Ayaklarınızdaki 7 Güçlü Nokta Hayatınızı Nasıl Değiştirebilir…

11666291_934317586635243_557359447648387764_n[2]

1 . Hipotalamus Bezi- İştahı Yönetir

2. Hipofiz Bezi- Bütün Büyüme Organlarının Salgılanmasını Kontrol Eder

3- Tiroid Bezi- Metabolizmayı Dengeler

4- Solar Pleksus- Diyafram- Stresi Azaltır Ve Rahat Nefes Almayı Sağlar

5- Adrenalin Bezi- Kalori Yakmak İçin Enerjinizi Yükseltir

6- İdrar Torbası- Fazla Sıvıyı Serbest Bırakır

7- Kolonlar Ve Bağırsaklar- Dışkılamayı Sağlar Ve Şişkinliği Alır

kaynak: sağlık olsun sayfası

Çayın alt demliği kaynanadır; Sürekli kaynar durur…

12187757_934318476635154_7349561539648820870_n[1]

Çayı çok sevdiğimi söyleyince, babaanne başladı anlatmaya…

Çayın alt demliği kaynanadır;

Sürekli kaynar durur…

Üst demlik evdeki gelindir

Alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır, demlenir…

Gelinin kocası ise bardaktır;

Biraz kaynana doldurur onu, biraz da gelin…

Çocuklar çayın şekeridir; tat verir

Görümce ise çay kaşığıdır

Arada bir gelir; ve karıştırır gider

Kaynataya gelince o da bardak altıdır.

Dökülenleri bir araya toplar.

Çay Deyipte Geçmemek Gerek Demek Ki… Şöyle Bir Durup Düşünmek Lazım…

Hayatı Nasıl Algılıyorsunuz… Size Göre Bardak Dolu Mu Boş Mu?

erdil[1]

BARDAĞIN YARISI…

Birbirine tıpa tıp benzeyen ikiz kardeşlermiş ama karakterleri birbirinden çok farklıymış.

Birisi terlediğinde diğeri üşür, biri oynamak istediğinde diğeri uyurmuş.

Birisi her şeyde olumlu bir yan bulan bir iyimser/optimist, diğeri ise bir kötümser/pesimistmiş.

Yaş günleri geldiğinde, babaları onların tepkilerini görmek için bir plan yapmış.

Kötümser olan oğlunun odasını akla gelebilecek her türden yeni ve heyecan verici oyuncakla doldurmuş.

İyimser oğlunun odasına ise at pislikleri bırakmış.

Çocuklar odalarına gidip de sürprizleri gördükten sonra, baba önce kötümser oğlunun yanına uğramış ve onu oyuncakların ortasında oturup ağlarken bulmuş.

Merakla sormuş:

”Neden ağlıyorsun?”

”Bu kadar oyuncağın nasıl çalıştığını anlamak zorundayım! Çalıştırmak için onlara pil takmam gerekecek ve nasıl durmadan pil takacağım? Üstelik arkadaşlarım onları isteyecek! Zaten bu oyuncaklar zamanla kırılacak!” diye cevap vermiş kötümser çocuk.

Baba hayretle odadan çıkıp iyimser oğlunun kapısını aralamış.

Küçük oğlan sevinç içinde zıplıyor, şarkılar söylüyormuş.

Babası sormuş:

”Niçin bu kadar mutlusun?”

Çocuk yüzünde kocaman bir gülümsemeyle cevap vermiş:

”Odamda at pislikleri olduğuna göre, buralarda bir yerde, beni bekleyen bir tay olmalı!”

——

Bizlerin arasında da bazılarımız, yarı dolu bir bardağa bakıp yarısının boş, bazılarımız ise yarısının dolu olduğunu görür.

Kimimiz her olumsuzlukta bir hayır olduğuna, tünelin sonunda mutlaka ışığın belireceğine inanır.

Kimimizse en güzel zamanlarda dahi, her an ortaya çıkabilecek bir terslik, bir olumsuzluk bekler.

Işığın ne zaman kaybolup da tünelin belireceğine kafa yorar.

Hangisi daha iyidir, bu yaklaşımların?

Yıllardır yürütülen pek çok araştırma, iyimserliğin insan sağlığı açısından yararlı olduğu vurguluyor.

İyimserlerin sağlıklarına daha çok özen gösterdikleri, stresle daha etkin biçimde başa çıktıkları, kalp-damar sistemlerinin ve ruh sağlıklarının daha iyi olduğu bildiriliyor.

Kötümser düşünmenin, insanın içini huzursuzlukla doldurarak onun hayattan keyif almasını engellediğini ve başkalarıyla ilişkilerini bozduğunu ise hemen hepimiz biliyoruz.

Kötümserliğe bağlı stres, pek çok organ sistemini ilgilendiren çeşitli sağlık sorunlarına da yol açabiliyor.

İyimser ve kötümserlerin yaşam algıları, birbirinden oldukça farklı.

İyimserler, başlarına gelen olumsuz olaylardan çevrelerini, kötümserler ise kendilerini sorumlu tutuyor.

İyimserler olumsuz olayların kısa sürede biteceğine, kötümserler ise olumsuzluğun hep süreceğine inanıyor.

İyimserler, olaylara çözüm bulma konusunda gayret gösterirken, kötümserler daha kolay pes ediyorlar.

Kuşkusuz iyimserlik, kişinin kendisi ve çevresi için olumlu bir özellik ama ya aşırıya kaçılırsa?

İyimser, ya gerçeklerden kopuk bir Pollyanna’ya dönüşürse?

Böylesi bir durum, kişinin yaşadığı veya yaşayabileceği sorunlara yeterince dikkat etmemesi, problemlerin çözümü konusunda kayıtsız kalması gibi sonuçlar doğurabiliyor.

Yaşamı dikkatle yaşamakla, olumsuz düşünmenin birbirinden çok farklı olduğunu görmemiz gerekiyor.

Çözüm, iyimserlikle kötümserlik arasında uzanan ve ”gerçekçilik” adı verilen bir alanda yatıyor.

Bu alanı değerlendirmeyi bilen gerçekçiler, hem iyimserliğin hem de kötümserliğin sunduğu avantajlardan yararlanıyorlar.

Olumlu düşünüyor, olumlu davranıyor ama hayata yönelik dikkat ve özeni elden bırakmıyorlar.

Tüm bu okuduklarınızdan sonra, bir iyimser mi yoksa bir kötümser mi olduğunuza karar veremiyorsanız, şu soruları kendinize sorabilirsiniz:

1. Kendimden söz ederken seçtiğim sözcükler olumlu mu; olumsuz mu?

2. Gelecek için bir planım var mı; yoksa sadece günü gününe mi yaşıyorum?

3. Kendimle ve yaşamla ilgili sorunlara yönelik çözüm önerilerim var mı; yoksa onlar karşısında çaresiz miyim / çaresiz miyiz?

Verdiğiniz cevaplar, umarım hoşunuza gitmiştir!

Gitmediyse, yapılacak şey belli:

Onları değiştirmek gerekiyor!

kaynak: sağlık olsun

İdeal Bir Beden Ve Özgür Bir Zihinle ‘Hayata Merhaba’ Demek İsteyenler Buraya…

Bahar’la tanıştık, sohbet etmeye başladık. Bahar’ın 3 yıl öncesine ait fotoğraflarını gördüğümde onun azmine, cesaretine, kararlılığına ve disiplinine hayran kaldım. Ve bir kez daha anladım ki; konu zayıflamaksa her şey zihinde bitiyor. 7/24 yanınızda olacak bir danışmanla zihninizi özgürleştirerek fazla kilolarınızdan kurtulabilir ve en önemlisi ideal kilonuzu ömür boyu nasıl koruyacağınızı öğrenebilirsiniz. Haydi ne duruyorsunuz! Hemen 0533 743 52 25’ten Bahar’a ulaşın…

Anette İnselberg…

Şimdi de Bahar kendini ifade ediyor:

BU KIŞ MEVSİMİNDE FAZLA KİLOLARI UĞURLUYORUZ!

İDEAL BEDENDE BİR YAZA HAZIRLIK İÇİN EN İDEAL DÖNEM OLAN KIŞ MEVSİMİNİ DEĞERLENDİRMEYE NE DERSİNİZ?

slayt yeni 4  slayt yeni 5 

Size söz; kış bitecek, montunuzla birlikte fazla kilolarınızı da çıkarıp atacak, eski montunuzu bir daha asla kullanmayacaksınız, size artık bol gelecek;

ÇÜNKÜ BU SİSTEMDE ANLIK DEĞİL,

KALICI ZAYIFLAYACAKSINIZ.

slayt yeni7

Kilometrelerce uzağa gitmeden, bir tık kadar uzak, bir “Alo” kadar yakın…

Telefonunuz varsa, internet bağlantınız varsa, en önemlisi hedefiniz varsa kalıcı zayıflamak için başka bir şeye ihtiyacınız yok!

Sizin için hangisi en uygunsa o!

*CEP TELEFONU İLE SINIRSIZ HİZMET

*SKYPE İLE SESLİ-GÖRÜNTÜLÜ DESTEK

*WHATSAPP ÜZERİNDEN SINIRSIZ ANLIK PAYLAŞIM

*E-MAİL İLE DESTEK SEÇENEĞİ

   Diyet listesi yapmak yok, ilaç kullanmak yok, bıçak altına yatmak yok! Kesinlikle ürün satışının olmadığı bu sistemde kış mevsimini en iyi şekilde değerlendirerek ideal bedende özgür bir zihinle  ‘yaza merhaba’ diyeceksiniz.

slayt yeni9

Bugüne kadar kime başvursa kandırılmış, umutları çalınmış, maddi olarak sömürülmüş ve haliyle bize de inanmak istemiyor olabilirsiniz. Farkımızı kanıtlayabilmemiz için bize sadece bir şans verin. İster arayın telefonda, ister gelin yüz yüze konuşalım. İyi bir iletişim başarının anahtarıdır.

KALICI ZAYIFLAMAK İSTEYEN HERKES İÇİN ALTERNATİF SEÇENEKLERİM VAR.  

DETAYLI BİLGİ İÇİN;  

+90 533 743 52 25 baharpancukdeniz@gmail.com http://baharpancukdeniz.com/contact-us/

slayt yeni8 

ZAYIFLAYANA KADAR DEĞİL,

ZAYIF KALANA KADAR!

İnsan sevdikleriyle ne işin cılkını çıkaracak kadar yakın ne de araya soğukluk girecek kadar uzak olmalı…

1621874_523814164398237_1388271705_n[1]

İnsan sevdikleriyle ne işin cılkını çıkaracak kadar yakın ne de araya soğukluk girecek kadar uzak olmalı… Bu dengeyi tutturabilmemiz dileğimle,,,

Anette İnselberg

2016 Yılı Falın Geldi Bacı… Aşağı Şekillerden Birini Seç ve Yeni Yılın Neler Getireceğini Öğren…

4mevsim[1]

Yukardaki fotoğraftaki şekillerden birini seç karşılık gelen yorumu oku…İşte 2016 yorumun karşında :)))

Şekil 1 Dinginlik:  2015 senin için çok yorucu geçti yeni atılımlar yaptın bazı sonlanmalar yaşadın. İniş çıkışların çok oldu. Ama merak etme yeni sene ektiklerini biçme zamanı. Arkana yaslanıp huzurun ve sükûnetin tadını çıkaracaksın.

Şekil 2 Değişim: 2016 yılında hayatına yeni arkadaşlar, aşklar, hobiler girecek. Tam bir değişim dönüşüm yılı olacak. Yeni kararlar almak zorunda kalacaksın bunları iç sesine  güvenerek alırsan hiçbir mesele kalmaz.

Şekil 3 Mutluluk: Güneşe dönen ayçiçekleri gibi sende bu sene mutlulukla yıkanacaksın. Aşk, bolluk, bereket huzur, sevgi, kapında. 2016 yılının kıymetini bil ve her anının tadını çıkar.

Şekil 4 Arayış: Son yıllarda biraz kaybolmuş gibisin, nereye gideceğini, ne yapacağını bilemiyorsun. Bol bol nefes çalış, yürüyüşlere katıl, zihnini rahatlatacak hobilerle uğraş. Su akar yolunu bulur merak etme.

Şekil 5 Bolluk: Bu sene istediğin iş, ev, araba, seyahat, yazlık senin.Şans yıldızın tepeye vurmuş. Bolluk, bereket paçalarından akacak. Bu geleni ihtiyacı olanlarla paylaşmayı unutma emi…

Şekil 6 Hüzün: Giden aşkın için, biten işin için, kayıpların için, sonlanmalar için yas tutacaksın. Ama unutma her bitiş yeni için evrenin sana sunduğu bir fırsattır. Dayan her şey güzel olacak

Şekil 7 Aşk: Dan dan dan dan. Kalbinde, zihninde bu notalar çalacak. Yeni bir aşk seni bekliyor. Hem de en mutlusundan, hem de en görülmemişinden, hem de en dolu dizgininden… Yaşasın aşk

Şekil 8 Mücadele: Bu sene senin için biraz zorlu geçecek. Çocukların seni biraz yoracak. Ama merak etme arkadaşların tam destekle arkanda olup, bu zor günleri senin için hafifletecekler. Güçlü ol.

Şekil 9 Heyecan: Hayatına biraz renk gelsin, heyecan gelsin istiyorsun. Bunun için eski alışkanlıklarını bırakma cesaretini göstermelisin. İçin rahat olsun heyecan, neşe, güzellikler, yenilikler seni kucaklayacak .

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Doğru parmağı 20 saniye boyunca sıkmak bakın hangi sorunlarınızı çözüyor…

5639f77a18c7736a783e88ed[1]

Başınıza ağrı mı saplandı, kaslarınızda gerilme mi var, sinirleriniz mi bozuldu, sindirim sıkıntısı mı çekiyorsunuz, yorgun mu hissediyorsunuz? Doğru parmağı 20 saniye boyunca sıkmak bakın hangi sorunlarınızı çözüyor…

Hemen doğru parmağınızı 20 saniye boyunca sıkın!

Peki hangi parmağınızı sıkıcağınızı bilmiyor musunuz?Refleksoloji vücuttaki belirli bölgele baskı uygulayarak anlık gelişen rahatsızlıkları önleme yöntemidir diyebiliriz. Tıbbi durumlarda etkili bir tedavi olmamakla birlikte, iş stresi, anlık mutsuzluklar, olağan yorgunluklara karşı sizi rahatlatabilecek bazı pratik çözümler sunar.

Barbara Kunz ve Kevin Kunz adlı refleksolojistler geçtiğimiz günlerde kendi sitelerinde yayınladıkları bir makale ile gündelik sıkıntılara sadece elinizi ve parmaklarınızı kullanarak getirebileceğiniz çözümler yayınladılar.

Makalede geçen yöntemler kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve büyük ilgi gördü. Hangi parmağını tuttuğunu söyleyen iletiler ve karşılığında “Hayırdır neye üzüldün?” gibi cevaplar gelmesiyle birlikte bu dalga Türkiye’ye yayılmadan önce sizi bir bilgilendirelim istedik.

Araştırmacılara göre her bir parmak ve elin farklı bölgeleri, farklı sıkıntılarımıza çare olacak şekilde tutulup, sıkılıp, ovulduğunda, farklı sıkıntılarımıza çözüm olabiliyor. Nedir peki onlar? İşte size alternatif tedavinin en pratik hali;

1. BUNALMAK VE BAŞ AĞRILARI

Yoğun tempo sebebiyle bunalan ve başı ağrıyan pek çok vatandaşımız olduğunu biliyoruz. Kafanıza bez bağlamak, “Kardeş şu şakaklarımı biraz ovsana”, “Mehmet şuradan iki tütsü yak” demek istemiyorsanız baş parmağınızı 3 ila 5 dakika sıkabilirsiniz.

Sıkayım derken kan dolaşımınızı etkileyecek kadar sert değil ama baskıyı hissedebileceğiniz kadar sıksanız yeter. Baş parmağınız vücudunuzdaki bütün denge merkezleriyle bağlantılı olarak çalışır.

2. HÜSRAN DUYGUSU VE KAS AĞRILARI

Vücudunuzdaki kas sistemleriyle ve böbreklerinizle bağlantılı çalışan işaret parmağınızı belirli aralıklarla sıkarak kas ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz. İlginç bir başka nokta da Minnesota Üniversitesi’nin çalışmalarına göre işaret parmağı masajı yapılan kişilerin böbrek rahatsızlığı çekenlerin iyileşme sürecini hızlandırdığı görülmüş.

Beyninizdeki korku merkezine açılan kapı olarak görülen işaret parmağınız aynı zamanda kötü olaylardan sonra sizi hüsran duygusundan kurtaracaktır. Misal takımınız gol mü yedi? Şampiyonluğu mu kaybetti? Üzülmeyin, işaret parmağınızı sıkın biraz.

3. YORGUNLUK VE SİNİR

Orta parmağınızı öncelikle sinirlerinizi yatıştırmak ve ve yorgunluğunuzu bastırmak için sıkabilirsiniz. Aynı zamanda karaciğer sorunlarında tedaviye destek amaçlı kullanılan orta parmak masajı, öfkelendiğiniz anlarda sizi sakinleştirebilir.

Trafikte sıkışıp kaldınız mı? Orta parmağınızı sağa sola gösterip hakaret amaçlı kullanacağınıza, avcunuza alıp biraz sıkın belki sizi yatıştırabilir.

4. OLUMSUZLUK VE SİNDİRİM SORUNLARI

Eğer kendiniz hakkında olumsuz düşünceleriniz varsa hemen yüzük parmağınızı sıkarak meditasyon konumuna geçin. Sizi daha mutlu yapacak ve sindirim sisteminizi düzenleyecektir.

Düzenli nefes almaya çalışarak bu alternatif tedaviyi hızlandırabilirsiniz. Ağır bir yemekten sonra denemeye değer ama tuvalete yakın bir yerlerde olmaya gayret gösterin…

5. STRES

Hepimiz bir şekilde stres denen illeti yaşıyoruz. Bu gibi durumlarda kimimizin saçı dökülüyor, kimimiz sivilce çıkartıyor, kimimizin ise bağırsakları bozuluyor. Hiç bunlara gerek yok.

Mesainin bitimine 1 saat kala önünüze yığınla iş mi koyuldu? Bir kenara geçim serçe parmağınızı sıkın, ovalayın her şey daha kolay olabilir…

Bonus: Mide bulantısı ve gerginlik

Genelde yığılıp kalan insanların başına bez koyulur avuçlarının içi ovulur, illa bu sahneyi görmüşsünüzdür. Bu aslında çok başarılı bir alternatif tedavi yöntemi. Mideniz bulanıyorsa, özellikle toplu taşıma araçlarında bu rahatsızlık görülebiliyor, hemen avcunuza baskı uygulayın ve ovun. Gerginliğe de birebir olduğu söyleniyor.

Bonus 2: Kan akışı ve enerjisizlik

Soğukta ne yaparsınız? Avuçlarınızı birbirine sürtüp ısı yaratmaya çalışırsınız değil mi? Aslında bu eylem aynı zamanda vücudunuzdaki kan akışını da hızlandırıyor ve bir pil görevi görererek vücudumuza enerji veriyor. Pek çok dövüş sanatında sporcular avuçlarını birbirine vurarak ya da sürterek bu enerjiyi almaya çalışırlar. Yorgun düştüğünüz de ve ısınmak istediğinizde bu yöntemi deneyebilirsiniz. Önümüz kış, karda kıyamette yollarda kalınca elleriniz cebinizde durmasın…

kaynak:hürriyet

İnsan sevdikleriyle ne işin cılkını çıkaracak kadar yakın ne de araya soğukluk girecek kadar uzak olmalı… Bu dengeyi tutturabilmemiz dileğimle,,,

12065709_988055521274056_1490511442144905205_n[1]

OKLU KIRPILER

“Soğuk bir kış sabahı çok sayıda oklu kirpi, donmamak için birbirine bir hayli yaklaştı. Az sonra, oklarının farkına vardılar ve ayrıldılar. Üşüyünce, birbirlerine tekrar yaklaştılar. Oklar rahatsız edince yine uzaklaştılar. Soğuktan donmakla, batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları ikilemi, aralarındaki uzaklık, her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya ulaşıncaya kadar sürdü.
İnsanları bir araya getiren, iç dünyalarının boşluk ve tekdüzeliğidir. Ters gelen özellikler ve tahammül edemedikleri hatalar onları birbirinden uzaklaştırır. Sonunda, bir arada var olabilecekleri, nezaket ve görgünün belirlediği ortak noktada buluşurlar. Bu uzaklıkta duramayanlara, İngiltere’de “keep your distance!/mesafeni koru!” denir. Bu noktada, çevrenin sıcaklığını hissetme arzusu kısmen karşılanır ama, buna karşılık okların acısı hissedilmez. Kendi iç sıcaklığı çok yüksek olanlar ise, ne sıkıntı vermek, ne de sıkıntı çekmek için, topluluklardan uzak durmayı tercih ederler.” (Arthur Schopenhauer)

Kirpiler, soguktan donmakla, batan oklarin acisi arasindaki ikilemi, her iki aciyada katlanabilecekleri bir orta noktaya ulasincaya kadar surdurmusler ve bu noktayi bulmuslar.

Bu hikayeyi çok severim insan sevdikleriyle ne işin cılkını çıkaracak kadar yakın ne  de araya soğukluk girecek kadar uzak olmalı… Bu dengeyi tutturabilmemiz dileğimle,,,

Anette İnselberg

French Kiss Yaparken Sevgilimi Yuttum…

12193293_10153697136697878_2853806971858460237_n[1]

Kasım 2015- Anette İnselberg Reiki Master (Aylık Program)

KASIM 2015 Eğitim Programı-2

14 Kasım 2015 Cumartesi 14.00-18.00

Reiki Birinci Seviye Eğitimi

26 Kasım Perşembe 19.30-22.00

Dolunay Enerjisiyle Yıkanıyoruz Ve Geçmişin Yüklerini Bırakıyor Ve Bağlarımızı Kesiyoruz

28 Kasım Cumartesi 14.00-18.00

Reiki Birinci Seviye Eğitimi