Mutlu Olmak İsteyenlerin Öncelikle Kabullenmesi Gereken 10 Şey

 

Hayatın kullanma kılavuzu veya mutluluğa 10 adımda ulaşmanın yolu yok.

Hayatta her şeyi olan insanlar bir boşluk hissederken, neredeyse hiçbir şeyi olmayanların her zaman yüzlerinde bir gülümseme ile gezinmelerini kimse açıklayamıyor.

Mutluluk, mantıklı bir formüle sahip değil, somut hiçbir şey uzun zamanlı bir mutluluğu garanti edemiyor.

Çoğumuz, var olmanın ağırlığı altında eziliyor ve mutluluğun sahip olduklarımızın tersine, hep arayışından olduğumuz ve olacağımız bir şey olarak görüyoruz.

Hedefler koyuyoruz, belirli şeylerin mutlu olmamıza yeteceğini sanıyoruz, daha fazla para, çok daha fazla ayakkabı ya da ev almak…

Sonra, bu sıraladıklarımıza kavuştuğumuzda, neden hala aynı hissettiğimiz sorusunu cevaplayamıyoruz. Olay şu ki, kimse mutluluğun ne olduğunu veya nasıl ulaşacağını bilmiyor (aslında ona sahip olsalar da).

Ama, eğer kendimizi, mutluluğun kendi kafamızda yarattığımız bir çerçeve olduğu teorisine inandırırsak, üzerinde uğraşmamız ve kabul etmemiz gereken birkaç şey kalıyor;

1. Her şeyi kontrol edemezsiniz, bunu kabullenin.

Değiştiremeyeceğiniz şeyleri takıntı yapmak yerine değiştirebileceğiniz şeylerin kontrolünü ele alın.

Aynı şeyleri yapmaya devam edip farklı sonuçlar bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız bazı değişiklikler yapmanız gerekiyor.

2. Hayatınız planladığınız veya beklediğiniz şekilde ilerlemeyebilir.

Herkesin 5 ya da 10 sene sonraki hayatı hakkında birkaç fikri vardır.

Bundan dolayı, her birimiz, kendi yarattığımız gerçekleşmemiş beklentilerin gölgesinde yaşarız ve kendimizi “Şimdiye kadar zengin olurum sanmıştım.” ya da “Şimdiye kadar evlenirim sanmıştım.” tarzında cümleler kurarken buluruz.

Gerçek şu ki, hayatınız gözünüzde canlanandan çok farklı yönde ilerleyebilir, ama çıktığınız yolculuğun farklı olması aynı yere varamayacağınız anlamına gelmez.

3. Yol tümseklerle dolu olacak.

Sorunlarınızı değil sahip olduğunuz iyi şeyleri sayın (Gülücüğe odaklan). Hayatınız hiçbir zaman mükemmel olmayacak, çünkü öyle bir şey yok. Zamanımızın çoğunu, sahip olduğumuz harika şeylere odaklanmak yerine nelerin daha iyi olabileceği hakkında yakınarak harcıyoruz.

Sorun şu ki, yetersizliklere odaklanarak hiçbir zaman mutlu olamazsınız çünkü bir süre sonra tek görebildiğiniz şey onlar olur.

4. Sizinkinden güzel bir hayata sahip birisi illa ki olacak.

Mutluluğun sırrı, başka insanlarınkiyle kendinizinkini karşılaştırmamaktan geçiyor.

5. Hayatınızın tam olarak olması gerektiği gibi ilerlediğini kabul edin.

Bazı şeylerin olması gerektiği için gerçekleştiğini düşünürüz, çünkü buna mecburuz. Her ufak hareketin daha fazla rastgele şeyler doğurduğunu ya da en küçük kararların bile gelecekteki etkisinin devasa olduğunu düşünmek fazlasıyla korkutucu, o yüzden, (evde) denemeyin.

Ne olması gerektiği hakkında kafa yormayı bırakın ve şu an yaşadığınız şeyi yaşayın – bir sebebi var ki oluyor (yani, öyle umuyoruz).

6. Kontrol edebildiğiniz çok şey var zaten.

Gerisi şans ve zamanlama ile alakalı… Hikayenize biraz inanın, henüz bitmedi. Şu an mutsuz olsanız bile, 24. bölümden sonra hikaye yön değiştiriyormuş diye duydum.

7. Hatalar yaptınız ve büyük ihtimalle yapmaya devam edeceksiniz.

Dünyanın sonu değil.

Her pişmanlık sonrası kafayı yemek yerine, kendinize “Bir sene sonra önemli olacak mı?” diye sormayı deneyin, eğer cevap “hayır” ise saatler boyu üzülmenizi gerektirecek bir şey değildir belki de.

8. Herkesi memnun edemezsiniz.

Herkesi mutlu etmek için çok fazla zaman harcarsanız, kendiniz dışında herkesi memnun etmiş bulursunuz kendinizi.

Arada bir hayır demeyi öğrenin, bazen, sadece sizin için önemli olan şeylere odaklanmanız gerekebilir.

9. Bazı şeyler kontrolünüz dışında gelişir, bırakın olsunlar.

Kontrol edemediğiniz şeylerle savaşmak sadece enerji kaybına yarar.

Bir tabağı fırlatıp parçaların gideceği yerleri kontrol etmeyi bekleyemezsiniz. Zor zamanlar geçirirken, parçaların nereye isterse oraya düşmesine izin vermek ondan sonra birleştirmeye çalışmak en iyisi olacaktır.

10. Hedefler seçin, sonra onları yıkın.

Hayat ihtimallerle dolu olduğunda daha heyecanlı.

Amaçlarınızı belirleyin ve istediğiniz bir şeye ulaşmak için uğraşın. Ancak bunu yaparken, mutlu olmanın, istediğiniz her şeye ulaşmak olmadığını hatırlamaya çalışın, onlara ulaşmaya çalışırken ne kadar eğlendiğiniz ile alakalı.

kaynak: ünimetre

Beklentiye kapılmayın. En güzel şeyler başımıza gelenlerdir.

 

Durmayın. Yalnızca ölüler durur.
Kararsız kalmayın doğa kararlıdır.
Endişelenmeyin. Gelecek her zaman muammadır. Bir adım bilinse ikinci adımı bilmek olanaksızdır.
Beklentiye kapılmayın. En güzel şeyler başımıza gelenlerdir.
Sevin. Her şey birbirine bağlıdır.

Eşsiz bir gün dilerim Her an eşsizdir.

Cem Şhen

KENDİNİ SEVMEYE BAŞLAMANIN 6 YOLU

Aşk, Valentine'S Day, Poz, Kalp, Komik, Kurbağa, Hayvan
1. Duygularınızın size verdiği acıyı hissetmeye ve sorumluluğunu üstlenmeye istekli olun
Hissettiğimiz her bir duygu kendimizi sevip sevmediğimize, kendimizden tümüyle vazgeçip geçmediğimize ya da başkalarının üzerimizde denetim kurup kurmadığına dair bize ipuçları verir. İlk adım olarak duygularınıza kucak açın. Kafanızda bir şeyleri takıntı haline getirmek, kendinizi acımasızca eleştirmek, adeta uyuşmak istercesine bir şeylerin bağımlısı olmak ya da hislerinizin sorumlusu olarak başkalarını görmek gibi kendinize hakim olamadığınız duygusal kaçışlar yerine duygularınıza doğru yolculuğa çıkın. Bu aşamada iç konuşmanızın gücünden faydalanabilirsiniz.
2. Öğrenmeye heveslenin
Manevi bağlarımızı kurarken iki olası niyeti gözetiriz: Bağımlılık yaratan ve denetleyici davranış biçimleriyle sorumluluktan kaçınarak acıya karşı kendimizi korumak ve bizlere acı verdiğini düşündüğümüz şeyler veya siz ve başkaları arasında yaşananlara dair bir şeyler öğrenmek. Sevgi dolu yüksek benliğinizi kalbinize taşıyın ve bilinçli olarak kendinizi sevmeyi öğrenmeye çalışın. Bakış açınızı genişletmek de, size çok yardımcı olabilir. Bilmediğiniz yerler keşfetmek perspektifinizi büyütebilir.
3. Yanlış inanışlarınızı ortaya çıkarın
İnançlarınız ve davranışlarınızın derinliklerine dalın ve size acı çektirin bir kimse ya da olaya dair neler olup bitiyor keşfe çıkın. İçinizdeki çocuğa sarılın ve sorun: “Beni endişelendiren, depresyona sokan; bana suçluluk, utanç, kıskançlık, öfke, yalnızlık ya da işe yaramazlık hissi veren tüm acı verici duygular hakkında neler düşünüyor veya yapıyorum?” Cevabı yine kendi içinizden, yani duygularınızdan bekleyin. Tüm bu duyguların kaynağını çözdüğünüzde, bir türlü hakim olamadığınız düşünce ve davranışlarınıza neden olan korkularınızı ve yanlış inanışlarınızı anlamak adına incinen benliğinizi keşfe çıkabilirsiniz.
4. Yüksek benliğinizle diyalog
Size rehberlik eden yüksek benliğinizle iletişim kurmak sandığınız kadar zor değil; önemli olan kendinizi sevmeyi öğrenmeye açık olmanız. Bunun karşılığını derhal ya da zamanla görebilirsiniz. Cevaplar kelimelere, görsellere veya rüyalara bürünebilir. Kalbinizi öğrenmeye açtığınızda cevaplar da gelecektir.
5. Kendinizi sevmeye başlayın
Acılarınızı kabullendiniz, öğrenme eylemine geçtiniz, duygularınızla diyalog kurmaya başladınız ve ruhani rehberinizle bir bağ oluşturdunuz. Şimdi yapmanız gereken ise utanç, endişe ve dürtülerinize teslim olmanızın bir sonucu olan depresyona zamanla iyi gelen sevme eylemine doğru bir adım atmak. Bazen insanlar kendini sevmeyi adeta uykusundan uyandırmanız gereken bir his olarak görüyor. Kendinizi sevmenin iyi bir yolu da “Kendime duyduğum sevgiyi nasıl hissedebilirim?” değil, söz konusu eylemi vurgulayarak “Kendimi sevmek için neler yapabilirim?” sorusunu sormaktır.
6. Attığınız adımları değerlendirin
Sevmeye başladıktan sonra acı, öfke ve utancınızın yok olup olmadığını kontrol edin. Eğer hâlâ yerlerinde duruyorlarsa, size huzur, neşe ve derinden bir içsel değer algısı getirecek sevme eylemlerini ve doğruyu keşfedene dek bahsi geçen adımları tekrarlayın. Zamanla, kendinizi severek hayatınızdaki her şeyin – ilişkileriniz, sağlığınız, ruhsal durumunuz, hayallerinizi ve özgüveninizi dergileme becerileriniz vs.- düzeldiğini keşfedeceksiniz. Kendinizi sevip, kendinizle iletişeme geçmeniz, diğer insanları da sevmenize ve onlarla duygusal bağlar kurmanıza ön ayak olacaktır. Heyecan dolu, neşeli, sımsıcak bir hayatın anahtarı kendinizi sevmenizdir.
Kaynak:
mindbodygreen
psychologytoday
Özlem Soylu Çetinkaya- Hayalhanesi

Kalp Damarlarının Yağlanmasını Önleyici ve Damar Tıkanıklığına Karşı

Kalp Damarlarının Yağlanmasını Önleyici ve Damar Tıkanıklığına Karşı

 

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun önerdiği bu kür kalp ve damar sağlığı için çok faydalıdır. Bu kürü kalp damarlarını açmak ve kalp dolaşımını güçlendirmek için mutlakaya uygulamalısınız.

Maydanoz, sarımsak, limon ve su gibi evinizde kolaylıkla bulunan malzemelerle hazırlayacağınız bu karışım ile kalp ve damar sağlığınızı koruyabilirsiniz. Tarifini vereceğimiz maydanoz limon sarımsak kürü yılda 1-2 defa uygulamanız kalp ve damar sağlığınız için yeterli olacaktır. İşte maydanoz, limon ve sarımsaktan oluşan bu karışımın hazırlanışı ve faydaları..

Malzemeler: 1 diş sarımsak 10-12 tane taze maydanoz 2 yemek kaşığı taze sıkılmış limonun suyu Yarım su bardağı klorsuz su Not: Sarımsakların kahverengileşmemiş olmasına dikkat etmelisiniz. Ayrıca maydanozlar yeşil ve taze olmalıdır. Sararmış maydanozu kullanmayınız.

Damar Tıkanıklığına Karşı Maydanoz – Limon – Sarımsak Kürü Nasıl Hazırlanır?

Kalp ve damar tıkanıklığını karşı kullanacağınız bu karışımı hazırlarken bir mutfak robotu veya blender’a ihtiyacınız olacak. İlk olarak maydanozları saplarıyla birlikte bir kaç parçaya ayırarak robota atın. Üzerine limon suyunu ilave edin. Sarımsağı bıçakla doğrayarak karışımın içerisine ilave edin. Ardından yarım bardak suyu da ilave ettikten sonra robotunuzu çalıştırın.

Yaklaşık olarak 1 -1 buçuk dakika robotunuzu çalıştırın. Hazırladığınız bu karışımı kahvaltıdan yaklaşık 20 dakika önce aç karnına için. Damar tıkanıklığına karşı müthiş bir tedavi edici özelliğe sahiptir. Bu kürün uygulama şekli günden güne farklılık göstermektedir. Küre başladığınız ilk 3 gün sarımsaklı olarak, ikinci 3 gün sarımsaksız ve son 3 gün ise yine sarımsaklı olarak uygulanır. 9 gün uyguladıktan sonra 3 gün ara verin. 3 gün ara verdikten sonra tekrar 9 gün aynı şekilde uygulayın ve kürü sonlandırın.

Maydanoz, Limon ve Sarımsak Kürünün Faydaları;

Kalp damarlarının içten yağ bağlamasını önler. Kalp damarlarında plak oluşumunu önler. Kalbi besleyen damarların daralmasını ve tıkanmasını önleyicidir. Kan dolaşımını güçlendirir. Kalp damarlarını açar. Kalp damar tıkanıklığını tedavi edicidir. Kalp damarlarını açıcı özelliği var birçok baypas hastası bu kürü kullandıktan sonra ameliyat olmaktan kurtuldu.

Maydanoz Limon Sarımsak Kürünün Zararı Var mıdır?

Eğer düşük tansiyona sahipseniz bu kür tansiyonu bir miktar düşürebilmektedir. Bu sebeple düşük tansiyonlu olanların damar tıkanıklığı kürünü uygularken dikkat etmesi gerekir.

kaynak: sağlık haberleri

Vücuttan toksinleri atmanın en keyifli yöntemi

HEM ÇOK KOLAY HEM DE HAVALI BİR SU TARİFİ: İÇMEDEN VE İKRAM ETMEDEN DURAMAYACAKSINIZ!

Vücuttan toksinleri atmanın en şahane yolu nedir? Tabi ki su içmek. Ama sade olarak içmek zorunda değilsiniz. Hem de toksin atarken, bazı ek faydalar da göreceksiniz:

Şimdi içme suyu dolu bir cam sürahiyi alın ve:

1.LİMONLU Birkaç dilim limon atın. Limon vücudun temizlenmesi ve alkali olmasına katkıda bulunacaktır.

2.NANELİ Birkaç dal nane ekleyin. Hem suyun tadı güzel hale gelecek, hem kokusu! Midenize ve sindiriminize de destek verecektir.
3.SALATALIKLI Dört-beş dilim salatalık ekleyin. Salatalık vücudunuzun nemlenmesi için harikadır ve inflamasyona karşı etkilidir.

4.ZENCEFİLLİ Bir bilemediniz iki ince dilim ekleyin. Midenize iyi gelecek ve sindiriminize de. Özellikle gastritiniz varsa.
Bu suları bir gece buzdolabında bekleterek kullanırsanız, daha da etkili olacaktır. En azından birkaç saat.

Ayrıca pH derecesi 8 üzeri su kullanmanızı tavsiye ediyoruz, tabi mümkün olursa…

kaynak: sağlık haberleri

Elma Sirkesinin 15 Mucizevi Etkisi…

Elma sirkesinin evde harikalar yarattığı biliniyor. Sirke, rahatsızlıkları önler, hastalıklarla mücadele eder ve vücut sağlığınızı denge tutar.

Bazen elma sirkesini suyla karıştırıp içiyorum. Tadı güzel olmasa da, işe yarıyor. Elma sirkesinin vücudumuza sağladığı yararları okuduktan sonra da, sirkeye daha çok yöneldim. Ancak, elma sirkesinin yararları sadece bunlardan ibaret değil.

Elma sirkesi besin değeri yüksek 30 maddeden oluşuyor. İçerisinde yüksek oranda A ve B vitamini, yararlı yağ asitleri ve mineraller bulunduruyor. Yıllar boyunca yapılan araştırmalar ve çalışmalar elma sirkesinin metabolizmayı düzenlemede, cildinizi  yenilemede, alerjilere karşı vücudunuzu korumada ve solunum yolu hastalıklarıyla baş etmenizde yardımcı olduğu saptandı. Yıllardan beri sirkenin faydalarını “Kocakarı ilacı” gibi görsem de artık bunlara daha çok inanmaya başladım.

1.  Boğaz ağrısına iyi gelir.

Elma sirkesi, bakterilerle mücadele etmede oldukça iyidir. Bir dahaki sefere ballı ılık su yerine elma sirkesi içmeyi deneyin. 2 su bardağı suya yarım su bardağı sirke ilave edin ve saatte bir gargara yapın.

2. Mide ekşimesine iyi gelir.

Mide asidinin yemek borusuna temas etmesi halinde mide ekşimesi rahatsızlığı ortaya çıkar. Sirke, midenize yediğiniz besinleri parçalamada yardım eder ve daha az mide asidi salgılanır. Birkaç çay kaşığı sirkeyi bir bardak suya ilave edin ve için.

3. Tıkalı burunları açmaya yardımcı olur.

Elma sirkesi, kalsiyum ve magnezyumun yanı sıra, B ve E vitamini açısından da zengindir. Bunların hepsi de alerjiye ve burun tıkanıklığına birebirdir.  Daha önce de söylenildiği üzere elma sirkesi bakterilerle mücadelede çok iyidir. Eğer burnunuz tıkanırsa, bir bardak suya birkaç çay kaşığı sirke ekleyin ve sonucuna kendiniz şahit olun.

4. Kepeği önler.

Elma sirkesinin bir diğer faydası da saçtaki kepeği önlemesi. Sirkede bulunan asit saç kepeklerini yok ediyor ve oluşmasını engelliyor. Konsantresi yüksek bir sirkeyi sprey şişesine suyla beraber koyun ve saçınınıza püskürtün. Saçın tamamına püskürttükten sonra saçınıza havlu sarıp 15 dakika bekletin.

5. Kramp girmesini engeller.

Geceleri bacağınıza sık sık kramp giriyorsa, vücudunuzda yeterince potasyum yok demektir. Elma sirkesinde ise bolca potasyum vardır. 2 çay kaşığı elma sirkesini 1 çay kaşığı bal ile beraber bir bardak ılık suya ilave edin ve için.

6. Cildi sağlığa kavuşturur.

Antiseptik etkisi olan sirke enfeksiyonlara karşı savaşır. Kaşınan ve yanık cildi yumuşatır. Pamuğa birkaç damla sirke damlatın ve rahatsız olan bölgeye uygulayın. Ayrıca sirke akneye de iyi gelmektedir.

7. Siğilleri yok eder.

Vücudunuzda siğil mi çıktı? Su ve sirkeyi karıştırıp pamuğa damlatın ve çıkan yere uygulayın. Siğil elinizde veya ayağınızda çıktıysa su ve sirke dolu bir leğende elinizi ya da ayağınızı 20 dakika bekleterek siğilden kurtulabilirsiniz. Günde bir kez uygulamanız önerilir.

8. Ayak kokusunu yok eder.

Elma sirkesi bakterilerle savaştığından, ayaktaki kötü kokuyu yok etmede de etkilidir. Mendile sirke damlatın ve buzdolabında bir gece bekletin. Daha sonra mendili ayağınıza sürün. Ayrıca yine su ve sirke ile doldurulmuş leğende ayağınızı bekleterek ayakta oluşan kötü kokulardan kurtulabilirsiniz.

9. Mide şişmesine ve gaza iyi gelir.

Sindirim sorununuz varsa elma sirkesi bir numaralı yardımcınız olacaktır. Yemek yemeden hemen önce sirke ilave edilmiş suyu için. Böylelikle mide şişmesinden ve aşırı gazdan kurtulacaksınız. Sirke, sindirime yardımcı olarak midedeki besinlerin daha etkili ve hızlı parçalanmasına yardımcı olur.

10. Odalardaki kötü kokuyu yok eder.

Elma sirkesi sadece ayakta oluşan kötü kokulara değil aynı zamanda odada oluşan kötü kokulara da yardımcı olur. Oda spreyi almak yerine, iki sur bardağı sirkeyi iki bardak suyla karıştırıp sprey şişesine boşaltın. Kötü koku olan odaya sprey sıkarak kokudan kurtulun.

Fotoğraf Kaynağı: Mostphotos

11. Ev temizliğinde kullanılabilir.

Sabun veya elma sirkesi gibi doğal maddeler varken evinizi kimyasallarla temizlemeyin. Su ve sirkeyi karıştırdıktan sonra suya bezinizi bandırarak istenmeyen lekelerden kurtulabilirsiniz.

12. Tıkanan boruları açar.

Lavabo gideri ya da mutfak borunuz tıkandığında yapacağınız şey elma sirkesi kullanmak olmalıdır. Bir su bardağı karbonatı iki su bardağı elmalı sirke ile karıştırın ve lavaboya dökün. Lavabonuzda bir yanardağ etkisi göreceksiniz.

13. Küfü önler.

Küflü yüzeyleri yok etmekte de elma sirkesi kullanılıyor. İki su bardağı elma sirkesini bir su bardağı karbonat ile karıştırın. Daha sonra çamaşır makinenizin deterjan kısmına ilave edin. Ayrıca, çabuk küf tutan duş perdesi gibi eşyalarınıza yine bu karışımı dökerek hemen sonuç alabilirsiniz.

14. Kırışık kıyafetleri düzleştirmeye yardımcı olur.

Elma sirkesi, kırışık kıyafetleri önlemedi ipuçlarından en önemlisi. Sirke ile suyu karıştırarak sprey şişesine koyun ve kırışık bölgelere uygulayın. Açık havada kıyafetinizi biraz bekletin ve sonuca siz bile inanamayacaksınız.

15. Mobilya lekelerini yok eder.

Evet, elma sirkesi iksir gibi. Elma sirkesi, mobilyalarınızda ve halınızda oluşan su veya diğer lekeleri yok etmede yardımcıdır. Biraz tuz ve elma sirkesini karıştırın. Suya bezi bandırın ve o bölgeyi sürtün. Daha sonra ise elektrikli süpürgeyi bölgeye uygulayın.

YÜZÜMÜZDE Kİ DEĞİŞİKLİKLERE BAKARAK, HANGİ ORGANIMIZDA SORUN YAŞIYORUZ ANLAYALIM.!

Ayrıca rahatsız olan organınızın yerini yüzünüzde tesbit ettikten sonra, o
bölgelere masaj yapmanız faydalı olur.

OOooo Salyongoz İndirime Girmiş…

Şaman Hayvanınızı Bulmak İçin Çok Pratik Bir Çalışma…

IMG_0418

 

Şimdi anlatmaya başlıyorum, yazıyı okuduktan sonra hemen yapın emi…

Oturarak ya da yatarak çalışmaya başlıyoruz. Gözlerimizi kapatıp, burundan nefes alıp vermeye başlıyoruz.

Nefes alıyoruz, veriyoruz, nefes alıyoruz veriyoruz.

Ve gözlerimiz kapalı kendimizi yolda yürürken hayal ediyoruz . Yürürken yavaş yavaş şehrin gürültüsünden uzaklaşıyoruz, uzaklaşıyor, uzaklaşıyoruz ve hoş ağaçlı bir patikada yürümeye başlıyoruz. Bu patikada çeşit çeşit çiçekler var. Kelebekler uçuşuyor. Çiçek kokuları burnumuza doluyor. Ve patikada yürümeye devam ediyoruz, yol kıvrılıyor ve burada herkes kendini güvende hissedeceği bir manzara hayal ediyor.

Ben bir dere kenarına doğru yürüdüğümü ve suyun kenarında oturduğumu hayal ediyorum. Siz de kendinizi rahatlatan bir yer hayal edin.

Şimdi oraya sizin dertlerini anlatacağınız, her zaman seveceğiniz, güveneceğinizi bir hayvanı getirin. Ben beyaz bir at getiriyorum yanıma. Ayağa kalkıyorum onla konuşuyorum, okşuyorum besliyorum, üstüne biniyorum, onla vakit geçiriyorum. Seçtiğiniz hayvan sizin yol gösterici şaman hayvanınız.Bundan sonra her canınız sıkıldığında, üzüldüğünüzde, sevindiğinizde onu hayal edip, yanınıza çağırıp uzun uzun konuşabilirsiniz…

Son olarak da sevdiğiniz bir objenin yanında olduğunu düşünün, ben sevdiğim mavi bir tişörtün yanımda olduğunu ve onu üzerime giydiğimi düşünüyorum.

Ve dere kenarında üstümde mavi tişort beyaz atıma binerek vakit geçiriyorum.Ve bu bana inanılmaz iyi geliyor…

Sonra hazır olduğumda gözlerimi açıyorum ve yenilenmiş olarak çalışmamı bitiriyorum.

Ve her canım sıkkın olduğunda atımın dere kenarında beni beklediğini biliyorum ve çok rahatlıyorum.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

MARS RETROSU SİZİN BURCUNUZU NASIL ETKİLEYECEK ?

dikkat

 

Elinde olanlarla,bulunduğun yerde,elinden gelenin en iyisini yap…

THEDORE ROSOVELT

 

KOÇ BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Gökyüzünün enerjik,cesur,kendini direkt ortaya koyan,güvenli ve girişimci burcu Koçlar bu dönem bu saydığımız özelliklerini ifade etmekte zorlanabilirler.Sizin burcunuzun yönetici gezegeni Marsın 30 Hazirana kadar retro dediğimiz geri harekette olması enerjinizin azalmasına,harekete geçme ve karar verme süreçlerinizde aksamalara yol açabilir.Özellikle yurt dışı bağlantılı gündeminizde,ithalat ihracat gibi yurt dışı bağlantılı işlerinizde gecikmeler,iptaller ve sorunlar yaşamanız olası.Mahkeme ve hukuksal konularda engel ve gecikmeler de olabilir. Öğrenim çağında olan özellikle üniversite düzeyinde eğitim gören Koçların bu dönem motivasyon eksikliği yüzünden  aksiliklerle karşılaşması söz konusu olabilir.Yurt dışına bir seyahat planlıyorsanız dikkatli olmalı,son dakika iptalleri olabileceğini göz önünde bulundurmalısınız.Evli olan Koçlara eşlerinin aileleri ile olan ilişkilerinde yanlış anlamalar,gereksiz alınganlıklar sonucu oluşabilecek problemlere karşı dikkatli olmalarını öneriyorum.Çabuk karar veren,olayların sonunu düşünmeden derhal harekete geçen siz Koçlar ,bu dönem olaylar karşısında harekete geçmekte zorlanacağınız gibi öfkenizi ve sinirlerinizi kontrol altında tutmanız zor görülüyor,daha çok içe içe dönüp kendinizle kalmanız,kendinizi daha rahat hissettirecek faaliyetlerle ilgilenmeniz size iyi gelecek.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

BOĞA BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Sakin,dingin,sabırlı ve kararlı,risk almaktan hoşlanmayan sevgili Boğa burçları Marsın geri harekette olacağı 30 Haziran tarihine kadar olan süreçte enerjinizin azalması,motivasyonunuzun düşmesi sonucu içsel gerginlik hissedebilirsiniz.Ortağınızın ya da evliyseniz eşinizin kazanımları ile ilgili konularda arzu ettiğiniz maddi olanağı alamayabilirsiniz. Kredi,borç alacak konularında son dakikada işler istediğiniz gibi sonuçlanmayabilir.Bir ameliyat ya da ufak operasyon geçirme olasılığınız gündeminizdeyse ve bunu da erteleme şansınız  varsa bunu retro bitimi olan 30 haziran sonrasına bırakmanızı önerebilirim. Enerjinizin düşmesi cinsel libidonuzun da azalmasına yol açabilir,bu konuda da cinsel isteksizlik yaşayabilirsiniz.Gelip geçici,günü birlik ilişkilerden uzak durmalı, enerjinizi gereksiz eylemlere harcamak yerine daha içe dönerek kendi kendinizi iç gözlem yolu ile tanıma yoluna gidebilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

İKİZLER BURCU İÇİN MARS RETRO SÜRECİ

Gökyüzünün zeki,hareketli,neşeli ,meraklı,sosyal ve dışa dönük burcu olan İkizler Burcu Mars retrosu süresince özellikle ilişkiler alanında bir takım sorunlarla karşılaşabilirler.Eşinize,varsa ortaklarınıza karşı daha sabırsız,hoşgörüsüz davranma olasılığınız bulunuyor bu dönemde.Karşınızdaki kişileri ve dolayısıyla ilişkinizi yıpratmamak adına bu süreç içerisinde daha sabırlı olmaya çalışmalısınız.Enerjinizi doğru kullanmalı,gereksiz ayrıntı ve merak duygunuzdan kaynaklanan kuruntularınızı bırakıp daha hoşgörülü olmalı,olayları akışına bırakmalısınız.Bu dönemde ikili ilişkiler adına yeni kararlar almak yerine var olan ilişkinizle ilgili sorunları gidermek amacıyla enerjinizi partnerinizi anlamaya ,desteklemeye yönlendirmelisiniz. Yarışma,müsabaka gibi rekabet gereken ortamlarda ihtiyacınız olan motivasyonu bulmakta zorlanabilirsiniz bu dönem zarfında.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

YENGEÇ BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Gökyüzünün  naif,vicdanlı,gelenekçi,korumacı ve anaç burcu olan sevgili Yengeç burçları Mars retrosu süresince sağlıklarına özen göstermeliler.Bu süreç size kendinizi daha hasta,güçsüz ve zayıf hissettirebilir.Transit Satürnün de sağlık alanınızda geri gidiyor olması sonucu diş ve kemik problemleri,bacak ağrıları da sizi zorlayabilir.Belki de günlük hayatın rutin işleri,koşuşturmaları içerisinde bedenen kendinizi yorgun hissedebilirsiniz.Bu süreç 30 Haziran tarihinde Marsın düz hareketine başlaması ile tamamlanıyor.İş yerinizde,iş arkadaşlarınızla bir takım agresyonlar yaşamanız olası ,bu durum da sizin işe karşı motivasyonunuzun azalmasına yol açabilir.Ya da iş yerinizde sürekli angarya işler yaptığınızı düşünerek içten içe öfke duyabilirsiniz.Evcil hayvan sahibi olan Yengeç burçları bu dostlarının bakım ve aşılarını aksatmamalı,onlarla ilgili sorumluluklarını yerine getirmeli,evinde yeni bir evcil hayvanın bakımını üstlenmek isteyen Yengeç burçları ise bu sevimli dostları retro bitiminde evlerine misafir etmeliler.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

ASLAN BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Kendini göstermekten hoşlanan,sıcak,sosyal ve eğlenceden hoşlanan Aslan Burçları Mars retrosunu çocukları ve yaratıcılıkları ile ilgili alanda deneyimleyecekler.Çocuklarınız varsa onlarla ilgili gündeminizde efor sarf etmeniz gerekecek bir dönemdesiniz.Çocuklarınız ile ilgili konularda agresif bir tutum içinde olamaktan sakınmalısınız.Aşk ve yaratıcılık alanında da etkisini gösterecek retro Mars etkisi ile yaratıcı enerjinizde düşme hissedebilirsiniz.Kalbi boş olan Aslan burçları bu dönemde yeni aşk ilişkisine başlamak konusunda dikkatli olmalılar zira retro dönemlerinde başlayan ilişkilerin kalıcı olması ya da istikrar içerisinde devam etmesi oldukça zordur. Bu dönemde içsel enerjinizi spora yönlendirebilirsiniz.Hali hazırda profesyonel olarak bir spor dalı ile ilgilenen aslan burçları bu dönem içerisinde spor kazalarına karşı dikkat etmeli enerjilerini daha kontrollü kullanmalılar.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

BAŞAK BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Gökyüzünün çalışkan,titiz,düzenli,zeki ve amaç duygusu güçlü burcu olan Başaklar retro Mars süresince ev,aile ve yuva konularında enerjilerini kullanmak konusunda sıkıntı yaşayabilirler.Ailenizle ilgili konularda kendinizi isteksiz ve yorgun hissedebilirsiniz.Şayet çok acil değilse evinizle ilgili konularda değişim,taşınma,tadilat gibi konuları retro bitimi olan 30 Haziran sonrasına bırakmalısınız.Aile bireyleriniz,özellikle anne-babanızla ilgili konularda gereksiz alınganlıklar,düşüncesizce davranışlar sonucu oluşabilecek tartışmaları engellemek için bu dönem daha sakin kalmalı,enerjinizi tartışma ,kavga gibi olumsuz duygular yerine kendi içinize yönlendirerek varsa onlarla olan sorunlarınızı çözmek konusunda harcayabilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

TERAZİ BURCU İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Uyum ve dengenin,iyimserliğin,uzlaşma ve diplomasinin temsilcisi olan Terazi Burçları Mars retrosu süresince iletişim konularında,okuma,yazma,çizme gibi entelektüel konularda,yurt içi seyahatlerinde,seminer,eğitim ve kurs gibi faaliyetlerde bir dizi sabır testinden geçebilirler.Yukarıda saydığım konularda bir takım engeller ya da yavaş ilerlemeler yaşayabilirsiniz.Kısa yolculuklarınızda kaza ve aksilik yaşamamak için dikkatli olmalı,varsa arabanızla ilgili gerekli bakım ve kontrolleri yaptırmalısınız.Kardeşleriniz varsa bu dönemde onların sizlerden beklediği talepleri gerçekleştirme konusunda yeterince istekli olamayabilirsiniz. Retro süreci sizin iletişim kurarken motivasyon göstermekte isteksiz olacağınız bir dönemi de ifade ediyor.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

AKREP BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Gökyüzünün gizemli,sezgisel,sabırlı ve tutkulu burçları olan Akrepler yönetici gezegenleri Marsın retro süresi boyunca maddi kaynakların edinimi ve muhafaza edilmesi konularında enerji ve motivasyon düşüklüğü yaşayabilirler.Ödemeler,borçlar,alacaklar gibi konularda harekete geçmekte zorlanabilirsiniz.Yeni yatırım kararları almanız bu dönemde sizi gereksiz masrafa ve ödemekte zorlanabileceğiniz borçlara neden olabilir.En sağlıklısı bu dönem boyunca elinizde olan kaynakları verimli ve tasarruflu kullanmak olabilir.Gereksiz harcamalarınız sizi ödemekte zorlanacağınız kredi kartları ekstreleri ile baş başa bırakabilir.Bu dönem kazanımlarınızla ilgili problemler yaşamanız sizin motivasyonunuzu düşürebilir.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

YAY BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Enerjinin,motivasyonun ve cesaretin astrolojik sembolü olan Mars gezegeni sizin burcunuzda geri harekete geçiyor.30 haziran tarihine kadar olan süreçte yeni aksiyonlara geçmek yerine yapmanız gereken işlere yönelmeli,var olan projelerinizi tamamlamak adına efor sarf etmelisiniz.Yeni bir şeylere başlamak,bir şeyleri isteğiniz doğrultusunda değiştirmek için uygun etkiler altında değilsiniz.Enerjiniz bu dönem kısıtlanacağı için sadece yapmanız gereken şeylere odaklanmalı,yeni girişimlerinizi Temmuz ayından sonraki döneme ertelemenizi önerebilirim.Kazalara açık olacağınız bu döenmde olabildiğince dikkatli olmalısınız. Sizler burçlar aleminin en iyimser ve pozitif,küçük şeylerden mutlu olan,canlı ve neşeli burcusunuz bu dönemi de enerjinizi yapmanız zorunlu olan işlere gerektiği kadar harcayarak,doğanızda var olan felsefi ve spirituel yanınızın da desteği ile sağlıklı bir şekilde tamamlayabilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

OĞLAK BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Burçlar kuşağı içerisinde sorumluluk sahibi olmaları,kuralcı ve gelenekçi yapıları ile tanınan Oğlak burçları için retro mars süreci boyunca sadece fiziksel aktiviteleri ile değil ruhsal ve psikolojik alanlarda da motivasyonsuzluk yaşayabilirler.Aklınıza takılan konularda sürekli düşünüp kendi kendinizi psikolojik olarak yıpratabileceğiniz bir dönem içerisindesiniz.Endişeleriniz,gereksiz takıntılarınız,geçmişte yaptığınız olumsuz eylemlerin acısını çekmek yerine enerjinizi daha çok açık havada yapacağınız sportif aktivitelere,dua,meditasyon gibi ruhunuza iyi gelecek çalışmalara yönlendirebilirsiniz.Bu dönem arkanızdan dönen gizli düşmanlıklar açığa çıkabilir,sizden gizlenen bazı sırlar görünür hale gelebilir ve bunlar sizi daha da depresif hale getirebilir.Bu dönemin geçici olduğunu aklınızdan çıkarmadan kendinizi huzulu hissettirecek faaliyetler içinde olmalısınız.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

KOVA BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Arkadaşlık ve dostluğun en güzel ifade bulduğu,sağduyulu ,fikirleri için savaşan ve entelektüel yapınızla gruplar içinde dikkat çeken  siz Kova burçları için retro mars süreci  gruplar,dernekler,organizasyonlar içerisinde göstereceğiniz aktivitelerle ilgili alanlarda enerji ve motivasyon düşüklüğü şeklinde ifade bulacak.Sosyalleşmek,arkadaşlarınızla vakit geçirmek,yeni ve değişik ortamlarda bulunmak için gereken istek ve motivasyonu bulmakta zorlanabilirsiniz.Hiç istemediğiniz,sırf görev icabı orada olmanız gereken gruplar içinde olmaktansa,kendinizle baş başa kalmanız ,ruhunuza iyi gelecek,sizi daha rahat hissettirecek işlerle meşkul olmanız size daha iyi gelecektir.Bu dönem arkadaşlarınızla gereksiz tartışmalara girme olasılığınız var bu yüzden tepkilerinizi olabildiğince kontrol altına almanız sizin için daha iyi olacaktır.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

BALIK BURÇLARI İÇİN RETRO MARS SÜRECİ

Burçar kuşağı içerisinde zengin hayal gücüne sahip olan,merhametli,romantik ve güçlü inanç sahibi siz Balık burçları için Retro Mars süreci iş ve kariyer konularında etkili olacak.İş yerinizde,kariyerinizle ilgili konularda kendinizi harekete geçmekte zorlanırken bulabilirsiniz.İşlerinizde her zaman yarattığınız etkiyi yaratmakta zorlanabilir,dönem dönem işe gitmekte bile kendinizde yeterli isteği bulamayabilirsiniz.İş hayatı ile ilgili konularda gecikmeler,yöneticileriniz ile tartışmalar,iş koşullarında sizi zorlayan koşullar yüzünden sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Bu dönem gereksiz agresyondan kaçınmalı,kabaran öfkenizi frenlemelisiniz. Yeni iş arayışlarınız varsa bunu retronun bitimine erteleyip,mevcut işinizle ilgili konularda aksayan tarafları düzeltme yoluna gidebilirsiniz.Unutmayalım ki gökyüzü çok fazla retro yapan gezegen enerjileri ile dolu ve bu da bizi  içsel olarak kendimizle yüzleşme,hesaplaşma yapma konusunda uyarı niteliğinde.Olan her şey bizim hayrımıza ve gelişip,olgunlaşmamız için olmakta.

Kaynak: Hülya Değer- Astrorehber

SOKRAT’IN KONUŞMA TESTİ

Bir gün bir tanıdık, büyük filozofa rastladı ve dedi ki…
“Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?”

“Bir dakika bekle.” diye cevap verdi Sokrat.
“Bana bir şey söylemeden evvel,senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna, Üçlü Filtre Testi deniyor…”

“Üçlü Filtre?”

“Doğru!” diye devam etti Sokrat…
“Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Bu, ona 3 filtre testi dememin sebebi…

Birinci filtre “Gerçek Filtresi”
Bana birazdan söyleyeceğin şeyin,tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?”

“Hayır…” dedi Adam.
“Aslında bunu sadece duydum ve…”

“Tamam” dedi Sokrat…
“Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun.”

Şimdi ikinci filtreyi deneyelim. “İyilik Filtresi”
“Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey, iyi bir şey mi?”

“Hayır, tam tersi…” dedi Adam.

“Öyleyse…” diye devam etti Sokrat.
“Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı… İşe Yararlılık Filtresi.”

“Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey, benim işime yarar mı?”

“Hayır…” gerçekten değil.

“İyi…” diye tamamladı Sokrat.
“Eğer bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı değilse, bana niye söyleyesin ki?”

Bu, Sokrat’ın iyi bir filozof olmasının ve büyük saygı görmesinin sebebiydi…

Yazarı Bilinmiyor

kaynak: charlotte gabayın facebook sayfası

Stresi Azaltmak İçin 7 Pratik Öneri

Stresi Azaltmak İçin 7 Pratik Öneri

Stres günümüzde pek çok kişinin baş etmesi gereken bir sorun haline geldi. Yaşam tarzımız gün geçtikçe yoğunlaşıp strese neden oluyor. Ancak bunu önlemek için yapılabilecek pek çok şey var. Bu yazımızda sizlerle stresi azaltmak için 7 pratik öneri paylaşacağız.

1. Derin nefes alın

Derin nefes almak hem stresi azaltmaya yardımcı olur hem de beynin konsantre olabilmesi için gereken oksijeni almasını sağlar. Pek çok kişi doğru şekilde derin nefes almayı bilmedikleri için hipervantilasyon yani karbondioksitin ciğerlerden dışarı kaçmasına neden olurlar.

Elinizi karnınızın üstüne yerleştirip normal bir şekilde durun. Ardından derin nefes alıp karnınızın ve göğsünüzün nasıl şiştiğine bakın. Bunu her yaptığınızda, nefes almanın başka bir özelliği üzerine düşünün, ciğerlerinizin hava ile dolması, havanın kendisi, burun deliklerinizden geçişi… Nefesinizi 3 saniye tutun ve ardından ağzınızdan verin. Günde üç defa, 5 kere bu şekilde derin nefes almak, stres seviyenizi ciddi şekilde düşürecektir.

Pek çok kişi derin nefes almanın bize sunduğu avantajları göz ardı ediyor. Bu, kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken bir stres azaltma yöntemidir. Ve en önemlisi, bunu yaparken zihninize günün stresinden başka düşünecek bir şeyler vermenizdir. Derin nefes almak kesinlikle sizi stresli düşüncelerinizden uzaklaştıracaktır.

2. Kaslarınızı gevşetin

Seçtiğiniz kasları yavaşça germek ve ardından serbest bırakmak kesinlikle çok önemlidir. Bu sayede iki şey başarırsınız: hem zaten stresten gerilmiş olan kaslarınızı rahatlatırsınız hem de kafanızı dağıtıp stresten başka bir şeye odaklanabilirsiniz.

Kaslarınızı esnetin. Bir kası yaklaşık 5-10 saniye kadar gerdikten sonra rahat bırakın. Bunu istediğiniz herhangi bir kas için yapabilirsiniz. İstediğiniz kasları seçebilirsiniz. Örneğin, ayak ve bileklerinizle başlayıp ardından ellerinizi, kollarınızı ve omuzlarınızı gerip rahatlatabilirsiniz. En son da boynunuz ve suratınıza odaklanabilirsiniz.

Sabahları veya öğleden sonraları, sırt üstü uzanın ve sağ bacağınızı bedeninizin üstüne alın. Ardından diziniz yere değene kadar kalçanızı döndürün. Aynı şeyi öbür bacağınız ile de tekrarlayın. Eğer isterseniz dizlerinizi göğsünüze doğru çekebilirsiniz…

3. Doğaya çıkın

Happiness1

Oturduğunuz yerde stresinizin geçmesini ummak durumu sadece daha kötü hale getirecektir. İşin sırrı doğaya çıkmakta. Kendinizi, sizi doğa ile bir araya getirecek bir aktivite yaparken hayal edin. Bu size iyi olduğunuzu hatırlatacaktır. Eğer isterseniz temizlik yapmak, çamaşır yıkamak, çekmecelerinizi düzenlemek gibi sıradan günlük ev işleri yaparak da kafanızı dağıtabilirsiniz. Veya kitap okuyabilir, bir şeyler araştırabilir, arkadaşlarınızla konuşabilirsiniz. En kötüsü, üzerine odaklanabileceğiniz anti stres topu gibi bir şeyleri sıkabilirsiniz. Evde tek başınıza oturmayın ve televizyon izlemeyin.

4. Düşüncelerinizi değiştirin

Düşünce değişikliği teknikleri yıllardır bahsedilen şeylerdir ancak işe yaramaları için onları nasıl uygulayacağınızı da bilmeniz gereklidir. Size stresli hissettiren negatif bir düşünceniz olduğunda kendinize “dur” diyin. Bu düşünceyi yazıp geliştirmeye ve alternatif açılardan bakmaya çalışın. Size kendinizi daha sakin hissettiren, alternatif düşünceler etkili olacaktır. Ayrıca büyük resmi daha rahat görmenizi de sağlayacaklardır.

Örneğin, önemli bir toplantıya geç kaldığınız için işten atılacağınızdan mı endişeleniyorsunuz? Bu düşünceyi anında durdurup yerine daha makul bir alternatif yerleştirin. “Ben sadece insanım ve trafik her zaman önceden tahmin edilemeyebilir. Benim kendime olan güvenim, mükemmel eleman olmaktan gelmiyor.”

5. Yönlendirilmiş imgelemler kullanın

Gözlerinizi kapatın ve sizin için sakinliği ve huzuru temsil eden bir yer hayal edin. Bu yer sizin eviniz, bir kumsal, orman, sevdiğiniz birinin yanı veya evcil hayvanınızın yanı bile olabilir. Ardından bu deneyimin içine karışıp ona dahil olduğunuzu hayal edin. Ne duyuyorsunuz? Ne görüyorsunuz? Ne kokusu alıyorsunuz? Net olun ve kendinizi daha sakin ve rahat hissedene kadar bu imge üzerine odaklanın. Bunu günde iki kez yapmayı deneyin.

6. Endişelerinizi kabul edin

Stresli olduğunuzu kabul etmeniz, stresin sizin üzerinizdeki gücünü azaltmak için ilk yapmanız gereken şeydir. Korkmuş olduğunuzu kabul edin ve aklınızdaki negatif düşünceler ile yüzleşin. Tehlikeli veya rahatsız edici bir hissiyat mı? Stres çoğunlukla, gelecekte olacak şeyler veya olmamasından korktuğumuz şeyler için endişe etmekten kaynaklanır. Sadece siz gerildiğiniz ve stresli olduğunuz için gizli bir tehlike olduğunu var saymayın. Düşüncelerinizi dağıtıp bu şekilde hissetmenize neden olan şey stres. 

7. Egzersiz yapın

Bicycling

Herkes egzersiz yapmanın endorfin salgılattığını bilir. Endorfin zihninizin kendini daha iyi hissetme kapasitesini arttırır. Egzersiz yapmak illa her gün saatlerinizi spor salonunda geçirmeniz anlamına gelmiyor. Elinizden geldiğince aktif olmanız yani günde bir veya iki defa yaklaşık 15-30 dakika yürüyüş yapmanız da egzersiz sayılır.

Bisiklete binmek, kısa ama tempolu yürüyüş gibi kardiyo çalışmaları, tenis veya golf oynamak da egzersiz yapmak sayılır. Bir yoga veya Pilates kursuna da katılabilirsiniz.Ne kadar aktif olursanız kendinizi o kadar iyi hissedersiniz. Eğer televizyon izleme bağımlılığınız varsa, duygusal durumunuzu ve ruh halinizi yükseltip stresi azaltmak sizin için daha zor olacaktır.

kaynak: sağlığa bir adım

Stresten En Çok Etkilenen Organlar

Stres vücudunuzun değişik durumlara ve duygulara karşı verdiği fiziksel ve duygusal gerginliklerin bütünüdür, genellikle hayal kırıklığı, sinir veya kızgınlık ile tetiklenebilir.

Belli bir seviyeye kadar stres pozitif bir şey olarak algılanabilir çünkü stres vücudun tehlikelerden ve risklerden kaçınmasına yardımcı olan doğal bir reaksiyondur.

Fakat bir çok insan hayatlarının belirli bir döneminde yüksek stres seviyelerine maruz kalmıştır, bu da fiziksel ve duygusal sağlık açısından ciddi problemler teşkil etmektedir.

Günümüz dünyası çok komplike ve talepkar olduğu için, insanların yüksek strese maruz kalma olasılığı artmaktadır, ve bir insan stresi daha fazla tecrübe ettikçe kontrol etmesi daha da zorlaşan bir hal alır.

En endişe verici nokta şudur ki, stresten muzdarip olan insanlar bunu azaltmak için pek bir şey yapmazlar ve bu da stresin sağlıklarının önündeki en büyük engel haline gelmesine sebep olur.

Son dönemlerde Amerikan Psikoloji Birliği (APA) tarafından yapılan bir çalışmastrese maruz kalan yetişkinlerin %40’ının uyumakta zorlandığını göstermiştir.

Buna ek olarak, stresin vücudunuzdaki belli başlı organların fonksiyonunu değiştirmesine yol açtığını ve bu şekilde hayat kalitenizi azalttığını biliyor muydunuz?

Stresin hayatınızı nasıl etkilediği hakkında daha iyi bilgi verebilmek için, bugünkü yazımızda bu problemden etkilenerek en çok hasara uğrayan 8 organdan bahsedeceğiz.

Cilt

akne

Stres vücudunuzun enflamatuvara uğramasına sebep olur, bu da cildinizin gözeneklerinin kapanması ile sonuçlanır. Bu kapanma ciltte kırmızılıklar ve iritasyon oluşturur, ciltte yağın birikmesine sebebiyet verir.

Toparlamak gerekirse, stres aknenin temel sebeplerinden birisi olabilmektedir.

Akciğerler

Akciğer fonksiyonunuz stres tarafından zayıflatılabilir, bağışıklık sisteminiz de çeşitli dışsal faktörlere cevap vermekte zorlanarak zayıflayabilir.

Brezilya’daki Sao Paolo Üniversitesi, astım ve stresin arasında bir ilişkinin olabileceğini ve sonuç olarak bunun akciğerlerinizin fonksiyonunun zayıflamasına yol açabileceğini bulmuştur.

Kalp

Yüksek stres seviyesinden oluşan gerginliğin devamı, kolesterolünüzü, kan basıncınızı ve kan dolaşımınızdaki trigliserit seviyesini arttırabilir.

Ulusal İlaç Kütüphanesi tarafından yayımlanan bir makalede, kronik stresten muzdarip olan insanların sağlıklı bir kalp atış hızı edinmekte zorlandıklarının görüldüğü açıklanmıştır.

Gözler

goz

Baverya Klinik – Avrupa Göz Enstitüsü tarafından yürütülen bir çalışmada aşırı seviyedeki fiziksel ve duygusal stresin gözlerin etrafında titremeye yol açtığı söylenmiştir çünkü stres göz kapaklarını açıp kapatmaya yarayan küçük bir kas grubunu tetiklemektedir.

Buna ek olarak, stres gözlerin etrafındaki iltihaplanma (enflamatuvar) ve flu görüş ile de ilişkilendirilmektedir.

Karaciğer

Stres hormonlarının birikmesi karaciğer tarafından üretilen ve görevi karaciğerhastalığına yol açan karaciğer gözelerini yok etmek olan hücreleri değiştirebilir.

Beyin

Aşırı stres vücudun kortizol olarak bilinen hormonunun üretiminin artmasına yol açar. Aşırı kortizol seviyesi ise beynin frontal korteksini etkileyebilir, beynin bu bölümü de karar verme ve hafıza ile sorumludur.

Böbrekler

böbrek

Kortizol seviyesi stres yüzünden arttığında, böbrekleriniz fosfat salgılar, bu da kas zayıflığına, raşitizm gibi kemik hastalıklarına ve daha fazlasına yol açabilir.

Bağırsaklar

Bağırsaklarınızın sağlığı vücudunuzun genel sağlığı ile doğrudan bağlantılıdır,bu yüzden de bağırsağınıza ve bütün sindirim sisteminize yeterince özen göstermeniz gerekir.

Stres olduğunuzda, bağırsaklarınızda oluşan problemler gaz, kas ağrıları ve enflamasyona sebep olur.

Aşırı stres ile nasıl savaşırsınız?

yürüyüş

Günlük hayatınızın bir parçası haline gelen stresle savaşmak için, aşağıdaki önerileri uygulamayı deneyin. Bu şekilde stresin sağlığınızı negatif etkilemesinden kaçınabilir, stres seviyelerini azaltabilirsiniz.

 

Eğer yüksek seviyedeki stresten şikayetçi yüzlerce insandan biriyseniz, aşağıdaki önerilerden bir ya da bir kaçını denemekten korkmayın:

  • Yoga, dans, yüzme gibi rahatlama tekniklerini veya aromaterapiyi deneyin.
  • Her gün biraz da olsa spor yapın.
  • Aktivitelerinizi gerçekten size göre olan, uygun zaman dilimleri çevresinde planlayın.
  • Çalışırken, esneme hareketleri veya birazcık temiz hava almak için molalar verin.
  • Kendinizi şımartmaya zaman ayırın ve hoşlandığınız, zevk aldığınız şeyleri yapın.
  • Negatif insanlardan uzak durmaya özen gösterin.
  • Beslenme düzeninizde olumlu değişimler yapın.
  • Daha fazla su içmeye özen gösterin.
  • Tütün kullanımı veya aşırı alkol tüketmek gibi kötü alışkanlıkları bırakın.
  • Reiki yapın
  • Sevdiğiniz arkadaşlarla görüşün
  • Ilık duş alın
  • Access bilinçaltı temizliği yapın
  • kaynak: sağlığa bir adım

Bahar Alerjilerine Karşı Alınabilecek 10 Önlem…

  • Neye karşı alerjiniz olduğunu öğrenin
  • Dışarıda mutlaka polen maskesi takın
  • Ev ve ofisinizi sabah saatlerinde değil, öğleden sonra havalandırın
  • Otomobil camlarını gerekmedikçe açmayın ve polen filtrelerini değiştirmeyi unutmayın
  • Gözlerin yanını da örten güneş gözlükleri kullanın ve sık sık gözlüklerinizi polen yapışabileceği için yıkayın
  • Eve geldiğinizde kıyafetlerinizi değiştirin, burnunuzun içini temizleyin, duş alın
  • Polen mevsiminde açık havada spor yapmayın
  • Yıkanan çamaşırları mümkünse kurutma makinasında kurutun. Nem, ev içi alerjenlerin gelişimini tetikleyebileceğinden yatak-oturma odalarında çamaşırlarınızı kurutmayın
  • Evcil hayvanlarınızı yattığınız odaya almayın
  • Özellikle bu dönemde toz, sigara dumanı, boya kokusu, parfüm gibi etkenlerden uzak durun
  • kaynak: medical akademi

Balkonunuzu Sebze ve Meyve Bahçelerine Çevirecek 10 Doğa Dostu Bilgi

Keşke hepimiz şöyle devasa bahçeli evlerde otursak da gönlümüzce meyve sebze yetiştirebilsek, onları dalından koparıp taze taze yemenin tadına varabilsek. Ama ne yazık ki pek çoğumuzun böyle bir şansı yok.

Şansımız olmadı diye hemen isteklerimizi bir kenara mı bırakıyoruz peki? Elbette hayır. Alıyoruz toprağımızı, saksılarımızı artık ne gerekiyorsa, koyuluyoruz işe. Balkonumuz varsa balkonumuzu yoksa güneş gören, bitki yetiştirmeye müsait nasıl bir yer bulabilirsek orayı, yemyeşil bir bahçeye dönüştürüyoruz.

Çünkü hayat onlarla çok daha güzel. Hem belli mi olur sağlığın yanında bize şans da getirirler, kocaman bahçelerimiz olur belki.

İlk bilmeniz gereken: Saksı ve toprak seçimine özen gösterin

yerlitohum

Balkonda sebze yetiştirmeye karar verdiyseniz ilk önce, alacağınız saksı ve toprağa önem vermelisiniz. En az 40 santimetre genişliğinde bir saksı almaya, saksının altında deliklerin mutlaka bulunmasına ve saksıyı koyabileceğiniz yüksek bir yer olmasına özen gösterin. Saksının plastik olması da hem hafifliği hem de nemi daha uzun süre tutması nedeniyle işinizi kolaylaştıracaktır, bizden söylemesi.

Aynı şekilde, saksıya koyacağınız toprak da alelade bir toprak olmamalı. Poşetlenerek satılan ve sebze yetiştirmeye uygun olan özel toprakları tercih etmelisiniz.

Salkım salkım: Saksıda domates yetiştirme

nebatlar

Sulu sulu, mis kokulu domatesleri bulmak gün geçtikçe zorlaşırken kendinize bir güzellik yapın, domatesinizi evde yetiştirin istedik. Domatesin içindeki çekirdekleri biriktirerek yapabileceğiniz bu uygulamada, çekirdekleri nemli bir bezde bir gün kadar bekletin.

Ardından, aldığınız toprağı saksıya koyun, üzerine organik bir toprak türü olan torfekleyin ve çekirdekleri gelişigüzel serpiştirin. Üzerine yeniden torf ekleyin ve sulayın. Çabuk çimlenmesi için üzerini siyah bir poşetle kapatabilirsiniz. Çimlendikten sonra saksıya her gün düzenli olarak su verin ve güneş ışığına doğrudan maruz kalmayan ama aydınlık bir alanda domateslerinizin yetişmesini bekleyin.

Kolaycılık önerisi: Çekirdek biriktirmek ya da tohum aramak zor geliyorsa basit bir önerimiz de var. Domatesleri yuvarlak dilimler haline getirin ve doğrudan toprağa koyun, üzerine yine bir miktar organik toprak ekleyin ve tamam.

Bibersiz asla diyenlere: Saksıda biber yetiştirme

dekoryasam

Hazır bahar gelmişken evi biberlerle doldurmak lazım. Biber tohumlarını da tıpkı domates çekirdekleri gibi toprağa ekebilirsiniz. Daha hızlı bir çimlenme yakalamak istiyorsanız ekim sırasında toprağınızın soğuk değil, ılık hatta sıcak olmasına da özen gösterebilirsiniz. Çimlenme sonrasıysa kesinlikle güneşin doğrudan etkisi altında olmayan bir yerde tutmalısınız.

Bitkinizin dallanması için fidenin tepelerinden minicik parçalar koparabilirsiniz. Ama dikkat, tekniğini iyice öğrenmeden bu işe girişmeyin, biberleriniz ziyan olmasın.

Adeta dekoratif süs: Saksıda çilek yetiştirme

gastrorganik

Çilekler çıktı ama pahalılığından el sürülmüyor. O zaman evde yetiştirsek, mis gibi kokusuyla tüm balkonumuzu sarsa, sulu sulu yesek ya dedik. Tohum ya da fide olarak bulabileceğimiz çilekleri saksılara tıpkı diğer ekimlerde yaptığımız gibi ektik. Ancak iş bu kadarla bitmiyor. Çilek biraz emek istiyor.

Toprağın sürekli nemli olması gerekiyor mesela. Bunun için de sulamayı ihmal etmemek gerekiyor. Ama altında da fazla su birikmemesi gerekiyor çünkü birikirse kökleri hızla çürümeye başlıyor. Suyuna dikkat edip güneşini de esirgemeyince her şey çok güzel oluyor. Misler gibi çilekleriniz dallardan sarkmaya, kıpkırmızı olmaya başlıyor. Sonra da afiyetle yeniyor tabii.

Her eve lazım: Saksıda soğan ve sarımsak yetiştirme

dekoryasam

Neredeyse her yemekte kullandığımız soğan ve sarımsakları taze taze yemeye ne dersiniz? Sapını ayrı, gövdesini ayrı sevdiğimiz bu muhteşemleri en kolay taze sarımsak ve soğanları alıp filizlendirerek ya da doğrudan filizlenmiş hallerini kullanarak yapabilirsiniz. Toprağa ektikten sonra suyunu eksik etmemeyi ve güneş gören ama çok da sıcak olmayan ortamlarda tutmanız gerektiğini unutmayın, yeter.

Kütür kütür yenir: Saksıda salatalık yetiştirme

hobifikir

Diyetlerin yıldızlarından olan salatalıklar da saksıda yetiştirebileceğimiz güzelliklerden. Çeşit çeşit salatalıklardan ister turşu yapmak için ister de kütür kütür yemek için ekebilirsiniz. Tohumlarını toprağa koyduktan sonra üzerlerini eşit olacak şekilde ince bir toprak tabakası ile kapatın. Sulamasınıysa yağmurlama şeklinde yapın. Sonra da afiyetle tüketin.

Yazın biriciği: Saksıda karpuz yetiştirme

sibel-ish.blogspot

Yaz gelse de karpuz peynir yesek diye konuşmaya başladık bile. O zaman “Karpuzu kendimiz yetiştirsek de bir an önce olsa ya” dedik. Yazın evin her köşesinden fırlayan karpuz çekirdeklerini toprakla buluşturduk, suyunu da eksik etmedik. Biraz büyükçe bir saksının içinde mutluluğu buldu, nur topu gibi oldu. Elbette dışarıdan aldığınız karpuzlar kadar büyük olmasını beklemeyin çünkü bunlar doğal ve saksıda yetişti.

Çok minnoş çok mayhoş: Saksıda limon yetiştirme

ilansokagi

Hiçbir limon evde kendi yetiştirdiğiniz gibi olmaz. Öyle minnoş öyle güzeller ki yemeye bile kıyamazsınız bunları. Limon çekirdeklerini çıkarıp nemli pamukta tıpkı çocukluğumuzda fasulyelere yaptığımız gibi filizlendiriyoruz. Ardından filizlenen limon çekirdeklerini saksıya taşıyoruz. Saksının yerini çok değiştirmeyip suyunu da toprak hep nemli kalacak şekilde verince mis kokulu limonlarımız yüzünü gösteriyor.

Mis gibi yemekler için: Saksıda patlıcan yetiştirme

jeyyu

Karnıyarıktan imam bayıldıya çeşit çeşit yemeğiyle bizi mutlu eden patlıcanı da evde, hatta saksıda yetiştirebilirsiniz. Patlıcan tohumlarını alıp toprağa ektikten sonra 10 gün kadar oda sıcaklığında bekletin. Çimlendiğini gördükten sonra saksıyı daha aydınlık ve serin bir yere taşıyın. Arada toprağını havalandırın ve suyunu düzenli olarak verin. Patlıcanlarınız yakın zamanda yemek olmaya hazır hale gelecektir.

kaynak: yemek.com