Ne zaman ki güçlü olmak, tek çare olarak kalır; o zaman anlarsın ne kadar güçlü olduğunu…

İslam dini sadakanın ömrü uzattığını haber veriyor.

İslam dini sadakanın ömrü uzattığını haber veriyor. Buna bizati şahit oldum Suudi Arabistan’da smile ifade simgesi herkes bol bol sadaka dağıtıyor smile ifade simgesi nerden geldiyse aklıma sizlerle paylaşmayı bir borç bilirim.

Musmutlu akşamlara….

Ayşen Tok

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İKİ MELEĞİN ÖYKÜSÜ…

İki Gezgin Melek, geceyi geçirmek için oldukça varlıklı bir ailenin evinin kapısını çalmışlar. Aile, pek kaba bir üslupla, meleklere yatacak yer olarak koca malikanenin konuk odalarından birini
vermek yerine, soğuk bodrumundaki küçük bir köşeyi göstermiş.

Melekler buz gibi odanın soğuk ve sert zemininde kendilerine yatacak ir yer hazırlamaya çalışırken, Yaşlı Melek duvarda bir delik görmüş ve kalkıp deliği onarmaya girişmiş. Genç Melek, Yaşlı Meleğe bu hareketinin nedenini sorunca, Yaşlı Melek hafifçe gülümsemiş:

“Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir… “

Sabah malikaneden ayrılan melekler, gece bastırınca bir kez daha kalacak yer bulmak umuduyla, bu defa çok fakir bir çiftçi ailesinin kapısını almışlar. Son derece misafirperver olan fakir karı koca, sofralarında ne var ne yoksa meleklerle paylaştıktan sonra, onlara rahatça uyumaları için kendi
yataklarını vererek yanlarından ayrılmışlar.

Sabah güneş doğduğunda, melekler zavallı karı kocayı gözyaşları içinde bulmuşlar: Yegane geçim kaynakları olan tek inek de tarlalarının ortasında cansız yatmaktaymış.

Genç Melek bu sefer iyice öfkelenerek Yaşlı Meleğe isyan etmiş:

Bunun olmasına nasıl izin verebildin ?! O varlıklı kaba adamın herşeyi vardı ama sen kalktın ona yine de yardım ettin. Bu iyi yürekli fakir ailenin ise o tek inekten başka hiçbir şeyleri yoktubuna rağmen onu bile paylaşmaya gönüllü oldular. Ama sen o ineği de yitirmelerine
izin verdin!?
Bunun üzerine Yaşlı Melek, Genç Meleğe dönerek şu cevabı vermiş:

“Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir.”

O zengin malikanenin bodrumunda kaldıgımız gece, duvardaki deliğin dibinde külçe külçe altın saklı olduğunu farkettim. Malikanenin sahibi bu kadar açgözlü olduğu için ve kendisine verilmiş şans sayesinde edindiği zenginliğin bir parçasını bile paylaşmaya yanaşmadığı için, ben
de o deliği öyle bir kapatıp mühürledim ki artık arayıp bulsa da
açamaz.

Ve devam etmiş:

Sonra, dün gece biz çiftçi ailesinin yatağında uyurken, Ölüm Meleğinin o çiftçinin karısını almaya geldiğini gördüm. Ben de onun yerine Ölüm Meleğine ineği verdim. Yaşlı Melek, gülümseyerek bir kez daha eklemiş:

“Herşey, her zaman, göründüğü gibi değildir. “

Bazen, işler istediğimiz gibi sonuçlanmadığında, aslında bizim de başımıza gelen tam da budur işte. Eğer inanıyorsanız, yapmanız gereken şey sadece, her sonucun her zaman sizin lehinize olduğuna
güvenmektir. Bunun böyle olduğunu, ancak belirli bir zaman sonra öğrenebilecek olsanız bile …

Bazı insanlar, Hayatımıza girerler Ve çabucak çıkarlar..

Bazıları ise, Dostumuz olur Ve bir süre orada kalırlar..

Yüreklerimizde O güzel ayak izlerini bırakarak..

Ve bu, İyi bir dost kazandığımız için,

Bir daha asla Eskisi gibi olmayacağız demektir!

Dün, tarih oldu.

Yarın, bir gizemdir.

Bugün ise bir armağan.

Bu yüzden İngilizcede present, hem şu an hem de armağan

anlamına gelir! her anı doyasıya yaşayın ve

tadını çıkarmaya bakın … Hayat, bir kostümlü prova değildir!
Hepimizi seven, arayan, yanıbaşımızda olmak isteyen insanlar vardır, önemli olan onları bulmak, bulduktan sonra da tutmaktır…

Bil ki tam şu anda birisi seni düşünüyor, birisi sana değer veriyor, birisi seni özlüyor.
Birisi seninle olmak istiyor, birisi senin başının belada olmadığını umuyor.

Birisi ona verdiğin destek için sana minnettar, birisi elini tutmak istiyor.

Birisi senin adına herşeyin iyi sonuçlanmasını ümit ediyor.

Birisi senin mutlu olmanı istiyor, birisi senin onu bulmanı diliyor.

Birisi senin başarılarını kutluyor. Birisi sana bir armağan vermek istiyor.

Birisi SENİN bir armağan olduğunu düşünüyor.
Birisi seni seviyor, birisi senin gücüne hayranlık duyuyor.
birisi seni düşünüyor ve gülümsüyor. Birisi üzerinde ağladığın omuzun kendi omzu olmasını istiyor.

Hangi neden söz konusu olursa olsun,
Kimseden umutlarını almayın. Sahip olduğu tek şey bu olabilir…

Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bazen aklın sesini kısıp, kalbin sesini açmak gerekir…

 

Bazen aklın sesini kısıp, kalbin sesini açmak gerekir…
Burcu Kara

İhtiyacı Olan İnsanlar” – İlginç Bir Kampanya

 

 

Çek Cumhuriyeti’nde başlatılan bu kampanya, oldukça ilginç, biz de paylaşmak istedik. Afrika’daki insanların temel ihtiyaçları için gereken paranın, birçok insanın lüks için harcadığı paraların yanında ne kadar küçük kaldığını, kışkırtıcı bir şekilde gösteriyorlar. Afrika yerlileri, tıpkı “modern” Dünya’nın modelleri gibi pozlar veriyor ve çeşitli nesnelerin (çanta, losyon, güneş gözlüğü gibi) fiyatları yazıyor. Hemen altlarında ise, bu insanların hayatta kalmaları için gereken temel ihtiyaçların kabaca karşılığı yazıyor. Bu ihtiyaçlar arasında, temel ev ihtiyaçları, 50 litre temiz su ve hatta suya erişim imkanı, 1 haftalık yemek gibi gereklilikler yer alıyor. Bunların her birinin fiyatı, modern hayatın lükslerine nazaran çok ama çok daha ucuz…

kaynak: soran adam

Yiyerek zayıflamak gibisi yok! O yüzden sizler için yedikçe zayıflatan yiyecekleri derledik.

 

Yedikçe zayıflatıyor!

Yiyerek zayıflamak gibisi yok! O yüzden sizler için yedikçe zayıflatan yiyecekleri derledik.

Makarna
Makarnanın şişmanlatmadığı artık bilinen bir şey. Özellikle kepekli makarna türleri uzun süre tok tutuyor. Fakat makarnanıza sos, yağ, krema gibi yan besinler eklemeyin! Çünkü asıl şişmanlatan onlar.

Bulgur pilavı
Tıka basa doyana kadar değil de normal bir porsiyon boyutunda yiyeceğiniz bulgur pilavı hem uzun süre tok tutar hem de kilo aldırmaz. Yanında yoğurt ya da ayran tüketebilirsiniz.

Yoğurt
Kalori bakımından masum sayılabilecek bir besin yoğurt. Üstelik uzun süre tok tutuyor. Günün her öğününde tüketebilirsiniz. Ayrıca içinde salatalık ya da baharatlar katarak tatlandırmak da mümkün.

Elma
Bol sulu, taze bir elma hem günlük şeker ihtiyacını karşılıyor hem de taze hissetmemize yardımcı oluyor. Tok tutması da cabası.

Patates
Patates, uzun süre tok tutan ve kilo aldırmayan besinlerden biri. Direkt kızarmış patatesi düşünenleri uyaralım. Haşlanmış ya da fırınlanmış patatesten bahsediyoruz. Patatesinize yeşillikler katarak tüketebilirsiniz.

Ve Tanrı Adem’le Havva’yı Yarattı…

 

Tanrı Adem’le Havva’yı yaratalı birkaç saat olmuştu ve ikisi üzerindeki son rötuşları yapıyordu. Elinde sadece monte edilecek 2 parça daha kalmıştı. Bunlari hangisine takacagi konusunda kararsızdı.
Sonunda onlara sormaya karar verdi.
– Elimde 2 parça daha var, dedi. Bunları da sizlere monte edeceğim. Bunlardan biri ayakta işemeye imkan veriyor.. digeri……..’
Havva daha ses çıkaramadan Adem büyük bir coşkuyla hemen atıldı:
– ‘Ben, ben!! Bana ver onu. Çok eglenceli olacak. Onunla ayakta işeyebilecegim. N’olur bana ver onu.’
Adem’in ısrarları ve çocuklar gibi zıplayıp durmasına fazla dayanamayan Tanrı, o parçayı Adem’e monte etti. Adem sevinçten çılgına dönmüştü. Hemen etrafta kosturup her yere çisini yapmaya başladı. Bir kayayı ıslattı. Zig zaglar çiziyor, kuma adını yazıyor, sonra da ilerideki bir taşı vurmaya
çalışıyordu yeni oyuncağıyla.
Durumu gören Havva üzgün üzgün:
– ‘Tanrım bana takacağın parça nedir ? diye sordu
Tanrı Adem’e bakıp iç geçirerek cevap verdi :
– Beyin kızım ! …. Beyin .

Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar

41815_147563918596647_6248_n[1]
Bir doktor, hemşiresi ile buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Fakat Doktor, bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve italya’ya gitmesini ve çocuk doğana kadar orada kalmasını ister.
Hemşire, “Bebeğin doğduğunu sana nasıl haber vereceğim? ” diye sorar.
Doktor da; “Bana hemen bir kart gönder ve arkasına “spagetti” diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok” der.
Hemşire parayı alır ve uçağa binip italyaya gider. Altı ay kadar sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora;
“Sevgilim, bugün postadan senin adına italya’dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Fakat ne anlama geldiğini anlayamadım…” der.
“Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım” der doktor ve telefonu kapatır.
O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahelelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra acildeki doktorlar adamın elinde hala sıkı sıkıya tuttuğu kartı alır ve okurlar…
“Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti….ikisi; sosisli, ikisi; sade..

Kızdığınız Kişiyle Zihninizi Meşgul Ederseniz Ne Olur?

Kalça eriten çay karışımı

Kalça eriten çay karışımı

Bahar ayları diyet aylarıdır. Siz de kalça bölgenizdeki yağlardan kurtulmak istiyorsanız kalça eriten çay tarifini mutlaka denemelisiniz.

Malzemeler:

Eşit miktarlarda;
Kuşburnu
Sinameki
Papatya
Rezene
Funda yaprağı
Papatya

Yapılışı:

Malzemeleri bir demlik içerisinde kaynak olmayan su ekleyerek bir müddet demleyin. Her Sabah bir bardak içebilirsiniz. Bu karışımın içerisinde bulunan bitkiler kalça bölgesindeki yağların erimesine yardımcı olacaktır. Ayrıca selülite karşı da oldukça etkili bitkilerdir.

Çayın etkili olabilmesi için mutlaka egzersiz yapmalısınız. Özellikle basen ve kalça bölgenize odaklanacak egzersizler deneyebilirsiniz.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Rahatsız Etmiyorumdur Umarım…

11021241_984771694881513_1256817732131574421_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Saatlerce Seni Seyredebilirim…

11044540_984774444881238_7513606542871520175_o[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Çeşitli Durumlarda Elde Edilen Gözyaşlarının Mikroskop Görüntüsü…

11042985_653547438084399_6834714592566968435_n[1]

Aman Terkedersen Terket Be…

11036673_794640743904993_1770138251685782085_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

İLİŞKİLERDE SEÇİMLERİMİZ

Doç. Dr. Şafak Nakajima

Huzur, coşku, şükran, cesaret, umut, neşe, heyecan ve aşk…

Hepimizin aradığı, bulunca yitirmek istemediği olumlu duygular onlar…

Ama güçleri sandığımız kadar fazla değil!

Beynimizin, bizi tehlikelerden korumak için programlanmış doğası gereği, olumsuz duyguları daha kolay, daha sık ve daha güçlü hissediyor, onları aklımızdan daha zor uzaklaştırıyoruz!

Duygularımızın çok önemli bir kaynağı, ilişkilerimiz!

Washington Üniversitesi akademisyenlerinden John Gottman, ilişkilerde olumsuz tek bir duygu oluşturan iletişimi, ancak beş olumlu iletişimin etkisizleştirebileceğini, bu oranın altına düşen ilişkilerde, başarı şansının çok az olduğunu söylüyor.

Yani, sevgi ifadesi, yardım, övgü, ilgi, güler yüz gibi olumlu duygulara yol açan beş davranış, bir kötü söz veya bakışın hasarını ancak onarabiliyor.

Gerek özel, gerek sosyal yaşantımızda beraber olduğumuz insanların yapıları, duygu dünyamızın sağlığını derinden etkiliyor.

Bu insanların bazılarını seçme şansımız var, bazılarını ise yok!

Seçme şansımızın olduğu yerlerde doğru seçimler yapmak, olmadığı yerlerde ise, kendimizi olumsuz duyguların etkisinden korumak için, insanların kabaca iki gruba ayrılabileceğini bilmemizde yarar var!

Birinci gruptakiler, yaşama olumlu bakan, enerjik, coşkulu, heyecanlı, kendi yolunu çizebilen, çözüm odaklı, paylaşımcı insanlar.

Onların yanında gülümsüyor, neşeleniyor, heyecan duyuyoruz.

Enerjimiz artıyor!

Hissettiğimiz diğer duygular arasında şunlar da var:

• Kabul görmek,
• Yargılanmamak,
• Sevilmek
• Değerli olmak
• Güven
• Cesaret
• Olumlu yönde motivasyon
• Sorunların çözülebileceğine dair inanç.

İkinci grubu tanımlayacak en özgün sözcük ise: yakınma!

Yaşamdan, kendilerinden, başkalarından, herkesten ve her şeyden yakınan insanların olumsuz duygular yaratmalarının nedeni, yakınmayı ve suçlamayı bir yaşam tarzı haline getirip, çözüm için çaba sarf etmiyor olmaları.

Bitmeyen bir yakınma ve atalet silsilesi…

Onların yanında, iyiye olan inancımızın ve güvenimizin yittiğini, bir anda bütün yaşam enerjimizin buharlaştığını hissediyoruz!

İçimizde beliren derin ve karanlık bir boşlukla, öylece kalakalıyoruz, adeta!

Onlarla beraberken hissettiğimiz diğer bazı duygularsa şunlar:

• Karamsarlık
• Kaygı
• Anlamsızlık
• Suçluluk
• Şüphe
• Dışlanmışlık
• Umutsuzluk
• Çaresizlik

Şimdi bir an durup düşünün!

Hayatınızdaki önemli insan ya da insanların yanında nasıl hissediyorsunuz?

Yüzü güneşe bakan güler yüzlü bir çiçek gibi mi, yoksa yere düşmeye hazır solgun bir yaprak mı?

Sevgili solgun yaprakların dikkatine:

Eş, dost, sevgili seçimlerinizi, birinci gruptan yana kullanın!

Olumsuz gruba dâhil olanları, olabildiğince ayıklayın!

Bu seçim imkânsız olduğundaysa, onlarla aranıza, kendinizi koruyacak sağlıklı sınırlar çizerek, yüzünüzü yavaş yavaş güneşe döndürün!

Böylece, tek bir olumsuz duygunun yıkıcı etkisini gidermek için ihtiyacınız olan birçok olumlu duygu kotasını da, daha kolay doldururmuş olursunuz!