Archive | 05 Nisan 2016

Sinirlendiğiniz her insan size geçmeniz gereken bir dersi hatırlatıyordur.

 

Feminine-lily-flower-tattoo-Art[1]

Onlar sizin en iyi öğretmenlerinizdir.

Sinirlendiğiniz her insan size geçmeniz gereken bir dersi hatırlatıyordur.

Emir vermesini yönetmesini seven biriyseniz, etrafınızda sürekli şunu yap bunu yap diyenler olur..Emir vermek zorunda olmadığınızı öğrenmeniz gerekiyordur.

Çok konuşmasını seven bir insan değilseniz, etrafınızda sürekli konuşan insanlar olur… Kendinizi en iyi anlatma yolu konuşmanızdır ve konuşmanız gerektiğini öğrenmeniz gerekiyordur.

Dağınık bir insansanız etrafınızda sürekli dağınık insanlar olur. Düzenli olmasını, disiplini öğrenmeniz gerekiyordu.

Sürekli bir yerlere geç kalan bir insansanız etrafınızda dakik insanlar olur ve bir şekilde geç kalmanız için ortamlar oluşur. Zaman kavramının sadece hayatınızda kolaylık sağlayan bir araç olduğunu öğrenmeniz gerekiyordur.

Sürekli değişik insanlarla aynı tarz ilişkiler yaşıyorsanız; gerçek sevgiyi ki bu şartların bağlılığın olmadığı, koşulsuz sevgidir, öğrenmeniz gerekiyordur ve bu KENDİNİZİ SEVMEK le başlar.

Etrafınızda sizi rahatsız eden annenizi, babanızı, kardeşlerinizi, komşunuzu, patronunuzu, işçilerinizi, sevgilinizi, SEVİN.

Çünkü her biri size geçmeniz gereken bir dersi hatırlatıyor.

O dersin ne olduğunu bulun ve sizlere bu fırsatı sizi rahatsız ederek veren kişilere teşekkür edin.

İnatla aynı taraftan bakmaya devam edenler, Bir şeyi anlamak için belki de tersini görebilmek daha kestirme bir yol.

* Alıntı

Kaynak: Sonsuz Şifa

TOPUK DİKENİ

12923174_1019305971469737_7970026055504003120_n[1]

Limonun kabuğunu soyun,Limonun kabuğunu beyaz kısmının üzerine bıçakla bir iki çizik atın , topuğunuza bağlayın ve
streçle sarın…

3 gün boyunca çıkarmayın(üzerine basabilirsiniz)…Tabi ki bu işlemi yaparken evde kalmanız gerekecek.Çalışan biriyseniz;buna Cuma gecesinden başlayın,pazartesi sabaha kadar topuğunuzda kalsın ve sabaha çıkarıp atın.

Bu ”uygulama”yı enson ;bir ilköğretim okulunda görev yapan bayan hocamıza uygulatmıştım ve bilirsiniz Öğretmenlerin ”meslek hastalığı” olarak bilinir aynı zamanda. Şikayeti tamamen geçmişti.

kaynak: sağlık olsun

MEYVELERİ DAİMA MİDE BOŞ İKEN TÜKETMELİDİR…

images[1]

Çünkü : Normal olarak meyveler mide de değil , ince bağırsakta sindirilirler.
Şayet ; yemekte etli ve nişastalı besinler alınmışsa , meyveler tuzağa düşerler ve hemen mayalanmaya başlarlar. Hele hele akşam yemeğinden sonra yenmişse , gecenin geri kalan kısmını midenizde bir ağırlık ve ağzınızda bir tatsızlıkla geçirirsiniz.

*Meyveler , kanın koyulaşmasını ve damarların tıkanmasını önleyen biyoflavonoit (P vitamini)ihtiva ederler.

*Aynı zamanda hemen hemen daima iç kanamalara ve kalp krizlerine sebep olan kılcal damarları da güçlendirirler.

Başkalarının ne dediğine aldırış etmemeyi başaran bir kişi bilgelik yoluna adım atmış demektir…”

white-lotus[1]

 

Bir zamanlar bir delikanlı bir bilgeye talebe olmak istedi…
-”Bana öğrenci olmak zordur…” dedi bilge…
“Korkarım sen bunu başaramazsın…”
Fakat genç kararlıydı…
Kendisinden ne isterse yapmaya hazır olduğunu söyledi…
Bilge de ona manevi yoldaki ilk görevini verdi:
-”Bir yıl boyunca, seni kim kızdırmaya çalışırsa ona bir lira vereceksin…”
Genç denileni yaptı ve tam bir yıl boyunca kendisini öfkelendirmeye çalışan insanlara para verdi…

Bir yılın sonunda genç bilgeye geldi ve bundan sonra kendisine verilecek vazifeye hazır olduğunu bildirdi…

-”Önce şehre git ve bana biraz yiyecek al…” dedi bilge…
Genç yanından ayrılır ayrılmaz, bilge dilenci kıyafetine bürünüp, sadece kendisinin bildiği kısa bir yoldan gençten önce şehre ulaştı…

Gencin geçeceği yola oturdu, onu beklemeye başladı…
Bir süre sonra genç göründü…
Tam yanından geçerken, dilenci görünümündeki bilge ona hakaret etmeye başladı…
Başkalarının duyacağı kadar yüksek sesle, onun ne kadar aptal göründüğünü söyledi…
Fakat gençte hiçbir öfke işareti yoktu…
Tam aksine,
-”Ne kadar harika…” diye karşılık verdi genç sakin bir şekilde…
-”Tam bir yıl bana hakaret eden herkese para ödemek zorunda kaldım…

Şimdi tek kuruş ödemek zorunda değilim…”
Bunun üzerine bilge üzerindeki dilenci kıyafetini çıkardı ve gence dönerek şöyle dedi.
-”Başkalarının ne dediğine aldırış etmemeyi başaran bir kişi bilgelik yoluna adım atmış demektir…”

____________________________________________________________________________

VİCTOR HUGO’DAN İLŞKİLER ÜZERİNE 22 DERİN SÖZ

images[1]

1. Öldürmek için silah, hançer mi olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

2. Hayatta kimseye güvenmeyeceksin demek saçmalıktır inan. Ama kime ‘iki defa güveneceğini’ hesaplamalı insan.

3. Belki de yalancı arkadaşlarına bir teşekkür borçlusun, Sana gerçek dostlarının kıymetini hatırlattıkları için.

4. Yalan zeka işidir, dürüstlük cesaret. Eğer zekan yetmiyorsa yalan söyleme, cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene.

5. En anlamlı yemin söz vermektir, en büyük intikam affetmektir, en adi söz hiç sevmedim demek; ve en güzel cevap gülüp geçmektir.

6. Yarınlar hep güzel olacak denir. Oysa bugünler, dünün yarınları değil midir ?

7. Beni mahveden şey; bana yalan söylemiş olman değil, sana bir daha inanmayacak olmamdır.

8. Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur.

9. Kalabalıklar her zaman tehlikelidir. İçinde ruhlarını ucuza satan alçaklar barındırır.

10. Zamanı gelmiş bir fikrin karşısına dikilme gücüne hiçbir ordu sahip değildir.

11. Aşk uğruna gerekirse, yaşamımdan vazgeçerim. Özgürlük uğruna ise aşkımı da feda ederim.

12. Öldükten sonra yaşamak istiyorsanız; Ya okumaya değer şeyler yazın, ya da yazılmaya değer şeyler yaşayın!

13. Kimse “vazgeçilmez” değildir ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar “aptal” değildir.

14. Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin belki de gülmeden ölürsünüz.

15. Gitme diyebilecek kadar güçlü olmalı insan hayatta. Çünkü hiç kimse, kaybettiklerini unutabilecek kadar güçlü değil aslında.

16. Herhangi birinin senden nefret etmesinin asıl nedeni; senin gibi olmak istediği halde asla senin gibi olamayacağını bilmesidir.

17. Bir ülkede dalkavukluk ve yalakalık getirisinin değer kazanması demek, o ülkenin sonunun geldiği demektir.

18. Ağlamak için gözden yaş mı akmalı, dudaklar gülerken insan ağlayamaz mı?

19. Yumuşak olma ezilirsin sert olma kırılırsın.

20. İyi bir kadınla iyi bir erkek birlikte değildir. Çünkü kadınlar, kötü erkeklere aşık olup iyi erkeklerle dertleşir.

21. Karşına çıkan herkese güvenme ama onları yine de yargılama, işe yaramaz. Çünkü insanları yargılarsan; onları sevmeye zamanın kalmaz.

22. Aşk, karşındakini bulunmaz Hint kumaşı sanmanla, sersemin teki olduğunu anlaman arasında geçen zamandır.

Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa…

12494762_10204380758959069_4153844475280475395_n[1]

 

 

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama

Yarım saat erkene kurulsun saatin.

Kedi gibi gerin, ”ohh ne güzel yine uyandım” diye sevin…

Pencereni aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin…

Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin…

Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.

Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,

Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,

Bak güzelim kahvaltının keyfine.

Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,

Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin…

Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.

Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,

Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,

Ohhh şöyle bir hafifle

Bir güzel kahve ısmarla kendine,

seni mutlu eden sesi duymak için “alo “de

Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık

Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa…

Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak

Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa,

Çocuk görürsen yanağından makas al.

Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,

Sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,

Hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?…

Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?…

Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara

Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor…

Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,

Yüzünde güller açtıracak.

Günün güzeldi değil mi?…Akşamın da güzel olsun…

Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun…

Saklama tabakları, bardakları misafire

Sizden ala misafir mi var bu dünyada

Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,

Vazife yapar gibi hiç değil,

Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,

Eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının…

Gece evinde, dostların olsun

Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun…

Arkadaşım
hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!…

Can Yücel