletişiminizi etkiler.

Stresten uzak durmak için birçok şeyi aynı anda yapmak yerine işlerinizi sıraya koyun.

alıntı

Bakış Açınızı Değiştirecek 20 Kızılderili İlkesi

1. Erken uyan.

Erken uyan.

Dua etmek için güneşle beraber uyan. Tek başına dua et. Sen konuşursan büyük ruh seni dinleyecektir.

2. Hoşgörülü ol.

Hoşgörülü ol.

Yollarını kaybedenlere karşı hoşgörülü ve toleranslı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve hırs kaybolmuş bir ruhun işaretleridir. Bir gün yollarını bulabilmeleri için dua et.

3. Kendi yolunu çiz.

Kendi yolunu çiz.
Kendini, kendin için ara. Başkalarının senin için yol çizmelerine izin verme. Bu senin ve yalnız senin yolun. Başkaları seninle beraber yürüyebilir ama senin için yürüyemez.

4. Düşünceli ve kibar ol.

Düşünceli ve kibar ol.
Misafirlerine düşünceli davran. En iyi yemeğini, en iyi yatağını sun. Onlara saygı göster ve onurlandır.

5. Senin olmayanı sahiplenme!

Senin olmayanı sahiplenme!

Senin olmayan bir şeyi alma. Başka bir insana, bir topluluğa, doğaya veya bir kültüre ait olabilir. Onlar kazanılmış veya sana verilmiş değildir.

6. Yeryüzüne saygı duy.

Yeryüzüne saygı duy.

Bu yeryüzünde var olan her şeye saygı duy. Bu bir insan veya bitki olabilir.

7. İfade özgürlüğü tanı.

İfade özgürlüğü tanı.

Başka insanların düşüncelerine, dileklerine ve sözlerine değer ver. Sözünü kesme, dalga geçme veya taklit etme. Her kesin kendini istediği gibi ifade etmesine izin ver.

8. Dedikodu yapma.

Dedikodu yapma.

Başkaları hakkında kötü konuşma. Evrene bıraktığın olumsuz enerjiler, bir kaç kat artarak seni yine bulur.

9. Affet.

Affet.

Herkes hata yapar ve her hata affedilebilir.

10. Olumlu düşün.

Olumlu düşün.

Kötü düşünceler aklın, bedenin ve ruhun hastalanmasına yol açar. Olumlu düşünce egzersizleri yap.

11. Doğanın parçası ol.

Doğanın parçası ol.

Doğa bizim için var olmaz, bizim bir parçamızdır ve biz de onun bir parçasıyız.

12. Çocuklara sevgi ver.

Çocuklara sevgi ver.

Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır.  Kalplerinde sevgiyi yeşert, onları erdemle ve hayat dersleriyle sula. Büyüdüklerinde, yeterince gelişebilmeleri için onlara alan tanı.

13. Kalp kırma.

Kalp kırma.

Başkalarının kalbini kırmaktan kaçın. Yarattığın acının zehri bir gün sana geri döner.

14. Dürüst ol.

Dürüst ol.

Her zaman gerçekten yana ol. Dürüstlük evrenimizde insan iradesinin bir sınavıdır.

15. Sağlığına özen göster.

Sağlığına özen göster.

Kendini dengede tut.  Rasyonel Sen’i, Ruhsal Sen’i, Duygusal Sen’i ve Fiziksel Sen’i.  Hepsi güçlü, saf ve sağlıklı olmalı.  Zihnini güçlendirmek için vücudunu da güçlendir. Duygusal yaralarını sarmak için ruhunu büyüt.

16. Sorumluluk al.

Sorumluluk al.

Kim olacağın ve ne yapacağınla ilgili bilinçli kararlar ver.  Aldığın kararların sorumluluğunu al.

17. Kişisel alanlara saygı suy.

Kişisel alanlara saygı suy.

İnsanların kişisel alanlarına ve gizlilik taleplerine saygı duy. Kimsenin kişisel eşyasına dokunma, özellikle de kutsal ve dini eşyalara.

18. Kendine adil davran.

Kendine adil davran.
Kendine adil davran.  Kendini besleyemezsen, başkalarını da besleyemezsin. Önce kendine yardım et.

19. Başka inançlara saygı duy.

Başka inançlara saygı duy.

Herkesin inancına ve inanışına saygı duy. Başkalarını senin inandığın dine inanmaya zorlama.

20. İyiliği paylaş.

İyiliği paylaş.
Kaderinin güzelliklerini başkalarıyla da paylaş. Gönüllü olarak iyilik yap.

kaynak: onedio

26-29 Kasım 2015- Doğal Ve Sağlıklı Yaşam Festivali Programı…

12247052_10153254733746149_2473643811394398461_n[1]

12247052_10153254733746149_2473643811394398461_n[1]

Şefik Ne Yaptın Ulaşabildin Mi Nirvanaya…

11988536_10153729291067421_64293378389595634_n[1]

KİŞİSEL GELİŞİMİN 12 KURALI!

kisisel-gelisim-2[1]

Kural 1:
Asla kendinden şüphe etme... Sen ne hissediyorsan o her zaman doğrudur.
Dünyadaki bütün insanlar toplansa ve sana söylese bile senin hissettiklerin senin için doğrudur.
Onlar farklı hissedebilir, farklı düşünebilir ama bu senin hissettiklerinin yanlış olduğunu göstermez, sadece onlardan farklı olduğunu gösterir.

Kural 2:
Asla farklı olduğun için utanma.
Eğer çevrende senin gibi düşünen, seni anlayan insanlar yoksa, o zaman çirkin ördek yavrusu hikayesini hatırla…
Muhtemelen sen yanlış yerde, yanlış insanlarla birlikte olduğun için seni anlamıyorlardır.
O halde hedefin ait olduğun yeri bulmak olmalıdır.
Asla muhteşem bir kuğu olduğun gerçeğini unutma ve ördek olmak için uğraşma.

Kural 3:
Geçmişte yaptıkların için pişmanlık duyma ve özür dileme….
Yaşadıklarının senin için önemli bir ders olduğunu kendine hatırlat.
Bu tecrübe ile aldığın bilgiyi özenle incele, olayda yaptığın hataları ve yeniden ayni durumda olsan nasıl davranacağını iyice düşün ve gelecek olaylar için kendini hazırla.
Kırılan vazo tamir edilemez ama gelecekte başka vazoların kırılması önlenebilir.

Kural 4:
Mümkün olduğunca kimsenin senin adına karar vermesine izin verme ama başkalarının hakli olabileceğini de unutma.
Bu hayat senin ve istediğin gibi yasamaya hakkin var, fakat başkalarını dinle ve onların bakış açısını anlamaya çalış.

Kural 5:
Ailen dışındaki insanlarla ilişkilerinde asla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırma.
Her zaman ama her zaman önce sen gelmelisin. Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzmeyi tercih etme.
Sen kaldırabiliyorsan, onlarda kaldırabilir. Karşındaki insan senin mutluluğunu düşünmüyorsa ve senin üzülmene yol açıyorsa, o zaman o insan sana değer vermiyor demektir. Bu kişileri değiştireceğini ya da sana zamanla önem vereceğini düşünme.
Sana karşılıksız sevgi veren ve senin için her şeyi göze alabilecek tek insanlar ailendir.

Kural 6:
Asla kaybetmekten korkarak, sırf inanmak istediğin için karşındaki insanin sevgi sözcüklerine inanma.
Sevgi insanin kalbindedir, gözlerindedir, davranışlarındadır, ses tonundadır, sana verdiği önemde ve değerdedir, senin için yaptığı fedakarlıklardadır.
İnsanlar çok kısa zamanda sevgi sözcüklerini umarsızca dağıtmaya başlarlar.
Bunları dinle ama gerçek sevgiyi karşındakinin davranışlarına bakarak bul.
İnanmak istediğin için değil gerçek olduğu için karşındaki insanin sözlerine inan…

Kural 7:
Her zaman ama her zaman, mutlaka kalbini dinle. Hayatta senin için neyin doğru olduğunu bir tek içindeki ses söyleyebilir.
Dolayısıyla içindeki sesle konuşmayı öğren. Her gün kendinle kalmak için zaman ayır ve kalbini dinle.
Başka şekilde hissetmek için ikna etmeye değil, gerçekten ne hissettiğini bulabilmek için dinlemeye çalış. Bazen içindeki ses sana çok zor geleni yapmanı söyleyebilir ya da duymak istemediklerini söyleyebilir Korkma… ve içindeki sesi dinlemeye devam et…

Kural 8:
Her zaman ama her zaman, mutlaka kendine iyi davran. Kendini sev, şefkatle yaklaş.
Yanlış yaptığında acımasızca kendini eleştirip üzme…
Aksine başını okşa, kendini kucakla ve her şeyin geçeceğini söyle.
Üzgün olduğunda, kırıldığında, acı çektiğinde, mutsuz hissettiğinde kendine özen göster, tıpkı hasta bakar gibi kendine bakim uygula.
Yapmaktan hoşlandığın aktivitelerle meşgul ol ve bu durumdan çıkarak kimsenin seni incitmesine, üzmesine izin vermeyeceğini göster.

Kural 9:
Hayatta her şeyin bir bedeli olduğunu asla unutma ve bedel ödemekten istemediğin için kendini boşlukta bırakma. Örneğin bir insani incitmişsen, ödeyeceğin bedel o insanin güvenini yitirmektir. Eğer seni sevmeyen biriyle birlikteysen, yalnız kalmaktan korkup ilişkide kalma, çünkü kalmanın bedeli sevgisiz bir hapiste yaşamaktır. Eğer farklı olmaktan korkuyorsan ve başka insanları taklit edip onlar gibi olmaya çalışıyorsan, ödeyeceğin bedel kendine olan saygını yitirmek olacaktır.
Diğer taraftan bazen kendin gibi olmanın bedelinin de yalnız kalmak olduğunu unutma.
O halde yasamda her zaman bir bedel ödeyeceğini hatırla. Bir adim atmadan önce mutlaka ödeyeceğin bedeli bil ve kazanacakları na değip değmediğine bakarak kararlarını ver.

Kural 10:
İnsanlara karşı nazik ve sevecen ol, ne olursa olsun asla bir başka insani kırmak için konuşma, bilinçli olarak üzmeye çalışma ve kendi acını hafifletmek için bir başkasını yaralama.

Kural 11:
Hayatta en büyük dostun sen olabileceğin gibi hayattaki en büyük düşmanın gene sen olabilirsin. Seçimini yap ve kendin için dostu mu yoksa düşman mı olacağına karar ver.
Yaşamdaki tüm acıları atlatabilirsin, her şeye rağmen mutlu olmayı başarabilirsin, istersen kötü alışkanlıklarını bırakabilir ve her zaman yeniden başlayabilirsin.
İstersen kendine yeni bir hayat kurabilirsin. Eğer kendinin dostu olabilirsen.

Kural 12:
Asla tecrübe kazanmaktan kaçma ne kadar zor olursa olsun, yeniden ayağa kalk ve yola devam et. Hayati öğrenmek için o tecrübelere ihtiyacın var. Kalbin ask acısı ile yaralanmış ise, sonsuza kadar kendini aşka kapatma.
Ruhun insanların acımasızlığı ile incinmiş ise, hayata küsüp kendini karanlık bir dünyada yasamaya zorlama. Bedenin çok büyük acılar çekmişse, kendini uyuşturup bırakma. Unutma bilge insan hayatı yaşayandır. Cesur insan korkusuzca devam edebilendir. Kahraman insan tüm acılarına rağmen yenilmeyendir…

* Alıntı