HANGİ BURUN DELİĞİNDEN NEFES ALIYORSUNUZ.?

12208583_432066890322939_3074341769312464789_n[1]
Nefesinizi takip edin lütfen.Hangi burun deliğinden nefes aldığınızı farkedin.
-Sol burun deliğinden nefes alıyorsanız,zihninizi hep düşüncelerle doludur.
-Sağ burun deliğinden nefes alıyorsanız keyfini yerindedir.
-Her iki burun deliğinden nefes alıyorsanız,dengedesinizdir.
Nefes her 19 dakikada bir burun delikleri arasında yer değiştirir.

VÜCUDUMUZDAKİ TÜM ŞİŞLİKLERİMİZDEN KURTULUP, KUŞ GİBİ HAFİFLEYELİM.

12196310_432889066907388_6745148307040483388_n[1]
Yeşil çayı demleyip soğutalım.Üzerine bir şişe sodayı döküp karıştırıp içelim.
Bu karışım,tüm toksinlerimizden ve vücudumuzda ki gereksiz şişlik yapan sudan kurtarır. Bir hafta her gün içelim.
DİKKAT;
Soda alırken çok önemli bir nokta var.Şişenin içindekiler yazan bölümde NİTRAT içermeyenlerden alın.MALESEF TÜRKİYEDE HERKES SODALARA NİTRAT BAŞLIYOR.Üç firma var nitratsiz soda üreten onlardan alın.Nitrat içeren sodalar hem zararlı, hemde çok işe yaramaz.

Bu Çay Hem Zayıflatıyor Hem Beyni Dinlendiriyor. İşte Yapılışı…

12065858_10156188208270557_7076871057998452366_n[1]

 

BİBERİYE ÇAYI
Biberiye, son zamanlarda popüler olmaya başlayan bitkilerden. Faydaları arasında ilk sırada bağışıklık sistemini güçlendirmesi, kan dolaşımını hızlandırması, iltihabı önlemesi ve astım belirtilerini hafifletmesi geliyor.

Dr.Gönül Ateşsaçan, bunların yanı sıra biberiyenin beyne ve kalbe giden kanı arttırarak başta hafıza ve damar tıkanıklığına iyi geldiğini söylüyor. Ayrıca alerjiye neden olan bitkiler arasında yer almadığını belirtiyor.

Biberiyenin faydaları nelerdir?

* Metabolizmayı hızlandırır,

* Hafızayı güçlendirir,

* Konsantrasyonu arttırır,

* Hazımsızlığı giderir,

* Kabızlığı giderir,

* Toksinlerin vücuttan atılmasını hızlandırır,

* Bağışıklık sistemini güçlendirir,

* Kan dolaşımını arttırır,

* Beyin ve kalp gibi hayati organlara daha fazla oksijen taşınmasını sağlar,

* Baş ağrısı ve migren ağrılarını hafifletir,

* Stresi azaltmaya yardımcı olur.

Nasıl yapılır?

1 çay kaşığı kurutulmuş biberiye yaprağını bir fincan suya atıp kaynatmanız yeterli. Daha iyi demlenmesi için 10 dakika kadar kaynattıktan sonra ateşin üzerinden alın ve demliğin kapağı kapalı halde 10 dakika kadar bekletin. Tatlandırmak için organik bal kullanabilirsiniz. Günde 2 bardak biberiye çayı hazımsızlık veya kabızlığa kısa sürede çözüm olacaktır.

kaynak: sağlık olsun

Eğer hala kızıyorsan kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.

1981840_506386049530295_3607863133442545945_n[1]

ŞEMS DER Kİ…

Eğer hala kızıyorsan kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.
Eğer hala kırılıyorsan gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.
Eğer hala kınıyorsan af makamına ulaşmamışsın denmektir (öfke ve kin seni cayır cayır yakıyor) demektir.
Eğer hala Allah için sevmiyor ve sevginde ayırım yapıyorsan, hala vesveseye uyuyor içinizdeki sevginin yoğunlaşmasına engel oluyorsun demektir.
Eğer hala ”Ben” demekten vazgeçmiyorsan dizginlerin hala nefsinin elinde ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.
Eğer hala musibetlere yana yana üzülüyorsan gerçeği bilmiyorsun demektir.
Eğer hala şikayet ediyorsan HAKİKATİ göremiyorsun demektir.

Ev kurtlar Sofrası Olmuş…

12208787_1079289712081391_3875998989500459146_n[1]

SEVGİNİN GİRDİĞİ YERE ŞİFA KENDİLİĞİNDEN GELİR.

tumblr_inline_mq4vsvVeHL1rbbjly[1]

İÇİMDEN BİR SES DİYOR Kİ;

Miden ağrıyorsa; Yaşamında olan herşeyin senin en yüksek hayrına olduğunu bil ve sevgiyle hazmet

Boynunu ağrıyorsa; olaylara farklı açılardan bakıp pozitif taraflarını görmeye çalış, Şimdiki bakış açın doğru olmayabilir inadı bırak

Belin ağrıyorsa; paraya olan kötü bakış açını farkedip değiştir

Ayak ve bacakların ağrıyorsa:
Sol taraf için ; geçmişle bağlarını kopartıp geçmişte yaşamaktan vazgeç
Sağ taraf için ; gelecekten korkma, kendi geleceğin için ÖZ’e ve akış’a güvenin!!!

Başın ağrıyorsa; değersizlik duygunun farkına var, kendini önemse!

Geceleri uykunuzda dişlerinizi gıcırdatıyorsanız; biriktirdiğin öfkeleri serbest bırak!

Gözlerinde bozukluk ve ağrı varsa; görmen gereken neyi inatla görmek istemiyorsun farkına var ve görmeyi seç

Kulaklarında ağrı varsa ve duyma bozukluğu yaşıyorsan, inatla kendini etrafın ve iç sesine kapatma, duymayı seç, o seslerden sana mesaj var unutma!

Regl ağrın varsa; dişiliğini ve bunun sana sunduğu avantajları sevgi ile kabul et

Sırtın ağrıyorsa; suçluluk duygusundan vazgeç!

Omuzların ağrıyorsa; başkalarının yüklerini, sorumluluklarını taşımaktan vazgeçmenin Zaman’ı gelmiş de geçiyor bile!

Boğazınız ağrıyorsa; kendini sevgiyle ifade etmeyi seç, çekingenlikten vazgeç

Alerjin varsa; kendi gücünü reddetmeyi bıra. Kime alerjin olduğunu düşün! ve serbest bırak

Diş ağrın varsa; kararsızlığı bırakma vaktin gelmiş demektir.

Bağırsaklarında problem varsa; ihtiyaç duymadığın şeyleri atmanın zamanı geldi de geçiyor…

Ve
En önemlisi
Kalbin ağrıyorsa; içerisi nefret, kin, hayalkırıklığı dolduğundandır. Onları ordan söküp at. Yalnızca SEV,

SEV çünkü
SEVGİNİN girdiği yere ŞİFA kendiliğinden gelir.

Ben daima seninleyim
Ne kadar küçük olursa olsun
İlk adımı isteyerek at.
İyileşmeyi ve öğrenmeyi tüm içtenliğinle iste,
MUCİZELER mutlaka gercekleşecektir.

KENDİNLE BARIŞ, DÜNYA SENİNLE BARIŞMAYA HAZIRDIR

kaynak: sonsuz şifa sayfası

İşte En Etkili Ve Doğal İlaç Şalgam… Antibiyotik Yerine Geçiyor…

12227010_935932796473722_8552532842008206301_n[1]

1 adet büyük boy şalgam(irice bir yeşil elma boyutunda)
1 adet büyük boy pancar(Rengi ve işin püf noktası)
1 kg. siyah havuç
1,5 tatlı kaşığı limon tuzu
2 servis kaşığı salamuralık tuz
Yarım ekmek
30×30 cm boyutunda temiz tülbent bez
1 adet 10lt lik pet kavanoz
Şalgam Suyu (ev yapımı) Tarifi’nin Yapılışı
Mersin de yaşayıp da şalgam suyunu evde imal ederiz kış mevsimi .Malum şişelenmiş birçok marka uzun süre dayanıklı kalması için katkılı oluyor.İşte sizler için katkısız,ölçülü ve gönül rahatlıyla hazırlayabileceğiniz Ev Şalgam Suyu Yapımı :))

Şalgam,pancar ve havuçların dış kabuğu tıraşlanır,şalgam ve pancarlar dilimlenir,havuçlar boyuna 4 e bölünür…Tülbent bezin içine yarım ekmek bohçalanarak düğüm atılır uçlarından…..Tüm malzeme tuz hariç bidona doldurulur..Tuz bir miktar suyla iyice eritilir,bidona aktarılır…bidon ağzına kadar suyla doldurulur.Ağzı sıkıca kapatılır.

Önerim malzemeleri soyarken ve doğrarken eldiven kullanmanız,zira özellikle havuç simsiyah yapıyor..Yada daha sonra eliniz ancak çamaşır suyu temizliyor:(

15 gün bidon kapağı ASLA açılmayacak. Serin bir balkon köşesinde muhafaza ediniz.

15 gün sonunda kesinlikle maya görevi gören tülbentin petin içinden çıkarmanız gerekiyor… Şişelere doldurarak şalgam suyunu soğutarak içme zamanı .Ayrıca buzdolabınızda uzun süre saklayabilirsiniz…İçindeki sebzelerin tadına doyum olmaz :))

AFİYET OLSUN

19 Kasım- 22 Kasım Arası Yapılacak Kendini Değiştirme Seminerine Katılmak İster Misin?

12087128_10154322961443345_2079801554866298562_o[1]
5 günlük seminer boyunca içini temizlemek ve kendine yakınlaşmak ister misin?
Eskiden beri biriktirdiğin ağırlıklardan kurtulmak ister misin?
Yapman gerekenleri yapmak için gereken cesareti toplamak ister misin?
Charlotte Gabay’ın seni her zaman destekleyen gözlerinin içine bakmak ister misin?
Büyük bir ailenin parçası olmak ister misin?
Her başın sıkıştığında arayacağın biri olsun ister misin?
Bu sorulara cevabın evetse senin 19 Kasım- 22 Kasım arası yapılacak olan ”The Key” seminerine katılman şart!!!
Anette İnselberg

Bilgi veya Kayıt İçin:
Tel #: 0544 245 60 95 Ayla Yılmaz
E-mail: info@charlottegabay.com
info@thekey.com.tr

Şimdi de Charlot Gabay bu semineri daha detaylı olarak senin için özetliyor… Buyrun…
Hayatımızda deneyimlediğimiz herhangi bir şey bize dokunduğunda, bize farklı perspektifler sunduğunda, bizi dönüştürdüğünde ve bizi yeni bir şekilde düşünmeye veya hissetmeye yönelttiğinde bunu bizi zenginleştiren, büyüten ve şükrettiğimiz bir deneyim olarak hatırlarız. 3 aşamalı KEndine Yolculuk Seminerleri (The KEY), ismi üzerinde hayatımıza dair anahtarları içinde barındıran kişisel bir yolculuktur.
Yoğun bir tempoda geçen, deneyim üzerine kurulu, kullandığı teknikler ve süreçleri ile insan olarak bizler için nelerin mümkün olduğu konusunda daha geniş bir bakış açısına sahip olmamızı sağlayan büyütücü bir deneyimdir. Kişinin kendine hizmet etmeyen tavır, davranış ve alışkanlıklarının farkındalığına geçmesinin ötesinde, bu kalıpların kazançlarını ve bu kalıpları hayatında tutmayı seçerek ödediği bedelleri fark etmesine olanak sağlar. Kendi gerçeğiyle yüz yüze kalan herkes, ya dönüştürmeyi seçecek ya da neyi seçtiğinin farkında olarak aynen devam etmeyi tercih edecektir.
Kısaca, aslında The KEY seminerlerinin ilk adımı olan Keşif deneyimi, insanın kendi hayatını seçimleri ile yaşadığını, hayatında deneyimlediği tüm
olumlu ve olumsuz duyguların kendi kontrolünde olduğu gerçeğini anlamasını sağlayarak, kendi gücünü fark etmesine olanak sağlar.
İlk etapta zihinsel dönüşüme neden olan en önemli faktörlerden biri, seminer süresince ayırım yapmayı sağlayan bir lisan ve terminolojinin kullanılmasıdır. Bu yolla kendi varlığımızın ve başkalarıyla etkileşimimizin farklı boyutlarını, daha evvel fark etmediğimiz şekilde keşfederiz. Eğer bildiğimiz şeylerin dışına adım atma cesaretini gösterirsek, kapasitemizi ve yapabilirliğimizin sınırlarını genişletir, kendimize olan inancımızı sağlamlaştırırız.
Kendine Yolculuk Seminerleri;
Hayatının tüm iplerini eline almak için,
Kendi değerini kendi içinde bulma yolculuğuna çıkmak için,
Seni engelleyen blokajları, çocukluk hikayelerini, duygusal tepkilerini, affetmediklerini, tekrarlanan ve seni yaralayan kalıpları geride bırakma cesaretini göstermek için,
Şimdiyi şifalandırmak ve geleceğinizi dönüştürmek için,
Kalbinin kapısını ardına kadar, her hisse minnetle açmak ve insan olmanın keyfini yaşamak için,
Dünya’ya sunmak için yarattığın imajının, sahip olduğun ve yaptığın şeylerin seni yönetmesi yerine, senin onların yönetimini yeniden geri kazanman için,
Kutunun dışına çıkmak, büyümek, olgunlaşmak, sevgiyi deneyimlemek, zenginleşmek, hayatının ve seçimlerinin sorumluluğunu alman için,
Kutsal bir yolculuk olan hayat yolculuğunu anlamlı kılmak için,
Bir davettir.
Kendi cennetini bulmak için, kendi cehenneminden geçmeye istekli olmalısın. “Dünyayı değiştirmek istiyorsan, ilk önce kendinden başla.” demiş Mahatma Gandhi.
Kendinle birlikte getirmen gereken tek şey samimiyetin ve istekliliğin; kendin, ailen, beraber çalıştığın ve yaşadığın insanlar ve sorunlu Dünya’mız için daha iyi bir hayat yaratma arzun. Bu ruhaniyetin hareket halidir ve sevginin ifadesidir. Bu senin olmak için doğduğun şeydir.
Aude Aliquid Dignum!
“Değecekse Cesaret Et!”
Seminer Saatleri:
19 Kasım 2015 Perşembe 18:00-18:50 Kayıt
19:00-00:00
20 Kasım 2015 Cuma 19:00-00:00
21 Kasım 2015 Cumartesi 11:00-00:00
22 Kasım 2015 Pazar 11:00-00:00

Keşif semineri deneyim üzerine kurulu bir çalışmadır, her şey birbirine bağlıdır ve deneyiminizin tam ve sizin için fark yaratıcı olması için seminerin 4 gününe 100% katılmanız gerekmektedir.
24 Kasım 2015 Salı 19:30-23: 30 (Eğitim sonrası destek gecesi, keyifli bir kapanış ve tamamlanma gecesi, katılım zorunlu değildir, ancak tavsiye edilir.)

Seminer Türkçe verilecektir.
Katılımcı sayısı 60 ile sınırlıdır.

Eğitmen: Charlotte Gabay ve Ekibi

Bilgi veya Kayıt İçin:
Tel #: 0544 245 60 95 Ayla Yılmaz
E-mail: info@charlottegabay.com
info@thekey.com.tr

O zaman belki de bizim görevimiz, yaşadığımız bu sallantılı, hızla değişen, ürkütücü dünyada kendi müziğimizi yapmaktır…

kemanin-yildizlari-istanbul-a-geliyor-7242202_x_o[1]

18 Kasım 1995 günü, keman sanatçısı Itzhak Perlman, New York’ta, Lincoln Center’daki Avery Fisher Salonu’nda bir konser vermek üzere sahneye çıktı. Eğer herhangi bir Perlman konserinde bulunmuşsanız bilirsiniz ki, onun için “sahneye çıkmak” hiç de küçümsenecek bir başarı değildir…

Çocukluk yıllarında çocuk felcine yakalanmış olan Perlman’ın her iki bacağında da destekleyici ateller vardır ve ancak kol değneği yardımıyla yürüyebilmektedir. Onu sahne üzerinde her defasında sadece bir adım atabilmek suretiyle acı içinde ve yavaş yavaş yürürken görmek, unutulmayacak bir görüntüdür. Ağrılar içinde ama ihtişamla yürümektedir, sandalyesine erişinceye kadar. Sonra oturur, yavaşça koltuk değneklerini yere koyar, bacaklarındaki atellerin klipslerini açar, bir ayağını geriye iter, ötekini öne uzatır. Daha sonra yere eğilerek kemanını alır, çenesinin altına koyar, orkestra şefine başıyla işaret verir ve çalmaya başlar. Şu zamana değin, izleyiciler bu ritüele alışmışlardır. O, sahnenin bir ucundan sandalyesine doğru ilerlerken sessizce otururlar. Bacaklarındaki klipsleri açarken, inanılmaz bir sessizlikle beklemektedirler. Çalmaya hazır olana dek beklerler…

Ancak o konserde bir şeyler ters gitti… Daha ilk birkaç satırı çalmıştı ki, kemanın tellerinden bir tanesi koptu. Telin kopma sesini duyabilmek mümkündü, salonun bir ucuna tabancadan fırlayan kurşun gibi gitmişti ses! O sesin ne anlama geldiği konusunda yanılmak imkansızdı. Ve bunun akabinde ne yapılması gerektiği konusunda da…

O gece orda olan insanlar, kendi kendilerine şöyle düşündüler… “Anlamıştık ki, yeniden ayağa kalkması, atelleri yeniden takması, koltuk değneklerini alması, yavaş yavaş sahne arkasına gitmesi veya yeni bir keman bulması ya da yeni bir tel takması gerekecekti…

Ama o öyle yapmadı… Bunun yerine bir dakika kadar bekledi, gözlerini kapadı ve sonra şefe yeniden başlaması için işaret verdi. Orkestra başladı ve o kaldığı yerden devam etti. Ve daha evvel hiç görülmemiş bir tutku, güç ve saflıkla çaldı! Elbette herkes bilmektedir ki, senfonik bir eseri sadece 3 telle çalmak imkansızdır. Bunu ben de bilirim, sen de bilirsin, herkes bilir ama o gece Itzhak Perlman bilmeyi reddetmişti!

Onu parçayı kafasında modüle ederken, değiştirirken ve yeniden bestelerken görebilirdiniz. Bir noktada, telleri nerdeyse yeniden tonlamışçasına sesler çıkarmaktaydı kemandan, daha evvel hiç vermedikleri sesleri vermelerini sağlamak için…

Bitirdiğinde, salonu olağanüstü bir sessizlik kapladı. Akabinde, seyirciler ayağa kalktı ve tezahürata başladılar. Oditoryumun her yanından inanılmaz bir alkış patladı. Hepimiz ayaktaydık bağırıyor, ıslık çalıyor, alkışlıyor, yaptığını ne kadar takdir ettiğimizi, beğendiğimizi anlatacak her türlü hareketi yapıyorduk!

Gülümsedi, yüzünden akan terleri sildi, yayını kaldırarak bizi susturdu ve böbürlenerek değil ama sessiz, güçlü, dingin bir tonla şöyle dedi…

“Bilirsiniz, bazen de sanatçının görevidir, elinde kalanlarla ne kadar daha müzik yapabileceğini bulmak…”

Bu ne güçlü bir cümledir! Duyduğumdan beri aklımdan çıkmıyor. Ve kim bilir? Belki de bu bir yaşam tarzıdır, sadece sanatçılar için değil, hepimiz için… Burada, tüm yaşamını bir kemanın 4 teli ile müzik yapmak üstüne kuran ve birden bire, bir konserin ortasında kendini sadece 3 tel ile bulan bir adam vardır. Öyleyse, o da 3 tel ile müzik yapmayı seçer, ve o gece yaptığı, sadece 3 telle yaptığı müzik, daha evvel yaptığı, 4 teli varken yaptığı her şeyden daha güzel, daha kutsal, daha unutulmazdı…

O zaman belki de bizim görevimiz, yaşadığımız bu sallantılı, hızla değişen, ürkütücü dünyada kendi müziğimizi yapmaktır… Önce elimizde olan her şeyle, ve daha sonra bu artık imkansız olduğunda, sadece elimizde kalanlarla…

RABBI WAYNE DOSICK

kaynak: Charlotte Gabayın facebook sayfası

Yoldayım Geliyorum Müdür Bey…

12063758_10205407494369692_2089733330197267699_n[1]

Binlerce İnsanın Kansere karşı Kullandığı Doğal Tarif

12191565_10153723074054932_5789809224890491351_n[1]

Bu reçete Rus bilim adamı Prof.Dr. Hristo Mermersky in reçetesidir  binlerce kanser hastasını tedavi etmiştir.

Bu Karışımın Sırları
* Vücüdun tam tedavisi için besindir
* Kan damarlarını temizler
* Kalbe şifa
* Karaciğer ve Böbrekleri temizler
* Bağışıklık sistemini güçlendirir
* Beyin Fonksiyonunu ve Belleği geliştirir
* Kalp krizini önler
* Kalp krizi ve İnme geçirmiş insanlar için tam kurtarma sağlar
* Tüm kanser çeşitleri için en iyi çare

Malzemeler :
——————–
15 Adet Taze Organik Limon
12 Baş Taze Sarımsak
1 Kg Bal
400 gr Buğday
400 gr Taze ceviz

Taze Mısırın Hazırlanması :
—————————————-
400 gr Buğdayı bir cam kaba koyun üzerini su ile doldurun.tercihen
gece bunu yapın.sabaha kadar beklesin 10 – 12 saat

Sabah suyu süzün ve buğdayları yıkayın ve su kalmasın diye tekrar süzgeçten süzün

sonra süzülmüş buğdayları cam kaba koyun 24 saat bekletin
24 saat sonra buğdaylar üzerinde 1 – 2 mm uzunluğunda filizler oluşacaktır. ( filizlenmiş buğday olacak )

Karışımın hazırlanması :
—————————————–
Filizlenmiş Buğdayları, Ceviz ve temizlenmiş Sarımsakları iyice ezin ve karıştırın.
Sonra Kabuğu ile beraber 5 Limonu ezin ve karıştırın.
Diğer 10 Limonun sadece suyunu karıştırın.
Bal ekleyin ve tahta kaşıkla karıştırın.
Cam kavanoza dökün. ve Buzdolabında 3 gün bekletin.

Buzdolabında 3 gün bekledikten sonra tüketmeye başlayın.

Uygulama :
——————————
Bu mucizevi ilaç her yemekten önce ve yatmadan 30 dakika önce
alınır. ( Günde 4 defa )

Eğer Kanser tedavisi için kullanılacaksa her 2 saatte 1 – 2 yemek kaşığı
alınacaktır.

Prof. Mermersky diyorki
Bu tarif insanlara sağlık ve iyi yaşam sağlar.Vücüda gençlik ve Enerji sağlar.
kansere karşı reçetedir.
Bu tedavi tüm gerekli vitamin, mineraller , Biyoaktif maddeler, Proteinler,
Karbonhidratlar ve bitkisel yağlar içerir.
Bu nedenle sağlıklı bir vücüdu korumak iç organları ve bezleri geliştirir
(iyileştirir ) ve kanseri ortadan kaldırır.

Not: Mermersky in bir önceki reçetenin Mısır filizi yerine Buğday filizinin
ilave edilmiş halidir ,

————————————————————

Kaynak :Healthy Food And Home Remedies
healthyfoodandhomeremedies………com/ natural-recipe-against-cancer-which-have-cured-thousands-of-people/

tamer yılmazın sayfasından alınmıştır

kaynak: şifa doğada

Kendini Tanıma Ve Bilme Kitapları İçin Vazgeçilmez Adres: www.ganj.com.tr…

829046[1]

Ganj Nehri nasıl ki yaşamın tüm renklerini ve seviyelerini barındıran kutsal bir nehir ise, Ganj Yayınları da kaynağından itibaren yaşamın tüm geçtiği evrelerde insanın susuzluğunu gidermeyi, manevi olarak beslemeyi ve nihayetinde okyanusa kavuşuncaya kadar insana sunabileceği tüm desteği sunabilmeyi amaçlamaktadır.

Ganj yayınları seçtiği kitaplarla insanların kendilerini tanıma, bilme yolunda ilerlerken ihtiyaç duyabileceği rehberliği sunmayı hedeflemektedir.

Bu ay en çok satılan kitabın kısa bir özeti:

Kendinle Başla: OSHO okuyan, okumuş, merak eden herkesin almasını tavsiye edeceğimiz bir kitap. Manevi yolda insanın nereden başlayacağını ve hangi adımlarla ilerleyebileceğini açıklayan kitapta egonun doğası ve onun bariyerlerinin nasıl aşılabileceği hakkında ipuçları sunuluyor. OSHO tüm bilgeliği ile işbaşında ve sorulara verdiği yanıtlarla aydınlatmaya devam ediyor akıllarımızı…

Ganj Yayınevinin Çıkardığı  Kitapları İncelemek İçin  http://www.Ganj.com.tr Adresinden Faydalanabilirsiniz…

İnanılmaz Doğru Şeklini Seç 2016’da Seni Nelerin Beklediğini Öğren…

4mevsim1[1]

Yukardaki fotoğraftaki şekillerden birini seç karşılık gelen yorumu oku…İşte 2016 yorumun karşında :)))

Şekil 1 Dinginlik:  2015 senin için çok yorucu geçti yeni atılımlar yaptın bazı sonlanmalar yaşadın. İniş çıkışların çok oldu. Ama merak etme yeni sene ektiklerini biçme zamanı. Arkana yaslanıp huzurun ve sükûnetin tadını çıkaracaksın.

Şekil 2 Değişim: 2016 yılında hayatına yeni arkadaşlar, aşklar, hobiler girecek. Tam bir değişim dönüşüm yılı olacak. Yeni kararlar almak zorunda kalacaksın bunları iç sesine  güvenerek alırsan hiçbir mesele kalmaz.

Şekil 3 Mutluluk: Güneşe dönen ayçiçekleri gibi sende bu sene mutlulukla yıkanacaksın. Aşk, bolluk, bereket huzur, sevgi, kapında. 2016 yılının kıymetini bil ve her anının tadını çıkar.

Şekil 4 Arayış: Son yıllarda biraz kaybolmuş gibisin, nereye gideceğini, ne yapacağını bilemiyorsun. Bol bol nefes çalış, yürüyüşlere katıl, zihnini rahatlatacak hobilerle uğraş. Su akar yolunu bulur merak etme.

Şekil 5 Bolluk: Bu sene istediğin iş, ev, araba, seyahat, yazlık senin.Şans yıldızın tepeye vurmuş. Bolluk, bereket paçalarından akacak. Bu geleni ihtiyacı olanlarla paylaşmayı unutma emi…

Şekil 6 Hüzün: Giden aşkın için, biten işin için, kayıpların için, sonlanmalar için yas tutacaksın. Ama unutma her bitiş yeni için evrenin sana sunduğu bir fırsattır. Dayan her şey güzel olacak

Şekil 7 Aşk: Dan dan dan dan. Kalbinde, zihninde bu notalar çalacak. Yeni bir aşk seni bekliyor. Hem de en mutlusundan, hem de en görülmemişinden, hem de en dolu dizgininden… Yaşasın aşk

Şekil 8 Mücadele: Bu sene senin için biraz zorlu geçecek. Çocukların seni biraz yoracak. Ama merak etme arkadaşların tam destekle arkanda olup, bu zor günleri senin için hafifletecekler. Güçlü ol.

Şekil 9 Heyecan: Hayatına biraz renk gelsin, heyecan gelsin istiyorsun. Bunun için eski alışkanlıklarını bırakma cesaretini göstermelisin. İçin rahat olsun heyecan, neşe, güzellikler, yenilikler seni kucaklayacak .

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

BÖBREK VE MESANE TAŞLARININ TEMİZLİĞİ:

12189741_935797326487269_3329106265976462030_n[1]

KİREÇ TEMİZLİĞİ:
Diş diplerinde kireçleme (diş taşı) olması vücudun kireçlenmesinin işaretidir. Vücudu çok kireçli olanların temizleyebilmesi için karaciğeri temizledikten 2 hafta sonra aksam veya sabah 1 çorba kaşığı magnezyum sülfat suyla karıştırılıp içilir, 100 gr limon suyu, 200 gr greyfurt suyu, 400 gr portakal suyu 1,5 litre su karıştırılıp akşama kadar bu karışım içilir, istendiği kadar içilebilir normali 3 litredir. 3 gün bu şekilde devam edilir. Sonra önce meyve ve sebzeden başlanılarak normale dönülür. (3 gün şiddetli ishal olması lazım çünkü bütün kireçler eriyip çıkar).
BÖBREK VE MESANE TAŞLARININ TEMİZLİĞİ:
Kireç temizlemeden sonra havuç tohumları öğütülür. 1 gr sabah, öğle, akşam olmak üzere 3 defa suyla içilir. 3 gün temizleme boyunca meyve suları ile birlikte 3 defa içilir.
1 limon suyu yarım bardak ılık su ile karıştırılıp 3–4 defa içilir. Taşların büyüklüğüne ve hastalığın şiddetine göre 7 defaya kadar içilir. Havuç suyu, kırmızı pancar suyu, salatalık suyu ve su aynı miktarda hazırlanıp karıştırılır ve 3 defa içilir (3 su bardağı). 1 günde sırayla 1 defa limon suyu karışımı 1 defa diğer sebzelerin karışımı en az 7 defa, en çok 14 defa içilir. 3 gün bu şekilde devam edilir.
Veya: Havuç tohumları yerine karpuz kabukları kurutulup öğütülür, sabah, öğle, akşam 1’er çay kaşığı 3 defa suyla yutulur ve istediği kadar karpuz suyu içebilir veya çekirdekleri ile beraber 3 kilo karpuz yenilir. Buna da 3 gün devam edilir (suyu yerine kendisi yenilir).
Bu 3 gün içerisinde çıkanları görmek için her gün idrarını bir kavanoza toplamalıdır. 3 gün içerisinde ne kadar taş olsa hepsi dökülür. 2 temizleme şekli de çok etkilidir.
Bütün temizlemeler için en kolay ve güzel olanı Arabî (kameri) ayların 1. gününe denk getirilmesidir.
Böbrek hastası olanların bütün hayatı boyunca böbreklerini koruması lazımdır.
Korunmak için: Mısır püsküllerinden çay yapılıp içilir. Dereotu, tere, anason çayı: 1 çorba kaşığı anason 1 su bardağı su ile yavaş yavaş 10 dakika kaynatılır. 2 ye bölünüp yarım su bardağı sabah kahvaltıdan önce, yarısı akşam yemekten önce içilir. Akşam içilen tekrar ısıtılmaz, sıcak su ile karıştırılıp içilebilir veya anis çekirdekleri baharat olarak kullanılır. 3 ayda bir 2 hafta böyle yapılır.
Devamlı limon suyu, portakal, greyfurt suyu, maydanoz, kereviz ve yaprakları, kavun, karpuz, çilek, kabak, püskülü ve alt ince yaprakları ile kaynatılmış mısır yenilmelidir. Bu mısırın kaynatılan suyu da şifalıdır. (Bütün hayatı boyunca peynir, et, yumurta, tuz, şeker ve konserveleri yemesi yasaktır. Kurban eti hariç… Kurban eti 40 günde bir yenilebilir).

KAYNAK: SAĞLIK OLSUN

Bolluk Ve Bereket İçin Kolay Bir ÇALIŞMA…

vizyon-32-parca-kristal-cam-bardak-seti-8016_213124562194258288-582x[1]

“Para seni seviyorum, seninle hayatım daha konforlu, konforu seviyorum, senin saflığına ve temizliğine inanıyorum. Her defasında çoğalarak bana geliyorsun bu bereketi paylaşıyorum, ben verdikçe verdiğimin yüz katı bana sevgiyle geri geliyor. Mucizelere inanıyorum, elimi nereye atsam para geliyor. Zenginliğim için şükürler olsun…”
Bu yazdıklarınızı suya okuyup, suyun yarısını içiyorsunuz, kalan yarım su dolu bardağınızın üzerine niyetinizi yazdığınız kağıdı kapatıyorsunuz. Sabah ilk kalktığınızda Allah’a şükretmenizi öneriyor.
Bu çalışmanın 21 gün devam etmesi gerekiyor üstüste hiç ara vermeden…